Kısa cevap · TMK 170
TMK 170, hâkimin boşanma sebebi ispatlandığında boşanmaya veya ayrılığa karar vereceğini söyler ve ardından iki yönlü bir sınır çizer: dava yalnız ayrılığa ilişkinse boşanmaya karar verilemez; dava boşanmaya ilişkinse ancak ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğu takdirde ayrılığa karar verilebilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2026 tarihli kararı bu ayrımın pratikteki en önemli sonucunu ortaya koyar: münhasıran ayrılık davasında ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı aranmaz; boşanma sebebi ispatlanmışsa ayrılık davası kabul edilir. Tersi yönde, boşanma davasında ayrılığa karar verilebilmesi için bu olasılığın dosyada ortaya konulması gerekir; davalının boşanmak istememesi tek başına yeterli değildir. TMK 171 süreyi bir yıldan üç yıla kadar belirler ve sürenin kararın kesinleşmesiyle işlemeye başlayacağını söyler. TMK 172 uyarınca süre bitince ayrılık kendiliğinden sona erer ve ortak hayat kurulmamışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir.
Bu sayfada neler var? (11 bölüm)
- TMK 170 madde metni
- Değişiklik geçmişi
- TMK 170: Hâkimi Bağlayan İki Yönlü Sınır
- Yalnız Ayrılık İstenen Davada Olasılık Aranmaz
- Boşanma Davasında Ayrılığa Karar Vermenin Şartı
- TMK 171-172: Süre, Başlangıç ve Süre Sonrası Dava
- TMK 170 Yargıtay kararları
- TMK 170 ile ilgili maddeler
- Uygulamada dikkat edilecekler
- Konuyla ilgili yazılar
- Sıkça sorulan sorular
Temel kavramlar
- Ayrılık kararı
- TMK 170-171: evliliği sona erdirmeyen, ortak hayatı belirli bir süre askıya alan mahkeme kararı.
- Münhasıran ayrılık davası
- Yalnız ayrılık istenen dava. Bu davada ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı aranmaz.
- Ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı
- TMK 170/3: boşanma davasında ayrılığa karar verilebilmesi için aranan koşul.
- Boşanmaya karar verme yasağı
- TMK 170/2: yalnız ayrılık istenen davada boşanmaya karar verilememesi.
- Ayrılık süresi
- TMK 171: bir yıldan üç yıla kadar belirlenebilen süre.
- Sürenin başlangıcı
- TMK 171: süre, karar tarihinden değil ayrılık kararının kesinleşmesiyle işlemeye başlar.
- Kendiliğinden sona erme
- TMK 172/1: süre bitince ayrılık durumunun ayrı bir karara gerek olmaksızın son bulması.
- Süre sonrası boşanma davası
- TMK 172/2: ortak hayat yeniden kurulmamışsa eşlerden her birinin açabileceği dava.
- İlk davada ispatlanmış olaylar
- TMK 172/3: boşanmanın sonuçları düzenlenirken göz önünde tutulan olaylar.
- Ayrılık süresinde ortaya çıkan durumlar
- TMK 172/3: sonuçlar belirlenirken ilk davadaki olaylarla birlikte değerlendirilen gelişmeler.
- Terditli talep
- Önce boşanma, olmazsa ayrılık biçiminde kurulan kademeli istem.
- Tedbir nafakası
- TMK 169 kapsamında dava süresince hükmedilen nafaka. Ayrılık davasında da istenebilir.
