4721 sayılı Türk Medeni Kanunu · Beşinci Ayırım: Mal Ortaklığı — E. Mal rejiminin sona ermesi ve tasfiye › I. Sona erme anı

TMK Madde 271: Mal Ortaklığının Tasfiyesi

İkinci Kitap: Aile Hukuku › Birinci Kısım: Evlilik Hukuku › Dördüncü Bölüm: Eşler Arasındaki Mal Rejimi › Beşinci Ayırım: Mal Ortaklığı — E. Mal rejiminin sona ermesi ve tasfiye › I. Sona erme anı

Hazırlayan: Av. Murat Aydar6 yüksek mahkeme kararıYürürlükteki metinGüncelleme: 25.09.2026

Kısa cevap · TMK 271

Mal ortaklığı ölüm, başka bir rejimin kabulü veya iflasla sona erer; iptal, boşanma veya mal ayrılığına geçiş kararında ise dava tarihinden geçerli olarak sona erer (TMK 271). Ortaklık malları tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır (TMK 275). Ölümde ortaklık mallarının yarısı sağ kalan eşe, kalan yarısı mirasçılara geçer; sözleşmeyle başka bir oran kararlaştırılabilir ama altsoyun saklı payı zedelenemez (TMK 276). Boşanmada her eş yasal rejimde kişisel malı sayılacakları geri alır, kalan ortaklık malları yarı yarıya paylaşılır (TMK 277). Sağ kalan eş aile konutunun ve ev eşyasının payına mahsuben kendisine verilmesini isteyebilir (TMK 279). Hukuk Genel Kurulu, eski bir mal ortaklığı sözleşmesindeki ölüm hükmünü oy çokluğuyla miras sözleşmesi olarak geçerli saymıştır.

Bu sayfada neler var? (10 bölüm)
  1. TMK 271 madde metni
  2. Değişiklik geçmişi
  3. TMK 271-275: Sona Erme ve Tasfiye Hesabı
  4. TMK 276-277: Ölümde ve Boşanmada Paylaşma
  5. TMK 278-281: Paylaşma Usulü ve Aile Konutu
  6. TMK 271 Yargıtay kararları
  7. TMK 271 ile ilgili maddeler
  8. Uygulamada dikkat edilecekler
  9. Konuyla ilgili yazılar
  10. Sıkça sorulan sorular

Temel kavramlar

Sona erme anı
TMK 271: ölüm, başka rejimin kabulü veya iflasla; iptal, boşanma veya mal ayrılığına geçişte dava tarihinden geçerli olarak rejimin bittiği an.
Kapsamın belirlenmesi
TMK 271/3: ortaklık mallarıyla kişisel malların kapsamının rejimin sona erdiği tarihe göre belirlenmesi.
Kişisel mala ekleme
TMK 272: sosyal güvenlik kurumlarınca yapılan toptan ödemelerin ve iş gücü kaybı tazminatının sona ermeden sonraki döneme düşen kısmının kişisel mal olarak hesaba katılması.
Denkleştirme
TMK 273: bir mal kesiminin borcu diğer kesimden ödenmişse tasfiyede istenebilen denkleştirme; kesimi belirsiz borç ortaklık borcu sayılır.
Değer artış payı
TMK 274: bir mal kesiminden diğerine yapılan katkıda edinilmiş mallara katılmadaki değer artış payı hükümlerinin uygulanması.
Tasfiye anı
TMK 275: mevcut ortaklık mallarının değerlendirilmesinde esas alınan an; Yargıtay bunu karar tarihine en yakın tarih olarak uygular.
Ortaklık payı
Rejim sona erdiğinde her eşe veya mirasçılarına düşen, kural olarak ortaklık mallarının yarısı olan pay.
Saklı pay
TMK 276/3: ölümde farklı paylaşma oranı öngören anlaşmaların zedeleyemeyeceği altsoyun mirastaki korunan payı.
Payına mahsuben özgüleme
TMK 278-280: belirli malların ortaklık payına sayılarak bir eşe verilmesi.
Üstün yarar
TMK 279/3 ve 280: ölüm dışındaki sona ermede konutun, ev eşyasının veya diğer değerlerin bir eşe verilmesi için ispatı gereken yarar.
Olumlu miras sözleşmesi
Mirasbırakanın karşı tarafı mirasçı atadığı iki taraflı ölüme bağlı tasarruf; resmî vasiyetname şeklinde yapılır (TMK 527, 545).

