Kısa cevap · TMK 188
TMK 188, eşlerden birinin yaptığı işlemin diğer eşi de borç altına sokabildiği istisnai bir yetkiyi düzenler. Birinci fıkra olağan temsili kurar: eşlerden her biri, ortak yaşamın devamı süresince ailenin sürekli ihtiyaçları için birliği tek başına temsil eder. İkinci fıkra ise diğer ihtiyaçlar için kural olarak hiçbir eşe temsil yetkisi tanımaz; yalnız üç hâlde olağanüstü temsil doğar. Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna göre kanundan doğan bu yetkinin kapsamı dar yorumlanmak zorundadır ve bir işlem için eşlerin önceden bir araya gelip görüşmesi gerekiyorsa o işlem olağan temsil dışında kalır. TMK 189 sorumluluğu ayırır: yetki kullanıldığında eşler üçüncü kişilere karşı müteselsilen, yetki olmaksızın yapılan işlemlerde ise ilgili eş kişisel olarak sorumludur. TMK 190 ile hâkim temsil yetkisini kaldırabilir veya sınırlayabilir; bunun iyiniyetli üçüncü kişilere karşı sonuç doğurması ilâna bağlıdır. TMK 191 ise koşullar değiştiğinde yetkinin geri verilmesini düzenler.
Bu sayfada neler var? (11 bölüm)
- TMK 188 madde metni
- Değişiklik geçmişi
- TMK 188/1: Ailenin Sürekli İhtiyacı Nedir?
- TMK 188/2: Diğer İhtiyaçlarda Kural Yetkisizliktir
- TMK 189: Kim Sorumlu? Müteselsil mi, Kişisel mi?
- TMK 190-191: Yetkinin Kaldırılması, İlân ve Doğru Mahkeme
- TMK 188 Yargıtay kararları
- TMK 188 ile ilgili maddeler
- Uygulamada dikkat edilecekler
- Konuyla ilgili yazılar
- Sıkça sorulan sorular
Temel kavramlar
- Evlilik birliğinin temsili
- Eşin tek başına, ailenin ihtiyaçları için birliği temsilen hukuki işlem yapabilmesi ve bu kapsamda diğer eşi de sorumluluk altına sokabilmesi.
- Olağan temsil
- TMK 188/1: ailenin sürekli ihtiyaçları için eşlerden her birinin tek başına birliği temsil etmesi.
- Olağanüstü temsil
- TMK 188/2: sürekli ihtiyaç dışındaki işlemlerde yetkilendirme veya gecikmede sakınca hâllerinde doğan temsil yetkisi.
- Ailenin sürekli ihtiyacı
- Ortak yaşamla maddî bağlantı içinde olan, günlük ve olağan ihtiyaçların giderilmesine ilişkin işlemler; aile bütçesine olağanüstü yük getirmemesi gerekir.
- Görüşme ölçütü
- İşlem yapılmadan önce eşlerin bir araya gelip görüşmesi gerekiyorsa işlem olağan temsil kapsamı dışındadır.
- Dar yorum zorunluluğu
- Kanundan doğan temsil yetkisi diğer eşi rızası olmasa bile bağladığından kapsamının geniş yorumlanamaması.
- Müteselsil sorumluluk
- TMK 189/1: birliği temsil yetkisinin kullanıldığı hâllerde eşlerin üçüncü kişilere karşı birlikte ve tamamından sorumlu olması.
- Kişisel sorumluluk
- TMK 189/2: temsil yetkisi bulunmaksızın yapılan işlemlerden yalnız işlemi yapan eşin sorumlu olması.
- Anlaşılamayacak şekilde aşma
- TMK 189/2: temsil yetkisinin aşıldığının üçüncü kişilerce anlaşılamaması hâlinde müteselsil sorumluluğun sürmesi.
- Borç ilişkisinin nispiliği
- Sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerin kural olarak yalnız tarafları bağlaması; aile hukuku kuralları bu ilkeyi geçersiz kılacak şekilde yorumlanamaz.
- Temsil yetkisinin kaldırılması
- TMK 190: eşin yetkiyi aşması veya kullanmada yetersiz kalması hâlinde hâkimin diğer eşin istemi üzerine yetkiyi kaldırması veya sınırlaması.
- Kişisel duyuru
- TMK 190/1: kaldırma veya sınırlamanın üçüncü kişilere doğrudan bildirilmesi yolu.
- İlân koşulu
- TMK 190/2: kaldırma veya sınırlamanın iyiniyetli üçüncü kişilere karşı sonuç doğurmasının hâkimin kararıyla ilâna bağlı olması.
- Temsil yetkisinin geri verilmesi
- TMK 191: koşullar değiştiğinde kararın eşlerden birinin istemi üzerine hâkim tarafından değiştirilebilmesi.
