4721 sayılı Türk Medeni Kanunu · Dördüncü Bölüm: Eşler Arasındaki Mal Rejimi — Birinci Ayırım: Genel Hükümler

TMK Madde 202: Yasal Mal Rejimi ve Mal Rejimi Sözleşmesi

İkinci Kitap: Aile Hukuku › Birinci Kısım: Evlilik Hukuku › Dördüncü Bölüm: Eşler Arasındaki Mal Rejimi — Birinci Ayırım: Genel Hükümler

Hazırlayan: Av. Murat Aydar4 yüksek mahkeme kararıYürürlükteki metinGüncelleme: 25.09.2026

Kısa cevap · TMK 202

Türk hukukunda serbest içerikli bir "evlilik sözleşmesi" yoktur. Kurumun adı mal rejimi sözleşmesidir ve seçilebilecek rejimler sınırlı sayıdadır. TMK 202'ye göre eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır; eşler sözleşmeyle ancak kanunda belirlenen diğer rejimlerden birini kabul edebilir. TMK 203 sözleşmenin evlenmeden önce veya sonra yapılabileceğini, ancak rejimin "ancak kanunda yazılı sınırlar içinde" seçilebileceğini, kaldırılabileceğini veya değiştirilebileceğini söyler. Yargıtayın en net kuralı şudur: mal rejimi sözleşmesi geçmişe etkili olamaz; sözleşme yapıldığı tarihten itibaren geçerlidir ve geçmişe etki öngören maddeler geçersizdir. Buna karşılık sözleşmenin tamamı değil yalnız o maddeleri düşer. Şekil bakımından TMK 205 noterde düzenleme veya onaylama arar; alternatif olarak eşler evlenme başvurusu sırasında yazılı bildirimde bulunabilir.

Bu sayfada neler var? (11 bölüm)
  1. TMK 202 madde metni
  2. Değişiklik geçmişi
  3. TMK 202: Yasal Rejim ve Sınırlı Sayıda Seçimlik Rejim
  4. TMK 203: Kanunun İzin Verdiği Sapmalar Nelerdir?
  5. En Kritik Kural: Sözleşme Geçmişe İşlemez
  6. TMK 204-205: Kim Yapabilir, Nasıl Yapılır?
  7. TMK 202 Yargıtay kararları
  8. TMK 202 ile ilgili maddeler
  9. Uygulamada dikkat edilecekler
  10. Konuyla ilgili yazılar
  11. Sıkça sorulan sorular

Temel kavramlar

Yasal mal rejimi
TMK 202/1: eşler arasında kendiliğinden uygulanan rejim; edinilmiş mallara katılma rejimidir.
Seçimlik rejimler
TMK 202/2: mal rejimi sözleşmesiyle kabul edilebilecek, kanunda sayılı rejimler; mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığı.
Mal rejimi sözleşmesi
TMK 203: eşlerin kanunda yazılı sınırlar içinde rejimi seçtikleri, kaldırdıkları veya değiştirdikleri sözleşme.
Kanunda yazılı sınırlar
TMK 203: sözleşme serbestisinin sınırı; kanunun açıkça izin verdiği sapmalar dışına çıkılamaması.
Geçmişe etki yasağı
Mal rejimi sözleşmesinin yapıldığı tarihten önceki dönem için hüküm doğurmaması.
Kısmî geçersizlik
Sözleşmenin geçmişe etki öngören maddelerinin düşmesi, ileriye yönelik rejim seçiminin ayakta kalması.
Sözleşme ehliyeti
TMK 204: sözleşmenin ancak ayırt etme gücüne sahip olanlarca yapılabilmesi; küçük ve kısıtlılarda yasal temsilci rızası.
Noter şekli
TMK 205/1: sözleşmenin noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılması zorunluluğu.
Evlenme başvurusunda bildirim
TMK 205/1: eşlerin evlenme başvurusu sırasında hangi rejimi seçtiklerini yazılı olarak bildirebilmesi.
İmza zorunluluğu
TMK 205/2: sözleşmenin taraflarca ve gerektiğinde yasal temsilcilerince imzalanmasının zorunlu olması.
Mal gruplarının değişmezliği
Edinilmiş mallara katılma rejiminde kural; TMK 221/1-2 istisnaları dışında eşlerin mal gruplarını değiştirememesi.
Kişisel alacak hakkı
Tasfiyeden doğan hakkın ayni değil kişisel nitelikte alacak hakkı olması; mülkiyet istenememesi.
Boşanmanın malî sonuçları
TMK 166/3 bağlamında tazminat, yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası; mal rejiminin tasfiyesini kapsamaz.

