4721 sayılı Türk Medeni Kanunu · İkinci Bölüm: Boşanma — C. Karar — V. Boşanmada tazminat ve nafaka

TMK Madde 177: Nafaka Davalarında Yetki

İkinci Kitap: Aile Hukuku › Birinci Kısım: Evlilik Hukuku › İkinci Bölüm: Boşanma — C. Karar — V. Boşanmada tazminat ve nafaka

Hazırlayan: Av. Murat Aydar4 yüksek mahkeme kararıYürürlükteki metinGüncelleme: 24.09.2026

Kısa cevap · TMK 177

TMK 177 tek cümlelik ama pratikte çok işlevli bir yetki kuralıdır: boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. TMK 178, boşanmanın sona ermesinden doğan dava haklarını boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıllık zamanaşımına bağlar. Yabancı mahkeme kararıyla boşanan eşler için bu sürenin başlangıcı ayrı bir tartışmadır: Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamasına göre tanıma-tenfiz kararının kesinleşmesinden işler; buna karşılık Hukuk Genel Kurulu, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin on yıllık sürenin yabancı ilâmın kesinleşmesinden başlayacağına oy çokluğuyla karar vermiştir. TMK 179 tasfiyeyi eşlerin bağlı olduğu rejime, TMK 180 ayrılık hâlinde sözleşmesel rejimin kaldırılmasına ilişkindir. TMK 181 uyarınca boşanan eşler birbirinin yasal mirasçısı olamaz; dava sürerken bir eş ölürse mirasçılarından biri davaya devam edip diğer eşin kusurunu ispatladığında aynı sonuç doğar.

Bu sayfada neler var? (12 bölüm)
  1. TMK 177 madde metni
  2. Değişiklik geçmişi
  3. TMK 177: Nafaka Davasında Yetki Alacaklıya Bağlıdır
  4. TMK 178: Bir Yıl ve Yabancı Boşanmada Başlangıç
  5. TMK 179-180: Mal Rejimi ve On Yıllık Sürede İçtihat Ayrımı
  6. TMK 181: Mirasçılığın Sona Ermesi ve Ölümle Dönüşen Dava
  7. TMK 177 Yargıtay kararları
  8. TMK 177 Anayasa Mahkemesi kararları
  9. TMK 177 ile ilgili maddeler
  10. Uygulamada dikkat edilecekler
  11. Konuyla ilgili yazılar
  12. Sıkça sorulan sorular

Temel kavramlar

Nafaka alacaklısı
TMK 177: boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında yetkili mahkemenin belirlenmesinde esas alınan taraf.
Boşanma sonrası nafaka davası
Boşanma hükmü kesinleştikten sonra açılan bağımsız nafaka, artırım veya kaldırma davası.
Bir yıllık zamanaşımı
TMK 178: evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava haklarının tabi olduğu süre.
Sürenin başlangıcı
TMK 178'de boşanma hükmünün kesinleşmesi; yabancı kararlarda başlangıç içtihatla belirlenir.
Tanıma ve tenfiz
Yabancı mahkeme kararının Türk hukukunda kesin delil veya kesin hüküm etkisi kazanması için yapılan yargılama.
Fer'î olmayan talep
Boşanmadan sonra açılan tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri boşanmanın fer'îsi sayılmaz; nispi harca tabidir.
Mal rejiminin tasfiyesi
TMK 179: tasfiyede eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümlerin uygulanması.
Sözleşmesel rejimin kaldırılması
TMK 180: ayrılığa karar verilmesi hâlinde mahkemenin sözleşmeyle kabul edilmiş mal rejimini kaldırabilmesi.
Yasal mirasçılığın sona ermesi
TMK 181/1: boşanan eşlerin bu sıfatla birbirinin yasal mirasçısı olamaması.
Ölüme bağlı tasarrufların kaybı
TMK 181/1: boşanmadan önce yapılmış ölüme bağlı tasarruflarla sağlanan hakların, aksi tasarruftan anlaşılmadıkça kaybedilmesi.
Kusur tespiti davası
Boşanma davası sürerken eşin ölmesi ve mirasçının devam etmesi hâlinde davanın dönüştüğü dava türü.
Silahların eşitliği
AYM'nin TMK 181/2'deki iptal gerekçesinde kullandığı ilke: taraflar arasında usul hükümleri yönünden eşit konum.

