Kısa cevap · TMK 510
Mirasbırakan, saklı paylı mirasçısını (altsoy, ana-baba, eş) ancak vasiyetname veya miras sözleşmesiyle ve kanundaki iki sebepten biri varsa mirasçılıktan çıkarabilir: mirasçının kendisine veya yakınlarına karşı ağır bir suç işlemesi ya da aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesi (TMK 510). Sebep tasarrufta somut olarak yazılmalıdır; çıkarılan itiraz ederse sebebi çıkarmadan yararlanan ispatlar. Sebep yazılmamış veya ispatlanamamışsa vasiyetname iptal edilmez, çıkarılan yalnız saklı payını alır; mirasbırakan olmayan olayları var sanarak açık bir yanılmaya düşmüşse çıkarma tamamen geçersizdir (TMK 512). Geçerli çıkarmada çıkarılan pay alamaz ve tenkis davası açamaz; ancak çocukları, o önce ölmüş gibi saklı payını isteyebilir (TMK 511). Borç ödemeden aciz belgesi bulunan altsoy saklı payının yarısı için çıkarılabilir ve bu yarı onun çocuklarına özgülenir (TMK 513). Yargıtay'a göre ağır suç için mahkûmiyet şart değildir, aynı evde yaşamak affetme sayılmaz ve ıskata itiraz davası çıkarmadan yararlanan bütün mirasçılara, çıkarılanın çocukları da dahil, yöneltilmelidir.
Bu sayfada neler var? (17 bölüm)
- TMK 510 madde metni
- Değişiklik geçmişi
- Mirasçılıktan Çıkarma (Iskat) Nedir, Kimler Çıkarılabilir? (TMK 510)
- Birinci Sebep: Ağır Suç (TMK 510/1)
- İkinci Sebep: Aile Hukukundan Doğan Yükümlülüklerin Önemli Ölçüde İhlali (TMK 510/2)
- Çıkarma Sebebi Vasiyetnamede Somut Olarak Yazılmalı (TMK 512/1)
- İspat Yükü ve Deliller: Sebebi Çıkarmadan Yararlanan İspatlar (TMK 512/2)
- Sebep İspatlanamazsa Ne Olur? Saklı Pay, Tenkis ve Açık Yanılma (TMK 512/3)
- Çıkarmanın Sonuçları: Pay Kime Kalır, Torunlar Etkilenir mi? (TMK 511)
- Iskata İtiraz Davası: Kime Karşı, Hangi Mahkemede, Ne Kadar Sürede?
- Borç Ödemeden Aciz Sebebiyle Koruyucu Çıkarma (TMK 513)
- Iskat, Mirastan Yoksunluk, Feragat ve Ret: Farklar
- TMK 510 Yargıtay kararları
- TMK 510 ile ilgili maddeler
- Uygulamada dikkat edilecekler
- Konuyla ilgili yazılar
- Sıkça sorulan sorular
Temel kavramlar
- Mirasçılıktan çıkarma (ıskat)
- Mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufla, kanuni bir sebebe dayanarak saklı paylı mirasçısını mirastan ve saklı payından yoksun bırakması (TMK 510).
- Cezai çıkarma
- Mirasçının ağır suçuna veya aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesine bağlanan çıkarma (TMK 510-512).
- Koruyucu çıkarma
- Hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunan altsoyun saklı payının yarısının onun doğmuş ve doğacak çocuklarına özgülenmesi (TMK 513).
- Çıkarmadan yararlanan
- Çıkarma sonucunda payı artan mirasçı veya vasiyet alacaklısı; itiraz hâlinde çıkarma sebebini ispat yükü ona düşer (TMK 512/2).
- Açık yanılma
- Mirasbırakanın gerçekte olmayan olayları var sanarak çıkarma yapması; bu hâlde çıkarma tamamen geçersiz olur (TMK 512/3).
- Borç ödemeden aciz belgesi
- İcra takibinde alacağın tahsil edilemediğini gösteren belge; koruyucu çıkarmanın şartıdır (TMK 513).
Bir bakışta TMK 510
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Kimler çıkarılabilir? | Yalnız saklı paylı mirasçılar: altsoy (evlatlık dahil), ana-baba ve sağ kalan eş. | TMK m. 510, 506 |
| Nasıl yapılır? | Yalnız vasiyetname veya miras sözleşmesiyle; sağlığında dava açılarak çıkarma istenemez. | TMK m. 510; 7. HD 30.03.2023 |
| Birinci sebep | Mirasbırakana veya yakınlarına karşı ağır suç; mahkûmiyet şart değildir, ağırlık fiilin aile bağına etkisine göre belirlenir. | TMK m. 510/1; 7. HD 15.05.2025 |
| İkinci sebep | Aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde ihlali; aile bağını fiilen koparan ağır bir ihlal aranır. | TMK m. 510/2; 7. HD 15.05.2025 |
| Sebep yazılmalı | Sebep tasarrufta belirli bir olay veya davranışa dayanılarak yazılmalıdır; genel ve gerekçesiz sözler yetmez. | TMK m. 512/1; 3. HD 26.01.2021 |
| İspat yükü | Çıkarılan itiraz ederse sebebi çıkarmadan yararlanan mirasçı veya vasiyet alacaklısı ispatlar. | TMK m. 512/2; HGK 18.02.2026 |
| Sebep ispatlanamazsa | Vasiyetname iptal edilmez; tasarruf saklı pay dışında yerine getirilir ve dava tenkis davası olarak sürer. | TMK m. 512/3; HGK 15.11.2013; 7. HD 23.02.2026 |
| Açık yanılma | Mirasbırakan olmayan olayları var sanarak çıkarma yapmışsa çıkarma tamamen geçersizdir; bunu çıkarılan ispatlar. | TMK m. 512/3; HGK 15.11.2013; HGK 18.02.2026 |
| Çıkarmanın sonucu | Çıkarılan pay alamaz ve tenkis davası açamaz; payı altsoyuna, yoksa yasal mirasçılara kalır. | TMK m. 511/1-2 |
| Torunlar | Çıkarılanın altsoyu, çıkarılan önce ölmüş gibi saklı payını isteyebilir ve ıskat davasında taraf olmalıdır. | TMK m. 511/3; 7. HD 24.11.2025 |
| Davalı | Dava çıkarmadan yararlanan bütün mirasçılara açılır; yalnız vasiyet alacaklısına karşı açılamaz. | HGK 18.02.2026 |
| Görevli mahkeme | Asliye hukuk mahkemesi; aile mahkemesi sıfatıyla görülen dava bozulur. | 7. HD 27.11.2023 |
| Süre | Öğrenmeden başlayarak bir yıl; her hâlde açılmadan itibaren iptalde 10 veya 20 yıl, tenkiste 10 yıl. | TMK m. 559, 571 |
| Koruyucu çıkarma | Aciz belgeli altsoy saklı payının yarısı için çıkarılabilir; bu yarı onun çocuklarına özgülenmelidir. | TMK m. 513 |
| Dönme ve affetme | Mirasbırakan yeni bir vasiyetnameyle çıkarmadan dönebilir; birlikte yaşamak tek başına affetme sayılmaz. | TMK m. 542; 7. HD 24.11.2025 |
TMK 510 madde metni
Üçüncü Kitap: Miras Hukuku › Birinci Kısım: Mirasçılar › İkinci Bölüm: Ölüme Bağlı Tasarruflar › İkinci Ayırım: Tasarruf Özgürlüğü · B. Mirasçılıktan çıkarma (510 sebepleri · 511 hükümleri · 512 ispat yükü · 513 borç ödemeden aciz)
Mirasçılıktan çıkarma (ıskat): sebepleri, hükümleri, ispat yükü, altsoyun saklı payı ve borç ödemeden aciz (m. 510-513) — Madde 510
- Aşağıdaki durumlarda mirasbırakan, ölüme bağlı bir tasarrufla saklı paylı mirasçısını mirasçılıktan çıkarabilir: 1. Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse, 2. Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemişse.
Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Kaynak | Değişiklik |
|---|---|---|
| 22.11.2001 | 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002) | TMK 510-513 bu tarihte kabul edilmiş, 01.01.2002'de yürürlüğe girmiş ve o tarihten bu yana değiştirilmemiştir. Mirasçılar ve mirasın geçişi mirasbırakanın ölüm tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir (4722 sayılı Kanun m. 17). |
Mirasçılıktan Çıkarma (Iskat) Nedir, Kimler Çıkarılabilir? (TMK 510)
1. Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse,
2. Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemişse.
Saklı payın iradi istisnası. Altsoyu, ana-babası veya eşi bulunan mirasbırakan, malvarlığının yalnız saklı paylar dışında kalan kısmında serbesttir (TMK 505-506). Mirasçılıktan çıkarma (ıskat), kanunun saydığı ağır bir sebep varsa bu güvenceyi kaldırır ve çıkarılan kişi saklı payını da kaybeder. Hukuk Genel Kurulu kurumun gerekçesini şöyle açıklamıştır: saklı pay, mirasbırakan ile yakın mirasçıları arasındaki kopmaz sayılan aile bağına dayanır; bu bağ mirasçının kendi davranışıyla kopmuşsa onu korumaya devam etmek, artık var olmayan bir bağı korumak olur (Yargıtay HGK, 18.02.2026, E. 2025/57, K. 2026/85). Kanun iki tür çıkarma düzenler: mirasçının kusurlu davranışına bağlanan cezai çıkarma (TMK 510-512) ve borç ödemeden aciz durumundaki altsoyun çocuklarını korumaya yönelik koruyucu çıkarma (TMK 513).
Kimler çıkarılabilir? Yalnız saklı paylı mirasçılar: altsoy (çocuklar, önce ölen çocuğun yerine geçen torunlar, evlatlık ve altsoyu), ana ve baba ile sağ kalan eş. 10.05.2007'den sonraki ölümlerde kardeşlerin saklı payı bulunmadığından kardeşleri, yeğenleri veya diğer hısımları mirastan uzak tutmak için ıskata gerek yoktur; malvarlığını başkasına bırakan bir vasiyetname yeterlidir. Çıkarma kısmi de olabilir: Yargıtay, ıskatın saklı payın tamamına ilişkin olabileceği gibi bir kısmına ilişkin de olabileceğini belirtmiştir (Yargıtay 3. HD, 23.12.2015, E. 2015/11250, K. 2015/20949).
Yalnız ölüme bağlı tasarrufla. Çıkarma ancak vasiyetname veya miras sözleşmesiyle yapılabilir; vasiyetname resmî şekilde, el yazısıyla veya sözlü olarak düzenlenebilir (TMK 531). Mirasbırakan sağlığında “çocuğum mirasımdan çıkarılsın” diye dava açamaz: Yargıtay, oğlunun tereke mallarını kendi adına geçirdiğini ileri süren annenin açtığı davanın hukuki yarar yokluğundan reddini onamıştır (Yargıtay 7. HD, 30.03.2023, E. 2022/720, K. 2023/1833). Bir mirasçı da diğer mirasçıların çıkarılmasını dava yoluyla isteyemez; böyle bir dava davacının sıfatı bulunmadığından reddedilir (Yargıtay 7. HD, 03.02.2025, E. 2024/1895, K. 2025/409). Iskat, mirasbırakanın tek taraflı iradesidir; mirasbırakan ile mirasçının anlaşmasıyla yapılan mirastan feragat sözleşmesinden (TMK 528) ve kanundan kendiliğinden doğan mirastan yoksunluktan (TMK 578) farklıdır.
Birinci Sebep: Ağır Suç (TMK 510/1)
Mahkûmiyet şart değil, ölçü aile bağı. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, mirasbırakanın bu sebebe dayanabilmesi için mirasçının suçtan mahkûm olmasının gerekmediğini, suçun ağırlığının ceza hukuku kurallarına göre değil işlenen fiilin aile bağlarına etkisine göre medeni hukuk esaslarıyla değerlendirileceğini açıklamıştır (Yargıtay 7. HD, 15.05.2025, E. 2024/4654, K. 2025/2660). 3. Hukuk Dairesi de suçun ağırlığını ceza hukuku ilkelerinin değil medeni hukuk esaslarının belirleyeceğini ve aile bağını koparan olayda mirasbırakan en az mirasçı kadar kusurluysa ıskatın geçerli olmayacağını belirtmiştir (Yargıtay 3. HD, 30.11.2015, E. 2015/11678, K. 2015/19101). Suç mirasbırakana veya onun yakınlarından birine karşı işlenmiş olabilir.
