Kısaca TMK 165
TMK 165, eşlerden birinin akıl hastalığı yüzünden ortak hayatın diğer eş için çekilmez hâle gelmesini boşanma sebebi sayar. Hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi şarttır; bu soruyu cevaplamayan vesayet raporu ya da tedaviyle nükslerin önlenebileceğini söyleyen rapor yetmez. Dava hakkı yalnız sağlıklı eşe aittir ve sebep kusura dayanmaz. Akıl hastası eşe kusur yüklenemediğinden, 165 yerine evlilik birliğinin sarsılmasına dayanan dava reddedilebilir. Madde 2002'den bu yana değişmemiştir.
Madde Metni
Akıl hastalığı — Madde 165
- Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir.
Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr.
Değişiklik Geçmişi
| Tarih | Kaynak | Değişiklik |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (ilk metin) | Madde yürürlüğe girdi. O tarihten bu yana maddede değişiklik yapılmamıştır. |
Madde Açıklaması
Üç Şart ve Kusursuz Bir Boşanma Sebebi
Madde üç şartı birlikte arar: eşlerden birinin akıl hastası olması, bu hastalık yüzünden ortak hayatın diğer eş için çekilmez hâle gelmesi ve hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi (Yargıtay 2. HD, 01.10.2018, E. 2016/24215, K. 2018/10308; Yargıtay 2. HD, 11.09.2018, E. 2016/22141, K. 2018/8964). Hukuk Genel Kurulu akıl hastalığını nispi özel boşanma sebepleri arasında sayar; hâkim, ortak hayatın çekilmez hâle gelip gelmediğini ayrıca inceler (Yargıtay HGK, 04.11.2020, E. 2017/2727, K. 2020/846).
Akıl hastalığı kusura dayanan bir sebep değildir. Hukuk Genel Kurulu'na göre bu davalarda boşanma kararı için üç şartın tespiti yeterlidir; mahkemenin kusur konusunda ulaştığı sonuç boşanma kararı için değil, boşanmanın sonuçlarının düzenlenmesi için önem taşır (Yargıtay HGK, 02.11.2011, E. 2011/2-561, K. 2011/668). Dava hakkı sağlıklı eşe tanınmıştır: akıl hastalığına dayanan dava ancak akıl hastası olmayan eş tarafından akıl hastası eşe karşı açılabilir; hasta eşin vasisi onun hastalığına dayanarak boşanma isteyemez (Yargıtay 2. HD, 22.02.2018, E. 2016/11732, K. 2018/2366).
Resmî Sağlık Kurulu Raporu ve İyileşmezlik
Rapor, madde bakımından üç soruyu cevaplamalıdır: davalı akıl hastası mıdır, hastalığın geçmesine olanak var mıdır ve hastalık ortak hayatı diğer eş için çekilmez hâle getirmekte midir? Daire, vesayet dosyasındaki raporla yetinilerek verilen kararları bu soruları karşılamadığı için bozmuştur (2. HD 2018/8964; Yargıtay 2. HD, 12.11.2014, E. 2014/23261, K. 2014/23257). "Hafif düzeyde zekâ geriliği" tanısı konulup medeni hakları kullanamayacağı belirtilen vesayet raporu da çekilmezliği göstermediği için yeterli görülmemiştir (Yargıtay 2. HD, 09.05.2017, E. 2016/495, K. 2017/5670).
Daire, raporun tam teşekküllü devlet hastanesi veya üniversite hastanesi sağlık kurulundan alınmasını ister; iyileşme olanağına ilişkin açıklama içermeyen rapor hüküm kurmaya elverişli değildir (Yargıtay 2. HD, 31.05.2018, E. 2018/3075, K. 2018/7120). Raporlar çelişkili ya da yetersizse Adli Tıp Kurumundan rapor alınır. Hastalığın sürekli olduğunu ama düzenli tedavi ve sosyal destekle nükslerin önlenebileceğini belirten rapor ile sonradan vesayetin kaldırılmasına dayanak olan rapor karşısında, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı söylenememiştir (Yargıtay 2. HD, 22.10.2014, E. 2014/10031, K. 2014/20515). Hastalığın diğer eş yönünden "kısmen" çekilmez hâle geldiğini belirten rapor ile anksiyete bozukluğu teşhisli raporlar da yeterli bulunmamıştır (Yargıtay 2. HD, 26.01.2022, E. 2021/8936, K. 2022/645).
