4721 sayılı Türk Medeni Kanunu · İkinci Bölüm: Boşanma — C. Karar — VI. Çocuklar bakımından ana ve babanın hakları

TMK Madde 182: Boşanmada Çocuklar Bakımından Düzenleme

İkinci Kitap: Aile Hukuku › Birinci Kısım: Evlilik Hukuku › İkinci Bölüm: Boşanma — C. Karar — VI. Çocuklar bakımından ana ve babanın hakları

Hazırlayan: Av. Murat Aydar6 yüksek mahkeme kararıYürürlükteki metinGüncelleme: 24.09.2026

Kısa cevap · TMK 182

TMK 182, boşanma veya ayrılık kararı verilirken hâkimin çocuk yönünden yapmak zorunda olduğu düzenlemeyi gösterir: ana ve babayı dinledikten sonra, çocuk vesayet altındaysa vasi ile vesayet makamının düşüncesini de aldıktan sonra ana ve babanın haklarını ve çocukla kişisel ilişkilerini düzenler. 7343 sayılı Kanunla 2021'de eklenen ikinci fıkra gereğince mahkeme, kişisel ilişki düzenlemesinin gerekleri yerine getirilmezse velayetin değiştirilebileceğini kararında ihtar etmek zorundadır; Yargıtay bu ihtarın eksikliğini bozma sebebi sayıp kararı düzelterek onamaktadır. Velayet kendisine verilmeyen eş çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. TMK 183, ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kıldığı hâllerde hâkime re'sen önlem alma yetkisi verir. TMK 184 ise boşanma yargılamasına özgü altı kuralı sayar: yemin önerilemez, ikrar hâkimi bağlamaz, fer'î sonuçlara ilişkin anlaşmalar hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz.

Bu sayfada neler var? (12 bölüm)
  1. TMK 182 madde metni
  2. Değişiklik geçmişi
  3. TMK 182: Hâkim Çocuk İçin Ne Yapmak Zorunda?
  4. TMK 182/2: Velayetin Değiştirilebileceği İhtarı Zorunludur
  5. TMK 183: Durumun Değişmesi ve Temsil Kayyımı
  6. TMK 184: Boşanmada Yargılama Usulünün Altı Kuralı
  7. TMK 182 Yargıtay kararları
  8. TMK 182 Anayasa Mahkemesi kararları
  9. TMK 182 ile ilgili maddeler
  10. Uygulamada dikkat edilecekler
  11. Konuyla ilgili yazılar
  12. Sıkça sorulan sorular

Temel kavramlar

Kişisel ilişki düzenlemesi
TMK 182/1: boşanma veya ayrılık kararında hâkimin çocuk ile velayet sahibi olmayan eş arasındaki ilişkiyi belirlemesi.
Dinleme yükümlülüğü
TMK 182/1: hâkimin olanak bulundukça ana ve babayı dinlemesi; çocuk vesayet altındaysa vasi ve vesayet makamının düşüncesini alması.
Velayetin değiştirilebileceği ihtarı
TMK 182/2 ve TMK 324/3: kişisel ilişki düzenlemesine uyulmaması hâlinde velayetin değiştirilebileceğinin kararda taraflara bildirilmesi.
İştirak nafakası
TMK 182/3: velayet kendisine verilmeyen eşin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılması.
İrat biçiminde ödeme
Nafakanın toptan değil, dönemsel ve düzenli ödemeler hâlinde yerine getirilmesi.
Gelecek yıllara ilişkin artış
TMK 182/4: istem hâlinde iştirak nafakasının gelecek yıllardaki miktarının baştan karara bağlanması.
Durumun değişmesi
TMK 183: ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların ortaya çıkması.
Re'sen önlem alma
TMK 183: hâkimin talep olmaksızın kendiliğinden gerekli önlemleri alması.
Temsil kayyımı
TMK 426/2: yasal temsilcinin menfaati temsil ettiği küçüğün menfaatiyle çatıştığında belirli işi görmek üzere atanan kayyım.
Menfaat çatışması
Temsil olunanın menfaatinin ihlaline yönelik soyut tehlike olasılığının bulunması; temsil kayyımlığını gerektirir.
Vicdanî kanaat
TMK 184/1-1: hâkimin boşanma sebebini oluşturan olguların varlığına kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaması.
İkrarın bağlayıcı olmaması
TMK 184/1-3: tarafların boşanma konusundaki her türlü ikrarının hâkimi tek başına bağlamaması.
Fer'î sonuçlara ilişkin anlaşma
TMK 184/1-5: nafaka, tazminat, velayet gibi konularda yapılan ve hâkim onaylamadıkça geçerlilik kazanmayan anlaşma.
Duruşmanın gizliliği
TMK 184/1-6: hâkimin taraflardan birinin istemi üzerine duruşmanın gizli yapılmasına karar verebilmesi.

