4721 sayılı Türk Medeni Kanunu · Üçüncü Ayırım: Tanıma ve Babalık Hükmü › A. Tanıma › I. Koşulları ve şekli

TMK Madde 295: Tanıma ve Tanımanın İptali

İkinci Kitap: Aile Hukuku › İkinci Kısım: Hısımlık › Birinci Bölüm: Soybağının Kurulması › Üçüncü Ayırım: Tanıma ve Babalık Hükmü › A. Tanıma › I. Koşulları ve şekli

Hazırlayan: Av. Murat Aydar15 yüksek mahkeme kararıYürürlükteki metinGüncelleme: 25.09.2026

Kısa cevap · TMK 295

Tanıma, babanın evlilik dışında doğan çocukla arasında soybağını kendi tek taraflı beyanıyla kurmasıdır; nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvuruyla, resmî senetle ya da vasiyetnameyle yapılır (TMK 295). Başka bir erkekle soybağı bulunan çocuk, örneğin evli bir kadının çocuğu, bu bağ kaldırılmadıkça tanınamaz. Tanıyan, tanımanın iptalini yalnız yanılma, aldatma veya korkutma sebebiyle isteyebilir (TMK 297); ana, çocuk, Cumhuriyet savcısı, Hazine ve mirasçılar gibi diğer ilgililer ise tanıyanın baba olmadığını ileri sürerek dava açabilir (TMK 298). Süreler hak düşürücüdür: tanıyan ve diğer ilgililer için öğrenmeden başlayarak bir yıl ve her hâlde tanımadan başlayarak beş yıl, çocuk için erginlikten başlayarak bir yıl; gecikmeyi haklı kılan sebep varsa sebep ortadan kalkınca bir ay içinde dava açılabilir (TMK 300). Anayasa Mahkemesi beş yıllık süreyi bu bir aylık ek süre nedeniyle Anayasa'ya uygun bulmuştur.

Bu sayfada neler var? (14 bölüm)
  1. TMK 295 madde metni
  2. Değişiklik geçmişi
  3. Tanımanın Koşulları ve Şekli (TMK 295)
  4. Tanımanın Bildirimi (TMK 296)
  5. Tanıyanın İptal Davası (TMK 297)
  6. İlgililerin İptal Davası ve İspat (TMK 298-299)
  7. Hak Düşürücü Süreler ve Bir Aylık Ek Süre (TMK 300)
  8. Babalık Davası, Görev ve Taraflar
  9. TMK 295 Yargıtay kararları
  10. TMK 295 Anayasa Mahkemesi kararları
  11. TMK 295 ile ilgili maddeler
  12. Uygulamada dikkat edilecekler
  13. Konuyla ilgili yazılar
  14. Sıkça sorulan sorular

Temel kavramlar

Tanıma
TMK 295: babanın evlilik dışında doğan çocukla arasında soybağını tek taraflı irade beyanıyla kurması.
Tanıma senedi
Tanımanın resmî senetle, uygulamada noterde düzenlenen senetle yapılması; nüfus müdürlüğüne yazılı başvuru, mahkemeye başvuru ve vasiyetname öteki yollardır.
Veli veya vasi rızası
TMK 295/2: tanıyan küçük veya kısıtlıysa tanımanın geçerliliği için gereken izin.
Tanıma engeli
TMK 295/3: çocuğun başka bir erkekle soybağı varken bu bağ kaldırılmadıkça tanınamaması.
Tanımanın iptali
TMK 297-298: tanımayla kurulan soybağının mahkeme kararıyla ortadan kaldırılması davası.
İrade sakatlığı
TMK 297: tanıyanın iptal davasının dayanağı olan yanılma, aldatma veya korkutma.
İlgililer
TMK 298: ana, çocuk (ölmüşse altsoyu), Cumhuriyet savcısı, Hazine ve tanımadan miras hakları etkilenenler gibi diğer ilgililer.
Zorunlu dava arkadaşlığı
Tanıyanın açtığı iptal davasının anaya ve çocuğa birlikte yöneltilmesi zorunluluğu (TMK 297/2).
Hak düşürücü süre
TMK 300: bir yıllık, beş yıllık ve erginlikten başlayan bir yıllık süreler; mahkemece re'sen gözetilir.
Bir aylık ek süre
TMK 300/son: süreler geçtiği hâlde gecikmeyi haklı kılan sebep varsa sebebin ortadan kalkmasından başlayarak tanınan süre.

Bir bakışta TMK 295

KonuKuralDayanak
Tanımanın şekliNüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvuru, resmî senet ya da vasiyetname.TMK m. 295/1
Küçük veya kısıtlı tanıyanVeli veya vasinin rızası gerekir.TMK m. 295/2
Başka erkekle soybağıÇocuk bu bağ kaldırılmadıkça tanınamaz; evli kadının çocuğu kocanın çocuğu sayılır.TMK m. 295/3; 2. HD 24.04.2024
Evlat edinilmiş çocuk18. Hukuk Dairesine göre yasak yalnız doğal soybağı içindir; biyolojik baba evlat edinilmiş çocuğu tanıyabilir.18. HD 19.01.2015 (oy çokluğu)
Kocanın nüfusuna kayıtEvlilik içinde doğan çocuğun kocanın nüfusuna yazılması kanuni zorunluluktur; çocuğun soybağını değiştirme suçu oluşmaz.11. CD 08.05.2024
BildirimBeyanı alan makam tanımayı babanın ve çocuğun nüfus memurluklarına, çocuğun memurluğu da çocuğa ve anaya bildirir.TMK m. 296
Tanıyanın davasıYalnız yanılma, aldatma veya korkutma sebebiyle; ana ve çocuğa karşı açılır.TMK m. 297
NitelendirmeEvlilik dışı çocuğu tanıyan kişinin davası soybağının reddi değil tanımanın iptalidir.2. HD 21.11.2023
Bilerek tanıyanın gideriÇocuğun kendisinden olmadığını bilerek tanıyıp sonra iptal davası açan kişi yargılama giderlerine katlanır.2. HD 09.12.2025 (oy çokluğu)
İlgililerin davasıAna, çocuk (ölmüşse altsoyu), Cumhuriyet savcısı, Hazine ve diğer ilgililer; dava tanıyana, ölmüşse mirasçılarına karşı açılır.TMK m. 298
Cumhuriyet savcısıÇocuğun ölümü şartı aranmadan tanımanın iptalini açabilir.2. HD 13.02.2024
İspatDavacı tanıyanın baba olmadığını ispatlar; ana veya çocuğun davasında yük, tanıyan gebe kalma döneminde ilişkiyi inandırıcı biçimde gösterdikten sonra doğar.TMK m. 299
DNATanımanın iptalinde DNA incelemesi yaptırılır; örnek vermekten kaçınana zor kullanılır.HMK m. 292; 8. HD 24.05.2021
Tanıyanın süresiİptal sebebini öğrenmeden veya korkunun etkisi kalktıktan başlayarak bir yıl, her hâlde tanımadan başlayarak beş yıl.TMK m. 300/1
İlgililerin süresiTanımayı ve tanıyanın baba olamayacağını öğrenmeden başlayarak bir yıl, her hâlde tanımadan başlayarak beş yıl.TMK m. 300/2; 8. HD 22.01.2020
Çocuğun süresiErginlikten başlayarak bir yıl.TMK m. 300/3
Bir aylık ek süreSüreler geçse de gecikmeyi haklı kılan sebep varsa sebebin kalkmasından başlayarak bir ay.TMK m. 300/4
Salt geç öğrenmeTek başına haklı sebep sayılmaz.2. HD 17.11.2025
Annenin baskısı ve aldatmasıGerçeği öğrenmeyi engelleyen baskı ve aldatma haklı sebep olabilir; öğrenmeden sonra bir ay içinde açılan dava süresindedir.2. HD 02.06.2026
Anayasa'ya uygunlukTanıyanın beş yıllık süresi, bir aylık ek süre nedeniyle Anayasa'ya aykırı bulunmamıştır.AYM 25.12.2019 (oy çokluğu)
Babalık davasıyla ilişkiTanıma yoluyla başkasıyla soybağı varken babalık davası dinlenmez; önce tanımanın iptali sonuçlandırılır.HGK 29.04.2011 (oy çokluğu)
Görevli mahkemeTanımanın iptali davalarına aile mahkemesi bakar.8. HD 06.05.2019

