4721 sayılı Türk Medeni Kanunu · İkinci Bölüm: Boşanma — C. Karar — V. Boşanmada tazminat ve nafaka

TMK Madde 174: Maddî ve Manevî Tazminat

İkinci Kitap: Aile Hukuku › Birinci Kısım: Evlilik Hukuku › İkinci Bölüm: Boşanma — C. Karar — V. Boşanmada tazminat ve nafaka

Hazırlayan: Av. Murat Aydar6 yüksek mahkeme kararıYürürlükteki metinGüncelleme: 24.09.2026

Kısa cevap · TMK 174

TMK 174 boşanmanın iki ayrı tazminatını düzenler. Maddî tazminat için mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan talepte bulunması gerekir. Manevî tazminat ise boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafa tanınmıştır. TMK 175 uyarınca yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla diğer taraftan malî gücü oranında nafaka isteyebilir; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna göre yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür ve eğitim gibi zorunlu harcamaları karşılayacak geliri olmayan kişi yoksul sayılır; ancak Daire, asgari ücretli çalışmada dahi TAKBİS ve SGK kayıtlarıyla etraflı araştırma yapılmasını ve tarafların gelirlerinin denk olup olmadığının tespitini aramaktadır. TMK 176 ödeme biçimini düzenler: maddî tazminat ve yoksulluk nafakası toptan veya irat biçiminde ödenebilirken manevî tazminat irat biçiminde ödenemez.

Bu sayfada neler var? (12 bölüm)
  1. TMK 174 madde metni
  2. Değişiklik geçmişi
  3. TMK 174: İki Ayrı Tazminat, İki Ayrı Koşul
  4. TMK 175: Yoksulluk Nafakasının Üç Koşulu
  5. Asgari Ücret, Denk Gelir ve Araştırma Standardı
  6. TMK 176: Ödeme Biçimi, Kalkma ve Süresiz İbaresi
  7. TMK 174 Yargıtay kararları
  8. TMK 174 Anayasa Mahkemesi kararları
  9. TMK 174 ile ilgili maddeler
  10. Uygulamada dikkat edilecekler
  11. Konuyla ilgili yazılar
  12. Sıkça sorulan sorular

Temel kavramlar

Maddî tazminat
TMK 174/1: boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen tarafa tanınan tazminat.
Beklenen menfaat
Evliliğin sürmesi hâlinde elde edilecek olan ve boşanmayla kaybedilen yarar.
Daha az kusurlu taraf
TMK 174/1'in davacı sıfatı ölçütü. Kusursuz veya karşı taraftan daha az kusurlu olmak gerekir.
Manevî tazminat
TMK 174/2: boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafa ödenen para.
Hakkaniyet ilkesi
TMK 4 ile TBK 50-51: tazminat miktarının takdirinde uygulanan ölçü.
Yoksulluk nafakası
TMK 175: boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafa, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla bağlanan nafaka.
Yoksulluk ölçütü
Yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür ve eğitim gibi zorunlu harcamaları karşılayacak düzeyde gelirin bulunmaması.
Gelirlerin denkliği
Tarafların gelirleri denk ise yoksulluk nafakası koşullarının oluşmadığı sonucuna varılabilir.
Düzenli ve sürekli gelir
Yoksulluk değerlendirmesinde aranan nitelik. Arızî veya yevmiyeli çalışma bu niteliği taşımayabilir.
İrat biçiminde ödeme
TMK 176/1: tazminat veya nafakanın dönemsel ödemelerle yerine getirilmesi.
Toptan ödeme
TMK 176/1: maddî tazminat ve yoksulluk nafakasının bir defada ödenmesi.
İradın kendiliğinden kalkması
TMK 176/3: alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü hâlinde iradın ayrı karara gerek olmaksızın son bulması.