Bir bakışta TMK 182

KonuKuralDayanak
Hâkimin göreviMahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken ana ve babanın haklarını ve çocukla kişisel ilişkilerini düzenler; bu düzenleme talebe bağlı değildir.TMK m. 182/1
DinlemeOlanak bulundukça ana ve baba dinlenir; çocuk vesayet altındaysa vasinin ve vesayet makamının düşüncesi alınır.TMK m. 182/1
İhtar zorunluluğuMahkeme, kişisel ilişki düzenlemesinin gerekleri yerine getirilmezse çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini kararında ihtar eder.TMK m. 182/2 (7343 s.K.)
İhtarın eksikliğiİhtarın karara yazılmamış olması bozma sebebidir; ancak yeniden yargılama gerektirmediğinden karar düzeltilerek onanır.2. HD 30.03.2023
Kardeş hükümKişisel ilişki kurulmasına dair kararlarda aynı ihtar TMK 324/3 uyarınca yapılır; iki hüküm de 7343 sayılı Kanunla eklenmiştir.TMK m. 324/3 (7343 s.K.)
Kişisel ilişkide ölçütDüzenlemede çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur.TMK m. 182/3
İştirak nafakasıVelayet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.TMK m. 182/3
Gelecek yıllarHâkim, istem hâlinde iratların gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.TMK m. 182/4
Durumun değişmesiAna veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim re'sen veya istem üzerine gerekli önlemleri alır.TMK m. 183
Temsil kayyımıVelayetin değiştirilmesi davalarında çocuk ile yasal temsilcisi arasında menfaat çatışması bulunduğu kabul edilerek temsil kayyımı atanması için vesayet makamına ihbarda bulunulması gerekir.HGK 30.05.2018
Yargılama usulüBoşanmada yargılama, TMK 184'teki altı kural saklı kalmak üzere usul kanununa tabidir.TMK m. 184
Usul kanunuMaddedeki Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu yollaması, bu Kanun yürürlükten kaldırıldığından Hukuk Muhakemeleri Kanununun karşılık maddelerine yapılmış sayılır.HMK m. 447/2
İspat ve yeminHâkim olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz; bu olgular hakkında taraflara yemin öneremez.TMK m. 184/1-1, 184/1-2
İkrarın değeriİkrar hâkimi tek başına bağlamaz; ancak bu düzenleme ikrarın delil olma özelliğini ortadan kaldırmaz ve hükme esas alınamayacağı sonucunu doğurmaz.2. HD 03.03.2025
İkrarın sınırıKızgınlıkla söylendiği belirtilen, sebep ve saiki tam olarak açıklanamayan bir söz kusur olarak kabul edilemez; bu sözün ikrarı iddiayı ispatlamış saymaz.2. HD 03.06.2024
Onaysız protokolAnlaşmalı boşanma görüşmeleri sırasında düzenlenen protokol hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz ve taraflar için bağlayıcı değildir.2. HD 20.09.2018
GizlilikHâkim, taraflardan birinin istemi üzerine duruşmanın gizli yapılmasına karar verebilir.TMK m. 184/1-6

TMK 182 madde metni

Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › Birinci Kısım: Evlilik Hukuku · İkinci Bölüm: Boşanma — C. Karar — VI. Çocuklar bakımından ana ve babanın hakları

Çocuklar bakımından ana ve babanın hakları — Madde 182

  1. (1)Düzenleme hâkimin görevidir; taraflar istemese de yapılır. Dinleme yükümlülüğü "olanak bulundukça" kaydına bağlıdır. Çocuk vesayet altındaysa vasinin ve vesayet makamının düşüncesinin alınması ayrı bir zorunluluktur.Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altında ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra, ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler.
  2. (2)2021'de eklenen bu fıkra hâkime takdir tanımaz: ihtar kararda yer almak zorundadır. Kardeş hüküm TMK 324/3'tür ve kişisel ilişki kurulmasına dair kararlar için aynı ihtarı öngörür.(Ek fıkra: 24/11/2021-7343/37 md.) Mahkeme, kararında kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar eder.
  3. (3)Ölçüt çocuğun yararıdır; ana ve babanın istekleri ikinci plandadır. İkinci cümle iştirak nafakasının kanuni dayanağıdır: katılma "gücü oranında" olur, eşit paylaşım biçiminde değil.Velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.
  4. (4)İştirak nafakasının gelecek yıllardaki artışının baştan belirlenmesine imkân tanır. Fıkra "istem hâlinde" işler: talep edilmezse hâkim re'sen artış oranı belirlemez.Hâkim, istem hâlinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.

Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr. Fıkra numaraları okumayı kolaylaştırmak için eklenmiştir.

Değişiklik geçmişi

TarihKaynakDeğişiklik
24.11.20217343 sayılı Kanun m. 37 (RG 30.11.2021, S. 31674)TMK 182'ye ikinci fıkra eklenmiştir. Yeni fıkra mahkemeye, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini kararında ihtar etme yükümlülüğü getirmiştir. Aynı Kanunun 38. maddesiyle TMK 324'e de üçüncü fıkra eklenmiş ve kişisel ilişki kurulmasına dair kararlarda aynı ihtarın yapılması öngörülmüştür. İki hüküm birbirinin tamamlayıcısıdır: TMK 182/2 boşanma veya ayrılık kararına, TMK 324/3 kişisel ilişkiye ilişkin karara yöneliktir. Değişiklik, çocuk teslimi işlerinin icradan alınıp adlî destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerine verildiği düzenlemenin parçasıdır.
22.11.20014721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002)TMK 182'nin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile TMK 183 ve 184, Kanunun ilk metninden bu yana hiç değiştirilmemiştir. TMK 184'ün metninde geçen Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ibaresi ise güncelliğini yitirmiştir: 1086 sayılı bu Kanun yürürlükten kaldırılmış olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 447. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mevzuatta ona yapılan yollamalar Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun karşılık maddelerine yapılmış sayılır.

TMK 182: Hâkim Çocuk İçin Ne Yapmak Zorunda?

Boşanma kararı yalnız eşleri değil çocuğu da bağlar; bu nedenle çocuğa ilişkin düzenleme talebe bağlı değildir.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 182/1 — Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altında ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra, ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler.

Hâkimin üç işi vardır: dinlemek, hakları belirlemek ve kişisel ilişkiyi düzenlemek. Dinleme yükümlülüğü olanak bulundukça kaydına bağlıdır; buna karşılık çocuk vesayet altındaysa vasinin ve vesayet makamının düşüncesinin alınması kayıtsız bir zorunluluktur.

Kişisel ilişkinin içeriğini üçüncü fıkra belirler.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 182/3 — Velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.

