4721 sayılı Türk Medeni Kanunu · Üçüncü Bölüm: Vakıflar — A. Kuruluşu — I. Tanımı

TMK Madde 101: Vakfın Tanımı

Birinci Kitap: Kişiler Hukuku › İkinci Kısım: Tüzel Kişiler › Üçüncü Bölüm: Vakıflar — A. Kuruluşu — I. Tanımı

Hazırlayan: Av. Murat Aydar4 yüksek mahkeme kararıYürürlükteki metinGüncelleme: 24.09.2026

Kısa cevap · TMK 101

TMK 101, vakfı mal topluluğu olarak tanımlar: vakıflar, gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluklarıdır. İkinci fıkra vakfedilebilecek değerleri gösterir; dördüncü fıkra ise vakıf kurmanın sınırlarını sayar. Maddenin üçüncü fıkrası olan "Vakıflarda üyelik olmaz" hükmü, Anayasa Mahkemesinin 17.04.2008 tarihli ve E. 2005/14, K. 2008/92 sayılı kararıyla oy birliğiyle iptal edilmiştir; bugün vakıflarda üyelik yasağı yoktur. Bu sayfa ayrıca TMK 102 (vakıf kurma iradesi resmî senetle veya ölüme bağlı tasarrufla açıklanır; vakıf sicile tescil ile tüzel kişilik kazanır), TMK 103 (temyiz ve iptal davası), TMK 104 (tescil ve Resmî Gazete ilânı) ve TMK 105 (özgülenen malların mülkiyetinin tüzel kişiliğin kazanılmasıyla vakfa geçmesi) maddelerini kapsar.

Bu sayfada neler var? (11 bölüm)
  1. TMK 101 madde metni
  2. Değişiklik geçmişi
  3. Vakfın Tanımı ve Üç Unsuru
  4. İptal Edilen Üçüncü Fıkra: "Vakıflarda Üyelik Olmaz"
  5. Kuruluş: Resmî Senet veya Ölüme Bağlı Tasarruf
  6. Kanun Yolu, Tescil, İlân ve Malların Geçişi
  7. TMK 101 Yargıtay kararları
  8. TMK 101 Anayasa Mahkemesi kararları
  9. TMK 101 ile ilgili maddeler
  10. Uygulamada dikkat edilecekler
  11. Sıkça sorulan sorular

Temel kavramlar

Vakıf
Yeterli mal ve hakların belirli ve sürekli bir amaca özgülenmesiyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluğu.
Mal topluluğu
TMK 47/1'deki iki yapıdan ikincisi. Kişi topluluğu olan dernekten bu yönüyle ayrılır.
Özgülenme
Malvarlığının belirli ve sürekli bir amaca tahsis edilmesi. Vakfın kurucu unsurudur.
Yeterlilik
TMK 101/1'in ölçütü: mal ve hakların amacı gerçekleştirmeye yeterli olması.
Vakfeden
Vakfı kuran gerçek veya tüzel kişi. Vakıf kurma iradesini açıklayan kişidir.
Resmî senet
TMK 102/1: vakıf kurma iradesinin açıklandığı iki yoldan biri.
Ölüme bağlı tasarruf
TMK 102/1: vasiyetname veya miras sözleşmesiyle vakıf kurulması.
Tescil
TMK 102/2: vakfın yerleşim yeri mahkemesi nezdinde tutulan sicile kaydı. Kişilik bu anda doğar.
Merkezî sicil
TMK 104/1: Vakıflar Genel Müdürlüğünde tutulan sicil.
Resmî Gazete ilânı
TMK 104/3: merkezî sicile kaydolunan vakfın ilânı.
İptal davası
TMK 103/2: vakfın kurulmasını engelleyen sebeplerin varlığı hâlinde açılabilen dava.
Sınırlı sorumluluk
TMK 105/3: ölüme bağlı tasarrufla kurulan vakfın mirasbırakanın borçlarından özgülenen mal ve haklarla sınırlı sorumluluğu.

