Kısa cevap · TMK 242
Mal ayrılığında eşlerden her biri kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını korur (TMK 242); ispat, borçlardan sorumluluk ve paylı mülkün özgülenmesinde paylaşmalı mal ayrılığı hükümleri uygulanır (TMK 243). Bu rejimde kanundan doğan bir katılma alacağı yoktur. Mal ayrılığı üç yolla karşımıza çıkar: eşlerin sözleşmeyle seçmesi, olağanüstü mal ayrılığı ve 01.01.2002 öncesi evliliklerde mülga Kanun döneminin yasal mal ayrılığı. Yargıtay bu dönemler için genel hükümlere dayanan katkı payı alacağını tanır: parasal veya para ile ölçülebilen maddi katkı şarttır, düzenli geliri olan eşin aksi kanıtlanmadıkça tasarruf oranında katkıda bulunduğu kabul edilir. Hukuk Genel Kuruluna göre hem katkı payı hem katılma alacağı on yıllık zamanaşımına tabidir ve süre boşanma hükmünün kesinleşmesinden işler.
Bu sayfada neler var? (11 bölüm)
- TMK 242 madde metni
- Değişiklik geçmişi
- TMK 242: Mal Ayrılığı Ne Zaman Uygulanır?
- TMK 243: İspat, Borçlar ve Paylı Malın Özgülenmesi
- Katkı Payı Alacağı: Koşulları ve Hesabı
- Katkı Payı ve Katılma Alacağında Zamanaşımı
- TMK 242 Yargıtay kararları
- TMK 242 ile ilgili maddeler
- Uygulamada dikkat edilecekler
- Konuyla ilgili yazılar
- Sıkça sorulan sorular
Temel kavramlar
- Mal ayrılığı
- TMK 242: eşlerin her birinin kendi malvarlığını yönettiği, ondan yararlandığı ve üzerinde tasarruf ettiği, katılma alacağı doğurmayan mal rejimi.
- Seçimlik mal ayrılığı
- Eşlerin mal rejimi sözleşmesiyle, evlilikten önce veya evlilik içinde mal ayrılığını seçmesi.
- Olağanüstü mal ayrılığı
- TMK 206-212: mahkeme kararıyla veya kanun gereği mal ayrılığına geçilmesi.
- Yasal mal ayrılığı (2002 öncesi)
- Mülga 743 sayılı Kanun döneminde eşler arasında sözleşme yoksa uygulanan ve 01.01.2002'ye kadar süren mal ayrılığı rejimi.
- Katkı payı alacağı
- Mal ayrılığı döneminde bir eşin diğer eşin malının edinilmesine yaptığı parasal veya para ile ölçülebilen katkı nedeniyle genel hükümlere göre istenen alacak.
- Tasarruf oranında katkı karinesi
- Çalışan, düzenli ve sürekli geliri olan eşin, aksi kanıtlanmadıkça yapabileceği tasarruf oranında diğer eşin malına katkıda bulunduğunun kabulü.
- Paylı mülkiyet karinesi
- TMK 245/2: eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen malların paylı mülkiyette sayılması.
- Borçlardan sorumluluk
- TMK 246: eşlerden her birinin kendi borçlarından bütün malvarlığıyla sorumlu olması.
- Paylı malın özgülenmesi
- TMK 248/2: üstün yararını ispat eden eşin, diğerine payının ödeme günündeki karşılığını vererek paylı malın kendisine verilmesini istemesi.
- Dönemlere göre tasfiye
- TMK 179 uyarınca her dönemin o dönemde geçerli olan mal rejimine göre ayrı ayrı tasfiye edilmesi.
- On yıllık zamanaşımı
- TMK 5 yoluyla TBK 146 uyarınca katkı payı ve katılma alacaklarına uygulanan zamanaşımı süresi.
- Kısmi dava
- Alacağın bir kısmının fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak istendiği dava; zamanaşımını yalnız istenen kısım için keser.
