Kısa cevap · TMK 5
TMK 5 tek cümledir ama Türk özel hukukunun köprü hükmüdür: bu Kanun ve Borçlar Kanunu'nun genel nitelikli hükümleri, uygun düştüğü ölçüde tüm özel hukuk ilişkilerine uygulanır. Sayesinde aile hukuku, miras hukuku veya eşya hukukunda özel bir hüküm bulunmadığında Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerine başvurulabilir; nitekim Yargıtay, irade bozukluğuna ilişkin TBK hükümlerinin yalnız sözleşmelere değil bütün hukuki işlemlere TMK 5'teki yollama nedeniyle uygulanacağını belirtmektedir. Ancak yollama sınırsız değildir. İki sınır vardır: hüküm genel nitelikli olmalı ve uygun düşmelidir. Hukuk Genel Kurulu, bu sınırı somutlaştıran bir kararında, taraf usul işlemleri bakımından TMK 5 yollamasının işlemeyeceğini; usul hukukunda iradeden çok beyana üstünlük tanındığını ve aksine hüküm yoksa usul işlemlerinin irade bozukluğu sebebiyle geri alınamayacağını saptamıştır.
Bu sayfada neler var? (9 bölüm)
Temel kavramlar
- Köprü hüküm
- Bir kanunun genel hükümlerinin başka alanlara uygulanmasını sağlayan yollama kuralı. TMK 5 bu niteliktedir.
- Genel nitelikli hüküm
- Belirli bir ilişki türüne özgü olmayan, hukukun geniş bir kesimi için geçerli kural.
- Uygun düşme ölçütü
- Genel hükmün, uygulanacağı ilişkinin yapısıyla bağdaşması gereği. Bağdaşmıyorsa yollama işlemez.
- Özel hukuk ilişkisi
- Kişiler arasındaki eşitlik esasına dayanan hukuki ilişki. Yollamanın uygulama alanıdır.
- İrade bozukluğu
- Bir hukuki işlem yapılırken işlem iradesinin oluşumu veya beyanı aşamasında ortaya çıkan sakatlıklar: yanılma, aldatma ve korkutma.
- Hukuki işlem benzeri fiil
- Tam anlamıyla hukuki işlem olmasa da iradeyle sonuç doğuran davranış. Öğretide TMK 5 yollamasının kapsamında sayılır.
- Taraf usul işlemi
- Muhatabı mahkeme olan, etkilerini yargılama hukuku alanında gösteren işlem. Maddi hukuk işleminden ayrı nitelendirilir.
- Beyana üstünlük
- Usul hukukunda, işleme vücut veren irade ile beyan farklıysa beyanın esas alınması.
- Davanın geri alınması
- Davacının, hüküm kesinleşinceye kadar davalının açık rızasıyla davasını geri alması. Esas haktan feragat sonucu doğurmaz.
- Davadan feragat
- Davaya konu esas hakkı da sona erdiren işlem. Kesin hüküm gibi sonuç doğurur ve irade bozukluğu hâlinde iptali istenebilir.
- Anlaşmalı boşanma protokolü
- Boşanmanın ferî sonuçlarına ilişkin olan ve hâkimin onay şartına bağlanmış özel hukuk sözleşmesi.
- Aydınlatma ödevi
- HMK 31 uyarınca hâkimin, belirsiz veya çelişkili gördüğü hususlarda taraflara açıklama yaptırabilmesi.
