Kısa cevap · TMK 466
Vesayet organları görevlerini iyi bir yönetimin gerektirdiği özenle yerine getirir; vasi, kayyım ve yasal danışman görevlerini yaparken kusurlu davranışlarıyla verdikleri zarardan sorumludur (TMK 466-467). Devlet, vesayet dairelerinde görevli olanların hukuka aykırı olarak sebep oldukları zararlardan doğrudan, vasi, kayyım ve yasal danışmana ödetilemeyen zararlardan ise ikincil olarak sorumludur ve ödediği tazminat için kusurlulara rücu eder (TMK 468). Bu davalar vesayet dairelerinin bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesinde görülür (TMK 469). Yargıtay'a göre vasi atanmadan önceki döneme ait zararlardan vasi sorumlu tutulamaz; izinsiz satışın bedeli kısıtlının borçlarına ve ailesinin geçimine harcanmış ve vesayet makamına bildirilmişse tazminata hükmedilmez; vesayet dairelerinin kusuru ispatlanmadıkça Devlet vasiyle birlikte sorumlu tutulamaz; vasi atanmaması nedeniyle Devlete karşı açılan dava da asliye hukuk mahkemesinde görülür.
Bu sayfada neler var? (9 bölüm)
- TMK 466 madde metni
- Değişiklik geçmişi
- Vasi Kısıtlıyı Zarara Uğratırsa: Özen Yükümü ve Kusur Sorumluluğu (TMK 466-467)
- Devlet Ne Zaman Sorumlu? Doğrudan ve İkincil Sorumluluk, Rücu (TMK 468)
- Tazminat Davası Hangi Mahkemede Açılır? Görev, Yetki ve Zamanaşımı (TMK 469, 492)
- TMK 466 Yargıtay kararları
- TMK 466 ile ilgili maddeler
- Uygulamada dikkat edilecekler
- Sıkça sorulan sorular
Temel kavramlar
- Özen yükümü
- Vesayet organlarının ve vesayet işleriyle görevli diğer kişilerin iyi bir yönetimin gerektirdiği özeni gösterme yükümlülüğü (TMK 466).
- Kusur sorumluluğu
- Vasinin, kayyımın ve yasal danışmanın görevlerini yaparken kusurlu davranışlarıyla verdikleri zarardan sorumlu olması (TMK 467).
- Devletin doğrudan sorumluluğu
- Vesayet dairelerinde görevli olanların hukuka aykırı olarak sebep oldukları zararlardan Devletin sorumlu olması (TMK 468/1).
- Devletin ikincil sorumluluğu
- Vasi, kayyım ve yasal danışmana tazmin ettirilemeyen zararlardan Devletin sorumlu olması (TMK 468/1).
- Rücu
- Zararı ödeyen Devletin zararın doğmasında kusurlu olanlara başvurması; kusurlular Devlete karşı müteselsilen sorumludur (TMK 468/2-3).
Bir bakışta TMK 466
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Özen | Vesayet organları ve vesayet işleriyle görevli kişiler iyi bir yönetimin gerektirdiği özeni gösterir. | TMK m. 466 |
| Vasinin sorumluluğu | Vasi görevini yaparken kusurlu davranışıyla verdiği zarardan sorumludur; kayyım ve yasal danışman da öyle. | TMK m. 467 |
| Şartlar | Vasilik dönemine ait kusurlu davranış, zarar ve illiyet bağı ispatlanmalıdır. | 18. HD 07.01.2014 |
| Önceki dönem | Vasi atanmadan önceki işlemlerden doğan zarardan vasi sorumlu değildir. | 18. HD 07.01.2014; 2. HD 25.12.2023 |
| İzinsiz satış | Bedel kısıtlının borçlarına ve ailesinin geçimine harcanmış ve satış vesayet makamına bildirilmişse tazminat yoktur. | 8. HD 31.05.2021 |
| Rayicin altında satış | Vasi, vesayet makamının belirlediği alt sınırla yetinmeyip rayiç bedeli gözetmelidir; aksi kusurdur. | 18. HD 17.01.2013 |
| Devletin doğrudan sorumluluğu | Vesayet dairelerinde görevli olanların hukuka aykırı davranışlarından Devlet doğrudan sorumludur. | TMK m. 468/1 |
| Devletin ikincil sorumluluğu | Vasiye ödetilemeyen zararlardan Devlet sorumludur; vesayet dairelerinin kusuru ispatlanmadıkça Devlet vasiyle birlikte sorumlu tutulmaz. | TMK m. 468/1; 18. HD 17.01.2013 |
