4721 sayılı Türk Medeni Kanunu · Altıncı Ayırım: Velâyet › B. Velâyetin kapsamı

TMK Madde 339: Velayetin Kapsamı ve Çocuğun Temsili

İkinci Kitap: Aile Hukuku › İkinci Kısım: Hısımlık › Birinci Bölüm: Soybağının Kurulması › Altıncı Ayırım: Velâyet › B. Velâyetin kapsamı

Hazırlayan: Av. Murat Aydar20 yüksek mahkeme kararıYürürlükteki metinGüncelleme: 25.09.2026

Kısa cevap · TMK 339

Ana ve baba, çocuğun bakım ve eğitimi konusunda onun menfaatini gözeterek gerekli kararları alır ve uygular. Çocuk onların sözünü dinlemekle yükümlüdür; ana ve baba da olgunluğu ölçüsünde çocuğa hayatını düzenleme olanağı tanır ve önemli konularda düşüncesini gözetir. Çocuk ana ve babasının rızası dışında evi terk edemez, yasal sebep olmadıkça onlardan alınamaz; çocuğun adını ana ve babası koyar (TMK 339). Ana ve baba çocuğu olanaklarına göre eğitir (TMK 340); dinî eğitimini belirleme hakkı onlarındır, ergin dinini seçmekte özgürdür (TMK 341). Ana ve baba üçüncü kişilere karşı çocuğun yasal temsilcisidir; iyiniyetli üçüncü kişiler eşlerden birinin diğerinin rızasıyla işlem yaptığını varsayabilir (TMK 342). Çocuğun fiil ehliyeti vesayet altındaki kişininki gibidir (TMK 343). Çocuk ile ana-baba arasında veya onların menfaatine yapılan işlemle çocuğun borç altına girmesi kayyımın katılmasına ve hâkimin onayına bağlıdır (TMK 345).

Bu sayfada neler var? (16 bölüm)
  1. TMK 339 madde metni
  2. Değişiklik geçmişi
  3. TMK 339-345 Ne Düzenler? Madde Metni ve Velayetin Kapsamı
  4. Ana ve Baba Hangi Kararları Alır, Çocuğun Görüşü Ne Kadar Önemli? (TMK 339/1-3)
  5. Çocuk Evi Terk Edebilir mi, Ailesinden Alınabilir mi? (TMK 339/4)
  6. Çocuğun Adını Kim Koyar, Ad Nasıl Değiştirilir? (TMK 339/5)
  7. Eğitim ve Dinî Eğitim Konusunda Karar Kimde? (TMK 340-341)
  8. Çocuğu Kim Temsil Eder? Evlilikte, Boşanmada ve Kısıtlı Çocukta Temsil (TMK 342)
  9. Çocuk Kendi Başına İşlem Yapabilir mi? Fiil Ehliyeti ve Aileyi Temsil (TMK 343-344)
  10. Menfaat Çatışmasında Kayyım ve Hâkim Onayı (TMK 345)
  11. Velayetin Kapsamına İlişkin Uyuşmazlıklarda Hangi Mahkemeye Başvurulur?
  12. TMK 339 Yargıtay kararları
  13. TMK 339 ile ilgili maddeler
  14. Uygulamada dikkat edilecekler
  15. Konuyla ilgili yazılar
  16. Sıkça sorulan sorular

Temel kavramlar

Velayetin kapsamı
Ana ve babanın çocuğun bakımı, eğitimi, adı ve temsiline ilişkin yetki ve yükümlülüklerinin içeriği (TMK 339-345).
Çocuğun görüşü
Ayırt etme gücüne sahip çocuğun önemli konulardaki düşüncesinin olgunluğu ölçüsünde gözetilmesi (TMK 339/3); yargılamada uzman aracılığıyla da alınabilir.
Yasal temsil
Ana ve babanın velayet çerçevesinde çocuk adına üçüncü kişilerle işlem yapma ve dava açma yetkisi (TMK 342/1).
İyiniyet karinesi
İyiniyetli üçüncü kişinin, eşlerden birinin çocuk adına diğerinin rızasıyla işlem yaptığını varsayabilmesi (TMK 342/2).
Sınırlı ehliyetsiz
Ayırt etme gücüne sahip küçük; yasal temsilcinin rızası olmadan borç altına giremez, karşılıksız kazanır ve kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarını kullanır (TMK 16, 343).
Aileyi temsil
Ayırt etme gücüne sahip çocuğun ana ve babanın rızasıyla aile adına işlem yapması; borç ana ve babaya aittir (TMK 344).
Menfaat çatışması
Bir işte yasal temsilcinin menfaatinin çocuğunkiyle çatışması; vesayet makamı temsil kayyımı atar (TMK 426/2).
Hâkimin onayı
Çocuk ile ana-baba arasında veya onların menfaatine yapılan ve çocuğu borç altına sokan işlemin geçerlilik şartı (TMK 345).
Ev başkanı sorumluluğu
Ev halkından küçüğün verdiği zarardan, gözetim özenini gösterdiğini ispat etmedikçe ev başkanının sorumluluğu (TMK 369).

Bir bakışta TMK 339

KonuKuralDayanak
Kararları kim alır?Ana ve baba, çocuğun menfaatini gözeterek bakım ve eğitim kararlarını alır ve uygular.TMK m. 339/1
Çocuğun görüşüOlgunluğu ölçüsünde gözetilir; yargılamada uzman aracılığıyla alınabilir, çocuk zorla konuşturulmaz.TMK m. 339/3; HGK 19.04.2022
Evden çıkmaÇocuk rıza dışında evi terk edemez; bu yetki bağlama gibi kötü muameleye dayanak olamaz.TMK m. 339/4; CGK 21.05.2025
Kaçan çocuğu saklamakAileyi veya yetkili makamları haberdar etmeden yanında tutmak şikâyete bağlı suçtur.TCK m. 234/3
Çocuğun adıAna ve baba birlikte koyar; evlilikte anlaşmazlıkta hâkimin müdahalesi istenir.TMK m. 339/5, 195; 2. HD 04.12.2017
Adın değiştirilmesiHaklı sebep dar yorumlanır; diğer ebeveyn davaya katılır; görevli mahkeme asliye hukuktur.TMK m. 27; HGK 08.12.2010; 8. HD 02.10.2019
Ad davasında kanun yoluNüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararları kesindir.HMK m. 362/1-d; 2. HD 20.02.2025
EğitimAna ve baba olanaklarına göre eğitir; engelli çocuğa yeteneğine uygun genel ve meslekî eğitim sağlar.TMK m. 340
Dinî eğitimBelirleme hakkı ana ve babanındır; bunu sınırlayan sözleşme geçersizdir; ergin dinini seçmekte özgürdür.TMK m. 341; Anayasa m. 24
Evlilikte temsilAna ve baba birlikte temsil eder; sonradan icazet veya örtülü muvafakat yeterli olabilir.TMK m. 342; CGK 13.10.2020
İyiniyet karinesiTek ebeveynin okul kaydı veya tıbbi onam gibi işlemi diğerinin rızasıyla yapılmış sayılır.TMK m. 342/2; HGK 22.02.2023
İmzası olmayan ebeveynin borcuAilenin sürekli ihtiyacı sayılmayan özel okul ücretinden okula karşı sorumlu değildir.TMK m. 188; HGK 22.02.2023 (oy çokluğu)
Boşandıktan sonraVelayet sahibi tek başına temsil eder; diğer ebeveynin rızası aranmaz.2. HD 26.05.2011
Çocuğun malını satmakHâkim izni gerekmez; TMK 327 ve 356 halleri ile özenli yönetim yükümlülüğü saklıdır.TMK m. 342/3; 2. HD 11.02.2013
Kısıtlı ergin çocukTemsil veliye aittir; kısıtlının kendi verdiği vekâletname geçersizdir.TMK m. 335/2, 342/3; HGK 05.02.2025
Fiil ehliyetiVesayet altındaki kişi gibidir; çocuk borçlarından kendi malvarlığıyla sorumludur.TMK m. 343, 16, 451-452
Menfaat çatışmasıÇocuğun borç altına girmesi kayyımın katılmasına ve hâkimin onayına bağlıdır.TMK m. 345, 426/2; 19. HD 14.01.2019
Ev başkanıEvlilik sürerken ana ve baba, çocuğun verdiği zarardan ev başkanı olarak birlikte sorumludur.TMK m. 369; 3. HD 09.04.2025

TMK 339 madde metni

Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › İkinci Kısım: Hısımlık › Birinci Bölüm: Soybağının Kurulması · Altıncı Ayırım: Velâyet › B. Velâyetin kapsamı

Velâyetin kapsamı — Genel olarak — Madde 339

  1. (1)Ana ve baba, çocuğun bakım ve eğitimi konusunda onun menfaatini göz önünde tutarak gerekli kararları alır ve uygularlar.
  2. (2)Çocuk, ana ve babasının sözünü dinlemekle yükümlüdür.
  3. (3)Ana ve baba, olgunluğu ölçüsünde çocuğa hayatını düzenleme olanağı tanırlar; önemli konularda olabildiğince onun düşüncesini göz önünde tutarlar.
  4. (4)Çocuk, ana ve babasının rızası dışında evi terkedemez ve yasal sebep olmaksızın onlardan alınamaz.
  5. (5)Çocuğun adını ana ve babası koyar.

Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr. Fıkra numaraları okumayı kolaylaştırmak için eklenmiştir.

Değişiklik geçmişi

TarihKaynakDeğişiklik
22.11.20014721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002)TMK 339-345 ilk metinleriyle kabul edildi. TMK 339, 341, 342, 343, 344 ve 345 o tarihten bu yana değiştirilmedi.
25.04.20136462 sayılı Kanun m. 1 (RG 03.05.2013, S. 28636)TMK 340'ın ikinci fıkrasındaki "özürlü" ibaresi "engelli" olarak değiştirildi. Fıkranın içeriği aynı kaldı: ana ve baba çocuğa, özellikle bedensel ve zihinsel engelli olanlara, yetenek ve eğilimlerine uygun düşecek ölçüde genel ve meslekî bir eğitim sağlar.