Bir bakışta TMK 5
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Temel kural | Bu Kanun ve Borçlar Kanunu'nun genel nitelikli hükümleri, uygun düştüğü ölçüde tüm özel hukuk ilişkilerine uygulanır. | TMK m. 5 |
| Birinci süzgeç | Hüküm "genel nitelikli" olmalıdır; belirli bir ilişki türüne özgü hükümler bu yolla taşınmaz. | TMK m. 5 |
| İkinci süzgeç | Hüküm somut ilişkiye "uygun düşmelidir"; bağdaşmıyorsa yollama işlemez. | TMK m. 5 |
| Atıf yapılan kanun | Metindeki Borçlar Kanunu bugün 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'dur. | 6098 s.K. |
| Klasik uygulama | TBK'nın irade bozukluğuna ilişkin hükümleri yalnız sözleşmelere değil bütün hukuki işlemlere ve hukuki işlem benzeri fiillere, TMK 5 yollamasıyla diğer medeni hukuk ilişkilerine de uygulanır. | 2. HD bozma kararı (HGK 2025/809 içinde) |
| Sınır | Taraf usul işlemleri bakımından yollama işlemez; usul işlemleri maddi hukuk işlemlerinden ayrı nitelendirilir. | HGK 2025/809 |
| Usul hukukunun esası | Usul hukukunda tarafın iradesinden çok beyanına üstünlük tanınır; irade ile beyan farklıysa beyan esas alınır. | HGK 2025/809 |
| Sonuç | HMK'da aksine hüküm bulunmadığı takdirde usul işlemleri irade bozukluğu sebebiyle geri alınamaz. | HGK 2025/809; HMK m. 188/2, m. 311/2 |
| İstisna | Feragat, davayı kabul ve sulhte irade bozukluğu hâlinde iptal istenebilir; bu, kanunun açık izniyle mümkündür. | HMK m. 311/2 |
| Geri alma - feragat ayrımı | Davanın geri alınması yalnız derdestliği sona erdirir; feragat ise esas hakkı da sona erdirir ve kesin hüküm gibi sonuç doğurur. | HGK 2025/809; HMK m. 123, m. 311 |
| Anlaşmalı boşanma protokolü | Boşanmanın ferî sonuçlarına ilişkin ve hâkimin onay şartına bağlanmış özel hukuk sözleşmesidir. | HGK 2025/809 |
| Belirsiz beyan | Kanunda yer almayan ifadelerle beyanda bulunulmuşsa hâkim, HMK 31'deki aydınlatma ödevi çerçevesinde gerçek iradeyi açıklattırmalıdır. | HGK 2025/809 |
TMK 5 madde metni
Başlangıç · C. Genel nitelikli hükümler
Genel nitelikli hükümler — Madde 5
- İki süzgeç vardır: hükmün "genel nitelikli" olması ve somut ilişkiye "uygun düşmesi". Metinde geçen Borçlar Kanunu, bugün 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'dur.Bu Kanun ve Borçlar Kanununun genel nitelikli hükümleri, uygun düştüğü ölçüde tüm özel hukuk ilişkilerine uygulanır.
Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Kaynak | Değişiklik |
|---|---|---|
| 22.11.2001 | 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002) | Madde, kanunun ilk metninde "Başlangıç — C. Genel nitelikli hükümler" başlığı altında yer aldı ve bugüne kadar hiç değiştirilmedi. Metinde geçen "Borçlar Kanunu" ibaresi, 01.07.2012'de yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu olarak okunur. |
Köprü Hüküm: Genel Hükümler Nereye Kadar Taşınır?
TMK 5, Türk özel hukukunun bütünlüğünü sağlayan hükümdür. Onsuz her alan kendi içine kapanır; onunla birlikte Medeni Kanun ve Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri bütün özel hukuk ilişkilerine akar.
Ne işe yarar? Aile hukukunda, miras hukukunda veya eşya hukukunda bir sorunun cevabı özel hükümlerde yoksa, doğrudan "kanunda hüküm yok" sonucuna varılmaz. Önce TMK 5'in açtığı kapıdan geçilir: Medeni Kanun'un ve Türk Borçlar Kanunu'nun genel nitelikli hükümleri taranır. Bu nedenle TMK 5, TMK 1'deki boşluk doldurmadan önce gelir (TMK 1).
İki süzgeç vardır.
- "Genel nitelikli" olma: taşınacak hüküm, belirli bir ilişki türüne özgü olmamalıdır. Örneğin TBK'nın borç ilişkilerinin kurulmasına, hükümsüzlüğüne, ifasına veya sona ermesine ilişkin genel hükümleri bu niteliktedir; buna karşılık kira sözleşmesine özgü bir hüküm başka bir ilişkiye bu yolla taşınmaz.
- "Uygun düşme": hüküm, uygulanacağı ilişkinin yapısıyla bağdaşmalıdır. Bu, TMK 5'in en çok tartışılan ölçütüdür ve aşağıdaki başlıkta somut bir örnekle ele alınmıştır.
En bilinen uygulama: irade bozuklukları. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bir bozma kararında TMK 5'i aktardıktan sonra öğretiden şu tespiti aktarmıştır: "Türk Borçlar Kanunu'nun irade bozukluğu ile ilgili hükümleri sadece sözleşmelere değil bütün hukuksal işlemlere ve hukuksal işlem benzeri fiillere 4721 sayılı Kanun'un 5 inci maddesindeki yollama nedeniyle diğer medeni hukuk ilişkilerine de uygulanır." Bu ifade, Yargıtay HGK, 10.12.2025, E. 2025/464, K. 2025/809 kararının metninde aktarılan Özel Daire bozma gerekçesinde yer almaktadır; Kurul çoğunluğu bu gerekçeyi benimsememiştir.