Bir bakışta TMK 101

KonuKuralDayanak
TanımVakıflar, gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluklarıdır.TMK m. 101/1
Üç unsurVakfedenin irade beyanı, vakfın konusunu teşkil eden mal ve temin edilecek fayda ile bundan yararlananlar.8. HD 22.10.2018
YeterlilikVakfın kurulması sadece mal ve hakların değil, "yeterli" mal ve hakların özgülenmesiyle olur.8. HD 22.10.2018
VakfedilebilenlerMalvarlığının bütünü veya gerçekleşmiş ya da gerçekleşeceği anlaşılan her türlü gelir veya ekonomik değeri olan haklar.TMK m. 101/2
İptal edilen fıkra"Vakıflarda üyelik olmaz" hükmü Anayasa Mahkemesince oy birliğiyle iptal edilmiştir.AYM 17.04.2008, E. 2005/14, K. 2008/92
İptal gerekçesiAnayasa m. 33'ün birinci ve son fıkraları birlikte değerlendirildiğinde herkes vakıflara üye olma özgürlüğüne sahiptir; bu özgürlüğü ortadan kaldıran kural Anayasa'ya aykırıdır.AYM 17.04.2008
Kurma yasağıCumhuriyetin Anayasa ile belirlenen niteliklerine, Anayasanın temel ilkelerine, hukuka, ahlâka, millî birliğe ve millî menfaatlere aykırı veya belli bir ırk ya da cemaat mensuplarını desteklemek amacıyla vakıf kurulamaz.TMK m. 101/4
Kurma iradesiVakıf kurma iradesi resmî senetle veya ölüme bağlı tasarrufla açıklanır.TMK m. 102/1
Kişiliğin doğumuVakıf, yerleşim yeri mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil ile tüzel kişilik kazanır.TMK m. 102/2; 8. HD 15.10.2025
Temsilci ile kurmaTemsil yetkisi noterlikçe düzenlenmiş belgeyle verilmeli ve belgede vakfın amacı ile özgülenecek mal ve haklar belirlenmiş olmalıdır.TMK m. 102/3
Mahkemenin önlemiBaşvurulan mahkeme, mal ve hakların korunması için gerekli önlemleri resen alır.TMK m. 102/5
Kanun yoluMahkemenin verdiği karar, tebliğ tarihinden başlayarak bir ay içinde başvuran veya Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilebilir.TMK m. 103/1
Tescil ve ilânTesciline karar verilen vakıf yerleşim yeri mahkemesi sicili ile merkezî sicile kaydolunur ve Resmî Gazete ile ilân edilir.TMK m. 104
Malların geçişiÖzgülenen malların mülkiyeti ile haklar, tüzel kişiliğin kazanılmasıyla vakfa geçer.TMK m. 105/1; 8. HD 15.10.2025

TMK 101 madde metni

Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

Birinci Kitap: Kişiler Hukuku › İkinci Kısım: Tüzel Kişiler · Üçüncü Bölüm: Vakıflar — A. Kuruluşu — I. Tanımı

Vakfın tanımı ve kuruluşuMadde 101

  1. (1)Dört unsur: vakfeden (gerçek veya tüzel kişi), YETERLİ mal ve hak, BELİRLİ ve SÜREKLİ amaç, özgülenme. "Yeterli" sözcüğü Yargıtay kararlarında ayrıca vurgulanır.Vakıflar, gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluklarıdır.
  2. (2)Vakfedilebilecek değerler geniş tutulmuştur: malvarlığının bütünü, gerçekleşmiş veya gerçekleşeceği anlaşılan gelirler ve ekonomik değeri olan haklar.Bir malvarlığının bütünü veya gerçekleşmiş ya da gerçekleşeceği anlaşılan her türlü geliri veya ekonomik değeri olan haklar vakfedilebilir.
  3. (3)İptal edilen fıkra "Vakıflarda üyelik olmaz." hükmünü içeriyordu. Anayasa Mahkemesi bu kuralı Anayasa m. 2, 13 ve 33'e aykırı bularak oy birliğiyle iptal etmiştir.(İptal üçüncü fıkra: Anayasa Mahkemesinin 17/4/2008 tarihli ve E. 2005/14, K. 2008/92 sayılı Kararı ile.)
  4. (4)Vakıflar bakımından kurma engeli. TMK 47/2'deki genel kuralın (hukuka veya ahlâka aykırı amaç) vakıflara özgü ve genişletilmiş biçimidir.Cumhuriyetin Anayasa ile belirlenen niteliklerine ve Anayasanın temel ilkelerine, hukuka, ahlâka, millî birliğe ve millî menfaatlere aykırı veya belli bir ırk ya da cemaat mensuplarını desteklemek amacıyla vakıf kurulamaz.

Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr. Fıkra numaraları okumayı kolaylaştırmak için eklenmiştir.

