4721 sayılı Türk Medeni Kanunu · Üçüncü Ayırım: Tanıma ve Babalık Hükmü › B. Babalık hükmü › I. Dava hakkı

TMK Madde 301: Babalık Davası

İkinci Kitap: Aile Hukuku › İkinci Kısım: Hısımlık › Birinci Bölüm: Soybağının Kurulması › Üçüncü Ayırım: Tanıma ve Babalık Hükmü › B. Babalık hükmü › I. Dava hakkı

Hazırlayan: Av. Murat Aydar21 yüksek mahkeme kararıYürürlükteki metinGüncelleme: 25.09.2026

Kısa cevap · TMK 301

Babalık davası, evlilik dışında doğan ve babasıyla arasında soybağı bulunmayan çocuk için baba ile çocuk arasındaki soybağının mahkeme kararıyla kurulmasını sağlar. Davayı ana ve çocuk açar; dava babaya, baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılır ve Cumhuriyet savcısı ile Hazineye ihbar edilir (TMK 301). Davalının gebe kalma döneminde ana ile cinsel ilişkisi babalığa karinedir (TMK 302); uygulamada belirleyici delil DNA incelemesidir ve örnek vermekten kaçınana zor kullanılır. Ananın dava hakkı doğumdan başlayarak bir yılda düşer; Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarından sonra çocuk için hak düşürücü süre yoktur (TMK 303). Ana ayrıca doğum giderlerini, doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderlerini ve gebeliğin gerektirdiği diğer giderleri isteyebilir (TMK 304).

Bu sayfada neler var? (20 bölüm)
  1. TMK 301 madde metni
  2. Değişiklik geçmişi
  3. Babalık Davası Nedir, Kim Açar? (TMK 301)
  4. Davalı: Baba veya Mirasçıları
  5. İhbar, Kayyım ve Taraf Teşkili
  6. Babalık Karinesi ve İspat (TMK 302)
  7. DNA İncelemesi ve Zor Kullanma
  8. Baba Ölmüşse: Mezar ve Akraba DNA'sı
  9. Hak Düşürücü Süreler (TMK 303)
  10. Başka Bir Erkekle Soybağı Varsa
  11. Ananın Malî Hakları (TMK 304)
  12. Babalık Davasında Çocuk İçin Nafaka (TMK 333)
  13. Babalık Hükmünün Sonuçları: Nüfus, Velayet, Miras
  14. Görevli ve Yetkili Mahkeme
  15. TMK 301 Yargıtay kararları
  16. TMK 301 Anayasa Mahkemesi kararları
  17. TMK 301 ile ilgili maddeler
  18. Uygulamada dikkat edilecekler
  19. Konuyla ilgili yazılar
  20. Sıkça sorulan sorular

Temel kavramlar

Babalık davası
TMK 301: ana veya çocuğun, baba ile çocuk arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesi için açtığı dava.
Babalık hükmü
Babalık davasının kabulüyle kurulan soybağı; babanın rızası aranmaz ve hüküm geçmişe etkili sonuç doğurur.
Kişiye sıkı sıkıya bağlı hak
Babalık davası açma hakkı; önceden feragat edilemez ve açıkça düzenlenmedikçe mirasçılara geçmez.
İhbar
TMK 301/3: davanın Cumhuriyet savcısına ve Hazineye, ana açtıysa kayyıma, kayyım açtıysa anaya bildirilmesi.
Temsil kayyımı
TMK 426/2: yasal temsilci ile küçüğün menfaati çatıştığında vesayet makamının atadığı kayyım.
Babalık karinesi
TMK 302: davalının doğumdan önceki 300. gün ile 180. gün arasında veya fiilî gebe kalma döneminde ana ile cinsel ilişkisinin babalığa karine sayılması.
Fiilî gebe kalma dönemi
Çocuğun gerçekte ana rahmine düştüğü dönem; 300-180 gün aralığı dışında kalsa da karineyi doğurur.
Zor kullanma
HMK 292: soybağının tespiti için kan veya doku vermekten haklı sebep olmaksızın kaçınana yakalama ve ihzar dahil zorla inceleme yaptırılması.
Hak düşürücü süre
TMK 303: ananın doğumdan başlayan bir yıllık süresi; mahkemece re'sen gözetilir. Çocuk için süre yoktur.
Haklı sebep
TMK 303/son: ananın süreyi kaçırmasını haklı kılan sebep; sebep kalkınca bir ay içinde dava açılabilir.
Ananın malî hakları
TMK 304: doğum giderleri, doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderleri ve gebeliğin gerektirdiği diğer giderler.
Fer'î talep
Babalık davasıyla birlikte istenen ve ayrıca harca tabi olmayan, ayrı vekâlet ücretine konu edilmeyen istemler.

Bir bakışta TMK 301

KonuKuralDayanak
DavacılarAna ve çocuk; hakları birbirinden bağımsızdır, birlikte veya ayrı ayrı dava açabilirler.TMK m. 301/1; HGK 29.05.2024
FeragatDava açmadan önce dava hakkından feragat edilemez; birinin feragati diğerini etkilemez.HGK 29.05.2024
Çocuğun mirasçılarıDava hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlıdır; çocuğun mirasçıları babalık davası açamaz.2. HD 01.07.2024
Biyolojik babaSoybağı kurulmasını isteyen babanın başvurusu tanıma talebidir; esasa girilir.2. HD 24.06.2025
DavalıBaba; baba ölmüşse mirasçıları. Mirası reddeden mirasçının taraf sıfatı kalkmaz.TMK m. 301/2; 2. HD 18.04.2024
İhbarCumhuriyet savcısına ve Hazineye; ana açtıysa kayyıma, kayyım açtıysa anaya.TMK m. 301/3; 2. HD 11.02.2025
Başka erkekle soybağıBu soybağı kaldırılmadıkça babalık davası açılamaz; talep tefrik edilip bekletici sorun yapılır.HGK 08.10.2025
KarineDoğumdan önceki 300. ile 180. gün arasında veya fiilî gebe kalma döneminde cinsel ilişki; aksini davalı ispatlar.TMK m. 302; 2. HD 26.04.2011
DNA ve zor kullanmaHMK 292 uygulanır; kaçınana yakalama, ihzar ve gözlem altına alma dahil zor kullanılır.HGK 18.10.2018; HGK 26.04.2023 (oy çokluğu)
Baba ölmüşseMezar yeri sıkı araştırılır; bulunamazsa aynı babasal soydan erkek akrabalarla DNA incelemesi yapılır.2. HD 17.03.2025; 2. HD 19.01.2026
Ananın süresiDoğumdan başlayarak bir yıl; başka erkekle soybağı varsa bu bağ kalktığında başlar.TMK m. 303/1, 303/3
Haklı sebepEvlenme vaadiyle oyalama gibi aldatıcı davranışlar haklı sebeptir; sebep kalkınca bir ay içinde dava açılır.TMK m. 303/son; HGK 29.05.2024
Çocuğun süresiAnayasa Mahkemesinin iptal kararlarından sonra çocuk veya çocuk adına açılan davada hak düşürücü süre yoktur.AYM 2011/143, 2012/39; HGK 29.05.2024
Derdest davalarİptal kararı kesinleşmemiş davalara da uygulanır.HGK 18.10.2018
Ananın malî haklarıDoğum giderleri, altışar haftalık geçim giderleri ve gebeliğin gerektirdiği diğer giderler; çocuk ölü doğsa da istenebilir.TMK m. 304
Fer'î nitelikTMK 304 talepleri ayrıca harca tabi değildir; ayrı vekâlet ücretine hükmedilmez.2. HD 25.11.2025
Üçüncü kişi ve SGK ödemeleriAnaya yapılan ödemeler hakkaniyet ölçüsünde tazminattan indirilir; SGK'ya sorulur.TMK m. 304/3; 8. HD 21.09.2017
Geçmiş çocuk giderleriDoğumdan dava tarihine kadar çocuğun iaşesi TMK 304 kapsamında değildir.18. HD 26.05.2014; 2. HD 12.03.2024
Manevi tazminatTMK 304 dışındadır; Borçlar Kanununa dayanır, aile mahkemesinin görev alanı dışındadır.2. HD 25.11.2025
NafakaDava süresince tedbir nafakası, hükmün kesinleşmesinden itibaren iştirak nafakası.TMK m. 333; 2. HD 06.11.2024
Hükmün niteliğiBabalığın tespitiyle yetinilir; ayrıca nüfus bağı kurulmasına karar verilmez.2. HD 06.11.2024
Nüfus kaydıBabalığa hüküm kararıyla soybağı kurulan çocuk babanın hanesine baba adı ve soyadıyla nakledilir.5490 s. NHK m. 28/4
MirasSoybağı hâkim hükmüyle kurulan çocuk baba yönünden evlilik içi hısımlar gibi mirasçı olur.TMK m. 498; 7. HD 05.05.2025
Görevli mahkemeAile mahkemesi; nüfus kaydı düzeltmesiyle birlikte istenirse babalık talebi tefrik edilir.4787 s. K. m. 4; HGK 04.10.2023 (oy çokluğu)

TMK 301 madde metni

Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › İkinci Kısım: Hısımlık › Birinci Bölüm: Soybağının Kurulması · Üçüncü Ayırım: Tanıma ve Babalık Hükmü › B. Babalık hükmü › I. Dava hakkı

Babalık hükmü: Dava hakkı — Madde 301

  1. (1)Çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebilirler.
  2. (2)Dava babaya, baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılır.
  3. (3)Babalık davası, Cumhuriyet savcısına ve Hazineye; dava ana tarafından açılmışsa kayyıma; kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbar edilir.

Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr. Fıkra numaraları okumayı kolaylaştırmak için eklenmiştir.

Değişiklik geçmişi

TarihKaynakDeğişiklik
22.11.20014721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002)TMK 301, 302 ve 304 Kanunun ilk metninden bu yana değiştirilmemiştir. TMK 303'te yasama yoluyla değişiklik yapılmamış, iki fıkrası Anayasa Mahkemesi kararlarıyla iptal edilmiştir.
27.10.2011Anayasa Mahkemesi, E.2010/71, K.2011/143 (RG 07.02.2012, S. 28197)TMK 303/2'deki "hiç kayyım atanmamışsa çocuğun ergin olduğu tarihte işlemeye başlar" bölümü oy çokluğuyla, uygulanma olanağı kalmayan kayyıma ilişkin bölüm de oy çokluğuyla iptal edilmiştir. İptal hükmü kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmiştir.
15.03.2012Anayasa Mahkemesi, E.2011/116, K.2012/39 (RG 21.07.2012, S. 28360)TMK 303'ün son fıkrası (bir yıllık süre geçtikten sonra haklı sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir aylık ek süre) "çocuk" yönünden oy çokluğuyla iptal edilmiştir; iptal hükmü yayımdan başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmiştir. Fıkra ana yönünden yürürlüktedir.