Bir bakışta TMK 202

KonuKuralDayanak
Yasal rejimEşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır; sözleşme yapılmazsa bu rejim kendiliğinden uygulanır.TMK m. 202/1
Seçim serbestisiEşler mal rejimi sözleşmesiyle ancak kanunda belirlenen diğer rejimlerden birini kabul edebilir; kanunda olmayan bir rejim icat edilemez.TMK m. 202/2
ZamanMal rejimi sözleşmesi evlenmeden önce veya sonra yapılabilir.TMK m. 203
İçerik sınırıTaraflar istedikleri mal rejimini ancak kanunda yazılı sınırlar içinde seçebilir, kaldırabilir veya değiştirebilirler.TMK m. 203
Geçmişe etkiEşler, 4722 sayılı Kanunun 10. maddesindeki istisnalar dışında geçmişe etkili olacak şekilde mal rejimi sözleşmesi düzenleyemezler.2. HD 19.09.2024; 2. HD 03.10.2024
Geçerlilik tarihiSözleşmenin geçmişe etkili olacağına ilişkin maddeleri geçerli olmayıp sözleşme yapıldığı tarihten itibaren geçerlidir.2. HD 19.09.2024
Kısmî geçersizlikSözleşmenin tamamı değil yalnız geçmişe etki öngören maddeleri düşer; sözleşme tarihinden itibaren rejim seçimine ilişkin düzenleme geçerli kalır.2. HD 03.10.2024
EhliyetMal rejimi sözleşmesi ancak ayırt etme gücüne sahip olanlar tarafından yapılabilir; küçükler ile kısıtlılar yasal temsilcilerinin rızasını almak zorundadır.TMK m. 204
ŞekilMal rejimi sözleşmesi noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır.TMK m. 205/1
Alternatif yolTaraflar evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak da bildirebilirler.TMK m. 205/1
İmzaSözleşmenin taraflarca ve gerektiğinde yasal temsilcilerince imzalanması zorunludur.TMK m. 205/2
Rejimin değiştirilmesiEşler her zaman yeni bir mal rejimi sözleşmesiyle önceki veya başka bir rejimi kabul edebilir.TMK m. 208
Mal gruplarının değişmezliğiEdinilmiş mallara katılma rejiminde kural mal gruplarının değişmezliğidir; TMK 221/1-2 istisnaları dışında eşler mal gruplarını değiştiremez, aksine sözleşmeler geçersizdir.HGK 10.09.2025
İspat karinesiBir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir.TMK m. 222/3; HGK 10.09.2025
Kişisel mallarTMK 220'de kişisel mallar sınırlı olarak sayılmıştır; rejimin başlangıcında eşe ait olan veya karşılıksız kazanma yoluyla elde edilen değerler kişisel maldır ve tasfiyeye girmez.HGK 22.10.2025; TMK m. 220/2
Tasfiye ve anlaşmalı boşanmaTMK 166/3'teki boşanmanın malî sonuçları kavramı mal rejiminin tasfiyesini kapsamaz; tasfiye boşanmanın fer'îsi değildir.HGK 10.09.2025
Sessiz protokolAnlaşmada ayrıca yer verilmemişse, tarafların sırf anlaşmalı olarak boşanmış olmaları aralarındaki mal rejimini de tasfiye ettikleri anlamında kabul edilemez.HGK 10.09.2025
Anlaşma yapılırsaEşler anlaşmalı boşanmada tasfiye konusunda da anlaşabilir; bu hâlde ayrı bir geçerlilik şartı aranmaz ve karar kesinleşirse tekrar tasfiye talep edilemez.HGK 10.09.2025
Açıklık zorunluluğuTasfiyeye ilişkin anlaşma metninde soyut, muğlâk, her anlama gelebilen ve farklı yorumlanmaya açık kelime ve cümleler kullanılmamalıdır.HGK 10.09.2025
Hakkın niteliğiMal rejiminin tasfiyesinden doğan hak ayni değil kişisel nitelikte alacak hakkıdır; mülkiyet aktarımı istenemez.2. HD 19.09.2024

TMK 202 madde metni

Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › Birinci Kısım: Evlilik Hukuku · Dördüncü Bölüm: Eşler Arasındaki Mal Rejimi — Birinci Ayırım: Genel Hükümler

Yasal mal rejimi — Madde 202

  1. (1)Yasal mal rejimi budur. Eşler hiçbir şey yapmazsa bu rejim kendiliğinden uygulanır; ayrıca sözleşme yapmaları veya bildirimde bulunmaları gerekmez.Eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır.
  2. (2)Seçim serbestisi sınırlı sayıdadır: mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığı. Kanunda yer almayan bir rejim icat edilemez.Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kanunda belirlenen diğer rejimlerden birini kabul edebilirler.

Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr. Fıkra numaraları okumayı kolaylaştırmak için eklenmiştir.

Değişiklik geçmişi

TarihKaynakDeğişiklik
01.01.20034722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 10Kanunun tanıdığı tek geriye etkili pencere bu maddeydi ve kapanmıştır. 4722 sayılı Kanunun 10. maddesinde, 4721 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce evlenmiş olan eşler arasında yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminin evlilik tarihinden itibaren geçerli olacağı iki istisna hâli düzenlenmiştir. Bu istisnalar Kanunun yürürlüğünden itibaren bir yıl içinde kullanılabilecek nitelikte olduğundan, imkân 01.01.2003 tarihinde sona ermiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, TMK 203'teki sınır nedeniyle eşlerin bu istisnalar dışında geçmişe etkili mal rejimi sözleşmesi düzenleyemeyeceklerine karar vermiştir.
22.11.20014721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002)TMK 202, 203, 204 ve 205 Kanunun ilk metninden bu yana hiç değiştirilmemiştir. Ancak bu maddeler Türk aile hukukunda köklü bir değişiklik getirmiştir: mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi döneminde yasal rejim mal ayrılığı iken, 4721 sayılı Kanunla yasal rejim edinilmiş mallara katılma olmuştur. Bu nedenle uygulamada 01.01.2002 tarihi bir eşiktir: bu tarihten önce evlenmiş eşler bakımından evlenme tarihi ile 01.01.2002 arasındaki dönemde kural olarak mal ayrılığı, bu tarihten sonrası için ise edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Bu ayrım Hukuk Genel Kurulunun yerleşik uygulamasıyla da doğrulanmıştır.

