Nafaka Hukuku

Nafaka Azaltma Davası 2026: Şartları ve Dilekçe Örneği

Av. Murat Aydarİstanbul Boşanma Avukatı
Son güncelleme: 1 Ekim 2026
16 dk okuma

Özet

Yoksulluk nafakası TMK m. 176/4, iştirak nafakası TMK m. 331 uyarınca azaltılabilir. Nafakanın belirlendiği tarihten dava tarihine kadar tarafların mali durumunda önemli ve kalıcı bir değişiklik olmalı ya da hakkaniyet bunu gerektirmelidir; ispat yükü davayı açandadır. Yargıtay geçici gelir düşüşünü, kendi isteğiyle işten ayrılmayı ve gelir getiren malları satmayı yeterli saymıyor; emeklilik ve yeniden evlenme de tek başına nafakayı düşürmüyor. Çocuk büyüdükçe ihtiyaçları arttığı için iştirak nafakasını indirmek zordur. Anlaşmalı boşanma protokolüyle kabul edilen ve dövizle kararlaştırılan nafakada olağanüstü, öngörülemeyen ve katlanılamaz bir değişiklik aranır; kur artışı tek başına yetmez. Azaltma dava tarihinden geçerli olur. Dava açmak ödeme borcunu durdurmaz, ancak İİK m. 344/2 uyarınca tazyik hapsi için davanın sonucu beklenmelidir. Eski eşle yapılan harici anlaşma mahkeme kararını değiştirmez. Dava, nafaka alacaklısının yerleşim yerindeki aile mahkemesinde açılır.

Nafaka bir kez belirlendi diye ömür boyu aynı kalmaz. Ödeyen tarafın geliri düşebilir, alan tarafın durumu iyileşebilir ya da çocuğun ihtiyaçları değişebilir. Kanun bu değişiklikler için nafakanın azaltılmasını açıkça öngörür. Ancak bu yazı için incelediğimiz Yargıtay kararlarının çoğunda azaltma talebi reddedilmiş. Sebep çoğu zaman aynı: değişiklik ispatlanamamış, geçici kalmış ya da kişinin kendi tercihinden doğmuş.

Bu yazıda nafaka azaltma davasının şartlarını, işsizlik, emeklilik ve yeni evlilik gibi durumların nasıl değerlendirildiğini, anlaşmalı boşanma protokolündeki ve dövizli nafakanın neden daha zor düştüğünü, azaltmanın hangi tarihten geçerli olduğunu ve dava sürerken tazyik hapsi riskini 21 Yargıtay kararıyla anlatıyoruz. Kararların hepsi oy birliğiyle verilmiştir. Yazının sonunda bir dilekçe örneği de bulabilirsiniz.

Kısa Cevap: Nafaka Hangi Durumda Azaltılır?

ℹ️Bilgi
Özet:
1. Yoksulluk nafakası TMK m. 176/4, çocuk için ödenen iştirak nafakası TMK m. 331 uyarınca azaltılabilir. Nafakanın belirlendiği tarihten dava tarihine kadar tarafların mali durumunda önemli bir değişiklik olmalı ya da hakkaniyet bunu gerektirmelidir.
2. Değişikliği ispat yükü davayı açandadır. Yargıtay, geçici gelir düşüşünü ve kişinin kendi eliyle yarattığı yoksulluğu yeterli saymıyor.
3. Anlaşmalı boşanma protokolüyle kabul edilen nafakayı düşürmek daha zordur: olağanüstü, öngörülemeyen ve katlanılamaz bir değişiklik aranır.
4. Azaltma dava tarihinden geçerli olur. Dava açmak ödeme borcunu durdurmaz, ancak tazyik hapsi için icra ceza mahkemesi davanın sonucunu beklemelidir.
5. Eski eşle kendi aranızda yaptığınız "daha az ödeyeceğim" anlaşması mahkeme kararını değiştirmez.

Hangi Nafakalar Azaltılabilir?

Azaltma davası, hangi nafakanın düşürülmek istendiğine göre farklı hükümlere dayanır. Tabloda dört durumu özetledik.

NafakaDayanakNasıl değiştirilir?
Yoksulluk nafakasıTMK m. 175-176Tarafların mali durumu değişirse veya hakkaniyet gerektirirse azaltılır; alacaklının yoksulluğu tamamen kalkarsa kaldırılır
İştirak nafakası (çocuk)TMK m. 327-331Durum değişirse hâkim miktarı yeniden belirler; çocuğun ihtiyaçları ve ana-babanın ödeme gücü birlikte tartılır
Tedbir nafakası (boşanma sürerken)TMK m. 169Boşanma davasına bakan mahkemeden değişiklik istenir; işsizlik tamamen kaldırma değil indirme gerekçesidir
Toptan ödenen nafakaTMK m. 176/1Kanun artırma ve azaltmayı irat, yani dönemsel ödenen nafaka için düzenler

Kanunun iki temel hükmü şöyledir:

⚖️Yasal Düzenleme
TMK m. 176/4: Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
TMK m. 331: Durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.