Bir bakışta TMK 170
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Temel kural | Boşanma sebebi ispatlanmış olursa hâkim boşanmaya veya ayrılığa karar verir. | TMK m. 170/1 |
| Birinci sınır | Dava yalnız ayrılığa ilişkinse boşanmaya karar verilemez. | TMK m. 170/2 |
| İkinci sınır | Dava boşanmaya ilişkinse ancak ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğu takdirde ayrılığa karar verilebilir. | TMK m. 170/3 |
| Münhasıran ayrılık | Yalnız ayrılık istenen davada ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı aranmaz; boşanma sebebi ispatlanmışsa ayrılık davası kabul edilir. | 2. HD 02.04.2026 |
| Boşanma davasında ayrılık | Davalının boşanmak istememesi ve tanıkların görgüye dayalı beyanının bulunmaması ayrılık kararı için yeterli değildir; olasılık dosyada ortaya konulmalıdır. | 2. HD 06.06.2022 |
| Süre aralığı | Ayrılığa bir yıldan üç yıla kadar bir süre için karar verilebilir. | TMK m. 171 |
| Sürenin başlangıcı | Süre, ayrılık kararının kesinleşmesiyle işlemeye başlar; karar tarihinden başlatılması hatalıdır. | TMK m. 171; 2. HD 21.02.2018 |
| Hüküm kalıbı | Hükümde karar tarihi değil kararın kesinleşmesi esas alınmalıdır; aksi hâlde hüküm bu yönden düzeltilir. | 2. HD 21.02.2018 |
| Sürenin bitimi | Süre bitince ayrılık durumu kendiliğinden sona erer; ayrıca karar alınması gerekmez. | TMK m. 172/1 |
| Yeni dava hakkı | Ortak hayat yeniden kurulmamışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. | TMK m. 172/2 |
| Kusurlu eşin dava hakkı | Ayrılık kararı verilen önceki davada asıl kusurlu olduğu gerekçesiyle eşin TMK 172/2 davasının reddi doğru değildir. | 2. HD 02.07.2013 |
| Sonuçların düzenlenmesi | Boşanmanın sonuçları düzenlenirken ilk davada ispatlanmış olan olaylar ve ayrılık süresinde ortaya çıkan durumlar göz önünde tutulur. | TMK m. 172/3 |
| Evlilik devam eder | Ayrılık kararı evliliği sona erdirmez; eşler evli kalmaya devam eder ve yeniden evlenemez. | TMK m. 170-171 |
| Nafaka | Ayrılık davasında da TMK 169 uyarınca geçici önlemler ve tedbir nafakası gündeme gelir. | TMK m. 169; 2. HD 02.04.2026 |
TMK 170 madde metni
İkinci Kitap: Aile Hukuku › Birinci Kısım: Evlilik Hukuku · İkinci Bölüm: Boşanma — C. Karar
Karar: boşanma veya ayrılık — Madde 170
- (1)Birinci fıkra hâkime bir seçenek verir görünse de, ikinci ve üçüncü fıkralar bu seçeneği talebe bağlar. Belirleyici olan davanın boşanmaya mı yoksa yalnız ayrılığa mı ilişkin olduğudur.Boşanma sebebi ispatlanmış olursa, hâkim boşanmaya veya ayrılığa karar verir.
- (2)Mutlak bir yasaktır. Davacı yalnız ayrılık istemişse hâkim, boşanma sebebi ispatlanmış olsa bile evliliği sona erdiremez.Dava yalnız ayrılığa ilişkinse, boşanmaya karar verilemez.
- (3)Olasılık koşulu yalnız bu fıkraya özgüdür. Yargıtay, münhasıran ayrılık istenen davalarda bu koşulun aranmayacağına karar vermiştir.Dava boşanmaya ilişkinse, ancak ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğu takdirde ayrılığa karar verilebilir.
Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr. Fıkra numaraları okumayı kolaylaştırmak için eklenmiştir.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Kaynak | Değişiklik |
|---|---|---|
| 22.11.2001 | 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002) | Madde, "İkinci Bölüm: Boşanma" başlığı altında "C. Karar" alt başlığının ilk maddesidir. TMK 170, 171 ve 172, Kanunun ilk metninden bu yana hiç değiştirilmemiştir. Ayrılığın mal rejimine etkisi bakımından TMK 225/2'nin ayrılığı mal rejiminin sona erme sebepleri arasında saymadığı, velayet bakımından ise TMK 336/2'nin ayrılık hâlinde hâkimin velayeti eşlerden birine verebileceğini düzenlediği gözetilmelidir. Mal rejimi sözleşmesiyle kabul edilen rejimin kaldırılmasına ilişkin TMK 180 hükmü de ayrılık kararıyla bağlantılıdır. |
TMK 170: Hâkimi Bağlayan İki Yönlü Sınır
Madde üç fıkradan oluşur ve üçü birlikte okunmadığında yanlış anlaşılır.
