Kısa cevap · TMK 244
Paylaşmalı mal ayrılığı, eşlerin mal rejimi sözleşmesiyle seçebildiği bir rejimdir. Rejim devam ederken her eş kendi malını yönetir ve kendi borcundan sorumlu olur; rejim sona erdiğinde ise ailenin ortak kullanımına özgülenmiş mallar ile ailenin ekonomik geleceğine yönelik yatırımlar eşit olarak paylaşılır (TMK 250). Paylaştırmada ayın asıldır; bedel malların tasfiye anındaki sürüm değerine göre hesaplanır ve Yargıtaya göre bu rejimde de tasfiye tarihi karar tarihidir. Boşanmada konutta kalmayı düzenleyen TMK 254 ile ölümde konut ve ev eşyasına ilişkin TMK 255, Yargıtaya göre ancak eşler bu rejimi seçmişse ve konut paylaşmaya tabi mallardansa uygulanır. Edinilmiş mallara katılma rejiminde boşanmadan sonrası için konut veya ev eşyası tahsisi yapılamaz. TMK 254'e ilişkin kararlar çekişmesiz yargı işi sayıldığından temyiz edilemez.
Bu sayfada neler var? (11 bölüm)
- TMK 244 madde metni
- Değişiklik geçmişi
- Paylaşmalı Mal Ayrılığı Nedir? (TMK 244-247)
- TMK 250-252: Aileye Özgülenen Mallar ve Eşit Paylaşım
- TMK 248-249 ve 253: Geri Alma, Katkı ve Paylaştırma Yöntemi
- TMK 254-255: Boşanmada ve Ölümde Aile Konutu
- TMK 244 Yargıtay kararları
- TMK 244 ile ilgili maddeler
- Uygulamada dikkat edilecekler
- Konuyla ilgili yazılar
- Sıkça sorulan sorular
Temel kavramlar
- Paylaşmalı mal ayrılığı
- Rejim süresince malların ayrı kaldığı, sona ermede aileye özgülenen malların eşit paylaşıldığı seçimlik mal rejimi.
- Evlenme başvurusunda bildirim
- TMK 205/1: eşlerin hangi mal rejimini seçtiklerini evlenme başvurusu sırasında yazılı olarak bildirmesi.
- Aileye özgülenen mallar
- TMK 250/1: rejimin kurulmasından sonra edinilip ailenin ortak kullanım ve yararlanmasına özgülenen mallar.
- Ekonomik geleceğe yönelik yatırım
- TMK 250/1: ailenin ekonomik geleceğini güvence altına almaya yönelik, eşit paylaşıma giren yatırımlar ve bunların yerine geçen değerler.
- Paylaşma dışı mallar
- TMK 250/2: manevi tazminat alacakları, miras yoluyla edinilen mallar ve kural olarak karşılıksız kazandırmayla edinilen mallar.
- Katkıdan doğan hak
- TMK 249: paylaştırma dışı kalan diğer eşe ait mala yapılan karşılıksız katkı için katkı oranında hakkaniyete uygun bedel istenmesi.
- Paylaşmaya aykırı davranış
- TMK 251: diğer eşin payını azaltmak kastıyla bir malın paylaşmadan önce karşılıksız elden çıkarılması.
- Kast karinesi
- TMK 251/2: rejimin sona ermesinden önceki bir yıl içinde rızasız yapılan olağan hediye dışı karşılıksız kazandırmaların payı azaltma kastıyla yapıldığının varsayılması.
- Aynî paylaştırma
- TMK 253/1: paylaştırmanın malların kendisi üzerinden yapılması; paylaşmalı mal ayrılığında asıl yöntem.
- Denkleştirme bedeli
- TMK 253: aynî paylaştırma mümkün değilse payları eşitlemek için eşlerden birinin diğerine ödediği ve tasfiye anındaki sürüm değerine göre hesaplanan bedel.
- Konutta kalma hakkı
- TMK 254: iptal veya boşanmada eşit paylaşma konusu konutta kalma ve ev eşyasını kullanma hakkı; tapuya şerh verilebilir.
- Çekişmesiz yargı
- HMK 382/2-b-9 ve 10: paylaşmalı mal ayrılığında boşanmada konut ve ev eşyasının kullanımına ve sağ kalan eşe konut ve eşya üzerinde hak tanınmasına ilişkin işler.
- Ölümde mülkiyet talebi
- TMK 255: sağ kalan eşin paylaşma konusu konut ve ev eşyası üzerinde miras ve paylaşmadan doğan hakkına mahsuben mülkiyet istemesi.
Bir bakışta TMK 244
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Yönetim | Eşlerden her biri, yasal sınırlar içinde kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını korur. | TMK m. 244 |
| İspat | Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden ispatlar; hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar paylı mülkiyette sayılır. | TMK m. 245 |
| Borçlar | Eşlerden her biri kendi borçlarından bütün malvarlığıyla sorumludur. | TMK m. 246 |
| Sona erme | Rejim ölüm veya başka rejimin kabulüyle; iptal, boşanma veya mal ayrılığına geçiş kararında dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer. | TMK m. 247 |
| Seçim ve şekil | Sözleşme evlenmeden önce veya sonra yapılabilir; noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır ya da seçim evlenme başvurusunda yazılı olarak bildirilir. | TMK m. 202/2, 203, 205 |
| Şekilsiz sözleşme | Nişanlılık döneminde tarafların kendi aralarında yaptığı sözleşme mal rejimi bakımından geçerli sonuç doğurmamış, edinilmiş mallara katılma uygulanmıştır. | 8. HD 01.10.2013 |
| Evlilik içinde geçiş | Sözleşmeyle geçilince önceki rejim sona erer ve o döneme ait mallar ayrıca tasfiye edilir; sözleşme kural olarak geçmişe etkili yapılamaz. | TMK m. 225/1; 8. HD 05.06.2012; 2. HD 19.09.2024 |
| Sözleşmenin yorumu | Sicil kaydına ilişkin genel hüküm, sözleşmedeki eşit paylaşıma ilişkin özel hükümleri ortadan kaldırmaz. | 8. HD 05.06.2012 |
| Geri alma | Her eş diğer eşte bulunan mallarını geri alır; üstün yararını ispat eden eş payın ödeme günündeki karşılığını vererek paylı malın kendisine verilmesini isteyebilir. | TMK m. 248 |
| Katkı | Diğer eşe ait paylaştırma dışı mala karşılıksız katkıda bulunan eş, katkısı oranında hakkaniyete uygun bir bedel isteyebilir. | TMK m. 249 |
| Eşit paylaşım | Rejimin kurulmasından sonra edinilip aileye özgülenen mallar ile ailenin ekonomik geleceğine yönelik yatırımlar eşit olarak paylaşılır; işletmelerin ekonomik bütünlüğü gözetilir. | TMK m. 250/1 |
| İstisnalar | Manevi tazminat alacakları, miras yoluyla edinilen mallar ve kural olarak karşılıksız kazandırmayla edinilen mallar paylaşılmaz. | TMK m. 250/2 |
| Kasıtlı elden çıkarma | Payı azaltmak kastıyla malın karşılıksız elden çıkarılması hâlinde hâkim denkleştirme bedelini hakkaniyete göre belirler; son bir yıldaki rızasız karşılıksız kazandırmalarda kast varsayılır. | TMK m. 251 |
| Zina veya hayata kast | Hâkim kusurlu eşin payını azaltabilir veya kaldırabilir; hüküm yalnız paylaşmalı mal ayrılığında uygulanır. | TMK m. 252; 8. HD 13.02.2019 |
| Paylaştırma yöntemi | Paylaştırmada ayın asıldır; mümkün değilse bedel eklenir, bedel tasfiye anındaki sürüm değerine göre hesaplanır ve edinmeden doğan borçlar indirilir. | TMK m. 253/1 |
| Erteleme ve faiz | Ciddi güçlük varsa ödeme ertelenebilir; aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden başlayarak denkleştirme bedeline faiz yürütülür. | TMK m. 253/2-3 |
| Tasfiye tarihi | Bu rejimde de tasfiye tarihi karar tarihidir; bozmadan sonra değer yeni karar tarihine göre belirlenir. | 2. HD 07.10.2024 |
| Paylı malın değeri | Payın ödeme günündeki karşılığı esas alınır; Yargıtay TMK 226/2 için de bu ölçütü gözeterek karar tarihine yakın değeri esas almıştır. | TMK m. 248/2; 8. HD 30.03.2010 |
| Konutta kalma | İptal veya boşanmada eşler konutta kalma ve ev eşyasını kullanma konusunda anlaşabilir; anlaşamazlarsa hâkim hakkaniyet gerektiriyorsa süre belirleyerek re'sen karar verir. | TMK m. 254 |
| TMK 254'ün koşulları | Eşlerin paylaşmalı mal ayrılığını seçmiş olması ve konutun paylaşmaya tabi mallardan olması zorunludur. | 2. HD 10.11.2009 |
| Boşanma sonrası tahsis | Edinilmiş mallara katılmada boşanmadan sonrası için konut veya ev eşyası tahsis edilemez; TMK 169 önlemleri yalnız dava süresince geçerlidir. | 8. HD 24.03.2014; 2. HD 25.06.2014 |
| Temyiz | Paylaşmalı mal ayrılığında konut ve ev eşyasının kullanımına ilişkin kararlar çekişmesiz yargı işidir ve temyiz edilemez. | HMK m. 382/2-b-9, 362/1-ç |
| Ölüm | Sağ kalan eş paylaşma konusu konut ve ev eşyası üzerinde miras ve paylaşmadan doğan hakkına mahsuben mülkiyet isteyebilir. | TMK m. 255 |
| TMK 255'in koşulları | Eşler arasında paylaşmalı mal ayrılığının geçerli ve konutun paylaşmaya tabi mallardan olması zorunludur. | 2. HD 15.12.2011 |
| Mirastan doğan hak | Mal rejimi ne olursa olsun sağ kalan eş, miras payına mahsuben konut ve ev eşyası üzerinde mülkiyet isteyebilir. | TMK m. 652; 8. HD 20.02.2014 |
TMK 244 madde metni
İkinci Kitap: Aile Hukuku › Birinci Kısım: Evlilik Hukuku › Dördüncü Bölüm: Eşler Arasındaki Mal Rejimi · Dördüncü Ayırım: Paylaşmalı Mal Ayrılığı — A. Yönetim, yararlanma ve tasarruf › I. Genel olarak
Paylaşmalı mal ayrılığı: Yönetim, yararlanma ve tasarruf — Madde 244
- Rejim devam ederken paylaşmalı mal ayrılığı mal ayrılığı gibi işler; paylaşma ancak rejim sona erdiğinde ve yalnız aileye özgülenen mallar bakımından söz konusu olur.Eşlerden her biri, yasal sınırlar içerisinde kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını korur.
Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Kaynak | Değişiklik |
|---|---|---|
| 22.11.2001 | 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002) | TMK 244-255 Kanunun ilk metninden bu yana hiç değiştirilmemiştir. Mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinde yasal rejim mal ayrılığıydı; eşler ayrıca mal birliği veya mal ortaklığını seçebiliyordu. Paylaşmalı mal ayrılığı 4721 sayılı Kanunla seçimlik rejimler arasına girmiştir. Eşler bu rejimi mal rejimi sözleşmesiyle seçebilir; sözleşme TMK 205 uyarınca noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır ya da seçim evlenme başvurusu sırasında yazılı olarak bildirilir. |
Paylaşmalı Mal Ayrılığı Nedir? (TMK 244-247)
Paylaşmalı mal ayrılığı, mal ayrılığı ile eşit paylaşımı birleştirir: rejim sürerken mallar ayrıdır, rejim sona erdiğinde ise aileye özgülenen mallar yarı yarıya paylaşılır.
Madde 245 — Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.
Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır.
Madde 246 — Eşlerden her biri, kendi borçlarından bütün malvarlığıyla sorumludur.
Madde 247 — Mal rejimi, eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin kabulüyle sona erer.
Mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâllerinde, mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer.
| Ölçüt | Edinilmiş mallara katılma | Mal ayrılığı | Paylaşmalı mal ayrılığı |
|---|---|---|---|
| Nasıl uygulanır? | Yasal rejim; seçim yapılmazsa uygulanır | Eşlerin seçimiyle veya hâkim kararıyla | Yalnız eşlerin seçimiyle |
| Sona ermede ne paylaşılır? | Artık değerin yarısı (katılma alacağı) | Kanundan doğan bir paylaşım yok | Aileye özgülenen mallar eşit olarak |
| Paylaşımın niteliği | Alacak hakkı; tapu kural olarak istenemez | — | Ayın olarak paylaştırma asıldır |
| Boşanmada konutta kalma | TMK 254 uygulanmaz | TMK 254 uygulanmaz | TMK 254 |
| Ölümde konut ve ev eşyası | TMK 240 | Rejime özgü hüküm yok | TMK 255 |
Nasıl seçilir? Eşler bu rejimi mal rejimi sözleşmesiyle seçebilir (TMK 202/2). Sözleşme evlenmeden önce veya sonra yapılabilir (TMK 203); noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır ve eşler hangi rejimi seçtiklerini evlenme başvurusu sırasında yazılı olarak da bildirebilir (TMK 205). Hukuk Genel Kurulunun da belirttiği gibi mülga 743 sayılı Kanun döneminde yasal rejim mal ayrılığıydı ve eşler ayrıca yalnız mal birliği veya mal ortaklığını seçebiliyordu; 4721 sayılı Kanunla paylaşmalı mal ayrılığı da seçimlik rejimler arasına girdi (Yargıtay HGK, 26.09.2012, E. 2012/8-192, K. 2012/629).
Şekle uyulmazsa ne olur? Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, tarafların evlenmeden kısa süre önce nişanlılık döneminde kendi aralarında yaptıkları paylaşmalı mal ayrılığı sözleşmesinin mal rejimi açısından hukuken geçerli bir sonuç doğurmayacağını kabul etmiş ve evlilikten sonra edinilen taşınmazı edinilmiş mallara katılma rejimine göre değerlendiren kararı onamıştır (Yargıtay 8. HD, 01.10.2013, E. 2013/12481, K. 2013/13898).
Evlilik içinde geçiş. Evlilik sürerken paylaşmalı mal ayrılığına geçilirse önceki mal rejimi sözleşmeyle sona erer (TMK 225/1) ve o döneme ait mallar ayrıca tasfiye edilir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2004'te evlenip 2006'da noterde paylaşmalı mal ayrılığı sözleşmesi yapan eşlerin dosyasında sözleşmeden önce edinilen araç bakımından önceki rejimin sözleşmeyle sona erdiğini, sözleşmeden sonra edinilip aile konutu olarak kullanılan taşınmazın ise paylaşmalı mal ayrılığı döneminde edinildiğini ve ailenin ortak kullanımına özgülendiğini belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, 05.06.2012, E. 2012/3563, K. 2012/5322). Yargıtay 2. Hukuk Dairesine göre eşler, 4722 sayılı Kanunun 10. maddesindeki istisnalar dışında mal rejimi sözleşmesini geçmişe etkili olarak yapamaz; sözleşme yapıldığı tarihten itibaren geçerlidir (Yargıtay 2. HD, 19.09.2024, E. 2023/626, K. 2024/6099, mal ortaklığı sözleşmesine ilişkin).
Sözleşmenin şekli ve sınırları için TMK 202-205 şerhine, rejimin dava tarihinde sona ermesine ilişkin açıklamalar için TMK 223-226 şerhine bakabilirsiniz.
TMK 250-252: Aileye Özgülenen Mallar ve Eşit Paylaşım
Rejimin kalbi TMK 250'dir: paylaşıma giren mallar, rejim kurulduktan sonra edinilip aileye özgülenen mallardır.
Manevî tazminat alacakları, miras yoluyla edinilen mallar ile karşılıksız kazandırmada bulunanın açık iradesinden aksi anlaşılmadıkça, sağlararası veya ölüme bağlı tasarruflarla edinilen mallar hakkında bu hüküm uygulanmaz.
Madde 251 — Eşlerden biri, diğer eşin payını azaltmak kastıyla paylaşmadan önce bir malı karşılıksız olarak elden çıkardığı takdirde hâkim, diğer eşin alacağı denkleştirme bedelini hakkaniyete uygun olarak belirler.
Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan olağan hediyeler dışında yapılan karşılıksız kazandırmaların bu eşin payını azaltmak kastıyla yapıldığı varsayılır.
Bu tür kazandırmalara ilişkin uyuşmazlıklarda mahkeme kararı, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla, kazandırmadan yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir.
Madde 252 — Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin payının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.
| Paylaşıma girer | Paylaşıma girmez |
|---|---|
| Rejim kurulduktan sonra edinilip ailenin ortak kullanımına özgülenen mallar | Manevi tazminat alacakları |
| Ailenin ekonomik geleceğini güvence altına almaya yönelik yatırımlar | Miras yoluyla edinilen mallar |
| Bunların yerine geçen değerler | Karşılıksız kazandırmayla edinilen mallar (kazandıranın açık iradesi aksini göstermedikçe) |
Sözleşmedeki genel hükümler eşit paylaşımı ortadan kaldırmaz. Yargıtayın incelediği bir sözleşmede eşler TMK 250'nin sözlerini aynen tekrar etmiş, yanına sicilde kime kayıtlıysa malın ona ait olacağı şeklinde genel bir hüküm de eklemişti. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi bu hükmün genel nitelikte olduğunu, tapuya kaydedilen malın kayıt malikine ait sayılmasının zaten kanun gereği olduğunu ve eşit paylaşma ile paylaşma dışı mallara ilişkin hükümlerin daha özel olduğunu belirtmiştir. Daireye göre aile konutu şerhi bulunan ve aile konutu olarak kullanılan taşınmaz bakımından bu özel hükümler TMK 253 ve 254 ile birlikte değerlendirilmeden davanın yalnız sicil hükmüne dayanılarak reddedilmesi hatalıdır (Yargıtay 8. HD, 05.06.2012, E. 2012/3563, K. 2012/5322).
Zina veya hayata kast. TMK 252, edinilmiş mallara katılmadaki TMK 236/2'nin paylaşmalı mal ayrılığındaki karşılığıdır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, eşler arasında sözleşmeyle başka bir rejimin seçildiği ileri sürülmedikçe TMK 252'nin uygulanamayacağını, edinilmiş mallara katılmada TMK 236/2'nin de ancak boşanma davası zina nedeniyle açılıp bu nedenle boşanmaya karar verilmişse uygulanabileceğini ve 743 sayılı Kanunda karşılığı bulunmadığından katkı payı alacağında zina nedeniyle indirim yapılamayacağını belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, 13.02.2019, E. 2017/4334, K. 2019/1407).
Zina hâlinde payın azaltılmasına ilişkin güncel tartışmalar için TMK 236-238 şerhine, eklenecek değerler ve üçüncü kişilere karşı ihbarın işlevi için TMK 227-230 şerhine bakabilirsiniz.
TMK 248-249 ve 253: Geri Alma, Katkı ve Paylaştırma Yöntemi
Tasfiye üç adımda ilerler: her eş kendi malını geri alır, paylaştırma dışı mallara yapılan katkılar hesaplanır ve aileye özgülenen mallar paylaştırılır.
Paylaşmalı mal ayrılığı rejimi sona erdiğinde, üstün yararı olduğunu ispat eden eş, diğer önlemler yanında, eşine payının ödeme günündeki karşılığını vermek suretiyle paylı mülkiyetteki malın kendisine verilmesini isteyebilir.
Madde 249 — Eşlerden biri diğerine ait olup, paylaştırma dışı kalan bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa; mal rejiminin sona ermesi hâlinde, katkısı oranında hakkaniyete uygun bir bedel ödenmesini isteyebilir.