Belirleyici olan hastalığın adı değil, raporla ortaya konan iyileşmezlik ve çekilmezliktir. Yirmi yıldır süren, iyileşemez durumda ve evlilik birliğini yürütmeye engel nitelikteki bipolar bozukluk (Yargıtay 2. HD, 14.09.2023, E. 2023/903, K. 2023/4004) ile tedavi ile geçmesine imkân bulunmayan hafif düzey zihinsel yetersizlik (Yargıtay 2. HD, 15.05.2024, E. 2023/4332, K. 2024/3512) nedeniyle verilen boşanma kararları onanmıştır.
Çekilmezlik
Çekilmezlik, hastalığın türü ve derecesiyle yakından ilgilidir; bu nedenle tıbbi tanıya da bağlıdır. Daire, hastalık ve iyileşme olanağı resmî sağlık kurulu raporuyla belirlenmeden çekilmezliğin yalnız tanık beyanlarıyla tespit edilemeyeceğini belirtmiştir. Aynı kararda, dava dilekçesinde eşin ruhsal rahatsızlığı nedeniyle evliliğin çekilmez hâle geldiği ileri sürülmüşse talebin akıl hastalığı sebebine de dayandığı kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 03.07.2014, E. 2014/4579, K. 2014/15431).
Sağlık kurulu raporunda hastalığın sürekli olduğu, hasta eşin evlilik hayatını sürdüremeyeceği ve ortak hayatı çekilmez hâle getirebileceği belirtilmiş, mahkeme de dosya kapsamıyla birlikte çekilmezliğe kanaat getirmişse, çekilmezliğin ayrıca tanıkla ispatlanması gerektiği itirazı kabul görmemiştir (Yargıtay 2. HD, 23.01.2024, E. 2023/3930, K. 2024/406).
Dava Ehliyeti, Vasi ve Taraf Teşkili
Taraf ve dava ehliyeti kamu düzenine ilişkin bir dava şartıdır. Bu nedenle 165'in koşullarından önce, akıl hastası olduğu ileri sürülen davalının davada kendisini temsil yeteneğinin bulunup bulunmadığı belirlenmelidir. Ruhsal rahatsızlık iddiası dosyadaki delillerle kısmen de olsa doğrulanıyorsa, davalının vesayet altına alınması gerekip gerekmediği (m. 405) ön sorun sayılarak araştırılır ve sonucuna kadar yargılama bekletilir (Yargıtay 2. HD, 10.01.2017, E. 2016/25338, K. 2017/200; Yargıtay 2. HD, 05.11.2014, E. 2014/10881, K. 2014/21734).
Vasinin, vesayeti altındaki kişi adına dava açabilmesi için vesayet makamından dava açma izni alması gerekir (m. 462/8); izin alınmadan yapılan işlem vesayet altındaki kişiyi bağlamaz (Yargıtay 2. HD, 04.11.2020, E. 2020/3553, K. 2020/5294). Eş yargılama sırasında kısıtlanmışsa vasiye izin alması için süre verilmelidir (2. HD 2014/21734). Dava dilekçesinin vasiye usulsüz tebliği ve vasinin savunma imkânı olmadan hüküm kurulması, savunma hakkını kısıtlayan önemli bir usul hatasıdır (2. HD 2017/5670).