TMK 202: Yasal Rejim ve Sınırlı Sayıda Seçimlik Rejim

Mal rejimi hukukunun kapı maddesi budur.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 202 — Eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır.
Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kanunda belirlenen diğer rejimlerden birini kabul edebilirler.

Hukuk Genel Kurulu mal rejimini şöyle tanımlar: eşlerin tabi oldukları rejim süresince edindikleri mallar üzerindeki hakları, birbirlerine ve üçüncü kişilere karşı sorumlulukları ile rejim sona erdiğinde bu malların paylaştırılması yönündeki kurallar bütünü. Kanun rejimleri yasal ve seçimlik olmak üzere iki gruba ayırmıştır (Yargıtay HGK, 10.09.2025, E. 2024/7, K. 2025/498, oy çokluğuyla ve kesin olarak).

RejimNiteliğiNasıl uygulanır?
Edinilmiş mallara katılmaYasalKendiliğinden
Mal ayrılığıSeçimlikSözleşme veya bildirim
Paylaşmalı mal ayrılığıSeçimlikSözleşme veya bildirim
Mal ortaklığıSeçimlikSözleşme veya bildirim
⚠️Dikkat
Halk arasında kullanılan "evlilik sözleşmesi" ifadesi yanıltıcıdır. Türk hukukunda istediğiniz her şeyi yazabileceğiniz serbest içerikli bir sözleşme yoktur. Kurumun adı mal rejimi sözleşmesidir ve yalnız yukarıdaki üç seçimlik rejimden biri kabul edilebilir.

01.01.2002 bir eşiktir. Mülga Kanun döneminde yasal rejim mal ayrılığıydı. Bu nedenle bu tarihten önce evlenmiş eşlerde, evlenme tarihi ile 01.01.2002 arasındaki dönem için kural olarak mal ayrılığı, sonrası için edinilmiş mallara katılma uygulanır.

💡İpucu
Dava hazırlığında ilk yapılacak iş evlenme tarihini ve varsa sözleşme tarihini saptamaktır. Hangi malın hangi dönemde edinildiği, hangi rejime tabi olduğunu ve tasfiyeye girip girmeyeceğini belirler.

Rejimin tasfiyesinin nasıl yapıldığı, değer artış payı ve artık değere katılma alacağı için mal rejimi tasfiyesi ve alacak davası rehberimize bakabilirsiniz.

TMK 203: Kanunun İzin Verdiği Sapmalar Nelerdir?

Sözleşme yapılabilir; ama içeriği serbest değildir.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 203 — Mal rejimi sözleşmesi, evlenmeden önce veya sonra yapılabilir. Taraflar, istedikleri mal rejimini ancak kanunda yazılı sınırlar içinde seçebilir, kaldırabilir veya değiştirebilirler.

Cümlenin belirleyici ibaresi "ancak kanunda yazılı sınırlar içinde"dir. Peki kanun nerelerde sapmaya izin verir? Türk Medeni Kanunu'nda mal rejimi sözleşmesiyle ibaresinin geçtiği hükümler şunlardır:

Maddeİzin verilen sapma
TMK 221/1Bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan ve normalde edinilmiş mal olacak değerlerin kişisel mal sayılması
TMK 221/2Kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dahil edilmemesi
TMK 237Artık değere katılmada başka bir esas kabul edilmesi
TMK 240Sağ kalan eşin aile konutu ve ev eşyası haklarında farklı düzenleme
TMK 258Mal ortaklığının yalnız edinilmiş mallara indirilmesi
TMK 259Taşınmazların, bir eşin kazancının veya meslek ve sanat mallarının ortaklık dışında tutulması
TMK 260Mal ortaklığında kişisel malların sözleşmeyle belirlenmesi
TMK 276Mal ortaklığında paylaşma oranının değiştirilmesi
💡İpucu
Yaygın bir yanlış bilgi, artık değere katılma oranının değiştirilemeyeceğidir. TMK 237 bunun aksini söyler: sözleşmeyle başka bir esas kabul edilebilir. Sınır, eşlerin ortak olmayan çocuklarının ve onların altsoylarının saklı paylarıdır.

Buna karşılık mal gruplarının kendisi değiştirilemez. Hukuk Genel Kuruluna göre edinilmiş mallara katılma rejiminde kural, mal gruplarının değişmezliğidir; TMK 221'in birinci ve ikinci fıkralarındaki istisnalar dışında eşler mal gruplarını değiştiremez ve aksine ilişkin sözleşmeler geçersizdir. Ayrıca bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal olarak kabul edilir (TMK 222/3).

⚠️Dikkat
Sözleşmeye nafaka, velayet veya boşanma tazminatı yazılamaz. TMK 184'ün beşinci bendi uyarınca boşanmanın fer'î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz. Noterde kararlaştırılan bu tür kayıtlar bağlayıcı değildir.

Hâkim onayı koşulunun ayrıntısı için TMK 182-184 şerhi sayfasına bakabilirsiniz.

En Kritik Kural: Sözleşme Geçmişe İşlemez

Uygulamada en sık yapılan hata budur: sözleşmeye "evlendiğimiz tarihten itibaren geçerlidir" yazmak.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bunu kabul etmemektedir. Bir dosyada eşler, evlendikten yıllar sonra noterde düzenleme şeklinde bir mal ortaklığı sözleşmesi yapmış ve rejimin evlenme tarihinden geçerli olacağını kararlaştırmıştı. İlk derece mahkemesi, 4722 sayılı Kanunun 10. maddesindeki sınırın yalnız 2002 öncesi evliliklere ilişkin olduğunu ve sonrasında sözleşme serbestisi bulunduğunu belirterek sözleşmeyi geçerli saymıştı.