Babalık Davası Nedir, Kim Açar? (TMK 301)

Çocuk ile ana arasındaki soybağı doğumla kurulur. Çocuk ile baba arasındaki soybağı ise ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulur (TMK 282). Evlilik ve tanıma babanın iradesine dayanır. Babanın gönüllü olmadığı hâllerde soybağının mahkemeden istenmesi yoluna babalık davası denir; bu yolda babanın rızası aranmaz.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 301 — Çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebilirler.
Dava babaya, baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılır.
Babalık davası, Cumhuriyet savcısına ve Hazineye; dava ana tarafından açılmışsa kayyıma; kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbar edilir.

Ana ve çocuğun hakları bağımsızdır. Hukuk Genel Kuruluna göre ana ve çocuk davayı birlikte veya ayrı ayrı açabilir. Birinin kaybettiği dava diğerini etkilemez, biri için kesinleşen karar diğeri için kesin hüküm oluşturmaz; birinin feragati veya sulhu da diğerini bağlamaz. Babalık davası açma hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlıdır ve dava açılmadan önce bu haktan feragat edilemez. Dava yenilik doğurucu nitelikte olduğundan kabul kararı geçmişe etkili sonuç doğurur (Yargıtay HGK, 29.05.2024, E. 2023/383, K. 2024/294).

DavacıDavalıİhbar edilecekler
AnaBaba; baba ölmüşse mirasçılarıCumhuriyet savcısı, Hazine ve çocuğun kayyımı
Çocuk (ergin ise kendisi, küçükse kayyım aracılığıyla)Baba; baba ölmüşse mirasçılarıCumhuriyet savcısı, Hazine ve ana

Anne davayı velayet hakkına dayanarak çocuk adına da açabilir. Hukuk Genel Kurulunun 2024 kararında aktarılan 2. Hukuk Dairesi bozmasına göre yasal temsilci ile çocuk arasında çıkar çatışması bulunan durumlarda çocuğa kayyım atanarak taraf teşkili sağlanır (Yargıtay HGK, 29.05.2024, E. 2023/383, K. 2024/294).

Çocuğun mirasçıları dava açamaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, babalık davasını açmak ve takip etmek hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı olduğunu, bu nedenle ölen çocuğun mirasçılarının dava açamayacağını belirtmiş; esasa girilerek verilen ret kararını gerekçesini düzelterek onamıştır (Yargıtay 2. HD, 01.07.2024, E. 2024/3256, K. 2024/5054). Aynı sonuca varan bir bölge adliye mahkemesi kararı da onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 04.07.2023, E. 2022/10498, K. 2023/3581).

Cumhuriyet savcısı. Kanun savcıyı davacılar arasında saymaz; savcıya yalnız ihbar yapılır. Bir dosyada bölge adliye mahkemesi, savcılığın açtığı babalık davasını aktif husumet yokluğundan usulden reddetmiştir; bu yön temyiz edilmemiş, davalının temyizi üzerine karar onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 18.04.2024, E. 2023/8503, K. 2024/2621).

Biyolojik baba. Çocukla arasında soybağı kurulmasını isteyen baba, babalık davasının davacısı değildir; ancak bu istek tanıma niteliğindedir. 2. Hukuk Dairesi, babanın aktif dava ehliyeti yok denilerek usulden reddedilen davasını tanıma talebi olarak değerlendirmiş ve esasa girilmesi gerektiğine hükmetmiştir (Yargıtay 2. HD, 24.06.2025, E. 2025/2802, K. 2025/6370). Tanıma için TMK 295-300 şerhine bakabilirsiniz.

Davalı: Baba veya Mirasçıları

Dava babaya açılır. Baba dava açılmadan önce ölmüşse dava mirasçılarına yöneltilir; baba yargılama sırasında ölürse dava mirasçılarla sürdürülür. Bir dosyada bölge adliye mahkemesi, davanın savcıya ve Hazineye ihbar edilmesi ve mirasçılara yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle ilk kararı kaldırmış; yeniden verilen kabul kararı Yargıtayca onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 12.03.2024, E. 2023/7757, K. 2024/1656).

Mirası reddetmek taraf sıfatını kaldırmaz. Bölge adliye mahkemesi, kişiye sıkı sıkıya bağlı babalık davasında mirası reddeden mirasçıların taraf sıfatının ortadan kalkmadığını, mirası reddedenlerin muhtemel mirasçılarının davaya katılmasının gerekmediğini kabul etmiş; mirasçı sıfatı bulunmadığını ileri süren davalının temyizi reddedilerek karar onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 18.04.2024, E. 2023/8503, K. 2024/2621).

Davalının evli olması. Babalık davası, evlilik dışında doğan çocuğun babasına açılır; davalının başka biriyle evli olması davayı engellemez. Hukuk Genel Kurulunun 2024 tarihli kararındaki olayda davalı başka bir kadınla evliydi; Kurul davanın esasının incelenmesi gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay HGK, 29.05.2024, E. 2023/383, K. 2024/294).

İhbar, Kayyım ve Taraf Teşkili

Babalık davası kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle dava Cumhuriyet savcısına, olası mirasçılık menfaatleri etkileneceği için de Hazineye ihbar edilir. Dava ana tarafından açılmışsa kayyıma, kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbar edilir (Yargıtay HGK, 29.05.2024, E. 2023/383, K. 2024/294).

Neden kayyım? Ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir (TMK 337/1). Ana kendi adına dava açtığında çocuğun menfaati ile yasal temsilcisi olan ananın menfaati çatışabilir; bu durumda vesayet makamı çocuğa temsil kayyımı atar (TMK 426/2). Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, ana tarafından açılan babalık davasında savcıya ve Hazineye ihbar yapılmadan ve çocuğa kayyım atanmadan esasa girilerek verilen kararı bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 11.02.2025, E. 2024/7837, K. 2025/1258). 8. Hukuk Dairesi de ihbar yapılmadan karar verilmesini bozma sebebi saymıştır (Yargıtay 8. HD, 21.09.2017, E. 2017/2337, K. 2017/11300).

💡İpucu
Dava dilekçesinde çocuğun temsil kayyımı atanmasını ve davanın Cumhuriyet savcısı ile Hazineye ihbarını açıkça isteyin. Bu işlemler yapılmadan verilen karar, sonuç doğru olsa bile bozulabilir ve yargılama uzar.

Babalık Karinesi ve İspat (TMK 302)

Kanun, davacının işini kolaylaştırmak için belirli bir dönemde cinsel ilişkiyi babalığa karine saymıştır. Karine, aksi ispat edilebilen bir kanuni varsayımdır.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 302 — Davalının, çocuğun doğumundan önceki üçyüzüncü gün ile yüzsekseninci gün arasında ana ile cinsel ilişkide bulunmuş olması, babalığa karine sayılır.
Bu sürenin dışında olsa bile fiilî gebe kalma döneminde davalının ana ile cinsel ilişkide bulunduğu tespit edilirse aynı karine geçerli olur.
Davalı, çocuğun babası olmasının olanaksızlığını veya bir üçüncü kişinin baba olma olasılığının kendisininkinden daha fazla olduğunu ispatlarsa karine geçerliliğini kaybeder.
  • Kanuni gebe kalma dönemi: doğumdan önceki 300. gün ile 180. gün arası.
  • Fiilî gebe kalma dönemi: bu aralığın dışında kalsa da çocuğun gerçekte ana rahmine düştüğü dönem.
  • Karinenin çürütülmesi: davalı babalığın olanaksız olduğunu veya üçüncü bir kişinin baba olma olasılığının daha yüksek olduğunu ispatlar.

2. Hukuk Dairesi, davalının gebe kalma döneminde ana ile birkaç kez cinsel ilişkiye girdiğini kabul ettiği bir davada karinenin geçerli olduğunu ve aksini ispat yükünün davalıya düştüğünü belirtmiş; DNA incelemesi için gönderilen ihtarlı davetiyede incelemenin masrafı gösterilmediğinden davetiyeyi sonuç doğurmaya elverişli saymamış ve DNA incelemesi yaptırılması için kararı bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 26.04.2011, E. 2010/4491, K. 2011/7014). Geçersiz tebligatla DNA incelemesine çağrılan davalının gelmemesine dayanılarak karar verilemeyeceği, örneklerin usulüne uygun alınması gerektiği de kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 04.04.2007, E. 2006/13758, K. 2007/5617).

Uygulamada belirleyici olan DNA'dır. Karine cinsel ilişkiye dayanır; babalık hükmü ise biyolojik bağın tespitine dayanır. 2. Hukuk Dairesi, yurt dışında yardımcı üreme yöntemiyle gerçekleşen gebelikte DNA incelemesiyle biyolojik babalığı belirlenen davalı hakkında verilen babalık hükmünü onamıştır; aynı dosyada ana ile çocuk arasındaki soybağının doğumla kurulduğu kabul edilmiştir. Bu kararda gerekçe ilk derece mahkemesine aittir (Yargıtay 2. HD, 20.02.2024, E. 2023/7504, K. 2024/1008).

DNA İncelemesi ve Zor Kullanma

Soybağına ilişkin davalarda hâkim maddi olguları re'sen araştırır ve kanıtları serbestçe takdir eder. Taraflar ve üçüncü kişiler, sağlıklarına zarar vermeyen incelemelere katlanmakla yükümlüdür (TMK 284). 01.10.2011'de yürürlüğe giren HMK 292 ise daha ileri giderek haklı sebep olmaksızın kan veya doku vermekten kaçınana karşı incelemenin zor kullanılarak yapılmasını öngörür.

HükümKaçınmanın sonucu
TMK 284/2Hâkim, durum ve koşullara göre beklenen sonucu davalının aleyhine doğmuş sayabilir.
HMK 292/1Hâkim incelemenin zor kullanılarak yapılmasına karar verir.

Hukuk Genel Kurulunun çizgisi. Hukuk Genel Kurulu 2018'de oy birliğiyle, davetiye ve ihzara rağmen DNA incelemesine gelmeyen davalı hakkında TMK 284/2 uygulanarak verilen kabul kararında direnilemeyeceğini, sonraki ve özel düzenleme olan HMK 292 uyarınca DNA incelemesi yaptırılması gerektiğini kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 18.10.2018, E. 2017/1927, K. 2018/1471). 2023'te oy çokluğuyla bu görüşü genişletmiş; gerektiğinde yakalama, ihzar ve gözlem altına alma dahil tüm zor kullanma tedbirlerinin uygulanması, zor kullanma görevini ihmal eden yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunulması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay HGK, 26.04.2023, E. 2022/33, K. 2023/377).

