4721 sayılı Türk Medeni Kanunu · Beşinci Ayırım: Mal Ortaklığı — A. Mülkiyet › I. Kapsamı

TMK Madde 256: Mal Ortaklığı

İkinci Kitap: Aile Hukuku › Birinci Kısım: Evlilik Hukuku › Dördüncü Bölüm: Eşler Arasındaki Mal Rejimi › Beşinci Ayırım: Mal Ortaklığı — A. Mülkiyet › I. Kapsamı

Hazırlayan: Av. Murat Aydar6 yüksek mahkeme kararıYürürlükteki metinGüncelleme: 25.09.2026

Kısa cevap · TMK 256

Mal ortaklığı, eşlerin mal rejimi sözleşmesiyle seçebildiği ve mallarının tek bir ortaklık kütlesinde birleştiği rejimdir. Genel mal ortaklığında kanunen kişisel mal sayılanlar dışındaki bütün mallar ve gelirler ortaklık malıdır; eşler bu mallara bölünmemiş bir bütün olarak sahip olur ve hiçbiri payı üzerinde tek başına tasarruf edemez (TMK 257). Kişisel olduğu ispatlanmayan her mal ortaklık malı sayılır (TMK 261). Yargıtaya göre mal ortaklığı sözleşmesi evlenme tarihine geri götürülemez; 2002 öncesinde kurulan ortaklıklar ise eşler bir yıl içinde yeni bir sözleşme yapmadıysa edinilmiş mallara katılmaya dönüşmüştür. Olağan yönetimde her eş tek başına, olağanüstü işlemlerde birlikte hareket eder; kişisel borçlarda ortaklık malları değerlerinin yarısı kadarıyla sorumludur (TMK 269).

Bu sayfada neler var? (11 bölüm)
  1. TMK 256 madde metni
  2. Değişiklik geçmişi
  3. Mal Ortaklığı Nedir? Türleri ve Kuruluşu (TMK 256-259)
  4. TMK 260-261: Kişisel Mallar ve Ortaklık Malı Karinesi
  5. TMK 262-267: Ortaklık Mallarının Yönetimi ve Tasarruf
  6. TMK 268-270: Borçlardan Sorumluluk ve Alacaklıların Korunması
  7. TMK 256 Yargıtay kararları
  8. TMK 256 ile ilgili maddeler
  9. Uygulamada dikkat edilecekler
  10. Konuyla ilgili yazılar
  11. Sıkça sorulan sorular

Temel kavramlar

Mal ortaklığı
Eşlerin mallarının kanunen kişisel sayılanlar dışında ortak bir kütlede birleştiği ve sözleşmeyle seçilen mal rejimi.
Genel mal ortaklığı
TMK 257: kanunen kişisel mal sayılanlar dışındaki bütün malların ve gelirlerin ortaklık malı olduğu tür.
Edinilmiş mallarda ortaklık
TMK 258: yalnız edinilmiş mallardan oluşan ortaklık; kişisel malların gelirleri de ortaklığa girer.
Diğer mal ortaklıkları
TMK 259: belirli malvarlığı değerlerinin veya türlerinin sözleşmeyle ortaklık dışında tutulduğu tür.
Ortaklık malları
Eşlerin bölünmemiş bir bütün olarak, elbirliğiyle sahip olduğu ve hiçbir eşin payı üzerinde tek başına tasarruf edemediği mallar.
Kişisel mallar
TMK 260: sözleşme, üçüncü kişinin karşılıksız kazandırması veya kanunla belirlenen, ortaklık dışında kalan mallar.
Ortaklık malı karinesi
TMK 261: bir eşin kişisel malı olduğu ispatlanmadıkça tüm malvarlığı değerlerinin ortaklık malı sayılması.
Olağan yönetim
TMK 262: her eşin tek başına ortaklığı yükümlülük altına sokabildiği ve ortak mallarda tasarruf edebildiği sınır.
Olağanüstü yönetim
TMK 263: olağan yönetim dışındaki işlemlerin eşlerce birlikte veya diğerinin rızasıyla yapılması.
Ortaklık borçları
TMK 268: eşin kişisel mallarıyla ve ortaklık mallarıyla sorumlu olduğu borçlar.
Kişisel borçlar
TMK 269: eşin kişisel mallarıyla ve ortaklık mallarının değerinin yarısı kadarıyla sorumlu olduğu diğer borçlar.
4722 sayılı Kanun m. 10
2002 öncesi evliliklerde önceki rejimin devamını ve bir yıl içinde yeni rejim seçilmezse edinilmiş mallara katılmaya geçişi düzenleyen geçiş hükmü.

