4721 sayılı Türk Medeni Kanunu · Birinci Ayırım: Vasinin Görevleri › B. Özen ve temsil › II. Temsil (448 genel olarak · 449 yasak işlemler · 450 görüş alma · 451-452 vesayet altındaki kişinin yapabileceği işler · 453 meslek veya sanat)

TMK Madde 448-453: Vasinin Temsil Yetkisi — Yasak İşlemler, Kısıtlının Görüşü, Kendi Yaptığı İşlemler ve Meslek İzni

İkinci Kitap: Aile Hukuku › Üçüncü Kısım: Vesayet › İkinci Bölüm: Vesayetin Yürütülmesi › Birinci Ayırım: Vasinin Görevleri › B. Özen ve temsil › II. Temsil (448 genel olarak · 449 yasak işlemler · 450 görüş alma · 451-452 vesayet altındaki kişinin yapabileceği işler · 453 meslek veya sanat)

Hazırlayan: Av. Murat Aydar8 yüksek mahkeme kararıYürürlükteki metinGüncelleme: 26.09.2026

Kısa cevap · TMK 448

Vasi, vesayet dairelerinin izin yetkileri saklı kalmak üzere vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki işlemlerinde temsil eder; ancak onun adına kefil olamaz, vakıf kuramaz ve önemli bağışta bulunamaz (TMK 448-449). Vesayet altındaki kişi görüş oluşturup açıklayabiliyorsa vasi önemli işlerde olanak ölçüsünde onun görüşünü alır (TMK 450). Ayırt etme gücüne sahip kısıtlı, vasinin izni veya sonradan onamasıyla borç altına girebilir; onanmayan işlemde taraflar verdiklerini geri ister, kısıtlı ise yalnız zenginleştiği ölçüde sorumludur (TMK 451-452). Yargıtay'a göre kısıtlandıktan sonra imzalanan bonodan kısıtlı sorumlu tutulamaz; vasinin avukata verdiği genel vekaletname kısıtlının boşanma davasını takip için yetmez; ayırt etme gücü olan kısıtlının kendi yaptığı temyiz için vasiye icazet ihtarlı tebligat yapılır, ayırt etme gücü yoksa vasinin bizzat başvurması gerekir. Vesayet makamı meslek izni verirse kişi o meslekle ilgili olağan işlemleri kendisi yapar (TMK 453).

Bu sayfada neler var? (12 bölüm)
  1. TMK 448 madde metni
  2. Değişiklik geçmişi
  3. Vasi Kısıtlıyı Nasıl Temsil Eder? Genel Kural, İzinler ve Davada Temsil (TMK 448)
  4. Kısıtlının Boşanma veya Babalık Davası: Vasinin Vekaletnamesinde Özel Yetki
  5. Vasi Kısıtlı Adına Kefil Olamaz, Bağış Yapamaz: Yasak İşlemler (TMK 449)
  6. Kısıtlının veya Çocuğun Görüşü Alınmalı mı? (TMK 450)
  7. Kısıtlının Kendi Yaptığı İşlemler: İzin, İcazet, Bono ve Onanmazsa İade (TMK 451-452)
  8. Kısıtlıya Meslek veya Sanat İzni: Olağan İşlemler ve Sorumluluk (TMK 453)
  9. TMK 448 Yargıtay kararları
  10. TMK 448 ile ilgili maddeler
  11. Uygulamada dikkat edilecekler
  12. Sıkça sorulan sorular

Temel kavramlar

Kanuni temsil
Vasinin vesayet altındaki kişi adına ve hesabına hukuki işlem yapması; önemli işlemler vesayet dairelerinin iznine bağlıdır (TMK 448, 462-463).
Yasak işlemler
Vesayet altındaki kişi adına izinle bile yapılamayan kefalet, vakıf kurma ve önemli bağış (TMK 449).
İcazet
Ayırt etme gücüne sahip vesayet altındaki kişinin tek başına yaptığı işleme vasinin sonradan verdiği onay (TMK 451).
Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar
Boşanma veya babalık davası gibi, ayırt etme gücüne sahip kısıtlının yasal temsilcisinin rızası olmadan kullanabildiği haklar (TMK 16).
Özel yetki
Avukatın kişiye sıkı sıkıya bağlı haklara ilişkin davaları açıp takip edebilmesi için vekaletnamede hangi dava için verildiği açıklanan yetki (HMK 74).
Zenginleşme sorumluluğu
Onanmayan işlemde vesayet altındaki kişinin yalnız kendi menfaatine harcanan veya elinde kalan tutarla ya da iyiniyetli olmadan elden çıkardığı miktarla sorumlu olması (TMK 452).

