Kısa cevap · TMK 116
TMK 116, vakfın sona ermesini iki ayrı yolla düzenler. Birinci fıkra — kendiliğinden sona erme: amacın gerçekleşmesi olanaksız hâle geldiği ve değiştirilmesine de olanak bulunmadığı takdirde vakıf kendiliğinden sona erer ve mahkeme kararıyla sicilden silinir. İkinci fıkra — dağıtılma: yasak amaç güttüğü veya yasak faaliyetlerde bulunduğu sonradan anlaşılan ya da amacı sonradan yasaklanan vakfın amacının değiştirilmesine olanak bulunmazsa vakıf, denetim makamının ya da Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine duruşma yapılarak dağıtılır. Uygulamadaki asıl sorun hüküm fıkrasının nasıl kurulacağıdır: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, sona erme kararıyla birlikte tasfiye kurulu oluşturulmasına ve TMK 52 uyarınca kişiliğin tasfiye sonuna kadar devamına karar verilmemesini iki ayrı kararda bozma sebebi saymıştır. Bu sayfa ayrıca TMK 117'yi kapsar: vakıf malları üzerinde zilyetlik yoluyla kazanma hükümleri uygulanmaz.
Bu sayfada neler var? (10 bölüm)
- TMK 116 madde metni
- Değişiklik geçmişi
- İki Yol: Kendiliğinden Sona Erme ve Dağıtılma
- Hüküm Fıkrası Nasıl Kurulur? Dört Unsur
- Tasfiye ve Artan Malların Akıbeti
- TMK 117: Zilyetlik Yasağı, Kıyas ve Saklı Hükümler
- TMK 116 Yargıtay kararları
- TMK 116 ile ilgili maddeler
- Uygulamada dikkat edilecekler
- Sıkça sorulan sorular
Temel kavramlar
- Kendiliğinden sona erme
- TMK 116/1: amacın olanaksızlaşması ve değiştirilememesi hâlinde vakfın ayrıca karar alınmaksızın son bulması.
- Sicilden silinme
- TMK 116/1: kendiliğinden sona eren vakfın mahkeme kararıyla sicilden çıkarılması.
- Dağıtılma
- TMK 116/2: yasak amaç veya faaliyet nedeniyle vakfın mahkemece dağıtılması.
- Denetim makamı
- Vakıflar Genel Müdürlüğü. TMK 116/2'de başvuru yetkisi tanınan makamlardan biridir.
- Duruşma zorunluluğu
- TMK 116/2: dağıtma kararının duruşma yapılarak verilmesi gereği.
- Tasfiye
- Malvarlığının aktif ve pasifinin tespiti, malların paraya çevrilmesi, alacakların tahsili ve borçların ödenmesi.
- Tasfiye kurulu
- Tasfiye işlerini yürüten kurul. Malvarlığı bulunmaması oluşturulmasına engel değildir.
- Sınırlı devam
- TMK 52: sona eren tüzel kişinin kişiliğinin ehliyeti tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere devam etmesi.
- Artan malvarlığı
- Borçların tasfiyesinden sonra kalan mal ve haklar. Devri özel hükümlere tabidir.
- Benzer amaçlı vakıf
- 5737 s.K. m. 27: senette hüküm yoksa arta kalan mal ve hakların devredileceği vakıf.
- Zilyetlikle kazanma yasağı
- TMK 117/1: vakıf malları üzerinde zilyetlik yoluyla kazanma hükümlerinin uygulanmaması.
- Kıyas yoluyla uygulama
- TMK 117/2: derneklerin uluslararası faaliyet ve üst kuruluş hükümlerinin vakıflara kıyasen uygulanması.
