Özet
Mal paylaşımı davası boşanma davasından farklı olarak para ile ölçülebilir; harç ve vekalet ücreti talep edilen ve kabul edilen tutara göre hesaplanır. 2026 yılında dava açılırken 732 TL başvurma harcı, talep tutarının binde 68,31'inin dörtte biri kadar peşin harç, avukatla açılıyorsa 104 TL vekaletname suret harcı ve taraf sayısının beş katı tebligat ücreti ile 530 TL'den oluşan gider avansı ödenir. Aile mahkemesinde bilirkişi ücreti bilirkişi başına en az 2.800 TL, keşif harcı 5.188 TL'dir; delil avansı kesin sürede yatırılmazsa delilden vazgeçilmiş sayılır. Değer tasfiye tarihine, yani karar tarihine göre belirlendiğinden dava uzadıkça rapor ve harç yenilenir. 7589 sayılı Kanun belirsiz alacak davasını kaldırdı; dava artık kısmi dava olarak açılıp talep bir kez artırılabilir. Avukatlık ücretinin tavanı dava değerinin yüzde yirmi beşi, tabanı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'dir. Kısmen kabulde kabul edilen kısım üzerinden davacı, reddedilen kısım üzerinden davalı lehine nispi vekalet ücreti hükmedilir; giderler haklılık oranına göre paylaştırılır. Kanun yolunda her dava için ayrı harç ödenir.
Boşanma davasının masrafı büyük ölçüde öngörülebilirdir: boşanma talebi maktu harca tabidir, avukatlık ücretinin tabanı tarifede yazar. Mal paylaşımı davasında ise tablo tamamen değişir. Katılma alacağı, değer artış payı veya ziynet alacağı istediğinizde dava para ile ölçülebilir hâle gelir; harç da, karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti de talep ettiğiniz ve mahkemenin kabul ettiği tutara göre hesaplanır. Aynı dosyada bir milyon lira istemekle üç milyon lira istemek arasındaki fark, dava sonunda yüz binlerce liralık bir yük olarak geri dönebilir.
Ben Avukat Murat Aydar. Bu yazıda mal paylaşımı davasının 2026 yılındaki masraflarını resmî tarifelerden kalem kalem hesaplıyorum: başvurma ve nispi harç, gider avansı, bilirkişi ve keşif giderleri, avukatlık ücretinin kanuni sınırları, reddedilen kısım için ödenecek karşı taraf vekalet ücreti, belirsiz alacak davasının kaldırılmasından sonra harcın nasıl yönetileceği ve istinaf ile temyiz masrafları. Her kural için Yargıtay'ın oy birliğiyle verdiği kararlara bağlantı verdim.
Boşanma davasının genel ücret ve masraf tablosunu boşanma davası ücreti ve masrafları yazısında, mal paylaşımının hesaplama yöntemini ise boşanmada mal paylaşımı nasıl yapılır rehberinde anlattım. Bu yazı yalnızca mal paylaşımı davasının maliyetine odaklanıyor.
Mal Paylaşımı Davası Neden Boşanmadan Daha Masraflıdır?
Harçlar Kanunu yargı harçlarını ikiye ayırır: değer ölçüsüne göre alınan nispi harç ve işin niteliğine göre alınan maktu harç (m. 15). Boşanma, velayet ve kişisel ilişki gibi talepler para ile ölçülemediği için maktu harca tabidir. Mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacaklar ise belli bir değerle ilgilidir; bu nedenle (1) sayılı tarifenin A-III-1-a pozisyonu uyarınca hüküm altına alınan değerin binde 68,31'i oranında karar ve ilam harcı alınır. Boşanma davasında istenen tazminat ve nafaka da değerle ilgili olduğundan nispi harca tabidir; fark, mal paylaşımı davasında talebin tamamının bu niteliği taşımasıdır.
Kanun, değer tayini mümkün olan davalarda dava dilekçesinde değer gösterilmesini zorunlu tutar; değer gösterilmemişse davacıya tespit ettirilir, tespitten kaçınılırsa dilekçe işleme konulmaz (Harçlar Kanunu m. 16). Mal paylaşımı davasını açan kişi daha ilk gün bir rakam söylemek zorundadır. Bu rakam peşin harcı belirler; dava sonunda ulaşılan talep miktarı ise reddedilen kısmın, dolayısıyla karşı tarafa ödenebilecek vekalet ücretinin sınırını çizer.
Aynı mantık avukatlık ücretinde de geçerlidir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesi, konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen işlerde ücretin tarifenin üçüncü kısmına göre, yani dava değerine göre kademeli yüzdelerle belirleneceğini düzenler. Mal rejimi davalarına bakan aile mahkemeleri asliye mahkemesi derecesinde kurulduğundan (4787 sayılı Kanun m. 2), tarifedeki taban ücret de asliye mahkemeleri için öngörülen tutardır.
| Boşanma talebi | Mal paylaşımı davası | |
|---|---|---|
| Harç türü | Maktu | Nispi (binde 68,31) |
| Peşin ödenen | Başvurma harcı + maktu karar harcı | Başvurma harcı + nispi harcın dörtte biri |
| Karşı taraf vekalet ücreti | Maktu | Kabul ve red oranında nispi |
| Bilirkişi ihtiyacı | Dosyaya göre değişir | Değer tespiti için neredeyse her zaman |
| Masrafı belirleyen | Dava türü | Talep edilen ve kabul edilen tutar |
Mal Talebi Boşanma Dilekçesinde Olursa Ne Olur?