Bir bakışta TMK 174

KonuKuralDayanak
Maddî tazminatMevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir.TMK m. 174/1
Manevî tazminatBoşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan uygun miktarda para isteyebilir.TMK m. 174/2
Miktarın takdiriTarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur dereceleri, paranın alım gücü ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaatin kapsamı gözetilir; hakkaniyet ilkesi uygulanır.TMK m. 4; TBK m. 50-51; 2. HD 04.11.2025
Yoksulluk nafakasıBoşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında nafaka isteyebilir.TMK m. 175
Yükümlünün kusuruNafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.TMK m. 175/2
Yoksulluk tanımıYeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür ve eğitim gibi zorunlu harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayan kişi yoksul kabul edilir.HGK 04.10.2022
Araştırma standardıTarafların sosyal ve ekonomik durumları TAKBİS ve SGK kayıtları da dikkate alınarak etraflıca araştırılmalı; gelirin düzenli ve sürekli olup olmadığı tespit edilmelidir.2. HD 04.11.2025
Gelirlerin denkliğiTarafların gelirlerinin denk olup olmadığı tespit edilerek yoksulluk nafakası koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmelidir.2. HD 27.04.2026
Ödeme biçimiMaddî tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir.TMK m. 176/1
Manevî tazminatManevî tazminatın irat biçiminde ödenmesine karar verilemez.TMK m. 176/2
Toptan ödeme değerlendirmesiTarafların isteği, ekonomik ve sosyal durumları, yaşları, evlilik süresi ve ortak çocuk bulunup bulunmaması gözetilerek toptan ödeme ihtimali değerlendirilmelidir.2. HD 03.12.2025
Kendiliğinden kalkmaİrat biçiminde ödenen maddî tazminat veya nafaka, alacaklının yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar.TMK m. 176/3
Kararla kaldırmaAlacaklının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde irat mahkeme kararıyla kaldırılır.TMK m. 176/3
Artırım ve azaltmaTarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılmasına veya azaltılmasına karar verilebilir.TMK m. 176/4
Gelecek yıllarHâkim, istem hâlinde iradın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.TMK m. 176/5

TMK 174 madde metni

Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › Birinci Kısım: Evlilik Hukuku · İkinci Bölüm: Boşanma — C. Karar — V. Boşanmada tazminat ve nafaka

Maddî ve manevî tazminatMadde 174

  1. (1)Üç unsur aranır: menfaatin boşanma yüzünden zedelenmesi, davacının kusursuz veya daha az kusurlu olması ve davalının kusurlu olması. Eşit kusur hâlinde maddî tazminata hükmedilemez.Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir.
  2. (2)Manevî tazminatın koşulu menfaat zedelenmesi değil kişilik hakkının saldırıya uğramasıdır. Olağan bir boşanmanın doğurduğu üzüntü tek başına yeterli sayılmaz.Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.

Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr. Fıkra numaraları okumayı kolaylaştırmak için eklenmiştir.

Değişiklik geçmişi

TarihKaynakDeğişiklik
22.11.20014721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002)TMK 174, 175 ve 176, Kanunun ilk metninden bu yana hiç değiştirilmemiştir. TMK 175'in birinci fıkrasındaki "süresiz olarak" ibaresi yıllar içinde dört ayrı kez Anayasa Mahkemesi önüne gelmiş; 2009 ve 2012 tarihli kararlarda esastan ret, 2015 ve 2025 tarihli kararlarda ise usul gerekçeleriyle ret sonucuna varılmıştır. 04.06.2026 tarihinde bu ibarenin iptaline karar verildiği ve yürürlüğün dokuz ay ertelendiği açıklanmıştır; ancak bu sayfanın güncellendiği tarih itibarıyla gerekçeli karar Resmî Gazete'de yayımlanmamış, mevzuat.gov.tr konsolide metninde ibare aynen durmaktadır. Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca iptal, kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte hüküm doğurur ve iptal kararları geriye yürümez.

TMK 174: İki Ayrı Tazminat, İki Ayrı Koşul

Boşanmanın parasal sonuçlarının ilk ayağı tazminattır ve kanun maddî ile manevî tazminatı birbirinden farklı koşullara bağlamıştır.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 174 — Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir.
Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.
Maddî tazminatManevî tazminat
Korunan değerMevcut veya beklenen menfaatKişilik hakkı
DavacıKusursuz veya daha az kusurlu tarafKişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf
DavalıKusurlu tarafKusurlu taraf
Ödeme biçimiToptan veya iratİrat biçiminde ödenemez (TMK 176/2)
⚠️Dikkat
Her iki tazminatta da karşı tarafın kusurlu olması şarttır. Maddî tazminatta ayrıca davacının kusursuz veya daha az kusurlu olması aranır; tarafların eşit kusurlu sayıldığı dosyalarda maddî tazminat koşulu gerçekleşmez.

Miktar nasıl belirlenir? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ölçütleri sabit bir cümleyle sıralar: tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaatin kapsamı. Bunlar gözetilmeden belirlenen miktar, TMK 4'teki hakkaniyet ilkesi ile TBK 50 ve 51 uyarınca bozma sebebi olur.

Bir dosyada Daire, kadın yararına takdir edilen maddî tazminatı bu ölçütler karşısında az bularak daha uygun miktarda tazminat takdiri gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay 2. HD, 04.11.2025, E. 2025/1889, K. 2025/9455, oy birliğiyle). Başka bir dosyada ise hem maddî hem manevî tazminatın az olduğu saptanmıştır (Yargıtay 2. HD, 03.12.2025, E. 2025/2930, K. 2025/10567, oy birliğiyle).