Daire bu yaklaşımı reddetti.

❝
4721 sayılı Kanun'un 203 üncü maddesi uyarınca eşlerin ancak kanunda yazılı sınırlar içerisinde mal rejimini düzenleyebileceklerinden geçmişe etkili olacak şekilde 4722 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesindeki istisnalar dışında mal rejimi sözleşmesi düzenleyemezler.

Sonuç olarak sözleşmenin geçmişe etkili olacağına ilişkin maddeleri geçerli olmayıp, sözleşme yapıldığı tarihten itibaren geçerlidir (Yargıtay 2. HD, 19.09.2024, E. 2023/626, K. 2024/6099, oy birliğiyle).

Peki sözleşmenin tamamı mı düşer? Hayır. Aynı Dairenin iki hafta sonraki kararı bu noktayı netleştirdi. O dosyada mahkeme, geçmişi de kapsayan bir mal rejimi değişikliği sözleşmesini tümüyle geçersiz saymıştı. Daire, geçmişe etkili maddelerin düştüğünü belirtmekle birlikte sözleşme tarihinden itibaren mal ayrılığı rejiminin uygulanmasına ilişkin düzenlemenin geçerli olduğunu saptayarak kararı bozdu (Yargıtay 2. HD, 03.10.2024, E. 2023/7024, K. 2024/6794, oy birliğiyle).

⚠️Dikkat
Ayrım şudur: geçmişe dönük kısım düşer, ileriye dönük rejim seçimi ayakta kalır. Bu nedenle sözleşmenizin tamamının geçersiz olduğu savunmasıyla karşılaşırsanız bu karara dayanabilirsiniz.

Tek geriye etkili pencere kapandı. 4722 sayılı Kanunun 10. maddesi, yalnız TMK'nın yürürlüğünden önce evlenmiş eşler için ve Kanunun yürürlüğünden itibaren bir yıl içinde kullanılabilecek iki istisna öngörmüştü. Bu imkân 01.01.2003 tarihinde sona ermiştir.

💡İpucu
Müvekkile net söylenmesi gereken: bugün yapılacak hiçbir mal rejimi sözleşmesi geçmişi kapsamaz. Sözleşmeyi bugün yaparsanız, bugüne kadar edinilen mallar eski rejime göre tasfiye edilir.

Aynı kararda teyit edilen bir başka önemli kural: mal rejiminin tasfiyesinden doğan hak ayni değil kişisel nitelikte alacak hakkıdır; bu nedenle doğrudan mülkiyet (ayın) istenemez, tapu iptali ve tescil talebi bu gerekçeyle reddedilir.

Sözleşmenin hazırlanmasında dikkat edilecek noktalar için evlilik sözleşmesi ve mal rejimi sözleşmesi yazımıza bakabilirsiniz.

TMK 204-205: Kim Yapabilir, Nasıl Yapılır?

Sözleşme ne kadar doğru yazılmış olsa da şekil kuralına uyulmazsa sonuç doğurmaz.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 204 — Mal rejimi sözleşmesi, ancak ayırt etme gücüne sahip olanlar tarafından yapılabilir.
Küçükler ile kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızasını almak zorundadırlar.

Madde 205 — Mal rejimi sözleşmesi, noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır. Ancak, taraflar evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak da bildirebilirler.
Mal rejimi sözleşmesinin taraflarca ve gerektiğinde yasal temsilcilerince imzalanması zorunludur.

Şekil bakımından iki yol vardır:

YolNe zaman?
Noterde düzenleme veya onaylamaEvlenmeden önce veya sonra, her zaman
Yazılı bildirimYalnız evlenme başvurusu sırasında
⚠️Dikkat
İkinci yol yalnız evlenme başvurusu anına özgüdür. Evlilik kurulduktan sonra rejim değiştirmek isteyen eşler için noter şekli zorunludur; adi yazılı bir metin veya taraflar arasında imzalanan bir protokol yeterli değildir.

Ehliyet ölçütü ayırt etme gücüdür. Küçükler ile kısıtlılar sözleşme yapabilir, ancak yasal temsilcilerinin rızasını almak zorundadır; TMK 205/2 uyarınca sözleşmenin gerektiğinde yasal temsilcilerce de imzalanması aranır.

💡İpucu
Rejim her zaman değiştirilebilir: TMK 208 uyarınca eşler her zaman yeni bir mal rejimi sözleşmesiyle önceki veya başka bir rejimi kabul edebilir. Yeni sözleşme de yapıldığı tarihten itibaren hüküm doğurur.
⚠️Dikkat
Mal rejimi sözleşmesi nüfus kaydına işlenmez ve geçerliliği tapu şerhine veya tescile bağlı değildir; geçerlilik yalnız TMK 205'teki şekle bağlıdır. Ancak bu, üçüncü kişilere karşı sonuç doğurma bakımından alacaklıların korunmasına ilişkin TMK 213 hükmünü ortadan kaldırmaz.

Anlaşmalı boşanma sözleşmeyi ikame etmez. Hukuk Genel Kuruluna göre TMK 166/3'te geçen boşanmanın malî sonuçları kavramı mal rejiminin tasfiyesini kapsamaz; bu kavramla anlaşılması gereken TMK 174'teki tazminatlar, TMK 175'teki yoksulluk nafakası ve TMK 182'deki iştirak nafakasıdır. Dolayısıyla mal rejiminin tasfiyesi boşanmanın fer'îsi niteliğinde değildir.