İkinci cümle iştirak nafakasının kanuni dayanağıdır. Buradaki ölçüt gücü oranında katılmaktır; giderlerin eşit bölünmesi değil. Dördüncü fıkra ise gelecek yıllar için bir kolaylık sunar: hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini baştan karara bağlayabilir.

💡İpucu
Dördüncü fıkra talebe bağlıdır. Dava dilekçesine gelecek yıllara ilişkin artış talebini yazmazsanız hâkim re'sen artış oranı belirlemez; her yıl için ayrı artırım davası açmanız gerekebilir.

İştirak nafakasının belirlenme ölçütleri ve süresi için iştirak nafakası rehberimize bakabilirsiniz.

TMK 182/2: Velayetin Değiştirilebileceği İhtarı Zorunludur

2021'de eklenen ikinci fıkra, kişisel ilişki kararlarının kâğıt üstünde kalmasına karşı bir yaptırım uyarısı getirmiştir.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 182/2 (Ek: 7343 s.K. m. 37) — Mahkeme, kararında kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar eder.

Hükmün yazımı takdir bırakmaz: mahkeme ihtarı eder. Yargıtay uygulaması da bu yönde gelişmiştir. Bir dosyada bölge adliye mahkemesi kişisel ilişkiyi yeniden düzenlemiş ama karara ihtarı yazmamıştı. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, ihtarın bulunmamasının bozmayı gerektirdiğini belirtmiş; ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK 370/2 uyarınca kararın hüküm fıkrasına ihtar ibaresini kendisi yazarak düzelterek onamıştır (Yargıtay 2. HD, 30.03.2023, E. 2022/10758, K. 2023/1504, oy birliğiyle).

❝
Temyiz incelemesine konu Bölge Adliye Mahkemesi kararında kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi halinde ... çocuğun menfaatlerine aykırı olmamak kaydıyla velâyetin değiştirilebileceğine karar verilebileceğinin taraflara ihtar edilmemiş olması bozmayı gerektirir.

İki ayrı ihtar hükmü vardır; karıştırılmamalıdır. Aynı Kanunla TMK 324'e de bir üçüncü fıkra eklenmiştir.

HükümHangi karardaDayanak
TMK 182/2Boşanma veya ayrılık kararı7343 s.K. m. 37
TMK 324/3Kişisel ilişki kurulmasına dair karar7343 s.K. m. 38
⚠️Dikkat
İhtar otomatik bir velayet değişikliği değildir. Kararda ihtarın bulunması, kişisel ilişkiye uyulmadığında velayetin kendiliğinden el değiştireceği anlamına gelmez; velayetin değiştirilmesi için ayrıca dava açılması ve çocuğun menfaatine aykırı olmadığının ortaya konulması gerekir.
💡İpucu
Kararınızda bu ihtar yoksa istinaf ve temyiz dilekçenize mutlaka yazın. Yargıtay bunu bağımsız bir bozma sebebi olarak ele alıyor ve gerektiğinde hüküm fıkrasını kendisi düzeltiyor.

TMK 183: Durumun Değişmesi ve Temsil Kayyımı

Boşanma kararındaki düzenleme sonsuza kadar değişmez değildir.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 183 — Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim, re'sen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır.

Maddedeki üç olgu örnekleme niteliğindedir; gibi sözcüğü listeyi açık bırakır. Hukuk Genel Kurulu bu maddenin velayetin değiştirilmesi sebeplerini hüküm altına aldığını belirterek sebepleri şöyle saymıştır (Yargıtay HGK, 30.05.2018, E. 2017/2486, K. 2018/1148, oy birliğiyle):

  • çocukla kişisel ilişki kurulmasının engellenmesi,
  • çocuğun fiilen velayet hakkı olmayan annede ya da babada bırakılması veya üçüncü kişinin yanında bırakılması,
  • çocuğun menfaatinin gerektirdiği nedenler (örneğin sağlık, eğitim, ahlâk, güvenlik),
  • velayeti kendisinde bulunan ananın ya da babanın yeniden evlenmesi,
  • velayet hakkı kendisine verilen tarafın başka bir yere gitmesi,
  • ölüm,
  • velayet görevinin kullanılmasının engellenmesi.
⚠️Dikkat
Velayetin değiştirilmesi ile kaldırılması aynı şey değildir. Değiştirme için bir olayın gerçekleşmesi ve bu durumun velayet görevini aksatmış olması yeterlidir; kaldırma için velayet görevinin ağır biçimde kötüye kullanılması veya aşırı biçimde ihmal edilmesi aranır.

Aynı kararın asıl bozma sebebi usule ilişkindir ve uygulamada çok sık atlanır. Hukuk Genel Kurulu, velayetin değiştirilmesi davalarının çocuğun güvenliğini doğrudan ilgilendirdiğini; velayet hakkına sahip ana ya da babanın kural olarak çocuğun menfaatine hareket ettiği kabul edilse bile her zaman onun yararına davranmayabileceğini belirtmiştir. Bu tür davaların açılış amacı zaten diğer tarafın çocuğun menfaatine aykırı davrandığı iddiasıdır. Buna göre çocuk ile yasal temsilcisi arasında menfaat çatışması bulunduğu kabul edilerek TMK 426/2 uyarınca temsil kayyımı atanması için vesayet makamına ihbarda bulunulması gerekir.

⚠️Dikkat
Kurulun tespiti daha da ileri gider: temsil kayyımı atanmaksızın menfaat çatışması içerisinde yapılan hukuki işlemler kesin hükümsüzdür. Öğretide ve uygulamada baskın görüşe göre menfaat çatışmasının kabulü için temsil olunanın menfaatinin ihlaline yönelik salt soyut bir tehlike olasılığının varlığı yeterlidir.

