Kısa cevap · TMK 470
Küçük üzerindeki vesayet küçüğün ergin olmasıyla, hükümlü üzerindeki vesayet de hapis hâlinin hukuka uygun biçimde sona ermesiyle kendiliğinden sona erer (TMK 470-471). Diğer kısıtlılarda vesayet ancak vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesinin kararıyla sona erer; kısıtlının kendisi ve her ilgili kaldırma isteyebilir. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle verilen kısıtlama, sebebin ortadan kalktığı resmî sağlık kurulu raporuyla belirlenmedikçe kaldırılamaz (TMK 472-474). Temsil kayyımlığı görevlendirilen işin bitmesiyle kendiliğinden, yönetim kayyımlığı sebebin ortadan kalkması veya kayyımın görevden alınmasıyla, yasal danışmanlık ise vesayet makamının kararıyla sona erer (TMK 477). Yargıtay'a göre kaldırma istemi duruşma yapılmadan ve rapor alınmadan reddedilemez; raporlar çelişirse Adli Tıp Kurumundan rapor alınır; kayyımın temsil ettiği dava kesinleşince kayyımlık kendiliğinden sona erdiğinden ayrıca kaldırma davası açmakta hukuki yarar yoktur; mal memuru (Hazine) kayyımlığı ise tapu malikinin kimliği ve mirasçıları resmî belgelerle kanıtlanınca kaldırılır.
Bu sayfada neler var? (15 bölüm)
- TMK 470 madde metni
- Değişiklik geçmişi
- Küçüğün Vesayeti Ne Zaman Biter? 18 Yaş, Evlenme ve Ergin Kılınma (TMK 470)
- Hükümlünün Vesayeti Ne Zaman Biter? Tahliye ve İstek Üzerine Sona Erme (TMK 471)
- Kısıtlılık (Vasilik) Nasıl Kaldırılır? Kim Başvurur, Hangi Mahkeme Karar Verir? (TMK 472-473)
- Akıl Hastalığında Vesayetin Kaldırılması: Sağlık Kurulu Raporu, Duruşma ve Çelişen Raporlar (TMK 474)
- Savurganlık, Bağımlılık ve Kendi İsteğiyle Kısıtlamada Vesayetin Kaldırılması (TMK 475-476)
- Temsil Kayyımlığı Ne Zaman Sona Erer? İşin Bitmesi ve Kaldırma Davası (TMK 477/1)
- Yönetim Kayyımlığı ve Mal Memuru (Hazine) Kayyımlığı Nasıl Kaldırılır? (TMK 477/2, 478)
- Yasal Danışmanlık Nasıl Kaldırılır? Duruşma ve Yetkili Mahkeme (TMK 477/3)
- TMK 470 Yargıtay kararları
- TMK 470 ile ilgili maddeler
- Uygulamada dikkat edilecekler
- Konuyla ilgili yazılar
- Sıkça sorulan sorular
Temel kavramlar
- Kendiliğinden sona erme
- Küçüklerde erginlikle (TMK 470), hükümlülerde hapis hâlinin hukuka uygun biçimde sona ermesiyle (TMK 471/1), temsil kayyımlığında işin bitmesiyle (TMK 477/1) vesayetin veya kayyımlığın ayrıca karar gerekmeden sona ermesi.
- Vesayetin kaldırılması
- Diğer kısıtlılarda vesayetin, vesayeti gerektiren sebebin ortadan kalkması üzerine vesayet makamının kararıyla sona ermesi (TMK 472).
- Diğer kısıtlılar
- Küçükler ve hükümlüler dışında kalan kısıtlılar: akıl hastalığı veya akıl zayıflığı, savurganlık, bağımlılık, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim nedeniyle veya kendi isteğiyle kısıtlananlar (TMK 405, 406, 408).
- Resmî sağlık kurulu raporu
- Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle kısıtlanan kişide, kısıtlama sebebinin ortadan kalktığını belirleyen ve vesayetin kaldırılması için zorunlu olan rapor (TMK 474).
- Temsil kayyımlığı
- Belli bir iş için atanan kayyımlık; kayyımın görevlendirildiği iş bitince kendiliğinden sona erer (TMK 426, 477/1).
- Yönetim kayyımlığı
- Yönetimi kimseye ait olmayan malların yönetimi için atanan kayyımlık; atanmayı gerektiren sebep ortadan kalkınca veya kayyım görevden alınınca sona erer (TMK 427, 477/2).
- Mal memuru (Hazine) kayyımlığı
- Uzun süredir bulunamayan veya mirasçılık hakları belli olmayan kişinin mallarında Hazinenin hak ve menfaati bulunduğunda mahallin en büyük mal memurunun yönetim kayyımı atanması (3561 s.K. m. 2).
- Yasal danışmanlık
- Kısıtlanması için yeterli sebep bulunmayan kişinin fiil ehliyetinin kanunda sayılan işler için sınırlanması; vesayet makamının kararıyla sona erer (TMK 429, 477/3).
Bir bakışta TMK 470
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Küçük | Vesayet erginlikle (18 yaş, evlenme veya ergin kılınma) kendiliğinden sona erer; ayrıca karar gerekmez. | TMK m. 470/1, 11, 12 |
| Ergin kılınma | Mahkeme küçüğün hangi tarihte ergin olacağını tespit ve ilan eder. | TMK m. 470/2 |
| Erginlikten sonra | Eski vasi kişiyi temsil edemez; ayrı bir kısıtlama kararı yoksa vekaletname kişinin kendisinden alınır. | 2. HD 23.10.2012 |
| Hükümlü | Vesayet hapis hâlinin hukuka uygun biçimde sona ermesiyle kendiliğinden kalkar; hapis sürerken istemle sona erdirilebilir. | TMK m. 471 |
| Diğer kısıtlılar | Vesayet vesayet makamının kararıyla sona erer; karar verilinceye kadar devam eder. | TMK m. 472/1; 5. HD 24.04.2023 |
| Kim isteyebilir | Kısıtlının kendisi ve her ilgili; sebep kalkınca vesayet makamı kendiliğinden de karar verir. | TMK m. 472/2-3 |
| Sağlık kurulu raporu | Akıl hastalığında kaldırma için sebebin ortadan kalktığı resmî sağlık kurulu raporuyla belirlenmelidir; raporu mahkeme aldırır. | TMK m. 474; 18. HD 20.10.2014 |
| Duruşma | Kaldırma istemi duruşma yapılmadan dosya üzerinden reddedilemez. | 18. HD 20.06.2016 |
| Çelişen raporlar | Kısıtlama raporu ile kaldırma raporu çelişirse Adli Tıp Kurumundan rapor alınır. | 8. HD 16.02.2017; 8. HD 01.10.2019 |
| İlan | Kısıtlama ilan edilmişse kaldırılması da ilan olunur; fiil ehliyetinin geri gelmesi ilana bağlı değildir. | TMK m. 473 |
| Savurganlık, bağımlılık | Kaldırma istemi için en az bir yıl kısıtlama sebebiyle ilgili şikâyete yol açılmamış olmalıdır. | TMK m. 475 |
| İstek üzerine kısıtlama | Kaldırma, kısıtlamayı gerektiren sebebin ortadan kalkmasına bağlıdır. | TMK m. 476 |
| Temsil kayyımlığı | İş bitince kendiliğinden sona erer; ayrıca kaldırma davası açmakta hukuki yarar yoktur. | TMK m. 477/1; 18. HD 29.05.2014; 8. HD 21.09.2017 |
| Yeni dava | Bir iş için atanan kayyım başka bir davada temsil edemez; o dava için yeni kayyım atanmalıdır. | 2. HD 23.05.2016 |
| Yönetim kayyımlığı | Malik ve mirasçıları belli olunca kaldırılır; kimlik resmî belgelerle kanıtlanmalıdır. | TMK m. 477/2; 18. HD 17.11.2014; 18. HD 24.02.2014 |
| Bekletici sorun | Malikliği belirleyecek tapu davası kesinleşmeden kayyımlık kaldırılmaz. | 18. HD 05.05.2014 |
| Görevli mahkeme | Kayyımlığın kaldırılması istemine sulh hukuk mahkemesi bakar; asliye hukuk mahkemesi görevli değildir. | 18. HD 30.04.2013 |
| Kayyımlığın ilanı | Atama ilan edilmişse veya vesayet makamı gerekli görürse kayyımlığın sona erdiği de ilan olunur. | TMK m. 478 |
| Yasal danışmanlık | Vesayet makamının kararıyla sona erer; istem duruşma yapılmadan reddedilemez; danışmanı atayan mahkeme yetkilidir. | TMK m. 477/3; 8. HD 25.01.2018; 5. HD 13.01.2025 |
| Kanun yolu | Kaldırma veya ret kararına karşı iki hafta içinde istinaf; vesayet işlerinde bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir. | HMK m. 345, 362/1-ç |
TMK 470 madde metni
İkinci Kitap: Aile Hukuku › Üçüncü Kısım: Vesayet › Üçüncü Bölüm: Vesayetin Sona Ermesi · Birinci Ayırım: Vesayeti Gerektiren Hâllerin Sona Ermesi (470 küçüklerde · 471 hükümlülerde · 472-476 diğer kısıtlılarda · 477-478 kayyımlıkta ve yasal danışmanlıkta)
Vesayeti gerektiren hâllerin sona ermesi: küçüklerde, hükümlülerde, diğer kısıtlılarda, kayyımlıkta ve yasal danışmanlıkta (m. 470-478) — Madde 470
- (1)Küçük üzerindeki vesayet, onun ergin olmasıyla kendiliğinden sona erer.
