Kısa cevap · TMK 195
Boşanma davası açmadan da mahkemeye gidilebilir. TMK 195, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya birliğe ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi hâlinde eşlere hâkimin müdahalesini isteme hakkı tanır. Hâkim önce uyarır ve uzlaştırmaya çalışır; eşlerin ortak rızasıyla uzman yardımı isteyebilir ve istem üzerine kanunda öngörülen önlemleri alır. TMK 196 eşler birlikte yaşarken parasal katkının belirlenmesini düzenler; ev işlerini görme, çocuklara bakma ve diğer eşin işinde karşılıksız çalışma katkı miktarında dikkate alınır ve katkılar geçmiş bir yıl ile gelecek yıllar için istenebilir. TMK 197 ise ayrı yaşamayı düzenler: eşlerden biri kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddî biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Belirleyici ölçüt kusur değil ayrı yaşamada haklılıktır ve bunu talep eden ispatlar; karşı tarafın davaya cevap vermemesi haklılığı ispatlamaz.
Bu sayfada neler var? (11 bölüm)
- TMK 195 madde metni
- Değişiklik geçmişi
- TMK 195: Boşanmadan da Mahkemeye Gidilebilir
- TMK 196: Birlikte Yaşarken de Katkı İstenebilir
- TMK 197: Ayrı Yaşamada Ölçüt Kusur Değil, Haklılık
- Miktar Nasıl Belirlenir? Gelirin Olması Engel Değil
- TMK 195 Yargıtay kararları
- TMK 195 ile ilgili maddeler
- Uygulamada dikkat edilecekler
- Konuyla ilgili yazılar
- Sıkça sorulan sorular
Temel kavramlar
- Hâkimin müdahalesi
- TMK 195/1: birlikten doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya önemli bir konuda uyuşmazlık hâlinde eşlerin mahkemeye başvurabilmesi.
- Önemli konuda uyuşmazlık
- TMK 195/1: konut seçimi gibi birliğe ilişkin önemli konularda eşlerin anlaşamaması.
- Uzlaştırma
- TMK 195/2: hâkimin eşleri yükümlülükleri konusunda uyarması ve uzlaştırmaya çalışması.
- Uzman yardımı
- TMK 195/2: hâkimin, ancak eşlerin ortak rızasıyla uzman kişilerin yardımını isteyebilmesi.
- Kanunda öngörülen önlemler
- TMK 195/3: istem üzerine alınan önlemler; tedbir nafakası, konut ve ev eşyasından yararlanma, mal yönetimi ve tasarruf yetkisinin sınırlanması bunlara dahildir.
- Parasal katkı
- TMK 196/1: eşlerden birinin istemi üzerine hâkimin ailenin geçimi için her birinin yapacağı katkıyı belirlemesi.
- Emek biçiminde katkı
- TMK 196/2: ev işlerini görme, çocuklara bakma ve diğer eşin işinde karşılıksız çalışmanın katkı miktarında dikkate alınması.
- Geçmiş bir yıl
- TMK 196/3: parasal katkının dava tarihinden geriye doğru bir yıl için de istenebilmesi.
- Ayrı yaşama hakkı
- TMK 197/1: kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddî biçimde tehlikeye düştüğü sürece eşin ayrı yaşayabilmesi.
- Ayrı yaşamada haklılık
- TMK 197 uygulamasında belirleyici ölçüt; kusurdan farklıdır ve talep eden tarafından ispatlanması gerekir.
- Tedbir nafakası
- Ayrı yaşama hâlinde eş ve çocuk için hükmedilen, evlilik sürerken ödenen nafaka.
- Yaşam düzeyinin korunması
- Miktar belirlenirken eşlerin birlikte yaşarken sürdürdükleri hayat seviyesinin ayrı yaşamada da korunması ölçütü.
- Konut ve ev eşyasından yararlanma
- TMK 197/2: haklı sebebe dayanan ayrı yaşamada hâkimin konut ve ev eşyası ile mal yönetimine ilişkin önlem alması.
- Diğer eşin kaçınması
- TMK 197/3: haklı sebep olmaksızın diğerinin birlikte yaşamaktan kaçınması veya ortak hayatın olanaksız hâle gelmesi hâlinde de aynı istemlerde bulunulabilmesi.
