4721 sayılı Türk Medeni Kanunu · İkinci Ayırım: Vesayeti Gerektiren Hâller › B. Kısıtlama › III. Özgürlüğü bağlayıcı ceza

TMK Madde 407: Özgürlüğü Bağlayıcı Ceza — Cezaevindeki Hükümlüye Vasi veya Kayyım Atanması

İkinci Kitap: Aile Hukuku › Üçüncü Kısım: Vesayet › Birinci Bölüm: Vesayet Düzeni › İkinci Ayırım: Vesayeti Gerektiren Hâller › B. Kısıtlama › III. Özgürlüğü bağlayıcı ceza

Hazırlayan: Av. Murat Aydar9 yüksek mahkeme kararıYürürlükteki metinGüncelleme: 26.09.2026

Kısa cevap · TMK 407

Kesinleşmiş hapis cezasının infazı için ceza infaz kurumunda bulunan ergin, isteği üzerine kısıtlanır veya kendisine kayyım atanır; toplam beş yıl veya daha fazla hapis cezasının infazı için cezaevinde bulunan kişi ise isteği olmasa da kişiliğinin veya malvarlığının korunması gerekiyorsa kısıtlanabilir (TMK 407). Bu düzen 2024'te getirildi: önceki metin, bir yıl veya daha uzun hapis cezasına mahkûm olan her ergini kendiliğinden kısıtlıyordu ve Anayasa Mahkemesi bu otomatik kısıtlamayı, kişinin gerçekten korunmaya ihtiyacı olup olmadığına bakılmaksızın uygulandığı için iptal etti. Vesayet makamı karar vermeden önce hükümlüyü dinler. Yetkili mahkeme, hükümlünün cezaevine girmeden önceki son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesidir. Hapis hâli hukuka uygun biçimde sona erince vesayet kendiliğinden kalkar (TMK 471); tahliyeden sonra vasiye yapılan tebligat geçersizdir.

Bu sayfada neler var? (13 bölüm)
  1. TMK 407 madde metni
  2. Değişiklik geçmişi
  3. TMK 407 Ne Düzenler? Otomatik Kısıtlamadan İsteğe Bağlı Düzene
  4. Anayasa Mahkemesi Kararı: Hükümlülerin Otomatik Kısıtlanması Neden İptal Edildi?
  5. Hükümlüye Vasi veya Kayyım Atanması İçin Hangi Mahkemeye Başvurulur?
  6. Vesayet Ne Zaman Biter? Tahliye, İnfazın Ertelenmesi ve TMK 471
  7. Hükümlünün İşlemleri, Davaları ve Tebligat; Vasinin Sorumluluğu
  8. TMK 407 Yargıtay kararları
  9. TMK 407 Anayasa Mahkemesi kararları
  10. TMK 407 ile ilgili maddeler
  11. Uygulamada dikkat edilecekler
  12. Konuyla ilgili yazılar
  13. Sıkça sorulan sorular

Temel kavramlar

Hükümlü
Hakkındaki hapis cezası kesinleşmiş ve infazı için ceza infaz kurumunda bulunan kişi; TMK 407 tutuklulara uygulanmaz.
İsteğe bağlı kısıtlama veya kayyım
Hapis cezası ne kadar olursa olsun hükümlünün isteği üzerine kısıtlanması ya da kendisine kayyım atanması (TMK 407/1).
Beş yıl kuralı
Toplam beş yıl veya daha fazla hapis cezasının infazında, istek olmasa da korunma gerekiyorsa kısıtlama yapılabilmesi (TMK 407/2).
Kayyım
Belirli işler veya malvarlığının yönetimi için atanan temsilci; kişinin fiil ehliyetini vasilik kadar sınırlamaz (TMK 403, 426-427).
Hapis hâlinin sona ermesi
Hükümlünün hukuka uygun biçimde cezaevinden çıkması; bu anda vesayet kendiliğinden kalkar (TMK 471/1).
Vesayet makamı
Hükümlünün cezaevine girmeden önceki son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesi (TMK 397, 411).