- (2)Erginliğe mahkemece karar verilmiş ise, mahkeme aynı zamanda küçüğün hangi tarihte ergin olacağını tespit ve ilân eder.
Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr. Fıkra numaraları okumayı kolaylaştırmak için eklenmiştir.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Kaynak | Değişiklik |
|---|---|---|
| 22.11.2001 | 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002) | TMK 470 ve 472-478 bu tarihte yürürlüğe girmiş ve o tarihten bu yana değiştirilmemiştir. |
| 02.03.2024 | 7499 sayılı Kanun m. 8 (RG 12.03.2024, S. 32487) | TMK 471 değiştirildi: hükümlü üzerindeki vesayet hapis hâlinin hukuka uygun bir şekilde sona ermesiyle kendiliğinden kalkar; hapis sürerken toplam beş yıldan az cezalarda kişinin istemiyle, beş yıl veya daha fazla cezalarda kişinin talebi üzerine korunma sebebinin ortadan kalkmasıyla vesayet sona erdirilebilir. Eski metni Anayasa Mahkemesi iptal etmiş, kanun koyucu iptalin yürürlüğe gireceği süre içinde maddeyi yeniden düzenlemiştir (ayrıntı TMK 407 şerhinde). |
Küçüğün Vesayeti Ne Zaman Biter? 18 Yaş, Evlenme ve Ergin Kılınma (TMK 470)
Erginliğe mahkemece karar verilmiş ise, mahkeme aynı zamanda küçüğün hangi tarihte ergin olacağını tespit ve ilân eder.
Ayrıca karar gerekmez. Velayet altında bulunmayan her küçük vesayet altına alınır (TMK 404). Küçük ergin olduğu anda bu vesayet kendiliğinden sona erer; vesayet makamının ayrıca vesayeti kaldırma kararı vermesi gerekmez. Erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla başlar; evlenme de kişiyi ergin kılar (TMK 11). On beş yaşını dolduran küçük, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin kılınabilir (TMK 12); vesayet altındaki küçüğün ergin kılınması için vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da izni gerekir (TMK 463/6). Erginliğe mahkemece karar verilmişse mahkeme küçüğün hangi tarihte ergin olacağını da tespit eder ve ilan eder (TMK 470/2).
Erginlikten sonra eski vasi temsil edemez. Yargıtay, yaş küçüklüğü nedeniyle vesayet altına alınmış kişi adına eski vasiye karşı açılan tazminat davasında vesayetin erginlikle kendiliğinden sona erdiğini belirtmiş; kişi hakkında akıl hastalığı nedeniyle verilmiş ayrı bir vesayet kararı yoksa avukattan kişinin bizzat kendisinden alınmış vekaletnameyi sunmasının istenmesi için dosyayı geri çevirmiştir (Yargıtay 2. HD, 23.10.2012, E. 2012/20172, K. 2012/25809). Vesayet dosyasındaki karar temyiz incelemesindeyken küçük ergin olmuşsa vesayet kendiliğinden sona erdiğinden davanın konusu kalmaz; Yargıtay bu konuda karar verilmesi için hükmü bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 01.03.2010, E. 2010/3004, K. 2010/3701). Vesayetin sona ermesine ilişkin kararların idari değil yargısal nitelikte olduğu ve kanun yoluna tabi bulunduğu da Yargıtay'ca kabul edilmiştir (Yargıtay 18. HD, 20.10.2015, E. 2015/1416, K. 2015/14866).
Korunma ihtiyacı sürüyorsa ayrı kısıtlama gerekir. Küçüklük nedeniyle kurulan vesayet erginlikle biter. Kişi ergin olduktan sonra da akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle korunmaya muhtaçsa ayrıca kısıtlanması gerekir; TMK 405 bu kısıtlamayı ergin kişiler için öngörür (TMK 405 şerhi).
Son hesap ve teslim. Görevi sona eren vasi, yönetimle ilgili son raporu ve kesin hesabı vesayet makamına vermek ve malvarlığını ergin olan kişiye teslim edilmek üzere hazır bulundurmak zorundadır (TMK 489). Vasinin kusurlu davranışından doğan zarar için tazminat davası kesin hesabın tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır (TMK 492; sorumluluk için TMK 466-469 şerhi).
Hükümlünün Vesayeti Ne Zaman Biter? Tahliye ve İstek Üzerine Sona Erme (TMK 471)
Hapis hâlinin devamı süresince aşağıdaki şartların varlığı hâlinde vesayet sona erdirilebilir:
1. Toplam beş yıldan az olan hapis cezasının infazına bağlı olarak verilen kısıtlama kararları bakımından kişinin isteminin bulunması,
2. Toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazına bağlı olarak verilen kısıtlama kararları bakımından kişinin talebi üzerine kişiliğinin veya malvarlığının korunması sebebinin ortadan kalkması.
Tahliyeyle kendiliğinden biter. Özgürlüğü bağlayıcı ceza nedeniyle kısıtlanan kişinin vesayeti, hapis hâlinin hukuka uygun biçimde sona ermesiyle kendiliğinden kalkar; ayrıca karar gerekmez. Hapis sürerken vesayet iki yoldan sona erdirilebilir: toplam beş yıldan az hapis cezasına bağlı kısıtlamada kişinin istemi yeterlidir; toplam beş yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasına bağlı kısıtlamada ise kişinin talebi üzerine kişiliğinin veya malvarlığının korunması sebebinin ortadan kalktığı belirlenmelidir.
2024 değişikliği ve tebligat. Eski düzende bir yıl veya daha uzun hapis cezasına mahkûm olan her ergin kendiliğinden kısıtlanıyordu. Anayasa Mahkemesi bu düzenlemeyi iptal etmiş, kanun koyucu 7499 sayılı Kanunla TMK 407 ve 471'i yeniden düzenlemiştir; bugün hükümlü kural olarak kendi isteğiyle kısıtlanır. Vesayet tahliyeyle kendiliğinden kalktığından tahliyeden sonraki tebligatlar kişinin kendisine yapılmalıdır. Yargıtay tahliyeden sonra vasiye yapılan tebligatı geçersiz saymış (Yargıtay 2. HD, 07.10.2024, E. 2024/133, K. 2024/6900), Hukuk Genel Kurulu da hükümlünün tahliye olup olmadığının araştırılmasını istemiştir (Yargıtay HGK, 22.11.2018, E. 2018/63, K. 2018/1760). Hükümlülerin kısıtlanması ve bu kararlar için TMK 407 şerhine bakınız.
Kısıtlılık (Vasilik) Nasıl Kaldırılır? Kim Başvurur, Hangi Mahkeme Karar Verir? (TMK 472-473)
Vesayeti gerektiren sebebin ortadan kalkması üzerine vesayet makamı vesayetin sona ermesine karar verir.
Kısıtlı ve ilgililerden her biri, vesayetin kaldırılması isteminde bulunabilir.
Fiil ehliyetinin yeniden kazanılması, ilânın yapılmasına bağlı değildir.
Diğer kısıtlılar kimlerdir? Küçükler (TMK 470) ve hükümlüler (TMK 471) dışında kalan kısıtlılar, yani akıl hastalığı veya akıl zayıflığı (TMK 405), savurganlık, bağımlılık, kötü yaşama tarzı veya kötü yönetim (TMK 406) nedeniyle ve kendi isteğiyle (TMK 408) kısıtlananlar bu kapsamdadır. Yargıtay da diğer kısıtlılar kavramıyla küçükler ve hükümlüler dışında kalan kısıtlıların kastedildiğini belirtmiştir (Yargıtay 12. HD, 08.11.2012, E. 2012/19817, K. 2012/32148).