Bir bakışta TMK 177

KonuKuralDayanak
YetkiBoşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.TMK m. 177
Boşanma davasındaki yetkiBoşanma davasında yetki eşlerden birinin yerleşim yeri veya son altı ayda birlikte oturulan yer mahkemesidir; TMK 177 bundan ayrıdır.TMK m. 168, 177
ZamanaşımıEvliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.TMK m. 178
Yabancı boşanmada başlangıçYabancı mahkeme kararı tanınmadıkça kesin hüküm etkisi doğmayacağından, bir yıllık süre tanıma ve tenfize ilişkin hükmün kesinleşmesinden başlar.2. HD 11.10.2023
Kusur belirlemesi yoksaYabancı boşanma kararında kusur belirlemesi yapılmamışsa sonradan açılan davada kusur belirlemesi yapılamaz ve tazminat talepleri reddedilir.2. HD 11.10.2023
HarçBoşanmadan sonra açılan tazminat ve yoksulluk nafakası davaları boşanmanın fer'îsi niteliğinde olmadığından nispi harca tabidir.2. HD 11.10.2023
Mal rejiminin tasfiyesiTasfiyede eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır.TMK m. 179
Tasfiyede süreMal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak davaları on yıllık zamanaşımına tabidir; yabancı kararla boşanmada süre yabancı ilâmın kesinleşmesinden başlar.HGK 29.11.2023
Ayrılıkta rejimAyrılığa karar verilirse mahkeme, ayrılığın süresine ve eşlerin durumlarına göre aralarında sözleşmeyle kabul edilmiş mal rejiminin kaldırılmasına karar verebilir.TMK m. 180
MirasçılıkBoşanan eşler bu sıfatla birbirinin yasal mirasçısı olamaz ve boşanmadan önce yapılmış ölüme bağlı tasarruflarla sağlanan hakları, aksi tasarruftan anlaşılmadıkça kaybeder.TMK m. 181/1
Dava sürerken ölümBoşanma davası devam ederken ölen eşin mirasçılarından birinin davaya devam etmesi ve diğer eşin kusurunun ispatlanması hâlinde de birinci fıkra uygulanır.TMK m. 181/2
Davanın dönüşmesiEşin ölümüyle boşanma davası konusuz kalır; mirasçıların devam etmesiyle dava kusur tespiti davasına dönüşür ve dava konusu hak mirasçılara geçer.HGK 01.02.2023
Ölümden sonra feragatDavalı eşin ölümünden sonra davacının feragat dilekçesi hüküm ve sonuç doğurmaz; ortada sürdürülebilir bir boşanma davası kalmamıştır.HGK 01.02.2023
Eski metnin iptaliTMK 181/2'de yer alan davacının ve davalının sözcükleri, davalının mirasçılarına devam hakkı tanımadığı için iptal edilmiş; fıkra 6217 sayılı Kanunla yeniden yazılmıştır.AYM 21.01.2010, E. 2008/102, K. 2010/14

TMK 177 madde metni

Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › Birinci Kısım: Evlilik Hukuku · İkinci Bölüm: Boşanma — C. Karar — V. Boşanmada tazminat ve nafaka

Nafaka davalarında yetki — Madde 177

  1. Boşanma davasındaki yetkiyi düzenleyen TMK 168'den ayrıdır. Boşanma kesinleştikten sonra açılacak nafaka davalarında ölçüt tektir: nafaka alacaklısının yerleşim yeri. Bu kural nafaka artırım ve kaldırma davalarında da uygulanır.Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr.

Değişiklik geçmişi

TarihKaynakDeğişiklik
31.03.20116217 sayılı Kanun m. 19 (RG 14.04.2011, S. 27905)TMK 181'in ikinci fıkrası bu maddeyle yeniden yazılmıştır. Fıkranın ilk hâli yalnızca davacının mirasçılarına davaya devam etme hakkı tanıyor, davalının mirasçılarına aynı hakkı vermiyordu. Anayasa Mahkemesi 21.01.2010 tarihli ve E. 2008/102, K. 2010/14 sayılı kararıyla fıkradaki "davacının" ve "davalının" sözcüklerini Anayasa'nın 10. ve 36. maddelerine aykırı bularak oy birliğiyle iptal etmiş; iptal hükmünün kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir (RG 22.10.2010, S. 27737). Yasama organı da boşluğu 6217 sayılı Kanunla doldurmuş ve fıkrayı bugünkü hâline getirmiştir: artık ölen eşin mirasçılarından biri davaya devam edebilir.
22.11.20014721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002)TMK 177, 178, 179 ve 180, Kanunun ilk metninden bu yana hiç değiştirilmemiştir. TMK 181'in birinci fıkrası da aynen yürürlüktedir; yalnız ikinci fıkrası 2011 yılında yeniden yazılmıştır. Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin usul ve süreler ise TMK 179'un yollamasıyla mal rejimi hükümlerine ve genel zamanaşımı kurallarına tabidir.