Bir bakışta TMK 448

KonuKuralDayanak
Genel kuralVasi vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki işlemlerinde temsil eder; vesayet dairelerinin izin yetkileri saklıdır.TMK m. 448, 462-463
Davada temsilVasi dava açmak için vesayet makamından izin alır; kararlar vasiye tebliğ edilir.TMK m. 462/8; HGK 07.02.2018
Taraf kısıtlanırsaÖnceki avukatın vekâleti sona erer; vasinin vekaletnamesi veya icazeti olmadan yargılamaya devam edilemez.TBK m. 513; 2. HD 14.04.2021; 10. HD 16.03.2022
Boşanma davasıVasinin avukata verdiği genel vekaletname yetmez; boşanma davası açma ve takip için özel yetki gerekir.HMK m. 74; 2. HD 26.03.2018
Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarAyırt etme gücü olan kısıtlı, babalık davası gibi davaları vasinin rızası olmadan açabilir.TMK m. 16; 18. HD 29.03.2016
Yasak işlemlerKefil olmak, vakıf kurmak ve önemli bağış izinle bile yapılamaz.TMK m. 449
Vakıf yasağının sınırıYasak kısıtlı adına yeni vakıf kurulmasına ilişkindir; kısıtlıya kalan taşınmazın takası için 462 izni aranır.18. HD 26.05.2014
Görüş almaGörüş oluşturabilen kişinin önemli işlerde görüşü alınır; kişinin onayı vasiyi sorumluluktan kurtarmaz.TMK m. 450
Kısıtlının kendi işlemiAyırt etme gücü olan kısıtlı vasinin izni veya sonraki onamasıyla borç altına girer; onanmazsa diğer taraf bağlı olmaz.TMK m. 451
Onanmayan işlemTaraflar verdiklerini geri ister; kısıtlı yalnız zenginleştiği ölçüde sorumludur; ehliyet konusunda aldattıysa zarardan sorumludur.TMK m. 452
BonoKısıtlandıktan sonra imzalanan bonodan kısıtlı sorumlu değildir; kambiyo taahhüdü ayrıca vesayet makamının iznine bağlıdır.TMK m. 451, 462/5; 12. HD 19.04.2010
Kısıtlının temyiziAyırt etme gücü olan kısıtlının kendi temyizi için vasiye icazet ihtarlı tebligat yapılır.HGK 25.12.2025; HGK 12.04.2017
Ayırt etme gücü yoksaVasinin sonradan icazeti yetmez; vasi süresinde bizzat kanun yoluna başvurmalıdır.TMK m. 15; HGK 07.02.2018
Meslek izniVesayet makamı izin verirse kişi meslekle ilgili olağan işlemleri kendisi yapar ve bütün malvarlığıyla sorumlu olur.TMK m. 453, 462/7

TMK 448 madde metni

Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › Üçüncü Kısım: Vesayet › İkinci Bölüm: Vesayetin Yürütülmesi · Birinci Ayırım: Vasinin Görevleri › B. Özen ve temsil › II. Temsil (448 genel olarak · 449 yasak işlemler · 450 görüş alma · 451-452 vesayet altındaki kişinin yapabileceği işler · 453 meslek veya sanat)

Temsil: vasinin temsil yetkisi, yasak işlemler, vesayet altındaki kişinin görüşü, kendi yapabileceği işler ve meslek (m. 448-453) — Madde 448

  1. Vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla vasi, vesayet altındaki kişiyi bütün hukukî işlemlerinde temsil eder.

Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr.

Değişiklik geçmişi

TarihKaynakDeğişiklik
22.11.20014721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002)TMK 448-453 bu tarihte yürürlüğe girmiş ve o tarihten bu yana değiştirilmemiştir. Kısıtlamanın sebeplerinden hükümlülüğe ilişkin TMK 407 ise 2024'te 7499 sayılı Kanunla değiştirilmiştir; sayfadaki bazı kararlar eski metin döneminde verilmiştir.

Vasi Kısıtlıyı Nasıl Temsil Eder? Genel Kural, İzinler ve Davada Temsil (TMK 448)

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 448 — Vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla vasi, vesayet altındaki kişiyi bütün hukukî işlemlerinde temsil eder.

Kural: vasi temsil eder. Vasi, vesayet altındaki kişinin kişiliği ve malvarlığıyla ilgili bütün menfaatlerini korur ve onu hukuki işlemlerde temsil eder (TMK 403). Kira sözleşmesi, banka işlemleri, resmî başvurular ve davalar vasi aracılığıyla yürütülür. Ancak bu yetki vesayet dairelerinin yetkileriyle sınırlıdır: taşınmaz satışı, ödünç alma, dava açma, mirasın paylaştırılması gibi işlemler vesayet makamının, evlat edinme, mirasın reddi, ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi işlemler ayrıca denetim makamının iznine bağlıdır (TMK 462-463; satış usulü için TMK 438-444 şerhi).

Davada temsil ve tebligat. Vasi, acele hâller dışında vesayet altındaki kişi adına dava açmak için vesayet makamından izin alır (TMK 462/8). Yargıtay kararlarında hükmün vesayet altındaki kişi yerine vasisine tebliğ edilmesi ve kanun yolu sürelerinin vasi bakımından işletilmesi esas alınmaktadır (Yargıtay HGK, 07.02.2018, E. 2017/3120, K. 2018/110).

