Kısa cevap · TMK 372
Medeni Kanun, aile bağına dayanarak bir malvarlığını belirli bir amaca bağlayan üç kurumu "aile malları" başlığı altında düzenler. Aile vakfı, aile bireylerinin eğitim ve öğrenimi, donanımı ve desteklenmesi gibi amaçlar için kurulabilir; ancak bir malın başkalarına geçmemek üzere aynı soydan gelenlere kuşaktan kuşağa kalacak şekilde özgülenmesi, vakıf yoluyla bile yasaktır (TMK 372). Aile malları ortaklığı, hısımların mirasla geçen veya ortaya koydukları mallarla resmî şekilde kurdukları ve elbirliği mülkiyetine dayanan bir ortaklıktır; miras kalan tarım arazisinin bölünmeden işletilmesi için de kullanılabilir (TMK 373-385). Aile yurdu ise bir ailenin geçimine ve barınmasına yetecek konutun veya tarım ya da sanayi taşınmazının, mahkeme izni ve tapuya şerhle devredilemez, rehnedilemez ve kiraya verilemez hâle getirilmesidir (TMK 386-395).
Bu sayfada neler var? (19 bölüm)
- TMK 372 madde metni
- Değişiklik geçmişi
- TMK 372 Ne Düzenler? Aile Malları ve Madde Metni
- Aile Vakfı Nedir, Nasıl Kurulur? (TMK 372/1)
- Mal Aile İçinde Kuşaktan Kuşağa Bırakılabilir mi? (TMK 372/2)
- Vakıf Evladı ve Eski Vakıflar: Aile Vakfından Farkı
- Aile Malları Ortaklığı Nedir, Nasıl Kurulur? (TMK 373-375)
- Ortaklık Nasıl İşler? Elbirliği, Yönetim, Temsil ve Borçlar (TMK 376-379)
- Aile Malları Ortaklığı Nasıl Sona Erer? (TMK 380-383)
- Kazanç Paylı Aile Malları Ortaklığı Nedir? (TMK 384-385)
- Miras Kalan Tarla Bölünmeden İşletilebilir mi? 5403 Sayılı Kanun ve Aile Malları Ortaklığı
- Aile Yurdu Nedir, Nasıl Kurulur? (TMK 386-390)
- Aile Yurdu Satılabilir mi, Haczedilebilir mi? Sonuçları ve Sona Ermesi (TMK 391-395)
- Aile Mallarına İlişkin Davalarda Görevli Mahkeme ve Usul
- TMK 372 Yargıtay kararları
- TMK 372 ile ilgili maddeler
- Uygulamada dikkat edilecekler
- Konuyla ilgili yazılar
- Sıkça sorulan sorular
Temel kavramlar
- Aile malları
- Medeni Kanunun aile vakfı, aile malları ortaklığı ve aile yurdunu kapsayan ayırımı (TMK 372-395).
- Aile vakfı
- Aile bireylerinin eğitim ve öğrenimi, donanımı, desteklenmesi ve benzeri amaçlar için vakıflara ilişkin hükümlere göre kurulan vakıf (TMK 372/1).
- Kuşaktan kuşağa özgüleme yasağı
- Bir malın veya hakkın başkalarına geçmemek üzere aynı soydan gelenlere kuşaktan kuşağa bağlanamaması; vakıf yoluyla da yapılamaz (TMK 372/2).
- Aile malları ortaklığı
- Hısımların miras payları veya koydukları mallarla resmî şekilde kurduğu ve ortakları elbirliğiyle iktisadi faaliyette birleştiren ortaklık (TMK 373-376).
- Elbirliği mülkiyeti
- Ortakların belirlenmiş payı olmaksızın her birinin hakkının ortaklığa giren malların tamamına yaygın olduğu mülkiyet (TMK 379, 701).
- Kazanç paylı ortaklık
- Temsil ve işletmenin, diğer ortaklara yıllık kazançtan pay verilmesi kaydıyla ortaklardan birine bırakıldığı ortaklık türü (TMK 384).
- Aile yurdu
- Mahkeme izni ve tapu şerhiyle devri, rehni ve kiraya verilmesi yasaklanan, ailenin geçim ve barınmasına özgülenmiş taşınmaz (TMK 386-391).
- Mülhak vakıf
- Eski Medeni Kanundan önce kurulmuş ve yönetimi vakfedenin soyundan gelenlere şart edilmiş vakıf; haklar vakfiyedeki şartlara göre belirlenir (5737 s. K. m. 3).
Bir bakışta TMK 372
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Aile vakfının amacı | Aile bireylerinin eğitim ve öğrenimi, donanımı, desteklenmesi ve benzeri amaçların gerektirdiği harcamalar. | TMK m. 372/1 |
| Kuruluş | Resmî senet veya ölüme bağlı tasarruf; tüzel kişilik sicile tescille kazanılır; vasiyetle ancak tasarruf edilebilir kısım özgülenir. | TMK m. 102, 526 |
| Özgüleme yasağı | Malın başkalarına geçmemek üzere aynı soya kuşaktan kuşağa bağlanması yasaktır; vakıf yoluyla da yapılamaz. | TMK m. 372/2 |
| Vakıf senedi değişikliği | Gelirin başkalarına geçmesini daha da kısıtlayan değişiklik yalnız davacı yönünden değil, tümüyle iptal edilir. | 18. HD 11.12.2006 |
| Kamu düzeni | TMK 372'deki kural buyurucudur, kamu düzenine ilişkindir ve mahkemece kendiliğinden gözetilir. | 18. HD 21.05.2007 |
| Vasiyetnamedeki satış yasağı | Hükmün iptali ve şerhin kaldırılması davasında tüm mirasçılar ve vasiyet alacaklıları taraf olmalıdır. | 3. HD 07.07.2011 |
| Artmirasçılık sınırı | Önmirasçıya devir yükümlülüğü yüklenebilir, aynı yükümlülük artmirasçıya yüklenemez. | TMK m. 521 |
| Ortaklığı kimler kurar | Hısımlar; mirasın tamamı, bir bölümü veya ortaya konan başka mallarla. | TMK m. 373 |
| Şekil | Resmî şekil ve bütün ortakların veya temsilcilerinin imzası; şekle uyulmayan sözleşme hüküm doğurmaz. | TMK m. 374; TBK m. 12 |
| Süre ve çıkma | Belirli veya belirsiz süre; belirsizse altı ay önceden bildirimle çıkma, tarımsal işletmede hasat sonu için. | TMK m. 375 |
| Mülkiyet ve paylar | Elbirliği mülkiyeti; aksi kararlaştırılmadıkça eşit hak; ortaklık sürerken pay istenemez, payda tasarruf yapılamaz. | TMK m. 376, 379/1 |
| Yönetim ve temsil | Elbirliğiyle yönetim; olağan işleri her ortak yapar; yönetici atanabilir; temsil kaydı ticaret siciline. | TMK m. 377-378 |
| Borçlar ve kişisel mallar | Ortaklık borçlarından müteselsil sorumluluk; ortaklık dışı ve karşılıksız edinilen mallar kişisel mal. | TMK m. 379/2-3 |
| Sona erme | Anlaşma veya fesih, süre, payın haczi ve satış istemi, iflas, haklı sebep. | TMK m. 380 |
| Ortaklığın sürdürülmesi | Öteki ortaklar ayrılanın veya alacaklıların hakkını ödeyerek devam edebilir; evlenen ortak payını isteyebilir. | TMK m. 381 |
| Ortağın ölümü | Ortaklık dışı mirasçılar yalnız pay karşılığını ister; altsoy öbür ortakların rızasıyla ortaklığa girebilir. | TMK m. 382 |
| Paylaşma | Paylaşma veya ayrılma zamanındaki değer ve durum esas alınır; uygun olmayan zamanda istenemez. | TMK m. 383 |
| Kazanç paylı ortaklık | İşletme ve temsil bir ortakta; diğerlerine yıllık kazançtan pay; kötü işletmede fesih istenebilir. | TMK m. 384-385 |
| Miras kalan tarım arazisi | Mirasçılar araziyi aile malları ortaklığına veya kazanç paylı ortaklığa devretmeyi kararlaştırabilir. | 5403 s. K. m. 8/C |
| Önalım ve bölünme yasağı | 8/C'ye göre kurulan ortaklıkta ortaklara önalım hakkı; sona ermede yeter gelirli büyüklüğün altında bölünme yok. | 5403 s. K. m. 8/İ, 8/J |
| Zaman bakımından | 8/C, yürürlüğe girdiği 15.05.2014'ten önce ölen mirasbırakanın terekesine dayanak yapılamaz. | 14. HD 21.01.2021 |
| Aile yurdunun konusu | Konutlar, tarıma veya sanayiye elverişli taşınmazlar ve eklentileri. | TMK m. 386 |
| Büyüklük ve kullanma | Ailenin normal geçimine ve barınmasına yetecek ölçü; malik bizzat işletir veya oturur. | TMK m. 387 |
| Kuruluş usulü | İlan ve iki ay itiraz süresi, mahkeme izni, izin kararının tapuya şerhi ve ilanı. | TMK m. 388-390, 1010 |
| Aile yurdunun sonuçları | Devir, rehin ve kiraya verme yasak; mahkeme eliyle yönetim dışında cebrî icra yok. | TMK m. 391 |
| Sona erme (yurt) | Ölüme bağlı tasarruf yoksa malikin ölümüyle şerh silinir; malik sağlığında mahkemeye başvurarak son verebilir. | TMK m. 394-395 |
| Eski vakıflar | Mülhak vakıflarda vakıf evladının hakları vakfiyedeki şartlara göre belirlenir. | 5737 s. K. m. 3; 8. HD 24.06.2026 |
TMK 372 madde metni
İkinci Kitap: Aile Hukuku › İkinci Kısım: Hısımlık › İkinci Bölüm: Aile · Üçüncü Ayırım: Aile Malları › A. Aile vakfı
Aile malları — Aile vakfı — Madde 372
- (1)Aile bireylerinin eğitim ve öğrenimleri, donanım ve desteklenmeleri ve bunlara benzer amaçların gerektirdiği harcamaların yapılması için kişiler hukuku ve miras hukuku hükümleri uyarınca aile vakfı kurulabilir.