Bir bakışta TMK 256

KonuKuralDayanak
KapsamMal ortaklığı rejimi ortaklık malları ile eşlerin kişisel mallarını kapsar.TMK m. 256
Genel mal ortaklığıKanunen kişisel mal sayılanlar dışındaki bütün mallar ve gelirler ortaklık malıdır; eşler bunlara bölünmemiş bir bütün olarak sahiptir.TMK m. 257/1-2
Pay üzerinde tasarrufHiçbir eş ortaklık payı üzerinde tek başına tasarruf edemez.TMK m. 257/3
Edinilmiş mallarda ortaklıkSözleşmeyle yalnız edinilmiş mallardan oluşan bir ortaklık kabul edilebilir; kişisel malların gelirleri de ortaklığa girer.TMK m. 258
Diğer ortaklıklarTaşınmazlar, bir eşin kazancı veya meslek malları gibi değerler sözleşmeyle ortaklık dışında tutulabilir; aksi kararlaştırılmadıkça gelirleri de dışarıda kalır.TMK m. 259
Kişisel mallarKişisel mallar sözleşme, üçüncü kişinin karşılıksız kazandırması veya kanunla belirlenir; kişisel kullanım eşyası ve manevi tazminat alacakları kanundan dolayı kişiseldir.TMK m. 260/1-2
Saklı paySözleşmeyle ortaklığa dahil edilen saklı pay değerleri, mirasbırakan tarafından kişisel mal olarak kazandırılamaz.TMK m. 260/3
KarineKişisel mal olduğu ispatlanmadıkça tüm malvarlığı değerleri ortaklık malı sayılır.TMK m. 261
BağışBağışlayanın malın ortaklık dışında kalması yönünde iradesi kanıtlanmadıkça bağışla alınan ev ortaklık malı sayılmıştır.8. HD 21.12.2010
Geçmişe etkiMal ortaklığı sözleşmesi evlenme tarihine geri götürülemez; sözleşme yapıldığı tarihten itibaren geçerlidir.8. HD 16.06.2011; 2. HD 19.09.2024
2002 öncesi sözleşmeler743 döneminde kurulan mal ortaklığı, eşler bir yıl içinde yeni rejim seçmediyse 01.01.2002'den itibaren edinilmiş mallara katılmaya dönüşmüştür.4722 s.K. m. 10/1; 2. HD 22.01.2007
Elbirliği ve ayınMal ortaklığında elbirliği mülkiyeti ayın olarak tasfiye edilir; önceki rejim döneminde edinilen mal ise o rejime göre tasfiye edilir.2. HD 19.09.2024
Olağan yönetimHer eş olağan yönetim sınırları içinde ortaklığı yükümlülük altına sokabilir ve ortak mallarda tasarruf edebilir.TMK m. 262
Olağanüstü yönetimOlağan yönetim dışındaki işlemler birlikte veya diğer eşin rızasıyla yapılır; rızanın yokluğunu bilmeyen üçüncü kişi için rıza var sayılır.TMK m. 263
Meslek ve mirasRızayla ortaklık mallarını kullanarak meslek icra eden eş ilgili işlemleri yapabilir; ortaklığa girecek miras rıza olmadan reddedilemez, borca batık miras kabul edilemez.TMK m. 264, 265
SorumlulukRejim sona erince her eş ortaklık malıyla ilgili işlemlerden vekil gibi sorumludur; yönetim giderleri ortaklık mallarından karşılanır.TMK m. 266
Ortaklık borçlarıTemsil veya yönetim yetkisine, ortaklık mallarıyla meslek icrasına dayanan ve benzeri borçlardan eş hem kişisel hem ortaklık mallarıyla sorumludur.TMK m. 268
Kişisel borçlarDiğer borçlardan eş kişisel mallarıyla ve ortaklık mallarının değerinin yarısı kadarıyla sorumludur.TMK m. 269
Alacaklının korunmasıEşlerden birinin iflasıyla ortaklık kendiliğinden mal ayrılığına dönüşür; hacizde zarara uğrayan alacaklı mal ayrılığı isteyebilir.TMK m. 209, 210
Eşler arası borçlarMal rejimi borcun muaccel olmasını önlemez; ödeme evlilik birliğini tehlikeye düşürecekse süre istenebilir.TMK m. 270

TMK 256 madde metni

Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › Birinci Kısım: Evlilik Hukuku › Dördüncü Bölüm: Eşler Arasındaki Mal Rejimi · Beşinci Ayırım: Mal Ortaklığı — A. Mülkiyet › I. Kapsamı

Mal ortaklığı: Kapsamı — Madde 256

  1. Mal ortaklığında her eşin malvarlığı iki kesimden oluşur: ortaklık malları ve kişisel mallar. Hangi malların ortaklığa gireceği seçilen ortaklık türüne (TMK 257-259) göre belirlenir.Mal ortaklığı rejimi, ortaklık malları ile eşlerin kişisel mallarını kapsar.

Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr.

Değişiklik geçmişi

TarihKaynakDeğişiklik
22.11.20014721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002)TMK 256-270 Kanunun ilk metninden bu yana hiç değiştirilmemiştir. Mal ortaklığı mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinde de seçimlik bir rejimdi. 4722 sayılı Kanunun 10. maddesine göre 01.01.2002'den önce evlenen eşler arasında önceki rejim o tarihe kadar devam etmiş; eşler bir yıl içinde başka bir rejim seçmedilerse 01.01.2002'den geçerli olmak üzere edinilmiş mallara katılma rejimine geçmiş sayılmıştır.

Mal Ortaklığı Nedir? Türleri ve Kuruluşu (TMK 256-259)

Mal ortaklığında eşlerin malları, kanunen kişisel sayılanlar dışında tek bir ortak kütlede birleşir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin ifadesiyle seyrek uygulanan bu rejimde ortaklık mallarında elbirliği mülkiyeti geçerlidir ve eşlerin her biri ortaklığa ne kadar mal koymuş olursa olsun ortaklık malları üzerinde yarı paya sahiptir (Yargıtay 8. HD, 04.04.2017, E. 2015/11337, K. 2017/5037).

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 256 — Mal ortaklığı rejimi, ortaklık malları ile eşlerin kişisel mallarını kapsar.

Madde 257 — Genel mal ortaklığında eşlerin kanun gereğince kişisel mal sayılanlar dışındaki malları ile gelirleri ortaklık mallarını oluşturur.
Eşler, ortaklık mallarına bölünmemiş bir bütün olarak sahip olurlar.
Hiçbir eş, ortaklık payı üzerinde tek başına tasarruf hakkına sahip değildir.

Madde 258 — Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle sadece edinilmiş mallardan oluşan bir ortaklık kabul edebilirler.
Kişisel malların gelirleri de bu ortaklığa dahildir.