Dava yalnız ayrılığa ilişkinse, boşanmaya karar verilemez.
Dava boşanmaya ilişkinse, ancak ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğu takdirde ayrılığa karar verilebilir.
Birinci fıkra hâkime bir seçenek tanıyor gibi görünür; ikinci ve üçüncü fıkralar ise bu seçeneği talebe bağlar. Belirleyici soru şudur: dava boşanmaya mı yoksa yalnız ayrılığa mı ilişkindir?
| Talep | Boşanmaya karar verilebilir mi? | Ayrılığa karar verilebilir mi? |
|---|---|---|
| Yalnız ayrılık | Hayır (TMK 170/2) | Evet; olasılık koşulu aranmaz |
| Boşanma | Evet | Yalnız ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı varsa (TMK 170/3) |
| Terditli (önce boşanma, olmazsa ayrılık) | Evet | Olasılık koşuluna bağlı |
Boşanma sebeplerinin kendisi ayrı maddelerde düzenlenmiştir; talebin hangi sebebe dayandığı ve nasıl kurulacağı için bkz. TMK 167-169 ile TMK 166.
Yalnız Ayrılık İstenen Davada Olasılık Aranmaz
Uygulamada en çok hataya yol açan nokta, TMK 170/3'teki olasılık koşulunun ayrılık davalarına da uygulanmasıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2026 tarihli kararında bu hatayı düzeltmiştir.
Olay. Kadın münhasıran ayrılık davası açmış; ilk derece mahkemesi davayı kabul ederek tarafların üç yıl süreyle ayrılıklarına karar vermişti. Bölge adliye mahkemesi, erkeğe yüklenen kusurun (kadından DNA testi isteyerek çocuk yönünden sadakatsizlik ithamında bulunma) yerinde olduğunu kabul etmiş; ancak ayrılık kararı verilebilmesi için ortak hayatın yeniden kurulması olasılığının bulunması gerektiğini ve tarafların yeniden bir araya gelme ihtimalinin kanıtlanamadığını belirterek davayı reddetmişti.
Daire bu gerekçeyi hatalı buldu. TMK 170/1 uyarınca boşanma sebebi ispatlanmışsa hâkim boşanmaya veya ayrılığa karar verir; erkek tarafından temyiz edilmeyerek kesinleşen kusur kadın için bir boşanma sebebidir. Maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları ise davanın niteliğine göre işler ve somut olayda dava boşanma davası olmayıp münhasıran ayrılığa ilişkindir. Bu durumda ayrılık davasının kabulüne karar verilmesi gerekirdi (Yargıtay 2. HD, 02.04.2026, E. 2026/858, K. 2026/3553, oy birliğiyle).
Somut olayda dava; boşanma davası olmayıp münhasıran ayrılığa ilişkindir. Bu durumda davacı kadın tarafından açılan ayrılık davasında boşanma sebebi olduğundan ayrılık davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Aynı kararda kadının tedbir nafakasının miktarına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiş; hüküm bu yönden onanmıştır. Ayrılık davasında da TMK 169 uyarınca geçici önlemlerin gündeme geldiği bu şekilde teyit edilmiş olur.
Boşanma Davasında Ayrılığa Karar Vermenin Şartı
Madalyonun diğer yüzü: boşanma istenen bir davada mahkemenin ayrılığa karar verebilmesi için TMK 170/3'teki koşul gerçekten ortaya konulmuş olmalıdır.
Olay. Erkek, evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayanarak boşanma davası açmıştı. İlk derece mahkemesi, davalı kadının davranışlarının boşanma davasının kabulüne götürecek düzeyde olduğunu kabul etmekle birlikte; kadının boşanmak istememesi, evliliğin üzerinden kısa bir zaman geçmesi, kişilerin olayların akabinde fevri karar verebilecekken sonrasında daha sakin düşünebileceği ve davalı tanıklarının geçimsizliğe dair görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı gerekçeleriyle boşanma davasını reddedip tarafların bir yıl süreyle ayrılıklarına karar vermişti. Bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetti.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu kararı bozdu: davalının boşanmak istememesi ve tanıkların görgüye dayalı beyanlarının bulunmaması ayrılık kararı verilebilmesi için yeterli değildir. Dosya kapsamından ortak hayatın yeniden kurulma olasılığının ortaya konulamadığı, evlilik birliğinin yeniden tesis olunamayacak şekilde temelinden sarsıldığı sabittir; bu nedenle boşanma davasının kabulü gerekirdi (Yargıtay 2. HD, 06.06.2022, E. 2022/4012, K. 2022/5408, oy birliğiyle).