Bir bakışta TMK 271

KonuKuralDayanak
Sona erme sebepleriÖlüm, başka bir mal rejiminin kabulü veya eşlerden biri hakkında iflasın açılması.TMK m. 271/1
Dava tarihiİptal, boşanma veya mal ayrılığına geçiş kararında rejim dava tarihinden geçerli olarak sona erer.TMK m. 271/2
KapsamOrtaklık mallarıyla kişisel malların kapsamı sona erme tarihine göre belirlenir.TMK m. 271/3
Sosyal güvenlik ödemeleriToptan ödemeler ve iş gücü kaybı tazminatı, sona ermeden sonraki döneme düşen peşin sermaye değeri kadar kişisel mal olarak hesaba katılır.TMK m. 272
DenkleştirmeKişisel mala ilişkin borç ortaklık mallarından veya ortaklık borcu kişisel mallardan ödenmişse denkleştirme istenebilir; kesimi belirsiz borç ortaklık borcu sayılır.TMK m. 273
Değer artış payıBir mal kesiminden diğerine giren değere katkıda edinilmiş mallara katılmadaki değer artış payı hükümleri uygulanır.TMK m. 274
DeğerMevcut ortaklık malları tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır; Yargıtay bozmadan sonra verilecek karara en yakın tarihi esas alır.TMK m. 275; 8. HD 04.04.2017
Ölüm veya başka rejimHer eşe veya mirasçılarına ortaklık mallarının yarısı verilir; sözleşmeyle başka oran kararlaştırılabilir, altsoyun saklı payı zedelenemez.TMK m. 276
Boşanma, iptal, mal ayrılığıHer eş yasal rejimde kişisel malı sayılacakları geri alır, kalan ortaklık malları yarı yarıya paylaşılır; bunun değiştirilmesi ancak sözleşmede açıkça öngörülmüşse geçerlidir.TMK m. 277
Boşanmada uygulamaTaşınmaz ve aracın tasfiye tarihindeki değerinden kredi borcu düşüldükten sonra yarısına hükmedilmesi onanmıştır.8. HD 03.11.2014
Davadan önce çekilen paraBoşanma davasından hemen önce çekilen ortaklık parası, alacağı azaltma kastıyla çekilmiş sayılarak hesaba katılmıştır.8. HD 03.11.2014
Kişisel malların verilmesiÖlümde sağ kalan eş, yasal rejimde kişisel malı sayılabilecek olanların payına mahsuben kendisine verilmesini isteyebilir.TMK m. 278
Aile konutu ve ev eşyasıOrtaklık malı olan konut ve ev eşyasının payına mahsuben mülkiyeti sağ kalan eşe verilebilir; haklı sebeple intifa veya oturma hakkı tanınabilir.TMK m. 279/1-2
Ölüm dışındaki sona ermeHer eş üstün yararını ispat ederek konut ve ev eşyası için aynı istemleri ileri sürebilir.TMK m. 279/3
Sözleşmedeki konut hükmüSözleşmede ortaklık malı olduğu açıkça kabul edilen konutta ölen eş adına kayıtlı tapunun yarısı tasfiye payına mahsuben sağ kalan eş adına tescil edilir.8. HD 30.05.2017
Diğer değerlerÜstün yararını ispat eden eş diğer malvarlığı değerlerinin de payına mahsuben kendisine verilmesini isteyebilir.TMK m. 280
Diğer kurallarDiğer hâllerde paylı mülkiyet ve mirasın paylaşılmasına ilişkin hükümler kıyasen uygulanır.TMK m. 281
Eski sözleşmedeki ölüm hükmüÖlümde ortaklık mallarının tamamının sağ kalan eşe ait olacağına ilişkin hüküm resmî vasiyetname şeklinde yapılmış bir miras sözleşmesi olarak geçerli sayılmıştır.HGK 14.05.2014 (oy çokluğu)

TMK 271 madde metni

Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › Birinci Kısım: Evlilik Hukuku › Dördüncü Bölüm: Eşler Arasındaki Mal Rejimi · Beşinci Ayırım: Mal Ortaklığı — E. Mal rejiminin sona ermesi ve tasfiye › I. Sona erme anı

Mal ortaklığının sona ermesi ve tasfiye: Sona erme anı — Madde 271

  1. (1)Mal rejimi eşlerden birinin ölümü, diğer bir mal rejiminin kabul edilmesi veya eşlerden biri hakkında iflâsın açılmasıyla son bulur.
  2. (2)Mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâllerinde, mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer.
  3. (3)Ortaklık mallarıyla kişisel malların kapsamının belirlenmesinde mal ortaklığının sona erdiği tarih esas alınır.

Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr. Fıkra numaraları okumayı kolaylaştırmak için eklenmiştir.

Değişiklik geçmişi

TarihKaynakDeğişiklik
22.11.20014721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002)TMK 271-281 Kanunun ilk metninden bu yana hiç değiştirilmemiştir. Mülga 743 sayılı Kanun döneminde yapılan mal ortaklığı sözleşmelerinde ölüm hâlindeki paylaşma 743 sayılı Kanunun 221 ve 222. maddelerine göre yapılıyordu; Yargıtay bu hükümleri TMK 276'nın karşılığı olarak anmaktadır. 4722 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca bu sözleşmeler, eşler 01.01.2002'den itibaren bir yıl içinde yeni bir rejim seçmedilerse edinilmiş mallara katılmaya dönüşmüştür.

TMK 271-275: Sona Erme ve Tasfiye Hesabı

Mal ortaklığının sona erdiği an, hem ortaklığa giren malların kapsamını hem de tasfiyenin nasıl yapılacağını belirler.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 271 — Mal rejimi eşlerden birinin ölümü, diğer bir mal rejiminin kabul edilmesi veya eşlerden biri hakkında iflâsın açılmasıyla son bulur.
Mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâllerinde, mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer.
Ortaklık mallarıyla kişisel malların kapsamının belirlenmesinde mal ortaklığının sona erdiği tarih esas alınır.

Madde 272 — Eşlerden birine sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumlarınca yapılmış olan toptan ödemeler veya iş gücünün kaybı dolayısıyla ödenmiş olan tazminat, toptan ödeme veya tazminat yerine ilgili sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumunca uygulanan usule göre ömür boyunca irat bağlanmış olsaydı, mal rejiminin sona erdiği tarihte bundan sonraki döneme ait iradın peşin sermayeye çevrilmiş değeri ne olacak idiyse, tasfiyede o miktarda kişisel mal olarak hesaba katılır.

Madde 273 — Bir eşin kişisel mallara ilişkin borçları, ortaklık mallarından veya ortaklık mallarına ilişkin borçları kişisel mallarından ödenmiş ise; tasfiye sırasında denkleştirme istenebilir.
Her borç, ilişkin bulunduğu mal kesimini yükümlülük altına sokar. Hangi kesime ait olduğu anlaşılamayan borç ortaklık mallarına ilişkin sayılır.

Madde 274 — Bir eşin kişisel malı veya ortaklık malıyla bir başka mal kesimine giren malvarlığı değerinin edinilmesi, iyileştirilmesi veya korunmasına katkıda bulunulmuşsa, edinilmiş mallara katılma rejiminde değer artış payına ilişkin hükümler uygulanır.

