Kısa cevap · TMK 185
TMK 185, evlilik hukukunun temel normudur. Üçüncü fıkrası tek cümlede üç emredici yükümlülük kurar: eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar. Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna göre bu maddelerde düzenlenen görevleri ihlal eden davranışlar evlilik birliğini sarsan kusurlu davranışlardan sayılır; giderlere güçleri oranında katılmama ise "ekonomik şiddet" olarak adlandırılır. TMK 186, 1926 Kanunundan devralınan "koca birliğin reisidir" anlayışını tasfiye eder: eşler oturacakları konutu birlikte seçer, birliği beraberce yönetir ve giderlere güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılır. Bu yükümlülükler boşanma davası açılmasıyla değil, birliğin sona ermesiyle biter; haklı sebep olmaksızın tek taraflı ayrılma da onları ortadan kaldırmaz. TMK 187 ise Anayasa Mahkemesi kararıyla tamamen iptal edilmiştir; iptal 28.01.2024'te yürürlüğe girmiş ve maddenin yerine yeni bir hüküm konulmamıştır.
Bu sayfada neler var? (12 bölüm)
- TMK 185 madde metni
- Değişiklik geçmişi
- TMK 185: Evliliğin Temel Normu ve Üç Emredici Yükümlülük
- TMK 186: Konut, Yönetim, Giderler ve Ekonomik Şiddet
- Fiilî Ayrılık: Yükümlülükler Devam Eder, İçtihat Bölünmüştür
- TMK 187 İptal Edildi: Madde Artık Boş
- TMK 185 Yargıtay kararları
- TMK 185 Anayasa Mahkemesi kararları
- TMK 185 ile ilgili maddeler
- Uygulamada dikkat edilecekler
- Konuyla ilgili yazılar
- Sıkça sorulan sorular
Temel kavramlar
- Evlilik birliği
- TMK 185/1: evlenmeyle kurulan, eşlere hak ve ödev yükleyen hukuki birlik; ayrı bir tüzel kişiliği ve malvarlığı yoktur.
- Evliliğin temel normu
- Yargıtay kararlarında TMK 185 için kullanılan ifade: eşlerin birbirlerine karşı hak ve yükümlülüklerini kuran temel hüküm.
- Birlikte yaşama yükümlülüğü
- TMK 185/3: eşlerin ortak konutta birlikte yaşama zorunluluğu; emredici niteliktedir.
- Sadakat yükümlülüğü
- TMK 185/3: eşlerin birbirine sadık kalma zorunluluğu; ihlali kusurlu davranıştır.
- Yardım yükümlülüğü
- TMK 185/3: eşlerin birbirine yardımcı olma zorunluluğu; maddî ve manevî desteği kapsar.
- Konutun birlikte seçilmesi
- TMK 186/1: oturulacak konutun eşler tarafından birlikte seçilmesi; 1926 Kanununda bu yetki kocaya aitti.
- Birliğin beraberce yönetimi
- TMK 186/2: evlilik birliğinin eşlerce eşit söz hakkıyla yönetilmesi; kocanın reisliği kaldırılmıştır.
- Güçleri oranında katılma
- TMK 186/3: eşlerin birliğin giderlerine emek ve malvarlıkları ile güçleri oranında katılması.
- Emek ile katkı
- TMK 186/3: ev içi emeğin de birliğin giderlerine katılma biçimi olarak kabul edilmesi.
- Ekonomik şiddet
- Yargıtay kararlarında kullanılan ifade: zorunlu ihtiyaçların, koşullar el verdiği hâlde karşılanmaması.
- Eylemli (fiilî) ayrılık
- Mahkeme kararı olmaksızın eşlerin fiilen ayrı yaşaması; yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.
- Hâkimin müdahalesi
- TMK 195: birlikten doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya önemli bir konuda uyuşmazlık hâlinde hâkimden önlem istenmesi.
- TMK 187'nin iptali
- Anayasa Mahkemesinin 22.02.2023 kararıyla maddenin her iki cümlesinin iptal edilmesi; yürürlük 28.01.2024.
- Cinsiyet temelinde farklı muamele
- İptal gerekçesi: erkek evlenmeden önceki soyadını tek başına kullanabilirken kadına aynı imkânın tanınmaması.