TMK 295 madde metni

Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › İkinci Kısım: Hısımlık › Birinci Bölüm: Soybağının Kurulması · Üçüncü Ayırım: Tanıma ve Babalık Hükmü › A. Tanıma › I. Koşulları ve şekli

Tanıma: Koşulları ve şekli — Madde 295

  1. (1)Tanıma, babanın, nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmî senette veya vasiyetnamesinde yapacağı beyanla olur.
  2. (2)Tanıma beyanında bulunan kimse küçük veya kısıtlı ise, veli veya vasisinin de rızası gereklidir.
  3. (3)Başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz.

Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr. Fıkra numaraları okumayı kolaylaştırmak için eklenmiştir.

Değişiklik geçmişi

TarihKaynakDeğişiklik
22.11.20014721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002)TMK 295-300 Kanunun ilk metninden bu yana değiştirilmemiştir. Anayasa Mahkemesi 25.12.2019 tarihli kararında TMK 300/1'deki "her hâlde tanımanın üzerinden beş yıl" ibaresini oy çokluğuyla Anayasa'ya aykırı bulmamıştır (RG 15.04.2020, S. 31100). 18. Hukuk Dairesinin aktardığına göre önceki 743 sayılı Kanun, başka bir erkekle soybağı bulunan çocuğun tanınamayacağına ilişkin bir yasak içermiyordu; bu yasak TMK 295/3 ile getirilmiştir.

Tanımanın Koşulları ve Şekli (TMK 295)

Evlilik dışında doğan çocuk ile babası arasındaki soybağı, babanın tanıma beyanıyla kurulabilir. Tanıma tek taraflı bir irade beyanıdır; ananın veya çocuğun kabulü gerekmez.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 295 — Tanıma, babanın, nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmî senette veya vasiyetnamesinde yapacağı beyanla olur.
Tanıma beyanında bulunan kimse küçük veya kısıtlı ise, veli veya vasisinin de rızası gereklidir.
Başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz.
Tanıma yoluUygulamadaki karşılığı
Nüfus memuruna yazılı başvuruNüfus müdürlüğünde tanıma beyanı
Mahkemeye yazılı başvuruMahkemeye verilen yazılı dilekçe
Resmî senetNoterde düzenlenen tanıma senedi
VasiyetnameBabanın ölüme bağlı tasarrufundaki beyan

Başka erkekle soybağı varsa tanıma olmaz. Evli bir kadının evlilik sırasında veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içinde doğurduğu çocuğun babası kanunen kocadır (TMK 285). Bu çocuk, soybağının reddi davasıyla kocayla bağı kaldırılmadıkça biyolojik babası tarafından tanınamaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bu durum araştırılmadan verilen tanıma kararını kanun yararına bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 24.04.2024, E. 2024/2396, K. 2024/2779). 11. Ceza Dairesi de böyle bir çocuğun kocanın nüfusuna yazılmasının kanundan doğan bir zorunluluk olduğunu, bu nedenle çocuğun soybağını değiştirme suçunun oluşmadığını kabul etmiştir (Yargıtay 11. CD, 08.05.2024, E. 2021/10029, K. 2024/6251).

⚠️Dikkat
Evlat edinilmiş çocuk. 18. Hukuk Dairesi oy çokluğuyla verdiği bir kararda, TMK 295/3'teki yasağın yalnız doğal soybağı için geçerli olduğunu, evlat edinmeyle kurulan soybağının biyolojik babanın tanımasına engel olmadığını kabul etmiştir. Karşı oya göre evlat edinmeyle kurulan bağ kaldırılmadıkça tanıma mümkün değildir.

Bu karar için bkz. Yargıtay 18. HD, 19.01.2015, E. 2014/18203, K. 2015/625. Hukuk Genel Kurulunun aktardığı öğretiye göre ana rahmindeki çocuk da tanınabilir; tanımanın geçerliliği bu durumda çocuğun sağ doğmasına ve doğumda başka bir erkekle soybağı bulunmamasına bağlıdır (Yargıtay HGK, 16.10.2018, E. 2017/1920, K. 2018/1432).

Babalık karinesi ve soybağının reddi için TMK 285-291 şerhine, ana ile babanın sonradan evlenmesiyle kurulan soybağı için TMK 292-294 şerhine bakabilirsiniz.

Tanımanın Bildirimi (TMK 296)

Tanıma beyanını alan makam, tanımayı ilgili nüfus memurluklarına bildirir; böylece tanıma nüfus siciline işlenir ve ana ile çocuk tanımadan haberdar edilir.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 296 — Beyanda bulunulan nüfus memuru, sulh hâkimi, noter veya vasiyetnameyi açan hâkim, tanımayı babanın ve çocuğun kayıtlı bulunduğu nüfus memurluklarına bildirir.
Çocuğun kayıtlı bulunduğu nüfus memurluğu da tanımayı çocuğa, anasına, çocuk vesayet altında ise vesayet makamına bildirir.

Bildirim, ana ve çocuk bakımından tanımanın öğrenilmesi yönünden de önemlidir; ilgililerin bir yıllık süresi tanımayı ve tanıyanın çocuğun babası olamayacağını öğrenmeden başlar (TMK 300/2).

Tanıyanın İptal Davası (TMK 297)

Tanıyan, tanımayı kendi iradesiyle geri alamaz. Tanımanın iptalini ancak iradesinin sakatlandığını ileri sürerek dava yoluyla isteyebilir.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 297 — Tanıyan, yanılma, aldatma veya korkutma sebebiyle tanımanın iptalini dava edebilir.
İptal davası anaya ve çocuğa karşı açılır.
  • Yanılma: tanıyanın çocuğun kendisinden olduğunu sanması.
  • Aldatma: tanıyanın, örneğin ana tarafından, çocuğun kendisinden olduğuna inandırılması.
  • Korkutma: tanıyanın kendisine veya yakınlarına yönelik ağır bir tehlike gösterilerek tanımaya zorlanması.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesine göre dava anaya ve çocuğa birlikte açılır; ana ve çocuk arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Evlilik dışında doğan çocuğu tanıyan kişinin açtığı dava soybağının reddi değil tanımanın iptalidir ve TMK 300'deki süreler uygulanır (Yargıtay 2. HD, 21.11.2023, E. 2023/7902, K. 2023/5431; aynı dosyada bozmadan sonra süre nedeniyle verilen ret kararı onanmıştır: Yargıtay 2. HD, 23.10.2024, E. 2024/4807, K. 2024/7800). Noter senediyle tanınan çocuk bakımından da aynı nitelendirme yapılmıştır (Yargıtay 2. HD, 11.05.2023, E. 2023/1988, K. 2023/2379).

⚠️Dikkat
Tanıma tek taraflı bir beyan olduğundan, çocuğun kendisinden olmadığını bilerek tanıyan kişi sonradan iptal davası açarsa ana ve çocuk kanun gereği davalı olur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi oy çokluğuyla verdiği bir kararda bu durumda yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davayı açan tanıyana bırakılması gerektiğine hükmetmiştir.