Madde 259 — Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle belirli malvarlığı değerlerini veya türlerini, özellikle taşınmaz malları, bir eşin kazancını, bir meslek veya sanat icrası için kullandığı malları ortaklık dışında tutabilirler.
Aksi sözleşmede öngörülmedikçe bu malların gelirleri ortaklığa dahil değildir.
TürOrtaklığa girenlerOrtaklık dışında kalanlar
Genel mal ortaklığı (TMK 257)Kanunen kişisel mal sayılanlar dışındaki bütün mallar ve gelirlerKişisel kullanım eşyası, manevi tazminat alacakları ve sözleşme ya da kazandıranın iradesiyle kişisel sayılan mallar
Edinilmiş mallarda ortaklık (TMK 258)Edinilmiş mallar ve kişisel malların gelirleriDiğer mallar
Diğer mal ortaklıkları (TMK 259)Sözleşmeyle dışarıda tutulanlar dışındaki mallarSözleşmede sayılan değerler ve aksi kararlaştırılmadıkça gelirleri
⚠️Dikkat
Genel mal ortaklığında eşler ortaklık mallarına bölünmemiş bir bütün olarak sahiptir ve hiçbir eş ortaklık payı üzerinde tek başına tasarruf edemez. Ortaklık malları, adına kayıtlı olduğu eşin değil iki eşin ortak kütlesine aittir.

Nasıl kurulur? Mal ortaklığı yalnız mal rejimi sözleşmesiyle seçilebilir (TMK 202/2). Sözleşme evlenmeden önce veya sonra yapılabilir (TMK 203); noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır ya da seçim evlenme başvurusu sırasında yazılı olarak bildirilir (TMK 205).

Sözleşme geçmişe etkili olmaz. Yargıtay 8. Hukuk Dairesine göre 4722 sayılı Kanunun 10. maddesindeki bir yıllık sürede eşler geçmişe etkili olarak yalnız edinilmiş mallara katılmayı seçebilirdi; evlenme tarihinden geçerli mal ortaklığı seçimi yok hükmündedir ve mal ayrılığı döneminde edinilen mal önceki rejime göre çözülür (Yargıtay 8. HD, 16.06.2011, E. 2010/6262, K. 2011/3497 ve Yargıtay 8. HD, 06.06.2013, E. 2012/11466, K. 2013/8552). 2. Hukuk Dairesi de 2006'da evlenen eşlerin 2010'da yaptığı sözleşmedeki geçmişe etki hükümlerini geçersiz saymış ve sözleşmeyi yapıldığı tarihten itibaren geçerli kabul etmiştir (Yargıtay 2. HD, 19.09.2024, E. 2023/626, K. 2024/6099).

Eski sözleşmeler 2002'de dönüştü. 743 sayılı Kanun döneminde sözleşmeyle kurulan mal ortaklığı, eşler 01.01.2002'den itibaren bir yıl içinde yeni bir rejim seçmedilerse bu tarihten geçerli olmak üzere edinilmiş mallara katılmaya dönüşmüştür (Yargıtay 2. HD, 22.01.2007, E. 2006/7017, K. 2007/113). Eski sözleşmelerdeki ölüm hâline ilişkin hükümlerin akıbeti için TMK 271-281 şerhine bakabilirsiniz.

Sözleşmeden önce edinilen mallar. 8. Hukuk Dairesi, sözleşmeden önce edinilen malları kural olarak önceki rejime göre tasfiye etmiş; ancak eşlerin sözleşmede birlikte yaşadıkları konutun ortaklık malı olduğunu açıkça kabul ettiği dosyalarda bu iradeye itibar etmiştir (Yargıtay 8. HD, 30.05.2017, E. 2016/13151, K. 2017/7920).

Sözleşmenin iptali. Rejim sona ermiş olsa bile mirasçılar, mal ortaklığı sözleşmesinin irade fesadıyla yapıldığını ileri sürerek iptalini isteyebilir; Yargıtay bu davada hukuki yarar bulunduğunu kabul etmiştir (Yargıtay 8. HD, 05.07.2018, E. 2018/11610, K. 2018/15025).

Mal rejimi sözleşmesinin şekli ve sınırları için TMK 202-205 şerhine, yasal rejimde edinilmiş mal ve kişisel mal ayrımı için TMK 218-222 şerhine bakabilirsiniz.

TMK 260-261: Kişisel Mallar ve Ortaklık Malı Karinesi

Ortaklığın dışında kalan kişisel mallar sınırlıdır; şüphe hâlinde kanun ortaklık lehine karine kurar.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 260 — Kişisel mallar, mal rejimi sözleşmesi, üçüncü kişinin karşılıksız kazandırması veya kanunla belirlenir.
Eşlerden her birinin sadece kişisel kullanımına ayrılmış olan eşyası ile manevî tazminat alacakları kanundan dolayı kişisel malıdır.
Bir eşin saklı pay olarak isteyebileceği malvarlığı değerleri, mal rejimi sözleşmesiyle ortaklığa dahil edildiği ölçüde, mirasbırakanları tarafından kendisine kişisel mal olarak kazandırılamaz.

Madde 261 — Bir eşin kişisel malı olduğu ispatlanmadıkça tüm malvarlığı değerleri ortaklık malı sayılır.
  • Kanundan dolayı kişisel mal: yalnız kişisel kullanıma ayrılmış eşya ile manevi tazminat alacakları.
  • Sözleşmeyle kişisel mal: eşlerin mal rejimi sözleşmesinde ortaklık dışında bıraktığı mallar.
  • Kazandıranın iradesiyle kişisel mal: bağışlayanın veya mirasbırakanın kişisel mal olarak kazandırdığı değerler; ancak sözleşmeyle ortaklığa dahil edilen saklı pay kişisel mal olarak kazandırılamaz.
⚠️Dikkat
Yasal rejimden farkı: edinilmiş mallara katılmada miras ve bağış kanunen kişisel maldır (TMK 220). Genel mal ortaklığında ise kanunen kişisel mal yalnız kişisel kullanım eşyası ile manevi tazminat alacaklarıdır; miras veya bağış ancak sözleşmeyle ya da kazandıranın iradesiyle kişisel mal olur.