Bir bakışta TMK 407

KonuKuralDayanak
İsteğe bağlıCezaevindeki hükümlü isteği üzerine kısıtlanır veya kendisine kayyım atanır.TMK m. 407/1
Beş yıl ve üzeriİstek olmasa da kişiliğinin veya malvarlığının korunması gerekiyorsa kısıtlanabilir.TMK m. 407/2
Bildirimİnfazla görevli makam hapis cezasının infazına başlandığını derhâl vesayet makamına bildirir.TMK m. 407/2
DinlemeVesayet makamı karar vermeden önce hükümlüyü dinler.TMK m. 407/3
Eski kuralBir yıl veya daha uzun hapis cezası otomatik kısıtlama sebebiydi; iptal edildi.AYM 22.03.2023, E.2022/105, K.2023/54
YetkiHükümlünün cezaevine girmeden önceki son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesi; cezaevi adresi esas alınmaz.TMK m. 411; 5. HD 23.12.2024; 5. HD 31.03.2026
Sona ermeHapis hâli hukuka uygun biçimde sona erince vesayet kendiliğinden kalkar.TMK m. 471/1; 2. HD 07.10.2024
Cezaevindeyken sona erdirmeBeş yıldan az cezada kişinin istemi, beş yıl ve üzerinde koruma sebebinin kalkması aranır.TMK m. 471/2
Tahliyeden sonra tebligatVasiye yapılan tebligat geçersizdir; tebligat kişinin kendisine yapılır.2. HD 07.10.2024; HGK 22.11.2018
Vasinin vekaletnamesiHapis hâli vesayet kararından önce sona ermişse vasinin verdiği vekalet hüküm ifade etmez.8. HD 25.03.2026
İnfazın ertelenmesiErteleme döneminde hapis hâli geçici olarak kalktığından kısıtlılık da kalkar; işlemler buna göre değerlendirilir.11. HD 21.01.2025
Kambiyo senediVesayet altındaki hükümlü vasinin rızası ve vesayet makamının izni olmadan bono düzenleyemez.TMK m. 16, 462/5; 11. HD 02.07.2025
Hukuki dinlenilmeCezaevinde bulunmak, hükümlüye veya temsilcisine tebligat yapılmadan karar verilmesine imkân vermez.HMK m. 27; 2. HD 25.03.2013
Yabancı hükümlüKısıtlama sebepleri kişinin millî hukukuna tabidir; vasinin davaya katılımı araştırılır.MÖHUK m. 10; 2. HD 20.12.2018

TMK 407 madde metni

Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › Üçüncü Kısım: Vesayet › Birinci Bölüm: Vesayet Düzeni · İkinci Ayırım: Vesayeti Gerektiren Hâller › B. Kısıtlama › III. Özgürlüğü bağlayıcı ceza

Kısıtlama — Özgürlüğü bağlayıcı ceza (hükümlüye vasi veya kayyım) — Madde 407

  1. (1)(Değişik: 2/3/2024-7499/5 md.)Kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği üzerine kısıtlanır veya kendisine kayyım atanır.
  2. (2)(Değişik: 2/3/2024-7499/5 md.)Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği bulunmasa dahi kişiliğinin veya malvarlığının korunması bakımından gerekli görülmesi hâlinde kısıtlanabilir. Cezayı yerine getirmekle görevli makam hapis cezasının infazına başlandığını derhâl vesayet makamına bildirir.
  3. (3)(Değişik: 2/3/2024-7499/5 md.)Vesayet makamı karar vermeden önce hükümlüyü dinler.
  4. (4)(Değişik: 2/3/2024-7499/5 md.)Bu Kanunun kayyımlığa ilişkin hükümleri niteliğine uygun düştüğü ölçüde bu madde için de uygulanır.

Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr. Fıkra numaraları okumayı kolaylaştırmak için eklenmiştir.

Değişiklik geçmişi

TarihKaynakDeğişiklik
22.11.20014721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002)TMK 407 ilk metninde bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûm olan her ergini kısıtlıyor ve infazla görevli makama vesayet makamına bildirim yükümlülüğü yüklüyordu. TMK 471 ise bu vesayetin hapis hâlinin sona ermesiyle kendiliğinden kalkacağını öngörüyordu.
22.03.2023Anayasa Mahkemesi, E.2022/105, K.2023/54 (RG 23.06.2023, S. 32230)Bir sulh hukuk mahkemesinin itirazı üzerine TMK 407'nin birinci fıkrası Anayasa'nın 13., 20. ve 35. maddelerine aykırı bulunarak, uygulama imkânı kalmayan ikinci fıkrası ile TMK 471 de 6216 sayılı Kanunun 43/4 maddesi uyarınca oy birliğiyle iptal edildi. İptal hükümlerinin kararın Resmî Gazete'de yayımından dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildi.
02.03.20247499 sayılı Kanun m. 5 ve 8 (RG 12.03.2024, S. 32487)TMK 407 yeniden düzenlendi: hükümlü isteği üzerine kısıtlanır veya kendisine kayyım atanır; toplam beş yıl veya daha fazla hapis cezasında istek olmasa da korunma gerekiyorsa kısıtlama yapılabilir; vesayet makamı hükümlüyü dinler ve kayyımlık hükümleri kıyasen uygulanır. TMK 471 de vesayetin hapis hâlinin hukuka uygun biçimde sona ermesiyle kalkacağını ve hapis sürerken hangi şartlarla sona erdirilebileceğini düzenleyecek şekilde değiştirildi.
7499 sayılı Kanundan önceki metin (TMK 407 ve 471; Anayasa Mahkemesince iptal edildi)

Madde 407 — Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûm olan her ergin kısıtlanır. Cezayı yerine getirmekle görevli makam, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine vasi atanmak üzere hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür. Madde 471 — Özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûmiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayet, hapis hâlinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.

