Kısa cevap · TMK 192
TMK 192 tek cümlede iki şey söyler: eşlerden her biri, meslek veya iş seçiminde diğerinin iznini almak zorunda değildir; ancak meslek ve iş seçiminde ve bunların yürütülmesinde evlilik birliğinin huzur ve yararı göz önünde tutulur. Bu hüküm, 1926 Kanununda kadının bir iş veya sanatla uğraşmasını kocanın iznine bağlayan kuralın yerini almıştır. Yargıtay uygulamasında iki sonuç netleşmiştir. Birincisi: eşlerden birinin işinin türü kural olarak tek başına boşanma sebebi oluşturmaz; kusurdan söz edilebilmesi için işin yürütülmesinin birliğin huzur ve yararını bozduğunun kanıtlanması gerekir. İkincisi: çalışma izne tabi olmadığı için "eşim beni çalıştırmadı" gerekçesiyle yoksun kalınan kazanç istenemez; eşin eylemi ile zarar arasında illiyet bağı kurulamaz. TMK 193 ise eşlere birbirleriyle ve üçüncü kişilerle her türlü hukuki işlemi yapma serbestisi tanır; bunun en önemli istisnası aile konutuna ilişkin TMK 194'tür.
Bu sayfada neler var? (11 bölüm)
- TMK 192 madde metni
- Değişiklik geçmişi
- TMK 192: İzin Gerekmez, Ama Bir Ölçüt Vardır
- İş Kusur Oluşturur mu? Ölçüt Türü Değil, Etkisi
- Eşim Çalıştırmadı, Kazancımı İsteyebilir miyim?
- TMK 193: Eşler Arasında ve Üçüncü Kişilerle İşlem Serbestisi
- TMK 192 Yargıtay kararları
- TMK 192 ile ilgili maddeler
- Uygulamada dikkat edilecekler
- Konuyla ilgili yazılar
- Sıkça sorulan sorular
Temel kavramlar
- Meslek ve iş seçimi özgürlüğü
- TMK 192/1: eşlerden her birinin meslek veya iş seçiminde diğerinin iznini almak zorunda olmaması.
- İzin şartının kaldırılması
- Kadının bir iş veya sanatla uğraşmasını kocanın açık veya zımnî iznine bağlayan mülga hükmün yerini TMK 192'nin almış olması.
- Huzur ve yarar ölçütü
- TMK 192/1: meslek ve iş seçiminde ve bunların yürütülmesinde evlilik birliğinin huzur ve yararının göz önünde tutulması.
- İşin türü
- Yargıtay uygulamasına göre eşlerden birinin işinin türünün kural olarak tek başına boşanma sebebi oluşturmaması.
- Yürütme biçimi
- Kusur değerlendirmesinde işin kendisi değil, işin yürütülme biçiminin birliğin huzur ve yararını bozup bozmadığının esas alınması.
- İlliyet bağı
- Eylem ile zarar arasındaki nedensellik ilişkisi; çalışma izne tabi olmadığından eşin eylemiyle kazanç kaybı arasında kurulamaması.
- Yoksun kalınan kazanç
- Evlilik süresince çalışmadığı için elde edilemediği ileri sürülen gelir; bu başlıkla tazminat istenemez.
- Hukuki işlem serbestisi
- TMK 193: kanunda aksine hüküm bulunmadıkça eşlerden her birinin diğeri ve üçüncü kişilerle her türlü hukuki işlemi yapabilmesi.
- Kanunda aksine hüküm
- TMK 193'ün serbestiyi sınırlayan istisnalara yaptığı yollama; aile konutuna ilişkin TMK 194 bunların başında gelir.
- Aile konutu istisnası
- TMK 194: aile konutuna ilişkin belirli işlemlerin diğer eşin açık rızasına bağlanması.
- Tasarruf yetkisinin sınırlanması
- TMK 199: ailenin ekonomik varlığının korunması gerektirdiği ölçüde hâkimin belirli malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufları eşin rızasına bağlaması.
- Birliğin korunması önlemleri
- TMK 195-201: birlikten doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya uyuşmazlık hâlinde hâkimin alabileceği önlemler.