Babanın verdiği parayla alınan ev. Evlendikleri gün mal ortaklığı sözleşmesi yapan eşlerden birinin babasının verdiği parayla aldığı ev, bağışlayanın evin ortaklık dışında kalması yönünde bir iradesi kanıtlanmadığı için ortaklık malı sayılmış; Yargıtay 8. Hukuk Dairesi bu kararı onamıştır (Yargıtay 8. HD, 21.12.2010, E. 2010/4885, K. 2010/6302).

Karine uygulamada. Boşanan eşlerin tasfiyesinde taşınmazın babasından kalan parayla alındığını ileri süren eş bunu kanıtlayamayınca, Yargıtay TMK 257 ve 261 uyarınca taşınmazı ortaklık malı saymış ve değerinin yarısına hükmedilmesini onamıştır (Yargıtay 8. HD, 03.11.2014, E. 2014/15924, K. 2014/19710).

TMK 262-267: Ortaklık Mallarının Yönetimi ve Tasarruf

Ortaklık malları evlilik birliğinin yararına yönetilir; işlemin türüne göre eşin tek başına mı yoksa diğerinin rızasıyla mı hareket edeceği değişir.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 262 — Eşler, ortaklık mallarını evlilik birliğinin yararına uygun olarak yönetirler.
Olağan yönetim sınırları içinde her eş, ortaklığı yükümlülük altına sokabilir ve ortak mallarda tasarrufta bulunabilir.

Madde 263 — Olağan yönetim dışında kalan konularda eşler, ancak birlikte veya biri diğerinin rızasını almak suretiyle ortaklığı yükümlülük altına sokabilir veya mallarda tasarrufta bulunabilir.
Rızanın bulunmadığını bilmeyen veya bilecek durumda olmayan üçüncü kişiler için bu rıza var sayılır.
Evlilik birliğinin temsiline ilişkin hükümler saklıdır.

Madde 264 — Eşlerden biri, diğerinin rızasıyla ortaklık mallarını kullanarak, tek başına bir meslek veya sanat icra ederse, bu meslek veya sanata ilişkin bütün hukukî işlemleri yapabilir.

Madde 265 — Eşlerden biri, diğerinin rızası olmaksızın ortaklık mallarına girecek olan bir mirası reddemeyeceği gibi, tereke borca batıksa mirası kabul de edemez.
Diğer eşin rızasının alınmasına olanak bulunamazsa veya bu konudaki istem onun tarafından haklı sebep olmaksızın reddedilirse, istem sahibi eş kendi yerleşim yeri mahkemesine başvurabilir.

Madde 266 — Mal ortaklığının sona ermesi hâlinde, eşlerden her biri ortaklık malıyla ilgili işlemlerden dolayı vekil gibi sorumludur.
Yönetim giderleri ortaklık mallarından karşılanır.

Madde 267 — Eşlerden her biri, yasal sınırlar içerisinde kendi kişisel mallarını yönetme ve bunlar üzerinde tasarrufta bulunma hakkına sahiptir.
Kişisel mallara giren gelirler varsa, yönetim giderleri bu gelirlerden karşılanır.
İşlemKim yapabilir?Dayanak
Olağan yönetim işlemleriHer eş tek başınaTMK 262
Olağanüstü işlemlerEşler birlikte veya bir eş diğerinin rızasıyla; iyiniyetli üçüncü kişi için rıza var sayılırTMK 263
Ortaklık mallarıyla meslek icrasıDiğerinin rızasıyla meslek icra eden eş, mesleğe ilişkin bütün işlemler içinTMK 264
Ortaklığa girecek mirasın reddi veya borca batık mirasın kabulüDiğer eşin rızasıyla; rıza alınamazsa mahkeme kararıylaTMK 265
Kişisel mallarMalın sahibi eşTMK 267
💡İpucu
Mal rejimi ne olursa olsun aile konutuna ilişkin kira sözleşmesinin feshi, konutun devri veya konut üzerindeki hakların sınırlanması için diğer eşin açık rızası ayrıca aranır (TMK 194). Mal ortaklığındaki yönetim kuralları bu korumayı ortadan kaldırmaz.

TMK 262-267'yi doğrudan uygulayan yayımlanmış bir Yargıtay kararına rastlanmamıştır. Aile konutu koruması için TMK 194 şerhine, evlilik birliğinin temsili için TMK 188 şerhine bakabilirsiniz.

TMK 268-270: Borçlardan Sorumluluk ve Alacaklıların Korunması

Mal ortaklığında bir borcun hangi mallardan ödeneceği, borcun ortaklık borcu mu yoksa kişisel borç mu olduğuna göre değişir.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 268 — Eşlerden her biri, aşağıdaki borçlardan kişisel malları ve ortaklık mallarıyla sorumludur:
1. Evlilik birliğini temsil veya ortaklık mallarını yönetme yetkisine dayanarak yapılan borçlardan,
2. Ortaklık mallarını veya ortaklık mallarına giren gelirleri kullanarak bir meslek veya sanatın icra edilmesi nedeniyle yapılan borçlardan,
3. Diğer eş için de kişisel sorumluluk doğuran borçlardan,
4. Kişisel mal yanında ortaklık mallarının da sorumlu olacağı hususunda eşlerin üçüncü kişilerle anlaşarak yaptığı borçlardan.