Bunun pratik anlamı büyüktür: bir mirasın reddi, bir tanıma, bir mal rejimi sözleşmesi ya da bir vasiyetname bakımından yanılma, aldatma veya korkutma iddiaları TBK'nın ilgili hükümleri çerçevesinde tartışılabilir. Aldatmanın şartları ve ispatı için TMK 3 ve TMK 7 sayfalarına bakabilirsiniz.
Başka bir örnek: anlaşmalı boşanma protokolü. Hukuk Genel Kurulu, TMK 166/3 uyarınca yapılan anlaşmaya dayanak protokol hükümlerinin düzenlendiği sözleşmeleri, "boşanmanın fer'î sonuçlarına ilişkin olan ve hâkimin onay şartına bağlanmış özel hukuk sözleşmeleri" olarak nitelendirmiştir. Bu nitelendirme, protokole sözleşme hukukunun genel hükümlerinin — uygun düştüğü ölçüde — uygulanmasının kapısını açar (TMK 166).
Yollamanın Sınırı: Usul İşlemleri Kapsam Dışıdır
TMK 5'i doğru kullanmanın anahtarı, nereye kadar gitmediğini bilmektir. Hukuk Genel Kurulunun 2025 tarihli kararı bu sınırı bir boşanma olayı üzerinden çizmektedir.
Olay. Eşler TMK 166/3 uyarınca anlaşmalı olarak boşanmıştır. Kararın tebliğinden altı gün sonra davacı kadın bir dilekçe vererek "açmış olduğum davamdan vazgeçiyorum" beyanında bulunmuş; davalı erkek de aynı tarihli dilekçesiyle bu beyanı kabul etmiştir. Mahkeme önce kararı kesinleştirmiş, sonra ek kararla kesinleştirme şerhini iptal edip davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir.
Davacı kadın, kendisine bu dilekçenin "istinaf başvurusundan feragat dilekçesi" olduğu söylendiğini, verdiği dilekçenin davadan vazgeçme dilekçesi olduğunu bilmediğini ve iradesinin aldatılmak suretiyle bozulduğunu ileri sürmüştür.
Özel Daire'nin yaklaşımı: TMK 5 yollaması. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, TMK 5'e dayanarak TBK 36'daki aldatma hükmünün uygulanması gerektiğini; irade bozukluklarının her türlü delille ispatlanabileceğini de gözeterek bu hususun ön mesele kabul edilip araştırılması gerektiğini belirtmiş ve kararı oy çokluğuyla bozmuştur.
Hukuk Genel Kurulu bu yaklaşımı benimsemedi. Kurulun gerekçesi TMK 5'in sınırını gösterir ve üç adımdan oluşur (Yargıtay HGK, 10.12.2025, E. 2025/464, K. 2025/809):
- Nitelendirme: davacının "davamdan vazgeçiyorum" beyanı, HMK 123'teki davanın geri alınması olarak nitelendirilmiştir. Kurul, dilekçede yer alan "feragat" kelimesinin üzerinin iki yerde birden çizilmiş olmasını bu nitelendirmede esas almıştır.
- İşlemin hukuki niteliği: gerek davacının geri almaya yönelik irade beyanı gerek davalının açık rızası, hukuki niteliği itibarıyla taraf usul işlemidir. Kurula göre usul işlemleri, maddi hukuk işlemlerinden farklı olarak yargılama hukuku tarafından düzenlenmiş, kendilerine ait özellikleri olan, etkilerini yargılama hukuku alanında gösteren ve bu sebeple maddi hukuk işlemlerinden ayrı nitelendirilmesi gereken muamelelerdir.
- Sonuç: "Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde usul işlemleri irade bozukluğu sebebiyle geriye alınamaz." Kurul bu sonucu HMK 188/2 ve 311/2'ye dayandırmıştır.