Kabul edilen ve edilmeyen örnekler. Bayram ziyaretinde çıkan tartışmada babalarını darp ederek yaralayan kızların ıskatında, ceza dosyasıyla ispatlanan ve vücut dokunulmazlığına karşı işlenen suç, aile bağlarını koparan ağır suç sayılmış ve iptal davasının reddi onanmıştır (Yargıtay 7. HD, 29.09.2025, E. 2025/307, K. 2025/3877). Babaya karşı müessir fiilden verilen mahkûmiyete dayanan ıskatı geçerli sayan karar da onanmıştır (Yargıtay 7. HD, 30.05.2024, E. 2023/3132, K. 2024/3099). Buna karşılık babanın oğlunun evlilik kararına karışması üzerine çıkan tartışmada oğlun hakaret, tehdit, darp girişimi ve mala zarar verme eylemleri, gerçekleşme biçimi itibarıyla ağır suç sayılmamıştır (Yargıtay 7. HD, 04.04.2024, E. 2024/1066, K. 2024/1992). Babanın verdiği vekaletnamenin kötüye kullanılması ise borçlar hukukundan doğan bir ihlal kabul edilmiş ve ıskat sebebi sayılmamıştır (Yargıtay 3. HD, 22.12.2020, E. 2019/5522, K. 2020/8054).
Mirastan yoksunlukla karıştırılmamalı. Mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldüren veya öldürmeye teşebbüs eden, onu sürekli şekilde ölüme bağlı tasarruf yapamayacak duruma getiren, tasarruf yapmasını veya tasarruftan dönmesini aldatma, zorlama veya korkutmayla sağlayan ya da engelleyen ve yeniden yapılamayacak bir tasarrufu kasten ortadan kaldıran kişi, ayrıca bir ıskata gerek kalmadan kanun gereği mirastan yoksundur (TMK 578). Yoksunluk mirasbırakanın affıyla ortadan kalkar ve yalnız yoksun olanı etkiler; yoksunun altsoyu, mirasbırakandan önce ölen kimsenin altsoyu gibi mirasçı olur (TMK 579).
İkinci Sebep: Aile Hukukundan Doğan Yükümlülüklerin Önemli Ölçüde İhlali (TMK 510/2)
Hangi yükümlülükler? Kanunun kastettiği, Medeni Kanunun aile hukuku kitabındaki yükümlülüklerdir: eşlerin birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlama, birlikte yaşama, sadakat ve yardım yükümlülüğü (TMK 185), ana, baba ve çocuğun birbirine yardım etme, saygı ve anlayış gösterme yükümlülüğü (TMK 322) ve yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek üstsoy, altsoy ve kardeşlere nafaka yükümlülüğü (TMK 364). 3. Hukuk Dairesi bunları sadakat, yardım, bağlılık, ana-baba ile çocuklar arasındaki sevgi, saygı ve şefkat bağları, yoksulluk ve zaruret hâlinde yardım, nafaka borcu ve aile birliğini bozan davranışlardan kaçınma olarak sıralamıştır (Yargıtay 3. HD, 26.01.2021, E. 2019/5571, K. 2021/471).
Ağır ve aile bağını fiilen koparan ihlal. 7. Hukuk Dairesi, bu sebebin ağır suç sebebiyle uyumlu ve orantılı yorumlanması gerektiğini, bazı yükümlülüklerin ihlal edilmiş olmasının tek başına yetmeyeceğini, aksi hâlde ıskatın mirasbırakanın elinde bir baskı aracına dönüşebileceğini belirtmiştir. Eylemin objektif olarak aile bağını koparacak nitelikte olması da yetmez; bağı fiilen koparıp koparmadığı da incelenir (Yargıtay 7. HD, 15.05.2025, E. 2024/4654, K. 2025/2660).
Haklı bulunan çıkarmalar. Ağır hastalığında babasına bakmayacağını bildiren, yıllarca bayramlarda ve önemli günlerde aramayan ve babası hakkında ağır sözler söyleyen kızın çıkarılması tanıklarla ispatlandığı için haklı bulunmuş; bu davranışları kuşak farkı ve kişilik özellikleriyle açıklayan bölge adliye mahkemesi kararı bozulmuştur (Yargıtay 3. HD, 26.01.2021, E. 2019/5571, K. 2021/471). Kendi borçlarını ödemeyip babasını defalarca icra tehdidi altında bırakan ve onu sık sık azarlayan oğlun çıkarılması da TMK 510/2 anlamında haklı sayılmış, aynı evde yaşamalarının affetme anlamına gelmediği vurgulanmıştır (Yargıtay 7. HD, 24.11.2025, E. 2025/551, K. 2025/4936). Babasının cenazesinden sonra annesini herkesin önünde sarsıp hakaret eden oğul için de sebep ispatlanmış kabul edilmiştir (Yargıtay 3. HD, 14.03.2019, E. 2018/7003, K. 2019/2130).
Haklı bulunmayan çıkarmalar. Çocukların, eşinin ölümünden sonra malvarlığını bakıcısı lehine elden çıkarmaya başlayan babalarını korumak için vesayet davası açması aile bağlarını koparan bir davranış sayılmamıştır (Yargıtay 3. HD, 30.11.2015, E. 2015/11678, K. 2015/19101). Bakıcı ücretlerini ödeyen ve mirasbırakanı tedaviye götüren evlatlıklar için ihlal kanıtlanamamıştır (Yargıtay 14. HD, 02.03.2015, E. 2015/2911, K. 2015/2239). Babaları kendisinden önce ölen torunların çıkarılmasında, babanın boşandıktan sonra çocuklarını arayıp sormadığı anlaşılmış ve çıkarmanın haklılığı ispatlanamamıştır (Yargıtay 7. HD, 23.02.2026, E. 2025/2901, K. 2026/960).
Eşin çıkarılması. Sağ kalan eş de saklı paylı olduğundan çıkarılabilir. Yargıtay, hastalığında eşini yalnız bıraktığı gerekçesiyle çıkarılan eşin mirasbırakanla ilgilendiği, vasiyetnameden sonra birlikte yaşadıkları ve mirasbırakanın boşanma davasından feragat ettiği anlaşılan dosyada sebebin ispatlanamadığını kabul etmiştir (Yargıtay 3. HD, 13.03.2018, E. 2016/9952, K. 2018/2354). Kanser tedavisi sırasında bakılmadığı gerekçesiyle yapılan başka bir eş ıskatında ise sebeplerin eşin aile yükümlülüklerini büyük ve kusurlu davranışlarla ihmal etmesi niteliğinde olup olmadığının incelenmesini istemiştir (Yargıtay 7. HD, 15.05.2025, E. 2024/4654, K. 2025/2660). Boşanma davası sürerken mirasbırakan ölür, mirasçılardan biri davaya devam eder ve sağ kalan eşin kusuru ispatlanırsa eş zaten yasal mirasçı olamaz (TMK 181/2); bu durumda ayrıca ıskat davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı sağ kalan eşin mirasçılığı şerhinde anlatılmıştır.
Çıkarma Sebebi Vasiyetnamede Somut Olarak Yazılmalı (TMK 512/1)
Mirasçılıktan çıkarılan kimse itiraz ederse, belirtilen sebebin varlığını ispat, çıkarmadan yararlanan mirasçıya veya vasiyet alacaklısına düşer.
Sebebin varlığı ispat edilememiş veya çıkarma sebebi tasarrufta belirtilmemişse tasarruf, mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir; ancak, mirasbırakan bu tasarrufu çıkarma sebebi hakkında düştüğü açık bir yanılma yüzünden yapmışsa, çıkarma geçersiz olur.
Sebep yazılmazsa saklı pay korunur. Sebep belirtilmeden yapılan çıkarma tamamen hükümsüz sayılmaz; kanun ona sebebi ispatlanamayan çıkarmayla aynı sonucu bağlar ve tasarrufu mirasçının saklı payı dışında yerine getirir (TMK 512/3). Çıkarılan kişi bu durumda yasal payının tamamını değil, saklı payını isteyebilir. Eş, altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte mirasçıysa saklı payı yasal payının tamamına eşit olduğundan, sebebi yazılmayan veya ispatlanamayan çıkarma onun payını azaltmaz (TMK 506/4).
Sebep somut olmalı. 3. Hukuk Dairesi, çıkarma sebebinin açık olması ve belirli bir eyleme, işleme veya davranışa dayanması gerektiğini, “mirasımdan çıkardım”, “bana ilgi göstermedi” gibi gerekçesiz sözlerin yeterli olmadığını ve olayların delilleriyle birlikte tasarrufta gösterilmesinin itiraz hâlinde ispatı kolaylaştıracağını belirtmiştir (Yargıtay 3. HD, 26.01.2021, E. 2019/5571, K. 2021/471). Kesin bir kalıp aranmaz: yaşlılığında kendisiyle ilgilenmeyen, arayıp sormayan ve ihtiyaçlarını gidermeyen oğlunun mirasından pay almasını istemediğini yazan mirasbırakanın, oğlunu aile hukukundan doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle çıkardığı kabul edilmiştir (Yargıtay 7. HD, 05.02.2026, E. 2025/2556, K. 2026/613).
Anne ve babanın tek belgesi. Anne ve babanın noterde iki tanık huzurunda düzenlenen tek bir vasiyetnameyle, birbirine bağlı tasarruflar içermeden yalnızca ortak çocuklarını çıkarması usule aykırı bulunmamış ve ortak vasiyetname gibi geçersiz sayılmamıştır (Yargıtay 7. HD, 28.02.2022, E. 2022/813, K. 2022/1486). Buna karşılık eşlerin birbirine ve çocuklarına karşılıklı vasiyetler yaptığı tek belge ortak vasiyetname sayılmış ve kanundaki şekil şartlarını taşımadığı için iptal edilmesi gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 3. HD, 16.01.2019, E. 2017/12298, K. 2019/146).
İspat Yükü ve Deliller: Sebebi Çıkarmadan Yararlanan İspatlar (TMK 512/2)
Ters ispat yükü. Çıkarılan kişi itiraz ettiğinde sebebin gerçekten var olduğunu ispat etmek çıkarmadan yararlanan mirasçıya veya vasiyet alacaklısına düşer. Hukuk Genel Kurulu bu yükü şöyle ayrıntılandırmıştır: iptal davasında mirasbırakanın açık bir hataya düştüğünü çıkarılan kişi, çıkarma sebebinin varlığını ise davalı ispat eder; tenkis davasında ispat yükü her hâlde davalıdadır (Yargıtay HGK, 18.02.2026, E. 2025/57, K. 2026/85). Dava dilekçesinde çıkarmanın usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek vasiyetnamenin iptali istenmişse mahkeme bunu ıskata itiraz olarak nitelendirmeli ve davalıya sebebi ispat imkânı tanımalıdır; ispat yükünü davacıya yükleyen karar bozulmuştur (Yargıtay 3. HD, 24.09.2020, E. 2020/2026, K. 2020/4812).
Tanıklar. Aile içindeki olayların tanıkları çoğunlukla akrabalardır. 3. Hukuk Dairesi, aksine ciddi ve inandırıcı delil bulunmadıkça tanıkların gerçeği söylediğinin asıl olduğunu, akrabalığın veya yakınlığın beyanı tek başına değerden düşürmeyeceğini belirtmiştir (Yargıtay 3. HD, 14.03.2019, E. 2018/7003, K. 2019/2130). Öte yandan tanıkların yalnız mirasbırakandan duyduklarını aktarması, mirasçının yükümlülüklerini ihlal ettiğini göstermez; 14. Hukuk Dairesi, beyanları esas alınan tanıkların çıkarmadan yararlananın kayınvalidesi ve kayınpederi olduğuna ve diğer tanıkların evlatlıkların bakım giderlerini karşıladığını anlattığına dikkat çekerek sebebin ispatlanamadığını kabul etmiştir (Yargıtay 14. HD, 02.03.2015, E. 2015/2911, K. 2015/2239).
