Kısa cevap · TMK 165
TMK 165, eşlerden birinin akıl hastalığı yüzünden ortak hayatın diğer eş için çekilmez hâle gelmesini boşanma sebebi sayar. Hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi şarttır; bu soruyu cevaplamayan vesayet raporu ya da tedaviyle nükslerin önlenebileceğini söyleyen rapor yetmez. Dava hakkı yalnız sağlıklı eşe aittir ve sebep kusura dayanmaz. Akıl hastası eşe kusur yüklenemediğinden, 165 yerine evlilik birliğinin sarsılmasına dayanan dava reddedilebilir. Madde 2002'den bu yana değişmemiştir.
Bu sayfada neler var? (11 bölüm)
- TMK 165 madde metni
- Değişiklik geçmişi
- 743 Sayılı Eski Medeni Kanun ile Karşılaştırma
- Sağlık Kurulu Raporu Nasıl Olmalı?
- Vasi, Dava Ehliyeti ve Tebligat: Usul Haritası
- TMK 165 madde açıklaması
- TMK 165 Yargıtay kararları
- TMK 165 ile ilgili maddeler
- Uygulamada dikkat edilecekler
- Konuyla ilgili yazılar
- Sıkça sorulan sorular
Temel kavramlar
- Akıl hastalığı
- Kişinin algılama, değerlendirme ve irade yeteneğini etkileyen ruhsal hastalık. TMK 165 bakımından hastalığın adı değil, iyileşme olanağının bulunmaması ve ortak hayatı çekilmez hâle getirmesi önemlidir.
- Resmî sağlık kurulu raporu
- Hastalığın geçmesine olanak bulunmadığını tespit eden rapor. Tek hekim görüşü, vesayet dosyasındaki rapor veya poliklinik belgesi yeterli değildir.
- İyileşmezlik
- Hastalığın geçmesine olanak bulunmaması. Tedaviyle nüksleri önlenebilen veya kontrol altına alınabilen hastalıkta bu koşul gerçekleşmiş sayılmaz.
- Çekilmezlik
- Hastalık yüzünden ortak hayatın diğer eş için sürdürülemez hâle gelmesi. Tıbbi tanıya bağlıdır; yalnız tanık beyanıyla tespit edilemez.
- Kusursuz boşanma sebebi
- TMK 165, hasta eşin kusuruna dayanmaz. Bu nedenle kural olarak hasta eşe kusur yüklenemez ve tazminata hükmedilmez; nafaka koşulları ayrıca değerlendirilir.
- Dava ehliyeti
- Akıl hastası eşin davada kendisini temsil edip edemeyeceği. Kısıtlama ve vesayet durumu önce araştırılır; gerekirse vasi atanması beklenir.
- Vesayet makamının izni
- Vasi, boşanma davası açmak veya davayı sürdürmek için sulh hukuk mahkemesinden izin almak zorundadır; izinsiz açılan davada süre verilmelidir.
Bir bakışta TMK 165
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Üç şart | Akıl hastalığı, ortak hayatın çekilmez hâle gelmesi ve iyileşme olanağının bulunmaması. | TMK m. 165 |
| Rapor | İyileşme olanağının bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmelidir. | TMK m. 165; 2. HD 2018/7120 |
| Yetersiz belgeler | Vesayet dosyasındaki rapor, anksiyete raporu veya "kısmen çekilmez" ifadesi yeterli değildir. | 2. HD 2018/8964; 2022/645 |
| Tedavi edilebilirlik | Tedaviyle nüksleri önlenebilen hastalıkta iyileşmezlik kanıtlanmış sayılmaz. | 2. HD 2014/20515 |
| Kabul edilen örnekler | Yirmi yıldır süren ve iyileşemez bipolar bozukluk ile tedaviyle geçmesi mümkün olmayan zihinsel yetersizlikte boşanma onanmıştır. | 2. HD 2023/4004; 2024/3512 |
| Çekilmezliğin ispatı | Yalnız tanıkla tespit edilemez; tıbbi tanıyla birlikte değerlendirilir. | 2. HD 2014/15431; 2024/406 |
| Davacı | Davayı yalnız akıl hastası olmayan eş açabilir. | 2. HD 2018/2366 |
| Ehliyet ve vasi | Önce davalının dava ehliyeti ve vesayet ihtiyacı araştırılır; vasi izinsiz dava açamaz, izin için süre verilir. | 2. HD 2017/200; 2020/5294; 2014/21734 |
| Tebligat | Vasiye usulsüz tebligatla savunma hakkı kısıtlanamaz. | 2. HD 2017/5670 |
| Kusur | Kısıtlı veya akıl hastası eşe kusur yüklenemez; karşı dava yoksa davacının kusuru araştırılmaz. | 2. HD 2023/6202; 2023/2093; 2022/7235 |
| Tazminat ve nafaka | Kusura dayalı tazminat gündeme gelmez; yoksulluk nafakası koşulları ayrıca değerlendirilir. | TMK m. 174, 175; 2. HD 2022/7235 |
| Evliliğin iptali ile ilişki | Hastalık evlenme sırasında varsa mutlak butlan yönünden ayrıca araştırma yapılmalıdır. | TMK m. 145; 2. HD 2018/1717 |
TMK 165 madde metni
İkinci Kitap: Aile Hukuku · Birinci Kısım: Evlilik Hukuku · İkinci Bölüm: Boşanma · A. Boşanma sebepleri · V. Akıl hastalığı
Akıl hastalığı — Madde 165
- Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir.
Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Kaynak | Değişiklik |
|---|---|---|
| 01.01.2002 | 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (ilk metin) | Madde yürürlüğe girdi. O tarihten bu yana maddede değişiklik yapılmamıştır. |
743 Sayılı Eski Medeni Kanun ile Karşılaştırma
Akıl hastalığı, 1926 tarihli ve 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin 133. maddesinde de boşanma sebebiydi:
“Karı kocadan biri üç senedenberi devam eden bir akıl hastalığına düçar olup ta bu hastalık müşterek hayatın devamını diğer taraf için çekilmez hale koymuş ve şifası kabil olmadığı dahi ehli hibre tarafından tasdik edilmiş bulunursa o taraf, her zaman boşanma davasında bulunabilir.” (743 s.K. m. 133)
İki önemli değişiklik vardır:
- Üç yıllık süre şartı kaldırıldı. Eski metin hastalığın üç yıldan beri devam etmesini arıyordu; TMK 165'te böyle bir süre yoktur. Belirleyici olan sürenin uzunluğu değil, iyileşme olanağının bulunmamasıdır.
- “Ehli hibre” yerine resmî sağlık kurulu raporu. Eski metinde bilirkişi onayı yeterliyken TMK 165 tespiti resmî sağlık kurulu raporuna bağlamıştır. Uygulamada bu, tek hekim görüşünün veya vesayet dosyasındaki raporun yeterli görülmemesi sonucunu doğurur.
Ortak kalan üç unsur ise şudur: hastalığın varlığı, ortak hayatın çekilmez hâle gelmesi ve iyileşme olanağının bulunmaması. Eski metindeki “her zaman” ibaresinin karşılığı olarak TMK 165'te de hak düşürücü süre öngörülmemiştir.
Sağlık Kurulu Raporu Nasıl Olmalı?
TMK 165 davalarının neredeyse tamamı rapor üzerinden kazanılır veya kaybedilir. Kanun tek bir şey ister: hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi. Uygulamada bu cümlenin üç ayrı sonucu vardır.
1. Raporda iyileşmezlik açıkça yazmalıdır. Tanı koymakla yetinen, iyileşme olanağına değinmeyen rapora dayanılarak karar verilemez (Yargıtay 2. HD, 31.05.2018, E. 2018/3075, K. 2018/7120).
2. Rapor doğru dosyadan ve doğru kuruldan alınmalıdır. Vesayet dosyasındaki rapor TMK 165 için yeterli görülmemiştir (Yargıtay 2. HD, 11.09.2018, E. 2016/22141, K. 2018/8964); “kısmen çekilmez” gibi tereddütlü ifadeler taşıyan veya anksiyete gibi tabloları gösteren raporlar da yetersizdir (Yargıtay 2. HD, 26.01.2022, E. 2021/8936, K. 2022/645).
3. Tedavi edilebilir hastalık bu maddeye girmez. Tedaviyle nüksleri önlenebilen hastalıkta iyileşmezlik koşulu gerçekleşmiş sayılmaz (Yargıtay 2. HD, 22.10.2014, E. 2014/10031, K. 2014/20515). Buna karşılık yirmi yıldır süren ve iyileşme olanağı bulunmayan bipolar bozukluk tablosunda boşanma kararı onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 14.09.2023, E. 2023/903, K. 2023/4004).
Çekilmezlik koşulu da tıbbi verilerden ayrı düşünülmez: Daire, çekilmezliğin yalnız tanık beyanıyla tespit edilemeyeceğini, tıbbi tanıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 03.07.2014, E. 2014/4579, K. 2014/15431).
Vasi, Dava Ehliyeti ve Tebligat: Usul Haritası
Bu davanın ikinci zorluk alanı usuldür; çünkü davalı eşin kendisini savunma yeteneği tartışmalıdır. Sıra şöyle işler:
- Ehliyet araştırması: Mahkeme, esasa girmeden önce davalının dava ehliyetini ve vesayet ihtiyacının bulunup bulunmadığını araştırmalıdır (Yargıtay 2. HD, 10.01.2017, E. 2016/25338, K. 2017/200).
