Kısa cevap · TMK 118
TMK 118, Aile Hukukunun ilk maddesidir ve nişanlanmayı tek cümleyle tanımlar: nişanlanma, evlenme vaadiyle olur. Şekil şartı yoktur; tören, yüzük veya tanık aranmaz. Buna karşılık nişanlanma evlenmeye zorlama hakkı vermez (TMK 119) ve bu yüzden nişanın bozulması bir sözleşmeye aykırılık değil, kanunda sayılan dört sonuca bağlanan bir olgudur: maddî tazminat (TMK 120), manevî tazminat (TMK 121), alışılmışın dışındaki hediyelerin geri verilmesi (TMK 122) ve bunların tamamı için bir yıllık zamanaşımı (TMK 123). Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2026 tarihli kararlarına göre hediyelerin iadesinde kusur aranmaz, nişan yüzüğü dışındaki tüm altın, takı ve ziynet eşyası alışılmışın dışında sayılır, maddî tazminat için gerçek zararın ispatı gerekir ve davetiyeler dağıtıldıktan sonra bozulan nişanda kişilik hakkı saldırısı kabul edilir. Nişanlılıktan doğan davaların temyiz incelemesi 18.01.2024'ten itibaren 2. Hukuk Dairesine aittir.
Bu sayfada neler var? (11 bölüm)
- TMK 118 madde metni
- Değişiklik geçmişi
- Nişanlanma Nedir, Neye Zorlar?
- TMK 120: Maddî Tazminat ve Gerçek Zarar Ölçütü
- TMK 121: Manevî Tazminat ve Düğün Arifesi Ölçütü
- TMK 122-123: Hediyelerin İadesi ve Bir Yıllık Süre
- TMK 118 Yargıtay kararları
- TMK 118 ile ilgili maddeler
- Uygulamada dikkat edilecekler
- Konuyla ilgili yazılar
- Sıkça sorulan sorular
Temel kavramlar
- Nişanlanma
- TMK 118/1: karşılıklı evlenme vaadiyle kurulan, şekle bağlı olmayan aile hukuku ilişkisi.
- Evlenme vaadi
- Nişanlanmanın tek kurucu unsuru. Tören, yüzük veya yazılı belge aranmaz.
- Yasal temsilci rızası
- TMK 118/2: küçüğü veya kısıtlıyı bağlaması için aranan rıza.
- Dava hakkının bulunmaması
- TMK 119/1: nişanlılığın evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermemesi.
- Cayma tazminatı
- TMK 119/2: evlenmeden kaçınma hâli için öngörülen tazminat. Dava edilemez; ödenmişse geri istenemez.
- Ceza şartı
- Evlenmeden kaçınmaya bağlanan sözleşmesel yaptırım. TMK 119/2 uyarınca dava edilemez.
- Haklı sebep
- TMK 120/1: nişanı bozan tarafın tazminattan kurtulmasını sağlayan ölçüt.
- Yükletilebilen sebep
- TMK 120/1: nişanın taraflardan birine yüklenebilecek bir sebeple bozulması hâli.
- Gerçek zarar
- Maddî tazminatın konusu. Nişan sebebiyle yapılan ve boşa giden giderler ile uğranılan fiilî kayıp.
- Kişilik hakkı saldırısı
- TMK 121: manevî tazminatın zorunlu koşulu. Olağan nişan bozulmasının doğurduğu üzüntüyü aşan bir durum aranır.
- Alışılmışın dışındaki hediye
- TMK 122/1: geri istenebilen hediye. İçtihatta nişan yüzüğü dışındaki altın, takı ve ziynet eşyası bu kapsamdadır.
- Bir yıllık zamanaşımı
- TMK 123: nişanlılığın sona ermesinden doğan bütün dava haklarının tabi olduğu süre.
