4721 sayılı Türk Medeni Kanunu · Üçüncü Bölüm: Vakıflar — F. Yönetimin, amacın ve malların değiştirilmesi — I. Yönetimin değiştirilmesi

TMK Madde 112: Vakfın Yönetiminin Değiştirilmesi

Birinci Kitap: Kişiler Hukuku › İkinci Kısım: Tüzel Kişiler › Üçüncü Bölüm: Vakıflar — F. Yönetimin, amacın ve malların değiştirilmesi — I. Yönetimin değiştirilmesi

Hazırlayan: Av. Murat Aydar5 yüksek mahkeme kararıYürürlükteki metinGüncelleme: 24.09.2026

Kısa cevap · TMK 112

TMK 112, vakfın kuruluş düzenine mahkeme eliyle müdahale edilebilecek iki hâli düzenler. Birinci fıkra: haklı sebepler varsa mahkeme, vakfın yönetim organı veya denetim makamının istemi üzerine diğerinin yazılı görüşünü aldıktan sonra vakfın örgütünü, yönetimini ve işleyişini değiştirebilir. İkinci fıkra: mahkeme, denetim makamının başvurusu üzerine duruşma yaparak yöneticileri görevden alabilir ve vakıf senedinde başka bir hüküm yoksa yenisini seçebilir. Bu fıkrada yer alan "tüzükte gösterilen sebeplerle" ibaresi, Anayasa Mahkemesinin 27.11.2007 tarihli ve E. 2002/162, K. 2007/89 sayılı kararıyla oy birliğiyle iptal edilmiştir; gerekçe, Anayasa m. 33/4 uyarınca bu konuların kanunla düzenlenmesi gereğidir. Bu sayfa ayrıca TMK 113 (amacın ve malların değiştirilmesi), TMK 114 (yıllık rapor: takvim yılının ilk üç ayı içinde) ve TMK 115 (faaliyetten geçici alıkoyma) maddelerini kapsar.

Bu sayfada neler var? (11 bölüm)
  1. TMK 112 madde metni
  2. Değişiklik geçmişi
  3. Haklı Sebeple Örgüt, Yönetim ve İşleyişin Değiştirilmesi
  4. Yöneticilerin Görevden Alınması ve İptal Edilen İbare
  5. TMK 113: Amacın, Koşulların ve Malların Değiştirilmesi
  6. Yıllık Rapor, Denetim ve Faaliyetten Geçici Alıkoyma
  7. TMK 112 Yargıtay kararları
  8. TMK 112 Anayasa Mahkemesi kararları
  9. TMK 112 ile ilgili maddeler
  10. Uygulamada dikkat edilecekler
  11. Sıkça sorulan sorular

Temel kavramlar

Haklı sebep
TMK 112/1'in ölçütü. Vakfın örgüt, yönetim ve işleyişinin değiştirilmesini gerektiren durum.
Denetim makamı
Vakıflar Genel Müdürlüğü. TMK 111 uyarınca vakıfları denetler.
Yönetim organı
TMK 109/1: her vakıfta bulunması zorunlu organ.
Yazılı görüş
TMK 112/1 ve 113: istemde bulunmayan tarafın görüşünün alınması zorunluluğu.
Görevden alma
TMK 112/2: denetim makamının başvurusu üzerine mahkemece duruşma yapılarak yöneticilerin görevden alınması.
Duruşma zorunluluğu
TMK 112/2: görevden alma kararının duruşma yapılarak verilmesi gereği.
Amacın değiştirilmesi
TMK 113/1: durum ve koşullardaki değişme nedeniyle amacın mahkemece değiştirilmesi.
Vakfedenin arzusu
TMK 113/1'in ölçütü: amaca bağlı kalınmasının vakfedenin arzusuna açıkça uymayacak hâle gelmesi.
Koşul ve yükümlülük
TMK 113/2: amacın gerçekleşmesini önemli ölçüde güçleştiren veya engelleyen şartların kaldırılması.
Malların değiştirilmesi
TMK 113/3: özgülenen mal ve hakların daha yararlı olanlarıyla değiştirilmesi veya paraya çevrilmesi.
Yıllık rapor
TMK 114: yönetim organının her takvim yılının ilk üç ayı içinde denetim makamına verdiği rapor.
Faaliyetten geçici alıkoyma
TMK 115: İçişleri Bakanlığının Anayasada öngörülen hâllerde alabileceği geçici önlem.