⚠️Dikkat
Hukuk Genel Kurulunun 2023 kararı oy çokluğuyla verilmiştir. Karşı oya göre TMK 284 hâlen yürürlüktedir; HMK 292 vücuda zorla müdahalenin koşullarını ayrıntılı düzenlemediği için yetersizdir ve DNA vermekten kaçınan davalı hakkında TMK 284/2 uyarınca karar verilebilir.

2. Hukuk Dairesi, Hukuk Genel Kurulu kararına atıfla, bozma kararına uyulduğu hâlde anneye ve çocuğa ulaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesini doğru bulmamış ve kararı ikinci kez bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 20.11.2024, E. 2024/3545, K. 2024/8923). Başka bir dosyada savcılık soruşturmasında alınan raporun kimlerden alınan örneklerle düzenlendiği anlaşılamadığından, anne, çocuk ve davalının aynı anda DNA örneği vermek üzere Adli Tıp Kurumuna sevk edilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 08.12.2022, E. 2022/9370, K. 2022/10147).

Baba Ölmüşse: Mezar ve Akraba DNA'sı

Babanın ölümü davayı engellemez; dava mirasçılara açılır ve soybağı DNA incelemesiyle araştırılır. Yargıtay, mezar yeri bulunamadı diye davanın reddedilmesini kabul etmemektedir.

  1. Mezar yerinin araştırılması: ölüm tutanağındaki tanıklar, akrabalar, komşular ve aynı yerde yaşayanlar dinlenir; gerekirse keşif yapılır.
  2. Mezardan örnek: mezar bulunursa alınan örneklerle inceleme yapılır.
  3. Akraba DNA'sı: mezar bulunamazsa nüfus aile tablosu getirilir, aynı babasal soydan erkek akrabalar belirlenerek inceleme yapılır.

2. Hukuk Dairesi bu sırayı, mezar yeri bulunamadığı ve sağ akrabalarla yapılacak incelemenin kesin sonuç vermeyeceği gerekçesiyle verilen ret kararını bozarken ortaya koymuştur (Yargıtay 2. HD, 17.03.2025, E. 2024/1537, K. 2025/2748). Mezarın boş çıktığı başka bir dosyada, baba olduğu iddia edilen kişinin anne bir baba ayrı kardeşinin hayatta olan oğlundan örnek alınarak DNA incelemesi yaptırılması gerektiğine hükmetmiştir (Yargıtay 2. HD, 19.01.2026, E. 2025/9051, K. 2026/507).

Hak Düşürücü Süreler (TMK 303)

TMK 303 ana ve çocuk için ayrı süreler öngörmüştü. Anayasa Mahkemesi çocuğa ilişkin sınırları iki kararla kaldırdı; bugün süre yalnız ana için geçerlidir.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 303 — Babalık davası, çocuğun doğumundan önce veya sonra açılabilir. Ananın dava hakkı, doğumdan başlayarak bir yıl geçmekle düşer.
(İptal ikinci fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 27/10/2011 tarihli ve E.: 2010/71, K.: 2011/143 sayılı Kararı ile.)
Çocuk ile başka bir erkek arasında soybağı ilişkisi varsa, bir yıllık süre bu ilişkinin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar.
Bir yıllık süre geçtikten sonra gecikmeyi haklı kılan sebepler varsa, sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir.

Son fıkra, Anayasa Mahkemesinin 15.03.2012 tarihli kararıyla "çocuk" yönünden iptal edilmiştir; ana yönünden yürürlüktedir.

DavacıSüreBaşlangıç
AnaBir yılDoğum; çocukla başka bir erkek arasında soybağı varsa bu bağın ortadan kalktığı tarih
Ana (haklı sebep)Bir ayGecikmeyi haklı kılan sebebin ortadan kalktığı tarih
Çocuk veya çocuk adına kayyımSüre yokAnayasa Mahkemesinin 2011 ve 2012 iptal kararları

Çocuk için süre yok. Anayasa Mahkemesi önce çocuğun erginlikten, kayyım atanmışsa atamanın tebliğinden başlayan bir yıllık süresini (AYM, 27.10.2011, E.2010/71, K.2011/143), ardından çocuk yönünden bir aylık ek süreyi iptal etti (AYM, 15.03.2012, E.2011/116, K.2012/39). Hukuk Genel Kuruluna göre bu kararlardan sonra kayyım atansın veya atanmasın çocuğun babalık davası açabilmesi için kısıtlayıcı bir süre yoktur (Yargıtay HGK, 29.05.2024, E. 2023/383, K. 2024/294). İptal kararları, açıldığı tarihte süre dolmuş olsa bile henüz kesinleşmemiş davalara da uygulanır; hak düşürücü süre yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir (Yargıtay HGK, 18.10.2018, E. 2017/1927, K. 2018/1471). 55 yaşındaki bir davacının açtığı davada da süre itirazı bu gerekçeyle reddedilmiştir (Yargıtay 2. HD, 20.09.2023, E. 2023/6683, K. 2023/4093).

Ananın açtığı dava çocuk adına da olabilir. 2. Hukuk Dairesi, davanın çocuk adına anne tarafından velayeten açıldığını belirterek hak düşürücü sürenin geçtiği itirazını yerinde görmemiş ve kabul kararını onamıştır (Yargıtay 2. HD, 12.03.2024, E. 2023/7757, K. 2024/1656). Bir başka dosyada bölge adliye mahkemesi, annenin açtığı davanın vekâletsiz iş görme hükümleri çerçevesinde çocuk adına da açıldığını, sonradan atanan kayyımın davaya katılmasıyla davanın çocuk yönünden sürdüğünü kabul etmiş; davalının temyiz itirazları reddedilmiştir (Yargıtay 2. HD, 12.03.2024, E. 2023/8166, K. 2024/1660).

Ananın haklı sebebi. Hukuk Genel Kurulu, evli olan davalının eşinden boşanıp davacıyla evleneceğini söyleyerek, çocuğu tanımayı evliliğe bırakarak ve birlikte yaşamayı sürdürerek annenin süresinde dava açmasını engellediği olayda, aldatıcı ve oyalayıcı davranışların haklı sebep olduğunu, bu durumda davanın süreden reddedilemeyeceğini kabul etmiştir. Kurul bu görüşün 1980 ve 2001 tarihli kararlarında da yer aldığını belirtmiştir (Yargıtay HGK, 29.05.2024, E. 2023/383, K. 2024/294).

⚠️Dikkat
Hukuk Genel Kurulu önüne gelen dosyada bölge adliye mahkemesi, dilekçenin ve vekâletnamenin yalnız anne adına düzenlendiğini, bu nedenle davanın çocuk adına açılmış sayılamayacağını kabul etmişti. Kurul uyuşmazlığı annenin haklı sebebi üzerinden çözdü. Anne olarak dava açıyorsanız dilekçeyi ve vekâletnameyi hem kendi adınıza hem çocuk adına velayeten düzenleyin.

Başka Bir Erkekle Soybağı Varsa

Babalık davası, çocuğun başka bir erkekle soybağı bulunmamasını gerektirir. Çocuk evli bir kadından doğmuşsa babası kanunen kocadır; bir erkek çocuğu tanımışsa da soybağı tanıyanla kurulmuştur. Bu bağlar kaldırılmadıkça gerçek babaya karşı babalık hükmü kurulamaz.

Hukuk Genel Kurulu 2025'te, nüfusta başka bir erkeğin çocuğu olarak görünen davacının biyolojik babasına karşı açtığı davada, kayden baba olarak görünen kişiye yönelik soybağının reddi talebinin tefrik edilmesi, babalık davasının ise bu davanın sonucunu bekletici sorun yaparak yürütülmesi gerektiğini belirtmiştir. Yargılama sırasında kayden babanın açtığı davayla soybağı reddedildiğinden, davanın babalık davası olarak sürdürülmesine hükmetmiştir (Yargıtay HGK, 08.10.2025, E. 2024/366, K. 2025/603).

Mevcut soybağı kaldırılmadan açılan babalık davası usulden reddedilmelidir; esastan ret kesin hüküm oluşturarak ileride dava açılmasını engelleyebilir. Bir bölge adliye mahkemesi bu gerekçeyle ilk derece kararını kaldırıp davayı usulden reddetmiş, karar onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 31.05.2023, E. 2023/3567, K. 2023/2770).

Soybağının reddi için TMK 285-291 şerhine, sonradan evlenmeyle kurulan soybağına itiraz için TMK 292-294 şerhine bakabilirsiniz. Ananın süresi bu durumda önceki soybağının ortadan kalktığı tarihten başlar (TMK 303/3).

Ananın Malî Hakları (TMK 304)

Ana, gebelik ve doğum nedeniyle yaptığı giderleri babadan veya mirasçılarından isteyebilir. Bu istem babalık davasıyla birlikte veya ayrı bir davayla ileri sürülebilir.

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 304 — Ana, babalık davası ile birlikte veya ayrı olarak baba veya mirasçılarından aşağıdaki giderlerin karşılanmasını isteyebilir:
1. Doğum giderleri,
2. Doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderleri,
3. Gebelik ve doğumun gerektirdiği diğer giderler.
Çocuk ölü doğmuş olsa bile hâkim, bu giderlerin karşılanmasına karar verebilir.
Üçüncü kişiler veya sosyal güvenlik kuruluşlarınca anaya yapılan ödemeler, hakkaniyet ölçüsünde tazminattan indirilir.
İstenebilir (TMK 304)TMK 304 dışında kalır
Doğum giderleriDoğumdan dava tarihine kadar çocuğun iaşe ve kreş giderleri
Doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderleriAnanın manevi tazminat istemi
Gebelik ve doğumun gerektirdiği diğer giderlerÇocuğun geleceğe yönelik geçimi (nafaka ile istenir)

Fer'î talep. Babalık davasıyla birlikte istenen TMK 304 talepleri ayrıca harca tabi değildir; kabul veya reddi hâlinde ayrı vekâlet ücretine hükmedilmez. 2. Hukuk Dairesi bu nedenle, hükmedilen tutar kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddedilmesini bozma sebebi saymıştır (Yargıtay 2. HD, 25.11.2025, E. 2025/5208, K. 2025/10214; aynı yönde Yargıtay 2. HD, 03.06.2009, E. 2008/6098, K. 2009/10720, Yargıtay 2. HD, 11.05.2023, E. 2023/1487, K. 2023/2373).