- (2)Bir malın veya hakkın başkalarına geçmemek üzere aynı soydan gelenlere kuşaktan kuşağa kalacak şekilde özgülenmesi yasaktır. Böyle bir özgülenme, vakıf kurma yoluyla da yapılamaz.
Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr. Fıkra numaraları okumayı kolaylaştırmak için eklenmiştir.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Kaynak | Değişiklik |
|---|---|---|
| 22.11.2001 | 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002) | TMK 372-395 ilk metinleriyle kabul edildi ve o tarihten bu yana değiştirilmedi. |
| 30.04.2014 | 6537 sayılı Kanun (5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununa 8/C, 8/I, 8/İ ve 8/J maddelerinin eklenmesi) | Mirasçılara, terekedeki tarımsal araziyi TMK 373 ve devamı maddelerine göre kuracakları aile malları ortaklığına veya kazanç paylı aile malları ortaklığına devretme seçeneği açıkça tanındı; bu ortaklıklarda ortaklara önalım hakkı ve sona ermede bölünme yasağı getirildi. Yargıtay'ın aktardığına göre 8/C maddesi 15.05.2014'te yürürlüğe girmiştir. |
| 28.10.2020 | 7255 sayılı Kanun | 5403 sayılı Kanunun 8/İ maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırıldı. Ortaklara önalım hakkı tanıyan birinci fıkra ile önalım hakkının kullanılmasında Medeni Kanun hükümlerinin uygulanacağına ilişkin fıkra yürürlüktedir. |
TMK 372 Ne Düzenler? Aile Malları ve Madde Metni
Medeni Kanunun "Aile" bölümündeki "Aile Malları" ayırımı, aile bağına dayanarak bir malvarlığını belirli bir amaca bağlayan üç kurumu düzenler: aile vakfı (TMK 372), aile malları ortaklığı ve onun bir türü olan kazanç paylı aile malları ortaklığı (TMK 373-385) ile aile yurdu (TMK 386-395). Üçü de uygulamada seyrek başvurulan kurumlardır; ancak miras kalan tarım arazilerinin bölünmeden işletilmesi (5403 sayılı Kanun m. 8/C) ve vasiyetnamelerle konulan satış yasakları gibi uyuşmazlıklarda doğrudan önem taşır.
| Kurum | Maddeler | Nasıl kurulur | Temel sonucu |
|---|---|---|---|
| Aile vakfı | TMK 372 | Resmî senet veya ölüme bağlı tasarruf ve sicile tescil | Tüzel kişiliği olan mal topluluğu; gelir aile bireylerinin eğitim, donanım ve desteklenmesi gibi amaçlara harcanır |
| Aile malları ortaklığı | TMK 373-383 | Hısımlar arasında resmî şekilde yapılan sözleşme | Ortaklar mallara elbirliğiyle malik olur ve birlikte iktisadi faaliyette bulunur |
| Kazanç paylı ortaklık | TMK 384-385 | Aile malları ortaklığının ortakları arasında sözleşme | İşletme ve temsil bir ortakta; diğerlerine yıllık kazançtan pay verilir |
| Aile yurdu | TMK 386-395 | İlan, itiraz süresi, mahkeme izni ve tapuya şerh | Taşınmaz devredilemez, rehnedilemez, kiraya verilemez; cebrî icra yoluna başvurulamaz |
Bir malın veya hakkın başkalarına geçmemek üzere aynı soydan gelenlere kuşaktan kuşağa kalacak şekilde özgülenmesi yasaktır. Böyle bir özgülenme, vakıf kurma yoluyla da yapılamaz.
Ayırımın yeri. Bu hükümler Medeni Kanunun İkinci Kitabında (Aile Hukuku), Hısımlık kısmının "Aile" bölümünde yer alır; aynı bölümde yardım nafakası ve ev düzeni hükümleri de bulunur. Aile malları maddeleri 01.01.2002'de yürürlüğe girdikleri ilk metinleriyle bugün de yürürlüktedir.
Aile Vakfı Nedir, Nasıl Kurulur? (TMK 372/1)
Amaç sınırlıdır. Aile vakfı, aile bireylerinin eğitim ve öğrenimleri, donanım ve desteklenmeleri ve bunlara benzer amaçların gerektirdiği harcamaların yapılması için kurulabilir (TMK 372/1). Kanun "bunlara benzer amaçlar" diyerek örnekleyici bir sayım yapar; ortak nokta, vakıf gelirinin aile bireylerinin belirli ihtiyaçlarına harcanmasıdır.
Kuruluş vakıflara ilişkin genel hükümlere tabidir. TMK 372, aile vakfının "kişiler hukuku ve miras hukuku hükümleri uyarınca" kurulacağını söyler. Vakıf, gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip bir mal topluluğudur (TMK 101). Vakıf kurma iradesi resmî senetle veya ölüme bağlı tasarrufla açıklanır ve vakıf, yerleşim yeri mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescille tüzel kişilik kazanır (TMK 102). Vakıf senedinde vakfın adı, amacı, bu amaca özgülenen mal ve haklar, vakfın örgütlenme ve yönetim şekli ile yerleşim yeri gösterilir (TMK 106).
Vasiyetnameyle aile vakfı. Mirasbırakan, terekesinin tasarruf edilebilir kısmının tamamını veya bir bölümünü özgüleyerek vakıf kurabilir; vakıf ancak kanun hükümlerine uyulmak koşuluyla tüzel kişilik kazanır (TMK 526). Bu nedenle ölüme bağlı tasarrufla kurulan bir aile vakfına terekenin yalnız tasarruf edilebilir kısmı özgülenebilir; saklı paylar bu yolla ortadan kaldırılamaz. Vasiyetname türleri ve şekil şartları için vasiyetname yazımıza bakabilirsiniz.