Bir bakışta TMK 118
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Nişanlanmanın kuruluşu | Nişanlanma, evlenme vaadiyle olur; kanun hiçbir şekil şartı öngörmemiştir. | TMK m. 118/1 |
| Küçük ve kısıtlı | Nişanlanma, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça küçüğü veya kısıtlıyı bağlamaz. | TMK m. 118/2 |
| Evlenmeye zorlama | Nişanlılık, evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez. | TMK m. 119/1 |
| Cayma tazminatı | Evlenmeden kaçınma hâli için öngörülen cayma tazminatı veya ceza şartı dava edilemez; ancak yapılan ödemeler de geri istenemez. | TMK m. 119/2 |
| Maddî tazminat | Haklı sebep olmaksızın nişanı bozan veya nişanın kendisine yükletilebilen bir sebeple bozulmasına yol açan kusurlu taraf, dürüstlük kuralları çerçevesinde uygun tazminat öder. | TMK m. 120/1 |
| Kapsam | Evlenme amacıyla yapılan harcamalar, katlanılan maddî fedakârlıklar ve nişan giderleri tazminata konu olur. | TMK m. 120/1 |
| Ana ve baba | Tazminat istemeye hakkı olan tarafın ana ve babası veya onlar gibi davranan kimseler de aynı koşullarda yaptıkları harcamalar için uygun tazminat isteyebilir. | TMK m. 120/2 |
| İspat | Maddî tazminat için nişan sebebiyle yapılan ve boşa giden giderler ile uğranılan gerçek zarar ispatlanmalıdır. | 2. HD 25.06.2026 |
| Elde kalan eşya | Davacının zilyetliğinde kalan ve kullanabildiği eşyaların bedeli maddî tazminata dâhil edilemez; aksi hâlde aynı değer üzerinden ikinci kez menfaat sağlanır. | 2. HD 25.06.2026 |
| Manevî tazminat | Nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan uygun miktarda manevî tazminat isteyebilir. | TMK m. 121 |
| Düğün arifesi | Davetiyeler dağıtılıp düğün çevreye duyurulduktan ya da düğüne çok kısa süre kaldıktan sonra nişanın bozulmasında kişilik hakkı saldırısı kabul edilir. | 2. HD 28.04.2026 |
| Hediyelerin iadesi | Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, verilen alışılmışın dışındaki hediyeler verenler tarafından geri istenebilir; bu davada kusur aranmaz. | TMK m. 122/1; 2. HD 29.04.2026 |
| Nişan yüzüğü | İçtihatta nişan yüzüğü dışında kalan tüm altın, takı ve ziynet eşyası alışılmışın dışında sayılır; nişan yüzüğünün iadesine karar verilmesi bozma sebebidir. | 2. HD 29.04.2026 |
| Zamanaşımı | Nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları, sona ermenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. | TMK m. 123 |
TMK 118 madde metni
İkinci Kitap: Aile Hukuku › Birinci Kısım: Evlilik Hukuku · Birinci Bölüm: Evlenme — Birinci Ayırım: Nişanlılık
Nişanlanma — Madde 118
- (1)Hiçbir şekil şartı öngörülmemiştir. Nişan töreni, yüzük takılması veya yazılı belge zorunlu değildir; karşılıklı evlenme vaadi yeterlidir. Buna karşılık vaadin varlığı uyuşmazlıkta ispatlanmalıdır.Nişanlanma, evlenme vaadiyle olur.
- (2)Küçük veya kısıtlının nişanlanması geçersiz değildir; yasal temsilcinin rızası yoksa kendisini bağlamaz. Rıza sonradan da verilebilir.Nişanlanma, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça küçüğü veya kısıtlıyı bağlamaz.
Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr. Fıkra numaraları okumayı kolaylaştırmak için eklenmiştir.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Kaynak | Değişiklik |
|---|---|---|
| 22.11.2001 | 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002) | Madde, Kanunun İkinci Kitabı olan Aile Hukukunun ilk maddesidir ve "Birinci Ayırım: Nişanlılık" başlığı altında yer alır. TMK 118, 119, 120, 121, 122 ve 123, Kanunun ilk metninden bu yana hiç değiştirilmemiştir. Buna karşılık yargısal görevde önemli bir değişiklik olmuştur: nişanlılıktan doğan davaların temyiz incelemesi, Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 18.01.2024 tarihli ve 1 sayılı iş bölümüne ilişkin kararıyla 3. Hukuk Dairesinden 2. Hukuk Dairesine geçmiştir. Bu nedenle 2024 öncesindeki içtihat 3. Hukuk Dairesine, sonraki içtihat 2. Hukuk Dairesine aittir. |
Nişanlanma Nedir, Neye Zorlar?
Aile Hukuku kitabı, evliliğin değil nişanlılığın düzenlenmesiyle açılır. Kanun koyucu nişanlanmayı tek cümleyle tanımlamış, hemen ardından da sınırını çizmiştir.
Nişanlanma, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça küçüğü veya kısıtlıyı bağlamaz.
Madde 119 — Nişanlılık, evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez.
Evlenmeden kaçınma hâli için öngörülen cayma tazminatı veya ceza şartı dava edilemez; ancak yapılan ödemeler de geri istenemez.
Şekil şartı yoktur. Kanun nişan töreni, yüzük takılması, tanık veya yazılı belge aramaz. Karşılıklı evlenme vaadi yeterlidir. Bu esneklik ispat yükünü ağırlaştırır: uyuşmazlıkta nişanlılığın kurulduğu, tanık dâhil her türlü delille ortaya konulmalıdır.