Bir bakışta TMK 188
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Olağan temsil | Eşlerden her biri, ortak yaşamın devamı süresince ailenin sürekli ihtiyaçları için evlilik birliğini temsil eder. | TMK m. 188/1 |
| Olağanüstü temsil | Diğer ihtiyaçlar için temsil ancak diğer eş veya haklı sebeplerle hâkim yetkili kılmışsa ya da gecikmede sakınca bulunup rıza alınamıyorsa mümkündür. | TMK m. 188/2 |
| Kural: yetki yok | Ailenin sürekli ihtiyacı dışındaki işlemlerde kural olarak eşlerden hiçbirinin temsil yetkisi bulunmaz. | HGK 22.02.2023 |
| Sonradan onay | Üç hâlden biri yoksa yapılan işlem, diğer eş tarafından sonradan örtülü olarak onaylansa bile birliği temsilen yapılmış sayılmaz. | HGK 22.02.2023 |
| Sürekli ihtiyaç ölçütü | Ortak yaşamla maddî bağlantı içinde olan, günlük ve olağan ihtiyaçların giderilmesine ilişkin işlemlerdir; aile bütçesine olağanüstü yük getirmemesi gerekir. | HGK 22.02.2023 |
| Görüşme ölçütü | İşlem yapılmadan önce eşlerin bir araya gelerek görüşmesi gerektiği sonucuna ulaşılırsa işlem olağan temsil kapsamı dışındadır. | HGK 22.02.2023 |
| Dar yorum | Temsil yetkisi diğer eşi rızası olmasa bile bağladığından kanundan doğan bu yetkinin kapsamı dar yorumlanmak zorundadır. | HGK 22.02.2023 |
| İki aşamalı test | Önce ailenin sürekli ihtiyaçları kapsamı saptanıp her eşin parasal katkısı somutlaştırılır, sonra giderin günlük ihtiyaçların ekonomik sınırını açıkça geçip geçmediği belirlenir. | HGK 22.02.2023 |
| Özel okul | Müşterek çocuğun özel öğretim kurumundan eğitim hizmeti alması ailenin sürekli ihtiyaçlarından değildir; sözleşmede imzası bulunmayan eş sorumlu tutulamaz. | 13. HD 06.02.2020; HGK 22.02.2023 |
| Müteselsil sorumluluk | Birliği temsil yetkisinin kullanıldığı hâllerde eşler üçüncü kişilere karşı müteselsilen sorumlu olurlar. | TMK m. 189/1 |
| Kişisel sorumluluk | Eşlerden her biri, birliği temsil yetkisi bulunmaksızın yaptığı işlemlerden kişisel olarak sorumludur. | TMK m. 189/2 |
| İyiniyet koruması | Temsil yetkisinin üçüncü kişilerce anlaşılamayacak şekilde aşılması hâlinde eşler yine müteselsilen sorumludur. | TMK m. 189/2 |
| TMK 327'nin sınırı | Çocuğun eğitim giderinin ana ve baba tarafından karşılanacağına ilişkin hüküm iç ilişkiye dairdir; üçüncü kişilere, işleme taraf olmayan eşe karşı talep hakkı vermez. | HGK 22.02.2023; 3. HD 22.02.2021 |
| Farklı amaçlar | Çocuğun eğitim giderinden birlikte sorumluluk, çocuğun yasal temsilcisi olarak işlem yapabilme ve birliği temsil yetkisi birbirinden farklı amaçlara hizmet eden düzenlemelerdir. | HGK 22.02.2023 |
| Çocuğun haksız fiili | Gözetime muhtaç çocuğun üçüncü kişiye verdiği zararda dayanak TMK 188-189 değil, ev başkanının sorumluluğuna ilişkin TMK 369'dur. | HGK 17.06.2021 |
| Kaldırma ve sınırlama | Eşlerden biri yetkiyi aşar veya kullanmada yetersiz kalırsa hâkim, diğer eşin istemi üzerine temsil yetkisini kaldırabilir veya sınırlayabilir. | TMK m. 190/1 |
| Üçüncü kişilere etki | Kaldırma veya sınırlamanın iyiniyetli üçüncü kişilere karşı sonuç doğurması, durumun hâkimin kararıyla ilân edilmesine bağlıdır. | TMK m. 190/2 |
| Geri verme | Kaldırma veya sınırlama kararı, koşullar değiştiğinde eşlerden birinin istemi üzerine hâkim tarafından değiştirilebilir; ilk karar ilân edilmişse değişiklik de ilân olunur. | TMK m. 191 |
| Görevli mahkeme | Eşin savurgan harcamalarına karşı birliğin korunması istemi kısıtlama davası değildir; TMK 188, 190, 196, 198 ve 199'un tartışılması gereken dava aile mahkemesinde görülür. | 8. HD 31.10.2017 |
TMK 188 madde metni
İkinci Kitap: Aile Hukuku › Birinci Kısım: Evlilik Hukuku · Üçüncü Bölüm: Evliliğin Genel Hükümleri — B. Birliğin temsili
Eşlerin temsil yetkisi — Madde 188
- (1)Olağan temsil budur. Başka hiçbir koşul aranmaz; bu nedenle üzerinde durulması gereken tek nokta işlemin gerçekten "ailenin sürekli ihtiyacı" için olup olmadığıdır.Eşlerden her biri, ortak yaşamın devamı süresince ailenin sürekli ihtiyaçları için evlilik birliğini temsil eder.
- (2)Olağanüstü temsil. Bu üç hâlden biri yoksa yapılan işlem, diğer eş tarafından sonradan örtülü olarak onaylansa bile birliği temsilen yapılmış sayılmaz.Ailenin diğer ihtiyaçları için eşlerden biri, birliği ancak aşağıdaki hâllerde temsil edebilir: 1. Diğer eş veya haklı sebeplerle hâkim tarafından yetkili kılınmışsa, 2. Birliğin yararı bakımından gecikmede sakınca bulunur ve diğer eşin hastalığı, başka bir yerde olması veya benzeri sebeplerle rızası alınamazsa.
Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr. Fıkra numaraları okumayı kolaylaştırmak için eklenmiştir.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Kaynak | Değişiklik |
|---|---|---|
| 22.11.2001 | 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002) | TMK 188, 189, 190 ve 191, Kanunun ilk metninden bu yana hiç değiştirilmemiştir. Bu maddeler mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin "Birliği koca temsil eder" hükmünü taşıyan 154. maddesinin yerini almıştır. Anayasa Mahkemesi de 2023 tarihli kararında, 4721 sayılı Kanunla evlilik hukukunun eşitlik ilkesi gözetilerek yeniden düzenlendiğini saptarken eski Kanunun temsili kocaya bırakan bu hükmüne açıkça işaret etmiştir. Bugün eşlerden her biri aynı koşullarla birliği temsil eder. |
TMK 188/1: Ailenin Sürekli İhtiyacı Nedir?
Bu madde borçlar hukukunun temel kuralına bir istisna getirir: kural olarak kimse kendi iradesi olmadan borçlanmaz, ama burada bir eşin işlemi diğerini de borç altına sokar.
Hukuk Genel Kurulu, birinci fıkranın başka herhangi bir koşul aramadığını vurgular. Bu nedenle tüm tartışma tek bir noktada toplanır: işlem gerçekten ailenin sürekli ihtiyaçları için mi yapılmıştır?
Kanun bu kavramı tanımlamamış, somutlaştırma görevini uygulayıcıya bırakmıştır. Kurulun ölçütleri şunlardır:
- ortak yaşamla maddî bağlantı içinde olmalı ve birliğin günlük, olağan ihtiyaçlarının giderilmesine ilişkin olmalıdır,
- ihtiyacın ne sıklıkla ortaya çıktığı önemli değildir, ancak aile bütçesine olağanüstü bir yük getirmemesi gerekir,
- işlem yapılmadan önce eşlerin bir araya gelerek görüşmesi gerektiği sonucuna ulaşılırsa işlem olağan temsil kapsamı dışında kalır.
Kurulun saydığı örnekler: çocukların eğitimi için kırtasiye malzemesi alınması, hastalık durumunda ilaç temini, evin zorunlu küçük onarımlarının yaptırılması, ısınma ihtiyacının giderilmesi — yani eşlerden her birinin diğerinin rızasına ihtiyaç duymaksızın tek başına yapabileceği işler.
Zira ailenin sürekli ihtiyacından bahsedilebildiği bir durumda bu ihtiyacın giderilmesi için eş tarafından yapılan işlem, rızası olmasa bile diğer eşi de bağlayacağından, kanundan doğan bu temsil yetkisinin kapsamı dar yorumlanmak zorundadır.
Kurul ayrıca iki aşamalı bir değerlendirme öngörür: önce ailenin sürekli ihtiyaçları kapsamına nelerin girdiği saptanarak her eşin yapması gereken parasal katkı somutlaştırılır; sonra yapılan işlemin sürekli ihtiyaç kapsamı dışına çıkıp çıkmadığı ve doğan giderin ailenin günlük ihtiyaçlarının ekonomik sınırını açıkça geçip geçmediği belirlenir (Yargıtay HGK, 22.02.2023, E. 2022/132, K. 2023/100, oy çokluğuyla ve kesin olarak).
TMK 188/2: Diğer İhtiyaçlarda Kural Yetkisizliktir
İkinci fıkra sık sık tersinden okunur; oysa kural yetkisizliktir.
1. Diğer eş veya haklı sebeplerle hâkim tarafından yetkili kılınmışsa,
2. Birliğin yararı bakımından gecikmede sakınca bulunur ve diğer eşin hastalığı, başka bir yerde olması veya benzeri sebeplerle rızası alınamazsa.
Hukuk Genel Kurulunun ifadesiyle, sürekli ihtiyaç dışında kalan işlemlerde kural olarak eşlerden hiçbirinin birliği temsil yetkisi bulunmamaktadır. Yetki yalnız üç hâlde doğar:
| Hâl | Koşul |
|---|---|
| Eşin yetkilendirmesi | İşlemden önce açık ya da örtülü olarak verilmiş yetki |
| Hâkimin yetkilendirmesi | Haklı sebeplerin varlığı hâlinde mahkeme kararı |
| Aciliyet | Gecikmede sakınca ve diğer eşin rızasının alınamaması |
Aciliyet hâlinde iki koşul birliktedir. Yalnız gecikmede sakınca bulunması yetmez; ayrıca diğer eşin hastalığı, başka bir yerde olması veya benzeri bir sebeple rızasının alınamaması gerekir. Rıza alınabiliyorsa alınmalıdır.
TMK 189: Kim Sorumlu? Müteselsil mi, Kişisel mi?
TMK 189, temsil yetkisinin varlığına göre iki ayrı sorumluluk rejimi kurar.
Eşlerden her biri, birliği temsil yetkisi bulunmaksızın yaptığı işlemlerden kişisel olarak sorumludur. Ancak, temsil yetkisinin üçüncü kişilerce anlaşılamayacak şekilde aşılması hâlinde eşler müteselsilen sorumludurlar.
| Durum | Sorumluluk |
|---|---|
| Temsil yetkisi var, kullanılmış | Müteselsil (her iki eş) |
| Temsil yetkisi yok | Kişisel (yalnız işlemi yapan eş) |
| Yetki aşılmış, üçüncü kişi anlayamıyor | Müteselsil (iyiniyet koruması) |
Bu rejim borçlar hukukundaki iradi temsilden farklıdır. Hukuk Genel Kurulunun saydığı farklar şunlardır: iradi temsil temsil olunanın irade beyanıyla doğarken burada yetki doğrudan kanundan doğar; temsilci başkası adına hareket ettiğini bildirmek zorunda değildir; eş temsil iradesine sahip olmasa dahi sonuçlar kendiliğinden doğar; sonuçlar yalnız temsil olunan için değil işlemi yapan eş yanında diğer eş bakımından da doğar; ve temsil yetkisinin bulunmaması işlemi geçersiz kılmaz — işlemi yapan eşin üçüncü kişilere karşı sorumluluğu devam eder. Borçlar Kanunu'nun iradi temsile ilişkin hükümleri bu nedenle ancak işin özelliğine uygun düştüğü ölçüde uygulanır.