Kurul ayrıca velayetin değiştirilmesinin sonuçlarına değinmiş ve velayeti kendisine verilmeyen tarafın çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğunu; bu iştirak nafakasının velayetin değiştirilmesine yönelik kararın kesinleşme tarihinden itibaren hükmedilmesi gereken bir nafaka olduğunu belirtmiştir.

Velayetin değiştirilmesi davasının şartları, süreci ve yetkili mahkemesi için velayet değiştirme davası rehberimize, kararın icrası için çocuk teslimi ve kişisel ilişki icrası yazımıza bakabilirsiniz.

TMK 184: Boşanmada Yargılama Usulünün Altı Kuralı

Boşanma davası, bazı noktalarda genel hukuk yargılamasından ayrılır.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 184 — Boşanmada yargılama, aşağıdaki kurallar saklı kalmak üzere Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa tâbidir:
1. Hâkim, boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe, bunları ispatlanmış sayamaz.
2. Hâkim, bu olgular hakkında gerek re'sen, gerek istem üzerine taraflara yemin öneremez.
3. Tarafların bu konudaki her türlü ikrarları hâkimi bağlamaz.
4. Hâkim, kanıtları serbestçe takdir eder.
5. Boşanma veya ayrılığın fer'î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar, hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz.
6. Hâkim, taraflardan birinin istemi üzerine duruşmanın gizli yapılmasına karar verebilir.
⚠️Dikkat
Maddede anılan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 447. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mevzuatta bu Kanuna yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun karşılık maddelerine yapılmış sayılır. Yani bugün boşanma yargılamasında uygulanacak usul kanunu Hukuk Muhakemeleri Kanunu'dur.

Üçüncü bent en çok yanlış anlaşılan hükümdür. "İkrar hâkimi bağlamaz" ifadesi, ikrarın hiç dikkate alınamayacağı biçiminde okunamaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bunu açıkça ortaya koymuştur: hüküm, tarafın boşanmayı kabul etmesinin ya da vakıayı ikrar etmesinin tek başına hâkimi bağlamayacağı şeklinde anlaşılmalıdır. Madde bütün olarak değerlendirildiğinde ikrarın delil olma özelliğini ortadan kaldırmadığı ve hâkime dosyanın bütününü serbestçe değerlendirme hak ve yetkisi sunduğu sabittir (Yargıtay 2. HD, 03.03.2025, E. 2024/6273, K. 2025/2174, oy birliğiyle).

❝
boşanma davasında ikrarın hakimi bağlamayacağı şeklindeki yasal düzenleme, ikrarın mahkemece hükme esas alınamayacağı sonucunu doğurmaz.

O dosyada mahkeme, kadının sunduğu ceza yargılamasına ait gerekçeli kararı TMK 184 gerekçesiyle bir kenara bırakıp davayı reddetmişti; Daire, ilgili ceza dosyası getirtilip HMK 145 ve bu yönler değerlendirilmeden karar verilmesini doğru görmeyerek hükmü bozmuştur.

Madalyonun öteki yüzü de aynı Dairededir. Bir başka dosyada bölge adliye mahkemesi, erkeğin cevap dilekçesinde tartışma sırasında eşine sevgi ve saygısının kalmadığını söylediğini kabul etmesini maddî vakıa ikrarı sayıp boşanmaya karar vermişti. Daire, TMK 184/3 gereğince ikrarın hâkimi bağlamayacağını ve kızgınlıkla söylendiği belirtilen, sebep ve saiki tam olarak açıklanamayan bir sözün kusur olarak kabul edilemeyeceğini belirtmiştir. Davacı iddialarını başka delillerle de ispatlamadığı için kabul kararı bozulmuştur (Yargıtay 2. HD, 03.06.2024, E. 2023/6453, K. 2024/4164, oy birliğiyle).

💡İpucu
İki karar birlikte okunmalıdır: ikrar tek başına davayı taşımaz, ama ikrar çöpe de atılamaz. Uygulamada doğru yol, ikrarı diğer delillerle birlikte sunmak ve mahkemeden dosyanın bütününü değerlendirmesini istemektir.

Beşinci bent anlaşmalı boşanmada hayatî önem taşır. Fer'î sonuçlara ilişkin anlaşmalar hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bunun pratik sonucunu şöyle kurmuştur: anlaşmalı boşanma görüşmeleri sırasında düzenlenen protokol hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz ve onaylanmamış protokol taraflar için bağlayıcı değildir. Dahası, onaylanmamış protokolde yer alan tazminata ilişkin beyan ve bu beyandaki edimlerin yerine getirilmiş olması, o haktan feragat veya hakkın kötüye kullanılması niteliğinde kabul edilemez (Yargıtay 2. HD, 20.09.2018, E. 2016/21681, K. 2018/9664, oy birliğiyle bozma).

⚠️Dikkat
Anlaşmalı boşanma davası reddedilir ya da çekişmeliye dönerse, protokol gereği ödenmiş paralar veya devredilmiş haklar karşı tarafın tazminat ve nafaka talebini düşürmez. Bu yüzden protokolde kararlaştırılan edimleri hâkim onayından ve kararın kesinleşmesinden önce yerine getirmek risklidir.

Protokolün nasıl hazırlanacağı ve hangi maddelerin mutlaka yer alması gerektiği konusunda anlaşmalı boşanma protokolü rehberimizden yararlanabilirsiniz.

TMK 182 Yargıtay kararları

Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 5 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve ilgili oldukları fıkraya göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları bulundukları grubun başında yer alır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.

