5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu · D) Resim ve portreler — I – Genel olarak

FSEK Madde 86: Resim ve Portreler — İzinsiz Fotoğraf Yayımı

Altıncı Bölüm: Çeşitli Hükümler › D) Resim ve portreler — I – Genel olarak

Hazırlayan: Av. Murat Aydar5 yüksek mahkeme kararıYürürlükteki metinGüncelleme: 23.09.2026

Kısa cevap · FSEK 86

FSEK 86, telif hukuku içinde yer alan ama aslında kişilik hakkını koruyan bir hükümdür. Eser mahiyetinde olmasalar bile, resim ve portreler tasvir edilenin muvafakati olmadan; tasvir edilen ölmüşse FSEK 19/1'de sayılanların muvafakati olmadan ve ölümden itibaren on yıl geçmedikçe, teşhir veya diğer suretlerle umuma arz edilemez. Rıza aranmayan üç istisna vardır: memleketin siyasi ve içtimai hayatında rol oynayan kimselerin resimleri; tasvir edilenlerin iştirak ettiği geçit resmi, resmî tören veya genel toplantıları gösteren resimler; günlük hadiselere mütaallik resimlerle radyo ve film haberleri. İhlal hâlinde manevi tazminat yükümlülüğü doğar; koşulları varsa TCK 134, 139 ve 140 uygulanır. Yayımın caiz olduğu hâllerde bile TMK 24 saklıdır. Yargıtay, bu hükümle korunan şeyin fotoğrafın eser niteliği değil, tasvir olunan kimsenin kişilik hakkı olduğunu istikrarla belirtmektedir.

Bu sayfada neler var? (11 bölüm)
  1. FSEK 86 madde metni
  2. Değişiklik geçmişi
  3. FSEK 86 Aslında Neyi Korur?
  4. İzin: Kim Verir, Ne Kadar Geçerlidir?
  5. Rıza Aranmayan Üç İstisna ve Sınırları
  6. Basın Özgürlüğü ile Kişilik Hakkı Çatışırsa
  7. Hangi Davayı Açarım, Hangi Mahkemede?
  8. FSEK 86 Yargıtay kararları
  9. FSEK 86 ile ilgili maddeler
  10. Uygulamada dikkat edilecekler
  11. Sıkça sorulan sorular

Temel kavramlar

Resim ve portre
Bir kimsenin dış görünüşünü, o insanı tanımaya imkân verecek biçimde yansıtan nesne. Fotoğrafları, çeşitli tekniklerle yapılmış portreleri, tek başına veya topluluk içinde çekilmiş resimleri kapsar.
Tasvir edilen
Resim veya portrede görüntüsü yer alan kişi. Muvafakat verecek olan da kural olarak bu kişidir.
Muvafakat
Tasvir edilenin, resminin teşhir veya umuma arz edilmesine rızası. Kural olarak zorunludur.
Umuma arz
Resmin teşhir edilmesi veya başka suretlerle kamuya sunulması; ilanda, vitrinde, internette veya tanıtımda kullanılması.
Eser niteliği aranmaması
Hüküm, resim veya fotoğrafın eser sayılıp sayılmadığına bakmaz; korunan değer tasvir olunanın kişilik hakkıdır.
On yıllık süre
Tasvir edilen ölmüşse, FSEK 19/1'de sayılanların muvafakati ölümden itibaren on yıl boyunca aranır.
FSEK 19/1'de sayılanlar
Vasiyeti tenfiz memuru; tayin edilmemişse sırasıyla sağ kalan eş ile çocuklar ve mansup mirasçılar, ana-baba, kardeşler.
Kamuya mal olmuş kişi
Memleketin siyasi ve içtimai hayatında rol oynayan kimse. Birinci istisnanın muhatabıdır.
Günlük hadise istisnası
Günlük hadiselere mütaallik resimlerle radyo ve film haberleri bakımından muvafakat aranmaması.
Ayrıntı olarak yer alma
Kişinin fotoğrafta ikincil konumda bulunması. Yargıtay, bu hâlde bile izinsiz umuma arzı hakkın kötüye kullanılması saymıştır.
Manevi tazminat
Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar görenin isteyebileceği giderim. Bugünkü dayanak TBK 58'dir.
Görevli mahkeme
FSEK 76 uyarınca ihtisas mahkemesi; yani fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi.