💡İpucu
Tazminat talebini rakamla değil gerekçeyle kurun: evlilik süresi, davacının evlilik nedeniyle bıraktığı iş veya eğitim, karşı tarafın gelir düzeyi ve kusurun ağırlığı ayrı ayrı anlatılmalı ve her biri delillendirilmelidir.

TMK 175: Yoksulluk Nafakasının Üç Koşulu

Yoksulluk nafakası tazminattan bağımsızdır ve kendi koşullarına sahiptir.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 175 — Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.
Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.
Koşulİçeriği
Yoksulluğa düşmeBoşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olmak
Kusur karşılaştırmasıDavacının kusurunun daha ağır olmaması
Malî güçNafakanın, yükümlünün malî gücü oranında belirlenmesi
Yükümlünün kusuruAranmaz (TMK 175/2)
⚠️Dikkat
İki ayrı kusur kuralını karıştırmayın. Maddî tazminatta davalının kusurlu olması şarttır; yoksulluk nafakasında ise yükümlünün kusuru aranmaz. Yoksulluk nafakasında bakılan tek kusur ölçütü, davacının kusurunun daha ağır olmamasıdır.

"Yoksulluk" nedir? Kanunda tanım yoktur; ölçüt içtihatla kurulmuştur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, yerleşik kararlarına dayanarak tanımı şöyle vermiştir: yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür, eğitim gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanlar yoksul kabul edilir (Yargıtay HGK, 04.10.2022, E. 2019/807, K. 2022/1221, oy çokluğuyla).

Geçimini kendi malî kaynakları ve çalışma gücüyle sağlama imkânından yoksun olan taraf yoksul kabul edilir; yoksulluk değerlendirmesi zorunlu ve gerekli harcamaları karşılayacak gelirin bulunup bulunmamasına göre yapılır.

Uygulama alanı sınırlıdır. Anayasa Mahkemesi, TMK 175'in ancak boşanma davasında ya da TMK 178'deki bir yıllık süre içinde açılan bağımsız nafaka davasında uygulanabileceğini; nafakanın artırılması veya kaldırılması davalarında uygulanacak kural olmadığını belirtmiştir. Bu nedenle artırım veya kaldırma davasında yapılan Anayasa'ya aykırılık başvuruları yetkisizlik nedeniyle reddedilmektedir.

Asgari Ücret, Denk Gelir ve Araştırma Standardı

"Asgari ücret yoksulluktan kurtarmaz" cümlesi uygulamada çok sık kullanılır; ancak Yargıtay bunu mekanik bir kural olarak uygulamamaktadır.

Eksik araştırma bozma sebebidir. Bir dosyada ilk derece mahkemesi, kadının asgari ücretle işçi olarak çalıştığını ve asgari ücret seviyesindeki gelirin kişiyi yoksulluktan kurtarmayacağını belirterek nafakaya hükmetmiş; bölge adliye mahkemesi de bunu yerinde bulmuştu. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ise dosyadaki kayıtlara dikkat çekti: sosyal ve ekonomik durum araştırmasında kadının çalıştığı ve sosyal güvencesi bulunduğu, adına kayıtlı tarla ile TAKBİS sisteminden yapılan araştırmada iki adet taşınmazının bulunduğu anlaşılmaktaydı. Daire, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının TAKBİS ve SGK kayıtları da dikkate alınmak suretiyle etraflıca araştırılmasını ve kadının sürekli ve düzenli bir gelirinin olup olmadığının tespitini isteyerek kararı bozdu (Yargıtay 2. HD, 04.11.2025, E. 2025/1889, K. 2025/9455, oy birliğiyle).

Belirleyici olan gelir farkıdır. Daha yeni bir kararda Daire, yoksulluk nafakası koşullarının değerlendirilmesinde araştırılacak hususları sıralamıştır: taraflar çalışıyorsa güncel maaşları, elde edilen gelirin düzenli ve sürekli olup olmadığı ve tarafların gelirlerinin denk olup olmadığı. Bu araştırma yapılmadan nafakaya hükmedilmesi eksik inceleme sayılmıştır (Yargıtay 2. HD, 27.04.2026, E. 2025/9088, K. 2026/4602, oy birliğiyle).

⚠️Dikkat
Bu iki karar birlikte okunduğunda ortaya çıkan kural şudur: yoksulluk, mutlak bir gelir eşiğiyle değil tarafların karşılaştırmalı durumuyla belirlenir. Gelirler denk ise nafaka koşulu oluşmaz; asgari ücretle çalışmak ise tek başına ne nafakayı garanti eder ne de engeller.
OlguTek başına sonucu belirler mi?
Asgari ücretle çalışmakHayır — malvarlığı ve düzenlilik araştırılır
Adına kayıtlı taşınmaz bulunmasıAraştırılması zorunlu; tek başına yeterli değil
Gelirin arızî veya yevmiyeli olmasıDüzenli ve sürekli gelir sayılmayabilir
Tarafların gelirlerinin denk olmasıNafaka koşulunun oluşmadığı sonucuna götürebilir
💡İpucu
Hangi tarafta olursanız olun dosyaya SGK hizmet dökümü, TAKBİS taşınmaz sorgusu, güncel maaş bordrosu ve kira giderine ilişkin belgeleri koydurun. Yargıtay bu kayıtların getirtilmemesini eksik inceleme saymaktadır.