TMK 177: Nafaka Davasında Yetki Alacaklıya Bağlıdır

Boşanma kesinleştikten sonra açılacak nafaka davaları, boşanma davasından ayrı bir yetki kuralına tabidir.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 177 — Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
DavaYetkili mahkemeDayanak
Boşanma veya ayrılık davasıEşlerden birinin yerleşim yeri veya son altı ayda birlikte oturulan yerTMK 168
Boşanmadan sonra nafaka davasıNafaka alacaklısının yerleşim yeriTMK 177
Mal rejiminin tasfiyesiBoşanma davasında yetkili olan mahkemeTMK 214/2
💡İpucu
Kural alacaklıyı korur: nafaka artırımı, kaldırılması veya boşanmadan sonra bağımsız olarak istenmesi hâllerinde dava, nafaka alacaklısının bulunduğu yerde görülür. Bu yüzden alacaklı taraf yerleşim yerini değiştirdiğinde yetkili mahkeme de değişir.
⚠️Dikkat
TMK 177, nafaka davalarına özgüdür. Boşanmadan sonra açılan tazminat davaları ile mal rejiminin tasfiyesi davalarının yetkisi bu maddeye göre değil, kendi hükümlerine ve genel kurallara göre belirlenir.

Boşanma davasının kendisindeki yetki kuralı için TMK 167-169 şerhi sayfasına bakabilirsiniz.

TMK 178: Bir Yıl ve Yabancı Boşanmada Başlangıç

Boşanmadan doğan dava haklarının hepsi kısa bir süreye bağlanmıştır.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 178 — Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Süre boşanma hükmünün kesinleşmesinden işler; karar tarihinden değil. Bu nedenle kesinleşme şerhi, süre hesabının başlangıç belgesidir.

Yabancı mahkeme kararıyla boşananlar için başlangıç farklıdır. Yabancı boşanma kararı Türkiye'de tanınmadıkça kesin hüküm etkisi doğurmadığı için, boşanmaya bağlı dava haklarının kullanılması da mümkün değildir. Bir dosyada bölge adliye mahkemesi bu gerekçeyle, bir yıllık sürenin tanıma ve tenfize ilişkin hükmün kesinleşmesinden başlayacağını belirlemiş; tanıma kararının kesinleşmesinden yaklaşık iki ay sonra açılan davada süre itirazını yerinde görmemiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararı onamıştır (Yargıtay 2. HD, 11.10.2023, E. 2023/2427, K. 2023/4661, oy birliğiyle).

Aynı kararda iki pratik sonuç daha vardır:

  • Kusur belirlemesi yoksa tazminat yok: yabancı boşanma kararında kusur belirlemesi yapılmamış ve karar bu hâliyle tanınmışsa, Türk mahkemeleri bakımından kesin delil ve kesin hüküm gücü kazandığından sonradan açılan davada kusur belirlemesi yapılamaz; maddî ve manevî tazminat talepleri reddedilir.
  • Harç nispidir: boşanmadan sonra açılan tazminat ve yoksulluk nafakası davaları boşanmanın fer'îsi niteliğinde değildir; nispi harca tabidir ve vekâlet ücreti kabul-ret oranına göre takdir edilir.
⚠️Dikkat
Yabancı kararla boşanmış müvekkil için sıralama önemlidir: önce tanıma-tenfiz, sonra tazminat ve nafaka davası. Kusur tespiti isteniyorsa bunun yabancı kararda yer alıp almadığı baştan kontrol edilmelidir; yer almıyorsa tazminat talebi dayanaksız kalır.

TMK 179-180: Mal Rejimi ve On Yıllık Sürede İçtihat Ayrımı

Mal rejiminin tasfiyesi boşanmanın en uzun soluklu sonucudur ve kendi süresine tabidir.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 179 — Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır.

Madde 180 — Ayrılığa karar verilirse mahkeme, ayrılığın süresine ve eşlerin durumlarına göre aralarında sözleşmeyle kabul edilmiş olan mal rejiminin kaldırılmasına karar verebilir.