Bir bakışta FSEK 86

KonuKuralDayanak
Temel kuralEser mahiyetinde olmasalar bile resim ve portreler, tasvir edilenin muvafakati olmadan teşhir veya diğer suretlerle umuma arz edilemez.FSEK m. 86/1
Korunan değerResim, portre veya fotoğrafın eser niteliği değil, bunlarda tasvir olunan kimsenin kişilik hakkı.HGK 2012/593; 3. HD 2010/7912
KapsamFotoğraflar, çeşitli tekniklerle yapılmış portreler, tek başına veya topluluk içinde çekilmiş resimler.HGK 2012/593
Ölüm hâliTasvir edilen ölmüşse FSEK 19/1'de sayılanların muvafakati aranır; ölümden itibaren on yıl geçmedikçe umuma arz edilemez.FSEK m. 86/1; m. 19/1
Birinci istisnaMemleketin siyasi ve içtimai hayatında rol oynayan kimselerin resimleri.FSEK m. 86/2-1
İkinci istisnaTasvir edilenlerin iştirak ettiği geçit resmi, resmî tören veya genel toplantıları gösteren resimler.FSEK m. 86/2-2
Üçüncü istisnaGünlük hadiselere mütaallik resimlerle radyo ve film haberleri.FSEK m. 86/2-3
İstisnanın sınırıYayımın caiz olduğu hâllerde bile kişilik hakkının korunmasına ilişkin TMK 24 saklıdır.FSEK m. 86/4
Hukuki sonuçİhlal kişilik haklarına saldırı oluşturur ve manevi tazminat yükümlülüğü doğurur.HGK 2012/593; 3. HD 2010/7912
Maddi tazminatFSEK 86, maddi tazminat isteminde uygulama yeri bulunmayan bir hükümdür.11. HD 2012/14366
Önceden paylaşmış olmakKişinin fotoğrafını daha önce kendisinin bir sitede kullanması, o fotoğraf üzerindeki tasarruf hakkının sona ermesi şeklinde yorumlanamaz.HGK 2012/593
Ayrıntı olarak yer almaKişi fotoğrafta ayrıntı olarak yer alsa dahi izinsiz umuma arz hakkın kötüye kullanılmasıdır.3. HD 2010/7912
Basın dengesiBasın özgürlüğü ile kişilik değerleri çatıştığında temel ölçüt kamu yararıdır; gerçeklik, toplumsal ilgi, güncellik ve öz-biçim dengesi aranır.4. HD 2014/3799
Özel hayatKamuya mal olmamış bir kişinin tatilde çekilen fotoğraflarının yayımında toplumsal yarar veya ilgiden söz edilemez.4. HD 2014/3799
Görevli mahkemeFSEK 76 uyarınca ihtisas mahkemeleri görevlidir; asliye hukuk mahkemesi görevli değildir.11. HD 2016/9471
Ceza yönüKoşulları varsa TCK 134, 139 ve 140 uygulanır. TCK 134 kapsamındaki suçların soruşturulması şikâyete bağlıdır.FSEK m. 86/3; TCK m. 139

FSEK 86 madde metni

Resmî metin5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu

Altıncı Bölüm: Çeşitli Hükümler · D) Resim ve portreler — I – Genel olarak

Resim ve portrelerMadde 86

  1. (1)Hüküm eser niteliğini aramaz. FSEK 19/1'de sayılanlar: vasiyeti tenfiz memuru; tayin edilmemişse sırasıyla sağ kalan eş ile çocuklar ve mansup mirasçılar, ana-baba, kardeşler.Eser mahiyetinde olmasalar bile, resim ve portreler tasvir edilenin, tasvir edilen ölmüşse 19 uncu maddenin birinci fıkrasında sayılanların muvafakati olmadan tasvir edilenin ölümünden 10 yıl geçmedikçe, teşhir veya diğer suretlerle umuma arzedilemez.
  2. (2)İstisnalar sınırlı sayıdadır ve dar yorumlanır. İstisnanın varlığı da kullanımın her biçimini serbest bırakmaz; kullanım istisnanın amacını aşmamalıdır.Birinci fıkradaki muvafakatin alınması: 1. Memleketin siyasi ve içtimai hayatında rol oynıyan kimselerin resimleri; 2. Tasvir edilen kimselerin iştirak ettiği geçit resmi veya resmi tören yahut genel toplantıları gösteren resimler; 3. Günlük hadiselere mütaallik resimlerle radyo ve filim haberleri; için şart değildir.
  3. (3)Atıf yapılan Borçlar Kanunu 49, mülga 818 sayılı Kanun'a aittir; bugünkü karşılığı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesidir. FSEK 85/3 ayrıca TCK 132'ye de atıf yaparken bu fıkrada 132 sayılmamıştır.(Değişik üçüncü fıkra: 23/1/2008-5728/145 md.) Birinci fıkra hükmüne aykırı hareket edenler hakkında Borçlar Kanununun 49 uncu maddesi ile koşulları varsa, Türk Ceza Kanununun 134, 139 ve 140 ıncı maddeleri hükümleri uygulanır.
  4. (4)İstisna kapsamında yayım yapılsa bile kişilik hakkının korunmasına ilişkin genel hüküm uygulanmaya devam eder. Yani istisna, sınırsız bir kullanım yetkisi vermez.(Değişik dördüncü fıkra: 23/1/2008-5728/145 md.) Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre yayımın caiz olduğu hâllerde de Türk Medenî Kanununun 24 üncü maddesi hükmü saklıdır.

Kaynak: 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, mevzuat.gov.tr. Fıkra numaraları okumayı kolaylaştırmak için eklenmiştir.

Değişiklik geçmişi

TarihKaynakDeğişiklik
05.12.19515846 sayılı Kanun (ilk metin)Madde, kanunun ilk metninde "D) Resim ve portreler — I – Genel olarak" başlığı altında yer aldı. Birinci ve ikinci fıkralar bugüne kadar değişmedi: temel kural ve üç istisna 1951'den bu yana aynıdır.
23.01.20085728 sayılı Kanun m. 145 (yürürlük: 08.02.2008)Üçüncü ve dördüncü fıkralar değiştirildi. Üçüncü fıkrada yaptırım rejimi, Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi ile koşulları varsa Türk Ceza Kanunu'nun 134, 139 ve 140. maddelerine atıf yapılarak yeniden kuruldu. Dördüncü fıkrada ise yayımın caiz olduğu hâllerde Türk Medenî Kanunu'nun 24. maddesinin saklı olduğu belirtildi.

FSEK 86 Aslında Neyi Korur?

FSEK 86, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu içinde yer alır; ama koruduğu değer telif hakkı değildir. Yargıtay bunu çok açık biçimde söylemektedir.