TMK 176: Ödeme Biçimi, Kalkma ve Süresiz İbaresi

Son madde, tazminat ve nafakanın nasıl ödeneceğini ve ne zaman sona ereceğini düzenler.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 176 — Maddî tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir.
Manevî tazminatın irat biçiminde ödenmesine karar verilemez.
İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır.
Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
Hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.

Toptan ödeme ihmal edilmemeli. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yoksulluk nafakasının toptan ya da irat biçiminde ödenmesine karar verilebilmesi için tarafların isteği, ekonomik ve sosyal durumları ile ödeme gücünün göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtmiştir. Somut olayda kadının boşanmakla yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiş olmakla birlikte tarafların ekonomik ve sosyal durumu, yaşları, evlilik süresi ve ortak çocuklarının bulunmayışı dikkate alındığında irat şeklinde nafakaya hükmedilmesini kanunun amacına uygun bulmamış; TMK 176/1 uyarınca bir defaya mahsus toptan ödeme ihtimalinin değerlendirilmemesini bozma sebebi saymıştır (Yargıtay 2. HD, 03.12.2025, E. 2025/2930, K. 2025/10567, oy birliğiyle).

⚠️Dikkat
Üçüncü fıkrada iki ayrı mekanizma vardır. Kendiliğinden kalkma: alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü. Mahkeme kararıyla kaldırma: fiilen evliymiş gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürme. Birinci grupta dava açılmasına gerek yoktur; ikinci grupta karar şarttır.

“Süresiz olarak” ibaresinin durumu. TMK 175/1'deki bu ibare Anayasa Mahkemesi önüne dört kez gelmiştir. 2009 tarihli kararda TMK 175/1 yönünden yetkisizlik nedeniyle ret verilirken TMK 176/4 yönünden esastan ret sonucuna varılmış; kararda hâkimin TMK 1 ve 4 uyarınca, borçlunun kusuru olmaksızın yoksullaşması hâlinde nafakayı tamamen kaldırabileceği belirtilmiştir. 2012 tarihli kararda ibare esastan reddedilmiş ve diğer koruyucu hükümler gözetildiğinde düzenlemenin hiçbir zaman ömür boyu ödeme anlamına gelmediği vurgulanmıştır. 2015 ve 2025 tarihli kararlarda ise usul gerekçeleriyle (on yıllık yeniden başvuru yasağı ve yetkisizlik) esasa girilmemiştir.

⚠️Dikkat
04.06.2026 tarihinde bu ibarenin iptaline karar verildiği ve yürürlüğün dokuz ay ertelendiği açıklanmıştır. Ancak bu sayfanın güncellendiği tarih itibarıyla gerekçeli karar Resmî Gazete'de yayımlanmamıştır; mevzuat.gov.tr konsolide metninde ibare aynen durmaktadır. Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca iptal, kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte hüküm doğurur ve erteleme süresi de yayımdan işlemeye başlar. Dolayısıyla mevcut nafakalar kendiliğinden kesilmez; iptal kararları ayrıca geriye yürümez.
💡İpucu
Ödeyen taraftaysanız iptali beklemek yerine bugün işleyen yolları kullanın: TMK 176/3 uyarınca yoksulluğun ortadan kalkması veya fiilen evliymiş gibi yaşama sebebine dayalı kaldırma davası, TMK 176/4 uyarınca azaltma davası ve Anayasa Mahkemesinin 2009 tarihli kararında işaret ettiği TMK 1 ve 4 değerlendirmesi.

Nafakanın icrası, zamanaşımı ve tazyik hapsi gibi sonraki aşamalar için bkz. TMK 167-169 ile boşanma sonrası nafaka yazıları.

TMK 174 Yargıtay kararları

Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 4 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve ilgili oldukları fıkraya göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları bulundukları grubun başında yer alır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.