Dava sırasında kısıtlanma. Taraf dava sürerken kısıtlanırsa, onu hukuki işlemlerde temsil yetkisi vasiye geçer ve daha önce verdiği vekâlet, vekâlet verenin ehliyetini kaybetmesiyle kendiliğinden sona erer (TBK 513). Yargıtay, dava sırasında kısıtlanan kadının önceki avukatının verdiği temyiz dilekçesini, vasinin bu avukata verdiği bir vekaletname bulunmadığı için geçerli bir kanun yolu başvurusu saymamıştır (Yargıtay 2. HD, 14.04.2021, E. 2021/1979, K. 2021/3053). Yargılama sırasında atanan vasinin önceki vekile icazet verip vermediği araştırılmadan davaya devam edilmesi de bozma sebebi sayılmıştır (Yargıtay 10. HD, 16.03.2022, E. 2022/776, K. 2022/3772).

Kısıtlının Boşanma veya Babalık Davası: Vasinin Vekaletnamesinde Özel Yetki

Özel yetki şartı. Açıkça yetki verilmemişse avukat, hangileri hakkında yetki verildiği açıklanmadıkça kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davaları açamaz ve takip edemez (HMK 74). Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, vasinin kısıtlı adına avukata verdiği genel vekaletnameyle yürütülen boşanma davalarında, "kısıtlı adına boşanma davası açma ve takip etme" yetkisini içeren vekaletnamenin sunulması için süre verilmesini, sunulmazsa kararın vasiye tebliğ edilmesini istemiş ve dosyaları geri çevirmiştir (Yargıtay 2. HD, 26.03.2018, E. 2016/15083, K. 2018/3936; aynı yönde Yargıtay 2. HD, 22.10.2013, E. 2013/9962, K. 2013/23857, Yargıtay 2. HD, 17.04.2014, E. 2013/25376, K. 2014/9222, Yargıtay 2. HD, 08.06.2017, E. 2016/1264, K. 2017/7204 ve Yargıtay 2. HD, 09.10.2018, E. 2016/24920, K. 2018/10822).

Ayırt etme gücü olan kısıtlı. Ayırt etme gücüne sahip kısıtlılar, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarını kullanmak için yasal temsilcilerinin rızasına muhtaç değildir (TMK 16). Yargıtay, hükümlülük nedeniyle vesayet altında bulunan davacının babalık davasını doğrudan kendisinin açmasında usulsüzlük görmemiştir (Yargıtay 18. HD, 29.03.2016, E. 2015/9434, K. 2016/5188). Ayırt etme gücü olmayan kişinin fiilleri ise hukuki sonuç doğurmaz (TMK 15).

Vasi Kısıtlı Adına Kefil Olamaz, Bağış Yapamaz: Yasak İşlemler (TMK 449)

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 449 — Vesayet altındaki kişi adına kefil olmak, vakıf kurmak ve önemli bağışlarda bulunmak yasaktır.

İzinle de yapılamaz. Bu üç işlem, vesayet makamının iznine bağlı işlemlerden farklı olarak kanunda doğrudan yasaklanmıştır; bu nedenle vesayet makamı da bunlara izin veremez. Yargıtay, kanun koyucunun vasinin yapamayacağı işleri ve izinle yapabileceği işleri tek tek saydığını belirtmiştir (TMK 445-447 şerhindeki organ nakli kararı). Yasak, kanun metninde "önemli" bağışlarla sınırlıdır.

Kambiyo taahhüdü farklıdır. Kefalet yasaktır; buna karşılık vesayet altındaki kişinin kambiyo taahhüdü altına girmesi yasak değil, vesayet makamının iznine bağlıdır (TMK 462/5).

Vakıf yasağının sınırı. Yargıtay, vakfa özgülenmiş taşınmazların, vakıf kurucusundan kısıtlı mirasçıya kalan taşınmazlarla takası isteminin TMK 449'a dayanılarak reddedilmesini doğru bulmamıştır: kısıtlı adına yeni bir vakıf kurulması söz konusu olmadığından TMK 449 uygulanamaz; ancak kısıtlının veya vasinin kabul beyanı da izin olmadan hüküm doğurmayacağından vasiye TMK 462 uyarınca vesayet makamından izin alması için süre verilmelidir (Yargıtay 18. HD, 26.05.2014, E. 2014/2592, K. 2014/9161).

Kısıtlının veya Çocuğun Görüşü Alınmalı mı? (TMK 450)

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 450 — Vesayet altındaki kişi görüşlerini oluşturma ve açıklama yeteneğine sahipse, vasi önemli işlerde karar vermeden önce olanak ölçüsünde, onun görüşünü almakla yükümlüdür.
Vesayet altındaki kişinin işi uygun bulmuş olması vasiyi sorumluluktan kurtarmaz.

Kimin görüşü alınır? Görüş alma yükümlülüğü, görüşlerini oluşturup açıklayabilen vesayet altındaki küçük veya kısıtlı için geçerlidir. Aynı düşünce hesapların incelenmesinde de vardır: vesayet altındaki kişi görüş oluşturabiliyorsa hesabın hâkim tarafından incelenmesi sırasında olanak ölçüsünde hazır bulundurulur (TMK 454/3; Tüzük m. 22). Tıbbi müdahalelerde de kısıtlı hasta anlayabileceği ölçüde bilgilendirme sürecine katılır (TMK 445-447 şerhi).