Hukuk Genel Kurulu, maddenin eser niteliğinde olmasalar dahi resim ve portrelerin, tasvir edilen kişilerin muvafakati alınmaksızın teşhir veya başka şekillerde umuma arz edilemeyeceğini öngördüğünü belirttikten sonra şu tespiti yapar: "Yasa'nın bu hükmüyle korunan şey; resim, portre veya fotoğrafın 'eser' niteliği değil, bunlarda tasvir olunan kimsenin kişilik hakkıdır." (Yargıtay HGK, 19.09.2012, E. 2012/11-392, K. 2012/593)

Bu, pratikte üç sonuç doğurur:

  • Fotoğrafın sanatsal değeri veya özgünlüğü tartışılmaz. Sıradan bir cep telefonu fotoğrafı da hükmün kapsamındadır.
  • Hak sahibi fotoğrafı çeken değil, fotoğrafta görünen kişidir. Fotoğrafçının eser sahipliği ayrı bir konudur (FSEK 4).
  • İhlalin yaptırımı telif hükümleri değil, kişilik hakkının korunmasına ilişkin hükümlerdir.

Kapsam geniştir. Hukuk Genel Kurulu, hükümdeki "resim ve portreler" ibaresinin fotoğrafları, çeşitli tekniklerle yapılmış portreleri, tek başına veya topluluk içinde bulunurken çekilmiş resimleri ifade ettiğini; bütün bunların izinsiz olarak teşhiri veya umuma arz edilmesi ya da örneğin bir ilanda, vitrinde kullanılmasının bu hükümle yasaklandığını belirtmiştir.

Üçüncü Hukuk Dairesi tanımı daha da netleştirir: "Resim ve portreler bir kimsenin dış görünüşünü, o insanı tanımaya imkan verecek biçimde yansıtan nesnedir. Bir kimse, dış görüntüsü üzerinde hak sahibidir." Aynı kararda genel kural da kurulur: "Bir kimsenin izni olmadan resminin yayınlanamayacağı genel kuraldır." (Yargıtay 3. HD, 04.05.2010, E. 2010/5512, K. 2010/7912)

Çift korumalı bir alan. Dördüncü Hukuk Dairesi, kişilik haklarını sayarken ad ve resim üzerindeki hakları da bunlar arasında gösterir ve şunu ekler: bir kimsenin resmi üzerindeki kişilik hakkı Medeni Hukuk yönünden korunduğu gibi 5846 sayılı Kanun'da getirilen özel düzenlemelerle de korunmaktadır (Yargıtay 4. HD, 06.03.2014, E. 2013/7425, K. 2014/3799). Yani mağdur, FSEK 86 ile TMK 24-25'i birlikte kullanabilir.

İzin: Kim Verir, Ne Kadar Geçerlidir?

Kural olarak tasvir edilen verir. Muvafakat, resimde görüntüsü bulunan kişiye aittir. Fotoğrafı çekenin veya fotoğrafı elinde bulunduranın izni yeterli değildir.

Ölüm hâlinde on yıllık koruma. Tasvir edilen ölmüşse, FSEK 19/1'de sayılanların muvafakati aranır ve bu, ölümden itibaren on yıl boyunca geçerlidir. FSEK 19/1'e göre bu kişiler sırasıyla: vasiyeti tenfiz memuru; bu tayin edilmemişse sağ kalan eş ile çocuklar ve mansup mirasçılar, ana-baba, kardeşler (FSEK 19). On yıl geçtikten sonra bu özel hüküm uygulanmaz; ancak ölenin hatırasına saldırı bakımından genel hükümler gündeme gelebilir.

Aynı on yıllık yapı, mektup ve hatıralar bakımından FSEK 85'te de kurulmuştur (FSEK 85).

Bir kez paylaşmak, sonsuza dek izin vermek değildir. Bu, Hukuk Genel Kurulunun en pratik değerli tespitidir. Olayda davacı kendi fotoğrafını daha önce bir internet sitesinde kullanmış; fotoğraf buradan alınarak bir işletmenin mağaza vitrininde ve işletme sahibinin kartvizitinde ticari nitelikli olarak kullanılmıştır. Kurul şöyle demiştir: davacıya ait fotoğrafın daha önce kendisi tarafından bir web sitesinde kullanılması, kendisine ait bu fotoğraf üzerinde tasarruf hakkının sona ermesi şeklinde yorumlanamaz; davalı şirketin mağaza vitrininde ve işletme sahibinin kartvizitinde davacı fotoğrafının ticari nitelikli olarak kullanılmasının davacının kişilik haklarını zedelemediğinden de bahsedilemez (Yargıtay HGK, 19.09.2012, E. 2012/11-392, K. 2012/593).

Bunun sosyal medya için anlamı açıktır: bir fotoğrafı kendi hesabınızda paylaşmanız, onu başkalarının ticari tanıtımında kullanmasına izin vermek değildir. İznin kapsamı ve amacı önemlidir; belirli bir kullanım için verilen rıza, başka bir kullanımı kapsamaz.

Ayrıntı olarak yer almak kurtarmaz. Üçüncü Hukuk Dairesi, kişinin resminin her ne şekilde olursa olsun izinsiz yayınlanmasının, hukuka uygunluk sebepleri bulunmadıkça hukuka aykırı olduğunu; çünkü resmin izinsiz yayınlanmasının emredici nitelikte bir kuralla yasaklandığını belirtmiştir. Daire bir adım daha atar: kişinin içinde bulunduğu fotoğrafta ayrıntı olarak yer alsa dahi, resmin yayın ile umuma arz edilmesi hakkın kötüye kullanılmasıdır (Yargıtay 3. HD, 04.05.2010, E. 2010/5512, K. 2010/7912).

Rıza Aranmayan Üç İstisna ve Sınırları

İkinci fıkra, muvafakat aranmayan hâlleri üç bent hâlinde sayar. Bunlar sınırlı sayıdadır.

1) Memleketin siyasi ve içtimai hayatında rol oynayan kimselerin resimleri. Kamuya mal olmuş kişiler bakımından koruma daralır. Ancak bu, bu kişilerin her fotoğrafının her amaçla kullanılabileceği anlamına gelmez; dördüncü fıkra gereği TMK 24 saklıdır.