Karar verilinceye kadar vesayet sürer. Bu kişilerde vesayet kendiliğinden bitmez; vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesinin kaldırma kararı gerekir. Kaldırma kararı verilmedikçe kişi vesayet altında kalır ve vesayet altındaki kişinin yerleşim yeri bağlı olduğu vesayet makamının bulunduğu yerdir (TMK 21/2). Yargıtay bu nedenle, daha önce kısıtlanmış kişiye kayyım veya vasi atanması istemlerinde, vesayet kaldırılmamış ve yerleşim yeri değişikliğine izin verilmemişse, kişinin kayıtlı adresi başka yerde olsa bile vesayet dosyasının bulunduğu sulh hukuk mahkemesini yetkili saymaktadır (Yargıtay 5. HD, 24.04.2023, E. 2022/16809, K. 2023/3906; aynı yönde Yargıtay 5. HD, 15.01.2024, E. 2023/11092, K. 2024/378).
Kim başvurabilir? Kısıtlının kendisi ve her ilgili, örneğin vasi veya kısıtlının yakınları, vesayetin kaldırılmasını isteyebilir (TMK 472/3). Kanun bu hakkı kısıtlıya açıkça tanıdığından kısıtlı başvuruyu kendisi veya vekili aracılığıyla yapabilir. Vesayet makamı, vesayeti gerektiren sebebin ortadan kalktığını başka yoldan öğrenirse kendiliğinden de kaldırma kararı verir (TMK 472/2).
Görevli ve yetkili mahkeme. Vesayet makamı sulh hukuk mahkemesi, denetim makamı asliye hukuk mahkemesidir (TMK 397). Vesayet işleri çekişmesiz yargı işidir ve bu işlerde sulh hukuk mahkemesi görevlidir (HMK 382/2-b-19, 383). Kaldırma istemi, kısıtlamayı yürüten, yani vesayet dosyasının bulunduğu sulh hukuk mahkemesine yapılır.
İlan ve fiil ehliyeti. Kısıtlama ilan edilmişse kaldırılması da ilan olunur. Ancak fiil ehliyetinin yeniden kazanılması ilanın yapılmasına bağlı değildir; ilanın gecikmesi ehliyetin geri gelmesini engellemez (TMK 473).
Kanun yolu. Kaldırma kararına veya istemin reddine karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulur (HMK 345); vesayet işlerinde bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir (HMK 362/1-ç; ayrıntı için TMK 405 şerhine bakınız).
Akıl Hastalığında Vesayetin Kaldırılması: Sağlık Kurulu Raporu, Duruşma ve Çelişen Raporlar (TMK 474)
Rapor şarttır ve raporu mahkeme aldırır. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle kısıtlanan kişide vesayet, kısıtlama sebebinin ortadan kalktığı resmî sağlık kurulu raporuyla belirlenmedikçe kaldırılamaz. Bu raporu getirmek kısıtlıya yüklenmiş bir ispat külfeti değildir. Yargıtay, kaldırma istemini resmî sağlık kurulu raporu sunulmadığı gerekçesiyle reddeden kararı, mahkemenin raporu kendisinin aldırması, taraf delillerini toplaması ve tüm delilleri birlikte değerlendirmesi gerektiği gerekçesiyle bozmuştur (Yargıtay 18. HD, 20.10.2014, E. 2014/5994, K. 2014/14419). Randevu gününde kısıtlıya ulaşılamadığı için istemi reddeden karar (Yargıtay 18. HD, 03.03.2016, E. 2015/7768, K. 2016/3716), hiçbir araştırma yapılmadan aynı gün verilen ret kararı (Yargıtay 8. HD, 16.02.2017, E. 2017/9049, K. 2017/1965) ve vasinin değiştirilmesini de isteyen kısıtlının başvurusunu raporsuz reddeden karar (Yargıtay 18. HD, 20.04.2015, E. 2014/17509, K. 2015/6408) da aynı gerekçeyle bozulmuştur. Vasinin kısıtlının sağlık durumunun tespitini istediği dosyada tek hekim raporuna dayanılarak kısıtlılığın devamına karar verilmesi de doğru bulunmamıştır (Yargıtay 8. HD, 02.03.2017, E. 2017/1084, K. 2017/2817).
Duruşma yapılmalıdır. Vesayet işleri çekişmesiz yargı işi olsa da kaldırma istemi duruşma açılmadan dosya üzerinden reddedilemez; hukuki dinlenilme hakkı bunu gerektirir (HMK 27). Yargıtay, dosya üzerinden ve yeni bir resmî sağlık kurulu raporu alınmadan kısıtlılık hâlinin devamına karar verilmesini bu iki gerekçeyle bozmuştur (Yargıtay 18. HD, 20.06.2016, E. 2015/12264, K. 2016/9889).
Raporlar çelişirse Adli Tıp Kurumu. Kaldırma için alınan rapor kısıtlamaya esas alınan raporla çelişiyorsa mahkeme yeni raporla yetinip vesayeti kaldıramaz; çelişki Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas dairesinden alınacak raporla giderilmelidir. Yargıtay, hafif demans tanısıyla kısıtlanan kişi için sonradan yaşıyla uyumlu kognitif bozukluk bulunduğunu ve akıl hastalığı olmadığını bildiren rapora dayanılan kaldırma kararını (Yargıtay 8. HD, 16.02.2017, E. 2017/5999, K. 2017/1950), ömür boyu süreceği bildirilen psikotik bozukluktan sonra kişinin hâlen iyilik hâlinde olduğunu ve iki yıl sonra kontrol edilmesini bildiren rapora dayanılan kararı (Yargıtay 8. HD, 01.10.2019, E. 2019/4163, K. 2019/8350) ve vasinin değiştirilmesi istenen dosyada aynı tanıya rağmen farklı sonuca varan rapora dayanılarak vesayeti kaldıran kararı (Yargıtay 18. HD, 24.02.2016, E. 2015/7012, K. 2016/3181) bu nedenle bozmuştur.
Rapor, önceki sebebin ortadan kalktığını açıklamalıdır. Önceki raporda belirlenen kısıtlama sebebinin ortadan kalktığını açıklamadan yalnızca kısıtlamayı gerektiren bir neden olmadığını belirten rapor hüküm kurmaya elverişli görülmemiştir (Yargıtay 2. HD, 12.05.2008, E. 2008/1808, K. 2008/6820). Hastalığın remisyon döneminde olduğunu, ancak kronik ve tekrarlayıcı niteliği nedeniyle müşavir kayyım atanmasının uygun olacağını bildiren rapor da kısıtlama sebebinin kesin olarak ortadan kalktığını göstermediğinden Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 2. HD, 09.04.2012, E. 2011/15054, K. 2012/8860).
Savurganlık, Bağımlılık ve Kendi İsteğiyle Kısıtlamada Vesayetin Kaldırılması (TMK 475-476)
Bir yıllık şart. Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetme nedeniyle kısıtlanan kişinin kaldırma isteyebilmesi için en az bir yıldan beri kısıtlama sebebiyle ilgili bir şikâyete yol açmamış olması gerekir (TMK 475). Bu sebeplerle verilen kısıtlamanın kaldırılmasına ilişkin Yargıtay kararları TMK 406 şerhinde ele alınmıştır.
Kendi isteğiyle kısıtlanma. Yaşlılık, engellilik, deneyimsizlik veya ağır hastalık nedeniyle kendi isteğiyle kısıtlanan kişi üzerindeki vesayet, kısıtlamayı gerektiren sebep ortadan kalkınca kaldırılır (TMK 476). Kısıtlının yalnızca artık istemediğini bildirmesi yeterli değildir; kısıtlama sebebinin ortadan kalkıp kalkmadığı araştırılmalıdır. Bu konudaki Yargıtay kararları için TMK 408 şerhine bakınız.
Temsil Kayyımlığı Ne Zaman Sona Erer? İşin Bitmesi ve Kaldırma Davası (TMK 477/1)
Yönetim kayyımlığı, kayyımın atanmasını gerektiren sebebin ortadan kalkması veya kayyımın görevden alınmasıyla sona erer.
Yasal danışmanlık, vesayetin kaldırılmasına ilişkin hükümler uyarınca vesayet makamının kararıyla sona erer.
İş bitince kayyımlık kendiliğinden biter. Temsil kayyımı belli bir iş için atanır (TMK 426) ve vesayet makamının talimatına aynen uymak zorundadır (TMK 459). Kayyımın görevlendirildiği iş, örneğin temsil ettiği dava kesinleşerek sona erdiğinde kayyımlık kanun gereği kendiliğinden sona erer.