TMK 179 bir yollama hükmüdür: tasfiye, eşlerin hangi rejime tabi olduğuna göre yapılır. TMK 180 ise ayrılık kararına özgüdür ve yalnız sözleşmeyle kabul edilmiş rejimin kaldırılmasına imkân tanır; kanuni rejim bu maddenin konusu değildir. Ayrılık kararının kendisi için bkz. TMK 170-172.

Süre bakımından belgelenmiş bir ayrım vardır. Mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak davaları on yıllık zamanaşımına tabidir. Yabancı mahkeme kararıyla boşanmada bu sürenin başlangıcı Hukuk Genel Kurulu önüne gelmiştir.

Özel Daire, sürenin tanıma-tenfiz kararının kesinleşmesinden başlayacağı gerekçesiyle ret kararını bozmuş; ilk derece mahkemesi ise yabancı ilâmın kesinleşmesinden başlayacağını belirterek direnmişti. Hukuk Genel Kurulu direnme kararını onamıştır: MÖHUK 59 uyarınca yabancı ilâmın kesin delil veya kesin hüküm etkisinin yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade ettiği düzenlendiğine göre, tasfiye alacağı davasının zamanaşımı başlangıcında yabancı ilâmın kesinleşme tarihi esas alınmalıdır (Yargıtay HGK, 29.11.2023, E. 2022/1205, K. 2023/1188, oy çokluğuyla ve kesin olarak).

❝
Kanun hükümlerine bakıldığında boşanmanın kişisel ve malî sonuçları arasında bir ayrım yapılmadığı gibi ... yorum yolu ile kanun hükümleri dışına çıkılarak; boşanmanın kişisel ve malî sonuçları arasında zamanaşımının başlangıcı yönünden bir ayrıma gidilmesi ... hukuka uygun değildir.
⚠️Dikkat
Bu iki çizgiyi karıştırmayın. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin TMK 178 (bir yıl, tazminat ve nafaka) bakımından yerleşik uygulaması tanıma-tenfiz kesinleşmesini esas alırken; Hukuk Genel Kurulu mal rejimi tasfiyesindeki on yıl bakımından yabancı ilâmın kesinleşmesini esas almıştır. Hukuk Genel Kurulunun gerekçesi kişisel ve malî sonuçlar arasında ayrım yapılmasına karşıdır; bu nedenle ayrım tartışmalıdır ve karara karşı oy yazılmıştır.
💡İpucu
Yabancı kararla boşanmış müvekkilde en erken olası başlangıç tarihini esas alıp davayı ona göre açın. Yabancı ilâm çok eski tarihliyse tasfiye alacağı için on yılın dolmuş olabileceğini baştan değerlendirin.

TMK 181: Mirasçılığın Sona Ermesi ve Ölümle Dönüşen Dava

Boşanmanın en sert sonucu miras alanındadır.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 181 — Boşanan eşler, bu sıfatla birbirlerinin yasal mirasçısı olamazlar ve boşanmadan önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendilerine sağlanan hakları, aksi tasarruftan anlaşılmadıkça, kaybederler.
Boşanma davası devam ederken, ölen eşin mirasçılarından birisinin davaya devam etmesi ve diğer eşin kusurunun ispatlanması hâlinde de yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.

Birinci fıkra iki sonuç doğurur: yasal mirasçılığın sona ermesi ve boşanmadan önce yapılmış ölüme bağlı tasarruflarla sağlanan hakların kaybı. İkinci sonuç aksi tasarruftan anlaşılmadıkça geçerlidir; yani mirasbırakan açıkça aksini istemişse hak devam eder.

İkinci fıkra 2011'de yeniden yazıldı. Fıkranın ilk hâli yalnız davacının mirasçılarına devam hakkı tanıyordu. Anayasa Mahkemesi, hukuki konumları aynı olan davacı ile davalının mirasçıları arasında ayrım yapılmasının silahların eşitliği ilkesini ve hak arama özgürlüğünü ihlal ettiğini belirterek bu sözcükleri iptal etmiştir.

⚠️Dikkat
Bugün geçerli olan metin "ölen eşin mirasçılarından birisi" ifadesini kullanır. Yani ölen eş davacı da davalı da olsa, mirasçıları davaya devam edebilir. 2011 öncesine ait kaynaklarda görülen "yalnız davacının mirasçıları" bilgisi geçersizdir.

Dava neye dönüşür? Hukuk Genel Kurulu bunu net biçimde ortaya koymuştur: eşin ölümüyle evlilik birliği sona erdiğinden boşanma davası konusuz kalır; mirasçıların TMK 181/2 uyarınca devam etmesiyle dava kusur tespiti davasına dönüşür ve dava konusu sübjektif hak ölen eşin mirasçılarına geçer. Mirasçılar bu davada artık yalnız sağ kalan eşin kusurlu davranışlarını ispatlamaya çalışır (Yargıtay HGK, 01.02.2023, E. 2021/360, K. 2023/12, oy birliğiyle ve kesin olarak).