Aynı istem, paylaştırma dışı kalan malın yerine geçen değerler için de geçerlidir.
Madde 253 — Paylaştırmanın ayın olarak yapılması asıldır. Buna olanak yoksa bedel eklemek suretiyle paylar denkleştirilir. Eşlerden birinin diğerine ödeyeceği bedel, malların tasfiye anındaki sürüm değerlerine göre hesaplanır. Bu hesaplamada paylaşım konusu malların edinilmesinden doğan borçlar indirilir.
Denkleştirme bedelinin derhal ödenmesi kendisi için ciddî güçlükler doğuracaksa, borçlu eş ödemelerin uygun bir süre ertelenmesini isteyebilir.
Aksine anlaşma yoksa, tasfiyenin sona ermesinden başlayarak denkleştirme bedeline faiz yürütülür; durum ve koşullar gerektiriyorsa ayrıca borçludan güvence istenebilir.
Ayın asıldır. Edinilmiş mallara katılmada alacaklı eş kural olarak tapu isteyemezken, paylaşmalı mal ayrılığında paylaştırmanın malların kendisi üzerinden yapılması asıldır; bedel ancak buna olanak yoksa devreye girer.
Değer karar tarihine göre belirlenir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, paylaşmalı mal ayrılığı sözleşmesi bulunan eşlerin tasfiyesinde mahkemenin mal rejiminin sona erme anını tasfiye tarihi kabul ederek taşınmazın boşanma dava tarihindeki değerine göre hesap yapmasını hatalı bulmuştur. Aile konutu olarak kullanılan taşınmaz yargılama sırasında üçüncü bir kişiye devredildiği için aynî paylaştırma mümkün olmamış ve talep alacağa dönüşmüştü. Daireye göre edinilmiş mallara katılmada olduğu gibi bu rejimde de tasfiye tarihi karar tarihidir ve bozmadan sonra değer yeni karar tarihine göre belirlenmelidir (Yargıtay 2. HD, 07.10.2024, E. 2023/1310, K. 2024/6903, oy birliğiyle bozma).
Yargıtay uygulamalarına göre, edinilmiş mallara katılma rejiminde olduğu gibi tasfiye tarihi, karar tarihidir.
Paylı malın verilmesi. TMK 248/2, paylı mülkiyetteki malı isteyen eşin payın ödeme günündeki karşılığını ödemesini öngörür. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, edinilmiş mallara katılmadaki TMK 226/2 için değer tarihini belirlerken bu ölçütü TMK 235/1'deki tasfiye anındaki değer ölçütüyle birlikte değerlendirmiş ve karar tarihine yakın bir tarihteki değerin esas alınmasını uygun bulmuştur. Daire bu tür davaları kanuni önalım davasına benzetmiş, bedelin önce depo ettirilmesini ve faize hükmedilmemesini istemiştir (Yargıtay 8. HD, 30.03.2010, E. 2009/6961, K. 2010/1449).
Kredili mallarda borcun hesaba katılma yöntemi için TMK 227-230 ve TMK 231-235 şerhlerine bakabilirsiniz.
TMK 254-255: Boşanmada ve Ölümde Aile Konutu
TMK 254, paylaşmalı mal ayrılığında boşanan eşlerden hangisinin aile konutunda kalacağını düzenler. Uygulamada en çok karışan konu, bu hükmün diğer rejimlerde de uygulanıp uygulanamayacağıdır.
Eşlerin aile konutunda kimin kalmaya ve ev eşyasını kimin kullanmaya devam edeceği konusunda anlaşamamaları hâlinde, hakkaniyet gerektiriyorsa hâkim, olayın özelliklerini, eşlerin ekonomik ve sosyal durumlarını ve varsa çocukların menfaatlerini göz önünde bulundurarak bu hakka hangisinin sahip olacağına iptal veya boşanma kararıyla birlikte re'sen karar verir; bu kararında kalma ve kullanma süresini belirleyerek tapu kütüğüne şerhi için tapu memurluğuna bildirir.
Hâkim aksine karar vermedikçe hak, belirlenen sürenin bitiminde kendiliğinden sona erer. Ancak, bu süre sona ermeden yararlanan tarafın durumunda değişiklik olması hâlinde, diğer taraf hâkimden, kararın gözden geçirilmesini isteyebilir.
Eşler konutta kira ile oturuyorlarsa hâkim, gerektiğinde konutta kiracı sıfatı taşımayan eşin kalmasına karar verebilir. Bu durumda, kiralayanın sözleşmeden doğan haklarını güvenceye almak için gerekli düzenleme yapılmasına iptal veya boşanma kararıyla birlikte re'sen karar verilir.
- Önce anlaşma: eşler konutta kimin kalacağı ve ev eşyasını kimin kullanacağı konusunda anlaşabilir; hak tapuya şerh edilebilir.
- Anlaşma yoksa hâkim: hakkaniyet gerektiriyorsa, eşlerin ekonomik ve sosyal durumu ile çocukların menfaati gözetilerek boşanma kararıyla birlikte re'sen karar verilir.
- Süreli hak: hâkim süre belirler; aksine karar yoksa hak sürenin bitiminde kendiliğinden sona erer, durum değişirse kararın gözden geçirilmesi istenebilir.
- Kiralık konut: hâkim kiracı olmayan eşin konutta kalmasına karar verebilir ve kiralayanı korumak için düzenleme yapar.
İki koşul. Yargıtay 2. Hukuk Dairesine göre TMK 254'ün uygulanabilmesi için eşlerin paylaşmalı mal ayrılığını seçmiş olması ve ailenin ortak kullanımına özgülenen konutun da paylaşmaya tabi mallardan olması zorunludur (Yargıtay 2. HD, 10.11.2009, E. 2009/11403, K. 2009/19298). 8. Hukuk Dairesi de edinilmiş mallara katılma rejiminde aile konutu ve ev eşyasına yönelik korumanın ancak rejim ölümle sona erdiğinde (TMK 240) uygulanacağını, iptal veya boşanmada uygulanmayacağını belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, 24.03.2014, E. 2013/8297, K. 2014/5096).
Yargıtayın bozduğu yaygın hatalar:
- Paylaşmalı mal ayrılığına ilişkin bir kanıt yokken ve konut maliki eş sağken aile konutunun diğer eşe tahsisi (Yargıtay 2. HD, 06.03.2003, E. 2003/1908, K. 2003/3062).
- Harcı yatırılmış bir dava veya karşı dava bulunmadan boşanma davasında re'sen TMK 254'e göre karar verilmesi (Yargıtay 2. HD, 23.09.2008, E. 2007/17764, K. 2008/12369).
- Aile konutundaki ev eşyalarının boşanma kararıyla kadın eşe bırakılması; edinilmiş mallara katılmada ev eşyasının mülkiyetini isteme hakkı yalnız sağ kalan eşe tanınmıştır (Yargıtay 2. HD, 23.01.2014, E. 2013/19377, K. 2014/1360).
- Konut ve ev eşyasının beş yıl süreyle bir eşe tahsis edilip tapuya şerh verilmesi (Yargıtay 8. HD, 24.03.2014, E. 2013/8297, K. 2014/5096).
- Konutun eşyalarla birlikte, kadın eş evleninceye kadar ona özgülenmesi; TMK 169'daki geçici önlemler yalnız boşanma veya ayrılık davası süresince geçerlidir (Yargıtay 2. HD, 25.06.2014, E. 2014/5152, K. 2014/14519).
Kıyas yoluyla da uygulanmaz. Edinilmiş mallara katılma rejimine tabi eşlerden birinin boşanmadan sonra konutu süresiz kullanmak için açtığı davada ilk derece mahkemesi, eşler arasında paylaşmalı mal ayrılığı geçerli olmadığından TMK 254'e, evlilik ölümle değil boşanmayla sona erdiğinden TMK 240'a da dayanılamayacağını belirterek davayı reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi, maddenin paylaşmalı mal ayrılığı başlığı altında düzenlendiğini ve kıyas yoluyla edinilmiş mallara katılma rejimine uygulanamayacağını, konutun mal rejimi tasfiyesinde hesaba katılarak kadın lehine alacağa hükmedildiğini ve ayrıca süresiz tahsisin hakkaniyete uymayacağını, boşanmadan sonra TMK 197'ye de dayanılamayacağını belirterek istinaf başvurusunu reddetmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu kararı onamıştır (Yargıtay 2. HD, 13.09.2023, E. 2022/4997, K. 2023/3902).
Kararlar için bkz. Yargıtay 2. HD, 12.04.2021, E. 2021/1597, K. 2021/2883 ve Yargıtay 2. HD, 09.02.2022, E. 2021/10427, K. 2022/1125 (oy birliği).
Haklı sebeplerin varlığı hâlinde sağ kalan eşin veya ölenin diğer yasal mirasçılardan birinin istemi üzerine, mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınmasına da karar verilebilir.
Sağ kalan eş, mirasbırakanın bir meslek veya sanat icra ettiği ve altsoyundan birinin aynı meslek veya sanatı icra etmesi için gerekli olan bölümlerde bu hakları kullanamaz. Tarımsal taşınmazlara ilişkin miras hükümleri saklıdır.
| Hüküm | Uygulandığı durum | Konut bakımından kural |
|---|---|---|
| TMK 240 | Edinilmiş mallara katılma; katılma alacağına mahsuben | İntifa veya oturma hakkı; haklı sebeple mülkiyet |
| TMK 255 | Paylaşmalı mal ayrılığı; miras ve paylaşmadan doğan hakka mahsuben | Mülkiyet; haklı sebeple intifa veya oturma hakkı |
| TMK 652 | Mal rejimi ne olursa olsun; miras hakkına mahsuben | Mülkiyet; haklı sebeple intifa veya oturma hakkı |
TMK 255 de rejime bağlıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesine göre TMK 255'e dayanılabilmesi için eşler arasında paylaşmalı mal ayrılığının geçerli ve birlikte yaşanılan konutun paylaşmaya tabi mallardan olması zorunludur. Daire, 1997'de alınan ve edinilmiş mal sayılamayan bir konut üzerinde TMK 255/2'ye dayanılarak sağ kalan eşe oturma hakkı tanıyan kararı bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 15.12.2011, E. 2011/3862, K. 2011/22413). Edinilmiş mallara katılmaya tabi eşler için verilen ret kararını da onamıştır (Yargıtay 2. HD, 10.11.2010, E. 2009/15870, K. 2010/18916).