| Rücu | Ödeyen Devlet kusurlulara rücu eder; kusurlular müteselsilen sorumludur. | TMK m. 468/2-3 |
| Görevli mahkeme | Vesayetle ilgili tazminat ve rücu davaları vesayet dairelerinin bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde görülür. | TMK m. 469; 17. HD 18.12.2013 |
| Vasi atanmaması | Vasi atanmaması nedeniyle Devlete karşı açılan dava TMK 468 kapsamında asliye hukukta görülür; Yargıtay ilk derece değildir. | 18. HD 18.03.2013 |
| Zamanaşımı | Vasiye karşı dava kesin hesabın tebliğinden itibaren bir yıl; ikincil sorumlulukta Devlete karşı dava tazmin ettirilemeyeceğinin anlaşılmasından itibaren bir yıl. | TMK m. 492 |
TMK 466 madde metni
İkinci Kitap: Aile Hukuku › Üçüncü Kısım: Vesayet › İkinci Bölüm: Vesayetin Yürütülmesi · Dördüncü Ayırım: Vesayet Organlarının Sorumluluğu (466 özen yükümü · 467 vasinin sorumluluğu · 468 Devletin sorumluluğu · 469 görev ve yetki)
Vesayet organlarının sorumluluğu: özen yükümü, vasinin sorumluluğu, Devletin sorumluluğu, görev ve yetki (m. 466-469) — Madde 466
- Vesayet organları ve vesayet işleriyle görevlendirilmiş olan diğer kişiler, bu görevlerini yerine getirirlerken iyi bir yönetimin gerektirdiği özeni göstermekle yükümlüdürler.
Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Kaynak | Değişiklik |
|---|---|---|
| 22.11.2001 | 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002) | TMK 466-469 bu tarihte yürürlüğe girmiş ve o tarihten bu yana değiştirilmemiştir. |
Vasi Kısıtlıyı Zarara Uğratırsa: Özen Yükümü ve Kusur Sorumluluğu (TMK 466-467)
Kayyım ve yasal danışmanlar hakkında da aynı hüküm uygulanır.
Sorumluluğun şartları. Vasinin tazminat sorumluluğu için vasilik döneminde kusurlu bir davranış, bu davranıştan doğan bir zarar ve aradaki illiyet bağı gerekir. Defter tutmayan, hesap vermeyen ve tahsil ettiği parayı kısıtlının hesabına yatırmayan vasi zarardan ve faiz kaybından sorumlu tutulmuştur (Yargıtay 18. HD, 10.02.2014, E. 2013/14848, K. 2014/1786; ayrıntı için TMK 438-444 şerhi).
Vasi atanmadan önceki dönem. Yargıtay, kısıtlının kısıtlanmadan önce yaptığı sözleşmelerden kaynaklanan durum nedeniyle vasiyi tazminata mahkûm eden kararı, vasilik döneminde kısıtlının zararına bir eylem veya eylemsizliğin ispatlanmadığını ve vasi atanmadan önceki döneme ilişkin zarardan vasinin sorumlu tutulamayacağını belirterek bozmuştur (Yargıtay 18. HD, 07.01.2014, E. 2013/11987, K. 2014/7). Bir başka dosyada bölge adliye mahkemesi, vasinin atanmadan önce doğan borçlardan sorumlu olmadığı, işlemlerin vesayet ve denetim makamının kontrolünde yapıldığı ve zararın vasinin eylemlerinden kaynaklanmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, karar Yargıtay'ca onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 25.12.2023, E. 2022/7890, K. 2023/6502).
İzinsiz satış her zaman tazminat doğurmaz. Yargıtay, hükümlü kısıtlının eşi olan eski vasinin kısıtlıya ait hayvanları izin almadan satması nedeniyle açılan davada, satış bedelinin kısıtlının cezaevine girmeden önceki borçlarına, hayvanların bakımına ve ailenin geçimine harcandığını, satışın vesayet makamına bildirildiğini ve vasinin görevden alınmadığı gibi hesap vermekten ve defter tutmaktan muaf tutulduğunu belirterek tazminat kararını bozmuştur (Yargıtay 8. HD, 31.05.2021, E. 2019/2830, K. 2021/4520). İzin gerektiren işlemler için TMK 461-465 şerhine bakınız.