Bir bakışta TMK 195
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Başvuru sebebi | Birlikten doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya birliğe ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi. | TMK m. 195/1 |
| Kim başvurur | Eşler ayrı ayrı veya birlikte hâkimin müdahalesini isteyebilir; boşanma davası açılması şart değildir. | TMK m. 195/1 |
| Hâkimin ilk adımı | Hâkim eşleri yükümlülükleri konusunda uyarır ve onları uzlaştırmaya çalışır. | TMK m. 195/2 |
| Uzman yardımı | Hâkim uzman kişilerin yardımını ancak eşlerin ortak rızası ile isteyebilir. | TMK m. 195/2 |
| Önlemler | Hâkim gerektiği takdirde eşlerden birinin istemi üzerine kanunda öngörülen önlemleri alır; tedbir nafakası da bu önlemler arasındadır. | TMK m. 195/3; HGK 07.11.2019 |
| Birlikte yaşarken katkı | Eşlerden birinin istemi üzerine hâkim, ailenin geçimi için her birinin yapacağı parasal katkıyı belirler. | TMK m. 196/1 |
| Emeğin sayılması | Eşin ev işlerini görmesi, çocuklara bakması ve diğer eşin işinde karşılıksız çalışması katkı miktarının belirlenmesinde dikkate alınır. | TMK m. 196/2 |
| Süre | Bu katkılar geçmiş bir yıl ve gelecek yıllar için istenebilir. | TMK m. 196/3 |
| Geçmiş yılın hesabı | Dava tarihinden itibaren son bir yıl içindeki ailenin geçim giderleri belirlenip tarafların ekonomik durumları dikkate alınarak katkı payı hesaplanmalıdır. | 2. HD 06.07.2017 |
| Aile konutu giderleri | Aile konutu ile ilgili yapılan giderler birlik giderlerindendir; eş bu giderlere payı oranında katılmak zorundadır. | 2. HD 08.06.2017 |
| Ayrı yaşama hakkı | Eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddî biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. | TMK m. 197/1 |
| Önlem çeşitleri | Haklı sebebe dayanan ayrı yaşamada hâkim; parasal katkı, konut ve ev eşyasından yararlanma ve malların yönetimine ilişkin önlemleri alır. | TMK m. 197/2 |
| Diğer hâller | Haklı sebep olmaksızın diğerinin birlikte yaşamaktan kaçınması veya ortak hayatın başka bir sebeple olanaksız hâle gelmesi üzerine de aynı istemlerde bulunulabilir. | TMK m. 197/3 |
| Çocuklar | Eşlerin ergin olmayan çocukları varsa hâkim, ana ve baba ile çocuklar arasındaki ilişkileri düzenleyen hükümlere göre gereken önlemleri alır. | TMK m. 197/4 |
| İspat yükü | Tedbir nafakası talep edenin ayrı yaşamakta haklılığını ispat etmesi gerekir; hâkim sonucu denetime elverişli biçimde gerekçeli kararında ortaya koymalıdır. | HGK 07.11.2019, E. 2017/1534 |
| Cevap verilmemesi | Davalının davaya cevap vermemesi dava dilekçesindeki iddiaların inkârı sayılır; haklılığı ispatlamış hâle getirmez. | HGK 07.11.2019, E. 2017/1534 |
| Duyuma dayalı tanık | Görgüye değil davacının anlatımına dayanan tanık ifadesi ayrı yaşamada haklılığı ispat için yeterli görülmemiştir. | HGK 07.11.2019, E. 2017/1534 |
| Gelirli eş | Talep eden eşin ekonomik durumunun diğerinden daha iyi olması, diğer eşi tedbir nafakası yükümlülüğünden kurtarmaz; bu husus yalnız miktarın tayininde dikkate alınır. | HGK 09.03.2016 |
| Miktarın ölçütü | Miktar belirlenirken eşlerin ekonomik güçleri ile birlikte yaşarken sağlanan yaşam düzeyi dikkate alınır; hâkim bu seviyenin ayrı yaşamada da korunmasını gözetir. | HGK 07.11.2019, E. 2017/1056 |
| Hangi giderler | Birliğin ortak giderleri olan kira, elektrik, yakıt, su ve benzeri giderlere diğer eş katılmak zorundadır. | HGK 07.11.2019, E. 2017/1056 |
TMK 195 madde metni
İkinci Kitap: Aile Hukuku › Birinci Kısım: Evlilik Hukuku · Üçüncü Bölüm: Evliliğin Genel Hükümleri — E. Birliğin korunması
Birliğin korunması: Genel olarak — Madde 195
- (1)İki ayrı sebep vardır: yükümlülüğün yerine getirilmemesi ve önemli bir konuda uyuşmazlık. Başvuru tek başına da birlikte de yapılabilir; boşanma davası açılması şart değildir.Evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi hâlinde, eşler ayrı ayrı veya birlikte hâkimin müdahalesini isteyebilirler.
- (2)Uzman yardımı re'sen değil, eşlerin ORTAK RIZASIYLA istenebilir. Tek bir eşin talebi bu adım için yeterli değildir.Hâkim, eşleri yükümlülükleri konusunda uyarır; onları uzlaştırmaya çalışır ve eşlerin ortak rızası ile uzman kişilerin yardımını isteyebilir.
- (3)Önlemler talebe bağlıdır. Yargıtaya göre ayrı yaşama hâlinde eş ve çocuk için takdir edilecek tedbir nafakası da bu önlemler arasındadır.Hâkim, gerektiği takdirde eşlerden birinin istemi üzerine kanunda öngörülen önlemleri alır.
Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr. Fıkra numaraları okumayı kolaylaştırmak için eklenmiştir.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Kaynak | Değişiklik |
|---|---|---|
| 22.11.2001 | 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002) | TMK 195, 196 ve 197, Kanunun ilk metninden bu yana hiç değiştirilmemiştir. Bu maddeler mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nde dağınık ve sınırlı biçimde yer alan düzenlemelerin yerine, birliğin korunması adı altında bütünlüklü bir önlem sistemi kurmuştur. Sistemin mantığı şudur: eşler boşanma davası açmak zorunda kalmadan mahkemeden koruma isteyebilir. TMK 195 genel başvuru yolunu, TMK 196 eşler birlikte yaşarken parasal katkıyı, TMK 197 ise ayrı yaşama hâlindeki önlemleri düzenler. Bunları TMK 198 (borçlulara ait önlemler), TMK 199 (tasarruf yetkisinin sınırlanması), TMK 200 (durumun değişmesi) ve TMK 201 (yetki) tamamlar. |
TMK 195: Boşanmadan da Mahkemeye Gidilebilir
Bu madde uygulamada en az bilinen ama en işlevli hükümlerdendir.
Hâkim, eşleri yükümlülükleri konusunda uyarır; onları uzlaştırmaya çalışır ve eşlerin ortak rızası ile uzman kişilerin yardımını isteyebilir.
Hâkim, gerektiği takdirde eşlerden birinin istemi üzerine kanunda öngörülen önlemleri alır.
Başvuru için boşanma davası açmak gerekmez. Madde iki sebep gösterir: birlikten doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi ve birliğe ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlık. Başvuru eşlerce ayrı ayrı ya da birlikte yapılabilir.
Hâkimin izleyeceği sıra da maddede gösterilmiştir.
| Aşama | Koşul |
|---|---|
| Uyarma ve uzlaştırma | Re'sen yapılır |
| Uzman yardımı | Eşlerin ortak rızası gerekir |
| Önlem alma | Eşlerden birinin istemi gerekir |
Hangi önlemler alınabilir? Hukuk Genel Kurulu bunu açıkça belirtmiştir: ayrı yaşama hâlinde gerek eş gerekse müşterek çocuk için takdir edilecek tedbir nafakası da hâkimin alacağı bu önlemler arasındadır (Yargıtay HGK, 07.11.2019, E. 2017/1534, K. 2019/1148, oy birliğiyle ve kesin olarak).
Bunun yanında konut ve ev eşyasından yararlanma (TMK 197/2), borçlulara ödemenin diğer eşe yapılması emri (TMK 198) ve tasarruf yetkisinin sınırlanması (TMK 199) da bu sistemin parçasıdır. Konut seçimi gibi bir uyuşmazlıkta TMK 195'e başvurulmamış olmasının boşanma davasında aleyhe değerlendirilebileceğine ilişkin güncel uygulama için TMK 185-187 şerhine bakabilirsiniz.
TMK 196: Birlikte Yaşarken de Katkı İstenebilir
Ayrılmak gerekmez; eşler aynı evde yaşarken de parasal katkının belirlenmesini isteyebilir.
Eşin ev işlerini görmesi, çocuklara bakması, diğer eşin işinde karşılıksız çalışması, katkı miktarının belirlenmesinde dikkate alınır.
Bu katkılar, geçmiş bir yıl ve gelecek yıllar için istenebilir.
İkinci fıkra önemlidir: emek de katkıdır. Ev işlerini görmek, çocuklara bakmak ve diğer eşin işinde karşılıksız çalışmak, katkı miktarı belirlenirken hesaba katılır. Yani gelir getirmeyen eş "hiç katkı yapmıyor" sayılamaz.
Üçüncü fıkra geçmişe de uzanır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bunun nasıl hesaplanacağını göstermiştir: dava tarihinden itibaren son bir yıl içindeki ailenin geçimi için giderler belirlenip, tarafların ekonomik durumları dikkate alınarak geçmiş bir yıllık toplam giderler üzerinden talep edilenin yapması gereken parasal katkı belirlenmelidir. Yetersiz gerekçeyle istemin reddi bozma sebebi sayılmıştır (Yargıtay 2. HD, 06.07.2017, E. 2016/3092, K. 2017/8564, oy birliğiyle).
Aile konutu için yapılan giderler de birlik giderlerindendir. Bir dosyada eş, aile konutu nedeniyle kendisine karşı açılan bir davada ödemek zorunda kaldığı yargılama giderinin yarısını diğer eşten istemişti. İlk derece mahkemesi davayı reddetti. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi TMK 186/3, 196/1 ve 197'yi birlikte uygulayarak, evlilik birliği devam ettiğine ve aile konutu ile ilgili yapılan giderler birlik giderlerinden olduğuna göre diğer eşin bu giderlere payı oranında katılması gerektiğini belirterek kararı bozdu (Yargıtay 2. HD, 08.06.2017, E. 2016/16053, K. 2017/7138, oy birliğiyle).
TMK 197: Ayrı Yaşamada Ölçüt Kusur Değil, Haklılık
Bu madde sitenin en çok sorulan konularından birinin dayanağıdır.
Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır.