Bir bakışta TMK 242
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Yönetim ve tasarruf | Mal ayrılığı rejiminde eşlerden her biri, yasal sınırlar içinde kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını korur. | TMK m. 242 |
| Gönderme | İspat, borçlardan sorumluluk ve paylı mülkün özgülenmesi konularında paylaşmalı mal ayrılığı hükümleri uygulanır. | TMK m. 243 |
| İspat | Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden ispat eder; hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar paylı mülkiyette sayılır. | TMK m. 245 |
| Borçlar | Eşlerden her biri kendi borçlarından bütün malvarlığıyla sorumludur. | TMK m. 246 |
| Paylı mal | Üstün yararını ispat eden eş, eşine payının ödeme günündeki karşılığını vererek paylı malın kendisine verilmesini isteyebilir. | TMK m. 248/2 |
| Katkı şartı | Mal ayrılığı döneminde katkı payı istenebilmesi için parasal veya para ile ölçülebilen maddi bir katkı gerekir; ev işleri ve çocuk bakımı bu anlamda katkı sayılmaz. | HGK 18.06.2008 |
| Rejime giriş | Mal ayrılığı döneminde edinilen mallar yeni rejime maliki eşin kişisel malı olarak girer; bunların yeni rejimdeki gelirleri edinilmiş maldır. | HGK 18.06.2008 |
| Tasarruf karinesi | Çalışan, düzenli ve sürekli geliri olan eşin, aksi kanıtlanmadıkça yapabileceği tasarruf oranında katkıda bulunduğu kabul edilir. | 2. HD 29.06.2026 |
| Hesap | Katkı payı, tarafların evlenme tarihinden malın edinildiği tarihe kadarki gelirleri ile mülga Kanunun 152. maddesi gözetilerek her mal için ayrı ayrı hesaplanır. | 2. HD 29.06.2026 |
| Değer tarihi | Katkı payı hesabının taşınmazın dava tarihindeki piyasa sürüm değerine göre yapılması yerinde bulunmuştur. | 8. HD 17.12.2018 |
| Sözleşmeyle geçiş | Evlilik içinde mal ayrılığı sözleşmesi yapılırsa o tarihe kadar edinilmiş mallara katılma, sonrasında seçimlik mal ayrılığı geçerlidir ve her dönem kendi rejimine göre tasfiye edilir. | 2. HD 22.04.2026 |
| Bağış değil | Bağış iradesini açıkça gösteren beyan ve davranış yoksa, bedelin ödenerek malın diğer eş adına tescil ettirilmesi tek başına bağış sayılmaz. | 2. HD 22.04.2026 |
| Geç tescil | Mal ayrılığı döneminde tapusuz edinilen arsa için 2002 sonrası yapılan ve kişisel maldan karşılandığı ispatlanamayan ödeme edinilmiş maldan sayılır; o oranda katılma alacağı doğar. | 2. HD 25.04.2024 |
| Katılma alacağında süre | Katılma alacağına TMK 178'deki bir yıllık süre değil, TBK 146'daki on yıllık zamanaşımı uygulanır. | HGK 17.04.2013 |
| Katkı payında süre | Katkı payı alacağı on yıllık zamanaşımına tabidir ve süre boşanma hükmünün kesinleşmesinden işlemeye başlar. | HGK 15.03.2022 |
| Kısmi dava | Fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan dava zamanaşımını yalnız istenen miktar için keser; on yıldan sonra ıslahla artırılan kısım zamanaşımı def'iyle reddedilir. | HGK 15.03.2022 |
TMK 242 madde metni
İkinci Kitap: Aile Hukuku › Birinci Kısım: Evlilik Hukuku › Dördüncü Bölüm: Eşler Arasındaki Mal Rejimi · Üçüncü Ayırım: Mal Ayrılığı — A. Yönetim, yararlanma ve tasarruf
Mal ayrılığı: Yönetim, yararlanma ve tasarruf — Madde 242
- Mal ayrılığında eşlerin malvarlıkları ayrı kalır ve rejim sona erdiğinde kanundan doğan bir katılma alacağı doğmaz. Eşin diğerinin malına yaptığı katkı, Yargıtay içtihadında genel hükümlere dayanan katkı payı alacağıyla karşılanır.Mal ayrılığı rejiminde eşlerden her biri, yasal sınırlar içerisinde kendi malvarlığı üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını korur.
Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Kaynak | Değişiklik |
|---|---|---|
| 22.11.2001 | 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002) | TMK 242 ve 243 Kanunun ilk metninden bu yana hiç değiştirilmemiştir. Mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinde mal ayrılığı yasal mal rejimiydi (m. 170). 4721 sayılı Kanunla yasal rejim edinilmiş mallara katılma olmuş, mal ayrılığı ise yalnız sözleşmeyle seçilen veya olağanüstü bir rejime dönüşmüştür. 4722 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca 01.01.2002 öncesinde evlenen ve başka bir rejim seçmeyen eşler bakımından o tarihe kadar mal ayrılığı, sonrasında edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. |
TMK 242: Mal Ayrılığı Ne Zaman Uygulanır?
Mal ayrılığı en sade mal rejimidir: eşlerin malvarlıkları tamamen ayrı kalır ve rejim sona erdiğinde kanundan doğan bir katılma alacağı söz konusu olmaz.
Madde 243 — İspat, borçlardan sorumluluk ve paylı mülkün özgülenmesi konularında paylaşmalı mal ayrılığı rejimine ilişkin hükümler uygulanır.
Uygulamada mal ayrılığı üç yolla karşımıza çıkar:
| Kaynak | Dayanak | Açıklama |
|---|---|---|
| Sözleşmeyle seçim | TMK 203-205 | Eşler mal rejimi sözleşmesiyle evlilikten önce veya evlilik içinde mal ayrılığını seçebilir |
| Olağanüstü mal ayrılığı | TMK 206-212 | Mahkeme kararıyla veya kanun gereği mal ayrılığına geçilir |
| 2002 öncesi evlilikler | 743 s. Kanun m. 170; 4722 s. Kanun m. 10 | 01.01.2002'ye kadarki dönemde yasal rejim mal ayrılığıydı |
Sözleşmeyle geçiş önceki dönemi silmez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2026 tarihli kararına konu dosyada eşler evlendikten yaklaşık sekiz yıl sonra noterde mal ayrılığı sözleşmesi yapmıştı. Daire, evlilikten sözleşmeye kadar edinilmiş mallara katılma, sözleşmeden rejimin sona ermesine kadar ise seçimlik mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğunu ve tasfiyede eşlerin bağlı bulunduğu rejim hükümlerinin uygulanacağını (TMK 179) belirtmiştir. O dosyada sözleşmeden sonra kadın adına alınan daire, katılma döneminde edinilmiş başka bir dairenin satış bedeliyle alınmıştı; Daire bağış iradesi bulunmadığını belirterek tasfiye hakkında esastan karar verilmesi gerektiğine hükmetmiştir (Yargıtay 2. HD, 22.04.2026, E. 2026/2275, K. 2026/4541, oy birliğiyle bozma).
Mal rejimi sözleşmesinin şekli ve sınırları için TMK 202-205 şerhine, olağanüstü mal ayrılığının sebepleri için TMK 206-212 şerhine bakabilirsiniz.
TMK 243: İspat, Borçlar ve Paylı Malın Özgülenmesi
TMK 243, üç konuda paylaşmalı mal ayrılığı hükümlerine gönderme yapar. Bu hükümlerin metni şöyledir:
Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır.
Madde 246 — Eşlerden her biri, kendi borçlarından bütün malvarlığıyla sorumludur.
Madde 248/2 — Paylaşmalı mal ayrılığı rejimi sona erdiğinde, üstün yararı olduğunu ispat eden eş, diğer önlemler yanında, eşine payının ödeme günündeki karşılığını vermek suretiyle paylı mülkiyetteki malın kendisine verilmesini isteyebilir.
| Konu | Mal ayrılığında | Edinilmiş mallara katılmada |
|---|---|---|
| İspat yükü | İddia eden ispatlar (TMK 245/1) | İddia eden ispatlar (TMK 222/1) |
| İspat edilemezse | Paylı mülkiyette sayılır (TMK 245/2) | Paylı mülkiyette sayılır (TMK 222/2) |
| Edinilmiş mal karinesi | Yok | Bütün mallar aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal sayılır (TMK 222/3) |
| Borçlar | Her eş kendi borcundan bütün malvarlığıyla (TMK 246) | Her eş kendi borcundan bütün malvarlığıyla (TMK 224) |
| Paylı mal | Üstün yarar ve payın ödeme günündeki karşılığı (TMK 248/2) | Üstün yarar ve payın ödenmesi (TMK 226/2) |
Paylı malın bölünmeden bir eşe verilmesi kurumunun uygulaması ve değer tarihine ilişkin Yargıtay kararı için TMK 223-226 şerhine bakabilirsiniz.