İspat ve bilirkişi. Hâkim hukuki nitelendirmeyle bağlı değildir; dilekçede hukuki sebep gösterilmemiş olsa bile gebelik ve doğum giderlerine yönelik tazminat istemi TMK 304 kapsamında değerlendirilir ve bilirkişi raporu alınır (Yargıtay 2. HD, 07.11.2023, E. 2023/4760, K. 2023/5225). Mahkeme, harcama belgelerini, hastane kayıtlarını, Sosyal Güvenlik Kurumunun ödeme ve doğum yardımı bilgilerini toplamalı, belgelenemeyen olağan giderler için zabıta araştırması yaptırmalıdır; SGK ödemeleri hakkaniyet gereği tazminattan indirilir (Yargıtay 8. HD, 21.09.2017, E. 2017/2337, K. 2017/11300). Delil sunulmadı gerekçesiyle bilirkişi incelemesi yapılmadan ret verilemez (Yargıtay 18. HD, 12.02.2013, E. 2012/14578, K. 2013/1698).

Tanımadan sonra da istenebilir. Baba çocuğu tanımış olsa bile ana TMK 304'teki giderleri isteyebilir ve bu davaya aile mahkemesi bakar (Yargıtay 18. HD, 09.02.2015, E. 2014/12829, K. 2015/1573; Yargıtay 20. HD, 26.02.2018, E. 2018/608, K. 2018/1428; Yargıtay 2. HD, 27.03.2019, E. 2018/4770, K. 2019/3562). Kanun bu haklar için ayrı bir süre öngörmemiştir; Hukuk Genel Kurulunun 2024 kararında aktarılan 2. Hukuk Dairesi bozmasında da bu husus belirtilmiştir (Yargıtay HGK, 29.05.2024, E. 2023/383, K. 2024/294).

Kapsam dışı istemler. Doğumdan dava tarihine kadar çocuk için yapılan iaşe, kreş ve benzeri giderler TMK 304 kapsamında değildir; 18. Hukuk Dairesi bu istemin asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 18. HD, 26.05.2014, E. 2014/8085, K. 2014/9093). Bölge adliye mahkemesinin iaşe bedelini TMK 304 dışında tutan kararı 2. Hukuk Dairesince bu yönden onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 12.03.2024, E. 2023/8166, K. 2024/1660). Ananın manevi tazminat istemi ise Borçlar Kanununa dayanır ve aile mahkemesinin görev alanı dışındadır (Yargıtay 2. HD, 25.11.2025, E. 2025/5208, K. 2025/10214; Yargıtay 2. HD, 27.03.2019, E. 2018/4770, K. 2019/3562). 18. Hukuk Dairesi, rızaya dayalı ilişkide salt evlenme vaadinin tek başına manevi tazminat sebebi olmadığını belirtmiştir (Yargıtay 18. HD, 01.03.2016, E. 2015/8057, K. 2016/3579); 4. Hukuk Dairesi de TMK 304 istemine asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla bakılamayacağını kabul etmiştir (Yargıtay 4. HD, 16.09.2019, E. 2017/1257, K. 2019/3943).

Babalık Davasında Çocuk İçin Nafaka (TMK 333)

TMK 333'e göre babalık davası ile birlikte nafaka istenir ve hâkim, babalık olasılığını kuvvetli bulursa hükümden önce çocuğun ihtiyaçları için uygun bir nafakaya karar verebilir. Babalık davası içinde istenen nafaka davanın eki niteliğindedir ve ayrıca harca tabi değildir; TMK 304'te düzenlenmediği gerekçesiyle reddedilemez (Yargıtay 18. HD, 30.10.2014, E. 2014/6340, K. 2014/15237).

NafakaBaşlangıçBitiş
Tedbir nafakasıDava tarihiBabalık hükmünün kesinleşmesi
İştirak nafakasıBabalık hükmünün kesinleşmesiKanuni koşullar sona erinceye kadar

2. Hukuk Dairesi, dava tarihinden itibaren iştirak nafakasına hükmedilmesini hatalı bulmuş; dava süresince tedbir nafakasına, hükmün kesinleşmesinden itibaren iştirak nafakasına karar verilmesi gerektiğini belirterek kararı düzeltmiştir (Yargıtay 2. HD, 06.11.2024, E. 2024/2977, K. 2024/8352). Gerekçede tedbir nafakasının az olduğunu belirtip hüküm fıkrasında tedbir nafakasına yer vermeyen karar da çelişki nedeniyle bozulmuştur (Yargıtay 2. HD, 11.02.2025, E. 2024/7837, K. 2025/1258).

Nafaka miktarının belirlenmesi için iştirak nafakası rehberimize bakabilirsiniz.

Babalık Hükmünün Sonuçları: Nüfus, Velayet, Miras

Babalık davası bir tespit ve soybağı kurma davasıdır. Mahkeme davalının çocuğun babası olduğunun tespitine karar verir. 2. Hukuk Dairesi, tespitle yetinilmesi gerekirken ayrıca nüfus bağı kurulmasına karar verilmesini doğru bulmamış ve hüküm fıkrasındaki "nüfus ve" ibaresini çıkarmıştır (Yargıtay 2. HD, 06.11.2024, E. 2024/2977, K. 2024/8352).

  • Nüfus kaydı: babalığa hüküm kararıyla soybağı kurulan çocuk, babasının hanesine baba adı ve soyadıyla nakledilir (5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 28/4). Çocuğun annenin soyadını koruyup koruyamayacağı TMK 321-322 şerhinde ele alınmıştır.
  • Geçmişe etki: hüküm yenilik doğurucudur ve soybağı geçmişe etkili olarak kurulur (HGK 29.05.2024).
  • Velayet: ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir; ana küçük, kısıtlı veya ölmüşse ya da velayet kendisinden alınmışsa hâkim çocuğun menfaatine göre vasi atar veya velayeti babaya verir (TMK 337).
  • Kişisel ilişki: velayet kendisinde olmayan baba, çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteyebilir (TMK 323).
  • Miras: evlilik dışında doğmuş ve soybağı hâkim hükmüyle kurulmuş olanlar baba yönünden evlilik içi hısımlar gibi mirasçı olur (TMK 498).

Babalık hükmünden önce düzenlenmiş mirasçılık belgesinde çocuk yer almıyorsa belgenin iptali ve yenisinin düzenlenmesi istenebilir. İlk derece mahkemesi, babalık hükmüyle soybağı kurulan davacının TMK 498 uyarınca mirasçı olacağını kabul ederek eski belgeyi iptal etmiş; karar Yargıtayca onanmıştır (Yargıtay 7. HD, 05.05.2025, E. 2025/1409, K. 2025/2396).

Evlilik dışı doğan çocuğun velayeti için velayetin babaya verilmesi yazımıza, mirasçılık belgesi için veraset ilamı rehberimize bakabilirsiniz.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Görev. Babalık davası TMK'nın ikinci kitabından doğduğu için aile mahkemesinde görülür (4787 sayılı Kanun m. 4); aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar (Yargıtay 18. HD, 01.03.2016, E. 2015/8057, K. 2016/3579). TMK 304 istemleri de aile mahkemesinin görevindedir (Yargıtay 18. HD, 09.02.2015, E. 2014/12829, K. 2015/1573).

Nüfus kaydı düzeltmesiyle birlikte. Hukuk Genel Kurulu, soybağı davalarının Kanunda sayma yoluyla belirlendiğini belirterek, hem ana hem baba yönünden nüfus kaydının düzeltilmesinin istendiği bir davada gerçek annenin tespitini asliye hukuk mahkemesinin görevinde görmüş; evlilik dışında doğduğu anlaşılan çocukların babasının tespitine yönelik talebin ise babalık davası olarak tefrik edilip aile mahkemesince görülmesi gerektiğine oy çokluğuyla karar vermiştir (Yargıtay HGK, 04.10.2023, E. 2022/762, K. 2023/883).

Yetki. Soybağına ilişkin davalar taraflardan birinin dava veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesinde açılır (TMK 283). Yetki ve yargılama usulü için TMK 282-284 şerhine bakabilirsiniz.

TMK 301 Yargıtay kararları

Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 19 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve konularına göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları bulundukları grubun başında yer alır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.

Karar seçimi hakkında

Babalık davasına ilişkin bir içtihadı birleştirme kararına rastlanmamıştır. Sayfaya 19 Yargıtay ve 2 Anayasa Mahkemesi kararı kart olarak alınmıştır: dava hakkı ve taraflar (Hukuk Genel Kurulu 2025, 2. Hukuk Dairesinin 2024 tarihli iki kararı ve 2025 tarihli kararı), ihbar ve kayyım (2. Hukuk Dairesi 2025), karine ve DNA (2. Hukuk Dairesi 2011 ve 2024, Hukuk Genel Kurulu 2018 ve 2023), babanın ölümü (2. Hukuk Dairesi 2025), süreler (Hukuk Genel Kurulu 2024, 2. Hukuk Dairesi 2024 ve Anayasa Mahkemesinin 2011 ve 2012 kararları), ananın malî hakları (2. Hukuk Dairesi 2023 ve 2025, 8. Hukuk Dairesi 2017, 18. Hukuk Dairesi 2014), nafaka ve hükmün niteliği (2. Hukuk Dairesi 2024), görev ve sonuçlar (Hukuk Genel Kurulu 2023, 7. Hukuk Dairesi 2025). Kararların tamamı tam metinden okunmuştur. Yargıtay kartlarının 17'si OY BİRLİĞİYLE, Hukuk Genel Kurulunun 26.04.2023 ve 04.10.2023 tarihli kararları OY ÇOKLUĞUYLA verilmiştir; iki Anayasa Mahkemesi iptal kararı da oy çokluğuyla verilmiştir. ATIF NOTLARI: Bazı onama kararlarında gerekçe bölge adliye veya ilk derece mahkemesine aittir ve kartlarda belirtilmiştir. Hukuk Genel Kurulunun 2024 kararı davanın çocuk adına açılıp açılmadığını değil, annenin haklı sebebini esas almıştır.

Dava hakkı ve taraflar (TMK 301)

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Çocuğun başka bir erkekle soybağı varken babalık davası açılamaz; kayden babaya yönelik soybağının reddi talebi tefrik edilip bekletici sorun yapılır, bu bağ kaldırılınca dava babalık davası olarak sürdürülür

Olay: Davacı, nüfusta babası olarak görünen kişinin gerçek babası olmadığını, biyolojik babasının başka biri olduğunu ileri sürerek nüfus kaydının düzeltilmesini ve biyolojik babasıyla arasında soybağı kurulmasını istemiştir. Mahkeme, kesin süre içinde kayden babaya karşı soybağının reddi davası açılmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmiş; Özel Dairenin bozmasına karşı direnmiştir.