TMK 339-345 Ne Düzenler? Madde Metni ve Velayetin Kapsamı

Velayetin kime ait olduğunu belirleyen TMK 335-338'den (TMK 335 şerhi) sonra kanun, "B. Velâyetin kapsamı" başlığı altında velayetin içeriğini yedi maddede düzenler: ana ve babanın karar yetkisi ve çocuğun adı (TMK 339), eğitim (TMK 340), dinî eğitim (TMK 341), çocuğun temsil edilmesi (TMK 342), çocuğun fiil ehliyeti (TMK 343), çocuğun aileyi temsil etmesi (TMK 344) ile çocuk ve ana-baba arasındaki hukuki işlemler (TMK 345). Çocuğun korunması ve velayetin kaldırılması TMK 346-351'de, çocuk malları TMK 352-363'te yer alır.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 339 — Ana ve baba, çocuğun bakım ve eğitimi konusunda onun menfaatini göz önünde tutarak gerekli kararları alır ve uygularlar.
Çocuk, ana ve babasının sözünü dinlemekle yükümlüdür.
Ana ve baba, olgunluğu ölçüsünde çocuğa hayatını düzenleme olanağı tanırlar; önemli konularda olabildiğince onun düşüncesini göz önünde tutarlar.
Çocuk, ana ve babasının rızası dışında evi terkedemez ve yasal sebep olmaksızın onlardan alınamaz.
Çocuğun adını ana ve babası koyar.
Madde 340 — Ana ve baba, çocuğu olanaklarına göre eğitirler ve onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlâkî ve toplumsal gelişimini sağlar ve korurlar.
Ana ve baba çocuğa, özellikle bedensel ve zihinsel engelli olanlara, yetenek ve eğilimlerine uygun düşecek ölçüde, genel ve meslekî bir eğitim sağlarlar.
Madde 341 — Çocuğun dinî eğitimini belirleme hakkı ana ve babaya aittir.
Ana ve babanın bu konudaki haklarını sınırlayacak her türlü sözleşme geçersizdir.
Ergin, dinini seçmekte özgürdür.
Madde 342 — Ana ve baba, velâyetleri çerçevesinde üçüncü kişilere karşı çocuklarının yasal temsilcisidirler.
İyiniyetli üçüncü kişiler, eşlerden her birinin diğerinin rızasıyla işlem yaptığını varsayabilirler.
Vesayet makamlarının iznine bağlı hususlar dışında kısıtlıların temsiline ilişkin hükümler velâyetteki temsilde de uygulanır.
Madde 343 — Velâyet altındaki çocuğun fiil ehliyeti, vesayet altındaki kişinin ehliyeti gibidir.
Çocuk, borçlarından ana ve babanın çocuk malları üzerindeki haklarına bakılmaksızın kendi malvarlığı ile sorumludur.
Madde 344 — Velâyet altındaki çocuk, ayırt etme gücüne sahip ise ana ve babanın rızasıyla aile adına hukukî işlemler yapabilir; bu işlemlerden dolayı ana ve baba borç altına girer.
Madde 345 — Çocuk ile ana veya baba arasında ya da ana ve babanın menfaatine olarak çocuk ile üçüncü kişi arasında yapılacak bir hukukî işlemle çocuğun borç altına girebilmesi, bir kayyımın katılmasına ve hâkimin onayına bağlıdır.

Hak mı, görev mi? Velayet ana ve babaya çocuğun kişiliği ve malları üzerinde yetki verir; ama bu yetki çocuğun yararına kullanılmak zorundadır. Ceza Genel Kurulu velayet hakkını anne ve babanın kişilik haklarının bir parçası olarak nitelendirmiş, başkasına devredilemediğini, bu haktan feragat edilemeyeceğini ve sınırını çocuğun yararı ilkesinin oluşturduğunu vurgulamıştır (Yargıtay CGK, 13.10.2020, E. 2018/80, K. 2020/416).

Evlilikte ve boşanmada kullanım. Evlilik sürerken bu yetkileri ana ve baba birlikte kullanır; boşanmada velayet kendisine bırakılan ebeveyn tek başına kullanır (TMK 336). Velayeti olmayan ebeveynin çocukla bağı, kişisel ilişki ve bakım giderlerine katılma hükümleriyle sürer.

Ana ve Baba Hangi Kararları Alır, Çocuğun Görüşü Ne Kadar Önemli? (TMK 339/1-3)

Karar yetkisi (339/1). Ana ve baba çocuğun bakımı ve eğitimi konusunda onun menfaatini göz önünde tutarak gerekli kararları alır ve uygular: çocuğun nerede yaşayacağı, hangi okula gideceği, sağlık hizmetleri ve günlük hayatın düzeni bu kapsamdadır. Evlilik sürerken bu kararlar birlikte alınır; önemli bir konuda anlaşamayan eşler ayrı ayrı veya birlikte hâkimin müdahalesini isteyebilir (TMK 195).

Sözünü dinleme yükümlülüğü (339/2) ve sınırı. Çocuk ana ve babasının sözünü dinlemekle yükümlüdür. Ancak bu hüküm ana ve babaya sınırsız bir güç tanımaz: ana ve baba olgunluğu ölçüsünde çocuğa hayatını düzenleme olanağı tanır ve önemli konularda olabildiğince onun düşüncesini göz önünde tutar (339/3). Terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanmak TCK 232/2'de, aynı konutta birlikte yaşanılan kişiye kötü muamele TCK 232/1'de suç olarak düzenlenmiştir.

Çocuğun görüşü (339/3). Hukuk Genel Kurulu, çocuğun görüşüne başvurulması ilkesini TMK 339/3'e, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme m. 12'ye ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi m. 3 ve 6'ya dayandırmıştır. Kurul'a göre çocuğun konu olduğu bütün uyuşmazlıklarda ayırt etme gücüne sahip çocuğun görüşü kural olarak alınmalıdır, ancak bu ilke çocuğun zoraki konuşturulmasına dönüşmemelidir. Görüş hâkim tarafından bizzat alınabileceği gibi psikolog ve pedagog gibi uzmanlar aracılığıyla da alınabilir; uzmanın aldığı görüşü duruşmada yeniden aldırmak çocuğu olay hakkında tekrar tekrar konuşmaya zorlamak ve psikolojik baskı altına almak anlamına gelir (Yargıtay HGK, 19.04.2022, E. 2019/96, K. 2022/571).

Velayet davalarında uzman görüşmesinin nasıl yapıldığını pedagog çocuğa ne sorar yazımızda, boşanmada velayet ölçütlerini TMK 182 şerhinde bulabilirsiniz.

⚠️Dikkat
Çocuğun görüşü önemlidir ama tek başına belirleyici değildir; hâkim bu görüşü çocuğun üstün yararıyla birlikte değerlendirir. Çocuğu aynı olayı tekrar tekrar anlatmaya zorlamak yerine uzman görüşmesi ve raporu istenmelidir.

Çocuk Evi Terk Edebilir mi, Ailesinden Alınabilir mi? (TMK 339/4)

Evi terk yasağı. Çocuk ana ve babasının rızası dışında evi terk edemez. Yargıtay bu hükmü, ana ve babanın yetkisinin sınırını belirlerken ceza davalarında da uygular. 8. Ceza Dairesi, gece evden çıkıp dışarıdaki annelerinin yanına gitmek isteyen 13 ve 12 yaşındaki çocuklarına izin vermeyen babanın bu eyleminde, TMK 339'daki sözünü dinleme ve evi terk etmeme hükümleri karşısında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığını kabul etmiş; aynı sanığın eşini aile konutundan çıkarıp kapıyı kilitlemesini ise bu suç olarak değerlendirmiştir (Yargıtay 8. CD, 22.02.2022, E. 2019/6861, K. 2022/3200).

Yetkinin sınırı. Ceza Genel Kurulu, kısa süre önce evden kaçıp kolluk tarafından ailesine teslim edilen 15 yaşındaki çocuğun tekrar kaçmaması için yatağa bağlanmasını incelemiştir. Kurul'a göre TMK 339 çocuğa ana ve babasının sözünü dinleme ve rızaları dışında evi terk etmeme yükümlülüğü yükler ve velayet hakkının kullanılması bir hukuka uygunluk sebebidir (TCK 26/1); ancak kaçmanın başka tedbirlerle önlenmesi mümkünken çocuğu merhamet, acıma ve şefkat duygularıyla bağdaşmayacak biçimde yatağa bağlamak hukuka uygun sayılamaz ve kötü muamele suçunu (TCK 232/1) oluşturur. Dosyada dava zamanaşımı dolduğu için kamu davası düşürülmüştür (Yargıtay CGK, 21.05.2025, E. 2024/98, K. 2025/218). 8. Ceza Dairesi ise evden kaçmasını önlemek için 15 yaşındaki kızını zincirle masaya bağlayan babanın eylemini çoğunlukla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (TCK 109/2) olarak nitelendirmiş; bir üye değişik gerekçesinde eylemin kötü muamele (TCK 232/1) olduğunu savunmuştur (Yargıtay 8. CD, 15.01.2025, E. 2024/17754, K. 2025/431).

Evden kaçan çocuğu yanında tutmak. Kanuni temsilcisinin bilgisi veya rızası dışında evi terk eden çocuğu, rızasıyla da olsa, ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutan kişi şikâyet üzerine üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır (TCK 234/3).

"Yasal sebep olmaksızın onlardan alınamaz." Çocuğun ana ve babasından alınması ancak kanunun öngördüğü hallerde mümkündür: boşanma veya ayrılıkta velayetin diğer ebeveyne verilmesi (TMK 182), çocuğun korunması için hâkimin aldığı önlemler ve velayetin kaldırılması (TMK 346-348) ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunundaki koruyucu ve destekleyici tedbirler. Velayet yetkisi elinden alınmış ana veya babanın ya da üçüncü derece dahil kan hısmının on altı yaşını bitirmemiş çocuğu velinin yanından kaçırması veya alıkoyması TCK 234/1'de ayrı bir suçtur (TMK 335 şerhi). Çocuk teslimine ilişkin kararların yerine getirilmesi 7343 sayılı Kanunla İcra ve İflas Kanunundan çıkarılıp 5395 sayılı Kanunun 41/A-41/İ maddelerine taşınmıştır; uygulama için çocuk teslimi ve kişisel ilişkinin icrası yazımıza bakabilirsiniz.

💡İpucu
Çocuğunuz evden kaçtıysa ve bir başkasının yanında kaldığını düşünüyorsanız kolluğa ve Cumhuriyet başsavcılığına başvurun. Çocuğu size haber vermeden yanında tutan kişi hakkında TCK 234/3 uyarınca şikâyet hakkınız vardır; zorlama yerine okul rehberlik servisi ve aile danışmanlığı gibi destekleri kullanın.

Çocuğun Adını Kim Koyar, Ad Nasıl Değiştirilir? (TMK 339/5)

Ad ana ve babaya aittir. Çocuğun adını ana ve babası koyar (TMK 339/5). Doğum Türkiye'de otuz gün içinde nüfus müdürlüğüne bildirilir; bildirimi veli, vasi veya kayyım yapar ve çocuğa konulan ad üç adı geçmemek üzere ve kısaltma yapılmadan yazılır (5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 15). Soyadına ilişkin kurallar için TMK 321 şerhine bakabilirsiniz.