Kusur, Tazminat ve Nafaka
Özel bir sebebe dayanan 165 davasında kusur kıyaslaması yapılmaz. Daire, karşı dava açılmamış bir dosyada davacı erkeğin kusurlu olup olmadığına bakılamayacağını, kusursuz eş aleyhine tazminata hükmedilemeyeceğini belirterek akıl hastası kadın yararına verilen maddi ve manevi tazminatları bozmuştur. Aynı kararda yoksulluk nafakasında yükümlünün kusurunun aranmadığını hatırlatmış, yaklaşık üç ay süren evlilik karşısında nafakanın toptan ödenmesinin tartışılmasını istemiştir (Yargıtay 2. HD, 20.09.2022, E. 2022/4901, K. 2022/7235).
Nafaka her iki yönde de gündeme gelebilir. Akıl hastası kadın yararına tedbir ve yoksulluk nafakasına hükmeden karar (2. HD 2024/406) ile bipolar bozukluk nedeniyle boşanan sağlıklı kadın yararına akıl hastası erkekten tedbir-yoksulluk nafakasına hükmeden karar (2. HD 2023/4004) onanmıştır. Nafakanın şartlarını yoksulluk nafakasının şartları ve süresi yazımızda anlattık.
Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadır (m. 185). Daire, tanık beyanlarıyla anlaşılan, kadının eşinin hastalığıyla ilgilenmemesi vakıasının kadına kusur olarak yüklenmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 08.04.2025, E. 2024/46, K. 2025/3334).
Evlilik Birliğinin Sarsılması ve Evliliğin İptali ile İlişkisi
Evlilik birliğinin sarsılmasına (m. 166/1) dayanan davada boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa kusurlu olması gerekir. Akıl hastası eşin davranışları iradi sayılmadığından ona kusur yüklenemez. Bu gerekçeyle, 165'e dayanılmadan kısıtlı kadına karşı (Yargıtay 2. HD, 14.12.2023, E. 2023/2596, K. 2023/6202) ve kronik şizofreni tanısıyla kısıtlanmış erkeğe karşı (Yargıtay 2. HD, 03.05.2023, E. 2022/11023, K. 2023/2093) açılan kusura dayalı davaların reddi onanmıştır. Hastalıktan kaynaklanan bir geçimsizlikte dava bu nedenle 165'e dayandırılmalıdır.
Hastalık evlenme sırasında da varsa evliliğin geçersizliği gündeme gelebilir. Eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması veya evlenmeye engel olacak derecede akıl hastası olması mutlak butlan sebebidir (m. 145). Hukuk Genel Kurulu, evlenme tarihindeki durumun tüm doktor raporları ve belgeler getirtilerek Adli Tıp Kurumu ihtisas kurulundan alınacak raporla araştırılmasını istemiş, bu davanın kamu düzeni gereği süreye tabi olmadığını ve Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmesi'nin butlan hükümlerini bertaraf etmediğini belirtmiştir (Yargıtay HGK, 15.11.2018, E. 2017/2672, K. 2018/1717, oy çokluğu). Akıl hastalığı iyileşmişse mutlak butlan davasını yalnız iyileşen eş açabilir (m. 147); davacının veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalığın gizlenmesi ise iptal sebebidir (m. 150). Ayrıntıları evliliğin iptali davası yazımızda anlattık.
TMK 165 Yargıtay Kararları
Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 18 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve konularına göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları bulundukları grubun başında yer alır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.
Resmî sağlık kurulu raporu ve iyileşmezlik
Raporda iyileşmezlik açıklaması yoksa karar verilemez
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 31.05.2018, E. 2018/3075, K. 2018/7120
Kadın önce evlilik birliğinin sarsılmasına dayanmış, sonra davasını 165'e göre ıslah etmişti. Mahkeme, üniversite adli tıp bilirkişi kurulundan alınan raporla boşanmaya karar vermişti. Daire, raporda erkeğin akıl hastalığının geçmesine olanak bulunmadığı yönünde bir açıklama olmadığını belirtti; tam teşekküllü devlet hastanesi veya üniversite hastanesinden akıl hastalığı, çekilmezlik ve iyileşme olanağı konularında rapor alınması için kararı bozdu.
“Bu durumda alınan rapor Türk Medeni Kanununun 165. maddesi kapsamı karşısında yetersiz olup hüküm vermeye elverişli değildir.”