TMK 407 Ne Düzenler? Otomatik Kısıtlamadan İsteğe Bağlı Düzene

Uygulamada "cezaevinde vasi" diye bilinen kurum, hapis cezası infaz edilen kişinin dışarıdaki işlerinin ve malvarlığının korunmasına yöneliktir. Kanunun bugünkü metni şöyledir:

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 407 — (Değişik: 2/3/2024-7499/5 md.) Kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği üzerine kısıtlanır veya kendisine kayyım atanır.
Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği bulunmasa dahi kişiliğinin veya malvarlığının korunması bakımından gerekli görülmesi hâlinde kısıtlanabilir. Cezayı yerine getirmekle görevli makam hapis cezasının infazına başlandığını derhâl vesayet makamına bildirir.
Vesayet makamı karar vermeden önce hükümlüyü dinler.
Bu Kanunun kayyımlığa ilişkin hükümleri niteliğine uygun düştüğü ölçüde bu madde için de uygulanır.

Eski düzen. 2024'e kadar yürürlükte olan metne göre bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûm olan her ergin kısıtlanır, infaz kurumu durumu vasi atanmak üzere vesayet makamına bildirirdi. Mahkemenin hükümlünün kendi işlerini görüp göremediğini araştırma imkânı yoktu; kısıtlama cezanın süresine bağlı olarak kendiliğinden gerçekleşirdi.

Bugünkü düzen. Kural artık istektir: hükümlü isterse kısıtlanır veya kendisine kayyım atanır. Kişinin isteği dışında kısıtlama ancak toplam beş yıl veya daha fazla hapis cezasının infazı söz konusuysa ve kişiliğin ya da malvarlığının korunması bunu gerektiriyorsa mümkündür. Her iki hâlde de vesayet makamı karar vermeden önce hükümlüyü dinlemek zorundadır. Madde yalnız kesinleşmiş hapis cezasının infazı için ceza infaz kurumunda bulunan ergini kapsar; tutukluluk bu hükmün kapsamında değildir. Tutuklu kişinin acil bir işini göremediği durumlarda temsil kayyımı atanması gündeme gelebilir (TMK 426/1).

Kısıtlamanın sonucu. Kısıtlanan hükümlü ayırt etme gücüne sahip olduğundan sınırlı ehliyetsizdir: vasisinin rızası olmadan kendi işlemleriyle borç altına giremez, karşılıksız kazanmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada ise rıza gerekmez (TMK 16). Kayyım atanması ise kişinin fiil ehliyetini vasilik kadar sınırlamaz; kayyım belirli işleri görür veya malvarlığını yönetir. Kısıtlamanın diğer sebepleri için TMK 405 ve TMK 406 şerhlerine bakabilirsiniz.

Anayasa Mahkemesi Kararı: Hükümlülerin Otomatik Kısıtlanması Neden İptal Edildi?

Bir sulh hukuk mahkemesi, hükümlüye vasi atanması istemiyle açılan davada TMK 407 ve 471'in Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına vararak Anayasa Mahkemesine başvurdu. Anayasa Mahkemesi 22.03.2023'te kuralı özel hayata saygı hakkı (AY 20) ve mülkiyet hakkı (AY 35) yönünden incelemiş ve oy birliğiyle iptal etmiştir (AYM, E.2022/105, K.2023/54, 22.03.2023).

Gerekçenin özü. Mahkeme, hükümlünün kişisel gözetimi ve cezası süresince malvarlığının korunması amacının meşru olduğunu kabul etmiştir. Ancak bir yıl veya daha uzun hapis cezasına mahkûm olan kişilerin ayırt etme gücüne sahip ve vasi atanmaksızın işlerini yürütebilecek durumda olduklarını; kuralın hükümlünün gerçekten korunmaya ihtiyacı olup olmadığının araştırılmasına imkân vermediğini ve yasal danışmanlık veya kayyımlık gibi daha hafif araçlara yer bırakmadığını vurgulamıştır. Bu nedenle zorunlu vasi atanmasının gerekli olmadığı ve sınırlamanın ölçüsüz olduğu sonucuna varmıştır.

Yürürlük. İptal kararı Resmî Gazete'de 23.06.2023'te yayımlanmış ve iptallerin dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Kanun koyucu bu süre içinde, 12.03.2024'te yayımlanan 7499 sayılı Kanunla TMK 407 ve 471'i yeniden düzenlemiştir.

Eski döneme ilişkin kararlar. 2024 öncesinde verilmiş kısıtlama kararlarıyla ilgili uyuşmazlıklar bugün de görülmektedir. Bu dosyalarda kısıtlamanın hangi tarihte başlayıp hangi tarihte sona erdiği, ilan edilip edilmediği ve kişinin işlemleri bu tarihlere göre değerlendirilir.

Hükümlüye Vasi veya Kayyım Atanması İçin Hangi Mahkemeye Başvurulur?

Görev. Vesayet makamı sulh hukuk mahkemesidir (TMK 397). Hükümlünün kısıtlanması veya kendisine kayyım atanması istemi de sulh hukuk mahkemesinde görülür.

Yetki: cezaevi adresi değil, önceki yerleşim yeri. Vesayet işlerinde yetki, kişinin yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir (TMK 411); yerleşim yeri ise kişinin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir (TMK 19). Yargı yeri belirlemeye bakan Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, hükümlünün nüfus kaydında cezaevinin adresi görünse bile, infaz kurumunca alınan beyana göre hükümlünün cezaevine girmeden önceki son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesini yetkili saymaktadır. Daire bunu 2024'te yeni TMK 407'ye göre kayyım atanması istemi için (Yargıtay 5. HD, 23.12.2024, E. 2024/6163, K. 2024/10388), 2025 ve 2026'da ise vasi atanması istemleri için tekrarlamıştır (Yargıtay 5. HD, 22.05.2025, E. 2025/5414, K. 2025/8254; Yargıtay 5. HD, 31.03.2026, E. 2026/3432, K. 2026/5466).