Gerekçenin özü: beyana üstünlük. Kurul, davanın geri alınmasında maddi hukuktaki irade bozukluğu hâllerine dayanılarak işlemin ortadan kaldırılamayacağının öğretide de açıkça kabul edildiğini belirtir ve gerekçesini şöyle kurar: "Zira usul hukukunda tarafın iradesinden ziyade beyanına üstünlük tanınmaktadır. Usul işlemine vücut veren irade ile beyanın farklı olması durumunda, beyana üstünlük verilir." Kurul ayrıca davanın geri alınmasının maddi hukuka ilişkin hak üzerinde bir tasarrufa konu edinmediğini, salt usuli karakterde bir işlem olduğunu vurgular.
Kanunun açık izni varsa durum değişir. Kurul, HMK'nın feragat, davayı kabul ve sulhe ilişkin hükümlerinde irade bozukluğu hâlinde iptalin istenebilmesine imkân verildiğini belirtir. Yani usul işlemlerinde irade bozukluğu, ancak kanun açıkça izin verdiğinde ileri sürülebilir; TMK 5 yollamasıyla genel bir imkân yaratılamaz.
Karar onama ile sonuçlandı ve oy çokluğuyla alındı. Kurul, boşanma kararının kesinleşmesinden önce davanın geri alındığı ve davalının açıkça rıza verdiği gözetilerek verilen açılmamış sayılma kararını isabetli bulmuş ve direnme kararını onamıştır. Görüşmelerde ileri sürülen iki görüş Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir: (a) irade bozukluğu iddiasının TBK hükümleri uyarınca mutlaka araştırılması gerektiği, (b) beyanın HMK 307 uyarınca davadan feragat sayılıp HMK 311 uyarınca iptalinin istenebileceği. Karşı oyda ise, dilekçede "feragat" ve "vazgeçme" ibarelerinin birlikte kullanıldığı, sıradan bir vatandaşın her iki kelimeye aynı anlamı yükleyebileceği ve bu nedenle HMK 31'deki aydınlatma ödevi çerçevesinde davacıya beyanının açıklattırılması gerektiği savunulmuştur.
Pratik Ayrımlar: Geri Alma, Feragat ve Takipsiz Bırakma
Kurulun kararı, TMK 5 tartışmasının yanında boşanma dosyalarında çok sık karşılaşılan üç kurumu ayırmaktadır. Bu ayrım, verilen bir dilekçenin sonucunu tümüyle değiştirir.
| Kurum | Dayanak | Davalının rızası | Esas hakka etkisi | İrade bozukluğu ileri sürülebilir mi? |
|---|---|---|---|---|
| Davanın geri alınması | HMK 123 | Açık rıza şart | Esas hak sona ermez; yeniden dava açılabilir | Kurula göre hayır |
| Davadan feragat | HMK 307, 311 | Gerekmez | Esas hak sona erer; kesin hüküm gibi sonuç doğurur | Kanunun açık izniyle evet |
| Dosyanın işlemden kaldırılması | HMK 150 | Gerekmez | Dava üç ay derdest kalır, yenilenebilir | Söz konusu olmaz |
Kurulun uyarısı: kanunda olmayan ifadeler kullanılıyor. Kurul, usul kanununda "davanın takipsiz bırakılması, davayı takipten sarfınazar edilmesi, davanın takibinden şimdilik vazgeçilmesi veya davanın atiye terk edilmesi" şeklinde bir kurum düzenlenmemiş olmasına rağmen, uygulamada bu ifadelerle davayı geri alma isteğinin ileri sürülerek karışıklığa sebebiyet verildiğini belirtir.
Çözüm: aydınlatma ödevi. Kurula göre tereddütlü, çelişkili veya açık olmayan ifadelerin varlığı hâlinde hâkim, kanunda yer almayan kurumları dile getiren taraflara gerçek iradelerinin ne olduğunu HMK 31'deki aydınlatma ödevi çerçevesinde açıklatmalı ve buna göre davanın geri alınması veya dosyanın işlemden kaldırılması çerçevesinde gerekli kararı vermelidir. Kurul, Yargıtay'ın istikrarlı içtihatlarının da aynı yönde olduğunu belirtir.
Özellikle "davadan vazgeçme" ifadesi tehlikelidir. Kurul bunu açıkça söyler: davanın geri alınması iradesinin "davadan vazgeçme" beyanı olarak ileri sürülmesinin son derece isabetsiz olduğu tereddütsüzdür; zira Türk hukukunda "davadan vazgeçme" şeklinde bir kurum düzenlenmemiş olduğu gibi bu kavramın davadan feragat anlamına gelebileceği gözden uzak tutulmamalıdır. Kurul, benzer hususların Hukuk Genel Kurulunun 13.04.2005 tarihli ve E. 2005/11-242, K. 2005/249 ile 31.05.2017 tarihli ve E. 2017/4-1456, K. 2017/1054 sayılı kararlarında da benimsendiğini belirtmiştir.