| Dava | Olasılık koşulu | İspat yükü |
|---|---|---|
| Münhasıran ayrılık | Aranmaz | Yalnız boşanma sebebi ispatlanır |
| Boşanma | Aranır | Olasılık dosyada ortaya konulmalıdır |
TMK 171-172: Süre, Başlangıç ve Süre Sonrası Dava
Ayrılık kararının süresi ve bu sürenin ne zaman başladığı, uygulamada en sık düzeltilen hüküm unsurlarından biridir.
Madde 172 — Süre bitince ayrılık durumu kendiliğinden sona erer.
Ortak hayat yeniden kurulmamışsa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.
Boşanmanın sonuçları düzenlenirken ilk davada ispatlanmış olan olaylar ve ayrılık süresinde ortaya çıkan durumlar göz önünde tutulur.
Süre karar tarihinden değil kesinleşmeden işler. Bir dosyada mahkeme, davanın kısmen kabulüyle karar tarihinden itibaren bir yıl süreyle tarafların ayrı yaşamalarına karar vermişti. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, ayrılık kararının kararın kesinleşmesinden itibaren verilmesi gerektiğini belirtmiş; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama gerektirmediğinden hüküm fıkrasındaki karar tarihine ilişkin cümleyi çıkartıp yerine "kararın kesinleşmesinden itibaren" ibaresini yazarak hükmü düzelterek onamıştır (Yargıtay 2. HD, 21.02.2018, E. 2016/11933, K. 2018/2327, oy birliğiyle).
Süre bitince ne olur? TMK 172/1 uyarınca ayrılık durumu kendiliğinden sona erer; ayrıca bir karar alınması veya başvuru yapılması gerekmez. Ancak evlilik devam ettiğinden, taraflar ya ortak hayata dönecek ya da boşanma davası açacaktır.
Kusurlu eş de dava açabilir. Bir dosyada kadın, daha önceki ayrılık kararına dayanarak ayrılık süresi içinde ortak hayatın yeniden kurulamamış olması sebebiyle TMK 172/2 uyarınca boşanma istemişti. Mahkeme, ayrılık kararı verilen önceki davada kadının asıl kusurlu olduğundan bahisle davasını reddetti. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, süre bitince ayrılık durumunun kendiliğinden sona erdiğini ve ortak hayat yeniden kurulmamışsa eşlerden her birinin boşanma davası açabileceğini belirterek; kanunda yazılı şartlar gerçekleştiği hâlde önceki kusura dayanılarak davanın reddini doğru bulmamış ve hükmü bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 02.07.2013, E. 2013/1699, K. 2013/18599, oy birliğiyle).
Sonuçlar nasıl belirlenir? TMK 172/3, boşanmanın sonuçları düzenlenirken ilk davada ispatlanmış olan olaylar ile ayrılık süresinde ortaya çıkan durumların birlikte göz önünde tutulacağını söyler. Bu nedenle ilk davadaki kusur tespitleri, ikinci davada tazminat ve nafaka değerlendirmesinde etkisini sürdürür; ancak ayrılık süresinde yaşananlar da tabloya eklenir.
TMK 170 Yargıtay kararları
Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 4 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve ilgili oldukları fıkraya göre gruplandı. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.