Bu karar için bkz. Yargıtay 2. HD, 09.12.2025, E. 2025/6699, K. 2025/10882.

İlgililerin İptal Davası ve İspat (TMK 298-299)

Tanıyan dışındaki kişiler, tanıyanın çocuğun babası olmadığını ileri sürerek tanımanın iptalini isteyebilir. Bu kişilerin irade sakatlığı ileri sürmesi gerekmez.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 298 — Ana, çocuk ve çocuğun ölümü hâlinde altsoyu, Cumhuriyet savcısı, Hazine ve diğer ilgililer tanımanın iptalini dava edebilirler.
Dava tanıyana, tanıyan ölmüşse mirasçılarına karşı açılır.

Madde 299 — Davacı, tanıyanın baba olmadığını ispatla yükümlüdür.
Ana veya çocuk tarafından tanıyanın baba olmadığı iddiasıyla açılan iptal davasında ispat yükü, tanıyanın, gebe kalma döneminde ana ile cinsel ilişkide bulunduğuna ilişkin inandırıcı kanıtları göstermesinden sonra doğar.
DavacıDavalıİleri sürülecek sebep
TanıyanAna ve çocukYanılma, aldatma veya korkutma (TMK 297)
Ana, çocuk (ölmüşse altsoyu)Tanıyan veya mirasçılarıTanıyanın baba olmadığı (TMK 298-299)
Cumhuriyet savcısı, HazineTanıyan veya mirasçılarıTanıyanın baba olmadığı
Diğer ilgililer (özellikle miras hakları etkilenenler)Tanıyan veya mirasçılarıTanıyanın baba olmadığı

Cumhuriyet savcısı. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Cumhuriyet savcısının tanımanın iptali davası açamayacağı gerekçesiyle verilen ret kararını bozmuştur; TMK 298 savcıya çocuğun ölümü şartı aranmaksızın dava hakkı tanır (Yargıtay 2. HD, 13.02.2024, E. 2023/6142, K. 2024/972). 8. Hukuk Dairesi de savcının açtığı davada teknik delil sunulmadığı gerekçesiyle ret verilemeyeceğini, DNA incelemesi yaptırılması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, 24.05.2021, E. 2019/5511, K. 2021/4230).

Diğer ilgililer. 8. Hukuk Dairesine göre ilgililer başta tanımadan miras hakları etkilenen kişilerdir; soybağının reddinden farklı olarak onların dava hakkı tanıyanın ölümüne bağlı değildir ve dava tanıyana karşı açılır (Yargıtay 8. HD, 22.01.2020, E. 2019/6712, K. 2020/492). Tanıyanın başka bir çocuğunun, kendi soybağı mahkeme kararıyla kurulduktan sonra açtığı iptal davası da kabul edilmiştir; bu dosyada gerekçe bölge adliye mahkemesine aittir (Yargıtay 2. HD, 08.10.2024, E. 2024/1880, K. 2024/6981). Buna karşılık 18. Hukuk Dairesi, evlat edinme davasına katılan sosyal hizmet kurumunu tanımadan hukuki menfaati etkilenen ilgililer arasında saymamış ve kurumun aktif dava ehliyeti bulunmadığını kabul etmiştir (Yargıtay 18. HD, 17.11.2015, E. 2015/3182, K. 2015/16603).

İspat yükü. 8. Hukuk Dairesi, TMK 299'un tanımanın iptalinde ispat yükünü açıkça davacıya yüklediğini belirterek, DNA incelemesi için verilen sürelere rağmen gerekli masrafı yatırmayan davacıların davasının reddini onamıştır (Yargıtay 8. HD, 18.11.2020, E. 2020/282, K. 2020/7336).

💡İpucu
İspat yükü davacıdadır; uygulamada belirleyici delil DNA incelemesidir. Ana veya çocuk dava açmışsa tanıyan önce gebe kalma döneminde ana ile ilişkisini inandırıcı biçimde göstermelidir.

Hak Düşürücü Süreler ve Bir Aylık Ek Süre (TMK 300)

Tanımanın iptali davaları hak düşürücü sürelere bağlıdır ve mahkeme bu süreleri kendiliğinden gözetir.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 300 — Tanıyanın dava hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer.
İlgililerin dava hakkı, davacının tanımayı ve tanıyanın çocuğun babası olamayacağını öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşer.
Çocuğun dava hakkı, ergin olmasından başlayarak bir yıl geçmekle düşer.
Yukarıdaki süreler geçtiği hâlde gecikmeyi haklı kılan sebep varsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir.
DavacıGöreli süreAzami süre
Tanıyanİptal sebebini öğrenmeden veya korkunun etkisi kalktıktan başlayarak bir yılTanımadan başlayarak beş yıl
İlgililerTanımayı ve tanıyanın baba olamayacağını öğrenmeden başlayarak bir yılTanımadan başlayarak beş yıl
ÇocukErginlikten başlayarak bir yıl—
Haklı sebepSüreler geçmişse sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay

Anayasa Mahkemesinin kararı. Anayasa Mahkemesi, soybağının reddinde kocanın beş yıllık üst süresini 2009'da iptal etmişken tanıyanın beş yıllık süresini Anayasa'ya aykırı bulmamıştır. Gerekçe, TMK 300/son fıkrasındaki bir aylık ek sürenin beş yıllık süre geçtikten sonra da işlemesidir (AYM, 25.12.2019, E.2019/102, K.2019/99, oy çokluğu).

⚠️Dikkat
Salt geç öğrenme yetmez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesine göre tanımanın gerçeğe aykırı olduğunu beş yıldan sonra öğrenmek tek başına haklı sebep değildir; haklı sebep, davanın süresinde açılmasını engelleyen bir durum olmalıdır ve sebep ortadan kalkınca bir ay içinde dava açılmalıdır.

Bu ilke için bkz. Yargıtay 2. HD, 17.11.2025, E. 2025/7109, K. 2025/9669. Buna karşılık tanıyanı ananın baskısı ve aldatmasıyla gerçeği öğrenmekten alıkonulan ve öğrendikten sonra bir ay içinde dava açan tanıyanın davası süresinde sayılmıştır (Yargıtay 2. HD, 02.06.2026, E. 2026/3653, K. 2026/5927). Daire 2021'de ise tanıyanın yalnız duyum aldığı bir dosyada şüphenin öğrenme sayılmayacağını belirterek esasa girilmesini istemişti (Yargıtay 2. HD, 27.12.2021, E. 2021/9667, K. 2021/10069). Öğrendikten birkaç ay sonra açılan davanın bir aylık süre geçtiği için reddedilmesi de onanmıştır; bu dosyada gerekçe bölge adliye mahkemesine aittir (Yargıtay 2. HD, 30.03.2023, E. 2022/10669, K. 2023/1466).

İlgililerin beş yıllık süresi. 8. Hukuk Dairesi, beş yıllık sürenin tanımadan başlayan azami üst sınır olduğunu, ilgililerin tanımayı beş yıldan sonra öğrenmesinin sonucu değiştirmeyeceğini, ancak haklı sebep varsa bir aylık ek sürenin uygulanacağını kabul etmiş ve aksi yöndeki önceki bozma kararını karar düzeltme aşamasında kaldırmıştır (Yargıtay 8. HD, 22.01.2020, E. 2019/6712, K. 2020/492). Tanımayı veraset ilamıyla öğrenen ve hemen dava açan mirasçının davasında esasa girilmesi gerektiğine ilişkin karar da bu ek süre kapsamında değerlendirilmelidir (Yargıtay 8. HD, 25.02.2019, E. 2017/8395, K. 2019/1853). Tanımadan uzun süredir haberdar olan mirasçıların davasının süreden reddi onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 13.05.2024, E. 2023/8237, K. 2024/3360).