İkinci fıkra bir geçersizlik hükmü değildir. Küçüğün veya kısıtlının nişanlanması yok hükmünde sayılmaz; yalnızca yasal temsilcinin rızası bulunmadıkça onu bağlamaz. Rıza sonradan da verilebilir.
Nişanlılık bir borç doğurmaz. TMK 119, nişanlılığın evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermediğini söyler. Bu, nişanlılığın hukuki niteliğini belirleyen hükümdür: taraflar evlenme borcu altına girmez.
Nişanın bozulmasının kanunen bağlandığı sonuçlar sınırlı sayıdadır.
| Talep | Dayanak | Temel koşul |
|---|---|---|
| Maddî tazminat | TMK 120 | Kusur + gerçek zarar |
| Manevî tazminat | TMK 121 | Kusur + kişilik hakkı saldırısı |
| Hediyelerin iadesi | TMK 122 | Hediyenin alışılmışın dışında olması (kusur aranmaz) |
| Evlenmeye zorlama | — | Mümkün değildir (TMK 119/1) |
Görevli daire değişti. Nişanın bozulması nedeniyle açılan davaların temyiz incelemesi uzun yıllar 3. Hukuk Dairesinde yapılıyordu. Daire, Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 18.01.2024 tarihli ve 1 sayılı iş bölümü kararı uyarınca inceleme görevinin 2. Hukuk Dairesine ait olduğunu belirterek dosyayı göndermiştir (Yargıtay 3. HD, 12.02.2024, E. 2024/210, K. 2024/548, oy birliğiyle). Eski içtihadı ararken bu ayrımı gözetin.
TMK 120: Maddî Tazminat ve Gerçek Zarar Ölçütü
Nişanın bozulmasında para talebinin ilk ayağı maddî tazminattır.
Tazminat istemeye hakkı olan tarafın ana ve babası veya onlar gibi davranan kimseler de, aynı koşullar altında yaptıkları harcamalar için uygun bir tazminat isteyebilirler.
İki ayrı hâl vardır: nişanın haklı bir sebep olmaksızın bozulması ya da taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulması. İkinci hâlde nişanı fiilen bozan taraf ile tazminat borçlusu farklı kişiler olabilir: nişanı bozan haklı sebeple bozmuşsa borçlu, o sebebe yol açan taraftır.
Ana ve baba da davacı olabilir. İkinci fıkra, tazminat istemeye hakkı olan tarafın ana ve babası ile onlar gibi davranan kimselere kendi harcamaları için bağımsız bir talep hakkı tanır. Düğün hazırlığının masrafını fiilen ailenin üstlendiği dosyalarda bu fıkra doğrudan uygulanır.
Ölçüt gerçek zarardır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2026 tarihli kararında, maddî tazminata hükmedilebilmesi için nişan sebebiyle yapılan ve boşa giden giderler ile uğranılan gerçek zararın ispat edilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Aynı kararda somut ve çok pratik bir sınır çizilmiştir: davacının maddî tazminat talebine dayanak yaptığı eşyaların tamamı davacının zilyetliğinde kalmış, davalı bunlardan hiçbir yarar sağlamamıştı. Daire, elinde bulunan ve kullanma imkânına sahip olduğu eşyaların bedelinin ayrıca tazminat olarak tahsiline karar verilmesinin davacının aynı malvarlığı değeri üzerinden ikinci kez menfaat elde etmesine yol açacağını, bunun hakkaniyet ve zarar hukukunun temel ilkeleriyle bağdaşmadığını belirterek kararı bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 25.06.2026, E. 2026/4820, K. 2026/7213, oy birliğiyle).
Buna karşılık karşı tarafta kalan ve varlığı kabul edilen eşyalar için sonuç değişir. Başka bir dosyada Daire, karşı davada erkeğe hediye edilen saatin varlığının ve karşı tarafta bulunduğunun cevap dilekçesiyle kabul edilmiş olması karşısında, maddî tazminat talebinin saat yönünden kabulü gerekirken tümüyle reddini bozma sebebi saymıştır (Yargıtay 2. HD, 29.04.2026, E. 2026/2520, K. 2026/4879).
TMK 121: Manevî Tazminat ve Düğün Arifesi Ölçütü
Manevî tazminat, nişanın bozulmasının kendisine değil kişilik hakkına yönelen saldırıya bağlanmıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu koşulu açıkça vurgulamıştır: nişanın bozulmasından dolayı manevî tazminata hükmedilebilmesi için en önemli koşul, manevî tazminat isteyenin kişilik haklarının saldırıya uğramış olmasıdır. Manevî zarar, malvarlığına dokunmayan; yaşam, sağlık, namus, sır ve aile mahremiyeti gibi malvarlığı dışındaki varlıklarda meydana gelen azalmadır (Yargıtay 2. HD, 28.04.2026, E. 2025/10904, K. 2026/4780, oy birliğiyle).