Değişiklik ve sona erme. Aile vakfı da bir vakıf olduğundan yönetiminin ve amacının değiştirilmesi (TMK 112 ve devamı) ile sona ermesi ve dağıtılması (TMK 116) vakıflara ilişkin genel hükümlere göre yürür. Ancak aşağıda görüleceği gibi senette yapılan hiçbir değişiklik TMK 372/2'deki yasağı aşamaz.
Mal Aile İçinde Kuşaktan Kuşağa Bırakılabilir mi? (TMK 372/2)
Yasağın içeriği. Bir malın veya hakkın başkalarına geçmemek üzere aynı soydan gelenlere kuşaktan kuşağa kalacak şekilde özgülenmesi yasaktır; böyle bir özgülenme vakıf kurma yoluyla da yapılamaz (TMK 372/2). Yasak, bir malı süresiz olarak aynı soya bağlayıp başkalarına geçmesini engelleyen düzenlemeleri hedefler. Aile vakfı ancak birinci fıkradaki amaçlar için kurulabilir; vakıf kalıbı bu yasağı aşmak için kullanılamaz.
Vakıf senedindeki kısıtlayıcı değişiklik tümüyle iptal edilir. Gelirinden aile bireylerinin yararlandığı bir vakfın senedinde mahkeme kararıyla yapılan değişiklikle, net gelirden yararlanacaklar vakıf kurucularının ölümünden sonra evlenmeyen eşleri ve çocuklarıyla sınırlandırılmıştı. Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, TMK 372'nin iki fıkrasını aktardıktan sonra bu değişiklikle vakfedenlerin özgülediği mallardan elde edilen gelirin başkalarına geçmesini daha fazla kısıtlayan bir düzenlemeye yer verildiğini belirtmiş; kanuna aykırı değişikliğin yalnız bir davacı yönünden değil, tümüyle iptal edilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmü bozmuştur (Yargıtay 18. HD, 11.12.2006, E. 2006/8647, K. 2006/10411).
Kural kamu düzenine ilişkindir. Bu bozma, hükmü yalnız davalı vakıf temyiz etmiş olmasına rağmen verilmiştir. Davalının karar düzeltme istemini reddeden Daire, bozma kararının TMK 372'de öngörülen aile vakıflarına ilişkin buyurucu kurala dayandığını ve bu hususun yargı makamlarınca kendiliğinden gözetilecek kamu düzenini ilgilendirdiğini açıkça belirtmiştir (Yargıtay 18. HD, 21.05.2007, E. 2007/3132, K. 2007/4584). Bu nedenle 372/2'ye aykırılık, taraflar ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden dikkate alınır.
Miras hukukundaki paralel sınır. Aynı düşünce miras hukukunda da görülür: mirasbırakan, ölüme bağlı tasarrufuyla önmirasçı atadığı kişiyi mirası artmirasçıya devretmekle yükümlü kılabilir; ancak aynı yükümlülük artmirasçıya yüklenemez ve bu kurallar belirli mal bırakmada da uygulanır (TMK 521). Böylece ölüme bağlı tasarrufla kurulan bir geçiş zinciri de tek halkayla sınırlı kalır.
Vasiyetnamedeki satış yasağı ve taraf teşkili. Eski Kanun döneminde düzenlenen bir vasiyetnamede, bir binadaki payın mirasçılarca hiçbir surette satılamayacağı ve kimseye devredilemeyeceği, gelirinin bir kısmının her yıl belirli kurumlara ve evlenecek torunlara verileceği öngörülmüş ve tapuya satış yasağı şerhi verilmişti. İlk derece mahkemesi vasiyetnamenin bir tür aile vakfı kurduğunu ve satış yasağının hukuka aykırı olduğunu kabul ederek ilgili hükmün iptaline ve şerhin kaldırılmasına karar verdi. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ise bu değerlendirmeye girmeden, davanın özünde vasiyetnamenin iptali istemi olduğunu belirterek vasiyetçinin tüm mirasçıları ve vasiyetnamede gelirden pay ayrılan vasiyet alacaklıları davada yer almadan yalnız tapu sicil müdürlüğüne karşı dava açılmasını doğru bulmadı ve hükmü bozdu (Yargıtay 3. HD, 07.07.2011, E. 2011/6043, K. 2011/11990).
Vakıf Evladı ve Eski Vakıflar: Aile Vakfından Farkı
Mülhak vakıf nedir? "Aile vakfı" ile sık karıştırılan kurum, Medeni Kanundan önce kurulmuş vakıflardır. 5737 sayılı Vakıflar Kanunu mülhak vakfı, 743 sayılı eski Medeni Kanunun yürürlük tarihinden önce kurulmuş ve yönetimi vakfedenlerin soyundan gelenlere şart edilmiş vakıf olarak tanımlar. Aynı madde, vakfın hayrat ve akarlarının onarımı ile vakfiyelerindeki hayrat hizmetlerinin ifasından sonra kalan miktarı galle fazlası, vakfiyelerindeki şartlara göre ilgililere bırakılmış galle fazlaları ve hakları ise intifa hakkı olarak adlandırır (5737 s. K. m. 3).
Haklar vakfiyeye göre belirlenir. Bu vakıflarda kimin vakıftan yararlanacağı ve hangi haklara sahip olacağı, bugün kurulan aile vakıflarını düzenleyen TMK 372'ye göre değil, vakfiyedeki şartlara göre belirlenir. Vakıflar Genel Müdürlüğünce yönetilen vakıflara ilişkin 7. madde de ilgililerin vakfiye şartlarına göre intifa haklarını saklı tutar ve intifa haklarına ilişkin taleplerin, galle fazlası almaya hak kazanıldığını gösteren mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl geçmekle düşeceğini öngörür (5737 s. K. m. 7).
Güncel bir örnek. Osmanlı döneminde kurulmuş mülhak bir vakfın vakfiyesine dayanarak nafaka ve giysi yardımı almaya hak kazanan vakıf evladı olduklarının tespitini isteyen davacılar hakkında bölge adliye mahkemesi, vakfiyedeki ifadeleri bir bütün olarak değerlendirip batın şartının erkek evlat için öngörüldüğünü, erkek evladın kız çocuklarına şart koşulan yardım için ise bu şartın bulunmadığını belirterek davayı tüm davacılar yönünden kabul etmiş; Yargıtay 8. Hukuk Dairesi bu kararı onamıştır (Yargıtay 8. HD, 24.06.2026, E. 2025/1141, K. 2026/4566; benzer bir tespit istemi için Yargıtay 8. HD, 09.11.2023, E. 2023/3861, K. 2023/6030). Uyuşmazlık TMK 372'ye değil, vakfiyenin yorumuna ilişkindir.
Aile Malları Ortaklığı Nedir, Nasıl Kurulur? (TMK 373-375)
Madde 374 — Aile malları ortaklığı sözleşmesinin resmî şekilde yapılması ve bütün ortakların veya temsilcilerinin imzalarını taşıması gerekir.
Madde 375 — Aile malları ortaklığı, belirli veya belirsiz süre için kurulabilir. Süre belirlenmediği takdirde ortaklardan her biri, altı ay önceden bildirmek koşuluyla ortaklıktan çıkabilir.
Bu bildirim, tarımsal işletme ile ilgili bir ortaklıkta, ancak ürünlerin yetiştiği yere göre olağan hasat mevsiminin sonu için geçerlidir.
Kimler kurabilir? Kanun ortaklığı hısımlar arasında öngörür (TMK 373). Kan hısımlığı TMK 17'de, kayın hısımlığı TMK 18'de düzenlenmiştir. Ortaklık, kendilerine geçen mirasın tamamı veya bir bölümüyle ya da ortaya başka mallar konularak kurulabilir; yani kaynağı yalnız miras değildir.
Şekil geçerlilik şartıdır. Ortaklık sözleşmesi resmî şekilde yapılmalı ve bütün ortakların veya temsilcilerinin imzasını taşımalıdır (TMK 374). Kanunda sözleşmeler için öngörülen şekil kural olarak geçerlilik şeklidir ve öngörülen şekle uyulmaksızın kurulan sözleşmeler hüküm doğurmaz (TBK 12/2). Adi yazılı bir anlaşma bu nedenle kanunun öngördüğü aile malları ortaklığını doğurmaz.