Tanıyanın, çocuğun kendisinden olmadığını bilerek tanıdığı ileri sürülen bir dosyada da dava tanımanın iptali sayılmış ve beş yıllık süre nedeniyle reddedilmiştir; Yargıtay bu kararı onamıştır (Yargıtay 2. HD, 09.01.2024, E. 2023/7501, K. 2024/3).

Babalık Davası, Görev ve Taraflar

Babalık davasıyla ilişki. Çocuğun tanıma yoluyla başka bir erkekle soybağı varsa bu bağ kaldırılmadıkça babalık davası dinlenmez. Hukuk Genel Kurulu, babalık davası açan annenin dosyasında önce tanımanın iptali davasının sonuçlandırılmasını, babalık isteminin ayrılıp bekletilmesini, davanın tanıyana yöneltilmesini, çocuğa atanan kayyımın davaya katılmasını ve hak düşürücü sürelerin ana ile kayyım bakımından ayrı ayrı değerlendirilmesini istemiştir (Yargıtay HGK, 29.04.2011, E. 2011/2-160, K. 2011/247, oy çokluğu).

Görevli mahkeme. Tanımanın iptali davalarına aile mahkemesi bakar. 8. Hukuk Dairesi, nüfus kaydının düzeltilmesi adıyla açılsa da noter senediyle yapılan tanımaya yönelen davanın tanımanın iptali olduğunu ve aile mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, 06.05.2019, E. 2017/10849, K. 2019/4600). Soybağı tanımayla değil babalık hükmüyle kurulmuşsa tanımanın iptali yoluna gidilemez; 8. Hukuk Dairesi bu durumda iddiaların babalık hükmüne karşı yargılamanın iadesi davasına konu olabileceğini belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, 22.11.2018, E. 2018/12274, K. 2018/19104).

💡İpucu
Tanımanın iptali ile gerçek babanın tespitini birlikte istiyorsanız iki istemi dilekçede ayrı ayrı gösterin; babalık istemi, tanımanın iptali kesinleşinceye kadar bekletilir.

Babalık davasının kendisi TMK 301-304'te düzenlenmiştir. Soybağı davalarında yetki, re'sen araştırma ve DNA incelemesine zor kullanma için TMK 282-284 şerhine bakabilirsiniz.

TMK 295 Yargıtay kararları

Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 14 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve konularına göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları bulundukları grubun başında yer alır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.

Karar seçimi hakkında

Tanımaya ilişkin bir içtihadı birleştirme kararına rastlanmamıştır. Sayfaya 14 Yargıtay ve 1 Anayasa Mahkemesi kararı kart olarak alınmıştır: tanımanın koşulları (2. Hukuk Dairesi 2024, 18. Hukuk Dairesi 2015), tanıyanın iptal davası (2. Hukuk Dairesinin 2023 tarihli iki kararı ve 2025 tarihli kararı), ilgililerin davası (2. Hukuk Dairesi 2024, 8. Hukuk Dairesi 2021), süreler (2. Hukuk Dairesinin 2021, 2025 ve 2026, 8. Hukuk Dairesinin 2019 ve 2020 tarihli kararları), babalık davasıyla ilişki ve görev (Hukuk Genel Kurulu 2011, 8. Hukuk Dairesi 2019) ile TMK 300/1'deki beş yıllık süreyi inceleyen Anayasa Mahkemesi kararı. Kararların tamamı tam metinden okunmuştur. Yargıtay kartlarının 11'i OY BİRLİĞİYLE, Hukuk Genel Kurulunun 29.04.2011, 18. Hukuk Dairesinin 19.01.2015 ve 2. Hukuk Dairesinin 09.12.2025 tarihli kararları OY ÇOKLUĞUYLA verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin ret kararı da oy çokluğuyla verilmiştir. ATIF NOTLARI: Tanıyanın süresine ilişkin 2. Hukuk Dairesi kararlarında vurgu farkı bulunmaktadır (2021 kararı şüphenin öğrenme sayılmayacağını, 2025 kararı salt geç öğrenmenin haklı sebep olmadığını, 2026 kararı aldatmanın haklı sebep olabileceğini belirtmiştir). Metinde anılan bazı onama kararlarında gerekçe ilk derece veya bölge adliye mahkemesine aittir. 8. Hukuk Dairesinin 11.04.2019 tarihli bozma kararı karar düzeltme aşamasında kaldırıldığından kullanılmamıştır.

Tanımanın koşulları (TMK 295)

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Evli bir kadının çocuğu kocasıyla babalık karinesine dayanan soybağına sahip olduğundan, bu bağ kaldırılmadıkça biyolojik baba tarafından tanınamaz; TMK 295/3 araştırılmadan verilen tanıma kararı kanun yararına bozulur

Olay: Davacı, eşinden boşanamadığı için resmî nikâh kıyamadıkları davalıyla birlikteliğinden doğan çocuğun kendisinden olduğunun tespitini ve tanınmasını istemiş; davalının evli olması nedeniyle nüfus idaresinin tanımayı yapmadığını belirtmiştir. Mahkeme, Adli Tıp raporuna dayanarak davacının çocuğun babası olduğunun tespitine ve aralarında soybağı kurulmasına karar vermiş; karar istinaf edilmeden kesinleşmiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz istemi üzerine yaptığı incelemede, baba ile çocuk arasında soybağının ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulduğunu, evlilik devam ederken doğan çocuğun babasının koca olduğunu ve başka bir erkekle soybağı bulunan çocuğun bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamayacağını hatırlatmıştır. Davalının evli olduğunu ve tanınan çocuk ile davalının evli olduğu kişi arasında soybağı bulunduğunu, bu husus araştırılmadan hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararı sonuca etkili olmamak üzere oy birliğiyle kanun yararına bozmuştur.

Karardan alıntı (aç)

“Somut olayda davalının evli olduğu ve davacının tanıdığı çocuk ile davalının evli olduğu kişi arasında soybağı bulunduğu anlaşılmış olup Mahkemece 4721 sayılı Kanun'un 295 inci maddesinin son fıkrasındaki "Başka bir erkek ile soybağı bulunan çocuk, bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz." hükmü uyarınca bu hususta bir araştırma yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır”

Ne anlama geliyor?

Evli kadının çocuğu, kocayla bağı kaldırılmadan tanınamaz.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiş bir KANUN YARARINA BOZMA kararıdır; bozma sonuca etkili değildir, kesinleşmiş hükmü ortadan kaldırmaz. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi

TMK 295/3'teki tanıma yasağı yalnız doğal soybağı için geçerlidir; evlat edinilmiş çocuk, biyolojik babası tarafından tanınabilir (oy çokluğu)

Olay: Davacı, davalıyla ortak çocukları olduğunu ileri sürdüğü ve annesinin hanesine yazılan çocuğu tanımak istemiştir. Çocuk doğumundan sonra başka bir çift tarafından evlat edinilmiştir. Mahkeme, evlat edinmenin soybağını kuran yollardan biri olduğunu ve bu bağ kaldırılmadan tanıma yapılamayacağını belirterek davayı reddetmiştir.