Bir bakışta TMK 116
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Kendiliğinden sona erme | Amacın gerçekleşmesi olanaksız hâle geldiği ve değiştirilmesine de olanak bulunmadığı takdirde vakıf kendiliğinden sona erer ve mahkeme kararıyla sicilden silinir. | TMK m. 116/1 |
| Önce değiştirme | Sona ermeden önce amacın TMK 113 uyarınca değiştirilip değiştirilemeyeceği değerlendirilir. | TMK m. 113, 116/1 |
| Dağıtılma | Yasak amaç güttüğü veya yasak faaliyetlerde bulunduğu sonradan anlaşılan ya da amacı sonradan yasaklanan vakıf, amacı değiştirilemiyorsa dağıtılır. | TMK m. 116/2 |
| Kim başvurur | Denetim makamı ya da Cumhuriyet savcısı; karar duruşma yapılarak verilir. | TMK m. 116/2 |
| Tasfiye kurulu | Vakfın malvarlığının bulunup bulunmaması tasfiye kurulu oluşturulmasına engel değildir. | 8. HD 22.10.2018 |
| Sıralama | Artan mal ve hakların nereye devredileceği tespit edilip tasfiye kurulu belirlendikten sonra sona erme kararı verilir. | 8. HD 22.10.2018 |
| Hüküm fıkrası | Sona erme ve tasfiye kurulu kararıyla birlikte TMK 52 uyarınca kişiliğin ve ehliyetin tasfiye sonuna kadar devamına karar verilmemesi bozma sebebidir. | 8. HD 22.10.2018; 8. HD 26.01.2023 |
| Doğru kalıp | Sona erdiğinin tespiti, kişiliğin tasfiye sonuna kadar devamı, tasfiye kurulunun oluşturulması ve tasfiye tamamlanınca sicilden silinme birlikte hükme bağlanır. | 8. HD 17.10.2024 |
| Tasfiye usulü | Tasfiye, kanunda ve kuruluş belgesinde aksine hüküm yoksa terekenin resmî tasfiyesine ilişkin hükümlere göre yapılır. | TMK m. 53 |
| Artan mallar | Sona eren yeni vakıfların borçlarının tasfiyesinden arta kalan mal ve haklar, senette hüküm yoksa Genel Müdürlüğün görüşü alınarak mahkeme kararıyla benzer amaçlı bir vakfa intikal eder. | 5737 s.K. m. 27; 8. HD 22.10.2018 |
| Genel kural | Kanunda veya kuruluş belgesinde hüküm yoksa tasfiye edilen tüzel kişinin malvarlığı en yakın amacı güden kamu kurum veya kuruluşuna geçer. | TMK m. 54/1 |
| Zilyetlik yasağı | Vakıfların malları üzerinde zilyetlik yoluyla kazanma hükümleri uygulanmaz. | TMK m. 117/1 |
| Kıyas | Derneklerin uluslararası faaliyette bulunmalarına ve üst kuruluş kurmalarına ilişkin hükümler kıyas yoluyla vakıflar hakkında da uygulanır. | TMK m. 117/2 |
| Saklı hükümler | Kamuya yararlı veya özel kanunlarla kurulan vakıflar hakkındaki özel hükümler saklıdır. | TMK m. 117/3 |
TMK 116 madde metni
Birinci Kitap: Kişiler Hukuku › İkinci Kısım: Tüzel Kişiler · Üçüncü Bölüm: Vakıflar — İ. Vakfın sona ermesi
Vakfın sona ermesi — Madde 116
- (1)İki şart birliktedir: amacın olanaksızlaşması VE değiştirilmesine de olanak bulunmaması. Önce TMK 113 ile değiştirme denenir; ancak o da mümkün değilse sona erme doğar.Amacın gerçekleşmesi olanaksız hâle geldiği ve değiştirilmesine de olanak bulunmadığı takdirde, vakıf kendiliğinden sona erer ve mahkeme kararıyla sicilden silinir.
- (2)Burada da önce amacın değiştirilebilirliğine bakılır. Başvuru yetkisi denetim makamı veya Cumhuriyet savcısına aittir; duruşma yapılması zorunludur.Yasak amaç güttüğü veya yasak faaliyetlerde bulunduğu sonradan anlaşılan veya amacı sonradan yasaklanan vakfın amacının değiştirilmesine olanak bulunmazsa; vakıf, denetim makamının ya da Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine duruşma yapılarak dağıtılır.
Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr. Fıkra numaraları okumayı kolaylaştırmak için eklenmiştir.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Kaynak | Değişiklik |
|---|---|---|
| 22.11.2001 | 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002) | Madde, Kanunun ilk metninde "İ. Vakfın sona ermesi" başlığı altında yer aldı ve bugüne kadar hiç değiştirilmedi. Bu sayfanın kapsadığı TMK 117 ("J. Diğer hükümler") de değiştirilmemiştir. Buna karşılık vakıfların denetimine ilişkin TMK 111'in ikinci fıkrası 20.02.2008 tarihli ve 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 80. maddesiyle mülga edilmiş; TMK 112/2'deki bir ibare ile TMK 101/3 ise Anayasa Mahkemesi kararlarıyla iptal edilmiştir. |
İki Yol: Kendiliğinden Sona Erme ve Dağıtılma
TMK 116 iki fıkrada iki ayrı sona erme yolu kurar; ikisinin de ortak ön sorusu aynıdır: amaç değiştirilebilir mi?
Yasak amaç güttüğü veya yasak faaliyetlerde bulunduğu sonradan anlaşılan veya amacı sonradan yasaklanan vakfın amacının değiştirilmesine olanak bulunmazsa; vakıf, denetim makamının ya da Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine duruşma yapılarak dağıtılır.
| Kendiliğinden sona erme | Dağıtılma | |
|---|---|---|
| Fıkra | 116/1 | 116/2 |
| Sebep | Amacın gerçekleşmesinin olanaksızlaşması | Yasak amaç veya yasak faaliyet ya da amacın sonradan yasaklanması |
| Ortak şart | Amacın değiştirilmesine olanak bulunmaması | |
| Kim başvurur | İlgililer | Denetim makamı veya Cumhuriyet savcısı |
| Usul | Mahkeme kararıyla sicilden silme | Duruşma yapılarak dağıtma |
Amacın ve yönetimin değiştirilmesi usulü için bkz. TMK 112-115.
Amaç ile malvarlığı arasındaki bağ. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, bir vakfın amaçlarını gerçekleştirmesinin ancak hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde ve sürekli olarak gayesine özgülenmiş bir mal veya hakka sahip olmasıyla mümkün olduğunu; kuruluş aşamasında sahip olunan koşulların sonradan kaybedilmesinin dağılma sonucunu doğuracağını belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, 22.10.2018, E. 2018/11349, K. 2018/17677, oy birliğiyle; TMK 101).
Aynı çerçeveyi Daire 2025 tarihli kararında da kurmuş; TMK 101, 102, 105, 107 ve 111 ile vakfın kuruluşundan denetimine uzanan zinciri aktarmıştır (Yargıtay 8. HD, 15.10.2025, E. 2024/4981, K. 2025/6380, oy birliğiyle).
Hüküm Fıkrası Nasıl Kurulur? Dört Unsur
Uygulamada en sık bozmaya konu olan nokta, sona erme kararının eksik kurulmasıdır.
Birinci karar — eksiklikler. Malvarlığının amacını gerçekleştirme imkânı kalmayan bir vakfın tasfiyesi ve sicilden silinmesi istenmiştir. Mahkeme, malvarlığı bulunmadığı gerekçesiyle tasfiyeye ilişkin karar kurmamıştır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi bunu doğru bulmamıştır:
- Vakfın malvarlığının bulunup bulunmaması tasfiye kurulu oluşturulmasına engel değildir.
- Sona erme hâlinde artan mal ve hakların nereye devredileceği vakıf senedindeki düzenlemeler gözetilerek yöntemince tespit edilmelidir.
- Uygulamada duraksamaya sebebiyet vermemek için bir tasfiye kurulu belirlendikten sonra vakfın sona erdiğine karar verilmelidir.
- Kabule göre de TMK 52 uyarınca tüzel kişiliğin ve ehliyetin tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye sonuna kadar devamına karar verilmelidir.