Bir bakışta TMK 112

KonuKuralDayanak
Yönetimin değiştirilmesiHaklı sebepler varsa mahkeme, vakfın örgütünü, yönetimini ve işleyişini değiştirebilir.TMK m. 112/1
Kim isteyebilirVakfın yönetim organı veya denetim makamı; diğerinin yazılı görüşü alınır.TMK m. 112/1
Görevden almaMahkeme, denetim makamının başvurusu üzerine duruşma yaparak yöneticileri görevden alabilir.TMK m. 112/2
Yerine seçimVakıf senedinde başka bir hüküm yoksa mahkeme yeni yöneticiyi seçebilir.TMK m. 112/2
İptal edilen ibare"Tüzükte gösterilen sebeplerle" ibaresi Anayasa Mahkemesince oy birliğiyle iptal edilmiştir.AYM 27.11.2007, E. 2002/162, K. 2007/89
İptal gerekçesiAnayasa m. 33/4 uyarınca şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir; görevden alma nedenlerinin tüzüğe bırakılması Anayasa'ya aykırıdır.AYM 27.11.2007
Amacın değiştirilmesiDurum ve koşullardaki değişmeler yüzünden amaca bağlı kalınması vakfedenin arzusuna açıkça uymayacak hâle gelmişse mahkeme amacı değiştirebilir.TMK m. 113/1
Koşulların kaldırılmasıAmacın gerçekleşmesini önemli ölçüde güçleştiren veya engelleyen koşul ve yükümlülüklerin kaldırılmasında da aynı hüküm uygulanır.TMK m. 113/2
Malların değiştirilmesiÖzgülenen mal ve hakların daha yararlı olanlarıyla değiştirilmesini veya paraya çevrilmesini haklı kılan sebepler varsa mahkeme izin verebilir.TMK m. 113/3
Usul ortakTMK 113'ün üç fıkrasında da istem yönetim organı veya denetim makamından gelir ve diğerinin yazılı görüşü alınır.TMK m. 113
Yıllık raporYönetim organı her takvim yılının ilk üç ayı içinde bir önceki yıla ait malvarlığı durumunu ve çalışmalarını rapor hâlinde denetim makamına bildirir ve yayımlanmasını sağlar.TMK m. 114
DenetimVakıfların senetteki hükümleri yerine getirip getirmedikleri, malları amaca uygun yönetip yönetmedikleri ve gelirleri amaca uygun harcayıp harcamadıkları Vakıflar Genel Müdürlüğünce denetlenir.TMK m. 111
Geçici alıkoymaİçişleri Bakanlığı, Anayasada öngörülen hâllerde denetim makamının görüşünü alarak mahkemece karar verilinceye kadar vakfı geçici olarak faaliyetten alıkoyabilir ve derhâl mahkemeye başvurur.TMK m. 115
Sona ermeAmacın gerçekleşmesi olanaksız hâle gelir ve değiştirilmesine de olanak bulunmazsa vakıf kendiliğinden sona erer ve mahkeme kararıyla sicilden silinir.TMK m. 116/1

TMK 112 madde metni

Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

Birinci Kitap: Kişiler Hukuku › İkinci Kısım: Tüzel Kişiler · Üçüncü Bölüm: Vakıflar — F. Yönetimin, amacın ve malların değiştirilmesi — I. Yönetimin değiştirilmesi

Vakfın yönetiminin ve amacının değiştirilmesiMadde 112

  1. (1)Üç şart: haklı sebep, yetkili makamın istemi ve diğerinin yazılı görüşünün alınması. Değişikliğe karar veren merci mahkemedir.Haklı sebepler varsa mahkeme, vakfın yönetim organı veya denetim makamının istemi üzerine diğerinin yazılı görüşünü aldıktan sonra vakfın örgütünü, yönetimini ve işleyişini değiştirebilir.
  2. (2)Parantez içindeki boşluk, AYM'nin 27.11.2007 tarihli kararıyla iptal edilen "tüzükte gösterilen sebeplerle" ibaresine aittir. Duruşma yapılması zorunludur.Mahkeme, denetim makamının başvurusu üzerine, (...) duruşma yaparak yöneticileri görevden alabilir ve vakıf senedinde başka bir hüküm yoksa yenisini seçebilir.

Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr. Fıkra numaraları okumayı kolaylaştırmak için eklenmiştir.

Değişiklik geçmişi

TarihKaynakDeğişiklik
22.11.20014721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002)Madde, Kanunun ilk metninde "F. Yönetimin, amacın ve malların değiştirilmesi — I. Yönetimin değiştirilmesi" başlığı altında yer aldı. İkinci fıkra ilk metinde "Mahkeme, denetim makamının başvurusu üzerine, tüzükte gösterilen sebeplerle duruşma yaparak yöneticileri görevden alabilir..." biçimindeydi. Bu sayfanın kapsadığı TMK 113, 114 ve 115 maddeleri değiştirilmemiştir.
27.11.2007Anayasa Mahkemesi kararı E. 2002/162, K. 2007/89 (RG 26.01.2008, S. 26768)Maddenin ikinci fıkrasında yer alan "…tüzükte gösterilen sebeplerle…" ibaresi Anayasa'ya aykırı bulunarak OY BİRLİĞİYLE İPTAL edilmiştir. Anayasa Mahkemesi, Anayasa'nın 33. maddesinin dördüncü fıkrasındaki "dernek kurma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir" kuralının son fıkra gereği vakıflara da uygulanacağını belirterek, vakıf yöneticilerinin görevden alınma nedenlerinin yasa yerine tüzüğe bırakılmasını Anayasa'ya aykırı bulmuştur. Bir üye karara ek gerekçeyle katılmış ve kuralın ayrıca Anayasa'nın 7. maddesine (yasama yetkisinin devredilemezliği) de aykırı olduğunu belirtmiştir.