Karar: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, TMK'nın kan bağına dayanan doğal soybağı ile evlat edinmeyle kurulan yapay soybağından oluşan ikili bir sistem öngördüğünü belirtmiştir. Önceki Kanunda bulunmayan TMK 295/3'ün amacının duraksamaları gidermek olduğunu, yapay soybağı kurulan çocuğun doğal soybağını ortadan kaldırmayı amaçlamadığını açıklamıştır. Aksi kabulün, doğal soybağı kurulmadan evlat edinilen çocuk ile gerçek babası arasında hiçbir şekilde soybağı kurulamaması sonucunu doğuracağını, evlatlığın kendi ailesindeki mirasçılığının da doğal soybağının kurulmasına bağlı olduğunu belirterek, TMK 1/2 uyarınca hükmün doğal soybağıyla sınırlı yorumlanması gerektiğine karar vermiş ve ret kararını oy çokluğuyla bozmuştur.

“Buradaki düzenleme, sadece doğal soybağı bulunan bir çocuğun bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamayacağına ilişkindir.”

Ne anlama geliyor?

18. HD'ye göre evlat edinme, biyolojik babanın tanımasına engel değildir.

Not: ⚠️ Karar OY ÇOKLUĞUYLA verilmiştir. Karşı oya göre evlat edinmeyle baba yönünden soybağı kurulmuş olup bu bağ koparılmadıkça çocuğun tanınması mümkün değildir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Tanıyanın iptal davası (TMK 297)

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Evlilik dışında doğan çocuğu tanıyan kişinin açtığı dava soybağının reddi değil tanımanın iptalidir; tanıyanın davası anaya ve çocuğa karşı açılır ve TMK 300'ün birinci ve dördüncü fıkraları uygulanır

Olay: Davacı, davalıyla birlikte yaşadığı dönemde davalının hamile olduğunu söylediğini, doğan çocuğu kendisinden olduğu söylendiği için nüfusuna yazdırdığını, sonra çocuğun kendisinden olmadığını öğrendiğini ileri sürerek soybağının reddini istemiştir. Mahkeme davayı soybağının reddi sayıp bir yıllık sürenin geçtiği gerekçesiyle reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, baba ile çocuk arasında soybağı kurulmasının yollarından birinin tanıma olduğunu ve tanımayla kurulan soybağının iptal davasıyla kaldırılabileceğini belirtmiştir. Tanıyanın yanılma, aldatma veya korkutma sebebiyle açacağı davanın anaya ve çocuğa karşı açılacağını ve ana ile çocuk arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğunu, bu davada da TMK 300'deki bir ve beş yıllık sürelerin ve bir aylık ek sürenin uygulanacağını açıklamıştır. Tarafların gayriresmî birliktelik yaşadığını, çocuğun evlilik içinde doğmadığını ve tanıma belgesiyle davacının nüfusuna kaydedildiğini belirterek, davanın soybağının reddi olarak nitelendirilmesini isabetsiz bulmuş ve kararı oy birliğiyle bozmuştur.

“Tanıyanın; yanılma, aldatma veya korkutma sebebiyle açacağı tanımanın iptali istemli dava anaya ve çocuğa karşı açılmalıdır ve ana ve çocuk arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır.”

Ne anlama geliyor?

Tanıyan kişinin davası tanımanın iptalidir; süresi TMK 300'dedir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Bozmadan sonra ilk derece mahkemesi davayı TMK 300'deki süre geçtiği için reddetmiş, bu karar 2. Hukuk Dairesince 23.10.2024 tarihinde onanmıştır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Çocuğun kendisinden olmadığını bildiği hâlde onu tanıyıp sonra tanımanın iptali davası açan kişi davanın açılmasına kendisi sebep olduğundan yargılama giderleri ve vekâlet ücreti ana ile çocuğa yükletilemez (oy çokluğu)

Olay: Davacının ana ve çocuğa karşı açtığı tanımanın iptali davası kabul edilmiş ve yargılama giderleri ile vekâlet ücreti davalılara yükletilmiştir. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, çocuğun kayyımı kararı yargılama gideri ve vekâlet ücreti yönünden temyiz etmiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yargılama giderlerinin kural olarak aleyhine hüküm verilen taraftan alınacağını hatırlatmıştır. Davacının çocuğun babası olmadığını bildiği hâlde çocuğu tanıdığını ve sonra iptal davası açarak davaya tek taraflı irade beyanıyla kendisinin sebep olduğunu, davalıların TMK 297/2 uyarınca yasal zorunluluk nedeniyle davalı konumunda bulunduğunu, davaya karşı çıkmadıklarını ve fazladan gider yapılmasına yol açmadıklarını belirtmiştir. Davanın karşı tarafın kabulüyle sonuçlanacak nitelikte olmadığını da gözeterek giderlerin davacı üzerinde bırakılması gerektiğine karar vermiş ve hükmü bu yönden oy çokluğuyla bozmuştur.

“Davacı, kendisinden olmayan bir çocuğu tanıyıp daha sonra tanımanın iptali davası açmakla bu davanın açılmasına kendisi tek taraflı irade beyanlıyla sebebiyet vermiştir.”

Ne anlama geliyor?

Bilerek tanıyıp dava açan, yargılama giderine kendisi katlanır.

Not: ⚠️ Karar OY ÇOKLUĞUYLA verilmiştir; karşı oy bölge adliye mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşündedir. Temyiz yalnız yargılama giderleri yönünden yapıldığından tanımanın iptaline ilişkin kabul hükmü Yargıtay incelemesine konu olmamıştır; kayyımın adli yardım talebi de kabul edilmiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Noter tanıma senediyle nüfusa yazılan kişiye karşı tanıyanın açtığı dava tanımanın iptalidir; TMK 300'deki bir ve beş yıllık süreler geçmişse dava bu gerekçeyle reddedilir

Olay: Davacı, evlenmeden önceki ilişkilerinden doğduğu söylenen iki kişinin kendisinden olmadığını, annelerinin kendisini aldatarak nüfusuna yazdırdığını ve gerçeği yakın zamanda öğrendiğini ileri sürerek soybağının reddini istemiştir. Davacı yargılama sırasında ölmüş, dava mirasçılarınca sürdürülmüştür. Mahkeme, davacının gerçeği yıllar önce öğrendiğini kabul ederek davayı soybağının reddindeki sürenin geçtiği gerekçesiyle reddetmiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, davalılardan birinin noter tanıma senediyle davacının nüfusuna tescil edildiğini, bu kişiye karşı açılan davanın tanımanın iptali davası olduğunu belirtmiştir. TMK 300 uyarınca tanıyanın dava hakkının iptal sebebini öğrenmeden başlayarak bir yıl ve her hâlde tanımadan başlayarak beş yıl geçmekle düşeceğini, davanın bu süreler geçtikten sonra açıldığını açıklamıştır. Ret kararının soybağının reddine ilişkin TMK 289'a dayandırılmasını doğru bulmamakla birlikte sonucu itibarıyla isabetli olduğunu belirterek kararı gerekçesini değiştirerek oy birliğiyle onamıştır.

“4721 sayılı Kanun'un 300 üncü maddesi gereğince tanıyanın dava hakkının, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde tanımanın üzerinden beş yıl geçmekle düşeceği hükmü gözetilerek”

Ne anlama geliyor?