Karar seçimi hakkında

TMK 182, 183 ve 184'ü doğrudan yorumlayan bir içtihadı birleştirme kararına rastlanmamıştır. Kartlar dört eksende seçilmiştir: 2021'de eklenen ihtar yükümlülüğünün yaptırımı (Dairenin 30.03.2023 tarihli kararı), TMK 183'ün kapsamı ve velayet davalarında temsil kayyımı zorunluluğu (Hukuk Genel Kurulunun 30.05.2018 tarihli kararı), TMK 184/1-3'teki ikrar kuralının iki yönü (Dairenin 03.03.2025 ve 03.06.2024 tarihli kararları) ve TMK 184/1-5 uyarınca onaylanmamış protokolün bağlayıcılığı (Dairenin 20.09.2018 tarihli kararı). Kararların tamamı tam metinden okunmuştur ve HEPSİ OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. SONUÇ TÜRLERİ farklıdır: 30.03.2023 tarihli karar DÜZELTİLEREK ONAMA, 30.05.2018 tarihli karar DEĞİŞİK GEREKÇEYLE BOZMA, diğer üçü BOZMADIR. İkrara ilişkin iki kart aynı ilkeyi zıt yönlerde uyguladığı için birlikte okunmalıdır; bu husus kart notlarında ayrıca belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi kartı ise TMK 182/3'ü doğrudan ölçüt alan bir bireysel başvuru kararıdır; OY ÇOKLUĞUYLA verilmiş olup iki üye karşı oy kullanmıştır ve kararda taraflardan birinin haklı olduğu söylenmemekte, her iki derece mahkemesinin gerekçesi yetersiz bulunmaktadır.

TMK 182/1 ile ilgili Yargıtay kararları

TMK 182/1 · Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

TMK 183 velayetin değiştirilmesi sebeplerini hüküm altına almıştır; velayetin değiştirilmesi davalarında çocuk ile yasal temsilcisi arasında menfaat çatışması bulunduğu kabul edilerek TMK 426/2 uyarınca temsil kayyımı atanması için vesayet makamına ihbarda bulunulması gerekir

Olay: Anlaşmalı boşanma sırasında ortak çocuğun velayeti babaya verilmiştir. Baba bir süre sonra yeniden evlenmiş ve bu evlilikten iki çocuğu olmuştur. Anne, çocuğun babaanne ve dedenin yanında bırakıldığını, babanın velayet hakkından doğan yükümlülükleri yerine getirmediğini ve kendisiyle görüşmesini engellediğini ileri sürerek velayetin değiştirilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, Özel Daire tanık deliline ilişkin usul gerekçesiyle bozmuş, mahkeme direnmiştir.

Karar: Hukuk Genel Kurulu, işin esasını incelemeden önce çocuk ile velayet sorumluluğuna sahip kişiler arasındaki çıkar çatışmasını ele almıştır. TMK 183'ün velayetin değiştirilmesi sebeplerini hüküm altına aldığını belirterek bu sebepleri saymıştır: çocukla kişisel ilişki kurulmasının engellenmesi, çocuğun fiilen velayet hakkı olmayan tarafta veya üçüncü kişinin yanında bırakılması, çocuğun menfaatinin gerektirdiği nedenler, velayet sahibinin yeniden evlenmesi, başka bir yere gitmesi, ölüm ve velayet görevinin kullanılmasının engellenmesi. Velayetin değiştirilmesi için bir olayın gerçekleşmesi ve bu durumun velayet görevini aksatmış olması gerektiğini; kaldırma için ise görevin ağır biçimde kötüye kullanılması veya aşırı biçimde ihmal edilmesinin arandığını vurgulamıştır. Velayetin kamu düzenine ilişkin olduğunu ve çocuğun üstün yararının temel ilke olduğunu belirtmiştir. Ardından TMK 426/2'yi değerlendirerek, velayetin değiştirilmesi davalarının çocuğun güvenliğini doğrudan ilgilendirdiğini, velayet hakkı sahibi ananın ya da babanın her zaman çocuğun yararına davranmayabileceğini ve bu tür davaların açılış amacının zaten diğer tarafın çocuğun menfaatine aykırı davrandığı iddiası olduğunu saptamıştır. Buna göre çocuğa temsil kayyımı atanması için yetkili vesayet makamına ihbarda bulunulması, atanacak kayyımın duruşmaya çağrılması ve delillerinin toplanması gerektiğini belirterek direnme kararını bu değişik gerekçeyle oy birliğiyle bozmuştur.

“O hâlde çocuk ile yasal temsilcisi arasında bir menfaat çatışmasının olduğu kabul edilerek TMK'nın 426. maddesinin ikinci fıkrası gereğince küçüğe bir temsil kayyımı atanması gerekmektedir.”

Ne anlama geliyor?

Velayet değiştirme davasında çocuğun kendi temsilcisi olmalıdır; bu bir usul zorunluluğudur.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve DEĞİŞİK GEREKÇEYLE BOZMA biçiminde verilmiştir; Özel Dairenin tanık deliline ilişkin bozma gerekçesi esas alınmamıştır. Kararda ayrıca temsil kayyımı atanmaksızın menfaat çatışması içerisinde yapılan hukuki işlemlerin kesin hükümsüz olduğu ve iştirak nafakasının velayetin değiştirilmesi kararının kesinleşme tarihinden itibaren hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir. Kararda geçen "velayetin değiştirilmesi davalarında yetkili mahkeme davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesidir" saptaması İLK DERECE MAHKEMESİNİN temyiz edilmeksizin kesinleşen yetkisizlik kararına ait olup Kurulun hükmü DEĞİLDİR. Kişi, yer ve mahkeme dosya bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 182/1 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

TMK 184/1-3'teki ikrarın hâkimi bağlamaması kuralı, ikrarın delil olma özelliğini ortadan kaldırmaz ve ikrarın mahkemece hükme esas alınamayacağı sonucunu doğurmaz; hâkim dosyanın bütününü serbestçe değerlendirmek zorundadır