Bu eksiklikler nedeniyle karar bozulmuştur (Yargıtay 8. HD, 22.10.2018, E. 2018/11349, K. 2018/17677, oy birliğiyle).
İkinci karar — aynı eksiklik yine bozuldu. Başka bir dosyada bölge adliye mahkemesi vakfın sona erdiğinin tesciline, sicilden terkinine, malvarlığının tespitine ve tasfiye işlemlerine karar vermiş; ancak TMK 52 uyarınca kişiliğin tasfiye sonuna kadar devamına hükmetmemiştir. Daire bunu isabetsiz bularak kararı bozmuştur (Yargıtay 8. HD, 26.01.2023, E. 2021/1750, K. 2023/333, oy birliğiyle).
Üçüncü karar — doğru kalıp. İlk bozmaya uyularak yapılan yargılamada mahkeme şu hükmü kurmuştur: vakfın kendiliğinden sona erdiğinin tespiti, vakfın tüzel kişiliği ile ehliyetinin tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye sonuna kadar devamı, tasfiye işlemleri tamamlandığında sicilden silinmesi ve tasfiye işlerini yürütmek üzere üç kişilik bir tasfiye kurulunun oluşturulması. Daire bu hükmü yalnız yargılama giderleri yönünden düzeltmiş ve düzelterek onamıştır (Yargıtay 8. HD, 17.10.2024, E. 2024/4814, K. 2024/6003, oy birliğiyle).
Tasfiye ve Artan Malların Akıbeti
Sona erme kararı verildikten sonra sıra tasfiyeye gelir; burada genel hükümler ile Vakıflar Kanunu birlikte işler.
Kişilik hemen bitmez. TMK 52 uyarınca sona eren tüzel kişinin kişiliği, ehliyeti tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye sırasında da devam eder (TMK 52). Bu olmadan alacaklar tahsil edilemez, borçlar ödenemez.
Tasfiye usulü. TMK 53 uyarınca tüzel kişinin malvarlığının tasfiyesi, kanunda ve kuruluş belgesinde aksine hüküm bulunmadıkça terekenin resmî tasfiyesine ilişkin hükümlere göre yapılır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi bu yollamanın içeriğini açmıştır: malvarlığının aktif ve pasifi tespit edilerek defteri tutulur, mal ve haklar paraya çevrilir, alacaklar tahsil edilir, borçlar ödenir (TMK m. 634-635) (Yargıtay 8. HD, 22.10.2018, E. 2018/11349, K. 2018/17677).
Artan mallar nereye gider? İki katman vardır.
| Kaynak | Kural |
|---|---|
| TMK m. 54/1 | Kanunda veya kuruluş belgesinde başka hüküm yoksa ya da yetkili organ başka türlü karar vermedikçe malvarlığı en yakın amacı güden kamu kurum veya kuruluşuna geçer |
| 5737 s.K. m. 27 | Sona eren yeni vakıfların borçlarının tasfiyesinden arta kalan mal ve haklar, vakıf senedindeki hükümlere göre; senette özel hüküm yoksa Genel Müdürlüğün görüşü alınarak mahkeme kararıyla benzer amaçlı bir vakfa; dağıtılan yeni vakıfların arta kalan mal ve hakları ise Genel Müdürlüğe intikal eder |
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, vakıflarda 5737 sayılı Kanunun 27. maddesinin özel hüküm olarak uygulandığını ve Vakıflar Yönetmeliğinin 19 ve 22. maddelerinin de aynı düzeni tekrarladığını belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, 22.10.2018, E. 2018/11349, K. 2018/17677).
TMK 117: Zilyetlik Yasağı, Kıyas ve Saklı Hükümler
Vakıflar bölümünün son maddesi, üç ayrı kuralı bir arada verir.
Derneklerin uluslararası faaliyette bulunmalarına ve üst kuruluş kurmalarına ilişkin hükümler kıyas yoluyla vakıflar hakkında da uygulanır.