Mirastan doğan hak ve görevli mahkeme. Yargıtay 8. Hukuk Dairesine göre TMK 240'taki düzenlemenin benzeri TMK 255 ve 279'da da yer alır; bu hükümlere dayanan eşin rejimin tasfiyesinden ölen eşten alacaklı olması gerekir. TMK 652 ise mal rejimi ne olursa olsun sağ kalan eşe miras hakkına mahsuben istem hakkı tanır. Katılma alacağına dayanan istemde aile mahkemesi görevlidir (Yargıtay 8. HD, 20.02.2014, E. 2013/8312, K. 2014/2769). Paylaşmalı mal ayrılığının varlığı belli olmayan ve yalnız miras payına mahsuben mülkiyet istenen bir davada ise Daire, talebin TMK 652'ye dayandığını ve sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğunu oy çokluğuyla kabul etmiştir (Yargıtay 8. HD, 14.01.2014, E. 2013/3352, K. 2014/220).
HMK 382/2-b-10, sağ kalan eşe aile konutu ve ev eşyası üzerinde mülkiyet veya intifa hakkı tanınmasını da çekişmesiz yargı işleri arasında sayar. Ölümden sonra aile konutu korumasının hangi hükümlerle sürdüğüne ilişkin Hukuk Genel Kurulu kararı için TMK 239-241 şerhine, evlilik devam ederken aile konutunun korunması için TMK 194 şerhine bakabilirsiniz.
TMK 244 Yargıtay kararları
Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 18 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve konularına göre gruplandı. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.
Karar seçimi hakkında
TMK 244-255'i doğrudan yorumlayan bir içtihadı birleştirme kararına rastlanmamıştır. Yargıtay kararları arasında paylaşmalı mal ayrılığı ifadesi geçen yayımlanmış kararlar taranmış; bunların önemli bir kısmının rejimi yalnızca seçimlik rejimler arasında saydığı görülmüştür. Sayfaya maddeleri doğrudan uygulayan veya yorumlayan 18 karar alınmıştır: sözleşmenin şekli ve yorumu (8. Hukuk Dairesi 2012 ve 2013), paylaştırma yöntemi ve değer tarihi (2. Hukuk Dairesi 2024, 8. Hukuk Dairesi 2010), TMK 252 (8. Hukuk Dairesi 2019), TMK 254'ün uygulama alanı (2. Hukuk Dairesi 2003, 2008, 2009, 2014, 2023 ve 8. Hukuk Dairesi 2014), temyiz yolu (2. Hukuk Dairesi 2021 ve 2022) ve TMK 255 (2. Hukuk Dairesi 2010, 2011 ve 8. Hukuk Dairesi 2014). Kararların tamamı tam metinden okunmuştur; 17'si OY BİRLİĞİYLE, 8. Hukuk Dairesinin 14.01.2014 tarihli kararı OY ÇOKLUĞUYLA verilmiştir ve karşı oy ayrıca gösterilmiştir. ATIF NOTLARI: 2. Hukuk Dairesinin 13.09.2023 tarihli onama kararında TMK 254'ün kıyasen uygulanamayacağı gerekçesi bölge adliye mahkemesine, TMK 240 gerekçesi ilk derece mahkemesine aittir; 2021 ve 2022 tarihli kararlarda mal rejimi tartışılmamıştır. 2. Hukuk Dairesinin 14.09.2009 tarihli kararındaki TMK 255 değerlendirmesi yalnız karşı oyda, 04.07.2023 tarihli kararındaki TMK 255 gerekçesi ise ilk derece mahkemesinde yer aldığından bu kararlar kart yapılmamıştır. TMK 245, 246, 249, 250/2, 251 ve 253/2-3'ü somut bir uyuşmazlıkta uygulayan yayımlanmış karara rastlanmamıştır; bu hükümler kanun metnine dayanılarak açıklanmıştır.
Paylaşmalı mal ayrılığı sözleşmesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Paylaşmalı mal ayrılığı sözleşmesindeki sicilde kime kayıtlıysa malın ona ait olacağına ilişkin hüküm genel niteliktedir; aile konutu şerhli taşınmaz bakımından sözleşmedeki eşit paylaşma hükümleri TMK 253 ve 254 ile birlikte değerlendirilmelidir; evlilik içinde yapılan sözleşmeyle önceki rejim sona erer
Olay: Eşler 2004 yılında evlenmiş, 2006 yılında noterde düzenleme şeklinde paylaşmalı mal ayrılığı sözleşmesi yapmışlardır. Sözleşmede sicile kayıtlı malların adına kayıtlı eşe ait olacağı, belirli bir aracın kadına ait olduğu, ayrıca rejimin kurulmasından sonra edinilip aileye özgülenen malların eşit paylaşılacağı ve miras, manevi tazminat ile karşılıksız kazandırmaların paylaşma dışında kalacağı yazılıdır. Sözleşmeden sonra kadın adına alınan taşınmaz aile konutu olarak kullanılmış ve tapuya aile konutu şerhi verilmiştir. 2007 yılında açılan dava sonunda eşler boşanmıştır. Erkek eşin taşınmaz ve araç için açtığı tasfiye davası, sözleşmenin sicil kaydına ilişkin hükmüne dayanılarak ikinci kez reddedilmiştir.
Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, TMK 225/1'e göre sözleşmeyle başka bir mal rejiminin kabul edilmesiyle önceki rejimin sona ereceğini ve önceki rejimin tasfiyesinin istenebileceğini, sözleşmeden önce edinilen araç bakımından önceki rejimin sözleşmeyle sona erdiğini gözeterek ilk kararın bu yönünü onadığını hatırlatmıştır. Taşınmazın ise sözleşmeden sonra edinildiğini, paylaşmalı mal ayrılığı döneminde edinilip ailenin ortak kullanımına özgülendiğini ve tasfiyenin boşanma kararının kesinleşmesine bağlı olduğunu belirtmiştir. Sözleşmedeki sicil kaydına ilişkin hükmün genel nitelikte olduğunu, tapuya kaydedilen malın malik sütununda yazılı kişiye ait sayılmasının zaten kanun gereği olduğunu, sözleşmenin eşit paylaşma ve paylaşma dışı mallara ilişkin hükümlerinin paylaşmalı mal ayrılığına özgü daha özel düzenlemeler olduğunu açıklamıştır. Mahkemenin bu hükümleri TMK 253 ve 254 ile birlikte değerlendirmeden yalnız sicil hükmüne dayanarak davayı reddetmesini hatalı bulmuş ve vekâlet ücretine ilişkin bir usul hatası nedeniyle de hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
Karardan alıntı (aç)(kapat)
“Her ne kadar bu maddede, “tapuda kayıtlı taşınmazın adına kayıtlı olana ait olacağı” yazılı ise de, bu hüküm genel nitelikte olup, taşınmazın tapuya kaydedilmesi halinde malik sütununda yazılı kişiye ait olduğunun kabul edilmesi yasa gereğidir. Bunun dışında aynı sözleşmenin 7 ve 8. maddelerinde paylaşmalı mal ayrılığı rejimine özgü daha özel düzenlemeler bulunmaktadır.”
Ne anlama geliyor?
Sicile ilişkin genel sözleşme hükmü eşit paylaşımı ortadan kaldırmaz.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiş bir BOZMA kararıdır. Aynı dosyada Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 07.10.2024 tarihinde tasfiye tarihi yönünden ikinci bir bozma kararı vermiştir. Kişi, noterlik, taşınmaz ve araç bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Nişanlılık döneminde tarafların kendi aralarında yaptıkları paylaşmalı mal ayrılığı sözleşmesi mal rejimi açısından hukuken geçerli bir sonuç doğurmaz; evlilikten sonra edinilen taşınmaz edinilmiş mallara katılma rejimine göre değerlendirilir
Olay: Taraflar evlenmeden bir aydan kısa süre önce, nişanlılık döneminde kendi aralarında bir paylaşmalı mal ayrılığı sözleşmesi yapmışlardır. Evlendikten birkaç ay sonra davalı eş adına bir taşınmaz edinilmiştir. İlk derece mahkemesi davacı eşin alacak talebini kabul etmiş, davalı eş kararı temyiz etmiştir.
Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, nişanlılık döneminde tarafların kendi aralarında yaptıkları paylaşmalı mal ayrılığı sözleşmesinin mal rejimi açısından hukuken geçerli bir sonuç doğurmayacağını, taşınmazın edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde edinildiğini ve bu dönemde edinilen malların aksi kanıtlanmadıkça edinilmiş mal sayılacağını (TMK 222) belirtmiştir. Taşınmazın değerinin tasfiye anı olarak nitelendirilen karar tarihine yakın bir tarihte belirlendiğini, katılma alacağı isteyen eşin çalışıp çalışmamasının, bir gelirinin bulunup bulunmamasının ve katkısının varlığının önem taşımadığını, davalının taşınmazı kişisel malıyla aldığını kanıtlayamadığını belirterek kararı oy birliğiyle onamıştır.
“henüz evlenmeden önce nişanlılık döneminde ... tarafların kendi aralarında paylaşmalı mal ayrılığı rejimi sözleşmesi yaptıklarına, nişanlılık döneminde yapılan bu sözleşmenin mal rejimi açısından hukuken geçerli bir sonuç doğurmayacağına”
Ne anlama geliyor?