Madde 269 — Her eş, diğer bütün borçlardan kendi kişisel mallarıyla ve ortaklık mallarının değerinin yarısı kadarıyla sorumlu tutulur.
Ortaklığın zenginleşmesinden kaynaklanan istemler saklıdır.

Madde 270 — Mal rejimi eşler arasındaki borçların muaccel olmasını önlemez. Bununla beraber bir borcun yerine getirilmesi borçlu eşi, evlilik birliğini tehlikeye düşürecek derecede önemli güçlüklere sokacaksa, bu eş ödeme için süre isteyebilir. Durum ve koşullar gerektiriyorsa hâkim, istemde bulunan eşi güvence göstermekle yükümlü tutar.
Borç türüHangi mallarla karşılanır?
Ortaklık borcu (TMK 268)Borçlu eşin kişisel malları ve ortaklık malları
Kişisel borç (TMK 269)Borçlu eşin kişisel malları ve ortaklık mallarının değerinin yarısı kadarı

Alacaklıların korunması. Eşlerden birinin iflasına karar verilirse mal ortaklığı kendiliğinden mal ayrılığına dönüşür (TMK 209). Eşlerden birine karşı icra takibinde bulunan alacaklı hacizde zarara uğrarsa hâkimden mal ayrılığına karar verilmesini isteyebilir; bu istem her iki eşe yöneltilir (TMK 210). Eşin ortaklıktaki payının haczedilmiş olması, diğer eş için de mal ayrılığı istemenin haklı sebeplerinden biridir (TMK 206/1-1).

⚠️Dikkat
Eşler arasındaki borçlar mal rejimi devam ederken de muacceldir. Ancak ödeme borçlu eşi evlilik birliğini tehlikeye düşürecek derecede önemli güçlüklere sokacaksa borçlu eş süre isteyebilir; hâkim gerekirse güvence ister (TMK 270).

TMK 268-270'i doğrudan uygulayan yayımlanmış bir Yargıtay kararına rastlanmamıştır. Olağanüstü mal rejimine geçiş için TMK 206-212 şerhine bakabilirsiniz.

TMK 256 Yargıtay kararları

Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 6 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve konularına göre gruplandı. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.

Karar seçimi hakkında

TMK 256-270'i doğrudan yorumlayan bir içtihadı birleştirme kararına rastlanmamıştır. Yargıtay kararları arasında mal ortaklığı ifadesi geçen kararların büyük kısmı taşınmaz ortaklığının giderilmesine veya adi ortaklığa ilişkindir; eşler arasındaki mal ortaklığına ilişkin kararlar ayrıca taranmıştır. Sayfaya 6 karar alınmıştır: kişisel mal ve bağış (8. Hukuk Dairesi 2010), elbirliği mülkiyeti ve sözleşmenin geçmişe etkisi (2. Hukuk Dairesi 2024), 4722 sayılı Kanunun 10. maddesi ve geçiş dönemi (8. Hukuk Dairesi 2011 ve 2013, 2. Hukuk Dairesi 2007) ve sözleşmenin iptali (8. Hukuk Dairesi 2018). Kararların tamamı tam metinden okunmuş ve TAMAMI OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. ATIF NOTLARI: 8. Hukuk Dairesinin 2010 tarihli kararı 743 sayılı Kanun dönemine ilişkindir; 2013 tarihli kararındaki ayın istenemeyeceği tespiti mal ayrılığı döneminde edinilen taşınmaz içindir. Mal ortaklığının sona ermesi, ölümde ve boşanmada paylaşma ile aile konutuna ilişkin kararlar TMK 271-281 şerhindedir. TMK 258, 259 ve 262-270'i somut bir uyuşmazlıkta uygulayan yayımlanmış karara rastlanmamış; bu hükümler kanun metnine dayanılarak açıklanmıştır.

Kişisel mallar ve üçüncü kişinin bağışı

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Mal ortaklığında eşin babasının verdiği parayla edinilen ev, bağışlayanın bu evin ortaklık dışında kalması yönünde bir iradesi kanıtlanmadıkça ortaklık malı sayılır

Olay: Eşler evlendikleri gün mal ortaklığı sözleşmesi yaparak nikâh memuruna sunmuşlardır. Yaklaşık bir yıl sonra davalı koca, babasının verdiği parayla bir ev satın almıştır. Mahkeme evi ortaklık malı saymış, davalı koca kararı temyiz etmiştir.

Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, eşlerin evlendikleri gün mal ortaklığı sözleşmesi yaparak nikâh memuruna sunduklarını, dava konusu evin davalının babasının verdiği parayla satın alındığını belirtmiştir. Parayı oğluna vererek bağışta bulunan babanın satın alınacak evin mal ortaklığı dışında kalması gerektiği yönünde bir arzu ve iradesinin bulunmadığını ve bunun kanıtlanamadığını, bu nedenle 743 sayılı Kanunun 211/3. maddesindeki koşulların gerçekleşmediğini açıklamıştır. TMK 6 ve 222 uyarınca herkesin iddiasını kanıtlamakla yükümlü olduğunu ve taşınmazın ortaklık dışında kaldığına ilişkin bir kanıt elde edilemediğini belirterek kararı oy birliğiyle onamıştır.

“... satın alınacak evin mal ortaklığı sözleşmesi dışında kalması gerektiği yönünde herhangi bir arzu ve iradesinin olmadığına ve kanıtlanmadığına, böylece 743 sayılı TKM.nin 211/3. maddesindeki koşulların somut olayda gerçekleşmediğine”

Ne anlama geliyor?

Bağışlayanın aksi yönde iradesi yoksa bağışla alınan ev ortaklığa girmiştir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiş bir ONAMA kararıdır. ⚠️ Karar 743 sayılı Kanun dönemine ilişkindir ve o Kanunun 211/3. maddesini uygular; bugün TMK 260/1 de kişisel malların üçüncü kişinin karşılıksız kazandırmasıyla belirlenebileceğini öngörür. Kişi ve tutar bilgileri aktarılmamıştır.