Sorumluluk vasidedir. Kısıtlının işi uygun bulması vasiyi sorumluluktan kurtarmaz; vasi kusurlu davranışıyla verdiği zarardan sorumlu olmaya devam eder (TMK 450/2, 467).

Kısıtlının Kendi Yaptığı İşlemler: İzin, İcazet, Bono ve Onanmazsa İade (TMK 451-452)

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 451 — Ayırt etme gücüne sahip olan vesayet altındaki kişi, vasinin açık veya örtülü izni veya sonraki onamasıyla yükümlülük altına girebilir veya bir haktan vazgeçebilir.
Yapılan işlem diğer tarafın belirlediği veya başvurusu üzerine hâkimin belirleyeceği uygun bir süre içinde onanmazsa, diğer taraf bununla bağlı olmaktan kurtulur.
⚖️Yasal Düzenleme
Madde 452 — Vasinin onamadığı işlemlerde taraflardan her biri verdiğini geri isteyebilir. Ancak, vesayet altındaki kişi, sadece kendi menfaatine harcanan veya geri isteme zamanında malvarlığında mevcut olan zenginleşme tutarıyla ya da iyiniyetli olmaksızın elden çıkarmış olduğu miktarla sorumludur.
Vesayet altındaki kişi, fiil ehliyetine sahip olduğu hususunda diğer tarafı yanıltmış ise, onun bu yüzden uğradığı zarardan sorumlu olur.

Askıdaki işlem. Ayırt etme gücüne sahip kısıtlının tek başına yaptığı ve onu borç altına sokan işlem, vasinin izni veya sonraki onamasıyla geçerlilik kazanır. Karşı taraf belirsizlikte kalmamak için vasiye onay için süre verebilir veya hâkimden süre belirlenmesini isteyebilir; süre içinde onay gelmezse işlemle bağlı olmaktan kurtulur. Ayrıca vesayet makamının iznine bağlı işlemlerde vasinin onayı da yetmez; izin alınmadan yapılan işlem, vesayet altındaki kişinin vasinin izni olmadan yaptığı işlem hükmündedir (TMK 465).

Bono ve maaş haczi. Yargıtay, kısıtlandıktan yıllar sonra imzalanan bonoya dayalı takipte kısıtlının iyiniyet veya kötüniyet tartışmasına girilmeksizin senetten sorumlu tutulamayacağını, kambiyo taahhüdünün ayrıca vesayet makamının iznine bağlı olduğunu (TMK 462/5) ve kısıtlının maaşına haciz konulmasına verdiği muvafakatin geçersiz olduğunu belirtmiştir (Yargıtay 12. HD, 19.04.2010, E. 2009/27854, K. 2010/9513; aynı yönde Yargıtay 12. HD, 06.03.2012, E. 2011/19619, K. 2012/6548). Kısıtlamanın ilan edilmeden önce iyiniyetli üçüncü kişilere etkisi için TMK 405, 409-410 şerhine bakınız.

Vasisiz verilen vekaletname. Vesayet altındaki kişinin vasisi katılmadan düzenlettiği vekaletnameyle yapılan taşınmaz temlikleri sonucunda oluşan tescilleri Yargıtay yolsuz tescil saymıştır (Yargıtay 1. HD, 14.05.2014, E. 2014/3091, K. 2014/9887).

Kısıtlının kendi yaptığı temyiz veya istinaf. Aleyhine verilen bir hükme karşı kanun yoluna başvurmak, ayırt etme gücüne sahip kısıtlıyı borç altına sokan bir işlem değildir (Yargıtay 2. HD, 24.10.2011, E. 2011/15630, K. 2011/16904). Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklara ilişkin bir davada da hükümlü kısıtlının kendi temyiz istemi incelenmiştir (Yargıtay 18. HD, 25.01.2016, E. 2015/22201, K. 2016/957). Hukuk Genel Kurulu, hükümlü olarak kısıtlanan kişinin kendi yaptığı temyiz başvurusunda vasisine, kanuni süre içinde hükmü ayrıca temyiz edebileceği, etmezse kısıtlının temyizine icazet vermiş sayılacağı ve kabul etmiyorsa bunu açıkça bildirmesi gerektiği ihtarıyla tebligat yapılmasını istemektedir (Yargıtay HGK, 25.12.2025, E. 2025/536, K. 2025/918; aynı yönde Yargıtay HGK, 12.04.2017, E. 2016/503, K. 2017/692). Kısıtlının ayırt etme gücü yoksa vasinin sonradan icazet vermesi yetmez; vasinin hükmü süresi içinde bizzat temyiz etmesi gerekir (Yargıtay HGK, 07.02.2018, E. 2017/3120, K. 2018/110).

Kısıtlıya Meslek veya Sanat İzni: Olağan İşlemler ve Sorumluluk (TMK 453)

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 453 — Vesayet altındaki kişiye vesayet makamı tarafından bir meslek veya sanatın yürütülmesi için izin verilmiş ise, o kişi bununla ilgili her türlü olağan işlemleri yapmaya yetkilidir ve bu tür işlemlerden dolayı bütün malvarlığı ile sorumludur.