Karar seçimi hakkında

TMK 174-176'yı doğrudan yorumlayan bir içtihadı birleştirme kararına rastlanmamıştır. Kartlar üç eksende seçilmiştir: yoksulluk kavramının tanımı (Hukuk Genel Kurulunun 2022 tarihli kararı), yoksulluğun nasıl araştırılacağı (2025 ve 2026 tarihli iki karar) ve ödeme biçimi (2025 tarihli toptan ödeme kararı). Yargıtay kararlarının üçü oy birliğiyle, Hukuk Genel Kurulu kararı ise OY ÇOKLUĞUYLA alınmıştır; bu ayrım kart notunda gösterilmiştir. Onama ve bozma karışık olan kararlarda hangi bölümün kim yararına bozulduğu ayrıca yazılmıştır. Anayasa Mahkemesi kartlarından 2009 tarihli olanı TMK 176/4 yönünden esastan ret, 2025 tarihli olanı ise ilk inceleme aşamasında yetkisizlik kararıdır; hiçbiri iptal kararı değildir. TMK 175/1'deki ibarenin iptaline ilişkin 04.06.2026 tarihli gelişme, gerekçeli karar Resmî Gazete'de yayımlanmadığı için esas ve karar numarası verilmeksizin ve ibarenin hâlen yürürlükte olduğu belirtilerek aktarılmıştır.

TMK 174/1 ile ilgili Yargıtay kararları

TMK 174/1 · Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

TMK 175'teki yoksulluğa düşecek kavramı kanunda tanımlanmadığından içtihatla belirlenmiştir: yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür ve eğitim gibi zorunlu ve gerekli harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanlar yoksul kabul edilir

Olay: Karşılıklı boşanma davasında verilen hüküm temyiz edilmiş; Özel Daire yoksulluk nafakası ve velayet yönünden bozma kararı vermiştir. Mahkeme velayete ilişkin bozmaya uymuş, yoksulluk nafakası yönünden ise direnmiştir. Direnme gerekçesinde kadının fabrikada çalıştığı kabul edilse dahi tanık anlatımlarına göre düzenli ve sürekli bir gelirinin bulunmadığı, iş durumuna göre çağrıldığı ve çağrıldığında yevmiye usulüyle çalıştırıldığı belirtilmiştir.

Karar: Hukuk Genel Kurulu, önündeki uyuşmazlığı kadın eş yararına TMK 175'te yer alan yoksulluk nafakası koşullarının oluşup oluşmadığı yönünde kurulan hükmün yeterli nitelikte inceleme ve araştırmayı kapsayıp kapsamadığı noktasında toplamıştır. TMK 175'i metniyle aktardıktan sonra maddede geçen yoksulluğa düşecek kavramı bakımından yasal bir tanımlama bulunmadığını, bu hususun uygulamada kurallara bağlandığını belirtmiştir. Kendi yerleşik kararlarına atıfla, yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür ve eğitim gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların yoksul kabul edilmesi gerektiğinin benimsendiğini; başka bir ifadeyle geçimini kendi malî kaynakları ve çalışma gücüyle sağlama imkânından yoksun olan tarafın yoksul sayıldığını açıklamıştır. Bu çerçevede yapılan değerlendirme sonunda direnme kararı Özel Daire bozma kararında açıklanan gerekçelerle oy çokluğuyla bozulmuştur.

yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür, eğitim gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların yoksul kabul edilmesi gerektiği benimsenmiştir.

Ne anlama geliyor?

Yoksulluk, zorunlu harcamaları karşılayacak gelirin bulunmamasıdır.

Not: Karar OY ÇOKLUĞUYLA alınmıştır; karşı oyda yapılan araştırmanın yeterli olduğu ve direnmenin uygun bulunması gerektiği görüşü savunulmuştur. Yoksulluk tanımı için Hukuk Genel Kurulunun 07.10.1998 tarihli ve E. 1998/2-656, K. 1998/688; 16.05.2007 tarihli ve E. 2007/2-275, K. 2007/275; 20.06.2019 tarihli ve E. 2017/2-2424, K. 2019/751 sayılı kararlarına atıf yapılmıştır. Yetim aylığına ilişkin değerlendirme KARŞI OYDA yer alır. Kişi, çocuk ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 174/1 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Asgari ücretle çalışıldığı gerekçesiyle yoksulluk nafakasına hükmedilmesi yeterli değildir; tarafların sosyal ve ekonomik durumları TAKBİS ve SGK kayıtları da dikkate alınarak etraflıca araştırılmalı ve gelirin sürekli ve düzenli olup olmadığı tespit edilmelidir

Olay: Karşılıklı boşanma davasında ilk derece mahkemesi, kadının asgari ücretle işçi olarak çalıştığını ve asgari ücret seviyesindeki gelirin kişiyi yoksulluktan kurtarmayacağını belirterek kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmetmiştir. Bölge adliye mahkemesi de kadının herhangi bir geliri ve malvarlığı bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği ve ağır kusurlu olmadığı gerekçesiyle bunu isabetli bulmuştur. Oysa dosyadaki araştırma tutanaklarında kadının sosyal güvencesiyle çalıştığı, adına kayıtlı tarla bulunduğu ve TAKBİS sorgusunda iki adet taşınmazının olduğu, erkeğin ise gelirinin tespit edilemediği anlaşılmaktaydı.