Elbirliği mülkiyeti ve sözleşmenin geçmişe etkisi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Mal ortaklığında eşler ortaklık mallarına bölünmemiş bir bütün olarak sahip olduğundan elbirliği mülkiyetinin ayın olarak tasfiyesi söz konusudur; ancak mal rejimi sözleşmesi 4722 sayılı Kanunun 10. maddesindeki istisnalar dışında geçmişe etkili yapılamaz ve sözleşmeden önce edinilen mal edinilmiş mallara katılma hükümlerine göre tasfiye edilir

Olay: Eşler 2006 yılında evlenmiş, 2010 yılında noterde düzenleme şeklinde, evlenme tarihinden geçerli olmak üzere mal ortaklığı sözleşmesi yapmışlardır. Tasfiye konusu taşınmaz sözleşmeden kısa süre önce erkek adına satın alınmıştır. Boşanmadan sonra kadın eş, taşınmazın ortaklık malı olduğunu ileri sürerek yarı payının adına tescilini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu farklı gerekçeyle esastan reddetmiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, TMK 203 uyarınca eşlerin mal rejimini ancak kanunda yazılı sınırlar içinde düzenleyebileceklerini ve 4722 sayılı Kanunun 10. maddesindeki istisnalar dışında geçmişe etkili mal rejimi sözleşmesi yapamayacaklarını, bu nedenle sözleşmenin geçmişe etkiye ilişkin maddelerinin geçersiz olduğunu ve sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren geçerli olduğunu belirtmiştir. Mal ortaklığında TMK 257/2 uyarınca eşlerin ortaklık mallarına bölünmemiş bir bütün olarak sahip olduğunu ve elbirliği mülkiyetinin ayın olarak tasfiyesinin söz konusu olduğunu, bölge adliye mahkemesinin mal ortaklığında ayın istenemeyeceğine ilişkin kabulünün hatalı olduğunu açıklamıştır. Ancak taşınmaz edinilmiş mallara katılma döneminde edinildiğinden bu rejimin hükümlerinin uygulanacağını, tasfiye alacaklısının kural olarak ayni hak isteyemeyeceğini ve bu kuralın istisnalarının (TMK 226/2 ve 240) somut olayda bulunmadığını belirterek sonucu doğru bulunan kararı gerekçesini değiştirerek oy birliğiyle onamıştır.

“Diğer yandan, mal ortaklığı rejiminde 4721 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca eşler ortaklık mallarına bölünmemiş bir bütün olarak sahiptir, diğer bir ifadeyle işbu düzenleme uyarınca mal ortaklığı sözleşmesindeki eşler arasında bulunan elbirliği mülkiyetinin aynı olarak tasfiyesi söz konusudur.”

Ne anlama geliyor?

Ortaklık malında ayın istenebilir; ama sözleşme geriye yürümez.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiş, gerekçesi değiştirilerek ONAMA kararıdır. Evlilik 01.01.2002'den sonra kurulmuş olmasına rağmen Daire geçmişe etkili sözleşme yapılamayacağını kabul etmiştir. Karar TMK 202-205 şerhinde de yer almaktadır. Kişi, noterlik ve taşınmaz bilgileri aktarılmamıştır.

4722 sayılı Kanun ve geçiş dönemi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

4722 sayılı Kanunun 10. maddesindeki bir yıllık sürede eşler geçmişe etkili olarak yalnız edinilmiş mallara katılmayı seçebilir; evlenme tarihinden geçerli mal ortaklığı seçimi yok hükmündedir ve 2002 öncesi mal ayrılığı döneminde edinilen mal Borçlar Kanununun genel hükümlerine göre çözümlenir

Olay: 1990 yılında evlenen eşler, 30.12.2002 tarihinde noterde düzenleme şeklinde, evlenme tarihinden geçerli olmak üzere mal ortaklığı sözleşmesi yapmışlardır. 2004 yılında açılan dava sonunda boşanmışlardır. Davacı eş, 1999 yılında davalı eş adına alınan konutun sözleşme gereğince ortaklık malı olduğunu ileri sürerek yarı payının adına tescilini istemiş; davalı eş konutun babasının sağladığı kaynakla alındığını savunmuştur. Mahkeme davayı kabul etmiştir.

Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 4722 sayılı Kanunun 10/1 ve 10/3. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde eşlerin bir yıllık süre içinde geçmişe etkili olarak yalnız yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılmayı seçebileceklerini, mal ortaklığı, mal ayrılığı veya paylaşmalı mal ayrılığını evlenme tarihinden geçerli olmak üzere seçemeyeceklerini, böyle bir belirlemenin yok hükmünde olduğunu ve kamu düzenine ilişkin bu sınırın sözleşme serbestisiyle aşılamayacağını açıklamıştır. TMK 203'teki kanunda yazılı sınırlar ölçütünün de buna engel olduğunu belirtmiştir. Sözleşmenin 01.01.2002'den ileriye doğru geçerli olduğunu, ancak konutun mal ayrılığının geçerli olduğu dönemde edinildiğini, bu nedenle uyuşmazlığın Borçlar Kanununun genel hükümlerine göre çözülmesi gerektiğini belirterek kabul kararını oy birliğiyle bozmuştur.

Karardan alıntı (aç)

“Diğer bir ifade ile eşler kanunun tanıdığı bir yıl içinde geçmişe etkili bir biçimde edinilmiş mallara katılma rejimi dışında gene kanunun tanıdığı başka bir mal rejimini (mal ortaklığı, mal ayrılığı veya paylaşmalı mal ayrılığı rejimlerinden birini) evlenme tarihinden itibaren geçerli olmak üzere seçemez ve belirleyemezler. Dolayısı ile varsa bile; böyle bir belirleme de yok hükmündedir ve kamu düzenine ilişkin bu sınırlama sözleşme serbestisi kurallarına dayanılarak aşılamaz.”