İzin şartı. Vesayet altındaki kişinin bir sanat veya meslekle uğraşması vesayet makamının iznine bağlıdır (TMK 462/7). İzin verilince kişi, örneğin esnaflık veya zanaatle ilgili olağan alım-satım ve hizmet işlemlerini vasiye ihtiyaç duymadan kendisi yapabilir; bu işlemlerden doğan borçlardan da bütün malvarlığıyla sorumlu olur. Olağanı aşan işlemler için ise vasinin rızası ve gerektiğinde vesayet dairelerinin izni aranmaya devam eder. Bir işletmenin devralınması veya kişisel sorumluluk doğuran bir ortaklığa girilmesi ayrıca denetim makamının iznine bağlıdır (TMK 463/3).

TMK 448 Yargıtay kararları

Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 8 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve konularına göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları bulundukları grubun başında yer alır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.

Karar seçimi hakkında

Sayfaya 8 Yargıtay kararı kart olarak alınmıştır: davada temsil ve özel yetki (2. Hukuk Dairesi 2018 ve 2021), kısıtlının kendi yaptığı kanun yolu başvurusu (Hukuk Genel Kurulu 2018 ve 2025; 2. Hukuk Dairesi 2011), kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar (18. Hukuk Dairesi 2016), kısıtlının bonosu (12. Hukuk Dairesi 2010) ve vakıf kurma yasağının sınırı (18. Hukuk Dairesi 2014). Kararların tamamı tam metinden okunmuş ve OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. ATIF NOTLARI: Konuyla ilgili oy çokluklu bir Hukuk Genel Kurulu ve bir Büyük Genel Kurul kararı kullanılmamıştır. Hükümlülük nedeniyle kısıtlamaya ilişkin kararların bir kısmı TMK 407'nin 2024 değişikliğinden önceki döneme aittir. Kişi, yer, kurum bilgileri ve tutarlar aktarılmamıştır.

Davada temsil

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Vasinin kısıtlı adına avukata verdiği genel vekaletname boşanma davasını açmak ve takip etmek için yetmez; kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar için özel yetki gerekir

Olay: Boşanma davasının davacısı dava sürerken TMK 405'teki sebeple (akıl hastalığı veya akıl zayıflığı) kısıtlanmış ve babasının velayeti altında bırakılmıştır. Vasi sıfatıyla davacıyı temsil eden kişi bir avukata genel vekaletname vermiş, dava bu avukat tarafından takip edilmiş ve karar da bu avukata tebliğ edilmiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, vekaletnamenin kısıtlının lehine ve aleyhine açılmış veya açılacak dava ve takiplere ilişkin genel bir vekaletname olduğunu, kısıtlı adına boşanma davası açma ve açılmış davayı takip etme yetkisi içermediğini belirtmiştir. Açıkça yetki verilmemişse vekilin kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davaları açamayacağını ve takip edemeyeceğini (HMK 74) hatırlatarak özel yetkili vekaletnamenin istenmesini, sunulmazsa kararın vasiye tebliğini istemiş ve dosyayı oy birliğiyle yerel mahkemesine iade etmiştir.

“Açıkça yetki verilmemiş ise vekil, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davaları açamaz ve takip edemez (HMK m.74).”

Ne anlama geliyor?

Kısıtlı yakınınızın boşanma davası için avukat tutacaksanız vekaletnameye "kısıtlı adına boşanma davası açma ve takip etme" yetkisini açıkça yazdırın.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kararda kısıtlının velayet altında bırakıldığı belirtildiği hâlde temsilci "vasi" olarak anılmaktadır. Aynı yönde 2. HD'nin 2013-2018 arasındaki çok sayıda kararı vardır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Boşanma davası sürerken kısıtlanan tarafın önceki avukatının temsil yetkisi sona erer; vasinin verdiği bir vekaletname yoksa bu avukatın temyiz dilekçesi dikkate alınmaz

Olay: Boşanma davasında davalı kadın, dava sürerken özgürlüğü bağlayıcı ceza nedeniyle kısıtlanmış ve kendisine vasi atanmıştır. Kadının kısıtlanmadan önce vekil tayin ettiği avukat, kararı kusur, tazminat ve nafaka yönünden temyiz etmiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, o tarihte yürürlükte olan TMK 407 uyarınca kısıtlama kararı verildiğini, TMK 403 uyarınca vesayet altındaki kişiyi hukuki işlemlerde temsil hakkının vasiye geçtiğini ve TBK 513 gereğince vekâlet sözleşmesinin vekâlet verenin ehliyetini kaybetmesiyle kendiliğinden sona erdiğini belirtmiştir. Vasinin avukata verdiği bir vekaletname dosyada bulunmadığından yetkisi sona eren vekilin temyiz dilekçesinin dikkate alınamayacağını, usulüne uygun bir temyiz başvurusundan söz edilemeyeceğini belirterek dosyayı oy birliğiyle yerel mahkemesine iade etmiştir.