Ne zaman saldırı vardır? Daire, yerleşik içtihada dayanarak somut bir ölçüt getirmiştir.
Davetiyeler dağıtılıp düğünün çevreye duyurulmuş olmasından veya düğün günü belirlenip düğüne çok kısa bir süre kalmasından sonra; nişanın ortada haklı bir sebep olmadan bozulması veya bir tarafın haklı sebeple nişanı bozması durumlarında, kişinin toplum içindeki saygınlığı ve manevi huzuru zedeleneceğinden, kişilik haklarının saldırıya uğramış olduğunu ve bu durumda kişilik hakkı saldırıya uğrayanın manevi tazminat isteminde bulunabileceğini kabul etmek gerekir.
Kararın somut olayında düğün hazırlıkları tamamlanmış, davetiyeler dağıtılmış, kına töreni yapılmış ve kadın gelinlik giymişti. Düğünün hemen öncesinde erkeğin ailesinin olumsuz davranışlarına sessiz kalarak nişanın bozulmasına sebebiyet vermesi, Daireye göre olağan bir nişan bozulmasının doğurduğu üzüntünün ötesine geçerek kadının kişilik haklarına saldırı teşkil etmiştir. Manevî tazminat talebinin reddi bozulmuştur.
İspat edilemezse reddedilir. Başka bir dosyada bölge adliye mahkemesi, davacının kişilik haklarının bu düzeyde zarar gördüğünü ispat edemediği gerekçesiyle manevî tazminat talebini reddetmiş; Daire bu yöndeki temyiz itirazlarını yerinde görmemiştir (Yargıtay 2. HD, 25.06.2026, E. 2026/4820, K. 2026/7213).
TMK 122-123: Hediyelerin İadesi ve Bir Yıllık Süre
Uygulamada en çok dava açılan başlık hediyelerdir; kuralı tazminat hükümlerinden tamamen ayrıdır.
Hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa, sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır.
Madde 123 — Nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları, sona ermenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Kusur aranmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bunu açıkça belirtmiştir: hediyelerin geri istenebilmesi için hediyelerin alışılmışın dışında olması gerekir ve nişanın bozulması nedeniyle hediyelerin geri verilmesine ilişkin davalarda kusur aranmaz (Yargıtay 2. HD, 29.04.2026, E. 2026/2520, K. 2026/4879, oy birliğiyle). Nişanı kimin bozduğu tazminat davasında önemlidir, iade davasında değildir.
Hangi hediye alışılmışın dışındadır? Aynı karar yerleşik içtihadı özetler: nişan yüzüğü dışında kalan tüm altın, takı ve ziynet eşyaları alışılmışın dışında hediye olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle nişanlıların birbirlerine veya ana babanın diğer nişanlıya verdiği ziynet eşyaları geri istenebilir.
| Eşya | Nitelik | Sonuç |
|---|---|---|
| Nişan yüzüğü (alyans) | Alışılmış hediye | İadesi gerekmez |
| Bilezik, kolye, tektaş yüzük | Alışılmışın dışında | Geri istenebilir |
| Altın ve ziynet eşyası | Alışılmışın dışında | Geri istenebilir |
| Ana babanın verdiği takı | Alışılmışın dışında | Veren geri isteyebilir |
Kararın somut olayında ilk derece mahkemesi bilezik, kolye, tektaş yüzük ve alyansın toplam bedeline hükmetmişti. Daire, nişan yüzüğünün alışılmışın dışındaki eşyalardan olmaması sebebiyle iadesinin gerekmediği kabul edildiği hâlde nişan yüzüğünün de iadesine karar verilmesini doğru bulmayarak bozmuştur.
İspat serbesttir. Daire, hediyelerin verildiği ve iade edilmediği hususunun her türlü delille ispat edilebileceğini; TMK 6 uyarınca herkesin hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlü olduğunu ve ispat yükünün hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia edene düştüğünü belirtmiştir. Aynen veya mislen iade mümkün değilse TMK 122/2 gereği sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır.
Bir yıl ne zaman başlar? TMK 123'ün başlangıcı nişanın sona erdiği tarihtir ve bu tarihin kesin olarak saptanması gerekir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, tanıkların bozulma tarihi konusunda birbiriyle çelişen beyanlarda bulunduğu bir dosyada mahkemenin çelişkiyi gidermeden zamanaşımı nedeniyle ret kararı vermesini bozmuş; tanıkların yeniden çağrılarak nişanın bozulma tarihinin tam olarak belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 3. HD, 14.10.2015, E. 2014/19738, K. 2015/15820, oy birliğiyle).