Haklı Sebeple Örgüt, Yönetim ve İşleyişin Değiştirilmesi

Vakıf, kurulduktan sonra vakfedenin iradesiyle bağlıdır; senetteki düzen kural olarak değiştirilemez. TMK 112, bu kuralın yargısal istisnasını kurar.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 112/1 — Haklı sebepler varsa mahkeme, vakfın yönetim organı veya denetim makamının istemi üzerine diğerinin yazılı görüşünü aldıktan sonra vakfın örgütünü, yönetimini ve işleyişini değiştirebilir.

Üç şart birlikte aranır.

  • Haklı sebep: kanun tanım vermez; somut olayda hâkim takdir eder.
  • Yetkili makamın istemi: istem ya vakfın yönetim organından ya da denetim makamından gelir. Üçüncü kişiler doğrudan istemde bulunamaz.
  • Diğerinin yazılı görüşü: istemde bulunmayan tarafın görüşü alınmadan karar verilemez.

Denetim makamı kimdir? TMK 111 uyarınca vakıfların senetteki hükümleri yerine getirip getirmedikleri, vakıf mallarını amaca uygun biçimde yönetip yönetmedikleri ve gelirlerini amaca uygun harcayıp harcamadıkları Vakıflar Genel Müdürlüğünce ve üst kuruluşlarınca denetlenir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi de vakıf uyuşmazlıklarında bu denetim düzenini aktarmaktadır (Yargıtay 8. HD, 15.10.2025, E. 2024/4981, K. 2025/6380, oy birliğiyle).

⚠️Dikkat
TMK 112/1 vakfın örgütünü, yönetimini ve işleyişini değiştirmeye izin verir; amacını değil. Amacın değiştirilmesi ayrı ve daha ağır şartlara bağlıdır ve TMK 113'te düzenlenmiştir. İki maddeyi karıştırmak, talebin reddine yol açabilir.

Vakıf senedi değişikliğin sınırını çizer. TMK 106 uyarınca vakıf senedinde vakfın adı, amacı, bu amaca özgülenen mal ve haklar, vakfın örgütlenme ve yönetim şekli ile yerleşim yeri gösterilir. Mahkeme kararıyla yapılan değişiklik, bu senette yazılı düzene yönelik bir müdahaledir.

Yöneticilerin Görevden Alınması ve İptal Edilen İbare

İkinci fıkra, vakıf hukukunun en sert yaptırımlarından birini düzenler ve metninde bir iptal izi taşır.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 112/2 — Mahkeme, denetim makamının başvurusu üzerine, (...) duruşma yaparak yöneticileri görevden alabilir ve vakıf senedinde başka bir hüküm yoksa yenisini seçebilir.

Parantez içindeki boşluk neydi? İlk metinde burada "tüzükte gösterilen sebeplerle" ibaresi vardı. Yani vakıf yöneticilerinin hangi sebeplerle görevden alınabileceği tüzüğe bırakılmıştı; söz konusu tüzük, 1970 tarihli Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzüktü.

Anayasa Mahkemesi bu ibareyi iptal etti. Bir asliye hukuk mahkemesi, vakfı zarara uğrattıkları gerekçesiyle yöneticilerin görevden uzaklaştırılması istemiyle açılan davada ibarenin Anayasa'ya aykırılığı iddiasını ciddi bularak başvurmuştur. Mahkeme şu zinciri kurmuştur:

  1. Anayasa'nın 33. maddesinin dördüncü fıkrası: "Dernek kurma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir."
  2. Buna göre derneklerin organlarının oluşumu, görevden alınması, seçimi ve faaliyet esasları kanunla düzenlenir.
  3. Maddenin son fıkrası bu hükümlerin vakıflara da uygulanacağını öngördüğünden, vakıf yöneticilerinin görevden alınma nedenlerinin yasa yerine tüzüğe bırakılması Anayasa'ya aykırıdır.

Sonuç: ibare Anayasa'nın 33. maddesine aykırı bulunarak oy birliğiyle iptal edilmiştir (27.11.2007, E. 2002/162, K. 2007/89; RG 26.01.2008, S. 26768).

⚠️Dikkat
İptalden sonra ikinci fıkra, görevden alma sebeplerini saymayan bir hüküm hâline gelmiştir. Bu nedenle görevden alma istemi, artık bir tüzük maddesine değil kanuna dayandırılmalıdır: özellikle TMK 112/1'deki haklı sebep ölçütü, TMK 111'deki denetim yükümlülüklerine aykırılık ve TMK 50/3'teki organ sorumluluğu birlikte değerlendirilir.

İki usul şartı kalmıştır. Birincisi, başvurunun denetim makamından gelmesi; ikincisi mahkemenin duruşma yaparak karar vermesidir. Vakıf senedinde başka bir hüküm yoksa mahkeme yeni yöneticiyi de seçebilir.

💡İpucu
Görevden alma davasında savunma üç noktada kurulur: başvuranın denetim makamı olup olmadığı, duruşma yapılıp yapılmadığı ve haklı sebebin somut delillerle ortaya konulup konulmadığı. Yalnızca tüzük hükmüne dayanan bir istem, iptal edilen ibare nedeniyle başlı başına yeterli değildir.