- Vasi atanması: Kısıtlama gerekiyorsa vesayet makamına ihbar edilir ve vasi atanması beklenir. Dava sırasında kısıtlanan eşin vasisine, izin alması için süre verilmelidir (Yargıtay 2. HD, 05.11.2014, E. 2014/10881, K. 2014/21734).
- Vesayet makamının izni: Vasi, vesayet makamının izni olmadan boşanma davası açamaz (Yargıtay 2. HD, 04.11.2020, E. 2020/3553, K. 2020/5294).
- Tebligat: Bildirimler vasiye usulüne uygun yapılmalıdır; usulsüz tebligatla savunma hakkı kısıtlanamaz (Yargıtay 2. HD, 09.05.2017, E. 2016/495, K. 2017/5670).
Maddenin kusursuz yapısı malî sonuçlara da yansır. Kısıtlı veya akıl hastası eşe kusur yüklenemez (Yargıtay 2. HD, 14.12.2023, E. 2023/2596, K. 2023/6202, Yargıtay 2. HD, 03.05.2023, E. 2022/11023, K. 2023/2093); karşı dava yoksa davacının kusuru da araştırılmaz, tazminata hükmedilmez ancak nafaka koşulları değerlendirilebilir (Yargıtay 2. HD, 20.09.2022, E. 2022/4901, K. 2022/7235).
Son bir ayrım: hastalık evlenme sırasında varsa sorun yalnız boşanma değildir; evliliğin mutlak butlanı yönünden de araştırma yapılmalıdır. Bu ihtimali evliliğin iptali davası yazısında ayrıca ele aldım.
TMK 165 madde açıklaması
Üç Şart ve Kusursuz Bir Boşanma Sebebi
Madde üç şartı birlikte arar: eşlerden birinin akıl hastası olması, bu hastalık yüzünden ortak hayatın diğer eş için çekilmez hâle gelmesi ve hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi (Yargıtay 2. HD, 01.10.2018, E. 2016/24215, K. 2018/10308; Yargıtay 2. HD, 11.09.2018, E. 2016/22141, K. 2018/8964). Hukuk Genel Kurulu akıl hastalığını nispi özel boşanma sebepleri arasında sayar; hâkim, ortak hayatın çekilmez hâle gelip gelmediğini ayrıca inceler (Yargıtay HGK, 04.11.2020, E. 2017/2727, K. 2020/846).
Akıl hastalığı kusura dayanan bir sebep değildir. Hukuk Genel Kurulu'na göre bu davalarda boşanma kararı için üç şartın tespiti yeterlidir; mahkemenin kusur konusunda ulaştığı sonuç boşanma kararı için değil, boşanmanın sonuçlarının düzenlenmesi için önem taşır (Yargıtay HGK, 02.11.2011, E. 2011/2-561, K. 2011/668). Dava hakkı sağlıklı eşe tanınmıştır: akıl hastalığına dayanan dava ancak akıl hastası olmayan eş tarafından akıl hastası eşe karşı açılabilir; hasta eşin vasisi onun hastalığına dayanarak boşanma isteyemez (Yargıtay 2. HD, 22.02.2018, E. 2016/11732, K. 2018/2366).
Resmî Sağlık Kurulu Raporu ve İyileşmezlik
Rapor, madde bakımından üç soruyu cevaplamalıdır: davalı akıl hastası mıdır, hastalığın geçmesine olanak var mıdır ve hastalık ortak hayatı diğer eş için çekilmez hâle getirmekte midir? Daire, vesayet dosyasındaki raporla yetinilerek verilen kararları bu soruları karşılamadığı için bozmuştur (2. HD 2018/8964; Yargıtay 2. HD, 12.11.2014, E. 2014/23261, K. 2014/23257). "Hafif düzeyde zekâ geriliği" tanısı konulup medeni hakları kullanamayacağı belirtilen vesayet raporu da çekilmezliği göstermediği için yeterli görülmemiştir (Yargıtay 2. HD, 09.05.2017, E. 2016/495, K. 2017/5670).
Daire, raporun tam teşekküllü devlet hastanesi veya üniversite hastanesi sağlık kurulundan alınmasını ister; iyileşme olanağına ilişkin açıklama içermeyen rapor hüküm kurmaya elverişli değildir (Yargıtay 2. HD, 31.05.2018, E. 2018/3075, K. 2018/7120). Raporlar çelişkili ya da yetersizse Adli Tıp Kurumundan rapor alınır. Hastalığın sürekli olduğunu ama düzenli tedavi ve sosyal destekle nükslerin önlenebileceğini belirten rapor ile sonradan vesayetin kaldırılmasına dayanak olan rapor karşısında, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı söylenememiştir (Yargıtay 2. HD, 22.10.2014, E. 2014/10031, K. 2014/20515). Hastalığın diğer eş yönünden "kısmen" çekilmez hâle geldiğini belirten rapor ile anksiyete bozukluğu teşhisli raporlar da yeterli bulunmamıştır (Yargıtay 2. HD, 26.01.2022, E. 2021/8936, K. 2022/645).