Katkı Payı Alacağı: Koşulları ve Hesabı
Mal ayrılığı döneminde bir eşin diğerinin adına alınan mala yaptığı katkının karşılığı katkı payı alacağıdır. Kanunda açık bir hüküm bulunmadığından Yargıtay bu alacağı genel hükümlere dayandırır.
Maddi katkı şarttır. Hukuk Genel Kurulu, mülga Kanun döneminde eşin diğerinin edindiği mala katkısının karşılığını genel hükümlere göre isteyebileceğinin Yargıtay kararlarıyla kabul edildiğini; ancak bunun için mutlaka parasal veya para ile ölçülebilen maddi bir değer konulmuş olması gerektiğini, ev işlerinin yapılması ve çocuk bakımının diğer eşin edindiği mala katkı sayılamayacağını belirtmiştir. Kurul aynı kararda, mal ayrılığı döneminde edinilen malların yeni rejime maliki eşin kişisel malı olarak girdiğini, bunların yeni rejimdeki gelirlerinin ise edinilmiş mal olduğunu açıklamıştır (Yargıtay HGK, 18.06.2008, E. 2008/2-432, K. 2008/444, oy birliğiyle bozma).
Düzenli gelirin katkı karinesi. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2026 tarihli kararında, kooperatif ödemeleri mal ayrılığı döneminde yapılan bir taşınmaz için şu ilkeyi uygulamıştır:
O halde, Mahkemece, çalışarak, düzenli ve sürekli gelire sahip eşin, aksi kanıtlanmadıkça yapabileceği tasarruf oranında katkıda bulunduğunun kabulü gerektiğinden davacı kadının 24.06.1986 tarihinden sonra yapılan ödemelere çalışarak katkısı olduğu gözetilerek davacı kadın lehine katkı payı alacağı hesaplanması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş bozmayı gerektirmiştir.
Aynı kararda hesabın, tarafların evlenme tarihinden malın edinildiği tarihe kadarki gelirleri ile ev geçindirme yükümlülüğünü düzenleyen mülga Kanunun 152. maddesi gözetilerek ve her mal için ayrı ayrı yapılması gerektiği belirtilmiştir (Yargıtay 2. HD, 29.06.2026, E. 2025/9017, K. 2026/7320, oy birliğiyle bozma).
| Ölçüt | Katkı payı alacağı | Katılma alacağı |
|---|---|---|
| Uygulandığı dönem | Mal ayrılığı dönemi | Edinilmiş mallara katılma dönemi |
| Dayanak | Genel hükümler (Yargıtay içtihadı) | TMK 231, 236 |
| Katkı şartı | Parasal veya para ile ölçülebilen katkı şart | Katkı şartı yok |
| Hesabın temeli | Eşlerin gelirleri ve katkı oranı | Artık değerin yarısı |
| Zamanaşımı | On yıl (HGK 15.03.2022) | On yıl (HGK 17.04.2013) |
Değer tarihi bakımından 8. Hukuk Dairesi, mal ayrılığı döneminde edinilen taşınmazlar için katkı payının eşlerin gelirleri üzerinden bulunan oranla ve taşınmazın dava tarihindeki piyasa sürüm değeri üzerinden hesaplanmasını yerinde bulmuştur (Yargıtay 8. HD, 17.12.2018, E. 2016/18536, K. 2018/20313). Kooperatif evlerinde ödemelerin dönemlere göre ayrılmasına ilişkin Hukuk Genel Kurulu kararı için TMK 231-235 şerhine bakabilirsiniz.
Geç tescil edilen taşınmaz. Bir dosyada arsa mal ayrılığı döneminde zilyetlik sözleşmesiyle tapusuz olarak alınmış ve üzerine bina yapılmış; tapu ise 2003'te belediyeye bedel ödenerek alınmıştı. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kişisel maldan karşılandığı ispatlanamayan bu ödemenin edinilmiş maldan yapıldığının kabulü gerektiğini ve arsanın tapudaki edinme tarihindeki değerine göre ödemenin oranı bulunarak o kısım için katılma alacağının belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 25.04.2024, E. 2023/620, K. 2024/2821, oy birliğiyle bozma).