Evlilik sürerken anlaşmazlık. Doğumu bildiren ebeveynin çocuğa tek başına ad koyması, adın birlikte konulacağı kuralını ortadan kaldırmaz. Yargıtay, annenin babaya haber vermeden çocuğa ad koyduğu ve babanın TMK 195'e göre hâkimin müdahalesini istediği davada, Nüfus Hizmetleri Kanununun ad koymayı değil doğumun bildirilmesini düzenlediğini, ana ve babanın çocuğun adı konusunda anlaşmazlığa düşmesi hâlinde hâkimin müdahalesini isteyebileceğini belirterek davayı reddeden kararı bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 04.12.2017, E. 2016/26017, K. 2017/14036).

Boşandıktan sonra adın değiştirilmesi. Boşanmayla evlilik birliği sona erdiğinden artık TMK 195'e göre hâkimin müdahalesi istenemez; çocuğun adının değiştirilmesi TMK 27'deki haklı sebebe dayanan, nüfus kaydının düzeltilmesi niteliğinde bir davadır ve 5490 sayılı Kanunun 36. maddesi gereği asliye hukuk mahkemesinde görülür (Yargıtay 8. HD, 02.10.2019, E. 2019/3322, K. 2019/8433). Velayet sahibi ebeveyn bu davayı tek başına sonuçlandıramaz: Hukuk Genel Kurulu, adı birlikte koyan ana ve babanın değiştirilmesini de birlikte istemesi gerektiğini, birlikte başvurmazlar veya anlaşamazlarsa diğer ebeveynin davaya taraf olarak katılımının sağlanması gerektiğini ve bunun dava şartı olduğunu kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 08.12.2010, E. 2010/18-643, K. 2010/648). 8. Hukuk Dairesi de velayet sahibi annenin tek başına açtığı davada babanın katılımı sağlanmadan verilen kararı aynı gerekçeyle bozmuştur (Yargıtay 8. HD, 09.12.2019, E. 2019/6290, K. 2019/11048).

Haklı sebep dar yorumlanır. Yargıtay'a göre çocuğun iradesini açıklayamaması ve velayet değiştiğinde adın yeniden değiştirilmek istenebilmesi gibi nedenlerle, çocuk adına açılan davalarda haklı sebep ergin kişilere göre daha dar yorumlanmalı ve çocuğun adı ancak çok istisnai durumlarda değiştirilmelidir. Boşanmaya büyükbabanın etkisinin bulunduğu iddiası ve ebeveynlerin çevresinde çocuğun farklı adlarla çağrılması haklı sebep sayılmamıştır (Yargıtay 8. HD, 02.10.2019, E. 2019/4689, K. 2019/8434).

Kanun yolu. Soybağına ilişkin sonuç doğuranlar dışında nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarda bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz yolu kapalıdır (HMK 362/1-d). Yargıtay çocuğun adının değiştirilmesi davasında temyiz dilekçesini bu nedenle reddetmiştir (Yargıtay 2. HD, 20.02.2025, E. 2025/198, K. 2025/1750).

💡İpucu
Boşandıktan sonra çocuğun adını değiştirmek istiyorsanız davayı diğer ebeveyni de taraf göstererek açın ve çocuğun yeni adla gerçekten tanındığını, mevcut adın ona somut bir zarar verdiğini delillerle gösterin. Ebeveynler arasındaki kırgınlık tek başına haklı sebep sayılmaz.

Eğitim ve Dinî Eğitim Konusunda Karar Kimde? (TMK 340-341)

Eğitim (340). Ana ve baba çocuğu olanaklarına göre eğitir; bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişimini sağlar ve korur. Özellikle bedensel ve zihinsel engelli çocuklara yetenek ve eğilimlerine uygun düşecek ölçüde genel ve meslekî eğitim sağlamak da ana ve babanın yükümlülüğüdür (340/2; "özürlü" ibaresi 2013'te "engelli" olarak değiştirilmiştir). Eğitim giderleri ana ve baba tarafından karşılanır; boşanmada velayet kendisine verilmeyen ebeveyn bu giderlere gücü oranında katılır (TMK 182, TMK 327).

Okul seçimi ve kayıt. Okul seçimi TMK 339/1 kapsamında ana ve babanın ortak kararıdır. Hukuk Genel Kurulu, her ebeveynin TMK 342 gereği çocuğun yasal temsilcisi olarak eğitim için gerekli işlemleri yürütebileceğini, diğer ebeveynin rızasının karine olarak kabul edildiğini ve bu nedenle ebeveynlerden her birinin çocuğu tek başına okula kaydettirebileceğini belirtmiştir (Yargıtay HGK, 22.02.2023, E. 2022/132, K. 2023/100). Boşanmadan sonra bu kararı velayet sahibi verir.

Dinî eğitim (341). Çocuğun dinî eğitimini belirleme hakkı ana ve babaya aittir; bu hakkı sınırlayan her türlü sözleşme geçersizdir ve ergin kişi dinini seçmekte özgürdür. Anayasa'nın 24. maddesine göre din kültürü ve ahlak öğretimi ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasındadır; bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanuni temsilcisinin talebine bağlıdır. Evlilik sürerken bu karar da ana ve baba tarafından birlikte verilir, boşanmadan sonra velayet sahibi kullanır. Her iki durumda da TMK 339'daki çocuğun menfaati ve olgunluğu ölçüsünde görüşü gözetilir.

Çocuğu Kim Temsil Eder? Evlilikte, Boşanmada ve Kısıtlı Çocukta Temsil (TMK 342)

Yasal temsil (342/1). Ana ve baba velayetleri çerçevesinde üçüncü kişilere karşı çocuğun yasal temsilcisidir: çocuk adına sözleşme yapar, dava açar ve takip eder (HMK 51-52), resmî başvurularda bulunur. Temsil yetkisi velayetten doğar; velayeti olmayan ebeveynin temsil yetkisi yoktur.

Evlilik sürerken birlikte temsil. Ceza Genel Kurulu, evlilik birliği içinde velayetin birlikte kullanılması kuralının çocuk adına açılacak tüm davalar yönünden geçerli olduğunu; asıl olanın birlikte hareket etmek olduğunu, ancak eşlerden birinin başlattığı işleme diğerinin sonradan icazet vermesinin de yeterli olduğunu belirtmiştir. Kurul, davadan haberdar olduğu hâlde katılma iradesi göstermeyen ve karara karşı kanun yoluna başvurmayan annenin, babanın şikâyetten vazgeçmesine örtülü olarak muvafakat ettiğini kabul etmiştir. Aynı kararda, beyan tarihinde 15 yaşından küçük mağdurların davaya katılma bakımından ayırt etme gücüne sahip sayılmayacağı, yasal temsilcinin iradesinin baro tarafından görevlendirilen vekilinkine üstün tutulacağı ve yasal temsilcinin sanık olması gibi menfaat çatışması hâllerinde TMK 426/2'ye göre kayyım atanacağı açıklanmıştır (Yargıtay CGK, 13.10.2020, E. 2018/80, K. 2020/416).

İyiniyetli üçüncü kişi karinesi (342/2). Üçüncü kişiler, eşlerden birinin çocuk adına yaptığı işlemde diğerinin rızasıyla hareket ettiğini varsayabilir. Hukuk Genel Kurulu bu karineyle her ebeveynin çocuğu tek başına okula kaydettirebileceğini kabul etmiş (Yargıtay HGK, 22.02.2023, E. 2022/132, K. 2023/100); 3. Hukuk Dairesi de yoğun bakımdaki bebek için yalnız babanın imzaladığı bilgilendirme ve onam formunu yeterli gören ilk derece kararını onamıştır (Yargıtay 3. HD, 10.12.2024, E. 2024/3639, K. 2024/4213). Karine iyiniyetli üçüncü kişiyi korur; diğer ebeveynin karşı çıktığını bilen kişi bundan yararlanamaz.

Temsil ile borçlanma aynı şey değildir. Hukuk Genel Kurulu aynı kararda, velayetten doğan temsil yetkisinin (TMK 342), çocuğun giderlerine birlikte katılma yükümlülüğünün (TMK 327) ve evlilik birliğini temsil yetkisinin (TMK 188) farklı amaçlara hizmet ettiğini vurgulamıştır. Eşlerden birinin tek başına imzaladığı özel okul sözleşmesi ailenin sürekli ihtiyacı sayılmadığından, sözleşmede imzası bulunmayan anne okul ücretinden okula karşı müteselsilen sorumlu tutulmamıştır; TMK 327 eşler arasındaki iç ilişkiyi düzenler ve üçüncü kişiye sözleşmenin tarafı olmayan ebeveyne karşı talep hakkı vermez. Karar oy çokluğuyla verilmiştir (Yargıtay HGK, 22.02.2023, E. 2022/132, K. 2023/100).

Boşandıktan sonra. Velayet kendisine verilen ebeveyn çocuk adına her türlü hukuki işlemi tek başına yapabilir; velayeti bulunmayan ebeveynin rızası aranmaz (Yargıtay 2. HD, 26.05.2011, E. 2010/19632, K. 2011/9221). Pasaport başvurusunda da Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün uygulama talimatı evli ebeveynlerde her ikisinin, boşanmış ebeveynlerde ise velayet sahibinin muvafakatini arar (bkz. velayeti annede olan çocuk şehir dışına çıkabilir mi). Ortak velayette ise temsil yetkisi iki ebeveyne birlikte aittir; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 16.04.2026 tarihli, E. 2026/410, K. 2026/594 sayılı kesin kararında ebeveynlerden birinin çocuk adına tek başına dava açamayacağını kabul etmiştir (bkz. ortak velayet).

Mahkeme izni gerekmez (342/3). Kanun, vesayette vesayet makamının iznine bağlı işlemleri velayete uygulamaz. Yargıtay, çocuğa mirasla kalan aracı satmak için izin isteyen velayet sahibi annenin davasında, TMK 327 ve 356'daki durumlar dışında velinin hâkimden izin almaksızın çocuğun taşınır veya taşınmaz mallarını satabileceğini ve izin istemekte hukuki yararı bulunmadığını kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 11.02.2013, E. 2012/9950, K. 2013/3098). Bununla birlikte 342/3'ün atfı karşısında vesayette yasak olan işlemler (çocuk adına kefil olmak, vakıf kurmak ve önemli bağışlarda bulunmak; TMK 449) velayette de yapılamaz; ana ve baba çocuğun mallarını özenle yönetmekle yükümlüdür, aksi hâlde hâkim önlem alır (TMK 352, 360-361).

Kısıtlanan ergin çocuk. Velayet altında bırakılan kısıtlı ergin çocuğu da veli temsil eder (TMK 335/2, 342/3). Hukuk Genel Kurulu, Adli Tıp Kurumu raporuna göre işlem tarihinde fiil ehliyeti bulunsa bile, annesinin velayeti altındaki kısıtlının kendi verdiği vekâletnamenin geçersiz olduğunu ve buna dayanan ilk devrin yolsuz tescil sayılacağını kabul etmiş; payı kısa süre sonra rayiç değerle fahiş farklı bir bedelle devralan ikinci alıcıyı da iyiniyetli saymamıştır (Yargıtay HGK, 05.02.2025, E. 2024/182, K. 2025/8; oy çokluğu, karşı oy yalnız ikinci alıcının iyiniyetine ilişkindir).