Belirleyici olan hastalığın adı değil, raporla ortaya konan iyileşmezlik ve çekilmezliktir. Yirmi yıldır süren, iyileşemez durumda ve evlilik birliğini yürütmeye engel nitelikteki bipolar bozukluk (Yargıtay 2. HD, 14.09.2023, E. 2023/903, K. 2023/4004) ile tedavi ile geçmesine imkân bulunmayan hafif düzey zihinsel yetersizlik (Yargıtay 2. HD, 15.05.2024, E. 2023/4332, K. 2024/3512) nedeniyle verilen boşanma kararları onanmıştır.
Çekilmezlik
Çekilmezlik, hastalığın türü ve derecesiyle yakından ilgilidir; bu nedenle tıbbi tanıya da bağlıdır. Daire, hastalık ve iyileşme olanağı resmî sağlık kurulu raporuyla belirlenmeden çekilmezliğin yalnız tanık beyanlarıyla tespit edilemeyeceğini belirtmiştir. Aynı kararda, dava dilekçesinde eşin ruhsal rahatsızlığı nedeniyle evliliğin çekilmez hâle geldiği ileri sürülmüşse talebin akıl hastalığı sebebine de dayandığı kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 03.07.2014, E. 2014/4579, K. 2014/15431).
Sağlık kurulu raporunda hastalığın sürekli olduğu, hasta eşin evlilik hayatını sürdüremeyeceği ve ortak hayatı çekilmez hâle getirebileceği belirtilmiş, mahkeme de dosya kapsamıyla birlikte çekilmezliğe kanaat getirmişse, çekilmezliğin ayrıca tanıkla ispatlanması gerektiği itirazı kabul görmemiştir (Yargıtay 2. HD, 23.01.2024, E. 2023/3930, K. 2024/406).
Dava Ehliyeti, Vasi ve Taraf Teşkili
Taraf ve dava ehliyeti kamu düzenine ilişkin bir dava şartıdır. Bu nedenle 165'in koşullarından önce, akıl hastası olduğu ileri sürülen davalının davada kendisini temsil yeteneğinin bulunup bulunmadığı belirlenmelidir. Ruhsal rahatsızlık iddiası dosyadaki delillerle kısmen de olsa doğrulanıyorsa, davalının vesayet altına alınması gerekip gerekmediği (m. 405) ön sorun sayılarak araştırılır ve sonucuna kadar yargılama bekletilir (Yargıtay 2. HD, 10.01.2017, E. 2016/25338, K. 2017/200; Yargıtay 2. HD, 05.11.2014, E. 2014/10881, K. 2014/21734).
Vasinin, vesayeti altındaki kişi adına dava açabilmesi için vesayet makamından dava açma izni alması gerekir (m. 462/8); izin alınmadan yapılan işlem vesayet altındaki kişiyi bağlamaz (Yargıtay 2. HD, 04.11.2020, E. 2020/3553, K. 2020/5294). Eş yargılama sırasında kısıtlanmışsa vasiye izin alması için süre verilmelidir (2. HD 2014/21734). Dava dilekçesinin vasiye usulsüz tebliği ve vasinin savunma imkânı olmadan hüküm kurulması, savunma hakkını kısıtlayan önemli bir usul hatasıdır (2. HD 2017/5670).
Kusur, Tazminat ve Nafaka
Özel bir sebebe dayanan 165 davasında kusur kıyaslaması yapılmaz. Daire, karşı dava açılmamış bir dosyada davacı erkeğin kusurlu olup olmadığına bakılamayacağını, kusursuz eş aleyhine tazminata hükmedilemeyeceğini belirterek akıl hastası kadın yararına verilen maddi ve manevi tazminatları bozmuştur. Aynı kararda yoksulluk nafakasında yükümlünün kusurunun aranmadığını hatırlatmış, yaklaşık üç ay süren evlilik karşısında nafakanın toptan ödenmesinin tartışılmasını istemiştir (Yargıtay 2. HD, 20.09.2022, E. 2022/4901, K. 2022/7235).
Nafaka her iki yönde de gündeme gelebilir. Akıl hastası kadın yararına tedbir ve yoksulluk nafakasına hükmeden karar (2. HD 2024/406) ile bipolar bozukluk nedeniyle boşanan sağlıklı kadın yararına akıl hastası erkekten tedbir-yoksulluk nafakasına hükmeden karar (2. HD 2023/4004) onanmıştır. Nafakanın şartlarını yoksulluk nafakasının şartları ve süresi yazımızda anlattık.
Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadır (m. 185). Daire, tanık beyanlarıyla anlaşılan, kadının eşinin hastalığıyla ilgilenmemesi vakıasının kadına kusur olarak yüklenmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 08.04.2025, E. 2024/46, K. 2025/3334).