Uygulama. Başvuruyu infaz kurumu aracılığıyla hükümlünün kendisi yapabileceği gibi, infazla görevli makamın bildirimi de vesayet makamını harekete geçirir. Hükümlünün cezaevine girmeden önceki adresini gösteren belge veya beyanın dilekçeye eklenmesi, yetkisizlik kararlarıyla zaman kaybedilmesini önler.

Vesayet Ne Zaman Biter? Tahliye, İnfazın Ertelenmesi ve TMK 471

Hükümlüler üzerindeki vesayetin sona ermesini TMK 471 düzenler:

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 471 — (Değişik: 2/3/2024-7499/8 md.) Özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûmiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayet, hapis hâlinin hukuka uygun bir şekilde sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.
Hapis hâlinin devamı süresince aşağıdaki şartların varlığı hâlinde vesayet sona erdirilebilir:
1. Toplam beş yıldan az olan hapis cezasının infazına bağlı olarak verilen kısıtlama kararları bakımından kişinin isteminin bulunması,
2. Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazına bağlı olarak verilen kısıtlama kararları bakımından kişinin talebi üzerine kişiliğinin veya malvarlığının korunması sebebinin ortadan kalkması.

Tahliyeyle kendiliğinden biter. Hapis hâli sona erince ayrıca bir mahkeme kararına gerek kalmadan vesayet kalkar ve kişi fiil ehliyetini yeniden kazanır. Bunun en önemli sonucu tebligatta görülür: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, tahliye edilen kişinin vasisine yapılan bölge adliye mahkemesi kararı tebliğini geçersiz saymış ve kararın kişinin kendisine tebliğ edilmesi için dosyayı geri çevirmiştir (Yargıtay 2. HD, 07.10.2024, E. 2024/133, K. 2024/6900; aynı yönde Yargıtay 8. HD, 04.07.2024, E. 2021/3745, K. 2024/4542 ve Yargıtay 2. HD, 31.05.2021, E. 2021/1927, K. 2021/4163). Hukuk Genel Kurulu da hükümlü davalının tahliye olup olmadığının araştırılmasını, tahliye olmuşsa tebligatların kişinin kendisine yapılmasını istemiştir (Yargıtay HGK, 22.11.2018, E. 2018/63, K. 2018/1760).

Vesayet kararı tahliyeden sonra verilmişse. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026'da, kişinin hapis hâlinin vesayet kararından önce sona erdiği bir dosyada vasinin avukata verdiği vekaletin hüküm ifade etmeyeceğini, kişinin kendisinin verdiği vekaletle takip edilen istinaf başvurusunun incelenmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, 25.03.2026, E. 2026/70, K. 2026/1989).

İnfazın ertelenmesi. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, eski 407'ye göre kısıtlanan bir şirket yetkilisi hakkında infazın ertelendiği dönemde hapis hâli geçici olarak ortadan kalktığından kısıtlılığın da kalktığını tespit eden mahkeme kararını aktarmış; kısıtlılığın süresinin ve ilan edilip edilmediğinin belirlenerek kişinin katıldığı işlemlerin buna göre değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 11. HD, 21.01.2025, E. 2024/1176, K. 2025/305).

Cezaevindeyken sona erdirme. Yeni metin, hapis sürerken de vesayetin sona erdirilmesine imkân verir: beş yıldan az cezalarda kişinin istemi yeterlidir; beş yıl ve üzerindeki cezalarda ise kişinin talebi ve kişiliğinin veya malvarlığının korunması sebebinin ortadan kalkmış olması aranır (TMK 471/2).

Hükümlünün İşlemleri, Davaları ve Tebligat; Vasinin Sorumluluğu

Kısıtlı hükümlünün işlemleri. Vesayet altındaki hükümlü vasinin rızası olmadan borç altına giremez (TMK 16); vasi de bazı işlemler için vesayet makamının iznini almak zorundadır (TMK 462). Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, vesayet altına alındıktan sonra düzenlenen ve lehtarı kişinin vasisi olan bono nedeniyle açılan menfi tespit davasında fiil ehliyetinin kamu düzenine ilişkin olduğunu ve re'sen gözetileceğini, kambiyo taahhüdünün ayrıca vesayet makamının iznine bağlı olduğunu (TMK 462/5) belirterek borçlu olunmadığı sonucunu bu gerekçeyle düzeltip onamıştır (Yargıtay 11. HD, 02.07.2025, E. 2025/188, K. 2025/4757). Şirket yöneticisi olan kişinin kısıtlanması ise ticaret hukuku bakımından da sonuç doğurur; kısıtlanan yönetim kurulu üyesinin üyeliği kendiliğinden sona erer (TTK 363/2) ve bu kişinin katıldığı işlemlerin geçerliliği kısıtlılık süresine ve ilana göre incelenir (Yargıtay 11. HD, 21.01.2025, E. 2024/1176, K. 2025/305).