2) Tasvir edilenlerin iştirak ettiği geçit resmi veya resmî tören yahut genel toplantıları gösteren resimler. Burada kişi, kamusal nitelikli bir olaya katılmıştır.

Bu istisnanın sınırını gösteren karar öğreticidir. Bir belediyenin düzenlediği tapu teslim töreninde, davacıya tapu verildiği sırada çekilen fotoğraf, daha sonra belediyenin tanıtımı ile birlikte reklam panolarında yer almıştır. Yerel mahkeme, bunun 86/2'deki "resmî tören" istisnasına girdiği ve ayrıca izne gerek olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ise olayda 86/2'de açıklanan istisnanın bulunmadığını saptayarak, davacının fotoğrafının izni olmadan yayınlanmasının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunu ve manevi tazminat yükümlülüğü gerektirdiğini belirtmiş; hükmü oy birliğiyle bozmuştur (Yargıtay 3. HD, 04.05.2010, E. 2010/5512, K. 2010/7912).

Buradaki ders şudur: bir fotoğrafın törende çekilmiş olması ile tanıtım amacıyla kullanılması ayrı şeylerdir. İstisna, törenin haberleştirilmesini kolaylaştırmak içindir; fotoğrafı süresiz bir tanıtım malzemesine çevirmek için değil.

3) Günlük hadiselere mütaallik resimlerle radyo ve film haberleri. Haber değeri taşıyan güncel olaylara ilişkin görüntüler bu kapsamdadır.

Bu istisna da sınırsız değildir. Bir futbol kulübünün takımına ait fotoğrafın bir gazetede tam sayfa yayımlandığı olayda, yerel mahkeme fotoğrafın boyutu, çerçevesi ve altındaki slogan birlikte değerlendirildiğinde kullanımın toplumsal bir olayın haberinin verilmesine yönelik boyutu aştığını ve fotoğrafın teknik anlamda poster niteliğinde olduğunu saptamıştır (Yargıtay 11. HD, 26.09.2012, E. 2011/7284, K. 2012/14366 kararında aktarılan yerel mahkeme gerekçesi). Bu değerlendirme, haber istisnasının kullanım biçimine göre sınırlandığını göstermektedir.

Dördüncü fıkra: istisna mutlak değildir. Madde, birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre yayımın caiz olduğu hâllerde de Türk Medenî Kanunu'nun 24. maddesi hükmünün saklı olduğunu söyler. TMK 24'e göre hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse hâkimden korunmasını isteyebilir; kişilik hakkı zedelenenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır. Yani istisna kapsamındaki bir yayım bile, somut olayda ölçüsüzse hukuka aykırı sayılabilir.

Basın Özgürlüğü ile Kişilik Hakkı Çatışırsa

FSEK 86 uyuşmazlıklarının büyük kısmı basın yayınlarından doğar. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bu dengeyi ayrıntılı biçimde kurmuştur (Yargıtay 4. HD, 06.03.2014, E. 2013/7425, K. 2014/3799).

Basının ayrı bir konumu vardır. Daire, basın özgürlüğünün Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1. ve 3. maddelerinde düzenlendiğini; basına sağlanan güvencenin amacının toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmek olduğunu belirtir. Bu nedenle bu tür davaların çözümünde ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması ve genel durumlardan farklı bir yöntem izlenmesi gerekir: basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.

Ama özgürlük sınırsız değildir. Daire, yayınlarda Anayasa'nın temel hak ve özgürlükler bölümü ile TMK 24 ve 25'te yer alan kişilik haklarına saldırıda bulunulmamasının yasal ve hukuki bir zorunluluk olduğunu vurgular.

Ölçüt: kamu yararı. Karara göre hukuk düzeninin çatışan iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez; birinin diğerine üstün tutulması gerekir ve bunun için temel ölçüt kamu yararıdır. Basın işlevini yerine getirirken özellikle şunları gözetmelidir:

  • yayının gerçek olması,
  • kamu yararı bulunması,
  • toplumsal ilginin varlığı,
  • konunun güncelliği,
  • haberi verirken öz ile biçim arasındaki dengenin korunması,
  • objektif sınırlar içinde kalınması.

Daire ayrıca, o anda ve görünürde var olup sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından basının sorumlu tutulmaması gerektiğini de belirtir.

Özel hayat ölçütü ve somut olay. Olayda bir avukatın tatilde deniz kenarında, bilgisi ve rızası dışında çekilen fotoğrafları, haberin ekinde yayımlanmıştır. Haberin konusu esasen fotoğraftaki erkek şahıslardı; ancak davacı tanınır biçimde fotoğrafta yer almakta, hatta fotoğrafa bakıldığında daha ön planda algılandığı görülmekteydi.

Daire şu değerlendirmeyi yapar: fotoğrafların çekildiği alan yalıtılmış bir alan olmamakla birlikte günlük yaşantı içinden rastgele bir kare de değildir. Davacı fotoğraflandığı anda normal yaşantısında, mesleki faaliyetinde değildir; aile ve iş yaşantısını geçirdiği ortamdan ayrılmış, gündelik yaşantısı içinde karşı karşıya gelebileceği insanların gözü önünde olmadığına inandığı bir ortamda bulunmakta ve davranışlarına bu şekilde yön vermektedir. Davacı topluma mal olmuş bir insan olmadığına göre, bu fotoğrafların yayınlanmasında toplumsal bir yarar ya da ilgiden söz edilemeyeceğinden fotoğrafların davacının özel hayatı ile ilgili olduğu sonucuna varılmalıdır.