Değişiklik geçmişi

TarihKaynakDeğişiklik
02.07.2018700 sayılı KHK m. 139 (RG 07.07.2018, S. 30471 mükerrer)Bu sayfanın kapsadığı TMK 104'ün son fıkrasında yer alan "tüzük" ibaresi, 02.07.2018 tarihli ve 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 139. maddesiyle "Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelik" şeklinde değiştirilmiştir. Fıkra bugün "Tescil ve ilân Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelik hükümlerine göre yapılır." biçimindedir. Değişiklik yalnızca düzenleyici işlemin türüne ilişkindir; tescil ve ilân usulünün esasını etkilememiştir.
22.11.20014721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002)Madde, Kanunun ilk metninde "Üçüncü Bölüm: Vakıflar — A. Kuruluşu — I. Tanımı" başlığı altında dört fıkra hâlinde yer aldı. Üçüncü fıkra "Vakıflarda üyelik olmaz." hükmünü içeriyordu. Madde gerekçesinde bu fıkranın amacı, dernekleşme yerine vakıf kurma eğilimlerini sınırlamak ve dernek benzeri vakıflar kurulmasını önlemek olarak açıklanmıştı. 743 sayılı mülga Türk Kanunu Medenîsinde ise vakıflarda üyeliği engelleyecek nitelikte bir hüküm bulunmuyordu.
17.04.2008Anayasa Mahkemesi kararı E. 2005/14, K. 2008/92 (RG 28.06.2008, S. 26920)Maddenin üçüncü fıkrası ("Vakıflarda üyelik olmaz.") Anayasa'ya aykırı bulunarak OY BİRLİĞİYLE İPTAL edilmiştir. İki asliye hukuk mahkemesinin itiraz yoluyla yaptığı başvurular birleştirilerek incelenmiş; Anayasa Mahkemesi, Anayasa'nın 33. maddesinin birinci ve son fıkraları birlikte değerlendirildiğinde herkesin vakıflara üye olma özgürlüğüne sahip olduğunu ve bu özgürlüğü ortadan kaldıran kuralın Anayasa'nın 2., 13. ve 33. maddelerine aykırı olduğunu belirlemiştir. Bugün vakıflarda üyelik yasağı yoktur.

Vakfın Tanımı ve Üç Unsuru

TMK 101/1, vakfı dernekten ayıran temel farkı tek cümlede verir: dernek bir kişi topluluğu, vakıf ise bir mal topluluğudur.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 101/1 — Vakıflar, gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluklarıdır.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, bu tanımdan üç unsur çıkarır: birincisi vakfeden kişi ve bunun irade beyanı; ikincisi ve en önemlisi vakfın konusunu teşkil eden mal; üçüncüsü vakfın temin edeceği fayda ve bundan yararlanacaklar. Bu üç unsurun bulunmadığı hâllerde hukuken bir vakıftan söz etmek imkânsızdır (Yargıtay 8. HD, 22.10.2018, E. 2018/11349, K. 2018/17677, oy birliğiyle).

"Yeterli" sözcüğü boşuna yazılmamıştır. Aynı kararda Daire, tanımdan anlaşıldığı üzere vakfın kurulmasının sadece mal ve hakların değil, "yeterli" mal ve hakların özgülenmesiyle olacağının vurgulandığını belirtir. Bir vakfın amaçlarını gerçekleştirmesi, hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde ve sürekli olarak gayesine özgülenmiş bir mal veya hakka sahip olmasıyla mümkündür; sürekliliği ve bunu sağlayacak hukuki altyapıyı taşımayan bir yardım veya hayır kuruluşunu vakıf saymak imkânsızdır.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 101/2 — Bir malvarlığının bütünü veya gerçekleşmiş ya da gerçekleşeceği anlaşılan her türlü geliri veya ekonomik değeri olan haklar vakfedilebilir.

Vakfedilebilecek değerler geniştir: malvarlığının bütünü, gerçekleşmiş veya gerçekleşeceği anlaşılan her türlü gelir ve ekonomik değeri olan haklar. Bu geniş sayım, vakfedilecek değerin mutlaka bir eşya olmasını gerektirmez.

⚠️Dikkat
Vakfın kuruluş aşamasında sahip olduğu koşulları sonradan kaybetmesi dağılması sonucunu doğurur. Nitekim TMK 116, amacın gerçekleşmesi olanaksız hâle gelir ve değiştirilmesine de olanak bulunmazsa vakfın kendiliğinden sona ereceğini ve mahkeme kararıyla sicilden sileceğini düzenler.

Dördüncü fıkra kurma engelini koyar. Cumhuriyetin Anayasa ile belirlenen niteliklerine ve Anayasanın temel ilkelerine, hukuka, ahlâka, millî birliğe ve millî menfaatlere aykırı veya belli bir ırk ya da cemaat mensuplarını desteklemek amacıyla vakıf kurulamaz. Bu, TMK 47/2'deki genel kuralın vakıflara özgü ve genişletilmiş biçimidir (TMK 47).

İptal Edilen Üçüncü Fıkra: "Vakıflarda Üyelik Olmaz"

Bugünkü resmî metinde üçüncü fıkranın yerinde bir iptal notu vardır. Bu, dernek-vakıf ayrımını doğrudan etkileyen bir değişikliktir.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 101/3 — (İptal üçüncü fıkra: Anayasa Mahkemesinin 17/4/2008 tarihli ve E. 2005/14, K. 2008/92 sayılı Kararı ile.)