“Davalı kadın vasisi tarafından da davalı kadın vekiline verilmiş bir vekaletname dosya arasında bulunmadığına göre, yetkisi sona eren vekil tarafından verilen temyiz dilekçesi dikkate alınamayacağından usulüne uygun yapılmış bir temyiz kanun yolu başvurusundan söz edilemez.”

Ne anlama geliyor?

Dava sürerken taraf kısıtlanırsa vasi, avukata yeniden vekaletname vermeli veya avukatın işlemlerine icazet vermelidir; aksi hâlde kanun yolu başvurusu geçersiz sayılabilir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kararda aktarılan TMK 407 metni 2024 değişikliğinden öncekidir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Kısıtlının kendi işlemleri

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Hükümlü olarak kısıtlanan ve ayırt etme gücü bulunan kişinin kendi yaptığı temyizde vasiye, hükmü ayrıca temyiz edebileceği, etmezse kısıtlının temyizine icazet vermiş sayılacağı ihtarıyla tebligat yapılmalıdır

Olay: Cezaevinde hükümlü olarak bulunan davacı kısıtlanmış ve kendisine kızı vasi atanmıştır; vesayet makamı daha sonra vasilere dava açma izni de vermiştir. Davanın açılmamış sayılmasına ilişkin ek karar kısıtlıya cezaevinde tebliğ edilmiş, kararı kısıtlı kendisi temyiz etmiştir.

Karar: Hukuk Genel Kurulu, TMK 16 ve 451'i aktarmış; ayırt etme gücüne sahip vesayet altındaki kişinin vasinin açık veya örtülü izni ya da sonraki onamasıyla yükümlülük altına girebileceğini hatırlatmıştır. Davacının hükümlü olarak kısıtlandığını ve birden çok vasisi bulunduğunu belirterek vesayet kararı getirtildikten sonra vasi veya vasilere icazet ihtarını içeren tebligat çıkarılmasını, sonucuna göre işlem yapılmasını istemiş ve dosyayı oy birliğiyle özel daireye geri çevirmiştir.

“kanuni süre içinde mahkeme hükmünü ayrıca temyiz edebileceği, bu süre içinde temyiz hakkını kullanmadığı takdirde kısıtlı tarafından yapılmış olan temyize icazet vermiş sayılacağı, temyizi kabul etmiyorsa bunu açıkça bildirmesi gerektiği”

Ne anlama geliyor?

Hükümlü kısıtlı kendi davasında temyize başvurabilir; vasi bu başvuruyu istemiyorsa tebligattan sonra süresi içinde açıkça bildirmelidir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Aynı yönde: HGK 12.04.2017, E. 2016/503, K. 2017/692. Kararda ceza süresi ve kurum bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Ayırt etme gücü bulunmayan kısıtlının kendi yaptığı temyize vasinin sonradan icazet vermesi yetmez; vasinin hükmü süresi içinde bizzat temyiz etmesi gerekir

Olay: Yargısal faaliyet nedeniyle Devlet aleyhine açılan tazminat davasında davacı kısıtlıdır. Gerekçeli karar davacının vasisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, ancak süresi içinde vasi tarafından verilmiş bir temyiz dilekçesi bulunmamış; kararı kısıtlı kendisi temyiz etmiştir.

Karar: Hukuk Genel Kurulu, TMK 451'deki icazet imkânının ayırt etme gücüne sahip vesayet altındaki kişiler için öngörüldüğünü belirtmiştir. Davacının ayırt etme gücü ve dolayısıyla medeni hakları kullanma ehliyeti bulunmadığından onun temyizine vasinin onay vermesinin yeterli olmadığını, kararın tebliğinden itibaren süresi içinde bizzat vasi tarafından temyiz edilmesi gerektiğini açıklamış ve kısıtlının temyiz dilekçesini oy birliğiyle reddetmiştir.

“somut olayda davacının ayırt etme gücünün dolayısıyla medeni hakları kullanma ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davacı tarafından yapılan temyiz istemine vasi tarafından onay (icazet) verilmesi yeterli bulunmayıp, kararın tebliğinden itibaren süresi içerisinde bizzat vasi tarafından temyiz edilmesi gerekmektedir.”

Ne anlama geliyor?

Yakınınız akıl hastalığı gibi nedenlerle ayırt etme gücünden yoksunsa kanun yolu süresini vasi olarak kendiniz takip edin; kısıtlının dilekçesine sonradan onay vermek yetmez.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi ve dosya bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Hükümlülük nedeniyle kısıtlanan kişi ayırt etme gücüne sahiptir; aleyhine verilen hükme karşı kanun yoluna başvurmak onu borç altına sokan bir işlem olmadığından temyiz hakkını kendisi kullanabilir

Olay: Babalık ve nafaka davasında davalı, hükümden sonra ve temyizden önce özgürlüğü bağlayıcı ceza nedeniyle kısıtlanmıştır. Yargıtay önce davalının tam ehliyetsiz olduğunu ve vasisinin de temyiz etmediğini belirterek temyiz dilekçesini reddetmiş, davalı karar düzeltme istemiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, hükümlülük sebebiyle vesayet altına alınan kişinin ayırt etme gücüne sahip olduğunu, TMK 451/1 uyarınca bu kişinin vasinin izni veya onamasıyla yükümlülük altına girebileceğini belirtmiştir. Aleyhine verilen hükme karşı kanun yoluna başvurmanın onu yükümlülük altına sokan bir işlem olmadığını, bu hakkı doğrudan kendisinin kullanabileceğini açıklayarak karar düzeltme istemini kabul etmiş, önceki ret kararını kaldırmış ve temyiz itirazlarını esastan inceleyerek hükmü oy birliğiyle onamıştır.