Vesayet dosyasındaki rapor 165 için yetmez
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 11.09.2018, E. 2016/22141, K. 2018/8964
Mahkeme, erkeğin vesayet dosyasındaki ruh sağlığı hastanesi raporunu yeterli görerek 165'e göre boşanmaya karar vermişti. Daire, bu raporun 165 karşısında yetersiz olduğunu; erkeğin akıl hastası olup olmadığı, hastalığın geçmesine olanak bulunup bulunmadığı ve hastalık nedeniyle ortak hayatın diğer eş için çekilmez hâle gelip gelmeyeceği konularında sağlık kurulundan rapor alınması gerektiğini belirterek kararı bozdu.
“Bu durumda mevcut rapor Türk Medeni Kanununun 165. maddesi kapsamı karşısında yetersiz olup hüküm kurmaya elverişli değildir.”
Tedaviyle nüksleri önlenebilen hastalıkta iyileşmezlik kanıtlanmış sayılmaz
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 22.10.2014, E. 2014/10031, K. 2014/20515
Boşanma kararına dayanak yapılan raporda kadının hastalığının sürekli olduğu, alevlenme dönemlerinde evliliği çekilmez kılabileceği, ancak düzenli tedavi ve sosyal destekle nükslerin önlenebileceği belirtilmişti. Sonraki bir sağlık kurulu raporunda vasi tayini gerekmediği bildirilmiş, sulh hukuk mahkemesi vesayeti kaldırmıştı. Daire, bu durumda hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının söylenemeyeceğini belirterek raporlar arasındaki çelişkinin Adli Tıp Kurumundan alınacak raporla giderilmesi için kararı bozdu.
‘Kısmen çekilmez’ diyen rapor ve anksiyete raporları yetersizdir
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 26.01.2022, E. 2021/8936, K. 2022/645
Erkeğin 165'e dayanan davası reddedilmişti. Dosyada kadının sınır seviyede mental kapasitesi olduğunu, tedavisinin mümkün olmadığını ve hastalığın diğer eş yönünden kısmen çekilmez hâle geldiğini belirten bir heyet raporu ile anksiyete bozukluğu teşhisli raporlar vardı. Daire, sosyal inceleme raporu ve tanık beyanlarıyla birlikte değerlendirildiğinde bu raporların hüküm vermeye yetmediğini, kadının Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek 165 kapsamında akıl hastası olup olmadığı ve hastalığın geçmesine olanak bulunup bulunmadığı yönünde rapor alınması gerektiğini belirterek kararı bozdu.
“özellikle dosya kapsamında mevcut sosyal inceleme raporu ve tanık beyanları da birlikte değerlendirildiğinde, alınan raporlar hüküm vermeye yeter düzeyde değildir.”
Yirmi yıldır süren, iyileşemez bipolar bozuklukta boşanma onandı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 14.09.2023, E. 2023/903, K. 2023/4004
Kadın, eşinin akıl hastalığına dayanarak dava açmıştı. İlk derece mahkemesi, alınan sağlık raporunda erkekte 20 yıldır süren bipolar bozukluk bulunduğunun, hastalığın iyileşemez durumda ve evlilik birliğini yürütmeye engel nitelikte olduğunun belirlendiğini belirterek 165'e göre boşanmaya ve kadın yararına tedbir-yoksulluk nafakasına karar verdi. Bölge adliye mahkemesi, nafaka yükümlüsünün kusurunun aranmayacağını da belirterek erkek vasisinin istinafını reddetti; Daire kararı onadı.