Süre ve çıkma. Ortaklık belirli veya belirsiz süreli kurulabilir. Süre belirlenmemişse her ortak altı ay önceden bildirmek koşuluyla ortaklıktan çıkabilir; tarımsal işletmeye ilişkin bir ortaklıkta bu bildirim ancak ürünlerin yetiştiği yere göre olağan hasat mevsiminin sonu için geçerlidir (TMK 375). Böylece bir tarım işletmesi hasat döneminin ortasında dağılmaktan korunur.
Miras ortaklığından farkı. Birden çok mirasçı bulunduğunda mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar kendiliğinden bir miras ortaklığı doğar ve mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olur (TMK 640). Aile malları ortaklığı ise kendiliğinden doğmaz; hısımların resmî şekilde yaptıkları bir sözleşmeyle kurulur ve amacı paylaşmayı beklemek değil, malları birlikte işleterek iktisadi faaliyette bulunmaktır (TMK 376/1). Mirasçılar, paylaşma yerine kendilerine geçen mirasın tamamını veya bir bölümünü bu ortaklığa koymayı seçebilir. Tereke kavramı için tereke yazımıza bakabilirsiniz.
Ortaklık Nasıl İşler? Elbirliği, Yönetim, Temsil ve Borçlar (TMK 376-379)
Aksi kararlaştırılmış olmadıkça, ortaklardan her biri eşit hakka sahiptir.
Ortaklar, ortaklık devam ettiği sürece paylarını isteyemeyecekleri gibi, bu payları üzerinde tasarruf işlemleri de yapamazlar.
Madde 377 — Aile malları ortaklığı, tüm ortakların elbirliği ile yönetilir.
Ortaklardan her biri, olağan yönetim işlerini diğer ortakların katılmasına gerek olmaksızın yapabilir.
Madde 378 — Ortaklar, içlerinden birini ortaklığa yönetici olarak atayabilirler.
Yönetici, ortaklığı yönetir ve ortaklıkla ilgili işlemlerde onu temsil eder.
Ortaklığı kimin temsil edeceği ticaret siciline kaydedilmiş olmadıkça diğer ortakların temsil yetkisi bulunmadığı iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
Madde 379 — Ortaklar, ortaklığa giren malların elbirliği hâlinde malikidirler.
Ortaklar, ortaklığın borçlarından müteselsil olarak sorumludurlar.
Ortakların, ortaklık dışında bıraktıkları mallar ile aksi kararlaştırılmış olmadıkça, ortaklığın devamı sırasında miras yoluyla veya herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla edindikleri mallar, onların kişisel mallarıdır.
Elbirliği ve eşitlik. Ortaklık, ortakları elbirliğiyle iktisadi faaliyette bulunmak üzere birleştirir; aksi kararlaştırılmadıkça her ortak eşit hakka sahiptir (TMK 376/1-2). Ortaklar ortaklığa giren malların elbirliği hâlinde malikidir (TMK 379/1). Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları yoktur ve her birinin hakkı ortaklığa giren malların tamamına yaygındır (TMK 701/2).
Pay istenemez, üzerinde tasarruf edilemez. Ortaklık sürdükçe ortaklar paylarını isteyemez ve bu paylar üzerinde tasarruf işlemi yapamaz (TMK 376/3). Bu kural, sözleşmeden doğan topluluk devam ettiği sürece paylaşma yapılamayacağına ve bir pay üzerinde tasarrufta bulunulamayacağına ilişkin genel hükümle de uyumludur (TMK 702/3).
Yönetim. Ortaklık tüm ortakların elbirliğiyle yönetilir; ancak her ortak olağan yönetim işlerini diğerlerinin katılımına gerek olmadan yapabilir (TMK 377). Olağan yönetimi aşan işlerde ise elbirliği kuralı geçerlidir. Ortaklar içlerinden birini yönetici olarak atayabilir; yönetici ortaklığı yönetir ve ortaklıkla ilgili işlemlerde onu temsil eder (TMK 378/1-2).
Temsil yetkisi ve ticaret sicili. Ortaklığı kimin temsil edeceği ticaret siciline kaydedilmedikçe, diğer ortakların temsil yetkisinin bulunmadığı iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez (TMK 378/3). Yönetici atanmış olsa bile bu durum sicile işlenmemişse, işlemi yapan ortağın temsil yetkisi bulunmadığı iyiniyetli üçüncü kişiye karşı savunma olarak kullanılamaz.
Borçlar ve kişisel mallar. Ortaklar ortaklığın borçlarından müteselsilen sorumludur (TMK 379/2); alacaklı ortaklık borcunun tamamını ortaklardan herhangi birinden isteyebilir. Buna karşılık ortakların ortaklık dışında bıraktıkları mallar ile, aksi kararlaştırılmadıkça, ortaklık sürerken miras yoluyla veya başka biçimde karşılıksız edindikleri mallar kişisel mallarıdır (TMK 379/3).
Aile Malları Ortaklığı Nasıl Sona Erer? (TMK 380-383)
1. Bütün ortakların anlaşması veya feshin bildirilmesiyle,
2. Ortaklık süresi açıkça veya örtülü olarak uzatılmadığı takdirde sürenin bitmesiyle,
3. Ortaklardan birinin payının haczedilmesi ve satışının istenmesiyle,
4. Ortaklardan birinin iflâsıyla,
5. Ortaklardan birinin haklı sebebe dayanan istemiyle.
Madde 381 — Ortaklardan biri feshi bildirir veya iflâs ederse ya da bir ortağın haczedilmiş payının satışı istenirse, öteki ortaklar, ayrılan ortağın veya alacaklılarının haklarını ödeyerek ortaklığı kendi aralarında sürdürebilirler.
Evlenen ortak, fesih bildirimine gerek olmaksızın ortaklıktaki hakkının kendisine ödenmesini isteyebilir.
Madde 382 — Ortaklardan birinin ölümü hâlinde onun ortaklığa dahil olmayan mirasçıları, ancak ölen ortağa düşen payın karşılığının kendilerine ödenmesini isteyebilirler.
Ölen ortak mirasçı olarak altsoyunu bırakmışsa, bunlar öbür ortakların rızası ile onun yerine ortaklığa girebilirler.
Madde 383 — Ortaklık mallarının paylaşılması veya ayrılan ortağın payının hesaplanması, ortaklık mallarının paylaşma veya ayrılma zamanındaki değerine ve durumuna göre yapılır.
Paylaşma ve hesaplaşma uygun olmayan bir zamanda istenemez.
Beş sona erme sebebi. Ortaklık; bütün ortakların anlaşması veya feshin bildirilmesi, açıkça ya da örtülü olarak uzatılmayan sürenin bitmesi, bir ortağın payının haczedilip satışının istenmesi, bir ortağın iflası ve bir ortağın haklı sebebe dayanan istemiyle sona erer (TMK 380).
Ortaklık kurtarılabilir. Fesih bildirimi, iflas veya haczedilen payın satışının istenmesi hâllerinde öteki ortaklar, ayrılan ortağın veya alacaklılarının haklarını ödeyerek ortaklığı kendi aralarında sürdürebilir (TMK 381/1). Böylece bir ortağın kişisel borcu yüzünden aile işletmesinin bütünüyle dağılması önlenebilir.
Evlenen ortak. Evlenen ortak, fesih bildirimine gerek olmaksızın ortaklıktaki hakkının kendisine ödenmesini isteyebilir (TMK 381/2).
Ortağın ölümü. Ölen ortağın ortaklığa dahil olmayan mirasçıları ortaklığa kendiliğinden girmez; yalnızca ölen ortağa düşen payın karşılığının ödenmesini isteyebilir. Ölen ortak altsoyunu mirasçı olarak bırakmışsa, altsoy öbür ortakların rızasıyla onun yerine ortaklığa girebilir (TMK 382).