Olay: Kadının açtığı boşanma davasında kadın, erkeğe ait olduğunu ileri sürdüğü bir ceza yargılamasına ilişkin gerekçeli kararı dosyaya sunmuştur. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Kadın vekili kusur belirlemesi ve davanın reddi yönünden temyiz etmiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, HMK 145 uyarınca sonradan delil gösterilmesine izin verilebileceği hâlleri hatırlatmış; ardından TMK 184/1-3'ü yorumlamıştır. Bu hükmün, tarafın boşanmayı kabul etmesinin ya da vakıayı ikrar etmesinin tek başına hâkimi bağlamayacağı şeklinde anlaşılması gerektiğini belirtmiştir. Zira aynı fıkranın ilk bendinde hâkimin olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamayacağı, dördüncü bendinde ise kanıtları serbestçe takdir edeceği düzenlenmiştir. Madde bir bütün olarak değerlendirildiğinde ikrarın delil olma özelliğini ortadan kaldırmadığı gibi hâkime dosyanın bütününü serbestçe değerlendirme hak ve yetkisi sunduğunun sabit olduğunu saptamıştır. Somut olayda sunulan gerekçeli karar ve içindeki beyanlardan dosyanın dava dilekçesinde belirtilen ceza yargılamasına ait olduğu anlaşıldığından, ilgili ceza dosyası getirtilip HMK 145 ve bu yönler değerlendirilmeden TMK 184 yönünden değerlendirme yapılarak davanın reddine karar verilmesini doğru görmemiş; bölge adliye mahkemesi kararını kaldırıp ilk derece mahkemesi kararını oy birliğiyle bozmuştur.

“boşanma davasında ikrarın hakimi bağlamayacağı şeklindeki yasal düzenleme, ikrarın mahkemece hükme esas alınamayacağı sonucunu doğurmaz.”

Ne anlama geliyor?

İkrar tek başına yetmez ama mahkeme onu görmezden de gelemez.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve BOZMA biçiminde verilmiştir. Bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bu karar, aynı Dairenin 03.06.2024 tarihli kararıyla BİRLİKTE okunmalıdır: orada aynı ilke ikrarın tek başına yetmediği yönünde uygulanmıştır. Kişi, yer ve mahkeme dosya bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 182/1 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

TMK 184/1-3 gereğince ikrar tek başına hâkimi bağlamadığı gibi, kızgınlıkla söylendiği belirtilen ve sebep ile saiki tam olarak açıklanamayan bir söz kusur olarak kabul edilemez; bu sözün ikrarı davacının iddialarını ispatlamış saymaz

Olay: Kadın, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma davası açmıştır. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş; bölge adliye mahkemesi, erkeğin cevap dilekçesinde bir tartışma sonrasında eşine sevgi ve saygısının kalmadığı yönündeki sözün ağzından istem dışı çıktığını belirtmesini maddî vakıa ikrarı sayarak istinaf başvurusunu kabul etmiş, hükmü kaldırıp boşanmaya ve fer'îlerine karar vermiştir. Erkek vekili temyiz etmiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, uyuşmazlığı hâkimin maddî vakıa ikrarıyla davanın kabulüne karar vermesinin Kanunun temel prensiplerine uygun olup olmadığı noktasında belirlemiştir. HMK 188 ve 190 ile TMK 184'ü birlikte değerlendirmiş; TMK 184/1-3'ün tarafın boşanmayı kabul etmesi ya da vakıayı ikrar etmesinin tek başına hâkimi bağlamayacağı şeklinde anlaşılması gerektiğini, ikrarın delil olma özelliğini yitirmediğini ve hâkimin dosyanın bütününü serbestçe değerlendirebileceğini belirtmiştir. Somut olayda bölge adliye mahkemesi, erkeğin cevap dilekçesindeki beyanı nedeniyle maddî vakıanın ikrar edildiğini ve iddiaların ispatlandığını kabul etmişti. Daire, TMK 184/3 gereğince boşanma davalarında her türlü ikrarın hâkimi bağlamayacağı gibi, kızgınlıkla söylendiği belirtilen ve sebep ile saiki tam olarak açıklanamayan bir sözün kusur olarak kabul edilemeyeceğini; bu nedenle davacının iddialarının ispatlanmış sayılamayacağını saptamıştır. Davacının iddialarını başka delillerle de ispatlamadığını belirterek ret kararının kaldırılıp davanın kabulüne karar verilmesini doğru görmemiş ve hükmü oy birliğiyle bozmuştur.

“TMK m. 184/3 gereğince tarafların boşanma davalarında her türlü ikrarlarının hakimi bağlamayacağı gibi kızgınlıkla söylendiği belirtilen, sebep ve saiki tam olarak açıklanamayan bir sözün kusur olarak kabul edilemeyeceğinden davacının iddiaları ispatlanmış sayılamaz.”

Ne anlama geliyor?

Öfkeyle söylenmiş bir cümle, boşanma kararının tek dayanağı olamaz.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve BOZMA biçiminde verilmiştir; bozulan karar BOŞANMAYA HÜKMEDEN bölge adliye mahkemesi kararıdır. Daire, ikrarın delil olma özelliğini yitirmediğine ilişkin genel açıklamayı burada da yapmış, ancak somut sözün kusur oluşturmaması nedeniyle sonuca varmıştır. Kişi, yer ve mahkeme dosya bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 182/1 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Anlaşmalı boşanma görüşmeleri sırasında düzenlenen protokol hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz ve taraflar için bağlayıcı değildir; protokoldeki edimlerin yerine getirilmiş olması tazminat hakkından feragat veya hakkın kötüye kullanılması sayılamaz