Bir bakışta TMK 185
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Birliğin kurulması | Evlenmeyle eşler arasında evlilik birliği kurulmuş olur. | TMK m. 185/1 |
| Ortak özen | Eşler birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak ve çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdür. | TMK m. 185/2 |
| Üç emredici yükümlülük | Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar. | TMK m. 185/3 |
| Yükümlülüğün ihlali | Bu maddelerde düzenlenen görevleri ihlal eden davranışlar, evlilik birliğini sarsan kusurlu davranışlardan sayılır. | HGK 06.03.2024 |
| Konut | Eşler oturacakları konutu birlikte seçerler. | TMK m. 186/1 |
| Yönetim | Birliği eşler beraberce yönetirler; kocanın birliğin reisi olduğuna ilişkin eski hüküm kaldırılmıştır. | TMK m. 186/2 |
| Giderler | Eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılırlar. | TMK m. 186/3 |
| Ekonomik şiddet | Birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılmama ekonomik şiddet olarak adlandırılır; zorunlu ihtiyaçların koşullar el verdiği hâlde karşılanmamasıdır. | HGK 06.03.2024 |
| Yükümlülüğün süresi | Eşlerin hak ve yükümlülükleri boşanma davası açılmasıyla değil, birliğin sona erme anına kadar devam eder. | HGK 06.03.2024 |
| Uzaklaştırma kararı | Uzaklaştırma kararı nedeniyle tarafların bir araya gelmemesi, giderlere katılma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz ve bu gerekçeyle kusur yüklenemeyeceği sonucuna varılamaz. | HGK 06.03.2024 |
| Tek taraflı ayrılma | Haklı bir sebep olmaksızın eşlerden birinin tek taraflı iradesiyle birlikte yaşamaya ara vermesi, evliliğin genel hükümlerindeki hak ve yükümlülükleri ortadan kaldırmaz. | HGK 25.03.2021 |
| Uyuşmazlıkta yol | Konut seçimi gibi önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülürse eşler hâkimin müdahalesini isteyebilir. | TMK m. 186/1, 195 |
| Uzun ayrılık | Yıllardır ayrı yaşayan ve hâkimin müdahalesi dahil hiçbir yola başvurmayan eşlerin karşılıklı olarak birlik görevlerini yerine getirmedikleri kabul edilerek boşanmaya karar verilebilir. | 2. HD 30.03.2026 |
| Karşıt uygulama | Aynı Daire bir yıl önce, uzun süreli fiilî ayrılığa dayanan boşanma davasının reddini oy çokluğuyla onamıştı; üç yıllık ölçüt karşı oyda savunulmuştur. | 2. HD 24.03.2025 |
| Kadının soyadı | TMK 187'nin her iki cümlesi iptal edilmiştir; madde boştur ve yerine yeni bir hüküm konulmamıştır. | AYM 22.02.2023, E. 2022/155, K. 2023/38 |
| İptalin yürürlüğü | İptal hükümleri kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra, 28.01.2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. | AYM 22.02.2023; RG 28.04.2023 |
TMK 185 madde metni
İkinci Kitap: Aile Hukuku › Birinci Kısım: Evlilik Hukuku · Üçüncü Bölüm: Evliliğin Genel Hükümleri — A. Haklar ve yükümlülükler
Haklar ve yükümlülükler: Genel olarak — Madde 185
- (1)Evlilik birliği, eşlerden bağımsız bir tüzel kişiliği ve ayrı bir malvarlığı bulunmayan, ancak kanunun eşlere hem hak hem ödev yüklediği hukuki bir birliktir.Evlenmeyle eşler arasında evlilik birliği kurulmuş olur.
- (2)Yükümlülük karşılıklı ve eşittir: eşlerden biri için hak olan, diğeri için yükümlülük oluşturur. Çocuklara özen gösterme velayetten önce gelen bir birlik görevidir.Eşler, bu birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak ve çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler.
- (3)Üç yükümlülük de emredicidir. Yargıtay kararlarında bu fıkraya aykırılık, TMK 166/1 uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılmasının en sık dayanağıdır.Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar.
Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr. Fıkra numaraları okumayı kolaylaştırmak için eklenmiştir.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Kaynak | Değişiklik |
|---|---|---|
| 28.01.2024 | Anayasa Mahkemesi 22.02.2023, E. 2022/155, K. 2023/38 (RG 28.04.2023, S. 32174) | TMK 187 tamamen yürürlükten kalkmıştır. Maddenin birinci cümlesi ("Kadın, evlenmekle kocasının soyadını alır; ancak evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuruyla kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanabilir.") Anayasa'nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı bulunarak oy çokluğuyla iptal edilmiş; ikinci cümlesi de uygulanma imkânı kalmadığından 6216 sayılı Kanunun 43. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca oy birliğiyle iptal edilmiştir. İptal hükümlerinin kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine de oy birliğiyle karar verilmiştir; buna göre yürürlük tarihi 28.01.2024'tür. Resmî konsolide metinde madde artık yalnızca iptal şerhini taşımakta olup yerine yeni bir hüküm konulmamıştır. |
| 22.11.2001 | 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002) | TMK 185 ve 186, Kanunun ilk metninden bu yana hiç değiştirilmemiştir. Ancak bu maddeler mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'ne göre köklü bir dönüşüm getirmiştir. Eski Kanunun 152. maddesi "Koca birliğin reisidir. Evin intihabı ... ona aittir.", 153. maddesinin ikinci fıkrası "Eve, kadın bakar.", 154. maddesi ise "Birliği koca temsil eder." hükümlerini taşıyordu. TMK 186'nın gerekçesinde konutun seçimini kocaya tanıyan hükmün değiştirildiği, kocanın evlilik birliğinin reisi olduğunu öngören hükmün kaldırıldığı ve birliğin yönetiminde eşlere eşit söz hakkı tanındığı açıkça belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi de 2023 tarihli kararında bu gerekçeye dayanarak, evlilik hukukunun eşitlik ilkesi bağlamında büyük ölçüde yeniden düzenlendiğini; buna karşılık kadının soyadı konusunun yeniden düzenlenmediğini ve eski hükmün TMK 187'de aynen korunduğunu saptamıştır. |
TMK 185: Evliliğin Temel Normu ve Üç Emredici Yükümlülük
Yargıtay kararlarında TMK 185 için kullanılan ifade nettir: bu madde evliliğin temel normudur.
Eşler, bu birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak ve çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler.
Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar.
