4721 sayılı Türk Medeni Kanunu · A. Kişilik — III. Fiil ehliyetsizliği — 1. Genel olarak

TMK Madde 14: Fiil Ehliyetsizliği

Birinci Kitap: Kişiler Hukuku › Birinci Kısım: Gerçek Kişiler › A. Kişilik — III. Fiil ehliyetsizliği — 1. Genel olarak

Hazırlayan: Av. Murat Aydar1 yüksek mahkeme kararıYürürlükteki metinGüncelleme: 23.09.2026

Kısa cevap · TMK 14

TMK 14, fiil ehliyeti bulunmayanları üç grupta sayar: ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyeti yoktur. Madde bir kapı hükmüdür: ehliyetsizliği ilan eder ama sonuçlarını göstermez. Sonuçlar izleyen iki maddede ayrışır ve bu ayrışma belirleyicidir. Ayırt etme gücü bulunmayanların fiilleri, kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere hiç hukuki sonuç doğurmaz (TMK 15). Buna karşılık ayırt etme gücüne sahip küçük ve kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızasıyla işlem yapabilir ve iki hâlde bu rıza dahi gerekmez (TMK 16). Yani maddedeki üç grup, aslında iki farklı rejime bağlanır: tam ehliyetsizlik ve sınırlı ehliyetsizlik.

Bu sayfada neler var? (9 bölüm)
  1. TMK 14 madde metni
  2. Değişiklik geçmişi
  3. Üç Grup, İki Rejim
  4. Kısıtlılık: Mahkeme Kararıyla Doğar
  5. Ehliyetsizliğin Pratik Sonuçları
  6. TMK 14 Yargıtay kararları
  7. TMK 14 ile ilgili maddeler
  8. Uygulamada dikkat edilecekler
  9. Sıkça sorulan sorular

Temel kavramlar

Fiil ehliyetsizliği
Kişinin kendi fiilleriyle hak edinip borç altına girememesi. Hak ehliyetini etkilemez.
Ayırt etme gücü bulunmayan
TMK 13'teki yeteneği taşımayan kişi. Yaşı ve kısıtlı olup olmaması sonucu değiştirmez.
Küçük
Ergin olmayan kişi. Ayırt etme gücü varsa sınırlı ehliyetsiz, yoksa tam ehliyetsizdir.
Kısıtlı
Mahkeme kararıyla fiil ehliyeti sınırlanan ergin kişi.
Tam ehliyetsizlik
Ayırt etme gücü bulunmayanın durumu. Fiilleri kural olarak hukuki sonuç doğurmaz.
Sınırlı ehliyetsizlik
Ayırt etme gücüne sahip küçük ve kısıtlıların durumu. Yasal temsilcinin rızasıyla işlem yapabilirler.
Yasal temsilci
Küçükte velayeti kullanan ana ve baba veya vasi; kısıtlıda vasi.
Kısıtlama sebebi
TMK 405 vd.: akıl hastalığı veya akıl zayıflığı, savurganlık, alkol veya uyuşturucu bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim ve özgürlüğü bağlayıcı ceza.
Yasal danışmanlık
Kısıtlamaya gerek olmadığı hâllerde, belirli işlerde görüşü alınmak üzere danışman atanması. Ehliyetsizlik değildir.
Haksız fiil sorumluluğu
Ehliyetsizlikten ayrı değerlendirilir. Ayırt etme gücüne sahip küçük ve kısıtlılar haksız fiillerinden sorumludur.