Temyiz sınırına dikkat. Nişan davaları çoğu zaman kesinlik sınırının altında kalır. Daire, 2023 yılında açılan bir hediyelerin iadesi davasında temyize konu 202.888,00 TL'lik miktarın dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kaldığını belirterek temyiz dilekçesini miktardan reddetmiştir (Yargıtay 2. HD, 23.06.2026, E. 2026/5713, K. 2026/7046, oy birliğiyle). Sınır dava tarihine göre belirlenir.
TMK 118 Yargıtay kararları
Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 5 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve ilgili oldukları fıkraya göre gruplandı. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.
Karar seçimi hakkında
TMK 118-123'ü doğrudan yorumlayan bir içtihadı birleştirme kararına rastlanmamıştır. Kartlar, kapsanan altı maddenin her birine karşılık gelecek biçimde seçilmiştir: TMK 122 için hediyelerde kusur aranmadığını ve nişan yüzüğü istisnasını kuran 29.04.2026 tarihli karar, TMK 121 için düğün arifesi ölçütünü uygulayan 28.04.2026 tarihli karar, TMK 120 için gerçek zarar ve elde kalan eşya sınırını çizen 25.06.2026 tarihli karar, TMK 123 için bozulma tarihinin kesin saptanmasını isteyen 14.10.2015 tarihli karar ve daire görevindeki değişikliği gösteren 12.02.2024 tarihli karar. Kararların tamamı tam metinden okunmuş ve beşi de oy birliğiyle alınmıştır. Manevî tazminatın reddine ilişkin değerlendirmenin bölge adliye mahkemesine ait olduğu, 28.04.2026 tarihli kararda anılan bir ilamın karar numarasının maddi hata içerdiği ve 14.10.2015 tarihli kararın verildiği dönemde görevli dairenin 3. Hukuk Dairesi olduğu kart notlarında ayrıca belirtilmiştir. Nişan davalarında temyiz kesinlik sınırının dava tarihine göre belirlendiğini gösteren 23.06.2026 tarihli karar ise konu metninde ayrıca aktarılmıştır.
TMK 118/1 ile ilgili Yargıtay kararları
TMK 118/1 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
TMK 122 uyarınca hediyelerin geri istenebilmesi için alışılmışın dışında olmaları gerekir ve bu davada kusur aranmaz; nişan yüzüğü dışındaki tüm altın, takı ve ziynet eşyası alışılmışın dışında sayılır, nişan yüzüğünün iadesine karar verilmesi bozma sebebidir
Olay: Asıl davada nişanın bozulmasından kaynaklanan hediyelerin geri verilmesi, karşı davada ise maddî ve manevî tazminat istenmiştir. Nişanda karşı tarafa altı adet yirmi iki ayar bilezik, tuğralı kolye, tektaş yüzük ve alyans takıldığı ispatlanmış, tanıklar bu hediyelerin iade edilmediğini beyan etmiştir. İlk derece mahkemesi sayılan ziynetlerin tamamının bedeline hükmetmiş; karşı davadaki maddî tazminat talebini ise tümüyle reddetmiştir.
Karar: Daire önce temyiz aşamasındaki adli yardım talebini incelemiş; HMK 336/3 uyarınca bu görevin Yargıtay'a ait olduğunu, HMK 334 ve devamı uyarınca şartların ödeme gücünden yoksunluk ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olmaması olduğunu belirterek talebi kabul etmiştir. Esasa ilişkin olarak TMK 122/1'i metniyle aktarmış; hediyelerin geri istenebilmesi için alışılmışın dışında olmaları gerektiğini ve bu davalarda kusur aranmadığını, Yargıtay içtihatlarında nişan yüzüğü dışında kalan tüm altın, takı ve ziynet eşyalarının alışılmışın dışında hediye sayıldığını belirtmiştir. Hediyelerin verildiği ve iade edilmediği hususunun her türlü delille ispat edilebileceğini, TMK 6 uyarınca ispat yükünün hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia edene düştüğünü eklemiştir. Nişan yüzüğünün alışılmışın dışındaki eşyalardan olmadığı kabul edildiği hâlde iadesine karar verilmesini ve karşı davada varlığı cevap dilekçesiyle kabul edilen saat yönünden maddî tazminat talebinin tümüyle reddini bozma sebebi saymış; kararı bu iki yönden kadın yararına oy birliğiyle bozmuştur.