Şekle uygun yapılmayan sözleşmede yasal rejim uygulanır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiş bir ONAMA kararıdır. ⚠️ Daire, sözleşmenin neden sonuç doğurmadığını ayrıca açıklamamış; sözleşmenin tarafların kendi aralarında yapıldığını belirtmiştir. TMK 203'e göre mal rejimi sözleşmesi evlenmeden önce de yapılabilir; TMK 205'e göre noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılmalı ya da seçim evlenme başvurusunda yazılı olarak bildirilmelidir. Kararda tarafların cinsiyeti belirtilmemiştir; kişi ve tutar bilgileri aktarılmamıştır.
Paylaştırma yöntemi ve tasfiye tarihi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Paylaşmalı mal ayrılığında paylaştırmanın ayın olarak yapılması asıldır; mümkün değilse bedel eklenerek paylar denkleştirilir ve bedel malların tasfiye anındaki sürüm değerine göre hesaplanır; edinilmiş mallara katılmada olduğu gibi tasfiye tarihi karar tarihidir
Olay: Aynı dosyada ikinci bozmadan sonra mahkeme, eşler arasında paylaşmalı mal ayrılığının geçerli olduğunu ve aile konutu olarak kullanılan taşınmazın eşit paylaşılması gerektiğini kabul etmiştir. Taşınmaz yargılama sırasında üçüncü bir kişiye devredildiğinden aynî paylaştırma ve TMK 254'ün uygulanması mümkün olmamış, erkek eş talebini ıslahla alacağa dönüştürmüştür. Mahkeme mal rejiminin sona erdiği boşanma dava tarihini tasfiye anı kabul ederek taşınmazın o tarihteki değerinin yarısına ve bu tarihten itibaren faize hükmetmiştir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi uyuşmazlığın delillerin değerlendirilmesi, paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde tasfiye tarihi ve ihtiyati tedbir noktasında toplandığını belirtmiştir. Paylaşmalı mal ayrılığında paylaştırmanın ayın olarak yapılmasının asıl olduğunu, bunun mümkün olmaması hâlinde bedel eklenerek paylar denkleştirileceğini ve eşlerden birinin diğerine ödeyeceği bedelin malların tasfiye anındaki sürüm değerlerine göre hesaplanacağını (TMK 247/2, 248/2, 249/1, 253/1) açıklamıştır. Yargıtay uygulamalarına göre edinilmiş mallara katılma rejiminde olduğu gibi bu rejimde de tasfiye tarihinin karar tarihi olduğunu vurgulamıştır. Mahkemenin mal rejiminin sona erme anını tasfiye tarihi kabul ederek taşınmazın boşanma dava tarihindeki değerine itibar etmesini hatalı bulmuş; önceki karar bozulmakla değer güncelliğini yitirdiğinden taşınmazın bozma sonrası yeni karar tarihindeki sürüm değeri belirlenerek alacağın hesaplanması gerektiğini belirterek hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
Karardan alıntı (aç)(kapat)
“Paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde paylaştırmanın ayın olarak yapılması asıl olup bunun mümkün olmaması halinde bedel eklemek suretiyle paylar denkleştirilerek eşlerden birinin diğerine ödeyeceği bedel, malların tasfiye anındaki sürüm (rayiç) değerlerine göre hesaplanır (4721 sayılı Kanun md. 247/2, 248/2, 249/1 ve 253/1). Yargıtay uygulamalarına göre, edinilmiş mallara katılma rejiminde olduğu gibi tasfiye tarihi, karar tarihidir.”
Ne anlama geliyor?
Bu rejimde de değer karar tarihine göre belirlenir; ayın asıldır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve BOZMA biçiminde verilmiştir; bozma tasfiye tarihi ve taşınmazın değeri yönünden yapılmıştır, diğer itirazlar reddedilmiştir. ⚠️ Taşınmaz yargılama sırasında üçüncü kişiye devredilmiş olmasına rağmen Daire değerin yeni karar tarihine göre belirlenmesini istemiştir. Dosyanın önceki aşaması için 8. Hukuk Dairesinin 05.06.2012 tarihli kararına bakınız. Kişi, noterlik, taşınmaz ve tutar bilgileri aktarılmamıştır.
Paylı malın verilmesi (TMK 248/2)
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Paylı mülkiyetteki malın üstün yarar sahibi eşe verilmesinde payın değeri, TMK 248/2'deki ödeme günündeki karşılık ve TMK 235/1'deki tasfiye anındaki değer ölçütleri birlikte gözetilerek karar tarihine yakın bir tarihe göre belirlenir; bedel depo ettirilir ve faize hükmedilmez
Olay: Eşlerin paylı mülkiyetindeki meskeni meslek faaliyeti için kullanan eş, üstün yararı bulunduğunu ileri sürerek TMK 226/2 uyarınca diğer eşin payının bedeli karşılığında kendisine devrini istemiştir. Davalı eş, meskenin mal ayrılığı döneminde edinildiğini ve TMK 226'nın uygulanamayacağını savunmuştur. Mahkeme davayı kabul etmiş, ancak payın değerini karar tarihinden yıllar önce alınmış bir bilirkişi raporundaki değere ve meslek faaliyeti nedeniyle eklenen bir ek değere göre belirlemiş, bedelin faiziyle ödenmesi koşuluyla tescile karar vermiştir.
Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, üstün yararın ispatlandığını ve TMK 226/2'nin eşler arasındaki her türlü paylı mülkiyet ilişkisinde uygulanabileceğini kabul etmiştir. TMK 226'da değer tespiti için bir tarih öngörülmediğini, paylaşmalı mal ayrılığına ilişkin TMK 248/2'nin payın ödeme günündeki karşılığını, TMK 235/1'in ise tasfiye anındaki değeri esas aldığını belirterek bütünlük için karar tarihine yakın bir tarihteki değerin esas alınması gerektiğini açıklamıştır. Meslek faaliyeti nedeniyle eklenen ek değeri kabul etmemiş, karar tarihine yakın değerin daha yüksek olmasına rağmen yalnız davacı temyiz ettiğinden bunu bozma sebebi yapmamıştır. Davayı kanuni önalım davasına benzeterek bedelin önce depo ettirilmesi gerektiğini, koşullu hüküm kurulamayacağını ve faize hükmedilmemesi gerektiğini belirterek hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
“O halde bütünlük sağlamak açısından TMK'nın 226/2. fıkrasında öngörülen paylı mülkiyetteki payı için, "tasfiye anındaki ve ödeme günündeki" kavramlar da gözetilerek, bu tarihin karar tarihine yakın bir tarih olarak kabul edilmesi uygun olacaktır.”
Ne anlama geliyor?
Paylı malın değeri karar tarihine yakın tarihe göre belirlenir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. ⚠️ Dava edinilmiş mallara katılmadaki TMK 226/2'ye dayanır; TMK 248/2 değer tarihinin belirlenmesinde karşılaştırma için anılmıştır. Karar TMK 223-226 şerhinde de yer almaktadır. Kişi, meslek, yer ve tutar bilgileri aktarılmamıştır.
Zina veya hayata kast (TMK 252)
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
TMK 252 yalnız paylaşmalı mal ayrılığında uygulanır; edinilmiş mallara katılmada TMK 236/2 ancak boşanmaya zina nedeniyle karar verilmişse uygulanabilir ve mal ayrılığı dönemine ilişkin katkı payı alacağında zina nedeniyle indirim yapılamaz
Olay: Eşler, evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle açılan dava sonunda TMK 166/1 uyarınca boşanmıştır. Davacı eş daha sonra katkı payı ve artık değere katılma alacağı istemiş; mahkeme TMK 252 gereğince katkının tamamen kaldırıldığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, TMK 252'nin paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu hâllerde uygulanacağını, taraflar arasında sözleşmeyle başka bir rejimin seçildiği ileri sürülmediğinden 01.01.2002'ye kadar mal ayrılığı, sonrasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğunu ve tasfiyede eşlerin bağlı bulunduğu rejimin hükümlerinin uygulanacağını (TMK 179) belirterek TMK 252'nin uygulanma olanağı bulunmadığını açıklamıştır. 743 sayılı Kanunda TMK 236/2'nin karşılığı bulunmadığından katkı payı alacağında zina nedeniyle indirim yapılamayacağını, TMK 236/2'nin de ancak boşanma davası zina nedeniyle açılıp bu nedenle boşanmaya karar verilmişse uygulanabileceğini belirterek hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
“O halde, taraflar arasındaki uygulanacak mal rejimi tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanacağından (TMK mad.179), eldeki davada TMK'nin 252. maddenin uygulanma olanağı yoktur.”
Ne anlama geliyor?
Zina nedeniyle pay azaltması rejime ve boşanma sebebine bağlıdır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiş bir BOZMA kararıdır. Eşlerin boşanma kararı TMK 166/1'e dayanmaktadır; kararda boşanmanın evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle verildiği belirtilmiştir. Kişi ve tutar bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 254'ün uygulama alanı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Eşlerin paylaşmalı mal ayrılığını seçtiklerine ilişkin kanıt yoksa ve konut maliki eş sağsa aile konutunun tahsisi istemi reddedilmelidir
Olay: Mahkeme aile konutunun tahsisine ilişkin istemi kabul etmiştir. Dosyada eşlerin paylaşmalı mal ayrılığını seçtiklerine ilişkin bir kanıt bulunmamaktadır ve davalı eş sağdır.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, eşler arasında sözleşmeyle kurulan paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin kabul edildiğine ilişkin (TMK 244) bir kanıt getirilmediğini, davalı sağ olduğundan TMK 240'ın koşullarının da oluşmadığını belirtmiştir. Bu nedenle aile konutuna ilişkin tahsis isteminin reddi gerekirken kabul edilmesini hatalı bularak hükmün bu bölümünü bozmuş, diğer bölümlerini onamıştır. Karar oy birliğiyle verilmiştir.
Karardan alıntı (aç)(kapat)
“Eşler arasında paylaşmalı mal ayrılığı akdi rejiminin kabul edildiğine ilişkin (T.M.K. md. 244) bir kanıt getirilmemiştir. Davalı sağ olduğundan Türk Medeni Kanununun 240. maddesi koşulları da oluşmamıştır. Bu nedenle aile konutu ile ilgili tahsis isteminin reddi gerekirken, kabulü ve yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor?