Bir bakışta TMK 14

KonuKuralDayanak
Temel kuralAyırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyeti yoktur.TMK m. 14
Birinci grupAyırt etme gücü bulunmayanlar. Yaşı ve kısıtlı olup olmaması sonucu değiştirmez.TMK m. 13; m. 14
İkinci grupKüçükler, yani ergin olmayanlar.TMK m. 11; m. 14
Üçüncü grupKısıtlılar, yani mahkeme kararıyla fiil ehliyeti sınırlananlar.TMK m. 14; m. 405 vd.
Sonuçların ayrışmasıÜç grup aynı rejime tabi değildir: ayırt etme gücü bulunmayanlar TMK 15'e, ayırt etme gücüne sahip küçük ve kısıtlılar TMK 16'ya tabidir.TMK m. 15; m. 16
Tam ehliyetsizliğin sonucuKanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere fiiller hukuki sonuç doğurmaz.TMK m. 15
Sınırlı ehliyetsizliğin sonucuYasal temsilcinin rızası olmadıkça kendi işlemleriyle borç altına girilemez.TMK m. 16/1
Rıza gerekmeyen hâllerKarşılıksız kazanmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada rıza gerekmez.TMK m. 16/1
Hak ehliyetine etkisiEhliyetsizlik hak ehliyetini ortadan kaldırmaz; haklar yasal temsilci eliyle kullanılır.TMK m. 8
Haksız fiilAyırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar haksız fiillerinden sorumludur.TMK m. 16/2
Yasal danışmanlık ayrımıYasal danışman atanması ehliyetsizlik doğurmaz; kişi ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmayı sürdürür.TMK m. 429
DeğişiklikMadde 2001'den bu yana değiştirilmemiştir.4721 s.K. (ilk metin)

TMK 14 madde metni

Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

Birinci Kitap: Kişiler Hukuku › Birinci Kısım: Gerçek Kişiler · A. Kişilik — III. Fiil ehliyetsizliği — 1. Genel olarak

Fiil ehliyetsizliği: genel olarakMadde 14

  1. Üç grup sayılır ancak sonuçları aynı değildir. Ayırt etme gücü bulunmayanlar TMK 15'e; ayırt etme gücüne sahip küçük ve kısıtlılar TMK 16'ya tabidir.Ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyeti yoktur.

Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr.

Değişiklik geçmişi

TarihKaynakDeğişiklik
22.11.20014721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002)Madde, kanunun ilk metninde "A. Kişilik — III. Fiil ehliyetsizliği — 1. Genel olarak" başlığı altında yer aldı ve bugüne kadar hiç değiştirilmedi. Mülga 743 sayılı Kanun döneminde aynı gruplar "mümeyyiz olmayanlar", "küçükler" ve "mahcurlar" olarak anılıyordu.

Üç Grup, İki Rejim

Madde üç grup sayar ama bu grupların sonuçları aynı değildir. Bir dosyada "fiil ehliyeti yok" demek yeterli olmaz; hangi rejime tabi olduğu belirtilmelidir.

GrupAyırt etme gücüRejimİşlem yapabilir mi?
Ayırt etme gücü bulunmayanYokTam ehliyetsizlik (TMK 15)Kural olarak hayır; fiilleri hukuki sonuç doğurmaz
KüçükVarsaSınırlı ehliyetsizlik (TMK 16)Yasal temsilcinin rızasıyla; iki hâlde rıza gerekmez
KüçükYoksaTam ehliyetsizlik (TMK 15)Hayır
KısıtlıVarsaSınırlı ehliyetsizlik (TMK 16)Yasal temsilcinin rızasıyla; iki hâlde rıza gerekmez
KısıtlıYoksaTam ehliyetsizlik (TMK 15)Hayır

Tablodan çıkan asıl ölçüt: ayırt etme gücü. Küçüklük ve kısıtlılık, ayırt etme gücü varsa sınırlı ehliyetsizlik doğurur; ayırt etme gücü yoksa rejim tam ehliyetsizliğe döner. Bu nedenle uygulamada ilk soru her zaman "ayırt etme gücü var mı?" olur (TMK 13).