Ayrıca kaldırma davası açmakta hukuki yarar yoktur. Yargıtay, kayyımın temsil ettiği tapu iptal ve tescil davası kesinleştikten sonra açılan kayyımlığın kaldırılması davasında, kayyımlık kanun gereği sona erdiğinden hukuki yarar bulunmadığını ve davanın reddi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, 21.09.2017, E. 2017/13137, K. 2017/11231; ortaklığın giderilmesi davası sona erdikten sonra mirasçı olmayan kişinin açtığı dava için aynı yönde Yargıtay 18. HD, 11.04.2013, E. 2013/3296, K. 2013/6121). Babanın boşanma davası sırasında ölmesi üzerine çocuğa atanan kayyımla ilgili dosyada da Yargıtay, boşanma dosyasındaki karar kesinleşirse temsil kayyımlığının kendiliğinden sona ereceğini, dava mirasçılardan biri tarafından sürdürülürse sonucunun beklenmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 18. HD, 29.05.2014, E. 2014/1372, K. 2014/9430). Daha eski bir kararda ise ortaklığın giderilmesi davası sonuçlanıp satış kesinleştikten sonra kayyımlığın kaldırılması isteminin kabulü gerektiği söylenmiştir (Yargıtay 2. HD, 22.04.2010, E. 2009/18153, K. 2010/8015). İki yaklaşımda da iş bittikten sonra kayyımın temsil yetkisi kalmaz.
Yeni bir dava için yeni kayyım gerekir. Görevi biten kayyım aynı kişiyi başka bir davada temsil edemez. Yargıtay, evlilik dışı doğan çocuğun annesinin ölümü üzerine babanın açtığı velayet davasında, yıllar önce kesinleşen babalık davası için atanmış kayyımın çocuğu temsil etmesini yeterli görmemiş; baba ile çocuk arasında menfaat çatışması bulunduğundan bu dava için vesayet makamınca yeni kayyım atanması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 23.05.2016, E. 2016/7542, K. 2016/10047). Annenin açtığı ve açılmamış sayılan babalık davası için atanan kayyımın görevinin o davanın sona ermesiyle bittiği ve yeni dava için ayrı kayyımlık kararı arandığı (Yargıtay 2. HD, 19.11.2012, E. 2011/13896, K. 2012/27451), vasiyetnamenin açılması dosyasında atanan kayyımın mirasçılık belgesinin iptali davasında kısıtlıyı temsil edemeyeceği (Yargıtay 2. HD, 22.11.2007, E. 2006/21325, K. 2007/16350) de aynı çizgidedir. Kayyımın talimata bağlılığı ve başka işte temsil yasağı için TMK 458-460 şerhine bakınız.
Mirasçılar davaya katılınca. Tapu malikleri için davada kayyım bulunan kamulaştırma davasında maliklerin mirasçıları bulunup davaya katıldığında kayyımın görevi sona erer. Yargıtay, bu durumda kayyımlığın kaldırılmasının beklenmesi gerektiği yönündeki itirazı yerinde görmemiş; ancak kendisini vekille temsil ettiren kayyım lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 5. HD, 03.04.2023, E. 2022/14404, K. 2023/3357).
Yönetim Kayyımlığı ve Mal Memuru (Hazine) Kayyımlığı Nasıl Kaldırılır? (TMK 477/2, 478)
Sebep kalkınca kaldırılır. Yönetim kayyımlığı, kayyımın atanmasını gerektiren sebep ortadan kalkınca veya kayyım görevden alınınca sona erer (TMK 477/2). Kanun, uzun süreden beri bulunamayan ve oturduğu yer bilinmeyen kişinin veya mirasçılık hakları henüz belli olmayan terekenin malları için yönetim kayyımı atanmasını öngörür (TMK 427). Bu mallar üzerinde Hazinenin hak ve menfaati bulunduğunda vesayet makamı mahallin en büyük mal memurunu yönetim kayyımı atar (3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun m. 2); kararlarda bu kayyım çoğunlukla defterdardır. Uygulamada sebebin ortadan kalktığı, ilgilinin başvurusu üzerine sulh hukuk mahkemesinin kayyımlığın kaldırılması kararıyla belirlenir.
Malik ve mirasçılar belli olunca. Yargıtay, kimliği bilinmediği için kayyım atanan tapu malikinin davacıların mirasbırakanı olduğunun eski tapu kaydı ve veraset belgesiyle kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlendiği dosyada, kayyımlıkla yönetimi gerektiren bir durum kalmadığını ve kaldırma isteminin kabulü gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 18. HD, 17.11.2014, E. 2014/14362, K. 2014/16427). Tapuda mirasçılara intikal yapılmışsa (Yargıtay 18. HD, 30.09.2013, E. 2013/11155, K. 2013/12376), veraset ilamları, nüfus ve tapu kayıtları ile tanık beyanları birlikte malikin ölü ve mirasçılarının belli olduğunu gösteriyorsa (Yargıtay 18. HD, 04.11.2014, E. 2014/11208, K. 2014/15557) ve malikin mirasçısız ölümü nedeniyle taşınmazın başka bir kişi adına tesciline ilişkin karar kesinleşmişse (Yargıtay 18. HD, 30.09.2013, E. 2013/8678, K. 2013/12375) de kayyımlık kaldırılmalıdır.
Kimlik resmî belgelerle kanıtlanmalıdır. Tapu paydaşı ile başvuranın mirasbırakanının aynı kişi olduğu nüfus kaydı ve mirasçılık belgesi gibi resmî belgelerle kanıtlanamıyorsa kayyımlık kaldırılamaz (Yargıtay 18. HD, 24.02.2014, E. 2014/384, K. 2014/2953). Yalnız tanık beyanlarıyla yetinilmesi eksik inceleme sayılmış (Yargıtay 18. HD, 22.04.2015, E. 2015/3265, K. 2015/6728); tapudaki isim ile nüfustaki isim farklıysa başvurana tapuda isim düzeltme davası açması için süre verilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir (Yargıtay 18. HD, 23.02.2015, E. 2014/22010, K. 2015/2547).
Tapu davası kesinleşmeden kaldırılmaz. Kayyımlığın kaldırılması, taşınmazın kime ait olduğunu belirleyecek bir tapu iptal ve tescil davasının sonucuna bağlıysa o dava bekletici sorun yapılır. Yargıtay, tescil kararı bozulup dava sürerken kararı kesinleşmiş gibi kabul ederek kayyımlığı kaldıran hükmü bozmuştur (Yargıtay 18. HD, 05.05.2014, E. 2014/7330, K. 2014/8238); tescil kararı kesinleşmemiş ve tapuda kayyım atanan kişiler hâlâ malik görünüyorsa kayyımlığı gerektiren hâlin ortadan kalkmadığı da kabul edilmiştir (Yargıtay 8. HD, 24.01.2018, E. 2017/8328, K. 2018/1262).
Görevli mahkeme ve ilan. Kayyım atanması kararının kaldırılması istemi, kayyımın şahsına itiraz veya kaçınma talebi niteliğinde değilse vesayet işi olarak sulh hukuk mahkemesinde görülür; asliye hukuk mahkemesi görevli değildir (Yargıtay 18. HD, 30.04.2013, E. 2013/4666, K. 2013/7270). Kayyımın atanması ilan edilmişse veya vesayet makamı gerekli görürse kayyımlığın sona erdiği de ilan olunur (TMK 478).
Yasal Danışmanlık Nasıl Kaldırılır? Duruşma ve Yetkili Mahkeme (TMK 477/3)
Vesayet makamının kararı gerekir. Kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla beraber korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanması gereken ergin kişiye dava açma, taşınmaz satımı, bağışlama ve kefil olma gibi kanunda sayılan işlerde görüşü alınmak üzere yasal danışman atanır (TMK 429). Yasal danışmanlık kendiliğinden bitmez; vesayetin kaldırılmasına ilişkin hükümler uygulanarak vesayet makamının kararıyla sona erer (TMK 477/3).
Duruşma ve dinlenme. Yargıtay, yasal danışmanlığın kaldırılması istemini taraflar çağrılıp dinlenmeden dosya üzerinden reddeden kararı hukuki dinlenilme hakkına aykırı bularak bozmuştur (Yargıtay 8. HD, 25.01.2018, E. 2017/9410, K. 2018/1417).
Yetkili mahkeme. Yasal danışmanlığın kaldırılması istemine, yerleşim yeri değişikliği için verilmiş bir izin yoksa yasal danışmanı atayan sulh hukuk mahkemesi bakar (Yargıtay 5. HD, 13.01.2025, E. 2024/10824, K. 2025/495; aynı yönde Yargıtay 5. HD, 20.09.2021, E. 2021/4999, K. 2021/9962). Vesayet makamının kimse istemeden verdiği yerleşim yeri izni de yetkiyi başka mahkemeye geçirmemiştir (Yargıtay 5. HD, 25.03.2024, E. 2024/2164, K. 2024/3643).