Karar seçimi hakkında
TMK 170-172'yi doğrudan yorumlayan bir içtihadı birleştirme kararına rastlanmamıştır. Kartlar, maddenin üç fıkrasını ve süre rejimini karşılayacak biçimde seçilmiştir: 2026 tarihli karar münhasıran ayrılık davasında olasılık koşulunun aranmadığını, 2022 tarihli karar boşanma davasında bu koşulun ispatlanması gerektiğini gösterir; bu iki karar çelişmez, farklı dava türlerine ilişkindir. 2018 tarihli karar TMK 171'de sürenin kesinleşmeyle işlediğini, 2013 tarihli karar ise TMK 172/2 davasında kusurun şart olmadığını ortaya koyar. Kararların tamamı tam metinden okunmuş ve dördü de oy birliğiyle alınmıştır. 2026 tarihli kararda hatalı olasılık değerlendirmesinin bölge adliye mahkemesine, 2022 tarihli kararda fevri karar ve sakin düşünme gerekçelerinin ilk derece mahkemesine ait olduğu kart notlarında ayrıca belirtilmiştir.
TMK 170/1 ile ilgili Yargıtay kararları
TMK 170/1 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
TMK 171 uyarınca ayrılık süresi kararın kesinleşmesiyle işlemeye başlar; hükümde sürenin karar tarihinden başlatılması hukuka aykırıdır ve hüküm bu yönden düzeltilir
Olay: Boşanma davasında mahkeme, davacı erkeğin davasının kısmen kabulüyle karar tarihinden itibaren bir yıl süreyle tarafların ayrı yaşamalarına karar vermiştir. Hüküm taraflarca tamamı yönünden temyiz edilmiştir.
Karar: Daire, TMK 170 ve 171'i metinleriyle aktararak boşanma sebebi ispatlanmış olursa hâkimin boşanmaya veya ayrılığa karar vereceğini, davanın yalnız ayrılığa ilişkin olması hâlinde boşanmaya karar verilemeyeceğini, davanın boşanmaya ilişkin olması hâlinde ancak ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğunda ayrılığa karar verilebileceğini; ayrılığa bir yıldan üç yıla kadar bir süre için karar verilebileceğini ve bu sürenin ayrılık kararının kesinleşmesiyle işlemeye başlayacağını belirtmiştir. Mahkemenin süreyi karar tarihinden başlatmasını doğru bulmamış; ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama gerektirmediğinden hüküm fıkrasındaki karar tarihine ilişkin cümleyi çıkartıp yerine kararın kesinleşmesinden itibaren ibaresini yazmak suretiyle hükmü oy birliğiyle düzelterek onamıştır.
“Ayrılık kararının kararın kesinleşmesinden itibaren verilmesi gerekirken karar tarihinden itibaren ayrılık kararı verilmesi doğru değil ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir”
Ne anlama geliyor?
Hüküm fıkrasında sürenin başlangıcı kesinleşme tarihine bağlanmalıdır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve DÜZELTEREK ONAMA biçiminde verilmiştir; mülga 1086 sayılı HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca hüküm fıkrası doğrudan düzeltilmiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 170/1 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
TMK 172/2 uyarınca ayrılık süresi içinde ortak hayat yeniden kurulmamışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir; ayrılık kararı verilen önceki davada asıl kusurlu olduğu gerekçesiyle eşin davasının reddi doğru değildir
Olay: Taraflar arasında boşanma ve karşılık boşanma davaları görülmüştür. Kadın, daha önceki ayrılık kararına dayanarak ayrılık süresi içinde ortak hayatın yeniden kurulamamış olması sebebiyle TMK 172/2 uyarınca boşanma isteminde bulunmuştur. Mahkeme, ayrılık kararı verilen önceki davada kadının asıl kusurlu olduğundan bahisle onun davasını reddetmiştir.
Karar: Daire, TMK 172'yi metniyle aktararak süre bitince ayrılık durumunun kendiliğinden sona ereceğini ve ortak hayat yeniden kurulmamışsa eşlerden her birinin boşanma davası açabileceğini belirtmiştir. Kadının davası yönünden de kanunda yazılı şartların gerçekleştiğini saptayarak, ayrılık kararı verilen önceki davada kadının asıl kusurlu olduğundan bahisle davanın reddini doğru bulmamış ve hükmü oy birliğiyle bozmuştur. Bozma sebebine göre yeniden karar verilmesi gerekli hâle gelen erkeğin boşanma davası ve fer'îlerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
“Davalı-karşı davacı kadının davası yönünde de kanunda yazılı şartlar gerçekleştiği halde, ayrılık kararı verilen önceki davada kadının asıl kusurlu olduğundan bahisle kadının davasının reddi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor?