Boşanma dosyaları için çıkarım. Anlaşmalı boşanma kararı verildikten sonra kesinleşmeyi hızlandırmak için verilen dilekçeler, hangi kurumu ifade ettikleri net yazılmadığında ciddi sonuçlar doğurur:
- Amaç kararın kesinleşmesiyse dilekçe "istinaf başvuru hakkımdan feragat ediyorum" gibi açık bir ifade taşımalıdır.
- "Davamdan vazgeçiyorum" ifadesi, davalının rızasıyla birleştiğinde davanın açılmamış sayılmasına yol açabilir; yani boşanma kararı ortadan kalkar.
- Kurulun kararına göre bu sonucun ardından irade bozukluğu iddiasıyla geri dönmek kural olarak mümkün değildir.
Anlaşmalı boşanmanın şartları ve hâkimin denetim yetkisi için TMK 166 sayfasına bakabilirsiniz.
TMK 5 Yargıtay kararları
Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 1 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve konularına göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları bulundukları grubun başında yer alır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.
Karar seçimi hakkında
TMK 5 bir yollama hükmü olduğundan etkisi, kendisine değil kanalize ettiği hükümlere dayanan kararlarda görülür. Bu sayfaya, yollamanın kapsamını ve sınırını bir arada gösteren karar seçilmiştir. Kararın onama ile sonuçlandığı, oy çokluğuyla alındığı ve hangi görüşlerin Kurul çoğunluğunca benimsenmediği kartta ayrıca belirtilmiştir. Özel Daire'nin TMK 5 yollamasına ilişkin gerekçesi, Kurulca benimsenmemiş olduğu açıkça kaydedilerek aktarılmıştır.
Yollamanın sınırı: usul işlemleri
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
TMK 5 yollaması taraf usul işlemlerine uzanmaz; usul hukukunda iradeden çok beyana üstünlük tanındığından, HMK'da aksine hüküm yoksa usul işlemleri irade bozukluğu sebebiyle geri alınamaz
Olay: Eşler TMK 166/3 uyarınca anlaşmalı olarak boşanmış; kararın tebliğinden altı gün sonra davacı kadın "davamdan vazgeçiyorum" beyanını içeren bir dilekçe vermiş, davalı erkek de aynı tarihte bu beyanı kabul etmiştir. Mahkeme ek kararla kesinleştirme şerhini iptal edip davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir. Davacı, dilekçenin kendisine istinaftan feragat dilekçesi olduğu söylendiğini ve iradesinin aldatılmak suretiyle bozulduğunu ileri sürmüştür. Özel Daire, TMK 5 yollamasıyla TBK 36'nın uygulanması ve irade bozukluğunun araştırılması gerektiği gerekçesiyle kararı oy çokluğuyla bozmuş; mahkeme direnmiştir.
Karar: Kurul, davanın geri alınmasını HMK 123 çerçevesinde tanımlayarak bunun esas haktan feragat sonucu doğurmadığını, yalnız derdestliği sona erdirdiğini belirtmiştir. Davanın geri alınmasını feragat ve dosyanın işlemden kaldırılması kurumlarından ayırmış; kanunda yer almayan "davadan vazgeçme" gibi ifadelerin karışıklığa yol açtığını, tereddütlü beyanlarda hâkimin HMK 31'deki aydınlatma ödevi çerçevesinde gerçek iradeyi açıklattırması gerektiğini vurgulamıştır. Somut olayda dilekçede "feragat" kelimesinin üzerinin iki yerde çizilmiş olmasını gözeterek beyanın davanın geri alınmasına yönelik olduğunu kabul etmiştir. İrade bozukluğu iddiasının HMK 311 ile ilişkilendirilmesini hatalı bulmuş; davanın geri alınmasında maddi hukuktaki irade bozukluğu hâllerine dayanılarak işlemin ortadan kaldırılamayacağını, zira usul hukukunda tarafın iradesinden ziyade beyanına üstünlük tanındığını belirtmiştir. Taraf usul işlemlerinin maddi hukuk işlemlerinden ayrı nitelendirilmesi gerektiğini ve HMK'da aksine hüküm bulunmadığı takdirde usul işlemlerinin irade bozukluğu sebebiyle geri alınamayacağını saptayarak direnme kararını oy çokluğuyla onamıştır.