TMK 470 Yargıtay kararları
Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 17 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve konularına göre gruplandı. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.
Karar seçimi hakkında
Sayfaya 17 Yargıtay kararı kart olarak alınmıştır: küçüklerde vesayetin erginlikle sona ermesi (2. Hukuk Dairesi 2012 ve 2010), kısıtlılığın kaldırılmasında yetki, sağlık kurulu raporu, duruşma ve çelişen raporlar (5. Hukuk Dairesi 2023; 18. Hukuk Dairesi 2014 ve 2016; 8. Hukuk Dairesi 2017 ve 2019), temsil kayyımlığının sona ermesi (18. Hukuk Dairesi 2014; 8. Hukuk Dairesi 2017; 2. Hukuk Dairesi 2016; 5. Hukuk Dairesi 2023), yönetim kayyımlığının kaldırılması (18. Hukuk Dairesi 2014, üç karar), yasal danışmanlığın kaldırılması (8. Hukuk Dairesi 2018; 5. Hukuk Dairesi 2025) ve görevli mahkeme (18. Hukuk Dairesi 2013). Metinde ayrıca aynı yöndeki kararlar anılmıştır. Kararların tamamı tam metinden okunmuş ve OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. ATIF NOTLARI: Bir 8. Hukuk Dairesi kararında TMK 477/1 yazım hatasıyla 471/1 olarak gösterilmiştir. 5. Hukuk Dairesi 2023 kararı düzeltilerek onama, 18. Hukuk Dairesi 2013 kararı gerekçe değiştirilerek onama kararıdır; aktarılan değerlendirmeler Yargıtay dairelerine aittir. Metninde karşı oy yazısı bulunan ve oy çokluklu kararlar kullanılmamıştır. Kişi, yer, kurum bilgileri ve tutarlar aktarılmamıştır.
Küçüklerde vesayet
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Yaş küçüklüğü nedeniyle kurulan vesayet erginlikle kendiliğinden sona erer; ayrı bir kısıtlama kararı yoksa dava için vekaletname kişinin kendisinden alınır
Olay: Yaş küçüklüğü nedeniyle 743 sayılı eski Medeni Kanuna göre vesayet altına alınmış olan davacı adına, vasinin sorumluluğu nedeniyle tazminat davası açılmıştır. Asliye hukuk mahkemesinin kararı temyiz edilmiştir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yaş küçüklüğü nedeniyle kurulan vesayetin küçüğün ergin olmasıyla kendiliğinden sona erdiğini (TMK 470) belirtmiştir. Davacı hakkında akıl hastalığı nedeniyle verilmiş bir vesayet kararı varsa dosyaya eklenmesini, yoksa avukattan davacının bizzat kendisinden alınmış vekaletnameyi sunmasının istenmesini, sunulmazsa kararın davacıya tebliğ edilerek yasal sürelerin beklenmesini isteyerek dosyayı oy birliğiyle mahkemesine geri çevirmiştir.
“Böyle bir durumda küçük üzerindeki vesayet, onun ergin olmasıyla kendiliğinden sona erer (TMK.m.470).”
Ne anlama geliyor?
Vesayet altındaki çocuk ergin olduysa eski vasinin verdiği vekaletname artık yeterli değildir; davayı sürdürmek için kişinin kendisinden vekaletname alın.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kararda vesayetin 743 sayılı eski Medeni Kanunun 354. maddesine göre kurulduğu belirtilmektedir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Vesayet dosyasında temyiz incelemesi sürerken küçük ergin olursa vesayet kendiliğinden sona erer ve davanın konusu kalmaz
Olay: Sulh hukuk mahkemesi, küçüğe ilişkin vesayet dosyasında ek karar vermiştir. Karar temyiz incelemesindeyken vesayet altındaki küçük ergin olmuştur.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, küçük üzerindeki vesayetin onun ergin olmasıyla kendiliğinden sona erdiğini (TMK 470/1), kişinin ergin olmasıyla davanın konusunun kalmadığını belirtmiş; bu konuda bir karar verilmek üzere hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
“Küçüğün üzerindeki vesayet onun ergin olmasıyla kendiliğinden sona erer. (TMK.md.470/1)”
Ne anlama geliyor?
Vesayet dosyası sürerken çocuk ergin olursa vesayete dayalı işlemler kendiliğinden son bulur; mahkemeden davanın konusuz kaldığına karar vermesini isteyin.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kararda ek kararın konusu ayrıntılı olarak belirtilmemiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Kısıtlılığın kaldırılması
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Kısıtlı üzerindeki vesayet, vesayet makamı kaldırma kararı verinceye kadar devam eder; bu kişiye kayyım atanması istemine kayıtlı adrese göre değil vesayet dosyasının bulunduğu sulh hukuk mahkemesi bakar
Olay: Daha önce bir sulh hukuk mahkemesince kısıtlanmış ve kendisine vasi atanmış kişiye temsil kayyımı atanması istenmiştir. Başvurulan mahkeme, kişinin kayıtlı adresinin başka bir yerde olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiş; dosyanın gönderildiği mahkeme de yetkili vesayet makamının kişiyi kısıtlayan mahkeme olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir.
Karar: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, TMK 19, 411, 412, 426, 430 ve 472'yi aktarmıştır. Kişiyi kısıtlayan mahkemece vesayetin kaldırılmasına ilişkin bir karar verilmediğini, vesayet hâlinin dava tarihi itibarıyla devam ettiğini ve vesayet altındaki kişilerin yerleşim yerinin vesayet makamının bulunduğu yer olduğunu belirterek kişiyi kısıtlayan mahkemeyi oy birliğiyle yargı yeri olarak belirlemiştir.
“vesayet hâlinin dava tarihi itibarıyla devam ettiği anlaşıldığından, vesayet altındaki kişilerin yerleşim yeri de vesayet makamının bulunduğu yer olduğundan”
Ne anlama geliyor?
Kısıtlı hakkında yeni bir istemde bulunacaksanız vesayet kaldırılmadıkça ve yerleşim yeri değişikliğine izin verilmedikçe başvuruyu vesayet dosyasının bulunduğu sulh hukuk mahkemesine yapın.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve kesin olarak verilmiştir (yargı yeri belirlenmesi). Aynı yönde 5. HD 15.01.2024 kararı metinde anılmıştır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi
Kısıtlının vesayetin kaldırılması istemi resmî sağlık kurulu raporu sunulmadığı gerekçesiyle reddedilemez; raporu mahkeme aldırır, delilleri toplar ve birlikte değerlendirir
Olay: Paranoid akıl hastalığı nedeniyle TMK 405'e göre kısıtlanan ve kısıtlama kararı Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen kişi, yıllar sonra akıl sağlığının yerinde olduğunu ileri sürerek kısıtlamanın kaldırılmasını istemiştir. Sulh hukuk mahkemesi, resmî sağlık kurulu raporu alınmadan kısıtlılığın kalkması için yeterli belge olmadığı gerekçesiyle istemi reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, TMK 472 ve 474'ü aktarmıştır. Mahkemenin, akıl hastalığı nedeniyle kısıtlanan kişinin kaldırma istemi yönünden kısıtlama sebebinin ortadan kalkıp kalkmadığı hakkında resmî sağlık kurulu raporu aldırması, taraf delillerini toplaması ve tüm delilleri birlikte değerlendirerek karar vermesi gerektiğini belirterek eksik incelemeyle verilen ret kararını oy birliğiyle bozmuştur.
Karardan alıntı (aç)(kapat)
“mahkemece, akıl hastalığı nedeniyle kısıtlanan davacının vesayetin kaldırılması talebi yönünden kısıtlama sebebinin ortadan kalkmış olup olmadığı hususunda resmi sağlık kurulu raporu aldırılıp taraf delillerinin toplanması ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinden sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor?
Kısıtlılığın kaldırılmasını isterken rapor getirmek zorunda değilsiniz; mahkemeden resmî sağlık kurulu raporu için sevkinizi isteyin ve tedavi belgelerinizi sunun.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Aynı yönde 18. HD 03.03.2016, 18. HD 20.04.2015, 8. HD 16.02.2017 ve 8. HD 02.03.2017 kararları metinde anılmıştır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi
Vesayetin kaldırılması istemi duruşma açılmadan dosya üzerinden karara bağlanamaz; yeni resmî sağlık kurulu raporu alınmadan kısıtlılığın devamına karar verilemez
Olay: TMK 405'e göre kısıtlanan kişi, dilekçeyle kısıtlama kararının kaldırılmasını istemiştir. Sulh hukuk mahkemesi duruşma yapmadan ve kısıtlı hakkında yeni bir resmî sağlık kurulu raporu almadan dosya üzerinden istemi reddetmiş, kısıtlılık hâlinin devamına karar vermiştir.