Madde 275 — Mal rejimi sona erince, mevcut ortaklık mallarının değerlendirilmesinde tasfiye anı esas alınır.
Sona erme sebebiRejimin bittiği anDayanak
Eşlerden birinin ölümüÖlüm anıTMK 271/1
Başka bir mal rejiminin kabulüYeni rejimin kabulüTMK 271/1
Eşlerden biri hakkında iflasın açılmasıİflasın açılması; ortaklık kendiliğinden mal ayrılığına dönüşürTMK 271/1, 209
İptal, boşanma veya mal ayrılığına geçiş kararıDava tarihiTMK 271/2
⚠️Dikkat
Rejimin sona erdiği tarih ile malların değerlendirildiği tarih farklıdır. Hangi malların ortaklığa gireceği sona erme tarihine göre belirlenir (TMK 271/3); bu malların değeri ise tasfiye anına göre hesaplanır (TMK 275).

Boşanmada hesap. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, boşanmada mal ortaklığının dava tarihinde sona erdiğini, o tarihte mevcut malların tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılacağını belirtmiş; taşınmaz ve aracın tasfiye tarihindeki değerinden kredi borcu düşüldükten sonra yarısına hükmedilmesini onamıştır. Aynı kararda boşanma davasından bir hafta önce hesaptan çekilen ortaklık parasının diğer eşin alacağını azaltma kastıyla çekildiğini kabul ederek bu paranın da hesaba katılmasını istemiştir (Yargıtay 8. HD, 03.11.2014, E. 2014/15924, K. 2014/19710).

Değer karar tarihine en yakın tarihe göre belirlenir. Ölümle sona eren bir mal ortaklığında Yargıtay, konutun sürüm değerinin ve paranın reel değerinin bozmadan sonra verilecek karara en yakın tarihe göre belirlenmesini istemiştir (Yargıtay 8. HD, 04.04.2017, E. 2015/11337, K. 2017/5037).

💡İpucu
Değer artış payı (TMK 274) ve kişisel mal ile ortaklık malı arasındaki denkleştirme (TMK 273), ortaklığın dışında kalan kişisel mallarla ortaklık kütlesi arasındaki kaymaları düzeltir. Bu hükümleri mal ortaklığında doğrudan uygulayan yayımlanmış bir Yargıtay kararına rastlanmamıştır.

Değer artış payının hesaplanması için TMK 227-230 şerhine bakabilirsiniz.

TMK 276-277: Ölümde ve Boşanmada Paylaşma

Ortaklık mallarının nasıl paylaşılacağı, rejimin ölümle mi yoksa boşanma gibi bir kararla mı sona erdiğine göre değişir.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 276 — Eşlerden birinin ölümü veya diğer bir mal rejiminin kabulü sebebiyle mal ortaklığının sona ermesi hâlinde, her eşe veya mirasçılarına ortaklık mallarının yarısı verilir.
Mal rejimi sözleşmesiyle başka bir paylaşma oranı kararlaştırılabilir.
Bu tür anlaşmalar altsoyun saklı paylarını zedeleyemez.

Madde 277 — Boşanma veya evliliğin iptali sebebiyle ya da kanun veya mahkeme kararı gereğince mal ayrılığına geçiş hâllerinde, her eş edinilmiş mallara katılma rejiminde kendi kişisel malı sayılacak olanları ortaklık mallarından geri alır.
Geri kalan ortaklık malları eşler arasında yarı yarıya paylaşılır.
Yasal paylaşmanın değiştirilmesine ilişkin anlaşmalar, ancak mal rejimi sözleşmesinde bunun açıkça öngörülmüş olması hâlinde geçerlidir.
Sona ermePaylaşmaSözleşmeyle değişiklik
Ölüm veya başka rejimin kabulü (TMK 276)Ortaklık mallarının yarısı her eşe veya mirasçılarınaBaşka oran kararlaştırılabilir; altsoyun saklı payı zedelenemez
Boşanma, iptal veya mal ayrılığına geçiş (TMK 277)Her eş yasal rejimde kişisel malı sayılacakları geri alır; kalan yarı yarıyaAncak sözleşmede açıkça öngörülmüşse

Ölümde paylaşma. Yargıtay 8. Hukuk Dairesine göre ölümde tasfiye yapılırken kural olarak ortaklık mallarının yarısı sağ kalan eşe, kalan yarısı ise sağ kalan eşin miras hakkı saklı kalmak üzere ölenin mirasçılarına geçer. Sağ kalan eş bu nedenle hem ortaklık payını hem de kalan yarıdan miras payını alır (Yargıtay 8. HD, 04.04.2017, E. 2015/11337, K. 2017/5037).

⚠️Dikkat
Boşanmada geri alma: boşanmada paylaşmadan önce her eş, edinilmiş mallara katılma rejiminde kişisel malı sayılacak olanları, örneğin mirasla veya karşılıksız kazanmayla elde ettiği değerleri, ortaklık mallarından geri alır. Yarı yarıya paylaşım yalnız geri kalan ortaklık malları için geçerlidir.

Eski sözleşmelerdeki ölüm hükümleri tartışmalıdır. 743 sayılı Kanun döneminde yapılan bazı mal ortaklığı sözleşmelerinde eşlerden birinin ölümünde ortaklık mallarının tamamının sağ kalan eşe ait olacağı kararlaştırılmıştır. Bu sözleşmeler 4722 sayılı Kanun gereğince 2002'de edinilmiş mallara katılmaya dönüştüğünden, 2. Hukuk Dairesi rejimin ölümle değil yasal rejime dönüşmeyle sona erdiğinin gözetilmesi gerektiğini (Yargıtay 2. HD, 03.12.2007, E. 2006/21235, K. 2007/16888), 8. Hukuk Dairesi de bu nedenle ölüm hükmünün uygulanamayacağını (Yargıtay 8. HD, 02.05.2012, E. 2012/641, K. 2012/3623, oy çokluğu) kabul etmiştir. Hukuk Genel Kurulu ise aynı sözleşme hakkında oy çokluğuyla, ölüm hükmünün içerik itibarıyla bir eşin diğerini mirasçı atadığı olumlu bir miras sözleşmesi olduğunu, iki tanık katılımıyla noterce düzenlendiğinden resmî vasiyetname şeklini taşıdığını ve geçerli olduğunu kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 14.05.2014, E. 2013/1077, K. 2014/664).