“Hediyelerin geri istenebilmesi için hediyelerin alışılmışın dışında olması gerekir. Nişanının bozulması nedeniyle hediyelerin geri verilmesine ilişkin davalarda kusur aranmaz. Yargıtay içtihatlarında, nişan yüzüğü dışında kalan tüm altın, takı ve ziynet eşyaları alışılmışın dışında hediye olarak kabul edilmiştir.”
Ne anlama geliyor?
İade davasında nişanı kimin bozduğu değil, hediyenin niteliği belirleyicidir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE alınmıştır. Karşı davadaki manevî tazminat talebinin reddine yönelik temyiz itirazları ise yerinde görülmeyerek reddedilmiştir. Alıntıdaki yazım karar metninde geçtiği biçimde aktarılmıştır. Kişi, yer ve eşya ayrıntıları aktarılmamıştır.
TMK 118/1 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
TMK 121 uyarınca manevî tazminatın koşulu kişilik hakkının saldırıya uğramasıdır; davetiyeler dağıtılıp düğün çevreye duyurulduktan veya düğüne çok kısa süre kaldıktan sonra nişanın bozulması hâlinde kişilik hakkı saldırısı kabul edilir
Olay: Taraflar nişanlanmış, düğün için hazırlıklar tamamlanmış ve davetiyeler dağıtılmıştı. Düğünden bir gün önce kadın tarafının bulunduğu yerde kına gecesi düzenlenmiş, kadın gelinlik giymişti. Törende ziynet eşyaları takıldıktan sonra erkeğin kız kardeşleri ile kadın arasında tartışma çıkmış, takılar zorla alınmaya çalışılmış; erkek buna yeterince müdahale etmemiştir. Durumun düzeltilmesi için yapılan davete rağmen gerginlik sürmüş, gelin alma töreni gerçekleştirilmeden düğünden vazgeçilmiştir. Mahkemeler kadının manevî tazminat talebini reddetmiştir.
Karar: Daire, TMK 121'i metniyle aktararak manevî tazminata hükmedilebilmesi için en önemli koşulun, isteyenin kişilik haklarının saldırıya uğramış olması olduğunu belirtmiştir. Manevî tazminatın haksız bir eylemin yarattığı üzüntünün, duyulan elem ve acıların giderilmesini amaçlayan bir ödence olduğunu; manevî zararın malvarlığına dokunmayan yaşam, sağlık, namus, sır ve aile mahremiyeti gibi varlıklarda meydana gelen azalma olduğunu açıklamıştır. Yerleşik içtihada dayanarak, davetiyeler dağıtılıp düğün çevreye duyurulduktan veya düğün günü belirlenip düğüne çok kısa süre kaldıktan sonra nişanın haklı sebep olmadan bozulması ya da bir tarafın haklı sebeple bozması hâllerinde kişinin toplum içindeki saygınlığının ve manevî huzurunun zedeleneceğini, kişilik haklarının saldırıya uğramış sayılacağını belirtmiştir. Somut olayda erkeğin, düğünün hemen öncesinde ailesinin olumsuz davranışlarına sessiz kalarak nişanın bozulmasına sebebiyet vermesinin olağan bir nişan bozulmasının doğurduğu üzüntünün ötesine geçtiğini saptayarak, manevî tazminat talebinin reddini oy birliğiyle bozmuştur.
Karardan alıntı (aç)(kapat)
“düğün hazırlıklarının tamamlandığı, davetiyelerin dağıtıldığı, tarafların evleneceklerinin sosyal çevrelerince bilindiği, hatta kadının gelinlik giydiği bir kına töreninin düzenlendiği ve düğünün hemen öncesine denk gelen bir aşamada erkeğin, ailesinin olumsuz davranışlarına sessiz kalarak nişanın bozulmasına sebebiyet vermesi, olağan bir nişan bozulmasının doğurduğu üzüntünün ötesine geçerek kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder”
Ne anlama geliyor?
Nişan ne kadar ilerlemiş ve duyurulmuşsa manevî tazminat ihtimali o kadar yükselir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE alınmıştır. Kararda ölçüt için 6. HD 19.12.1963 tarihli ve E. 1963/2582, K. 1963/5267 ile 3. HD 21.03.2012 tarihli ve E. 2012/3327, K. 2012/7378 sayılı ilamlara atıf yapılmıştır. Kararda anılan bir başka 3. HD ilamının karar numarası metinde 2025/9516 biçiminde yazılmış olup yıl bakımından maddi hata içerdiğinden bu sayfaya alınmamıştır. Kişi, kurum ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 118/1 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
TMK 120 uyarınca maddî tazminat için nişan sebebiyle yapılan ve boşa giden giderler ile uğranılan gerçek zarar ispatlanmalıdır; davacının zilyetliğinde kalan ve kullanabildiği eşyaların bedeli maddî tazminat kapsamına alınamaz
Olay: Nişanın bozulması nedeniyle maddî ve manevî tazminat istenmiş, ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi, davacının kişilik haklarının gerekli düzeyde zarar gördüğünü ispat edemediği gerekçesiyle manevî tazminat talebini reddetmiş, maddî tazminat talebini kısmen kabul ederek yeniden hüküm kurmuştur. Maddî tazminata dayanak yapılan eşyaların tamamının davacının zilyetliğinde kaldığı, davalının bu eşyalardan hiçbir yarar sağlamadığı davacının da kabulündedir.