Bazı dilekçelerde boşanma talebiyle birlikte eve ve araca yapılan katkının ödenmesi gibi mal rejimi istekleri de yer alır. Yargıtay'ın incelediği bir dosyada mahkeme, bu talebin açıklanması ve eksik harcın tamamlanması için kesin süre vermiş; harç yatırılmayınca talep hakkında boşanma kararı içinde "karar verilmesine yer olmadığına" hükmetmişti. Yargıtay bu sonucu bozdu ve açıklama dilekçesinde belirtilen mal rejimi davasının mahkemece "tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmesi" ve yeni esas üzerinden karara bağlanması gerektiğini belirtti (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 23.05.2024, E. 2023/6343, K. 2024/3837). Pratik sonucu şudur: mal rejimi talebi ister ayrı dilekçeyle ister boşanma dilekçesinde ileri sürülsün, kendi harcını, kendi bilirkişi giderini ve kendi vekalet ücretini doğuran ayrı bir dava olarak yürür.
2026 Mal Paylaşımı Davası Masrafları: Kalem Kalem
Aşağıdaki tutarlar 1 Ocak 2026'dan itibaren uygulanan resmî tarifelerden alınmıştır. Harçlar Kanunu'na bağlı tarifelerdeki maktu tutarlar 2026 için yüzde 18,95 oranında artırılmış ve Harçlar Kanunu Genel Tebliği (Seri No: 98) ile ilan edilmiştir. Nispi oranlar (binde 68,31) ise yıllık artışa tabi değildir.
| Kalem | 2026 tutarı | Ne zaman ödenir? | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Başvurma harcı | 732,00 TL | Dava açılırken | 492 s.K. (1) sayılı tarife A-I-2 |
| Peşin karar ve ilam harcı | Talep edilen tutarın binde 68,31'inin dörtte biri | Dava açılırken | Tarife A-III-1-a, Harçlar K. m. 28/1-a |
| Vekaletname suret harcı | 104,00 TL | Dava avukatla açılıyorsa | Tarife D-I-c |
| Gider avansı | Taraf sayısının beş katı tebligat ücreti + 530 TL | Dava açılırken | HMK Gider Avansı Tarifesi m. 4 (RG 28.10.2025) |
| Bilirkişi ücreti | Aile mahkemesinde bilirkişi başına en az 2.800 TL | Mahkemenin verdiği kesin sürede, delil avansı olarak | 2026 Bilirkişilik Asgari Ücret Tarifesi m. 6/d |
| Keşif harcı | 5.188,00 TL | Keşif kararı verildiğinde | Tarife A-V |
| Tamamlama harcı | Artırılan tutarın binde 68,31'inin dörtte biri | Talep artırıldığında | Harçlar K. m. 30 |
| Bakiye karar ve ilam harcı | Hükmedilen tutarın binde 68,31'inden peşin ödenenler düşülerek | Kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde | Harçlar K. m. 28/1-a |
Dava Değerine Göre Harç ve Asgari Vekalet Ücreti
Aşağıdaki tabloda farklı dava değerleri için peşin harcı, toplam nispi karar harcını ve 2025-2026 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre mahkemenin karşı tarafa yükleyeceği asgari nispi vekalet ücretini hesapladım. Vekalet ücreti sütunu hem kabul edilen hem de reddedilen kısım için aynı şekilde çalışır.
| Dava değeri | Peşin harç (dörtte bir) | Toplam karar harcı | Tarifeye göre asgari vekalet ücreti |
|---|---|---|---|
| 100.000 TL | 1.707,75 TL | 6.831,00 TL | 45.000 TL (maktu taban) |
| 300.000 TL | 5.123,25 TL | 20.493,00 TL | 48.000 TL |
| 500.000 TL | 8.538,75 TL | 34.155,00 TL | 80.000 TL |
| 1.000.000 TL | 17.077,50 TL | 68.310,00 TL | 156.000 TL |
| 2.000.000 TL | 34.155,00 TL | 136.620,00 TL | 298.000 TL |
| 3.000.000 TL | 51.232,50 TL | 204.930,00 TL | 432.000 TL |
| 5.000.000 TL | 85.387,50 TL | 341.550,00 TL | 664.000 TL |
| 10.000.000 TL | 170.775,00 TL | 683.100,00 TL | 1.010.000 TL |
Tablodaki vekalet ücretleri tarifenin alt sınırıdır. Avukatlık Kanunu m. 169 ve tarifenin 3. maddesi uyarınca mahkeme, avukatın emeği, işin önemi ve davanın süresini gözeterek bu tutarın üç katına kadar ücret takdir edebilir. Bu tabloyu, dava açmadan önce "kaybedersem ne öderim" sorusunun cevabını görmek için kullanın.