Tebligat ve hukuki dinlenilme. Cezaevinde bulunmak, kişiye veya yasal temsilcisine usulüne uygun tebligat yapılmadan karar verilmesine imkân vermez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, cezaevinde olduğu bilinen davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmeden ve vasi atanması sağlanmadan yokluğunda boşanma kararı verilmesini hukuki dinlenilme hakkının ihlali sayarak bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 25.03.2013, E. 2012/22094, K. 2013/8105). Yabancı bir hükümlü söz konusuysa vesayet veya kısıtlılık kararının sebepleri kişinin millî hukukuna tabidir (MÖHUK 10); mahkeme vasinin bulunup bulunmadığını ve davaya katılımını araştırmalıdır (Yargıtay 2. HD, 20.12.2018, E. 2017/469, K. 2018/15030).

Vasinin sorumluluğu. Vasi, vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki işlemlerinde temsil eder (TMK 448); temsil ettiği işlemlerden doğan borçlar kısıtlıya aittir. Vasi, kısıtlının borçlarından kendi malvarlığıyla sorumlu tutulmaz; ancak iyi bir yönetimin gerektirdiği özeni göstermek zorundadır ve görevini yerine getirirken kusurlu davranışıyla kısıtlıya verdiği zarardan sorumludur (TMK 466, 467). Vesayet altındaki kişi adına kefil olmak, vakıf kurmak ve önemli bağışlarda bulunmak ise yasaktır (TMK 449).

TCK 53 ile karıştırılmamalı. Kasten işlenen suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak kişi, infaz tamamlanıncaya kadar velayet hakkından ve vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun kalır (TCK 53/1-c, 53/2). Hapis cezası ertelenen, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri bakımından bu yoksunluk uygulanmaz (TCK 53/3). Bu yoksunluk, hükümlünün kendisinin TMK 407'ye göre kısıtlanmasından ayrı bir sonuçtur.

TMK 407 Yargıtay kararları

Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 8 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve konularına göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları bulundukları grubun başında yer alır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.

Karar seçimi hakkında

Sayfaya 8 Yargıtay ve 1 Anayasa Mahkemesi kararı kart olarak alınmıştır: yetkili mahkeme (5. Hukuk Dairesi 2024), vesayetin sona ermesi (2. Hukuk Dairesi 2024, 8. Hukuk Dairesi 2026, Hukuk Genel Kurulu 2018) ve hükümlünün işlemleri (11. Hukuk Dairesinin 2025 tarihli iki kararı, 2. Hukuk Dairesinin 2013 ve 2018 tarihli kararları). Kararların tamamı tam metinden okunmuş ve OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. ATIF NOTLARI: Kartların bir kısmı 2024 öncesi otomatik kısıtlama dönemine aittir; kartlarda bu belirtilmiştir. Oy çokluğuyla verilen Hukuk Genel Kurulu kararları ile siyasi nitelikli suç bağlamı taşıyan başvurular kullanılmamıştır. Kişi, yer, kurum ve suç bilgileri aktarılmamıştır.

Yetkili mahkeme

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi

Hükümlüye TMK 407 uyarınca kayyım atanması isteminde yetkili mahkeme, nüfus kaydındaki cezaevi adresi değil, hükümlünün cezaevine girmeden önceki son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesidir

Olay: Hükümlüye kayyım atanması istemi üç ayrı sulh hukuk mahkemesi arasında dolaşmıştır: biri nüfus kaydındaki adresin cezaevi adresi olduğunu, diğerleri infaz kurumundan gelen yazılara göre hükümlünün cezaevine girmeden önceki adresinin başka yerde olduğunu belirterek yetkisizlik kararı vermiştir.

Karar: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, TMK 19'daki yerleşim yeri tanımını ve yeni TMK 407'nin tam metnini aktarmış; infaz kurumunun yazısı ekindeki tutanağa göre hükümlünün cezaevine girmeden önceki son yerleşim yerini belirterek o yerdeki sulh hukuk mahkemesini oy birliğiyle ve kesin olarak yargı yeri olarak belirlemiştir.

“tutanağa göre hükümlünün cezaevine girmeden önceki son yerleşim yeri adresini”

Ne anlama geliyor?

Hükümlü için vasi veya kayyım istemi, cezaevinin değil hükümlünün önceki yerleşim yerinin sulh hukuk mahkemesine yapılır.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve kesin olarak verilmiştir. Aynı yönde: 5. HD 22.05.2025, E. 2025/5414, K. 2025/8254; 5. HD 31.03.2026, E. 2026/3432, K. 2026/5466. Yer ve kurum bilgileri aktarılmamıştır.

Vesayetin sona ermesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Hükümlülük nedeniyle verilen kısıtlama, hapis hâlinin sona ermesiyle kendiliğinden kalkar; tahliyeden sonra vasiye yapılan karar tebliği geçersizdir

Olay: Boşanma davasında davalı hakkında hükümlülük nedeniyle kısıtlama kararı verilmiştir. Davalı daha sonra tahliye edilmiş, ancak bölge adliye mahkemesi kararı vasiye tebliğ edilmiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, davalının tahliye olduğunu ve TMK 407 uyarınca verilen kısıtlılığın hapis hâlinin sona ermesiyle kendiliğinden kalktığını belirterek vasiye yapılan tebliği geçersiz saymış; kararın ve temyiz dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliği için dosyayı oy birliğiyle bölge adliye mahkemesine geri çevirmiştir.