Yoksulluk nafakasının şartları için TMK m. 174-176, çocuk nafakası için TMK m. 327-334 sayfalarına bakabilirsiniz. Nafakanın artırılması ise bu yazının ayna konusudur ve nafaka artırım davası yazımızda ayrıca anlatılıyor.

Nafaka Azaltma Davasının Şartları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kuralı şöyle özetliyor: "Kanuna göre, iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu gerektirmesi gerekir." (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 29.09.2021, E. 2021/6536, K. 2021/6618). Bu iki ölçütün uygulamada üç sonucu vardır.

1. Karşılaştırma iki tarih arasında yapılır. Mahkeme, nafakanın belirlendiği tarihteki durumu dava tarihindeki durumla karşılaştırır. Daire bunu kısaca "Her dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilir." diye ifade ediyor (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 07.02.2022, E. 2021/10699, K. 2022/987). Nafaka belirlenirken zaten bilinen bir durum, örneğin boşanma kararından önce yaşanmış bir iş kaybı, sonradan azaltma sebebi yapılmakta zorlanır.

2. İspat yükü davacıdadır. Yargıtay, yoksulluk ve iştirak nafakasının birlikte indirildiği bir dosyada, ilk derece mahkemesinin kararını bozarken şu tespiti yaptı: "davacı mali durumunda ciddi olarak olumsuz yönde bir değişiklik olduğunu kanıtlayamamıştır." Daireye göre bu durumda davanın reddi gerekirdi (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 22.04.2015, E. 2015/5903, K. 2015/8335). "Gelirim düştü" demek yetmez; önceki ve bugünkü gelir belgelerle gösterilmelidir.

3. Değişiklik kalıcı olmalı ve sizden kaynaklanmamalı. Bir dosyada ilk derece mahkemesi iştirak nafakasını indirmiş, Yargıtay kararı "bu düşüşün geçici nitelikte olup olmadığı ve davacının buna sebebiyet verip vermediği tartışılmadan" verildiği için bozmuştu. Yeniden yapılan yargılamada mahkeme, çalışılan şirketteki projelerin bitmesiyle gelirin düştüğünü, "gelirinin düşüşüne davacının kendisinin sebebiyet vermediği ve gelir düşüşünün geçici olmadığı" sonucuna vardı ve nafakayı yeniden indirdi. Bu karar onandı (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 05.07.2023, E. 2023/5081, K. 2023/3784).

İşsizlik, Gelir Düşüşü ve İşten Ayrılma

Azaltma davalarının en sık gerekçesi işsizlik ve gelir düşüşüdür. Kararlar, mahkemelerin bu iddiayı nasıl sınadığını gösteriyor.

İşten kendi isteğinizle ayrıldıysanız: Anlaşmalı boşanma protokolüyle çocukların okul giderlerini üstlenen bir babanın uyarlama talebinde ilk derece mahkemesi, babanın "SGK dökümüne göre kod 25 gerekçesi ile ayrıldığı bu kodun işten çıkarılma olmayıp erkeğin kendi isteği ile işten ayrıldığını gösterdiği" tespitini yaptı. İşten ayrılma boşanma kararı kesinleşmeden önce gerçekleşmişti. Bölge adliye mahkemesi talebi kısmen kabul etse de Yargıtay, protokolün onaylandığı tarih ile dava tarihi arasında önemli bir değişikliğin kanıtlanamadığını belirterek davanın reddedilmesi gerektiğine karar verdi (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 08.10.2024, E. 2024/4192, K. 2024/6979). SGK hizmet dökümündeki çıkış kodu bu yüzden davanın kaderini belirleyebilir.

Mal varlığınızı kendiniz azalttıysanız: Yargıtay, kira gelirli taşınmazlarını satan bir erkeğin talebi için "Davacı erkeğin mevcut olan taşınmazlarını satması ve kira gelirinin ortadan kalkması tedbir nafakasının indirilmesi koşullarının oluştuğu anlamına gelmez." dedi ve indirme kararını bozdu (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 01.10.2018, E. 2016/23828, K. 2018/10210).