Gider Avansı, Delil Avansı ve Bilirkişi Ücreti
Davacı, yargılama harçları ile gider avansını dava açarken yatırmak zorundadır; avansın yetmediği yargılama sırasında anlaşılırsa mahkeme eksiğin tamamlanması için iki haftalık kesin süre verir (HMK m. 120). 2026 yılında uygulanan tarifeye göre gider avansı, taraf sayısının beş katı tutarında tebligat ücreti ile diğer iş ve işlemler için 530 TL'nin toplamıdır. Kullanılmayan kısım hükmün kesinleşmesinden sonra davacıya iade edilir (Gider Avansı Tarifesi m. 5).
Mal paylaşımı davasının asıl gideri bilirkişidir. Taşınmazın, aracın, şirket hissesinin tasfiye tarihindeki değeri ve kredi ödemelerinin hangi kısmının evlilik içinde yapıldığı ancak uzman incelemesiyle ortaya çıkar. Yargıtay, kredili mallarda akit tablosu, tapu veya trafik kaydı, kredi sözleşmesi ve ödeme tablosunun getirtilmesini ister ve hesaplama için "gerek görülürse konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden oluşan kurulundan da yardım alınmalıdır" der (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 04.02.2025, E. 2024/1060, K. 2025/925). Bu nedenle bir dosyada birden fazla bilirkişi ücreti ödenmesi olağandır.
- Delil avansını isteyen öder. Taraflardan her biri ikamesini istediği delil için mahkemece belirlenen avansı kesin süre içinde yatırmak zorundadır; aynı delili iki taraf birlikte isterse gider yarı yarıya ödenir. Bir taraf ödemezse diğeri ödeyebilir; hiçbiri ödemezse o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılır (HMK m. 324).
- Tarifedeki tutar asgaridir. 2026 Bilirkişilik Asgari Ücret Tarifesi aile mahkemelerinde görülen işler için bilirkişi başına 2.800 TL, özel hukuk tüzel kişilerine 5.900 TL öngörür (m. 6/d, 7). Mahkeme; uyuşmazlığın değeri, dosyanın kapsamı ve keşifte geçen süre gibi ölçütlerle bu ücreti artırabilir (m. 8).
- Yol ve konaklama ayrıca ödenir. Bilirkişinin inceleme, ulaşım ve konaklama gibi giderleri belgesi karşılığında ücretten ayrı ödenir (m. 5).
- Eksik rapor için ek ücret yoktur. Rapordaki eksiklik veya belirsizliğin giderilmesi için istenen ek rapora ayrıca ücret ödenmez (m. 11/2). Sorulmamış yeni bir konu için ise ek ücret takdir edilebilir (m. 11/1).
- Keşif ayrıca harca tabidir. Mahkemenin keşif veya tespit kararını yerine getirmek için 5.188 TL keşif harcı alınır; bilirkişi ücreti ve araç gideri buna eklenir. Keşif giderleri de yargılama gideridir (HMK m. 323/1-d).
Dava Uzadıkça Değer Neden Yeniden Tespit Edilir?
Katılma alacağı hesaplanırken malların mal rejiminin sona erdiği andaki durumu, ancak tasfiye tarihindeki sürüm değeri esas alınır. Yargıtay'ın ifadesiyle: "Yargıtay uygulamalarına göre tasfiye tarihi, karar tarihi olup Bölge Adliye Mahkemesince tasfiyenin yapılması halinde karar tarihi Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihidir." Aynı kararda istinaf mahkemesinin, karar tarihinden yaklaşık bir buçuk yıl önce belirlenen değerlerle hesap yapması bozma sebebi sayılmıştır (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 26.03.2026, E. 2025/1996, K. 2026/3217).
Bu kuralın masraf açısından anlamı açıktır: dava uzadıkça, bozma veya kaldırma kararı geldikçe değer yeniden tespit ettirilir. Yeni bir değer raporu yeni bir bilirkişi ücreti, artan değer ise artan harç demektir. Yargıtay kararlarında 2013 yılında açılıp 2026 yılında hâlâ bozmayla dönen mal rejimi dosyaları vardır (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 26.02.2026, E. 2025/2244, K. 2026/2269). Dosyanın ömrü uzadıkça masraf kalemi sayısı da artar.
Harç Dava Sırasında Neden Artar? Tamamlama Harcı
Bilirkişi raporu dava dilekçesinde gösterdiğiniz değerden yüksek bir alacak ortaya koyduğunda talebinizi artırırsınız; artırılan kısım için de peşin harç ödenir. Harçlar Kanunu bu konuda kesindir: yargılama sırasında tespit olunan değer dilekçedeki değerden fazlaysa yalnız o celse için devam edilir; noksan değer üzerinden peşin harç tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz (m. 30). Harcı ödenmeyen yargı işlemlerinin arkası getirilmez; ancak ilgilisinin ödemediği harcı diğer taraf öderse işleme devam edilir ve bu para hükümde ayrıca dikkate alınır (m. 32).
- Harç tamamlatılmadan artırılan talebe hükmedilemez. Yargıtay, ıslahla artırılan banka hesabı alacağı için harç tamamlatılmadan talep miktarının belirlenmesini bozma sebebi saymış; Harçlar Kanunu m. 32'nin "harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp anılan hususun Mahkemece kendiliğinden gözetileceğini" düzenlediğini hatırlatmıştır (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 16.04.2024, E. 2022/9788, K. 2024/2450). Aynı dosyada dava dilekçesinde tasfiye konusu mallar için ayrı ayrı talep miktarı gösterilmemiş olması da sorunun kaynağı olmuştur.