TMK 113: Amacın, Koşulların ve Malların Değiştirilmesi

Vakfın amacı, kimliğinin çekirdeğidir; bu nedenle değiştirilmesi TMK 112'dekinden daha dar bir kapıya bağlanmıştır.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 113 — Durum ve koşullardaki değişmeler yüzünden vakıf senedinde yazılı amaca bağlı kalınması vakfedenin arzusuna açıkça uymayacak hâle gelmiş ise mahkeme, vakfın yönetim organı veya denetim makamının başvurusu üzerine diğerinin yazılı görüşünü aldıktan sonra vakfın amacını değiştirebilir.
Amacın gerçekleşmesini önemli ölçüde güçleştiren veya engelleyen koşulların ve yükümlülüklerin kaldırılmasında veya değiştirilmesinde de aynı hüküm uygulanır.
Amaca özgülenen mal ve hakların daha yararlı olanları ile değiştirilmesini veya paraya çevrilmesini haklı kılan sebepler varsa mahkeme, vakfın yönetim organı veya denetim makamının başvurusu üzerine diğerinin yazılı görüşünü aldıktan sonra gerekli değişikliğe izin verebilir.
FıkraKonuÖlçüt
113/1Amacın değiştirilmesiAmaca bağlı kalınmasının vakfedenin arzusuna açıkça uymayacak hâle gelmesi
113/2Koşul ve yükümlülüklerin kaldırılmasıAmacın gerçekleşmesini önemli ölçüde güçleştirme veya engelleme
113/3Mal ve hakların değiştirilmesiDaha yararlı olanlarıyla değiştirmeyi veya paraya çevirmeyi haklı kılan sebepler

Üç fıkrada da usul aynıdır: istem yönetim organı veya denetim makamından gelir ve diğerinin yazılı görüşü alınır; karar mahkemeye aittir.

Ölçüt vakfedenin iradesidir. Birinci fıkra, amacın değiştirilmesini mahkemenin uygun görmesine değil, amaca bağlı kalınmasının vakfedenin arzusuna açıkça uymayacak hâle gelmesine bağlar. Yani mahkeme vakfedenin yerine geçmez; onun varsayımsal iradesini gözetir.

⚠️Dikkat
TMK 113 ile TMK 116 arasındaki sıra önemlidir. TMK 116/1'e göre vakıf, amacın gerçekleşmesi olanaksız hâle geldiği ve değiştirilmesine de olanak bulunmadığı takdirde kendiliğinden sona erer. Yani önce TMK 113 ile amacın değiştirilip değiştirilemeyeceğine bakılır; ancak bu da mümkün değilse sona erme gündeme gelir.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, vakfın kuruluş aşamasında sahip olduğu koşulları sonradan kaybetmesinin dağılması sonucunu doğuracağını ve bir vakfın amaçlarını gerçekleştirmesinin ancak sürekli olarak gayesine özgülenmiş bir mal veya hakka sahip olmasıyla mümkün olduğunu vurgulamıştır (Yargıtay 8. HD, 22.10.2018, E. 2018/11349, K. 2018/17677, oy birliğiyle).

Yıllık Rapor, Denetim ve Faaliyetten Geçici Alıkoyma

Vakıf, kurulduktan sonra sürekli bir denetime tabidir; TMK 111, 114 ve 115 bu denetimin araçlarını verir.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 114 — Yönetim organı her takvim yılının ilk üç ayı içinde vakfın bir önceki yıla ait malvarlığı durumunu ve çalışmalarını bir rapor hâlinde denetim makamına bildirir ve durumun uygun araçlarla yayımlanmasını sağlar.

Üç unsur vardır: raporun takvim yılının ilk üç ayı içinde verilmesi; içeriğinin malvarlığı durumu ve çalışmalar olması; ve durumun uygun araçlarla yayımlanmasının sağlanması. Son yükümlülük kamuoyuna karşı bir şeffaflık kuralıdır.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 111 — Vakıfların, vakıf senedindeki hükümleri yerine getirip getirmedikleri, vakıf mallarını amaca uygun biçimde yönetip yönetmedikleri ve vakıf gelirlerini amaca uygun olarak harcayıp harcamadıkları Vakıflar Genel Müdürlüğünce ve üst kuruluşlarınca denetlenir. Vakıfların üst kuruluşlarınca denetimi özel kanun hükümlerine tabidir.

Maddenin ikinci fıkrası, 20.02.2008 tarihli ve 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 80. maddesiyle mülga edilmiştir; bugün metin tek fıkradan oluşur.

Denetimin üç konusu maddede açıkça sayılmıştır: senetteki hükümlerin yerine getirilmesi, malların amaca uygun yönetimi ve gelirlerin amaca uygun harcanması. TMK 112/2'deki görevden alma istemi de uygulamada bu denetim bulgularına dayanır.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 115 — İçişleri Bakanlığı, Anayasada öngörülen hâllerde ve belirlenen usullere uygun olarak, denetim makamının da görüşünü almak suretiyle mahkemece bir karar verilinceye kadar vakfı geçici olarak faaliyetten alıkoyabilir ve derhâl mahkemeye başvurur. Hâkim başvuruyu gecikmeksizin karara bağlar.