Hukuk Genel Kurulu, evlilik birliğini hak ve yükümlülükler temeline dayalı bir hayat ortaklığı olarak tanımlar ve eşlerin birlik süresince eşit haklara sahip olduğunu vurgular. Bunun doğal sonucu şudur: eşlerden biri için hak olan, diğer eş için yükümlülük oluşturur.
| Yükümlülük | İçeriği | İhlalinin sonucu |
|---|---|---|
| Birlikte yaşama | Ortak konutta fiilen birlikte yaşamak | Kusurlu davranış; TMK 166/1 |
| Sadakat | Eşe sadık kalmak | Kusurlu davranış; TMK 166/1 |
| Yardım | Maddî ve manevî destek sağlamak | Kusurlu davranış; TMK 166/1 |
| Ortak özen | Birliğin mutluluğu ve çocuklara özen | Kusurlu davranış; TMK 166/1 |
İşte, eşlerin bu maddelerde düzenlenen görevlerini ihlal eden davranışları, evlilik birliğini sarsan kusurlu davranışlardan sayılmaktadır.
Yukarıdaki saptama Hukuk Genel Kurulunun 2024 tarihli kararına aittir (Yargıtay HGK, 06.03.2024, E. 2023/469, K. 2024/151, oy çokluğuyla ve kesin olarak). Aynı kararda evlilik birliğinin, birlik devam ettiği sürece eşlerin hem birliğin hem kendi kişisel ihtiyaçlarını karşılamak zorunda olduğu bir ekonomik birliktelik de doğurduğu belirtilmiştir.
TMK 186: Konut, Yönetim, Giderler ve Ekonomik Şiddet
TMK 186, 1926 Kanunundan devralınan hiyerarşiyi tasfiye eden hükümdür.
Birliği eşler beraberce yönetirler.
Eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılırlar.
Üç fıkranın her biri eski bir kuralın yerini almıştır.
| Konu | 743 sayılı Kanun | TMK 186 |
|---|---|---|
| Konutun seçimi | Kocaya aitti | Eşler birlikte seçer |
| Birliğin yönetimi | Koca birliğin reisiydi | Eşler beraberce yönetir |
| Giderler ve ev işi | İaşe kocaya, eve kadın bakardı | Güçleri oranında emek ve malvarlığı |
Katılmama, adı konulmuş bir kusur türüdür. Hukuk Genel Kurulu, TMK 185 ve 186 ile eşler arasında bakım, barınma ve geçinme gibi ihtiyaçların karşılanmasına yönelik malî görevlerin eşitlik ilkesi gözetilerek yüklendiğini belirtmiş; ardından şu tespiti yapmıştır: eşlerin birlik görevine aykırı hareketleri ve güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile birliğin giderlerine katılmamaları "ekonomik şiddet" olarak adlandırılmaktadır. Kurul, Yargıtayın ekonomik şiddeti "zorunlu ihtiyaçların, koşullar el verdiği halde karşılanmaması" olarak ifade ettiğini de aktarmıştır.
Bu yükümlülük dava açılınca bitmez. Aynı kararın en pratik sonucu budur: eşlerin birbirlerine karşı tüm hak ve yükümlülükleri boşanma davası açılması ile değil, birliğin sona erme anına kadar devam eder. Kurul bu nedenle, uzaklaştırma kararı yüzünden tarafların bir araya gelmediği gerekçesiyle davalıya kusur yüklenemeyeceği sonucuna varılmasını hukuken mümkün görmemiştir.
Boşanma davası açıldıktan sonra da, hakkında uzaklaştırma kararı bulunsa da, eşin giderlere güçleri oranında katılma zorunluluğu sürer. Bu dönemde ödeme yapmamak kusur değerlendirmesinde aleyhe sonuç doğurabilir.
Ekonomik şiddetin boşanma davasındaki ispatı ve Yargıtay uygulaması için ekonomik şiddet nedeniyle boşanma yazımıza bakabilirsiniz.
Fiilî Ayrılık: Yükümlülükler Devam Eder, İçtihat Bölünmüştür
Eşlerden biri evden ayrıldığında yükümlülükler askıya alınmaz.
Hukuk Genel Kurulu bunu açık biçimde kurmuştur: eşler, varsa çocukları ile birlikte, barınma amacıyla kullandıkları konutta birlikte yaşamak, birbirlerine sadık kalmak, yardımcı olmak ve birliğin giderlerine güçleri oranında katılmak zorundadır. Bu yükümlülüklerini haklı bir sebep olmaksızın yerine getirmekten kaçınan eşin hâkim müdahalesiyle yasal yaptırıma maruz kalacağı tartışmasızdır (Yargıtay HGK, 25.03.2021, E. 2017/2415, K. 2021/347, oy çokluğuyla bozma).
Haklı bir sebep olmaksızın eşlerden birinin tek taraflı iradesi ile birlikte yaşamaya ara vermesi evliliğin genel hükümleri ile düzenleme altına alınan ve eşlerin birbirlerine karşı evlilik birliğinin kurulması ile üstlendikleri hak ve yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.
O dosyada erkek eş haklı bir sebebi olmaksızın ortak konuttan ayrılmış, kadın bağımsız tedbir nafakası davası açmıştı. Kurul, birlikte yaşamaktan kaçınan eş karşısında ayrı yaşamak zorunda kalan kadının TMK 197 uyarınca birliğe parasal katkı isteme hakkı bulunduğunu belirtmiştir. Bu konunun ayrıntısı için bağımsız tedbir nafakası yazımıza bakabilirsiniz.