Katkı Payı ve Katılma Alacağında Zamanaşımı
Mal rejimi alacaklarında zamanaşımı uzun süre tartışmalıydı. Hukuk Genel Kurulu iki kararla konuyu netleştirmiştir.
Katılma alacağı: TMK 178 değil, on yıl. 8. Hukuk Dairesi, boşanmadan doğan dava haklarını bir yıllık zamanaşımına bağlayan TMK 178'in katılma alacağına da uygulanacağı görüşündeydi. Hukuk Genel Kurulu bu görüşü benimsemedi: TMK 178 Kanunun boşanma bölümünde ve boşanmada tazminat ve nafaka kenar başlığı altında yer alırken katılma alacağı mal rejimi bölümünde düzenlenmiştir; zamanaşımında kıyas yasağı nedeniyle 178'in uygulanması mümkün değildir. Katılma alacağı kanundan doğan bir alacak olduğundan TMK 5 yoluyla TBK 146'daki on yıllık zamanaşımına tabidir (Yargıtay HGK, 17.04.2013, E. 2013/375, K. 2013/520, oy çokluğu).
Katkı payı: on yıl, kesinleşmeden itibaren. Hukuk Genel Kurulu, mal ayrılığı döneminde edinilen mallardan kaynaklanan katkı payı alacağının da TMK 5 yoluyla TBK 146 uyarınca on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ve sürenin boşanma hükmünün kesinleştiği tarihte işlemeye başladığını kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 15.03.2022, E. 2019/238, K. 2022/319, oy çokluğuyla bozma).
Aynı kararda, 6100 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce açılmış bir davanın sonradan belirsiz alacak davası olarak nitelendirilemeyeceği de vurgulanmıştır.
Üçüncü kişiye karşı davanın süreleri için TMK 239-241 şerhine, boşanmada nafaka ve tazminat taleplerine uygulanan TMK 178'deki süre için TMK 177-181 şerhine bakabilirsiniz.
TMK 242 Yargıtay kararları
Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 6 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve konularına göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları bulundukları grubun başında yer alır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.
Karar seçimi hakkında
TMK 242-243'ü doğrudan yorumlayan bir içtihadı birleştirme kararına rastlanmamıştır. Mal ayrılığı rejiminde kanundan doğan bir katılma alacağı bulunmadığından kartlar Yargıtayın bu rejim için geliştirdiği katkı payı alacağı içtihadı etrafında seçilmiştir: katkı payının koşulları ve hesabı (Hukuk Genel Kurulunun 18.06.2008 ve 2. Hukuk Dairesinin 29.06.2026 tarihli kararları), sözleşmeyle mal ayrılığına geçiş (2. Hukuk Dairesinin 22.04.2026 tarihli kararı), 2002 öncesi ve sonrası dönemlerin ayrılması (2. Hukuk Dairesinin 25.04.2024 tarihli kararı) ve zamanaşımı (Hukuk Genel Kurulunun 17.04.2013 ve 15.03.2022 tarihli kararları). Kararların tamamı tam metinden okunmuştur. OY DURUMU: dört karar oy birliğiyle, Hukuk Genel Kurulunun 17.04.2013 ve 15.03.2022 tarihli kararları ise OY ÇOKLUĞUYLA verilmiştir. 2002 öncesi dönem TMK 242'ye değil mülga 743 sayılı Kanuna tabidir; bu dönemin kararları mal ayrılığının uygulanmasını göstermek amacıyla bu sayfada toplanmıştır. TMK 245 ve 246'yı mal ayrılığı bakımından doğrudan uygulayan yayımlanmış bir karara rastlanmamıştır.
Katkı payı alacağının koşulları
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Mal ayrılığı döneminde katkı payı istenebilmesi için parasal veya para ile ölçülebilen maddi bir katkı gerekir; ev işleri ve çocuk bakımı katkı sayılmaz; bu dönemde edinilen mallar yeni rejime maliki eşin kişisel malı olarak girer
Olay: Eşler 1989 yılında evlenmiş, boşanma davası 2003 yılında açılmıştır. Davacı eş, diğer eş adına mal ayrılığı döneminde, 1995 ve 1997 yıllarında alınan ev ve otomobile katkısı nedeniyle alacak istemiştir. Davacının bu malların edinilmesine maddi katkıda bulunduğuna ilişkin bir beyan ve delil ortaya konmamıştır. İlk derece mahkemesi talebi kabul etmiş ve Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir.