İptal edilen hüküm neydi? Kanunun ilk metninde üçüncü fıkra tek cümleden oluşuyordu: "Vakıflarda üyelik olmaz."

Amacı neydi? Anayasa Mahkemesi kararında madde gerekçesi aynen aktarılmıştır: fıkrayla, ülkemizde belirli dönemlerde söz konusu olabilen dernekleşme yerine vakıf kurma eğilimleri sınırlandırılmak; böylece dernek benzeri vakıflar kurulması değil, gerçek anlamda tarihî gelişimine ve işlevine uygun şekilde vakıf kurulması yasal güvence altına alınmak istenmişti.

Anayasa Mahkemesi neden iptal etti? İki asliye hukuk mahkemesinin itiraz başvuruları birleştirilerek incelenmiş ve şu zincir kurulmuştur:

  1. Anayasa'nın 33. maddesinin birinci fıkrası herkese önceden izin almaksızın dernek kurma, derneklere üye olma ya da üyelikten çıkma özgürlüğü tanır.
  2. Maddenin son fıkrası ise "Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili olarak da uygulanır" demektedir.
  3. Derneklerin ve vakıfların kuruluşları, amaçları, işlevleri, işleyişleri ve yönetimleri aynı olmasa da, birinci ve son fıkralar birlikte değerlendirildiğinde herkesin vakıflara üye olma özgürlüğüne sahip olduğu anlaşılır.
  4. Anayasa'nın 13. maddesi uyarınca temel hak ve özgürlükler özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Vakıflara üye olma özgürlüğünü ortadan kaldıran kural bu ölçüte aykırıdır.

Sonuç: kural Anayasa'nın 2., 13. ve 33. maddelerine aykırı bulunarak oy birliğiyle iptal edilmiştir; Anayasa'nın 5. ve 10. maddeleri yönünden ayrıca inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.

⚠️Dikkat
Bugün vakıflarda üyelik yasağı yoktur. Buna karşılık bu, her vakıfta zorunlu olarak üyelik bulunduğu anlamına gelmez: vakfın örgütlenme ve yönetim şekli vakıf senedinde gösterilir (TMK m. 106). Uygulamada bazı vakıf senetleri genel kurul öngörür; nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu vakıf genel kurulu uyuşmazlıklarında derneklere ilişkin TMK hükümlerini uygulamaktadır.

Bu uygulama için bkz. Yargıtay HGK, 19.11.2025, E. 2024/823, K. 2025/729 (oy birliğiyle ve kesin).

Kuruluş: Resmî Senet veya Ölüme Bağlı Tasarruf

TMK 102, vakfın nasıl kurulduğunu ve ne zaman kişilik kazandığını düzenler.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 102 — Vakıf kurma iradesi, resmî senetle veya ölüme bağlı tasarrufla açıklanır.
Vakıf, yerleşim yeri mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil ile tüzel kişilik kazanır.
Resmî senetle vakıf kurma işleminin temsilci aracılığıyla yapılması, temsil yetkisinin noterlikçe düzenlenmiş bir belgeyle verilmiş olmasına ve bu belgede vakfın amacı ile özgülenecek mal ve hakların belirlenmiş bulunmasına bağlıdır.
Mahkemeye başvurma, resmî senet düzenlenmiş ise vakfeden tarafından; vakıf ölüme bağlı tasarrufa dayanıyorsa ilgililerin veya vasiyetnameyi açan sulh hâkiminin bildirimi üzerine ya da Vakıflar Genel Müdürlüğünce resen yapılır.
Başvurulan mahkeme, mal ve hakların korunması için gerekli önlemleri resen alır.

İki kuruluş yolu vardır.

YolŞekilMahkemeye kim başvurur
Resmî senetSağlararası işlemVakfeden
Ölüme bağlı tasarrufVasiyetname veya miras sözleşmesiİlgililer, vasiyetnameyi açan sulh hâkiminin bildirimi üzerine ya da Vakıflar Genel Müdürlüğünce resen

Kişilik tescille doğar. Bu, dernekten önemli bir farktır: dernekte kişilik belgelerin mülkî amire verildiği anda doğarken (TMK m. 59/1), vakıfta mahkeme sicilinde tescille doğar. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, tüzel kişiler hukukunun genel hükümlerini (TMK 47, 48, 49, 50) aktardıktan sonra vakıflara özgü zinciri kurar: vakıf TMK 101'de tanımlanmış, TMK 102 uyarınca yerleşim yeri mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil ile tüzel kişilik kazanacağı, aynı maddenin son fıkrası gereğince mahkemenin mal ve hakların korunması için gerekli önlemleri resen alacağı ve TMK 105 gereği özgülenen malların mülkiyeti ile hakların tüzel kişiliğin kazanılmasıyla vakfa geçeceği düzenlenmiştir (Yargıtay 8. HD, 15.10.2025, E. 2024/4981, K. 2025/6380, oy birliğiyle; TMK 47).