Eşlerden biri, haklı bir sebep olmaksızın diğerinin birlikte yaşamaktan kaçınması veya ortak hayatın başka bir sebeple olanaksız hâle gelmesi üzerine de yukarıdaki istemlerde bulunabilir.
Eşlerin ergin olmayan çocukları varsa hâkim, ana ve baba ile çocuklar arasındaki ilişkileri düzenleyen hükümlere göre gereken önlemleri alır.
Belirleyici ölçüt kusur değil, ayrı yaşamada haklılıktır. Hukuk Genel Kurulu bunu açıkça kurmuştur: tedbir nafakası talep edenin ayrı yaşamakta haklılığını ispat etmesi gerekir; hâkim, taraflarca sunulan deliller üzerinde ispata ilişkin genel hükümler dairesinde inceleme yapar ve vardığı sonucu taraf itirazlarını karşılar ve denetime elverişli biçimde gerekçeli kararında ortaya koyar.
Buna göre davacının ayrı yaşamada, haklı olup olmadığının araştırılması ve "ayrı yaşamada haklılık" olgusunun kanıtlanması gerekir.
Karşı tarafın sessiz kalması işinizi kolaylaştırmaz. O dosyada davalı davaya cevap vermemişti; Kurul bunu dava dilekçesindeki iddiaların inkârı saydı. Davacının haklılığa ilişkin tek delili kendi iki çocuğunun tanıklığıydı; bir tanığın ifadesi görgüye değil davacının anlatımına dayandığı için, diğerinin ifadesi ise davalının savunması da gözetildiğinde tek başına yeterli görülmediği için dava reddedilmeliydi (Yargıtay HGK, 07.11.2019, E. 2017/1534, K. 2019/1148, oy birliğiyle ve kesin olarak bozma).
Ayrı yaşamada haklılık ölçütünün ayrıntısı, hangi olguların haklı sayıldığı ve konut ile velayete ilişkin önlemler için boşanmadan ayrı yaşamak ve bağımsız tedbir nafakası rehberimize bakabilirsiniz.
Miktar Nasıl Belirlenir? Gelirin Olması Engel Değil
Haklılık kabul edildikten sonra tartışma miktara geçer ve burada iki yerleşik kural vardır.
Birinci kural: talep edenin geliri olması nafakaya engel değildir. Hukuk Genel Kurulu, benimsediği Özel Daire gerekçesiyle şunu kabul etmiştir: talep eden eşin ekonomik durumunun diğerinden daha iyi olması, diğer eşi tedbir nafakası yükümlülüğünden kurtarmaz; ancak bu husus hükmedilecek nafakanın miktarını tayinde dikkate alınmak zorundadır. Böylece TMK 4 uyarınca hakkaniyet ilkesine uygun bir nafaka belirlenebilir (Yargıtay HGK, 09.03.2016, E. 2014/651, K. 2016/286, oy birliğiyle bozma).
O dosyada belirleyici olgu şuydu: talep edilen eşin daha önce açtığı boşanma davası, boşanmaya neden olan olaylarda kendisinin tamamen kusurlu olduğu gerekçesiyle reddedilmişti. Kurul, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile nafakanın niteliği gözetilerek hakkaniyet ölçüsünde tedbir nafakasına hükmedilmesi gerektiğini belirtti.
İkinci kural: ölçüt yaşam düzeyidir. Bir başka kararda Hukuk Genel Kurulu, TMK 186/son gereği eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında katılmak zorunda olduğunu; buna göre birliğin ortak giderleri olan kira, elektrik, yakıt, su ve benzeri giderlere diğer eşin katılmak zorunda olduğunu belirtmiştir.
tedbir nafakası miktarı tayin edilirken, birliğin giderlerine katılmada eşlerin ekonomik güçleri ile müşterek yaşam sırasında davalının eşine sağlamış olduğu yaşam düzeyi dikkate alınmalıdır. Hâkim; eşlerin birlikte yaşarken sürdürdükleri hayat seviyelerinin ayrı yaşamaları hâlinde de korumaları gerektiğini gözetmelidir.
Bu ölçüt iki yönlüdür: hem ekonomik güç hem de birlikte yaşarken sağlanan yaşam düzeyi hesaba katılır (Yargıtay HGK, 07.11.2019, E. 2017/1056, K. 2019/1146, oy çokluğuyla ve değişik gerekçeyle bozma).
Nafaka artırımı ve birikmiş nafakanın zamanaşımı ise ayrı konulardır; bunlar için nafaka zamanaşımı yazımıza bakabilirsiniz.
TMK 195 Yargıtay kararları
Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 5 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve ilgili oldukları fıkraya göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları bulundukları grubun başında yer alır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.