Ne anlama geliyor?

Mal ortaklığı sözleşmesi evlenme tarihine geri götürülemez.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Aynı ilke 8. Hukuk Dairesinin 06.06.2013 ve 04.04.2017 tarihli kararlarında da tekrarlanmıştır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

2002'de evlenme tarihinden geçerli olmak üzere yapılan mal ortaklığı sözleşmesi 1980'de mal ayrılığı döneminde edinilen taşınmazı kapsamaz; bu taşınmaz bakımından tasfiye alacağı şahsi hak olduğundan ayın istenemez

Olay: 1960 yılında evlenen eşler, 04.12.2002 tarihinde evlenme tarihinden geçerli olmak üzere mal ortaklığı sözleşmesi yapmışlardır. Sözleşmede eşlerden birinin ölümü hâlinde ölene ait mal varlığının yarısının sağ kalan eşe ait olacağı kararlaştırılmıştır. Eşlerden biri 2008 yılında ölmüş; sağ kalan eş, 1980 yılında ölen eş adına edinilen taşınmazın yarı payının adına tescilini istemiştir. Mirasçılardan biri davayı kabul etmiş, diğeri karşı çıkmıştır. Mahkeme davayı kabul etmiştir.

Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, sözleşmenin 01.01.2002'den ileriye doğru geçerli olduğunda duraksama bulunmadığını, uyuşmazlığın sözleşmenin geçmişe etkili yapılıp yapılamayacağına ilişkin olduğunu belirtmiştir. 4722 sayılı Kanunun 10/1 ve 10/3. maddelerine göre bir yıllık sürede geçmişe etkili olarak yalnız edinilmiş mallara katılmanın seçilebileceğini, TMK 203'teki kanunda yazılı sınırlar ölçütünün geçmişe etkili sözleşmeye engel olduğunu ve aile hukukunda sözleşme serbestisinin sınırlı olduğunu açıklamıştır. Sözleşmenin 1980 tarihli edinimi kapsayamayacağını, eşler arasında mülkiyet aktarımına ilişkin resmî sözleşme de bulunmadığından 1953 tarihli içtihadı birleştirme kararı uyarınca tasfiye alacağının şahsi bir alacak hakkı olduğunu ve ayın istenemeyeceğini belirtmiştir. Davayı kabul eden mirasçı bakımından kabul beyanı bağlayıcı olduğundan hükmü yalnız temyiz eden davalı yönünden oy birliğiyle bozmuştur.

“Bu nedenle, taraflar arasında yapılan mal ortaklığı sözleşmesinin geçmişe etkili olarak taşınmazın edinildiği 17.11.1980 tarihini de kapsayacak şekilde uygulanması olanağı bulunmamaktadır.”

Ne anlama geliyor?

2002'de yapılan sözleşme 1980'de edinilen taşınmazı kapsamamıştır.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kabul beyanında bulunan mirasçı bakımından HMK 308 uyarınca tescil kararı bozulmamıştır. ⚠️ Ayın istenemeyeceği tespiti, mal ayrılığı döneminde edinilen taşınmaz içindir; ortaklık malı hakkında değildir. Sözleşmedeki ölüm hükmünün niteliği bu kararda tartışılmamıştır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

743 sayılı Kanun döneminde sözleşmeyle kurulan mal ortaklığı, eşler 01.01.2002'den itibaren bir yıl içinde yeni bir mal rejimi seçmemişse bu tarihten geçerli olmak üzere edinilmiş mallara katılmaya dönüşür; sonradan gerçekleşen ölümde değerlendirme bu rejime göre yapılır

Olay: 1981 yılında evlenen eşler, 1988 yılında noterde mal ortaklığı sözleşmesi düzenlemişlerdir. Eşlerden biri 2003 yılında ölmüştür. Ölen eşin mirasçıları, sözleşmenin iptalini, olmazsa tenkisini istemiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 4722 sayılı Kanunun 10/1. maddesi uyarınca TMK'nın yürürlüğünden önce evlenen eşler arasında o tarihe kadar tabi oldukları rejimin devam edeceğini, eşler bir yıl içinde başka bir rejim seçmezlerse 01.01.2002'den geçerli olmak üzere yasal rejimi seçmiş sayılacaklarını belirtmiştir. 743 sayılı Kanun döneminde eşlerin sözleşmeyle bir rejim seçmiş ya da mal ayrılığına tabi olmalarının bu sonucu değiştirmediğini, eşler bir yıllık sürede sözleşme yapmadığından ölüm tarihinde edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olduklarını açıklamıştır. Değerlendirmenin bu rejim hükümlerine göre yapılması gerektiğini belirterek hükmün bu bölümünü oy birliğiyle bozmuştur.

“Buna göre Türk Kanunu Medenisi döneminde eşler ister mal rejimlerinden birisini seçmiş olsunlar, isterse bunlardan birini seçmedikleri için yasal mal rejimi olan mal ayrılığı rejimine tabi olsunlar Türk Medeni Kanununun getirmiş olduğu yasal mal rejimine yani edinilmiş mallara katıma rejimine tabi olacaklardır.”

Ne anlama geliyor?

Eski mal ortaklığı, yeni sözleşme yapılmadıysa 2002'de yasal rejime dönüştü.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve duruşmalı inceleme sonucunda verilmiştir. ⚠️ Eski sözleşmelerdeki ölüm hâline ilişkin hükümlerin akıbeti tartışmalıdır: Hukuk Genel Kurulu 14.05.2014 tarihli kararında oy çokluğuyla böyle bir hükmü miras sözleşmesi olarak geçerli saymıştır (TMK 271-281 şerhi). Kişi bilgileri aktarılmamıştır.