Paylaşma ve değer zamanı. Ortaklık mallarının paylaşılması veya ayrılan ortağın payının hesaplanması, malların paylaşma veya ayrılma zamanındaki değerine ve durumuna göre yapılır; paylaşma ve hesaplaşma uygun olmayan bir zamanda istenemez (TMK 383). Elbirliği mülkiyetinin paylaştırılması ise aksine bir hüküm bulunmadıkça paylı mülkiyet hükümlerine göre yapılır (TMK 703/2). Mirasçılar arasındaki paylaşma davası hakkında bilgi için ortaklığın giderilmesi davası yazımıza bakabilirsiniz.
Kazanç Paylı Aile Malları Ortaklığı Nedir? (TMK 384-385)
Bu pay, anlaşmayla belirlenmemişse, ortaklık mallarının uygun derecede uzun bir dönemdeki kazancın ortalama miktarı ile işleten ortağın çalışması ve yaptığı harcama göz önünde tutularak adil bir biçimde belirlenir.
Madde 385 — İşletme ve temsili üzerine alan ortak, malları gereği gibi işletmediği veya yükümlülüklerini yerine getirmediği takdirde, ortakların ortaklığın feshini isteme hakları vardır.
Ortaklardan birinin, haklı sebeplere dayanarak istemde bulunması üzerine hâkim, mirastaki paylaşma kurallarını göz önünde bulundurarak, bu ortağın işletme ve temsili üzerine alan ortakla birlikte yönetime ve ortaklık mallarından yararlanmaya katılmasına karar verebilir.
Ortakların elbirliği ile işlettikleri ortaklığa ilişkin kurallar, kazanç paylı aile malları ortaklığında da uygulanır.
Tek elden işletme. Ortaklar, aralarında yapacakları sözleşmeyle, yıllık kazançtan kendilerine belli bir pay verilmesi kaydıyla ortaklığın temsilini ve mallarının işletilmesini içlerinden birine bırakabilir (TMK 384/1). Bu tür, malların bir ortak tarafından işletildiği, diğerlerinin ise işletmeye katılmadan kazançtan pay aldığı bir düzen kurar; örneğin ailenin tarlasını veya işletmesini kardeşlerden yalnız birinin çalıştırdığı durumlara uygundur.
Kazanç payı nasıl belirlenir? Pay anlaşmayla belirlenmemişse, ortaklık mallarının uygun derecede uzun bir dönemdeki kazancının ortalama miktarı ile işleten ortağın çalışması ve yaptığı harcama göz önünde tutularak adil biçimde belirlenir (TMK 384/2).
İşleten ortak yükümlülüğünü yerine getirmezse. Malları gereği gibi işletmeyen veya yükümlülüklerini yerine getirmeyen işleten ortağa karşı öteki ortaklar ortaklığın feshini isteyebilir. Ayrıca bir ortağın haklı sebeplere dayanan istemi üzerine hâkim, mirastaki paylaşma kurallarını göz önünde bulundurarak bu ortağın işleten ortakla birlikte yönetime ve ortaklık mallarından yararlanmaya katılmasına karar verebilir (TMK 385/1-2). Elbirliğiyle işletilen ortaklığa ilişkin kurallar kazanç paylı ortaklıkta da uygulanır (TMK 385/3).
Miras Kalan Tarla Bölünmeden İşletilebilir mi? 5403 Sayılı Kanun ve Aile Malları Ortaklığı
Dört seçenek. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununa 6537 sayılı Kanunla eklenen 8/C maddesine göre mirasçılar, terekedeki tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazinin mülkiyeti hakkında; bir mirasçıya (yeter gelirli büyüklük karşılanıyorsa birden fazla mirasçıya) devrini, TMK 373 ve devamı maddelerine göre kuracakları aile malları ortaklığına veya kazanç paylı aile malları ortaklığına devrini, mirasçıların tamamının miras payı oranında ortak olacakları bir limited şirkete devrini ya da mülkiyetin üçüncü kişilere devrini kararlaştırabilir.
Anlaşma yoksa sulh hukuk hâkimi karar verir. Mirasçılar anlaşamazsa her biri yetkili sulh hukuk mahkemesinde dava açabilir. Hâkim bu durumda araziyi ehil mirasçıya tarımsal gelir değeri üzerinden, ehil mirasçı yoksa en yüksek bedeli teklif eden mirasçıya devreder; devri isteyen mirasçı yoksa satışına karar verir (5403 m. 8/C). Kanunun hâkim için saydığı seçenekler arasında aile malları ortaklığı kurdurmak yer almaz; bu yol mirasçıların anlaşmasına bağlıdır.
Ortaklar arasında önalım. Bu yolla aile malları ortaklığı veya kazanç paylı aile malları ortaklığı kurulduğunda, ortaklardan birinin payını üçüncü bir kişiye satması hâlinde diğer ortaklar önalım hakkına sahiptir ve bu hakkın kullanılmasında Medeni Kanun hükümleri uygulanır (5403 m. 8/İ). TMK 376/3'teki "ortaklık sürerken paylar üzerinde tasarruf yapılamaz" kuralı ile bu önalım hükmünün birlikte nasıl uygulanacağını ele alan yayımlanmış bir Yargıtay kararına rastlanmamıştır.
Bölünme yasağı ve vergi avantajı. 8/C'ye göre kurulan aile malları ortaklığı, kazanç paylı ortaklık veya limited şirket herhangi bir nedenle sona erer ve tasfiye edilirse, ortaklığa ait tarımsal araziler yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin altında kalacak şekilde bölünemez (5403 m. 8/J). Mirasçılar tarımsal arazilerin mülkiyetinin devri konusunda mirasın açılmasından itibaren bir yıl içinde anlaşırlarsa, devir işlemlerine ilişkin harçlardan ve bu işlemlerle ilgili kâğıtların damga vergisinden muaf olurlar (5403 m. 8/I).
Zaman bakımından uygulama. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 8/C maddesinin 15.05.2014'te yürürlüğe girdiğini ve aynı Kanunla eklenen geçici 5. maddeye göre bu tarihte henüz paylaşılmamış tarımsal arazilerin devir işlemlerinin önceki hükümlere göre tamamlanacağını belirtmiş; mirasbırakanın ölüm tarihinde 8/C yürürlükte olmadığından bu maddeye dayanarak ehil mirasçıya devre hükmedilemeyeceğine karar vermiştir (Yargıtay 14. HD, 21.01.2021, E. 2017/1289, K. 2021/226).
Aile Yurdu Nedir, Nasıl Kurulur? (TMK 386-390)
Madde 387 — Aile yurdu hâline getirilecek taşınmazların büyüklüğü, üzerindeki rehin haklarına ve malikin diğer mallarına bakılmaksızın, bir ailenin normal geçimine ve barınmasına yetecek ölçüden fazla olamaz.
Mahkemece haklı sebeplere dayanılarak geçici bir istisna kabul edilmiş olmadıkça malikin, taşınmazı veya üzerindeki tesisi kendisinin işletmesi ya da konutta oturması zorunludur.
Madde 388 — Alacaklılar ve aile yurdu kurulması yüzünden haklarının zedelenmesi ihtimali bulunan kişiler, kuruluştan önce mahkemece yapılan ilânla itirazlarını iki ay içinde bildirmeye çağrılırlar.
Durum, alacakları taşınmaz rehniyle güvenceye bağlanmış olanlara ve hacizli alacaklılara ayrıca bildirilir.
Madde 389 — Aile yurdu hâline getirilecek taşınmazda yurt olabilmesi için gerekli koşullar bulunur ve yurdun kurulmasına üçüncü kişiler itiraz etmez veya itirazın haksız olduğu anlaşılırsa, mahkeme kuruluşa izin verir.
Süresi içinde itiraz eden alacaklıların ilgilerinin kesildiği ispat edilmedikçe veya taşınmaz üzerinde bulunan rehin ve hacizler kaldırılmadıkça, aile yurdu kurulmasına izin verilemez. Borç, itiraz eden veya rehinli alacaklı lehine vadeye bağlı olsa bile, aile yurdu kurmak isteyen borçlu hemen ödemede bulunabilir.
Madde 390 — Bir taşınmazın aile yurdu hâline getirilmesi, ancak izne ilişkin mahkeme kararının o taşınmazın tapu kütüğüne şerh verilmesiyle mümkün olur; bu husus mahkemece ilân edilir.