- Ödenen tamamlama harcı kaybolmaz. Karar harcı hesaplanırken yalnızca başlangıçtaki peşin harç değil, yargılama sırasında yatırılan tamamlama harcı da mahsup edilir. Yargıtay, tamamlama harcı düşülmeden davalıdan karar harcı tahsiline hükmedilmesini hatalı bulmuştur (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 18.03.2025, E. 2024/3542, K. 2025/2822).
- Talep etmediğiniz tutar için harç ödemeye zorlanamazsınız. Hâkim talep sonucuyla bağlıdır ve kimse kendi lehine olan davayı açmaya zorlanamaz. Yargıtay'ın ifadesiyle talep miktarı dışındaki alacak için "davacı harç yatırmaya zorlanamaz" (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 26.12.2024, E. 2024/4246, K. 2024/10569).
- Fazla ödenen harç iade edilir. Peşin alınan karar harcı işin sonunda ödenmesi gerekenden fazla çıkarsa fazlası istek üzerine geri verilir (Harçlar K. m. 31). Yargıtay'ın düzelterek onadığı bir mal rejimi hükmünde fazla yatırılan harcın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine hükmedilmiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 16.10.2024, E. 2023/8144, K. 2024/7489).
Belirsiz Alacak Davası Kalktı: 2026'da Kısmi Dava ve Harç
Uzun yıllar boyunca mal rejimi davaları sıklıkla belirsiz alacak davası olarak açıldı: dilekçede düşük bir değer gösterilir, peşin harç bu değer üzerinden yatırılır, bilirkişi raporundan sonra talep artırılırdı. Yargıtay'ın 2026 tarihli bir kararındaki dosyada da dava dilekçesinde düşük bir değer gösterilmiş ve "başlangıçta gösterilen dava değeri üzerinden nispi peşin harç ve başvurma harcının yatırıldığı" tespit edilmiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 26.02.2026, E. 2025/2244, K. 2026/2269).
12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Kanun bu yolu kapattı. Kanunun 19. maddesiyle HMK m. 107 yürürlükten kaldırıldı; 20. maddesiyle kısmi davaya yeni bir fıkra eklendi. Değişiklik 31 Temmuz 2026'da Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Harç açısından sonuç şudur: mal paylaşımı davasını artık kısmi dava olarak, bilinen veya makul olarak tahmin edilen bir kısım üzerinden açabilir, peşin harcı bu kısım üzerinden yatırabilirsiniz. Kısmi dava açılması, dava açılırken kalan kısımdan açıkça feragat edilmedikçe geri kalan kısımdan feragat anlamına gelmez (HMK m. 109/3). Değer bilirkişi raporuyla netleştiğinde talebi bir kez artırır, artırılan kısım için tamamlama harcı yatırırsınız.
Değişiklikten önce belirsiz alacak davası olarak açılmış dosyalarda eski hüküm uygulanmaya devam eder: 7589 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin onuncu fıkrasına göre yürürlükten kaldırılan m. 107, kaldırılma tarihinden önce açılan davalar bakımından uygulanır. Kısmi davaya geçişin tüm ayrıntılarını belirsiz alacak davası kaldırıldı: artık kısmi dava yazısında, paketin diğer değişikliklerini 12. Yargı Paketi yazısında anlattım.
Bir Defalık Artırım Hakkını Doğru Zamanda Kullanın
Yeni sistemin en önemli tuzağı "bir defaya mahsus" ifadesidir. Tasfiye tarihi karar tarihi olduğundan, taşınmaz değeri dava sürerken yükselmeye devam eder. Artırım hakkını ilk bilirkişi raporunun hemen ardından kullanır, sonra gelen güncel raporda daha yüksek bir değer çıkarsa ikinci artırım iddianın genişletilmesi yasağına takılır. Bu yasağı aşmanın tek yolu ıslahtır; aynı davada ise ancak bir kez ıslah yapılabilir (HMK m. 176/2). Yargıtay, "aynı davada tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceği" kuralını hatırlatarak ikinci ıslahla artırılan tutara hükmedilmesini bozma sebebi saymıştır (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 31.10.2023, E. 2022/6640, K. 2023/4997). Islah eden taraf ayrıca hâkimin takdir edeceği teminatı bir hafta içinde yatırmak zorundadır; yatırmazsa ıslah yapılmamış sayılır (m. 178).
- Artırımı tahkikatın sonuna yakın yapın. Kanun artırıma tahkikat sona erene kadar izin verir. Değer raporuna yapılan itirazlar değerlendirilip değer netleşene kadar beklemek genellikle daha güvenlidir; ancak tahkikat sona erdikten sonra artırım yapılamayacağından bu anı kaçırmamak gerekir.
- Kısmi talep avukatlık ücretini düşürmez. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m. 5/2 uyarınca kısmi davada mahkemece dava değeri belirlendikten sonra davacı davasını bu değere göre takip etmese dahi yasal avukatlık ücreti belirlenmiş dava değerine göre hesaplanır.