❝
Mirasçılar, devam edilen bu davada artık sadece sağ kalan eşin kusurlu davranışlarını ispatlamaya çalışacaklarına göre, davacının kusur tespiti olarak devam edilen eldeki davada artık feragat edebileceği subjektif bir hakkı da bulunmamaktadır.

Ölümden sonra feragat işlemez. Aynı dosyada davacı, davalı eşin ölümünden bir gün sonra davadan feragat etmişti. Hukuk Genel Kurulu, ölümle dava konusuz kaldığı ve ortada sürdürülebilir bir boşanma davası kalmadığı için feragat dilekçesinin hüküm ve sonuç doğurmayacağını belirtmiştir. Bölge adliye mahkemesinin yapması gereken, feragat nedeniyle ret değil, sağ kalan eşin yetkisizlik kararına yönelik istinaf talebi hakkında karar vermekti.

💡İpucu
Mirasçı olarak davaya devam edecekseniz talebi kusur tespiti biçiminde kurun ve yalnız sağ kalan eşin kusuruna odaklanın. Karşı taraf ölümden sonra feragat dilekçesi verdiyse bunun sonuç doğurmadığını Hukuk Genel Kurulu kararına dayanarak ileri sürün.

TMK 177 Yargıtay kararları

Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 3 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve ilgili oldukları fıkraya göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları bulundukları grubun başında yer alır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.

Karar seçimi hakkında

TMK 177-181'i doğrudan yorumlayan bir içtihadı birleştirme kararına rastlanmamıştır. Kartlar üç eksende seçilmiştir: TMK 181/2'nin uygulanması ve ölümün usule etkisi (Hukuk Genel Kurulunun 2023 tarihli kararı), yabancı kararla boşanmada sürenin başlangıcı (Hukuk Genel Kurulunun 29.11.2023 tarihli kararı ile Dairenin 11.10.2023 tarihli kararı) ve TMK 181/2'nin eski metninin iptali (Anayasa Mahkemesinin 2010 tarihli kararı). Kararların tamamı tam metinden okunmuştur. OY DURUMU kararlardan kararlara değişir: Hukuk Genel Kurulunun 01.02.2023 tarihli kararı oy birliği, 29.11.2023 tarihli kararı OY ÇOKLUĞUDUR; Dairenin kararı oy birliğiyle onamadır; Anayasa Mahkemesi kararı oy birliğiyle iptaldir ve bir üye farklı gerekçeyle katılmıştır. Yabancı boşanmada sürenin başlangıcına ilişkin iki çizginin farklı konulara ilişkin olduğu ve Hukuk Genel Kurulu kararına karşı oy yazıldığı kart notlarında ayrıca belirtilmiştir.

TMK 177/1 ile ilgili Yargıtay kararları

TMK 177/1 · Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Eşin ölümüyle boşanma davası konusuz kalır; mirasçıların TMK 181/2 uyarınca devam etmesiyle dava kusur tespiti davasına dönüşür ve dava konusu sübjektif hak mirasçılara geçer; bu nedenle ölümden sonra verilen feragat dilekçesi hüküm ve sonuç doğurmaz

Olay: Evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanan boşanma davası 2018 yılında açılmıştır. İlk derece mahkemesi yetkisizlik kararı vermiş; davacının istinaf başvurusu üzerine dosya bölge adliye mahkemesinde inceleme aşamasındayken davalı eş 2019 yılında ölmüştür. Davacı vekili, ölümün ertesi günü tarihli dilekçeyle davadan feragat ettiğini bildirmiş; bölge adliye mahkemesi yetkisizlik kararını kaldırıp davanın feragat nedeniyle reddine karar vermiştir. Ölen eşin mirasçılarının temyizi üzerine Özel Daire kararı bozmuş, bölge adliye mahkemesi direnmiştir.