Bir bakışta TMK 192
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| İzin | Eşlerden her biri, meslek veya iş seçiminde diğerinin iznini almak zorunda değildir. | TMK m. 192 |
| Ölçüt | Meslek ve iş seçiminde ve bunların yürütülmesinde evlilik birliğinin huzur ve yararı göz önünde tutulur. | TMK m. 192 |
| Eski düzenleme | Kadının bir iş veya sanatla uğraşmasını kocanın açık veya zımnî iznine bağlayan mülga hüküm Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiş, yerini TMK 192 almıştır. | AYM 29.11.1990, E. 1990/30, K. 1990/31 |
| İşin türü | Eşlerden birinin işinin türü kural olarak tek başına boşanma sebebi oluşturmaz. | 2. HD 28.03.2013 |
| Kusurun koşulu | Kusurdan söz edilebilmesi için işin yürütülmesi nedeniyle evlilik birliğinin huzur ve yararının bozulduğunun kanıtlanması gerekir. | 2. HD 28.03.2013 |
| Karşı oy görüşü | Karşı oyda, işin kendisinin evlilikle bağdaşıp bağdaşmadığı değerlendirmesine gidilemeyeceği; ölçütün yalnızca huzur ve yararın bozulup bozulmadığı olduğu savunulmuştur. | 2. HD 28.03.2013 karşı oy |
| Çalıştırmama tazminatı | Çalışma diğer eşin iznine tabi olmadığından, eşin eylemi ile kazanç kaybı arasında illiyet bağı bulunmaz ve tazminat istenemez. | 4. HD 21.06.2018; 4. HD 04.04.2012 |
| Muhtemel kazanç | Evlenmemiş olsaydı çalışmaya devam edip kazanç elde edeceği iddiasıyla açılan tazminat davası reddedilir. | 4. HD 04.04.2012 |
| İspat | Eşin çalışmasına engel olunduğu iddiası ispatlanamazsa ve iş evlenmeden önce kendi isteğiyle bırakılmışsa kazanç kaybı talep edilemez. | 2. HD 18.07.2011 |
| Hukuki işlemler | Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça eşlerden her biri diğeri ve üçüncü kişilerle her türlü hukuki işlemi yapabilir. | TMK m. 193 |
| En önemli istisna | Aile konutuna ilişkin kira sözleşmesinin feshi, devir ve hakların sınırlanması diğer eşin açık rızasına bağlıdır. | TMK m. 194 |
| Diğer istisnalar | Hâkim, ailenin ekonomik varlığının korunması gerektirdiği ölçüde belirli malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufları eşin rızasına bağlayabilir. | TMK m. 199 |
TMK 192 madde metni
İkinci Kitap: Aile Hukuku › Birinci Kısım: Evlilik Hukuku · Üçüncü Bölüm: Evliliğin Genel Hükümleri — C. Eşlerin meslek ve işi
Eşlerin meslek ve işi — Madde 192
- İlk cümle bir yasak koyar: izin şartı aranamaz. İkinci cümle ise bir ölçüt getirir; bu ölçüt izin yerine geçmez, yalnızca kusur değerlendirmesinde rol oynar.Eşlerden her biri, meslek veya iş seçiminde diğerinin iznini almak zorunda değildir. Ancak, meslek ve iş seçiminde ve bunların yürütülmesinde evlilik birliğinin huzur ve yararı göz önünde tutulur.
Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Kaynak | Değişiklik |
|---|---|---|
| 22.11.2001 | 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002) | TMK 192 ve 193, Kanunun ilk metninden bu yana hiç değiştirilmemiştir. Ancak TMK 192 köklü bir dönüşümün sonucudur. Mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin 159. maddesi, kadının bir iş veya sanat yapabilmesini kocanın açık ya da zımnî izin vermesi şartına bağlıyordu. Bu hüküm Anayasa Mahkemesinin 29.11.1990 tarihli ve E. 1990/30, K. 1990/31 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesi 2023 tarihli bir kararında, 4721 sayılı Kanunun aynı konuyu düzenleyen 192. maddesinin gerekçesinde bu iptal kararına atıf yapıldığını ve yeni maddede eşlerden her birinin meslek veya iş seçiminde diğerinin iznini almak zorunda olmadığının hükme bağlandığını saptamıştır. Aynı kararda bu düzenleme, evlilik hukukunun eşitlik ilkesi gözetilerek yeniden düzenlendiğini gösteren örnekler arasında sayılmıştır. |
TMK 192: İzin Gerekmez, Ama Bir Ölçüt Vardır
Madde tek cümledir ama iki ayrı kural taşır.