Uzun süreli fiilî ayrılığın tek başına boşanma sebebi olup olmadığı ise tartışmalıdır. Aynı Dairenin iki kararı bunu göstermektedir; ikisini sonuçlarıyla birlikte okumak gerekir.
| Karar | Sonuç | Ne diyor? |
|---|---|---|
| 2. HD 24.03.2025 | ONAMA (oy çokluğu) | Çoğunluk, uzun fiilî ayrılığa dayanan davanın reddini onadı. Üç yıllık ölçüt ve eşit kusur görüşü karşı oydadır. |
| 2. HD 30.03.2026 | BOZMA (oy birliği) | Yaklaşık dokuz yıl ayrı yaşayan ve hâkimin müdahalesine dahi başvurmayan eşlerin karşılıklı ihlali sebebiyle reddi bozdu. |
2026 tarihli kararda ise Daire, TMK 185/3, 186 ve 195'i birlikte uygulamıştır. Dava tarihi itibarıyla yaklaşık dokuz yıldır ayrı yaşayan eşlerin, yaşayacakları yer ve aile konutunun seçimi konusundaki uyuşmazlığın giderilmesi için gerektiğinde hâkimin müdahalesini istemek dahil yeterince çaba sarf etmedikleri; böylece birlikte yaşama ve ortak yaşamı sürdürme yükümlülüklerini yıllardır ihlal eden eşlerin karşılıklı olarak birlik görevlerini yerine getirmedikleri saptanmıştır. Bu koşullarda eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın kanunen mümkün olmadığı belirtilerek ret kararı bozulmuştur (Yargıtay 2. HD, 30.03.2026, E. 2025/8488, K. 2026/3307, oy birliğiyle).
Terk sebebine dayanmak isteyenler için terk nedeniyle boşanma ve eve dön ihtarı şartları yazımız yol gösterir.
TMK 187 İptal Edildi: Madde Artık Boş
Bu bölümün en büyük değişikliği TMK 187'de yaşanmıştır.
Resmî konsolide metinde madde artık yalnızca bu iptal şerhini taşımaktadır. İptalden önceki hâli şöyleydi: kadın evlenmekle kocasının soyadını alır; ancak evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuruyla kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanabilirdi. Yani kadının evlenmeden önceki soyadını tek başına kullanması mümkün değildi.
Anayasa Mahkemesi, eşitlik denetiminde önce benzer durumun, sonra farklı muamelenin ve nihayet bunun nesnel ve makul bir temele dayanıp dayanmadığının incelenmesi gerektiğini belirtmiş; evlenmeden önceki soyadını evlendikten sonra da kullanma yönünden kadın ile erkeğin karşılaştırmaya müsait şekilde benzer durumda bulunduğu sonucuna varmıştır.
Erkek evlenmeden önceki soyadını evlendikten sonra da tek başına kullanabildiği hâlde kuralla kadının evlenmeden önceki soyadını evlendikten sonra ancak kocasının soyadının önünde kullanabileceği öngörüldüğünden karşılaştırmaya müsait şekilde benzer durumda olan eşler arasında cinsiyet temelinde farklı muamelenin yapıldığı açıktır.
Gerekçenin dayanağı bu sayfanın diğer maddesidir. Mahkeme, TMK 186'da eşlerin konutu birlikte seçmesinin, birliği beraberce yönetmesinin ve giderlere güçleri oranında katılmasının öngörüldüğünü; maddenin gerekçesinde kocanın evlilik birliğinin reisi olduğunu öngören hükmün kaldırıldığının ve yönetimde eşlere eşit söz hakkı tanındığının belirtildiğini vurgulamıştır. TMK 192'de meslek seçiminde eşin izni şartının kaldırıldığını, TMK 134'te evlenme başvurusunda erkeğin adresine üstünlük tanınmasından vazgeçildiğini ve TMK 336'da velayetin birlikte kullanıldığını da sayarak şu sonuca varmıştır: evlilik hukuku eşitlik ilkesi bağlamında büyük ölçüde yeniden düzenlenmiş, buna karşılık kadının soyadı konusu yeniden düzenlenmemiş ve eski hüküm TMK 187'de aynen korunmuştur.
Mahkeme ayrıca soyadı taşımanın yalnız bir yükümlülük değil, Anayasa'nın 20. maddesi kapsamında bir hak olduğunu; Anayasa'nın 41. maddesine 2001 yılında "ve eşler arasında eşitliğe dayanır" ibaresinin, 10. maddesine 2004 yılında kadın-erkek eşitliğine ilişkin fıkranın eklendiğini belirtmiştir.
Boşanmadan sonraki soyadı rejimi için TMK 173 şerhi sayfasına, uygulamadaki nüfus işlemleri için kadının soyadı kullanım hakkı rehberimize bakabilirsiniz.
TMK 185 Yargıtay kararları
Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 4 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve ilgili oldukları fıkraya göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları bulundukları grubun başında yer alır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.