Gerçekten işsiz kaldıysanız: İşsizlik nafakayı tamamen ortadan kaldırmaz ama indirme gerekçesi olabilir. Yargıtay, boşanma davası sürerken tedbir nafakasını durduran mahkemeye şöyle dedi: "Davacı-karşı davalı kocanın işsiz olması ve gelirinin bulunmaması hükmedilen tedbir nafakasının tamamıyla kaldırılmasını gerektirmez. Bu durum ancak daha önce takdir edilen nafakanın indirilmesi için bir gerekçe olabilir." (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 12.11.2013, E. 2013/1834, K. 2013/26011)

Şirketiniz zarar ediyorsa: Pandemide işlerinin bozulduğunu ve kredi çektiğini söyleyen bir şirket yöneticisinin davasında mahkeme, somut delil sunulmadığını ve kişinin boşanmadan sonra taşınmaz aldığını tespit etti; "ticari hayatta kredi kullanımının teamül olduğu" gerekçesine de dayandı. Ret kararı onandı (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 07.06.2023, E. 2023/4391, K. 2023/3067). Başka bir dosyada işsiz kaldığını ve yurt dışına gittiğini söyleyen babanın talebi, tanık anlatımları ve dosyadaki görüntüler refah içinde yaşadığını gösterdiği için reddedildi. Karar onandı (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 06.04.2023, E. 2023/1490, K. 2023/1672).

⚠️Dikkat
Azaltma davasında mahkeme yalnız maaş bordronuza bakmaz. Sosyal ve ekonomik durum araştırması, banka hesap hareketleri, tapu ve araç kayıtları, şirket ortaklıkları ve tanıklar birlikte değerlendirilir. Gelirinizin düştüğünü söylerken yaşam tarzınız bunun tersini gösteriyorsa dava büyük olasılıkla reddedilir.

Emeklilik, Yeniden Evlenme ve Yeni Çocuk

Emeklilik ve yeniden evlenme de sık ileri sürülen sebeplerdir. İkisi de tek başına yeterli sayılmıyor.

Bir dosyada nafaka yükümlüsü emekli olmuş, yeniden evlenmiş ve bu evlilikten çocuk sahibi olmuştu. Bölge adliye mahkemesi yoksulluk nafakasını indirdi. Yargıtay ise sosyal ve ekonomik durum araştırmalarını karşılaştırdı ve şu sonuca vardı: "davacının banka dökümleri ve tanık beyanları da ayrıca değerlendirildiğinde davacının gelirinin sadece emekli maaşı ile sınırlı olmayıp, gelir düzeyinin yüksek olduğu anlaşılmaktadır." İndirme kararı bozuldu (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 01.11.2022, E. 2022/8414, K. 2022/8689). Yani emekli olmak, gelirin gerçekten düştüğünü kanıtlamaz; mahkeme bütün gelir kaynaklarına bakar.

Yeni evlilik ve yeni çocuk, yükümlünün bakmakla yükümlü olduğu kişileri artırır ve mahkeme bunu hesaba katar. Bir dosyada ilk derece mahkemesi, bankacılıktan öğretmenliğe geçen, yeniden evlenip çocuk sahibi olan ve borçlanan babanın, protokolle üstlendiği ev faturalarını ödeme yükümlülüğünün "katlanamayacağı derecede külfet oluşturduğu" kabul ederek bu yükümlülüğü kaldırdı. Aynı kararda ise çocuğun iştirak nafakasını indirmedi. Karar onandı (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 22.03.2023, E. 2023/2193, K. 2023/1213).

Çocuk Büyüdükçe İştirak Nafakası Azalır mı?

Çocuk için ödenen nafakada mahkeme yalnız ödeyenin gücüne değil, çocuğun ihtiyaçlarına da bakar. Kanun, miktarın çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirleneceğini söyler (TMK m. 330). Çocuk büyüdükçe ihtiyaçları da büyüdüğü için iştirak nafakasının indirilmesi daha zordur.

Yukarıdaki dosyada ilk derece mahkemesi iştirak nafakasını indirmeyi reddederken "küçüğün bu dönem içerisinde yaşının ilerlediği, eğitim hayatının devam ettiği" gerekçesine dayandı (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 22.03.2023, E. 2023/2193, K. 2023/1213). Bakıcı ve özel okul giderleri bulunan başka bir çocuk için de bölge adliye mahkemesi "günün ekonomik koşulları, paranın alım gücü, nafakanın niteliği, müşterek çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları da dikkate alındığında" azaltma koşullarının oluşmadığına karar verdi ve bu karar onandı (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 06.04.2023, E. 2023/1490, K. 2023/1672).