Ceza ve icra dosyaları. Mirasbırakana karşı işlenen suçtan verilmiş mahkûmiyet kararı sebebin ispatında önemli bir delildir; Yargıtay babaya karşı müessir fiilden verilen mahkûmiyete dayanan çıkarmayı geçerli sayan kararı onamıştır (Yargıtay 7. HD, 30.05.2024, E. 2023/3132, K. 2024/3099). Ceza dosyası sonuçlanmamış veya beraatle bitmişse olayın medeni hukuk bakımından ağırlığı diğer delillerle değerlendirilir (Yargıtay 7. HD, 15.05.2025, E. 2024/4654, K. 2025/2660; Yargıtay 3. HD, 30.11.2015, E. 2015/11678, K. 2015/19101). Borç ve icra baskısına dayanan çıkarmalarda icra dosyaları ve ödeme belgeleri belirleyici olabilir (Yargıtay 7. HD, 24.11.2025, E. 2025/551, K. 2025/4936).
Sebep İspatlanamazsa Ne Olur? Saklı Pay, Tenkis ve Açık Yanılma (TMK 512/3)
Vasiyetname iptal edilmez, çıkarma saklı paya indirilir. Çıkarma sebebi ispatlanamaz veya tasarrufta belirtilmemişse mirasbırakanın iradesi, çıkarılanın saklı payı dışında yerine getirilir. Yargıtay, bu durumda ölüme bağlı tasarrufun tümden geçersiz hâle gelmediğini ve davaya tenkis davası olarak devam edilmesi gerektiğini istikrarlı biçimde vurgulamaktadır (Yargıtay 7. HD, 23.02.2026, E. 2025/2901, K. 2026/960; Yargıtay 3. HD, 31.10.2018, E. 2017/975, K. 2018/10793). Vasiyetnamenin tümden iptaline (Yargıtay HGK, 15.11.2013, E. 2013/2-129, K. 2013/1585; Yargıtay 3. HD, 13.03.2018, E. 2016/9952, K. 2018/2354), “saklı pay oranında iptaline” (Yargıtay 3. HD, 12.03.2019, E. 2017/15813, K. 2019/1902) veya davanın tümden reddine (Yargıtay 3. HD, 30.11.2015, E. 2015/11678, K. 2015/19101; Yargıtay 3. HD, 06.04.2017, E. 2015/19402, K. 2017/4866; Yargıtay 14. HD, 02.06.2021, E. 2018/3409, K. 2021/3708) karar veren hükümler bozulmuştur. Tümden iptal kararı veren bir hükmü Yargıtay, hüküm fıkrasını tasarrufun mirasçının saklı payı dışında yerine getirilmesine dönüştürerek düzelterek onamıştır (Yargıtay 7. HD, 13.02.2025, E. 2024/1742, K. 2025/729).
Tenkis hesabı. Dava tenkis davasına dönüştüğünde mirasbırakanın terekesindeki bütün aktif ve pasif belirlenir ve uzman bilirkişi raporuyla hüküm kurulur (Yargıtay 3. HD, 12.02.2020, E. 2019/5621, K. 2020/1123). Değerleme de tenkis kurallarına göre yapılır: ölüm tarihindeki değerleri üretici fiyat endeksiyle güncelleyerek rayiç değer kabul eden hesap bozulmuş, taşınmazın karar tarihine en yakın değerinin sabit tenkis oranıyla çarpılması gerektiği belirtilmiştir (Yargıtay 7. HD, 09.05.2024, E. 2023/697, K. 2024/2496). Saklı payın ve tasarruf edilebilir kısmın hesabı için TMK 505-509 şerhine bakılabilir.
Açık yanılma: tam geçersizlik. Mirasbırakan tasarrufu çıkarma sebebi hakkında düştüğü açık bir yanılma yüzünden yapmışsa çıkarma tamamen geçersiz olur ve çıkarılan kişi saklı payla sınırlı kalmaz. Hukuk Genel Kurulu, sebebin ispatlanamamasının açık yanılma anlamına gelmediğini; açık yanılmanın, mirasbırakanın gerçekte olmayan olayları varmış gibi algılayıp esaslı bir hataya düşmesi olduğunu, sebeplerin varlığına inanarak tasarruf eden ve yıllarca vasiyetnameden dönmeyen mirasbırakanın tasarrufunun saklı pay dışında yerine getirileceğini belirtmiştir (Yargıtay HGK, 15.11.2013, E. 2013/2-129, K. 2013/1585). 14. Hukuk Dairesi de incelemenin kademeli olduğunu, önce mirasbırakanın apaçık yanılıp yanılmadığının araştırılacağını, bu hâl yoksa ve sebep ispatlanamamışsa davaya tenkis davası gibi devam edileceğini açıklamıştır (Yargıtay 14. HD, 02.03.2015, E. 2015/2911, K. 2015/2239).
• Sebep ispatlanırsa: A hiçbir pay alamaz ve tenkis davası açamaz. A'nın çocukları, A mirasbırakandan önce ölmüş gibi A'nın saklı payı olan dörtte biri (her biri sekizde bir) B'den tenkis yoluyla isteyebilir; A'nın çocuğu yoksa bütün malvarlığı B'ye kalır.
• Sebep ispatlanamaz veya vasiyetnamede yazılmamışsa: A saklı payı olan dörtte biri tenkis yoluyla alır; B'ye dörtte üç kalır.
• Mirasbırakanın çıkarma sebebi hakkında açık bir yanılmaya düştüğü ispatlanırsa: çıkarma tamamen geçersiz olur.
Çıkarmanın Sonuçları: Pay Kime Kalır, Torunlar Etkilenir mi? (TMK 511)
Mirasbırakan başka türlü tasarrufta bulunmuş olmadıkça, mirasçılıktan çıkarılan kimsenin miras payı, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi, mirasçılıktan çıkarılanın varsa altsoyuna, yoksa mirasbırakanın yasal mirasçılarına kalır.
Mirasçılıktan çıkarılan kimsenin altsoyu, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi saklı payını isteyebilir.
Çıkarılan hiçbir şey alamaz. Geçerli bir çıkarma, çıkarılanın mirasçılığını ve saklı payını ortadan kaldırır; çıkarılan kişi tenkis davası da açamaz (TMK 511/1). Bu nedenle çıkarılan mirasçı, çıkarmayı iptal ettirmeden aynı mirasbırakanın başka bir vasiyetnamesine karşı mirasçı sıfatıyla sonuç alamaz: Hukuk Genel Kurulu, ıskat davasının reddi hâlinde belirli mal vasiyetine karşı açılan davanın sıfat yokluğundan reddedileceğini belirtmiştir (Yargıtay HGK, 18.02.2026, E. 2025/57, K. 2026/85).
Iskat kişiseldir, torunlara geçmez. Çıkarılanın payı, mirasbırakan başka türlü tasarruf etmedikçe, çıkarılan mirasbırakandan önce ölmüş gibi onun altsoyuna, altsoyu yoksa mirasbırakanın diğer yasal mirasçılarına kalır (TMK 511/2). Mirasbırakan bu payı başka birine bıraksa bile çıkarılanın altsoyu, çıkarılanın saklı payını isteyebilir (TMK 511/3). TMK 510'daki sebeplerin çıkarılan kişinin kendisinde gerçekleşmiş olması gerektiğinden, torunları da mirastan uzak tutmak için onların kendi davranışlarına dayanan ayrı bir çıkarma sebebi gerekir. Yargıtay, çıkarmadan torunların etkileneceğini ve bu yüzden ıskata itiraz davasında çıkarılanın çocuklarının da taraf olması gerektiğini defalarca belirtmiştir (Yargıtay 7. HD, 24.11.2025, E. 2025/955, K. 2025/4944; Yargıtay 7. HD, 28.02.2022, E. 2022/813, K. 2022/1486; Yargıtay 7. HD, 16.12.2024, E. 2024/729, K. 2024/5704).
Çıkarılan mirasbırakandan önce ölürse. Mirasçı olabilmek için mirasbırakanın ölümü anında sağ olmak gerektiğinden (TMK 580), çıkarılan kişi mirasbırakandan önce ölmüşse mirasçı sıfatını hiç kazanmaz ve çıkarma geçersiz hâle gelir; onun çocukları, mirasbırakanın diğer tasarruflarına karşı iptal ve terditli tenkis istemlerini ileri sürebilir (Yargıtay 7. HD, 06.06.2024, E. 2024/1917, K. 2024/3259).
Mirasçılık belgesi ve alacaklılar. Çıkarmaya ilişkin bir tasarruf bulunması mirasçılık belgesi istenmesine engel değildir; çıkarmadan yararlananların ayrıca “çıkarılan yasal mirasçı değildir” diye tespit davası açmasında hukuki yarar yoktur, çünkü itiraz hakkı çıkarılana aittir (Yargıtay 14. HD, 16.11.2020, E. 2016/17806, K. 2020/7300). Çıkarılan kişi borçluysa ve çıkarmaya itiraz etmezse, iflas idaresi veya mirasın geçtiği tarihte elinde ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklıları aynı koşullarla tenkis davası açabilir (TMK 562/2).
Iskata İtiraz Davası: Kime Karşı, Hangi Mahkemede, Ne Kadar Sürede?
Hangi dava? Çıkarılan kişi, iptal davası veya tenkis davası açarak çıkarmaya itiraz edebilir (Yargıtay HGK, 18.02.2026, E. 2025/57, K. 2026/85). İptal davasında ehliyetsizlik, irade sakatlığı ve şekil eksikliği gibi genel iptal sebeplerine dayanılabileceği gibi yalnız çıkarma sebebinin gerçeği yansıtmadığı da ileri sürülebilir (Yargıtay 7. HD, 06.06.2024, E. 2024/1917, K. 2024/3259). Genel iptal sebepleri için tasarruf ehliyeti ve irade sakatlığı şerhine bakılabilir.
Davacı ve davalılar. Çıkarmaya itiraz hakkı yalnız çıkarılana aittir (Yargıtay 14. HD, 16.11.2020, E. 2016/17806, K. 2020/7300). Dava, çıkarmadan yararlanan bütün mirasçılara, çıkarılanın altsoyu varsa ona da yöneltilir; yalnız vasiyet alacaklısına karşı açılan ıskat davası usulüne uygun taraf teşkili sayılmaz (Yargıtay HGK, 18.02.2026, E. 2025/57, K. 2026/85). Taraf teşkili kamu düzenine ilişkindir, her aşamada kendiliğinden gözetilir ve eksikliği bozma sebebidir (Yargıtay 7. HD, 24.11.2025, E. 2025/955, K. 2025/4944). Çıkarılan kişi dava açmamış olsa bile vasiyetnamenin tenfizi davasında çıkarmadan yararlanacak altsoyun davaya katılması gerekir; çıkarılanın davayı kabul etmesi çocuklarını bağlamaz (Yargıtay 7. HD, 05.02.2026, E. 2025/2556, K. 2026/613).
Görevli mahkeme. Mirasçılıktan çıkarmaya ilişkin uyuşmazlıklarda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir; aile mahkemesi sıfatıyla bakılan dava görev yönünden bozulmuştur (Yargıtay 7. HD, 27.11.2023, E. 2022/4560, K. 2023/5731).
Hak düşürücü süre. İptal davası, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamenin açılma tarihinden itibaren iyiniyetli davalılara karşı on, iyiniyetli olmayanlara karşı yirmi yıl içinde açılmalıdır; hükümsüzlük def'i yoluyla her zaman ileri sürülebilir (TMK 559). Tenkis davası da saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamenin açılma tarihinden itibaren on yıl içinde açılmalıdır; tenkis iddiası da def'i yoluyla her zaman ileri sürülebilir (TMK 571). 7. Hukuk Dairesi, öğrenme süresinin vasiyetnamenin açılıp okunarak içeriğinin tamamından haberdar olunmasıyla başlayacağını ve davacının başka bir dosyaya verdiği dilekçenin öğrenme sayılamayacağını belirtmiştir (Yargıtay 7. HD, 15.05.2025, E. 2024/4654, K. 2025/2660). Buna karşılık açılma dosyasının duruşmasında vasiyetnameyi kabul etmediklerini ve iptal davası açtıklarını beyan eden mirasçılar için sürenin o tarihten işlediğini kabul eden bölge adliye mahkemesi kararı onanmıştır (Yargıtay 7. HD, 15.05.2023, E. 2022/1298, K. 2023/2580).