Rejim kanıtlanmadan ve ölüm olmadan konut tahsis edilemez.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. 4721 sayılı Kanunun yürürlüğünden kısa süre sonra verilen bu karar, TMK 254 ve TMK 240'ın rejime ve ölüme bağlı olduğunu gösteren ilk kararlardandır. Kararda olay ayrıntısı yer almamaktadır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Paylaşmalı mal ayrılığının varlığına ilişkin delil ile harcı yatırılmış bir dava veya karşı dava bulunmadan boşanma davasında re'sen TMK 254'e göre karar verilemez
Olay: Boşanma davasında mahkeme, eşler arasında paylaşmalı mal ayrılığının bulunduğuna ilişkin bir delil ve kadın eş tarafından harcı yatırılarak açılmış bir dava veya karşı dava olmadığı hâlde re'sen TMK 254'e göre aile konutu hakkında karar vermiştir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, taraflar arasında paylaşmalı mal ayrılığının bulunduğuna dair dosyada bir delil olmadığı gibi kadın eş tarafından usulüne uygun harcı verilerek açılmış bir dava ve karşılık dava da bulunmadığı hâlde mahkemenin re'sen TMK 254'e uygun karar vermesini doğru bulmamıştır. Aynı kararda kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminatları da fazla bularak hükmü bu yönlerden bozmuş ve kararı oy birliğiyle vermiştir.
“Taraflar arasında paylaşmalı mal ayrılığının bulunduğuna dair dosya içinde bir delil olmadığı gibi davalı kadın tarafından usulüne uygun harcı verilerek açılmış bir dava ve karşılık dava olmadığı halde mahkemece resen Türk Medeni Kanununun 254. maddesine uygun karar verilmesi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor?
Rejim delili yokken hâkim TMK 254'ü re'sen uygulayamaz.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. TMK 254/2 re'sen karar verilmesini öngörse de bu yetki paylaşmalı mal ayrılığının varlığına bağlıdır. Kişi ve tutar bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
TMK 254'ün uygulanabilmesi için eşlerin paylaşmalı mal ayrılığını seçmiş olması ve ailenin ortak kullanımına özgülenen konutun paylaşmaya tabi mallardan olması zorunludur; boşanmada TMK 240'a da dayanılamaz
Olay: Mahkeme, boşanmayla sona eren evlilikte aile konutunun eşlerden birine tahsisine karar vermiştir. Eşler arasında 01.01.2002'den itibaren edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, evlilik birliğinin ölümle değil boşanmayla sona erdiğini ve eşler arasında 01.01.2002'den itibaren edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğunu (4722 sayılı Kanun m. 10/1) belirtmiştir. TMK 254'ün uygulanabilmesi için eşlerin paylaşmalı mal ayrılığını seçmiş olmaları ve ailenin ortak kullanımına özgülenen konutun paylaşmaya tabi mallardan olması gerektiğini, bu koşullar bulunmadığından TMK 254'teki haktan yararlanılamayacağını, evlilik boşanmayla sona erdiğinden TMK 240'a göre de bir hak bulunmadığını açıklamıştır. Tahsis isteminin reddi gerekirken kabul edilmesini hatalı bularak hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
“Türk Medeni Kanununun 254. maddesinin uygulanabilmesi için, tarafların akdi rejimlerden “paylaşmalı mal ayrılığını” seçmiş bulunmaları ve ailenin ortak kullanımına özgülenen konutun da, paylaşmaya tabi mallardan olması zorunludur.”
Ne anlama geliyor?
TMK 254 için rejim seçimi ve paylaşmaya tabi konut şarttır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve duruşmalı inceleme sonucunda verilmiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Edinilmiş mallara katılma rejiminde boşanma veya iptal hâlinde ev eşyasına ilişkin bir düzenleme yoktur; ev eşyasının mülkiyetini isteme hakkı yalnız sağ kalan eşe tanınmıştır, bu nedenle ev eşyaları boşanma kararıyla bir eşe bırakılamaz
Olay: Boşanma davasında mahkeme, aile konutundaki ortak eşyaların kadın eşe bırakılmasına karar vermiştir. Kadın eş, eşler arasında paylaşmalı mal ayrılığının seçildiğine ilişkin bir belge veya kanıt sunmamıştır.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yasal mal rejiminin edinilmiş mallara katılma olduğunu (TMK 202), kadın eşin paylaşmalı mal ayrılığını seçtiklerine ilişkin bir belge ve kanıt getirmediğini belirtmiştir. Edinilmiş mallara katılma rejiminde ev eşyalarının mülkiyetini isteme hakkının yalnız sağ kalan eşe tanındığını (TMK 240/2), boşanma veya evliliğin iptali hâlinde bu rejimde herhangi bir düzenleme bulunmadığını açıklayarak ev eşyalarının kadına bırakılmasını hukuka aykırı bulmuştur. Davalının tanıklarının dinlenmemesi nedeniyle de hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
Karardan alıntı (aç)(kapat)
“Edinilmiş mallara katılma rejiminde, ev eşyalarının mülkiyetini isteme hakkı sadece sağ kalan eşe tanınmıştır (TMK.md.240/2). Boşanma veya evliliğin iptali halinde, bu rejimde herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. Bu nedenle aile konutundaki ev eşyalarının kanuna aykırı olarak davacı kadına bırakılmasına karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor?
Boşanmada ev eşyası kanuni dayanak olmadan bir eşe bırakılamaz.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Karar, ev eşyası üzerindeki hakların boşanma kararıyla değil mal rejimi hükümlerine göre belirleneceğini gösterir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
TMK 254 paylaşmalı mal ayrılığına özgüdür; edinilmiş mallara katılmada aile konutu ve ev eşyasına yönelik koruma yalnız rejim ölümle sona erdiğinde uygulanır, bu nedenle konut ve eşyanın süreli olarak bir eşe tahsisi ve tapuya şerhi hatalıdır
Olay: 1989 yılında evlenen eşler, 2003 yılında açılan dava sonunda boşanmıştır. Davacı eş, yapımına katkıda bulunduğunu ileri sürdüğü evin ev eşyalarıyla birlikte kendisine tahsisini ve bir aracın yarı değerini istemiştir. Mahkeme olayın özelliklerini, eşlerin ekonomik ve sosyal durumlarını ve çocukların menfaatini gözeterek taşınmazın ve ev eşyalarının beş yıl süreyle davacıya tahsisine ve bunun tapuya şerhine karar vermiştir.
Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, TMK 254 ile iptal ve boşanma hâlinde paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde aile konutu ve ev eşyasının düzenlendiğini, edinilmiş mallara katılma rejiminde bu konudaki düzenlemenin ancak rejim ölümle sona erdiğinde (TMK 240) uygulanabileceğini, evlilik iptal veya boşanmayla sona erdiğinde bu rejimde aile konutu ve ev eşyasına yönelik korumanın uygulanmayacağını açıklamıştır. Eşler arasında 2002 öncesinde mal ayrılığı, sonrasında edinilmiş mallara katılma geçerli olduğundan paylaşmalı mal ayrılığı hükümlerinin uygulanmasını hatalı bulmuştur. Davacının talebinin açıklattırılmasını, binanın yapım tarihinin araştırılmasını ve katkı iddiasının delillerle incelenmesini isteyerek hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
Karardan alıntı (aç)(kapat)
“TMK.nun 254. Maddesi hükmüyle iptal ve boşanma halinde paylaşmalı mal ayrılığı rejiminde aile konutu ve ev eşyası düzenleme konusu yapılmıştır. Kural mal rejiminde, diğer deyişle edinilmiş mallara katılma rejiminde ise aile konutu ve ev eşyalarına yönelik düzenlemenin uygulanabilmesi için eşler arasındaki mal rejiminin ölüm nedeniyle son bulması gerekir.(TMK.240md). Başka bir anlatımla evliliğin iptal veya boşanma kararıyla sona erdirilmesi halinde edinilmiş mallara katılma rejiminde aile konutu ve ev eşyasına yönelik koruma uygulanmaz.”
Ne anlama geliyor?
Edinilmiş mallara katılmada boşanma sonrası konut tahsisi yapılamaz.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Araca ilişkin ret kararı yerinde bulunmuştur. Kararda davacı eşin cinsiyeti açıkça belirtilmemiştir; kişi, yer ve taşınmaz bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Paylaşmalı mal ayrılığı ileri sürülmemişse boşanma kararıyla birlikte konut, eşyalarla birlikte bir eş evleninceye kadar ona özgülenemez; TMK 169 uyarınca konuttan yararlanma yalnız dava süresince mümkündür
Olay: Boşanma davasında mahkeme, boşanma kararıyla birlikte mülkiyeti davalı kocaya ait konutun içindeki eşyalarla birlikte davacı kadın evleninceye kadar ona özgülenmesine karar vermiştir. Eşler paylaşmalı mal ayrılığının geçerli olduğunu ileri sürmemiştir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, TMK 254'ün eşler arasında paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin geçerli olması hâlinde ve paylaşma konusu mallar hakkında uygulanabileceğini, eşlerin bu rejimin geçerli olduğunu ileri sürmediğini belirtmiştir. Bu nedenle boşanma kararıyla birlikte davalıya ait konutun eşyalarla birlikte davacı evleninceye kadar ona özgülenemeyeceğini, TMK 169 uyarınca konuttan ve eşyadan yararlanmanın ancak boşanma veya ayrılık davası süresince mümkün olduğunu açıklamış ve hükmün bu bölümünü oy birliğiyle bozmuştur.
“O halde boşanma kararıyla birlikte, mülkiyeti davalıya ait konutun içindeki eşyalarla birlikte evleninceye kadar davacıya özgülenmesine karar verilemez. Türk Medeni Kanununun 169. maddesi gereğince de konuttan ve içerisindeki eşyadan yararlanma ise, ancak boşanma veya ayrılığa ilişkin dava süresince mümkün olabilir.”