Kişisel görüntüde ifade özgürlüğü daha dar yorumlanır. Daire açıkça şunu söyler: mevcut dava fikirlerin değil şahıs hakkında kişisel görüntülerin yayınlanması ile ilgilidir; bu şartlar altında ifade özgürlüğü daha dar yorumlamayı gerektirmektedir. Sonuç olarak, davacının kişiliğinin bir parçası olan fotoğrafının rızası dışında yayınlanmasıyla kişilik haklarının ihlal edildiği sonucuna varılarak uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilmiş ve ret kararı oy çokluğuyla bozulmuştur. Karşı oyda ise delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle hükmün onanması gerektiği belirtilmiştir.

İnsan hakları boyutu. Karar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin özel hayat kavramının kişinin adı ve kişinin resmi gibi kişisel kimliğe bağlı olan hâlleri kapsadığını belirttiğini; fotoğraflarla ilgili olarak Mahkemenin, fotoğrafların kişilerin özel hayatına veya kamuoyunun gözü önünde cereyan eden hadiselere ilişkin olup olmadığı, bu şekilde elde edilen materyalin sınırlı kullanım amaçlı olup olmadığı veya genel olarak halka sunulmaya elverişli olup olmadığı hususlarını incelediğini aktarmaktadır.

Hangi Davayı Açarım, Hangi Mahkemede?

Manevi tazminat: evet. Maddi tazminat: bu maddeye dayanmaz. Bu ayrım çok önemlidir ve dilekçe hatalarının başlıca kaynağıdır.

Üçüncü fıkra, birinci fıkraya aykırı hareket edenler hakkında Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi ile koşulları varsa TCK 134, 139 ve 140 hükümlerinin uygulanacağını söyler. Atıf yapılan Borçlar Kanunu 49, mülga 818 sayılı Kanun'a aittir; bugünkü karşılığı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesidir. Anılan maddeye göre kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir; hâkim bu tazminat yerine diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir, özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, maddi tazminat bakımından sınırı net çizmiştir. Bir futbol kulübünün, takım posterinin izinsiz yayımlandığını ileri sürerek maddi tazminat istediği davada yerel mahkeme, haksız rekabetin varlığından hareketle FSEK 86'ya da dayanarak hüküm kurmuştu. Daire, 86/1 ve 86/3'ün metnini aktardıktan sonra, maddi tazminat isteminde uygulama yeri bulunmayan 86. maddeye dayanılarak hüküm tesisini doğru görmemiş ve kararı oy birliğiyle bozmuştur (Yargıtay 11. HD, 26.09.2012, E. 2011/7284, K. 2012/14366). Maddi zarar talebi için FSEK'in mali haklara ilişkin hükümlerine veya haksız rekabet hükümlerine dayanmak gerekir (FSEK 68, FSEK 84).

TMK 25'teki diğer talepler. Manevi tazminatın yanında TMK 25 uyarınca saldırı tehlikesinin önlenmesi, sürmekte olan saldırıya son verilmesi ve sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespiti istenebilir; bunlarla birlikte düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanması da talep edilebilir. Aynı madde, hukuka aykırı saldırı dolayısıyla elde edilmiş kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre verilmesini isteme hakkını da saklı tutar. Manevi tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez; miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez.

Görevli mahkeme: ihtisas mahkemesi. Bu, uygulamada en çok hata yapılan noktadır. Fotoğraflarının izinsiz olarak bir internet sitesinde ürün tanıtımında kullanıldığını ileri sürerek manevi tazminat istenen bir davada asliye hukuk mahkemesi yetkisizlik kararı vermişti. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, FSEK 86 uyarınca resim ve portrelerin tasvir edilenlerin muvafakatı olmadan umuma arz edilemeyeceğini, 86/3 gereği BK 49 ve son fıkra gereği TMK 24'ün uygulanacağını belirttikten sonra FSEK 76 uyarınca ihtisas mahkemelerinin görevli olduğunu; öncelikle görev dava şartının gözetilmesi gerekirken fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi görevli olduğu hâlde asliye hukuk mahkemesince yetkisizlik kararı verilmesini doğru görmeyerek hükmü görev yönünden oy birliğiyle bozmuştur (Yargıtay 11. HD, 12.12.2016, E. 2016/13195, K. 2016/9471). Görev kuralları için FSEK 76 sayfasına bakabilirsiniz.

Yetki. TMK 25'in son fıkrası uyarınca davacı, kişilik haklarının korunması için kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir. Görev ile yetkiyi ayırt etmek gerekir: hangi tür mahkemenin bakacağı görev, hangi yerdeki mahkemenin bakacağı yetki sorunudur.

Ceza yönü. Üçüncü fıkra, koşulları varsa TCK 134, 139 ve 140'ın uygulanacağını söyler. TCK 134 özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu düzenler: kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse cezalandırılır; gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi hâlinde ceza bir kat artırılır. Aynı maddenin ikinci fıkrası, kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimseyi cezalandırır ve bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması hâlinde de aynı cezaya hükmolunacağını belirtir. TCK 139 uyarınca bu bölümdeki suçların soruşturulması ve kovuşturulması — kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve verileri yok etmeme hariç — şikâyete bağlıdır. TCK 140 ise bu suçların işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunacağını düzenler.

Küçük bir metin farkı. FSEK 85/3, mektup ve hatıralar bakımından TCK 132, 134, 139 ve 140'a atıf yaparken; FSEK 86/3 132'yi saymaz. Bu, haberleşmenin gizliliği suçunun mektuplara özgü olmasıyla açıklanabilir (FSEK 85).

FSEK 86 Yargıtay kararları

Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 5 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve konularına göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları bulundukları grubun başında yer alır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.