Evlilik Birliğinin Sarsılması ve Evliliğin İptali ile İlişkisi
Evlilik birliğinin sarsılmasına (m. 166/1) dayanan davada boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa kusurlu olması gerekir. Akıl hastası eşin davranışları iradi sayılmadığından ona kusur yüklenemez. Bu gerekçeyle, 165'e dayanılmadan kısıtlı kadına karşı (Yargıtay 2. HD, 14.12.2023, E. 2023/2596, K. 2023/6202) ve kronik şizofreni tanısıyla kısıtlanmış erkeğe karşı (Yargıtay 2. HD, 03.05.2023, E. 2022/11023, K. 2023/2093) açılan kusura dayalı davaların reddi onanmıştır. Hastalıktan kaynaklanan bir geçimsizlikte dava bu nedenle 165'e dayandırılmalıdır.
Hastalık evlenme sırasında da varsa evliliğin geçersizliği gündeme gelebilir. Eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması veya evlenmeye engel olacak derecede akıl hastası olması mutlak butlan sebebidir (m. 145). Hukuk Genel Kurulu, evlenme tarihindeki durumun tüm doktor raporları ve belgeler getirtilerek Adli Tıp Kurumu ihtisas kurulundan alınacak raporla araştırılmasını istemiş, bu davanın kamu düzeni gereği süreye tabi olmadığını ve Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmesi'nin butlan hükümlerini bertaraf etmediğini belirtmiştir (Yargıtay HGK, 15.11.2018, E. 2017/2672, K. 2018/1717, oy çokluğu). Akıl hastalığı iyileşmişse mutlak butlan davasını yalnız iyileşen eş açabilir (m. 147); davacının veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalığın gizlenmesi ise iptal sebebidir (m. 150). Ayrıntıları evliliğin iptali davası yazımızda anlattık.
TMK 165 Yargıtay kararları
Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 18 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve konularına göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları bulundukları grubun başında yer alır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.
Karar seçimi hakkında
Madde tek fıkralı olduğundan kartlar konu başlıklarına göre gruplandı: rapor ve iyileşmezlik, çekilmezlik, dava ehliyeti ve vasi, kusur ile tazminat. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçilmiş; hastalık adları yalnız kararda geçtiği ölçüde ve kişisel veri içermeyecek biçimde aktarılmıştır.
Resmî sağlık kurulu raporu ve iyileşmezlik
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Raporda iyileşmezlik açıklaması yoksa karar verilemez
Kadın önce evlilik birliğinin sarsılmasına dayanmış, sonra davasını 165'e göre ıslah etmişti. Mahkeme, üniversite adli tıp bilirkişi kurulundan alınan raporla boşanmaya karar vermişti. Daire, raporda erkeğin akıl hastalığının geçmesine olanak bulunmadığı yönünde bir açıklama olmadığını belirtti; tam teşekküllü devlet hastanesi veya üniversite hastanesinden akıl hastalığı, çekilmezlik ve iyileşme olanağı konularında rapor alınması için kararı bozdu.
“Bu durumda alınan rapor Türk Medeni Kanununun 165. maddesi kapsamı karşısında yetersiz olup hüküm vermeye elverişli değildir.”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Vesayet dosyasındaki rapor 165 için yetmez
Mahkeme, erkeğin vesayet dosyasındaki ruh sağlığı hastanesi raporunu yeterli görerek 165'e göre boşanmaya karar vermişti. Daire, bu raporun 165 karşısında yetersiz olduğunu; erkeğin akıl hastası olup olmadığı, hastalığın geçmesine olanak bulunup bulunmadığı ve hastalık nedeniyle ortak hayatın diğer eş için çekilmez hâle gelip gelmeyeceği konularında sağlık kurulundan rapor alınması gerektiğini belirterek kararı bozdu.
“Bu durumda mevcut rapor Türk Medeni Kanununun 165. maddesi kapsamı karşısında yetersiz olup hüküm kurmaya elverişli değildir.”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Tedaviyle nüksleri önlenebilen hastalıkta iyileşmezlik kanıtlanmış sayılmaz
Boşanma kararına dayanak yapılan raporda kadının hastalığının sürekli olduğu, alevlenme dönemlerinde evliliği çekilmez kılabileceği, ancak düzenli tedavi ve sosyal destekle nükslerin önlenebileceği belirtilmişti. Sonraki bir sağlık kurulu raporunda vasi tayini gerekmediği bildirilmiş, sulh hukuk mahkemesi vesayeti kaldırmıştı. Daire, bu durumda hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının söylenemeyeceğini belirterek raporlar arasındaki çelişkinin Adli Tıp Kurumundan alınacak raporla giderilmesi için kararı bozdu.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
‘Kısmen çekilmez’ diyen rapor ve anksiyete raporları yetersizdir
Erkeğin 165'e dayanan davası reddedilmişti. Dosyada kadının sınır seviyede mental kapasitesi olduğunu, tedavisinin mümkün olmadığını ve hastalığın diğer eş yönünden kısmen çekilmez hâle geldiğini belirten bir heyet raporu ile anksiyete bozukluğu teşhisli raporlar vardı. Daire, sosyal inceleme raporu ve tanık beyanlarıyla birlikte değerlendirildiğinde bu raporların hüküm vermeye yetmediğini, kadının Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek 165 kapsamında akıl hastası olup olmadığı ve hastalığın geçmesine olanak bulunup bulunmadığı yönünde rapor alınması gerektiğini belirterek kararı bozdu.