Çocuk 18 yaşını doldurunca iştirak nafakası kendiliğinden sona erer; bunun için azaltma davası açmak gerekmez. Okumaya devam eden çocuğun durumunu çocuk 18 yaşına girince iştirak nafakası kesilir mi yazımızda anlattık. İştirak nafakasının nasıl belirlendiğini ise iştirak nafakası nasıl belirlenir yazımızda bulabilirsiniz.

Nafaka Alan Tarafın Durumu Değişirse

Azaltma sebebi yalnız ödeyenin yoksullaşması değildir; nafaka alanın durumunun iyileşmesi de sebep olabilir. Yoksulluk nafakası alacaklısının yoksulluğu tamamen ortadan kalkarsa nafaka kaldırılır (TMK m. 176/3). Kısmen iyileşirse azaltma gündeme gelir.

Protokolle dolar cinsinden yoksulluk nafakası bağlanan bir kadın, boşanmadan sonra annesinden kalan çok sayıda taşınmazla kira geliri elde etmeye başlamıştı. Bölge adliye mahkemesi nafakayı kaldırdı. Bu kararın gerekçesinde "asgari ücret seviyesinde gelir elde edilmesi yoksulluk nafakası bağlanmasına engel değilse de bu durumun nafaka miktarının tespitinde esas alınacağı" hususuna da yer veriliyordu. Yargıtay kararı onadı (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 04.07.2024, E. 2023/4032, K. 2024/5401). Buna göre asgari ücretle işe giren eski eşin nafakası çoğu zaman tamamen kalkmaz, ama miktarı yeniden belirlenebilir. Nafaka alanın işe girmesi, evlenmesi veya başkasıyla yaşaması konusunu nafakanın kaldırılması yazımızda ayrıntılı ele aldık. Yoksulluk nafakasının genel şartları için yoksulluk nafakası şartları yazımıza bakabilirsiniz.

Anlaşmalı Boşanma Protokolündeki Nafaka

Anlaşmalı boşanmada nafakanın miktarını hâkim değil, taraflar belirler. Hâkim protokolü onaylar. Bu nafaka da değiştirilebilir. Yargıtay'ın ifadesiyle "Nafaka iradı, tarafların yaptıkları sözleşmeye dayansa bile indirilebileceği gibi tamamen de kaldırılabilir." Ancak Daire hemen bir sınır koyuyor: "Ancak, sözleşme ile kararlaştırılmış ve hakim tarafından onaylanmış olan iradın, yasada aranan şartlar gerçekleşmeden, tamamen kaldırılmasını ya da indirilmesini istemek hakkın kötüye kullanılması mahiyetini arz eder." (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 29.09.2021, E. 2021/6536, K. 2021/6618)

Uygulamada protokol nafakasının azaltılması, sözleşmenin uyarlanması ölçütleriyle değerlendiriliyor. 2. Hukuk Dairesi şartları şöyle sayıyor: "Uyarlama talebinin kabul edilebilmesi için işlemin yapıldığı tarihteki koşulların borçludan kaynaklanmayan bir sebeple olağanüstü derecede değişmesi, bu değişimin sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmemesi ve öngörülmesinin de beklenmemesi ve ayrıca bu değişim nedeniyle gerçekleşen yeni durumun işlemin taraflarından biri için kendisinden ifasının istenmesinin dürüstlük kuralına aykırı düşecek ölçüde katlanılamaz hale gelmiş olması gereklidir." (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 08.10.2024, E. 2024/4192, K. 2024/6979). Başka bir kararda Daire aynı ilkeyi Borçlar Kanunu'ndaki uyarlama hükmüne dayandırdı: "Sözleşme yapıldığında karşılıklı edimler arasında mevcut olan denge sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle taraflardan biri aleyhine katlanamayacak derecede bozulmuşsa, taraflar artık o akitle bağlı tutulmazlar" (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 01.11.2022, E. 2022/8414, K. 2022/8689).

Bu ölçütün pratik sonucu şudur: Boşanmak için ağır bir nafaka yükünü kabul eden kişi, sonradan "zaten ödeyemeyecektim" diyemez. Sakatlık nedeniyle kariyerinin bittiğini söyleyen eski bir profesyonel sporcunun dolar cinsinden iştirak nafakasını indirme talebinde bölge adliye mahkemesi, "boşanmayı sağlayabilmek için, bilerek ve isteyerek mali gücünün üzerinde bir yükümlülüğü protokolle üstlenen kişinin, sonradan bu yükümlülüğün kaldırılması ya da azaltılması yönünde talepte bulunmasının da iyiniyet, doğruluk-dürüstlük ve sözleşmeye bağlılık ilkeleri ile bağdaşmayacağı" hususunu vurguladı ve davayı reddetti. Yargıtay kararı onadı (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 28.09.2023, E. 2023/5795, K. 2023/4288). Protokol hazırlarken bu riski göz önünde bulundurmak için anlaşmalı boşanma protokolü yazımıza bakabilirsiniz.