TMK 172/2 davasında iki şart yeter: süre bitmiş ve ortak hayat kurulmamış olmalıdır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE alınmıştır. Karar mülga 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin hükümlerinin uygulandığı dönemde verilmiş olup karar düzeltme yolu açık bırakılmıştır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 170/2 ile ilgili Yargıtay kararları
TMK 170/2 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Dava münhasıran ayrılığa ilişkinse TMK 170/3'teki ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı koşulu aranmaz; boşanma sebebi ispatlanmış olduğundan ayrılık davasının kabulüne karar verilmelidir
Olay: Kadın vekili yalnız ayrılık istemiyle dava açmış; ilk derece mahkemesi davanın kabulü ile tarafların üç yıl süreyle ayrılıklarına karar vermiştir. Erkeğin istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesi, erkeğe yüklenen kusurun yerinde olduğunu kabul etmekle birlikte ayrılık kararı verilebilmesi için ortak hayatın yeniden kurulması olasılığının bulunması gerektiğini ve tarafların yeniden bir araya gelme ihtimalinin toplanan delillerle kanıtlanamadığını belirterek kararı kaldırıp davanın reddine karar vermiştir.
Karar: Daire, TMK 170/1 uyarınca boşanma sebebi ispatlanmış olursa hâkimin boşanmaya veya ayrılığa karar vereceğini; erkek tarafından temyiz edilmeyerek kesinleşen kusurun kadın için bir boşanma sebebi oluşturduğunu belirtmiştir. Maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarını aktararak dava yalnız ayrılığa ilişkinse boşanmaya karar verilemeyeceğini, dava boşanmaya ilişkinse ancak ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğu takdirde ayrılığa karar verilebileceğini vurgulamıştır. Somut olayda davanın boşanma davası olmayıp münhasıran ayrılığa ilişkin olduğunu saptayarak, ayrılık davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddedilmesini hatalı bulmuş ve kararı ayrılık davası yönünden kadın yararına oy birliğiyle bozmuştur. Kadının tedbir nafakasının miktarına yönelik temyiz itirazları ise yerinde görülmemiş ve hüküm bu bölüm yönünden onanmıştır.
“Somut olayda dava; boşanma davası olmayıp münhasıran ayrılığa ilişkindir. Bu durumda davacı kadın tarafından açılan ayrılık davasında boşanma sebebi olduğundan ayrılık davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor?
Ayrılık davasında barışma ihtimali aramak bozma sebebidir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE alınmıştır ve kısmen bozma, kısmen onama biçimindedir. Ortak hayatın yeniden kurulması olasılığının aranacağına ilişkin hatalı değerlendirme BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ gerekçesine aittir. Erkeğe yüklenen kusurun içeriği kararda yer almakla birlikte bu sayfaya ayrıntısıyla aktarılmamıştır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 170/3 ile ilgili Yargıtay kararları
TMK 170/3 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Boşanma davasında ayrılığa karar verilebilmesi için ortak hayatın yeniden kurulma olasılığının dosyada ortaya konulması gerekir; davalının boşanmak istememesi ve tanıkların görgüye dayalı beyanının bulunmaması tek başına yeterli değildir
Olay: Erkek, evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayanarak boşanma davası açmıştır. İlk derece mahkemesi, davalı kadının evliliğinden pişman olduğunu belirtmesinin ve diğer davranışlarının boşanma davasının kabulüne götürecek düzeyde olduğunu kabul etmekle birlikte; kadının boşanmak istememesi, evliliğin üzerinden kısa bir zaman geçmesi, kişilerin olayların akabinde fevri karar verebilecekken sonrasında daha sakin düşünebileceği ve davalı tanıklarının geçimsizliğe dair görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı gerekçeleriyle boşanma davasını reddedip tarafların bir yıl süreyle ayrılıklarına karar vermiştir. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.