Yargıtay'ın sistematiği. Hukuk Genel Kurulu maddeyi izleyen hükümle birlikte okur: "TMK'nın 14. maddesi ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyetinin bulunmadığını belirttikten sonra aynı Kanun'un 15. maddesinde gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiillerinin hukuki sonuç doğurmayacağı açıklığa kavuşturulmuştur." (Yargıtay HGK, 18.06.2025, E. 2024/625, K. 2025/369)

Ehliyetsizlik hak ehliyetini kaldırmaz. Bu maddede sayılan kişilerin hak ehliyeti tamdır; malvarlığının sahibi olmaya devam ederler. Değişen tek şey, hakların kim tarafından kullanılacağıdır: yasal temsilci eliyle (TMK 8).

Kısıtlılık: Mahkeme Kararıyla Doğar

Üçüncü grubun diğerlerinden temel farkı budur: kısıtlılık kendiliğinden doğmaz, mahkeme kararıyla kurulur.

Kısıtlama sebepleri kanunda sayılıdır. Vesayet hükümlerinde düzenlenen başlıca sebep TMK 405'tir: "Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır." Görüldüğü üzere üç alternatif ölçüt vardır ve biri yeterlidir (TMK 405).

Bildirim yükümlülüğü. Aynı maddenin ikinci fıkrası pratik bir kural getirir: görevlerini yaparlarken vesayet altına alınmayı gerekli kılan bir durumun varlığını öğrenen idarî makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar. Bu, özellikle noterlerde yapılan işlemler bakımından önemlidir.

Kısıtlama kararı ileriye etkilidir. Bu ayrım dilekçede hayati önemdedir. Kısıtlama mahkeme kararıyla doğduğundan, karar öncesindeki işlemler kısıtlılık nedeniyle sakat sayılmaz. Bu işlemler ancak ayırt etme gücünün bulunmaması ileri sürülerek tartışılabilir. Nitekim Yargıtay'ın incelediği olayda kredi sözleşmesi vesayet kararından önce imzalanmıştı; tartışma kısıtlılık üzerinden değil işlem tarihindeki ayırt etme gücü üzerinden yürütülmüştür (Yargıtay HGK, 18.06.2025, E. 2024/625, K. 2025/369).

Kısıtlama ile yasal danışmanlığı karıştırmayın. TMK 429 uyarınca kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla beraber korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanması gerekli görülen ergin bir kişiye, maddede sayılan dokuz işte görüşü alınmak üzere bir yasal danışman atanır. Bu kişi TMK 14 anlamında kısıtlı değildir; ehliyeti yalnız o işler bakımından sınırlanmıştır (TMK 429).

Kısıtlılık nasıl tespit edilir? Vesayet kaydı ve kısıtlama kararı ile. İşlem yapılırken bu kaydın kontrol edilmesi, sonradan geçersizlik tartışmasını önler. Kararın kesinleşme tarihi de önemlidir; işlemin bu tarihten önce mi sonra mı yapıldığı sonucu belirler.

Ehliyetsizliğin Pratik Sonuçları

1. İşlemler yasal temsilci eliyle yürütülür. Küçükte velayeti kullanan ana ve baba, kısıtlıda vasi yasal temsilcidir. Bazı işlemler ayrıca vesayet makamının iznine bağlıdır; bu izinler vesayet hükümlerinde ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir.

2. Dava ehliyeti etkilenir. Fiil ehliyeti bulunmayan kişi davada yasal temsilcisi tarafından temsil edilir. Bu nedenle dava açılırken temsilcinin sıfatı ve yetkisi belgelendirilmelidir. Yargıtay'ın incelediği olayda dava, kısıtlı adına vasi tarafından açılmıştır.

3. Hak ehliyeti ve malvarlığı etkilenmez. Ehliyetsiz kişi taşınmazının maliki olmaya, alacaklarının sahibi olmaya devam eder. Ehliyetsizlik bir kullanım engelidir, bir sahiplik engeli değildir.

4. Haksız fiil sorumluluğu ayrıdır. Ehliyetsizlik, kişiyi her türlü sorumluluktan kurtarmaz. TMK 16/2 açıktır: ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar haksız fiillerinden sorumludurlar. Yani bir kısıtlı, sözleşme yapamasa bile verdiği zarardan sorumlu olabilir (TMK 16).

5. Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar farklıdır. Ayırt etme gücüne sahip küçük ve kısıtlılar, bu hakları kullanmada yasal temsilcinin rızasına ihtiyaç duymaz. Bu, aile hukukunda önemli sonuçlar doğurur.

6. Karşı taraf bakımından risk. Ehliyetsiz kişiyle işlem yapan taraf, işlemin geçersizliği riskini taşır. Bu nedenle kuşku doğuran hâllerde vesayet kaydının kontrolü ve gerekirse işlem tarihli sağlık raporu alınması önemlidir. Anılan olayda ilk derece mahkemesi, kredi verenin hiç sağlık raporu almadığını gerekçesinde vurgulamıştır; beklenen özen bakımından TMK 3 sayfasına bakabilirsiniz.

Dilekçe için kontrol listesi.

  • Kişi hangi grupta? Ayırt etme gücü var mı?
  • Rejim tam mı sınırlı ehliyetsizlik mi?
  • Kısıtlılık varsa kararın tarihi ve kesinleşme tarihi nedir?
  • İşlem bu tarihten önce mi sonra mı yapılmış?
  • Dayanak kısıtlılık mı, ayırt etme gücünün bulunmaması mı?
  • Yasal temsilcinin sıfatı ve yetkisi belgelendi mi?

TMK 14 Yargıtay kararları

Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 1 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve konularına göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları bulundukları grubun başında yer alır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.

Karar seçimi hakkında

TMK 14 bir kapı hükmü olduğundan kararlarda tek başına değil TMK 13, 15 ve 16 ile birlikte anılır. Bu sayfaya, maddeyi izleyen hükümle birlikte okuyan ve tam ehliyetsizliğin sonucunu butlan olarak niteleyen güncel karar seçilmiştir. Karar oy birliğiyle alınmıştır. Kararda atıf yapılan eski Hukuk Genel Kurulu kararları, anılan kararın kendi metnindeki künyelerle aktarılmıştır. Kararda yer alan kişi ve kurum adları aktarılmamıştır.

Ehliyetsizlik ve sonucu

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

TMK 14 ehliyeti bulunmayanları saydıktan sonra TMK 15, ayırt etme gücü bulunmayanın fiillerinin hukuki sonuç doğurmayacağını açıklığa kavuşturur; bu işlemler butlan ile malul olup mutlak ehliyetsizlik hâli oluşturur

Olay: İleri yaşta, okuma yazma bilmeyen ve sözleşmeye parmak basan bir kişi adına banka şubesinde tüketici kredisi kullandırılmış; kredi maaşından kesilmeye başlayınca yakınları durumu öğrenmiş ve açılan vesayet davasında oğlu vasi atanmıştır. Vasi, kredi sözleşmesinin iptali ve maaş kesintilerinin iadesini istemiştir. Sözleşme, vesayet kararından önce imzalanmıştır.

Karar: Kurul, TMK 9, 10 ve 13'ü açıkladıktan sonra TMK 14'ün ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyetinin bulunmadığını belirttiğini; ardından TMK 15'te gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiillerinin hukuki sonuç doğurmayacağının açıklığa kavuşturulduğunu saptamıştır. Temyiz kudretine sahip olmayan kimsenin yaptığı işlemlerin hiçbir hukuki hüküm ifade etmeyeceğini, dolayısıyla butlan ile malul bulunduğunu; gerek öğretide gerek uygulamada benimsenen görüşün bu doğrultuda olduğunu belirtmiştir. Bu düzenleme ve kabul tarzının, mutlak ehliyetsizlik hâli olarak da nitelendirilebilen, ayırt etme gücü bulunmayan kişiyi korumaya yönelik olduğunu ve böyle bir korumanın gerekliliğinin muhakkak olduğunu vurgulamıştır. Somut olayda kişinin sözleşme tarihinde ayırt etme kabiliyetini yitirmiş olduğu ve fiil ehliyetine sahip olmadığı sonucuna varmış; direnme kararını uygun bularak sair temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesine oy birliğiyle karar vermiştir.