İnceleme sırası ve davaların birleştirilmesi. Mahkeme önce genel iptal sebeplerini, sonra çıkarma sebeplerinin nitelik ve nicelik bakımından yeterli olup olmadığını inceler (Yargıtay 7. HD, 15.05.2025, E. 2024/4654, K. 2025/2660); ehliyetsizlik iddiası yargılamanın her aşamasında ileri sürülebildiğinden bu iddia incelenmeden karar verilemez (Yargıtay 7. HD, 16.12.2024, E. 2024/729, K. 2024/5704). Vasiyetnamenin iptali ve olmazsa tenkis talepleri terditli bir dava oluşturur ve birbirinden ayrılamaz (Yargıtay 7. HD, 06.06.2024, E. 2024/1917, K. 2024/3259). Buna karşılık çıkarmaya ilişkin vasiyetname ile aynı mirasbırakanın belirli mal vasiyetine ilişkin vasiyetnamesinin iptali istemleri, yöntem, ölçüt ve ispat kuralları farklı olduğundan ayrılır ve ıskat davası diğer dava için bekletici sorun yapılır (Yargıtay HGK, 18.02.2026, E. 2025/57, K. 2026/85). Iskat davası tenkise dönüştüğünde, ayrılmış olan ve aynı mirasbırakanın başka bir vasiyetnamesine ilişkin iptal ve tenkis davası onunla birleştirilir (Yargıtay 7. HD, 23.02.2026, E. 2025/2901, K. 2026/960).
Dönme ve affetme. Mirasbırakan, vasiyetname için öngörülen şekillerden birine uyarak yapacağı yeni bir vasiyetnameyle önceki vasiyetnameden her zaman, tamamen veya kısmen dönebilir (TMK 542). Kanun affetmeyi yalnız mirastan yoksunluk için düzenlemiştir (TMK 578/2). Yargıtay'a göre çıkarılanla aynı evde yaşamaya devam edilmesi, mirasbırakanın o davranışları affettiği anlamına gelmez (Yargıtay 7. HD, 24.11.2025, E. 2025/551, K. 2025/4936); vasiyetnameden yıllarca dönülmemesi ise mirasbırakanın çıkarma sebeplerine inandığını gösteren bir olgu olarak değerlendirilmiştir (Yargıtay HGK, 15.11.2013, E. 2013/2-129, K. 2013/1585).
Borç Ödemeden Aciz Sebebiyle Koruyucu Çıkarma (TMK 513)
Miras açıldığı zaman borç ödemeden aciz belgesinin hükmü kalmamışsa veya belgenin kapsadığı borç tutarı mirasçılıktan çıkarılanın miras payının yarısını aşmıyorsa, mirasçılıktan çıkarılanın istemi üzerine çıkarma iptal olunur.
Amaç ceza değil koruma. Borç içindeki bir çocuğun saklı payı, mirasın açılmasıyla onun alacaklılarının takibine konu olabilir. TMK 513 mirasbırakana bu payın bir kısmını torunlarına yöneltme imkânı verir. Yargıtay koruyucu çıkarmayı, hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunan altsoyun çocuklarını korumak amacıyla saklı payın yarısının onun çocuklarına özgülenmesi olarak tanımlamıştır (Yargıtay 3. HD, 25.10.2017, E. 2017/14203, K. 2017/14640). Cezai çıkarmadan farklı olarak mirasçının kusuru aranmaz.
Şartlar. Koruyucu çıkarma yalnız altsoy için uygulanır; eş veya ana-baba bu yolla çıkarılamaz. Çıkarılan kişi hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunmalıdır. Çıkarma saklı payın en fazla yarısı için yapılabilir; diğer yarı çıkarılanda kalır. Çıkarılan yarı, çıkarılanın doğmuş ve doğacak çocuklarına özgülenmelidir; kanun bu özgülemeyi açıkça şart koşmuştur.
İptal hâlleri. Miras açıldığında aciz belgesinin hükmü kalmamışsa ya da belgenin kapsadığı borç çıkarılanın miras payının yarısını aşmıyorsa, çıkarılan kişinin istemi üzerine çıkarma iptal edilir (TMK 513/2). Çıkarma bu hâllerde kendiliğinden hükümsüz olmaz; iptali çıkarılanın istemesi gerekir.
Uygulama. Yargıtay kararlarında koruyucu çıkarma çoğunlukla yalnız tanım olarak anılır; hükmün doğrudan uygulandığı yayımlanmış karara nadiren rastlanır. Çıkarılan borçlu mirasçı çıkarmaya itiraz etmezse alacaklılarının TMK 562/2 uyarınca tenkis davası açabileceği de hesaba katılmalıdır.
Iskat, Mirastan Yoksunluk, Feragat ve Ret: Farklar
- Mirasçılıktan çıkarma (ıskat): Mirasbırakanın vasiyetname veya miras sözleşmesiyle yaptığı tek taraflı tasarruftur. Yalnız saklı paylı mirasçılar için ve TMK 510'daki iki sebepten biri varsa yapılabilir; sebep yazılmalı ve itiraz hâlinde çıkarmadan yararlanan tarafından ispatlanmalıdır. Çıkarılanın altsoyu saklı payını isteyebilir (TMK 510-513).
- Mirastan yoksunluk: Mirasbırakanı kasten öldürme veya öldürmeye teşebbüs, onu sürekli olarak tasarruf yapamayacak duruma getirme, tasarruf özgürlüğüne aldatma, zorlama veya korkutmayla müdahale etme ve yeniden yapılamayacak tasarrufu kasten ortadan kaldırma hâllerinde kanun gereği doğar; mirasbırakanın affıyla ortadan kalkar ve yoksunun altsoyu, yoksun önce ölmüş gibi mirasçı olur (TMK 578-579).
- Mirastan feragat: Mirasbırakan ile mirasçı arasında karşılıklı veya karşılıksız yapılan sözleşmedir; feragat eden mirasçılık sıfatını kaybeder, karşılık sağlanarak yapılan feragat sözleşmede aksi öngörülmedikçe altsoy için de sonuç doğurur (TMK 528).
- Mirasın reddi: Mirasçının ölümden sonra kendi iradesiyle mirası kabul etmemesidir; reddeden yasal mirasçının payı, miras açıldığında kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer (TMK 605, 611).
Bu dört kurumun sonuçları farklı olduğundan, bir mirasçıyı mirastan uzak tutmak isteyen mirasbırakanın önce hangi yolun uygun olduğunu belirlemesi gerekir. Mirasçıyla anlaşma mümkünse feragat sözleşmesi sebep ispatı gerektirmez; anlaşma yoksa ve kanuni bir sebep varsa sebebi açıkça yazılmış bir vasiyetnameyle çıkarma yapılır. Saklı payı bulunmayan hısımlar için ise yalnız malvarlığını başkasına bırakan bir vasiyetname yeterlidir.
TMK 510 Yargıtay kararları
Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 21 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve konularına göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları bulundukları grubun başında yer alır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.
Karar seçimi hakkında
Sayfaya 21 Yargıtay kararı kart olarak alınmıştır: çıkarma sebepleri (7. Hukuk Dairesi 2024 ve 2025; 3. Hukuk Dairesi 2015, 2020 ve 2021), ispat (3. Hukuk Dairesi 2019; 14. Hukuk Dairesi 2015), sebep ispatlanamadığında sonuç (Hukuk Genel Kurulu 2013; 3. Hukuk Dairesi 2018; 7. Hukuk Dairesi 2026), dava ve taraflar (Hukuk Genel Kurulu 2026; 7. Hukuk Dairesi 2023, 2025 ve 2026; 14. Hukuk Dairesi 2020), süre (7. Hukuk Dairesi 2023) ve özel durumlar (7. Hukuk Dairesi 2022 ve 2024). Metinde ayrıca aynı yöndeki 14 karar anılmıştır. Kararların tamamı tam metinden okunmuş ve OY BİRLİĞİYLE verilmiştir; oy çokluğuyla verilen veya karşı oy içeren kararlar kart olarak kullanılmamıştır. ATIF NOTLARI: onama kararlarında aktarılan gerekçe ilk derece veya bölge adliye mahkemesine aittir; iki Daire kararı aynı ölçütler için Hukuk Genel Kurulunun oy çokluğuyla verdiği 2024 tarihli bir karara atıf yapmaktadır, alıntılar Daire kararlarının kendi gerekçesindendir. Hukuk Genel Kurulunun 18.02.2026 tarihli kararına göre ilgili Özel Daire bozma kararı oy çokluğuyla verilmiştir; o Daire kararı bu nedenle kart yapılmamıştır. TMK 513'ün doğrudan uygulandığı oy birliğiyle verilmiş bir karar bulunamadığından koruyucu çıkarma kanun metni ve kararlardaki tanım üzerinden anlatılmıştır. Kişi, yer, kurum bilgileri ve tutarlar aktarılmamıştır.
Çıkarma sebepleri
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Ağır suç için mahkûmiyet şart değildir, suçun ağırlığı fiilin aile bağına etkisine göre medeni hukuk ölçüsüyle belirlenir; aile yükümlülüklerinin ihlali de ağır olmalı ve aile bağını fiilen koparmalıdır; önce genel iptal sebepleri, sonra çıkarma şartları incelenir
Olay: Mirasbırakan ağır bir hastalık döneminde düzenlediği el yazılı vasiyetnameyle eşini; hastalığında kendisine bakmadığı, evden ayrıldığı ve telefonla hakaret ettiği gerekçesiyle mirasçılıktan çıkarmış ve malvarlığını kardeşine bırakmıştır. Taraflar arasında boşanma davası sürerken mirasbırakan ölmüştür. Eş; ehliyetsizlik, şekil eksikliği ve çıkarma sebeplerinin gerçek olmadığı iddiasıyla vasiyetnamenin iptalini istemiş, bölge adliye mahkemesi davayı hak düşürücü süre geçtiği gerekçesiyle reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, öğrenme süresinin vasiyetnamenin açılıp okunarak içeriğinin tamamından haberdar olunmasıyla başlayacağını, davacının başka bir dosyaya verdiği dilekçenin öğrenme sayılamayacağını ve davanın süresinde açıldığını belirtmiştir. Mirasçılıktan çıkarmayı aile bağına layık olmayan mirasçıya uygulanan bir medeni hukuk yaptırımı olarak nitelendirmiş; ağır suç için mahkûmiyet aranmadığını, suçun ağırlığının ceza hukuku kurallarına göre değil fiilin aile bağlarına etkisine göre değerlendirileceğini, aile hukuku yükümlülüklerinin ihlalinin de ağır suçla orantılı bir ağırlıkta olması ve aile bağlarını fiilen koparması gerektiğini açıklamıştır. Mahkemenin önce genel iptal sebeplerini, sonra çıkarma sebeplerinin nitelik ve nicelik bakımından yeterli olup olmadığını incelemesi, yeterli değilse çıkarmanın tasarruf edilebilir kısım oranında geçerli olacağını gözeterek karar vermesi gerektiğini belirterek kararı oy birliğiyle bozmuştur.
“Hâkimin suçun ağırlığı konusunda takdir yetkisini kullanırken ceza hukuku kuralları bağlamında değil, işlenen fiilin aile bağlarına yaptığı etki bakımından medeni hukuk esaslarına göre değerlendirmede bulunması gerekir.”
Ne anlama geliyor?