Rayiç bedelin altında satış. Vesayet makamı taşınmazın bilirkişi değerinin altında satılmamasına izin vermişse bu, vasinin rayiç bedelle satış yapmasına engel değildir; iyi bir yönetici gibi davranma yükümlülüğü rayiç bedeli gözetmeyi gerektirir. Yargıtay bu durumda zararın vasinin kusurundan doğduğunu kabul etmiştir (Yargıtay 18. HD, 17.01.2013, E. 2012/8739, K. 2013/484).
Devlet Ne Zaman Sorumlu? Doğrudan ve İkincil Sorumluluk, Rücu (TMK 468)
Zararı tazmin eden Devlet, zararın meydana gelmesinde kusurlu olanlara rücu eder.
Zararın doğmasına kusurları ile sebep olanlar, rücu hakkını kullanan Devlete karşı müteselsilen sorumludurlar.
İki ayrı sorumluluk. Birincisi, sulh hukuk ve asliye hukuk mahkemelerinde vesayet işlerini yürüten görevlilerin hukuka aykırı davranışlarından doğan zararlardan Devletin doğrudan sorumluluğudur. İkincisi, zararın asıl sorumlusu vasi, kayyım veya yasal danışman olduğu hâlde onlara ödetilemeyen kısmından Devletin sorumluluğudur. Devlet ödediği tazminat için kusurlulara rücu eder.
Vesayet dairelerinin kusuru ispatlanmalıdır. Yargıtay, vasinin taşınmazları rayiç bedelin altında satmasından doğan zararda vesayet dairelerinin bir kusurunun ispatlanmadığını, zararın vasinin kusurlu eylemlerinden doğduğunu belirterek Hazinenin vasiyle birlikte sorumlu tutulmasını doğru bulmamıştır (Yargıtay 18. HD, 17.01.2013, E. 2012/8739, K. 2013/484). Devletin ikincil sorumluluğu için zararın vasiye ödetilemeyeceğinin anlaşılması gerekir; bu durumda Devlete karşı dava bu hususun anlaşılmasından itibaren bir yıl içinde açılmalıdır (TMK 492/2).
Tazminat Davası Hangi Mahkemede Açılır? Görev, Yetki ve Zamanaşımı (TMK 469, 492)
Vesayetle ilgili tazminat ve diğer rücu davaları vesayet dairelerinin bulunduğu yer asliye mahkemesinde görülür.
Asliye hukuk mahkemesi. Vasiye, kayyıma veya Devlete karşı vesayetle ilgili tazminat davası vesayet dairelerinin bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesinde açılır. Yargıtay, hâkimlerin yargısal faaliyetleri nedeniyle Devlete karşı açılan davalara ilişkin genel düzenleme karşısında TMK 468'in vesayet işlerindeki Devlet sorumluluğunu düzenleyen özel hüküm olduğunu belirtmiş; hükümlüye vasi atanmaması nedeniyle açılan tazminat davasında görevli mahkemenin Yargıtay'ın ilgili dairesi değil, vesayet dairelerinin bulunduğu yer asliye mahkemesi olduğuna karar vermiştir (Yargıtay 18. HD, 18.03.2013, E. 2012/15491, K. 2013/3965). Vesayet dairelerinde görevli olanların hukuka aykırı davranışlarından doğan zararların Devletten istenmesine ilişkin davada da yargı yeri olarak asliye hukuk mahkemesi belirlenmiştir (Yargıtay 17. HD, 18.12.2013, E. 2013/19313, K. 2013/17950; ayrıca Yargıtay 4. HD, 01.07.2015, E. 2015/8178, K. 2015/8920).
Zamanaşımı. Sorumlu vasi ve kayyıma karşı tazminat davası kesin hesabın tebliğinden itibaren bir yıl; vasiye ödetilemeyen zararlar için Devlete karşı dava, zararın ödetilemeyeceğinin anlaşılmasından itibaren bir yıl içinde açılır. Vesayet dairelerinde görevli olanların sebep olduğu zararlar için Devlete karşı davaların zamanaşımı genel hükümlere tabidir (TMK 492). Olağanüstü zamanaşımı ve kesin hesap için TMK 454-457 ve TMK 489-494 şerhlerine bakınız.
TMK 466 Yargıtay kararları
Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 5 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve konularına göre gruplandı. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.