⚠️Dikkat
Bunun en pratik sonucu şudur: anlaşmada ayrıca yer verilmemişse, tarafların sırf anlaşmalı olarak boşanmış olmaları aralarındaki mal rejimini de tasfiye ettikleri anlamında kabul edilemez. Buna karşılık tasfiye konusunda da anlaşılmışsa ve karar kesinleşmişse tekrar tasfiye talep edilemez; bu, dürüst davranma kuralına aykırılık ve hakkın kötüye kullanılması sayılır.

Kurul ayrıca protokol dili konusunda açık bir uyarı yapmıştır: anlaşma metninde soyut, muğlâk, her anlama gelebilen, farklı şekilde yorumlanmaya açık, müphem kelime ve cümleler kullanılmamalıdır.

Anlaşmalı boşanmada mal paylaşımının nasıl yazılması gerektiği için anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı ve haklardan feragat rehberimize bakabilirsiniz.

TMK 202 Yargıtay kararları

Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 4 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve ilgili oldukları fıkraya göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları bulundukları grubun başında yer alır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.

Karar seçimi hakkında

TMK 202-205'i doğrudan yorumlayan bir içtihadı birleştirme kararına rastlanmamıştır; ancak 2. Hukuk Dairesinin 19.09.2024 tarihli kararının ilgili hukuk listesinde Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 07.10.1953 tarihli ve E. 1953/8, K. 1953/7 sayılı kararı yer almaktadır. Kartlar üç eksende seçilmiştir: sözleşmenin geçmişe etki yasağı ve kısmî geçersizlik (Dairenin 19.09.2024 ve 03.10.2024 tarihli kararları), anlaşmalı boşanmanın tasfiyeye etkisi (Hukuk Genel Kurulunun 10.09.2025 tarihli kararı) ve kişisel mal savunmasının ispatı ile mal gruplarının değişmezliği (Hukuk Genel Kurulunun 22.10.2025 tarihli kararı). Kararların tamamı tam metinden okunmuştur. OY DURUMU: iki Daire kararı oy birliğiyle, iki Hukuk Genel Kurulu kararı ise OY ÇOKLUĞUYLA verilmiştir ve her ikisinde de azınlık görüşü Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir. 19.09.2024 tarihli karar GEREKÇESİ DEĞİŞTİRİLEREK ONAMA olduğundan, o kararda geçen kamu düzeni ve yok hükmünde ifadelerinin bölge adliye mahkemesi gerekçesine ait olduğu kart notunda ayrıca belirtilmiştir.

TMK 202/1 ile ilgili Yargıtay kararları

TMK 202/1 · Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

TMK 166/3'teki boşanmanın malî sonuçları kavramı mal rejiminin tasfiyesini kapsamaz; tasfiye boşanmanın fer'îsi değildir ve anlaşmada ayrıca yer verilmemişse sırf anlaşmalı boşanmış olmak mal rejiminin de tasfiye edildiği anlamına gelmez

Olay: Eşler 2005 yılında TMK 166/3 uyarınca anlaşmalı olarak boşanmıştır. Duruşmada her ikisi de birbiriyle uyumlu biçimde "paylaşacak bir malımız ve eşya talebimiz yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur. Anlaşmalı boşanmaya dayanak protokolde ise yasal mal rejiminin tasfiyesine yönelik bir hükme yer verilmemiş, boşanma kararının hüküm fıkrasında da tasfiyeye ilişkin bir karar verilmemiştir. Boşanma kararı aynı yıl kesinleşmiştir. Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin dava, boşanma hükmünün kesinleşmesinden yaklaşık dokuz yıl sonra açılmıştır. Özel Daire bozmuş, bölge adliye mahkemesi direnmiştir.

Karar: Hukuk Genel Kurulu, TMK 202/1 uyarınca Türk hukukunda yasal mal rejiminin edinilmiş mallara katılma rejimi olarak benimsendiğini, rejimlerin yasal ve seçimlik olarak iki gruba ayrıldığını belirtmiştir. Edinilmiş mallara katılma rejiminde kuralın mal gruplarının değişmezliği olduğunu, TMK 221'in birinci ve ikinci fıkralarındaki istisnalar dışında eşlerin mal gruplarını değiştiremeyeceğini ve aksine sözleşmelerin geçersiz olduğunu; bir eşin bütün mallarının aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal sayıldığını (TMK 222/3) vurgulamıştır. Rejimin TMK 225 uyarınca sona erme hâllerini ve tasfiye davalarının değer artış payı ile artık değere katılma alacağı davaları olduğunu aktarmıştır. Ardından TMK 166/3'ü yorumlayarak, maddede geçen boşanmanın malî sonuçları kavramının mal rejiminin tasfiyesini kapsamadığını; bu kavramla TMK 174'teki tazminatların, TMK 175'teki yoksulluk nafakasının ve TMK 182'deki iştirak nafakasının anlaşılması gerektiğini saptamıştır. Mal rejiminin tasfiyesinin boşanmanın fer'îsi olmadığını, eşlerin tasfiyeyi anlaşmalı boşanmayla birlikte yapabilecekleri gibi zamanaşımı süresi içinde sonra da kullanabileceklerini; bu konuda anlaşma sağlanamamasının anlaşmalı boşanmanın reddi sonucunu doğurmayacağını belirtmiştir. Tasfiye konusunda anlaşma yapılabileceğini ve bu hâlde ayrı bir geçerlilik şartı aranmayacağını; usulüne uygun anlaşmayla karar kesinleşmişse tekrar tasfiye talebinin dürüst davranma kuralına aykırı olup hakkın kötüye kullanılması sayılacağını eklemiştir. Anlaşma metninde soyut ve müphem ifadeler kullanılmaması gerektiğini vurgulamıştır. Somut olayda protokolde ve hüküm fıkrasında tasfiyeye ilişkin bir düzenleme bulunmadığından, salt duruşmadaki beyanlardan hareketle tasfiyenin gerçekleştirildiği sonucuna varılamayacağını belirterek direnme kararını oy çokluğuyla ve kesin olarak bozmuştur.