| Cümle | Ne yapar? |
|---|---|
| Birinci cümle | Bir yasak koyar: izin şartı aranamaz |
| İkinci cümle | Bir ölçüt getirir: birliğin huzur ve yararı |
Bu hüküm bir tarihsel dönüşümün ürünüdür. 1926 tarihli mülga Kanunun 159. maddesi, kadının bir iş veya sanat yapabilmesini kocanın açık ya da zımnî izin vermesi şartına bağlıyordu. Bu hüküm Anayasa Mahkemesinin 1990 tarihli kararıyla iptal edilmiş; 4721 sayılı Kanunun aynı konuyu düzenleyen 192. maddesinin gerekçesinde bu iptal kararına atıf yapılmıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bunu doğrudan ifade etmiştir: Türk Medeni Kanunu, kadının bir iş veya sanatla iştigalini kocanın açık veya örtülü rızasına bağlı tutmamıştır; kanuna göre eşlerden her biri meslek ve iş seçiminde diğerinin iznini almak zorunda değildir (Yargıtay 2. HD, 18.07.2011, E. 2011/12261, K. 2011/12355, oy birliğiyle bozma).
Eşitlik yönündeki bu dönüşüm için aynı bölümdeki TMK 185-187 şerhi sayfasına da bakabilirsiniz; orada TMK 186 ile kocanın birlik reisliğinin kaldırılması ele alınmıştır.
İş Kusur Oluşturur mu? Ölçüt Türü Değil, Etkisi
Buradaki soru boşanma davalarında sıkça karşımıza çıkar: eşimin işi boşanma sebebi olabilir mi?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin cevabı iki aşamalıdır. Kural: eşlerden birinin işinin türü kural olarak tek başına boşanma sebebi oluşturamaz. İstisna: eşin karşı çıkmasına rağmen sürdürülen bir işin, evlilik birliğinin huzur ve yararını bozduğunun kanıtlanması hâlinde bu olgu kusur değerlendirmesine girer (Yargıtay 2. HD, 28.03.2013, E. 2013/4708, K. 2013/8647).
Aynı dosyada kusur dengesi bakımından dikkat çeken bir yön daha vardır: Daire, bağımsız konut temin etmeme ve şiddet uygulama gibi olguları saptayarak davacı eşin daha ağır kusurlu olduğunu kabul etmiş ve yanlış kusur belirlemesine bağlı olarak tazminat taleplerinin reddini bozmuştur. Yani TMK 192'ye dayanan bir kusur tespiti, karşı tarafın ağır kusurunu ortadan kaldırmaz.
Kusur ve tazminat ilişkisi için TMK 174-176 şerhi sayfasına bakabilirsiniz.
Eşim Çalıştırmadı, Kazancımı İsteyebilir miyim?
Bu soruya Yargıtay hayır diyor ve gerekçesi doğrudan TMK 192'ye dayanıyor.
Bir dosyada eş, davalı eşinin baskısı ve isteğiyle önceden çalıştığı işten ayrıldığını ileri sürerek uğradığı maddî zararın tazminini istemişti. İlk derece mahkemesi davayı kabul etti. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi kararı bozdu.
Şu durumda davacının çalışabilmesi davalının iznine tabi olmadığına göre, davalının eylemi ile zarar arasında illiyet bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mantık şudur: çalışmak izne tabi olmadığı için, "izin verilmedi" savunulamaz; dolayısıyla diğer eşin davranışıyla kazanç kaybı arasında illiyet bağı kurulamaz (Yargıtay 4. HD, 21.06.2018, E. 2018/1888, K. 2018/4996, oy birliğiyle bozma).
Aynı Daire altı yıl önce de aynı sonuca varmıştı. O dosyada davacı, hiç evlenmemiş olsaydı işyerinde çalışmaya devam edip kazanç elde edeceğini ileri sürerek boşandığı eşinden tazminat istemişti. Daire, TMK 192 ve 193'ü birlikte uygulayarak çalışmanın diğer eşin iznine tabi olmadığını belirtti ve davanın reddi gerektiğine karar verdi (Yargıtay 4. HD, 04.04.2012, E. 2011/2962, K. 2012/5629, oy birliğiyle bozma).