Dolar veya Euro Nafaka Düşürülebilir mi?

Dolar veya euro cinsinden kararlaştırılan nafakalarda kurun yükselmesi en sık ileri sürülen gerekçedir. Yargıtay bunu çoğu zaman yeterli bulmuyor. Euro cinsinden yoksulluk nafakası indirilen bir dosyada Daire, "döviz kurundaki değişiklik davacının öngöremeyeceği veya ülke bazında ön görülemeyen bir kriz nedeni ile ani bir artış şeklinde meydana gelmediği" tespitiyle indirme kararını bozdu (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 29.09.2021, E. 2021/6536, K. 2021/6618). Dolar nafakası indirilen başka bir dosyada da "nafakada uyarlama gerektirebilecek döviz kurundaki âni ve yüksek bir dalgalanmadan da bahsedilemeyeceği" tespitini yaptı; nafaka yükümlüsünün gelirinin önemli bir kısmının zaten dövizle kazanıldığını da gözetti (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 07.02.2022, E. 2021/10699, K. 2022/987).

Protokolde kur artışının öngörüldüğü yazılmışsa itiraz etmek daha da zorlaşır. Böyle bir dosyada bölge adliye mahkemesi, "protokolün imzalandığı tarih ile dava tarihi arasında ülkenin ekonomik koşullarına göre döviz kurunda meydana gelecek artışların da olabileceğinin taraflarca öngörüldüğü ve bilinebilir olduğunun kabulü gerektiği" sonucuna vardı ve Yargıtay kararı onadı (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 17.04.2024, E. 2023/362, K. 2024/2516). Dolar cinsinden yoksulluk nafakasının Türk lirasına çevrilerek indirildiği bir dosyada da Yargıtay önceki bozma kararında "yoksulluk nafakasının Türk Lirasına çevrilerek indirilmesinin doğru olmadığı" sonucuna varmıştı. Sonuçta dava reddedildi ve bu karar onandı (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 14.10.2024, E. 2023/1594, K. 2024/7296).

Azaltma Ne Zamandan Geçerli Olur?

Azaltma kararı, davanın açıldığı tarihten geçerli olacak şekilde verilir. Kararlarda bu, indirilen nafakanın "dava tarihi olan 13.05.2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere" ödenmesine hükmedilmesi şeklinde görülüyor (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 05.07.2023, E. 2023/5081, K. 2023/3784). Bu kuralın önemli bir sonucu var: Dava sürerken eski miktar üzerinden ödediğiniz fazla kısım, karar kesinleştikten sonra hesaplaşmada dikkate alınır. Nafaka alacaklısının temyiz aşamasında öldüğü bir dosyada Yargıtay, "dava tarihi ile ölüm tarihi arasındaki nafaka miktarı murisin terekesini ve dolayısıyla kadının mirasçılarını yakından ilgilendirmektedir" diyerek incelemeyi sürdürdü; indirme kabul edilirse fazla ödenen nafakanın terekenin borcu olacağını belirtti (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 07.02.2022, E. 2021/10699, K. 2022/987).

💡İpucu
Değişiklik yaşandığı anda davayı açın. Azaltma geriye, yani gelirinizin düştüğü güne kadar gitmez; dava tarihinden başlar. Beklediğiniz her ay, eski miktar üzerinden borçlanmaya devam ettiğiniz bir aydır.

Dava Sürerken Nafakayı Ödemezseniz

Azaltma davası açmak nafaka borcunu kendiliğinden askıya almaz. Mahkeme karar verene kadar mevcut ilam geçerlidir ve alacaklı icra takibine devam edebilir. Ödenmeyen nafaka için tazyik hapsi de istenebilir. Ancak kanun, bekleyen bir azaltma davası için şu imkânı tanır:

⚖️Yasal Düzenleme
İİK m. 344/2: Borçlunun, nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması halinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak, tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi bu hükmü güçlü biçimde uyguluyor. Derdest bir azaltma davası varken tazyik hapsine karar verilen dosyada Daire, "anılan nafakanın azaltılması davasının sonuca etkili olduğu ve bu nedenle bekletici mesele yapılması gerektiği" gözetilmediği için kararı bozdu (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 14.01.2025, E. 2024/6854, K. 2025/131). 2026'da verdiği başka bir kararda da "dava açılmış ise anılan nafakanın kaldırılması veya azaltılması davasının sonuca etkili olması nedeniyle bekletici mesele yapılarak sonuçlanmasının beklenmesi gerektiği hususu tartışmasızdır" dedi. Ancak o dosyada boşanma davası devam ediyor ve tedbir nafakası söz konusuydu; "ayrıca bağımsız olarak açılmış nafakanın kaldırılması veya azaltılması davasının söz konusu olmadığı" anlaşıldığından bekletme gerekmedi (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 20.01.2026, E. 2026/227, K. 2026/222).