Kamuya yararlı veya özel kanunlarla kurulan vakıflar hakkındaki özel hükümler saklıdır.
Birinci fıkra güçlü bir korumadır. Vakıf malları üzerinde zilyetlik yoluyla kazanma hükümleri uygulanmaz. Yani bir kişi vakfa ait bir malı ne kadar uzun süre ve hangi koşullarda elinde bulundurursa bulundursun, zilyetliğe dayanarak mülkiyet iddia edemez. Bu kural, vakıf malvarlığının amaca özgülenmiş olmasının doğal sonucudur.
İkinci fıkra bir kıyas hükmüdür. Derneklerin uluslararası faaliyette bulunmalarına (TMK m. 91) ve üst kuruluş kurmalarına (TMK m. 96-98) ilişkin hükümler, kıyas yoluyla vakıflar hakkında da uygulanır (TMK 90-100).
Üçüncü fıkra saklı hükümleri gösterir. Kamuya yararlı veya özel kanunlarla kurulan vakıflar hakkındaki özel hükümler saklıdır. Bu, derneklerdeki TMK 100 ile tüzel kişilerdeki TMK 55'in vakıflara özgü karşılığıdır.
Uygulama sırası şudur.
- Vakfın kendi özel kanunu (kamuya yararlı veya özel kanunla kurulmuşsa).
- 5737 sayılı Vakıflar Kanunu ve Vakıflar Yönetmeliği.
- TMK'nın vakıflara ilişkin hükümleri (m. 101-117).
- TMK'nın tüzel kişilere ilişkin genel hükümleri (m. 47-55).
- Hüküm bulunmayan hâllerde derneklere ilişkin hükümler.
Son basamağı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu açıkça belirtmiştir: uyuşmazlık öncelikle vakıf hukuku mevzuatı esas alınarak çözülür, hüküm bulunmayan hâllerde Medeni Kanunun benzer kuruluşlardan olan derneklerle ilgili hükümleri esas alınarak çözüme gidilir (TMK 101).
TMK 116 Yargıtay kararları
Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 4 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve ilgili oldukları fıkraya göre gruplandı. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.
Karar seçimi hakkında
TMK 116 ve 117'yi doğrudan yorumlayan bir içtihadı birleştirme kararına rastlanmamıştır. Sayfadaki kartlar iki eksenden seçilmiştir: (i) sona erme kararının hüküm fıkrasının nasıl kurulacağı ve tasfiyeye ilişkin zorunluluklar, (ii) sona erme değerlendirmesinin dayanağı olan kuruluş ve denetim zinciri. İlk üç karar aynı içtihat zincirinin halkalarıdır: 22.10.2018 tarihli bozma, 26.01.2023 tarihli aynı yönde bozma ve 17.10.2024 tarihli düzelterek onama. Kararların tamamı tam metinden okunmuş ve dördü de oy birliğiyle alınmıştır. Hüküm kalıbına ilişkin alıntının ilk derece mahkemesi hükmüne, artan malların devrine ilişkin değerlendirmenin ise bölge adliye mahkemesi gerekçesine ait olduğu kart notlarında ayrıca belirtilmiştir. TMK 116/2'ye dayanan ve vakfın faaliyetlerinin hukuka aykırılığını konu alan dosyalar bu sayfaya alınmamış; ikinci fıkra kanun metnine dayanılarak açıklanmıştır.
TMK 116/1 ile ilgili Yargıtay kararları
TMK 116/1 · Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Vakfın malvarlığının bulunup bulunmaması tasfiye kurulu oluşturulmasına engel değildir; artan mal ve hakların nereye devredileceği tespit edilip tasfiye kurulu belirlendikten sonra sona erme kararı verilmeli ve TMK 52 uyarınca kişiliğin tasfiye sonuna kadar devamına hükmedilmelidir
Olay: Malvarlığının amacını gerçekleştirme imkânı kalmayan bir vakfın TMK 116 kapsamında tasfiyesi ile mahkeme sicilinden silinmesi istenmiştir. Mahkeme vakfın tasfiyesine ve sicilden terkinine karar vermiş; kapatılan 18. Hukuk Dairesi tasfiye kurulunun oluşturulmaması ve malvarlığının devri konusunda karar verilmemesi nedeniyle kararı bozmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılamada mahkeme yine malvarlığı bulunmadığı gerekçesiyle tasfiyeye ilişkin karar kurmamıştır.