“kısıtlılık halinin hükümlünün hapis halinin sona ermesi ile kendiliğinden ortadan kalkacağı anlaşılmakla”

Ne anlama geliyor?

Tahliye edilen kişiye ait kararlar artık vasiye değil, kişinin kendisine tebliğ edilir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiş bir geri çevirme kararıdır. Aynı yönde: 8. HD 04.07.2024, E. 2021/3745, K. 2024/4542; 2. HD 31.05.2021, E. 2021/1927, K. 2021/4163. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Hükümlünün hapis hâli vesayet kararından önce sona ermişse vasinin avukata verdiği vekalet hüküm ifade etmez; kişinin kendi verdiği vekalet ilişkisi sürer ve bu vekilin kanun yolu başvurusu incelenmelidir

Olay: Kadastro tespitine itiraz davasında taraflardan biri, yargılama sırasında hükümlülük nedeniyle vesayet altına alınmış ve vasisi bir avukata vekalet vermiştir. Kişinin hapis hâli ise vesayet kararından önce sona ermiştir. Bölge adliye mahkemesi, kişinin kendi vekilinin yaptığı istinaf başvurusunu bu kişi yönünden incelememiştir.

Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, hapis hâlinin sona ermesi nedeniyle vesayet kararının kalkmış olmasının kişi ile kendi avukatları arasındaki vekalet ilişkisini sona erdirmeyeceğini, vasinin verdiği vekaletin hüküm ifade etmeyeceğini ve bu vekile yapılan tebligatların yetkili avukata yapılmış sayılamayacağını belirterek bölge adliye mahkemesi kararını oy birliğiyle bozmuştur.

“hapis halinin sona ermesi nedeniyle vesayet kararının kalkmış olması”

Ne anlama geliyor?

Tahliyeden sonra verilen vesayet kararına dayanarak vasinin yaptığı işlemler kişiyi bağlamaz.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi, yer ve taşınmaz bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Hükümlülük nedeniyle vasi atanan davalının tahliye olup olmadığı araştırılmalı; hapis hâli sona ermişse kararlar ve dilekçeler kişinin kendisine tebliğ edilmelidir

Olay: Bir işçinin haksız fiilinden doğan tazminat davasında davalılardan biri yargılama sırasında hükümlü olarak cezaevine girmiş ve kendisine babası vasi atanmıştır. Direnme kararının temyizi üzerine Hukuk Genel Kurulu, tebligatların usulüne uygun yapılıp yapılmadığını ön sorun olarak ele almıştır.

Karar: Hukuk Genel Kurulu, TMK 471 uyarınca vesayetin hapis hâlinin sona ermesiyle kendiliğinden kalktığını, bu nedenle davalının hapis hâlinin sona erip ermediğinin araştırılması gerektiğini belirtmiştir. Hapis hâli sona ermiş olan diğer bir davalı yönünden tebligatların kişinin kendisine yapılması gerektiğini, yapılan tebligatların usulüne uygun olmadığını tespit ederek eksikliklerin tamamlanması için dosyayı oy birliğiyle geri çevirmiştir.

“4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 471’inci maddesi uyarınca adı geçen davalının hapis hâli sona erdiğinden tebligatların davalı asile yapılması gerekmekte olup, bu yönde mahkemece yapılan tebligat işlemleri usulüne uygun değildir.”

Ne anlama geliyor?

Mahkeme hükümlü tarafın cezaevinde olup olmadığını kendiliğinden araştırmalıdır.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiş bir geri çevirme kararıdır; eski TMK 471 dönemine aittir. Kişi, kurum ve suç bilgileri aktarılmamıştır.

Hükümlünün işlemleri

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Hükümlülük nedeniyle kısıtlanan şirket yetkilisinin infazının ertelendiği dönemde hapis hâli geçici olarak kalktığından kısıtlılık da kalkar; kısıtlılığın süresi ve ilanı belirlenerek kişinin katıldığı işlemlerin geçerliliği değerlendirilmelidir

Olay: Alacak davasında davalı şirketin yetkilisi eski TMK 407 uyarınca kısıtlanmış, bir süre infazı ertelenmiş ve daha sonra hükümlülüğü sona ermiştir. Mahkeme, sunulan sulh sözleşmesine zımnen onay verildiği kabulüyle davayı kabul etmiştir.

Karar: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, infazın ertelendiği dönemde kısıtlılığın kalktığını tespit eden mahkeme kararını ve TMK 471, 407 ve 410 ile yönetim kurulu üyesinin kısıtlanmasıyla üyeliğinin kendiliğinden sona ereceğini öngören TTK 363/2'yi aktarmıştır. Kısıtlılık hâlinin süresinin ve kararın ilan edilip edilmediğinin tespit edilerek kısıtlının katıldığı işlemlerin geçerliliğinin buna göre değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararı, imzaya ilişkin diğer bozma sebebiyle birlikte oy birliğiyle bozmuştur.

