4721 sayılı Türk Medeni Kanunu · Üçüncü Bölüm: Vakıflar — B. Vakıf senedi

TMK Madde 106: Vakıf Senedinin İçeriği

Birinci Kitap: Kişiler Hukuku › İkinci Kısım: Tüzel Kişiler › Üçüncü Bölüm: Vakıflar — B. Vakıf senedi

Hazırlayan: Av. Murat Aydar5 yüksek mahkeme kararıYürürlükteki metinGüncelleme: 24.09.2026

Kısa cevap · TMK 106

TMK 106, vakıf senedinde bulunması gereken beş unsuru sayar: vakfın adı, amacı, bu amaca özgülenen mal ve haklar, örgütlenme ve yönetim şekli ile yerleşim yeri. Bu unsurlardan yalnız ikisi kurucu niteliktedir: TMK 107/1 uyarınca amaç ile özgülenen mal ve haklar yeterince belirlenmişse diğer noksanlıklar tescil başvurusunun reddini gerektirmez. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi bu kuralı somutlaştırmıştır: kurulmak istenen vakfın adı önceki bir vakfın adıyla karışacak olsa bile dava reddedilemez; ada ilişkin değişiklik için süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir. Sayfa ayrıca TMK 108 (mirasçıların ve alacaklıların dava hakkı), TMK 109 (bir yönetim organının bulunması zorunludur), TMK 110 (çalıştırılanlara ve işçilere yardım vakfı; ödenti vermeyen yararlanan dava açamaz) ve TMK 111 (Vakıflar Genel Müdürlüğünün denetimi) hükümlerini kapsar.

Bu sayfada neler var? (10 bölüm)
  1. TMK 106 madde metni
  2. Değişiklik geçmişi
  3. Vakıf Senedinin Beş Unsuru ve İkisinin Ayrıcalığı
  4. TMK 107: Noksanlık Redde Değil Tamamlattırmaya Yol Açar
  5. TMK 109-110: Yönetim Organı ve İşçi Vakıfları
  6. TMK 111: Denetim ve Denetim Raporunun Sınırı
  7. TMK 106 Yargıtay kararları
  8. TMK 106 ile ilgili maddeler
  9. Uygulamada dikkat edilecekler
  10. Sıkça sorulan sorular

Temel kavramlar

Vakıf senedi
5737 s.K. m. 3: vakfın malvarlığını ve vakıf şartlarını içeren belge. Noterde düzenleme şeklinde hazırlanır.
Zorunlu içerik
TMK 106'da sayılan beş unsur: ad, amaç, özgülenen mal ve haklar, örgütlenme ve yönetim şekli, yerleşim yeri.
Kurucu unsur
Amaç ile özgülenen mal ve haklar. TMK 107/1 uyarınca yeterince belirlenmiş olmaları tescil için zorunludur.
Noksanlık
TMK 107: senetteki eksiklik. Kurucu unsurlar dışındaki eksiklikler başvurunun reddini gerektirmez.
Tamamlattırma
TMK 107/2: noksanlıkların tescilden önce mahkemece ya da kuruluştan sonra denetim makamının başvurusu üzerine giderilmesi.
Yetersiz özgüleme
TMK 107/3: ölüme bağlı tasarrufla özgülenen mal ve hakların amaca yetmemesi hâli.
Benzer amaçlı vakfa özgüleme
TMK 107/3: yetersiz mal ve hakların, aksine irade yoksa hâkim tarafından benzer amaçlı bir vakfa özgülenmesi.
Mirasçıların dava hakkı
TMK 108: vakfedenin mirasçıları ile alacaklılarının bağışlama ve ölüme bağlı tasarruf hükümlerine dayanan dava hakkı.
Sınırlı sorumluluk
TMK 105/3: ölüme bağlı tasarrufla kurulan vakfın mirasbırakanın borçlarından sorumluluğu özgülenen mal ve haklarla sınırlıdır.
Yönetim organı
TMK 109: vakfın bulunması zorunlu tek organı. Vakfeden senette başka organlar da gösterebilir.
Kişi-organ
Vakıf senedine göre organ sayılan kişi. Bağımlılık unsuru bulunmadığından işçi sayılmaz.
Denetim makamı
Vakıflar Genel Müdürlüğü. TMK 111 uyarınca vakıfları senede ve amaca uygunluk yönünden denetler.