En çok karşılaşılan uyuşmazlık: özel okul ücreti. Üç ayrı daire aynı sonuca varmıştır. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, müşterek çocuğun özel öğretim kurumundan eğitim hizmeti almasının ailenin sürekli ihtiyaçlarından olmadığını ve sözleşmede imzası bulunmayan eşin sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini onamıştır (Yargıtay 13. HD, 06.02.2020, E. 2017/2580, K. 2020/1430, oy birliğiyle).
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ise TMK 327'nin sınırını çizmiştir: bu hüküm ana ve babanın çocuğa karşı yükümlülüğünü düzenler, üçüncü kişilere olan borçlarında müteselsil sorumlu olacakları anlamına gelmez. Sözleşmeden doğan hak ve yükümlülükler ile her türlü talep hakkı sözleşmenin taraflarına aittir (Yargıtay 3. HD, 22.02.2021, E. 2020/7471, K. 2021/1796, oy birliğiyle bozma).
Bu nedenle Aile hukuku kurallarının sözleşmenin nispiliği ilkesini geçersiz kılacak şekilde yorumlanması doğru olmayıp ...
Hukuk Genel Kurulu da aynı çizgiyi benimsemiş ve TMK 327 ile TMK 342 ve TMK 188'in birbirinden farklı amaçlara hizmet ettiğini belirtmiştir. Ana ve babadan her birinin çocuğun yasal temsilcisi olarak okula kayıt işlemini tek başına yapabileceğinde şüphe yoktur; ancak bu, işlemin evlilik birliğini temsilen yapıldığı ve diğer eşi bağladığı anlamına gelmez.
Eşler arasındaki iç ilişkide giderlere güçleri oranında katılma yükümlülüğü ise sürer; bu konuda TMK 185-187 şerhi sayfasına bakabilirsiniz.
Çocuğun haksız fiili bu maddelerin konusu değildir. Bir dosyada yerel mahkeme, çocuğun üçüncü kişiye verdiği zarardan anne ve babanın müteselsil sorumluluğunu TMK 185, 186, 188 ve 189'a dayandırarak direnmişti. Hukuk Genel Kurulu uyuşmazlığı TMK 369'daki ev başkanının sorumluluğu üzerinden çözmüş; bunun kusura dayanmayan bir sebep sorumluluğu olduğunu, ana ve babanın gözetime muhtaç çocuğun verdiği zarardan müteselsilen sorumlu olduğunu, ancak somut olayda genelde tehlike yaratmayan bir oyun sırasındaki beklenmedik bir hareketten doğan zarardan sorumlu tutulamayacaklarını belirterek kararı değişik gerekçeyle bozmuştur (Yargıtay HGK, 17.06.2021, E. 2017/1049, K. 2021/799, oy birliğiyle ve kesin olarak).
TMK 190-191: Yetkinin Kaldırılması, İlân ve Doğru Mahkeme
Kanun, bir eşin diğerini istemediği borçlar altına sokma riskini dengeleyen bir mekanizma kurar.
Temsil yetkisinin kaldırılmasının veya sınırlanmasının iyiniyetli üçüncü kişilere karşı sonuç doğurması, durumun hâkimin kararıyla ilân edilmesine bağlıdır.
İki sebep vardır: yetkiyi aşmak veya yetkiyi kullanmada yetersiz kalmak. Karar hâkim tarafından ve diğer eşin istemi üzerine verilir; re'sen verilmez.
Bildirim ile ilân aynı şey değildir. Bu ayrım uygulamada belirleyicidir.
| Yol | Kimi bağlar? |
|---|---|
| Kişisel duyuru (eşin bildirimi) | Yalnız duyurunun ulaştığı üçüncü kişiler |
| Hâkim kararıyla ilân | İyiniyetli üçüncü kişiler dahil herkes |
İlk karar ilân edilmiş ise, değişikliğe ilişkin karar da ilân olunur.
Bu madde kaldırmayı kalıcı olmaktan çıkarır: koşullar değişirse yetki geri verilebilir veya sınır gevşetilebilir. İlân edilmiş bir karar değiştirilirse değişiklik de ilân olunur; aksi hâlde üçüncü kişiler eski duruma güvenmeye devam eder.
Doğru dava ve doğru mahkeme kritiktir. Bir dosyada eş, diğerinin savurgan harcamaları ve ödenmeyen faturaları nedeniyle kısıtlanmasını (TMK 406) istemiş, sulh hukuk mahkemesi de kısıtlama kararı vermişti. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, HMK 33 uyarınca maddi olayları ileri sürmenin taraflara, hukuki nitelendirme yapmanın ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemenin hâkime ait olduğunu hatırlatmış; dilekçe ve delillerden davanın gerçekte evlilik birliğinin korunması amacıyla harcamalara kısıtlama getirilmesi istemi olduğunu saptamıştır. Buna göre uyuşmazlığın TMK 188, 190, 196, 198 ve 199'un tartışılmasını gerektirdiğini ve 4787 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrası uyarınca aile mahkemesinde görülüp çözümlenmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur (Yargıtay 8. HD, 31.10.2017, E. 2017/6564, K. 2017/14142, oy birliğiyle).