Olay: Eşler karşılıklı boşanma davası açmıştır. Mahkeme erkeğin ağır kusurlu olduğunu belirterek erkeğin davasını reddetmiş, kadının davasını kabul ederek tarafların boşanmalarına karar vermiştir. Kadının maddî ve manevî tazminat talebini ise, daha önceki anlaşmalı boşanma davasında erkeğin protokol gereği çocukların hesabına yatırdığı paranın tazminat niteliğinde olduğu ve yeniden talep edilmesinin hakkın kötüye kullanılması sayıldığı gerekçesiyle reddetmiştir. Anlaşmalı boşanma davası daha önce reddedilmişti.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, TMK 174/1 ve 174/2 uyarınca istenen maddî ve manevî tazminatın boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle verildiğini; olayda tarafların boşanmalarına dair kesinleşmiş bir hüküm bulunmadığını saptamıştır. Anlaşmalı boşanma görüşmeleri sırasında tarafların düzenledikleri protokolün hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmayacağını ve bu şekilde onaylanmamış bir protokolün taraflar için bağlayıcı olmadığını belirtmiştir. Bu nedenle onaylanmamış protokolde yer alan tazminata ilişkin beyanın ve bu beyandaki edimlerin yerine getirilmiş olmasının, bu haktan feragat veya hakkın kötüye kullanılması niteliğinde kabul edilemeyeceğini vurgulamıştır. Erkeğin temyiz etmeyerek kesinleşen kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin tamamen kusurlu olduğunu, bu davranışların kadının kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığını ve kadın yararına TMK 174/1-2 koşullarının oluştuğunu belirterek, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurun ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi gözetilerek uygun tazminat takdir edilmek üzere hükmü oy birliğiyle bozmuştur.

“Anlaşmalı boşanma görüşmeleri sırasında, tarafların aralarında düzenlemiş oldukları protokol hakim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz, bu şekilde onaylanmamış bir protokol taraflar için bağlayıcı değildir.”

Ne anlama geliyor?

Hâkim onaylamadan protokol kâğıttır; gereğini yerine getirmek hakkı tüketmez.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve BOZMA biçiminde verilmiştir. Karar TMK 184/1-5 ile TMK 174'ü birlikte uygulamaktadır. Erkeğin kusuruna ilişkin belirleme, erkek tarafından TEMYİZ EDİLMEYEREK kesinleşmiş olduğu için Dairenin incelemesi dışında kalmıştır. Kişi, yer ve mahkeme dosya bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 182/2 ile ilgili Yargıtay kararları

TMK 182/2 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde velayetin değiştirilebileceğinin taraflara ihtar edilmemiş olması bozmayı gerektirir; ancak yeniden yargılama gerektirmediğinden karar, hüküm fıkrasına ihtar ibaresi eklenmek suretiyle düzeltilerek onanır

Olay: Boşanmadan sonra baba, ortak çocukla kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi için dava açmıştır. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş; tarafların istinafı üzerine bölge adliye mahkemesi kişisel ilişki hükmünü kaldırıp yeniden hüküm kurmuştur. Baba, kararda taraflara çocuğun durumu hakkında bilgi verme yükümlülüğüne hükmedilmediğini ve kişisel ilişki hükümlerine uyulmaması hâlinde velayetin değiştirilebileceğinin ihtar edilmediğini ileri sürerek temyiz etmiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, uyuşmazlığı kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesini gerektirecek koşulların bulunup bulunmadığı ve düzenlemenin çocuğun üstün yararına uygun olup olmadığı noktasında belirlemiş; ilgili hukuk olarak TMK 182, 323 ve 324 ile Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ve çocuklara ilişkin Avrupa sözleşmelerini göstermiştir. Babanın kişisel ilişki sürelerinin yetersizliğine yönelik temyiz itirazlarını yerinde görmemiştir. Buna karşılık kararda, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde TMK 182'nin ikinci ve TMK 324'ün üçüncü fıkrası uyarınca çocuğun menfaatlerine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğine karar verilebileceğinin taraflara ihtar edilmemiş olmasını bozma sebebi saymıştır. Bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK 370/2 uyarınca kararı bozmak yerine, hüküm fıkrasının ilgili bendinin sonuna ihtar ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilerek onamıştır.

Karardan alıntı (aç)

“Temyiz incelemesine konu Bölge Adliye Mahkemesi kararında kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi halinde 4721 sayılı Kanun'un 182 nci maddesinin ikinci ve 324 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, çocuğun menfaatlerine aykırı olmamak kaydıyla velâyetin değiştirilebileceğine karar verilebileceğinin taraflara ihtar edilmemiş olması bozmayı gerektirir.”

Ne anlama geliyor?

İhtar cümlesi kararda yoksa Yargıtay onu hüküm fıkrasına kendisi yazıyor.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve DÜZELTİLEREK ONAMA biçiminde verilmiştir; sonuç itibarıyla BOZMA DEĞİLDİR. Kararda TMK 182/2 ile TMK 324/3 BİRLİKTE dayanak gösterilmiştir. Babanın kişisel ilişki sürelerine ve telefonla iletişime yönelik diğer temyiz itirazları REDDEDİLMİŞTİR. Kişi, yer ve mahkeme dosya bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 182 Anayasa Mahkemesi kararları

TMK 182/3 · Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü

Kişisel ilişkinin tamamen kaldırılması ancak çok ciddi sebeplerin ve çocukla ilgili ciddi risklerin varlığı hâlinde mümkündür; yargılama makamları uzman raporlarındaki kanaatlere niçin itibar edilmediğini açıklamadan ve alternatif tedbirleri değerlendirmeden karar verdiğinde aile hayatına saygı hakkı ihlal edilir