Tedaviyle geçmesi mümkün olmayan zihinsel yetersizlikte boşanma onandı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 15.05.2024, E. 2023/4332, K. 2024/3512
Erkek, eşinin iyileşme imkânı olmayan akıl hastalığına dayanarak dava açmıştı. İlk derece mahkemesi, üniversite hastanesinden alınan raporda kadında hafif düzey mental retardasyon tanısı bulunduğunu ve mevcut hastalığın tedavi ile geçmesine imkân olmadığını belirterek 165'e göre boşanmaya karar verdi. Bölge adliye mahkemesi raporu hüküm kurmaya elverişli buldu; özel sebebe dayalı davada sebebin gerçekleşmesinin yeterli olduğunu, karşı dava bulunmadıkça kusur değerlendirmesine girilemeyeceğini belirtti. Adli Tıp raporu alınması talebinin reddi dahil kadının itirazlarını yerinde görmeyen Daire kararı onadı.
Çekilmezlik
Çekilmezlik yalnız tanıkla tespit edilemez; tıbbi tanıya bağlıdır
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 03.07.2014, E. 2014/4579, K. 2014/15431
Davacı, eşine sanrısal bozukluk tanısı konulduğunu ve bu rahatsızlık yüzünden evliliğin çekilmez hâle geldiğini ileri sürmüştü; davalı dava sırasında atipik psikoz tanısıyla kısıtlanmıştı. Daire, bu açıklamalar karşısında talebin akıl hastalığı sebebine de dayandığını, hastalığın ve iyileşme olanağının resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi gerektiğini, çekilmezliğin hastalığın türü ve derecesiyle ilgili olduğu için yalnız tanık beyanlarıyla belirlenemeyeceğini belirterek kararı bozdu.
“Akıl hastalığının evlilik birliğini diğer eş bakımından çekilmez hale getirip getirmeyeceği hastalığın türü ve derecesiyle de yakından ilgilidir. Bu bakımdan ‘çekilmezlik’ olgusu tıbbi tanıya da bağlıdır.”
Sağlık kurulu raporuna dayanan çekilmezlik kabulü onandı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 23.01.2024, E. 2023/3930, K. 2024/406
Erkek, eşinin akıl hastalığına dayanmıştı. İlk derece mahkemesi, ruh sağlığı hastanesinden alınan ve kadının hastalığının sürekli olduğunu, evlilik hayatını sürdüremeyeceğini ve ortak hayatı çekilmez hâle getirebileceğini belirten sağlık kurulu raporu ile dosya kapsamına dayanarak 165'e göre boşanmaya, kadın yararına tedbir ve yoksulluk nafakasına karar verdi; evlilik tarihinde akıl sağlığının yerinde olmadığı yönündeki geç ileri sürülen iddiayı davayı uzatmaya yönelik buldu. Kadın, çekilmezliğin tanıkla ispatlanması gerektiğini ileri sürmüştü; bölge adliye mahkemesi ve Daire kararı onadı.
Dava ehliyeti, vasi ve taraf teşkili
Önce davalının dava ehliyeti ve vesayet ihtiyacı araştırılır
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 10.01.2017, E. 2016/25338, K. 2017/200
165'e dayanan dava reddedilmişti. Daire, 165'in koşullarından önce akıl hastası olduğu ileri sürülen davalının davada kendisini temsil yeteneğinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiğini, taraf ve dava ehliyetinin kamu düzenine ilişkin bir dava şartı olduğunu belirtti. Davalının vesayet altına alınması gerekip gerekmediğinin Adli Tıp Kurumu raporuyla araştırılmasını, bu hususun ön sorun sayılarak sonucuna kadar yargılamanın bekletilmesini istedi.
“Türk Medeni Kanununun 165. maddesinin koşullarının bulunup bulunmadığının tespitinden önce, akıl hastası olduğu iddia edilen davalının, davada kendisini temsil yeteneğinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi zorunludur.”
Vasi, vesayet makamının izni olmadan dava açamaz
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 04.11.2020, E. 2020/3553, K. 2020/5294
Vesayet altındaki eş adına dava vasi tarafından açılmış, vasinin elindeki izin kararı ise başka bir dosyaya ilişkindi. Daire, vasinin vesayeti altındaki kişi adına dava açabilmesi için vesayet makamından dava açma izni alması gerektiğini, izin alınmadan yapılan işlemin vesayet altındaki kişiyi bağlamadığını belirterek kararı bozdu.