Bir bakışta TMK 106

KonuKuralDayanak
Senedin içeriğiVakıf senedinde vakfın adı, amacı, bu amaca özgülenen mal ve haklar, vakfın örgütlenme ve yönetim şekli ile yerleşim yeri gösterilir.TMK m. 106
ŞekilVakıf kurma iradesi resmî senetle veya ölüme bağlı tasarrufla açıklanır; resmî senet noterde düzenleme şeklinde hazırlanır.TMK m. 102; 5737 s.K. m. 5
Kurucu unsurlarAmaç ile bu amaca özgülenen mal ve haklar yeterince belirlenmiş ise diğer noksanlıklar tescil başvurusunun reddini gerektirmez.TMK m. 107/1
Ad benzerliğiKurulacak vakfın adı önceki bir vakıfla karışacak olsa bile dava reddedilmez; ada ilişkin değişiklik için süre verilip sonucuna göre karar verilir.8. HD 15.10.2025
TamamlattırmaNoksanlıklar tescil kararından önce mahkemece; kuruluştan sonra ise denetim makamının başvurusu üzerine, olanak varsa vakfedenin görüşü alınarak yerleşim yeri mahkemesince tamamlattırılır.TMK m. 107/2
Yetersiz malÖlüme bağlı tasarrufla özgülenen mal ve haklar amaca yetmiyorsa, aksine irade yoksa denetim makamının görüşü alınarak hâkim bunları benzer amaçlı bir vakfa özgüler.TMK m. 107/3
Mirasçı ve alacaklıVakfedenin mirasçıları ile alacaklılarının bağışlamaya ve ölüme bağlı tasarruflara ilişkin hükümler uyarınca dava hakları saklıdır.TMK m. 108
Yönetim organıVakfın bir yönetim organının bulunması zorunludur; vakfeden senette gerekli gördüğü başka organları da gösterebilir.TMK m. 109
Kişi-organSenede göre vakıf organı sayılan kişi ile vakıf arasında bağımlılık unsuru bulunmadığından işçi-işveren ilişkisi yoktur.22. HD 16.04.2015
Bilgi vermeÇalıştırılanlara ve işçilere yardım vakıflarının yöneticileri yararlananlara vakfın örgütü, işleyişi ve malî durumu hakkında bilgi vermekle yükümlüdür.TMK m. 110/1
Yönetime katılmaVakfa ödenti veren çalıştırılanlar ve işçiler en az yaptıkları ödeme oranında yönetime katılır ve temsilcilerini olabildiğince kendi aralarından seçer.TMK m. 110/2
Dava hakkıYararlananların vakfın edimlerini dava yoluyla isteyebilmesi ödenti vermiş olmalarına veya vakıf hükümlerinin bu hakkı tanımasına bağlıdır; aksi hâlde aktif husumet ehliyeti yoktur.TMK m. 110/4; 8. HD 02.03.2023
DenetimVakıfların senetteki hükümleri yerine getirip getirmedikleri, mallarını amaca uygun yönetip yönetmedikleri ve gelirlerini amaca uygun harcayıp harcamadıkları Vakıflar Genel Müdürlüğünce ve üst kuruluşlarınca denetlenir.TMK m. 111/1
Denetim sonrasıDenetim raporu tek başına yeterli değildir; görevden alma davasında keşif yapılıp vakıf hukukunda uzman bilirkişi ve malî müşavirden oluşan kuruldan rapor alınmalıdır.8. HD 10.12.2025

TMK 106 madde metni

Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

Birinci Kitap: Kişiler Hukuku › İkinci Kısım: Tüzel Kişiler · Üçüncü Bölüm: Vakıflar — B. Vakıf senedi

Vakıf senedinin içeriğiMadde 106

  1. Beş unsur sayılmıştır. Ancak TMK 107/1 uyarınca bunlardan yalnız amaç ile özgülenen mal ve hakların yeterince belirlenmiş olması tescil için zorunludur; diğerlerindeki eksiklik tamamlattırılır.Vakıf senedinde vakfın adı, amacı, bu amaca özgülenen mal ve haklar, vakfın örgütlenme ve yönetim şekli ile yerleşim yeri gösterilir.

Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr.

Değişiklik geçmişi

TarihKaynakDeğişiklik
22.11.20014721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002)TMK 106, 107, 108, 109 ve 110, Kanunun ilk metninden bu yana hiç değiştirilmemiştir. Bu sayfanın kapsadığı TMK 111'in ("E. Denetim") birinci fıkrası da aynen yürürlüktedir; ikinci fıkrası ise 20.02.2008 tarihli ve 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 80. maddesiyle mülga edilmiştir. Bölümün komşu maddelerinde ise iki değişiklik vardır: TMK 104/4'te yer alan "tüzük" ibaresi 02.07.2018 tarihli ve 700 sayılı KHK'nin 139. maddesiyle "Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelik" şeklinde değiştirilmiş; TMK 101/3'ün son cümlesi ile TMK 112/2'deki bir ibare Anayasa Mahkemesi kararlarıyla iptal edilmiştir.

Vakıf Senedinin Beş Unsuru ve İkisinin Ayrıcalığı

Vakıf, bir mal topluluğu olduğu için kuruluş belgesi olan senedin içeriği kanunla belirlenmiştir.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 106 — Vakıf senedinde vakfın adı, amacı, bu amaca özgülenen mal ve haklar, vakfın örgütlenme ve yönetim şekli ile yerleşim yeri gösterilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, vakıf senedini 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 3. maddesindeki tanıma dayanarak vakıfların malvarlığını ve vakıf şartlarını içeren belge olarak nitelemiş ve TMK 106'daki beş unsuru aynen saymıştır (Yargıtay HGK, 27.09.2022, E. 2022/371, K. 2022/1163, oy birliğiyle).

UnsurNiteliğiEksikse
AmaçKurucuTescil istemi reddedilir
Özgülenen mal ve haklarKurucuTescil istemi reddedilir
AdZorunlu ama kurucu değilTamamlattırılır
Örgütlenme ve yönetim şekliZorunlu ama kurucu değilTamamlattırılır
Yerleşim yeriZorunlu ama kurucu değilTamamlattırılır
💡İpucu
Senet yazılırken amaç ile özgülenen mal ve haklara ayrı bir özen gösterin. Bu ikisi yeterince belirli değilse tescil istemi reddedilir; diğer üç unsurdaki eksiklik ise yargılama sırasında giderilebilir.