Karar seçimi hakkında
TMK 185, 186 ve 187'yi doğrudan yorumlayan bir içtihadı birleştirme kararına rastlanmamıştır. Kartlar dört eksende seçilmiştir: birlik görevlerinin ihlalinin kusur ve ekonomik şiddet boyutu (Hukuk Genel Kurulunun 06.03.2024 tarihli kararı), tek taraflı ayrılmanın yükümlülükleri ortadan kaldırmaması (Hukuk Genel Kurulunun 25.03.2021 tarihli kararı), uzun süreli fiilî ayrılığın boşanma sebebi olup olmadığı (Dairenin 30.03.2026 ve 24.03.2025 tarihli kararları) ve TMK 187'nin iptali (Anayasa Mahkemesinin 22.02.2023 tarihli kararı). Kararların tamamı tam metinden okunmuştur. OY DURUMU ÖNEMLİDİR: yalnız Dairenin 30.03.2026 tarihli kararı oy birliğiyledir; Hukuk Genel Kurulunun her iki kararı ile Dairenin 24.03.2025 tarihli kararı OY ÇOKLUĞUYLA, Anayasa Mahkemesi kararı ise kısmen oy çokluğuyla kısmen oy birliğiyle verilmiştir. EN KRİTİK UYARI 24.03.2025 tarihli karta ilişkindir: o kararda çoğunluk davanın REDDİNİ ONAMIŞTIR ve internette sık paylaşılan üç yıllık ayrılık ölçütü KARŞI OYA aittir. Sayfada bu iki karar sonuçlarıyla birlikte, karşılaştırma tablosu içinde verilmiştir.
TMK 185/3 ile ilgili Yargıtay kararları
TMK 185/3 · Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
TMK 185 ve 186'da düzenlenen görevleri ihlal eden davranışlar evlilik birliğini sarsan kusurlu davranışlardandır; giderlere güçleri oranında katılmama ekonomik şiddettir ve bu yükümlülükler boşanma davası açılmasıyla değil birliğin sona ermesiyle biter
Olay: Kadının açtığı ikinci boşanma davasında ilk derece mahkemesi, erkeğin ağır kusurlu olduğunu kabul ederek davayı kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi ise ilk boşanma davasının reddiyle kesinleşen kararın "o dava tarihine kadar davalıdan kaynaklanan kusurlu bir davranış bulunmadığına" dair kesin delil teşkil edeceği ve iki dava arasında yeni bir vakıa ileri sürülmediği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Özel Daire, iki davanın dönem ve tarihlerinin farklı olduğunu, ilk davanın kesin delil teşkil etmeyeceğini belirterek bozmuş; bölge adliye mahkemesi gerekçesini genişleterek direnmiştir.
Karar: Hukuk Genel Kurulu, evlilik birliğinin hak ve yükümlülükler temeline dayalı bir hayat ortaklığı olduğunu, eşlerin birlik süresince eşit haklara sahip bulunduğunu ve eşlerden biri için hak olanın diğeri için yükümlülük oluşturduğunu belirtmiştir. TMK 185 ile 186/3'ü birlikte değerlendirerek, bu maddelerle eşler arasında bakım, barınma ve geçinme gibi ihtiyaçların karşılanmasına yönelik malî görevlerin eşitlik ilkesi gözetilerek yüklendiğini saptamıştır. Ardından bu görevleri ihlal eden davranışların evlilik birliğini sarsan kusurlu davranışlardan sayıldığını; birlik görevine aykırı hareketlerin ve giderlere güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılmamanın ekonomik şiddet olarak adlandırıldığını, Yargıtayın ekonomik şiddeti zorunlu ihtiyaçların koşullar el verdiği hâlde karşılanmaması olarak ifade ettiğini belirtmiştir. Kurul, eşlerin tüm hak ve yükümlülüklerinin boşanma davası açılmasıyla değil birliğin sona erme anına kadar devam ettiğini vurgulayarak, uzaklaştırma kararı nedeniyle tarafların bir araya gelmediği gerekçesiyle davalıya kusur yüklenemeyeceği sonucuna varılmasının hukuken mümkün olmadığını belirtmiş ve direnme kararını Özel Daire bozma kararındaki gerekçelerle, oy çokluğuyla ve kesin olarak bozmuştur.
“eşlerin birlik görevine aykırı hareketleri, güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile birliğin giderlerine katılmamaları "ekonomik şiddet" olarak adlandırılmaktadır. Nitekim Yargıtay, kararlarında ekonomik şiddeti "zorunlu ihtiyaçların, koşullar el verdiği halde karşılanmaması" olarak ifade etmektedir.”
Ne anlama geliyor?
Dava açmak, eve para getirme yükümlülüğünü askıya almaz.