TMK 115 bir geçici önlem hükmüdür ve dört sınırla çevrilidir: yalnız Anayasada öngörülen hâllerde ve belirlenen usullere uygun olarak uygulanır; denetim makamının görüşü alınır; önlem mahkemece bir karar verilinceye kadar geçerlidir; ve İçişleri Bakanlığı derhâl mahkemeye başvurmak zorundadır. Hâkim de başvuruyu gecikmeksizin karara bağlar.

Vakıf senedi genel kurul öngörmüşse ne olur? Hukuk Genel Kurulu, vakıf hukuku mevzuatında hüküm bulunmayan hâllerde Medeni Kanunun derneklere ilişkin hükümlerinin esas alınacağını belirtmiş; vakıf senedinde çağrı usulü düzenlenmediği için TMK 77 ile Dernekler Yönetmeliğini uygulamıştır (Yargıtay HGK, 19.11.2025, E. 2024/823, K. 2025/729, oy birliğiyle ve kesin; TMK 74-82).

TMK 112 Yargıtay kararları

Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 4 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve ilgili oldukları fıkraya göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları bulundukları grubun başında yer alır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.

Karar seçimi hakkında

TMK 112'nin ikinci fıkrasındaki "tüzükte gösterilen sebeplerle" ibaresi Anayasa Mahkemesinin 27.11.2007 tarihli kararıyla iptal edilmiştir; bu karar sayfada ayrı bir kart olarak ve tam metinden okunarak aktarılmıştır. Karara katılan bir üyenin EK GEREKÇESİ, karşı oy olmadığı açıkça belirtilerek kart notunda gösterilmiştir. Yargıtay kartları üç eksenden seçilmiştir: (i) vakıf yönetiminin işleyişinde boşlukların dernek hükümleriyle doldurulması, (ii) amaç ile malvarlığı arasındaki bağ, (iii) istemlerin dayanağını oluşturan denetim düzeni. Kararların tamamı tam metinden okunmuş ve üçü de oy birliğiyle alınmıştır; Hukuk Genel Kurulunun 19.11.2025 tarihli kararı ayrıca kesin olarak verilmiştir. TMK 115'e ilişkin bölüm kanun metnine dayanılarak açıklanmıştır.

TMK 112/1 ile ilgili Yargıtay kararları

TMK 112/1 · Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Vakıf hukuku mevzuatında hüküm bulunmayan hâllerde Medeni Kanunun derneklere ilişkin hükümleri uygulanır; olağanüstü genel kurulda seçilen yönetim kurulunun görev süresi önceki olağan genel kurul esas alınarak belirlenir

Olay: Bir vakfın yönetim kurulu üyesi, katılmadığı olağan genel kurul toplantısında yeni yönetim kurulu seçilmesinin vakıf senedine aykırı olduğunu ve çağrının usulsüz yapıldığını ileri sürerek kararın iptalini istemiştir. Vakıf senedine göre yönetim kurulu üyelerinin görev süresi üç yıldır ve genel kurul her yıl Şubat ayında toplanır; senette genel kurula çağrı usulü düzenlenmemiştir. Davacı daha önce yapılan bir olağanüstü genel kurulda seçildiğini ve üç yıllık süresinin dolmadığını savunmuştur.

Karar: Hukuk Genel Kurulu, uyuşmazlığın öncelikle vakıf hukuku kapsamındaki mevzuata göre çözüleceğini, hüküm bulunmayan hâllerde Medeni Kanunun benzer kuruluşlardan olan derneklere ilişkin hükümlerinin esas alınacağını belirtmiştir. Vakıf senedinde çağrı usulü düzenlenmediğinden TMK 77 ile Dernekler Yönetmeliğinin 14. maddesini uygulamış ve çağrının usulüne uygun yapıldığını saptamıştır. Olağanüstü genel kurul toplantılarının zorunlu ve ivedi hâllerde yapıldığını, asıl olanın olağan genel kurulda karar alınması olduğunu; yönetim kurulunun her zaman olağanüstü toplantıda seçilmesinin vakfın işleyişini ve düzenini zedeleyeceğini vurgulamıştır. Kesintisiz yönetim ve temsil yönünden olağanüstü genel kurulda seçilen yönetim kurulunun üç yıllık görev süresinin önceki olağan genel kurulda seçilen yönetim kurulunun görev süresi esas alınarak belirlenmesi gerektiğini saptayarak direnme kararını oy birliğiyle ve kesin olarak bozmuştur.

Bu durumda, vakfın menfaati, kesintisiz yönetim ve temsili yönünden olağanüstü genel kurul ile yönetim kurulu üyeliği seçimi sonucu üç yıllık görev süresinin önceki olağan genel kurulda seçilen yönetim kurulunun görev süresi esas alınarak belirlenmesi gerekmektedir.

Ne anlama geliyor?