İspat cephesinden de aynı sonuç. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin bir kararında davacı, evlilik birliği içinde çalışmasına ve evlilik öncesindeki mesleğini yürütmesine davalının engel olduğunu ispatlayamamış; dosya belgelerine göre evlenmeden önce kendi isteğiyle işini bıraktığı anlaşılmıştı. Daire, bu durumda evlilik birliği içinde çalışmaması suretiyle yoksun kaldığı kazanç kaybını talep etmesinin mümkün olmadığını belirterek kabul kararını bozdu.
Ayrıca ev içi emeğin birliğin giderlerine katkı sayıldığını unutmayın; bu konu TMK 186/3 kapsamındadır. Boşanma sonrası nafaka ve tazminat için TMK 174 şerhine bakabilirsiniz.
TMK 193: Eşler Arasında ve Üçüncü Kişilerle İşlem Serbestisi
TMK 193 kısa ama bölümün taşıyıcı hükmüdür.
Hüküm iki yönlüdür: eşler birbirleriyle de (satış, bağış, ödünç, kefalet) üçüncü kişilerle de işlem yapabilir. Kural serbesti, sınırlama istisnadır. Yargıtayın kalıplaşmış ifadesiyle: TMK 193 dikkate alındığında kural olarak eşlerin birbirleri ve üçüncü kişilerle her türlü hukuki işlem yapma serbestisi kabul edilmiştir.
"Kanunda aksine hüküm" nerelerde? Bu bölümdeki başlıca sınırlamalar şunlardır:
| Madde | Sınırlama |
|---|---|
| TMK 194 | Aile konutu: kira sözleşmesinin feshi, devir ve hakların sınırlanması diğer eşin açık rızasına bağlıdır |
| TMK 190 | Temsil yetkisi: hâkim, yetkiyi aşan veya kullanmada yetersiz kalan eşin temsil yetkisini kaldırabilir veya sınırlayabilir |
| TMK 199 | Tasarruf yetkisi: hâkim, belirlediği malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak diğer eşin rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir |
Aile konutundaki açık rıza koşulunun ayrıntısı için TMK 194 aile konutu şerhi sayfasına bakabilirsiniz.
Eşlerin üçüncü kişilerle yaptığı işlemlerde diğer eşin sorumluluğunun sınırı ise ayrı bir konudur; bkz. TMK 188-191 birliğin temsili.
TMK 192 Yargıtay kararları
Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 4 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve ilgili oldukları fıkraya göre gruplandı. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.
Karar seçimi hakkında
TMK 192 ve 193'ü doğrudan yorumlayan bir içtihadı birleştirme kararına rastlanmamıştır. Kartlar üç eksende seçilmiştir: iş seçiminin kusur değerlendirmesindeki yeri (Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 28.03.2013 tarihli kararı), çalışmama nedeniyle kazanç kaybı tazminatının reddedilmesi (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21.06.2018 ve 04.04.2012 tarihli kararları) ve engelleme iddiasının ispatı (Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 18.07.2011 tarihli kararı). Kararların tamamı tam metinden okunmuştur. OY DURUMU: üç karar oy birliğiyledir; 28.03.2013 tarihli karar ise KISMEN ONAMA KISMEN BOZMA olup bozma gerekçesi yönünden OY ÇOKLUĞUYLA verilmiştir ve karara KARŞI OY yazılmıştır. Kazanç kaybı tazminatına ilişkin çizgi iki ayrı Daire kararıyla ve altı yıl arayla aynı gerekçeyle kurulduğu için istikrarlı sayılabilir. TMK 193'ün kendi başına yorumlandığı kararlar bulunmamakta; bu madde uygulamada TMK 194 gibi istisnalarla birlikte, kural-istisna ilişkisi içinde değerlendirilmektedir.