Karar: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, vesayet hükümlerinin kamu düzenine ilişkin olduğunu, vesayet işlerinin çekişmesiz yargı işi olup niteliğine uygun düştüğü ölçüde basit yargılama usulüne tabi bulunduğunu belirtmiştir. Dosya üzerinden karar verilebilmesinin ancak hukukun elverdiği hâllerde mümkün olduğunu, hukuki dinlenilme hakkının (HMK 27) tarafların duruşmaya çağrılmadan hüküm verilmemesini gerektirdiğini açıklamıştır. Ayrıca TMK 472 ve 474 uyarınca resmî sağlık kurulu raporu alınmadan kısıtlılığın devamına karar verilmesini de eksik inceleme sayarak hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
“Hukuki dinlenme hakkının gereği olarak, taraflar duruşmaya çağrılmadan hüküm verilememesi, Anayasanın 36. maddesi ile düzenlenen iddia ve savunma hakkının kullanılmasına olanak tanınması ilkesinin doğal bir sonucudur.”
Ne anlama geliyor?
Kaldırma isteminiz dosya üzerinden reddedildiyse duruşma yapılmadığını ve rapor alınmadığını kanun yolunda ileri sürün.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Kısıtlamaya esas rapor ile kaldırma için alınan rapor çelişiyorsa çelişki giderilmeden vesayet kaldırılamaz
Olay: Hafif düzeyde demans ve anksiyete bozukluğu tanısıyla kısıtlanan kişiye oğlu vasi atanmıştır. Kısıtlının vekili yaklaşık bir ay sonra kısıtlamanın kaldırılmasını istemiş; sevk edilen hastanenin sağlık kurulu raporunda yaşıyla uyumlu kognitif bozukluk bulunduğu, akıl hastalığı ve akıl zayıflığı olmadığı ve vasi atanmasına gerek bulunmadığı bildirilmiştir. Mahkeme istemi kabul etmiş; kısıtlama davasının davacısı ve vasi adayı temyiz etmiştir.
Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, TMK 472 ve 474'ü aktarmıştır. Kısıtlamaya esas alınan raporda hastalığın sürekli olduğu ve vasi atanması gerektiği belirtilmişken kaldırma istemi üzerine alınan raporda akıl hastalığı ve akıl zayıflığı bulunmadığının bildirildiğini belirtmiştir. Bu çelişkinin, kısıtlının raporlarla birlikte kuruma sevk edilerek alınacak yeni raporla giderilmesi ve kısıtlama sebebinin ortadan kalkıp kalkmadığının kesin olarak tespit edilmesi gerektiğini açıklayarak eksik incelemeyle verilen kabul kararını oy birliğiyle bozmuştur.
“çelişkinin giderilmesi ve kısıtlama sebebinin ortadan kalkıp kalkmadığının kesin olarak tespiti ile hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile istemin kabulü doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor?
Kaldırma raporu kısıtlama raporuyla çelişiyorsa mahkeme çelişkiyi gidermeden vesayeti kaldıramaz; bu çelişkiyi kanun yolunda ileri sürebilirsiniz.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kararda sevk edilecek kurumun adı anonimleştirilmiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Kişinin hâlen iyilik hâlinde olduğunu ve iki yıl sonra kontrol edilmesini bildiren rapor, hastalığın ömür boyu süreceğini belirten kısıtlama raporuyla çeliştiğinden Adli Tıp Kurumundan rapor alınmadan vesayet kaldırılamaz
Olay: Psikotik bozukluk tanısıyla kısıtlanan kişi hakkındaki ilk raporda hastalığın ömür boyu süreceği ve kişinin kendi işlerini göremeyeceği bildirilmiştir. Kaldırma istemi üzerine alınan raporda ise şizoaffektif bozukluk tanısıyla kişinin hâlen iyilik hâlinde olduğu, vasiliğin kaldırılmasının tıbben uygun olduğu ve iki yıl sonra kontrolünün uygun olacağı belirtilmiştir. Mahkeme istemi kabul etmiş, ilgili bakanlık temyiz etmiştir.
Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, TMK 472 ve 474'ü aktarmıştır. İki rapor arasındaki çelişki karşısında kısıtlının raporlarla birlikte Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek yeniden rapor alınması, çelişkinin giderilmesi ve kısıtlama sebebinin ortadan kalkıp kalkmadığının kesin olarak tespit edilmesi gerektiğini belirterek eksik incelemeyle verilen kabul kararını oy birliğiyle bozmuştur.
“halen iyilik halinde olup vasiliğin kaldırılmasının tıbben uygun olduğu ve 2 yıl sonra kontrolünün uygun olduğu belirtildiğine göre”
Ne anlama geliyor?
İyilik hâlini bildiren bir rapor tek başına vesayetin kaldırılması için yeterli olmayabilir; kısıtlama sebebinin ortadan kalktığını açıkça gösteren bir rapor gerekir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Temyiz eden bakanlığın adı ve kişi, yer bilgileri aktarılmamıştır.
Temsil kayyımlığı
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi
Boşanma davası sırasında babanın ölmesi üzerine çocuğa atanan temsil kayyımlığı, boşanma dosyasındaki karar kesinleşince kendiliğinden sona erer; kaldırma davasında hukuki yarar yoktur
Olay: Baba, anneye karşı boşanma davası açmış ve dava sürerken ölmüştür. Ortak çocuğa TMK 426 uyarınca temsil kayyımı atanmış; boşanma davasında evliliğin ölümle sona ermesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, bu karar henüz kesinleşmemiştir. Anne, atamanın usulsüz olduğunu ileri sürerek kayyımlığın kaldırılmasını istemiş; sulh hukuk mahkemesi istemi kabul etmiştir.
Karar: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, TMK 181 ve 426/2'yi aktarmıştır. Mahkemenin boşanma dosyasındaki kararın tebliği için ilgililere süre vermesi, dava TMK 181 uyarınca sürdürülürse sonucunu beklemesi gerektiğini; karar kesinleşirse TMK 477/1 gereği temsil kayyımlığının kendiliğinden sona ereceğini ve kaldırma davası açmakta hukuki yarar bulunmadığından davanın reddi gerekeceğini belirterek kabul kararını oy birliğiyle bozmuştur.
“kararın kesinleşmesi halinde ise aynı Yasanın 477/1. maddesi uyarınca “Temsil kayyımlığı, kayyımın yapmakla görevlendirildiği işin bitirilmesiyle sona erer.” hükmü gereği temsil kayyımlığının kendiliğinden sona ereceği ve dava açmakta hukuki yarar bulunmaması nedeniyle davanın reddinin gerekeceği”
Ne anlama geliyor?
Boşanma davası sürerken eşiniz öldüyse ve çocuğa kayyım atandıysa, kayyımlık boşanma dosyası kesinleşince kendiliğinden biter; ayrıca kaldırma davası açmanız gerekmez.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Kayyımın temsil ettiği tapu iptal ve tescil davası kesinleşince temsil kayyımlığı kanun gereği sona erer; ayrıca kayyımlığın kaldırılmasını istemekte hukuki yarar yoktur
Olay: Defterdar, TMK 427/1 ve 3561 sayılı Kanun uyarınca, bir tapu iptal ve tescil davasında kimliği ve adresi belirlenemeyen ölü davalının mirasçılarını temsil etmek üzere kayyım atanmıştır. Tapu iptal ve tescil davası kabul edilmiş, karar Yargıtay'ca onanarak kesinleşmiştir. Davacı bu kayyımlığın kaldırılmasını istemiş; sulh hukuk mahkemesi istemi kabul etmiştir.
Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, temsil kayyımlığının kayyımın yapmakla görevlendirildiği işin bitirilmesiyle sona erdiğini belirtmiştir. Tapu iptal ve tescil davası kesinleşen kararla sona erdiğinden kayyımlığın da kanun gereği sona erdiğini, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını açıklayarak davanın reddi gerekirken kabulünü doğru bulmamış ve hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
“Tapu iptali ve tescil davası kararla sona erdiğinden kayyımlık da kanun gereği sona erdiğinden davacının dava açmakta hukuki yarar bulunmamaktadır.”
Ne anlama geliyor?