- Faiz boşluğunu bilin. Yeni fıkra artırılan kısım için yalnızca zamanaşımını düzenler, faizden söz etmez. Katılma alacağı ve değer artış payında bu boşluğun etkisi sınırlıdır; çünkü TMK m. 239 uyarınca faiz tasfiyenin sona ermesinden, uygulamada karar tarihinden itibaren işler.
Mal Paylaşımı Davasında Avukat Yüzde Kaç Alır?
Bu sorunun kanundaki cevabı bir oran değil, bir çerçevedir. Avukatlık Kanunu m. 164 dört sınır koyar:
- Tavan yüzde yirmi beştir. Dava veya hükmolunacak şeyin değerinin yüzde yirmi beşini aşmamak üzere belli bir yüzde avukatlık ücreti olarak kararlaştırılabilir (m. 164/2).
- Mal ve hak aynen verilemez. Yüzde üzerinden yapılan sözleşme, dava konusu para dışındaki mal ve haklardan bir kısmının aynen avukata ait olacağı hükmünü taşıyamaz (m. 164/3). "Evin payı senin olsun" türünden bir anlaşma geçersizdir.
- Taban tarifedir. Avukatlık asgari ücret tarifesi altında vekalet ücreti kararlaştırılamaz; ücretsiz dava alınırsa baro yönetim kuruluna bildirilir (m. 164/4).
- Yazılı sözleşme yoksa yüzde on ile yirmi arası. Ücret kararlaştırılmamışsa ya da yazılı sözleşme yoksa, değeri para ile ölçülebilen işlerde tarifenin altına inilmemek koşuluyla davanın kazanılan bölümü için ilamın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasında bir ücret belirlenir (m. 164/4).
Barolar ayrıca tavsiye niteliğinde ücret çizelgeleri yayımlar. İstanbul Barosu'nun 2026 yılı için kabul ettiği çizelgede mal rejimi davaları için 188.500 TL'den az olmamak üzere dava değerinin yüzde on altısı, takı iadesi davaları için 108.750 TL'den az olmamak üzere dava değerinin yüzde on altısı önerilmektedir. Bu çizelge baronun kendi ifadesiyle öneri niteliğindedir; bağlayıcı taban, Türkiye Barolar Birliği'nin hazırladığı ve Resmî Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'dir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi: Nispi Dilimler
4 Kasım 2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan tarifenin üçüncü kısmı, dava değerini dilimlere ayırır ve her dilime ayrı oran uygular. Mahkemenin karşı tarafa yükleyeceği vekalet ücreti de sizin avukatınızla kararlaştırabileceğiniz asgari ücret de bu dilimlerle hesaplanır.
| Dilim | Oran |
|---|---|
| İlk 600.000 TL | %16 |
| Sonraki 600.000 TL | %15 |
| Sonraki 1.200.000 TL | %14 |
| Sonraki 1.200.000 TL | %13 |
| Sonraki 1.800.000 TL | %11 |
| Sonraki 2.400.000 TL | %8 |
| Sonraki 3.000.000 TL | %5 |
| Sonraki 3.600.000 TL | %3 |
| Sonraki 4.200.000 TL | %2 |
| 18.600.000 TL'nin üzeri | %1 |
Bu hesapla bulunan tutar, davanın görüldüğü mahkeme için öngörülen maktu ücretin altında kalamaz. Aile mahkemeleri asliye derecesinde olduğundan maktu taban asliye mahkemeleri için yazılan 45.000 TL'dir. Hükmedilen ücret ise kabul veya reddedilen miktarı geçemez (tarife m. 13/1-2). Uygulanacak tarife dava açılış tarihindeki değil, hükmün verildiği tarihte yürürlükte olan tarifedir (m. 21). Tarife her yıl yenilendiğinden, 2027'de karara çıkacak bir dosyada o tarihte yürürlükte olan tarife uygulanacaktır.
Ücret Sözleşmesinde Nelere Dikkat Edilmeli?
- Kapsamı yazın. Avukatlık Kanunu m. 173'e göre sözleşmede aksi yoksa ücret yalnızca üstlenilen işin karşılığıdır; karşı dava ve bağlantılı başka davalar ayrı ücrete tabidir. Katılma alacağı, değer artış payı, ziynet alacağı, karşı dava, istinaf ve temyiz aşamalarının sözleşmeye dahil olup olmadığı açıkça belirtilmelidir.
- Masrafları ayırın. Aynı madde uyarınca işin yapılması için gerekli bütün vergi, harç ve giderler iş sahibinin sorumluluğundadır. Harç, bilirkişi ve keşif giderleri avukatlık ücretinin içinde değildir.
- Yüzdenin neye uygulanacağını tanımlayın. Dava değerine mi, hükmedilen tutara mı, yoksa fiilen tahsil edilen tutara mı uygulanacağı yazılmazsa uyuşmazlık kaçınılmazdır.
- Karşı vekalet ücretinin kime ait olduğunu bilin. Kararla karşı tarafa yüklenen vekalet ücreti Avukatlık Kanunu m. 164'ün son fıkrası uyarınca avukata aittir; iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez. Bu konunun ayrıntısını boşanmada vekalet ücreti kim öder yazısında anlattım.