Vakıf senedi sustuğunda dernek hükümleri uygulanır; görev süreleri olağan genel kurul takvimine göre hesaplanır.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve KESİN olarak verilmiştir. Kararda TMK 69, 73, 74, 77, 78, 83 ve 101 ile Anayasa m. 33'ün son fıkrası değerlendirilmiştir. Kararın bu sayfadaki önemi, vakıf yönetiminin işleyişine ilişkin boşlukların nasıl doldurulduğunu göstermesidir. Vakıf, kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 112/1 · Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Bir vakfın amaçlarını gerçekleştirmesi ancak sürekli olarak gayesine özgülenmiş bir mal veya hakka sahip olmasıyla mümkündür; kuruluş aşamasındaki koşulların sonradan kaybedilmesi dağılma sonucunu doğurur

Olay: Malvarlığının amacını gerçekleştirme imkânı kalmayan bir vakfın tasfiyesi ile mahkeme sicilinden silinmesi istenmiştir. Mahkeme, vakfın kendiliğinden sona erdiğinin tespitine ve sicilden silinmesine karar vermiş; malvarlığı bulunmadığı gerekçesiyle tasfiyeye ilişkin karar kurmamıştır.

Karar: Daire, TMK 101'deki tanımdan hareketle vakfın üç unsurunu (vakfedenin irade beyanı, vakfın konusunu teşkil eden mal, temin edilecek fayda ve yararlananlar) belirlemiş; bu üç unsurun bulunmadığı hâllerde hukuken bir vakıftan söz etmenin imkânsız olduğunu vurgulamıştır. Bir vakfın kuruluş aşamasında sahip olduğu koşulları sonradan kaybetmesinin dağılması sonucunu doğuracağını; amaçların gerçekleştirilmesinin ancak hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde ve sürekli olarak gayesine özgülenmiş bir mal veya hakka sahip olmakla mümkün bulunduğunu belirtmiştir. TMK 116, 52, 53 ve 54 ile 5737 sayılı Kanunun 27. maddesini değerlendirerek malvarlığı bulunmamasının tasfiye kurulu oluşturulmasına engel olmadığını ve TMK 52 uyarınca kişiliğin tasfiye sonuna kadar devamına karar verilmesi gerektiğini saptayarak kararı oy birliğiyle bozmuştur.

bir vakfın, amaçlarını gerçekleştirmesi onun hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde ve sürekli olarak gayesine özgülenmiş bir mal veya hakka sahip olmasıyla mümkün bulunup sürekliliği ve bunu sağlayacak herhangi bir hukuki alt yapıya sahip olmayan yardım veya hayır kuruluşunu vakıf saymak imkansızdır.

Ne anlama geliyor?

Amacın sürdürülebilirliği malvarlığına bağlıdır; malvarlığı yetmiyorsa TMK 113 veya 116 devreye girer.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE alınmıştır. Kararın bu sayfadaki önemi, amacın ve malların değiştirilmesine ilişkin TMK 113 ile sona ermeye ilişkin TMK 116 arasındaki bağı göstermesidir: amaç gerçekleştirilemiyorsa önce değiştirme, mümkün değilse sona erme gündeme gelir. Vakıf, kurum, kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 112/1 · Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Vakıfların senetteki hükümleri yerine getirip getirmedikleri, mallarını amaca uygun yönetip yönetmedikleri ve gelirlerini amaca uygun harcayıp harcamadıkları Vakıflar Genel Müdürlüğünce denetlenir; senetteki noksanlıklar amaç ve mallar yeterince belirliyse başvurunun reddini gerektirmez

Olay: Bir vakfın tesciline ilişkin uyuşmazlıkta, vakıf senedindeki noksanlıkların ve özgülenen mal ile hakların yeterliliğinin tüzel kişilik kazanılmasına etkisi tartışılmıştır. Dosya bölge adliye mahkemesi kararı üzerine temyiz incelemesine gelmiştir.

Karar: Daire, tüzel kişiler hukukunun genel hükümlerini (TMK 47, 48, 49, 50) aktardıktan sonra vakıflara özgü düzeni kurmuştur: TMK 101'deki tanım, TMK 102 uyarınca sicile tescil ile kişiliğin kazanılması, aynı maddenin son fıkrası gereğince mahkemenin mal ve hakların korunması için gerekli önlemleri resen alması ve TMK 105 uyarınca özgülenen malların tüzel kişiliğin kazanılmasıyla vakfa geçmesi. TMK 111 uyarınca vakıfların senetteki hükümleri yerine getirip getirmediklerinin, mallarını amaca uygun yönetip yönetmediklerinin ve gelirlerini amaca uygun harcayıp harcamadıklarının Vakıflar Genel Müdürlüğünce ve üst kuruluşlarınca denetleneceğini; 5737 sayılı Kanunun 33. maddesinde de vakıfların denetimine yer verildiğini belirtmiştir. TMK 107 uyarınca senette amaç ile özgülenen mal ve haklar yeterince belirlenmişse diğer noksanlıkların başvurunun reddini gerektirmeyeceğini saptayarak kararı oy birliğiyle bozmuştur.

111. maddesinde ise vakıfların, vakıf senedindeki hükümleri yerine getirip getirmediklerinin, vakıf mallarını amaca uygun biçimde yönetip yönetmediklerinin ve vakıf gelirlerini amaca uygun olarak harcayıp harcamadıklarının Vakıflar Genel Müdürlüğünce ve üst kuruluşlarınca denetleneceği belirtilmiş

Ne anlama geliyor?