Konusu. Konutlar ile tarıma veya sanayiye elverişli taşınmazlar, eklentileriyle birlikte aile yurdu hâline getirilebilir (TMK 386).
Büyüklük sınırı ve kullanma şartı. Aile yurdu yapılacak taşınmaz, üzerindeki rehin haklarına ve malikin diğer mallarına bakılmaksızın bir ailenin normal geçimine ve barınmasına yetecek ölçüden büyük olamaz. Malik, mahkemece haklı sebeplerle geçici bir istisna tanınmadıkça taşınmazı veya üzerindeki tesisi bizzat işletmek ya da konutta oturmak zorundadır (TMK 387).
İlan ve iki aylık itiraz süresi. Kuruluştan önce mahkeme bir ilan yapar ve alacaklılar ile aile yurdu kurulması yüzünden hakları zedelenebilecek kişileri itirazlarını iki ay içinde bildirmeye çağırır; taşınmaz rehniyle güvenceli alacaklılara ve hacizli alacaklılara ayrıca bildirim yapılır (TMK 388).
Mahkemenin izni. Taşınmazda gerekli koşullar varsa ve üçüncü kişiler itiraz etmez ya da itiraz haksız bulunursa mahkeme kuruluşa izin verir. Ancak süresinde itiraz eden alacaklıların ilgisinin kesildiği ispat edilmedikçe veya taşınmaz üzerindeki rehin ve hacizler kaldırılmadıkça izin verilemez; aile yurdu kurmak isteyen borçlu, vadesi gelmemiş olsa bile itiraz eden veya rehinli alacaklıya hemen ödeme yapabilir (TMK 389).
Şerh kurucu unsurdur. Bir taşınmaz ancak izne ilişkin mahkeme kararının tapu kütüğüne şerh verilmesiyle aile yurdu hâline gelir ve bu husus mahkemece ilan edilir (TMK 390). Medeni Kanun, aile yurdu kurulmasını tapu kütüğüne şerh verilebilecek tasarruf yetkisi kısıtlamaları arasında da sayar; şerh verilen kısıtlama, taşınmaz üzerinde sonradan hak kazananlara karşı ileri sürülebilir (TMK 1010).
Çekişmesiz yargı işi. HMK 382/2-b-16, aile yurdunun kurulmasına izin verilmesini, kuruluşun tebliğ ve ilanını, kapatılması hâlinde tapudaki şerhin silinmesine izin verilmesini ve taşınmazın bizzat malik veya ailesi tarafından kullanılması şartına geçici istisna tanınmasını aile hukukundaki çekişmesiz yargı işleri arasında sayar.
Aile Yurdu Satılabilir mi, Haczedilebilir mi? Sonuçları ve Sona Ermesi (TMK 391-395)
Aile yurdu ve eklentileri hakkında, mahkeme eliyle yönetim hâli saklı kalmak kaydıyla, cebrî icra yoluna başvurulamaz.
Madde 392 — Malikin, yoksulluğu sebebiyle aile yurduna alınmaya muhtaç bulunan ve kabullerine engel olacak durumları olmayan üstsoyunu, altsoyunu ve kardeşlerini yurda kabul etmesine mahkemece karar verilebilir.
Madde 393 — Malik borçlarını ödemede acze düşerse, aile yurdunu yönetmek üzere mahkemece bir yönetici atanır.
Yönetici, yurdu amacına ve alacaklıların menfaatlerine uygun biçimde yönetir.
Alacaklılar, haklarını aciz belgelerindeki tarih ve iflâstaki sıraya göre alırlar.
Madde 394 — Malikin ölümünden sonra aile yurdunun devam edebilmesi, taşınmazın mirasçılara yurt olarak geçmesine ilişkin bir ölüme bağlı tasarrufun yapılmış olmasına bağlıdır.
Böyle bir tasarruf yoksa, malik ölünce tapu kütüğündeki yurda ilişkin şerh silinir.
Madde 395 — Malik sağlığında yurda son verebilir.
Bunun için malik, tapu kütüğündeki kaydı sildirmek üzere bir dilekçeyle mahkemeye başvurur; bu istem mahkemece ilân olunur.
İlân tarihinden başlayarak iki ay içinde bir itiraz yapılmaz veya yapılan itirazın haksızlığı anlaşılırsa, mahkeme kütükteki kaydın silinmesine izin verir.
Tam bir tasarruf yasağı. Aile yurdu hâline getirilen taşınmaz devredilemez, rehnedilemez ve kiraya verilemez (TMK 391/1). Aile yurdu ve eklentileri hakkında, mahkeme eliyle yönetim hâli saklı kalmak üzere, cebrî icra yoluna başvurulamaz (TMK 391/2).
Yoksul hısımlar yurda alınabilir. Malikin, yoksulluğu sebebiyle aile yurduna alınmaya muhtaç olan ve kabullerine engel bir durumu bulunmayan üstsoyunu, altsoyunu ve kardeşlerini yurda kabul etmesine mahkemece karar verilebilir (TMK 392). Bu hüküm, yardım nafakası yükümlülüğüyle aynı hısım çevresini kapsar.
Malik borcunu ödeyemezse. Malik borçlarını ödemede acze düşerse mahkeme aile yurdunu yönetmek üzere bir yönetici atar. Yönetici yurdu amacına ve alacaklıların menfaatlerine uygun biçimde yönetir; alacaklılar haklarını aciz belgelerindeki tarih ve iflastaki sıraya göre alır (TMK 393). Böylece alacaklılar taşınmazı cebrî icra yoluyla sattıramaz, haklarını mahkemece atanan yöneticinin yönetimi aracılığıyla ve kanundaki sıraya göre alır.
Malikin ölümü. Aile yurdunun malikin ölümünden sonra devam edebilmesi, taşınmazın mirasçılara yurt olarak geçmesine ilişkin bir ölüme bağlı tasarruf yapılmış olmasına bağlıdır; böyle bir tasarruf yoksa malik ölünce tapudaki şerh silinir (TMK 394).
Malikin sağlığında son verme. Malik sağlığında yurda son verebilir. Bunun için tapudaki kaydı sildirmek üzere dilekçeyle mahkemeye başvurur ve istem mahkemece ilan edilir; ilan tarihinden itibaren iki ay içinde itiraz yapılmaz veya itirazın haksızlığı anlaşılırsa mahkeme kaydın silinmesine izin verir (TMK 395).
Aile konutu ile karıştırılmamalı. Adları benzese de aile yurdu ile aile konutu farklı kurumlardır:
| Ölçüt | Aile yurdu (TMK 386-395) | Aile konutu (TMK 194) |
|---|---|---|
| Nasıl doğar | Malikin başvurusu, ilan, itiraz süresi, mahkeme izni ve tapuya şerh | Eşlerin birlikte yaşadığı konut olmakla |
| Şerhin rolü | Kurucu: şerh verilmeden aile yurdu doğmaz | Malik olmayan eş tapu müdürlüğünden şerh verilmesini isteyebilir |
| Sonucu | Devir, rehin ve kiraya verme tamamen yasak; cebrî icra yoluna başvurulamaz | Eşin açık rızası olmadan kira sözleşmesi feshedilemez, konut devredilemez, konut üzerindeki haklar sınırlanamaz |
| Sona erme | Ölüme bağlı tasarruf yoksa malikin ölümü veya malikin başvurusu ve mahkeme izni | Konutun aile konutu niteliğini yitirmesi |
Aile konutu koruması için TMK 194 şerhine ve aile konutu şerhi yazımıza bakabilirsiniz.
Aile Mallarına İlişkin Davalarda Görevli Mahkeme ve Usul
Aile mahkemesi. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesi, vesayet hükümlerini içeren Üçüncü Kısım hariç olmak üzere TMK'nın İkinci Kitabından doğan aile hukuku dava ve işlerini aile mahkemesine verir. Aile malları hükümleri İkinci Kitabın Hısımlık kısmında yer aldığından, aile malları ortaklığı ve aile yurduna ilişkin dava ve işler kanun metni bakımından bu kapsama girer. HMK 383, çekişmesiz yargı işlerinde sulh hukuk mahkemesini görevli sayarken "aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece" kaydını koyar; 4787 sayılı Kanunun 4. maddesi aile hukukuna ilişkin işler bakımından böyle bir düzenlemedir.