“Anlaşmada ayrıca yer verilmemişse, tarafların sırf anlaşmalı olarak boşanmış olmaları aralarındaki mal rejimini de tasfiye ettikleri anlamında kabul edilemez.”

Ne anlama geliyor?

Protokolde yazmıyorsa mal rejimi tasfiye edilmemiş sayılır.

Not: ⚠️ Karar OY ÇOKLUĞUYLA ve KESİN olarak verilmiştir. AZINLIK GÖRÜŞÜNDE, boşanma davalarındaki "mal veya eşya" tabirinden mal rejiminin tasfiyesine konu edilebilecek tüm taşınır ve taşınmaz varlıkların anlaşılması gerektiği, tarafların beyanlarının mahkeme içi ikrar ve kesin delil niteliğinde olduğu ve dokuz yıl sonra dava açılmasının dürüst davranma kuralına aykırı olduğu savunulmuştur; bu görüş KURUL ÇOĞUNLUĞUNCA BENİMSENMEMİŞTİR. Karar, tasfiyenin anlaşmalı boşanmada YAPILAMAYACAĞINI değil, AÇIKÇA YAPILMADIYSA yapılmış sayılmayacağını söyler. Kişi, yer, taşınmaz ve mahkeme dosya bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 202/1 · Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

TMK 220'de kişisel mallar sınırlı olarak sayılmıştır; rejimin başlangıcında eşe ait olan veya karşılıksız kazanma yoluyla elde edilen değerler kişisel mal olup tasfiyeye girmez ve mal gruplarının değişmezliği ilkesi gereği kişisel malvarlığı grubundan karşılanarak alınan taşınmaz edinilmiş mal sayılamaz

Olay: Dava, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Taşınmaz, eşlerin evlenmesinden kısa bir süre sonra ve yasal mal rejiminin yürürlüğe girmesinden dört ay sonra satın alınmıştır. Davalı, taşınmazın babasına ait bir iş yerinin satışından elde edilen ve evlenmeden önce kendi hesabına yatırılan bedelle alındığını savunmuştur. Aynı kaynaktan yakın tarihlerde aile bireylerine başka taşınmazlar da alınmış; bilirkişi raporuna göre alınan üç taşınmaz aynı semtte ve birbirine eş değerdedir. İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, banka hesap hareketleriyle taşınmazın edinim tarihinin örtüşmediği ve aradaki sürenin makul kabul edilemeyeceği gerekçesiyle kişisel mal savunmasının ispatlanamadığını kabul etmiştir.

Karar: Hukuk Genel Kurulu, TMK 220'de kişisel malların sınırlı olarak sayıldığını belirtmiştir. Tanık beyanlarını ayırt ederek, bir kısım tanığın beyanının duyuma dayandığını ve görgüye dayalı bilgi içermediğini; buna karşılık diğer tanıkların taşınmazın alım sürecine bizzat tanık olduklarını ve görgü ile bilgiye dayalı beyanda bulunduklarını saptamıştır. Dosya kapsamını bir bütün olarak değerlendirerek, bedelin evlenmeden önce davalının hesabına yatırıldığını, aynı kaynaktan yakın tarihlerde başka taşınmazlar alındığını, bilirkişi raporuna göre bu taşınmazların aynı semtte ve birbirine eş değerde bulunduğunu ve alım tarihlerinin birbirine yakın olduğunu gözetmiştir. Buna göre mal rejiminin yürürlüğe girmesinden dört ay sonra alınan taşınmazın edinilmiş mal grubunda olmadığını ve alımda yapılması gereken ödemenin davalının kişisel malvarlığı grubundan karşılandığının kabulü gerektiğini belirtmiştir. TMK 220/2'de rejimin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerlerinin o eşin kişisel malı olduğu ve tasfiyeye girmeyeceği açıkça düzenlendiğine göre, mal gruplarının değişmezliği ilkesinden hareketle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini saptayarak direnme kararını değişik gerekçeyle, oy çokluğuyla ve kesin olarak bozmuştur.

“edinilmiş mallara katılma rejiminde ana kuralın mal gruplarının değişmezliği ilkesinden hareketle, İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken iş, davalı tarafından kişisel mal savunmasının ispatlandığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesinden ibarettir.”

Ne anlama geliyor?

Kişisel mal savunması, görgüye dayalı tanık ve belge zinciriyle kurulur.