Not: Karar OY ÇOKLUĞUYLA ve KESİN olarak verilmiştir. Görüşmelerde, olayda kesin hüküm değil DERDESTLİK koşullarının bulunduğu ve davanın usulden reddi gerektiği yönündeki görüş ile direnmenin yerinde olduğu yönündeki görüş ileri sürülmüş, ancak bu görüşler KURUL ÇOĞUNLUĞUNCA BENİMSENMEMİŞTİR. Kararın asıl bozma sebebi, reddedilen ilk boşanma davasının sonraki dava bakımından kesin delil teşkil etmeyeceğine ilişkindir; ekonomik şiddet ve yükümlülüğün süresine dair saptamalar bu gerekçenin bir parçasıdır. Kişi, yer ve mahkeme dosya bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 185/3 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Yıllardır ayrı yaşayan ve konut seçimindeki uyuşmazlığın giderilmesi için hâkimin müdahalesini istemek dahil yeterince çaba sarf etmeyen eşlerin karşılıklı olarak birlik görevlerini yerine getirmedikleri kabul edilerek boşanmaya karar verilmelidir
Olay: Erkek, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma davası açmıştır. İlk derece mahkemesi davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Dosyadan, kadın tarafından daha önce açılan boşanma davasının reddedildiği, erkek tarafından açılan önceki davanın ise takip edilmemesi nedeniyle açılmamış sayıldığı ve tarafların dava tarihi itibarıyla yaklaşık dokuz yıldır ayrı yaşadıkları anlaşılmıştır.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, TMK 166/1-2, 185/3, 186 ve 195'i birlikte değerlendirmiştir. TMK 195 uyarınca evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya birliğe ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi hâlinde eşlerin hâkimin müdahalesini isteyebileceğini hatırlatmıştır. Somut olayda tarafların yaklaşık dokuz yıllık ayrılık süresi boyunca yaşayacakları yer ve aile konutunun seçimi konusundaki uyuşmazlığın giderilmesi için, gerektiğinde hâkimin müdahalesini istemek dahil, yeterince çaba sarf etmediklerini saptamıştır. Buna göre birlikte yaşama ve ortak yaşamı sürdürme yükümlülüklerini yıllardır ihlal eden eşlerin karşılıklı olarak birlik görevlerini yerine getirmedikleri, bu sebeplerle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı ve devamında eşler yönünden yarar kalmadığı sonucuna varmıştır. Eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre boşanmaya karar verilmesi gerekirken yetersiz gerekçeyle davanın reddini doğru bulmamış; bölge adliye mahkemesi kararını ortadan kaldırıp ilk derece mahkemesi kararını oy birliğiyle bozmuştur.
“birlikte yaşama ve ortak yaşamı sürdürme yükümlülüklerini (4721 sayılı Kanun m. 185/3) yıllardır ihlal eden eşlerin, karşılıklı olarak ... görevlerini yerine getirmedikleri (4721 sayılı Kanun m. 186), bu sebeplerle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı”
Ne anlama geliyor?
Süre tek başına değil; ortak yaşam için hiçbir şey yapmamak belirleyici.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve BOZMA biçiminde verilmiştir. Kararın vurgusu yalnız ayrılık SÜRESİ değil, eşlerin uyuşmazlığı gidermek için TMK 186/1 ve 195 yoluna BAŞVURMAMIŞ olmasıdır. Bu karar, aynı Dairenin 24.03.2025 tarihli ONAMA kararıyla birlikte okunmalıdır; iki dosyanın sonuçları farklıdır. Kişi, yer ve mahkeme dosya bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 185/3 · Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Haklı bir sebep olmaksızın eşlerden birinin tek taraflı iradesiyle birlikte yaşamaya ara vermesi, evliliğin genel hükümlerinde düzenlenen hak ve yükümlülükleri ortadan kaldırmaz; ayrı yaşamak zorunda kalan eşin TMK 197 uyarınca parasal katkı isteme hakkı vardır
Olay: Fiilî ayrılık, erkek eşin ortak konutu terk etmesiyle başlamıştır. Kadın bağımsız tedbir nafakası davası açmış, erkek buna karşı boşanma davası açmıştır. İlk derece mahkemesi tedbir nafakasını yalnız ortak çocuk yararına kabul etmiş, kadının kendi nafaka talebini geliri bulunduğu gerekçesiyle reddetmiş ve boşanma davasını da reddetmiştir. Özel Daire kadının nafaka talebi yönünden bozmuş, mahkeme direnmiştir. Erkeğin eşi ve çocuklarıyla ilgilenmediği ve güven sarsıcı davranışları nedeniyle tam kusurlu olduğu, Özel Dairenin onamasıyla kesinleşmiştir.
Karar: Hukuk Genel Kurulu, evliliğin temel normunun TMK 185 ile düzenlendiğini ve evliliğin genel hükümleri kapsamında eşlerin kendi arasındaki ilişkilerden doğan hakların ihlalinin aynı zamanda boşanma davasının konusunu oluşturduğunu belirtmiştir. Eşlerin, varsa çocukları ile birlikte barınma amacıyla kullandıkları konutta birlikte yaşamak, birbirlerine sadık kalmak, yardımcı olmak ve birliğin giderlerine güçleri oranında katılmak zorunda olduklarını; bu yükümlülüklerini haklı bir sebep olmaksızın yerine getirmekten kaçınan eşin hâkim müdahalesiyle yasal yaptırıma maruz kalacağını vurgulamıştır. Kurul, haklı bir sebep olmaksızın tek taraflı iradeyle birlikte yaşamaya ara verilmesinin bu hak ve yükümlülükleri ortadan kaldırmadığını saptamış; erkeğin haklı sebebi olmaksızın ortak konuttan ayrılarak yasal yükümlülüklerine aykırı davrandığını belirlemiştir. Buna göre ayrı yaşamak zorunda kalan kadının TMK 197 uyarınca eşine karşı birliğe parasal katkı isteme hakkı bulunduğu gözetilmeksizin bağımsız tedbir nafakası talebinin reddine karar verilmesini bozma sebebi saymış ve direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur.
“Haklı bir sebep olmaksızın eşlerden birinin tek taraflı iradesi ile birlikte yaşamaya ara vermesi evliliğin genel hükümleri ile düzenleme altına alınan ve eşlerin birbirlerine karşı evlilik birliğinin kurulması ile üstlendikleri hak ve yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.”
Ne anlama geliyor?