“Vasinin, vesayeti altındaki kişi adına dava açması için vesayet makamından ‘Dava açma izni’ kararı alması zorunludur (TMK m. 462/8).”
Dava sırasında kısıtlanan eşin vasisine izin için süre verilmelidir
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 05.11.2014, E. 2014/10881, K. 2014/21734
Karşılıklı boşanma davalarında kadının ruhsal rahatsızlığı ileri sürülmüş, karşı davacı koca ise yargılama sırasında akıl hastalığı sebebiyle kısıtlanmıştı. Daire, kadının vesayet ihtiyacının ön sorun olarak araştırılması ve kocanın vasisine vesayet makamından izin alması için süre verilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca hükme dayanak raporda hastalığın geçmesine olanak bulunmadığına dair açıklama bulunmadığından yeniden rapor alınmasını istedi.
Vasiye usulsüz tebligatla savunma hakkı kısıtlanamaz
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 09.05.2017, E. 2016/495, K. 2017/5670
165'e dayanan davada dava dilekçesi davalının vasisine usulsüz tebliğ edilmiş ve yokluğunda hüküm kurulmuştu. Daire, bunun savunma hakkını kısıtlayan önemli bir usul hatası olduğunu belirtti. Kabule göre de, davalının vesayet dosyasındaki hafif düzeyde zekâ geriliği tanılı raporun hastalığın ortak hayatı çekilmez kılıp kılmadığını ve geçip geçmeyeceğini göstermediğini, resmî sağlık kurulu raporu alınması gerektiğini belirterek kararı bozdu.
165 davasını yalnız akıl hastası olmayan eş açabilir
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 22.02.2018, E. 2016/11732, K. 2018/2366
Akıl hastası kadının vasisi, kadının akıl hastalığına dayanarak sağlıklı eşe karşı boşanma davası açmış, mahkeme davayı kabul etmişti. Daire, madde metninden akıl hastalığına dayanan davanın ancak akıl hastası olmayan eş tarafından akıl hastası eşe karşı açılabileceğinin anlaşıldığını, vasinin kadının kendi hastalığına dayanarak boşanma istemesinin hukuken mümkün olmadığını belirterek kararı bozdu.
“akıl hastalığı hukuki sebebine dayalı boşanma davası, akıl hastası olmayan eş tarafından akıl hastası olan eşe karşı açılabilir.”
Kusur, tazminat, nafaka ve diğer davalarla ilişkisi
165 davasında kusur boşanmanın sonuçları için önemlidir
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 02.11.2011, E. 2011/2-561, K. 2011/668
Hukuk Genel Kurulu, gerekçenin kesin hüküm etkisini incelediği kararında özel boşanma sebeplerini karşılaştırdı. Akıl hastalığına dayanan davalarda boşanma kararı için eşin akıl hastası olmasının, bu yüzden ortak hayatın diğer eş için çekilmez hâle gelmesinin ve hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının tespitinin yeterli olduğunu; mahkemenin kusur konusunda ulaştığı sonucun boşanma kararı için değil, boşanmanın sonuçlarının düzenlenmesi için önem taşıdığını belirtti.
“bu davalarda mahkemenin kusur konusunda ulaştığı sonuç, boşanma kararı verilebilmesi için değil, boşanmanın sonuçlarının düzenlenmesinde önem taşır.”
Evlenme sırasındaki akıl hastalığı mutlak butlan yönünden araştırılmalıdır
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 15.11.2018, E. 2017/2672, K. 2018/1717
Kadın, 1979'dan beri evli olduğu ve evlilikten sonra akıl hastalığı sebebiyle kısıtlanan eşine karşı mutlak butlan, olmadığı takdirde boşanma davası açmıştı. Yerel mahkeme, otuz yıllık evlilikte butlan davasını iyiniyetle bağdaşmaz bulmuş ve Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmesi'ne dayanarak davayı reddetmişti. Hukuk Genel Kurulu, sözleşmenin butlan hükümlerini bertaraf etmediğini, davalının evlenme tarihinde sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksun olup olmadığının veya evlenmeye engel derecede akıl hastası olup olmadığının Adli Tıp Kurumu ihtisas kurulundan alınacak raporla araştırılması gerektiğini belirterek direnme kararını oy çokluğuyla bozdu.
