Özet
Eşin üzerine yapılan ev boşanmayla kendiliğinden geri gelmez; boşanma, Türk Borçlar Kanunu'ndaki bağıştan dönme sebeplerinden biri değildir. Önce devrin gerçek bir bağış olup olmadığı belirlenir. Yargıtay, evlilik içinde eşe yapılan devirleri, bağış iradesi tartışmaya yer bırakmayacak açıklıkta ispatlanmadıkça bağış saymaz; bu durumda ev edinilmiş mal kabul edilir ve devreden eş mal paylaşımında karar tarihindeki değer üzerinden alacak ister. Gerçek bir bağış varsa ev alan eşin kişisel malı olur ve ancak TBK m. 295'teki sebeplerle, yani ağır suç, sadakat gibi kanundan doğan yükümlülüklere önemli ölçüde aykırılık veya yüklemenin yerine getirilmemesiyle geri alınabilir. Süre, sebebin öğrenildiği günden itibaren bir yıldır ve boşanma kararının kesinleşmesi beklenmez. Tapuda satış gösterilen devirlerde bağış iddiası yazılı delil ister; evi satıcıdan doğrudan eşin adına aldıysanız tapu iptali istenemez. Bağıştan dönme davası asliye hukuk, mal paylaşımı davası aile mahkemesinde görülür.
"Evi eşimin üzerine yaptım, boşanırsak geri alabilir miyim?" sorusu, mal paylaşımı görüşmelerinde en sık duyduğumuz sorulardan biri. Soruyu soranların çoğu, boşanmanın bağışı kendiliğinden ortadan kaldırdığını düşünüyor. Kanun böyle demiyor: boşanma, Türk Borçlar Kanunu'nda sayılan geri alma sebeplerinden biri değildir. Öte yandan Yargıtay, eşler arasında yapılan her devri de bağış saymaz. Hangi yolun açık olduğu; evin tapuda nasıl el değiştirdiğine, paranın kimden çıktığına ve sebebi ne zaman öğrendiğinize göre değişir.
Bu yazıda eşin üzerine yapılan evin boşanınca ne olacağını, bağıştan dönme davasının şartlarını, bir yıllık süreyi ve görevli mahkemeyi 21 Yargıtay kararıyla anlatıyoruz. Kararların hepsi oy birliğiyle verilmiştir; tam metinlerine künyelerdeki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.
Kısa Cevap: Boşanma Tek Başına Evi Geri Getirmez
1. Boşanma, bağışı geri almanın kanuni sebebi değildir. TBK m. 295 yalnız üç sebep sayar: ağır suç, kanundan doğan yükümlülüklere önemli ölçüde aykırılık ve yüklemenin yerine getirilmemesi.
2. Yargıtay, evlilik içinde eşin üzerine yapılan evi kolay kolay bağış saymaz. Bağış sayılmayan ev mal paylaşımına girer; siz tapuyu değil, değer üzerinden alacak istersiniz.
3. Gerçek bir bağış varsa ev karşı tarafın kişisel malı olur. Geri almanın yolu, sebebi öğrendiğiniz günden itibaren bir yıl içinde bağıştan dönmektir.
4. Tapuda satış gösterilen devirlerde bağış iddiası yazılı delil ister. Evi satıcıdan doğrudan eşinizin adına aldıysanız tapu iptali istenemez.
5. Bağıştan dönme davası asliye hukuk mahkemesinde, mal paylaşımı davası aile mahkemesinde görülür.
Kısacası "geri alınır mı" sorusunun cevabı, iki ayrı yoldan hangisinin sizin için açık olduğuna bağlıdır: mal rejiminin tasfiyesi, yani mal paylaşımı ya da bağıştan dönme. İki yolun şartları, süresi ve mahkemesi farklıdır. Yanlış yolu seçmek, haklı olduğunuz bir dosyayı bile kaybettirebilir.
Ev Eşinizin Üzerine Nasıl Geçti? Dört Durum
İşe tapu kaydını çıkararak başlayın. Tapu müdürlüğündeki resmî senette, yani akit tablosunda işlemin türü yazar. Aşağıdaki tablo en sık karşılaşılan dört durumu ve her birinde izlenecek yolu özetliyor; ayrıntıları sonraki başlıklarda kararlarla anlattık.
| Devir nasıl yapıldı? | Yargıtay'ın bakışı | İzlenecek yol |
|---|---|---|
| Kendi evinizi tapuda bağış (hibe) olarak eşinize devrettiniz | Resmî şekilde yapılmış bir bağış vardır; ev eşinizin kişisel malı sayılabilir | TBK m. 295'teki bir sebep varsa, bir yıl içinde bağıştan dönme (asliye hukuk) |
| Kendi evinizi tapuda satış göstererek, para almadan devrettiniz | Bağış iddiası resmî senede aykırıdır, yazılı delil ister; devir çoğu zaman bağış sayılmaz | Evlilik içindeki devirse mal paylaşımı; devirde kandırıldıysanız hile (asliye hukuk) |
| Evi satıcıdan siz aldınız, tapuyu doğrudan eşinizin adına yaptırdınız | Ev hiç sizin adınıza kayıtlı olmadığı için tapu iptali ve adınıza tescil istenemez | Mal paylaşımı alacağı (aile mahkemesi) |
| Evi nikâhtan önce, evlenmenin karşılığı olarak verdiniz | Mahkeme devri bağış değil, mehir yani evlenmenin karşılığı sayabilir | Geri alma çoğu zaman mümkün olmuyor; mehir kuralları gündeme gelir |
Tablodaki ayrımın neden bu kadar önemli olduğu, Yargıtay'ın eşler arasındaki devirlere bakışından kaynaklanıyor.