Karar: Hukuk Genel Kurulu, baba ile çocuk arasında soybağının ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulduğunu, babalık hükmü için çocuğun başka bir erkekle soybağı bulunmaması gerektiğini açıklamıştır. İddianın ileri sürülüş biçimine göre kayden babaya karşı soybağının reddi talebinin tefrik edilmesi ve babalık davasında bekletici sorun yapılması gerektiğini belirtmiştir. Yargılama sırasında kayden babanın açtığı davada soybağının reddedildiği ve kararın kesinleştiği anlaşıldığından, davaya biyolojik baba yönünden babalık davası olarak devam edilmesi gerektiğine hükmetmiş ve direnme kararını değişik gerekçeyle oy birliğiyle bozmuştur.

“Çocuğun herhangi bir yolla bir başka erkek ile soybağı kurulmuş ise bu soybağı ortadan kaldırılmadıkça babalık davası açılamaz.”

Ne anlama geliyor?

Önce eski soybağı kaldırılır, sonra babalık hükmü kurulur.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiş; direnme kararı DEĞİŞİK GEREKÇEYLE bozulmuştur. Kararda Anayasa Mahkemesinin anaya soybağının reddi davası açma imkânı tanımayan kuralı ihlal saydığı 2023 tarihli kararına da değinilmiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Babalık davası açma hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlıdır; ölen çocuğun mirasçılarının babalık davası açma hakkı yoktur

Olay: Davacı, ölen babasının babasının ölmüş başka bir kişi olduğunu ileri sürerek babalığın tespitini istemiştir. Mezardan alınan örneklerle yapılan DNA incelemesinde ebeveyn-çocuk ilişkisi bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, TMK 301 uyarınca babalık davasını ana ve çocuğun açabileceğini, davanın babaya, baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılacağını belirtmiştir. Babalık davasını açma ve takip etme hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı olduğunu, açıkça düzenlenmedikçe hak sahibinin ölümüyle mirasçılara geçmediğini, bu nedenle davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan usulden reddedilmesi gerekirken esasa girilmesinin doğru olmadığını açıklamıştır. Yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama gerektirmediğinden, bölge adliye mahkemesi kararını kaldırıp sonucu doğru olan ilk derece kararını gerekçesini düzelterek oy birliğiyle onamıştır.

“Babalık davasını açmak ve takip etmek kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hakka ilişkin olup, açıkça düzenlenmemişse hak sahibinin ölümü halinde mirasçılara geçmez. Bu nedenle çocuğun mirasçılarının dava açma hakkı bulunmamaktadır.”

Ne anlama geliyor?

Ölen çocuğun yerine mirasçıları babalık davası açamaz.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir; sonuç değişmemiş, ret gerekçesi usulden rete çevrilmiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Mirası reddeden mirasçıların babalık davasındaki davalı sıfatı ortadan kalkmaz; bölge adliye mahkemesi ayrıca Cumhuriyet savcısının babalık davası açamayacağını kabul etmiştir

Olay: Küçüğün kayyımı, evlilik dışı birliktelikten doğan çocuğun ölen bir kişiden olduğunu ileri sürerek babalığın tespitini istemiş; Cumhuriyet Başsavcılığı da aynı istemle dava açmıştır. İlk derece mahkemesi DNA raporuna dayanarak iki davayı da kabul etmiştir. Mirası reddettiklerini belirten davalılar istinaf ve temyiz yoluna başvurmuştur.

Karar: Bölge adliye mahkemesi, kişiye sıkı sıkıya bağlı babalık davasında mirası reddeden mirasçıların taraf sıfatının ortadan kalkmadığını ve mirası reddedenlerin muhtemel mirasçılarının davaya katılmasının gerekmediğini kabul ederek asıl davayı kabul etmiştir. TMK 301'in davayı ana ve çocuğa tanıdığını, Cumhuriyet savcısının babalık davası açamayacağını belirterek savcılığın birleşen davasını aktif husumet yokluğundan usulden reddetmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, mirasçı sıfatı bulunmadığını ileri süren davalının temyiz itirazlarını yerinde görmeyerek kararı oy birliğiyle onamıştır.

“kişiye sıkı sıkıya bağlı eldeki babalık davasında mirası reddeden mirasçıların taraf sıfatı ortadan kalkmadığından, inceleme tarihi itibariyle mirası reddedenlerin muhtemel mirasçılarının davaya dahil edilmesi gerekmediği”

Ne anlama geliyor?

Mirası reddetmek babalık davasında davalı olmaktan kurtarmaz.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiş bir ONAMA kararıdır; alıntılanan gerekçe BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNE aittir. Savcılığın davasının usulden reddi temyiz edilmediği için Yargıtay incelemesine konu olmamıştır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Biyolojik babanın çocukla arasında soybağı kurulması istemi babalık davası değil tanıma talebidir; aktif dava ehliyeti yokluğundan usulden ret verilemez, TMK 295 uyarınca esasa girilir

Olay: Davacı, evlilik dışı ilişkisinden doğan çocukla arasında soybağı kurulmasını istemiştir. İlk derece mahkemesi DNA raporuna dayanarak davayı kabul etmiş; bölge adliye mahkemesi davacının babalık davası açmakta aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, olayları açıklamanın taraflara, hukuki nitelendirmenin hâkime ait olduğunu hatırlatmıştır. Tanımanın babanın nüfus müdürlüğüne veya mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmî senetle veya vasiyetnamesinde yapacağı beyanla olduğunu, başvurucunun bu yollardan birini seçebileceğini ve idari yolun kullanılmasının zorunlu tutulamayacağını belirtmiştir. Davacının istemini tanıma talebi olarak nitelendirmiş, aile mahkemesinin görevli olduğunu ve TMK 295 kapsamında esasa girilmesi gerektiğini belirterek kararı oy birliğiyle bozmuştur.

“Bu açıklama karşısında davacının tanıma beyanı hakkında, işin esasına girilerek; Türk Medeni Kanununun 295. Maddesi kapsamında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın usulden reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.”

Ne anlama geliyor?

Baba dava açamaz ama mahkemede tanıma beyanında bulunabilir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

İhbar ve kayyım

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Ana tarafından açılan babalık davasında savcıya ve Hazineye ihbar yapılmadan ve çocuğa kayyım atanmadan esasa girilemez; tedbir nafakasında gerekçe ile hüküm çelişemez

Olay: Anne, babalığın tespiti ile birlikte nafaka ve tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi davanın esasına girerek karar vermiştir. Karar davalı tarafından, katılma yoluyla da davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, TMK 301 uyarınca babalık davasının Cumhuriyet savcısına ve Hazineye, dava ana tarafından açılmışsa kayyıma ihbar edileceğini hatırlatmıştır. Bu davada ihbar yapılmadığını ve küçüğe kayyım atanmadığını, yaşı küçük çocuğun kayyım tarafından temsilinin zorunlu olduğunu belirtmiştir. Ayrıca TMK 333 uyarınca babalık davasıyla birlikte nafaka istenebileceğini; bölge adliye mahkemesinin gerekçede tedbir nafakasının az olduğunu tespit edip hüküm fıkrasında tedbir nafakasına yer vermemesinin çelişki oluşturduğunu belirterek kararı oy birliğiyle bozmuştur.

Karardan alıntı (aç)

“Babalık davasının Cumhuriyet savcısına ve Hazineye ihbarı ve yaşı küçük çocuğun kayyım tarafından temsili zorunlu bulunduğu hâlde Cumhuriyet Başsavcılığı ve Hazineye dava ihbar olunmadan, çocuğa kayyım atanmadan yargılamaya devamla işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.”

Ne anlama geliyor?

İhbar ve kayyım eksikse karar bozulur.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi, yer ve tutar bilgileri aktarılmamıştır.

Karine ve DNA incelemesi (TMK 302)

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Gebe kalma döneminde cinsel ilişkinin kabul edilmesiyle TMK 302 karinesi doğar ve aksini ispat yükü davalıya geçer; DNA davetiyesinde masraf gösterilmemişse TMK 284/2'ye dayanılamaz

Olay: Babalık davasında davalı, duruşmada davacıyla birkaç kez cinsel ilişkiye girdiğini kabul etmiş ve DNA incelemesi yapılmasını istemiştir. Mahkeme DNA incelemesi için ihtarlı davetiye çıkarmış, davetiyede masraf gösterilmemiş; davalı süresinde başvurmayınca karar verilmiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, babalık davasının soybağı kuşkuya yer bırakmayacak biçimde açığa çıkarılırsa kabul edilebileceğini, hâkimin maddi olguları re'sen araştıracağını belirtmiştir. Davalının gebe kalma döneminde ilişkiyi kabul etmesiyle TMK 302 karinesinin geçerli olduğunu ve aksini ispat yükünün davalıya düştüğünü açıklamıştır. Ancak ihtarlı davetiyede incelemenin masrafı gösterilmediği için davetiyenin TMK 284/2'ye uygun ve sonuç doğurucu olmadığını, davalı sonraki oturumda rızasını açıkça bildirdiğinden ana, çocuk ve davalı arasında DNA incelemesi yaptırılması gerektiğini belirterek kararı oy birliğiyle bozmuştur.

“Yasa, çocuğun doğumundan önceki üçyüzüncü gün ile yüzsekseninci gün arasında veya bu sürenin dışında olsa bile fiili gebe kalma döneminde ana ile cinsel ilişkide bulunmuş olmayı, babalığa karine kabul ettiğine göre bu yasal karinenin aksini ispat yükümlülüğü davalıya düşer.”

Ne anlama geliyor?

İlişki kabul edilirse aksini davalı ispatlar.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. HMK 292 yürürlüğe girmeden önce verilmiştir; DNA'dan kaçınmanın sonucu bugün Hukuk Genel Kurulunun HMK 292'ye dayanan kararlarına göre değerlendirilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Anayasa Mahkemesinin çocuğun süresine ilişkin iptal kararları kesinleşmemiş davalara da uygulanır; DNA incelemesinden kaçınan davalı hakkında TMK 284/2 değil sonraki ve özel düzenleme olan HMK 292 uygulanır

Olay: Ergin davacı, annesi ile davalının evlilik dışı birlikteliğinden doğduğunu ileri sürerek babalığın tespitini istemiştir. Mahkeme, davalı davetiye ve ihzar kararlarına rağmen DNA incelemesine gelmediği için TMK 284/2 uyarınca davayı kabul etmiş, Özel Dairenin bozmasına karşı direnmiştir.