Ev başkanı olarak sorumluluk. Ev başkanı, ev halkından olan küçüğün verdiği zarardan, gözetim özenini gösterdiğini veya bu özeni gösterseydi dahi zararın doğmasını engelleyemeyeceğini ispat etmedikçe sorumludur (TMK 369). 3. Hukuk Dairesi, evlilik sürerken velayetin birlikte kullanılması ve TMK 342/1 karşısında ana ve babanın her ikisinin de ev başkanı olarak sorumlu olduğunu, ev başkanının kural olarak baba olduğu görüşüyle anne hakkındaki davanın husumetten reddinin hatalı olduğunu belirtmiştir (Yargıtay 3. HD, 09.04.2025, E. 2024/2599, K. 2025/2007).

⚠️Dikkat
Boşandıysanız ve velayet sizde değilse çocuk adına sözleşme imzalayamaz, dava açamazsınız; pasaport başvurusunda da muvafakatiniz aranmaz. Ortak velayet varsa önemli işlemleri diğer ebeveynle birlikte yapmanız gerekir.

Çocuk Kendi Başına İşlem Yapabilir mi? Fiil Ehliyeti ve Aileyi Temsil (TMK 343-344)

Vesayet altındaki kişi gibi (343/1). Velayet altındaki çocuğun fiil ehliyeti vesayet altındaki kişinin ehliyeti gibidir. Ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri, kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere hukuki sonuç doğurmaz (TMK 15). Ayırt etme gücüne sahip küçük ise yasal temsilcisinin rızası olmadıkça kendi işlemleriyle borç altına giremez; karşılıksız kazanmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada bu rıza gerekmez ve haksız fiillerinden sorumludur (TMK 16).

Rıza, onama ve iade. Ayırt etme gücüne sahip çocuk ana ve babasının açık veya örtülü izni ya da sonraki onamasıyla yükümlülük altına girebilir veya bir haktan vazgeçebilir; işlem diğer tarafın belirlediği ya da hâkimin belirleyeceği uygun süre içinde onanmazsa diğer taraf bununla bağlı olmaktan kurtulur (TMK 451). Onanmayan işlemde taraflar verdiklerini geri isteyebilir; çocuk yalnız kendi menfaatine harcanan veya geri isteme anında malvarlığında bulunan zenginleşme tutarıyla ya da iyiniyetli olmaksızın elden çıkardığı miktarla sorumludur. Çocuk fiil ehliyetine sahip olduğu konusunda karşı tarafı yanıltmışsa, onun bu yüzden uğradığı zarardan sorumlu olur (TMK 452).

Çocuğun kendi kazancı. Ana ve babanın bir meslek veya sanatla uğraşması için çocuğa kendi malından verdiği kısmın ve çocuğun kişisel kazancının yönetimi ve bunlardan yararlanma hakkı çocuğa aittir; çocuk ana ve babasıyla yaşıyorsa onlar bakımı için uygun bir katkı isteyebilir (TMK 359).

Kendi malvarlığıyla sorumluluk (343/2). Çocuk borçlarından, ana ve babanın çocuk malları üzerindeki yönetme ve kullanma haklarına (TMK 352, 354) bakılmaksızın kendi malvarlığıyla sorumludur.

Ek kredi kartı örneği. Asıl kart sahibine bağlı olarak 16 yaşındaki çocuğa verilen ek kart nedeniyle çocuk hakkında başlatılan takipte ilk derece mahkemesi, çocuğun sözleşmede imzası bulunmadığını, harcamalardan asıl kart sahibinin sorumlu olduğunu ve TMK 345 gereği kayyım katılımı ile hâkim onayı aranacağını belirterek çocuğun borçlu olmadığına karar vermiş; 19. Hukuk Dairesi kararı yalnız kötüniyet tazminatı yönünden düzelterek onamıştır (Yargıtay 19. HD, 05.02.2018, E. 2016/14229, K. 2018/404).

Aileyi temsil (344). Ayırt etme gücüne sahip çocuk ana ve babasının rızasıyla aile adına hukuki işlemler yapabilir; bu işlemlerden dolayı çocuk değil ana ve baba borç altına girer. Ana ve babanın gönderdiği çocuğun evin günlük ihtiyaçları için yaptığı alışveriş bu hükmün tipik örneğidir.

Menfaat Çatışmasında Kayyım ve Hâkim Onayı (TMK 345)

Kural. Çocuk ile ana veya baba arasında ya da ana ve babanın menfaatine olarak çocuk ile üçüncü kişi arasında yapılacak bir hukuki işlemle çocuğun borç altına girebilmesi, bir kayyımın katılmasına ve hâkimin onayına bağlıdır (TMK 345). Genel hüküm TMK 426/2'dir: bir işte yasal temsilcinin menfaati küçüğün menfaatiyle çatışıyorsa vesayet makamı, yani sulh hukuk mahkemesi (TMK 397), temsil kayyımı atar.

Babanın borcuna çocuğun imzası. 19. Hukuk Dairesi, 18 yaşından küçükken babasının keşideci olduğu bonoya aval veren çocuğun, kayyım katılımı ve hâkim onayı bulunmadığından bu senetten sorumlu tutulamayacağını ve babasının senedi birlikte imzalamasının icazet sayılamayacağını kabul etmiştir (Yargıtay 19. HD, 14.01.2019, E. 2017/1912, K. 2019/89).

Miras paylaşımında menfaat çatışması. 2. Hukuk Dairesi, velayet altındaki kısıtlı ergin çocuğa mirasla kalan taşınmazların rızai taksimi için izin isteyen velinin kendisi de mirasçı olduğundan menfaat çatışması bulunduğunu, çocuğa kayyım atanıp işleme kayyımın katılması ve ancak bundan sonra onay konusunun değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 27.05.2015, E. 2015/8244, K. 2015/10892).

Davalarda çocuğa kayyım. Menfaat çatışması yargılamada da ortaya çıkar. Hukuk Genel Kurulu, velayetin değiştirilmesi davasında küçük ile davacı anne ve davalı baba arasında menfaat çatışması bulunduğunu, çocuğu davada temsil etmek üzere kayyım atanması için vesayet makamına ihbarda bulunulması gerektiğini kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 30.05.2018, E. 2017/2486, K. 2018/1148). 2. Hukuk Dairesi de babaannenin açtığı velayetin kaldırılması davasında, çocuğu temsil edecek kayyım atanmadan verilen kararı aynı gerekçeyle bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 14.03.2019, E. 2019/452, K. 2019/2833). Ceza davalarında yasal temsilcinin sanık olması veya sanıkla akrabalık ilişkisi bulunması da menfaat çatışması sayılır (Yargıtay CGK, 13.10.2020, E. 2018/80, K. 2020/416).

⚠️Dikkat
Kendi borcunuz için çocuğunuza senet imzalatmak, onun malı üzerinde sizin yararınıza işlem yapmak veya çocuğun malını kendinize devretmek, kayyımın katılması ve hâkimin onayı olmadan çocuğu borç altına sokmaz. Bu tür işlemlerden önce sulh hukuk mahkemesinden çocuğa kayyım atanmasını isteyin.

Velayetin Kapsamına İlişkin Uyuşmazlıklarda Hangi Mahkemeye Başvurulur?

Evlilik sürerken anlaşmazlık. Çocuğun okulu, adı, sağlığı veya dinî eğitimi gibi konularda anlaşamayan eşler, TMK 195'e göre aile mahkemesinden hâkimin müdahalesini ister (Yargıtay 2. HD, 04.12.2017, E. 2016/26017, K. 2017/14036).

Çocuğun adının değiştirilmesi. Boşanmadan sonra haklı sebebe dayanan ad değiştirme davası asliye hukuk mahkemesinde, diğer ebeveynin katılımıyla görülür; bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir (Yargıtay 8. HD, 02.10.2019, E. 2019/3322, K. 2019/8433; Yargıtay 2. HD, 20.02.2025, E. 2025/198, K. 2025/1750).

Kayyım atanması. Menfaat çatışmasında temsil kayyımını vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesi atar (TMK 397, 426/2).

Velayet görevinin kötüye kullanılması ve çocuk malları. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, velayet altındayken payı annesi tarafından velayeten satılan çocuğun erginlikten sonra açtığı tapu iptali davasının velayet görevinin kötüye kullanılması iddiasına dayandığını, bu isteğin TMK 352-363'ten kaynaklandığını ve aile mahkemesinde görüleceğini kabul etmiştir (Yargıtay 1. HD, 11.03.2020, E. 2016/17638, K. 2020/1730). Ergin çocuğun ana veya babasına karşı TMK 363'e dayanan sorumluluk davası da aile mahkemesinde görülür (Yargıtay 2. HD, 19.04.2016, E. 2016/1083, K. 2016/7967).

Çocuğun korunması. Çocuğun menfaati ve gelişmesi tehlikeye düştüğünde hâkimin alacağı önlemler ve velayetin kaldırılması TMK 346-351'de düzenlenmiştir; uygulama için velayetin kaldırılması davası yazımıza bakabilirsiniz.

TMK 339 Yargıtay kararları

Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 20 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve konularına göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları bulundukları grubun başında yer alır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.

Karar seçimi hakkında

Sayfaya 20 Yargıtay kararı kart olarak alınmıştır: çocuğun görüşü (Hukuk Genel Kurulu 2022), ana ve babanın yetkisinin sınırı ve evi terk yasağı (Ceza Genel Kurulu 2025, 8. Ceza Dairesi 2022), çocuğun adı (2. Hukuk Dairesinin 2017 ve 2025 tarihli kararları, Hukuk Genel Kurulu 2010, 8. Hukuk Dairesinin 2019 tarihli iki kararı), çocuğun temsili (Ceza Genel Kurulu 2020, Hukuk Genel Kurulunun 2023 ve 2025 tarihli kararları, 2. Hukuk Dairesinin 2011 ve 2013 tarihli kararları, 3. Hukuk Dairesinin 2024 ve 2025 tarihli kararları), kayyım ve hâkim onayı (19. Hukuk Dairesinin 2018 ve 2019 tarihli kararları, 2. Hukuk Dairesi 2015, Hukuk Genel Kurulu 2018) ile görev (1. Hukuk Dairesi 2020). Kararların tamamı tam metinden okunmuştur. Kartların 16'sı OY BİRLİĞİYLE; Hukuk Genel Kurulunun 08.12.2010, 22.02.2023 ve 05.02.2025 tarihli kararları ile Ceza Genel Kurulunun 13.10.2020 tarihli kararı OY ÇOKLUĞUYLA verilmiştir; karşı oy görüşleri aktarılmamış, yalnız konusu belirtilmiştir. ATIF NOTLARI: 3. Hukuk Dairesinin 10.12.2024 ve 19. Hukuk Dairesinin 05.02.2018 tarihli kararları onama kararlarıdır; TMK 342/2 ve 345'e dayanan gerekçeler ilk derece mahkemelerine aittir. Ceza Genel Kurulunun 21.05.2025 tarihli kararında eylem kötü muamele sayılmış, ancak dava zamanaşımı nedeniyle kamu davası düşürülmüştür. TMK 341 (dinî eğitim) için karar kartı seçilmemiş, madde kanun ve Anayasa metniyle açıklanmıştır.