Karar seçimi hakkında
TMK 195, 196 ve 197'yi doğrudan yorumlayan bir içtihadı birleştirme kararına rastlanmamıştır. Kartlar dört eksende seçilmiştir: ispat rejimi (Hukuk Genel Kurulunun 07.11.2019 tarihli ve E. 2017/1534 sayılı kararı), talep edenin gelirinin nafakaya etkisi (Hukuk Genel Kurulunun 09.03.2016 tarihli kararı), miktarın ölçütü (Hukuk Genel Kurulunun 07.11.2019 tarihli ve E. 2017/1056 sayılı kararı) ve TMK 196'nın uygulanması (Dairenin 06.07.2017 ve 08.06.2017 tarihli kararları). Kararların tamamı tam metinden okunmuştur. OY DURUMU: dört karar oy birliğiyle, E. 2017/1056 sayılı karar ise OY ÇOKLUĞUYLA ve DEĞİŞİK GEREKÇEYLE verilmiştir. İki Hukuk Genel Kurulu kararında Kurul, ÖZEL DAİRE BOZMA GEREKÇESİNİ BENİMSEYEREK direnmeyi bozmuştur; bu nedenle o gerekçelerdeki tespitler Kurulca da kabul edilmiş sayılır ve kart notlarında bu husus ayrıca belirtilmiştir. Ayrı yaşamada haklılığın hangi olgularla kurulduğuna ilişkin daha geniş karar havuzu blog rehberimizde işlenmiştir.
TMK 195/1 ile ilgili Yargıtay kararları
TMK 195/1 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
TMK 196 uyarınca parasal katkılar geçmiş bir yıl ve gelecek yıllar için istenebilir; dava tarihinden itibaren son bir yıl içindeki ailenin geçim giderleri belirlenip tarafların ekonomik durumları dikkate alınarak katkı payı hesaplanmalıdır
Olay: Karşılıklı açılan davalarda taraflardan biri, TMK 196'nın son fıkrasına dayalı olarak ortak giderlere ilişkin alacak isteminde bulunmuştur. İlk derece mahkemesi bu istemin reddine karar vermiştir. Karar; tazminatın miktarı, yoksulluk nafakasının reddi ve ortak giderlere yönelik alacak yönünden temyiz edilmiştir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, temyiz itirazlarının bir bölümünü yerinde görmemiş; ortak giderlere ilişkin alacak istemi yönünden ise incelemeye geçmiştir. TMK 196'nın birinci ve üçüncü fıkralarını esas alarak, eşlerden birinin istemi üzerine hâkimin ailenin geçimi için her birinin yapacağı parasal katkıyı belirleyeceğini ve bu katkıların geçmiş bir yıl ile gelecek yıllar için istenebileceğini vurgulamıştır. Buna göre dava tarihinden itibaren son bir yıl içindeki ailenin geçimi için giderlerin belirlenmesi, tarafların ekonomik durumlarının dikkate alınması ve geçmiş bir yıllık toplam giderler üzerinden talep edilenin yapması gereken parasal katkının hesaplanması gerektiğini belirtmiştir. Yetersiz gerekçeyle bu istemin reddini doğru bulmamış; hükmün bu bölümünü oy birliğiyle bozmuş, temyize konu diğer bölümlerini ise onamıştır.
“Bu sebeple, dava tarihinden itibaren son bir yıl içindeki ailenin geçimi için giderler belirlenip, tarafların ekonomik durumları dikkate alınarak, geçmiş bir yıllık toplam giderler üzerinden, davacının yapması gereken parasal katkının belirlenmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile bu isteğin reddi doğru olmamıştır.”
Ne anlama geliyor?
Geçmiş bir yılın giderleri de hesaplanır; talep etmek yeter.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiş olup KISMEN BOZMA KISMEN ONAMADIR: yalnız ortak giderlere yönelik alacak istemi bakımından bozulmuş, diğer bölümler onanmıştır. Karar TMK 196'ya, yani eşler BİRLİKTE YAŞARKEN parasal katkıya ilişkindir; TMK 197 kapsamındaki ayrı yaşama hâliyle karıştırılmamalıdır. Kişi, yer ve mahkeme dosya bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 195/1 · Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Aile konutu ile ilgili yapılan giderler birlik giderlerinden olduğundan, evlilik birliği devam ederken bu giderleri ödemek zorunda kalan eş, diğer eşin payı oranında katılmasını isteyebilir
Olay: Fiilî ayrılık sırasında aile konutu nedeniyle davacı eş aleyhine men'i müdahale, tahliye ve ecrimisil davası açılmış; bu dava erkek eşe ihbar edilmiştir. Yargılama sonunda müdahalenin menine ve taşınmazın tahliyesine karar verilmiş, ecrimisil yönünden dava reddedilmiştir. Davacı eş, bu dava nedeniyle ödemek zorunda kaldığı yargılama giderinin yarısının yasal faiziyle kendisine ödenmesi için diğer eş aleyhine dava açmıştır. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiştir. Tarafların evlilik birliği devam etmektedir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, TMK 186'nın üçüncü fıkrasını (eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılması), TMK 196'nın birinci fıkrasını (hâkimin istem üzerine ailenin geçimi için her birinin yapacağı parasal katkıyı belirlemesi) ve TMK 197'nin tamamını birlikte aktarmıştır. Davanın, evlilik birliğinin devamı sırasında bir eş tarafından yapıldığı ileri sürülen giderin payı oranında diğer eşten tahsiline ilişkin olduğunu nitelendirmiştir. Tarafların evlilik birliğinin devam ettiğini saptadıktan sonra, aile konutu ile ilgili yapılan giderlerin birlik giderlerinden olduğunu ve diğer eşin bu giderlere payı oranında katılması gerektiğini belirtmiştir. Buna göre mahkemece, aile konutu için aleyhine açılan davadan dolayı yapılan tüm ödemelerin usulünce hesaplanması, bu ödemelere diğer eşin katılması gereken payın belirlenmesi ve belirlenecek bu pay üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini vurgulayarak, davanın reddine ilişkin hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
“Aile konutu ile ilgili yapılan giderler birlik giderlerinden olup, davalı ... eşin bu giderlere payı oranında katılması gerekir.”