TMK 192/1 ile ilgili Yargıtay kararları
TMK 192/1 · Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Çalışma diğer eşin iznine tabi olmadığından, eşin baskısı ve isteğiyle işten ayrıldığı iddiasıyla istenen maddî tazminatta eşin eylemi ile zarar arasında illiyet bağı bulunmaz ve dava reddedilmelidir
Olay: Davacı, evlenmeden sonra davalı eşinin baskısı ve isteğiyle evvelce çalıştığı işten ayrıldığını iddia ederek bu nedenle uğradığı maddî zararın tazminini istemiştir. Dava adli yardım talepli olarak açılmış, talep kabul edilmiştir. Davalı davanın reddi gerektiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, TMK 192 uyarınca eşlerden her birinin meslek veya iş seçiminde diğerinin iznini almak zorunda olmadığını; ancak meslek ve iş seçiminde ve bunların yürütülmesinde evlilik birliğinin huzur ve yararının göz önünde tutulduğunu aktarmıştır. TMK 193 uyarınca da kanunda aksine hüküm bulunmadıkça eşlerden her birinin diğeri ve üçüncü kişilerle her türlü hukuki işlemi yapabileceğini belirtmiştir. Bu iki hükmü birlikte uygulayarak, davacının çalışabilmesinin davalının iznine tabi olmadığı sonucuna varmış; buna göre davalının eylemi ile zarar arasında illiyet bulunmadığını saptamıştır. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesini doğru bulmamış ve kararı oy birliğiyle bozmuştur.
“Şu durumda davacının çalışabilmesi davalının iznine tabi olmadığına göre, davalının eylemi ile zarar arasında illiyet bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.”
Ne anlama geliyor?
İzin gerekmeyen bir şey engellenmiş sayılamaz; tazminat da doğmaz.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve BOZMA biçiminde verilmiştir. Karar, çalışmama nedeniyle KAZANÇ KAYBI TAZMİNATINA ilişkindir; mal rejiminin tasfiyesi, yoksulluk nafakası ve boşanmaya bağlı maddî tazminat gibi kurumları KAPSAMAZ ve onları etkilemez. Kişi, yer, meslek ve mahkeme dosya bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 192/1 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Eşlerden birinin işinin türü kural olarak tek başına boşanma sebebi oluşturmaz; ancak eşin karşı çıkmasına rağmen sürdürülen işin evlilik birliğinin huzur ve yararını bozduğu kanıtlanırsa bu olgu kusur değerlendirmesine girer
Olay: Karşılıklı açılan boşanma davalarında ilk derece mahkemesi tarafları eşit kusurlu kabul ederek boşanmaya karar vermiştir. Dosyada bir yandan davacı eşin bağımsız konut temin etmediği ve eşine birden fazla şiddet uygulayıp tehdit ettiği; diğer yandan davalı eşin, diğerinin karşı çıkmasına rağmen bir işte çalışmayı sürdürdüğü ve bu sebeple birliğin huzur ve yararının bozulduğunun ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır. Hüküm kusur belirlemesi, tazminatlar ve kişisel ilişki yönünden temyiz edilmiştir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, eşlerden birinin işinin türünün kural olarak tek başına boşanma sebebi oluşturmasının mümkün olmadığını belirtmiş; buna karşılık somut olayda eşin karşı çıkmasına rağmen sürdürülen işin evlilik birliğinin huzur ve yararını bozduğunun kanıtlandığını saptamıştır (TMK 192). Bu olguyla birlikte diğer tarafın bağımsız konut temin etmeme, şiddet ve tehdit biçimindeki davranışlarını da değerlendirerek tarafların eşit kusurlu sayılamayacağı, davacı eşin daha ağır kusurlu olduğu sonucuna varmıştır. Davalı eşin de kusuru gerçekleştiğine göre boşanma davasına karşı çıkmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu belirterek boşanma kararını sonucu itibarıyla doğru bulmuş; ancak yanlış kusur belirlemesine bağlı olarak diğer tarafın maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddini doğru görmeyerek hükmü bu yönden bozmuştur.
“eşlerden birinin "işinin türü" kural olarak tek başına boşanma sebebi oluşturması mümkün değil ise de; ... eşinin karşı çıkmasına rağmen ... çalıştığı ve bu sebeple evlilik birliğinin huzur ve yararının bozulduğunun ... kanıtlandığı anlaşılmaktadır (TMK.md.192).”
Ne anlama geliyor?
İşin adı değil, işin birliğe yaptığı etki tartışılır.