Aile konutu üzerindeki işlemler bakımından ayrıca TMK 194'teki açık rıza koşulu uygulanır; bu konuda aile konutu şerhi nasıl konulur yazımıza bakabilirsiniz.
TMK 188 Yargıtay kararları
Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 5 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve ilgili oldukları fıkraya göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları bulundukları grubun başında yer alır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.
Karar seçimi hakkında
TMK 188-191'i doğrudan yorumlayan bir içtihadı birleştirme kararına rastlanmamıştır. Kartlar dört eksende seçilmiştir: sürekli ihtiyaç ölçütü ve dar yorum zorunluluğu (Hukuk Genel Kurulunun 22.02.2023 tarihli kararı), TMK 327 ile sözleşmenin nispiliği ilişkisi (Dairelerin 22.02.2021 ve 06.02.2020 tarihli kararları), doğru dava ve görevli mahkeme (Dairenin 31.10.2017 tarihli kararı) ve bu maddelerin kapsamı dışında kalan hâller (Hukuk Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli kararı). Kararların tamamı tam metinden okunmuştur. ÜÇ AYRI DAİRE ile HUKUK GENEL KURULU, özel okul ücreti bakımından aynı sonuca varmıştır; bu nedenle çizgi istikrarlı sayılabilir. Ancak Hukuk Genel Kurulunun kararı OY ÇOKLUĞUYLA verilmiş olup görüşmelerde özel okul giderlerinin günümüz koşullarında sürekli ihtiyaç sayılması gerektiği yönündeki görüş ileri sürülmüş, Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir. 17.06.2021 tarihli kararda ise yerel mahkemenin TMK 188-189'a dayanan gerekçesi Kurul tarafından esas alınmamış, uyuşmazlık TMK 369 üzerinden çözülmüştür.
TMK 188/1 ile ilgili Yargıtay kararları
TMK 188/1 · Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Ailenin sürekli ihtiyacı, ortak yaşamla maddî bağlantı içinde olan günlük ve olağan ihtiyaçlara ilişkin işlemlerdir ve aile bütçesine olağanüstü yük getirmemelidir; kanundan doğan temsil yetkisinin kapsamı dar yorumlanmak zorundadır, özel okula kayıt bu kapsamda değildir
Olay: Bir eğitim kurumu, müşterek çocuğun bir öğretim yılına ait eğitim borcunu takip sebebi göstererek anne ve babayı birlikte borçlu kabul edip icra takibi başlatmıştır. Takip kesinleşince anne, eğitim sözleşmelerinin baba ile imzalandığını ve kendisinin sözleşmelere taraf olmadığını ileri sürerek menfi tespit davası açmıştır. Kurum, alacak iddiasının TMK 327'ye dayandığını belirtmiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi TMK 188 ve 327 uyarınca annenin de sorumlu olduğunu kabul ederek davayı reddetmiş, Özel Daire sözleşmenin nispiliği ilkesine işaret ederek bozmuş, bölge adliye mahkemesi direnmiştir.
Karar: Hukuk Genel Kurulu, TMK 188'in ailenin ihtiyaçlarını sürekli ihtiyaçlar ve diğer ihtiyaçlar olarak ikiye ayırdığını; birinci fıkranın olağan temsili, ikinci fıkranın ise olağanüstü temsili düzenlediğini açıklamıştır. Sürekli ihtiyaç dışındaki işlemlerde kural olarak eşlerden hiçbirinin temsil yetkisi bulunmadığını, üç hâlden biri yoksa işlemin sonradan örtülü onayla bile birliği temsilen yapılmış sayılmayacağını belirtmiştir. Sürekli ihtiyaç kavramının ortak yaşamla maddî bağlantı içinde olan günlük ve olağan ihtiyaçları ifade ettiğini; sıklığın önemli olmadığını ancak aile bütçesine olağanüstü yük getirmemesi gerektiğini; işlemden önce eşlerin bir araya gelip görüşmesi gerekiyorsa işlemin olağan temsil dışında kaldığını saptamıştır. Kırtasiye, ilaç, küçük onarım ve ısınma giderlerini örnek göstermiştir. Yetkinin diğer eşi rızası olmasa bile bağladığı için kapsamının dar yorumlanmak zorunda olduğunu, olağan temsilin aşılıp aşılmadığının iki aşamalı değerlendirmeyle belirleneceğini belirtmiştir. TMK 327'nin eşler arasındaki iç ilişkiye dair olduğunu ve üçüncü kişilere, işleme taraf olmayan eşe karşı talep hakkı vermediğini; TMK 327, 342 ve 188'in farklı amaçlara hizmet ettiğini vurgulamıştır. Somut olayda özel okula kayıt işleminin ailenin gündelik hayat ihtiyaçlarından çok daha fazlasını birliğe yüklediğini belirterek birliğin sürekli ihtiyacı sayılamayacağı, dolayısıyla annenin müteselsilen sorumlu tutulamayacağı sonucuna varmış ve direnme kararını oy çokluğuyla, kesin olarak bozmuştur.