“mutlak butlan sebebi mevcutsa kamu düzeni düşüncesi ile herhangi bir süreye tabi olmayan bu davanın kabulü, aksi hâlde davacının ikinci kademe isteği olan boşanma davası yönünden delillerin değerlendirilmesi olmalıdır.”
Karşı dava yoksa davacının kusuru araştırılmaz; tazminat yok, nafaka mümkün
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 20.09.2022, E. 2022/4901, K. 2022/7235
Erkeğin 165'e dayanan davası kabul edilmiş; bölge adliye mahkemesi, akıl hastası kadına kusur yüklenemeyeceğini, erkeğin ise tamamen kusurlu olduğunu kabul ederek kadın yararına maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasına hükmetmişti. Daire, özel sebebe dayalı davada kusur kıyaslaması yapılamayacağını, kadın usulünce karşı dava açmadığından erkeğin kusuruna bakılamayacağını ve kusursuz eş aleyhine tazminata hükmedilemeyeceğini belirtti. Yoksulluk nafakasında yükümlünün kusurunun aranmadığını hatırlatarak, yaklaşık üç ay süren evlilik gözetilip nafakanın toptan ödenmesinin tartışılmasını istedi.
“somut olayda Türk Medeni Kanunu'nun 165. maddesinde düzenlenen özel boşanma sebebiyle boşanmaya karar verildiğine ve kadın tarafından usulünce açılmış bir karşı dava bulunmadığına göre artık davacı erkeğin kusurlu olup olmadığına bakılamaz.”
Kısıtlı eşe evlilik birliğinin sarsılması davasında kusur yüklenemez
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 14.12.2023, E. 2023/2596, K. 2023/6202
Erkek evlilik birliğinin sarsılmasına dayanmış, ilk derece mahkemesi akıl hastalığı sebebiyle kısıtlanmış kadını tam kusurlu sayarak boşanmaya karar vermişti. Bölge adliye mahkemesi, erkeğin 165'e dayanan bir davası bulunmadığını, kadının hareketleri iradi olmadığından ona kusur yüklenemeyeceğini ve 166/1'e göre boşanmaya karar verilemeyeceğini belirterek davayı reddetti. Erkeğin, kadının davranışlarının iradi olduğunu ileri süren temyizi üzerine Daire kararı onadı.
Kronik şizofreni tanılı eşe karşı kusura dayalı dava reddedilir
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 03.05.2023, E. 2022/11023, K. 2023/2093
Kadın önce 165'e dayanmış, sonra davasını evlilik birliğinin sarsılmasına dayandırmıştı. İlk derece mahkemesi, erkeğe kronik şizofreni tanısı konulduğunu ve akıl hastalığı sebebiyle kısıtlandığını, bu nedenle ona yüklenen davranışların iradi olmadığını ve kusur olarak esas alınamayacağını belirterek davayı reddetti. Bölge adliye mahkemesi kararı yerinde buldu; kadının temyizi üzerine Daire kararı onadı.
İlgili Maddeler
- TMK m. 133 — Akıl hastalığı (evlenme engeli)
- TMK m. 145 — Mutlak butlan sebepleri
- TMK m. 147 — Mutlak butlan davasının sınırlanması
- TMK m. 150 — Aldatma (evlenmenin iptali)
- TMK m. 166 — Evlilik birliğinin sarsılması
- TMK m. 174 — Maddî ve manevî tazminat
- TMK m. 175 — Yoksulluk nafakası
- TMK m. 185 — Birlikte yaşama, sadakat ve yardım yükümlülüğü
- TMK m. 405 — Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle kısıtlama
- TMK m. 462 — Vesayet makamının izni
Sıkça Sorulan Sorular
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.