Mirasçıların benzer bir belgeyi vasiyetname olarak iptal ettirmek için açtığı bir davada ise belgenin mal rejimi sözleşmesi olduğu ve vasiyetname niteliği taşımadığı gerekçesiyle verilen ret kararı onanmıştır (Yargıtay 7. HD, 30.03.2023, E. 2022/219, K. 2023/1852).

TMK 278-281: Paylaşma Usulü ve Aile Konutu

Paylaşmada belirli mallar, özellikle aile konutu ve ev eşyası, eşlerden birinin payına sayılarak ona verilebilir.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 278 — Mal ortaklığının eşlerden birinin ölümüyle sona ermesi hâlinde sağ kalan eş, edinilmiş mallara katılma rejiminde kişisel malı sayılabilecek olanların payına mahsuben kendisine verilmesini isteyebilir.

Madde 279 — Eşlerin birlikte yaşadıkları konut veya ev eşyası ortaklık mallarına dahil ise, sağ kalan eş, payına mahsuben bunların mülkiyetinin kendisine verilmesini isteyebilir.
Haklı sebeplerin varlığı hâlinde, sağ kalan eş veya ölenin diğer yasal mirasçılarının istemiyle bunlar üzerinde mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınabilir.
Mal ortaklığı rejiminin ölüm dışındaki bir sebeple son bulması hâlinde, eşlerden her biri, üstün bir yararının varlığını ispat etmek suretiyle aynı istemleri ileri sürebilir.

Madde 280 — Bir eş, üstün bir yararının varlığını ispat etmek suretiyle diğer malvarlığı değerlerinin de payına mahsuben kendisine verilmesini isteyebilir.

Madde 281 — Diğer hâllerde paylı mülkiyet ve mirasın paylaşılmasına ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır.
  • Ölümde: sağ kalan eş, ortaklık malı olan konut ve ev eşyasının payına mahsuben mülkiyetini isteyebilir; haklı sebeple intifa veya oturma hakkı tanınabilir (TMK 279/1-2).
  • Boşanma ve diğer hâllerde: her eş üstün yararını ispat ederek aynı istemleri ileri sürebilir (TMK 279/3).
  • Diğer değerler: üstün yarar ispat edilirse diğer malvarlığı değerleri de payına mahsuben verilebilir (TMK 280).
  • Boşluk: diğer hâllerde paylı mülkiyet ve miras paylaşımı hükümleri kıyasen uygulanır (TMK 281).

Sözleşmede ortak sayılan konut. Noterde düzenlenen bazı mal ortaklığı sözleşmeleri, ortaklık malı olan konut ve ev eşyasının ölümde sağ kalanın payına mahsuben ona verilebileceğini TMK 279/1'in sözleriyle tekrarlar. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, eşlerin böyle bir hükümle birlikte yaşadıkları konutun ortaklık malı olduğunu açıkça kabul ettiklerini belirterek, önceki bozma kararında mal ayrılığı döneminde edinildiği kabul edilen konut bakımından bu iradeye itibar etmiş; ölen eş adına kayıtlı tapunun yarısının iptaliyle tasfiye payına mahsuben sağ kalan eş adına tescil edilmesi gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay 8. HD, 30.05.2017, E. 2016/13151, K. 2017/7920).

Başka bir dosyada aynı ilke uygulanmış; sağ kalan eşin tasfiye payının mirasçılara kalacak diğer yarıyı karşılayıp karşılamadığının değerlendirilmesi istenmiş ve bozmadan sonra konutun tamamı sağ kalan eş adına tescil edilmiştir (Yargıtay 8. HD, 04.04.2017, E. 2015/11337, K. 2017/5037).

⚠️Dikkat
Mal ortaklığında eşler ortaklık mallarına elbirliğiyle sahip olduğundan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi elbirliği mülkiyetinin ayın olarak tasfiyesinin söz konusu olduğunu kabul etmiştir. Ancak mal, mal ortaklığı sözleşmesinden önce edinilmişse önceki rejimin kuralları uygulanır ve edinilmiş mallara katılmada kural olarak yalnız alacak istenebilir.

Bu konudaki karar için Yargıtay 2. HD, 19.09.2024, E. 2023/626, K. 2024/6099 ve TMK 256-270 şerhine bakabilirsiniz.

RejimÖlümde konut hükmüKural
Edinilmiş mallara katılmaTMK 240Katılma alacağına mahsuben intifa veya oturma hakkı; haklı sebeple mülkiyet
Paylaşmalı mal ayrılığıTMK 255Miras ve paylaşmadan doğan hakka mahsuben mülkiyet; haklı sebeple intifa veya oturma hakkı
Mal ortaklığıTMK 279Ortaklık payına mahsuben mülkiyet; haklı sebeple intifa veya oturma hakkı
Her rejimde miras yoluylaTMK 652Miras hakkına mahsuben mülkiyet; haklı sebeple intifa veya oturma hakkı

Diğer rejimlerdeki konut hükümleri için TMK 239-241 ve TMK 244-255 şerhlerine bakabilirsiniz.

TMK 271 Yargıtay kararları

Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 6 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve konularına göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları bulundukları grubun başında yer alır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.