Başvuru, boşanmadan sonra velayet kendisine bırakılan annenin açtığı kişisel ilişkinin kaldırılması davasının istinaf aşamasında reddedilmesine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, ayırt etme gücüne sahip çocuğu bizzat dinlemiş, çocuğun babasıyla görüşmek istemediğini ısrarla beyan ettiğini ve tanık anlatımlarına göre babanın uzun süre çocuğuyla görüşmediğini, bu konuda ciddi bir çaba göstermediğini belirterek kişisel ilişkiyi tamamen kaldırmıştı. Bölge adliye mahkemesi ise kaldırmayı gerektirecek bir durum bulunmadığı ve çocukla baba arasındaki duygusal bağın tamamen kopmaması gerektiği gerekçesiyle davayı reddetmiş, karar onanmıştı. Anayasa Mahkemesi TMK 182/3, 323 ve 324'ü esas alarak her iki kararı da eleştirmiştir. Uzman raporlarında kişisel ilişkinin tamamen kaldırılması yönünde görüş sunulmadığını, yalnızca yatılı ve uzun süreli ilişkinin çocuğun psikolojik gelişimine uygun olmayacağı kanaatinin bildirildiğini saptamış; kişisel ilişkinin tamamen kaldırılmasının ancak çok ciddi sebeplerin ve çocukla ilgili ciddi risklerin varlığı hâlinde gerekeceğini, ilk derece mahkemesi kararında böyle bir riskin ortaya konulmadığını belirtmiştir. İstinaf merciinin ret kararında ise tanık ve çocuk beyanları ile bilirkişi raporlarındaki kanaatlere niçin itibar edilmediğinin açıklanmadığını, yatılı ve uzun süreli ilişkinin devamının gerekliliğine dair yeterli açıklama yapılmadığını ve çocuğun üstün yararına uygun olabilecek alternatif tedbirlerin hiç değerlendirilmediğini tespit etmiştir. Sonuç olarak aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine oy çokluğuyla karar vermiş, başvurucuya net 50.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmetmiştir.

“Bu durumda kişisel ilişki konusunda yargılama makamları tarafından yeterli ve ilgili gerekçe sunularak karar verilmediğinden başvurucunun aile hayatına saygı hakkı kapsamında devlete ait pozitif yükümlülüklerin gereği gibi yerine getirildiğinden söz edilemez.”

Not: Kabul edilebilirlik OY BİRLİĞİYLE, İHLAL ise OY ÇOKLUĞUYLA karara bağlanmıştır; iki üye karşı oy kullanmıştır. Karar HİÇBİR TARAFIN haklı olduğunu söylememektedir: Mahkeme hem ilk derece mahkemesinin kişisel ilişkiyi tamamen kaldırmasını hem de istinaf merciinin gerekçesiz ret kararını yetersiz bulmuştur. Çocuk karar tarihinde ergin olduğu için YENİDEN YARGILAMA yapılmasında hukuki yarar görülmemiştir. Kişi, yer ve mahkeme dosya bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 182 ile ilgili maddeler

Uygulamada dikkat edilecekler

Pratik notlar

  1. 1.Boşanma dilekçesinde çocuğa ilişkin talep olmasa da hâkimin düzenleme yapmak zorunda olduğunu bilin.
  2. 2.Çocuk vesayet altındaysa vasinin ve vesayet makamının düşüncesinin alınıp alınmadığını denetleyin.
  3. 3.Kişisel ilişki talebinizi çocuğun sağlık, eğitim ve ahlâk yararı üzerinden gerekçelendirin.
  4. 4.İştirak nafakası talebini gücü oranında katılma ölçütüne dayandırın; eşit paylaşım iddiasından kaçının.
  5. 5.Gelecek yıllara ilişkin nafaka artışını mutlaka dilekçede talep edin; hâkim re'sen belirlemez.
  6. 6.Kararda velayetin değiştirilebileceği ihtarının bulunup bulunmadığını kontrol edin.
  7. 7.İhtar yoksa bunu bağımsız bir istinaf ve temyiz sebebi olarak ileri sürün.
  8. 8.Boşanma kararında TMK 182/2'yi, kişisel ilişki kararında TMK 324/3'ü dayanak gösterin.
  9. 9.Müvekkile ihtarın kendiliğinden velayet değişikliği doğurmadığını anlatın.
  10. 10.Velayetin değiştirilmesi davasında TMK 183'teki sebeplerden hangisine dayandığınızı açıkça yazın.
  11. 11.Velayetin değiştirilmesi ile kaldırılmasının şartlarını karıştırmayın; ikincisi çok daha ağırdır.
  12. 12.Velayet davalarında çocuğa temsil kayyımı atanması için vesayet makamına ihbar talebinde bulunun.
  13. 13.Velayet değişikliğinde iştirak nafakasının kararın kesinleşmesinden itibaren isteneceğini gözetin.
  14. 14.Boşanma yargılamasında yemin deliline dayanmayın; kanun bunu açıkça yasaklar.
  15. 15.İkrarı tek dayanak yapmayın; diğer delillerle birlikte sunup dosyanın bütününün değerlendirilmesini isteyin.
  16. 16.Karşı tarafın ikrarı varsa mahkemenin bunu hiç değerlendirmemesini de bozma sebebi olarak ileri sürün.
  17. 17.Öfkeyle söylenmiş tek bir sözü kusur olarak sunmakla yetinmeyin.
  18. 18.Protokoldeki edimleri hâkim onayı ve kararın kesinleşmesinden önce yerine getirmekten kaçının.
  19. 19.Onaylanmamış protokole dayanan feragat savunmasına karşı bu kararı ileri sürün.
  20. 20.Mahremiyeti yüksek dosyalarda duruşmanın gizli yapılmasını talep edin.

Konuyla ilgili yazılar

Sıkça Sorulan Sorular

TMK 182 uyarınca mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken ana ve babanın haklarını ve çocukla kişisel ilişkilerini düzenler. Bu düzenleme hâkimin görevidir ve taraflar talep etmese de yapılır.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.