Tanıma senediyle yazılan çocuğa karşı dava TMK 300'e tâbidir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Gerekçe düzeltmesi tanıma senediyle yazılan kişi bakımından yapılmış, öteki davalı yönünden ret kararı gerekçesi değiştirilmeden onanmıştır. Kararda anonimleştirilmemiş adlar bulunmaktadır; kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

İlgililerin iptal davası (TMK 298)

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Cumhuriyet savcısı TMK 298/1 uyarınca tanımanın iptali davası açabilir; savcının davacı sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle verilen ret kararı bozulur

Olay: Cumhuriyet savcısı, evli bir kişinin evlilik dışı birlikteliğinden doğan çocuğun aile birliği sarsılmasın diye bu kişinin bir akrabası tarafından tanıma senediyle nüfusuna yazdırıldığını ileri sürerek kaydın iptalini ve çocuğun gerçek babasının nüfusuna yazılmasını istemiştir. İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, savcının bu davada davacı sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, davada tanımanın iptali ile babalık davası olmak üzere iki ayrı istem bulunduğunu ve kararın tanımanın iptali yönünden temyiz edildiğini belirtmiştir. TMK 298/1 uyarınca tanımanın iptali davasının ana, çocuk ve çocuğun ölümü hâlinde altsoyu, Cumhuriyet savcısı, Hazine ve diğer ilgililer tarafından açılabileceğini açıklamıştır. Davanın Cumhuriyet savcısınca açılabileceği gözetilerek esasa girilmesi gerekirken aktif husumet yokluğundan verilen ret kararını tanımanın iptali yönünden oy birliğiyle bozmuştur.

“4721 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrasında tanımanın iptali davasının ana, çocuk ve çocuğun ölümü hâlinde altsoyu, Cumhuriyet Savcısı, Hazine ve diğer ilgililer tarafından açılabileceği belirtilmiştir.”

Ne anlama geliyor?

Cumhuriyet savcısı tanımanın iptalini her zaman isteyebilir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Karar metnindeki tarih 13.02.2024'tür; bazı veri tabanlarında 20.02.2024 görünmektedir. Kararda anonimleştirilmemiş kişi adları bulunmaktadır; kişi, yer ve uyruk bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Cumhuriyet savcısının açtığı tanımanın iptali davasında teknik delil sunulmadığı gerekçesiyle ret verilemez; HMK 292 uyarınca DNA incelemesi yaptırılmalıdır ve Bakanlık 6284 sayılı Kanun uyarınca davaya katılabilir

Olay: Cumhuriyet savcısı, iki çocuğu tanıyan davalının sosyal hizmet görevlilerine çocuklardan birinin kendisinden olmadığını söylediğini ileri sürerek tanımanın iptalini istemiştir. Çocukların önceki soybağı mahkeme kararıyla kaldırılmış, davalı ardından çocukları tanıma senediyle nüfusuna yazdırmıştır. İlk derece mahkemesi, savcının teknik delil elde etmeden dava açtığı gerekçesiyle davayı reddetmiş; bölge adliye mahkemesi, davaya asli müdahil olarak katılan Bakanlığın istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, tanıyanın ve ilgililerin dava hakkını ve TMK 300'deki süreleri açıklamış; 6284 sayılı Kanunun 20/2 maddesi uyarınca Bakanlığın gerekli görmesi hâlinde kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik şiddet dolayısıyla açılan davalara katılabileceğini belirtmiştir. Sosyal inceleme raporları dikkate alındığında başkaca araştırma yapılmadan davalının beyanı esas alınarak karar verilmesini doğru bulmamıştır. Kamu düzeniyle yakından ilgili tanımanın iptali davalarında HMK 292 uyarınca her iki çocuk yönünden DNA incelemesi yaptırılması gerektiğini belirterek kararı oy birliğiyle bozmuştur.

“Kamu düzeni ile yakından ilgili olan tanımanın iptali davalarında, Türk Medeni Kanunu'nun 284. maddesinde belirtilen koşullar saklı kalmak kaydıyla, Hukuk Muhakemeleri Kanunu uygulanır.”

Ne anlama geliyor?

Savcının davasında da DNA incelemesi şarttır.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kararda anonimleştirilmemiş kişi adları bulunmaktadır; kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Süreler (TMK 300)

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Tanıyan için de bir ve beş yıllık süreler geçerlidir; tanımanın gerçeğe aykırı olduğunu geç öğrenmek tek başına haklı sebep sayılmaz, beş yıldan sonra ve haklı sebep ileri sürülmeden açılan dava süreden reddedilir

Olay: Tanıyan, yıllar önce tanıdığı çocuğun babası olmadığını ileri sürerek tanımanın iptalini istemiştir. İlk derece mahkemesi Adli Tıp raporuna göre davayı kabul etmiş; bölge adliye mahkemesi hükmün soybağının reddi değil tanımanın iptali şeklinde kurulması gerektiğini belirterek yeniden hüküm kurmuş ve davayı kabul etmiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, TMK 297 ve 300'ü hatırlatarak alt mahkemelerin hak düşürücü süre yönünden yaptığı değerlendirmeyi hatalı bulmuştur. Tanıyan bakımından da bir ve beş yıllık sürelerin geçerli olduğunu, geç öğrenme iddiasının tek başına TMK 300'ün son fıkrasındaki haklı sebep sayılamayacağını, haklı sebebin davanın süresinde açılmasını engelleyen bir durum olması gerektiğini açıklamıştır. Kanun koyucunun beş yıllık süreyle kamu düzenini korumayı amaçladığını, madde gerekçesini ve İsviçre Medeni Kanununun karşılık hükmünü de dayanak göstererek, hak düşürücü sürelerin kıyas yoluyla genişletilemeyeceğini belirtmiştir. Tanıma üzerinden beş yıl geçtikten sonra ve haklı sebep ileri sürülmeden açılan davanın reddi gerekirken kabulünü oy birliğiyle bozmuştur.

“Başka bir anlatımla; geç öğrenmenin haklı bir sebebi varsa sebebin ortadan kalkmasından veya elde olmayan bir sebeple dava açılamaması halinde sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir.”

Ne anlama geliyor?

Beş yıldan sonra salt geç öğrenmeye dayanan dava süreden reddedilir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiş bir BOZMA kararıdır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Tanıyan, annenin baskısı ve aldatmasıyla çocuğun kendisinden olduğuna yıllarca inandırılmışsa bu durum gecikmeyi haklı kılan sebep olabilir; gerçeği öğrendikten sonra bir ay içinde açılan tanımanın iptali davası süresindedir

Olay: Davacı, çocuğu annenin baskısı ve yanıltmasıyla tanıdığını, annenin kabul etmezse çocuğu başkasının nüfusuna yazdıracağını söylediğini, yıllarca çocuğun kendisinden olduğuna inandırıldığını ve gerçeği ancak yıllar sonra öğrenip bir ay içinde dava açtığını ileri sürerek öncelikle tanımanın butlanını, olmazsa iptalini istemiştir. Mahkeme butlan istemini reddetmiş, iptal istemini de beş yıllık sürenin geçtiği ve haklı sebep ispatlanamadığı gerekçesiyle reddetmiş; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, TMK 297 ve 300'ü hatırlatarak geç öğrenmenin haklı bir sebebi varsa sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabileceğini belirtmiştir. Toplanan deliller, tanık beyanları ve Adli Tıp raporunu birlikte değerlendirerek davacının baskı altında ve yanıltılarak tanıma yaptığını, uzun yıllar çocuğun kendisinden olduğuna ikna edildiğini ve gerçeği araştırmasının engellendiğini kabul etmiştir. Davacının gerçeği yasal süreler bittikten sonra öğrendiğini, bu durumun gecikmeyi haklı kılan sebep olabileceğini ve davanın öğrenmeden başlayarak bir ay içinde açıldığını belirterek tanımanın iptali isteminin reddini oy birliğiyle bozmuştur.

“bu durumun gecikmeyi haklı kılan sebep olabileceği ve öğrenme tarihinden itibaren bir aylık süre içerinde davanın açıldığı, sürenin geçmediği anlaşıldığından tanımanın iptali davasının kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.”