“Aleyhinde verilmiş bir hükme karşı kanun yollarına başvurması, ayırt etme gücüne sahip vesayet altındaki kişiyi yükümlülük altına sokucu nitelikte bir işlem değildir.”

Ne anlama geliyor?

Ayırt etme gücü yerinde olan kısıtlının kendi yaptığı kanun yolu başvurusu, yalnız kısıtlı olduğu gerekçesiyle reddedilmemelidir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Karar, TMK 407'nin 2024 değişikliğinden önceki döneme aittir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

Kısıtlandıktan sonra imzaladığı bonodan kısıtlı, iyiniyet veya kötüniyet tartışmasına girilmeksizin sorumlu tutulamaz; kambiyo taahhüdü vesayet makamının iznine bağlıdır ve maaşa haciz muvafakati geçersizdir

Olay: Kısıtlanmasından yaklaşık üç yıl sonra kısıtlının keşideci olarak imzaladığı bonoya dayanılarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatılmış, kısıtlının emekli aylığına haciz konulmuştur. Vasi olan eş, borcu kabul etmediğini belirterek haczin kaldırılmasını istemiş; icra mahkemesi şikâyeti reddetmiştir.

Karar: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, TMK 451 uyarınca vesayet altındaki kişinin vasinin izni veya onamasıyla yükümlülük altına girebileceğini, kambiyo taahhüdünün TMK 462/5 uyarınca ayrıca vesayet makamının iznine bağlı olduğunu ve bu şartların yerine getirilmediğini belirtmiştir. Bono tarihinden önce kısıtlanmış olan borçlunun senetten sorumlu olamayacağını, takip tarihinde maaşına haciz konulmasına muvafakat ettiğini beyan etmesinin de geçerli olmadığını açıklayarak şikâyetin kabulü gerektiğine karar vermiş ve hükmü oy birliğiyle bozmuştur.

“03.01.2008 tanzim tarihli bononun tanzim tarihinden önce borçlu kısıtlı olduğundan iyiniyet kötüniyet kavramına girilmeksizin senetten doğan borçtan sorumlu olamayacağı tartışmasızdır.”

Ne anlama geliyor?

Kısıtlı yakınınızın imzaladığı senetle takip başlatılırsa vasi olarak icra mahkemesine şikâyet yoluyla başvurup kısıtlama kararını sunun.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Aynı yönde: 12. HD 06.03.2012, E. 2011/19619, K. 2012/6548. Kararda ayrıca emekli aylığının haczine ilişkin sosyal güvenlik mevzuatı değerlendirmesi de yer almaktadır. Kişi, yer bilgileri ve tutarlar aktarılmamıştır.

Kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi

Hükümlülük nedeniyle vesayet altında bulunan davacı, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olan babalığın tespiti davasını doğrudan kendisi açabilir

Olay: Hükümlülük nedeniyle vesayet altında bulunan davacı, babalığın tespiti için doğrudan kendisi dava açmış; mahkeme davayı kabul etmiş ve karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Karar: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, ayırt etme gücüne sahip kısıtlıların kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada yasal temsilcilerinin rızasına ihtiyaç duymadığını (TMK 16) ve TMK 451'i aktarmıştır. Hükümlülük sebebiyle vesayet altındaki davacının davayı doğrudan kendisinin açmasında usulsüzlük görmemiş, açılan davanın davacının şahsına sıkı sıkıya bağlı haklardan olduğunu belirterek hükmü oy birliğiyle onamıştır.

“Bu düzenlemelere göre, hükümlülük sebebiyle vesayet altında bulunan davacının doğrudan kendisinin dava açmasında bir usulsüzlük görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor?

Ayırt etme gücü olan kısıtlı, soybağı gibi kişisel davalarını vasiye ihtiyaç duymadan kendisi açabilir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiş bir onama kararıdır; gerekçe Yargıtay'ın kendi değerlendirmesidir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Yasak işlemler

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi

Vakıf kurma yasağı kısıtlı adına yeni vakıf kurulmasına ilişkindir; kısıtlıya miras kalan taşınmazın vakıf taşınmazıyla takası için TMK 449 değil TMK 462 uygulanır ve vasiye izin alması için süre verilmelidir

Olay: Bir vakıf, kuruluşta özgülenen taşınmazlarının vakıf kurucusuna ait başka taşınmazlarla takasına izin verilmesini istemiştir. Kurucunun ölümüyle bu taşınmazlar tek mirasçı olan kısıtlıya kalmıştır. Mahkeme, istemin TMK 449'a aykırı olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

Karar: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, vakfa özgülenmiş taşınmazlara ilişkin tasarrufun vakıflar mevzuatındaki şartlara bağlı olduğunu ve bu şartların dosyada gerçekleştiğini belirtmiştir. Takasa konu taşınmazlar kısıtlıya kaldığından kısıtlının veya vasinin davayı kabul beyanının izin olmadan hukuki sonuç doğurmayacağını, bu nedenle vasiye TMK 462 uyarınca vesayet makamından izin alması için süre verilmesi gerektiğini açıklamıştır. Kısıtlı adına yeni bir vakıf kurulması söz konusu olmadığından uygulanma imkânı bulunmayan TMK 449'a dayanılarak davanın reddini doğru bulmayarak hükmü oy birliğiyle bozmuştur.