Iskat için mirasçının ceza mahkûmiyeti gerekmez; ama eylem, saklı paydan yoksun bırakmayı haklı kılacak ağırlıkta olmalı ve aile bağını gerçekten koparmış olmalıdır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve kesin olarak verilmiştir. Kararda aynı ölçütler için Hukuk Genel Kurulunun 2024 tarihli bir kararına atıf yapılmıştır; o karar oy çokluğuyla verildiğinden sayfada kart olarak kullanılmamış, alıntı Daire kararının kendi gerekçesinden alınmıştır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Bayram ziyaretinde çıkan tartışmada babalarını darp edip yaralayan kızların mirasçılıktan çıkarılması: ceza dosyasıyla ispatlanan vücut dokunulmazlığına karşı suç, aile bağlarını koparan ağır suç sayıldı
Olay: Mirasbırakan noterde düzenlediği vasiyetnameyle kızlarını, kendisini darp ederek yaraladıkları ve evlattan beklenen görevleri yapmadıkları gerekçesiyle mirasçılıktan çıkarmış ve bütün mirasını davalıya bırakmıştır. Kızlar çıkarmanın iptalini istemiş; davalı, kızların daha önce babaları hakkında kısıtlama davası açtığını, ardından yaşanan hakaret ve yaralama olaylarından sonra tarafların barışmadığını savunmuştur.
Karar: İlk derece mahkemesi, kızların bir bayram ziyareti sırasında çıkan tartışmada babalarını darp ederek yaraladığının ceza dosyasıyla ispatlandığını, bu eylemin vücut dokunulmazlığına karşı işlenmiş bir suç olup aile bağlarını kopardığını, mirasbırakanın çıkarma sebebini açıkça belirttiğini ve sebebin kanundaki ağır suç kavramına girdiğini kabul ederek davayı reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetmiş, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi kararı oy birliğiyle onamıştır.
“murise karşı mirasçıları tarafından vücut dokunulmazlığına karşı işlenmiş bir suç olduğu, bu suç sonucunda mirasçılar ile muris arasında aile bağlarının koptuğu”
Ne anlama geliyor?
Mirasbırakana yönelik fiziksel şiddet, ceza dosyasıyla ispatlanırsa ıskat için güçlü bir sebeptir; belirleyici olan eylemin aile bağını koparmasıdır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve kesin olarak verilmiş bir ONAMA kararıdır; alıntılanan gerekçe İLK DERECE MAHKEMESİNE aittir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Babasının istemediği biriyle evlenmek isteyen oğlun bu yüzden çıkan tartışmadaki hakaret, tehdit ve darp girişimi ağır suç sayılmadı; sebep kanıtlanamadığından tasarruf saklı pay dışında yerine getirilir
Olay: Mirasbırakan noterde düzenlediği vasiyetnameyle oğlunu, kendisine ağır hakaret ve tehditte bulunduğu gerekçesiyle mirasçılıktan çıkarmıştır. Oğul, babasının istemediği kişiyle evlendiği için çıkarıldığını ileri sürmüş; davalılar, oğlun yıllar önce hakaret ve tehdit ederek evin camlarını kırıp ayrıldığını ve bir daha babasını aramadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi aile yükümlülüklerinin yerine getirilmediği gerekçesiyle davayı reddetmiştir.
Karar: Bölge adliye mahkemesi, olayların mirasbırakanın oğlunun evlilik kararına karışması üzerine çıkan tartışmada gerçekleştiğini, evlenme ve boşanma gibi kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak üzerinde egemenlik kurma girişimi karşısında yaşanan bu eylemlerin niteliği ve gerçekleşme biçimi itibarıyla ağır suç sayılamayacağını ve çıkarma koşullarının kanıtlanamadığını belirtmiş; TMK 512/3 uyarınca tasarrufun mirasçının saklı payı dışında yerine getirilmesi gerektiği gerekçesiyle istinafı kabul etmiştir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi kararı oy birliğiyle onamıştır.
“evlenme, boşanma gibi kişiye sıkı sıkı bağlı hak üzerinde egemenlik kurmak suretiyle davacı ile murisin tartışması sonucu davacının murise karşı gerçekleşen eylemlerin niteliği ve gerçekleşme biçimi değerlendirildiğinde ağır suç kapsamında değerlendirilmeyeceğini”
Ne anlama geliyor?
Aile içi bir anlaşmazlıkta öfkeyle söylenen sözler ve davranışlar, bağlamına göre ağır suç sayılmayabilir; bu durumda çıkarılan saklı payını alır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve kesin olarak verilmiş bir ONAMA kararıdır; alıntılanan gerekçe BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNE aittir. Yargıtay, bölge adliye mahkemesi gerekçesindeki tescile ilişkin paragrafın dava konusuyla ilgisiz olduğuna ayrıca dikkat çekmiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Aile hukukundan doğan yükümlülükler sadakat, yardım, sevgi, saygı ve zor durumda destek yükümlülüklerini kapsar; çıkarma sebebi belirli bir olay ve davranışa dayanmalıdır; ağır hastalığında babasına bakmayacağını bildiren ve yıllarca aramayan kızın çıkarılması haklı bulundu
Olay: Mirasbırakan iki ayrı noter vasiyetnamesiyle tek çocuğu olan kızını; evi terk ettiği, dönmesi için haber gönderilmesine rağmen gelmediği, ağır hastalığına rağmen kendisine bakmayacağını ve ilgilenmeyeceğini bildirdiği, yıllarca bayramlarda ve önemli günlerde aramadığı ve babası hakkında ağır sözler söylediği gerekçesiyle mirasçılıktan çıkarmıştır. Çıkarmadan yararlanan anne sebepleri tanıklarla ispatlamaya çalışmıştır. Bölge adliye mahkemesi, bu davranışların kızın kişilik özelliklerinden, kuşak farkından ve yurt dışında aldığı eğitimden kaynaklandığını ve çıkarma için yeterli olmadığını kabul etmiştir.
Karar: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, aile hukukundan doğan yükümlülüklerin sadakat, yardım, bağlılık, ana-baba ile çocuk arasındaki sevgi, saygı ve şefkat bağları, yoksulluk ve zaruret hâlinde yardım ve nafaka yükümlülükleri ile aile huzurunu bozmama yükümlülüğünü kapsadığını; çıkarma sebebinin açık olması ve belirli bir eylem, işlem veya davranışa dayanması gerektiğini, gerekçesiz genel sözlerin yeterli olmadığını açıklamıştır. Tanık anlatımlarıyla kızın ağır hastalığındaki babasıyla ilgilenmediğinin ve ona karşı ilgisiz kaldığının sabit olduğunu, tanıkların gerçeği söylemediğini gösteren bir delil bulunmadığını belirterek çıkarma sebeplerinin nitelik ve nicelik bakımından yeterli olduğunu kabul etmiş ve bölge adliye mahkemesi kararını davalı yararına oy birliğiyle bozmuştur.
“Yine, çıkarma sebebinin açık olması, belirli bir eyleme, işleme ve davranışa dayanması gerekmektedir. Sadece mirasdan ıskat ettim, miras dışı bıraktım, bana ilgi göstermedi v.b. gibi gerekçesiz sözler yeterli sayılmamalıdır.”
Ne anlama geliyor?
Sebep ne kadar somut yazılır ve tanıklarla desteklenirse ıskatın ayakta kalma ihtimali o kadar artar; “beni aramadı” gibi soyut ifadeler yetmez.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Vasiyetnamede kızın evliliğine ve özel yaşamına ilişkin ifadeler de yer almaktadır; Daire sonucu hastalık döneminde ilgilenmeme ve ilgisizlik olgularına dayandırmıştır. Alıntıdaki “mirasdan” yazımı karardaki gibidir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Aynı evde birlikte yaşamak affetme sayılmaz; kendi borçlarını ödemeyerek babasını defalarca icra tehdidi altında bırakan ve onu sık sık azarlayan oğlun çıkarılması TMK 510/2 bakımından haklıdır
Olay: Mirasbırakan noterde düzenlediği vasiyetnameyle birlikte yaşadığı oğlunu, aile hukukundan doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle mirasçılıktan çıkarmıştır. Oğul, uzun yıllar babasıyla aynı evde yaşadığını ileri sürerek çıkarmanın iptalini istemiş; davalılardan biri davayı kabul etmiş, diğer davalı ise oğlun sürekli borç yaptığını ve babasının bu borçları ödemek için mallarını sattığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi birlikte yaşadıklarını ve sebebin ispatlanamadığını belirterek tasarrufun saklı pay dışında yerine getirilmesine karar vermiş, bölge adliye mahkemesi istinafları esastan reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, tanık anlatımlarına göre oğlun kendi borçlarını ödemediğini, babasının defalarca icra tehdidi altında kalarak bu borçları ödemek zorunda bırakıldığını, oğlun babasını sık sık azarladığını ve aile birliğini huzursuz hâle getirdiğini tespit etmiştir. Bu davranışların babanın ekonomik ve manevi bakımdan sıkıntıya düşmesine yol açtığını, aile birliği ve saygı unsurunu zedelediğini, çıkarmanın TMK 510/2 anlamında haklı sebebe dayandığını belirtmiştir. Birlikte yaşamanın mirasbırakanın bu tutumları affettiği anlamına gelmediğini, vasiyetnamedeki açık iradenin bu davranışların artık tolere edilemediğini gösterdiğini vurgulayarak davanın reddi gerektiği gerekçesiyle kararı oy birliğiyle bozmuştur.
“Oysa, birlikte yaşama olgusu, murisin davacının yukarıda belirtilen tutumlarını affettiği veya onayladığı anlamına gelmez.”
Ne anlama geliyor?
Aynı çatı altında yaşamak tek başına ıskat sebebini ortadan kaldırmaz; süreklilik gösteren borç yükü ve saygısızlık aile yükümlülüğünün ağır ihlali sayılabilir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve kesin olarak verilmiştir. Kişi ve yer bilgileri ile tutarlar aktarılmamıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Babanın verdiği vekaletnameyi kötüye kullanmak borçlar hukukundan doğan bir ihlaldir, aile hukukundan doğan yükümlülüğün ihlali sayılmaz; diğer sebepler de ispatlanamazsa dava tenkis davası olarak sürdürülür
Olay: Mirasbırakan noterde düzenlediği vasiyetnameyle oğlunu; kendisine verdiği vekaletnamelerle yaptığı işlemlerde kendi çıkarına ve diğer çocuklarının zararına hareket ettiği, büyükannesi aleyhine konuştuğu ve babasına toplum içinde ağır sözler söylediği gerekçesiyle mirasçılıktan çıkarmış ve bütün malvarlığını davalılara bırakmıştır. İlk derece mahkemesi vekaletnamenin kötüye kullanıldığının ispatlandığını kabul ederek davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinafı reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, çıkarma sebebi olarak gösterilen vekaletin kötüye kullanılmasının Türk Borçlar Kanununda düzenlenen vekalet ilişkisinin sonucu olduğunu, mirasçının mirasbırakanla arasındaki borçlar hukukundan doğan bir yükümlülüğü ihlal etmesinin ıskat sebebi oluşturmadığını ve bu ihlalin yaptırımının Borçlar Kanununda düzenlendiğini belirtmiştir. Diğer çıkarma sebeplerinin ispat yükü üzerinde olan davalılarca ispatlanamadığını, bu durumda TMK 512/3 uyarınca tasarrufun davacının saklı payı dışında yerine getirileceğini ve davaya tenkis davası olarak devam edilmesi gerektiğini belirterek istemin tümden reddini oy birliğiyle bozmuştur.
“Bununla birlikte, mirasçı, mirasbırakanla arasında borçlar hukukundan doğan bir mükellefiyeti ihlal etse, miras hakkından ıskat edilmesi için bir sebep meydana gelmemiştir.”
Ne anlama geliyor?