Karar: Daire, yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için nafaka talep edenin boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğinin belirlenmesi gerektiğini vurgulamış; dosyadaki sosyal ve ekonomik durum araştırma tutanakları, sosyal inceleme raporu ve TAKBİS kayıtlarındaki verilerle bölge adliye mahkemesinin kadının hiçbir geliri ve malvarlığı bulunmadığı yönündeki kabulünün bağdaşmadığını saptamıştır. Karşı tarafın iddiaları da gözetilerek mahkemece yeniden usulünce tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının TAKBİS ve SGK kayıtları da dikkate alınmak suretiyle etraflıca araştırılması ve kadının sürekli ve düzenli bir gelirinin olup olmadığının tespiti gerektiğine karar vermiştir. Aynı kararda kadın yararına takdir edilen maddî tazminatın, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur dereceleri, paranın alım gücü ile ihlâl edilen menfaat karşısında az olduğu belirtilerek TMK 4 ile TBK 50 ve 51 uyarınca daha uygun miktarda tazminat takdiri gerektiği saptanmıştır. Karar maddî tazminatın miktarı yönünden kadın, yoksulluk nafakası yönünden erkek yararına oy birliğiyle bozulmuştur.

Mahkemesince yeniden usulünce tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının, TAKBİS ve SGK kayıtları da dikkate alınmak suretiyle etraflıca araştırılarak, kadının sürekli ve düzenli bir gelirinin olup olmadığının, hali hazırda çalıştığının tespiti

Ne anlama geliyor?

Asgari ücret cümlesi, malvarlığı ve düzenlilik araştırmasının yerine geçmez.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE alınmıştır ve kısmen bozma, kısmen onama biçimindedir. Asgari ücret seviyesindeki gelirin yoksulluktan kurtarmayacağı değerlendirmesi İLK DERECE MAHKEMESİNE, kadının hiçbir geliri ve malvarlığı bulunmadığı kabulü BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNE aittir; Daire her ikisini de eksik inceleme saymıştır. Erkeğin kirada oturduğuna ilişkin beyanlar TEMYİZ DİLEKÇESİNDEKİ İDDİALARDIR. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 174/1 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Yoksulluk nafakası koşullarının değerlendirilmesinde tarafların güncel maaşları, elde edilen gelirin düzenli ve sürekli olup olmadığı ve tarafların gelirlerinin denk olup olmadığı tespit edilmelidir; bu araştırma yapılmadan nafakaya hükmedilmesi eksik incelemedir

Olay: Karşılıklı boşanma davasında bölge adliye mahkemesi, kadının yoksulluğa düşeceği gerekçesiyle kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmetmiştir. Oysa ekonomik ve sosyal durum araştırma tutanağına göre kadının belirtilen adreste bulunmadığı tespit edilmiş, SGK sorgulamasında kayda rastlanılmadığı belirtilmiştir. Dosyada kadının bir dönem çalıştığı, belli bir dönemden sonra ise çalışmadığına ilişkin çelişkili beyanlar bulunmaktadır.

Karar: Daire, yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için nafaka talep edenin boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğinin belirlenmesi gerektiğini belirtmiş; dosyadaki adres ve SGK kayıtlarıyla çelişkili beyanları değerlendirerek yapılması gerekeni sıralamıştır: tüm dosya kapsamı dikkate alınarak tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının etraflıca araştırılması, taraflar çalışıyorsa güncel maaşlarının, elde edilen gelirlerin düzenli ve sürekli olup olmadığının ve tarafların gelirlerinin denk olup olmadığının tespit edilmesi. Bu araştırma yapılmadan hüküm kurulmasını eksik inceleme sayarak kararı yoksulluk nafakası yönünden oy birliğiyle bozmuştur.

tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının etraflıca araştırılarak, taraflar çalışıyorsa güncel maaşları, kadının elde ettiği gelirler var ise düzenli ve sürekli olup olmadığı, tarafların gelirlerinin denk olup olmadığı tespit edilerek yoksulluk nafakası koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi

Ne anlama geliyor?