Tarım arazisi davaları sulh hukukta. 5403 sayılı Kanunun 8/C maddesi ise mirasçılar anlaşamadığında açılacak tarım arazisi devri davalarını açıkça yetkili sulh hukuk mahkemesine verir.
Vakıf senedi ve vasiyetname davaları. Aile vakfının kuruluşu, tescili ve vakıf senedinin değiştirilmesi vakıflara ilişkin genel hükümlere tabidir; Yargıtay'ın incelediği vakıf senedi değişikliğinin iptali davası asliye hukuk mahkemesinde görülmüştür. Vasiyetnamedeki bir hükmün iptali ve buna dayanan tapu şerhinin kaldırılması davasında vasiyetçinin tüm mirasçıları ile vasiyet alacaklıları davada yer almalıdır; yalnız tapu sicil müdürlüğüne karşı açılan dava bu nedenle bozulmuştur.
Mirasçıların kim olduğunu gösteren belge için veraset ilamı yazımıza bakabilirsiniz.
TMK 372 Yargıtay kararları
Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 5 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve konularına göre gruplandı. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.
Karar seçimi hakkında
Aile malları hükümleri uygulamada seyrek başvurulan kurumlar olduğundan yayımlanmış Yargıtay kararları sınırlıdır; aile malları ortaklığını ve aile yurdunu doğrudan inceleyen yayımlanmış bir Yargıtay kararına rastlanmamıştır. Sayfaya 5 Yargıtay kararı kart olarak alınmıştır: aile vakfı senedindeki kısıtlayıcı değişiklik ve kuralın kamu düzenine ilişkin niteliği (18. Hukuk Dairesinin 2006 ve 2007 tarihli kararları), vasiyetnamedeki satış yasağına karşı davada taraf teşkili (3. Hukuk Dairesi 2011), tarım arazisinin aile malları ortaklığına devrini de düzenleyen 5403 m. 8/C'nin zaman bakımından uygulanması (14. Hukuk Dairesi 2021) ve mülhak vakıfta vakıf evladının hakları (8. Hukuk Dairesi 2026). Kararların tamamı tam metinden okunmuş ve OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. ATIF NOTLARI: 3. Hukuk Dairesinin 2011 tarihli kararında vasiyetnamenin bir tür aile vakfı kurduğu ve satış yasağının hukuka aykırı olduğu yönündeki değerlendirme ilk derece mahkemesine aittir; Daire yalnız taraf teşkili yönünden bozmuştur. 8. Hukuk Dairesinin 2026 tarihli kararı onama kararıdır; vakfiyenin yorumuna ilişkin gerekçe bölge adliye mahkemesine aittir. Aile yurduna ilişkin taramada çıkan kararlar yalnız tapu şerhlerini düzenleyen TMK 1010'u aktardığından karta alınmamıştır.
Aile vakfı ve özgüleme yasağı
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi
Vakıf senedinde, vakfedenlerin özgülediği mallardan elde edilen gelirin başkalarına geçmesini daha da kısıtlayan değişiklik TMK 372/2'ye aykırıdır; değişiklik yalnız dava açan yönünden değil, tümüyle iptal edilmelidir
Olay: Gelirinden aile bireylerinin yararlandığı bir vakfın senedinde mahkeme kararıyla değişiklik yapılmış ve vakfın net gelirinden yararlanacaklar, vakıf kurucularının ölümünden sonra evlenmeyen eşleri ve çocuklarıyla sınırlandırılmıştır. Değişikliğin kendi aleyhlerine olduğunu ileri süren davacılar değişikliğin iptalini ve gelirden eski senet hükümlerine göre yararlanmaya devam etmelerini istemiş; ilk derece mahkemesi değişikliği yalnız davacılardan biri yönünden iptal etmiş, hükmü davalı vakıf temyiz etmiştir.
Karar: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, TMK 372'nin birinci fıkrasındaki aile vakfı amaçlarını ve ikinci fıkradaki kuşaktan kuşağa özgüleme yasağını aktarmış; buna rağmen vakıf senedinde yapılan değişiklikle özgülenen mallardan elde edilen gelirin başkalarına geçmesini daha fazla kısıtlayan bir düzenlemeye yer verildiğini belirtmiştir. Kanuna aykırı değişikliğin tamamen iptaline karar verilmesi gerekirken yalnız bir davacı yönünden iptal edilmesini doğru bulmayarak hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
“vakıf senedinde yapılan değişiklikle vakfedenler tarafından özgülenen mallardan elde edilen gelirin başkalarına geçmesini daha fazla kısıtlayan düzenlemeye yer verilmiştir.”
Ne anlama geliyor?
Aile vakfının senedi, geliri aile dışına hiç çıkarmayacak biçimde daraltılamaz; aykırı değişiklik herkes yönünden ortadan kalkar.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Hükmü yalnız davalı vakıf temyiz etmiştir; bozmanın kamu düzenine dayandığı, karar düzeltme istemini reddeden sonraki kararda açıklanmıştır. Kişi, vakıf ve mahkeme bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi
TMK 372'deki aile vakfı kuralı buyurucudur ve kamu düzenine ilişkindir; mahkemeler bu kurala aykırılığı kendiliğinden gözetir
Olay: Vakıf senedi değişikliğinin tümüyle iptali gerektiği gerekçesiyle verilen bozma kararına karşı davalı vakıf, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Karar: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, bozma kararının TMK 372'de öngörülen aile vakıflarına ilişkin buyurucu kurala dayandığını ve bu hususun yargı makamlarınca kendiliğinden göz önünde bulundurulacak kamu düzenini ilgilendirdiğini belirtmiştir. Düzeltme dileğindeki sebeplerin kanunda sayılan hâllerden hiçbirine uymadığı gerekçesiyle karar düzeltme istemini oy birliğiyle reddetmiştir.
“Dairemizin bozma kararı 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 372. maddesinde öngörülen aile vakıfları ile ilgili buyurucu kurala dayanmakta olup, bu husus yargı makamlarınca kendiliğinden göz önünde bulunduracak olan kamu düzenini ilgilendirmektedir.”
Ne anlama geliyor?
Aile vakfı senedindeki TMK 372'ye aykırı bir düzenleme, taraflar ileri sürmese de mahkemece kendiliğinden dikkate alınır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi, vakıf, mahkeme ve tutar bilgileri aktarılmamıştır.
Vasiyetnamedeki satış yasağı
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Taşınmazın mirasçılarca hiçbir surette satılamayacağını öngören vasiyetname hükmünün iptali ve tapudaki şerhin kaldırılması davası yalnız tapu sicil müdürlüğüne karşı açılamaz; vasiyetçinin tüm mirasçıları ve vasiyet alacaklıları davada yer almalıdır
Olay: Vasiyetçi, eski Kanun döneminde düzenlediği vasiyetnamede bir binadaki payının mirasçılarınca hiçbir surette satılamayacağını ve kimseye devredilemeyeceğini, gelirinden her yıl belirli kurumlara ve evlenecek torunlarına pay verileceğini öngörmüş; tapuya satış yasağı şerhi verilmiştir. Diğer mirasçıların paylarını devralarak malik olan davacılar şerhin kaldırılmasını istemiş; ilk derece mahkemesi vasiyetnamenin bir tür aile vakfı kurduğunu ve satış yasağının hukuka aykırı olduğunu kabul ederek satış yasağı getiren hükmün iptaline ve şerhin kaldırılmasına karar vermiştir.
Karar: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, davanın kaldırılması istenen şerhin dayanağı olan vasiyetnamenin iptali istemine ilişkin olduğunu belirtmiştir. Tapuda adı geçen davacılar dışındaki tüm mirasçılar ile vasiyetnamede gelirden pay ayrılan vasiyet alacaklıları davada taraf gösterilmeden yalnız tapu sicil müdürlüğüne karşı dava açılmasını doğru bulmamış ve hükmü bu nedenle oy birliğiyle bozmuştur.