Evden çıkan eş, yükümlülüklerini kapıda bırakmış olmuyor.
Not: Karar OY ÇOKLUĞUYLA ve BOZMA biçiminde verilmiştir. Kararda eşlerin hakları sayılırken geçen "kadının önceki soyadını kullanma" ibaresi, o tarihte yürürlükte olan TMK 187'ye dayanır; TMK 187 22.02.2023 tarihli Anayasa Mahkemesi kararıyla İPTAL EDİLMİŞTİR. Ayrı yaşamakta haklı eşin gelirinin bulunmasının TMK 197'ye göre nafakaya engel olmadığı yönündeki değerlendirme ÖZEL DAİRENİN bozma gerekçesinde yer almakta olup Kurul aynı sonuca ulaşmıştır. Kişi, yer ve mahkeme dosya bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 185/3 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Daire çoğunluğu, on beş yıla yakın fiilî ayrılığa dayanan boşanma davasının reddine ilişkin kararı oy çokluğuyla onamıştır; çok uzun süreli eylemli ayrılığın TMK 166/1 sebebi sayılması ve üç yıllık ölçüt görüşü karşı oyda savunulmuştur
Olay: Erkek, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma davası açmıştır. İlk derece mahkemesi, davacının dava dilekçesindeki iddiaları kanıtlayamadığı ve terke dayalı bir dava olmadıkça fiilî ayrılığın boşanma sebebi olamayacağı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi istinaf istemini esastan reddetmiştir. Dosyadan tarafların en az on beş yıldır eylemli olarak ayrı yaşadıkları belirlenmiştir.
Karar: Daire çoğunluğu, temyizen incelenen kararı tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun bulmuş; temyiz dilekçesindeki nedenleri bozmayı gerektirecek nitelikte görmeyerek bölge adliye mahkemesi kararını HMK 370/1 uyarınca oy çokluğuyla ONAMIŞTIR. Böylece uzun süreli fiilî ayrılığa dayanan boşanma davasının reddi kesinleşmiştir. Karara yazılan karşı oyda ise çok uzun süreli eylemli ayrılıkların TMK 166/1 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, eylemli ayrılık sırasında da TMK 185, 186, 322 ve 327'deki yükümlülüklerin devam ettiği, bu gibi durumlarda eşlerin eşit kusurlu kabul edilmesi gerektiği, çözümün terk sebebine ilişkin TMK 164'ü işlevsiz kılmayacağı ve TMK 171'deki en fazla üç yıllık ayrılık süresinden hareketle üç yıl ve daha uzun süreli ayrılıkların çok uzun süreli eylemli ayrılık sayılması gerektiği savunulmuştur.
Karardan alıntı (aç)(kapat)
“Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor?
Süreye dayanan iddialar hâlâ tartışmalı; ölçüt çoğunluk görüşü değil.
Not: ⚠️ ÖNEMLİ: Karar OY ÇOKLUĞUYLA ve ONAMA biçiminde verilmiştir. Kararda yer alan "çok uzun süreli eylemli ayrılık", "üç yıl ve daha uzun süreli ayrılıklar", "eşler eşit kusurludur" ve "TMK 164 işlevsiz kalmaz" değerlendirmelerinin TAMAMI KARŞI OYA AİTTİR; DAİRE ÇOĞUNLUĞUNUN GÖRÜŞÜ DEĞİLDİR. Karşı oyda ayrıca Anayasa Mahkemesinin TMK 166/4'e ilişkin 22.02.2024 tarihli ve E. 2023/116, K. 2024/56 sayılı iptal kararına ve bu fıkradaki sürenin sonradan bir yıla indirilmesine atıf yapılmıştır. Bu kart, aynı Dairenin 30.03.2026 tarihli BOZMA kararıyla birlikte okunmalıdır. Kişi, yer ve mahkeme dosya bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 185 Anayasa Mahkemesi kararları
TMK 185/1 · Anayasa Mahkemesi
Kadının evlenmekle kocasının soyadını almasını öngören TMK 187'nin birinci cümlesi cinsiyet temelinde farklı muamele oluşturduğu için oy çokluğuyla, ikinci cümlesi uygulanma imkânı kalmadığı için oy birliğiyle iptal edilmiş; iptal hükümleri yayımdan dokuz ay sonra yürürlüğe girmiştir
Bir aile mahkemesinin itirazı üzerine yapılan incelemede Anayasa Mahkemesi, eşitlik denetiminde önce benzer durumun ve farklı muamelenin varlığının, sonra bunun nesnel ve makul bir temele dayanıp dayanmadığının incelenmesi gerektiğini belirtmiştir. Mülga 743 sayılı Kanunun kocayı birliğin reisi sayan, evin seçimini ve birliğin temsilini kocaya bırakan hükümlerini hatırlatmış; 4721 sayılı Kanunla evlilik hukukunun eşitlik ilkesi gözetilerek yeniden düzenlendiğini saptamıştır. Bu kapsamda TMK 186'da eşlerin konutu birlikte seçeceği, birliği beraberce yönetecekleri ve giderlere güçleri oranında katılacaklarının öngörüldüğünü, maddenin gerekçesinde kocanın reisliğine ilişkin hükmün kaldırıldığının ve yönetimde eşlere eşit söz hakkı tanındığının belirtildiğini vurgulamıştır. TMK 192, 134 ve 336'daki eşitlik yönündeki düzenlemeleri de sayarak, buna karşılık kadının soyadı konusunun yeniden düzenlenmediğini ve eski hükmün TMK 187'de aynen korunduğunu belirlemiştir. Soyadı taşımanın yalnız bir yükümlülük değil Anayasa'nın 20. maddesi kapsamında bir hak olduğunu; evlenmeden önceki soyadını evlendikten sonra da kullanma yönünden kadın ile erkeğin karşılaştırmaya müsait şekilde benzer durumda bulunduğunu saptamıştır. Kuralın erkek bakımından tanıdığı imkânı kadına tanımamasını cinsiyet temelinde farklı muamele sayarak birinci cümleyi Anayasa'nın 10. maddesine aykırı bulup iptal etmiş; ikinci cümleyi de uygulanma imkânı kalmadığından 6216 sayılı Kanunun 43. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca iptal etmiştir. Doğacak hukuksal boşluk gözetilerek iptal hükümlerinin yayımdan dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
Karardan alıntı (aç)(kapat)
“Erkek evlenmeden önceki soyadını evlendikten sonra da tek başına kullanabildiği hâlde kuralla kadının evlenmeden önceki soyadını evlendikten sonra ancak kocasının soyadının önünde kullanabileceği öngörüldüğünden karşılaştırmaya müsait şekilde benzer durumda olan eşler arasında cinsiyet temelinde farklı muamelenin yapıldığı açıktır.”