Ne anlama geliyor?
Dava süresince verilen konut önlemi boşanmadan sonra sürmez.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir; hükmün diğer bölümleri onanmıştır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Edinilmiş mallara katılma rejimine tabi eşlerden birinin boşanmadan sonra TMK 254'e dayanarak aile konutunun kendisine tahsisini istemesi üzerine, maddenin paylaşmalı mal ayrılığına özgü olduğu ve kıyasen uygulanamayacağı gerekçesiyle verilen ret kararı onanmıştır
Olay: Eşler 1981 yılında evlenmiş, 2011 yılında açılan dava sonunda 2012 yılında boşanmışlardır. 2002'ye kadar mal ayrılığı, sonrasında edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. Boşanma davasında kadının karar kesinleşinceye kadar ortak konutta kalmasına TMK 169 uyarınca karar verilmişti. Konut 2009 yılında erkek tarafından satın alınmış ve kadının açtığı mal rejimi tasfiyesi davasında hesaplamaya dahil edilerek kadın lehine kesinleşen bir alacağa hükmedilmiştir. Kadın eş daha sonra açtığı davada TMK 254'e dayanarak konutu süresiz kullanmasına karar verilmesini istemiştir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi uyuşmazlığın TMK 254'ün edinilmiş mallara katılma rejiminde kıyasen uygulanmasının mümkün olup olmadığı ve eksik araştırma bulunup bulunmadığı noktasında toplandığını belirtmiştir. Bölge adliye mahkemesi kararının tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, uygulanması gereken hukuk kurallarına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek kararı oy birliğiyle onamıştır. Onanan bölge adliye mahkemesi kararında, taraflar arasında paylaşmalı mal ayrılığı rejiminin geçerli olmadığı, TMK 254'ün paylaşmalı mal ayrılığı başlığı altında düzenlendiği ve kıyas yoluyla edinilmiş mallara katılma rejimine uygulanamayacağı, taşınmazın mal rejimi tasfiyesinde hesaba katılıp kadın lehine alacağa hükmedildiği hâlde ayrıca süresiz tahsis kararının hakkaniyete uymayacağı, boşanmadan sonra TMK 197'ye de dayanılamayacağı belirtilmişti.
“Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesinin edinilmiş mallara katılma rejiminde kıyasen uygulanmasının mümkün olup olmadığı, eksik araştırma ve incelemenin olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.”
Ne anlama geliyor?
Edinilmiş mallara katılmada TMK 254 kıyasen de uygulanmaz.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiş bir ONAMA kararıdır. ⚠️ TMK 254'ün kıyasen uygulanamayacağına ilişkin ayrıntılı gerekçe BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNE aittir; Daire ayrıca gerekçe yazmadan kararı onamıştır. Evlilik ölümle değil boşanmayla sona erdiğinden TMK 240'ın uygulanamayacağı gerekçesi İLK DERECE MAHKEMESİNE aittir. Kişi, yer ve taşınmaz bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 254 kararlarına karşı temyiz yolu
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Boşanma davasında ileri sürülen ortak konutun tahsisi talebine ilişkin karar HMK 382/2-b-9 kapsamında çekişmesiz yargı işi sayıldığından bu yöndeki temyiz dilekçesi reddedilir
Olay: Karşılıklı boşanma davalarında erkek eş, tazminatların miktarı ve kişisel ilişki yanında ortak konutun tahsisi talebi hakkında karar verilmemesini de temyiz etmiştir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, HMK 362/1-ç uyarınca çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararların temyiz edilemeyeceğini ve HMK 382/2-b-9'da paylaşmalı mal ayrılığında boşanma veya evliliğin iptali hâlinde aile konutu ve ev eşyasını hangi eşin kullanmaya devam edeceği hakkında karar verilmesi işlerinin çekişmesiz yargı işleri arasında sayıldığını belirterek erkeğin ortak konutun tahsisi talebine yönelik temyiz dilekçesini reddetmiştir. Aynı kararda çocuklarla kişisel ilişkinin zamanlamasına ilişkin hükmü düzeltmiş ve kararın diğer bölümlerini oy birliğiyle onamıştır.
Karardan alıntı (aç)(kapat)
“HMK'nın 382/2-b-9. maddesinde "Paylaşmalı mal ayrılığında boşanma veya evliliğin iptali halinde, aile konutu ve ev eşyasını hangi eşin kullanmaya devam edeceği hakkında karar verilmesi" işleri çekişmesiz yargı işleri arasında sıralanmıştır. Bu itibarla, davacı-davalı erkeğin temyiz yolu kapalı olan ortak konutun tahsisi talebine yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.”
Ne anlama geliyor?
Ortak konut tahsisi talebine ilişkin kararın temyiz yolu kapalıdır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. ⚠️ Kararda eşlerin tabi olduğu mal rejimi TARTIŞILMAMIŞTIR. Aynı ilke 2. Hukuk Dairesinin 09.02.2022 tarihli kararında bir otomobilin tahsisi talebi için de uygulanmıştır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Paylaşmalı mal ayrılığında boşanma veya evliliğin iptali hâlinde aile konutu ve ev eşyasını hangi eşin kullanacağına ilişkin kararlar HMK 382/2-b-9 uyarınca çekişmesiz yargı işidir ve HMK 362/1-ç uyarınca temyiz edilemez
Olay: Boşanma davasında kadın eş, bir otomobilin kendisine ve çocuklara tahsisini istemiş; talep reddedilmiştir. Kadın eş bu ret kararını ve boşanmanın mali sonuçlarına ilişkin bazı hükümleri temyiz etmiştir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, HMK 362/1-ç uyarınca çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararların temyiz edilemeyeceğini, HMK 382/2-b-9'da paylaşmalı mal ayrılığında boşanma veya evliliğin iptali hâlinde aile konutu ve ev eşyasını hangi eşin kullanmaya devam edeceği hakkında karar verilmesi işlerinin çekişmesiz yargı işleri arasında sayıldığını belirtmiştir. Bu nedenle kadının otomobilin tahsisi talebinin reddine yönelik temyiz dilekçesini reddetmiştir. Kadın yararına hükmedilen maddi tazminatı ise az bularak bölge adliye mahkemesi kararını kaldırmış, ilk derece mahkemesi kararını bu yönden bozmuş ve diğer bölümleri onamıştır; karar oy birliğiyle verilmiştir.
“Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 382. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin 9 . alt bendinde "paylaşmalı mal ayrılığında boşanma veya evliliğin iptali halinde, aile konutu ve ev eşyasını hangi eşin kullanmaya devam edeceği hakkında karar verilmesi" işleri çekişmesiz yargı işleri arasında sıralanmıştır.”
Ne anlama geliyor?
Konut ve ev eşyası tahsisine ilişkin karar temyiz edilemez.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. ⚠️ Kararda eşlerin paylaşmalı mal ayrılığı rejimine tabi olup olmadığı TARTIŞILMAMIŞTIR; Daire tahsis talebini doğrudan HMK 382/2-b-9 kapsamında değerlendirmiştir. Kişi ve tutar bilgileri aktarılmamıştır.
Ölüm hâlinde aile konutu (TMK 255)
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Eşler arasında paylaşmalı mal ayrılığı değil edinilmiş mallara katılma rejimi geçerliyse konut TMK 255 bakımından paylaşmaya tabi mal değildir; TMK 240'ın koşulları da yoksa sağ kalan eşin intifa veya oturma hakkı talebi reddedilir
Olay: Eşinin ölümünden sonra sağ kalan eş, aile konutu üzerinde kendisine intifa veya oturma hakkı tanınmasını istemiş; talep reddedilmiştir. Eşler arasında evlilik süresince edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, sağ kalan eş ile mirasbırakan eşi arasında evlilik birliği sırasında paylaşmalı mal ayrılığının değil edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli bulunduğunu, bu nedenle TMK 255 uyarınca dava konusu taşınmazın paylaşmaya tabi mallardan olmadığını ve TMK 240'ın koşullarının da oluşmadığını belirterek ret kararını oy birliğiyle onamıştır.
Karardan alıntı (aç)(kapat)
“davacı ile mirasbırakan eşi arasında, evlilik birliği sırasında “paylaşmalı mal ayrılığı” değil, edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli bulunmasına, bu sebeple Türk Medeni Kanununun 255.maddesi gereğince dava konusu taşınmazın paylaşmaya tabi mallardan olmadığına, aynı yasanın 240.maddesi koşullarının da oluşmadığının anlaşılmasına göre”
Ne anlama geliyor?
TMK 255 yalnız paylaşmalı mal ayrılığındaki eşe hak tanır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiş bir ONAMA kararıdır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
TMK 255'e göre sağ kalan eşe konut üzerinde mülkiyet veya haklı sebeple intifa ya da oturma hakkı tanınabilmesi için eşler arasında paylaşmalı mal ayrılığının geçerli ve konutun paylaşmaya tabi mallardan olması zorunludur
Olay: Sağ kalan eş, TMK 255'e dayanarak ölen eşine ait olup birlikte yaşadıkları konut üzerinde kendisine oturma hakkı tanınmasını istemiş; mahkeme konutun aile konutu olduğunu tespit ederek talebi kabul etmiştir. Konut 1997 yılında ölen eş tarafından satın alınmıştır; eşler 01.01.2002'den sonra başka bir rejim seçmemiştir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, konutun aile konutu olduğunun tespitine ilişkin hükmü yerinde bulmuştur. TMK 255'e göre sağ kalan eşe konut üzerinde hak tanınabilmesi için eşler arasında paylaşmalı mal ayrılığının geçerli ve konutun paylaşmaya tabi mallardan olması gerektiğini, 4722 sayılı Kanunun 10/1. maddesi uyarınca eşler arasında 01.01.2002'den itibaren edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğunu açıklamıştır. Konut 743 sayılı Kanun döneminde alındığından edinilmiş mal sayılamayacağını ve TMK 240'ın da uygulanamayacağını belirterek davanın reddi gerektiğinden hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
Karardan alıntı (aç)(kapat)
“Türk Medeni Kanunun 255.maddesine göre, eşlerin birlikte yaşadıkları konut üzerinde sağ kalan eş lehine miras ya da paylaşmadan doğan hakkına mahsuben mülkiyet veya haklı sebeplerin varlığı halinde mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınabilmesi için, davacı ile ölen eşi arasında “paylaşmalı mal ayrılığı” rejiminin geçerli ve eşlerin birlikte yaşadıkları konutun da paylaşmaya tabi mallardan olması zorunludur.”