Karar: Daire, bozmaya uyulmuş olmakla birlikte gereğinin yerine getirilmediğini saptamıştır. TMK 101'deki vakıf tanımından hareketle vakfın üç unsurunu belirlemiş; TMK 116 uyarınca amacın gerçekleşmesi olanaksız hâle geldiğinde vakfın kendiliğinden sona ereceğini ve mahkeme kararıyla sicilden silineceğini, TMK 52 uyarınca sona eren tüzel kişinin kişiliğinin ehliyeti tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye sırasında da devam edeceğini aktarmıştır. Tasfiyenin TMK 53 uyarınca terekenin resmî tasfiyesine ilişkin hükümlere göre yapılacağını, malvarlığının aktif ve pasifi tespit edilerek defterinin tutulacağını, malların paraya çevrilip alacakların tahsil ve borçların ödeneceğini; TMK 54/1 uyarınca malvarlığının en yakın amacı güden kamu kurum ve kuruluşuna geçeceğini; vakıflarda ise 5737 sayılı Kanunun 27. maddesinin uygulanacağını belirtmiştir. Vakfın malvarlığının bulunmamasının tasfiye kurulu oluşturulmasına engel olmadığını ve kabule göre de TMK 52 uyarınca kişiliğin tasfiye sonuna kadar devamına karar verilmemesini doğru bulmayarak kararı oy birliğiyle bozmuştur.
Karardan alıntı (aç)(kapat)
“Vakfın malvarlığının bulunup bulunmamasının tasfiye kurulu oluşturulmasına engel olmadığı hususu da dikkate alınarak mahkemece, yukarıda belirtilen emredici düzenlemeler doğrultusunda, vakfın sona ermesi (dağılması) halinde artan mal ve hakların nereye devredileceğinin vakıf senedindeki düzenlemelerde gözönünde bulundurulup yöntemince tespitinden ve ... bir tasfiye kurulunun belirlenmesinden sonra vakfın sona erdiğine karar verilmesi”
Ne anlama geliyor?
Sona erme kararı tek başına verilemez; tasfiye kurulu ve kişiliğin devamı da hükme bağlanmalıdır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE alınmıştır. Kararda TMK 101, 116, 52, 53, 54 ve 634-635 ile 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 27. maddesi ve Vakıflar Yönetmeliğinin 19 ve 22. maddeleri değerlendirilmiştir. Vakıf, kurum, kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 116/1 · Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Vakfın sona erdiğinin tespiti ve tasfiye kurulu oluşturulması ile birlikte TMK 52 uyarınca kişiliğin ve ehliyetin tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye sonuna kadar devamına karar verilmemesi isabetsizdir
Olay: Yıllardır gelir elde etmeyen ve gayrifaal durumda bulunan bir vakfın amacını gerçekleştirmesinin olanaksız hâle geldiği ileri sürülerek sona erdiğinin tescili ve sicilden terkini istenmiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş; bölge adliye mahkemesi, artan mal ve hakların devrine ilişkin hüküm kurulmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunu kabul ederek kaldırma kararı vermiş ve yeniden hüküm kurmuştur. Yeni hükümde vakfın sona erdiğinin tesciline, sicilden terkinine, malvarlığının tespitine ve tasfiye işlemlerinin mevcut yönetim kurulu tarafından yerine getirilmesine karar verilmiştir.
Karar: Daire, bölge adliye mahkemesi hükmünde vakfın sona erdiğinin tespiti ve tasfiye kurulu oluşturulması ile birlikte 4721 sayılı Kanunun 52. maddesi gereğince vakfın tüzel kişiliği ile ehliyetinin tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye sonuna kadar devamına karar verilmemesini isabetsiz bulmuş; davacı vekilinin temyiz itirazlarını yerinde görerek bölge adliye mahkemesi kararını HMK 371 uyarınca oy birliğiyle bozmuştur.