Karar yetkisi ve çocuğun görüşü

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Ayırt etme gücüne sahip çocuğun görüşü kural olarak alınmalıdır; uzman pedagog aracılığıyla alınan görüş yeterlidir, çocuğun ayrıca hâkim huzurunda dinlenmesi zorunlu değildir

Olay: Boşanma davasında velayet anneye verilmişti. Özel Daire, idrak çağındaki çocuğun hâkim tarafından bizzat dinlenmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuş; mahkeme, çocuğun duruşmada dinlenmesinin psikolojisini olumsuz etkileyebileceğini düşünerek görüşünü mahkeme uzmanına aldırdığını ve çocuğun uzmana annesiyle kalmak istediğini açıkça söylediğini belirterek direnmiştir.

Karar: Hukuk Genel Kurulu, çocuğun görüşüne başvurulması ilkesini TMK 339/3, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme m. 12 ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi m. 3 ve 6'ya dayandırmıştır. Sözleşmelerin çocuğun doğrudan veya bir temsilci ya da uygun bir makam yoluyla dinlenmesine izin verdiğini, önemli olanın çocuğun güvende hissettiği bir ortamda görüşünü ifade edebilmesi olduğunu belirterek, uzman pedagogların aldığı görüşün yeterli olduğuna ve direnme kararının değişik gerekçeyle yerinde bulunduğuna oy birliğiyle karar vermiştir.

“Hâl böyle olunca çocuğun konu olduğu bütün uyuşmazlıklarda, ayırtım gücüne sahip çocuğun kural olarak görüşünün alınması gereklidir. Bu prensip, çocuğun üstün yararının gözetilmesi için konulmuş bir hüküm olup, çocuğun yararı olduğu takdirde ve çocuğun menfaati bundan zarar görmediği sürece uygulanmalıdır.”

Ne anlama geliyor?

Çocuğun sesi duyulmalıdır, ama aynı soruları tekrar tekrar cevaplamaya zorlanmamalıdır.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Direnme değişik gerekçeyle yerinde bulunmuş, velayetin esası ve nafaka yönünden inceleme için dosya Özel Daireye gönderilmiştir. Çocuğun adı aktarılmamıştır.

Evi terk yasağı ve yetkinin sınırı

Yargıtay Ceza Genel Kurulu

TMK 339 ana ve babaya çocuğun evi terk etmesini önleme yetkisi verir; ancak kaçmayı başka tedbirlerle önlemek mümkünken çocuğu yatağa bağlamak hukuka uygun değildir ve kötü muamele suçunu oluşturur

Olay: Kısa süre önce evden kaçan ve kolluk tarafından ailesine teslim edilen 15 yaşındaki çocuk, evde çıkan tartışmada darp edilmiş, ardından tekrar kaçmaması için ebeveynlerden biri tarafından diğerinin istemiyle yatağa bağlanmıştır. Yerel mahkeme, TMK 339/4'e dayanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verdiği beraat kararında direnmiştir.

Karar: Ceza Genel Kurulu, TMK 339'un çocuğa ana ve babasının sözünü dinleme ve rızaları dışında evi terk etmeme yükümlülüğü yüklediğini, evden kaçmayı önleme amacıyla yapılan müdahalede velayet hakkının kullanılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından hukuka uygunluk sebebi olabileceğini kabul etmiştir. Ancak kaçmanın başka tedbirlerle önlenmesi mümkünken çocuğu merhamet ve şefkatle bağdaşmayacak biçimde yatağa bağlamanın hukuka uygun sayılamayacağını ve TCK 232/1'deki kötü muamele suçunu oluşturduğunu belirtmiş; dava zamanaşımı dolduğundan beraat hükümlerini bozarak kamu davasının düşmesine oy birliğiyle karar vermiştir.

Karardan alıntı (aç)

“mağdurun evden kaçmasının başka tedbirler alınarak engellenmesi mümkün iken merhamet, acıma ve şefkat duyguları ile bağdaşmayacak biçimde yatağa bağlamasının hukuka uygun bir eylem olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenle de sanıkların aynı konutta birlikte yaşadıkları mağdurun evden kaçmaması amacıyla gerçekleştirdikleri yatağa bağlama eyleminin TCK'nın 232/1. maddesinde düzenlenen kötü muamele suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir.”

Ne anlama geliyor?

Velayet, çocuğun evden kaçmasını önleme yetkisi verir; bağlama gibi yöntemlere izin vermez.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Eylem kötü muamele sayılmış, ancak dava zamanaşımı dolduğundan kamu davası düşürülmüştür. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi

Gece evden çıkmak isteyen çocuklara izin vermemek TMK 339 karşısında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmaz; eşi aile konutundan çıkarıp kapıyı kilitlemek ise bu suçtur

Olay: Eşiyle tartışan sanık, eşini aile konutundan çıkarıp kapıyı kilitlemiş; dışarıdaki annelerinin yanına gitmek isteyen 13 ve 12 yaşındaki çocuklarının gece evden çıkmasına izin vermemiştir. Yerel mahkeme üç mağdur yönünden zincirleme kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyet kurmuştur.

Karar: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, TMK 339'daki çocuğun ana ve babasının sözünü dinleme ve rızaları dışında evi terk etmeme hükümlerini gözeterek, velayetten kaynaklanan yetkisini kullanan babanın gece evden çıkmak isteyen çocuklara izin vermemesinde suçun yasal unsurlarının oluşmadığını kabul etmiştir. Sanığın yalnız eşine yönelik suçtan cezalandırılması gerekirken zincirleme suç hükümleriyle fazla ceza verildiği gerekçesiyle hükmü oy birliğiyle bozmuştur.

Karardan alıntı (aç)

“4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun velayetin kapsamı başlığı altındaki 339. maddesinde “çocuk, ana ve babasının sözünü dinlemekle yükümlüdür” yine “çocuk, ana ve babasının rızası dışında evi terkedemez” şeklindeki hükümler gözetildiğinde sanığın velayet haklarından kaynaklanan yetkisini kullanarak akşam saatinde evden çıkmak isteyen çocukları mağdurlar ... ve ...’in gece vakti evden dışarı çıkmalarına izin vermeme eyleminde, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı”

Ne anlama geliyor?

Çocuğun gece dışarı çıkmasını engellemek velayetin olağan kullanımıdır; eşi evden çıkarmak değildir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Bozmadan sonra eşe yönelik suçtan kurulan mahkûmiyet, 8. Ceza Dairesinin 07.01.2025 tarihli, E. 2023/1202, K. 2025/67 sayılı kararıyla onanmıştır. Kişi bilgileri aktarılmamıştır.

Çocuğun adı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Çocuğun adını ana ve baba birlikte koyar; evlilik sürerken ad konusunda anlaşmazlık varsa eşler TMK 195'e göre hâkimin müdahalesini isteyebilir

Olay: Evli eşlerden anne, babaya haber vermeden çocuğa ad koyarak doğumu nüfusa bildirmiştir. Baba, adın ana ve babanın uzlaşmasıyla belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek TMK 195'e göre hâkimin müdahalesini istemiş; mahkeme, Nüfus Hizmetleri Kanununa göre doğum bildiriminin anne tarafından yapılabileceği ve annenin tek başına ad koymasında engel bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, çocuğun adını ana ve babanın koyacağını (TMK 339/5), Nüfus Hizmetleri Kanununun ad koymayı değil doğumun bildirilmesini düzenlediğini belirtmiştir. Ana ve babanın velayetin kapsamındaki çocuğun adı konusunda anlaşmazlığa düşmesi hâlinde ayrı ayrı veya birlikte hâkimin müdahalesini isteyebileceğini, delillerin toplanarak TMK 195'teki usul çerçevesinde karar verilmesi gerektiğini belirterek kararı oy birliğiyle bozmuştur.

“Ancak, ana ve babanın, velayet hakkının kapsamı içerisinde yer alan çocuğun adı konusunda anlaşmazlığa düşmeleri halinde, ana ve baba ayrı ayrı veya birlikte hakimin müdahalesini isteyebilirler.”

Ne anlama geliyor?

Doğumu bildiren ebeveyn adı tek başına belirleyemez; anlaşmazlık hâkime götürülebilir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Çocuğa konulan ad aktarılmamıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Boşanmadan sonra velayet sahibi ebeveynin açtığı ad değiştirme davasına diğer ebeveynin taraf olarak katılımı sağlanmalıdır; bu bir dava şartıdır

Olay: Boşanmada velayeti kendisine verilen anne, kızının başka bir adla tanındığını belirterek nüfustaki adının değiştirilmesini istemiştir. Davayı yalnız anne açmış, baba davaya katılmamıştır.

Karar: Hukuk Genel Kurulu, TMK 339/5 gereği çocuğun adını ana ve babanın birlikte belirlediğini, boşanma ve velayetin anneye verilmesinin babanın çocuğun babası olduğu gerçeğini değiştirmediğini ve velayetin ileride babaya verilmesinin de ihtimal dahilinde olduğunu belirtmiştir. Adın değiştirilmesinin de birlikte istenmesi gerektiğini, birlikte başvurulmaz veya anlaşılamazsa diğer ebeveynin davaya taraf olarak katılımının sağlanması gerektiğini kabul ederek direnme kararını değişik gerekçeyle bozmuştur.

“Yukarıda da belirtildiği üzere çocuğun adını anne ve baba birlikte belirlediklerinden değiştirilmesi talebini de yasal şartların oluşması halinde mahkemeden birlikte istemeleri gerekir.”

Ne anlama geliyor?

Velayet sizde olsa bile çocuğun adını değiştirmek için diğer ebeveyn davaya katılmalıdır.

Not: Karar OY ÇOKLUĞUYLA verilmiştir. Kurulda çocuğun dinlenmesine ilişkin görüşler de ileri sürülmüş, ancak bozma nedenine göre ayrıca bozma nedeni yapılmamıştır. Çocuğun adı aktarılmamıştır.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Çocuğun adının değiştirilmesinde haklı sebep ergin kişilere göre daha dar yorumlanır; boşanmaya büyükbabanın etkisi bulunduğu iddiası haklı sebep değildir

Olay: Boşanmada velayeti kendisine verilen anne, babanın çocuğun adını tek başına kendi babasının adı olarak koyduğunu, boşanmaya bu kişinin etkisinin bulunduğunu ve çocuğun kendi çevresinde başka bir adla tanındığını ileri sürerek adın değiştirilmesini istemiştir. Bozma üzerine davaya katılan baba değişikliğe muvafakat etmemiş, mahkeme davayı kabul etmiştir.

Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, adın değiştirilmesi davasının nüfus kaydının düzeltilmesi niteliğinde olduğunu belirtmiştir. Adın babaca tek başına konulduğu iddiasının boşanma davasında ileri sürülmemesi ve aradan geçen süre karşısında artık değerlendirilemeyeceğini; çocuk adına açılan davalarda haklı sebebin dar yorumlanması gerektiğini, boşanmaya büyükbabanın etkisinin haklı sebep oluşturmadığını ve tanık anlatımlarına bir taraf lehine üstünlük tanınamayacağını belirterek davanın reddi gerektiği gerekçesiyle kararı oy birliğiyle bozmuştur.

Karardan alıntı (aç)

“Ancak çocuk adına yasal temsilcisi tarafından açılan davalar ile ergin kişiler tarafından açılan haklı nedene dayalı adın değiştirilmeleri davalarında adı değiştirilecek olanın yaşı itibari ile iradesini belirtme durumunun söz konusu olmaması ve velayet hakkının değişmesi halinde bu defa çocuğun velayet hakkına sahip veli tarafından yeniden adın değiştirilmesinin istenebileceği, bu durumda çocuğun sosyal statüsü, zihinsel gelişiminin de olumsuz etkileneceği gibi kendine özgü durumlar sebebi ile haklı neden kavramı ergin kişilerin açtıkları adın değiştirilmesi davalarına göre daha dar yorumlanmalı ve çok istisnai durumlarda çocuğun adının değiştirilmesine karar verilmelidir.”

Ne anlama geliyor?

Ebeveynler arasındaki kırgınlık, çocuğun adını değiştirmek için yeterli değildir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Çocuğun ve büyükbabanın adları aktarılmamıştır.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Boşanmadan sonra çocuğun adı için TMK 195'e göre hâkim müdahalesi istenemez; haklı sebebe dayanan ad değiştirme davasına asliye hukuk mahkemesi bakar

Olay: Boşanmada velayeti kendisine verilen anne, babanın çocuğun adını tek başına nüfusa bildirdiğini, kendisinin çocuğa başka bir ad verdiğini ve çocuğun çevresinde bu adla tanındığını ileri sürerek adın değiştirilmesini istemiştir. Baba değişikliği istememiştir. Asliye hukuk mahkemesi davaya aile mahkemesinin bakacağı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.

Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, çocuğun önadının değiştirilmesi için yasal temsilcisi tarafından açılan davaların nüfus kaydının düzeltilmesi niteliğinde olduğunu ve 5490 sayılı Kanunun 36. maddesi gereği asliye hukuk mahkemesinde görüleceğini belirtmiştir. Boşanmayla aile birliği sona erdiğinden TMK 195 kapsamında aile mahkemesi hâkiminin müdahalesinin artık istenemeyeceğini, haklı sebep bulunup bulunmadığının esastan incelenmesi gerektiğini belirterek görevsizlik kararını oy birliğiyle bozmuştur.

Karardan alıntı (aç)

“Çocuğun anne-babasının boşanma ile aile birliği sona erdiği için artık TMK'nin 195.maddesi kapsamında aile mahkemesi hakiminin müdahalesinin istenemeyeceği, ileri sürülen sebeplerin çocuğun adının değiştirilmesi için haklı neden teşkil edip etmeyeceğinin asliye hukuk mahkemesinin görevi kapsamında kalmakla işin esasının incelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor?

Boşandıktan sonra ad uyuşmazlığı asliye hukuk mahkemesinde çözülür.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Aynı gün aynı Daire, benzer bir dosyada (E. 2019/4689) haklı sebebin dar yorumlanacağını da açıklamıştır. Kişi bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Çocuğun adının değiştirilmesine ilişkin davada bölge adliye mahkemesi kararı kesindir; soybağına ilişkin sonuç doğurmayan nüfus kaydı düzeltme kararları temyiz edilemez

Olay: Velayeti kendisinde olan ebeveynin çocuğun adının değiştirilmesi için açtığı davada bölge adliye mahkemesi, davanın aile mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle ilk kararı kaldırmıştır. Aile mahkemesi davayı kabul etmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve davalı taraf kararı temyiz etmiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, davanın nüfus kaydı düzeltme davası olduğunu ve asliye hukuk mahkemesinin görevli bulunduğunu, ancak kesinleşen görev kararının HMK 23/2 gereği sonraki mahkemeyi bağladığını belirtmiştir. Soybağına ilişkin sonuç doğuranlar dışında nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararlarının HMK 362/1-d gereği kesin olduğunu belirterek temyiz dilekçesinin reddine oy birliğiyle karar vermiştir.

“Bölge Adliye Mahkemelerinin, soybağına ilişkin sonuçlar doğuran davalar hariç olmak üzere, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin kararları 6100 sayılı Kanun'un 362/1-d maddesi uyarınca kesin olup temyiz edilemez.”

Ne anlama geliyor?

Ad değişikliği davasında istinaf son duraktır; delilleri ilk derece ve istinafta eksiksiz sunun.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Çocuğun adı aktarılmamıştır.

Çocuğun temsili

Yargıtay Ceza Genel Kurulu

Evlilik sürerken ana ve baba çocuğu birlikte temsil eder; bir ebeveynin işlemine diğerinin sonradan icazet vermesi veya örtülü muvafakati yeterlidir; menfaat çatışmasında kayyım atanır

Olay: İki yaşındaki çocuğun taksirle yaralandığı davada sanık, çocuğun babasının amcasıdır. Baba şikâyetinden vazgeçmiş ve davaya katılmak istemediğini bildirmiş; annenin beyanı alınmamış, ancak duruşma davetiyesi ona tebliğ edilmiştir. Mahkeme kamu davasının düşmesine karar vermiş, Özel Daire annenin muvafakatinin sorulmadığı gerekçesiyle hükmü bozmuştur.

Karar: Ceza Genel Kurulu, TMK 335, 336 ve 342 karşısında evlilik birliği içinde velayetin birlikte kullanılması kuralının çocuk adına açılacak tüm davalar için geçerli olduğunu; eşlerin birlikte hareket etmesinin asıl olduğunu, ancak eşlerden birinin işlemine diğerinin sonradan icazet vermesinin de yeterli olduğunu belirtmiştir. Davadan haberdar olduğu hâlde katılma iradesi göstermeyen ve kanun yoluna başvurmayan annenin, babanın şikâyetten vazgeçmesine örtülü olarak muvafakat ettiğini kabul ederek Özel Daire bozma kararını oy çokluğuyla kaldırmıştır. Kararda yasal temsilcinin iradesinin baro tarafından görevlendirilen vekilinkine üstün tutulacağı ve menfaat çatışmasında kayyım atanacağı da açıklanmıştır.

“Buna göre, asıl olan eşlerin birlikte dava açmaları ya da açılan davaya birlikte katılmaları ise de, eşlerden birisi tarafından açılacak davaya diğer eşin sonradan icazetini bildirip olumlu iradesini ortaya koyması da, velayetin birlikte kullanılması gerçekleşmiş olacağından yeterlidir.”

Ne anlama geliyor?

Evli ebeveynlerden biri çocuk adına hareket ettiğinde diğerinin sessiz kalması onay sayılabilir.

Not: Karar OY ÇOKLUĞUYLA verilmiştir; karşı oy annenin örtülü muvafakatinin kabulüne ilişkindir. Özel Daire kararı da oy çokluğuyla verilmişti. Kişi bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Ebeveynlerden her biri çocuğu tek başına okula kaydettirebilir; ancak özel okul sözleşmesini imzalamayan ebeveyn, ailenin sürekli ihtiyacı sayılmayan bu borçtan okula karşı sorumlu değildir

Olay: Evli ebeveynlerden babanın imzaladığı özel okul eğitim sözleşmesine dayanarak okul, ödenmeyen ücret için anne hakkında da icra takibi başlatmıştır. Anne sözleşmenin tarafı olmadığını ileri sürerek borçsuzluğunun tespitini istemiştir. Bölge adliye mahkemesi TMK 188 ve 327 gereği annenin de sorumlu olduğunu kabul etmiş, Özel Daire bu kararı bozmuş, bölge adliye mahkemesi direnmiştir.

Karar: Hukuk Genel Kurulu, eşlerden her birinin TMK 342 gereği çocuğun yasal temsilcisi olarak eğitim için gerekli işlemleri yürütebileceğini ve diğer eşin rızasının karine olarak kabul edildiğini belirtmiştir. Bununla birlikte TMK 327'nin eşler arasındaki iç ilişkiyi düzenlediğini, sözleşmenin tarafı olmayan eşin sorumluluğunun ancak TMK 188'deki evlilik birliğini temsil yetkisiyle doğabileceğini, somut olaydaki özel okul kaydının ailenin sürekli ihtiyacı sayılamayacağını kabul ederek direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur.

Karardan alıntı (aç)

“Eşlerden her biri 342 nci madde gereği çocuklarının yasal temsilcisi olarak hareket edip çocuğun eğitimi için gereken hukuki işlemleri yürütebilirler ve karineten bu duruma diğer eşin de rıza gösterdiği kabul edilir. Bu sebeple anne ve babadan her birinin tek başına müşterek çocuğun okula kayıt işlemini gerçekleştirebileceğinde şüphe bulunmamaktadır.”

Ne anlama geliyor?

Okul kaydı için tek ebeveynin imzası yeter; ama bu, imzası olmayan ebeveyni ücret borcuna bağlamaz.

Not: Karar OY ÇOKLUĞUYLA ve kesin olarak verilmiştir; karşı oy annenin kanun gereği müteselsilen sorumlu olduğu görüşündedir ve Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir. Okulun adı ve tutarlar aktarılmamıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Yoğun bakımdaki bebek için yalnız babanın imzaladığı bilgilendirme ve onam formu, TMK 342/2'deki iyiniyet karinesi karşısında yeterli sayılmıştır

Olay: Erken doğan bebeğin tedavisinde hekim hatası bulunduğu iddiasıyla aile tazminat davası açmış, annenin imzası bulunmayan onam formunun geçersiz olduğunu da ileri sürmüştür. Bozmadan sonra alınan bilirkişi heyeti raporu, müdahalelerin tıp kurallarına uygun olduğunu bildirmiştir.

Karar: İlk derece mahkemesi, onam formunda annenin imzası bulunmasa da ana ve babanın birlikte velayet hakkına sahip olması durumunda iyiniyetli üçüncü kişinin eşlerden her birinin diğerinin rızasıyla işlem yaptığını varsayabileceğini (TMK 342/2) belirterek davayı reddetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, hükme esas raporun bozmaya uygun olduğunu ve yenidoğan yoğun bakım bilgilendirme ve onam formunun baba tarafından imzalandığını tespit ederek kararı oy birliğiyle onamıştır.