Karar: Hukuk Genel Kurulu, davadan feragatin davaya son veren taraf işlemlerinden olduğunu, açık ve kayıtsız şartsız bir irade beyanıyla yapılması gerektiğini ve HMK 310 uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceğini aktarmıştır. Ancak somut olayda davalının ölümüyle evlilik birliğinin sona erdiğini, boşanma davasının konusuz kaldığını ve ortada davacı tarafından sürdürülebilir nitelikte bir boşanma davası kalmadığını saptamıştır. Bu nedenle feragat dilekçesinin hüküm ve sonuç doğurmayacağını belirtmiştir. Öte yandan birliğin ölümle sona erdiği davanın, ölen eşin mirasçılarının TMK 181/2 uyarınca davaya devam etmeleri neticesinde kusur tespiti davasına dönüştüğünü; dava konusu sübjektif hakkın ölen eşin mirasçılarına geçtiğini ve mirasçıların artık yalnız sağ kalan eşin kusurlu davranışlarını ispatlamaya çalışacaklarını açıklamıştır. Buna göre davacının feragat edebileceği bir sübjektif hakkı kalmadığını; bölge adliye mahkemesinin yapması gerekenin sağ kalan eşin yetkisizlik kararına yönelik istinaf talebi hakkında karar vermek olduğunu belirterek direnme kararını oy birliğiyle ve kesin olarak bozmuştur.

“Mirasçılar, devam edilen bu davada artık sadece sağ kalan eşin kusurlu davranışlarını ispatlamaya çalışacaklarına göre, davacının kusur tespiti olarak devam edilen eldeki davada artık feragat edebileceği subjektif bir hakkı da bulunmamaktadır.”

Ne anlama geliyor?

Ölümden sonra feragat, davanın kaderini belirlemez; mirasçının kusur tespiti hakkı ayakta kalır.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve KESİN olarak verilmiştir. Kararda HMK 309 ve 310 ile tasarruf ilkesine ilişkin açıklamalar yer alır. Kişi, yer ve mahkeme dosya bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 177/1 · Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Tarafların yabancı mahkeme kararıyla boşanmaları hâlinde, eşler arasındaki mal rejiminden kaynaklanan alacak davasının on yıllık zamanaşımı süresinin başlangıcında yabancı ilâmın kesinleşme tarihi esas alınır; boşanmanın kişisel ve malî sonuçları arasında bu yönden ayrım yapılamaz

Olay: Eşler yabancı bir aile mahkemesinin 2007 yılında kesinleşen ilâmıyla boşanmış; bu ilâm Türkiye'de 2015 yılında kesinleşen bir kararla tanınmıştır. Mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak davası ise 2017 yılında açılmıştır. İlk derece mahkemesi davayı zamanaşımı nedeniyle reddetmiş; Özel Daire, on yıllık sürenin tanıma-tenfiz kararının kesinleşmesinden başlayacağı ve dava tarihinde sürenin geçmediği gerekçesiyle kararı bozmuştur. İlk derece mahkemesi, sürenin yabancı ilâmın kesinleşmesinden işlemesi gerektiğini belirterek direnmiştir.

Karar: Hukuk Genel Kurulu, boşanma kararının bozucu yenilik doğuran bir karar niteliğinde olduğunu ve kesinleşmesiyle evlilik birliğinin sona erdiğini belirtmiştir. Yoksulluk nafakası, maddî-manevî tazminatlar ve mal rejiminin tasfiyesinden doğan dava haklarının boşanmanın malî sonuçlarından olduğunu; buna karşılık ne 4721 sayılı Kanunda ne de 5718 sayılı Kanunda boşanmanın kişisel ve malî sonuçları arasında bir ayrım yapıldığını vurgulamıştır. Yorum yoluyla kanun hükümleri dışına çıkılarak kişisel sonuçlarda yabancı ilâmın kesinleşmesinin, malî sonuçlarda ise tanıma-tenfiz kararının kesinleşmesinin esas alınmasının ve bu yolla boşanan eşlerin kanunda benimsenen sürelerden çok daha uzun süre dava tehdidi altında bırakılmasının hukuka uygun olmadığını belirtmiştir. MÖHUK 59 uyarınca yabancı ilâmın kesin delil veya kesin hüküm etkisinin yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade ettiğini saptayarak, zamanaşımı başlangıcında yabancı ilâmın kesinleşme tarihinin esas alınması gerektiği sonucuna varmış ve direnme kararını oy çokluğuyla, kesin olarak onamıştır.

“eşler arasındaki mal rejiminden kaynaklanan alacak davasının zamanaşımı süresinin başlangıcında, yabancı mahkeme ilâmının kesinleşme tarihinin esas alınması gerekmektedir.”

Ne anlama geliyor?

Tasfiye alacağında saat, yabancı boşanma kararının kesinleştiği gün başlar.