Yargıtay Eşler Arasındaki Devri Bağış Sayar mı?
Kanuna göre bağış, bağışlayanın malvarlığından bağışlanana karşılıksız bir kazandırma yapmayı üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 285). Bağışı ayırt eden unsur, kazandırmanın karşı tarafı zenginleştirmek amacıyla yapılmasıdır. Karşılıksız her devir bu amacı taşımaz; kanun da ahlaki bir ödevin yerine getirilmesini bağış saymaz.
Hukuk Genel Kurulu bu ayrımı eşler arasındaki devirler için açıkça kurdu. Olayda kadın, babasından kalan evdeki payını tapuda satış göstererek, fakat bedel almadan kocasına devretmişti. Yerel mahkeme bu devri bağış saydı ve kadının mal paylaşımı talebini reddetti. Hukuk Genel Kurulu ise "Somut olayda mahkemece davacı tarafından taşınmazın davalıya bedelsiz olarak devredildiği şeklindeki açıklaması bağış iradesi kabul edilmesi doğru değildir." dedi ve şu ilkeyi koydu: "evlilik birliğinin ömür boyu süreceği inancının hakim olduğu düşüncesiyle ortak yaşamı ve ailenin geleceğini güvence altına almak, daha rahat yaşam sağlamak amacıyla beraberlikten doğan dayanışma ile karşılıklı güvene dayanarak, örf ve adete uygun olarak eşlerin birlikte yatırım yapmalarının bağış olarak değerlendirilmeyeceği kuşkusuzdur." (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 09.04.2019, E. 2017/1613, K. 2019/419)
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi de aynı çizgide. Daireye göre "devredene ağır yükümlülük getiren kazandırmanın bağış olarak değerlendirilmesi için, bağış amacını taşıyan davranış ve iradenin duraksamaya yer vermeyecek şekilde olması gerekir." Daire, öğretiye dayanarak "bir eşin diğer eşe ait bir malvarlığına yaptığı her katkının ya da kazandırmanın bağışlama olmayacağı kabul edilmektedir" sonucuna da varıyor (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 07.06.2018, E. 2016/3736, K. 2018/13866). Yani evi alan eş "bu ev bana hediye edildi" diyorsa, bağış iradesini tartışmaya yer bırakmayacak açıklıkta ispatlamak zorundadır.
Eşlerin bir devrin "gerçekte satış olmadığını" kabul etmesi de sonucu değiştirmez. 8. Hukuk Dairesi, "kavga etmiş eşlerin barışması, evi terk edenin dönmesi, boşanma davası açanın davadan vazgeçmesi" gibi saiklerle yapılan devirlerin bağış sayılmaması gerektiğini belirtti ve ekledi: "Gerçekte satış olmadığını kabul etmeleri demek, bağışı kabul etmek anlamına gelmemektedir." (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 06.06.2017, E. 2015/16992, K. 2017/8430)
Bağış Sayılmazsa: Mal Paylaşımında Alacak
Devir bağış sayılmazsa ev, evlilik içinde edinildiği için kural olarak edinilmiş mal kabul edilir. Kanun, bir eşin bütün mallarını aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal sayar (TMK m. 222/3). Bu durumda evi devreden eş, mal rejiminin tasfiyesinde katılma alacağı ve şartları varsa değer artış payı ister. Hukuk Genel Kurulu yukarıdaki olayda, taşınmazın "bozmadan sonra verilecek karar tarihi itibariyle sürüm (rayiç) değeri belirlenerek davacı lehine katılma alacağına hükmedilmelidir" dedi.
Burada iki noktaya dikkat edin. Birincisi, alacak tapu değil paradır: ev karşı tarafın üzerinde kalır, siz değerinin kanunda gösterilen kısmını istersiniz. İkincisi, değer devir tarihine göre değil, karar tarihine en yakın değere göre belirlenir. Hesaplamanın ayrıntıları için boşanmada mal paylaşımı rehberimize bakabilirsiniz.
Bağış Sayılırsa: Ev Karşı Tarafın Kişisel Malı
Devrin gerçekten bağış olduğu ispatlanırsa sonuç tersine döner. Kanun, bir eşin sonradan "herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla" elde ettiği malvarlığı değerlerini kişisel mal sayar (TMK m. 220/2). Kişisel mal paylaşılmaz; evi devreden eş, mal paylaşımı davasında bu ev için alacak isteyemez. 8. Hukuk Dairesi, kooperatif yoluyla edinilen bir evde iki ihtimali şöyle ayırdı: "tasarrufun bağış olarak kabul edilmesi durumunda, şimdiki gibi davanın reddi; tasarruf bağış kabul edilmediği takdirde ise" evin kişisel ve edinilmiş kısımları belirlenerek alacak hesaplanacak (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 07.12.2015, E. 2014/13184, K. 2015/21910).