Karar seçimi hakkında

Kararların hangi mahkemeye ait olduğu ve hangi ifadelerin taraf savunması ya da yerel mahkeme gerekçesi olduğu kartlarda ayrıca belirtildi. Mülga kanunlara yapılan atıflar (818 sayılı Borçlar Kanunu m. 49, 5680 sayılı Basın Kanunu) kararın kendi metnindeki hâliyle bırakılmayıp yürürlükteki karşılıklarıyla açıklandı. Hukuk Genel Kurulu kararının metninde kanun numarasının "5486" ve Türk Medenî Kanunu numarasının "4722" olarak yazıldığı görülmektedir; bunlar kararın maddi hataları olup alıntılara dahil edilmemiştir.

Korunan değer ve iznin kapsamı

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

FSEK 86 ile korunan şey fotoğrafın eser niteliği değil tasvir olunanın kişilik hakkıdır; kişinin fotoğrafını daha önce kendisinin bir sitede kullanması, o fotoğraf üzerindeki tasarruf hakkının sona ermesi şeklinde yorumlanamaz

Olay: Davacının kendisi tarafından bir internet sitesine konulan fotoğrafı buradan alınarak bir işletmenin mağaza vitrininde ve işletme sahibinin kartvizitinde ticari nitelikli olarak kullanılmış; davacı manevi tazminat istemiştir. Yerel mahkeme davayı reddetmiş, Özel Daire bozma kararı vermiş, yerel mahkeme önceki kararında direnmiştir.

Karar: Hukuk Genel Kurulu, FSEK 86'nın eser niteliğinde olmasalar dahi resim ve portrelerin tasvir edilen kişilerin muvafakati alınmaksızın teşhir veya başka şekillerde umuma arz edilemeyeceğini öngördüğünü belirtmiştir. Hükümdeki "resim ve portreler" ibaresinin fotoğrafları, çeşitli tekniklerle yapılmış portreleri, tek başına veya topluluk içinde bulunurken çekilmiş resimleri ifade ettiğini; bunların izinsiz teşhiri, umuma arz edilmesi ya da örneğin bir ilanda veya vitrinde kullanılmasının yasaklandığını saptamıştır. Yasağa aykırı eylemlerin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu ve manevi tazminat yükümlülüğü doğurduğunu belirtmiştir. Muvafakat aranmayan hâllerin üç bent hâlinde sayıldığını; yayımın caiz olduğu hâllerde dahi kişilik haklarına saldırıyı düzenleyen Türk Medenî Kanunu'nun 24. maddesinin saklı olduğunu vurgulamıştır. Somut olayda, davacının fotoğrafını daha önce kendisinin bir web sitesinde kullanmasının tasarruf hakkının sona ermesi şeklinde yorumlanamayacağını; mağaza vitrininde ve kartvizitte ticari kullanımın kişilik haklarını zedelemediğinden bahsedilemeyeceğini belirterek direnme kararını oy birliğiyle bozmuştur.

Yasa'nın bu hükmüyle korunan şey; resim, portre veya fotoğrafın "eser" niteliği değil, bunlarda tasvir olunan kimsenin kişilik hakkıdır.

Ne anlama geliyor?

Bir fotoğrafı kendiniz paylaşmış olmanız, başkalarının onu ticari tanıtımda kullanmasına izin vermiş sayılmanız sonucunu doğurmaz.

Resmî tören istisnasının sınırı

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Kişi fotoğrafta ayrıntı olarak yer alsa dahi izinsiz umuma arz hakkın kötüye kullanılmasıdır; törende çekilmiş olmak, fotoğrafın tanıtım amacıyla kullanılmasını meşru kılmaz

Olay: Bir belediyenin düzenlediği tapu teslim töreninde, davacıya tapu verildiği sırada çekilen fotoğraf, daha sonra belediyenin tanıtımı ile birlikte reklam panolarında yer almıştır. Davacı manevi tazminat ile fotoğrafların kaldırılmasını istemiş; yerel mahkeme fiilin FSEK 86/2'deki istisnalardan sayıldığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

Karar: Daire, kişilik haklarının şahsa sıkı sıkıya bağlı, devredilemeyen ve vazgeçilemeyen haklar olduğunu; hayat, beden ve ruh tamlığı, düşünce ve çalışma özgürlüğü, şeref, haysiyet, ad ve resim üzerindeki hakları kapsadığını ve bunlarla sınırlı olmadığını belirtmiştir. Resim ve portrelerin bir kimsenin dış görünüşünü, o insanı tanımaya imkân verecek biçimde yansıtan nesne olduğunu; bir kimsenin dış görüntüsü üzerinde hak sahibi bulunduğunu; bir kimsenin izni olmadan resminin yayınlanamayacağının genel kural olduğunu saptamıştır. FSEK 86 ile korunan şeyin fotoğrafın eser niteliği değil tasvir olunanın kişilik hakkı olduğunu vurgulamıştır. Kişinin resminin her ne şekilde olursa olsun izinsiz yayınlanmasının, hukuka uygunluk sebepleri bulunmadıkça hukuka aykırı olduğunu; çünkü bunun emredici nitelikte bir kuralla yasaklandığını belirtmiştir. Olayda 86/2'de açıklanan istisnanın bulunmadığını saptayarak, izinsiz yayımın kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğunu ve manevi tazminat yükümlülüğü gerektirdiğini belirtmiş; uygun miktarda manevi tazminata karar verilmesi gerekirken davanın reddini doğru görmeyerek hükmü oy birliğiyle bozmuştur.

Kişinin, içinde bulunduğu fotoğrafda ayrıntı olarak yer alsa dahi resmin yayın ile umuma arz edilmesi "hakkın kötüye kullanılmasıdır

Ne anlama geliyor?

Bir törende çekilmiş olmak, o fotoğrafın sonradan tanıtım malzemesine çevrilmesini meşrulaştırmaz.