Ne anlama geliyor?
Aile konutu için ödediğin masrafı eşinden payı oranında isteyebilirsin.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve BOZMA biçiminde verilmiştir. Kararda TMK 186/3, 196/1 ve 197 BİRLİKTE dayanak gösterilmiştir. Somut olayda tahsili istenen kalem, aile konutuna ilişkin bir dava nedeniyle ödenen YARGILAMA GİDERİDİR; karar bu kalemin de birlik gideri sayılabileceğini göstermesi bakımından önemlidir. Kişi, yer, taşınmaz ve mahkeme dosya bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 195/3 ile ilgili Yargıtay kararları
TMK 195/3 · Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Tedbir nafakası talep edenin ayrı yaşamakta haklılığını ispat etmesi gerekir; davalının davaya cevap vermemesi iddiaların inkârı sayılır ve görgüye dayanmayan tanık anlatımları haklılığı ispat için yeterli değildir
Olay: Taraflar evlendikten yaklaşık üç ay sonra ayrılmıştır. Davacı, davalının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini ve kendisine kötü davrandığını, ayrıca kendisinin ve ortak konutun ihtiyaçlarını karşılamadığını ileri sürerek ayrı yaşamada haklılık nedeniyle tedbir nafakası istemiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir. İlk derece mahkemesi davanın kısmen kabulüne karar vermiş; Özel Daire, davacının müşterek haneden ayrılmakta haklı olduğuna dair inandırıcı ve kabul edilebilir delil bulunmadığı gerekçesiyle bozmuş, mahkeme önceki kararın hakkaniyete daha uygun olduğunu belirterek direnmiştir.
Karar: Hukuk Genel Kurulu, TMK 185, 186 ve 197'yi birlikte ele alarak evlenmekle eşlerin birlikte yaşamak, birbirlerine yardımcı olmak ve birliğin giderlerini emek ve malvarlıkları ile karşılamakla yükümlü hâle geldiklerini belirtmiştir. Buna karşılık eşlerden birinin ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddî biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahip olduğunu; birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkimin talep üzerine önlem alacağını vurgulamıştır. Ayrı yaşama hâlinde gerek eş gerekse müşterek çocuk için takdir edilecek tedbir nafakasının da bu önlemler arasında olduğunu belirtmiştir. Kanunun takdir yetkisi tanıdığı konularda hâkimin TMK 4 uyarınca hukuka ve hakkaniyete göre karar vermesi gerektiğini hatırlatmıştır. Ardından ispat rejimini ortaya koymuştur: talep edenin ayrı yaşamakta haklılığını ispat etmesi gerekir, hâkim ispata ilişkin genel hükümler dairesinde sunulan deliller üzerinde inceleme yapar ve vardığı sonucu taraf itirazlarını karşılar ve denetime elverişli biçimde gerekçeli kararında ortaya koyar. Somut olayda davalının davaya cevap vermeyerek iddiaları inkâr ettiğini; davacının haklılığa ilişkin olarak kendi iki çocuğunun tanıklığı dışında delili bulunmadığını saptamıştır. Bu ifadelerden birinin görgüye değil davacının anlatımına dayandığını, diğerinin ise davalının savunması da gözetildiğinde tek başına hüküm kurmaya yeterli görülmediğini belirterek direnme kararını oy birliğiyle ve kesin olarak bozmuştur.
Karardan alıntı (aç)(kapat)
“tedbir nafakası talep edenin ayrı yaşamakta haklılığını ispat etmesi gerekli olup bu hâlde ispata ilişkin genel hükümler dairesinde ... taraflarca sunulan deliller üzerinde inceleme yapan hâkimin bu değerlendirme ile varılan sonucu taraf itirazlarını karşılar ve denetime elverişli şekilde gerekçeli kararında ortaya koyması gerekir.”
Ne anlama geliyor?