“kısıtlı tarafından yeni bir vakıf kurulması söz konusu olmadığından somut olayda uygulama imkanı olmayan Türk Medeni Yasasının 449. maddesine dayanılarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor?

Kısıtlının malı bir değişim veya takas işlemine konu olacaksa TMK 449 yasağı değil, sulh hukuk mahkemesinin izni gündeme gelir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Vakıf, kişi, yer bilgileri ve tutarlar aktarılmamıştır.

TMK 448 ile ilgili maddeler

  • TMK m. 466 — Vasinin ve Devletin sorumluluğu: tazminat davası, ikincil sorumluluk, rücu ve görevli mahkeme (TMK 466-469)
  • TMK m. 461 — İzin gereken işlemler: sulh hukuk ve asliye hukuk izni, dava izni, kısıtlı adına mirasın reddi, evlat edinme (TMK 461-465)
  • TMK m. 458 — Kayyımın görevleri: ehliyete etkisi, temsil kayyımının talimata bağlılığı, yönetim kayyımının yetki sınırı (TMK 458-460)
  • TMK m. 454 — Vasinin hesap yükümlülüğü, serbest mallar, vasilik süresi ve vasi ücreti (TMK 454-457)
  • TMK m. 445 — Vasinin kişiye özen görevi: küçüğün bakımı, kısıtlıyla görüşme, huzurevine yerleştirme ve tıbbi müdahale (TMK 445-447)
  • TMK m. 438 — Vasinin görevleri: malvarlığı defteri, paranın yatırılması, kısıtlının taşınmazının satışı ve pazarlık (TMK 438-444)
  • TMK m. 16 — Sınırlı ehliyetsizler: ayırt etme gücüne sahip küçük ve kısıtlılar (TMK 16)
  • TMK m. 15 — Ayırt etme gücünün bulunmaması (TMK 15)
  • TMK m. 396 — Vesayet organları: vesayet makamı, denetim makamı, vasi ve kayyım (TMK 396-403)
  • TMK m. 405 — Akıl hastalığı nedeniyle kısıtlama, sağlık kurulu raporu ve ilan (TMK 405, 409-410)
  • TMK m. 407 — Özgürlüğü bağlayıcı ceza nedeniyle kısıtlama (TMK 407)
  • TMK m. 413 — Vasinin atanması: kim vasi olur, öncelik, kaçınma, itiraz ve kesinleşme (TMK 413-425)

Uygulamada dikkat edilecekler

Pratik notlar

  1. 1.Vasi olarak kısıtlı adına dava açacaksanız önce sulh hukuk mahkemesinden dava izni alın; avukata vereceğiniz vekaletnameyi vasi sıfatıyla düzenletin.
  2. 2.Boşanma, babalık veya soybağı gibi kişisel davalarda vekaletnameye "kısıtlı adına boşanma davası açma ve takip etme" gibi özel yetkiyi açıkça yazdırın; genel dava vekaleti yetmez.
  3. 3.Dava sürerken taraf kısıtlanırsa önceki avukatın yetkisi sona erer; vasi yeni vekaletname vermeli veya yapılan işlemlere icazet verdiğini mahkemeye bildirmelidir.
  4. 4.Kısıtlı yakınınız kendi başına senet, kredi veya taahhüt imzaladıysa vasi olarak bu işlemi onaylamadığınızı karşı tarafa ve gerekiyorsa icra mahkemesine bildirin.
  5. 5.Kısıtlının kendi yaptığı temyiz veya istinaf başvurusu size tebliğ edildiyse, başvuruyu desteklemiyorsanız süresi içinde açıkça bildirin; sessiz kalmanız icazet sayılabilir.
  6. 6.Kısıtlı adına kefil olmayın, bağış yapmayın ve vakıf kurmayın; bu işlemler sulh hukuk izniyle de yapılamaz.
  7. 7.Kısıtlı bir işte çalışacak veya esnaflık yapacaksa sulh hukuk mahkemesinden meslek izni isteyin.

Sıkça Sorulan Sorular

Vasi, vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki işlemlerinde temsil eder: sözleşme yapar, banka ve resmî işleri yürütür, davaları takip eder (TMK 448). Ancak taşınmaz satışı, ödünç alma ve dava açma gibi işlemler sulh hukuk mahkemesinin, evlat edinme ve mirasın reddi gibi işlemler ayrıca asliye hukuk mahkemesinin iznine bağlıdır (TMK 462-463).

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.