🚨Kritik Uyarı
Azaltma davası açtınız diye ödemeyi kendi kararınızla kesmeyin. Dava reddedilirse birikmiş nafakanın tamamını faiziyle ödersiniz. Dava kabul edilse bile indirim yalnız dava tarihinden itibaren geçerlidir. Gücünüz yetiyorsa ödemeye devam edin, yetmiyorsa ödeyebildiğiniz kadarını ödeyip belgelerini saklayın.

Nafaka ödenmezse neler olacağını eski eş nafakayı ödemezse ne olur yazımızda, birikmiş nafakanın ne kadar geriye istenebileceğini nafaka zamanaşımı yazımızda anlattık.

Eski Eşle Anlaşarak Nafaka Düşürülebilir mi?

Eski eşler bazen mahkemeye gitmeden "bundan sonra daha az ödeyeceksin" diye anlaşır, hatta bunu yazıya döker. Bu anlaşma mahkeme kararını değiştirmez. Birikmiş nafaka karşılığında bir ödeme yapılmış, kalan aylar için daha düşük bir miktar kararlaştırılmıştı. İcra mahkemesi bu protokole itibar ederek icrayı geri bıraktı. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi kararı bozdu: "Kesin hükmün bağlayıcılığı ve değiştirilemeyeceği açık yasa hükmü iken; adı her ne olursa olsun haricen düzenlenmiş bir belge ile hükmün yorumlanması/değiştirilmesi kabul edilemez." Daireye göre "Taraflarca yapılacak iş mevcut protokolle somut uyuşmazlığa konu nafakanın tenkisi veya kaldırılması yönünde görevli mahkemede dava açmaktır." (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 28.03.2024, E. 2023/6110, K. 2024/3128)

Yani anlaşmanın bağlayıcı olması için mahkeme kararına dönüşmesi gerekir. Eski eşiniz azaltmayı kabul ediyorsa, bu kabulü azaltma davasında mahkemeye sunmak en güvenli yoldur. Aksi hâlde alacaklı, yıllar sonra bile eski miktar üzerinden icra takibi başlatabilir.

Mahkeme, Harç, Vekâlet Ücreti ve Temyiz

Görevli ve yetkili mahkeme: Dava aile mahkemesinde, aile mahkemesi olmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesinde açılır. Kanuna göre "Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir." (TMK m. 177). Azaltma davasında davalı nafaka alacaklısı olduğu için dava onun yerleşim yerinde açılır. Kanun metni için TMK m. 177 sayfasına bakabilirsiniz.

Dava değeri ve harç: Dava değeri olarak indirilmesi istenen miktarın yıllık tutarı gösterilir ve harç buna göre alınır. Değer dava tarihine göre belirlenir. Yargıtay, dava sürerken nafakanın artmasının bu değeri değiştirmediğini belirtti: "süreç içerisinde nafaka miktarının artmış olması dava değerini değiştirmeyeceği gibi davacı tarafından dava değeri ıslah da edilmemiştir" (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 03.11.2025, E. 2025/8818, K. 2025/9372).

Vekâlet ücreti: Davayı kaybeden taraf karşı tarafın vekâlet ücretini öder. Yargıtay, kabul edilen bir yoksulluk nafakası kaldırma davasında şu hatayı bozdu: "Davacı erkeğin yoksulluk nafakasının kaldırılması davası kabul edildiğine göre davacı erkek yararına karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nisbi vekâlet ücreti takdiri gerekirken yazılı şekilde maktu vekâlet ücretine karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir." (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 04.07.2024, E. 2023/4032, K. 2024/5401). Protokoldeki birden fazla hükmün uyarlanmasının istendiği bir davada ise "ortada tek dava bulunduğundan davalı yararına tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken" her reddedilen talep için ayrı ücrete hükmedilmesini düzelterek onadı (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 24.06.2026, E. 2026/4332, K. 2026/7175).