Not: Karar, mülga 5680 sayılı Basın Kanunu'na atıf yapmaktadır; bugün yürürlükte olan 5187 sayılı Basın Kanunu'dur. BK 49 atfının bugünkü karşılığı ise TBK 58'dir.

Basın özgürlüğü ile kişilik hakkının dengesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi

Kamuya mal olmamış bir kişinin tatilde rızası dışında çekilmiş fotoğraflarının yayımında toplumsal yarar veya ilgiden söz edilemez; kişisel görüntülerde ifade özgürlüğü daha dar yorumlanır

Olay: Bir avukat, tatilde deniz kenarında bilgisi ve rızası dışında çekilen fotoğraflarının, davalılara ait internet sitelerinde bir haberin ekinde yayımlandığını ileri sürerek manevi tazminat istemiştir. Haberin konusu fotoğraftaki diğer kişilerdi. Yerel mahkeme, davacının doğrudan ya da dolaylı olarak hedef alınmadığı gerekçesiyle istemi reddetmiştir.

Karar: Daire, basın özgürlüğünün Anayasa m. 28 ile Basın Kanunu'nun 1. ve 3. maddelerinde düzenlendiğini; basının ayrı bir konumu bulunduğunu ve bu tür davalarda ayrı ölçütlerin aranması gerektiğini belirtmiştir. Buna karşılık basın özgürlüğünün sınırsız olmadığını, TMK 24 ve 25'te yer alan kişilik haklarına saldırıda bulunulmamasının zorunlu olduğunu vurgulamıştır. Kişilik haklarının ad ve resim üzerindeki hakları da kapsadığını; resim üzerindeki kişilik hakkının medeni hukuk yanında FSEK'teki özel düzenlemelerle de korunduğunu saptamıştır. Çatışma hâlinde temel ölçütün kamu yararı olduğunu; yayının gerçekliği, kamu yararı, toplumsal ilgi, güncellik ve öz ile biçim arasındaki dengenin gözetilmesi gerektiğini belirtmiştir. Somut olayda davacının fotoğraflandığı anda mesleki faaliyetinde olmadığını; aile ve iş yaşantısını geçirdiği ortamdan ayrılmış, gözü önünde olmadığına inandığı bir ortamda bulunduğunu; topluma mal olmuş bir insan olmadığından yayında toplumsal bir yarar ya da ilgiden söz edilemeyeceğini saptamıştır. Davacının habere konu edilmemiş olmasına karşın tanınır biçimde ve ön planda algılanacak şekilde fotoğrafta yer aldığını gözeterek, kişilik haklarının ihlal edildiği sonucuna varmış ve ret kararını oy çokluğuyla bozmuştur.

Mevcut dava fikirlerin değil şahıs hakkında kişisel görüntülerin yayınlanması ile ilgilidir. Bu şartlar altında ifade özgürlü daha dar yorumlamayı gerektirmektedir.

Ne anlama geliyor?

Haberin öznesi olmasanız bile, tanınır biçimde yer aldığınız özel hayata ilişkin bir fotoğrafın yayımı kişilik hakkınızı ihlal edebilir.

Not: Karar oy çokluğuyla alınmıştır. Karşı oyda, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle hükmün onanması gerektiği belirtilmiştir. Alıntıdaki "özgürlü" ifadesi kararın kendi metnindeki yazım hâliyle aktarılmıştır.

Görevli mahkeme

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

FSEK 86'ya dayanan manevi tazminat davasında FSEK 76 uyarınca ihtisas mahkemeleri görevlidir; asliye hukuk mahkemesi görev dava şartını öncelikle gözetmelidir

Olay: Davacılar, fotoğraflarının izinsiz olarak davalı tarafından bir internet sitesinde ürün tanıtımında kullanıldığını ileri sürerek manevi tazminat istemişlerdir. Asliye hukuk mahkemesi, yetki tartışması yaparak dosyanın başka bir asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine ve dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermiştir.

Karar: Daire, davanın davacıların fotoğraflarının internet sayfasında kullanılması nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin olduğunu belirtmiştir. FSEK 86 uyarınca eser mahiyetinde olmasalar bile resim ve portrelerin tasvir edilenlerin muvafakatı olmadan umuma arz edilemeyeceğini; aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre bu yasağa aykırı hareket edenler hakkında Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinin, son fıkrasına göre de Türk Medenî Kanunu'nun 24. maddesinin uygulanacağını saptamıştır. FSEK 76 uyarınca bu davada ihtisas mahkemelerinin görevli olduğunu; öncelikle görev dava şartının gözetilmesi gerekirken fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi görevli olduğu hâlde asliye hukuk mahkemesince yetkisizlik kararı verilmesini doğru görmeyerek hükmü görev yönünden oy birliğiyle bozmuştur.

davada fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi görevli olduğu halde asliye hukuk mahkemesince yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş

Ne anlama geliyor?

İzinsiz fotoğraf kullanımından doğan manevi tazminat davası ihtisas mahkemesinde açılmalıdır; yanlış mahkeme seçimi davayı görev yönünden sakatlar.

Maddi tazminatta uygulanmaz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

FSEK 86, maddi tazminat isteminde uygulama yeri bulunmayan bir hükümdür; üçüncü fıkrası manevi tazminat ile ceza hükümlerine atıf yapar

Olay: Bir futbol kulübü ve ilgili şirket, kulübün profesyonel futbol takımına ait posterin bir gazetede izinsiz yayımlandığını ileri sürerek telif bedeli adı altında maddi tazminat istemiştir. Yerel mahkeme, kullanımın haber verme boyutunu aştığını ve fotoğrafın teknik anlamda poster niteliğinde olduğunu saptayarak FSEK 86 ve haksız rekabet hükümleri çerçevesinde davayı kısmen kabul etmiştir.