“kısıtlılık halinin süresi, kısıtlılık kararının ilan edilip edilmediğinin tespiti ile kısıtlının katıldığı hukuki işlemlerin sıhhatinin bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğinden”

Ne anlama geliyor?

Hükümlünün işlemleri değerlendirilirken kısıtlılığın hangi tarihler arasında sürdüğü tek tek belirlenir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kısıtlama eski TMK 407 dönemine (2018) aittir. Kişi, şirket ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Hükümlülük nedeniyle vesayet altına alınan kişinin kısıtlama kararından sonra düzenlediği bono, vasinin rızası ve vesayet makamının izni bulunmadığından onu borç altına sokmaz; fiil ehliyeti re'sen gözetilir

Olay: Kişi, icra takibine konu bononun düzenlendiği tarihte cezaevinde bulunduğunu ve imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek menfi tespit istemiştir. Kişi bono tarihinden önce TMK 407 uyarınca vesayet altına alınmıştır ve bononun lehtarı vasisidir. Mahkeme, imza incelemesine dayanarak davayı kabul etmiştir.

Karar: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, hukuki işlemlerde fiil ehliyetinin kamu düzenine ilişkin olduğunu ve re'sen gözetileceğini, kısıtlıların yasal temsilcinin rızası olmadan borç altına giremeyeceğini ve kambiyo taahhüdünün ayrıca vesayet makamının iznine bağlı olduğunu (TMK 14, 16, 407, 462/5) belirtmiştir. Davanın bu nedenle kabulü gerektiğinden, imza raporuna dayanan gerekçeyi düzelterek kararı oy birliğiyle onamıştır.

“Hukuki işlemlerde tarafların fiil ehliyeti kamu düzenine ilişkin olduğundan bu husus mahkemece re'sen gözetilmelidir.”

Ne anlama geliyor?

Vesayet altındaki hükümlünün izinsiz imzaladığı senet, imza kendisine ait olsa bile onu bağlamaz.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir; bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece kararı gerekçesi düzeltilerek onanmıştır. Kısıtlama eski TMK 407 dönemine (2017) aittir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Cezaevinde bulunmak hukuki dinlenilme hakkını ortadan kaldırmaz; hükümlüye veya atanması gereken yasal temsilcisine dava dilekçesi tebliğ edilmeden yokluğunda karar verilemez

Olay: Boşanma davası açıldığında davalı hükümlü olarak cezaevindedir. Mahkeme vasi atanıp atanmadığını sormakla yetinmiş, atanmadığı bildirildiği hâlde davalıya hiçbir tebligat yapmadan yokluğunda boşanmaya karar vermiştir. Davalıya sonradan vasi atanmış ve karar vasi tarafından temyiz edilmiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak hüküm kurulmasının mümkün olmadığını, yasal temsilcisi bulunana temsilcisine, bulunması gerekene ise usulüne uygun temsilci atanması sağlanarak tebligat yapılması gerektiğini belirterek hukuki dinlenilme hakkını ihlal eden kararı oy birliğiyle bozmuştur.

“Davalının, cezaevinde hükümlü olarak bulunması, hukuki dinlenilme hakkı (HMK. m. 27) tanınmadan karar verilmesini gerektirmez.”

Ne anlama geliyor?

Cezaevindeki eşe karşı açılan davada tebligat ve temsil eksikliği kararı bozdurur.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir; eski (otomatik kısıtlama) döneme aittir, hukuki dinlenilme ilkesi bugün de geçerlidir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Yabancı ülkede hükümlü olan yabancı davalının vasisinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı; vasi varsa davaya katılımı sağlanmalı, yoksa kişinin millî hukukuna göre vasi atanması gerekip gerekmediği incelenmelidir

Olay: Boşanma davasında davalı yabancı uyruklu olup kendi ülkesinde hapis cezası nedeniyle cezaevindedir. Dava dilekçesi tebliğ edilmiş, ancak duruşma davetiyeleri tebliğ edilmeden yokluğunda karar verilmiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, vesayet veya kısıtlılık kararı verilmesi sebeplerinin kişinin millî hukukuna tabi olduğunu (MÖHUK 10) ve hukuki dinlenilme hakkını (HMK 27) aktararak davalının hükümlü olup olmadığının, vasisi bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini belirtmiş ve kararı oy birliğiyle bozmuştur.

“O halde davalının hükümlü olup olmadığı, hükümlü ise vasisinin bulunup bulunmadığının araştırılması, vasisinin bulunması halinde davaya vasinin katılımının sağlanması, vasisinin bulunmaması halinde ise davalının milli hukuku çerçevesinde vasi tayin edilmesinin gerekip gerekmediğinin araştırılması gerekir.”

Ne anlama geliyor?