💡İpucu
Temsilci aracılığıyla vakıf kurulacaksa vekâletnameyi dikkatli hazırlayın: TMK 102/3 noterlikçe düzenlenmiş bir belge arar ve bu belgede vakfın amacı ile özgülenecek mal ve haklar belirlenmiş olmalıdır. Genel vekâletname bu şartı karşılamaz.

Kanun Yolu, Tescil, İlân ve Malların Geçişi

Kuruluş kararından sonra üç işlem sırayla gelir: kanun yolu, tescil ve ilân, malların geçişi.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 103 — Mahkemenin verdiği karar, tebliğ tarihinden başlayarak bir ay içinde, başvuran veya Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilebilir.
Vakıflar Genel Müdürlüğü veya ilgililer, vakfın kurulmasını engelleyen sebeplerin varlığı hâlinde iptal davası açabilirler.

İki ayrı yol vardır: temyiz (bir ay içinde, başvuran veya Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından) ve iptal davası (Vakıflar Genel Müdürlüğü veya ilgililer tarafından, vakfın kurulmasını engelleyen sebeplerin varlığı hâlinde).

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 104 — Tesciline karar verilen vakıf, vakfın yerleşim yeri mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil edilir; ayrıca Vakıflar Genel Müdürlüğünde tutulan merkezî sicile kaydolunur.
Tescil kararı, başka bir mahkemece verilmiş ise, ilgili belgelerle birlikte tescil için vakfın yerleşim yeri mahkemesine gönderilir.
Yerleşim yeri mahkemesinin yapacağı bildirim üzerine Vakıflar Genel Müdürlüğünce merkezî sicile kaydolunan vakıf Resmî Gazete ile ilân olunur.
Tescil ve ilân Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelik hükümlerine göre yapılır.

İki sicil vardır. Birincisi vakfın yerleşim yeri mahkemesi nezdinde tutulan sicil; kişilik buraya tescille doğar. İkincisi Vakıflar Genel Müdürlüğünde tutulan merkezî sicildir; buraya kayıttan sonra vakıf Resmî Gazete ile ilân olunur.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 105 — Özgülenen malların mülkiyeti ile haklar, tüzel kişiliğin kazanılmasıyla vakfa geçer.
Tescile karar veren mahkeme, vakfedilen taşınmazın vakıf tüzel kişiliği adına tescil edilmesini tapu idaresine bildirir.
Ölüme bağlı tasarrufla kurulan vakfın mirasbırakanın borçlarından sorumluluğu, özgülenen mal ve haklarla sınırlıdır.

Üçüncü fıkra bir koruma hükmüdür. Ölüme bağlı tasarrufla kurulan vakıf, mirasbırakanın borçlarından sınırsız değil, özgülenen mal ve haklarla sınırlı olarak sorumludur. Böylece vakfa geçen malvarlığı, mirasbırakanın diğer borçları için sınırsız bir kaynak hâline gelmez.

Taşınmaz tescili resen bildirilir. Vakfedilen taşınmazın vakıf tüzel kişiliği adına tescil edilmesini tescile karar veren mahkeme tapu idaresine bildirir; ayrı bir başvuru gerekmez.

⚠️Dikkat
Kişiliğin doğduğu an ile malların geçtiği an aynıdır: TMK 105/1 mülkiyetin ve hakların tüzel kişiliğin kazanılmasıyla vakfa geçtiğini söyler. Bu nedenle tescil tarihinden önce vakıf adına yapılan tasarruflarda, kişiliğin henüz doğmamış olduğu gözetilmelidir.

TMK 101 Yargıtay kararları

Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 3 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve ilgili oldukları fıkraya göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları bulundukları grubun başında yer alır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.

Karar seçimi hakkında

TMK 101'in üçüncü fıkrası Anayasa Mahkemesinin 17.04.2008 tarihli kararıyla iptal edilmiştir; bu karar sayfada ayrı bir kart olarak ve tam metinden okunarak aktarılmıştır. Yargıtay kartları üç eksenden seçilmiştir: (i) vakfın unsurları ve "yeterlilik" ölçütü, (ii) kişiliğin tescille doğması ve malların geçişi, (iii) vakıf mevzuatında hüküm bulunmayan hâllerde dernek hükümlerinin uygulanması. Kararların tamamı tam metinden okunmuş ve üçü de oy birliğiyle alınmıştır; Hukuk Genel Kurulunun 19.11.2025 tarihli kararı ayrıca kesin olarak verilmiştir. TMK 101/4'teki kurma yasağına ilişkin bölüm kanun metnine dayanılarak açıklanmış; bu fıkraya dayanan somut uyuşmazlık dosyaları sayfaya alınmamıştır.