Ölüme bağlı tasarrufla kurulan vakıflarda senet aranmaz. TMK 102 uyarınca vakıf kurma iradesi resmî senetle veya ölüme bağlı tasarrufla açıklanabilir. Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, 1956 tarihli bir vasiyetnamenin içeriğinde vakfın adı, ayrılan malvarlığı, amaçlar ile denetim ve teftişin nasıl yapılacağına ilişkin ayrıntılı düzenlemelerin bulunmasını, açıkça ölüme bağlı tasarrufla vakıf kurma iradesi saymış; vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan mülga 743 sayılı Kanunda "vakıf" yerine "tesis" sözcüğünün kullanılmış olmasının sonucu değiştirmediğini belirterek tescil isteminin reddine ilişkin kararı bozmuştur (Yargıtay 18. HD, 10.11.2014, E. 2014/12712, K. 2014/15899, oy birliğiyle).

TMK 108: mirasçıların ve alacaklıların hakkı saklıdır. Ölüme bağlı tasarrufla kurulan vakfın mirasbırakanın borçlarından sorumluluğu özgülenen mal ve haklarla sınırlıdır (TMK 105/3). Buna karşılık vakfedenin mirasçıları ile alacaklılarının, bağışlamaya ve ölüme bağlı tasarruflara ilişkin hükümler uyarınca dava hakları saklıdır (TMK 108). Bu yollama, saklı payın korunmasına ilişkin tenkis davası ile tasarrufun iptali davasını kapsar.

⚠️Dikkat
TMK 108 vakfın tescilini engelleyen bir hüküm değildir. Vakıf tescil edilir, tüzel kişilik kazanır; mirasçı veya alacaklı iddiası ayrı bir davada ve miras hukukunun kendi süreleri içinde ileri sürülür.

TMK 107: Noksanlık Redde Değil Tamamlattırmaya Yol Açar

Vakıflar hukukunun en pratik hükmü budur: senetteki eksiklik, kural olarak kuruluşu engellemez.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 107 — Vakıf senedinde vakfın amacı ile bu amaca özgülenen mal ve haklar yeterince belirlenmiş ise, diğer noksanlıklar vakfın tüzel kişilik kazanması için yapılan başvurunun reddini gerektirmez.
Bu tür noksanlıklar, tescil kararı verilmeden önce mahkemece tamamlattırılabileceği gibi; kuruluştan sonra da denetim makamının başvurusu üzerine, olanak varsa vakfedenin görüşü alınarak vakfın yerleşim yeri mahkemesince tamamlattırılır.
Tescili istenen vakfa ölüme bağlı tasarrufla özgülenen mal ve haklar amacın gerçekleşmesine yeterli değilse; vakfeden aksine bir irade açıklamasında bulunmuş olmadıkça bu mal ve haklar, denetim makamının görüşü alınarak hâkim tarafından benzer amaçlı bir vakfa özgülenir.

Ad benzerliği kararı. Bir dosyada tescili istenen vakfın adında, 1973 yılında kurulmuş başka bir vakfın adı geçiyordu. İlk derece mahkemesi isim hakkına aykırılık gerekçesiyle davayı reddetti; bölge adliye mahkemesi karıştırılma ihtimali bulunduğunu ve o adı kullanmanın zorunlu olmadığını belirterek istinafı esastan reddetti. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi ise TMK 107'yi hatırlatarak sonucu tersine çevirdi: davacıya vakıf adına dair değişiklik yapması için süre verilip oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken davanın reddi doğru değildir (Yargıtay 8. HD, 15.10.2025, E. 2024/4981, K. 2025/6380, oy birliğiyle).

💡İpucu
Tescil davasında mahkeme senetteki bir eksikliği veya sakıncayı gündeme getirirse, doğrudan ret beklemeyin: TMK 107/1-2'ye dayanarak tamamlattırma için süre verilmesini talep edin. Yargıtay bu talebi karşılamayan kararı bozmaktadır.

Üçüncü fıkra bambaşka bir sonuç doğurur. Ölüme bağlı tasarrufla özgülenen mal ve haklar amacın gerçekleşmesine yetmiyorsa, vakıf kurulmaz; vakfeden aksine bir irade açıklamamışsa bu mal ve haklar denetim makamının görüşü alınarak hâkim tarafından benzer amaçlı bir vakfa özgülenir. Böylece mirasbırakanın hayır iradesi boşa çıkmaz.

EksiklikSonuç
Ad, yerleşim yeri, örgütlenme veya yönetim şekli eksik ya da sakıncalıTamamlattırılır (TMK 107/1-2)
Amaç yeterince belirli değilTescil istemi reddedilir
Özgülenen mal ve haklar yeterince belirli değilTescil istemi reddedilir
Ölüme bağlı tasarrufta mal ve haklar amaca yetmiyorBenzer amaçlı bir vakfa özgülenir (TMK 107/3)

Kuruluştan sonra da tamamlattırma vardır. İkinci fıkranın ikinci hâli, vakıf çoktan tescil edilmiş olsa bile noksanlığın denetim makamının başvurusu üzerine giderilmesine imkân tanır. Bu yolda hâkim, olanak varsa vakfedenin görüşünü alır.