Karşı Vekalet Ücreti: Reddedilen Kısmın Bedeli
Mal paylaşımı davasında en çok göz ardı edilen maliyet budur. HMK m. 323/1-ğ vekalet ücretini yargılama giderleri arasında sayar; m. 326 ise yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınacağını, iki taraf kısmen haklı çıkarsa giderlerin haklılık oranına göre paylaştırılacağını düzenler. Kısmen kabul edilen bir mal rejimi davasında iki ayrı vekalet ücreti doğar: kabul edilen kısım üzerinden davacı lehine, reddedilen kısım üzerinden davalı lehine.
Yargıtay bu kalemleri ayrı ayrı hesaplamayan hükümleri bozar. Kısmen kabul edilen bir katılma alacağı davasında davalı lehine vekalet ücretine hiç hükmedilmemesi üzerine Daire, "kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına reddedilen bölüm üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken" bu konuda karar verilmemesini bozma sebebi saymış; "yapılan yargılama giderlerinin kabul ve ret oranına göre ayrı ayrı hesaplanıp taraflara yükletilmesine karar verilmesi gerekirken" tamamının davalıya yükletilmesini de hatalı bulmuştur (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 04.10.2017, E. 2015/18376, K. 2017/12124).
Mal Rejimi Davasında Vekalet Ücreti Nispi mi?
Evet. Esastan karara bağlanan mal rejimi davasında vekalet ücreti tarifenin üçüncü kısmına göre, yani nispi olarak hesaplanır. Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kabul edilen miktara göre olması gerekenin yaklaşık iki katı ücrete hükmettiği bir dosyada ücretin "karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre kabul edilen miktara" göre belirlenmesi gerektiğini belirterek hükmü düzeltmiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 18.03.2025, E. 2024/3542, K. 2025/2822).
Nispi hesabın iki sınırı vardır. Reddedilen kısım küçükse ücret maktu tabanın altına düşmez; ama reddedilen tutarı da aşamaz. Yargıtay, küçük bir tutarın reddedildiği dosyada tarifenin 13. maddesinin gereği olarak ücretin "maktu vekalet ücreti altında kalamayacağı ve reddedilen miktarı aşamayacağı" kuralını uygulamış ve nispi hesapla bulunan düşük ücret yerine maktu ücrete hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 02.03.2021, E. 2020/4239, K. 2021/1822). Tarifenin 13. maddesinin üçüncü fıkrasındaki "karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez" sınırı ise lafzen yalnızca maddi tazminat istemli davaların kısmen reddine ilişkindir; katılma alacağı ve değer artış payı tazminat değil, alacaktır.
Nispi kuralın istisnaları da tarifede yazılıdır. Dava şartı yokluğu veya husumet nedeniyle ret hâlinde üçüncü kısma göre hesaplanan ücret ikinci kısımdaki maktu tutarları geçemez (m. 7/2). Anlaşmazlık feragat, kabul veya sulh ile ön inceleme tutanağı imzalanmadan sona ererse ücretin yarısına, sonra sona ererse tamamına hükmolunur (m. 6).
Ziynet, Karşı Dava ve İstinaf Duruşmasında Ayrı Ücret
- Ziynet ve mal rejimi aynı dilekçedeyse iki ayrı dava vardır. Yargıtay, ziynet alacağı ile mal rejimi alacağının aynı dilekçede ileri sürüldüğü bir dosyada, kabul oranına göre tek ücret takdir edilmesini hatalı bulmuş ve "asıl davada her bir dava için ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken" diyerek bozmuştur (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 06.04.2023, E. 2022/2241, K. 2023/1661). Ziynet taleplerinin ayrıntısı için boşanmada düğün takılarının paylaşımı yazısına bakabilirsiniz.
- Karşı dava ve birleşen dava ayrı ücrete tabidir. Tarifenin 8. maddesine göre karşılık dava açılması, başka bir davanın birleştirilmesi veya davaların ayrılması hâlinde her dava için ayrı ücrete hükmolunur.
- İstinaf duruşması ayrı ücreti gerektirir, ama duruşmaya katılan vekil için. Tarifenin 2. maddesi istinaf başvurusu üzerine görülen işlerin duruşmalarını ayrı ücrete bağlar; ikinci kısmın 18. sırası bir duruşması olan işler için 22.000 TL, birden fazla duruşması veya keşif gibi avukatın bulunması gereken başka işlemi olan işler için 42.000 TL öngörür. Ancak Yargıtay, istinaf duruşmasına katılmayan vekil lehine ücret takdirini hatalı bulmuştur: "davalı erkek vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince yapılan duruşmaya katılmadığı anlaşıldığından erkek lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin hüküm tesisi hatalıdır." (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 04.12.2025, E. 2024/4609, K. 2025/10635)
- Eş öldüyse mirasçılar paylarıyla sorumludur. Mal rejimi davası mirasçılar arasında görülüyorsa mirasçılar müteselsilen değil, miras payları oranında sorumludur. Yargıtay, alacağa ve giderlere mirasçılardan "müştereken ve müteselsilen" hükmedilmesini hatalı bulmuş; "yargılama giderleri ile vekâlet ücreti yönünden de mirasçıların miras payları oranında sorumlu olduğu" gözetilerek hükmü düzeltmiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 21.02.2024, E. 2022/10447, K. 2024/1071).