Kişisel mala dönüşmüş bir evi geri istemenin yolu, aşağıda anlattığımız bağıştan dönmedir. Hangi malların kişisel mal sayıldığını boşanmada hangi mallar paylaşılmaz yazımızda, kanun metnini TMK m. 218-222 sayfasında bulabilirsiniz.
Bağıştan Dönme: Kanundaki Üç Sebep
Gerçek bir bağış varsa geri alma ancak kanunun saydığı sebeplerle mümkündür. Türk Borçlar Kanunu'nun 295. maddesi şöyledir:
- Bağışlanan, bağışlayana veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse.
- Bağışlanan, bağışlayana veya onun ailesinden bir kimseye karşı kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranmışsa.
- Bağışlanan, yüklemeli bağışlamada haklı bir sebep olmaksızın yüklemeyi yerine getirmemişse.
Listede boşanma, evliliğin bitmesi ya da boşanmada kusurlu olmak yoktur. Eşler bakımından en çok tartışılan sebep ikincisidir. Eşlerin kanundan doğan başlıca yükümlülükleri Türk Medeni Kanunu'nun 185. maddesinde sayılır: birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak. Bu yükümlülüklere önemli ölçüde aykırılık bağıştan dönme sebebi olabilir. Kanun metni için TMK m. 185-187 sayfasına bakabilirsiniz.
"Önemli ölçüde" şartı ciddiye alınıyor. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'ne göre "Yasa Koyucu TBK'nın 295 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları hükmüyle mirastan ıskat sebeplerini düzenleyen 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 510 inci maddesi arasında paralellik sağlamış, bağıştan yararlanan kişiyi bağışlayanın devamlı baskısından kurtarmak istemiştir." Daire bu nedenle basit olayların dönme sebebi sayılmasını hak ve adalet duygusuna aykırı buluyor. Anne ile oğul arasındaki bu dosyada Daire ayrıca "maddi delillerle desteklenmeyen soyut tanık anlatımlarının da ispata yeterli sayılamayacağı" tespitine dayanarak ret kararını onadı (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 12.06.2024, E. 2023/4027, K. 2024/4379). Iskat sebeplerinin nasıl yorumlandığını TMK m. 510-513 sayfasında anlattık.
Üçüncü sebep yüklemeli bağışlardır. Bağışa "evlilik sürerse" gibi bir şart ya da bir yükleme eklendiğini ileri sürebilirsiniz. Ancak tapuda kayıtsız şartsız yapılmış bir bağışa sonradan şart eklemek, resmî senedin aksini ispatlamak anlamına gelir ve bu çok zordur. Aşağıda barışma ve haciz başlığında bu tür iddiaların nasıl sonuçlandığını görebilirsiniz.
Aldatan Eşe Bağışlanan Ev Geri Alınır mı?
Sadakat yükümlülüğü kanundan doğan bir yükümlülük olduğu için, ispatlanmış bir aldatma bağıştan dönme sebebi olabilir. Yargıtay'ın önüne gelen dosyalar, sonucun büyük ölçüde ispata bağlı olduğunu gösteriyor.
Kabul edilen örnek: Bir dosyada erkek, boşandığı eşinin evlilik sırasında kendisini aldattığını ileri sürerek düğünde taktığı ve sonradan verdiği ziynetleri bağıştan dönme hükümleriyle geri istemişti. İlk derece mahkemesi, boşanma dosyasındaki delillere dayanarak kadının "başka bir erkekle ev tutması ve olağanın üzerinde sıklıkla telefon görüşmesi yapmasının" bağışlayana karşı kanundan doğan yükümlülüklere önemli ölçüde aykırı olduğuna karar verdi ve davayı kabul etti. Karar istinaftan geçti, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de onadı (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 11.07.2023, E. 2022/9648, K. 2023/3800).
Reddedilen örnek: Başka bir dosyada erkek, iki taşınmazını eşine bağışlamış, kısa süre sonra da anlaşmalı olarak boşanmışlardı. Erkek, eşinin evlilik sürerken başka biriyle görüştüğünü boşanmadan sonra öğrendiğini ileri sürdü. İlk derece mahkemesi davayı kabul etti, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu reddetti; Yargıtay 1. Hukuk Dairesi ise kararı bozdu. Daireye göre "bir takım HTS kayıtları, davalının sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını göstermeyeceği gibi, dinlenen tanıkların ifadeleri ile de bu iddianın kanıtlandığını söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır." Daire, tarafların anlaşmalı olarak boşandığını hatırlatarak şu tespiti de yaptı: "dosyada davalının TBK'nın 295/2 maddesinde öngörülen anlamda kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davrandığına dair bir olgu da bulunmamaktadır." (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 22.12.2021, E. 2021/2472, K. 2021/8181). Yerel mahkeme bozmaya uyarak davayı reddetti ve bu karar da onandı (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 08.09.2022, E. 2022/5243, K. 2022/5631).