Kayyımın temsil ettiği dava kesinleştiyse kayyımlık kendiliğinden bitmiştir; ayrıca açılacak kaldırma davası hukuki yarar yokluğundan reddedilir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kararda TMK 477/1 yazım hatasıyla 471/1 olarak gösterilmiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Babalık davası için atanan kayyımın görevi o davanın bitmesiyle sona erer; babanın sonradan açtığı velayet davasında menfaat çatışması nedeniyle çocuğa yeni kayyım atanmalıdır
Olay: Evlilik dışı doğan çocuğun annesi ölmüş, çocuğun velayeti askıda kalmıştır. Mahkeme babaya velayet davası açması için süre vermiş, baba velayetin kendisine verilmesini istemiştir. Yıllar önce kesinleşen babalık davasında çocuğu temsil etmek üzere atanmış olan kayyım bu davada da çocuğu temsil etmiş ve aile mahkemesi hüküm kurmuştur.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, davacı baba ile çocuk arasında menfaat çatışması bulunduğunu, babalık davası için görevlendirilen kayyımın görevinin o işin bitirilmesiyle sona erdiğini (TMK 477) belirtmiştir. Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 4. ve 9. maddeleri ile TMK 426/2 uyarınca çocuğu bu davada temsil etmek üzere kayyım atanması için vesayet makamına ihbarda bulunulması, kayyımın davaya katılımının sağlanması ve delillerinin toplanması gerektiğini açıklayarak hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
“2006 yılında kesinleşen babalık davasında çocuğu temsil etmek üzere görevlendirilen kayyım bu davada da çocuğu temsil etmiş ve hüküm verilmiştir. Temsil kayyımlığı, kayyımın yapmakla görevlendirildiği işin bitirilmesiyle sona erer (TMK m. 477).”
Ne anlama geliyor?
Her dava için ayrı temsil kayyımı gerekir; önceki davada atanmış kayyımın yeni davada çocuğu temsil etmesi kararın bozulmasına yol açar.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Tapu maliklerinin mirasçıları bulunup davaya katıldığında davadaki kayyımın görevi sona erer; kendisini vekille temsil ettiren kayyım lehine vekâlet ücretine hükmedilir
Olay: Bir idare, kamulaştırılan taşınmazın bedelinin tespiti ve adına tescili için dava açmıştır. Tapu malikleri için davada kayyım bulunmaktadır; yargılama sırasında maliklerin yasal mirasçılarına ulaşılmış ve mirasçılar davaya dahil edilmiştir. Kayyım vekili, kayyımlığın kaldırılması yönünde dava açılmadan kayyımın taraf olarak kalmaya devam ettiğini ve önce kayyımlığın kaldırılması gerektiğini ileri sürerek kanun yoluna başvurmuştur.
Karar: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, TMK 477'deki temsil kayyımlığının işin bitirilmesiyle sona ereceğine ilişkin hükmü aktarmıştır. Taşınmazın maliklerinin mirasçıları davaya dahil edilerek yargılamaya devam edildiğinden kayyımın görevinin sona erdiğini ve verilen kararın yerinde olduğunu, ancak kendisini vekille temsil ettiren kayyım lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek bölge adliye mahkemesi kararını kayyım lehine vekâlet ücreti eklenmek suretiyle düzelterek oy birliğiyle onamıştır.
“tapu maliklerinin mirascıları davaya dahil edilerek yargılamaya devam olunduğu, böylelikle kayyumun görevinin sona erdiği anlaşıldığından verilen kararın yerinde olduğu”
Ne anlama geliyor?
Kayyım atanan malikin mirasçıları bulunduysa davaya katılmalarını sağlayın; kayyımın görevi bununla sona erer.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir; düzeltilerek onama kararıdır, aktarılan değerlendirme Yargıtay dairesine aittir. Vekâlet ücreti tutarı ve kişi, yer, kurum bilgileri aktarılmamıştır.
Yönetim kayyımlığı
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi
Kimliği bilinmediği için kayyım atanan tapu malikinin davacıların mirasbırakanı olduğu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmişse kayyımlıkla yönetimi gerektiren durum kalmamıştır; kayyımlık kaldırılmalıdır
Olay: Bir ortaklığın giderilmesi davasında paydaşlardan birinin kim olduğu bilinmediğinden defterdar kayyım atanmıştır. Davacılar, bu paydaşın ölen mirasbırakanları olduğunu ve kendilerinin mirasçı kaldığını ileri sürerek kayyımlığın kaldırılmasını istemiş; sulh hukuk mahkemesi istemi reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, TMK 477'yi aktarmıştır. Kadastro tespitinin dayanağı olan eski tapu kaydının getirtilip incelendiğini, veraset belgesiyle birlikte davacıların mirasbırakanı ile tapu malikinin aynı kişi olduğunun kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlendiğini, mirasçıların ortaklığın giderilmesi davasına katıldığını ve kararın kesinleştiğini belirtmiştir. Taşınmazın malikinin belli olduğunu, kayyımlıkla yönetimi gerektiren bir durumun kalmadığını açıklayarak davanın kabulü gerekirken reddini doğru bulmamış ve hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
“taşınmazın malikinin belli olması ve kayyımlık kararının kaldırılması şartlarının mevcut olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor?
Tapuda kayyım bulunan payın malikinin mirasbırakanınız olduğunu eski tapu kayıtları ve mirasçılık belgesiyle gösterirseniz kayyımlığın kaldırılmasını isteyebilirsiniz.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Aynı yönde 18. HD 30.09.2013 (iki karar) ve 18. HD 04.11.2014 kararları metinde anılmıştır. Kişi, yer ve taşınmaz bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi
Kayyım atanan tapu paydaşı ile başvuranın mirasbırakanının aynı kişi olduğu nüfus kaydı ve mirasçılık belgesi gibi resmî belgelerle kanıtlanamıyorsa 3561 sayılı Kanuna göre atanan kayyımlık kaldırılamaz
Olay: Paydaşlardan birinin nerede olduğu, sağ olup olmadığı ve mirasçıları belli olmadığından 3561 sayılı Kanun uyarınca defterdar kayyım atanmıştır; ortaklık satış yoluyla giderilmiş ve bu paydaşın payına düşen bedel kayyım hesabına yatırılmıştır. Davacı, bu paydaşın mirasçısı olduğunu ileri sürmüş ve ölüm tarihi kadastro tutanaklarındaki kayıttan farklı olan bir kişiye ait veraset ilamı sunarak kayyımlığın kaldırılmasını istemiş; sulh hukuk mahkemesi istemi kabul etmiştir.
Karar: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, 3561 sayılı Kanunun 1. ve 2. maddelerini ve TMK 477'yi aktarmıştır. Tapu paydaşı ile davacının mirasbırakanının aynı kişi olduğunun ve davacının onun mirasçısı bulunduğunun nüfus kaydı ve mirasçılık belgesi gibi resmî belgelerle kanıtlanamadığını, paydaşın ve mirasçılarının açık kimlik ve adreslerinin belli olmadığını belirterek kayyımlığın kaldırılması şartları bulunmadığından davanın reddi gerekirken kabulünü doğru bulmamış ve hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
“kayyımlık kararının kaldırılması şartlarının mevcut bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor?
Hazine kayyımlığının kaldırılması için benzer isim yetmez; ölüm tarihi ve baba adı gibi kimlik bilgilerinin tapu ve nüfus kayıtlarıyla örtüştüğünü resmî belgelerle gösterin.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Aynı yönde, yalnız tanık beyanıyla yetinilemeyeceğine ilişkin 18. HD 22.04.2015 ve isim düzeltme davası için süre verilmesine ilişkin 18. HD 23.02.2015 kararları metinde anılmıştır. Kişi, yer ve taşınmaz bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi
Kayyım atanan payın başka bir kişi adına tesciline ilişkin karar kesinleşmeden kayyımlık kaldırılamaz; tapu davası bekletici sorun yapılır
Olay: Gaip olduğu için payının yönetimine defterdar kayyım atanan paydaşın payının iptaliyle taşınmazın bir vakıf adına tesciline karar verilmiş, ancak bu karar Yargıtay'ca bozulmuş ve dava yeniden görülmeye başlanmıştır. Davacı, taşınmazın vakıf adına tescil edildiğini ileri sürerek kayyımlığın kaldırılmasını istemiş; sulh hukuk mahkemesi istemi kabul etmiştir.
Karar: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, TMK 477'yi aktarmıştır. Tescil kararının kesinleşmediğini, mahkemenin tescil kararını kesinleşmiş gibi kabul ederek kayyımlığı kaldırdığını, tapu iptal ve tescil davasında verilecek hükmün kayyımlığın kaldırılması davasının sonucunu etkileyeceğini belirtmiştir. Bu davanın bekletici sorun yapılarak sonucunun beklenmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğini açıklayarak hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
“vakıf adına tescil kararının kesinleşmediği, mahkemece tescil kararının kesinleşmiş gibi kayyımlık kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.”
Ne anlama geliyor?