Yoksulluk mutlak bir eşikle değil, gelir farkıyla ölçülür.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE alınmıştır ve kısmen bozma, kısmen onama biçimindedir. Kararın ikinci bozma sebebi ortak çocukla kişisel ilişkiye ilişkindir; bu sayfanın konusu dışında olduğu ve çocuğa ilişkin hassas bilgiler içerdiği için aktarılmamıştır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 174/1 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

TMK 176/1 uyarınca yoksulluk nafakasının toptan veya irat biçiminde ödenmesine karar verilebilmesi için tarafların isteği, ekonomik ve sosyal durumları ile ödeme gücü gözetilmelidir; somut olayda toptan ödeme ihtimalinin değerlendirilmemesi bozma sebebidir

Olay: Karşılıklı boşanma davasında kadın yararına irat biçiminde yoksulluk nafakasına hükmedilmiş; ayrıca maddî ve manevî tazminata karar verilmiş, bir celsede erkeğin ekonomik durumu gözetilerek kadın yararına hükmedilmiş tedbir nafakası kaldırılmıştır. Hüküm taraf vekillerince kusur belirlemesi, tazminatlar, yoksulluk nafakası ve tedbir nafakası yönlerinden temyiz edilmiştir.

Karar: Daire, yoksulluk nafakasına hükmedebilmek için nafaka talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerektiğini ve nafaka yükümlüsünün kusurunun aranmadığını belirtmiş; TMK 176/1 uyarınca yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebileceğini, bunun için tarafların isteği, ekonomik ve sosyal durumları ile ödeme gücünün göz önünde bulundurulması gerektiğini vurgulamıştır. Somut olayda kadının boşanmakla yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiş olmakla birlikte tarafların ekonomik ve sosyal durumu, yaşları, evlilik süresi ve ortak çocuklarının bulunmayışı dikkate alındığında irat şeklinde nafakaya hükmedilmesini kanunun amacına uygun bulmamış; hâkimin takdir yetkisi çerçevesinde bir defaya mahsus toptan ödeme ihtimalinin değerlendirilmemesini doğru görmemiştir. Aynı kararda TMK 169 uyarınca tedbir nafakasının kaldırılması ile maddî ve manevî tazminat miktarları da bozma sebebi sayılmıştır.

Yoksulluk nafakasının toptan ya da irat biçiminde ödenebilmesine karar verilebilmesi için, tarafların isteği, ekonomik ve sosyal durumları ile ödeme gücünün göz önünde bulundurulması gerektiği de açıktır.

Ne anlama geliyor?

Kısa evlilik ve çocuk yokluğu, toptan ödemeyi gündeme getirir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE alınmıştır ve kısmen bozma, kısmen onama biçimindedir. Yoksulluk nafakasının ödeme şekline ilişkin bozma erkek yararına, tedbir nafakası ile tazminatlara ilişkin bozmalar kadın yararınadır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 174 Anayasa Mahkemesi kararları

TMK 174/1 · Anayasa Mahkemesi

TMK 176/4 Anayasa'ya aykırı bulunmamış; kararda fıkrada kaldırma sözcüğü yer almasa da hâkimin TMK 1 ve 4 uyarınca, borçlunun kusuru olmaksızın yoksullaşması hâlinde nafakayı tamamen kaldırabileceği belirtilmiştir

Başvuruda TMK 175'in birinci ve 176'nın dördüncü fıkralarının Anayasa'nın 2. maddesine aykırılığı ileri sürülmüştür. Anayasa Mahkemesi TMK 175/1 yönünden yetkisizlik nedeniyle ret sonucuna varmış; TMK 176/4 yönünden ise esastan ret kararı vermiştir. Kararın gerekçesinde, fıkrada iradın artırılması veya azaltılmasından söz edilip kaldırmanın ayrıca yazılmamış olmasının bir eksiklik oluşturmadığı; hâkimin Türk Medeni Kanununun 1 ve 4. maddelerindeki yetkilerini kullanarak, nafaka borçlusunun kendi kusuru olmaksızın yoksullaşması gibi hâllerde nafakayı tamamen kaldırabileceği belirtilmiştir. Bu değerlendirme, süresiz nafaka tartışmasından bağımsız olarak bugün de geçerlidir ve ödeyen taraf bakımından işlevini korumaktadır.

Karardan alıntı (aç)

nafaka borçlusunun kendi kusuru bulunmaksızın yoksulluğa düşmesi halinde, hâkim Yasa metninde açıkça belirtilmese dahi Türk Medenî Kanunu'nun 1. maddesine göre yoksulluk nafakasının koşulları ve kabul ediliş amacını göz önünde bulundurarak, nafakanın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 176. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince tamamen kaldırılmasına da karar verebilecektir.

Not: Kararın HÜKÜM FIKRASI, TMK 176'nın dördüncü fıkrasının Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine ilişkindir ve OY BİRLİĞİYLE alınmıştır. Beş üye bu sonuca FARKLI (DEĞİŞİK) GEREKÇEYLE katılmıştır; bu bir karşı oy DEĞİLDİR. TMK 175/1'e yönelik istem ise ilk inceleme aşamasında karara bağlanmıştır. Karar, TMK 175/1'deki ibarenin iptaline ilişkin 2026 tarihli gelişmeden etkilenmez; TMK 176/4 yürürlüktedir.