TMK 109-110: Yönetim Organı ve İşçi Vakıfları

Vakfın üyesi yoktur; iradesini organları aracılığıyla açıklar.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 109 — Vakfın bir yönetim organının bulunması zorunludur. Vakfeden, vakıf senedinde gerekli gördüğü başka organları da gösterebilir.

Zorunlu olan tek organ yönetim organıdır; denetim kurulu, mütevelli heyeti veya danışma kurulu gibi organlar vakfedenin takdirine bağlıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu organın işlevini şöyle özetlemiştir: vakıf yönetim kurulu iç ilişkide vakfı yönetir, dış ilişkide vakfı temsil eder (Yargıtay HGK, 27.09.2022, E. 2022/371, K. 2022/1163).

Kişi-organ işçi değildir. Bir dosyada, vakıf senedinde organ olarak sayılan vakıf müdürü görevine son verilmesi üzerine işsizlik sigortası ödeneği istemişti. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, senede göre yönetim kuruluna üye teklif etme ve senette değişiklik önerme yetkisi bulunan, görevden alınması Medeni Kanun hükümlerine tabi olan bu kişinin vakıf tüzel kişiliğinde kişi-organ olarak çalıştığını; aralarındaki ilişkide bağımlılık unsurunun bulunmadığını ve bu nedenle işçi-işveren ilişkisinden söz edilemeyeceğini belirterek yalnız işçiler için söz konusu olabilecek ödeneğe hükmedilmesini bozmuştur (Yargıtay 22. HD, 16.04.2015, E. 2015/9825, K. 2015/13876, oy birliğiyle).

⚠️Dikkat
Vakıfta görev yapan herkes organ değildir. Vakıf senedinde organ olarak gösterilmeyen, ücret karşılığı ve bağımlı çalışan personel işçidir ve iş mevzuatına tabidir. Ayrım, senedin organ listesine göre yapılır.

Çalıştırılanlara ve işçilere yardım vakıfları. TMK 110, işverenlerin kurduğu emeklilik ve yardım sandıklarını beş fıkrada özel bir rejime bağlar: yöneticiler yararlananlara bilgi vermekle yükümlüdür; ödenti veren çalışanlar en az ödeme oranında yönetime katılır; malvarlığının çalışan ödemeleriyle sağlanacak bölümünün işverene karşı yalnız bir alacaktan ibaret olması yeterli güvenceye bağlıdır; yararlanma koşullarındaki değişiklikler denetim makamının yazılı görüşü alınarak mahkemece karara bağlanır.

Dördüncü fıkra bir dava şartı kurar. Yararlananların vakfın edimlerini dava yoluyla isteyebilmesi, ödenti vermiş olmalarına veya vakfı düzenleyen hükümlerin bu hakkı tanımasına bağlıdır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, gelirleri içinde çalışanlardan kesilmiş hiçbir ödenti bulunmayan ve senedinde dava hakkı tanınmamış bir vakıfta, ödenti vermeyen davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığına karar vermiştir (Yargıtay 8. HD, 02.03.2023, E. 2021/17483, K. 2023/1181, oy birliğiyle). Daire aynı ölçütü daha önce bir bozma kararında da uygulamıştı (Yargıtay 8. HD, 08.10.2018, E. 2017/13559, K. 2018/16892).

Görev ayrımına dikkat. İşveren şirket ile yardım vakfı ayrı tüzel kişilerdir: işveren 4857 sayılı Kanuna, vakıf ise Türk Medeni Kanununa tabidir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, her iki tüzel kişi aleyhine açılan bir davada, işveren aleyhine açılan kısımda iş mahkemesinin görevli olduğunu ve bu kısımda görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, 26.06.2025, E. 2024/4968, K. 2025/4987, oy birliğiyle).

TMK 111: Denetim ve Denetim Raporunun Sınırı

Vakıfta üye denetimi olmadığı için denetim görevi kamu makamına verilmiştir.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 111 — Vakıfların, vakıf senedindeki hükümleri yerine getirip getirmedikleri, vakıf mallarını amaca uygun biçimde yönetip yönetmedikleri ve vakıf gelirlerini amaca uygun olarak harcayıp harcamadıkları Vakıflar Genel Müdürlüğünce ve üst kuruluşlarınca denetlenir. Vakıfların üst kuruluşlarınca denetimi özel kanun hükümlerine tabidir.
(Mülga ikinci fıkra: 20/2/2008-5737/80 md.)

Denetimin kapsamı üç başlıkla sınırlıdır: senetteki hükümlerin yerine getirilmesi, malların amaca uygun yönetimi ve gelirlerin amaca uygun harcanması. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da vakıfların hangi konularda denetleneceğinin bu hükümle belirlendiğini vurgulamıştır (Yargıtay HGK, 27.09.2022, E. 2022/371, K. 2022/1163).

Denetimden görevden almaya. Denetim raporu kendiliğinden bir yaptırım doğurmaz; zinciri 5737 sayılı Kanunun 10. maddesi kurar. Vakıf yöneticileri vakfın amacına ve mevzuata uymak zorundadır; amaç doğrultusunda faaliyette bulunmayan, malları ve gelirleri amaca uygun kullanmayan, ağır ihmal ve kasıtlı fiilleriyle vakfı zarara uğratan, tespit edilen noksanlıkları süresinde gidermeyen ve ehliyetini kaybeden yöneticiler, Meclisin kararına dayalı olarak denetim makamının başvurusu üzerine vakfın yerleşim yeri asliye hukuk mahkemesince görevlerinden alınabilir.