Karar seçimi hakkında

TMK 271-281'i doğrudan yorumlayan bir içtihadı birleştirme kararına rastlanmamıştır. Sayfaya 6 karar alınmıştır: boşanmada tasfiye ve değer (8. Hukuk Dairesi 2014), ölümde paylaşma ve aile konutu (8. Hukuk Dairesinin 04.04.2017 ve 30.05.2017 tarihli kararları) ile 743 sayılı Kanun döneminde yapılan sözleşmelerdeki ölüm hükümleri (Hukuk Genel Kurulu 2014, 2. Hukuk Dairesi 2007 ve 7. Hukuk Dairesi 2023). Kararların tamamı tam metinden okunmuştur; 5'i OY BİRLİĞİYLE, Hukuk Genel Kurulunun 14.05.2014 tarihli kararı OY ÇOKLUĞUYLA verilmiştir ve karşı oy ile azınlık görüşü ayrıca gösterilmiştir. ATIF NOTLARI: 2. Hukuk Dairesinin 2007 tarihli kararı ile Hukuk Genel Kurulu kararı aynı eşlerin aynı sözleşmesine ilişkindir ve 2. Hukuk Dairesinin görüşü Kurulda azınlıkta kalmıştır. 7. Hukuk Dairesinin 2023 tarihli kararı bir onama kararıdır; belgenin vasiyetname olmadığı gerekçesi bölge adliye mahkemesine aittir. TMK 272, 273, 274, 278, 280 ve 281'i somut bir uyuşmazlıkta uygulayan yayımlanmış karara rastlanmamış; bu hükümler kanun metnine dayanılarak açıklanmıştır.

Boşanmada tasfiye ve değer

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Boşanmada mal ortaklığı dava tarihinde sona erer; ortaklık malları tasfiye anındaki değerleriyle hesaplanır ve edinmeden doğan borç düşüldükten sonra yarı yarıya paylaşılır; boşanma davasından hemen önce çekilen ortaklık parası alacağı azaltma kastıyla çekilmiş sayılarak hesaba katılır

Olay: 1992 yılında evlenen eşler, 13.12.2002 tarihinde 4722 sayılı Kanunun öngördüğü bir yıllık süre içinde noterde mal ortaklığı sözleşmesi yapmışlardır. 2009 yılında açılan dava sonunda boşanmışlardır. Davacı eş, 2002 yılında davalı eş adına alınan üç katlı bina ile 2009 yılında alınan aracın değerinin yarısını istemiştir. Davalı eş binanın babasının evinin satış parasıyla alındığını savunmuş ve davacı adına bankaya yatırdığını ileri sürdüğü paranın da ortaklığa dahil edilerek takas edilmesini istemiştir.

Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, sözleşmenin bir yıllık süre içinde yapıldığını, 4722 sayılı Kanunun 10/3. maddesi uyarınca mal ortaklığının 01.01.2002'den sonra edinilen mallar bakımından geçerli olduğunu, 1992-2002 arasında edinilen malların ise mal ayrılığı hükümlerine göre tasfiye edileceğini belirtmiştir. TMK 257 ve 261 uyarınca kişisel mal dışındaki malların ortaklık malı sayıldığını, davalının taşınmazın kişisel malıyla alındığını kanıtlayamadığını, taşınmaz ve aracın tasfiye tarihindeki değerlerinin (TMK 275) belirlenip aracın kredi borcu düşüldükten sonra yarısına (TMK 277) hükmedilmesinin doğru olduğunu açıklayarak bu bölümü onamıştır. Davacının annesinden gelen para ile faizinin sözleşme gereğince ortaklığa girmediğini, sonradan hesaba yatırılan kısmın ise ortaklık malı olduğunu; rejim dava tarihinde sona erdiğinden (TMK 271/2) o tarihte mevcut malların hesaba katılacağını, ancak boşanma davasından bir hafta önce çekilen paranın diğer eşin alacağını azaltma kastıyla çekildiğini (TMK 229) belirterek bu kısmın yarısının takas edilmesi gerektiğinden hükmü bu yönden oy birliğiyle bozmuştur.

“TMK'nun 271/3.ve 275 maddelerine göre mal ortaklığı rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan malların tasfiye anındaki değerlerinin hesaba katılacağı kuşkusuzdur.”

Ne anlama geliyor?

Boşanmada ortaklık malları tasfiye anındaki değerleriyle yarı yarıya paylaşılır.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiş; taşınmaz ve araç yönünden ONAMA, banka parası yönünden BOZMA kararıdır. ⚠️ Daire, davadan hemen önce çekilen para için edinilmiş mallara katılmaya ilişkin TMK 229'a atıf yapmıştır. Takas def'inin TMK 236/1 uyarınca emredici olduğunu da belirtmiştir. Kişi, banka ve tutar bilgileri aktarılmamıştır.

Ölümde paylaşma ve aile konutu

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Ölümle sona eren mal ortaklığında ortaklık mallarının yarısı sağ kalan eşe, kalan yarısı sağ kalan eşin miras hakkı saklı kalmak üzere mirasçılara geçer; sözleşmede ortaklık malı olduğu açıkça kabul edilen aile konutu ortaklık malı sayılır ve değer bozmadan sonraki karara en yakın tarihe göre belirlenir

Olay: 1973 yılında evlenen eşler, 27.12.2002 tarihinde noterde düzenleme şeklinde mal ortaklığı sözleşmesi yapmışlardır. Sözleşmenin bir maddesinde ortaklık mallarına dahil olan birlikte yaşanan konut ile ev eşyasının, eşlerden birinin ölümünde sağ kalanın payına mahsuben ona verilebileceği kararlaştırılmıştır. Eşlerden biri 2006 yılında ölmüştür. Sağ kalan eş, ortaklık mallarının tasfiyesini ve aile konutu ile iki taşınmazın kendisine verilmesini istemiştir. Mahkeme, sözleşmeden önce edinilen taşınmazları ortaklık dışında sayarak yalnız bir dükkân ile banka parasının yarısını sağ kalan eşe vermiş; miras payına dayalı özgüleme yönünden ise görevsizlik kararı vermiştir.

Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, mal ortaklığının seyrek uygulanan bir rejim olduğunu, ortaklık mallarında elbirliği mülkiyetinin geçerli olduğunu ve eşlerin ortaklığa koydukları malların miktarı ne olursa olsun ortaklık malları üzerinde yarı paya sahip olduğunu açıklamıştır. Ölümde tasfiyede kural olarak ortaklık mallarının yarısının sağ kalan eşe, kalan yarısının ise sağ kalan eşin miras hakkı saklı kalmak üzere ölenin mirasçılarına geçeceğini (TMK 276) belirtmiştir. Eşler arasında evlilikten 2002'ye kadar mal ayrılığı, sözleşmeye kadar edinilmiş mallara katılma, sözleşmeden ölüme kadar mal ortaklığı geçerli olduğunu; eşlerin sözleşmede birlikte yaşadıkları konutun ortaklık malı olduğunu açıkça kabul ettiklerini, bu nedenle konutun ortaklık malı sayılması gerektiğini açıklamıştır. Konutun sürüm değeri ile paranın reel değerinin bozmadan sonra verilecek karara en yakın tarihe göre belirlenmesini, sağ kalan eşin tasfiye payının mirasçılara kalacak diğer yarıyı karşılayıp karşılamadığının değerlendirilmesini istemiş; sağ kalan eşin miras payına dayalı bir özgüleme istemi bulunmadığı hâlde görevsizlik kararı verilmesini de hatalı bularak kararı oy birliğiyle bozmuştur.

“Ölüm halinde tasfiye yapılırken kural olarak, ortaklık malların yarısı sağ eşe, kalan yarısı da sağ kalan eşin miras hakkı saklı kalmak üzere ölenin mirasçılarına geçer. (743 TKM m. 221, 222, TMK. m.276)”

Ne anlama geliyor?

Ölümde ortaklık mallarının yarısı sağ eşe, yarısı mirasçılara geçer.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Bozmaya uyularak verilen kararda aile konutunun tamamı sağ kalan eş adına tescil edilmiş; 8. Hukuk Dairesi 06.04.2021 tarihli kararında esasa yönelik temyiz itirazlarını reddetmiş, kararı yalnız yargılama giderleri yönünden bozmuştur. Sözleşmedeki konut hükmü TMK 279/1'in sözlerini tekrarlamaktadır. Kişi, yer ve taşınmaz bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Eşlerin sözleşmede ortaklık malı olduğunu açıkça kabul ettikleri aile konutu bakımından ölen eş adına kayıtlı tapunun yarısı iptal edilerek tasfiye payına mahsuben sağ kalan eş adına tescil edilmelidir; sözleşmeden önce mal ayrılığı döneminde edinilen diğer taşınmazlar için ayni istem kabul edilemez

Olay: 1959 yılında evlenen eşler, 25.12.2002 tarihinde noterde düzenleme şeklinde mal ortaklığı sözleşmesi yapmışlardır. Eşlerden biri 2004 yılında ölmüştür. Sağ kalan eş, ortaklık mallarının tasfiyesini ve TMK 279 uyarınca birlikte yaşadıkları konut ile ev eşyasının payına mahsuben mülkiyetinin, olmazsa ölünceye kadar intifa hakkının kendisine verilmesini istemiştir. Mahkeme konutun tamamının ve diğer taşınmazların yarısının sağ kalan eş adına tesciline karar vermiştir. Daire 2016'da bu kararı, sözleşmenin geçmişe etkili olamayacağı ve taşınmazların mal ayrılığı döneminde edinildiği gerekçesiyle bozmuş; sağ kalan eş karar düzeltme istemiştir.

Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, karar düzeltme incelemesinde sözleşmenin geçmişe etkili olamayacağını ve evlilikten sözleşme tarihine kadar mal ayrılığı, sonrasında mal ortaklığı geçerli olduğunu yinelemiştir. Mal ortaklığında eşlerin ortaklık mallarına elbirliğiyle ve yarı payla sahip olduğunu, ölümde ortaklık mallarının yarısının sağ kalan eşe, kalan yarısının mirasçılara geçeceğini açıklamıştır. Sözleşmede eşlerin birlikte yaşadıkları konutun ortaklık malı olduğunu ve ölüm hâlinde sağ kalanın payına mahsuben mülkiyetini isteyebileceğini açıkça kabul ettiklerini belirterek, konutun ortaklık malı sayılması ve ölen eş adına kayıtlı tapunun yalnız yarısının iptaliyle belirlenecek tasfiye payına mahsuben sağ kalan eş adına tescili gerektiğini açıklamıştır. Önceki bozma kararının bu konut yönünden gerekçesini kaldırarak kararı değişik gerekçeyle bozmuş, diğer karar düzeltme istemlerini oy birliğiyle reddetmiştir.

Karardan alıntı (aç)

“Dosya kapsamından aile konutu olduğu anlaşılan tasfiyeye konu 7 nolu meskenin tarafların iradeleri dikkate alınarak ortaklık malı olduğunun kabulu ile bu taşınmaz yönünden sözleşme ve ilgili yasa hükümleri gereği muris adına olan tapu kaydının sadece 1/2 hissesinin iptali ile belirlenecek tasfiye payına mahsuben davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır.”

Ne anlama geliyor?

Sözleşmede ortak sayılan konutun ölen eşe ait yarısı sağ kalan eşe tescil edilir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Bozmaya uyularak verilen kararda konutun yarısı sağ kalan eş adına tescil edilmiş, diğer taşınmazlara ilişkin istem reddedilmiş; bu karar 8. Hukuk Dairesinin 17.09.2019 tarihli kararıyla onanmış ve 16.12.2019'da yalnız vekâlet ücreti yönünden düzeltilmiştir. Kişi, yer ve taşınmaz bilgileri aktarılmamıştır.