Karar: Daire, TMK 120'yi metniyle aktardıktan sonra nişanın bozulması nedeniyle maddî tazminata hükmedilebilmesi için davacının nişan sebebiyle yaptığı ve boşa giden giderler ile uğradığı gerçek zararın ispat edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Somut olayda eşyaların tamamının davacının zilyetliğinde kalmış olması karşısında, davacının elinde bulunan ve kullanma imkânına sahip olduğu eşyaların bedelinin ayrıca maddî tazminat olarak davalıdan tahsiline karar verilmesinin davacının aynı malvarlığı değeri üzerinden ikinci kez menfaat elde etmesine yol açtığını; bunun hakkaniyet ve zarar hukukunun temel ilkeleriyle bağdaşmadığını saptamıştır. Bu nedenle elde kalan eşyaların bedelinin maddî tazminat kapsamına dâhil edilmesini isabetsiz bularak kararı maddî tazminat yönünden davalı erkek yararına oy birliğiyle bozmuş; kadının manevî tazminata ilişkin temyiz itirazlarını reddetmiştir.
“Davacının elinde bulunan ve kullanma imkânına sahip olduğu eşyalarının bedelinin ayrıca maddi tazminat olarak davalıdan tahsiline karar verilmesi, davacının aynı malvarlığı değeri üzerinden ikinci kez menfaat elde etmesine yol açmaktadır. Bu durum hakkaniyet ve zarar hukukunun temel ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.”
Ne anlama geliyor?
Elinizde kalan eşyanın bedelini ayrıca tazminat olarak isteyemezsiniz.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE alınmıştır. Manevî tazminatın reddine ilişkin değerlendirme ile maddî tazminatın kısmen reddi nedeniyle davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönündeki tespit, kararda aktarılan BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ gerekçesine aittir; Daire bu yöndeki temyiz itirazlarını reddetmiştir. Kişi, yer ve eşya ayrıntıları aktarılmamıştır.
TMK 118/1 · Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
TMK 123'teki bir yıllık zamanaşımı nişanlılığın sona ermesinden işlemeye başladığından, bozulma tarihine ilişkin çelişkili tanık beyanları giderilmeden zamanaşımı nedeniyle ret kararı verilemez
Olay: Taraflar 01.09.2011 tarihinde nişanlanmış, düğünün 24.08.2012 tarihinde yapılması kararlaştırılmıştı. Nişan Ramazan ayı içinde bozulmuş; davacı verdiği bilezik, yüzük, künye ve telefonun aynen, mümkün olmazsa bedelinin iadesini istemiştir. Davalı bir yılın geçtiğini savunmuş ve manevî tazminat için karşı dava açmıştır. Mahkeme, bir tanığın beyanına dayanarak zamanaşımı süresinin dolduğunu kabul edip her iki davayı da reddetmiştir. Oysa bir tanık nişanın bayrama bir hafta kala, bir diğeri düğünden bir hafta önce, üçüncüsü ise düğünden yaklaşık bir ay önce bozulduğunu bildirmişti.
Karar: Daire, TMK 123'ü metniyle aktararak nişanlılığın sona ermesinden doğan dava haklarının sona ermenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağını belirtmiştir. Somut olayda nişan töreni ile düğün için kararlaştırılan tarihin sabit olduğunu, nişanın Ramazan ayı içinde bozulduğunun taraf ve tanık beyanlarıyla anlaşıldığını; ancak tanıkların bozulma tarihi konusundaki beyanları arasındaki çelişkinin mahkemece giderilmediğini saptamıştır. Yapılması gerekenin, çelişkili beyanda bulunan tanıkların yeniden çağrılarak çelişkinin giderilmesi ve nişanın bozulma tarihinin tam olarak belirlenmesi olduğunu belirterek hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
“mahkemece, nişanın bozulma tarihine ilişkin çelişkili beyanda bulunan tanıklar yeniden celbedilerek tanık beyanları arasındaki çelişki giderilerek nişanın bozulma tarihi tam olarak belirlenmeli, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken”
Ne anlama geliyor?