Rapor tek başına yetmez. Bir görevden alma davasında hüküm, yalnızca dosya üzerinden ve esas olarak denetim raporuna dayanılarak hazırlanmış bir bilirkişi raporuna dayandırılmıştı. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi bunu eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu sayarak bozmuş ve yapılacak işi göstermiştir: taşınmaz üzerindeki inşaat için mahallinde keşif yapılıp her iş kolu bakımından fiilen yapılan işlerin o tarihteki birim fiyatlara göre ederi ile varsa fazla ödemelerin denetime elverişli biçimde tespiti; ardından ilgili dönemin tüm defter ve belgeleri üzerinde vakıf hukukunda uzman bir bilirkişi ile malî müşavirin yer aldığı kuruldan rapor alınması ve yöneticiler hakkında görevleriyle ilgili ceza yargılamasına konu dosya bulunup bulunmadığının araştırılması (Yargıtay 8. HD, 10.12.2025, E. 2025/6254, K. 2025/7417, oy birliğiyle).

⚠️Dikkat
Görevden alma davasında denetim raporunu tek delil olarak sunmak yeterli değildir. Keşif, uzman bilirkişi kurulu ve varsa ceza dosyalarının araştırılması talep edilmelidir; aksi hâlde karar eksik inceleme nedeniyle bozulur.

Üst kuruluş denetimi ayrıdır. Maddenin son cümlesi uyarınca vakıfların üst kuruluşlarınca denetimi özel kanun hükümlerine tabidir. Üst kuruluş kurma imkânı ise TMK 117/2'nin kıyas yollamasıyla derneklere ilişkin hükümlerden doğar.

Sona erme ve dağıtılma sonuçları için bkz. TMK 116-117; yönetimin ve amacın değiştirilmesi için bkz. TMK 112-115.

TMK 106 Yargıtay kararları

Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 5 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve ilgili oldukları fıkraya göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları bulundukları grubun başında yer alır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.

Karar seçimi hakkında

TMK 106-111'i doğrudan yorumlayan bir içtihadı birleştirme kararına rastlanmamıştır. Sayfadaki kartlar kapsanan altı maddenin her birine bir eksen oluşturacak biçimde seçilmiştir: TMK 106 ve 111 için Hukuk Genel Kurulunun 2022 tarihli kararı, TMK 107 için Dairenin 2025 tarihli ad benzerliği kararı, TMK 109 için kişi-organ ayrımına ilişkin 2015 tarihli karar, TMK 110/4 için aktif husumet ehliyeti ölçütünü kuran 2023 tarihli karar ve TMK 111 ile 5737 sayılı Kanunun 10. maddesi zinciri için 2025 tarihli ispat kararı. TMK 110/4 ölçütü üç halkalı bir zincirdir: Dairenin 08.10.2018 tarihli bozması, 02.03.2023 tarihli gerekçe değişikliğiyle düzeltilerek onaması ve 26.06.2025 tarihli kararında bölge adliye mahkemesinin aynı yöndeki gerekçesini onaması. Kararların tamamı tam metinden okunmuş ve beşi de oy birliğiyle alınmıştır. Hukuk Genel Kurulu kararında yönetim organı kuralının TMK m. 106, denetim kuralının TMK m. 110 olarak anılması bir künye kaymasıdır; resmî metinde bu kurallar m. 109 ve m. 111'de yer alır ve bu husus kart notunda ayrıca belirtilmiştir.

TMK 106/1 ile ilgili Yargıtay kararları

TMK 106/1 · Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Kurulacak vakfın adı önceki bir vakfın adıyla benzerlik gösterse bile tescil istemi doğrudan reddedilemez; davacıya ada ilişkin değişiklik yapması için süre verilip oluşacak sonuca göre karar verilmelidir

Olay: Noterde düzenleme şeklinde hazırlanan vakıf senedine dayanılarak hasımsız olarak yeni bir vakfın tescili istenmiştir. İlk derece mahkemesi, kurulmak istenen vakfın adında 1973 yılında kurulmuş başka bir vakfın adının bulunduğunu ve bu kullanımın isim hakkına aykırı olacağını belirterek davayı reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi, müdahil vakfın adıyla karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu ve davacının bu ismi kullanmasının zorunlu olmadığını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Karar: Daire, önce tüzel kişiler hukukunun genel hükümlerini aktarmıştır: TMK 47 uyarınca belli bir amaca özgülenmiş bağımsız mal topluluklarının özel hükümler uyarınca tüzel kişilik kazanacağı, TMK 48 uyarınca tüzel kişilerin yaradılış gereği insana özgü nitelikler dışındaki bütün haklara ve borçlara ehil oldukları, TMK 49 uyarınca gerekli organlara sahip olmakla fiil ehliyetini kazanacakları ve TMK 50 uyarınca iradelerini organları aracılığıyla açıklayacakları. Ardından vakıflara özgü düzeni kurmuştur: TMK 101 tanımı, TMK 102 uyarınca sicile tescil ile tüzel kişiliğin kazanılması ve mahkemenin mal ile hakların korunması için gerekli önlemleri resen alması, TMK 105 uyarınca özgülenen malların mülkiyeti ile hakların tüzel kişiliğin kazanılmasıyla vakfa geçmesi. Daire, noksanlıklar başlıklı TMK 107'yi metniyle aktardıktan sonra somut olayı değerlendirmiş ve ad benzerliği nedeniyle doğrudan ret kararı verilmesini yanılgılı bularak bölge adliye mahkemesi kararını kaldırıp ilk derece mahkemesi kararını oy birliğiyle bozmuştur.

davacı tarafa tescili istenilen vakıf senedinde vakıf adına dair değişiklik yapması için süre verilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi doğru değildir

Ne anlama geliyor?