Karşı taraf susarsa dava kazanılmaz; haklılık delille kurulur.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE, KESİN ve BOZMA biçiminde verilmiştir; Kurul ÖZEL DAİRE BOZMA GEREKÇESİNİ BENİMSEMİŞTİR. Kararda ayrıca Hukuk Genel Kurulunun 20.01.2016 tarihli ve E. 2014/3-686, K. 2016/18 sayılı kararına atıf yapılmıştır. Karar, haklılığın İSPATLANAMAMASINA ilişkindir; ayrı yaşama hakkının varlığını veya kapsamını daraltmaz. Kişi, yer ve mahkeme dosya bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 195/3 · Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Tedbir nafakası talep eden eşin ekonomik durumunun diğerinden daha iyi olması, diğer eşi tedbir nafakası yükümlülüğünden kurtarmaz; bu husus yalnız hükmedilecek nafakanın miktarını tayinde dikkate alınır ve böylece hakkaniyete uygun bir nafaka belirlenir
Olay: Davacı, davalı eşin evlilik birliği gereklerini yerine getirmediğini ve kendisine kötü davrandığını belirterek ailesinin yanına yerleştiğini ileri sürmüş ve ayrı yaşamada haklılık nedeniyle aylık tedbir nafakası istemiştir. Davalı, davacının birliğin devamı açısından üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesi davacının ayrı yaşama hakkına sahip olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş; Özel Daire bozmuş, mahkeme direnmiştir. Dosyadan, davalının daha önce açtığı boşanma davasının, boşanmaya neden olan olaylarda kendisinin tamamen kusurlu olduğu gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmaktadır.
Karar: Hukuk Genel Kurulu, benimsediği Özel Daire bozma gerekçesi doğrultusunda karar vermiştir. Bu gerekçede TMK 195 uyarınca birlikten doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya birliğe ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi hâlinde eşlerin hâkimin müdahalesini isteyebileceği, hâkimin gerektiğinde istem üzerine kanunda öngörülen önlemleri alacağı belirtilmiştir. TMK 197 uyarınca eşlerden birinin, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddî biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahip olduğu; birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkimin parasal katkı, konut ve ev eşyasından yararlanma ve malların yönetimine ilişkin önlemleri alacağı vurgulanmıştır. Tedbir nafakasında eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katkıda bulunmaları gerektiği hatırlatıldıktan sonra, talep eden eşin ekonomik durumunun diğerinden daha iyi olmasının diğer eşi tedbir nafakası yükümlülüğünden kurtarmadığı, ancak bu hususun miktarın tayininde dikkate alınmak zorunda olduğu ve böylece TMK 4 uyarınca hakkaniyet ilkesine uygun bir nafaka belirlenebileceği saptanmıştır. Somut olayda davalının açtığı boşanma davasının kendisinin tamamen kusurlu bulunması nedeniyle reddedildiği gözetilerek, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve nafakanın niteliği dikkate alınarak hakkaniyet ölçüsünde tedbir nafakasına hükmedilmesi gerektiği belirtilmiş ve direnme kararı oy birliğiyle bozulmuştur.
“Davacı eşin ekonomik durumunun davalı (kocadan) daha iyi olması davalı (kocayı) tedbir nafakası yükümlülüğünden kurtarmaz. Ancak, hükmedilecek nafakanın miktarını tayinde bu husus dikkate alınmak zorundadır.”
Ne anlama geliyor?
Kendi gelirin olması, eşinin katkı yükümlülüğünü silmez.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve BOZMA biçiminde verilmiştir; Kurul ÖZEL DAİRE BOZMA GEREKÇESİNİ BENİMSEMİŞTİR ve alıntı bu gerekçeye aittir. Alıntıda geçen "koca" ifadesi somut dosyanın taraf konumundan kaynaklanmaktadır; kural CİNSİYETTEN BAĞIMSIZDIR ve talep eden hangi eş olursa olsun aynı biçimde uygulanır. Davalının tamamen kusurlu bulunduğuna ilişkin tespit ÖNCEKİ BOŞANMA DAVASININ kesinleşmiş sonucudur. Kişi, yer ve mahkeme dosya bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 195/3 · Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Tedbir nafakası miktarı tayin edilirken eşlerin ekonomik güçleri ile müşterek yaşam sırasında sağlanan yaşam düzeyi dikkate alınır; hâkim, birlikte yaşarken sürdürülen hayat seviyesinin ayrı yaşamada da korunmasını gözetir ve kira, elektrik, yakıt, su gibi ortak giderlere diğer eş katılmak zorundadır
Olay: Uzun süreli bir evlilikten sonra eşlerden biri ortak evden ayrılmıştır. Ayrı yaşamak durumunda kalan eş, kendisine hiçbir maddî yardımda bulunulmadığını, müşterek evin kirasını ödediğini, ileri yaşta olup çalışamadığını ve kira ile faturalar için gelire ihtiyacı bulunduğunu ileri sürerek tedbir nafakası istemiştir. Talep edilen eş, emekli olabilmek için kredi kullandığını, eline geçen tutarın çok az olduğunu, malvarlığının elinden çıktığını ve nafaka ödeyecek gücü bulunmadığını savunmuştur. Karar Özel Dairece bozulmuş, mahkeme direnmiştir.