Masrafları Sonunda Kim Öder?
Kural HMK m. 326'dadır: giderler aleyhine hüküm verilen tarafa, iki taraf kısmen haklıysa haklılık oranına göre paylaştırılır. Kısmen kabul edilen bir mal rejimi davasında hükmün nasıl kurulması gerektiğini en iyi Yargıtay'ın düzelterek onama kararları gösterir. Bir kararda Daire hükmü şu kalemleri ayrı ayrı gösterecek şekilde yeniden yazdırmıştır (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 16.10.2024, E. 2023/8144, K. 2024/7489):
- Peşin yatırılan harç ile ıslah harcı alınması gerekenden fazla olduğu için fazlasının kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesi,
- Davacının yaptığı peşin harç, ıslah harcı, keşif harcı, tebligat ve posta gideri ile bilirkişi ücretlerinden oluşan yargılama giderlerinin "davanın kabul/ret oranına göre hesaplanan" kısmının davalıdan alınması,
- Kabul edilen kısım üzerinden davacı lehine, reddedilen kısım üzerinden davalı lehine ayrı ayrı nispi vekalet ücreti,
- Gider avansından artan kısmın hüküm kesinleştiğinde davacıya iadesi.
Bu genel kuralın yanında kanunun özel hükümleri de vardır:
- Feragat ve kabul: Feragat veya kabul eden taraf, aleyhine hüküm verilmiş gibi giderlere mahkûm edilir. Davanın açılmasına sebep olmamış ve ilk duruşmada talebi kabul etmiş davalı giderlerden sorumlu tutulmaz (HMK m. 312).
- Gereksiz gider: Davanın gereksiz yere uzamasına veya gider yapılmasına sebep olan taraf, davayı kazansa bile karar ve ilam harcı dışındaki giderlerin tamamına veya bir kısmına mahkûm edilebilir (HMK m. 327).
- Konusuz kalma: Dava konusuz kalırsa hâkim, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre giderleri takdir eder (HMK m. 331).
Masrafı Azaltmanın Yasal Yolları
- Talebi değer raporuna göre kurun. Tablodaki rakamlar gösteriyor ki en pahalı hata, bilirkişinin bulmayacağı bir tutarı istemektir. Kısmi dava ve bir defalık artırım bu riski yönetmek için vardır.
- Mal bazında ayrı talep miktarı gösterin. Taşınmaz, araç, banka hesabı ve şirket payı için ayrı rakam, hem harcın doğru tamamlanmasını hem de kısmen kabulde oranların doğru hesaplanmasını sağlar.
- Sulh ve kabul harcı düşürür. Davadan feragat, davayı kabul veya sulh ilk celsede gerçekleşirse karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra gerçekleşirse üçte ikisi alınır (Harçlar K. m. 22).
- Dava sırasında arabuluculuk genellikle en düşük harçlı çıkış yoludur. Taraflar dava açılmadan önce veya davanın görülmesi sırasında arabulucuya başvurmayı kararlaştırabilir (6325 sayılı Kanun m. 13). Açılmış davalarda uyuşmazlığın arabuluculukla çözülmesi hâlinde son tutanağa dayalı olarak verilen kararlarda maktu 732 TL karar harcı alınır (Harçlar K. (1) sayılı tarife A-III-2-e). Buna karşılık arabulucu ücreti ayrıca doğar: aksi kararlaştırılmadıkça Arabulucu Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenir ve taraflarca eşit olarak karşılanır (m. 7/2). Aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıklar ise arabuluculuğa elverişli değildir (m. 1/2). Anlaşma metninin nasıl kurulacağını boşanmada mal paylaşımı sözleşmesi yazısında anlattım.
Adli Yardım: Muafiyet Değil, Erteleme
Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeden yargılama giderlerini ödeyemeyen kişi, talebi açıkça dayanaktan yoksun değilse adli yardımdan yararlanabilir (HMK m. 334). Adli yardım yargılama ve takip giderlerinden geçici muafiyet, teminat muafiyeti, giderlerin Devletçe avans olarak ödenmesi ve gerekiyorsa ücreti sonradan ödenmek üzere avukat temini sağlar; hükmün kesinleşmesine kadar sürer (m. 335).
- Belge şarttır. Talepte bulunan, iddiasının özetini, delillerini ve mali durumunu gösteren belgeleri sunmak zorundadır (m. 336/2). Yargıtay, bu belgeleri sunmayan tarafın temyiz aşamasındaki adli yardım talebini reddetmiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 23.06.2026, E. 2025/8985, K. 2026/7003).
- Önceki giderleri kapsamaz. Adli yardım, daha önce yapılan yargılama giderlerini kapsamaz; ret kararına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir (m. 337).
- Kaybedilirse tahsil edilir. Ertelenen giderler ve Devletçe ödenen avanslar dava sonunda haksız çıkan kişiden tahsil olunur; mahkeme bir yıla kadar aylık taksit veya mağduriyet varsa kısmi ya da tam muafiyet kararı verebilir (m. 339). Yargıtay'ın onadığı bir mal rejimi dosyasında "Adli yardımdan yararlanması sebebi ile başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının davacıya yükletilmesine" karar verilmiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 07.11.2024, E. 2023/9764, K. 2024/8522).