Tescil davasında senetteki eksiklik veya sakınca, ret yerine süre verilip düzeltilmesi yoluyla giderilir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE alınmıştır. Kararda TMK 47, 48, 49, 50, 101, 102, 105, 107 ve 111 değerlendirilmiştir. Vakıf, kurum, kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 106/1 · Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Vakıf senedinde vakfın adı, amacı, bu amaca özgülenen mal ve haklar, örgütlenme ve yönetim şekli ile yerleşim yeri gösterilir; vakıf hukukunda asıl olan kurucu iradenin olduğu gibi korunmasıdır ve yönetim kurulu iç ilişkide yönetir, dış ilişkide temsil eder

Olay: Bir vakfın yönetim organı, vakıf senedinde yazılı genel ve özel amaçların değiştirilmesinin tescilini istemiştir. İlk derece mahkemesi istemi kabul etmiş; Özel Daire, değişikliğin vakfın kuruluş iradesine aykırı olduğu gerekçesiyle kararı bozmuştur. Mahkeme, istemin asıl amacının vergi muafiyetinden yararlanmak olduğunu ve bunun devlet desteğinden faydalanmaya yönelik bulunduğunu belirterek direnmiştir. Direnme kararı denetim makamı tarafından temyiz edilmiştir.

Karar: Hukuk Genel Kurulu, vakıfların TMK 101 ilâ 117. maddeleri arasında düzenlendiğini ve yeterli mal ve hakların belirli ve sürekli bir amaca özgülenmesiyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal toplulukları olduğunu belirtmiştir. Vakıf senedini 5737 sayılı Kanunun 3. maddesindeki tanıma dayandırarak içeriğinde vakfın adı, amacı, bu amaca özgülenen mal ve haklar, örgütlenme ve yönetim şekli ile yerleşim yerinin gösterileceğini; bir yönetim organının bulunmasının zorunlu olduğunu ve yönetim kurulunun iç ilişkide vakfı yönetip dış ilişkide temsil ettiğini; vakıfların senetteki hükümleri yerine getirip getirmedikleri, mallarını amaca uygun yönetip yönetmedikleri ve gelirlerini amaca uygun harcayıp harcamadıkları yönünden denetlendiğini açıklamıştır. Amacın değiştirilmesi için objektif ve sübjektif koşulların birlikte gerçekleşmesi gerektiğini belirterek, somut olayda amacın değiştirilmesi zorunluluğunu ortaya koyan bir gelişme iddia edilmediği gibi bu yönde bir vakıa da bulunmadığını saptamış ve direnme kararını oy birliğiyle bozmuştur.

Vakıf Hukukunda asıl olan; kurucu iradenin çok önemli bir sebep bulunmadığı takdirde olduğu gibi korunması diğer bir ifadeyle vakfedenin arzusuna ve iradesine aykırı düşecek şekilde değişiklik yapılmaması olup

Ne anlama geliyor?

Senedin içeriği ve denetimin kapsamı Hukuk Genel Kurulu düzeyinde teyit edilmiştir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE alınmıştır. KÜNYE KAYMASI: kararın 17. paragrafında yönetim organı kuralı TMK m. 106, 18. paragrafında ise denetim kuralı TMK m. 110 olarak anılmıştır; resmî metinde bu kurallar m. 109 ve m. 111'de yer alır. Aktarılan kural içerikleri doğrudur. Vakıf, kurum, kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 106/1 · Yargıtay 22. Hukuk Dairesi

Vakıf senedine göre organ sayılan, görevden alınması Medeni Kanun hükümlerine tabi olan ve vakıfla arasında bağımlılık unsuru bulunmayan kişi kişi-organ olarak çalışmaktadır; işçi-işveren ilişkisinden söz edilemez

Olay: Vakıf senedinin ilgili maddesinde vakfın üç organı sayılmış, bunlardan biri vakıf müdürlüğü olarak gösterilmişti; sonraki bir senet değişikliğiyle vakıf müdürlüğü organ olmaktan çıkarılmıştır. Uzun süre vakıf müdürü olarak görev yapan davacının görevine son verilmiş, açtığı iptal davasında mahkeme davacının senet kapsamına göre vakıf organı olduğunu ve görevden alma işleminin ancak mahkeme kararıyla yapılabileceğini kabul etmiş, bu karar kesinleşmiştir. Davacı daha sonra iş mahkemesinde işsizlik sigortası ödeneği istemiş, mahkeme istemi kabul etmiştir.