Karar seçimi hakkında
Sayfaya 5 Yargıtay kararı kart olarak alınmıştır: vasinin sorumluluğunun şartları (8. Hukuk Dairesi 2021; 18. Hukuk Dairesi 2014), rayiç bedelin altında satış ve Devletin sorumluluğu (18. Hukuk Dairesi 2013) ve görevli mahkeme (18. Hukuk Dairesi 2013; 17. Hukuk Dairesi 2013). Kararların tamamı tam metinden okunmuş ve OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. ATIF NOTLARI: Devlet aleyhine tazminat davasında görevli yere ilişkin oy çokluklu bir Hukuk Genel Kurulu kararı kullanılmamıştır. 2. Hukuk Dairesi 2023 kararı bir onama kararı olup aktarılan gerekçe bölge adliye mahkemesine aittir. Kişi, yer, kurum bilgileri ve tutarlar aktarılmamıştır.
Vasinin sorumluluğu
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Eski vasinin kısıtlıya ait hayvanları izinsiz satması, satış bedelinin kısıtlının borçlarına, hayvanların bakımına ve ailenin geçimine harcandığı ve satışın vesayet makamına bildirildiği durumda tazminat sorumluluğu doğurmaz
Olay: Özgürlüğü bağlayıcı ceza nedeniyle kısıtlanan kişiye eşi vasi atanmıştır. Vasi, evlilik birliği içinde edinilen ve kısıtlıya ait hayvanların bir kısmını izin almadan satmıştır. Yeni vasi, eski vasi aleyhine tazminat davası açmış; mahkeme bozmadan sonra davayı kabul etmiştir.
Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, aileyi geçindirme yükümlülüğü bulunan kısıtlının cezaevine girmesiyle hem kısıtlının hem ailenin idaresinin vasiye kaldığını, hayvanların satış bedelinin kısıtlının cezaevine girmeden önceki borçlarının ödenmesine, hayvanların bakımına ve ailenin geçimine harcandığını belirtmiştir. Satışın vasinin talebiyle açılan celsede vesayet makamına bildirildiğini, vasinin görevden alınmadığı gibi hesap vermekten ve defter tutmaktan muaf tutulduğunu açıklayarak davanın reddi gerektiğine karar vermiş ve hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
“Kaldı ki, bir kısım keçinin satıldığı hususunun davalının talebi üzerine açılan 14.01.2013 tarihli celsede vesayet makamına bildirildiği; vasilik görevinden azledilmediği gibi vesayet makamınca aynı celse davalının hesap vermekten ve defter tutmaktan muaf tutulmasına karar verildiği anlaşıldığına göre,”
Ne anlama geliyor?
Vasi olarak yaptığınız bir satışı ve bedelin nereye harcandığını vesayet makamına bildirmek ve belgelemek sonradan açılabilecek tazminat davasında sizi korur.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi, yer bilgileri ve tutarlar aktarılmamıştır.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi
Vasi, atanmadan önceki döneme ait işlemlerden doğan zarardan sorumlu tutulamaz; vasilik döneminde kısıtlının zararına bir eylem veya eylemsizlik ispatlanmadıkça tazminata hükmedilemez
Olay: Akıl hastalığı nedeniyle kısıtlanan kişi, kısıtlanmadan önce kat karşılığı inşaat ve satış vaadi sözleşmeleri yapmıştır. Kısıtlının ölümünden sonra mirasçıları, vasinin görevini gereği gibi yapmadığını ve taşınmazları kendi üzerine aldığını ileri sürerek tazminat istemiş; mahkeme vasinin atanmadan önceki döneme ait işlemlerden sorumlu olduğunu kabul ederek davayı kabul etmiştir.
Karar: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, TMK 466-468'i aktarmıştır. Vasilik süresi içinde kısıtlıya ait bir taşınmazın satıldığının veya malvarlığında kısıtlının zararına bir değişiklik olduğunun ispatlanamadığını, vasi atanmadan önceki döneme ilişkin zarar nedeniyle vasiye tazminat yükletilemeyeceğini belirtmiştir. Vasinin sorumluluğunun koşulları oluşmadığından davanın reddi gerekirken kabulünü doğru bulmayarak hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
“Somut olayda davalı vasinin, vasilik yaptığı dönem içerisinde kısıtlının zararına bir eylemi (yahut eylemsizliği) nedeniyle bir zararın doğması söz konusu olmadığı gibi vasi atanmadan önceki döneme ilişkin olarak zarar oluştuğundan bahisle tazminata hükmetmekte mümkün değildir.”
Ne anlama geliyor?