“Vakfın sona erdiğinin tespiti ve tasfiye kurulu oluşturulması ile birlikte 4721 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi gereğince vakfın tüzel kişiliği ile ehliyetinin tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye sonuna kadar devamına karar verilmemesi de isabetsiz olup”
Ne anlama geliyor?
TMK 52 kararının hüküm fıkrasında bulunmaması tek başına bozma sebebidir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE alınmıştır. Artan mal ve hakların devrine ilişkin değerlendirme, kararda aktarılan BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ gerekçesine aittir. Vakıf, kurum, kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 116/1 · Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Sona erme davasında hüküm fıkrası dört unsuru birlikte içerdiğinde karar yerindedir: sona erdiğinin tespiti, kişiliğin tasfiye sonuna kadar devamı, tasfiye kurulunun oluşturulması ve tasfiye tamamlanınca sicilden silinme
Olay: Malvarlığının amacını gerçekleştirme imkânı kalmayan bir vakfın TMK 116 kapsamında tasfiyesi ile mahkeme sicilinden silinmesi istenmiş; iki ayrı alacak davası da bu dosyayla birleştirilmiştir. Dairenin 22.10.2018 tarihli bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda mahkeme davayı kabul etmiştir. Karar yalnızca davacı üzerinde bırakılan yargılama gideri yönünden temyiz edilmiştir.
Karar: İlk derece mahkemesi, bozma ilamına uyarak vakfın kendiliğinden sona erdiğinin tespitine, vakfın tüzel kişiliği ile ehliyetinin tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye sonuna kadar devamına, tasfiye işlemleri tamamlandığında sicilden silinmesine ve tasfiye işlerini yürütmek üzere vakfın son yöneticilerinden ve tasfiye memurundan oluşan üç kişilik bir tasfiye kurulunun oluşturulmasına karar vermiştir. Daire, HMK 323 ve 326 uyarınca davanın kabulüne karar verildiğine göre yargılama giderlerinin davalıdan tahsili gerekirken davacı üzerinde bırakılmasını doğru bulmamış; ancak bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmü yargılama gideri yönünden düzelterek oy birliğiyle onamıştır.
Karardan alıntı (aç)(kapat)
“davanın kabulü ile ... Vakfının kendiliğinden sona erdiğinin tespiti ile Vakfın tüzel kişiliği ile ehliyetinin tasfiye amacıyla sınırlı olmak üzere tasfiye sonuna kadar devamına, tasfiye işlemleri tamamlandığında sicilden silinmesine, tasfiye işlerini yürütmek üzere vakfın son yöneticilerinden ve tasfiye memurundan oluşan üç kişilik bir tasfiye kurulu oluşturulmasına”
Ne anlama geliyor?
Doğru hüküm kalıbı bu kararda görülebilir; dilekçe de aynı dört başlıkla kurulmalıdır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE alınmıştır. Alıntı, bozmaya uyularak kurulan İLK DERECE MAHKEMESİ hükmüne aittir; Daire bu hükmü yalnız yargılama gideri yönünden düzeltmiş, esasa ilişkin kısmı onamıştır. Karar 1086 sayılı HUMK 438/7 uyarınca düzelterek onama biçiminde verilmiştir. Vakıf, kurum, kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 116/1 · Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Vakfın kuruluşu, tescili, mallarının geçişi ve denetimi tek bir zincir içinde uygulanır; senetteki noksanlıklar amaç ve mallar yeterince belirliyse başvurunun reddini gerektirmez
Olay: Bir vakfın tesciline ilişkin uyuşmazlıkta, vakıf senedindeki noksanlıkların ve özgülenen mal ile hakların yeterliliğinin tüzel kişilik kazanılmasına etkisi tartışılmıştır. Dosya bölge adliye mahkemesi kararı üzerine temyiz incelemesine gelmiştir.