Denetim makamının başvuru yetkisi, TMK 111'deki üç denetim konusundan doğar.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE alınmıştır. Kararda TMK 101, 102, 105, 107 ve 111 ile 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 33. maddesi birlikte değerlendirilmiştir. Kararın bu sayfadaki önemi, TMK 112 ve 113'teki istemlerin dayanağını oluşturan denetim düzenini göstermesidir. Vakıf, kurum ve kişi bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 112/1 · Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

TMK 113 uyarınca amacın değiştirilebilmesi için objektif ve sübjektif koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekir; vakıf hukukunda asıl olan kurucu iradenin olduğu gibi korunmasıdır ve amacın genişletilmesi sonucunu doğuran değişiklik tescil edilemez

Olay: Bir vakfın yönetim organı, senedinde yazılı genel ve özel amaçların değiştirilmesinin tescilini istemiştir. İlk derece mahkemesi istemi kabul etmiş; Özel Daire, değişikliğin vakfın kuruluş iradesine aykırı olduğu gerekçesiyle kararı bozmuştur. Mahkeme, istemin asıl amacının vergi muafiyetinden yararlanmak olduğunu ve muafiyete münhasır yapılan amaç değişikliğinin devlet desteğinden faydalanmaya yönelik bulunduğunu belirterek direnmiştir. Direnme kararı denetim makamı tarafından temyiz edilmiştir.

Karar: Hukuk Genel Kurulu, kurulmuş bir vakfın özgülendiği amaç doğrultusunda varlığını sürdürmesinin esas olduğunu; senette belirlenen amaç ve örgütlenme biçiminin zorunluluk doğmadıkça vakıf organlarınca değiştirilip genişletilemeyeceğini belirtmiştir. TMK 113'ün uygulanabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerektiğini açıklamıştır: OBJEKTİF koşul, vakfın kurulmasından sonra dış olaylarda meydana gelen ve amacın anlamını ve içeriğini kaybettiren değişikliklerdir; SÜBJEKTİF koşul ise zamanla değişmiş olan amacın vakfı kuranın iradesiyle uygunluğunu açıkça kaybetmiş olmasıdır. Kabul edilebilir ölçütün, başlangıçtaki amacın gerçekleşmesinin değişen koşullar karşısında olanaksız duruma gelmesi olduğunu; amacın esaslı unsur olması nedeniyle vakfedenin sonradan yapacağı bir açıklamayla dahi amacı değiştiremeyeceğini, genişletemeyeceğini veya sınırlandıramayacağını vurgulamıştır. Somut olayda amacın değiştirilmesi zorunluluğunu ortaya koyan bir gelişme ve vakfedenlerin isteklerine açıkça uymayacak hâllerin varlığı iddia edilmediği gibi bu yönde bir vakıa da bulunmadığını saptayarak, genel amacın genişletilmesi ve özel amacın daraltılarak değiştirilmesi sonucunu doğuran hükümlerin tesciline karar verilmesini doğru bulmamış ve direnme kararını oy birliğiyle bozmuştur.

Karardan alıntı (aç)

durum ve koşullarda vakıf senedindeki amacın değiştirilmesi zorunluluğunu ortaya koyan herhangi bir gelişme ve buna bağlı vakfedenlerin isteklerine açıkça uymayacak hâllerin varlığı iddia edilmediği gibi bu yönde bir vakıa da mevcut değil iken, genel amacın genişletilmesi, özel amacın ise daraltılarak değiştirilmesi sonucunu doğuran hükümlerin mahkemece uygun bulunup tesciline karar verilmesi doğru olmamıştır

Ne anlama geliyor?

Amaç değişikliği ancak dış koşullar amacı anlamsızlaştırdığında ve vakfeden de bunu isteyecek durumdayken mümkündür.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE alınmıştır. Vergi muafiyetinden yararlanma değerlendirmesi direnen YEREL MAHKEMEYE aittir; Hukuk Genel Kurulu bu gerekçeyi benimsememiş ve Özel Daire bozma kararına uyulması gerektiğine hükmetmiştir. Vakıf, kurum, kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 112 Anayasa Mahkemesi kararları

TMK 112/2 · Anayasa Mahkemesi

TMK 112'nin ikinci fıkrasındaki "tüzükte gösterilen sebeplerle" ibaresi, vakıf yöneticilerinin görevden alınma nedenlerinin yasa yerine tüzüğe bırakılması anlamına geldiği için Anayasa'nın 33. maddesine aykırı bulunarak iptal edilmiştir