Not: ⚠️ Karar KISMEN ONAMA KISMEN BOZMADIR ve "bozma gerekçesi yönünden OY ÇOKLUĞUYLA, diğer yönlerden oy birliğiyle" verilmiştir. KARŞI OYDA, işin kendisinin evlilikle bağdaşıp bağdaşmadığı değerlendirmesine gidilemeyeceği; önemli olanın eşin işine diğer eşin yaklaşımı ve bu işin birliğin huzur ve yararını bozup bozmadığı olduğu savunulmuş, karşı oy sonuca katılmakla birlikte gerekçedeki kategorileştirmeye katılmamıştır. Kararın işin TÜRÜNE ilişkin olgusal ayrıntıları ve dönemin değer yargılarına dayanan ifadeleri bu sayfada BİLİNÇLİ OLARAK aktarılmamıştır. Karar ayrıca TMK 192'ye dayanan bir kusur tespitinin karşı tarafın AĞIR KUSURUNU ORTADAN KALDIRMADIĞINI göstermektedir. Kişi, yer, meslek ve mahkeme dosya bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 192/1 · Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Evlenmemiş olsaydı işyerinde çalışmaya devam edip kazanç elde edeceği iddiasıyla boşandığı eşinden istenen muhtemel kazanç tazminatı, çalışmanın diğer eşin iznine tabi olmaması nedeniyle reddedilmelidir
Olay: Davacı, evlenmeden önce bir işyerinde çalışmakta olup evlendikten sonra işten çıkmıştır. Daha sonra eşinden boşanan davacı, davalı ile hiç evlenmemiş olsaydı işyerinde çalışmaya devam edeceğini ve kazanç elde edeceğini ileri sürerek muhtemel kazancının tazminini istemiştir. İlk derece mahkemesi davanın kısmen kabulüne karar vermiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Karar: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, eşlerden her birinin meslek veya iş seçiminde diğerinin iznini almak zorunda olmadığını, ancak meslek ve iş seçiminde ve bunların yürütülmesinde evlilik birliğinin huzur ve yararının göz önünde tutulduğunu aktarmıştır. Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça eşlerden her birinin diğeri ve üçüncü kişilerle her türlü hukuki işlemi yapabileceğini de belirtmiştir. Bu düzenlemeler karşısında davacının çalışabilmesinin davalının iznine tabi olmadığını saptayarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini; kısmen kabul kararının doğru olmadığını belirtmiş ve hükmü davalı yararına oy birliğiyle bozmuştur.
“Şu durumda davacının çalışabilmesi davalının iznine tabi olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.”
Ne anlama geliyor?
Evlenmemiş olma varsayımı üzerine tazminat hesabı yapılmaz.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve BOZMA biçiminde verilmiştir. Aynı Dairenin 21.06.2018 tarihli kararı altı yıl sonra aynı gerekçeyle aynı sonuca varmıştır; bu nedenle çizgi istikrarlı sayılabilir. Karar yalnız MUHTEMEL KAZANÇ TAZMİNATINA ilişkindir; boşanmaya bağlı maddî tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri bu kararın konusu DEĞİLDİR. Kişi, yer, meslek ve mahkeme dosya bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 192/1 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Türk Medeni Kanunu kadının bir iş veya sanatla iştigalini kocanın açık veya örtülü rızasına bağlı tutmamıştır; eşin çalışmasına engel olunduğu ispatlanamazsa ve iş evlenmeden önce kendi isteğiyle bırakılmışsa evlilik birliği içinde çalışmama nedeniyle yoksun kalınan kazanç talep edilemez
Olay: Taraflar 2002 yılında evlenmiştir. Davacı, evlilik birliği içinde çalışmasına ve evlilik öncesindeki mesleğini yürütmesine davalının engel olduğunu ileri sürerek yoksun kaldığı kazancın tazminini istemiştir. Dosyadaki belgelere göre ise davacının evlenmeden önce kendi isteğiyle işini bıraktığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi talebi kabul etmiştir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Türk Medeni Kanunu'nun kadının bir iş veya sanatla iştigalini kocanın açık veya örtülü rızasına bağlı tutmadığını; kanuna göre eşlerden her birinin meslek ve iş seçiminde diğerinin iznini almak zorunda olmadığını, ancak meslek ve iş seçiminde ve bunların yürütülmesinde evlilik birliğinin huzuru ve yararının göz önünde tutulduğunu belirtmiştir. Somut olayda davacının, evlilik birliği içinde çalışmasına ve evlilik öncesindeki mesleğini yürütmesine davalının engel olduğunu ispatlayamadığını; dosyadaki belgelere göre davacının evlenmeden önce kendi isteğiyle işini bıraktığının anlaşıldığını saptamıştır. Bu durumda evlilik birliği içinde çalışmaması suretiyle yoksun kaldığı kazanç kaybını talep etmesinin mümkün olmadığını, isteğin reddi gerekirken kabul yönünde hüküm kurulmasının doğru bulunmadığını belirterek hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
“Türk Medeni Kanunu, kadının bir iş veya sanatla iştigalini, kocanın açık veya örtülü rızasına bağlı tutmamıştır. Kanuna göre eşlerden her biri, meslek ve iş seçiminde diğerinin iznini almak zorunda değildir.”