Karar: Daire, TMK 170'i metniyle aktararak boşanma sebebi ispatlanmış olursa hâkimin boşanmaya veya ayrılığa karar vereceğini, davanın yalnızca ayrılığa ilişkin olması hâlinde boşanma kararı verilemeyeceğini, davanın boşanmaya ilişkin olması hâlinde ise ancak ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğu takdirde ayrılığa karar verilebileceğini belirtmiştir. Somut olayda davalı kadının boşanmak istememesi ve davalı tanıklarının geçimsizliğe yönelik görgüye dayalı beyanlarının bulunmamasının ayrılık kararı verilebilmesi için yeterli olmadığını; dosya kapsamından ortak hayatın yeniden kurulma olasılığının ortaya konulamadığını ve evlilik birliğinin yeniden tesis olunamayacak şekilde temelinden sarsıldığının sabit olduğunu saptamıştır. Bu nedenle boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmasına karar verilmesi gerekirken ayrılığa karar verilmesini doğru bulmamış; bölge adliye mahkemesi kararını kaldırıp ilk derece mahkemesi kararını oy birliğiyle bozmuştur.
Karardan alıntı (aç)(kapat)
“davalı kadının boşanmak istememesi ve davalı tanıklarının tarafların geçimsizliğine yönelik görgüye dayalı beyanlarının olmaması ayrılık kararı verilebilmesi için yeterli değildir. Dosya kapsamından ortak hayatın yeniden kurulma olasılığının ortaya konulamadığı, evlilik birliğinin yeniden tesis olunamayacak şekilde temelinden sarsıldığı sabittir.”
Ne anlama geliyor?
Boşanma davasında ayrılık, kurtarılabilir bir evlilik ispatlandığında mümkündür.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE alınmıştır. Fevri karar verme ve sakin düşünme değerlendirmeleri İLK DERECE MAHKEMESİ gerekçesine aittir; Daire bu gerekçeyi yeterli görmemiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 170 ile ilgili maddeler
- TMK m. 167 — Dava, yetki ve geçici önlemler
- TMK m. 166 — Evlilik birliğinin sarsılması
- TMK m. 164 — Terk sebebiyle boşanma
- TMK m. 161 — Zina sebebiyle boşanma
- TMK m. 145 — Mutlak butlan ve evlenmenin iptali
- TMK m. 197 — Birlikte yaşamaya ara verilmesi
Uygulamada dikkat edilecekler
Pratik notlar
- 1.Talebi baştan seçin: münhasıran ayrılık mı, boşanma mı, yoksa terditli mi?
- 2.Yalnız ayrılık istediğinizde mahkemenin boşanmaya karar veremeyeceğini bilin.
- 3.Münhasıran ayrılık davasında barışma ihtimalini ispat zorunluluğu bulunmadığını ileri sürün.
- 4.Ayrılık davası bu gerekçeyle reddedilmişse 02.04.2026 tarihli kararı dayanak gösterin.
- 5.Boşanma davasında ayrılık istiyorsanız ortak hayatın yeniden kurulabileceğini somut olgularla gösterin.
- 6.Karşı taraf ayrılık istiyorsa evliliğin yeniden tesis edilemeyeceğini delillendirin.
- 7.Davalının yalnızca boşanmak istememesinin ayrılık için yeterli olmadığını hatırlatın.
- 8.Süreyi bir yıl ile üç yıl arasında ve gerekçeli biçimde talep edin.
- 9.Hüküm fıkrasında sürenin kararın kesinleşmesinden itibaren işlemesini yazdırın.
- 10.Karar tarihinden başlatılan süreye karşı kanun yoluna gidin; hüküm düzeltilerek onanmaktadır.
- 11.Ayrılık kararının evliliği bitirmediğini ve yeniden evlenme hakkı vermediğini müvekkile anlatın.
- 12.Ayrılık davasında da TMK 169 uyarınca tedbir nafakası ve geçici önlem talep edin.
- 13.Süre bitiminde ayrılığın kendiliğinden sona erdiğini, ayrı başvuru gerekmediğini bilin.
- 14.TMK 172/2 davasında kusurun şart olmadığını, iki şartın süre ve ortak hayatın kurulmamış olması olduğunu ileri sürün.
- 15.İkinci davada ilk dava dosyasını delil gösterip ayrılık süresinde yaşananları ayrıca anlatın.
Konuyla ilgili yazılar
Sıkça Sorulan Sorular
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.