Karar: Hukuk Genel Kurulu, mülga 743 sayılı Kanun döneminde eşler başka bir usulü kabul etmemişse yasal rejimin mal ayrılığı olduğunu, bu rejimde eşlerden her birinin kendi malları üzerinde tasarruf yetkisine ve intifa hakkına sahip bulunduğunu, gelirlerinin ve kazançlarının da kendilerine ait olduğunu hatırlatmıştır. Mülga Kanunda eşin diğerinin edindiği mala katkısının karşılığını isteyebileceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığından, Yargıtay kararlarıyla katkı yapan eşin genel hükümlere göre tazminat isteyebileceğinin kabul edildiğini; ancak eşlerden birinin edindiği mala diğerinin doğrudan maddi bir katkısı yoksa bu talebin kabul edilemeyeceğini, ev işlerinin yapılması ve çocuk bakımının katkı sayılamayacağını açıklamıştır. 01.01.2002 öncesi mal ayrılığı döneminde katkı payı karşılığı tazminat istenebilmesi için mutlaka parasal veya para ile ölçülebilen maddi bir değer konulması gerektiğini vurgulamıştır. Somut olayda ev ve otomobilin mal ayrılığı döneminde edinildiğini, yeni rejime diğer eşin kişisel malı olarak girdiğini (TMK 220/2), davacının katkısının kanıtlanamadığını; kişisel malların yeni rejimdeki gelirleri varsa bunlar üzerinde ancak katılma alacağı istenebileceğini ve bu yönde açılmış bir dava bulunmadığını belirterek direnme kararını oy birliğiyle bozmuştur.
“Sonuç olarak; 01.01.2002 tarihinden önce, eşler arasında yasal mal ayrılığının geçerli olduğu dönemde, kadın veya kocanın diğerinden katkı payı karşılığı bir tazminat isteyebilmesi için mutlaka, parasal veya para ile ölçülebilen maddi bir değer koymak suretiyle bir katkısının olması gerekir.”
Ne anlama geliyor?
Mal ayrılığında katkı payı için somut maddi katkı ispatlanmalıdır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiş ve direnme kararı BOZULMUŞTUR. Karar TMK 227 bakımından da aynı ölçüyü koymuş ve ev içi emeğin katılma alacağıyla karşılandığını belirtmiştir; bu yönü TMK 227-230 şerhinde ayrıca ele alınmıştır. Kişi, yer ve mahkeme bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Çalışan, düzenli ve sürekli geliri olan eşin aksi kanıtlanmadıkça yapabileceği tasarruf oranında katkıda bulunduğu kabul edilir; katkı payı tarafların evlenme tarihinden malın edinildiği tarihe kadarki gelirleri ile mülga Kanunun 152. maddesi gözetilerek her mal için ayrı ayrı hesaplanır
Olay: Katkı payı alacağı davasında tasfiyeye konu taşınmazlardan biri, erkeğin 1976'da üye olduğu kooperatife 1977-1987 yılları arasında yapılan ödemelerle edinilmiş ve 2003'te erkek adına tescil edilmiştir. Kadının 1986'dan itibaren çalışmaya dayalı sigorta kaydı vardır. İlk derece mahkemesi, bozmadan sonra verdiği kararda bu taşınmaz yönünden davayı reddetmiş ve diğer taşınmazlar bakımından bozma gereklerini tam olarak yerine getirmemiştir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kooperatif ödemelerinin mal ayrılığı döneminde yapıldığını ve kadının 1986'dan itibaren çalışmaya dayalı sigorta kaydının bulunduğunu saptamıştır. Çalışarak düzenli ve sürekli gelire sahip eşin, aksi kanıtlanmadıkça yapabileceği tasarruf oranında katkıda bulunduğunun kabulü gerektiğinden, kadının çalışmaya başladığı tarihten sonra yapılan ödemelere katkısı gözetilerek katkı payı alacağı hesaplanması gerektiğini belirtmiştir. Başka bir taşınmaz yönünden önceki bozma ilamında da belirtildiği gibi tarafların evlenme tarihinden taşınmazın edinildiği tarihe kadarki gelirleri ile mülga Kanunun 152. maddesi gözetilerek katkı payı alacağına karar verilmesi gerektiğini, her bir tasfiye konusu mal hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması ve kısmen kabul kararında davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini de açıklayarak hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
Karardan alıntı (aç)(kapat)
“O halde, Mahkemece, çalışarak, düzenli ve sürekli gelire sahip eşin, aksi kanıtlanmadıkça yapabileceği tasarruf oranında katkıda bulunduğunun kabulü gerektiğinden davacı kadının 24.06.1986 tarihinden sonra yapılan ödemelere çalışarak katkısı olduğu gözetilerek davacı kadın lehine katkı payı alacağı hesaplanması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor?