Kayyımlığın kaldırılmasını bir tapu davasının sonucuna dayandırıyorsanız önce o kararın kesinleşmesini bekleyin; kesinleşmemiş karar yeterli sayılmaz.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Aynı yönde 8. HD 24.01.2018 kararı metinde anılmıştır. Kişi, yer, vakıf ve taşınmaz bilgileri aktarılmamıştır.
Yasal danışmanlık
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Yasal danışmanlığın kaldırılması istemi taraflar çağrılıp dinlenmeden dosya üzerinden reddedilemez
Olay: Eşinin kısıtlanmasını ve kendisinin vasi atanmasını isteyen kişinin davasında mahkeme vesayet istemini reddetmiş, ancak eşe yasal danışman atamış ve karar kesinleşmiştir. Kesinleşmeden yaklaşık üç ay sonra yasal danışmanlığın kaldırılması istenmiş; mahkeme tarafları çağırmadan ve beyanlarını almadan dosya üzerinden istemi reddetmiş, karar fiil ehliyeti sınırlanan kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, dosya üzerinden karar verilebilmesi için bunun hukuken mümkün olması gerektiğini, kanunun duruşma açılarak yargılama yapılmasını emrettiği hâllerde dosya üzerinden karar verilemeyeceğini belirtmiştir. HMK 27'deki hukuki dinlenilme hakkı ile Anayasa'nın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddeleri gereğince taraflar dinlenmek üzere usulüne uygun davet edilmedikçe karar verilemeyeceğini açıklayarak dosya üzerinden verilen ret kararını oy birliğiyle bozmuştur.
“mahkemece, duruşma açılmak suretiyle inceleme yapılıp karar verilmesi gerekirken, dosya üzerinden talebin reddi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor?
Yasal danışmanlığın kaldırılmasını istediğinizde mahkeme sizi dinlemek zorundadır; duruşma yapılmadan verilen ret kararına karşı kanun yoluna başvurun.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Yasal danışmanlığın kaldırılması istemine, yerleşim yeri değişikliğine izin verilmemişse yasal danışmanı atayan sulh hukuk mahkemesi bakar
Olay: Bir sulh hukuk mahkemesi, TMK 429 uyarınca kişinin fiil ehliyetini iki yıl süreyle sınırlayarak yasal danışman atamıştır. Yasal danışman sonradan yasal danışmanlığın kaldırılmasını istemiş; mahkeme kişinin adresinin başka bir yerde olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiş, dosyanın gönderildiği mahkeme de izin kararı ve yerleşim yeri değişikliği talebi bulunmadığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir.
Karar: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, TMK 19, 411 ve 412'yi aktarmıştır. Vesayet makamınca TMK 412/1'e göre verilmiş bir yerleşim yeri değişikliği izni ve kısıtlı veya vasinin böyle bir izin talebi bulunmadığından, yasal danışmanlığın kaldırılması istemine ilişkin karar vermekte yasal danışmanı atayan sulh hukuk mahkemesinin yetkili olduğunu belirterek bu mahkemeyi oy birliğiyle ve kesin olarak yargı yeri olarak belirlemiştir.
“4721 sayılı Kanun’un 412 nci maddesinin birinci fıkrasına göre verilmiş bir izin kararı ve kısıtlı veya vasinin yerleşim yeri değişikliğine izin talebi olmadığından”
Ne anlama geliyor?
Yasal danışmanlığın kaldırılmasını, adres değişmiş olsa bile yerleşim yeri değişikliğine izin verilmemişse danışmanı atayan sulh hukuk mahkemesinden isteyin.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve kesin olarak verilmiştir. Aynı yönde 5. HD 25.03.2024 ve 20.09.2021 kararları metinde anılmıştır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Görevli mahkeme
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi
Kayyım atanması kararının kaldırılması istemi vesayet işidir ve sulh hukuk mahkemesinde görülür; asliye hukuk mahkemesi görevli değildir
Olay: Davacı, bir taşınmazın maliklerine atanan kayyımlığın kaldırılmasını asliye hukuk mahkemesinde istemiş; mahkeme görevsizlik kararı vermiştir.
Karar: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, TMK 477/1, 403, 431, 472/1 ve 397/2 ile vesayet işlerini çekişmesiz yargı işi sayan ve bu işlerde sulh hukuk mahkemesini görevli kılan HMK hükümlerini aktarmıştır. Davanın kayyım atanması kararının iptali ve kaldırılmasına ilişkin olduğunu, kayyımın şahsına itiraz veya kayyımın kaçınma talebi niteliğinde bulunmadığını ve görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğunu belirterek sonucu itibarıyla doğru olan görevsizlik kararını gerekçesini değiştirerek oy birliğiyle onamıştır.
“Dava kayyım atanması kararının iptali; kaldırılması davası olup, kayyımın şahsına itiraz ya da kayyımın kaçınması talebine ilişkin bulunmamaktadır. Görevli mahkeme ise sulh hukuk mahkemesidir.”
Ne anlama geliyor?
Kayyımlığın kaldırılması için sulh hukuk mahkemesine başvurun; asliye hukuk mahkemesinde açılan dava görevsizlikle sonuçlanır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir; gerekçe değiştirilerek onama kararıdır, aktarılan gerekçe Yargıtay dairesine aittir. Kişi, yer ve taşınmaz bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 470 ile ilgili maddeler
- TMK m. 489 — Vesayetin sona ermesinin sonuçları: kesin hesap, ibra, vasiye karşı tazminat davasında zamanaşımı ve imtiyazlı alacak (TMK 489-494)
- TMK m. 479 — Vasilik görevinin sona ermesi: vasinin ölümü, süre, vasi değiştirme (görevden alma) ve itiraz (TMK 479-488)
- TMK m. 405 — Akıl hastalığı nedeniyle kısıtlama, sağlık kurulu raporu ve ilan (TMK 405, 409-410)
- TMK m. 406 — Savurganlık, kumar, alkol ve kötü yönetim nedeniyle kısıtlama (TMK 406)
- TMK m. 407 — Cezaevindeki hükümlüye vasi veya kayyım atanması (TMK 407, 471)
- TMK m. 408 — Kendi isteğiyle kısıtlanma ve vasi atanması: yaşlılık, engellilik, ağır hastalık (TMK 408, 428, 476)
- TMK m. 426 — Kayyım ve yasal danışman: temsil kayyımı, yönetim kayyımı, menfaat çatışması, yetki ve usul (TMK 426-431)
- TMK m. 458 — Kayyımın görevleri: ehliyete etkisi, temsil kayyımının talimata bağlılığı, yönetim kayyımının yetki sınırı (TMK 458-460)
- TMK m. 466 — Vasinin ve Devletin sorumluluğu: tazminat davası, ikincil sorumluluk, rücu ve görevli mahkeme (TMK 466-469)
- TMK m. 404 — Küçüklük: velayet altında bulunmayan küçüğe vasi atanması (TMK 404)
- TMK m. 11 — Erginlik
- TMK m. 12 — Ergin kılınma
Uygulamada dikkat edilecekler
Pratik notlar
- 1.Vesayet altındaki çocuk 18 yaşını doldurduysa vesayet kendiliğinden bitmiştir; vasiden son rapor ve kesin hesabı vermesini, malvarlığını teslim etmesini isteyin.
- 2.Ergin olduktan sonra da korunma gerekiyorsa TMK 405'e göre ayrıca kısıtlama istenmelidir; küçüklük vesayeti erginlikten sonra kendiliğinden sürmez.
- 3.Kısıtlılığın kaldırılmasını vesayet dosyasının bulunduğu sulh hukuk mahkemesinden isteyin; tedavi belgelerinizi ekleyin ve resmî sağlık kurulu raporu için sevkinizi talep edin.
- 4.Mahkeme duruşma yapmadan veya rapor almadan talebinizi reddederse karara karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurun.
- 5.Kaldırma için alınan rapor önceki raporla çelişiyorsa Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını isteyin; çelişki giderilmeden verilen karar bozulabilir.
- 6.Temsil kayyımının görevlendirildiği dava kesinleştiyse kayyımlık kendiliğinden sona ermiştir; ayrıca kayyımlığın kaldırılması davası açmanıza gerek yoktur.
- 7.Tapuda mal memuru (Hazine) kayyımlığı bulunan payın malikinin mirasbırakanınız olduğunu nüfus kaydı, mirasçılık belgesi ve eski tapu kayıtlarıyla kanıtlayın; isimler farklıysa önce tapuda isim düzeltme davası açın.
- 8.Yeni bir dava için temsil kayyımı gerekiyorsa önceki dosyada atanmış kayyıma güvenmeyin; vesayet makamından o dava için yeni kayyım atanmasını isteyin.
Konuyla ilgili yazılar
Sıkça Sorulan Sorular
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.