“Zira usul hukukunda tarafın iradesinden ziyade beyanına üstünlük tanınmaktadır. Usul işlemine vücut veren irade ile beyanın farklı olması durumunda, beyana üstünlük verilir.”
Ne anlama geliyor?
TMK 5 maddi hukuk ilişkilerinde köprü kurar; ancak mahkemeye yönelik usul işlemleri bu köprüden geçmez.
Not: Karar ONAMA ile sonuçlanmış ve OY ÇOKLUĞUYLA alınmıştır. Özel Daire'nin TMK 5 yollamasıyla TBK 36'nın uygulanması gerektiği yönündeki bozma gerekçesi ile beyanın feragat sayılıp HMK 311 uyarınca iptalinin istenebileceği yönündeki görüş, Kurul çoğunluğunca BENİMSENMEMİŞTİR. Karşı oyda ise HMK 31 uyarınca davacıya beyanının açıklattırılması gerektiği savunulmuştur. Kararın metninde aktarılan Özel Daire gerekçesi, TMK 5 yollamasının irade bozukluğu hükümleri bakımından kapsamını göstermesi nedeniyle bu sayfada ayrıca aktarılmıştır.
TMK 5 ile ilgili maddeler
- TMK m. 1 — Hukukun uygulanması ve kaynakları
- TMK m. 2 — Dürüst davranma
- TMK m. 3 — İyiniyet
- TMK m. 4 — Hâkimin takdir yetkisi
- TMK m. 6 — İspat yükü
- TMK m. 7 — Resmî belgelerle ispat
- TMK m. 166 — Evlilik birliğinin sarsılması
- TBK m. 36 — Aldatma
- HMK m. 123 — Davanın geri alınması
- HMK m. 311 — Feragat ve kabulün sonuçları
- HMK m. 31 — Hâkimin davayı aydınlatma ödevi
Uygulamada dikkat edilecekler
Pratik notlar
- 1.Özel hüküm bulamadığınızda "kanunda hüküm yok" demeden önce TMK 5'in açtığı kapıdan geçin: Medeni Kanun ve Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerini tarayın.
- 2.TMK 5'i TMK 1'den önce uygulayın; boşluk doldurma son aşamadır.
- 3.Taşımak istediğiniz hükmün "genel nitelikli" olduğunu gösterin; belirli bir sözleşme türüne özgü hükümler bu yolla taşınmaz.
- 4."Uygun düşme" ölçütünü ayrıca tartışın; hükmün, uygulanacağı ilişkinin yapısıyla bağdaştığını ortaya koyun.
- 5.Metindeki "Borçlar Kanunu" ibaresinin bugün 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu olarak okunduğunu gözetin.
- 6.İrade bozukluğu iddialarında TBK hükümlerinin yalnız sözleşmelere değil bütün hukuki işlemlere TMK 5 yollamasıyla uygulanabileceğini bilin.
- 7.Buna karşılık mahkemeye yönelik taraf usul işlemlerinde TMK 5 yollamasının işlemediğini gözetin.
- 8.Usul hukukunda iradeden çok beyana üstünlük tanındığını; irade ile beyan farklıysa beyanın esas alındığını hatırlayın.
- 9.Usul işlemlerinde irade bozukluğunu ancak kanunun açıkça izin verdiği hâllerde ileri sürün: feragat, davayı kabul ve sulh.
- 10.Davanın geri alınması ile feragatı karıştırmayın: biri yalnız derdestliği, diğeri esas hakkı da sona erdirir.
- 11.Davanın geri alınması için davalının açık rızasının şart olduğunu; zımni muvafakatin yetmediğini bilin.
- 12.Dilekçelerinizde kanunda yer almayan "davadan vazgeçiyorum" gibi ifadeler kullanmayın; bu ifade feragat anlamına da gelebilir.
- 13.Anlaşmalı boşanmada kararın kesinleşmesini istiyorsanız dilekçeyi "istinaf başvuru hakkımdan feragat ediyorum" gibi açık biçimde yazın.
- 14.Beyanınız tereddütlü kalmışsa hâkimden HMK 31'deki aydınlatma ödevi çerçevesinde açıklattırma talep edin.
- 15.Anlaşmalı boşanma protokolünün, boşanmanın ferî sonuçlarına ilişkin ve hâkimin onayına bağlı bir özel hukuk sözleşmesi olduğunu gözetin.
Sıkça Sorulan Sorular
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.