“Bu durumda tapuda adları geçen davacı mirasçılar dışındaki vasiyetçinin diğer tüm mirasçılarının ve vasiyetnamenin 3.maddesinde belirtilen vasiyet lehtarlarının (alacaklıların) davada taraf gösterilmeden sadece tapu sicil müdürlüğüne karşı dava açılmış olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor?
Vasiyetnamedeki satış yasağına karşı dava açacaksanız tüm mirasçıları ve vasiyetten yararlananları davaya katın.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Vasiyetnamenin bir tür aile vakfı kurduğu ve satış yasağının hukuka aykırı olduğu yönündeki değerlendirme İLK DERECE MAHKEMESİNE aittir; Yargıtay bu konuda değerlendirme yapmadan yalnız taraf teşkili yönünden bozmuştur. Kişi, yer, kurum ve tutar bilgileri aktarılmamıştır.
Tarım arazisi ve aile malları ortaklığı
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi
Tarım arazisinin bir mirasçıya, aile malları ortaklığına, kazanç paylı ortaklığa, limited şirkete veya üçüncü kişiye devrini düzenleyen 5403 s. K. m. 8/C, yürürlüğe girdiği 15.05.2014'ten önce ölen mirasbırakanın terekesine dayanak yapılamaz
Olay: Mirasçılardan biri, 8/C maddesinin yürürlüğe girmesinden kısa süre önce ölen mirasbırakandan kalan tarım arazileri için ehil mirasçı olarak belirlenmesini ve arazilerin tarımsal gelir değeri üzerinden kendisine devrini istemiştir. Sulh hukuk mahkemesi davayı kabul etmiş, hükmü bir kısım davalılar temyiz etmiştir.
Karar: Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, 8/C maddesine göre mirasçıların tarım arazisinin bir mirasçıya devrini, TMK 373 ve devamına göre kuracakları aile malları ortaklığına veya kazanç paylı aile malları ortaklığına devrini, limited şirkete ya da üçüncü kişilere devrini kararlaştırabileceğini aktarmıştır. Aynı Kanunla eklenen geçici 5. maddeye göre maddenin yayımı tarihinde henüz paylaşılmamış tarımsal arazilerin devir işlemlerinin önceki hükümlere göre tamamlanacağını belirtmiş; mirasbırakanın ölüm tarihinde 8/C yürürlükte olmadığından davanın reddi gerektiği gerekçesiyle hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
“murisin ölüm tarihinde Yasanın 8/c maddesi yürürlüğe girmediğinden bu maddeye dayanarak hüküm tesis edilmesi mümkün değildir.”
Ne anlama geliyor?
Mirasbırakan 15.05.2014'ten önce öldüyse tarım arazisinin devrinde 8/C'ye dayanılamaz; önceki hükümler uygulanır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Karar, aile malları ortaklığını 8/C'deki seçeneklerden biri olarak aktarır; somut uyuşmazlık ehil mirasçıya devir istemine ilişkindir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Eski vakıflar ve vakıf evladı
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Cumhuriyet öncesi kurulmuş mülhak bir vakıfta vakıf evladının nafaka ve giysi yardımı hakkı vakfiyedeki şartlara göre belirlenir; erkek evladın kız çocukları için batın şartı aranmayacağını kabul eden bölge adliye mahkemesi kararı onanmıştır
Olay: Davacılar, Osmanlı döneminde kurulmuş mülhak bir vakfın vakfiyesine dayanarak vakıftan nafaka ve giysi yardımı almaya hak kazanan vakıf evladı olduklarının tespitini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı bir kısım davacılar yönünden kabul etmiş; bölge adliye mahkemesi vakfiyedeki ifadeleri bir bütün olarak değerlendirerek batın şartının erkek evlat için öngörüldüğünü, erkek evladın kız çocuklarına şart koşulan yardım için bu şartın bulunmadığını belirtmiş ve davayı tüm davacılar yönünden kabul etmiştir.
Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, uyuşmazlığın mülhak vakfın vakfiyelerinde kız evlada şart koşulan nafaka ve giysi yardımının tespitine ilişkin olduğunu belirtmiş; bölge adliye mahkemesi kararını usul ve kanuna uygun bularak oy birliğiyle onamıştır.
“Dava, mülhak vakfın vakfiyelerinde kız evlada şart koşulan nafaka ile giysi yardımını almaya yönelik tespit kararı verilmesi istemine ilişkindir.”
Ne anlama geliyor?
Eski vakıflarda vakıf evladı olup olmadığınız TMK 372'ye göre değil, vakfiyedeki şartlara göre belirlenir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiş bir ONAMA kararıdır; vakfiyenin yorumuna ilişkin gerekçe BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNE aittir. Uyuşmazlık TMK 372'ye değil, eski Medeni Kanundan önce kurulmuş mülhak bir vakfın vakfiye şartlarına ilişkindir. Benzer bir tespit istemine ilişkin 8. Hukuk Dairesinin 09.11.2023 tarihli kararı da onama kararıdır. Kişi, yer ve vakıf adları aktarılmamıştır.
TMK 372 ile ilgili maddeler
- TMK m. 367 — Ev düzeni ve altsoyun denkleştirme alacağı (TMK 367-371)
- TMK m. 364 — Yardım nafakası (TMK 364-366)
- TMK m. 101 — Vakfın tanımı ve kuruluşu
- TMK m. 106 — Vakıf senedinin içeriği
- TMK m. 112 — Vakfın yönetiminin ve amacının değiştirilmesi
- TMK m. 116 — Vakfın sona ermesi ve dağıtılması
- TMK m. 194 — Aile konutu ve eşin açık rızası
- TMK m. 17 — Kan hısımlığı ve derece hesabı
- TMK m. 18 — Kayın hısımlığı
Uygulamada dikkat edilecekler
Pratik notlar
- 1.Aileniz için bir vakıf kurmayı düşünüyorsanız amacı eğitim, öğrenim, donanım ve destek gibi TMK 372/1'deki amaçlarla sınırlayın; malın kuşaktan kuşağa aynı soyda kalmasını hedefleyen hükümler geçersizdir.
- 2.Vasiyetnamede taşınmazın mirasçılarca asla satılamayacağı gibi süresiz yasaklar koymayın; artmirasçı atayacaksanız bu yükümlülüğü yalnız bir kez yükleyebileceğinizi unutmayın (TMK 521).
- 3.Vasiyetnamedeki bir satış yasağına veya tapudaki şerhe karşı dava açacaksanız vasiyetçinin tüm mirasçılarını ve vasiyetten yararlananları davaya katın; yalnız tapu müdürlüğüne karşı açılan dava bozulur.
- 4.Mirasçılar olarak tarım arazisini bölmeden birlikte işletmek istiyorsanız aile malları ortaklığı veya kazanç paylı ortaklık sözleşmesini resmî şekilde yapın; mirasın açılmasından itibaren bir yıl içinde anlaşırsanız devir işlemleri harç ve damga vergisinden muaftır.
- 5.Ortaklık sözleşmesine süreyi, yöneticiyi, kazanç payını ve ortaklardan birinin ölümü hâlinde altsoyun ortaklığa girme koşullarını açıkça yazın.
- 6.Ortaklığı yalnız yöneticinin temsil etmesini istiyorsanız bunu ticaret siciline kaydettirin; kayıt yoksa diğer ortakların temsil yetkisi bulunmadığı iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
- 7.Aile yurdu kurmak için başvurmadan önce taşınmaz üzerindeki rehin ve hacizleri kaldırın; itiraz eden alacaklıların ilgisi kesilmedikçe mahkeme izin vermez.
- 8.Aile yurdunun ölümünüzden sonra da sürmesini istiyorsanız taşınmazın mirasçılara yurt olarak geçmesini öngören bir vasiyetname veya miras sözleşmesi yapın; aksi hâlde şerh ölümle silinir.
Konuyla ilgili yazılar
Sıkça Sorulan Sorular
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.