“Zira ailenin sürekli ihtiyacından bahsedilebildiği bir durumda bu ihtiyacın giderilmesi için eş tarafından yapılan işlem, rızası olmasa bile diğer eşi de bağlayacağından, kanundan doğan bu temsil yetkisinin kapsamı dar yorumlanmak zorundadır.”
Ne anlama geliyor?
Eşlerin oturup konuşması gereken bir harcama, olağan temsil değildir.
Not: Karar OY ÇOKLUĞUYLA ve KESİN olarak verilmiştir. Görüşmelerde, çocukların birden çok öğretim yılı boyunca özel okulda eğitim aldığı gözetildiğinde annenin rızası dışında kaydettirildiği iddiasının genel hayat tecrübesiyle bağdaşmadığı ve özel okul giderlerinin günümüz koşullarında birliğin sürekli ihtiyaçları kapsamında değerlendirilmesi gerektiği görüşü ileri sürülmüş, ancak bu görüş KURUL ÇOĞUNLUĞUNCA BENİMSENMEMİŞTİR. Karar, sözleşmeyi imzalayan eşin kişisel sorumluluğunu ORTADAN KALDIRMAZ; yalnız imzası bulunmayan eşin müteselsil sorumluluğunu reddeder. Kişi, yer, şirket ve mahkeme dosya bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 188/1 · Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderlerin ana ve baba tarafından karşılanacağına ilişkin TMK 327, ana babanın çocuğa karşı yükümlülüğünü düzenler; üçüncü kişilere olan borçlarda müteselsil sorumluluk doğurmaz ve aile hukuku kuralları sözleşmenin nispiliği ilkesini geçersiz kılacak şekilde yorumlanamaz
Olay: Bir eğitim kurumu, eğitim ücreti alacağı için eşe karşı icra takibi başlatmıştır. Takibe konu sözleşmeler ise kurum ile diğer eş arasında akdedilmiştir. Takip edilen eş borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Bölge adliye mahkemesi, TMK 188 uyarınca eşlerin ailenin sürekli ihtiyaçları için birliği temsil ettiğini, temsil yetkisinin kullanıldığı hâllerde müteselsil sorumluluk bulunduğunu, davacının sözleşmenin rızası dışında yapıldığı iddiasıyla hâkim müdahalesini talep ettiğini ispatlayamadığını ve TMK 327 uyarınca eğitim giderlerinin ana baba tarafından karşılanacağının açık olduğunu belirterek davayı reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, TMK 327'de yer alan hükmün ana ve babanın çocuğa karşı yükümlülüğünü düzenlediğini, üçüncü kişilere olan borçlarında müteselsil sorumlu olacakları anlamına gelmediğini belirtmiştir. İcra takibine konu sözleşmelerin kurum ile dava dışı eş arasında akdedildiğini saptamış; sözleşmeden doğan hak ve yükümlülükler ile sözleşmeye ilişkin her türlü talep hakkının sözleşmenin taraflarına ait olduğunu vurgulamıştır. Buna göre aile hukuku kurallarının sözleşmenin nispiliği ilkesini geçersiz kılacak şekilde yorumlanmasının doğru olmadığını belirterek, bölge adliye mahkemesince istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesi kararının kaldırılıp davanın reddine karar verilmesini usul ve yasaya aykırı bulmuş ve kararı oy birliğiyle bozmuştur.
“TMK m.327'de yer alan hüküm, anne babanın çocuğa karşı yükümlülüğünü düzenlemekte olup, üçüncü kişilere olan borçlarında müteselsil sorumlu olacakları anlamına gelmez.”
Ne anlama geliyor?
Aile hukuku, sözleşmeye taraf olmayan eşi otomatik borçlu yapmaz.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve BOZMA biçiminde verilmiştir. Bu karar, Hukuk Genel Kurulunun 22.02.2023 tarihli kararından ÖNCE verilmiş olup aynı çizgidedir; Kurul da sonradan bu yönde karar vermiştir. Kararda temsil yetkisinin kapsamı ayrıntılı tartışılmamış, sonuç doğrudan sözleşmenin nispiliği ilkesine dayandırılmıştır. Kişi, yer, şirket ve mahkeme dosya bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 188/1 · Yargıtay 13. Hukuk Dairesi
Müşterek çocuğun özel öğretim kurumundan eğitim hizmeti alması ailenin sürekli ihtiyaçlarından olmadığından, eğitim ve ödeme sözleşmesinde imzası bulunmayan eşin alacaklıya karşı sorumluluğu bulunmaz
Olay: Bir eğitim kurumu, velisi olduğu çocuğun dört yıllık eğitim ücretinin ödenmemesi nedeniyle önce sözleşmeyi imzalayan eş aleyhine icra takibi başlatmış, bu takip itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir. Alacak tahsil edilemeyince aynı sözleşmeye dayanarak diğer eş aleyhine ikinci bir takip başlatmış; bu eşin itirazı üzerine itirazın iptali davası açmıştır. Kurum, TMK 335, 339 ve 340 uyarınca ana ve babanın çocuğun eğitim giderlerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, bu nedenle sözleşmede imzası bulunmasa dahi eşin sorumlu olduğunu ileri sürmüştür. Mahkeme, sözleşmenin tarafı olmayan eş yönünden davayı reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, eşlerin evlilik birliğinin giderlerinden olan müşterek çocuğun eğitim giderlerine ne suretle katılacaklarının, bu konuda temsil yetkisi ve sorumluluklarının Kanunun Evliliğin Genel Hükümleri başlıklı üçüncü bölümünde, velayet konusunun ise 335 ve devamı maddelerinde düzenlendiğini belirtmiştir. TMK 188'in birinci fıkrasında olağan temsilin, ikinci fıkrasında ise olağanüstü temsilin koşullarının düzenlendiğini; TMK 189'da eşlerden birinin birliği temsil yetkisi bulunmaksızın yaptığı işlemlerden kişisel olarak sorumlu olacağının hüküm altına alındığını aktarmıştır. Somut olayda müşterek çocuğun özel öğretim kurumundan eğitim hizmeti almasının ailenin sürekli ihtiyaçlarından olmadığını ve sözleşmede imzası bulunmayan eşin alacaklıya karşı sorumluluğu bulunmadığını belirterek, delillerin takdirinde de bir isabetsizlik görmeyip hükmü oy birliğiyle onamıştır.