TMK 101/1 ile ilgili Yargıtay kararları

TMK 101/1 · Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Vakıf, yerleşim yeri mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil ile tüzel kişilik kazanır; özgülenen malların mülkiyeti ile haklar tüzel kişiliğin kazanılmasıyla vakfa geçer ve mahkeme mal ile hakların korunması için gerekli önlemleri resen alır

Olay: Bir vakfın tesciline ilişkin uyuşmazlıkta, vakıf senedindeki noksanlıkların ve özgülenen mal ile hakların yeterliliğinin tüzel kişilik kazanılmasına etkisi tartışılmıştır. İlk derece mahkemesi karar vermiş, dosya bölge adliye mahkemesi kararı üzerine temyiz incelemesine gelmiştir.

Karar: Daire, önce tüzel kişiler hukukunun genel hükümlerini aktarmıştır: TMK 47 uyarınca kişiliğin özel hükümler uyarınca kazanılması, TMK 48 uyarınca hak ehliyeti, TMK 49 uyarınca organ şartına bağlı fiil ehliyeti ve TMK 50 uyarınca organların tüzel kişiyi borç altına sokması. Ardından vakıflara özgü zinciri kurmuştur: vakıf TMK 101 gereği gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluğudur; TMK 102 uyarınca yerleşim yeri mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil ile tüzel kişilik kazanır; aynı maddenin son fıkrası gereğince başvurulan mahkeme mal ve hakların korunması için gerekli önlemleri resen alır; TMK 105 gereği özgülenen malların mülkiyeti ile haklar tüzel kişiliğin kazanılmasıyla vakfa geçer. TMK 107 uyarınca vakıf senedinde amaç ile bu amaca özgülenen mal ve haklar yeterince belirlenmişse diğer noksanlıkların başvurunun reddini gerektirmeyeceğini de belirterek bölge adliye mahkemesi kararını ortadan kaldırmış ve ilk derece mahkemesi kararını oy birliğiyle bozmuştur.

Karardan alıntı (aç)

102. maddesine göre ise vakfın, yerleşim yeri mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil ile tüzel kişilik kazanacağı, 102.maddenin son fıkrası gereği ise vakfın tescili için başvurulan mahkemenin, mal ve hakların korunması için gerekli önlemleri re'sen alacağı, 105.madde gereği ise özgülenen malların mülkiyeti ile hakların, tüzel kişiliğin kazanılmasıyla vakfa geçeceği düzenlenmiştir.

Ne anlama geliyor?

Vakıfta kişilik tescille doğar; mülkiyet de aynı anda geçer, ayrı bir devir işlemi gerekmez.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE alınmıştır. Kararın bu sayfadaki önemi, TMK 47'nin yollama yaptığı "özel hükümler" zincirinin vakıflar bakımından somutlaştırılmasıdır. Vakıf, kurum ve kişi bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 101/1 · Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Vakfın kurulması sadece mal ve hakların değil "yeterli" mal ve hakların özgülenmesiyle olur; vakfın üç unsuru vakfedenin irade beyanı, vakfın konusunu teşkil eden mal ile temin edilecek fayda ve bundan yararlananlardır

Olay: Malvarlığının amacını gerçekleştirme imkânı kalmayan bir vakfın tasfiyesi ile mahkeme sicilinden silinmesi istenmiştir. Mahkeme, vakfın kendiliğinden sona erdiğinin tespitine ve sicilden silinmesine karar vermiş; malvarlığı bulunmadığı gerekçesiyle tasfiyeye ilişkin karar kurmamıştır.

Karar: Daire, TMK 101'deki vakıf tanımını aktararak vakfın kurulmasının sadece mal ve hakların değil "yeterli" mal ve hakların özgülenmesiyle olacağının vurgulandığını ve vakfın tüzel kişiliğe sahip mal topluluğu olması niteliğinin de tanımda bir unsur olarak belirlendiğini belirtmiştir. Buna göre vakfın üç önemli unsuru taşıması gerekir: vakfeden kişi ve bunun irade beyanı; vakfın konusunu teşkil eden mal; vakfın temin edeceği fayda ve bundan yararlanacaklar. Bu üç unsurun bulunmadığı hâllerde hukuken bir vakıftan söz etmenin imkânsız olduğunu, bir vakfın kuruluş aşamasında sahip olduğu koşulları sonradan kaybetmesinin dağılması sonucunu doğuracağını vurgulamıştır. TMK 116, 52, 53 ve 54 ile 5737 sayılı Kanunun 27. maddesini de değerlendirerek malvarlığının bulunmamasının tasfiye kurulu oluşturulmasına engel olmadığını ve TMK 52 uyarınca kişiliğin tasfiye sonuna kadar devamına karar verilmesi gerektiğini belirterek kararı oy birliğiyle bozmuştur.