Vekalet, kira veya borç ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar kendi başına ıskat sebebi değildir; bunlar için borçlar hukukunun yollarına başvurulur.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Karar, vekaletin kötüye kullanılmasını aile hukuku yükümlülüğü yönünden değerlendirmiştir; aynı eylemin ayrıca bir suç oluşturup oluşturmadığı ve TMK 510/1 anlamında ağır suç sayılıp sayılamayacağı bu kararda tartışılmamıştır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Çocukların babalarını korumak için vesayet davası açması aile bağlarını koparan bir davranış değildir; aile bağını koparan olayda mirasbırakan da en az mirasçı kadar kusurluysa çıkarma geçerli olmaz
Olay: Mirasbırakan vasiyetnameyle çocuklarını ve torunlarını; evlatlık görevlerini yerine getirmedikleri, malvarlığını ele geçirmek için hakkında vesayet davaları açtıkları, evine girerek kendisine saldırdıkları ve torunlarının kendisine saygı göstermediği gerekçesiyle mirasçılıktan çıkarmıştır. Saldırı iddiasıyla yapılan şikâyette kovuşturmaya yer olmadığına, rızası dışında evine girildiği iddiasıyla açılan davada beraate karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi çıkarmanın iptali davasını reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, suçun ağırlığının ceza hukuku ilkelerine göre değil medeni hukuk esaslarına göre belirleneceğini ve aile bağını koparan olayda mirasbırakan da en az mirasçı kadar kusurluysa ıskatın geçerli olmayacağını belirtmiştir. Çocukların eşinin ölümünden sonra yalnız kalan babalarıyla ilgilenmeye çalıştığını, mirasbırakanın zamanla onlarla görüşmeyi reddettiğini ve taşınmazlarının satış bedelinin bir kısmını bakıcısına verdiğini, vesayet davalarının babayı korumak amacıyla açıldığını ve aile bağlarını koparmadığını, sübjektif şartın gerçekleşmediğini tespit etmiştir. Çıkarma sebeplerinin yeterli olmadığını, bu durumda TMK 512/3 uyarınca tasarrufun tasarruf edilebilir kısım oranında geçerli olacağını ve davaya tenkis davası olarak devam edilebileceğini belirterek istemin tümden reddini oy birliğiyle bozmuştur.
“vesayet davalarının açılmasının aile bağlarını koparacak nitelikte olmadığı, aksine aile bağlarının korunmasını temine yönelik olduğu gözetildiğinde subjektif şartın gerçekleşmediği”
Ne anlama geliyor?
Mirasbırakanı korumak için başvurulan hukuki yollar ıskat sebebi yapılamaz; çatışmaya mirasbırakanın kendi davranışları yol açmışsa çıkarma ayakta kalmaz.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Mirasbırakanın kusuruna ilişkin ilke, kararda öğretiye atıfla açıklanmıştır. Kişi ve yer bilgileri ile tutarlar aktarılmamıştır.
İspat
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Çıkarma sebebi tanıkla ispatlanabilir; akrabalık veya yakınlık tanık beyanını tek başına değerden düşürmez; babasının cenazesinden sonra annesini herkesin önünde sarsıp hakaret eden oğlun çıkarılması haklı bulundu
Olay: Mirasbırakan anne vasiyetnameyle oğlunu; kendisine karşı aile yükümlülüklerini yerine getirmediği, eşinin cenazesinden sonra birçok kişinin önünde kendisini dövdüğü, sürekli hakaret ettiği ve kendisini borçlu gösteren sahte senet düzenlediği gerekçesiyle mirasçılıktan çıkarmış ve mirasını kızlarına bırakmıştır. Davalı tanığı, cenaze günü oğlun annesiyle tartıştığını, ona hakaret ettiğini, sarsıp tokatlamaya çalıştığını anlatmıştır. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir.
Karar: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, çıkarma sebebinin ispat yükünün çıkarmadan yararlanan davalılarda olduğunu hatırlatmış; aksine ciddi ve inandırıcı delil bulunmadıkça tanıkların gerçeği söylediğinin asıl olduğunu, akrabalık veya başka bir yakınlığın tanık beyanını tek başına değerden düşürmeyeceğini belirtmiştir. Tanık beyanıyla oğlun, babasının cenaze töreninden sonra annesini birçok kişinin önünde sarsıp hakaret ettiğinin ve ona karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmediğinin ispatlandığını kabul ederek davanın reddi gerektiği gerekçesiyle hükmü davalılar yararına oy birliğiyle bozmuştur.
“Akrabalık veya diğer bir yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz.”
Ne anlama geliyor?
Aile içinde yaşanan olayların tanıkları çoğu zaman akrabalardır; beyanları tutarlı ve inandırıcıysa ıskat sebebi bu tanıklarla ispatlanabilir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi
Tanıkların yalnız mirasbırakandan duyduklarını aktarması ihlalin ispatı sayılmaz; bakım ücretlerini ödeyen ve mirasbırakanı tedaviye götüren evlatlıkların çıkarılmasında sebep kanıtlanamadı, iptal incelemesi kademelidir
Olay: Mirasbırakan ölümünden kısa süre önce yaptığı iki resmî vasiyetnameyle iki evlatlığını; hastalığında ve sağlığında kendisini aramadıkları, geliri olmamasına rağmen maddi destek sağlamadıkları, birinin malvarlığını devretmediği için kendisini tartaklayıp evden kovduğu ve diğerinin eşinin de kendisine ağır sözler söyleyerek evinden kovduğu gerekçesiyle mirasçılıktan çıkarmış ve malvarlığını davalıya bırakmıştır. Mahkeme, çıkarmanın iptali istemini ayırarak davayı reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, mirasçılıktan çıkarmanın iptalinin kademeli olduğunu, önce mirasbırakanın apaçık yanılıp yanılmadığının araştırılacağını, bu hâl yoksa ve davalı çıkarma sebebini ispatlayamamışsa davaya tenkis davası gibi devam edileceğini açıklamıştır. Beyanları esas alınan tanıkların çıkarmadan yararlananın kayınvalidesi ve kayınpederi olduğunu, bir kısım tanıkların yalnız mirasbırakandan duyduklarını anlattığını, diğer tanıkların ise evlatlıkların bakıcı ücretlerini ödediğini ve mirasbırakanı tedaviye götürdüğünü belirttiğini tespit ederek sebebin ispatlanamadığını kabul etmiş; vasiyetnamenin tasarruf edilebilir kısım oranında geçerli olacağı gözetilmeden verilen kararı oy birliğiyle bozmuştur.
“Ayrıca bir kısım tanıkların muristen duyduklarını anlatması davacıların mirasçılıktan doğan yükümlülüklerini ihlal ettiği anlamına gelmez.”
Ne anlama geliyor?
Mirasbırakanın başkalarına yaptığı şikâyetleri aktaran tanıklar yetmez; mirasçının davranışını bizzat gören tanıklar ve belgeler gerekir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Sonuç (TMK 512/3)
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Çıkarma sebebinin ispatlanamaması açık yanılma demek değildir; mirasbırakan sebeplerin varlığına inanarak tasarruf etmişse ıskat tasarruf edilebilir kısım oranında geçerlidir ve çıkarılan yalnız saklı payını isteyebilir
Olay: Mirasbırakan 2002'de düzenlediği vasiyetnamede davacı mirasçılarını, aile yükümlülüklerini ihlal ettikleri gerekçesiyle mirasçılıktan çıkarmış ve 2006'da ölmüştür. Mahkeme, davalılar sebepleri ispatlayamadığı için vasiyetnamenin tümden iptaline karar vermiştir. Özel Dairenin bozmasına karşı yerel mahkeme, olmayan bir sebebi var saymanın ancak yanılmayla mümkün olduğunu ve bu nedenle çıkarmanın tamamen geçersiz olduğunu belirterek direnmiştir.
Karar: Hukuk Genel Kurulu, mirasbırakanın ıskat sebebi olarak gösterdiği olaylar gerçekte yokken bunları varmış gibi algılayıp açık bir hataya düşmesi hâlinde ölüme bağlı tasarrufun tamamen iptal edileceğini, ancak dosyada mirasbırakanın esaslı bir hataya düştüğünün sabit olmadığını, aksine ıskat sebeplerinin varlığına inanarak tasarrufta bulunduğunu belirtmiştir. Mirasbırakanın 2002'de yaptığı vasiyetnameden 2006'daki ölümüne kadar dönmediğine de dikkat çekerek ıskatı içeren tasarrufun davacıların saklı payı dışında, yani tasarruf edilebilir kısım oranında yerine getirileceğini kabul etmiş ve direnme kararını oy birliğiyle bozmuştur.
“mirasbırakanın ıskat sebebi olarak kabul ettiği olaylar bulunmadığı halde, kendisi bulunmayan bu olayları varmış gibi algılayıp açık hataya düşmüşse ölüme bağlı tasarruf tam olarak iptal edilmelidir.”
Ne anlama geliyor?
Sebebi ispatlayamayan taraf davayı tamamen kaybetmez; çıkarılan kişi yalnız saklı payını alır. Tam iptal için mirasbırakanın gerçekte olmayan olayları var sandığı ayrıca ispatlanmalıdır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Alıntılanan ilke, Hukuk Genel Kurulunun 11.04.1990 tarihli bir kararına atıfla açıklanmıştır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Çıkarma sebebi ispatlanamazsa vasiyetname iptal edilmez; tasarruf çıkarılanın saklı payı dışında yerine getirilir, dava tenkis davası olarak sürdürülür ve aynı mirasbırakanın ayrılan diğer vasiyetname davasıyla birleştirilir
Olay: Mirasbırakan 2007'de düzenlediği vasiyetnameyle, babaları kendisinden önce ölmüş olan torunlarını mirasçılıktan çıkarmış; aynı yıl yaptığı başka bir vasiyetnameyle taşınmazlarını bazı mirasçılarına paylaştırmıştır. Torunlar her iki vasiyetnamenin iptalini ve tenkis istemiş, mahkeme ikinci vasiyetnameye ilişkin istemi ayırmıştır. İlk derece mahkemesi çıkarma sebeplerinin ispatlanamadığını belirterek çıkarmaya ilişkin vasiyetnamenin davacılar yönünden iptaline karar vermiş, bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, mirasçılıktan çıkarmanın geçerliliğinin sebebin tasarrufta belirtilmesine bağlı olduğunu, itiraz hâlinde ispat yükünün çıkarmadan yararlananlarda bulunduğunu ve çıkarma sebeplerinin ispatlanamadığına ilişkin tespitin doğru olduğunu belirtmiştir. Ancak bu durumda ölüme bağlı tasarrufun tümden geçersiz hâle gelmeyeceğini, TMK 512/3 uyarınca çıkarılan mirasçının saklı payı dışında mirasbırakanın iradesinin yerine getirilmesinin zorunlu olduğunu, açık yanılma ispatlanırsa ise çıkarmanın geçersiz olacağını açıklamıştır. Davaya tenkis davası olarak devam edilmesi ve ayrılan diğer vasiyetnamenin iptali ve tenkisi davasıyla birleştirilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı oy birliğiyle bozmuştur.
“Başka bir anlatımla bu durumda ölüme bağlı tasarruf tümden geçersiz hâle gelmez, mirasçılıktan çıkarılması yerinde görülmeyen mirasçının saklı payı dışında mirasbırakanın iradesi yerine getirilir.”
Ne anlama geliyor?
Iskatın iptali davasında sebebin ispatlanamaması tam bir zafer değildir; çıkarılan mirasçı saklı payını tenkis yoluyla alır, mirasbırakanın geri kalan iradesi ayakta kalır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve kesin olarak verilmiştir. Kararda aynı ilke için Hukuk Genel Kurulunun oy çokluğuyla verilmiş 2024 tarihli bir kararına atıf yapılmıştır; alıntı Daire kararının kendi gerekçesindendir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Eşin mirasçılıktan çıkarılması: hastalığında eşini yalnız bıraktığı iddiası ispatlanamadı; vasiyetnameden sonra birlikte yaşanması ve mirasbırakanın boşanma davasından feragati dikkate alındı; sonuç tasarrufun tümden iptali değil, saklı pay dışında yerine getirilmesidir
Olay: Mirasbırakan 2009'da düzenlediği vasiyetnamede, yaşlılığında kendisine bakacağını düşünerek evlendiği eşinin ağır akciğer hastalığı döneminde kendisini yalnız bıraktığını, refakatçi olarak yanında kalmadığını ve kendisini terk ettiğini belirterek eşini mirasçılıktan çıkarmıştır. Eş çıkarmanın iptalini istemiş, ilk derece mahkemesi vasiyetnamenin iptaline karar vermiştir.