Not: Karar OY ÇOKLUĞUYLA ve KESİN olarak verilmiştir. KARŞI OYDA, sürenin tanıma-tenfiz kararının kesinleşmesinden başlaması gerektiği savunulmuş ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin TMK 178 bakımından bu yöndeki yerleşik uygulamasına ayrıntılı atıf yapılmıştır; bu görüş ÇOĞUNLUK GÖRÜŞÜ DEĞİLDİR. Karar MAL REJİMİ TASFİYESİNE ilişkin on yıllık süreye ilişkindir; TMK 178'deki bir yıllık süreyi doğrudan konu almamıştır. Kişi, yer ve mahkeme dosya bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 177/1 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Yabancı mahkeme kararı tanınmadıkça boşanmaya bağlı dava hakkının kullanılması mümkün olmadığından TMK 178'deki bir yıllık süre tanıma ve tenfize ilişkin hükmün kesinleşmesinden başlar; yabancı kararda kusur belirlemesi yapılmamışsa sonradan kusur belirlemesi yapılamaz ve bu davalar nispi harca tabidir

Olay: Taraflar yabancı mahkeme kararıyla boşanmış, bu karar Türkiye'de tanınmıştır. Kadın, boşanmadan sonra maddî ve manevî tazminat ile yoksulluk nafakası istemiyle dava açmıştır. Erkek, davanın bir yıllık süre içinde açılmadığını ileri sürerek öncelikle bu yönden reddini savunmuştur. Tanıma kararı 20.11.2017 tarihinde kesinleşmiş, dava ise 16.01.2018 tarihinde açılmıştır.

Karar: Bölge adliye mahkemesi, davanın TMK 178 kapsamında boşanmadan sonra açılan tazminat ve yoksulluk nafakası istemine ilişkin olduğunu, yabancı mahkeme kararının tanınmasına ve tenfizine karar verilmedikçe boşanmaya bağlı dava hakkının kullanılmasının mümkün olmadığını ve zamanaşımı süresinin tanıma ile tenfize ilişkin hükmün kesinleşmesinden başlayacağını belirlemiştir. Tanıma kararının kesinleşme tarihi ile dava tarihi arasında bir yıl geçmediğinden süre itirazını yerinde görmemiştir. Aynı kararda, yabancı boşanma kararında kusur belirlemesi yapılmadığı ve kararın bu hâliyle tanındığı, Türk mahkemeleri bakımından kesin delil ve kesin hüküm gücü kazandığı için sonradan açılan davada kusur belirlemesi yapılamayacağı belirtilerek kadının tazminat talepleri reddedilmiş; kadına kusur yüklenmediği ve boşanmakla yoksulluğa düşeceği anlaşıldığından yoksulluk nafakası talebinin kabulü doğru bulunmuş, ancak miktarı az görülerek dava tarihinden başlamak üzere yeniden belirlenmiştir. Boşanmadan sonra açılan bu tür davaların boşanmanın fer'îsi niteliğinde olmadığı ve nispi harca tabi bulunduğu da vurgulanmıştır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararı oy birliğiyle onamıştır.

“yabancı mahkeme kararının tanınmasına ve tenfizine karar verilmedikçe boşanmaya bağlı dava hakkının kullanılması imkanının olmadığı, zamanaşımı süresinin tanıma ve tenfize ilişkin hükmün kesinleşmesinden itibaren başlayacağı”

Ne anlama geliyor?

Tazminat ve nafakada saat, tanıma kararının kesinleştiği gün başlar.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve ONAMA biçiminde verilmiştir; BOZMA DEĞİLDİR. Alıntılanan değerlendirme BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ gerekçesine aittir; Daire bu gerekçeye göre hükmü onamıştır. Bu çizgi, Hukuk Genel Kurulunun 29.11.2023 tarihli kararında MAL REJİMİ TASFİYESİ bakımından benimsenen çözümden farklıdır; ayrım kararların konularından kaynaklanır ve karşı oyda tartışılmıştır. Kişi, yer ve mahkeme dosya bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 177 Anayasa Mahkemesi kararları

TMK 177/2 · Anayasa Mahkemesi

TMK 181/2'de yer alan davacının ve davalının sözcükleri, davalının mirasçılarına davaya devam etme hakkı tanımadığı için Anayasa'nın 10. ve 36. maddelerine aykırı bulunarak oy birliğiyle iptal edilmiş; iptal hükmünün yayımdan altı ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir

Fıkranın iptalden önceki hâli, boşanma davası sırasında ölen davacının mirasçılarına davaya devam etme hakkı tanırken aynı hakkı ölen davalının mirasçılarına tanımıyordu. Anayasa Mahkemesi, hukuk davalarında taraf olma itibarıyla davacı ile davalının hukuki durumlarının aynı olduğunu; düzenlemeyle hukuki konumları aynı olan davacı ile davalının mirasçıları arasında farklı kurallar getirilerek bir taraf lehine ayrıcalık tanındığını belirtmiştir. Adil yargılanma hakkının ulusalüstü düzeyde kabul görmüş ölçütleri arasında yer alan silahların eşitliği ilkesinin, tarafların yargılama sırasında usul hükümleri yönünden eşit konumda bulunmasını ve taraflardan birine dezavantaj, diğerine avantaj sağlayacak kurallara yer verilmemesini gerektirdiğini vurgulamıştır. Davalının mirasçılarının dava haklarını kullanmalarının bu şekilde engellenmesini hak arama özgürlüğüne açık bir müdahale sayarak sözcükleri iptal etmiş; iptalden doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden ve yeni yasal düzenleme yapılması amaçlandığından iptal hükmünün kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir.

Karardan alıntı (aç)

“Bir hukuk davasında taraf olma durumu nedeniyle hukuki durumları itibariyle eşit oldukları açık olan davacı ve davalının mirasçıları arasında, boşanma davasına devam edebilme bakımından farklı düzenlemeler öngörülmesi, davada hakkaniyete uygun bir dengenin kurulmasına engel teşkil ederek, silahların eşitliği ilkesinin ihlâline neden olur.”

Not: İptal ve altı aylık erteleme OY BİRLİĞİYLE karara bağlanmıştır. Serdar ÖZGÜLDÜR bu sonuca FARKLI GEREKÇEYLE katılmıştır; bu bir karşı oy DEĞİLDİR. Doğan boşluk 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanunun 19. maddesiyle doldurulmuş ve fıkra bugünkü hâline getirilmiştir. Bu nedenle 2011 öncesine ait kaynaklardaki "yalnız davacının mirasçıları devam edebilir" bilgisi geçersizdir.

Anayasa Mahkemesi, 21.01.2010, E. 2008/102, K. 2010/14 · RG 22.10.2010, S. 27737 · tam metin

TMK 177 ile ilgili maddeler

Uygulamada dikkat edilecekler

Pratik notlar

  1. 1.Boşanmadan sonra nafaka davasını nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesinde açın.
  2. 2.Nafaka artırım ve kaldırma davalarında da bu yetki kuralını gözetin.
  3. 3.Tazminat ve mal rejimi davalarının yetkisinin TMK 177'ye göre belirlenmediğini bilin.
  4. 4.Bir yıllık süreyi boşanma kararının kesinleşme tarihinden hesaplayın; karar tarihinden değil.
  5. 5.Kesinleşme şerhini dosyaya koyun; süre hesabının başlangıç belgesi budur.
  6. 6.Yabancı kararla boşanmada önce tanıma-tenfiz davasını açın, sonra tazminat ve nafaka davasını.
  7. 7.Tazminat ve nafakada bir yıllık sürenin tanıma kararının kesinleşmesinden işlediğini ileri sürün.
  8. 8.Mal rejimi tasfiyesinde on yıllık sürenin yabancı ilâmın kesinleşmesinden işleyebileceğini hesaba katın.
  9. 9.Yabancı ilâm eskiyse tasfiye alacağı için on yılın dolmuş olabileceğini müvekkile baştan söyleyin.
  10. 10.Yabancı boşanma kararında kusur belirlemesi olup olmadığını kontrol edin; yoksa tazminat talebi reddedilir.
  11. 11.Boşanmadan sonra açılan tazminat ve nafaka davalarının nispi harca tabi olduğunu unutmayın.
  12. 12.Ayrılık kararında yalnız sözleşmesel rejimin kaldırılmasının istenebileceğini gözetin.
  13. 13.Boşanmadan önce yapılmış ölüme bağlı tasarrufta aksi yönde bir irade bulunup bulunmadığını inceleyin.
  14. 14.Dava sürerken eş öldüyse mirasçı olarak talebi kusur tespiti biçiminde kurun.
  15. 15.Ölümden sonra verilen feragat dilekçesinin sonuç doğurmadığını Hukuk Genel Kurulu kararına dayanarak ileri sürün.

Konuyla ilgili yazılar

Sıkça Sorulan Sorular

TMK 177 uyarınca boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Bu kural nafaka artırım ve kaldırma davalarında da uygulanır.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.