Zamanaşımı savunmasının kaderi, bozulma tarihinin ispatına bağlıdır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE alınmıştır. Karar tarihinde nişanlılıktan doğan davaların temyiz incelemesi 3. Hukuk Dairesine aitti; bu görev 18.01.2024 tarihli iş bölümü kararıyla 2. Hukuk Dairesine geçmiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 118/1 · Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Nişanın bozulması nedeniyle hediyelerin iadesi istemine ilişkin dosyayı inceleme görevi, Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 18.01.2024 tarihli ve 1 sayılı iş bölümü kararı uyarınca 2. Hukuk Dairesine aittir
Olay: Nişanın bozulması nedeniyle hediyelerin aynen iadesi, olmadığı takdirde bedelinin iadesi istemiyle açılan dava, asliye hukuk (aile) mahkemesinde görülmüş ve verilen hüküm temyiz edilerek Yargıtay 3. Hukuk Dairesine gelmiştir.
Karar: Daire, 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 40. maddesi ile Yargıtay İç Yönetmeliğinin 18. maddesi uyarınca yaptığı ön incelemede uyuşmazlığın niteliğini ve temyizin kapsamını saptamış; dosyayı inceleme görevinin Yargıtay Büyük Genel Kurulunun dairelerin iş bölümüne ilişkin 18.01.2024 tarihli ve 1 sayılı kararı uyarınca Yargıtay 2. Hukuk Dairesine ait olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle 2797 sayılı Kanunun 60. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca gerekli inceleme yapılmak üzere dosyanın ilgili daireye gönderilmesine oy birliğiyle karar vermiştir.
“Yargıtay Büyük Genel Kurulunun dairelerin iş bölümüne ilişkin 18.01.2024 tarihli ve 1 sayılı kararı uyarınca dosyayı inceleme görevi Yargıtay 2. Hukuk Dairesine ait olduğundan”
Ne anlama geliyor?
2024 öncesi nişan içtihadı 3. HD'de, sonrası 2. HD'dedir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE alınmıştır. Karar bir görev (iş bölümü) kararıdır; uyuşmazlığın esası hakkında değerlendirme içermez. Kişi, kurum ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 118 ile ilgili maddeler
- TMK m. 161 — Zina sebebiyle boşanma
- TMK m. 166 — Evlilik birliğinin sarsılması
- TMK m. 23 — Kişiliğin korunması: vazgeçme ve aşırı sınırlamaya karşı
- TMK m. 24 — Kişilik hakkına saldırıya karşı dava hakkı
- TMK m. 25 — Kişiliğin korunmasında davalar ve tazminat
- TMK m. 6 — İspat yükü
Uygulamada dikkat edilecekler
Pratik notlar
- 1.Nişanlılığın kurulduğunu tanık dâhil her türlü delille ispatlamaya hazırlanın; kanun şekil şartı aramaz.
- 2.Küçük veya kısıtlı söz konusuysa yasal temsilcinin rızasının bulunup bulunmadığını araştırın.
- 3.Müvekkile baştan söyleyin: nişan, karşı tarafı evlenmeye zorlama hakkı vermez.
- 4.Cayma tazminatı veya ceza şartı kararlaştırılmışsa dava edilemeyeceğini, ödenmişse geri istenemeyeceğini hatırlatın.
- 5.Maddî tazminatta gerçek zararı belgeleyin: fatura, sözleşme, dekont ve ödeme kayıtlarını toplayın.
- 6.Talep listesine yazmadan önce her eşyanın fiilen kimde olduğunu tespit edin.
- 7.Elinizde kalan eşyaların bedelini maddî tazminata eklemeyin; bu talep reddedilir.
- 8.Karşı tarafta olduğu kabul edilen eşyalar için ayrı ve açık talepte bulunun.
- 9.Nişan giderleri ile ana babanın yaptığı harcamaları ayrı kalemler hâlinde gösterin.
- 10.Manevî tazminatta nişanın geldiği aşamayı belgeleyin: davetiye, salon sözleşmesi, kına ve gelinlik.
- 11.Kişilik hakkı saldırısını somutlaştırın; olağan üzüntü tek başına yeterli değildir.
- 12.Hediyelerin iadesi davasında kusur tartışmasına girmeyin; ölçüt hediyenin niteliğidir.
- 13.Nişan yüzüğünü talep listesinden çıkarın; alışılmış hediye sayılır.
- 14.Bir yıllık zamanaşımını nişanın sona erdiği tarihten hesaplayın ve bu tarihi delillendirin.
- 15.Temyiz düşünüyorsanız dava tarihindeki kesinlik sınırını önceden kontrol edin.
Konuyla ilgili yazılar
Sıkça Sorulan Sorular
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.