Karar: Hukuk Genel Kurulu önce hak düşürücü süreyi re'sen incelemiştir. Çocuğa ilişkin sürelerin dava açıldıktan sonra Anayasa Mahkemesince iptal edildiğini, hâkimin Türk hukukunu re'sen uygulayacağını ve iptal kararlarının usuli kazanılmış hakkın istisnasını oluşturduğunu belirterek iptalin kesinleşmemiş davaya da uygulanacağını kabul etmiştir. Esas yönünden, soybağının kamu düzeniyle ilgili olduğunu, HMK 292'nin kan veya doku alınmasına katlanma zorunluluğu getiren sonraki ve özel düzenleme olduğunu belirterek davalı hakkında DNA incelemesi yaptırılması gerektiğine hükmetmiş ve direnme kararını oy birliğiyle bozmuştur.

Karardan alıntı (aç)

“Hâl böyle olunca, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı sonucu oluşan yeni yasal durumun eldeki maddi anlamda kesinleşmemiş ve derdest olan davaya da uygulanması zorunlu olup, bu duruma göre davalı vekilinin hak düşürücü süreye ilişkin temyiz itirazları yerinde olmadığından reddi ile uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçilmiştir.”

Ne anlama geliyor?

İptalden yararlanmak için davanın kesinleşmemiş olması yeter.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Hak düşürücü süre yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

DNA incelemesinden kaçınan davalıya HMK 292 uyarınca yakalama, ihzar ve gözlem altına alma dahil tüm zor kullanma tedbirleri uygulanır; görevi ihmal eden yetkililer hakkında suç duyurusu düşünülür (oy çokluğu)

Olay: Kayyımın çocuk adına açtığı babalık davasında davalı, vekille temsil edildiği hâlde yıllarca DNA incelemesine gelmemiş ve kendisine ulaşılamamıştır. Mahkeme TMK 284/2 uyarınca davayı kabul etmiş, iki kez bozulan kararında direnmiştir.

Karar: Hukuk Genel Kurulu, soybağının temel hak ve kamu düzeniyle ilgili olduğunu, hâkimin bilimsel olanaklardan yararlanması gerektiğini belirtmiştir. Anayasa'nın 17. ve 19. maddelerini değerlendirerek HMK 292'nin kan veya doku alınmasına katlanma zorunluluğu getiren özel düzenleme olduğunu, uyuşmazlığın usule ilişkin olduğunu ve derhal uygulama ilkesi gereği sonraki kanun olan HMK 292'nin uygulanacağını kabul etmiştir. Kaçınan davalıya gerektiğinde yakalama, ihzar ve gözlem altına alma dahil tüm zor kullanma tedbirlerinin uygulanması gerektiğini belirterek direnme kararını genişletilmiş gerekçeyle oy çokluğuyla bozmuştur.

Karardan alıntı (aç)

“Dolayısıyla söz konusu kanun değişikliği dikkate alındığında derhal uygulama prensibi gereği doğru sonucun elde edilebilmesi için sonraki kanun olan HMK'nın 292 nci maddesi hükmüne göre kan ve doku örneği vermekten kaçınan davalı hakkında gerektiğinde yakalama, ihzar, gözlem altına alma da dâhil olmak üzere tüm zor kullanma tedbirlerinin uygulanması suretiyle ve de zor kullanma görevini ihmâl eden yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunulması gerektiği de düşünülerek alınacak rapor doğrultusunda bir karar verilmesi gerektiği şüphesizdir.”

Ne anlama geliyor?

DNA'dan kaçan davalı zorla örnek vermeye götürülebilir.

Not: ⚠️ Karar OY ÇOKLUĞUYLA verilmiştir. Karşı oya göre TMK 284 hâlen yürürlüktedir, HMK 292 vücuda zorla müdahalenin koşullarını düzenlemediği için yetersizdir ve ilk derece mahkemesinin TMK 284/2'ye dayanan kararı onanmalıydı. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Bozma kararıyla anne, çocuk ve davalının birlikte DNA incelemesine sevki istendikten sonra kişilere ulaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi doğru değildir; zor kullanma tedbirleri uygulanmalıdır

Olay: Babalığın tespiti davası ilk derece ve bölge adliye mahkemesinde reddedilmiş, Yargıtay anne, baba olduğu iddia edilen davalı ve çocuğun aynı anda Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek DNA örneklerinin alınması gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur. Bölge adliye mahkemesi bozmaya uymuş, ancak anneye ve çocuğa ulaşılamadığı gerekçesiyle davayı yeniden reddetmiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, HMK 292 uyarınca herkesin soybağının tespiti için kan veya doku alınmasına katlanmak zorunda olduğunu, haklı sebep olmaksızın bu zorunluluğa uyulmazsa incelemenin zor kullanılarak yapılacağını hatırlatmıştır. Hukuk Genel Kurulunun 2023 kararına atıfla yakalama, ihzar ve gözlem altına alma dahil zor kullanma tedbirlerinin uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Bozmaya uyulduğu hâlde gereği yerine getirilmeden verilen ret kararını doğru bulmamış ve kararı ikinci kez oy birliğiyle bozmuştur.

Karardan alıntı (aç)

“Açıklanan sebeple, bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma ilamının gereği yerine getirilmeksizin davacı-davalı kadına ve soybağı düzenlenecek çocuğa ulaşılamadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmeyip açıklanan şekilde işlem yapılarak alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi için kararın ikinci kez bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.”

Ne anlama geliyor?

Ulaşılamamak ret sebebi değil, zor kullanma sebebidir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Baba ölmüşse

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Baba olduğu iddia edilen kişinin mezar yeri sıkı biçimde araştırılmalı, bulunamazsa aynı babasal soydan erkek akrabalarla DNA incelemesi yaptırılmalıdır; mezar bulunamadı diye dava reddedilemez

Olay: Babalığın tespiti davasında mahkeme, baba olduğu iddia edilen ölmüş kişinin mezar yerinin bulunamadığını, Adli Tıp görüşüne göre sağ kalanlarla yapılacak DNA incelemesinin kesin sonuç vermeyeceğini belirterek iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, duruşmalı incelemede, ölüm tutanağı getirilerek tutanakta tanık varsa onların, mezar yerini bilebilecek akraba, komşu ve aynı yerde oturanların dinlenmesi, gerekirse keşif yapılması gerektiğini belirtmiştir. Mezar bulunursa oradan alınacak örneklerle, bulunamazsa ayrıntılı nüfus aile tablosu getirilerek amca, amca çocukları ve torunları dahil aynı babasal soydan erkek bireylerle DNA incelemesi yaptırılıp tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini açıklamış ve kararı oy birliğiyle bozmuştur.

Karardan alıntı (aç)

“mezar yerini bilebilecek akraba, komşu veya ölüm tarihi itibari ile aynı yerleşim yerinde oturanlardan sıkı bir şekilde araştırma yapılarak tespit edilebilenlerin beyanları alınıp, gerekirse mezar yerinin tespiti için keşif yapılarak mezar yerinin tespiti halinde tespit edilen mezardan alınacak örneklere göre, tespit edilemediği takdirde ise Adli Tıp Kurumu raporunda belirtildiği üzere baba olduğu iddia edilen kişinin ayrıntılı nüfus aile tablosu dosya arasına alınarak aynı babasal soyla bağlı olduğu erkek bireylerin tespit edilmesi (amca ve erkek amca çocukları ile torunları dahil olmak üzere)”

Ne anlama geliyor?

Mezar yoksa amca soyundan DNA alınır.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE, duruşmalı inceleme sonucunda verilmiştir; karar düzeltme yolu açık bırakılmıştır. Kararda anonimleştirilmemiş bir ad bulunmaktadır; kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Hak düşürücü süreler (TMK 303)

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Ana ve çocuğun dava hakları bağımsızdır; çocuk için süre yoktur; davalının evlenme vaadiyle oyalaması gibi aldatıcı davranışlar ananın gecikmesinde haklı sebeptir ve dava süreden reddedilemez

Olay: Anne, evli olan davalının eşinin hastalığını gerekçe göstererek boşanıp kendisiyle evleneceğini söylediğini, çocuğu tanımayı evlenmelerine bıraktığını ve bu yolla dava açmasını geciktirdiğini ileri sürerek doğumdan yaklaşık üç yıl sonra babalık davası açmıştır. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi süre geçtiği gerekçesiyle reddetmiş ve Özel Dairenin bozmasına karşı davanın çocuk adına değil annenin kendi adına açıldığını belirterek direnmiştir.

Karar: Hukuk Genel Kurulu, ana ve çocuğun dava haklarının bağımsız olduğunu, hakkın kişiye sıkı sıkıya bağlı olup önceden feragat edilemeyeceğini ve babalık hükmünün geçmişe etkili olduğunu açıklamıştır. Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarından sonra çocuk için kısıtlayıcı süre bulunmadığını belirtmiştir. Annenin bir yıllık süresinin geçmesine davalı hileli ve oyalayıcı davranışlarıyla sebep olmuşsa bunun haklı sebep sayılacağını, hakkın açıkça kötüye kullanılmasının korunmayacağını vurgulamıştır. Davalının güven yaratarak davacıyı oyaladığının kanıtlandığını, davanın TMK 303/son uyarınca süresinde açıldığının kabul edilmesi gerektiğini belirterek direnme kararını değişik gerekçeyle oy birliğiyle bozmuştur.

Karardan alıntı (aç)

“Her şeyden önce davalının; evleneceğine dair vaatleri nedeniyle ananın dava açma süresini geçirmesine sebep olduğu veya bunun gibi çeşitli oyalama ve aldatıcı eylemleri ile davanın süresinde açılmasını imkânsız kılan hukuka aykırı eylemlerinin kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde ortaya konulduğu bu gibi durumlarda hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi hukuken mümkün değildir.”

Ne anlama geliyor?

Evlenme vaadiyle oyalanan anne süreyi kaçırmış sayılmaz.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiş; direnme kararı DEĞİŞİK GEREKÇEYLE bozulmuştur. Kurul davanın kimin adına açıldığı sorusunu değil, annenin kendi süresini esas almıştır. Kurul aynı görüşün 12.12.1980 ve 28.03.2001 tarihli Hukuk Genel Kurulu kararlarında da yer aldığını belirtmiştir. Kişi, yer ve tutar bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Anne tarafından çocuk adına velayeten açılan babalık davası çocuğun davası sayılır ve hak düşürücü süreye tabi değildir

Olay: Anne, davalının evlenme vaadiyle uzun süre birlikte yaşadıklarını, bu birliktelikten doğan çocuğu davalının nüfusa kaydettirmeyi kabul etmediğini ileri sürerek babalığın tespitini istemiştir. Davalı yargılama sırasında ölmüş, dava mirasçılarla sürdürülmüş ve Adli Tıp raporuna göre kabul edilmiştir. Mirasçılar davanın ana tarafından açıldığını ve sürenin geçtiğini ileri sürmüştür.