İki dosya arasındaki fark, aldatmanın ispatlanıp ispatlanmadığıdır. Çekişmeli boşanmada sadakatsizlik kusur olarak tespit edildiyse, bu tespit bağıştan dönme davasında güçlü bir delil olur. Anlaşmalı boşanmada ise kusur tartışılmaz; bağıştan dönme davasında her şeyi baştan ispatlamanız gerekir. Hangi delillerin işe yaradığını boşanmada aldatma delilleri yazımızda anlattık. Aldatmanın mal paylaşımındaki paya etkisi ise ayrı bir konudur ve aldatma sonucu boşanmada mal paylaşımı yazımızda ele alınıyor.
Bağıştan Dönme Süresi: Bir Yıl Ne Zaman Başlar?
Süre hak düşürücüdür ve boşanma dosyalarında en çok hak kaybı burada yaşanır. Çoğu kişi boşanma kararının kesinleşmesini bekler, ardından bağıştan dönme davası açar. Yargıtay'ın onadığı kararlar, sürenin bundan çok önce başlayabileceğini gösteriyor.
Bir dosyada erkek, evlendikten kısa süre sonra evin yarı payını eşine bağışlamış, yıllar sonra eşinin kusurlu davranışları nedeniyle boşanma davası açmıştı. Boşanma kararı kesinleştikten sonra bağıştan dönme davası açtı. Bölge adliye mahkemesi, erkeğin "en geç boşanma davasını açtığı 28.07.2016 tarihinde bağıştan dönme sebebini öğrendiği" sonucuna vararak davayı süreden reddetti. Erkek temyizde "hak düşürücü sürenin boşanma davasının kesinleştiği tarihte başlaması gerektiğini ileri sürerek" kararın bozulmasını istedi; Yargıtay 1. Hukuk Dairesi bu itirazı kabul etmedi ve kararı onadı (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 11.09.2023, E. 2022/7280, K. 2023/4239).
Barışma da süreyi baştan başlatmayabilir. Başka bir dosyada eşine iki taşınmaz devreden erkek, eşinin kötü davranışları üzerine boşanma davası açmış, barışınca davadan feragat etmişti. Sorunlar sürünce hile ve bağıştan dönme iddiasıyla tapu iptali davası açtı. İlk derece mahkemesi süreyi tarafların son ayrılığından başlattı. Bölge adliye mahkemesi ise "boşanma davasının açıldığı tarih itibariyle bağıştan rücu sebeplerinin öğrenildiğinin kabulü ile bu davanın da hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle davayı süreden reddetti; Yargıtay kararı onadı (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 11.05.2026, E. 2025/5237, K. 2026/3890).
Dönme, bağışlanana yöneltilen tek taraflı bir beyanla kullanılır. Yargıtay'ın tanımıyla "bağıştan dönme (rücu) bağışlayanın tek yanlı, bağışlanana varması gereken beyanıyla geriye etkili (makable şamil) olarak hukuki ilişkiye son veren yenilik doğurucu bir haktır." Kanun bu beyanın şeklini ayrıca düzenlemez; ancak sürenin kaçırılması riskine karşı en güvenli yol, bir yıl dolmadan dava açmaktır. Hile iddiasında da süre bir yıldır ve aldatmanın öğrenilmesiyle başlar: "Aldatmanın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla da kullanılabilir."
Bağışlayan bir yıllık süre dolmadan ölürse geri alma hakkı mirasçılarına geçer. Bağışlayan sebebi sağlığında öğrenememişse mirasçılar ölümden itibaren bir yıl içinde bu hakkı kullanabilir (TBK m. 297/2-3). Bağıştan dönmek için boşanmanın beklenmesi de gerekmez; sebep evlilik sürerken ortaya çıktıysa süre o gün işlemeye başlar.
Tapuda Satış Görünüyorsa: Resmî Senede Karşı İspat
Uygulamada eşler arasındaki devirlerin önemli bir kısmı tapuda satış olarak yapılır. Taşınmaz bağışı resmî şekle bağlıdır (TBK m. 288/2). Tapuda satış yazıyorsa ortada resmî şekilde yapılmış bir bağış yoktur ve bağıştan dönme yolu çoğu zaman kapanır.
Bir dosyada erkek, evini ikinci eşine satış göstererek devrettiğini, gerçekte bağışladığını ve eşinin kendisini terk ettiğini ileri sürdü. İlk derece mahkemesi "resmi şekilde yapılan bir bağışın söz konusu olmadığı, dolayısıyla bağıştan rücu sebeplerinin eldeki davada irdelenemeyeceği" sonucuna vardı. Kadın evi bu arada üçüncü bir kişiye satmıştı ve yeni malikin kötü niyeti ispatlanamadı. Karar istinaftan geçti ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesi tarafından onandı (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 16.02.2026, E. 2025/2882, K. 2026/1078). Tapu kütüğüne iyiniyetle güvenerek mülkiyet kazanan üçüncü kişinin kazanımı korunur (TMK m. 1023).