“özellikle dosya kapsamında mevcut sosyal inceleme raporu ve tanık beyanları da birlikte değerlendirildiğinde, alınan raporlar hüküm vermeye yeter düzeyde değildir.”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Yirmi yıldır süren, iyileşemez bipolar bozuklukta boşanma onandı
Kadın, eşinin akıl hastalığına dayanarak dava açmıştı. İlk derece mahkemesi, alınan sağlık raporunda erkekte 20 yıldır süren bipolar bozukluk bulunduğunun, hastalığın iyileşemez durumda ve evlilik birliğini yürütmeye engel nitelikte olduğunun belirlendiğini belirterek 165'e göre boşanmaya ve kadın yararına tedbir-yoksulluk nafakasına karar verdi. Bölge adliye mahkemesi, nafaka yükümlüsünün kusurunun aranmayacağını da belirterek erkek vasisinin istinafını reddetti; Daire kararı onadı.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Tedaviyle geçmesi mümkün olmayan zihinsel yetersizlikte boşanma onandı
Erkek, eşinin iyileşme imkânı olmayan akıl hastalığına dayanarak dava açmıştı. İlk derece mahkemesi, üniversite hastanesinden alınan raporda kadında hafif düzey mental retardasyon tanısı bulunduğunu ve mevcut hastalığın tedavi ile geçmesine imkân olmadığını belirterek 165'e göre boşanmaya karar verdi. Bölge adliye mahkemesi raporu hüküm kurmaya elverişli buldu; özel sebebe dayalı davada sebebin gerçekleşmesinin yeterli olduğunu, karşı dava bulunmadıkça kusur değerlendirmesine girilemeyeceğini belirtti. Adli Tıp raporu alınması talebinin reddi dahil kadının itirazlarını yerinde görmeyen Daire kararı onadı.
Çekilmezlik
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Çekilmezlik yalnız tanıkla tespit edilemez; tıbbi tanıya bağlıdır
Davacı, eşine sanrısal bozukluk tanısı konulduğunu ve bu rahatsızlık yüzünden evliliğin çekilmez hâle geldiğini ileri sürmüştü; davalı dava sırasında atipik psikoz tanısıyla kısıtlanmıştı. Daire, bu açıklamalar karşısında talebin akıl hastalığı sebebine de dayandığını, hastalığın ve iyileşme olanağının resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi gerektiğini, çekilmezliğin hastalığın türü ve derecesiyle ilgili olduğu için yalnız tanık beyanlarıyla belirlenemeyeceğini belirterek kararı bozdu.
“Akıl hastalığının evlilik birliğini diğer eş bakımından çekilmez hale getirip getirmeyeceği hastalığın türü ve derecesiyle de yakından ilgilidir. Bu bakımdan ‘çekilmezlik’ olgusu tıbbi tanıya da bağlıdır.”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Sağlık kurulu raporuna dayanan çekilmezlik kabulü onandı
Erkek, eşinin akıl hastalığına dayanmıştı. İlk derece mahkemesi, ruh sağlığı hastanesinden alınan ve kadının hastalığının sürekli olduğunu, evlilik hayatını sürdüremeyeceğini ve ortak hayatı çekilmez hâle getirebileceğini belirten sağlık kurulu raporu ile dosya kapsamına dayanarak 165'e göre boşanmaya, kadın yararına tedbir ve yoksulluk nafakasına karar verdi; evlilik tarihinde akıl sağlığının yerinde olmadığı yönündeki geç ileri sürülen iddiayı davayı uzatmaya yönelik buldu. Kadın, çekilmezliğin tanıkla ispatlanması gerektiğini ileri sürmüştü; bölge adliye mahkemesi ve Daire kararı onadı.
Dava ehliyeti, vasi ve taraf teşkili
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Önce davalının dava ehliyeti ve vesayet ihtiyacı araştırılır
165'e dayanan dava reddedilmişti. Daire, 165'in koşullarından önce akıl hastası olduğu ileri sürülen davalının davada kendisini temsil yeteneğinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiğini, taraf ve dava ehliyetinin kamu düzenine ilişkin bir dava şartı olduğunu belirtti. Davalının vesayet altına alınması gerekip gerekmediğinin Adli Tıp Kurumu raporuyla araştırılmasını, bu hususun ön sorun sayılarak sonucuna kadar yargılamanın bekletilmesini istedi.