Anayasa Mahkemesi, 25.06.2009, E. 2005/56, K. 2009/94 · RG 26.11.2009, S. 27418 (mükerrer) · tam metin

TMK 174/1 · Anayasa Mahkemesi

TMK 175/1'deki süresiz olarak ibaresi ancak boşanma davasında veya TMK 178'deki bir yıllık süre içinde açılan bağımsız nafaka davasında uygulanabilir; nafakanın artırılması veya kaldırılması davasında uygulanacak kural olmadığından itiraz başvurusu yetkisizlik nedeniyle reddedilmiştir

Bir aile mahkemesi, TMK 175'in birinci fıkrasındaki süresiz olarak ibaresinin Anayasa'nın 2., 10., 20., 35. ve 41. maddelerine aykırılığını ileri sürerek iptalini istemiştir. Anayasa Mahkemesi ilk incelemede uygulanacak kural sorununu ele almış ve söz konusu ibarenin bakılmakta olan davada uygulanma imkânı bulunmadığı sonucuna varmıştır. Karara göre TMK 175 hükmü ancak boşanma davası içinde ya da TMK 178'de öngörülen bir yıllık süre içinde açılacak bağımsız nafaka davasında uygulanabilir; buna karşılık nafakanın artırılması veya kaldırılması istemiyle açılan davalarda uygulanacak kural değildir. Bu nedenle başvuru, başvuran mahkemenin yetkisizliği nedeniyle oy birliğiyle reddedilmiştir.

İtiraz konusu kuralın da yer aldığı 175. maddenin ise boşanma davası ya da 178. maddeye göre bir yıllık süre içinde bağımsız olarak açılabilecek bir yoksulluk nafakası davasında uygulanabileceği açıktır.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE alınmıştır ve İLK İNCELEME aşamasında usul gerekçesiyle verilmiştir; ibarenin Anayasa'ya uygunluğu esastan incelenmemiştir. Bu karar, artırım veya kaldırma davası görülürken yapılan Anayasa'ya aykırılık başvurularının neden sonuç vermediğini açıklar. Başvuran mahkemenin adı aktarılmamıştır.

Anayasa Mahkemesi, 27.03.2025, E. 2025/91, K. 2025/82 · Karar tarihi 27.03.2025; Resmî Gazete'de yayımlanmamış, tebliğ edilmiştir · tam metin

TMK 174 ile ilgili maddeler

Uygulamada dikkat edilecekler

Pratik notlar

  1. 1.Maddî ve manevî tazminat taleplerini ayrı ayrı ve ayrı gerekçelerle kurun.
  2. 2.Maddî tazminatta davacının kusursuz veya daha az kusurlu olduğunu ortaya koyun; eşit kusurda koşul oluşmaz.
  3. 3.Manevî tazminatta kişilik hakkına yönelen saldırıyı somutlaştırın.
  4. 4.Tazminat miktarını ekonomik durum, kusur derecesi, paranın alım gücü ve zedelenen menfaat başlıklarıyla gerekçelendirin.
  5. 5.Yoksulluk nafakasında yükümlünün kusurunun aranmadığını, davacının kusurunun daha ağır olmaması gerektiğini ayırt edin.
  6. 6.Yoksulluk iddiasını zorunlu harcama kalemleriyle anlatın: barınma, sağlık, ulaşım, eğitim.
  7. 7.Dosyaya SGK hizmet dökümü ve TAKBİS taşınmaz sorgusu getirtilmesini talep edin.
  8. 8.Gelirin düzenli ve sürekli olup olmadığını tanık ve kayıtlarla ortaya koyun.
  9. 9.Karşı taraftaysanız tarafların gelirlerinin denk olduğunu göstermeye odaklanın.
  10. 10.Asgari ücret cümlesine tek başına dayanmayın; Yargıtay bunu yeterli saymamaktadır.
  11. 11.Kısa süren ve ortak çocuğu bulunmayan evliliklerde toptan ödeme talebini gündeme getirin.
  12. 12.Manevî tazminatın irat biçiminde ödenemeyeceğini gözetin.
  13. 13.İradın kendiliğinden kalktığı hâller ile mahkeme kararıyla kaldırıldığı hâlleri ayırın.
  14. 14.Ödeyen taraftaysanız TMK 176/3 kaldırma ve 176/4 azaltma yollarını değerlendirin.
  15. 15.Süresiz ibaresine ilişkin iptalin Resmî Gazete'de yayımlanmadan hüküm doğurmayacağını müvekkile açıklayın.

Konuyla ilgili yazılar

Sıkça Sorulan Sorular

TMK 174/1 uyarınca mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.