Nikâhtan önce satış gösterilerek yapılan bir devirde de sonuç aynı oldu. İlk derece mahkemesi "resmi senette temlikin satış olduğu, davacının resmi senedin aksini yazılı delille ispatlayamadığı" gerekçesiyle davayı reddetti. Bölge adliye mahkemesi davanın gerçekte hile iddiasına dayandığını, hilenin de ispatlanamadığını belirtti; Yargıtay kararı onadı (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 02.03.2026, E. 2026/460, K. 2026/1560).
Tapuda satış gösterilen devirlerde iki yol kalır. Birincisi, devir sırasında kasten yanıltıldıysanız hile nedeniyle iptaldir; hile her türlü delille ispatlanabilir, ama aldatmanın devir anında yapıldığını göstermeniz gerekir. İkincisi ve çoğu zaman daha gerçekçi olanı, devir evlilik içinde yapıldıysa mal paylaşımı yoludur. Yukarıda gördüğümüz gibi Yargıtay, "satış gerçek değildi" kabulünü bağışın kanıtı saymıyor; bu da ev için katılma alacağı istemenin yolunu açık tutuyor. Evin boşanmadan hemen önce üçüncü kişilere devredilmesi ayrı bir sorundur; bunu boşanmadan önce mal kaçırma yazımızda anlattık.
Evi Doğrudan Eşin Adına Aldıysanız
En sık karşılaşılan durum budur: Evi bir satıcıdan siz aldınız, parasını siz ödediniz, ama tapuyu eşinizin adına yaptırdınız. Bu durumda "evimi eşime bağışladım" demek hukuken doğru değildir, çünkü ev hiçbir zaman sizin adınıza kayıtlı olmadı. Tartışma ev üzerinden değil, ödediğiniz para üzerinden yürür.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, evlendikten bir gün sonra satıcıdan kadının adına alınan bir evde, erkeğin sadakatsizlik nedeniyle bağıştan dönme talebini kabul eden kararı bozdu. Daire, "davacı tarafından davalıya bağış suretiyle intikal eden taşınmaz bulunmadığı, kaldı ki davacının taşınmazın bedelini ödediğini ispat edemediği, ödemiş olsa bile iptal-tescil oluşturmayacağı" gözetilerek davanın reddedilmesi gerektiğini belirtti (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 16.09.2020, E. 2018/5344, K. 2020/4121). Bu bozmadan sonra verilen ret kararı da onandı (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 05.10.2022, E. 2022/3184, K. 2022/6417).
Aldatmanın ayrı bir davada ispatlandığı durumda da sonuç değişmedi. Bir dosyada erkek, parasını ödediği ticari bir taşınmazı eşinin adına tescil ettirmiş, boşandıktan sonra eşinin evliyken kendisini aldattığını öğrenmiş ve bu nedenle açtığı manevi tazminat davasını kazanmıştı. Tapu iptali davasında ise mahkeme taşınmazın satıcıdan satın alma yoluyla edinildiğini tespit etti; kararın ifadesiyle "akitte herhangi bir şerh bulunmadığı, ortada koşullu bir bağış bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş" ve Yargıtay bu kararı onadı (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 19.01.2021, E. 2019/4916, K. 2021/245).
Bu durumda yapılacak iş, ödediğiniz paranın mal rejimi içindeki yerini belirlemektir. Ev evlilik içinde alındıysa kural olarak eşinizin edinilmiş malıdır ve mal paylaşımında katılma alacağı gündeme gelir. Evin bir kısmını evlilik öncesi birikiminizle veya miras paranızla ödediyseniz, bu katkı değer artış payı olarak ayrıca hesaba katılabilir. Bu yüzden ödemenin hangi hesaptan yapıldığını gösteren banka kayıtlarını mutlaka saklayın. Evlenmeden önce edinilen malların durumu için evlenmeden önce alınan mallar yazımıza bakabilirsiniz.
Evlenmeden Önce Verilen Ev ve Mehir
Bazı evliliklerde ev, nikâhtan önce ve çoğu zaman evlenmenin şartı olarak kadının üzerine yapılır. Bu devirler geri istendiğinde mahkemeler önce devrin gerçek niteliğini araştırıyor.
Bir dosyada erkek, nikâhtan birkaç gün önce taşınmazını eşinin adına tescil ettirmişti. Boşanmadan sonra, eşinin evlilik boyunca sürekli maddi talepte bulunduğunu ve oğlunu mirastan mahrum bırakmaya çalıştığını ileri sürerek bağıştan dönmeye dayandı. İlk derece mahkemesi bu davranışları kanundan doğan yükümlülüklere önemli ölçüde aykırılık saydı ve davayı kabul etti. Bölge adliye mahkemesi ise kararı kaldırdı ve "dava konusu taşınmazın evlenme karşılığında davalıya mehir olarak verildiği kanaatine varıldığından davanın reddine karar vermek gerektiği" gerekçesiyle davayı reddetti. Yargıtay bu kararı onadı (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 04.03.2026, E. 2025/1921, K. 2026/1652).