TMK'nın 14. maddesi ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyetinin bulunmadığını belirttikten sonra aynı Kanun'un 15. maddesinde gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiillerinin hukuki sonuç doğurmayacağı açıklığa kavuşturulmuştur.

Ne anlama geliyor?

Ehliyetsizliği ilan eden hüküm TMK 14'tür; ancak sonucu belirleyen, kişinin ayırt etme gücüne sahip olup olmadığıdır.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE alınmıştır. Kararda aynı ilkelerin Hukuk Genel Kurulunun 18.07.2007 tarihli ve E. 2007/1-583, K. 2007/556; 17.02.2010 tarihli ve E. 2010/19-97, K. 2010/83; 16.01.2013 tarihli ve E. 2012/3-655, K. 2013/63 ile 30.04.2013 tarihli ve E. 2013/13-749, K. 2014/551 sayılı kararlarında da yer aldığı belirtilmiştir.

TMK 14 ile ilgili maddeler

  • TMK m. 8Hak ehliyeti
  • TMK m. 9Fiil ehliyeti: kapsamı
  • TMK m. 10Fiil ehliyetinin şartları: genel olarak
  • TMK m. 11Erginlik
  • TMK m. 13Ayırt etme gücü
  • TMK m. 15Ayırt etme gücünün bulunmaması
  • TMK m. 16Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar
  • TMK m. 3İyiniyet
  • TMK m. 405Kısıtlama sebepleri: akıl hastalığı veya akıl zayıflığı
  • TMK m. 429Yasal danışmanlık

Uygulamada dikkat edilecekler

Pratik notlar

  1. 1.Üç grubu sayın ama rejimi ayırt edin: sonucu belirleyen, ayırt etme gücünün bulunup bulunmamasıdır.
  2. 2.Küçüklük ve kısıtlılığın, ayırt etme gücü varsa sınırlı ehliyetsizlik doğurduğunu gözetin.
  3. 3.Ayırt etme gücü yoksa rejimin tam ehliyetsizliğe döndüğünü ve fiillerin hukuki sonuç doğurmadığını belirtin.
  4. 4.Ehliyetsizliğin hak ehliyetini kaldırmadığını; kişinin malvarlığının sahibi olmaya devam ettiğini vurgulayın.
  5. 5.Kısıtlılığın mahkeme kararıyla doğduğunu; kendiliğinden ortaya çıkmadığını dikkate alın.
  6. 6.Kısıtlama kararının ileriye etkili olduğunu; karar öncesi işlemler için dayanağın ayırt etme gücünün bulunmaması olduğunu bilin.
  7. 7.Kısıtlama kararının tarihi ile kesinleşme tarihini ayrı ayrı kontrol edin.
  8. 8.TMK 405'teki üç alternatif ölçütü hatırlayın: işlerini görememe, sürekli yardım ihtiyacı veya başkalarının güvenliğini tehlikeye sokma.
  9. 9.İdari makamlar, noterler ve mahkemelerin vesayet gerektiren durumu hemen bildirmek zorunda olduğunu gözetin.
  10. 10.Kısıtlama ile yasal danışmanlığı karıştırmayın; danışman atanan kişi TMK 14 anlamında kısıtlı değildir.
  11. 11.Ehliyetsiz kişi adına dava açılıyorsa yasal temsilcinin sıfatını ve yetkisini belgelendirin.
  12. 12.Bazı işlemlerin ayrıca vesayet makamının iznine bağlı olduğunu unutmayın.
  13. 13.Haksız fiil sorumluluğunun ayrı değerlendirildiğini; ayırt etme gücüne sahip küçük ve kısıtlıların haksız fiillerinden sorumlu olduğunu bilin.
  14. 14.İşlem yapan karşı taraf olarak vesayet kaydını kontrol edin; kuşku varsa işlem tarihli sağlık raporu alın.

Sıkça Sorulan Sorular

Üç grubun: ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyeti yoktur.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.