“Türk Medeni Kanununun 165. maddesinin koşullarının bulunup bulunmadığının tespitinden önce, akıl hastası olduğu iddia edilen davalının, davada kendisini temsil yeteneğinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi zorunludur.”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Vasi, vesayet makamının izni olmadan dava açamaz
Vesayet altındaki eş adına dava vasi tarafından açılmış, vasinin elindeki izin kararı ise başka bir dosyaya ilişkindi. Daire, vasinin vesayeti altındaki kişi adına dava açabilmesi için vesayet makamından dava açma izni alması gerektiğini, izin alınmadan yapılan işlemin vesayet altındaki kişiyi bağlamadığını belirterek kararı bozdu.
“Vasinin, vesayeti altındaki kişi adına dava açması için vesayet makamından ‘Dava açma izni’ kararı alması zorunludur (TMK m. 462/8).”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Dava sırasında kısıtlanan eşin vasisine izin için süre verilmelidir
Karşılıklı boşanma davalarında kadının ruhsal rahatsızlığı ileri sürülmüş, karşı davacı koca ise yargılama sırasında akıl hastalığı sebebiyle kısıtlanmıştı. Daire, kadının vesayet ihtiyacının ön sorun olarak araştırılması ve kocanın vasisine vesayet makamından izin alması için süre verilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca hükme dayanak raporda hastalığın geçmesine olanak bulunmadığına dair açıklama bulunmadığından yeniden rapor alınmasını istedi.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Vasiye usulsüz tebligatla savunma hakkı kısıtlanamaz
165'e dayanan davada dava dilekçesi davalının vasisine usulsüz tebliğ edilmiş ve yokluğunda hüküm kurulmuştu. Daire, bunun savunma hakkını kısıtlayan önemli bir usul hatası olduğunu belirtti. Kabule göre de, davalının vesayet dosyasındaki hafif düzeyde zekâ geriliği tanılı raporun hastalığın ortak hayatı çekilmez kılıp kılmadığını ve geçip geçmeyeceğini göstermediğini, resmî sağlık kurulu raporu alınması gerektiğini belirterek kararı bozdu.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
165 davasını yalnız akıl hastası olmayan eş açabilir
Akıl hastası kadının vasisi, kadının akıl hastalığına dayanarak sağlıklı eşe karşı boşanma davası açmış, mahkeme davayı kabul etmişti. Daire, madde metninden akıl hastalığına dayanan davanın ancak akıl hastası olmayan eş tarafından akıl hastası eşe karşı açılabileceğinin anlaşıldığını, vasinin kadının kendi hastalığına dayanarak boşanma istemesinin hukuken mümkün olmadığını belirterek kararı bozdu.
“akıl hastalığı hukuki sebebine dayalı boşanma davası, akıl hastası olmayan eş tarafından akıl hastası olan eşe karşı açılabilir.”
Kusur, tazminat, nafaka ve diğer davalarla ilişkisi
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
165 davasında kusur boşanmanın sonuçları için önemlidir
Hukuk Genel Kurulu, gerekçenin kesin hüküm etkisini incelediği kararında özel boşanma sebeplerini karşılaştırdı. Akıl hastalığına dayanan davalarda boşanma kararı için eşin akıl hastası olmasının, bu yüzden ortak hayatın diğer eş için çekilmez hâle gelmesinin ve hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının tespitinin yeterli olduğunu; mahkemenin kusur konusunda ulaştığı sonucun boşanma kararı için değil, boşanmanın sonuçlarının düzenlenmesi için önem taşıdığını belirtti.
“bu davalarda mahkemenin kusur konusunda ulaştığı sonuç, boşanma kararı verilebilmesi için değil, boşanmanın sonuçlarının düzenlenmesinde önem taşır.”
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Evlenme sırasındaki akıl hastalığı mutlak butlan yönünden araştırılmalıdır
Kadın, 1979'dan beri evli olduğu ve evlilikten sonra akıl hastalığı sebebiyle kısıtlanan eşine karşı mutlak butlan, olmadığı takdirde boşanma davası açmıştı. Yerel mahkeme, otuz yıllık evlilikte butlan davasını iyiniyetle bağdaşmaz bulmuş ve Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmesi'ne dayanarak davayı reddetmişti. Hukuk Genel Kurulu, sözleşmenin butlan hükümlerini bertaraf etmediğini, davalının evlenme tarihinde sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksun olup olmadığının veya evlenmeye engel derecede akıl hastası olup olmadığının Adli Tıp Kurumu ihtisas kurulundan alınacak raporla araştırılması gerektiğini belirterek direnme kararını oy çokluğuyla bozdu.