Karar: Bölge adliye mahkemesi, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarından sonra çocuk tarafından veya çocuk adına açılan babalık davalarında hak düşürücü süre bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, babalık davasının çocuk adına anne tarafından velayeten açıldığının anlaşıldığını belirterek mirasçıların temyiz itirazlarını yerinde görmemiş ve kararı oy birliğiyle onamıştır.

“özellikle babalık davasının çocuk adına anne tarafından velâyeten açıldığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı mirasçıları vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor?

Çocuk adına açılan davada süre itirazı dinlenmez.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiş bir ONAMA kararıdır; süreye ilişkin ayrıntılı gerekçe bölge adliye mahkemesine aittir. Bölge adliye mahkemesi, babalığın tespitiyle yetinilmesi gerekirken tescil kararı verilmesini hatalı bulmuş, ancak bu yönde istinaf olmadığından yanlışlığa işaret etmekle yetinmiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Ananın malî hakları (TMK 304)

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

TMK 304 talepleri babalık davasının fer'isidir; ayrıca harca ve vekâlet ücretine tabi değildir, kesinlik sınırı gerekçesiyle istinaf reddedilemez; ananın manevi tazminat istemi aile mahkemesinin görevi dışındadır

Olay: Anne babalığın tespiti, nafaka, doğum giderleri ve manevi tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi babalığı tespit edip TMK 304 uyarınca tazminata ve nafakaya hükmetmiş, manevi tazminat istemini tefrik etmiştir. Bölge adliye mahkemesi davalının TMK 304 tazminatına yönelik istinafını kesinlik sınırı nedeniyle reddetmiş ve manevi tazminat istemi hakkında da gerekçe yazmıştır.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, babalık davasıyla birlikte açılan ve babalığın fer'isi olan TMK 304 taleplerinin ayrıca harca tabi olmadığını ve ayrı vekâlet ücretine konu edilmeyeceğini, bu nedenle istinaf başvurusunun esastan incelenmesi gerektiğini belirtmiştir. Ananın TMK 304 dışındaki manevi tazminat isteminin Borçlar Kanunundan kaynaklandığını ve aile mahkemesinin görev alanı dışında kaldığını, tefrik edilmiş bu istem hakkında hüküm kurulmasının doğru olmadığını açıklamış ve kararı oy birliğiyle bozmuştur.

“babalığın hükmen tespiti davası ile birlikte açılan ve babalığın fer’î niteliğinde olan 4721 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinde yazılı ananın mali haklarına ilişkin talepler ayrıca harca tabi olmadığı gibi, kabul veya reddi halinde bu talepler yönünden ayrıca vekâlet ücretine hükmedilmez.”

Ne anlama geliyor?

TMK 304 giderleri babalık davasının ekidir; manevi tazminat ayrı davadır.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi, yer ve tutar bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Hukuki sebep gösterilmeden istenen gebelik ve doğum giderleri hâkimce TMK 304 kapsamında nitelendirilir; deliller toplanıp bilirkişi raporu alınmadan ispat edilemedi denilerek ret verilemez

Olay: Anne, gebelik ve doğum sürecini yalnız geçirdiğini, davalının maddi ve manevi destek sağlamadığını belirterek babalığın tespiti, nafaka ve maddi tazminat istemiş, dilekçede hukuki sebep göstermemiştir. Mahkeme babalığı tespit etmiş, maddi tazminat istemini ispatlanamadığı gerekçesiyle reddetmiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, ana tarafından açılan babalık davalarında doğum giderleri, altışar haftalık geçim giderleri ve gebeliğin gerektirdiği diğer giderlerin baba veya mirasçılarından istenebileceğini hatırlatmıştır. Hâkimin Türk hukukunu re'sen uygulayacağını, tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapma zorunluluğu bulunmadığını, istemin TMK 304'e dayandığının anlaşıldığını belirtmiştir. Tanık beyanlarıyla davalının anne ve çocukla ilgilenmediği sabit olduğu hâlde deliller toplanmadan ve bilirkişi raporu alınmadan ret verilmesini ve takdir edilen iştirak nafakasının azlığını bozma sebebi saymış, kararı oy birliğiyle bozmuştur.

Karardan alıntı (aç)

“O halde Mahkemece davacının 4721 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesine dayalı tazminat talebi konusunda delilleri toplanarak, olağan doğum giderleri, doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderleri ile gebelik ve doğumun gerektirdiği diğer giderler konusunda bilirkişiden rapor alınarak sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken”

Ne anlama geliyor?

Giderler bilirkişiyle hesaplanır; hukuki sebebi hâkim bulur.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi, yer ve tutar bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

TMK 304 istemlerinde harcama belgeleri, hastane kayıtları ve SGK ödemeleri araştırılmalı, olağan giderler için zabıta araştırması yaptırılmalı; SGK ödemeleri hakkaniyet gereği tazminattan indirilir; ihbar yapılmadan karar verilemez

Olay: Anne, evlilik dışı birliktelikten doğan ve kendi hanesine kayıtlı çocuğun babasının tespitini, birleşen davada nafaka ve TMK 304 uyarınca maddi tazminat istemiştir. Mahkeme asıl davayı kabul, birleşen davayı kısmen kabul etmiştir.

Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, ana ve baba evli değilse velayetin anaya ait olduğunu, yasal temsilci ile küçüğün menfaati çatıştığında kayyım atanacağını ve babalık davasının Cumhuriyet savcısına ve Hazineye ihbar edileceğini hatırlatmış; ihbar yapılmadan karar verilmesini bozma sebebi saymıştır. TMK 304 istemleri yönünden harcama belgelerinin istenmesi, hastaneden bilgi getirilmesi, gebelik ve doğum masraflarının SGK tarafından ödenip ödenmediğinin ve doğum yardımı yapılıp yapılmadığının sorulması, belgelenemeyen olağan giderler için zabıta araştırması yaptırılması ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınması gerektiğini belirterek kararı oy birliğiyle bozmuştur.

“hastanedeki gebelik muayene ve doğum masraflarının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödenip ödenmediği, yine anneye Kurum tarafından doğum yardımı yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise miktarı sorulmalı”

Ne anlama geliyor?

SGK'nın ödediği doğum masrafı tazminattan düşülür.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kararda anonimleştirilmemiş bir ad bulunmaktadır; kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi

Geçmiş yıllarda çocuk için yapılan iaşe, kreş ve benzeri giderlerin tazmini TMK'nın ikinci kitabından kaynaklanan bir dava değildir; tefrik edilip asliye hukuk mahkemesinde görülür

Olay: Babası tarafından tanınmış çocuk adına anne, davalının çocukla ilgilenmediğini belirterek doğum öncesi ve sonrası geçim giderleri ile doğumdan dava tarihine kadar çocuk için yapılan iaşe, kreş ve zorunlu giderlerin tazminini ve nafaka istemiştir. Aile mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir.

Karar: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, TMK 304'ün ananın doğum ve geçim giderlerine ilişkin olduğunu, davanın çocuk adına açıldığını ve ananın kendi adına usulüne uygun açılmış bir TMK 304 davası bulunmadığını belirtmiştir. Geçmiş yıllarda çocuk için yapılan masrafların tazmini isteminin aile mahkemesinin görev alanına girmediğini, genel görevli asliye hukuk mahkemesinde görülmesi için tefrik edilmesi gerektiğini açıklayarak esasa girilerek verilen kararı oy birliğiyle bozmuştur.

Karardan alıntı (aç)

“Öte yandan geçmiş yıllarda çocuk için yapılan masraflar nedeniyle tazminat verilmesi istemi, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesinde belirtilen 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMK m.118-395) kaynaklanan bir dava değildir.”

Ne anlama geliyor?

Çocuğun geçmiş giderleri TMK 304 ile istenemez.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. TMK 304 ananın kendi hakkıdır; çocuk adına açılan davada ana adına istenmiş sayılmamıştır. Kararda anonimleştirilmemiş adlar bulunmaktadır; kişi, yer ve tutar bilgileri aktarılmamıştır.

Nafaka ve hüküm

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Babalık davasında babalığın tespitiyle yetinilir, ayrıca nüfus bağı kurulmasına karar verilmez; dava süresince tedbir nafakasına, hükmün kesinleşmesinden itibaren iştirak nafakasına hükmedilir

Olay: Anne babalığın tespiti, TMK 304 giderleri ve dava tarihinden itibaren iştirak nafakası istemiştir. İlk derece mahkemesi DNA raporuna dayanarak davayı kabul etmiş, küçük ile baba arasında nüfus ve soybağı kurulmasına ve dava tarihinden itibaren tedbir ve iştirak nafakasına karar vermiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, davalının diğer temyiz itirazlarını reddetmiştir. Davalının davacının babası olduğunun tespitine karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken ayrıca nüfus bağı kurulmasına karar verilmesini, dava süresince tedbir nafakası ve hükmün kesinleşmesinden itibaren iştirak nafakası verilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren iştirak nafakasına hükmedilmesini hatalı bulmuştur. Yanlışlıklar yeniden yargılama gerektirmediğinden hüküm fıkrasından "nüfus ve" ibaresini çıkarmış, nafakanın dava süresince tedbir, kesinleşmeden itibaren iştirak nafakası olarak ödenmesine hükmederek kararı oy birliğiyle düzelterek onamıştır.

Karardan alıntı (aç)

“Davalının, davacının babası olduğunun tespitine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken “nüfus bağı kurulmasına” da karar verilmesi doğru görülmediği gibi, dava tarihinden babalık hükmünün kesinleşmesine kadar yani dava süresince çocuk yararına tedbir nafakasına hükmedileceği, iştirak nafakasına ise ancak babalık hükmünün kesinleşmesinden itibaren hükmedileceği gözetilmeksizin dava tarihinden itibaren iştirak nafakasına hükmedilmesi de hatalı olmuştur.”

Ne anlama geliyor?

Dava sürerken tedbir, kesinleşince iştirak nafakası.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiş bir DÜZELTEREK ONAMA kararıdır. Kişi, yer ve tutar bilgileri aktarılmamıştır.

Görev ve sonuçlar

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Hem ana hem baba yönünden nüfus kaydının düzeltilmesi istenen davada gerçek annenin tespiti asliye hukuk mahkemesinin görevindedir; evlilik dışı doğan çocuğun babasının tespiti talebi babalık davası olarak tefrik edilip aile mahkemesinde görülür (oy çokluğu)

Olay: Nüfusta baba olarak görünen davacı, kızları olarak kayıtlı iki kişinin gerçekte kız kardeşleri olduğunu, babasının evlilik dışı ilişkisinden doğduklarını ileri sürerek anne ve baba adlarının düzeltilmesini istemiştir. Asliye hukuk mahkemesi davayı kabul etmiş, Özel Dairenin bozmasına karşı direnmiştir.