Not: ⚠️ Karar OY ÇOKLUĞUYLA, KESİN ve DEĞİŞİK GEREKÇEYLE BOZMA biçiminde verilmiştir. AZINLIK GÖRÜŞÜNDE, davalının kişisel mal savunmasını somut delillerle ispatlayamadığı ve direnme kararının onanması gerektiği savunulmuştur; bu görüş KURUL ÇOĞUNLUĞUNCA BENİMSENMEMİŞTİR. Kararda belirleyici olan, GÖRGÜYE DAYALI tanık beyanları ile DUYUMA DAYALI beyanların ayrılması ve bilirkişi raporuyla desteklenen olgusal örüntüdür. Kişi, yer, taşınmaz, tutar ve mahkeme dosya bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 202/2 ile ilgili Yargıtay kararları

TMK 202/2 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

TMK 203 uyarınca eşler ancak kanunda yazılı sınırlar içinde mal rejimini düzenleyebileceklerinden, 4722 sayılı Kanunun 10. maddesindeki istisnalar dışında geçmişe etkili mal rejimi sözleşmesi düzenleyemezler; sözleşme yapıldığı tarihten itibaren geçerlidir

Olay: Eşler 2006 yılında evlenmiş, 2010 yılında noterde düzenleme şeklinde bir mal ortaklığı sözleşmesi yapmış ve sözleşmede rejimin evlendikleri tarihten itibaren geçerli olacağını kararlaştırmıştır. Dava, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, 4722 sayılı Kanunun 10. maddesindeki sınırlamanın yalnız 2002 öncesi evliliklere ilişkin olduğunu, sonrasında sözleşme serbestisi bulunduğunu belirterek sözleşmeyi geçerli saymış; ancak tasfiyeden doğan hakkın kişisel alacak hakkı olduğu ve ayın istenemeyeceği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi uyuşmazlığı, mal ortaklığı sözleşmesinin geçmişe etkili düzenlenip düzenlenemeyeceği, sözleşme serbestisi ilkesi, taraflar arasındaki geçerli mal rejimi ve tasfiyeden kaynaklı ayın istenip istenemeyeceği noktasında belirlemiştir. TMK 203'ün birinci fıkrasında mal rejimi sözleşmesinin evlenmeden önce veya sonra yapılabileceği ancak tarafların istedikleri rejimi ancak kanunda yazılı sınırlar içinde seçebilecekleri, kaldırabilecekleri veya değiştirebilecekleri; TMK 179'un birinci fıkrasında ise boşanma hâlinde tasfiyede eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümlerin uygulanacağı düzenlendiğini aktarmıştır. 4722 sayılı Kanunun 10. maddesinde, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce evlenmiş eşler arasında yasal rejimin evlilik tarihinden itibaren geçerli olacağı iki istisna hâli düzenlendiğini belirtmiştir. Buna göre eşlerin ancak kanunda yazılı sınırlar içinde rejimi düzenleyebilecekleri, dolayısıyla anılan istisnalar dışında geçmişe etkili mal rejimi sözleşmesi düzenleyemeyecekleri sonucuna varmıştır. Sözleşmenin geçmişe etkili olacağına ilişkin maddelerinin geçerli olmadığını ve sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren geçerli olduğunu saptamıştır. Sonucu itibarıyla doğru bulduğu bölge adliye mahkemesi kararını, gerekçesini değiştirip düzelterek oy birliğiyle onamıştır.

“4721 sayılı Kanun'un 203 üncü maddesi uyarınca eşlerin ancak kanunda yazılı sınırlar içerisinde mal rejimini düzenleyebileceklerinden geçmişe etkili olacak şekilde 4722 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesindeki istisnalar dışında mal rejimi sözleşmesi düzenleyemezler.”

Ne anlama geliyor?

Bugün imzalanan sözleşme, dünü değiştirmez.

Not: ⚠️ Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiş olup GEREKÇESİ DEĞİŞTİRİLEREK VE DÜZELTİLEREK ONAMADIR. Bu nedenle "sınırlama kamu düzenine ilişkindir", "aksi belirleme yok hükmündedir" ve "aile hukukunda tam ve sınırsız bir sözleşme serbestisi kabul edilmemiştir" biçimindeki ifadeler BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNİN gerekçesine aittir; Dairenin kendi gerekçesi yukarıda alıntılanan paragraftır. Kararda ayrıca mal rejiminin tasfiyesinden doğan hakkın AYNİ DEĞİL KİŞİSEL ALACAK HAKKI olduğu ve mülkiyet istenemeyeceği yönündeki sonuç korunmuştur. İlgili hukuk listesinde Anayasa m. 48, TBK m. 26 ve YİBK 07.10.1953, E. 1953/8, K. 1953/7 da yer almaktadır. Kişi, yer, taşınmaz ve mahkeme dosya bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 202/2 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Geçmişe etkili düzenleme içeren mal rejimi sözleşmesi tümüyle geçersiz sayılamaz; yalnız geçmişe etki öngören maddeleri geçersizdir ve sözleşme tarihinden itibaren seçilen rejimin uygulanmasına ilişkin düzenleme geçerliliğini korur