Başvurunun adımlarını barodan ücretsiz avukat talebi ve adli yardım yazısında anlattım.
Tapuya Tedbir ve Teminat Masrafı
Dava sürerken karşı tarafın taşınmazı veya aracı devretmesini önlemek için ihtiyati tedbir istenebilir. İhtiyati tedbir isteyen, haksız çıkarsa karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayacağı muhtemel zararlara karşı teminat göstermek zorundadır. Talep resmî belgeye veya başka bir kesin delile dayanıyorsa ya da durum ve koşullar gerektiriyorsa mahkeme, gerekçesini açıkça belirterek teminat alınmamasına karar verebilir; adli yardımdan yararlanan kişiden teminat istenmez (HMK m. 392/1). Asıl davaya ilişkin hükmün kesinleşmesinden veya tedbirin kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davası açılmazsa teminat iade edilir (m. 392/2). Mal kaçırmaya karşı alınabilecek önlemleri boşanma davalarında mal kaçırma yazısında ele aldım.
İstinaf ve Temyiz Masrafları
Bölge adliye mahkemesine ve Yargıtay'a başvuruda 2026 yılı için 1.124,50 TL başvurma harcı alınır. Buna istinafta 2.002,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, temyizde 3.608,50 TL temyiz harcı eklenir (Harçlar K. (1) sayılı tarife A-I-3, A-IV-a ve A-IV-e). İstinaf dilekçesi verilirken harçlar ve tebliğ giderleri dahil tüm giderler ödenir; eksik ödeme sonradan anlaşılırsa bir haftalık kesin süre verilir, süresinde tamamlanmazsa başvurudan vazgeçilmiş sayılır (HMK m. 344). Bu hüküm temyizde de uygulanır.
- Her dava için ayrı harç. Yargıtay, asıl ve karşı davayı birlikte temyiz eden tarafın tek başvurma ve tek maktu karar harcı yatırdığı bir mal rejimi dosyasında "temyiz edilen her bir dava için ayrı ayrı temyiz yoluna başvurma ve karar harcı (davalı oldukları dava yönünden nispi) yatırılması gerekirken" eksik harç yatırıldığını belirleyerek dosyayı harçların tamamlatılması için geri çevirmiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 23.06.2026, E. 2025/8985, K. 2026/7003). Aleyhine alacağa hükmedilen taraf, davalı olduğu dava için nispi harcı hesaba katmalıdır.
- Bakiye karar harcı kanun yoluna engel değildir. İlk derece kararındaki bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması, hükmün tebliğine, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmez (Harçlar K. m. 28/1-a).
- Yalnız masraf için Yargıtay'a gidilemeyebilir. 7589 sayılı Kanun'la HMK m. 362'ye eklenen fıkraya göre, bölge adliye mahkemesinin yeniden esas hakkında verdiği karar miktar itibarıyla temyiz sınırının altında kalıyor ve sadece yargılama gideri veya vekalet ücretine ilişkinse bu karara karşı temyiz yoluna başvurulamaz.
En Sık Yapılan Yedi Hata
- Talebi şişirmek. Reddedilen her lira, karşı tarafın avukatı lehine nispi ücrete ve giderlerin daha büyük kısmına katlanmak demektir.
- Mal bazında rakam vermemek. Ayrı ayrı talep miktarı gösterilmeyen dosyalarda harç tamamlama ve kabul-ret oranı tartışması uzar.
- Tamamlama harcını geciktirmek. Harç tamamlanmadıkça davaya devam edilmez; Yargıtay harcı tamamlatılmayan artırıma hükmedilmesini bozma sebebi sayar.
- Bir defalık artırımı erken kullanmak. Tasfiye tarihi karar tarihi olduğundan değer yükselmeye devam edebilir; HMK m. 109/4'teki artırım hakkı ikinci kez kullanılamaz, sonrası için yalnızca aynı davada bir kez yapılabilen ıslah kalır.
- Delil avansını yatırmamak. Kesin süre kaçırılırsa bilirkişi delilinden vazgeçilmiş sayılır; mal paylaşımı davasında bu çoğu zaman davanın kaybı demektir.
- Ziynet ve mal rejimi talebini tek dava sanmak. Aynı dilekçede ileri sürülseler bile her biri ayrı harç ve ayrı vekalet ücreti doğurur.
- Kanun yolunda tek harç yatırmak. Asıl ve karşı dava birlikte temyiz ediliyorsa her biri için ayrı harç gerekir; eksik harç bir haftalık kesin süre içinde tamamlanmazsa başvuru yapılmamış sayılır.
Mal rejiminin tasfiyesinde hangi malların paylaşıldığını ve alacağın nasıl hesaplandığını mal paylaşımı davası yazısında, değer artış payının hesap yöntemini TMK m. 227-230 sayfasında bulabilirsiniz. Dosyanıza özel masraf ve ücret hesabı için mal paylaşımı avukatı sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Av. Murat Aydar
İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.