101.maddedeki tanımdan da anlaşılacağı gibi, vakfın kurulmasının sadece mal ve hakların özgülenmesiyle değil, "yeterli" mal ve hakların özgülenmesiyle olacağı vurgulanmış, yine vakfın tüzel kişiliğe sahip mal topluluğu olması niteliği de vakfın tanımında bir unsur olarak belirlenmiştir.

Ne anlama geliyor?

Vakıf senedinde özgülenen malvarlığı amacı gerçekleştirmeye yeterli değilse ortada hukuken bir vakıf yoktur.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE alınmıştır. Kararda vakfın üç unsuru sayıldıktan sonra bu unsurların bulunmadığı hâllerde hukuken bir vakıftan söz edilemeyeceği belirtilmiştir. Vakıf, kurum, kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 101/1 · Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Vakıf hukuku kapsamındaki mevzuatta hüküm bulunmayan hâllerde Medeni Kanunun benzer kuruluşlardan olan derneklere ilişkin hükümleri esas alınarak çözüme gidilir

Olay: Bir vakfın yönetim kurulu üyesi, katılmadığı olağan genel kurul toplantısında yeni yönetim kurulu seçilmesinin vakıf senedine aykırı olduğunu ve çağrının usulsüz yapıldığını ileri sürerek kararın iptalini istemiştir. Vakıf senedinde genel kurula çağrı usulü düzenlenmemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, Özel Daire bozmuş, mahkeme direnmiştir.

Karar: Hukuk Genel Kurulu, TMK 101'de vakfın gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluğu olarak tanımlandığını belirtmiş; Anayasa'nın 33. maddesinin son fıkrasındaki "bu madde hükümleri vakıflarla ilgili olarak da uygulanır" kuralını aktarmıştır. Yargıtay uygulamasına göre uyuşmazlığın öncelikle vakıf hukuku kapsamındaki mevzuat esas alınarak çözüleceğini, hüküm bulunmayan hâllerde ise Medeni Kanunun benzer kuruluşlardan olan derneklerle ilgili hükümlerine göre çözüme gidileceğini vurgulamıştır. Vakıf senedinde çağrı usulü düzenlenmediğinden TMK 77 ile Dernekler Yönetmeliği hükümlerini uygulamış; çağrının usulüne uygun yapıldığını ve katılmayan üyelerin katılımının nisabı değiştirmeyeceğini saptayarak direnme kararını oy birliğiyle ve kesin olarak bozmuştur.

Yargıtay uygulamalarına göre uyuşmazlık, öncelikle vakıf hukuku kapsamında mevzuatta yer alan düzenlemeler esas alınarak çözüme kavuşturulacak, hüküm bulunmayan hallerde ise Türk Medeni Kanunu'nun benzer kuruluşlardan olan derneklerle ilgili hükümleri esas alınarak çözüme gidilecektir.

Ne anlama geliyor?

Vakıf mevzuatı sustuğunda derneklere ilişkin TMK hükümleri devreye girer; bu, vakıf senedinde genel kurul bulunan yapılarda özellikle önemlidir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve KESİN olarak verilmiştir. Kararda TMK 69, 73, 74, 77, 78 ve 83 ile Dernekler Yönetmeliğinin 14. maddesi uygulanmıştır. Kararın bu sayfadaki önemi, TMK 101/3'ün iptalinden sonra vakıf senedinde genel kurul öngörülen hâllerde hangi hükümlerin uygulanacağını göstermesidir. Vakıf, kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 101 Anayasa Mahkemesi kararları

TMK 101/3 · Anayasa Mahkemesi

TMK 101'in "Vakıflarda üyelik olmaz." biçimindeki üçüncü fıkrası, vakıflara üye olma özgürlüğünü ortadan kaldırdığı için Anayasa'nın 2., 13. ve 33. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiştir

Olay: İki asliye hukuk mahkemesi, bakmakta oldukları davalarda TMK 101'in üçüncü fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğu savını ciddi bularak iptali için başvurmuştur. Başvuru kararlarında özetle, Anayasa'nın 33. maddesinin son fıkrasında bu madde hükümlerinin vakıflarla ilgili olarak da uygulanacağının belirtildiği, tanınan vakıflara üye olma hakkının kural ile kullanılamaz hâle geldiği, dernekler ve vakıflar arasındaki eşitliğin ortadan kaldırıldığı ve varlıkları yeni üyelere bağlı olan vakıflarda üyeliğin kaldırılmasının tasfiye sonucunu doğuracağı ileri sürülmüştür. İki başvuru hukuki irtibat nedeniyle birleştirilerek incelenmiştir.