Ne anlama geliyor?

Aldatma gerçeği öğrenmeyi engellemişse bir aylık ek süre işler.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiş bir BOZMA kararıdır. Adli Tıp raporu davacının biyolojik babalığını reddetmiştir. Kişi, yer ve tarih bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Tanımanın iptali davasında da şüphe öğrenme sayılmaz; tanıyanın yalnız duyum aldığı ve öğrenme tarihinin belirlenmediği dosyada davanın süreden reddi yerine esasa girilmelidir

Olay: Davacı, yıllar önce noter senediyle tanıdığı çocuğun babasının kendisi olmayabileceğine ilişkin duyumlar aldığını ileri sürerek tanımanın iptalini istemiştir. Mahkeme, tanıma üzerinden beş yıldan fazla süre geçtiğini ve haklı sebep gösterilmediğini belirterek davayı reddetmiş; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, TMK 300'ü aktararak tanımanın iptali davasında belirleyici olan öğrenmenin ne zaman gerçekleştiği ve şüphenin öğrenme için yeterli olup olmadığı üzerinde durulması gerektiğini belirtmiştir. Yerleşik uygulamada sürenin yargılama dışı babalık testiyle öğrenme anında başladığını, çocuğun kendisinden olmadığı yönündeki şüphenin öğrenme sayılmayacağını açıklamıştır. Davacının yalnız duyum aldığını ileri sürdüğünü ve bunların ne zaman alındığını açıklamadığını belirterek, esasa girilmesi gerekirken verilen ret kararını oy birliğiyle bozmuştur.

“Dolayısıyla bir çocuğun kendisinden olmadığı yönündeki şüphe öğrenme açısından yeterli kabul edilemeyecektir.”

Ne anlama geliyor?

Duyum veya şüphe, süreyi başlatan öğrenme sayılmaz.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. ⚠️ Daire 17.11.2025 tarihli kararında beş yıllık sürenin geçtiği bir dosyada salt geç öğrenmenin haklı sebep sayılamayacağını belirterek daha katı bir yaklaşım benimsemiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

İlgililer için beş yıllık süre tanımadan başlayan azami üst sınırdır; tanımanın beş yıldan sonra öğrenilmesi sonucu değiştirmez, ancak haklı sebep varsa sebebin kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir

Olay: Davacı, miras bırakanın mirasçılık belgesinde bir kızı bulunduğunu görünce, bu kişinin yıllar önce miras bırakan tarafından tanıma senediyle nüfusa yazdırıldığını öğrendiğini ileri sürerek dava açmıştır. Mahkeme beş yıllık sürenin geçtiği gerekçesiyle davayı reddetmiş; 8. Hukuk Dairesi önce bu kararı bozmuş, davalıların karar düzeltme istemi üzerine dosyayı yeniden incelemiştir.

Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, tanımanın iptali davasını tanıyan ile TMK 298'de sayılan kişilerin açabileceğini, ilgililerin başta tanımadan miras hakları etkilenen kişiler olduğunu ve davanın tanıyana, ölmüşse mirasçılarına karşı açılacağını belirtmiştir. TMK 291'den farklı olarak ilgililerin dava hakkının tanıyanın ölümüne bağlı olmadığını açıklamıştır. Bir yıllık sürenin öğrenmeyle başladığını, beş yıllık sürenin ise azami üst sınır olduğunu ve beş yıldan sonra öğrenmenin sonucu değiştirmeyeceğini belirtmiştir. Mirasçılık belgesi alınmasından sonra bir aylık süre de geçtiğinden ret kararının doğru olduğunu belirterek önceki bozma kararını kaldırmış ve hükmü oy birliğiyle onamıştır.

“Yani tanıyan dışında dava açacak kişilerin, tanımayı ve tanıyanın baba olmadığını, beş yıl geçtikten sonra öğrenmeleri sonucu değiştirmeyecektir. Ancak bu süreler içerisinde dava açılamamasının haklı sebebi var ise bu sebebin ortadan kalkmasından itibaren bir ay içerisinde dava açılabilir.”

Ne anlama geliyor?

Mirasçı için beş yıl, tanıma tarihinden işleyen azami süredir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiş bir KARAR DÜZELTME kararıdır; Dairenin 11.04.2019 tarihli, beş yıllık sürenin ilgililer bakımından tanıma tarihinden başlayamayacağını kabul eden bozma kararı kaldırılmıştır. Kararda anonimleştirilmemiş kişi adları bulunmaktadır; kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Tanımayı miras bırakanın ölümünden sonra alınan veraset ilamıyla öğrenen ve kısa süre içinde dava açan mirasçının tanımanın iptali davasında, aksi ispatlanmadıkça esasa girilmelidir

Olay: Davacı, miras bırakanın ileri yaşta ve hasta olduğu bir dönemde bir çocuğu noter senediyle tanıdığını, bu yaşta çocuk sahibi olmasının imkânsız olduğunu ve tanımayı ancak miras bırakanın ölümünden sonra alınan veraset ilamıyla öğrendiğini ileri sürerek tanımanın iptalini istemiştir. Mahkeme hak düşürücü sürelerin geçtiği gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, davanın ilgili tarafından çocuk ve anne aleyhine açılmış bir tanımanın iptali davası olduğunu belirterek TMK 300'deki süreleri ve bir aylık ek süreyi aktarmıştır. Davacının tanımayı veraset ilamıyla öğrendiğini belirterek dava açtığını ve bunun aksinin iddia ve ispat edilemediğini, bu nedenle işin esasının incelenmesi gerekirken davanın reddinin doğru olmadığını belirterek kararı oy birliğiyle bozmuştur.

“Mahkemece işin esası incelenip bir karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor?

Veraset ilamıyla öğrenip hemen dava açan mirasçının davası incelenir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Anayasa Mahkemesi 25.12.2019 tarihli kararında bu kararı, öğrenememe veya zorunlu nedenlerle süresinde dava açamayanların bir aylık süre içinde hak kullanabildiğine örnek olarak anmıştır. Dava veraset ilamından günler sonra açılmıştır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Babalık davasıyla ilişki

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Çocuk tanıma yoluyla başka bir erkekle soybağına sahipse babalık davası dinlenmeden önce tanımanın iptali sonuçlandırılmalıdır; dava tanıyana yöneltilir, çocuğa atanan kayyım davaya katılır ve süreler ana ile kayyım bakımından ayrı ayrı değerlendirilir (oy çokluğu)

Olay: Anne, evlilik dışı birlikteliğinden doğan çocuğun, başka biriyle evli olan bir tanıdığı tarafından tanıma senediyle nüfusuna yazdırıldığını, gerçek babanın davalı olduğunu ileri sürerek çocuğun davalının nüfusuna yazılmasını, velayetin kendisine verilmesini ve nafaka istemiştir. Mahkeme davayı reddetmiş, Özel Daire kararı bozmuş, mahkeme direnmiştir.

Karar: Hukuk Genel Kurulu, çocuk ile tanıyan arasındaki soybağının tanıma yoluyla kurulduğunu ve babalık davasının dinlenebilmesi için önce bu soybağının geçersiz kılınması gerektiğini belirtmiştir. Tanıyanın dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmemesinin tanımanın iptalinin istenmediği şeklinde yorumlanamayacağını, çünkü nüfusta baba olarak görünen kişinin davada yer almasının kamu düzeniyle ilgili olduğunu açıklamıştır. Babalık isteminin ayrılıp ayrı esasa kaydedilmesi, tanımanın iptali davasının bekletici sorun yapılması, bu davada husumetin tanıyana yöneltilmesi, çocuk için atanan kayyımın davaya katılması ve hak düşürücü sürelerin davacı ana ile kayyım bakımından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirterek direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur.