Olay: Uzun süreli bir evlilikte eşler, 2015 yılında noterde "Mal Rejimi Değişikliği Sözleşmesi" başlığıyla bir sözleşme imzalamıştır. Sözleşmede 01.01.2002 öncesi ve sonrasına ait taşınır ve taşınmazların bir eşe ait olacağı belirtilerek sözleşme tarihinden itibaren mal ayrılığı rejimine geçildiği kaydedilmiştir. Dava, mal rejimi değişikliği sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir. İradenin sakatlandığı iddiası ispatlanamamıştır. İlk derece mahkemesi, sözleşmenin kanunda belirlenen sınırları aştığı gerekçesiyle sözleşmenin tümüyle geçersizliğinin tespitine karar vermiş; bölge adliye mahkemesi ise davayı reddetmiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi uyuşmazlığı, mal rejimi değişikliği sözleşmesi adıyla yapılan sözleşmenin geçerli olup olmadığı noktasında belirlemiştir. TMK 203 uyarınca eşlerin ancak kanunda yazılı sınırlar içinde mal rejimini düzenleyebileceklerinden, 4722 sayılı Kanunun 10. maddesindeki istisnalar dışında geçmişe etkili mal rejimi sözleşmesi düzenleyemeyeceklerini belirtmiştir. Buna göre sözleşmenin geçmişe etkili olacağına ilişkin maddelerinin geçerli olmadığını ve sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren geçerli olduğunu saptamıştır. Kararın ayırt edici yönü sonrasındadır: Daire, sözleşmedeki yalnızca sözleşme tarihinden itibaren mal ayrılığı rejiminin uygulanmasına ilişkin düzenlemenin geçerli olduğunu belirterek, bölge adliye mahkemesinin yazılı gerekçeyle davanın reddine ilişkin kararını hatalı bulmuş ve kararı oy birliğiyle bozmuştur.

“Diğer bir deyişle, ... Mal Rejimi Değişikliği Sözleşmesi başlığı ile yapılan mal rejimi sözleşmesindeki sadece sözleşme tarihinden itibaren mal ayrılığı rejiminin uygulanmasına ilişkin düzenleme geçerli olup ...”

Ne anlama geliyor?

Geçmişe dönük madde düşer; ileriye dönük rejim seçimi yaşar.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve BOZMA biçiminde verilmiştir. Bu kart, aynı Dairenin 19.09.2024 tarihli kararıyla BİRLİKTE okunmalıdır: kural aynıdır, bu karar KISMÎ GEÇERSİZLİK sonucunu netleştirir. Dosyada iradenin hata, hile veya tehditle sakatlandığı iddiası İSPATLANAMAMIŞTIR; karar bu yönden bir sonuç içermez. İlgili hukuk listesinde TBK m. 26, 27, 28 ve 30 ve devamı maddeleri de yer almaktadır. Kişi, yer, taşınmaz ve mahkeme dosya bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 202 ile ilgili maddeler

Uygulamada dikkat edilecekler

Pratik notlar

  1. 1.Müvekkile serbest içerikli bir evlilik sözleşmesi bulunmadığını, kurumun mal rejimi sözleşmesi olduğunu anlatın.
  2. 2.Seçilebilecek rejimlerin mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığı ile sınırlı olduğunu belirtin.
  3. 3.Dosyanın başında evlenme tarihini ve varsa sözleşme tarihini mutlaka saptayın.
  4. 4.2002 öncesi evliliklerde evlenme tarihi ile 01.01.2002 arası dönemi ayrı değerlendirin.
  5. 5.Sözleşmeye geçmişe etki kaydı koymayın; bu maddeler geçersiz sayılır.
  6. 6.Karşı taraf sözleşmenin tamamının geçersiz olduğunu savunursa kısmî geçersizlik kararına dayanın.
  7. 7.4722 sayılı Kanunun tanıdığı geriye etkili pencerenin 01.01.2003'te kapandığını bilin.
  8. 8.Sözleşmede artık değere katılma oranını değiştirmek istiyorsanız TMK 237'ye dayanın.
  9. 9.Oran değişikliğinde ortak olmayan çocukların saklı paylarının sınır oluşturduğunu gözetin.
  10. 10.Meslek veya işletme kaynaklı değerleri kişisel mal saymak için TMK 221/1'i kullanın.
  11. 11.Kişisel malların gelirlerini rejim dışında tutmak için TMK 221/2'ye dayanın.
  12. 12.Mal gruplarının kendisini değiştirmeye çalışmayın; bu yönde sözleşmeler geçersizdir.
  13. 13.Sözleşmeye nafaka, velayet veya boşanma tazminatı yazmayın; hâkim onayı olmadan geçerli olmaz.
  14. 14.Evlilik kurulduktan sonra rejim değişikliğinde noter şeklinin zorunlu olduğunu unutmayın.
  15. 15.Evlenme başvurusu sırasındaki yazılı bildirim yolunun yalnız o ana özgü olduğunu bilin.
  16. 16.Küçük veya kısıtlı taraf varsa yasal temsilcinin rızasını ve imzasını sağlayın.
  17. 17.Sözleşmenin nüfusa işlenmediğini, geçerliliğin yalnız şekle bağlı olduğunu müvekkile söyleyin.
  18. 18.Anlaşmalı boşanma protokolünde tasfiyeyi istiyorsanız bunu açık ve tereddüde yer bırakmayacak biçimde yazın.
  19. 19.Protokolde soyut ve muğlâk ifadelerden kaçının; Yargıtay bu konuda açık uyarı yapmıştır.
  20. 20.Protokolde tasfiye yazılmadıysa sonradan tasfiye davası açılabileceğini bilin.
  21. 21.Tasfiyeden doğan hakkın kişisel alacak olduğunu, tapu iptali ve tescil istemenin reddedileceğini gözetin.
  22. 22.Kişisel mal savunmasını görgüye dayalı tanık, banka kaydı ve bilirkişi raporuyla kurun.
  23. 23.Aksi ispat edilmedikçe tüm malların edinilmiş mal sayıldığını hesaba katın.

Konuyla ilgili yazılar

Sıkça Sorulan Sorular

TMK 202'nin birinci fıkrası uyarınca eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulanması asıldır. Eşler hiçbir şey yapmazsa bu yasal rejim kendiliğinden uygulanır.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.