“Somut olayda müşterek çocuğun özel öğretim kurumundan eğitim hizmeti almasının ailenin sürekli ihtiyaçlarından olmadığına, sözleşmede imzası bulunmayan davalının davacıya karşı sorumluluğu bulunmadığına ...”
Ne anlama geliyor?
İmzası olmayan eşe karşı takip, eğitim borcunda dayanaksız kalır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve ONAMA biçiminde verilmiştir; BOZMA DEĞİLDİR. Dosyada sözleşmeyi imzalayan eş aleyhine açılan İLK TAKİP itiraz edilmeksizin KESİNLEŞMİŞTİR; yani imzalayan eşin sorumluluğu tartışma konusu olmamıştır. Karar, Hukuk Genel Kurulunun 22.02.2023 tarihli kararıyla aynı çizgidedir. Kişi, yer, şirket ve mahkeme dosya bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 188/1 · Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Eşin savurgan harcamaları nedeniyle birliğin korunması amacıyla harcamalara kısıtlama getirilmesi istemi, kısıtlama davası değil TMK 188, 190, 196, 198 ve 199'un tartışılmasını gerektiren bir davadır ve aile mahkemesinde görülüp çözümlenmesi gerekir
Olay: Eş, diğerinin maaşını ailenin geçimi için harcamadığını, gereksiz harcamalar yaptığını, savurganlığı nedeniyle aileyi zor durumda bıraktığını ve haberleşme ile bankacılık borçlarını ödemediğini belirterek malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kısıtlanmasına karar verilmesini istemiştir. Dilekçe ekinde maaş haczi, ödeme emirleri, kredi kartı harcama belgeleri ve yasal takip uyarıları sunulmuştur. Sulh hukuk mahkemesi, hasımsız görülen davada TMK 406 uyarınca kısıtlama kararı vermiştir.
Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, TMK 406'daki kısıtlama koşullarını aktardıktan sonra TMK 188, 190, 196, 198 ve 199'un metinlerini sıralamış; HMK 33 uyarınca maddi olayları ileri sürmenin taraflara, hukuki nitelendirme yapmanın ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemenin hâkime ait olduğunu hatırlatmıştır. Davacının açıklamaları ve sunduğu deliller birlikte değerlendirildiğinde, davanın gerçekte eşin gelişigüzel harcamaları nedeniyle evlilik birliğinin korunması amacıyla harcamalara kısıtlama getirilmesi istemiyle açıldığını ve TMK 188, 190, 196, 198 ile 199'un tartışılması gereken bir dava olduğunu saptamıştır. Buna göre uyuşmazlığın 4787 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrası uyarınca aile mahkemesinde görülüp çözümlenmesi gerektiğini belirtmiş; mahkemece öncelikle görev hususunun değerlendirilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen hukuki nitelendirmeyle işin esası hakkında karar verilmesini doğru görmeyerek hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
“Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK 33. m).”
Ne anlama geliyor?
Savurgan eşe karşı adres vesayet değil, aile mahkemesidir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve BOZMA biçiminde verilmiştir. Bozma sebebi GÖREV ve HUKUKİ NİTELENDİRMEYE ilişkindir; Daire kısıtlama koşullarının esastan bulunup bulunmadığını incelememiştir. Karar, kısıtlamanın hiçbir koşulda mümkün olmadığı anlamına GELMEZ; somut dilekçedeki istemin niteliği gereği aile mahkemesinin görevli olduğunu belirtir. Kişi, yer ve mahkeme dosya bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 188/1 · Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Gözetime muhtaç çocuğun üçüncü kişiye verdiği zararda ana ve babanın müteselsil sorumluluğunun dayanağı TMK 369'daki ev başkanının sorumluluğudur; bu sorumluluk kusura dayanmayan bir sebep sorumluluğu olmakla birlikte objektif özen ödevi yerine getirilmişse doğmaz
Olay: İki ailenin çocukları basket maçı yaparken, davacıların çocuğu davalıların çocuğunun kolunun çarpması nedeniyle gözünden yaralanmıştır. Davacılar, ev başkanının sorumluluğu kapsamında tazminat istemiştir. Yerel mahkeme, TMK 185, 186, 188 ve 189'a dayanarak davalıların müşterek çocuklarının haksız fiilinden müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle direnme kararı vermiştir.