Karar: Daire, 4857 sayılı Kanunun işçi ve işveren tanımlarını ve iş sözleşmesinin ücret, iş görme ve bağımlılık öğelerini aktardıktan sonra TMK 109 ile TMK 112'yi metinleriyle vermiştir. Davacının senede göre yönetim kuruluna üye teklif etme ve senette değişiklik yapılması önerisinde bulunma yetkilerine sahip olması, vakfın organı olarak görevden alınmasında Türk Medeni Kanunu hükümlerinin uygulanması ve vakıfla arasında hizmet akdinin bağımlılık unsurunun bulunmaması karşısında davacının vakıf tüzel kişiliğinde kişi-organ olarak çalıştığını saptamış; olayda işçi-işveren ilişkisinin varlığından söz edilemeyeceğini belirterek yalnız işçiler için söz konusu olabilecek işsizlik sigortası ödeneği isteminin reddi yerine kabulünü bozma sebebi saymış ve kararı oy birliğiyle bozmuştur.

Karardan alıntı (aç)

vakfın organı olarak görevden alınması konusunda Türk Medeni Kanun hükümlerinin uygulanması, vakıfla arasında hizmet akdinin bağımlılık unusurunun bulunmaması, davacının anılan vakıf tüzel kişiliğinde kişi-organ olarak çalışıtğının anlaşılması karşısında olayda işçi-işveren ilişkisinin varlığından bahsetmek mümkün olmayacaktır

Ne anlama geliyor?

Vakıfta organ sıfatıyla görev yapan kişi iş hukukunun korumasından yararlanamaz.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE alınmıştır. Alıntıdaki yazım, karar metninde geçtiği biçimde aktarılmıştır. Vakıf, kurum, kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 106/1 · Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

TMK 110/4 uyarınca yararlananın vakfın edimlerini dava yoluyla isteyebilmesi ödenti vermiş olmasına veya vakfı düzenleyen hükümlerin bu hakkı tanımasına bağlıdır; ikisi de yoksa aktif husumet ehliyeti bulunmaz

Olay: İş sözleşmesi emekliliğine kısa süre kala işveren tarafından sonlandırılan davacı, üyesi bulunduğu emekli sandığı vakfından kendisiyle aynı durumdaki kişilere erken emeklilik hakkı tanınmasına karşın kendisine tanınmamasının eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek alacak istemişti. İlk derece mahkemesi, senede ve emeklilik kurallarına göre erken emeklilik şartlarının gerçekleşmediğini, vakfın gelirleri içinde çalışanlardan kesilmiş bir ödenti bulunmadığını ve senede aykırı yapılmış bir işlemin davacı için de uygulanmasının istenemeyeceğini belirterek davayı reddetmiş; bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetmiştir.

Karar: Daire, çalıştırılanlara ve işçilere yardım vakfı başlığını taşıyan TMK 110/4'ü metniyle aktararak değerlendirmenin bu hüküm ve vakıf mevzuatı çerçevesinde yapılmasının zorunlu olduğunu belirtmiştir. Vakıf senedinin amaç ve gelirlere ilişkin maddelerini inceleyerek, senette ve senedin eki niteliğindeki emeklilik menfaatleri sistemi kurallarında yararlananlardan ödenti kesileceğine ve hakların hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hâlinde yararlananlara dava açma hakkı tanındığına dair bir düzenleme bulunmadığını saptamıştır. Bu nedenle ödenti vermeyen davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın bu gerekçeyle reddi gerektiğini; yazılı gerekçeyle ret kararı verilmesinin doğru olmadığını, ancak bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğini ve hükmün redde ilişkin bölümünün sonucu itibarıyla doğru olduğunu belirtmiştir. Bölge adliye mahkemesi kararını kaldırıp ilk derece mahkemesi kararını gerekçesini değiştirerek oy birliğiyle düzeltilerek onamıştır.

Karardan alıntı (aç)

Vakıf senedi ile vakıf senedinin eki niteliğindeki "...Emeklilik Menfaatleri Sistemi Kuralları"nda, yararlananlardan ödenti kesileceğine ve hakların hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi halinde yararlananlara dava açma hakkı verildiğine dair herhangi bir düzenleme mevcut değildir. Dolayısıyla ödenti vermeyen davacının dava açma yönünden aktif husumet ehliyeti bulunmadığından

Ne anlama geliyor?

İşçi vakıflarına karşı açılacak davada ilk kontrol ödenti ve senetteki dava hakkı kaydıdır.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE alınmıştır ve TMK 110/4 değerlendirmesi DAİRENİN KENDİ gerekçesidir; Daire ilk derece mahkemesinin gerekçesini bu yönde değiştirerek hükmü düzeltilerek onamıştır. Senede aykırı işlemin başkalarına uygulanmış olmasının eşitlik ilkesine dayanılarak istenemeyeceği değerlendirmesi ilk derece mahkemesine aittir. Vakıf, şirket, kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 106/1 · Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Yöneticilerin görevden alınması davasında yalnız dosya üzerinden ve esas olarak denetim raporuna dayanılarak hazırlanan bilirkişi raporu yetersizdir; keşif yapılmalı ve vakıf hukukunda uzman bilirkişi ile malî müşavirin yer aldığı kuruldan rapor alınmalıdır

Olay: Bir vakfın yedi yıllık iş ve işlemlerinin denetimi sonucunda düzenlenen denetim raporuna ve Vakıflar Meclisinin kararına dayanılarak, yöneticilerin 5737 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca görevden alınmaları istenmiştir. Raporda, mülkiyeti vakfa ait taşınmaz üzerindeki inşaatın vakfın öz kaynaklarıyla yaptırıldığı hâlde bir şirketle sözleşme imzalanarak vakfın mükerrer biçimde borç yükü altına sokulduğu ve kayıtların bu işlemleri perdeleyici biçimde tutulduğu belirtilmiştir. İlk derece mahkemesi, dosya üzerinden ve esas olarak bu rapora dayanılarak hazırlanan bilirkişi kurulu raporuna göre karar vermiş; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.