Ne anlama geliyor?
TMK 255 için rejim ve paylaşmaya tabi konut şarttır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Karar TMK 255 ve TMK 240 bakımından sonuç doğurur; mirastan doğan TMK 652 istemi bu davada incelenmemiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
TMK 240, 255 ve 279 mal rejiminden doğan alacağa mahsuben hak tanır ve sağ kalan eşin rejimin tasfiyesinden alacaklı olmasını gerektirir; TMK 652 ise mal rejimi ne olursa olsun miras hakkına mahsuben istem hakkı verir; katılma alacağına dayanan istemde aile mahkemesi görevlidir
Olay: Sağ kalan eş, 2002'de kooperatif üyeliğiyle edinilip ölen eşi adına tescil edilen ve aile konutu olarak kullanılan mesken üzerinde TMK 240 uyarınca katılma alacağına, yetmezse miras payına mahsuben ve gerekirse bedel ekleyerek mülkiyet hakkı tanınmasını istemiştir. Aile mahkemesi talebin TMK 652'ye dayandığını ve sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğunu belirterek görevsizlik kararı vermiştir.
Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, TMK 240 ile TMK 652'nin ortak yönleri bulunsa da uygulama alanlarının ve koşullarının farklı olduğunu açıklamıştır. TMK 240 için edinilmiş mallara katılma rejiminin bulunması, rejimin ölümle sona ermesi ve sağ kalan eşin katılma alacağının doğması gerektiğini; TMK 652'nin ise mal rejimi ne olursa olsun mirasçı olan sağ kalan eşe tereke malları arasındaki konut ve eşya üzerinde hak tanıdığını belirtmiştir. TMK 240'taki benzer hükmün TMK 255 ve 279'da da yer aldığını, bu hükümlere dayanan eşin rejimin tasfiyesinden alacaklı olması gerektiğini vurgulamıştır. Davanın temelinin katılma alacağı olduğunu, aile hukukundan doğan davalara aile mahkemesinin baktığını belirterek görevsizlik kararını oy birliğiyle bozmuştur.
Karardan alıntı (aç)(kapat)
“Katılma alacağı yok ise, mülkiyet hakkının tanınması TMK'nun 240. maddesi gereğince istenemez. TMK. nun 652. maddesine dayanan ölüm halinde ise, mal rejimi türü ne olursa olsun konut ve eşya üzerinde sağ kalan eşin ayni hakkı tanınmıştır. (TMK. nun 240. maddesinde yer alan benzer hüküm TMK. nun 255 (paylaşmalı mal ayrılığı rejimi) ve 279. (mal ortaklığı rejimi) maddelerinde öngörülen mal rejimlerinde de yer almıştır.)”
Ne anlama geliyor?
Rejime dayalı konut hakkı için önce tasfiye alacağı gerekir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. ⚠️ Dava TMK 240'a dayanır; TMK 255 benzer hüküm olarak anılmıştır. Daire, mal rejiminin tasfiyesinin terekenin tasfiyesinden önce yapılacağını da hatırlatmıştır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
TMK 255 paylaşmalı mal ayrılığına ilişkindir ve tasfiyeden doğan alacağa mahsuben mülkiyet tanınmasını düzenler; paylaşmalı mal ayrılığının varlığı belli değilse ve yalnız miras payına mahsuben mülkiyet isteniyorsa talep TMK 652'ye dayanır ve sulh hukuk mahkemesi görevlidir (oy çokluğu)
Olay: Sağ kalan eş, ölen eşi adına kayıtlı aile konutu ve bir başka mesken üzerinde miras ve paylaşmadan doğan hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını sulh hukuk mahkemesinde istemiştir. Sulh hukuk mahkemesi davanın TMK 255'e dayandığını ve aile mahkemesinin görevli olduğunu belirterek görevsizlik kararı vermiştir.
Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi çoğunluğu, sağ kalan eşin tereke malları arasındaki ev eşyası veya birlikte yaşanılan konut üzerinde miras hakkına mahsuben mülkiyet isteyebileceğini, TMK 652'ye dayanan isteklerde görevli mahkemenin paylaşma davalarındaki kurallara göre belirleneceğini ve bu davalarda sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğunu belirtmiştir. TMK 255'in paylaşmalı mal ayrılığına ilişkin olup tasfiyeden kaynaklanan alacağa mahsuben mülkiyet tanınmasını düzenlediğini, benzer hükmün edinilmiş mallara katılma için TMK 240'ta bulunduğunu açıklamıştır. Dosyadan eşler arasında paylaşmalı mal ayrılığının geçerli olup olmadığının belli olmadığını ve katılma alacağına mahsuben bir istem bulunmadığını belirterek talebin TMK 652'ye dayandığını kabul etmiş ve görevsizlik kararını oy çokluğuyla bozmuştur.
“TMK’nun 255.maddesi eşler arasında paylaşmalı mal ayrılığı rejimi ile ilgili olup tasfiyeden kaynaklanan alacağa mahsuben mülkiyet hakkının tanınmasına ilişkindir.”
Ne anlama geliyor?
Yalnız mirasa dayalı konut istemi TMK 652 kapsamındadır.
Not: ⚠️ Karar OY ÇOKLUĞUYLA verilmiştir. KARŞI OYA göre dava dilekçesindeki miras ve paylaşmadan doğan hakka mahsuben mülkiyet istemi TMK 240 kapsamında değerlendirilmeli, hukuki nitelendirme hâkime ait olduğundan aile mahkemesi görevli sayılmalıydı; karşı oy, mahkemenin TMK 255'i dayanak göstermesini de yerinde bulmamıştır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 244 ile ilgili maddeler
- TMK m. 242 — Mal ayrılığı ve katkı payı alacağı
- TMK m. 239 — Ödeme, aile konutu ve üçüncü kişilere karşı dava
- TMK m. 236 — Artık değere katılma ve zina hâli
- TMK m. 227 — Değer artış payı, eklenecek değerler ve denkleştirme
- TMK m. 223 — Tasfiye, üstün yarar ve eşe devir
- TMK m. 202 — Mal rejimi sözleşmesi ve sınırları
- TMK m. 194 — Aile konutu
Uygulamada dikkat edilecekler
Pratik notlar
- 1.Paylaşmalı mal ayrılığını noterde yapılacak bir mal rejimi sözleşmesiyle veya evlenme başvurusu sırasında yazılı bildirimle seçebileceğinizi bilin.
- 2.Kendi aranızda imzaladığınız bir belgeye güvenmeyin; Yargıtay nişanlılık döneminde bu şekilde yapılan sözleşmeye sonuç bağlamamıştır.
- 3.Evlilik içinde bu rejime geçiyorsanız önceki dönem için ayrı bir tasfiye yapılacağını ve sözleşmenin geçmişe etkili olmayacağını hesaba katın.
- 4.Sözleşmedeki sicil kaydına ilişkin genel hükümlerin eşit paylaşım kuralını ortadan kaldırmayacağını gözetin.
- 5.Rejim devam ederken her eşin kendi malını yönettiğini ve kendi borcundan sorumlu olduğunu bilin.
- 6.Kime ait olduğu ispatlanamayan malların paylı mülkiyette sayılacağını hesaba katın.
- 7.Paylaşıma yalnız rejim kurulduktan sonra edinilip aileye özgülenen mallar ile aile yatırımlarının girdiğini gözetin.
- 8.Miras, manevi tazminat ve karşılıksız kazandırmayla edinilen malları paylaşım dışında tutun.
- 9.Paylaştırma dışı kalan diğer eşe ait mala katkınız varsa TMK 249 uyarınca hakkaniyete uygun bedel isteyin.
- 10.Son bir yıldaki rızasız karşılıksız kazandırmalarda payı azaltma kastının varsayıldığını ileri sürün.
- 11.Zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada TMK 252'nin yalnız bu rejimde uygulandığını gözetin.
- 12.Paylaştırmanın öncelikle ayın olarak yapılmasını isteyin; mümkün değilse denkleştirme bedeline geçilir.
- 13.Denkleştirme bedelinin karar tarihine yakın sürüm değerine göre hesaplandığını denetleyin.
- 14.Paylaşım konusu malların edinilmesinden doğan borçların indirildiğini kontrol edin.
- 15.Boşanmada konutta kalma konusunda önce anlaşmaya çalışın ve anlaşmayı tapuya şerh ettirin.
- 16.Edinilmiş mallara katılma rejimindeyseniz boşanmadan sonrası için konut veya ev eşyası tahsisi istenemeyeceğini bilin.
- 17.Boşanma davası sırasında verilen konutta kalma önleminin yalnız dava süresince geçerli olduğunu unutmayın.
- 18.Konut ve ev eşyası tahsisine ilişkin kararların temyiz edilemeyeceğini, bu nedenle ilk derece ve istinaf aşamasının belirleyici olduğunu unutmayın.
- 19.Sağ kalan eş olarak talebinizi doğru nitelendirin: TMK 255 yalnız bu rejimde, TMK 240 edinilmiş mallara katılmada, TMK 652 ise her rejimde miras payına dayanır.
- 20.Yalnız miras payına dayalı TMK 652 istemleri için Yargıtayın bir kararında sulh hukuk mahkemesinin görevli sayıldığını, mal rejimine dayalı istemlerin aile mahkemesinde görüldüğünü gözetin.
Konuyla ilgili yazılar
Sıkça Sorulan Sorular
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.