Ne anlama geliyor?
Engellendiğini ispat edemeyen, kazanç kaybını da isteyemez.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve BOZMA biçiminde verilmiştir. Bozma İKİ AYRI GEREKÇEYE dayanır: engelleme iddiasının İSPATLANAMAMASI ve işin EVLENMEDEN ÖNCE kendi isteğiyle bırakılmış olması. Kararda kullanılan "kadın" ve "koca" ifadeleri, hükmün tarihsel kaynağına (mülga 743 sayılı Kanunun iptal edilen 159. maddesine) yapılan atıftan kaynaklanmaktadır; TMK 192 her iki eş için AYNI kuralı öngörür. Kişi, yer, meslek ve mahkeme dosya bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 192 ile ilgili maddeler
- TMK m. 194 — Aile konutu
- TMK m. 188 — Birliğin temsili: Eşlerin temsil yetkisi
- TMK m. 185 — Haklar ve yükümlülükler: Genel olarak
- TMK m. 174 — Tazminat ve yoksulluk nafakası
- TMK m. 166 — Evlilik birliğinin sarsılması
- TMK m. 23 — Kişiliğin korunması: Vazgeçme ve aşırı sınırlamaya karşı
Uygulamada dikkat edilecekler
Pratik notlar
- 1.Müvekkile çalışmak için eşinin izninin gerekmediğini açıkça söyleyin.
- 2.Karşı taraf izin savunması yapıyorsa TMK 192'nin birinci cümlesini ileri sürün.
- 3.Huzur ve yarar ölçütünün izin şartının yerine geçmediğini vurgulayın.
- 4.Kusur iddiasını işin türü üzerinden değil yürütülme biçimi üzerinden kurun.
- 5.Çalışma saatleri, birliğe ayrılan zaman ve somut olayları tanıkla ispatlayın.
- 6.İşin birliğin huzur ve yararını bozduğu iddiasının ispat yükünün sizde olduğunu bilin.
- 7.TMK 192'ye dayanan kusur tespitinin karşı tarafın ağır kusurunu ortadan kaldırmadığını gözetin.
- 8.Eşim çalıştırmadı gerekçesiyle kazanç kaybı davası açmaktan kaçının; illiyet bağı kurulamıyor.
- 9.Hiç evlenmesem kazanırdım biçimindeki muhtemel kazanç taleplerinin reddedildiğini müvekkile anlatın.
- 10.Engelleme iddiasında bulunacaksanız işin ne zaman ve neden bırakıldığını belgeleyin.
- 11.İş evlenmeden önce kendi isteğiyle bırakılmışsa bu iddiayı ileri sürmeyin.
- 12.Ekonomik kaybı kazanç kaybı yerine mal rejimi tasfiyesi ve nafaka üzerinden kurgulayın.
- 13.Ev içi emeğin TMK 186/3 kapsamında katkı sayıldığını ayrıca ileri sürün.
- 14.Eşler arası satış ve bağış gibi işlemlerin kural olarak serbest olduğunu bilin.
- 15.Serbestinin muvazaa ve mal rejimi hükümlerini bertaraf etmediğini gözetin.
- 16.Aile konutuna ilişkin işlemlerde TMK 194'teki açık rıza koşulunu mutlaka kontrol edin.
- 17.Eşin tasarruflarından endişe ediyorsanız TMK 199 uyarınca tasarruf yetkisinin sınırlanmasını isteyin.
Konuyla ilgili yazılar
Sıkça Sorulan Sorular
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.