Mal ortaklığı sözleşmesinin iptali

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Mal ortaklığı rejimi 4722 sayılı Kanun gereğince sona ermiş olsa da mirasçıların irade fesadına dayanarak mal ortaklığı sözleşmesinin iptalini istemesinde hukuki yarar vardır; mahkeme sözleşmenin özgür iradeyle yapılıp yapılmadığını incelemelidir

Olay: Mirasçılar, mirasbırakan ile eşi arasında 1986 yılında noterde düzenlenen ve eşlerden birinin ölümünde ortaklık mal ve gelirlerinin sağ kalan eşe intikal edeceğini öngören mal ortaklığı sözleşmesinin baskı altında, gerçek dışı irade beyanlarıyla yapıldığını ileri sürerek yokluğunun tespitini, olmazsa iptalini istemiştir. Aile mahkemesi, mal ortaklığı rejiminin 4722 sayılı Kanun gereğince zaten sona erdiğini belirterek hukuki yarar yokluğundan davayı usulden reddetmiştir.

Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, davacıların sözleşmenin irade fesadıyla sakatlandığını ve gerçek iradeyi yansıtmadığını ileri sürdüğünü, davanın irade fesadına dayalı sözleşme iptali istemine ilişkin olduğunu belirtmiştir. Mahkemenin sözleşmenin tarafı olan mirasbırakanın sözleşmeyi özgür iradesiyle yapıp yapmadığını araştırıp işin esası hakkında karar vermesi gerekirken, sözleşmenin yeni kanun gereğince geçerliliğini kaybettiği gerekçesiyle hukuki yarar yokluğundan davayı reddetmesini doğru bulmamış ve kararı oy birliğiyle bozmuştur.

“Bu açıklamalara göre dava, irade fesadına dayalı 26.06.1986 tarihli mal ortaklığı sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.”

Ne anlama geliyor?

Rejim sona erse de sözleşmenin iptali davası açılabilir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Davada önce asliye hukuk mahkemesinin verdiği görevsizlik kararı onanarak kesinleşmiş ve dava aile mahkemesinde görülmüştür. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 256 ile ilgili maddeler

  • TMK m. 271 — Mal ortaklığının sona ermesi ve tasfiyesi
  • TMK m. 244 — Paylaşmalı mal ayrılığı
  • TMK m. 242 — Mal ayrılığı ve katkı payı alacağı
  • TMK m. 218 — Edinilmiş mal ve kişisel mal ayrımı
  • TMK m. 206 — Olağanüstü mal rejimi
  • TMK m. 202 — Mal rejimi sözleşmesi ve sınırları

Uygulamada dikkat edilecekler

Pratik notlar

  1. 1.Mal ortaklığını noterde yapılacak bir mal rejimi sözleşmesiyle veya evlenme başvurusu sırasında yazılı bildirimle seçebileceğinizi bilin.
  2. 2.Sözleşmede genel mal ortaklığı mı, edinilmiş mallarda ortaklık mı yoksa bazı değerleri dışarıda bırakan bir ortaklık mı seçtiğinizi açıkça yazın.
  3. 3.Sözleşmenin evlenme tarihine geri götürülemeyeceğini, yapıldığı tarihten itibaren geçerli olacağını hesaba katın.
  4. 4.Sözleşmeden önce edinilen malları ortaklığa katmak istiyorsanız bunu sözleşmede açıkça belirtin.
  5. 5.2002 öncesi yapılmış bir mal ortaklığı sözleşmeniz varsa, 2002'den sonra bir yıl içinde yeni sözleşme yapılmadıysa rejimin edinilmiş mallara katılmaya dönüştüğünü gözetin.
  6. 6.Genel mal ortaklığında miras ve bağışın kural olarak ortaklığa gireceğini, kişisel mal olması için sözleşme veya kazandıranın açık iradesi gerektiğini unutmayın.
  7. 7.Bir malın kişisel malınız olduğunu ileri sürüyorsanız bunu belgeyle ispatlamaya hazır olun; aksi hâlde ortaklık malı sayılır.
  8. 8.Olağan yönetim dışındaki işlemler için diğer eşin rızasını yazılı olarak alın.
  9. 9.İyiniyetli üçüncü kişiler için rızanın var sayılacağını, bu nedenle ortak malların korunması için önlem almak gerektiğini gözetin.
  10. 10.Aile konutuna ilişkin işlemlerde mal rejiminden bağımsız olarak TMK 194'teki açık rızanın arandığını unutmayın.
  11. 11.Ortaklığa girecek bir mirası diğer eşin rızası olmadan reddetmeyin; rıza alınamazsa mahkemeye başvurun.
  12. 12.Kişisel borçlarınız için alacaklının ortaklık mallarının değerinin yarısı kadarına başvurabileceğini hesaba katın.
  13. 13.Eşinizin payı haczedildiyse veya iflas söz konusuysa mal ayrılığına geçişin koşullarını değerlendirin.
  14. 14.Mirasbırakanın mal ortaklığı sözleşmesini baskı altında yaptığını düşünüyorsanız iptal davası açabileceğinizi bilin.

Konuyla ilgili yazılar

Sıkça Sorulan Sorular

Eşlerin mallarının kanunen kişisel sayılanlar dışında tek bir ortak kütlede birleştiği seçimlik mal rejimidir. Eşler ortaklık mallarına bölünmemiş bir bütün olarak sahip olur ve rejim sona erdiğinde ortaklık malları kural olarak yarı yarıya paylaşılır (TMK 256, 257, 276, 277).

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.