Eski sözleşmelerde ölüm hükmü

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

743 sayılı Kanun döneminde yapılan mal ortaklığı sözleşmesindeki eşlerden birinin ölümünde ortaklık mallarının tamamının sağ kalan eşe ait olacağına ilişkin hüküm, rejim 2002'de edinilmiş mallara katılmaya dönüşmüş olsa da resmî vasiyetname şeklinde yapılmış olumlu bir miras sözleşmesi olarak geçerlidir (oy çokluğu)

Olay: 1955 yılında evlenen eşler, 1971 yılında noterde iki tanık katılımıyla re'sen düzenlenen bir sözleşmeyle genel mal ortaklığını seçmişlerdir. Sözleşmenin bir maddesinde eşlerden birinin diğerinden önce ölümü hâlinde, altsoyun hakları saklı kalmak üzere ortaklık malları ile bütün hakların sağ kalan eşe ait olacağı kararlaştırılmıştır. Eşler 01.01.2002'den sonra başka bir rejim seçmemiş, koca 2003 yılında ölmüştür. Sağ kalan kadın eş, mal ortaklığı döneminde edinilen konut ile aracın kendisine ait olduğunun tespitini ve adına tescilini istemiş; mahkeme davayı kabul etmiştir. Özel Daire kararı bozmuş, mahkeme direnmiştir.

Karar: Hukuk Genel Kurulu, eşler başka bir rejim seçmediğinden 01.01.2002'den itibaren aralarında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğunun tartışmasız olduğunu, uyuşmazlığın sözleşmedeki ölüm hükmünün yeni rejime rağmen bağlayıcı olup olmadığında toplandığını belirtmiştir. Mal rejimi sözleşmesinin konusunun kanunla sınırlı olduğunu, bir rejim seçmek, bazı malları kişisel mal olarak paylaşım dışında bırakmak veya katılma oranını değiştirmek gibi konuları kapsadığını; eşlerin ölüme bağlı olarak terekeleri hakkında yaptıkları düzenlemenin artık mal rejimi sözleşmesi sayılamayacağını açıklamıştır. Söz konusu hükmün içerik itibarıyla bir eşin diğerini mirasçı atadığı olumlu bir miras sözleşmesi olduğunu, sözleşmenin iki tanık katılımıyla noterce düzenlendiğinden resmî vasiyetname şeklini taşıdığını ve mirasbırakanın son arzularının mümkün olduğunca ayakta tutulması gerektiğini belirterek hükmün geçerli ve bağlayıcı olduğunu kabul etmiştir. Yerel mahkemenin direnme kararını değişik gerekçeyle oy çokluğuyla onamıştır.

“Eldeki olayda “eşlerden birisinin diğerinden önce vefatı halinde, ortaklığa ait mallar ile bilcümle maddi ve manevi haklarının tamamının, sağ kalan eşe ait olacağına” yönelik sözleşmedeki kabulleri bir olumlu miras sözleşmesi olarak ayaktadır ve eşler açısından geçerli/bağlayıcıdır.”

Ne anlama geliyor?

Eski sözleşmedeki ölüm hükmü miras sözleşmesi olarak geçerli sayıldı.

Not: ⚠️ Karar OY ÇOKLUĞUYLA verilmiştir. Görüşmeler sırasında bir kısım üyeler, mal ortaklığının ölümle değil yasal rejime dönüşme sebebiyle sona erdiğini, sözleşmenin ortadan kalktığını ve 2. Hukuk Dairesinin 03.12.2007 tarihli kararının da bu yönde olduğunu ileri sürmüş; bu görüş Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir. KARŞI OYA göre ayrıca usulüne uygun bir direnme kararı yoktu ve mal ortaklığı mukavelesi başlıklı iki taraflı sözleşme ölüme bağlı tasarruf olarak kabul edilemezdi. Özel Daire de (8. HD 02.05.2012, oy çokluğu) hükmün uygulanamayacağı görüşündeydi. Kişi, yer ve araç bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

743 sayılı Kanun döneminde kurulan mal ortaklığı 4721 sayılı Kanunla yasal rejime dönüştüğünden, sonradan gerçekleşen ölümde sözleşmedeki ölüm hükmüne göre karar verilemez (sonradan Hukuk Genel Kurulunda azınlıkta kalan görüş)

Olay: Eşler 1971 yılında noterde re'sen düzenlenen bir sözleşmeyle mal ortaklığını kabul etmiş ve eşlerden birinin ölümü hâlinde ortaklığa dahil malların tamamının sağ kalan eşe ait olacağını kararlaştırmışlardır. Koca 2003 yılında ölmüştür. Sağ kalan eş, bu sözleşme gereğince mirasçılık belgesi verilmesini istemiş; mahkeme sözleşmeye göre karar vermiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, istemin 743 sayılı Kanunun 221-222. maddelerine dayandığını, eşler arasındaki mal ortaklığının 4721 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesiyle yeni kanundaki yasal rejime, yani edinilmiş mallara katılmaya dönüştüğünü (4722 sayılı Kanun m. 10) belirtmiştir. Sözleşmeyle kabul edilen mal ortaklığının eşlerden birinin ölümüyle değil yasal rejime dönüşme sebebiyle sona erdiği gözetilmeden karar verilmesini doğru bulmamış ve kararı oy birliğiyle bozmuştur.

“Sözleşme ile kabul edilen mal ortaklığı rejiminin, eşlerden birinin ölümüyle değil, yeni yasadaki yasal rejime dönüşmüş olması sebebiyle sona erdiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor?