Karar: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, toplanan delillere göre eşin mirasbırakana karşı görevlerini yerine getirdiğini, hastalığında onunla ilgilendiğini, vasiyetnameden sonra birlikte yaşadıklarını, mirasbırakanın eşine karşı açtığı boşanma davasından feragat ettiğini ve vasiyetnamedeki çıkarma sebeplerinin davalılarca ispatlanamadığını, bu nedenle çıkarmanın geçerli olmadığını tespit etmiştir. Ancak gösterilen sebepler çıkarma sebebi sayılacak nitelik ve nicelikte olmadığında TMK 512/3'ün ilk cümlesi uyarınca çıkarmanın tasarruf edilebilir kısım oranında geçerli olacağını, eşin saklı payını isteyebileceğini ve davaya tenkis davası olarak devam edilmesi gerektiğini belirterek vasiyetnamenin iptaline ilişkin hükmü davalılar yararına oy birliğiyle bozmuştur.
“TMK. nun 512. maddesinin 3. fıkrasının ilk cümlesi uyarınca mirasçılıktan çıkarmanın tasarruf nisabı oranında geçerli olacağı, başka bir ifade ile davacının saklı payını isteyebileceği”
Ne anlama geliyor?
Eş de saklı paylı mirasçı olduğundan çıkarılabilir; sebep ispatlanamazsa eş saklı payını isteyebilir. Eş altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte mirasçıysa saklı payı yasal payının tamamıdır (TMK 506/4).
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Dava ve taraflar
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Çıkarmaya itiraz davası çıkarmadan yararlanan mirasçılara, çıkarılanın altsoyu varsa ona karşı açılır, yalnız vasiyet alacaklısına karşı açılamaz; belirli mal vasiyetinin iptali davası ayrılır ve ıskat davası onun için bekletici sorun yapılır
Olay: Mirasbırakan aynı gün noterde düzenlediği iki vasiyetnameden biriyle oğlunu TMK 510/2 uyarınca mirasçılıktan çıkarmış, diğeriyle aracını bir kişiye bırakmıştır. Oğul iki vasiyetnamenin de iptalini istemiş ve davayı yalnız aracı vasiyet edilen kişiye karşı açmıştır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, çıkarmadan yararlanacak olan altsoya husumet yöneltilmediği için kararı bozmuş; ilk derece mahkemesi, altsoyun davaya katılmasında hukuki yarar olmadığı ve iki talebin ayrılmasının yargılamayı uzatacağı gerekçesiyle direnmiştir.
Karar: Hukuk Genel Kurulu, TMK'nın cezai (510-512) ve koruyucu (513) olmak üzere iki tür çıkarma düzenlediğini; çıkarılan kişinin iptal veya tenkis davası açarak çıkarmaya itiraz edebileceğini, iptal davasında açık yanılmayı çıkarılanın, çıkarma sebebinin varlığını ise davalının ispatlayacağını, tenkis davasında ispat yükünün her hâlde davalıda olduğunu açıklamıştır. Iskata ilişkin iptal davasının çıkarmadan yararlanan mirasçılara karşı açılması gerektiğini ve vasiyet alacaklısına karşı açılamayacağını belirtmiştir. Belirli mal vasiyetinin iptali ile çıkarmaya ilişkin vasiyetnamenin iptali davalarının yöntem, ölçüt ve ispat kuralları bakımından tamamen farklı olduğunu, bu nedenle ayrılmaları gerektiğini; ıskat davası reddedilirse çıkarılanın mal vasiyetine karşı dava açma sıfatı bulunmayacağından ıskat davasının diğer dava için bekletici sorun yapılacağını belirterek direnme kararını oy birliğiyle bozmuştur.
“Zira 4721 sayılı Kanun'un mirasçılıktan çıkarılmaya ilişkin 510 ilâ 512. maddeleri arasında düzenleme altına alınan hükümler uyarınca iptal davalarında husumetin çıkarmadan yararlanan mirasçılara yöneltilmesi zorunludur.”
Ne anlama geliyor?
Iskata itiraz edecekseniz davayı çıkarmadan yararlanan bütün mirasçılara, kendi çocuklarınız dahil, yöneltin; mal vasiyetine itirazınız ıskat davasının sonucuna bağlıdır.
Not: Hukuk Genel Kurulu kararı OY BİRLİĞİYLE ve kesin olarak verilmiştir. Karar metnine göre Özel Dairenin bozma kararı oy çokluğuyla verilmiştir; o karar bu nedenle ayrı bir kart yapılmamıştır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Çıkarılanların altsoyu, çıkarılan önce ölmüş gibi saklı pay isteyebileceğinden davada yer almalıdır; taraf teşkili kamu düzenine ilişkindir ve eksikliği bozma sebebidir
Olay: Mirasbırakan noterde yapılan bir ölüme bağlı tasarrufla eşini ve çocuklarını mirasçılıktan çıkarmış, aynı tarihte kız kardeşiyle ölünceye kadar bakım sözleşmesi yapmıştır. Eş ve çocuklar, çıkarmayı gerektiren bir davranışlarının bulunmadığını ileri sürerek çıkarmanın iptalini bakım borçlusu kız kardeşe karşı istemiştir.
Karar: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, TMK 511/2 ve 511/3 uyarınca mirasçılıktan çıkarılan kimselerin altsoyunun, o kimseler mirasbırakandan önce ölmüş gibi saklı payını isteyebileceğini; taraf teşkilinin kamu düzenine ilişkin olduğunu ve hukuki dinlenilme hakkı gereği tarafların davaya katılmasının sağlanması gerektiğini belirtmiştir. Davacıların altsoyu olan mirasçılara husumet yöneltilmeden ve davada yer almaları sağlanmadan hüküm kurulmasını doğru bulmamış ve kararı oy birliğiyle bozmuştur.
“Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup re’sen yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerekir.”
Ne anlama geliyor?
Çıkarılan mirasçının çocukları davanın doğal tarafıdır; onlar davaya katılmadan verilen karar bozulur.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve kesin olarak verilmiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Yaşlılığında ilgilenmeyen oğlunun mirasından pay almasını istemediğini yazan mirasbırakan onu mirasçılıktan çıkarmış sayılır; çıkarılan iptal davası açmamışsa vasiyetnamenin tenfizi davasında husumet çıkarmadan yararlanacak altsoya da yöneltilmelidir
Olay: Mirasbırakan noterde düzenlediği vasiyetnamede bir bağımsız bölümünü davacıya bırakmış, ayrıca yaşlılığında kendisiyle ilgilenmeyen, arayıp sormayan ve ihtiyaçlarını gidermeyen oğlunun mirasından pay almasını kesinlikle istemediğini yazmıştır. Davacı vasiyetnamenin tenfizini oğula karşı istemiş, oğul davayı kabul etmiştir.
Karar: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, vasiyetnamedeki ifadeyle mirasbırakanın oğlunu aile hukukundan doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle mirasçılıktan çıkardığını kabul etmiştir. Oğul çıkarmaya karşı iptal davası açmadığından çıkarmadan yararlanacak olanın onun altsoyu olduğunu, bu nedenle altsoyun belirlenerek husumetin ona da yöneltilmesi ve vasiyetnamenin tenfizine ondan sonra karar verilmesi gerektiğini belirterek bölge adliye mahkemesi kararını oy birliğiyle bozmuştur.
“alt soyu belirlenerek husumet kendisine yöneltilmek suretiyle vasiyetnamenin tenfizi hakkında karar verilmesi gerektiği hâlde bu hususun gözetilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.”
Ne anlama geliyor?
Çıkarılan mirasçının davayı kabul etmesi, çıkarmadan yararlanacak çocuklarını bağlamaz; tenfiz davasında da altsoy dinlenmelidir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve kesin olarak verilmiştir. Vasiyetnamedeki ifade sayfada özetlenmiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Mirasçılıktan çıkarmayı yalnız mirasbırakan ölüme bağlı tasarrufla yapabilir; bir mirasçı diğer mirasçıların mirasçılıktan çıkarılmasını dava yoluyla isteyemez, dava sıfat yokluğundan reddedilir
Olay: Davacı, kardeşlerinin mirasbırakanla ilgilenmediğini, evlatlık görevlerini yerine getirmediğini ve başka bir kardeşlerinin ölümüne sebep olduklarını ileri sürerek onları mirasçı gösteren mirasçılık belgesinin iptalini ve kendisinin tek mirasçı olarak gösterileceği yeni belge verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı hukuki yarar yokluğundan reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinafı reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, TMK 510'a göre mirasçılıktan çıkarmanın yalnız mirasbırakan tarafından ölüme bağlı bir tasarrufla yapılabileceğini, mirasçı olan davacının diğer mirasçıların çıkarılmasını talep edemeyeceğini belirtmiştir. Davanın hukuki yarar yokluğundan değil davacının dava açma sıfatı bulunmadığından reddedilmesi gerektiğini, ancak bu yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmediğini belirterek sonucu doğru olan kararı gerekçesini değiştirerek ve düzelterek oy birliğiyle onamıştır.
“mirasçı olan davacının mirasçılıktan çıkarma talebinde bulunamayacağından, davacının dava açma sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken”
Ne anlama geliyor?
Kardeşinizin mirasbırakana kötü davrandığını düşünseniz de onu dava yoluyla mirastan çıkaramazsınız; bu yetki yalnız mirasbırakana aittir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve kesin olarak verilmiştir. Kararda uyuşmazlık “mirastan yoksunluk nedeniyle mirasçılık belgesinin iptali” olarak da tanımlanmıştır; mirastan yoksunluk TMK 578'de sayılan ve mirasbırakana yönelik eylemlerle sınırlı ayrı bir kurumdur. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi
Çıkarmaya itiraz hakkı yalnız çıkarılana aittir; çıkarmadan yararlanan mirasçıların “çıkarılan yasal mirasçı değildir” tespitini istemesinde hukuki yarar yoktur; çıkarma varken de mirasçılık belgesi istenebilir
Olay: Mirasbırakan vasiyetnameyle bir mirasçısını mirasçılıktan çıkarmış, vasiyetname sulh hukuk mahkemesinde açılıp okunmuştur. Diğer mirasçılar, çıkarılan kişinin yasal mirasçı olmadığının tespitini istemiştir. İlk derece mahkemesi, kesinleşmemiş vasiyetnameye dayanılarak tespit istenmesinde hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, mirasçılıktan çıkarmaya ilişkin bir ölüme bağlı tasarruf bulunmasının çıkarılanın veya diğer mirasçıların mirasçılık belgesi istemesine engel olmadığını; çıkarmaya itiraz hakkının çıkarılana ait olduğunu, sebebin ispat yükünün çıkarmadan yararlananlarda bulunduğunu ve bu davanın çıkarmadan yararlanan tüm mirasçılara yöneltilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu nedenle çıkarmadan yararlananların tespit davası açmasında hukuki yarar bulunmadığını açıklayarak ret kararını gerekçesini değiştirerek oy birliğiyle onamıştır.
“Mirasçılıktan çıkarılmaya itiraz etme hakkı mirastan çıkarılana ait olup, mirasçılıktan çıkarılmanın sebebini ispat yükü bundan yararlanan mirasçı veya vasiyet alacaklısına düşer ve bu davanın çıkarmadan yararlanan tüm mirasçılara yöneltilmesi gerekir.”
Ne anlama geliyor?
Iskattan yararlanan tarafın ayrıca dava açması gerekmez; itiraz etmek ve süresinde dava açmak çıkarılanın işidir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kararın başlığında dava “mirastan yoksunluğun tespiti” olarak adlandırılmıştır; talep mirasçılıktan çıkarmaya dayanmaktadır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
TMK 510 ve devamı maddelerine dayanan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir; davanın aile mahkemesi sıfatıyla görülmesi bozma sebebidir
Olay: Bir baba, şirket işleri yüzünden aralarında davalar bulunan kızının mirasçılığından çıkarılmasına karar verilmesini dava yoluyla istemiştir. Davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakan asliye hukuk mahkemesi, mirasçılıktan çıkarmanın yalnız ölüme bağlı tasarrufla yapılabileceği gerekçesiyle davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, Türk Medeni Kanununda bu tür uyuşmazlıklarda aile mahkemesinin görevli olduğuna dair bir düzenleme bulunmadığını, aksine bir hüküm olmadığından TMK 510 ve devamı maddelerinin uygulanacağı uyuşmazlıklarda asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu belirtmiştir. Görevin kamu düzenine ilişkin olduğunu ve yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetileceğini vurgulayarak kararı oy birliğiyle bozmuş; esasa ilişkin temyiz itirazlarını bu aşamada incelememiştir.