Mehir Türk Medeni Kanunu'nda düzenlenmiş değildir. Yargıtay yazılı mehir vaadini çoğu kararında bağışlama sözü olarak değerlendirir; bu dosyada ise mahkeme, nikâhtan önce yapılan devri evlenmenin karşılığı saydı ve bağıştan dönmeye izin vermedi. Yukarıda tapuda satış başlığında anlattığımız 2026 tarihli dosyada da kadın, evin kendisine mehir olarak verildiğini ve bunu gösteren imzalı bir senet bulunduğunu savunmuştu. Mehir senedinin geçerliliği ve ispatı için mehir nedir, boşanmada mehir alacağı yazımıza bakabilirsiniz.
Barışmak veya Borç Yüzünden Eşe Devredilen Ev
Eşin üzerine yapılan evlerin önemli bir kısmının arkasında iki sebep vardır: bozulan evliliği kurtarmak ya da malı alacaklılardan korumak. İkisi de mahkemede zor savunulur.
Barışmak için yapılan devir: Bir dosyada erkek, evdeki payının çıplak mülkiyetini evliliğin devamı için satış göstererek eşine devretmiş, eşi yaklaşık bir yıl sonra boşanma davası açmıştı. Yargıtay dosyayı ilk incelediğinde davanın bağıştan dönme değil hile davası olduğunu belirtti: "davacı tarafından yapılan temlikin bağış suretiyle olmadığı, dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçiminden davanın hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır." Bozmadan sonra yapılan yargılamada hile ispatlanamadı. Bölge adliye mahkemesi, kadının devir için "hiçbir zaman boşanma davası açılmayacağı kanısı uyandırmak yönünde hileli davranışlarda bulunulduğunun ispatlanamadığı" gerekçesiyle davayı reddetti ve Yargıtay 2025'te bu kararı onadı (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 03.02.2025, E. 2024/173, K. 2025/278).
Aynı mantık mal paylaşımında tersine işler. 8. Hukuk Dairesi barışma ya da davadan vazgeçme gibi saiklerle yapılan devirleri bağış saymadığı için, bu tür bir devirden sonra evi alan eş "bana bağışlandı" diyerek evi paylaşım dışında tutmakta zorlanır. Bu nedenle barışmak için yapılan devirlerde çoğu zaman en gerçekçi yol mal paylaşımı davasıdır.
Borç ve haciz korkusuyla yapılan devir: Bir dosyada erkek, evin yarı payını yıllar önce ekonomik sıkıntılar ve haciz tehlikesi nedeniyle tapuda bağış olarak eşine devretmiş, kalan payı da eşinin açtığı boşanma davasından vazgeçmesi karşılığında satış göstererek vermişti. Boşanma gerçekleşince tapu iptali istedi. İlk derece mahkemesi davayı reddetti; bölge adliye mahkemesi de "davacının kendi muvazaasına dayanma imkanı bulunmadığı, resmi belgenin aksinin kesin delillerle ispat edilemediği" ve bağıştan dönme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunu reddetti. Yargıtay kararı onadı (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 22.10.2024, E. 2023/5499, K. 2024/5810). Yukarıda anlattığımız satış gösterilen devir dosyasında da mahkeme "davacının kendi muvazaasına da dayanamayacağı" gerekçesine yer vermişti.
Eşe İntifa Hakkı Verildiyse Boşanınca Ne Olur?
Bazı eşler evin mülkiyetini değil, evde oturma ve yararlanma imkânı veren intifa hakkını eşine tanır. Boşanma bu hakkı kendiliğinden sona erdirmez. Kanuna göre intifa hakkı, konusunun tamamen yok olması ve tescilin terkiniyle sona erer; sürenin dolması, hak sahibinin vazgeçmesi ya da ölümü gibi sebepler ise malike terkin isteme yetkisi verir (TMK m. 796). Boşanma bu sebepler arasında sayılmaz.
Bir dosyada erkek, evlendikten kısa süre sonra evi üzerinde eşine intifa hakkı tanımış, eşi boşanma davası açınca hakkın terkinini istemişti. İlk derece mahkemesi, intifa hakkının evliliğe bağlı olduğunu kabul ederek terkine karar verdi. Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırdı: "Tapuda bedeli karşılığı tesis edilen bu intifa hakkının yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı terkini mümkün değildir." Mahkemeye göre "Uyuşmazlık aile hukukundan kaynaklanmadığı gibi davacıya bedeli karşılığı tesis edilen intifa hakkının bağıştan rücu koşullarıyla terkini de mümkün değildir." Yargıtay 7. Hukuk Dairesi kararı onadı (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 18.12.2025, E. 2025/5535, K. 2025/5466).