Karar: Hukuk Genel Kurulu, ana ile çocuk arasındaki soybağının doğumla kurulduğunu, yanlış anne kaydının nüfus kaydının düzeltilmesi davasıyla düzeltileceğini, bu davada kayden annenin veya mirasçılarının taraf olması gerektiğini belirtmiştir. Soybağı davalarının Kanunda sayma yoluyla belirlendiğini, evlilik dışında doğdukları anlaşılan kişilerin babasının tespitine yönelik talebin TMK 301'deki babalık hükmüne ilişkin olduğunu, bu talebin tefrik edilerek aile mahkemesince görülmesi gerektiğini açıklamış ve direnme kararını genişletilmiş gerekçeyle oy çokluğuyla bozmuştur.

“Soybağı davaları Kanun’da sayma usulü ile belirlenmiştir. Bu davalar dışında soybağı davası açma imkânı bulunmamaktadır.”

Ne anlama geliyor?

Babalık istemi nüfus düzeltmesinin içinde kalsa da aile mahkemesine gider.

Not: ⚠️ Karar OY ÇOKLUĞUYLA verilmiştir. Azınlık, gerçek anne ve babanın tespitinin öncelikli olduğunu, iki talep birlikte ileri sürüldüğünde asliye hukuk mahkemesinin her ikisine bakması gerektiğini savunmuştur. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Babalık hükmüyle soybağı kurulan çocuk TMK 498 uyarınca baba yönünden evlilik içi hısımlar gibi mirasçı olur; kendisinin yer almadığı eski mirasçılık belgesi iptal edilip yenisi düzenlenir

Olay: Davacı, babası olduğu aile mahkemesi kararıyla tespit edilen ve daha önce ölen kişi adına düzenlenmiş mirasçılık belgesinde yer almadığını belirterek belgenin iptalini ve yeni belge düzenlenmesini istemiştir.

Karar: İlk derece mahkemesi, davacı ile ölen kişi arasındaki soybağının aile mahkemesi kararıyla kurulduğunu, bu kararla davacının TMK 498 uyarınca evlilik içi hısımlar gibi mirasçı olacağını belirterek eski mirasçılık belgesini iptal etmiş ve davacının payı hesaplanarak yeni belge düzenlenmesine karar vermiştir. İstinaf başvurusu esastan reddedilmiş, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi kararı kesin olarak oy birliğiyle onamıştır.

“bu kararla davacının da muris ...'ın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 498. maddesi gereğince evlilik içi hısımları gibi mirasçı olacağını”

Ne anlama geliyor?

Babalık hükmü mirasçılık belgesinin yenilenmesini sağlar.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiş bir ONAMA kararıdır; alıntılanan gerekçe İLK DERECE MAHKEMESİNE aittir. Kişi, yer ve tarih ayrıntıları aktarılmamıştır.

TMK 301 Anayasa Mahkemesi kararları

Anayasa Mahkemesi

Çocuğun babalık davasını hiç kayyım atanmamışsa erginlikten başlayarak bir yıl içinde açmasını öngören TMK 303/2 bölümü ölçülü ve makul bulunmayarak iptal edilmiş; kayyıma ilişkin bölüm de uygulanma olanağı kalmadığından iptal edilmiştir (oy çokluğu)

Olay: Babalık davasına bakan bir aile mahkemesi, Cumhuriyet savcısının kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasını ciddi bularak TMK 303/2'deki erginlik bölümünün iptali için itiraz yoluna başvurmuştur.

Karar: Anayasa Mahkemesi, dava açma süresinin belirlenmesinin kanun koyucunun takdirinde olduğunu, ancak bu takdirin ölçülülük ilkesiyle sınırlı bulunduğunu belirtmiştir. Evlilik dışında doğan kişinin de ana babasını bilme, babasının nüfusuna yazılma ve bunun haklarından yararlanma gibi kişiliğine bağlı temel haklara sahip olduğunu vurgulamıştır. Hak düşürücü sürenin geçmesiyle çocuğun babasıyla soybağı kurma olanağını yitirdiğini, erginlikten başlayan bir yıllık sürenin yeterli, makul ve ölçülü olmadığını belirterek kuralı Anayasa'nın 2, 17 ve 36. maddelerine aykırı bulmuş ve iptal etmiştir.

Karardan alıntı (aç)

“Hak düşürücü niteliğinden dolayı itiraz konusu kuralda öngörülen sürenin geçmesinden sonra çocuğun babası ile arasındaki soybağını kurma olanağını yitirmesi hususu göz önüne alındığında, çocuk hakkında hiç kayyım atanmamışsa ergin olduğu tarihten itibaren işleyecek olan bir yıllık dava açma süresi yeterli ve makul olmadığı gibi, ölçülü de değildir.”

Ne anlama geliyor?

Çocuğun erginlikten başlayan bir yıllık süresi kalktı.

Not: ⚠️ Erginlik bölümünün iptali OY ÇOKLUĞUYLA verilmiştir; üç üye, son fıkradaki bir aylık ek sürenin kuralı dengelediği gerekçesiyle karşı oy kullanmıştır. Kayyıma ilişkin bölüm 6216 sayılı Kanunun 43/4 maddesi uyarınca oy çokluğuyla (bir karşı oy) iptal edilmiştir. İptal hükmü kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı 07.02.2012 tarihinden başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmiştir (oy birliği).

Anayasa Mahkemesi

Bir yıllık süre geçtikten sonra haklı sebebin ortadan kalkmasından başlayarak yalnız bir aylık ek süre tanıyan TMK 303/son, çocuk yönünden adil, ölçülü ve makul bulunmayarak iptal edilmiştir (oy çokluğu)

Olay: Ergin çocuğun açtığı babalık davasına bakan bir asliye hukuk mahkemesi TMK 303'ün iptali için başvurmuştur. Anayasa Mahkemesi, 303/2'nin ilgili bölümünü önceki kararında iptal ettiği için incelemeyi son fıkrayla ve çocuk yönüyle sınırlamıştır.

Karar: Anayasa Mahkemesi, kanun koyucunun bir yandan çocukların babalarını bilmelerini ve nüfusuna yazılmalarını sağlamak, öte yandan davalı babanın ve ailesinin uzun süre dava tehdidi altında kalmasını önlemek için makul bir ek süre belirlemesi gerektiğini belirtmiştir. Bir yıllık süreyi haklı sebeple kullanamayan çocuğa tanınan bir aylık ek sürenin çok sınırlı olduğunu, bu sürenin geçmesiyle çocuğun soybağı kurma olanağını yitireceğini belirterek kuralı çocuk yönünden Anayasa'nın 2, 17 ve 36. maddelerine aykırı bulmuş ve iptal etmiştir.

“İtiraz konusu kuralda, çocuğa dava açmak için tanınan bir yıllık sürenin haklı bir sebeple kullanılamaması durumunda bunun yerine bir aylık, çok sınırlı bir ek süre öngörülmüştür.”

Ne anlama geliyor?

Çocuk için haklı sebep aramaya gerek kalmadı; süre yok.

Not: ⚠️ İptal OY ÇOKLUĞUYLA verilmiştir; bir üye, bir yıllık süre ile bir aylık istisnanın maddenin bütünü içinde dengeli olduğu gerekçesiyle karşı oy kullanmıştır. İptal yalnız çocuk yönündendir; ana için bir aylık ek süre yürürlüktedir. İptal hükmü Resmî Gazete'de yayımlandığı 21.07.2012 tarihinden başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmiştir (oy birliği).

TMK 301 ile ilgili maddeler

Uygulamada dikkat edilecekler

Pratik notlar

  1. 1.Anne olarak dava açıyorsanız dilekçeyi ve vekâletnameyi hem kendi adınıza hem çocuk adına velayeten düzenleyin; çocuğun davası süreye bağlı değildir.
  2. 2.Kendi adınıza dava açmak için doğumdan başlayarak bir yıllık süreyi hesaplayın; çocuk başka bir erkeğin nüfusundaysa süre o bağ kalktığında başlar.
  3. 3.Evlenme vaadi veya benzeri oyalama nedeniyle süreyi kaçırdıysanız mesaj, tanık ve birlikte yaşamayı gösteren delilleri toplayın; oyalama bitince bir ay içinde dava açın.
  4. 4.Çocuk başka bir erkeğin çocuğu olarak kayıtlıysa önce soybağının reddi veya tanımanın iptali yoluyla bu bağı kaldırın ya da babalık istemiyle birlikte tefrik ve bekletici sorun isteyin.
  5. 5.Dilekçede çocuğa temsil kayyımı atanmasını ve davanın Cumhuriyet savcısı ile Hazineye ihbarını isteyin.
  6. 6.Anne, çocuk ve davalının aynı anda Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek DNA incelemesi yapılmasını talep edin; davalı kaçarsa HMK 292 uyarınca zor kullanılmasını isteyin.
  7. 7.Baba ölmüşse mirasçıların tamamını davalı gösterin; mezar yerini gösterecek tanıkları bildirin, mezar bulunamazsa babasal soydan erkek akrabaların DNA'sını isteyin.
  8. 8.Dava açılır açılmaz TMK 333 uyarınca çocuk için tedbir nafakası isteyin; iştirak nafakası hükmün kesinleşmesinden itibaren başlar.
  9. 9.Doğum, hastane ve gebelik giderlerinin belgelerini saklayın; SGK'dan alınan ödemelerin tazminattan düşüleceğini hesaba katın.
  10. 10.Doğumdan dava tarihine kadar çocuk için yaptığınız iaşe ve kreş giderlerini ve manevi tazminat isteminizi ayrı olarak asliye hukuk mahkemesinde ileri sürmeniz gerektiğini bilin.
  11. 11.Babalık hükmü kesinleşince nüfus kaydının babanın hanesine nakledildiğini kontrol edin; babanın mirası paylaşılmışsa mirasçılık belgesinin iptalini isteyin.
  12. 12.Biyolojik baba olarak soybağı kurmak istiyorsanız babalık davası yerine nüfus müdürlüğünde, noterde veya mahkemede tanıma yoluna gidin.

Konuyla ilgili yazılar

Sıkça Sorulan Sorular

Babalık davası, evlilik dışında doğan ve babasıyla arasında soybağı bulunmayan çocuk için baba ile çocuk arasındaki soybağının mahkeme kararıyla kurulmasını sağlayan davadır. TMK 301'e göre davayı ana ve çocuk açabilir; hakları birbirinden bağımsızdır ve birlikte ya da ayrı ayrı dava açabilirler.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.