İstinaf ve temyiz: Kanun yoluna gidilip gidilemeyeceği, uyuşmazlık konusu nafakanın yıllık tutarına göre belirlenir. Yargıtay'a göre "Yoksulluk nafakası ve iştirak nafakasının azaltılması ya da arttırılmasına ilişkin miktarlar kesinlik açısından ayrı ayrı değerlendirilip toplam üzerinden miktar incelemesi yapılır." (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 04.04.2024, E. 2024/1624, K. 2024/2440). 7550 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra parasal sınırlarda davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır (HMK ek m. 1/2).

AYM'nin Süresiz Nafaka Kararı Etkiler mi?

Anayasa Mahkemesi 04.06.2026'da, TMK m. 175/1'deki "süresiz olarak" ibaresini iptal etti. İptal, gerekçeli kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek. Anayasa'nın 153. maddesine göre iptal kararları geriye yürümez. Bu nedenle bugün ödenen yoksulluk nafakası iptal kararıyla kendiliğinden azalmaz veya kalkmaz.

Azaltma davası ise iptal edilen hükme değil, TMK m. 176/4'e dayanır ve bu hüküm yürürlüktedir. Mali durumunuz değiştiyse yeni düzenlemeyi beklemeden azaltma davası açabilirsiniz. Kararın ayrıntıları için AYM süresiz nafaka iptal kararı, beklenen yasal düzenleme için 13. Yargı Paketi ve nafaka yazılarımıza bakabilirsiniz.

Nafaka Azaltma Dava Dilekçesi Örneği

Aşağıdaki örnek, gelir düşüşüne dayanan bir iştirak veya yoksulluk nafakası azaltma davası için hazırlanmıştır. Köşeli parantez içindeki yerleri kendi dosyanıza göre doldurun; dayandığınız her olguyu belgeyle destekleyin.

📋Örnek

NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ HÂKİMLİĞİ'NE
[İL]

DAVACI: [Ad Soyad] (TC: ...........)
ADRES: [Adres]

DAVALI: [Ad Soyad] (TC: ...........)
ADRES: [Nafaka alacaklısının adresi]

DAVA DEĞERİ: İndirilmesi istenen aylık [...] TL'nin yıllık tutarı olan [...] TL

KONU: [...] Aile Mahkemesinin [...] Esas, [...] Karar sayılı ilamıyla hükmedilen aylık [...] TL [yoksulluk/iştirak] nafakasının, dava tarihinden geçerli olmak üzere aylık [...] TL'ye indirilmesi talebidir.

AÇIKLAMALAR:

1. Davalı ile [...] Aile Mahkemesinin yukarıda anılan ilamıyla [tarih] tarihinde boşandık. Bu kararla [davalı/ortak çocuk] yararına aylık [...] TL nafakaya hükmedildi. Karar [tarih] tarihinde kesinleşti.

2. Nafakanın belirlendiği tarihte [işyeri/görev] olarak çalışıyor ve aylık [...] TL gelir elde ediyordum.

3. Kararın kesinleşmesinden sonra [işyerinin kapanması/işten çıkarılma/emeklilik/ağır hastalık] nedeniyle gelirim aylık [...] TL'ye düşmüştür. İşten ayrılmam kendi isteğimle olmamıştır; SGK hizmet dökümündeki çıkış kodu bunu göstermektedir. Bu düşüş geçici değildir.

4. [Varsa: Bu süreçte bakmakla yükümlü olduğum kişiler artmıştır / davalının geliri önemli ölçüde yükselmiştir.]

5. Tarafların mali durumlarındaki bu değişiklik karşısında nafakanın aynı miktarda ödenmeye devam etmesi hakkaniyete aykırıdır.

HUKUKİ SEBEPLER: TMK m. 4, 176, 330, 331 ve ilgili mevzuat.

DELİLLER: Boşanma ilamı ve kesinleşme şerhi, SGK hizmet dökümü, maaş bordroları, emekli aylığı belgesi, vergi kayıtları, banka hesap dökümleri, kredi ve borç belgeleri, tapu ve araç kayıtları, sağlık raporları, nüfus kayıtları, sosyal ve ekonomik durum araştırması, tanık, bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil.

SONUÇ VE İSTEM: Açıklanan nedenlerle, [...] Aile Mahkemesinin [...] Esas, [...] Karar sayılı ilamıyla hükmedilen aylık [...] TL nafakanın dava tarihinden geçerli olmak üzere aylık [...] TL'ye indirilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini saygıyla talep ederim. [Tarih] — Davacı [Ad Soyad, imza]

Yazıda Dayandığımız Yargıtay Kararları

Yazıda dayandığımız kararların tamamı oy birliğiyle verilmiştir. Künyelere tıklayarak kararların tam metnini okuyabilirsiniz.