Karar: Daire, FSEK 86/1'in metnini aktardıktan sonra aynı maddenin üçüncü fıkrası gereğince birinci fıkra hükmüne aykırı hareket edenler hakkında Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi ile koşulları varsa Türk Ceza Kanunu'nun 134, 139 ve 140. maddelerinin uygulanacağını belirtmiştir. Somut uyuşmazlıkta davanın maddi tazminat talepli olarak açıldığını gözeterek, haksız rekabetin varlığından bahisle maddi tazminat isteminde uygulama yeri bulunmayan 86. maddeye dayanılarak hüküm tesisini doğru görmemiş ve kararı davalı yararına oy birliğiyle bozmuştur.

haksız rekabetin varlığından bahisle maddi tazminat isteminde uygulama yeri bulunmayan aynı kanunun 86. maddesine dayanılarak hüküm tesisi doğru görülmemiş

Ne anlama geliyor?

İzinsiz fotoğraf kullanımında maddi zarar isteniyorsa dayanak FSEK 86 değil, mali haklara ilişkin hükümler veya haksız rekabettir.

Not: Kararda aktarılan "iznin futbolcular tarafından verilmesi gerektiği ve kulübün aktif dava ehliyeti bulunmadığı" yönündeki ifadeler davalı savunmasına aittir; Dairenin kabulü değildir. Posterin haber verme boyutunu aştığına ilişkin değerlendirme ise yerel mahkeme gerekçesidir.

FSEK 86 ile ilgili maddeler

  • FSEK m. 4Güzel sanat eserleri
  • FSEK m. 19Ölümden sonra hakların kullanılması
  • FSEK m. 68Mali haklara tecavüz halinde
  • FSEK m. 76Görev, usul ve deliller
  • FSEK m. 84İşaret, resim ve ses
  • FSEK m. 85Mektuplar
  • FSEK m. 87Sipariş üzerine yapılan resim ve portreler
  • FSEK ek m. 4Dijital iletim ve içerik kaldırma
  • TMK m. 24Kişilik hakkının korunması — ilke
  • TMK m. 25Kişilik hakkının korunması — davalar
  • TBK m. 58Kişilik hakkının zedelenmesi — manevi tazminat
  • TCK m. 134Özel hayatın gizliliğini ihlal

Uygulamada dikkat edilecekler

Pratik notlar

  1. 1.Fotoğrafın eser sayılıp sayılmadığını tartışmayın; FSEK 86 eser niteliği aramaz, korunan değer tasvir olunanın kişilik hakkıdır.
  2. 2.Muvafakatin tasvir edilenden alındığını gösterin; fotoğrafı çekenin veya elinde bulunduranın izni yeterli değildir.
  3. 3.İznin kapsamını ve amacını belgeleyin: belirli bir kullanım için verilen rıza başka bir kullanımı kapsamaz.
  4. 4.Kişinin fotoğrafını daha önce kendisinin paylaşmış olmasının tasarruf hakkını sona erdirmediğini ileri sürün.
  5. 5.Tasvir edilen ölmüşse FSEK 19/1'de sayılanların muvafakatini arayın ve ölümden itibaren on yıllık süreyi hesaplayın.
  6. 6.Üç istisnanın sınırlı sayıda olduğunu ve dar yorumlandığını gözetin.
  7. 7.Törende veya genel toplantıda çekilmiş bir fotoğrafın sonradan tanıtım amacıyla kullanılmasının istisna kapsamında olmadığını ileri sürün.
  8. 8.Haber istisnasında kullanım biçimini inceleyin: boyut, çerçeve ve eşlik eden metin, haber verme boyutunu aştığını gösterebilir.
  9. 9.İstisna kapsamındaki yayımda bile TMK 24'ün saklı olduğunu; ölçüsüz kullanımın hukuka aykırı sayılabileceğini hatırlatın.
  10. 10.Kişi fotoğrafta ayrıntı olarak yer alsa dahi izinsiz umuma arzın hakkın kötüye kullanılması sayıldığını belirtin.
  11. 11.Basın yayınlarında kamu yararı, gerçeklik, toplumsal ilgi, güncellik ve öz-biçim dengesi ölçütlerini tek tek tartışın.
  12. 12.Müvekkilinizin kamuya mal olmuş bir kişi olup olmadığını netleştirin; bu, dengenin yönünü belirler.
  13. 13.Manevi tazminat talebinizi TBK 58'e dayandırın; FSEK 86/3'teki BK 49 atfının bugünkü karşılığı budur.
  14. 14.Maddi zarar istiyorsanız FSEK 86'ya değil, mali haklara ilişkin hükümlere veya haksız rekabete dayanın.
  15. 15.TMK 25'teki diğer talepleri de kurun: saldırının önlenmesi, son verilmesi, hukuka aykırılığın tespiti, kararın yayımlanması ve elde edilen kazancın verilmesi.
  16. 16.Davayı fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinde açın; FSEK 76 uyarınca ihtisas mahkemeleri görevlidir.
  17. 17.Görev ile yetkiyi ayırt edin: TMK 25 son fıkra uyarınca davacı kendi veya davalının yerleşim yeri mahkemesini seçebilir.
  18. 18.Ceza yönünde TCK 134'ü değerlendirin ve TCK 139 uyarınca şikâyet süresine dikkat edin.
  19. 19.Tüzel kişi eliyle işlenen fiillerde TCK 140 uyarınca güvenlik tedbirlerinin gündeme geldiğini gözetin.

Sıkça Sorulan Sorular

FSEK 86 uyarınca resim ve portreler tasvir edilenin muvafakati olmadan teşhir veya diğer suretlerle umuma arz edilemez. İhlal kişilik haklarına saldırı oluşturur; manevi tazminat isteyebilir, ayrıca saldırının sona erdirilmesini ve hukuka aykırılığın tespitini talep edebilirsiniz.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.