“mutlak butlan sebebi mevcutsa kamu düzeni düşüncesi ile herhangi bir süreye tabi olmayan bu davanın kabulü, aksi hâlde davacının ikinci kademe isteği olan boşanma davası yönünden delillerin değerlendirilmesi olmalıdır.”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Karşı dava yoksa davacının kusuru araştırılmaz; tazminat yok, nafaka mümkün
Erkeğin 165'e dayanan davası kabul edilmiş; bölge adliye mahkemesi, akıl hastası kadına kusur yüklenemeyeceğini, erkeğin ise tamamen kusurlu olduğunu kabul ederek kadın yararına maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasına hükmetmişti. Daire, özel sebebe dayalı davada kusur kıyaslaması yapılamayacağını, kadın usulünce karşı dava açmadığından erkeğin kusuruna bakılamayacağını ve kusursuz eş aleyhine tazminata hükmedilemeyeceğini belirtti. Yoksulluk nafakasında yükümlünün kusurunun aranmadığını hatırlatarak, yaklaşık üç ay süren evlilik gözetilip nafakanın toptan ödenmesinin tartışılmasını istedi.
“somut olayda Türk Medeni Kanunu'nun 165. maddesinde düzenlenen özel boşanma sebebiyle boşanmaya karar verildiğine ve kadın tarafından usulünce açılmış bir karşı dava bulunmadığına göre artık davacı erkeğin kusurlu olup olmadığına bakılamaz.”
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Kısıtlı eşe evlilik birliğinin sarsılması davasında kusur yüklenemez
Erkek evlilik birliğinin sarsılmasına dayanmış, ilk derece mahkemesi akıl hastalığı sebebiyle kısıtlanmış kadını tam kusurlu sayarak boşanmaya karar vermişti. Bölge adliye mahkemesi, erkeğin 165'e dayanan bir davası bulunmadığını, kadının hareketleri iradi olmadığından ona kusur yüklenemeyeceğini ve 166/1'e göre boşanmaya karar verilemeyeceğini belirterek davayı reddetti. Erkeğin, kadının davranışlarının iradi olduğunu ileri süren temyizi üzerine Daire kararı onadı.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Kronik şizofreni tanılı eşe karşı kusura dayalı dava reddedilir
Kadın önce 165'e dayanmış, sonra davasını evlilik birliğinin sarsılmasına dayandırmıştı. İlk derece mahkemesi, erkeğe kronik şizofreni tanısı konulduğunu ve akıl hastalığı sebebiyle kısıtlandığını, bu nedenle ona yüklenen davranışların iradi olmadığını ve kusur olarak esas alınamayacağını belirterek davayı reddetti. Bölge adliye mahkemesi kararı yerinde buldu; kadının temyizi üzerine Daire kararı onadı.
TMK 165 ile ilgili maddeler
- TMK m. 133 — Akıl hastalığı (evlenme engeli)
- TMK m. 145 — Mutlak butlan sebepleri
- TMK m. 147 — Mutlak butlan davasının sınırlanması
- TMK m. 150 — Aldatma (evlenmenin iptali)
- TMK m. 166 — Evlilik birliğinin sarsılması
- TMK m. 174 — Maddî ve manevî tazminat
- TMK m. 175 — Yoksulluk nafakası
- TMK m. 185 — Birlikte yaşama, sadakat ve yardım yükümlülüğü
- TMK m. 405 — Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle kısıtlama
- TMK m. 462 — Vesayet makamının izni
Uygulamada dikkat edilecekler
Pratik notlar
- 1.Dava açmadan önce resmî sağlık kurulu raporu alın; raporda "hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı" ifadesinin açıkça yer almasını isteyin.
- 2.Vesayet dosyasındaki raporla yetinmeyin; TMK 165 için ayrı ve tam teşekküllü kurul raporu gerekir.
- 3.Raporda tereddütlü ifadelerden ("kısmen", "muhtemelen") kaçınılmasını, çekilmezlik değerlendirmesinin tıbbi verilerle ilişkilendirilmesini talep edin.
- 4.Tedaviyle kontrol altına alınabilen tablolarda bu maddeye dayanmayın; genel sebep (m. 166/1) değerlendirilebilir ancak hasta eşe kusur yüklenemez.
- 5.Davalının ehliyetini ve vesayet durumunu dava dilekçesinde belirtin; gerekiyorsa vasi atanması için vesayet makamına ihbar isteyin.
- 6.Vasi sıfatıyla dava açacaksanız önce sulh hukuk mahkemesinden izin alın; izinsiz açılan davada süre verilmesini talep edin.
- 7.Tebligatların vasiye usulüne uygun yapıldığını denetleyin; usulsüz tebligat bozma sebebidir.
- 8.Tazminat beklemeyin: madde kusura dayanmadığı için kural olarak tazminata hükmedilmez; yoksulluk nafakası talebini ayrıca gerekçelendirin.
- 9.Hastalık evlenme sırasında varsa mutlak butlan ihtimalini de değerlendirin.
Konuyla ilgili yazılar
Sıkça Sorulan Sorular
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.