Karar: Hukuk Genel Kurulu, TMK 197 uyarınca ayrı yaşamakta haklı olan eşin diğer eşten tedbir nafakası isteminde bulunabileceğini; tedbir nafakasının niteliği ve yasal düzenlemeler gereği eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında katılmak zorunda olduğunu belirtmiştir. Buna göre birliğin ortak giderleri olan kira, elektrik, yakıt, su ve benzeri giderlere talep edilen eşin katılmak zorunda olduğunu saptamıştır. Miktarın tayininde uygulanacak ölçütü iki unsurla ortaya koymuştur: birliğin giderlerine katılmada eşlerin ekonomik güçleri ve müşterek yaşam sırasında eşine sağlamış olduğu yaşam düzeyi. Hâkimin, eşlerin birlikte yaşarken sürdürdükleri hayat seviyelerinin ayrı yaşamaları hâlinde de korumaları gerektiğini gözetmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu ölçütler doğrultusunda direnme kararını değişik gerekçeyle, oy çokluğuyla ve kesin olarak bozmuştur.
Karardan alıntı (aç)(kapat)
“tedbir nafakası miktarı tayin edilirken, birliğin giderlerine katılmada eşlerin ekonomik güçleri ile müşterek yaşam sırasında davalının eşine sağlamış olduğu yaşam düzeyi dikkate alınmalıdır. Hâkim; eşlerin birlikte yaşarken sürdürdükleri hayat seviyelerinin ayrı yaşamaları hâlinde de korumaları gerektiğini gözetmelidir.”
Ne anlama geliyor?
Nafaka, ayrılıkta yaşam standardını çökertmeyecek biçimde belirlenir.
Not: ⚠️ Karar OY ÇOKLUĞUYLA, KESİN ve DEĞİŞİK GEREKÇEYLE BOZMA biçiminde verilmiştir. Kararda taraflarca ileri sürülen ekonomik durum iddiaları birbiriyle çelişmektedir; Kurul miktarı kendisi belirlememiş, uygulanacak ÖLÇÜTÜ göstermiştir. Bu ölçütler Yargıtayın çok sayıda kararında tekrarlanmaktadır. Kişi, yer, malvarlığı ve mahkeme dosya bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 195 ile ilgili maddeler
- TMK m. 194 — Aile konutu
- TMK m. 192 — Eşlerin meslek ve işi
- TMK m. 188 — Birliğin temsili: Eşlerin temsil yetkisi
- TMK m. 185 — Haklar ve yükümlülükler: Genel olarak
- TMK m. 170 — Karar: boşanma veya ayrılık
- TMK m. 164 — Terk
Uygulamada dikkat edilecekler
Pratik notlar
- 1.Boşanma davası açmadan da TMK 195 uyarınca hâkimin müdahalesini isteyebileceğinizi bilin.
- 2.Önemli bir konuda uyuşmazlık varsa bunu somut biçimde dilekçeye yazın.
- 3.Uzman yardımının ancak eşlerin ortak rızasıyla isteneceğini gözetin.
- 4.Önlemlerin talebe bağlı olduğunu, hâkimin re'sen önlem almayacağını unutmayın.
- 5.Birlikte yaşarken katkı istiyorsanız TMK 196'ya, ayrı yaşıyorsanız TMK 197'ye dayanın.
- 6.TMK 196 talebinde geçmiş bir yıllık dönemi de mutlaka isteyin.
- 7.Geçmiş bir yıla ait kira, fatura, okul ve sağlık giderlerini belgeleyerek sunun.
- 8.Ev işleri, çocuk bakımı ve eşin işinde karşılıksız çalışmanın katkı sayıldığını ileri sürün.
- 9.Aile konutu için yaptığınız ödemeleri payı oranında diğer eşten isteyebileceğinizi bilin.
- 10.Ayrı yaşama talebinde ölçütün kusur değil haklılık olduğunu vurgulayın.
- 11.Haklılığı görgüye dayalı tanık, rapor ve kayıtlarla ispatlayın.
- 12.Karşı tarafın cevap vermemesinin iddianızı ispatlamış saymadığını bilin.
- 13.Çocuklarınızı tanık göstereceksiniz de olsa duyuma dayalı anlatımın yetersiz kalacağını hesaba katın.
- 14.Kendi geliriniz olsa da tedbir nafakası isteyebileceğinizi, gelirin yalnız miktarı etkilediğini belirtin.
- 15.Miktar talebini kira, elektrik, su, yakıt gibi gider kalemleri üzerinden kurun.
- 16.Birlikte yaşarken sürdürülen yaşam düzeyini gösteren delilleri de dosyaya koyun.
- 17.Ergin olmayan çocuk varsa TMK 197/4 uyarınca gereken önlemleri ayrıca talep edin.
- 18.Mahkemeden ayrı yaşama izni veya hakkın tescilini istemeyin; hâkim önlem alır.
- 19.Bu nafakayı ayrılık nafakası olarak adlandırmayın; TMK 170 ile karışır.
Konuyla ilgili yazılar
Sıkça Sorulan Sorular
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.