Not: OY DURUMU BÖLÜNMÜŞTÜR: birinci cümlenin iptali OY ÇOKLUĞUYLA (altı üye karşı oy), ikinci cümlenin iptali ve dokuz aylık erteleme OY BİRLİĞİYLE karara bağlanmıştır. Karşı oyda kocanın soyadına öncelik tanınmasının eşitsizlik oluşturmadığı savunulmuştur; bu görüş ÇOĞUNLUK GÖRÜŞÜ DEĞİLDİR. İptal hükümleri 28.01.2024 tarihinde yürürlüğe girmiş olup maddenin yerine yeni bir hüküm konulmamıştır. Karar TMK 173'ü ETKİLEMEZ; o madde yürürlüktedir. Kararda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Ünal Tekeli/Türkiye kararına ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.09.2015 tarihli ve E. 2014/889, K. 2015/2011 sayılı kararına da atıf yapılmıştır.
TMK 185 ile ilgili maddeler
- TMK m. 182 — Çocuklar bakımından ana ve babanın hakları
- TMK m. 177 — Nafaka davalarında yetki
- TMK m. 174 — Tazminat ve yoksulluk nafakası
- TMK m. 173 — Boşanan kadının kişisel durumu
- TMK m. 166 — Evlilik birliğinin sarsılması
- TMK m. 164 — Terk
Uygulamada dikkat edilecekler
Pratik notlar
- 1.Kusur iddialarınızı TMK 185/3'teki üç yükümlülükten hangisine aykırılık olduğunu belirterek kurun.
- 2.Birlikte yaşama yükümlülüğünün sadakat ve yardım kadar emredici olduğunu gözetin.
- 3.Giderlere katılmama iddiasını ekonomik şiddet başlığı altında ve Hukuk Genel Kurulu tanımıyla sunun.
- 4.Ekonomik şiddeti zorunlu ihtiyaçların koşullar el verdiği hâlde karşılanmaması ölçütüyle ispatlayın.
- 5.Gelir getirmeyen eşin ev içi emeğinin de TMK 186/3 kapsamında katkı olduğunu vurgulayın.
- 6.Konut seçiminde anlaşamayan müvekkile TMK 186/1 ile 195'i birlikte hatırlatın.
- 7.Boşanma davası açıldıktan sonra da giderlere katılma yükümlülüğünün sürdüğünü müvekkile anlatın.
- 8.Uzaklaştırma kararı bulunsa da nafaka ve katkı ödemelerini kesmemesini müvekkile söyleyin.
- 9.Karşı tarafın uzaklaştırma kararını kusursuzluk savunması olarak kullanmasına bu kararla itiraz edin.
- 10.Haklı sebep olmaksızın evden ayrılan eşin yükümlülüklerinin devam ettiğini ileri sürün.
- 11.Ayrı yaşamakta haklı eşin geliri varsa bunun TMK 197 nafakasına engel olmadığını belirtin.
- 12.Uzun süreli ayrılığa dayanacaksanız yalnız süreyi değil ortak yaşam için yapılanları da ortaya koyun.
- 13.TMK 195 yoluna hiç başvurulmamış olmasını karşılıklı ihlalin göstergesi olarak kullanın.
- 14.İnternette dolaşan üç yıllık ayrılık ölçütünün karşı oya ait olduğunu bilin ve dilekçede çoğunluk görüşü gibi sunmayın.
- 15.Süreye dayanan boşanma davalarında alternatif olarak TMK 164 terk sebebini de değerlendirin.
- 16.TMK 187'nin iptal edildiğini ve maddenin boş olduğunu müvekkile açıkça söyleyin.
- 17.İptalin yürürlük tarihinin 28.01.2024 olduğunu ve öncesine ait kaynakların güncel olmadığını gözetin.
- 18.İptalin TMK 173'ü etkilemediğini, boşanan kadının soyadı rejiminin değişmediğini belirtin.
- 19.Nüfus işlemlerinde idarenin güncel uygulamasını somut işlemden önce teyit ettirin.
Konuyla ilgili yazılar
Sıkça Sorulan Sorular
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.