“her ne kadar onam formunda davacı annenin imzası bulunmasa da, TMK'nın 342 üncü maddesi uyarınca ana babanın birlikte velayet hakkına sahip olması durumunda iyiniyetli üçüncü kişinin eşlerden her birinin diğerinin rızasıyla işlem yaptığını varsayabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.”

Ne anlama geliyor?

Tıbbi müdahalede ebeveynlerden birinin onayı, diğerinin rızasıyla verilmiş sayılabilir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiş bir onama kararıdır; TMK 342/2'ye dayanan gerekçe ilk derece mahkemesine aittir. Kişi ve kurum bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Boşanmada velayet kendisine verilen ebeveyn çocuk adına her türlü hukuki işlemi tek başına yapar; velayeti bulunmayan ebeveynin rızası aranmaz

Olay: Boşanma kararıyla çocuğun velayeti anneye verilmiştir. Aile mahkemesinde görülen davada ret kararı verilmiş, karar temyiz edilmiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, velayet hakkı kendisine verilen annenin her türlü hukuki işlemi velayeten tek başına yapmaya yetkili olduğunu, bu konularda velayet hakkı bulunmayan babanın rızasının alınmasına gerek bulunmadığını belirterek ret kararını sonucu itibarıyla doğru bulmuş ve oy birliğiyle onamıştır.

“özellikle boşanma hükmü ile müşterek çocuğun velayet hakkı kendisine verilen davacı annenin her türlü hukuki işlemi yapmaya tek başına (velayeten) yetkisinin bulunduğu bu konularda velayet hakkı bulunmayan babanın rızasının alınmasına gerek bulunmadığının”

Ne anlama geliyor?

Velayet sizdeyse çocuk adına işlemler için eski eşinizin onayına ihtiyacınız yoktur.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kısa gerekçeli bir onama kararıdır; davanın konusu karar metninde ayrıntılı olarak yer almamaktadır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Velayet sahibi, TMK 327 ve 356'daki durumlar dışında, hâkimden izin almadan çocuğun taşınır ve taşınmaz mallarını satabilir; izin davasında hukuki yarar yoktur

Olay: Velayet sahibi anne, çocuğa mirasla kalan aracı satmak için aile mahkemesinden izin istemiştir. Mahkeme isteği reddetmiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, TMK 342/3 ve 462 karşısında vesayet makamı iznine bağlı işlemlerin velayete uygulanmadığını, velinin çocuk mallarının bakım ve eğitim için harcanmasına ilişkin TMK 327 ve 356'daki durumlar dışında hâkim izni almaksızın çocuğun mallarını satabileceğini ve yönetebileceğini belirtmiştir. Davacının izin talebinde hukuki yararı bulunmadığından ret kararını sonucu itibarıyla yerinde bularak oy birliğiyle onamıştır.

“Türk Medeni Kanununun 342 ve 462/2. maddeleri gereğince 327. ve 356. madde hükümleri koşullarının oluşması dışında hakimden izin almaksızın taşınır olsun taşınmaz olsun çocuk mallarını satabilecek, 360. ve 361. maddelerdeki olumsuz koşullar gerçekleşmedikçe onun mallarını yönetecek ve bununla yükümlü olacaktır.”

Ne anlama geliyor?

Çocuğun malını satmak için mahkeme izni gerekmez; malı özenle yönetme yükümlülüğü ise sürer.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Çocuğun adı aktarılmamıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Velayet altındaki kısıtlı ergin çocuğu yasal temsilcisi temsil eder; kısıtlının kendi verdiği vekâletname, işlem tarihinde fiil ehliyeti bulunduğu rapor edilse bile geçersizdir

Olay: Kısıtlanarak annesinin velayetine bırakılan ergin çocuk, kendisi bir vekâletname vermiş; vekil bu vekâletnameye dayanarak çocuğun taşınmaz payını satmış, pay kısa süre sonra ikinci bir alıcıya devredilmiştir. Adli Tıp Kurumu raporu, vekâletname tarihinde fiil ehliyeti bulunduğunu belirtmiştir. Yerel mahkeme son alıcıyı iyiniyetli kabul ederek Özel Daire bozmasına direnmiştir.

Karar: Hukuk Genel Kurulu, TMK 335/2 ve 342/3 karşısında kısıtlıyı temsil yetkisinin annesinde bulunduğunu, bizzat kısıtlı tarafından verilen vekâletnamenin geçersiz olduğunu ve ilk devrin TMK 1024/2 uyarınca yolsuz tescil niteliğinde bulunduğunu belirtmiştir. Payın ilk devirden kısa süre sonra, keşifle saptanan rayiç değerle fahiş farklı bir bedelle alındığını ve alıcının durumu sorgulaması gerektiğini gözeterek son alıcının iyiniyetli sayılamayacağına, direnme kararının bozulmasına oy çokluğuyla karar vermiştir.

Karardan alıntı (aç)

“4721 sayılı Kanun’un 335/2. fıkrasındaki "Hâkim vasi atanmasına gerek görmedikçe, kısıtlanan ergin çocuklar da ana ve babanın velâyeti altında kalırlar" ve 342/3. fıkrasındaki "Vesayet makamlarının iznine bağlı hususlar dışında kısıtlıların temsiline ilişkin hükümler velâyetteki temsilde de uygulanır" düzenlemeleri karşısında davacı-kısıtlı ...’nu temsil yetkisi annesi ...’nda bulunmasına rağmen bizzat davacı tarafından vekâletname verildiği ve geçersiz vekâletname dayanak yapılmak suretiyle çekişmeli payın devredildiği gözetildiğinde ilk el konumundaki davalı ... adına yapılan tescilin TMK’nın 1024/2. fıkrası uyarınca yolsuz olduğu”

Ne anlama geliyor?

Velayet altındaki kısıtlı çocuğun kendi imzasıyla yaptığı işlem, rapora göre o anda ehliyetli olsa bile geçersizdir.

Not: Karar OY ÇOKLUĞUYLA verilmiştir; karşı oy yalnız son alıcının iyiniyetine ilişkindir, kısıtlının vekâletnamesinin geçersizliği Kurulda uyuşmazlık konusu değildir. Karar, 1. Hukuk Dairesinin 26.06.2019 (E. 2016/11223, K. 2019/4137) ve 19.10.2022 (E. 2022/3677, K. 2022/6840, oy çokluğu) tarihli bozmalarının devamıdır. Kişi, yer ve tutar bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Evlilik sürerken ana ve baba, küçüğün başkalarına verdiği zarardan birlikte ev başkanı olarak sorumludur; ev başkanının yalnız baba olduğu kabul edilemez

Olay: Bir öğrencinin okulda başka bir öğrencinin eylemi sonucu öldüğü iddiasıyla ailesi, eylemi gerçekleştiren küçük ile ana ve babası aleyhine tazminat davası açmıştır. Mahkeme, ev başkanının kural olarak baba olduğunu kabul ederek anne hakkındaki davayı pasif husumet yokluğundan reddetmiştir.

Karar: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, ana ve babanın evlilik sürerken velayeti birlikte kullandığını (TMK 336/1) ve velayet çerçevesinde üçüncü kişilere karşı çocuğun yasal temsilcisi olduklarını (TMK 342/1) belirterek, küçüğün başkalarına verdiği zarardan her ikisinin de TMK 369 gereği ev başkanı olarak sorumlu olduğunu kabul etmiştir. Anne hakkındaki davanın husumetten reddini yerleşik içtihada aykırı bularak, diğer bozma nedenleriyle birlikte kararı oy birliğiyle bozmuştur.

“Aynı Kanun'un 342/1 maddesi gereğince, ana ve baba velayetleri çerçevesinde üçüncü kişilere karşı çocuklarının yasal temsilcisi olduklarından, küçüğün başkalarına verdiği zarardan dolayı yine aynı Kanunun 369. maddesi gereğince ev başkanı olarak sorumludurlar”

Ne anlama geliyor?

Çocuğun verdiği zarardan anne de baba kadar sorumludur.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Bozma, eylemi gerçekleştiren kişinin kişisel sorumluluğu ve üvey annenin manevi tazminat talebi yönlerinden de yapılmıştır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Kayyım ve hâkim onayı

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi

18 yaşından küçükken babasının borçlu olduğu bonoya aval veren çocuk, kayyım katılımı ve hâkim onayı olmadığından senetten sorumlu tutulamaz; babanın birlikte imzası icazet sayılmaz

Olay: Çocuk, 18 yaşını doldurmadan önce babasının keşideci olduğu bonoya aval vermiş; alacaklı çocuk hakkında da icra takibi başlatmıştır. Çocuk borçlu olmadığının tespitini istemiş, alacaklı ise yasal temsilcinin işleme baştan onay verdiğini savunmuştur. Mahkeme davayı reddetmiştir.

Karar: Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, evlilik sürerken ana ve babanın velayeti birlikte kullandığını ve TMK 345 gereği çocuk ile ana-baba arasında ya da onların menfaatine yapılan işlemle çocuğun borç altına girmesinin kayyım katılımına ve hâkim onayına bağlı olduğunu belirtmiştir. Senedin düzenlendiği tarihte 18 yaşından küçük olan çocuğun bu bonodan sorumlu tutulamayacağını, babasıyla birlikte imzalamasının icazet olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek kararı oy birliğiyle bozmuştur.

“Dolayısıyla davacının senede aval veren sıfatıyla, imza attığı tarihte 18 yaşından küçük olması da nazara alındığında yukarıda açıklanan hüküm gereğince, dava konusu bonodan dolayı davacının sorumlu tutulması söz konusu olamaz, davacının babasıyla birlikte senedi imzalaması ise icazet olarak değerlendirilemez.”

Ne anlama geliyor?

Ebeveynin borcu için çocuğa senet imzalatmak, kayyım ve hâkim onayı olmadan çocuğu bağlamaz.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi bilgileri ve tutarlar aktarılmamıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Velinin de mirasçı olduğu taşınmazların rızai taksiminde veli ile velayet altındaki kısıtlı arasında menfaat çatışması vardır; işleme kısıtlı adına kayyım katılmalıdır

Olay: Kısıtlanarak annesinin velayeti altına konulan ergin çocuğa miras yoluyla kalan taşınmazların mirasçılar arasında rızai taksimi için veli izin ve yetki istemiştir. Velinin de bazı taşınmazlarda mirasçı olduğu anlaşılmıştır. Mahkeme, taksimin kısıtlının yararına olmadığı gerekçesiyle isteği reddetmiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kısıtlanıp velayet altına konulan ergin çocuk hakkında velayet hükümlerinin uygulanacağını, velinin de kendi miras hakkı bakımından sözleşmenin tarafı olacağını ve bu durumda TMK 345 ile 426/2'nin devreye gireceğini belirtmiştir. Kısıtlıya kayyım atanması için vesayet makamına başvurulması, işleme kısıtlı adına kayyımın katılması ve ancak bundan sonra onay konusunda karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı oy birliğiyle bozmuştur.