Vasiye karşı tazminat davası açacaksanız zararın vasinin görev yaptığı dönemde ve onun kusurlu bir davranışıyla doğduğunu ispatlamanız gerekir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kararda kısıtlamanın 743 sayılı eski Medeni Kanun döneminde verildiği belirtilmektedir. Kişi, yer ve taşınmaz bilgileri aktarılmamıştır.
Devletin sorumluluğu
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi
Vasi, vesayet makamının belirlediği alt sınırla yetinmeyip rayiç bedeli gözetmelidir; rayiç bedelin altında satıştan doğan zarar vasinin kusurundandır ve vesayet dairelerinin kusuru ispatlanmadıkça Hazine vasiyle birlikte sorumlu tutulamaz
Olay: Kısıtlının mirasçıları, eski vasinin görevini kötüye kullandığını ve kısıtlının taşınmazlarının satışına neden olduğunu ileri sürerek eski vasi ve Hazineden maddi ve manevi tazminat istemiştir. Taşınmazlar vesayet makamının bilirkişi değerinin altında olmamak üzere verdiği satış yetkisine dayanılarak, kararda gösterilen bedellerle satılmıştır. Mahkeme davayı kısmen kabul ederek Hazineyi de vasiyle birlikte sorumlu tutmuştur.
Karar: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, TMK 466-468'i aktarmıştır. Vesayet makamının bilirkişi değerinin altında olmamak üzere satış yetkisi vermesinin vasinin rayiç bedel üzerinden satış yapmasına engel olmadığını, aksine iyi bir yönetici ve özen sorumluluğunun bunu gerektirdiğini belirtmiştir. Vesayet dairelerinin zarardan dolayı bir kusurunun bulunmadığını ve bu kusurun ispatlanmadığını, zarara vasinin kusurlu eylemleriyle sebep olunduğunu açıklayarak Hazine hakkındaki davanın vesayet dairelerinin sorumluluğu yönünden reddi gerekirken Hazinenin vasiyle birlikte sorumlu tutulmasını doğru bulmamış ve hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
“vasinin kusurlu eylemleri ile zarara sebebiyet verdiği ve vesayet dairelerinin kusuru ispat edilmediği böylece Devletin sorumluluğu yönünden dava subut bulmadığından”
Ne anlama geliyor?
Devleti sorumlu tutmak için sulh veya asliye hukuk mahkemesinin kusurunu ispatlamanız gerekir; aksi hâlde Devlet yalnız vasiden tahsil edilemeyen kısım için ikincil olarak sorumlu olur.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi, yer bilgileri ve tutarlar aktarılmamıştır.
Görevli mahkeme
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi
Hükümlüye vasi atanmaması nedeniyle Devlete karşı TMK 466 ve 468'e dayanılarak açılan tazminat davası, vesayet dairelerinin bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde görülür; hâkimlerin yargısal faaliyetine ilişkin genel düzenleme uygulanmaz
Olay: Bir yıldan fazla hapis cezasına mahkûm olan davacı, cezaevinde kaldığı süre içinde kendisine vasi atanmaması nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek Devletten maddi ve manevi tazminat istemiş, davasının vasi atama dosyasına bakan hâkimin yargılama faaliyetine ilişkin olmadığını açıkça belirtmiştir. Asliye hukuk mahkemesi, hâkimlerin yargısal faaliyetleri nedeniyle Devlete karşı açılan davaların Yargıtay'ın ilgili dairesinde görüleceği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
Karar: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, TMK 468 ve 469'u aktarmış; hâkimlerin yargısal faaliyetleri nedeniyle Devlet aleyhine açılan davalara ilişkin düzenlemenin genel nitelikte olduğunu, TMK 468'in ise vesayet işlerindeki Devlet sorumluluğunu düzenleyen daha özel bir hüküm olarak öncelikle uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Davacının açıklamaları karşısında görevli mahkemenin vesayet dairelerinin bulunduğu yer asliye mahkemesi olduğunu belirterek görevsizlik kararını oy birliğiyle bozmuştur.
“Türk Medeni Kanunu'nun 468. maddesindeki Devletin sorumluluğuna ilişkin düzenleme vesayet işlerindeki Devletin sorumluluğunu düzenlediğinden daha özel nitelikte bulunduğu için öncelikle uygulanmalıdır.”
Ne anlama geliyor?