Olay: Bir asliye hukuk mahkemesinde, vakfı zarara uğrattıkları gerekçesiyle 1970 tarihli Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzük'ün 23. maddesi uyarınca vakıf yöneticilerinin görevden uzaklaştırılmaları amacıyla dava açılmıştır. Mahkeme, TMK 112/2'deki "tüzükte gösterilen sebeplerle" ibaresinin Anayasa'ya aykırılığı iddiasını ciddi bularak iptali istemiyle başvurmuştur. Başvuru kararında, temel hakların ancak kanunla sınırlanabileceği ve vakıf yöneticilerinin hangi nedenlerle görevden alınacağının düzenleyici bir idari işlem olan tüzükte gösterilmesinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Karar: Anayasa Mahkemesi, itiraz konusu ibarenin atıfta bulunduğu tüzüğün 1970 tarihli Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzük olduğunu ve bu tüzüğün 23. maddesine göre yöneticilerin görevden alınması amacıyla dava açma yetkisinin denetim makamı olan Vakıflar Genel Müdürlüğünde bulunduğunu saptamıştır. Anayasa'nın 33. maddesinin dördüncü fıkrasında dernek kurma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usullerin kanunda gösterileceğinin belirtildiğini; buna göre derneklerin organlarının oluşumunun, görevden alınmasının, seçiminin ve faaliyet esaslarının kanunla düzenleneceğinin açık olduğunu vurgulamıştır. Maddenin son fıkrasında bu hükümlerin vakıflarla ilgili olarak da uygulanacağı öngörüldüğünden, vakıf yöneticilerinin görevden alınma nedenlerinin yasa yerine tüzüğe bırakılmasının Anayasa'ya aykırılık oluşturduğunu belirleyerek ibareyi oy birliğiyle iptal etmiştir.

Maddenin son fıkrasında bu hükümlerin vakıflarla ilgili olarak da uygulanacağı öngörüldüğünden, iptali istenen kuralda vakıf yöneticilerinin görevden alınma nedenlerinin yasa yerine tüzüğe bırakılması Anayasa'ya aykırılık oluşturur.

Ne anlama geliyor?

Vakıf yöneticilerinin görevden alınma sebepleri tüzükle değil kanunla belirlenir; istem artık kanuna dayandırılmalıdır.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE alınmıştır. Bir üye karara EK GEREKÇE ile katılmıştır: bu gerekçede, Anayasa'nın 7. maddesindeki yasama yetkisinin devredilemezliği ilkesine dayanılarak vakıf yöneticilerinin görevden alınma sebeplerinin çerçevesi çizilmeden sınırsız ve belirsiz biçimde tüzüğe bırakılmasının ayrıca Anayasa'nın 7. maddesine de aykırılık oluşturduğu belirtilmiştir. Ek gerekçe bir karşı oy değildir; sonuca katılmakla birlikte ek bir dayanak gösterir. Karar tam metinden okunmuştur.

Anayasa Mahkemesi, 27.11.2007, E. 2002/162, K. 2007/89 · RG 26.01.2008, S. 26768 · tam metin

TMK 112 ile ilgili maddeler

  • TMK m. 101Vakfın tanımı ve kuruluşu
  • TMK m. 52Kişiliğin sona ermesi: sınırlı devam etme
  • TMK m. 50Fiil ehliyetinin kullanılması ve organlar
  • TMK m. 74Genel kurulun toplanması ve kararları
  • TMK m. 84Dernek yönetim kurulu ve denetim kurulu
  • TMK m. 87Derneğin sona ermesi: kendiliğinden

Uygulamada dikkat edilecekler

Pratik notlar

  1. 1.TMK 112 ile TMK 113'ü ayırt edin: birincisi örgüt, yönetim ve işleyişi; ikincisi amacı ve malları kapsar.
  2. 2.İstemin yalnız yönetim organı veya denetim makamından gelebileceğini gözetin.
  3. 3.Diğer tarafın yazılı görüşünün alınmasının zorunlu olduğunu hatırlatın.
  4. 4.Haklı sebebi somut delillerle ortaya koyun; kanun tanım vermediği için takdir hâkime aittir.
  5. 5.Görevden alma isteminin denetim makamından gelmesi gerektiğini kontrol edin.
  6. 6.Görevden alma kararının duruşma yapılarak verilmesi gerektiğini ileri sürün.
  7. 7."Tüzükte gösterilen sebeplerle" ibaresinin 2007'de iptal edildiğini; istemin kanuna dayandırılması gerektiğini vurgulayın.
  8. 8.Vakıf senedinde başka hüküm yoksa mahkemenin yeni yöneticiyi seçebileceğini gözetin.
  9. 9.Amacın değiştirilmesinde ölçütün vakfedenin arzusu olduğunu; mahkemenin onun yerine geçmediğini belirtin.
  10. 10.Koşul ve yükümlülüklerin kaldırılmasında "önemli ölçüde güçleştirme veya engelleme" eşiğini gösterin.
  11. 11.Malların değiştirilmesinde "daha yararlı olanlarıyla" ölçütünü somut karşılaştırmayla destekleyin.
  12. 12.Sona erme talebinden önce amacın TMK 113 ile değiştirilip değiştirilemeyeceğini değerlendirin.
  13. 13.Yıllık raporu takvim yılının ilk üç ayı içinde denetim makamına verin ve yayımlanmasını sağlayın.
  14. 14.Denetimin üç konusunu ayrı ayrı belgeleyin: senede uygunluk, malların yönetimi ve gelirlerin harcanması.
  15. 15.Vakıf senedi sustuğunda derneklere ilişkin TMK hükümlerinin uygulanacağını gözetin.

Sıkça Sorulan Sorular

TMK 112/1 uyarınca haklı sebepler varsa mahkeme, vakfın yönetim organı veya denetim makamının istemi üzerine diğerinin yazılı görüşünü aldıktan sonra vakfın örgütünü, yönetimini ve işleyişini değiştirebilir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.