Karardan alıntı (aç)

“O halde, yapılacak hukuki işlem sebebiyle kısıtlı ile yasal temsilcisinin menfaati çatıştığına göre, bu işlemle ilgili olarak kısıtlıya kayyım atanması için yetkili vesayet makamından talepte bulunulmalı, kayyım atanması sağlanmalı ve hukuki işleme kısıtlı adına, kayyımın iştirak etmesi sağlanmalı, bundan sonra yapılan işlemin onayının gerekip gerekmediği yönünde karar verilmelidir.”

Ne anlama geliyor?

Veli ile çocuğun aynı mirasta pay sahibi olduğu paylaşımda çocuğu kayyım temsil etmelidir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi ve taşınmaz bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi

16 yaşındaki çocuğa tahsis edilen ek kredi kartının harcamalarından, sözleşmede imzası bulunmayan çocuk sorumlu tutulamaz

Olay: Asıl kart sahibine bağlı olarak çocuğa ek kart verilmiş, banka kart borcu için çocuk hakkında icra takibi başlatmıştır. Çocuk borçlu olmadığının tespitini istemiş, banka çocuğun fiil ehliyetine sahip olduğunu ve yasal temsilcisinin onayıyla yapılan işlemlerin geçerli olduğunu savunmuştur.

Karar: İlk derece mahkemesi, çocuğun takip tarihinde 16 yaşında olduğunu, asıl kart sözleşmesinde imzasının bulunmadığını, ek karttan yapılan harcamalardan asıl kart sahibinin sorumlu olduğunu ve TMK 345 gereği bu tür işlemlerde çocuğun borç altına girmesinin kayyım katılımı ile hâkim onayına bağlı olduğunu belirterek davayı kabul etmiştir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi bu değerlendirmede isabetsizlik görmemiş; yalnız kanunda yer almayan gerekçeyle hükmedilen kötüniyet tazminatını çıkararak kararı düzeltip oy birliğiyle onamıştır.

Karardan alıntı (aç)

“Mahkemece yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının takip tarihinde 16 yaşında olduğu, asıl kart sahibi ile akdedilen sözleşmede imzasının bulunmadığı, davacıya tahsis edilen ek kredi kartından yapılan harcamalarla ilgili sorumluluğun asıl kart sahibinde olduğu, TMK.m.345 uyarınca çocuk ile ana veya baba arasında ya da ana ve babanın menfaatine olarak çocuk ile 3.kişi arasında yapılacak hukuki işlemlerde çocuğun borç altına girebilmesinin bir kayyumun katılmasına ve hakimin onayına bağlı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü”

Ne anlama geliyor?

Asıl kart sahibinin borcu, sözleşmeyi imzalamayan küçüğe yüklenemez.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiş bir düzelterek onama kararıdır; TMK 345'e dayanan gerekçe ilk derece mahkemesine aittir. Kişi ve banka bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Velayetin değiştirilmesi davasında çocuk ile ana ve baba arasında menfaat çatışması vardır; çocuğu temsil etmek üzere kayyım atanması için vesayet makamına ihbar yapılmalıdır

Olay: Anlaşmalı boşanmada velayeti babaya bırakılan çocuğun velayetinin kendisine verilmesini anne istemiştir. Mahkeme davayı kabul etmiş, Özel Daire tanıkların dinlenmemesi ve annenin yaşam alanının incelenmemesi nedeniyle bozmuş, mahkeme direnmiştir.

Karar: Hukuk Genel Kurulu, işin esasına girmeden önce, çocukları ilgilendiren davalarda çocuk ile velayet sorumluluğuna sahip kişiler arasında çıkar çatışması bulunması hâlinde çocuğa temsilci atanması gerekip gerekmediğini değerlendirmiştir. Velayet davasında küçük ile davacı anne ve davalı baba arasında menfaat çatışması bulunduğunu, TMK 426/2 uyarınca kayyım atanması için yetkili vesayet makamına ihbarda bulunulması, kayyımın duruşmaya çağrılması ve delillerinin toplanması gerektiğini belirterek direnme kararını değişik gerekçeyle oy birliğiyle bozmuştur.

Karardan alıntı (aç)

“Bu durumda küçük ile davacı anne ve davalı baba arasında menfaat çatışmasının bulunduğu açıktır. Buna göre küçüğü davada temsil etmek üzere kayyım atanması için (TMK m. 426/2) yetkili vesayet makamına ihbarda bulunulması, atanacak kayyımın duruşmaya çağrılması ve göstermesi hâlinde delillerinin toplanması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi yerinde olacaktır.”

Ne anlama geliyor?

Ebeveynlerin velayet için çekiştiği davada çocuğun menfaatini ayrı bir kayyım savunabilir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Hukuk Genel Kurulu aynı gün, dedenin açtığı velayetin kaldırılması davasında da çocuğa kayyım atanması gerektiğine karar vermiştir (E. 2017/1587, K. 2018/1147; oy çokluğu). Kişi bilgileri aktarılmamıştır.

Görev ve usul

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

Velayet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasıyla, velayet altındayken payı veli tarafından satılan çocuğun açtığı dava çocuk mallarına ilişkindir ve aile mahkemesinde görülür

Olay: Babasından kalan taşınmazlardaki payı, kendisi 17 yaşındayken annesi tarafından velayeten davalıya satılan çocuk, ergin olduktan sonra işlemin kayyım katılımı ve hâkim onayı olmadan yapıldığını ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiştir. Asliye hukuk mahkemesi, velinin çocuk mallarını satarken hâkim iznine tabi olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

Karar: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden davanın velayet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayandığını, bu isteğin TMK'nın çocuk mallarına ilişkin 352-363. maddelerinden kaynaklandığını ve 4787 sayılı Kanunun 4. maddesi gereği aile mahkemesinde görüleceğini belirtmiştir. Görevin kamu düzenine ilişkin olduğunu ve re'sen gözetileceğini vurgulayarak esas hakkında verilen kararı oy birliğiyle bozmuştur.

“Velayet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasına dayalı isteğin 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 2. kitabının 2. kısmının 7. ayırım başlığını taşıyan “Çocuk Malları” ile ilgili bölümünde yer alan ( T.M.K. nun 352 ila 363. maddeleri ) düzenlemelerden kaynaklandığı açıktır.”

Ne anlama geliyor?

Velinin çocuğun malını kötüye kullandığı iddiası aile mahkemesinde ileri sürülür.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Daire esasa girmemiş; ilk derece mahkemesinin velinin hâkim iznine tabi olmadığına ilişkin gerekçesini incelememiştir. Kişi ve taşınmaz bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 339 ile ilgili maddeler

  • TMK m. 335 — Velayet kimdedir (TMK 335-338)
  • TMK m. 182 — Boşanmada velayet ve kişisel ilişki
  • TMK m. 195 — Evlilik birliğinin korunması ve hâkimin müdahalesi
  • TMK m. 188 — Eşlerin evlilik birliğini temsil yetkisi
  • TMK m. 13 — Ayırt etme gücü
  • TMK m. 16 — Ayırt etme gücüne sahip küçükler
  • TMK m. 11 — Erginlik
  • TMK m. 27 — Adın değiştirilmesi
  • TMK m. 321 — Çocuğun soyadı
  • TMK m. 323 — Çocukla kişisel ilişki
  • TMK m. 327 — Çocuğun bakım ve eğitim giderleri
  • TMK m. 346 — Çocuğun korunması ve velayetin kaldırılması (TMK 346-351)
  • TMK m. 352 — Çocuk malları ve velinin yönetim hakkı (TMK 352-363)

Uygulamada dikkat edilecekler

Pratik notlar

  1. 1.Evlilik sürerken çocuğun okulu, adı veya sağlığı konusunda anlaşamıyorsanız TMK 195'e göre aile mahkemesinden hâkimin müdahalesini isteyin.
  2. 2.Doğum bildirimini tek başınıza yapacaksanız çocuğun adını diğer ebeveynle birlikte belirleyin; tek başına konulan ad sonradan uyuşmazlık konusu olabilir.
  3. 3.Boşandıktan sonra çocuğun adını değiştirmek için davayı asliye hukuk mahkemesinde, diğer ebeveyni de taraf göstererek açın ve somut bir haklı sebep ortaya koyun.
  4. 4.Velayet davasında çocuğun tekrar tekrar dinlenmesini istemek yerine uzman pedagog görüşmesini ve raporunu isteyin.
  5. 5.Çocuğun evden kaçması gibi durumlarda fiziksel zorlama yerine okul rehberlik servisi, aile danışmanlığı ve 5395 sayılı Kanundaki danışmanlık gibi koruyucu tedbirlere başvurun; bağlama ve benzeri yöntemler suç oluşturur.
  6. 6.Boşandıysanız ve velayet sizdeyse çocuk adına işlemlerde eski eşinizin onayını beklemeyin; kesinleşmiş velayet kararını yanınızda bulundurun.
  7. 7.Ortak velayet varsa pasaport, dava açma ve önemli sözleşmelerde diğer ebeveynle birlikte hareket edin.
  8. 8.Özel okul, kurs gibi yüksek maliyetli sözleşmeleri diğer eşin açık onayı olmadan imzalarsanız ücretten tek başınıza sorumlu kalabileceğinizi hesaba katın.
  9. 9.Çocuğun malını satmak için mahkeme izni gerekmez; ancak satış bedelini çocuk adına koruyun ve belgeleyin, çünkü ana ve baba çocuk mallarının geri verilmesinde vekil gibi sorumludur (TMK 363).
  10. 10.Kendi borcunuz için çocuğunuza senet imzalatmayın, çocuğun malını kendinize devretmeyin; bu tür işlemler kayyım ve hâkim onayı olmadan çocuğu bağlamaz.
  11. 11.Velinin de mirasçı olduğu paylaşım ve ortaklık işlemlerinde önce sulh hukuk mahkemesinden çocuğa kayyım atanmasını isteyin.
  12. 12.Çocuğunuzun başkasına verdiği zarar için açılan davada her iki ebeveynin de ev başkanı olarak sorumlu tutulabileceğini ve gözetim özenini ispat yükünün size ait olduğunu bilin.

Konuyla ilgili yazılar

Sıkça Sorulan Sorular

Velayet, ana ve babaya çocuğun bakımı ve eğitimi konusunda onun menfaatini gözeterek gerekli kararları alma ve uygulama yetkisi verir (TMK 339). Çocuğun yaşadığı yer, okulu, sağlığı, adı, dinî eğitimi ve üçüncü kişilere karşı temsili bu kapsamdadır. Evlilik sürerken bu yetkiler birlikte kullanılır; boşanmada velayet kendisine verilen ebeveyn tek başına kullanır. Yetkinin sınırı çocuğun yararıdır.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.