Rejim dönüştüğü için ölüm hükmü uygulanmaz görüşü HGK'da azınlıkta kaldı.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. ⚠️ Aynı eşlerin aynı sözleşmesindeki ölüm hükmü hakkında Hukuk Genel Kurulu 14.05.2014 tarihinde oy çokluğuyla farklı sonuca varmış ve hükmü miras sözleşmesi olarak geçerli saymıştır; Kurulda bu kararı dayanak gösteren görüş azınlıkta kalmıştır. Kişi bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Onanan bölge adliye mahkemesi kararına göre noterde düzenlenen ve sulh hukuk mahkemesince onaylanan mal ortaklığı sözleşmesi bir mal rejimi sözleşmesidir, vasiyetname değildir; bu nedenle vasiyetnamenin iptali davası reddedilir

Olay: Mirasbırakan ile eşi 1990 yılında noterde düzenleme şeklinde bir mal ortaklığı evlenme sözleşmesi yapmış, sözleşme aynı yıl sulh hukuk mahkemesince onaylanmıştır. Mirasçılar, belgenin resmî vasiyetname niteliğinde olduğunu ve şekle aykırı düzenlendiğini ileri sürerek iptalini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Karar: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi uyuşmazlığın eşler arasında noterde düzenlenen mal ortaklığı sözleşmesinin iptali istemine ilişkin olduğunu belirtmiş, ilgili hukuk olarak 743 sayılı Kanunun 222. maddesini ve karşılığı olan TMK 276'yı göstermiştir. Bölge adliye mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek oy birliğiyle onamıştır. Onanan bölge adliye mahkemesi kararında, belgenin eşler arasında düzenlenen ve 743 sayılı Kanunun 173. maddesi uyarınca sulh hukuk mahkemesince onaylanan bir mal rejimi sözleşmesi olduğu, vasiyetname niteliği taşımadığı ve vasiyetnamenin iptali davasının reddi gerektiği belirtilmişti.

“Uyuşmazlık; eşler arasında noterde düzenlenen mal ortaklığı şeklindeki mal rejimi sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.”

Ne anlama geliyor?

Mal ortaklığı sözleşmesi vasiyetname gibi iptal ettirilemedi.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiş bir ONAMA kararıdır. ⚠️ Belgenin vasiyetname değil mal rejimi sözleşmesi olduğu gerekçesi BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNE aittir. Mirasçılar temyizde sözleşmenin 2002'de sona erdiğini ve mirasçı atamaya ilişkin hükmün geçersiz olduğunu da ileri sürmüş; Daire bu konuda ayrıca gerekçe yazmamıştır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 271 ile ilgili maddeler

  • TMK m. 256 — Mal ortaklığı: kapsam, yönetim ve borçlar
  • TMK m. 244 — Paylaşmalı mal ayrılığı ve aile konutu
  • TMK m. 239 — Ödeme, aile konutu ve üçüncü kişilere karşı dava
  • TMK m. 236 — Artık değere katılma ve takas
  • TMK m. 227 — Değer artış payı
  • TMK m. 223 — Tasfiye, üstün yarar ve eşe devir

Uygulamada dikkat edilecekler

Pratik notlar

  1. 1.Boşanmada mal ortaklığının dava tarihinde sona erdiğini, bu tarihten sonra edinilen malların ortaklığa girmeyeceğini bilin.
  2. 2.Ortaklık mallarının değerinin karar tarihine en yakın tarihe göre belirlenmesini isteyin.
  3. 3.Boşanmada paylaşmadan önce mirasla veya karşılıksız kazanmayla elde ettiğiniz değerleri ortaklık mallarından geri isteyin.
  4. 4.Boşanmada yarı yarıya paylaşımı değiştirmek istiyorsanız bunun mal rejimi sözleşmesinde açıkça öngörülmüş olmasına dikkat edin.
  5. 5.Ölümde farklı paylaşma oranı kararlaştıracaksanız altsoyun saklı payını zedelemeyecek şekilde düzenleyin.
  6. 6.Boşanma davasından hemen önce ortak hesaplardan çekilen paraların hesaba katılmasını isteyin.
  7. 7.Ortaklık malına ilişkin kredi borçlarının tasfiyede malın değerinden düşüldüğünü denetleyin.
  8. 8.Sağ kalan eş olarak aile konutu ve ev eşyasının payınıza mahsuben size verilmesini isteyebileceğinizi bilin.
  9. 9.Sözleşmenizde konutun ortaklık malı olduğu açıkça yazıyorsa bunu tasfiyede özellikle ileri sürün.
  10. 10.Boşanmada konutu veya başka bir malı almak istiyorsanız üstün yararınızı ispat etmeye hazırlanın.
  11. 11.Mal ortaklığına dayanan tasfiye istemini miras payına dayalı istemden ayırın; ikisi farklı hükümlere ve mahkemelere tabi olabilir.
  12. 12.2002 öncesi bir sözleşmedeki ölüm hükmüne dayanıyorsanız Hukuk Genel Kurulunun bu hükmü miras sözleşmesi olarak değerlendirdiğini ve sözleşmenin şeklini gözetin.
  13. 13.Mirasçı olarak eski bir mal ortaklığı sözleşmesine itiraz ediyorsanız, bunun vasiyetname olarak iptalinin reddedildiği kararları dikkate alın.
  14. 14.Tasfiye alacağınızın karşılığında mal istiyorsanız malın ortaklık malı mı yoksa önceki rejimde edinilmiş mal mı olduğunu önce netleştirin.

Konuyla ilgili yazılar

Sıkça Sorulan Sorular

TMK 271'e göre mal ortaklığı eşlerden birinin ölümü, başka bir mal rejiminin kabulü veya eşlerden biri hakkında iflasın açılmasıyla sona erer. İptal, boşanma veya mal ayrılığına geçiş kararında ise dava tarihinden geçerli olarak sona erer.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.