KararKonuSonuç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 29.09.2021, E. 2021/6536, K. 2021/6618Protokolle kararlaştırılan euro nafakaŞartlar yokken indirme hakkın kötüye kullanılması; indirme bozuldu
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 07.02.2022, E. 2021/10699, K. 2022/987Protokolle dolar nafaka, kur artışıHer dava açıldığı tarihe göre; indirme bozuldu
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 01.11.2022, E. 2022/8414, K. 2022/8689Emeklilik, yeni evlilik, kur artışıGelir emekli aylığıyla sınırlı değil; indirme bozuldu
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 22.04.2015, E. 2015/5903, K. 2015/8335Yoksulluk ve iştirak nafakası indirimiCiddi olumsuz değişiklik kanıtlanamadı; bozma
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 05.07.2023, E. 2023/5081, K. 2023/3784Proje bitince gelir düşüşüGeçici değil ve kendisi sebep olmadı; dava tarihinden indirildi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 08.10.2024, E. 2024/4192, K. 2024/6979Protokoldeki okul giderleri, işten ayrılmaUyarlama şartları oluşmadı; bozma
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 28.09.2023, E. 2023/5795, K. 2023/4288Dolar iştirak nafakası, sona eren kariyerBilerek üstlenilen yük; ret onandı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 17.04.2024, E. 2023/362, K. 2024/2516Protokol kur artışını öngörmüşKur artışı öngörülebilir; ret onandı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 14.10.2024, E. 2023/1594, K. 2024/7296Dolar yoksulluk nafakasıTL'ye çevirip indirme doğru değil; ret onandı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 04.07.2024, E. 2023/4032, K. 2024/5401Alacaklı miras yoluyla zenginleştiNafaka kaldırıldı; nispi vekâlet ücreti
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 07.06.2023, E. 2023/4391, K. 2023/3067Pandemi ve şirket kredileriKredi ticari hayatın olağanı; ret onandı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 06.04.2023, E. 2023/1490, K. 2023/1672İşsizlik iddiası, çocuğun bakıcı ihtiyacıAzaltma koşulları yok; ret onandı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 22.03.2023, E. 2023/2193, K. 2023/1213Çocuk büyüdü, yeni aile ve faturalarİştirak nafakası aynı; fatura yükümlülüğü kaldırıldı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 01.10.2018, E. 2016/23828, K. 2018/10210Taşınmazların satılmasıKira gelirinin kaybı indirme sebebi değil
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 12.11.2013, E. 2013/1834, K. 2013/26011İşsizlik ve tedbir nafakasıTamamen kaldırma değil, indirme gerekçesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 14.01.2025, E. 2024/6854, K. 2025/131Tazyik hapsi ve bekleyen azaltma davasıDava bekletici mesele yapılmalı; bozma
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 20.01.2026, E. 2026/227, K. 2026/222Boşanma sürerken tedbir nafakasıBağımsız azaltma davası yoksa bekletme yok
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 28.03.2024, E. 2023/6110, K. 2024/3128Kendi aralarında yapılan nafaka protokolüMahkeme kararını değiştirmez; dava açılmalı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 04.04.2024, E. 2024/1624, K. 2024/2440Kesinlik sınırıNafakalar ayrı ayrı değerlendirilip toplamına bakılır
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 03.11.2025, E. 2025/8818, K. 2025/9372Dava değeriDava tarihindeki değer esas; sonraki artış değiştirmez
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 24.06.2026, E. 2026/4332, K. 2026/7175Protokol uyarlaması, vekâlet ücretiTek dava, tek vekâlet ücreti

Sonuç

Nafaka azaltma davasında kazanmak için iki şeyi göstermeniz gerekir. Birincisi, nafakanın belirlendiği günden bu yana mali durumda önemli ve kalıcı bir değişiklik olduğunu. İkincisi, bu değişikliğin sizin tercihinizden doğmadığını. Anlaşmalı boşanma protokolüyle üstlenilen ve dövizle kararlaştırılan nafakalarda Yargıtay daha da sıkı davranıyor ve olağanüstü, öngörülemeyen bir değişiklik arıyor.

Azaltma dava tarihinden geçerli olduğu için değişiklik yaşandığında beklemeden dava açmak, dava sürerken de ödemeye mümkün olduğunca devam etmek en güvenli yoldur. Dosyanıza göre değerlendirme için nafaka avukatı sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz. Nafakanın güncel miktarını hesaplamak için nafaka hesaplama rehberimizi kullanabilirsiniz.

Yazar Hakkında
Av. Murat Aydar

Av. Murat Aydar

Boşanma Avukatıİstanbul Barosu - Sicil No: 62459

İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.