Yabancı hükümlüye karşı açılan davada temsil sorunu kendi hukukuna göre çözülür.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir; eski döneme aittir. Ülke, kişi ve ceza bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 407 Anayasa Mahkemesi kararları

Anayasa Mahkemesi

Bir yıl veya daha uzun hapis cezasına mahkûm olan her erginin kendiliğinden kısıtlanmasını öngören eski TMK 407/1, hükümlünün korunma ihtiyacı araştırılmadan ve daha hafif araçlara yer bırakılmadan uygulandığı için iptal edilmiştir

Olay: Hükümlüye vasi atanması istemiyle açılan davaya bakan bir sulh hukuk mahkemesi, TMK 407 ve 471'in Anayasa'ya aykırı olduğu kanısına vararak iptalleri için başvurmuştur.

Karar: Anayasa Mahkemesi, kuralın hükümlünün kişisel gözetimi ve malvarlığının korunması gibi meşru bir amacı bulunduğunu kabul etmiştir. Ancak hükümlülerin ayırt etme gücüne sahip ve işlerini yürütebilecek durumda olduklarını, kuralın gerçekten korunmayı gerektiren bir durumun araştırılmasına ve yasal danışmanlık ya da kayyımlık gibi daha hafif araçlara imkân tanımadığını belirterek 407/1'i Anayasa'nın 13., 20. ve 35. maddelerine aykırı bulmuş; uygulama imkânı kalmayan 407/2 ile 471'i de iptal etmiştir. İptallerin yayımdan dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.

“Bu nedenle kuralla hükümlüye zorunlu olarak vasi atanmasının hükümlünün korunması amacı bakımından gerekli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.”

Ne anlama geliyor?

Bugün hükümlü kendiliğinden kısıtlanmaz; kural istektir, istek dışı kısıtlama yalnız beş yıl ve üzeri cezada ve koruma gerekiyorsa mümkündür.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. 407/2 ve 471 6216 sayılı Kanunun 43/4 maddesi uyarınca iptal edilmiştir. Kanun koyucu 7499 sayılı Kanunla (RG 12.03.2024) iki maddeyi yeniden düzenlemiştir.

Anayasa Mahkemesi, 22.03.2023, E. 2022/105, K. 2023/54 · RG 23.06.2023, S. 32230 · tam metin

TMK 407 ile ilgili maddeler

  • TMK m. 413 — Vasinin atanması: kim vasi olur, öncelik, kaçınma, itiraz ve kesinleşme (TMK 413-425)
  • TMK m. 411 — Vesayet işlerinde yetkili mahkeme ve yerleşim yerinin değişmesi (TMK 411-412)
  • TMK m. 405 — Akıl hastalığı nedeniyle kısıtlama, sağlık kurulu raporu ve ilan (TMK 405, 409-410)
  • TMK m. 406 — Savurganlık, kumar, alkol ve kötü yönetim nedeniyle kısıtlama (TMK 406)
  • TMK m. 408 — Kendi isteğiyle kısıtlanma ve vasi atanması: yaşlılık, engellilik, ağır hastalık (TMK 408, 428, 476)
  • TMK m. 396 — Vesayet organları: vesayet makamı, denetim makamı, vasi ve kayyım (TMK 396-403)
  • TMK m. 16 — Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar
  • TMK m. 14 — Fiil ehliyetsizliği
  • TMK m. 19 — Yerleşim yeri

Uygulamada dikkat edilecekler

Pratik notlar

  1. 1.Cezaevindeki yakınınızın işlerinin görülmesi gerekiyorsa önce onun isteğini alın; bugün kural isteğe bağlı kısıtlama veya kayyım atanmasıdır.
  2. 2.Başvuruyu hükümlünün cezaevine girmeden önceki son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine yapın; nüfus kaydında görünen cezaevi adresi yetkiyi belirlemez.
  3. 3.Yalnız belirli işler (bir satış, bir dava, kira tahsili) için temsilci gerekiyorsa kayyım atanmasını isteyin; kayyım fiil ehliyetini vasilik kadar sınırlamaz.
  4. 4.Vasi olarak atandıysanız taşınmaz satışı, kredi, senet, dava açma gibi işlemlerden önce vesayet makamından izin alın; senet ve kefalet gibi işlemlerde kısıtlıyı korumak sizin görevinizdir.
  5. 5.Hükümlü tahliye olur olmaz vesayet kendiliğinden biter; davalardaki tebligatların artık kişinin kendisine yapılması gerektiğini mahkemeye bildirin.
  6. 6.Hükümlü taraf olan bir davada mahkemenin tebligatı vasiye mi kişiye mi yaptığını kontrol edin; yanlış muhataba yapılan tebligat süreleri başlatmaz.
  7. 7.Beş yıldan az cezası olan hükümlü, istemiyle cezaevindeyken de vesayetin sona erdirilmesini isteyebilir.

Konuyla ilgili yazılar

Sıkça Sorulan Sorular

Cezaevinde vasi, hapis cezası infaz edilen kişinin dışarıdaki işlerini ve malvarlığını yönetmek üzere atanan yasal temsilcidir. 2024'ten bu yana her hükümlüye kendiliğinden vasi atanmaz: hükümlü isterse kısıtlanır veya kendisine kayyım atanır. İstek olmadan kısıtlama ancak toplam beş yıl veya daha fazla hapis cezasında ve kişinin veya malvarlığının korunması gerekiyorsa mümkündür (TMK 407).

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.