Karar: Daire, tüzel kişiler hukukunun genel hükümlerini (TMK 47, 48, 49, 50) aktardıktan sonra vakıflara özgü düzeni kurmuştur: TMK 101'deki tanım, TMK 102 uyarınca sicile tescil ile kişiliğin kazanılması ve mahkemenin mal ile hakların korunması için resen önlem alması, TMK 105 uyarınca özgülenen malların tüzel kişiliğin kazanılmasıyla vakfa geçmesi, TMK 107 uyarınca senetteki noksanlıkların amaç ve mallar yeterince belirliyse başvurunun reddini gerektirmemesi ve TMK 111 uyarınca vakıfların Vakıflar Genel Müdürlüğünce denetlenmesi. Bu çerçevede bölge adliye mahkemesi kararını ortadan kaldırmış ve ilk derece mahkemesi kararını oy birliğiyle bozmuştur.
“Vakıf, 4721 sayılı Kanun'un 101. maddesi gereği gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluğu olduğu”
Ne anlama geliyor?
Sona erme tartışması, vakfın kuruluşundaki amaç ve malvarlığı çerçevesine dönülerek yapılır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE alınmıştır. Kararın bu sayfadaki önemi, sona erme değerlendirmesinin dayanağı olan kuruluş ve denetim zincirini göstermesidir. Vakıf, kurum ve kişi bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 116 ile ilgili maddeler
- TMK m. 101 — Vakfın tanımı ve kuruluşu
- TMK m. 112 — Vakfın yönetiminin ve amacının değiştirilmesi
- TMK m. 52 — Kişiliğin sona ermesi: sınırlı devam etme
- TMK m. 87 — Derneğin sona ermesi: kendiliğinden
- TMK m. 90 — Dernek faaliyetleri, şube ve üst kuruluşlar
- TMK m. 47 — Tüzel kişilik
Uygulamada dikkat edilecekler
Pratik notlar
- 1.Sona erme talebinden önce amacın TMK 113 uyarınca değiştirilip değiştirilemeyeceğini değerlendirin.
- 2.TMK 116/1 ile 116/2'yi ayırt edin: birincisi kendiliğinden sona erme, ikincisi dağıtılmadır.
- 3.Dağıtma isteminin denetim makamı veya Cumhuriyet savcısından gelmesi gerektiğini gözetin.
- 4.Dağıtma kararının duruşma yapılarak verileceğini hatırlatın.
- 5.Talep sonucunu dört başlıkla yazın: tespit, TMK 52 devamı, tasfiye kurulu, sicilden silinme.
- 6.Malvarlığı bulunmadığı gerekçesiyle tasfiye talebinden vazgeçmeyin; bu bozma sebebidir.
- 7.Artan mal ve hakların nereye devredileceğini vakıf senedinden tespit ettirin.
- 8.Senette hüküm yoksa 5737 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca Genel Müdürlüğün görüşünün alınmasını isteyin.
- 9.Tasfiyenin terekenin resmî tasfiyesi hükümlerine tabi olduğunu gözetin.
- 10.Tasfiyede aktif ve pasifin defterinin tutulmasını, malların paraya çevrilmesini ve borçların ödenmesini takip edin.
- 11.Kişiliğin tasfiye amacıyla sınırlı olarak devam ettiğini; bu olmadan tasfiye işlemlerinin yürütülemeyeceğini belirtin.
- 12.Vakıf malları üzerinde zilyetlik yoluyla kazanma hükümlerinin uygulanmadığını ileri sürün.
- 13.Zilyetliğe dayanan tescil taleplerine TMK 117/1 ile karşı çıkın.
- 14.Vakıfların uluslararası faaliyet ve üst kuruluş kurmasında dernek hükümlerinin kıyasen uygulandığını gözetin.
- 15.Kamuya yararlı veya özel kanunla kurulan vakıflarda önce o özel kanuna bakın.
Sıkça Sorulan Sorular
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.