“Kanunda bu konuda aksine bir düzenleme bulunmadığına göre, TMK'nın 510 vd. maddelerinin uygulanması gereken uyuşmazlıklarda Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir.”
Ne anlama geliyor?
Iskat, ıskatın iptali ve buna bağlı tenkis davaları asliye hukuk mahkemesinde görülür; aile mahkemesinde görülen dava görev yönünden bozulur.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve kesin olarak verilmiştir. Mirasçılıktan çıkarmanın sağlığında dava yoluyla istenemeyeceği yönündeki gerekçe ilk derece mahkemesine aittir; aynı sonuç Yargıtay'ın başka bir onama kararında da benimsenmiştir. Kişi, şirket ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Süre
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Iskatın iptali ve tenkis istemleri bir yıllık hak düşürücü süreye tabidir; vasiyetnameyi açılma dosyasının duruşmasında kabul etmediklerini ve iptal davası açtıklarını beyan eden mirasçılar için süre o tarihten işler
Olay: Mirasbırakan 2008'de düzenlediği vasiyetnameyle davacıları mirasçılıktan çıkarmış ve evini davalı kızlarına bırakmıştır. Daha sonra evi intifa hakkını kendisinde bırakarak kızlarından birine satmıştır. Mirasbırakanın 2016'daki ölümünden sonra davacılar, vasiyetnamenin açılması dosyasındaki duruşmada vasiyetnameyi kabul etmediklerini ve iptal davası açtıklarını beyan etmiş; çıkarmanın iptali, sonraki satışla vasiyetnameden dönüldüğünün tespiti ve tenkis istemli davayı ise bu beyandan bir yılı aşkın süre sonra açmıştır.
Karar: Bölge adliye mahkemesi, davacıların vasiyetnameyi, iptal sebeplerini ve saklı paylarının zedelendiğini en geç açılma dosyasındaki bu beyan tarihinde öğrendiğini, dava bu tarihten bir yılı aşkın süre sonra açıldığından TMK 559 ve 571'deki bir yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu kabul etmiştir. Vasiyetnameden dönüldüğünün tespiti istemi yönünden de hükümsüzlüğün vasiyetnamenin tenfizi davasında itiraz olarak ileri sürülebileceğini, ayrı bir tespit davasında hukuki yarar bulunmadığını belirterek istinafı esastan reddetmiş; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi kararı oy birliğiyle onamıştır.
“davacıların vasiyetnameyi, iptal sebeplerini ve saklı paylarının zedelendiğini öğrendiklerinin kabul edileceği 21.06.2016 tarihi ile işbu davayı açtıkları 22.11.2017 tarihi arasında TMK’nın 559 ve 571 inci maddelerinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olduğu”
Ne anlama geliyor?
Vasiyetnameye itiraz ettiğinizi bir duruşmada söylediğiniz gün, bir yıllık sürenin başladığı gün sayılabilir; davayı beklemeden açın.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve kesin olarak verilmiş bir ONAMA kararıdır; alıntılanan gerekçe BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNE aittir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Özel durumlar
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Mirasçılıktan çıkarılan kişi mirasbırakandan önce ölürse mirasçı sıfatını hiç kazanamadığından çıkarma geçersiz hâle gelir; iptal ve terditli tenkis istemleri birbirinden ayrılamaz
Olay: Mirasbırakan 2004'te düzenlediği vasiyetnameyle oğlunu mirasçılıktan çıkarmış, eşini ve diğer çocuklarını bütün terekesi için mirasçı atamıştır. Çıkarılan oğul mirasbırakandan önce ölmüştür. Oğlun çocukları vasiyetnamenin iptalini, olmazsa tenkisini istemiştir. İlk derece mahkemesi çıkarma sebeplerinin ispatlandığını ve ehliyetsizlik iddiasının Adli Tıp raporuyla çürütüldüğünü belirterek iptal istemini reddetmiş, tenkis istemi hakkında hüküm kurmamıştır. Bölge adliye mahkemesi, çıkarılanın önce ölmesinin çıkarmayı kendiliğinden hükümsüz kılacağına dair bir kanun hükmü bulunmadığını belirterek istinafı reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, ıskat içeren vasiyetnamelerde davacının genel iptal sebeplerine dayanabileceği gibi ıskat nedenlerinin gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle özellikle bu kısmın iptalini de isteyebileceğini belirtmiştir. Ehliyetsizlik, irade sakatlığı ve şekil eksikliği iddiaları ispatlanamadığından vasiyetnamenin mirasçı atamaya ilişkin kısmının ayakta kaldığını; ancak mirasbırakan yalnız saklı paylı mirasçısını çıkarabileceğinden, mirasbırakandan önce ölen oğlun TMK 580 uyarınca mirasçı sıfatını kazanamadığını ve ıskatın geçersiz hâle geldiğini kabul etmiştir. Terditli davaların ayrılamayacağını, davanın iptal ve terditli tenkis davası olarak birlikte görülmesi gerektiğini belirterek kararı oy birliğiyle bozmuştur.
“muristen önce öldüğünden TMK’nın 580 inci maddesi uyarınca murisin mirasçısı sıfatını kazanamamıştır. Bu durumda mirastan ıskat geçersiz hale gelmiştir.”
Ne anlama geliyor?
Çıkarılan kişi mirasbırakandan önce ölürse ıskat torunlara uzanmaz; torunlar mirasbırakanın diğer tasarruflarına karşı haklarını iptal ve tenkis yoluyla ileri sürebilir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve kesin olarak verilmiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Eşlerin tek bir noter vasiyetnamesinde, birbirine bağlı tasarruflar içermeden yalnızca ortak çocuklarını mirasçılıktan çıkarması ortak vasiyetname sayılarak geçersiz kabul edilemez; çıkarılanın çocuklarına husumet yöneltilmelidir
Olay: Mirasbırakan ile sağ kalan eşi 2003'te noterde iki tanık huzurunda düzenlenen tek bir vasiyetnameyle ortak çocuklarını mirasçılıktan çıkarmış ve çıkarma sebebini açıkça belirtmiştir; çıkarılanın payı hakkında başka bir tasarruf yapılmamıştır. İlk derece mahkemesi, birlikte yapılan vasiyetnamenin kanuna uygun olmadığını ve davalıların sebepleri ispatlayamadığını belirterek vasiyetnamenin iptaline karar vermiştir.
Karar: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, çıkarılanın payı hakkında başka bir tasarruf bulunmadığından TMK 511/2 uyarınca çıkarmadan çıkarılanın altsoyunun etkileneceğini, davacının iki çocuğu bulunduğu hâlde bunlar davaya katılmadan hüküm kurulmasının doğru olmadığını belirtmiştir. Ayrıca vasiyetnamede birbirine bağlı veya iç içe geçmiş tasarruflar bulunmadığını, eşlerin tek bir vasiyetnameyle yalnızca çıkarmaya ilişkin iradelerini açıkladığını, bu nedenle vasiyetnamenin ortak vasiyetname gibi değerlendirilerek geçersiz sayılmasının isabetli olmadığını açıklayarak hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
“davaya konu vasiyetnamenin ortak vasiyetname gibi değerlendirilmek suretiyle geçersiz kabul edilmesi isabetli olmamıştır.”
Ne anlama geliyor?
Anne ve baba noterde iki tanık huzurunda düzenlenen tek belgeyle çocuklarını mirasçılıktan çıkarabilir; belgede birbirine bağlı karşılıklı vasiyetler bulunmamalıdır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Karşılıklı ve birbirine bağlı tasarruflar içeren tek belgeli vasiyetname ise başka bir kararda ortak vasiyetname sayılarak iptal edilmiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 510 ile ilgili maddeler
- TMK m. 517 — Belirli mal bırakma (vasiyet): tenfiz davası, vasiyet edilen malın satılması, teslim borcu ve zamanaşımı (TMK 517-519)
- TMK m. 514 — Ölüme bağlı tasarrufların çeşitleri: koşul ve yüklemeler, mirasçı atama ve belirli mal bırakma farkı (TMK 514-516)
- TMK m. 505 — Saklı pay ve tasarruf edilebilir kısım: oranlar, kardeşler (2007), net tereke ve hesaplama (TMK 505-509)
- TMK m. 502 — Vasiyet ve miras sözleşmesi ehliyeti, yanılma, aldatma, korkutma ve açık yanılma (TMK 502-504)
- TMK m. 500 — Evlatlık ve Devletin mirasçılığı: tek yönlü miras, öz aileden miras, halefiyet ve mirasçısız tereke (TMK 500-501)
- TMK m. 499 — Sağ kalan eşin miras payı: 1/4, 1/2, 3/4 veya tamamı; boşanma davasında ölüm ve resmî nikâh (TMK 499)
- TMK m. 495 — Yasal mirasçılar ve zümre sistemi: altsoy, ana-baba, büyük ana-baba, halefiyet ve evlilik dışı çocuk (TMK 495-498)
- TMK m. 321 — Çocuğun soyadı ve karşılıklı yükümlülükler
- TMK m. 364 — Yardım nafakası (TMK 364-366)
- TMK m. 185 — Haklar ve yükümlülükler: Genel olarak
Uygulamada dikkat edilecekler
Pratik notlar
- 1.Çıkarmak istediğiniz kişinin saklı paylı mirasçı olup olmadığını belirleyin; kardeşler, yeğenler ve diğer hısımlar için ıskata gerek yoktur, malvarlığını başkasına bırakan bir vasiyetname yeterlidir.
- 2.Iskatı vasiyetname veya miras sözleşmesiyle yapın; sağlığınızda açacağınız mirastan çıkarma davası hukuki yarar yokluğundan reddedilir.
- 3.Çıkarma sebebini vasiyetnamede olay, yaklaşık tarih ve kişi belirterek somut olarak yazın; varsa ceza, icra veya sağlık dosyalarını gösterin.
- 4.Sebebi ispatlayacak tanıkları ve belgeleri mirasçılarınıza bildirin; itiraz hâlinde ispat yükü onlara düşer.
- 5.Çıkarılan mirasçının çocukları varsa onların saklı pay isteyebileceğini hesaba katın; torunları da mirastan uzak tutmak ancak onların kendi davranışına dayanan ayrı bir sebeple mümkündür.
- 6.Çıkarıldıysanız vasiyetnamenin içeriğini ve çıkarma sebebini öğrendiğiniz tarihten başlayarak bir yıl içinde dava açın; vasiyetnameye bir duruşmada itiraz ettiğiniz gün süre başlamış sayılabilir.
- 7.Davayı çıkarmadan yararlanan bütün mirasçılara ve kendi çocuklarınıza da yöneltin; yalnız vasiyet alacaklısına karşı açılan dava taraf teşkili nedeniyle bozulur.
- 8.Dilekçede ehliyetsizlik, irade sakatlığı veya şekil eksikliği iddialarını ve çıkarma sebebinin gerçek olmadığı itirazını ayrı ayrı belirtin; tenkis istemini de terditli olarak ekleyin.
- 9.Davayı asliye hukuk mahkemesinde açın; aile mahkemesi sıfatıyla görülen dava görev yönünden bozulur.
- 10.Borçlu bir çocuğunuzun payını torunlarınıza yöneltmek istiyorsanız TMK 513'teki koruyucu çıkarmayı ve aciz belgesinin güncelliğini değerlendirin.
Konuyla ilgili yazılar
- Mirasçılıktan Çıkarma (Iskat) ve Mirastan Yoksunluk Farkı
- Vasiyetnamenin İptali Davası: Sebepler, Süre ve İspat
- Tenkis Davası: Saklı Pay Nasıl Hesaplanır, Süre Ne Kadar?
- Vasiyetname Nasıl Yazılır? El Yazılı Örnek ve Şartlar (2026)
- Mirastan Feragat Sözleşmesi: Şartları ve Sonuçları (2026)
- Veraset İlamı Nasıl Alınır? e-Devlet'ten Alınır mı? (2026)
Sıkça Sorulan Sorular
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.