Başka bir dosyada erkek, evin çıplak mülkiyetini çocuğuna satış göstererek devretmiş, eşine de intifa hakkı tanımıştı. Boşandıktan sonra eşinin evlilik sürerken sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini ileri sürerek hem tapunun hem intifa hakkının iptalini istedi. Bölge adliye mahkemesi "tapuda satış ve bedel gösterilerek irtifak tesisi suretiyle gerçekleştirilen temliklerde davanın "bağıştan rücu" olarak nitelendirilemeyeceğini" belirtti ve "resmi senette yer alan intifa hakkının terkininin Yasanın 796. maddesinde yer alan koşulların gerçekleşmesine bağlı olduğunu" vurguladı. Erkek temyizde eşinin sadakatsizliğinin iradesini sakatladığını savundu; Yargıtay 1. Hukuk Dairesi bu itirazı kabul etmedi ve kararı onadı (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 17.03.2022, E. 2021/10362, K. 2022/2190). Evde oturma hakkının boşanma sonrasındaki durumu için müşterek konut ve intifa hakkı rehberimize bakabilirsiniz.
Bağıştan Dönme Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Bağıştan dönme, Türk Borçlar Kanunu'na dayanan bir tapu iptali veya alacak davasıdır; aile hukukundan doğmaz. Bu yüzden görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Bir dosyada asliye hukuk mahkemesi, eşler arasındaki bağıştan dönme davasına aile mahkemesinin bakması gerektiğini söyleyerek görevsizlik kararı vermişti. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi bu kararı bozdu; "davacının iddiası genel hükümlere dayalı (TBK m. 285 vd.) olup, mal rejiminin tasfiyesi kapsamında bir talep niteliğinde değildir." tespitini yaptı ve "talep TMK'nın 2. kitabından kaynaklanmadığından Aile Mahkemesi görevli olmayıp" uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde çözüleceğini belirtti. Bu bozma kararı, aynı dosyada verilen son kararda aktarılıyor (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 05.10.2022, E. 2022/3184, K. 2022/6417).
Ziynet eşyalarında da kural aynıdır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, erkeğin ve yakınlarının düğünde taktığı ziynetleri kadının sadakatsizliği nedeniyle geri istediği davada, asliye hukuk mahkemesinin aile mahkemesini görevli sayarak verdiği kararı bozarken şöyle dedi: "Düğünde takılan ziynetlerin iadesine ilişkin isteğin ise, Borçlar Kanunu madde 295 uyarınca bağışlamanın geri alınması hukuki sebebine dayanması halinde görevli mahkeme aile mahkemesi değil, genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesi olacaktır." (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 01.12.2015, E. 2015/11963, K. 2015/19306). Yukarıda anlattığımız 2. Hukuk Dairesi dosyasında da asliye hukuk mahkemesi, kadının görev itirazını reddetmişti.
Mal paylaşımı alacağı ise aile mahkemesinde görülür. Bu yüzden aynı ev için iki yolu birden denemek isteyen biri, iki ayrı mahkemede iki ayrı dava yürütmek zorunda kalabilir. Hangi yolun öncelikli olduğu dosyadaki delillere göre belirlenmelidir.
Dava, tapu iptali ve adınıza tescil, bu mümkün olmazsa bedel istemi şeklinde açılabilir. Kanun geri vermeyi bağışlananın istem tarihindeki zenginleşmesiyle sınırlar (TBK m. 295). Ev hâlâ eşinizin üzerindeyse tapu iptali istenir; ev iyiniyetli bir üçüncü kişiye satılmışsa tapu geri gelmez ve zenginleşme ölçüsünde bedel istenebilir. Dava süresince evin satılmasını önlemek için ihtiyati tedbir talep etmeyi de unutmayın.
Dava Açmadan Önce Kontrol Listesi
- Tapu akit tablosunu alın. Devir bağış olarak mı, satış olarak mı yapılmış? Evi siz mi devrettiniz, yoksa satıcıdan doğrudan eşinizin adına mı alındı?
- Tarihleri yazın. Evlenme tarihi, devir tarihi, devrin 01.01.2002'den önce mi sonra mı olduğu ve boşanma davasının açıldığı tarih.
- Paranın izini sürün. Ödeme hangi hesaptan yapıldı; evlilik öncesi birikim, miras parası veya kredi mi kullanıldı? Banka dekontları, kredi sözleşmesi ve ödeme tabloları en güçlü delillerdir.
- Geri alma sebebini ve öğrenme tarihini belirleyin. Ağır suç, sadakatsizlik veya yüklemenin yerine getirilmemesi; bunu ilk ne zaman öğrendiniz? Bir yıllık süre o gün başlar.
- Boşanma dosyasındaki tespitleri toplayın. Kusur tespiti, tanık beyanları ve kesinleşmiş kararlar bağıştan dönme davasında önemli delildir.
- Evin bugünkü durumunu kontrol edin. Ev hâlâ eşinizin üzerinde mi, satıldı mı, ipotek var mı? Siz de orada oturuyorsanız aile konutu şerhi koydurarak evin rızanız olmadan satılmasını zorlaştırabilirsiniz.
- Yolu seçin. Bağış sayılmayacak bir devirse mal paylaşımı (aile mahkemesi), gerçek bir bağışsa bağıştan dönme (asliye hukuk), devir anında kandırıldıysanız hile nedeniyle iptal. Mal paylaşımı yolunun işleyişi için mal paylaşımı davası yazımıza bakabilirsiniz.