Karar: Hukuk Genel Kurulu, davanın TMK 369'dan kaynaklanan ev başkanının sorumluluğuna dayandığını; bunun kusura dayanmayan, yasal gözetim ve özen ödevinin yerine getirilmemesinden kaynaklanan bir sebep sorumluluğu olduğunu ve ev başkanının objektif özen ödevini yerine getirmediğinin karine olarak kabul edildiğini, ancak kurtuluş kanıtıyla karinenin çürütülebileceğini belirtmiştir. Gözetim ödevinin kapsamında çocuğun yaşı, karakteri, olgunluk derecesi, tehlikeleri algılama yeteneği ve toplumsal koşulların dikkate alınacağını; ölçütün objektif olduğunu vurgulamıştır. Mülga Kanunda yalnız babanın ev başkanı sayıldığını, oysa yeni Kanunda ana ve babanın eşit yetkilere sahip olduğunu ve aile başkanı vasfının her iki eşe ortak tanındığını belirtmiştir. TMK 369'dan doğan borcun eşlerin kişisel borçları değil, aile başkanı sıfatını birlikte taşımaları dolayısıyla müteselsil borçluluk esasına dayanan ortak borçları olduğunu; evli olmadıkları hâlde ortak bir ev idaresi altında yaşayan ebeveynlerin de aynı şekilde sorumlu olduğunu eklemiştir. Somut olayda oyun oynama hakkının çocuklar için vazgeçilmez bir hak olduğunu, genelde tehlike yaratmayan bir oyun sırasındaki beklenmedik bir hareketten doğan zarardan ev başkanının sorumlu tutulamayacağını ve davalıların objektif özen sorumluluğunu yerine getirmediğinin söylenemeyeceğini belirterek direnme kararını değişik gerekçeyle, oy birliğiyle ve kesin olarak bozmuştur.
“Anne ve baba gözetime muhtaç çocuğun üçüncü bir kişiye vermiş olduğu zarardan müteselsilen sorumludur.”
Ne anlama geliyor?
Çocuğun verdiği zararda TMK 188 değil, ev başkanlığı hükmü konuşur.
Not: ⚠️ Karar OY BİRLİĞİYLE, KESİN ve DEĞİŞİK GEREKÇEYLE BOZMA biçiminde verilmiştir. Yerel mahkemenin TMK 185, 186, 188 ve 189'a dayanan direnme gerekçesi KURUL TARAFINDAN ESAS ALINMAMIŞTIR; Kurul uyuşmazlığı TMK 369 üzerinden çözmüştür. Bu kart, TMK 188-189'un çocuğun haksız fiili bakımından DOĞRU DAYANAK OLMADIĞINI göstermek için eklenmiştir. Kişi, yer ve mahkeme dosya bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 188 ile ilgili maddeler
- TMK m. 185 — Haklar ve yükümlülükler: Genel olarak
- TMK m. 182 — Çocuklar bakımından ana ve babanın hakları
- TMK m. 177 — Nafaka davalarında yetki
- TMK m. 174 — Tazminat ve yoksulluk nafakası
- TMK m. 166 — Evlilik birliğinin sarsılması
- TMK m. 23 — Kişiliğin korunması: Vazgeçme ve aşırı sınırlamaya karşı
Uygulamada dikkat edilecekler
Pratik notlar
- 1.İşlemin ailenin sürekli ihtiyacı olup olmadığını önce belirleyin; sorumluluk rejimi buna bağlıdır.
- 2.Sürekli ihtiyaç değerlendirmesinde tekrar sıklığına değil aile bütçesine getirdiği yüke bakın.
- 3.Eşlerin önceden oturup görüşmesi gereken bir harcamayı olağan temsil kapsamında sunmayın.
- 4.Kanundan doğan temsil yetkisinin dar yorumlanmak zorunda olduğunu dilekçenizde vurgulayın.
- 5.Olağan sınırı aşan işlemlerde diğer eşin yazılı onayını işlemden önce alın.
- 6.Sonradan verilen örtülü onayın olağanüstü temsil koşulunu karşılamadığını bilin.
- 7.Aciliyet savunmasında gecikmede sakınca ile rıza alınamaması koşullarının birlikte bulunması gerektiğini gözetin.
- 8.Üçüncü kişi olarak sürekli ihtiyaç sınırını aşan sözleşmelerde her iki eşin imzasını arayın.
- 9.İmzası bulunmayan eşe karşı takip başlatılmışsa menfi tespit yolunu değerlendirin.
- 10.Karşı taraf TMK 327'ye dayanıyorsa bu hükmün iç ilişkiye dair olduğunu ileri sürün.
- 11.Aile hukuku kurallarının sözleşmenin nispiliğini geçersiz kılacak şekilde yorumlanamayacağını belirtin.
- 12.İmzalayan eşin kişisel sorumluluğunun devam ettiğini müvekkile açıkça söyleyin.
- 13.Çocuğun haksız fiilinde TMK 188-189 değil TMK 369'a dayanın.
- 14.Eş temsil yetkisini aşıyorsa TMK 190 uyarınca kaldırma veya sınırlama isteyin.
- 15.Kaldırma kararını mutlaka ilân ettirin; aksi hâlde iyiniyetli üçüncü kişilere karşı sonuç doğurmaz.
- 16.Kişisel duyuru ile ilânın farklı sonuçlar doğurduğunu gözetin.
- 17.Koşullar değişirse TMK 191 uyarınca kararın değiştirilmesini isteyebileceğinizi hatırlayın.
- 18.Savurgan eş için kısıtlama davası açmak yerine aile mahkemesinde TMK 190, 196, 198 ve 199 önlemlerini birlikte talep edin.
- 19.Aile konutuna ilişkin işlemlerde TMK 194'teki açık rıza koşulunu ayrıca gözetin.
Konuyla ilgili yazılar
Sıkça Sorulan Sorular
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.