“Bilindiği üzere babalık davasının dinlenebilmesi için,çocuk ile üçüncü kişi arasında bir soybağı kurulmuşsa, öncelikle soybağının geçersiz kılınması gereklidir. Aksi halde babalık davası dinlenmez.”

Ne anlama geliyor?

Önce tanıma iptal edilir, sonra babalık davası görülür.

Not: ⚠️ Karar OY ÇOKLUĞUYLA verilmiştir; karşı oy gerekçesi yayımlanan metinde yer almamaktadır. Kararda kısmen anonimleştirilmemiş adlar bulunmaktadır; kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Noter senediyle yapılan tanımaya karşı kardeşlerin nüfus kaydının düzeltilmesi adıyla açtığı dava, çocuk aleyhine açılmış tanımanın iptali davasıdır ve aile mahkemesinde görülür

Olay: Davacılar, nüfus kayıtlarında kardeşleri görünen kişiyi tanımadıklarını ve böyle bir kardeşlerinin olmadığını ileri sürerek nüfus kayıtlarının düzeltilmesini istemiştir. Söz konusu kişi, annesi ile babası arasında evlilik bulunmadığından noter senediyle tanınarak nüfusa kaydedilmiştir. Asliye hukuk mahkemesi davayı reddetmiştir.

Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, hukuki nitelendirmenin hâkime ait olduğunu, tanımayla kurulan soybağının iptal davasıyla kaldırılabileceğini, tanıyanın ve TMK 298'de sayılan ilgililerin dava hakkını ve TMK 300'deki süreleri açıklamıştır. Kişinin noter senediyle tanınarak nüfusa kaydedildiği anlaşıldığından davanın çocuk aleyhine açılmış bir tanımanın iptali davası olduğunu ve 4787 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca aile mahkemesinin görevli bulunduğunu belirterek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın reddini oy birliğiyle bozmuştur.

“Bu tür davalarda görevli mahkeme, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 4. maddesi uyarınca aile mahkemesidir.”

Ne anlama geliyor?

Tanımaya yönelen dava, adı ne olursa olsun aile mahkemesinde görülür.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kararda anonimleştirilmemiş adlar bulunmaktadır; kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 295 Anayasa Mahkemesi kararları

Anayasa Mahkemesi

Tanıyanın tanımanın iptali davası için öngörülen her hâlde tanımanın üzerinden beş yıllık süre, süreler geçse de haklı sebebin kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabildiği için Anayasa'ya aykırı bulunmamıştır (oy çokluğu)

Olay: Tanıyanın yanılma veya aldatma sebebiyle beş yıllık süreden sonra açtığı tanımanın iptali davasına bakan aile mahkemesi, TMK 300/1'in Anayasa'ya aykırı olduğu kanısıyla itiraz yoluna başvurmuştur.

Karar: Anayasa Mahkemesi, kuralı özel hayata saygı hakkı bağlamında etkili başvuru hakkı ile eşitlik ilkesi yönünden incelemiştir. TMK 300/4 uyarınca beş yıllık mutlak süre geçse bile gecikmesinde haklı sebep bulunduğunu ispatlayan tanıyanın bu sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açabileceğini, bu nedenle tanıyana etkili bir yargısal yol sağlandığını belirtmiştir. Soybağının reddinde kocanın beş yıllık süresinin iptal edilmiş olmasının eşitsizlik yarattığı iddiasını da, TMK 289/3'teki haklı sebep kuralının yalnız bir yıllık süreye ilişkin olmasına karşılık TMK 300/4'ün beş yıllık süreyi de kapsaması nedeniyle farklılığın nesnel ve makul bir temele dayandığını ve ölçülü olduğunu belirterek kabul etmemiştir. Kuralı Anayasa'nın 10, 20 ve 40. maddelerine aykırı bulmayarak itirazı oy çokluğuyla reddetmiştir.

“İtiraz konusu kuralın da aynı maddede yer aldığı gözetildiğinde beş yıllık mutlak hak düşürücü sürenin geçmesi durumunda dahi tanıyan, gecikmesinde haklı bir neden olduğunu ispatladığı takdirde anılan fıkra uyarınca yeniden dava açma hakkına sahip olacaktır.”

Ne anlama geliyor?

Tanıyan için beş yıllık süre geçerlidir; haklı sebepte bir ay ek süre vardır.

Not: ⚠️ Ret kararı OY ÇOKLUĞUYLA verilmiştir; beş üye, aralarında gerçek soybağı bulunmadığı sonradan anlaşılan baba ile çocuk arasındaki ilişkinin süre nedeniyle yaşam boyu sürmesinin Anayasa'yla bağdaşmadığı gerekçesiyle karşı oy kullanmıştır. İnceleme kuraldaki "iptal sebebinin öğrenildiği" ibaresi yönünden yapılmıştır. Mahkeme aynı kararda TMK 289/3'teki haklı sebep kuralının beş yıllık süreyi kapsamadığını belirtmiştir. Karar Resmî Gazete'nin 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı nüshasında yayımlanmıştır.

TMK 295 ile ilgili maddeler

Uygulamada dikkat edilecekler

Pratik notlar

  1. 1.Evlilik dışında doğan çocuğunuzu nüfus müdürlüğünde, noterde, mahkemede veya vasiyetnamenizle tanıyabileceğinizi bilin.
  2. 2.Çocuğun annesi evliyse veya evlilik bittikten sonra üç yüz gün içinde doğum olduysa, kocayla soybağı kaldırılmadan tanıma yapılamayacağını unutmayın.
  3. 3.Küçük veya kısıtlıysanız tanıma için veli veya vasinizin rızasını alın.
  4. 4.Tanıyan olarak iptal davası açacaksanız yanılma, aldatma veya korkutmayı somut delillerle ortaya koyun.
  5. 5.Tanıyan olarak iptal sebebini öğrendiğiniz tarihten başlayarak bir yıl içinde ve her hâlde tanımadan başlayarak beş yıl içinde dava açın.
  6. 6.Beş yıl geçtiyse salt geç öğrenmenin yetmeyeceğini, gecikmeyi haklı kılan somut bir sebep gerektiğini ve sebep kalkınca bir ay içinde dava açılması gerektiğini bilin.
  7. 7.Mirasçı olarak tanımayı sonradan öğrendiyseniz beş yıllık azami süreyi ve bir aylık ek süreyi hesaplayın; veraset ilamını alır almaz harekete geçin.
  8. 8.Davayı tanıyana, tanıyan ölmüşse mirasçılarına karşı açın; tanıyanın davasında ise ana ve çocuğu birlikte davalı gösterin.
  9. 9.Ergin olmayan çocuk için temsil kayyımı atanmasını ve kayyımın davaya katılmasını sağlayın.
  10. 10.DNA incelemesi isteyin; karşı tarafın örnek vermemesi hâlinde zor kullanma tedbirlerinin uygulanmasını talep edin.
  11. 11.Gerçek babanın tespitini de istiyorsanız babalık isteminin tanımanın iptali sonuçlanıncaya kadar bekletileceğini bilin.
  12. 12.Tanımanın iptali davasını, adı nüfus kaydı düzeltme olsa bile aile mahkemesinde açın.

Konuyla ilgili yazılar

Sıkça Sorulan Sorular

Tanıma, babanın evlilik dışında doğan çocukla arasında soybağını tek taraflı beyanıyla kurmasıdır. TMK 295'e göre nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvuruyla, resmî senetle ya da vasiyetnameyle yapılır; uygulamada resmî senet noterde düzenlenir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.