Karar: Daire, TMK 111 ile 5737 sayılı Kanunun 3. ve 10. maddelerini aktardıktan sonra hükme dayanak yapılan bilirkişi kurulu raporunun dosya üzerinden inceleme yapılarak ve özellikle davaya dayanak yapılan denetim raporu esas alınarak hazırlandığını saptamış; eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı karar verilmesini doğru bulmamıştır. Yapılacak işi göstermiştir: mahallinde keşif yapılarak her bir iş kolu için fiilen yapılan işler ile işlerin yapıldığı tarih itibarıyla birim fiyatlarına göre ederinin, varsa fazla ödemelerin ve vakfın zarara uğratılıp uğratılmadığının denetime elverişli biçimde tespiti; ardından ilgili dönemin tüm defter ve belgeleri üzerinde vakıf hukukunda uzman bir bilirkişi ile malî müşavirin de içinde bulunduğu kuruldan rapor alınması ve davalılar hakkında vakıftaki görevleriyle ilgili fiilleri dolayısıyla ceza yargılamasına konu dosya bulunup bulunmadığının araştırılması. Bu nedenlerle bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararı oy birliğiyle bozulmuştur.

hükme dayanak yapılan 07.07.2024 tarihli bilirkişi kurulu raporu, dosya üzerinden inceleme yapılarak özellikle davaya dayanak yapılan 29.03.2022 tarihli denetim raporu esas alınarak hazırlanmış olup, Mahkemece, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir

Ne anlama geliyor?

Denetim raporu davanın başlangıcıdır, ispatı değildir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE alınmıştır. Denetim raporundaki tespitler İDDİA niteliğindedir; Daire tam tersine bu tespitlerin yargılamada ayrıca ve denetime elverişli biçimde kanıtlanması gerektiğine karar vermiştir. Vakıf, kurum, şirket, kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 106 ile ilgili maddeler

  • TMK m. 101Vakfın tanımı ve kuruluşu
  • TMK m. 112Vakfın yönetiminin ve amacının değiştirilmesi
  • TMK m. 116Vakfın sona ermesi ve dağıtılması
  • TMK m. 49Tüzel kişilerde fiil ehliyetinin koşulları
  • TMK m. 50Tüzel kişilerde organların hukuki işlemleri
  • TMK m. 72Dernekte yönetim kurulu

Uygulamada dikkat edilecekler

Pratik notlar

  1. 1.Senedi yazarken TMK 106'daki beş unsuru eksiksiz gösterin.
  2. 2.Amaç ile özgülenen mal ve hakları en somut biçimde belirleyin; bu ikisi kurucu unsurdur.
  3. 3.Kurulacak vakfın adını sicilden araştırın; benzerlik varsa baştan ayırt edici bir ad seçin.
  4. 4.Tescil davasında ad veya başka bir noksanlık gündeme gelirse TMK 107/1-2 uyarınca süre verilmesini talep edin.
  5. 5.Doğrudan ret kararına karşı Dairenin 15.10.2025 tarihli kararına dayanın.
  6. 6.Ölüme bağlı tasarrufla kurulacak vakıflarda özgülenen malların amaca yeterliliğini önceden değerlendirin.
  7. 7.Mal ve haklar yetersizse TMK 107/3 uyarınca benzer amaçlı vakfa özgüleme sonucunu müvekkile açıklayın.
  8. 8.Vakfedenin mirasçıları varsa saklı pay ve tenkis riskini TMK 108 çerçevesinde değerlendirin.
  9. 9.Senette yönetim organını mutlaka düzenleyin; başka organlar isteğe bağlıdır.
  10. 10.Senedin organ listesini dikkatle yazın: organ sayılan kişi işçi sayılmaz.
  11. 11.Vakıfta bağımlı çalışan personel ile kişi-organ ayrımını sözleşmelerde netleştirin.
  12. 12.İşçi vakfına karşı açılacak davada önce ödenti verilip verilmediğine ve senette dava hakkı tanınıp tanınmadığına bakın.
  13. 13.İşveren ile yardım vakfı aleyhine birlikte dava açılacaksa görev ayrımını gözetin; işveren yönünden iş mahkemesi görevlidir.
  14. 14.Denetim raporuna dayanan görevden alma davasında keşif ve uzman bilirkişi kurulu talep edin.
  15. 15.Denetim makamının tespit ettiği noksanlıkları verilen süre içinde giderin; aksi hâlde görevden alma sebebi doğar.

Sıkça Sorulan Sorular

TMK 106 uyarınca vakfın adı, amacı, bu amaca özgülenen mal ve haklar, vakfın örgütlenme ve yönetim şekli ile yerleşim yeri gösterilir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.