Karar: Anayasa Mahkemesi, itiraz konusu kuralın gerekçesini aktararak fıkranın amacının dernekleşme yerine vakıf kurma eğilimlerini sınırlamak ve dernek benzeri vakıflar kurulmasını önlemek olduğunu belirtmiş; 743 sayılı mülga Kanunda vakıflarda üyeliği engelleyecek nitelikte bir hüküm bulunmadığını saptamıştır. Anayasa'nın 33. maddesinde herkese önceden izin almaksızın dernek kurma ve derneklere üye olma özgürlüğü tanındığını, maddede vakıflara üyelik konusunda açık bir düzenlemeye yer verilmemekle birlikte son fıkrada bu madde hükümlerinin vakıflarla ilgili olarak da uygulanacağının belirtildiğini vurgulamıştır. Derneklerin ve vakıfların kuruluşları, amaçları, işlevleri, işleyişleri ve yönetimleri aynı olmasa da maddenin birinci ve son fıkraları birlikte değerlendirildiğinde herkesin vakıflara üye olma özgürlüğüne sahip olduğunun anlaşıldığını belirlemiştir. Anayasa'nın 13. maddesi uyarınca temel hak ve özgürlüklerin özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak sınırlanabileceğini; vakıflara üye olma özgürlüğünü ortadan kaldıran kuralın Anayasa'ya aykırılık oluşturduğunu saptayarak kuralı oy birliğiyle iptal etmiştir.

Anayasa'nın 13. maddesinde, temel hak ve özgürlüklerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği öngörüldüğünden, vakıflara üye olma özgürlüğünü ortadan kaldıran itiraz konusu kural Anayasa'ya aykırılık oluşturmaktadır.

Ne anlama geliyor?

Bugün vakıflarda üyelik yasağı yoktur; vakıf senedi üyelik ve genel kurul öngörebilir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE alınmıştır. İlk inceleme ve birleştirme kararları da oy birliğiyle verilmiştir. Kural Anayasa'nın 2., 13. ve 33. maddelerine aykırı bulunmuş; iptal edildiğinden Anayasa'nın 5. ve 10. maddeleri yönünden ayrıca inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir. Karar tam metinden okunmuştur.

Anayasa Mahkemesi, 17.04.2008, E. 2005/14, K. 2008/92 · RG 28.06.2008, S. 26920 · tam metin

TMK 101 ile ilgili maddeler

Uygulamada dikkat edilecekler

Pratik notlar

  1. 1.Vakıf senedinde özgülenen mal ve hakların amacı gerçekleştirmeye yeterli olduğunu somut olarak gösterin.
  2. 2.Vakfın üç unsurunu dosyada ayrı ayrı belgeleyin: vakfedenin iradesi, özgülenen mal ve yararlanacaklar.
  3. 3.Sürekliliği sağlayacak hukuki altyapıyı senette kurun; tek seferlik bir yardım vakıf oluşturmaz.
  4. 4.Vakfedilebilecek değerlerin geniş olduğunu; gelir ve ekonomik değeri olan hakların da vakfedilebileceğini gözetin.
  5. 5.Vakıf kurma iradesini resmî senetle veya ölüme bağlı tasarrufla açıklayın; başka bir şekil geçerli değildir.
  6. 6.Temsilci ile kuruluşta noterlikçe düzenlenmiş belgede amacı ve özgülenecek mal ile hakları ayrıca belirtin.
  7. 7.Kişiliğin tescille doğduğunu; tescil öncesi vakıf adına yapılan işlemlerde bunu gözettiğinizi belirtin.
  8. 8.Özgülenen malların mülkiyetinin tescille birlikte kendiliğinden geçtiğini; ayrı bir devir gerekmediğini bilin.
  9. 9.Vakfedilen taşınmazın tapuya bildiriminin mahkemece resen yapıldığını takip edin.
  10. 10.Ölüme bağlı tasarrufla kurulan vakfın mirasbırakanın borçlarından sınırlı sorumlu olduğunu ileri sürün.
  11. 11.Tescil kararına karşı bir aylık temyiz süresini kaçırmayın; süre tebliğden başlar.
  12. 12.Vakfın kurulmasını engelleyen sebepler varsa TMK 103/2 uyarınca iptal davası yolunu değerlendirin.
  13. 13."Vakıflarda üyelik olmaz" hükmünün 2008'de iptal edildiğini; bugün üyelik yasağı bulunmadığını hatırlatın.
  14. 14.Vakıf senedinde genel kurul öngörülmüşse çağrı ve yeter sayı için derneklere ilişkin TMK hükümlerine bakın.
  15. 15.Vakıf mevzuatında hüküm bulunmayan her konuda önce özel mevzuata, sonra TMK'nın dernek hükümlerine gidin.

Sıkça Sorulan Sorular

TMK 101/1 uyarınca gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluğudur.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.