Vesayet işlerinde Devletin sorumluluğuna dayanan tazminat davasını vesayet dairelerinin bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesinde açın.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Karar, TMK 407'nin 2024 değişikliğinden önceki döneme aittir. Kişi, yer ve kurum bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi
Vesayet dairelerinde görevli olanların hukuka aykırı olarak sebep oldukları zararların TMK 466 ve 468 uyarınca Devletten istenmesine ilişkin davada yargı yeri, vesayet dairelerinin bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesidir
Olay: Davacılar, vesayet dairelerinde görevli olanların hukuka aykırı davranışlarıyla sebep oldukları zararın Devlet tarafından karşılanmasını istemiştir. Asliye hukuk mahkemesi davanın Yargıtay'ın ilgili dairesinde ilk derece mahkemesi sıfatıyla görüleceğini kabul etmiş, ilgili daire de görevsizlik kararı vermiştir.
Karar: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, TMK 468'deki Devlet sorumluluğunu ve vesayetle ilgili tazminat davalarının vesayet dairelerinin bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesinde görüleceğini öngören TMK 469'u aktarmıştır. Davacıların istemini TMK 466 ve 468'e dayanan bir tazminat istemi olarak nitelendirerek asliye hukuk mahkemesini oy birliğiyle yargı yeri olarak belirlemiştir.
“Somut olayda; davacılar Türk Medeni Kanunu'nun 466. ve 468. maddeleri gereğince vesayet dairelerinde görevli olanların hukuka aykırı olarak sebebiyet verdikleri zararların Devlet tarafından karşılanmasını talep ettiği anlaşılmakla,”
Ne anlama geliyor?
Sulh veya asliye hukuk mahkemesinin vesayet işlerindeki hukuka aykırı bir davranışı nedeniyle zarara uğradıysanız davayı asliye hukuk mahkemesinde Devlete karşı açın.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Aynı konuda oy çokluklu bir Hukuk Genel Kurulu kararı bulunduğundan o karar kullanılmamıştır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 466 ile ilgili maddeler
- TMK m. 489 — Vesayetin sona ermesinin sonuçları: kesin hesap, ibra, vasiye karşı tazminat davasında zamanaşımı ve imtiyazlı alacak (TMK 489-494)
- TMK m. 479 — Vasilik görevinin sona ermesi: vasinin ölümü, süre, vasi değiştirme (görevden alma) ve itiraz (TMK 479-488)
- TMK m. 470 — Vesayetin sona ermesi: erginlik, tahliye, kısıtlılığın, kayyımlığın ve yasal danışmanlığın kaldırılması (TMK 470-478)
- TMK m. 438 — Vasinin görevleri: malvarlığı defteri, paranın yatırılması, kısıtlının taşınmazının satışı ve pazarlık (TMK 438-444)
- TMK m. 454 — Vasinin hesap yükümlülüğü, serbest mallar, vasilik süresi ve vasi ücreti (TMK 454-457)
- TMK m. 461 — İzin gereken işlemler: sulh hukuk ve asliye hukuk izni, dava izni, kısıtlı adına mirasın reddi, evlat edinme (TMK 461-465)
- TMK m. 396 — Vesayet organları: vesayet makamı, denetim makamı, vasi ve kayyım (TMK 396-403)
- TMK m. 407 — Özgürlüğü bağlayıcı ceza nedeniyle kısıtlama (TMK 407)
- TMK m. 448 — Vasinin temsil yetkisi: kefalet ve bağış yasağı, kısıtlının kendi işlemleri, bono, boşanma davasında özel yetki (TMK 448-453)
Uygulamada dikkat edilecekler
Pratik notlar
- 1.Vasi olarak yaptığınız her önemli işlemi, özellikle satışları ve harcamaları, vesayet makamına bildirin ve belgelerini saklayın.
- 2.Taşınmaz satarken vesayet makamının belirlediği alt sınırla yetinmeyin; rayiç bedeli araştırın ve mümkün olan en yüksek bedelle satın.
- 3.Vasiye karşı tazminat davası açacaksanız zararın vasilik döneminde, vasinin kusurlu bir davranışıyla doğduğunu gösteren delilleri toplayın.
- 4.Vasiden tahsil edilemeyen zarar için Devlete karşı dava açabilirsiniz; bu dava zararın vasiye ödetilemeyeceğinin anlaşılmasından itibaren bir yıl içinde açılmalıdır.
- 5.Vesayetle ilgili tazminat davalarını vesayet dairelerinin bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesinde açın.
- 6.Vasinin görevi sona erdiğinde kesin hesabın size tebliğ edildiği tarihi not edin; vasiye karşı tazminat davası bu tarihten itibaren bir yıl içinde açılmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.