Yazıda Dayandığımız Yargıtay Kararları
Yazıda dayandığımız kararların tamamı oy birliğiyle verilmiştir. Künyelere tıklayarak kararların tam metnini okuyabilirsiniz.
| Karar | Konu | Sonuç |
|---|---|---|
| Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 09.04.2019, E. 2017/1613, K. 2019/419 | Eşe bedelsiz devir bağış mı? | Bağış sayılmadı; karar tarihindeki değer üzerinden katılma alacağı |
| Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 07.06.2018, E. 2016/3736, K. 2018/13866 | Kooperatif hissesinin eşe devri | Bağış iradesi duraksamaya yer vermeyecek açıklıkta olmalı |
| Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 06.06.2017, E. 2015/16992, K. 2017/8430 | Satış gösterilen bedelsiz devir | Satışın gerçek olmaması bağışı kabul anlamına gelmez |
| Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 07.12.2015, E. 2014/13184, K. 2015/21910 | Kooperatif evi, iki mal rejimi dönemi | Bağışsa ret, bağış değilse alacak hesabı |
| Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 12.06.2024, E. 2023/4027, K. 2024/4379 | TBK 295 ile ıskat sebepleri | Basit olaylar dönme sebebi değildir |
| Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 11.07.2023, E. 2022/9648, K. 2023/3800 | Sadakatsizlik nedeniyle ziynet bağışından dönme | Kabul kararı onandı |
| Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 22.12.2021, E. 2021/2472, K. 2021/8181 | HTS kayıtları, anlaşmalı boşanma | Bağıştan dönme koşulları oluşmadı, bozma |
| Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 08.09.2022, E. 2022/5243, K. 2022/5631 | Aynı dosyada bozmadan sonraki karar | Ret kararı onandı |
| Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 11.09.2023, E. 2022/7280, K. 2023/4239 | Bir yıllık süre | Süre en geç boşanma davasının açıldığı gün başladı |
| Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 11.05.2026, E. 2025/5237, K. 2026/3890 | Barışma ve feragatten sonra dava | Süre ilk boşanma davasından başlatıldı |
| Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 16.02.2026, E. 2025/2882, K. 2026/1078 | Tapuda satış, bağış iddiası | Bağıştan dönme incelenemez; kendi muvazaasına dayanamaz |
| Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 02.03.2026, E. 2026/460, K. 2026/1560 | Nikâhtan önce satış gösterilen devir | Resmî senedin aksi yazılı delille ispatlanamadı |
| Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 04.03.2026, E. 2025/1921, K. 2026/1652 | Nikâhtan önce verilen taşınmaz | Mehir sayıldı; bağıştan dönme reddedildi |
| Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 16.09.2020, E. 2018/5344, K. 2020/4121 | Satıcıdan eşin adına alınan ev | Bedel ödense bile iptal ve tescil olmaz |
| Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 05.10.2022, E. 2022/3184, K. 2022/6417 | Görev ve aynı dosyanın son kararı | Asliye hukuk görevli; ret onandı |
| Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 19.01.2021, E. 2019/4916, K. 2021/245 | Eş adına alınan taşınmaz, ispatlanmış aldatma | Koşullu bağış yok; ret onandı |
| Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 01.12.2015, E. 2015/11963, K. 2015/19306 | Ziynette bağıştan dönme ve görev | Aile mahkemesi değil asliye hukuk |
| Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 03.02.2025, E. 2024/173, K. 2025/278 | Barışmak için pay devri | Hile ispatlanamadı; ret onandı |
| Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 22.10.2024, E. 2023/5499, K. 2024/5810 | Haciz korkusuyla devir | Kendi muvazaasına dayanamaz; ret onandı |
| Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 18.12.2025, E. 2025/5535, K. 2025/5466 | Bedelli intifa hakkı ve boşanma | Boşanma gerekçesiyle terkin edilemez |
| Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 17.03.2022, E. 2021/10362, K. 2022/2190 | Çıplak mülkiyet ve intifa, sadakatsizlik | Bağıştan dönme sayılmadı; ret onandı |
Sonuç
Eşin üzerine yapılan ev, boşanma kararıyla kendiliğinden geri gelmez. Önce devrin gerçekten bağış olup olmadığını belirlemek gerekir. Yargıtay eşler arasındaki devirleri kolay kolay bağış saymadığı için, çoğu dosyada doğru yol evi mal paylaşımına sokmak ve değer üzerinden alacak istemektir. Gerçek bir bağış varsa geri alma ancak kanundaki ağır sebeplerle ve sebebi öğrendiğiniz günden itibaren bir yıl içinde mümkündür; boşanma kararının kesinleşmesini beklemek bu süreyi kaçırmanıza yol açabilir.
Her dosyada tapudaki işlemin türü, paranın kaynağı ve tarihler sonucu belirler. Dava açmadan önce belgeleri toplayın ve hangi yolun sizin için açık olduğunu netleştirin. Dosyanıza göre değerlendirme için mal paylaşımı avukatı sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Av. Murat Aydar
İstanbul'da aile hukuku alanında müvekkillerime hizmet veriyorum. Özellikle anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı davalarında hukuki destek sağlıyorum.