Çalışan eşin, aksi kanıtlanmadıkça, tasarrufuyla katkı yaptığı kabul edilir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve BOZMA biçiminde verilmiştir; bozma dört ayrı bentte yapılmıştır. Tasarruf oranında katkı kabulü bir KARİNEDİR; karşı taraf aksini kanıtlayabilir. Kişi, yer, kooperatif ve tutar bilgileri aktarılmamıştır.
Sözleşmeyle mal ayrılığına geçiş
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Evlilik içinde mal ayrılığı sözleşmesi yapılırsa o tarihe kadar edinilmiş mallara katılma, sonrasında seçimlik mal ayrılığı geçerlidir ve her dönem kendi rejimine göre tasfiye edilir; bağış iradesi açıkça gösterilmedikçe malın diğer eş adına tescili bağış sayılmaz
Olay: Eşler 2010 yılında evlenmiş, 2018 yılında mal ayrılığı sözleşmesi imzalamış ve 2020 yılında açılan boşanma davasıyla boşanmışlardır. Katılma döneminde kadın adına tescil edilen bir daire, sözleşmeden hemen önce satılmış ve satış bedeli, sözleşmeden sonra kadın adına alınan başka bir dairenin edinilmesinde kullanılmıştır. Alt derece mahkemeleri erkeğin katkı payı ve katılma alacağı davasını reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bağışın tanımını ve unsurlarını açıklayarak evlilik birliğinin ömür boyu süreceği inancıyla ortak yaşamı ve geleceği güvence altına almak amacıyla eşlerin birlikte yatırım yapmalarının bağış olarak değerlendirilemeyeceğini, devredene ağır yükümlülük getiren kazandırmanın bağış sayılması için bağış amacını taşıyan davranış ve iradenin duraksamaya yer vermeyecek şekilde açık olması gerektiğini belirtmiştir. Somut olayda evlilik tarihinden sözleşmeyle mal ayrılığının seçildiği tarihe kadar edinilmiş mallara katılma rejiminin, bu tarihten rejimin sona erdiği tarihe kadar ise seçimlik mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğunu ve tasfiyede eşlerin bağlı olduğu rejim hükümlerinin uygulanacağını (TMK 179) açıklamıştır. Katılma döneminde edinilen dairenin satış bedelinin mal ayrılığı döneminde edinilen dairede kullanıldığı konusunda ihtilaf bulunmadığını, dava ve cevap dilekçelerindeki beyanların bağış iradesini göstermediğini ve taşınmazın dayanışma ve karşılıklı güvene dayanılarak davalı eş adına tescil edildiğini saptayarak, mal rejiminin tasfiyesi hakkında karar verilmesi gerekirken davanın reddini hatalı bulmuş ve bölge adliye mahkemesi kararını asıl dava yönünden oy birliğiyle bozmuştur.
“Evlilik tarihinden sözleşmeyle mal ayrılığı rejimi seçildiği tarihe kadar (27.08.2018) edinilmiş mallara katılma rejimi, bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, seçimlik mal ayrılığı rejimi geçerlidir (TMK md. 202).”
Ne anlama geliyor?
Mal ayrılığına geçiş, önceki dönemin tasfiyesini ortadan kaldırmaz.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir; asıl dava yönünden bölge adliye mahkemesi kararı BOZULMUŞ, karşı dava yönünden ONANMIŞTIR. Karar, rejim değişikliğinin önceki dönemin tasfiyesini ortadan kaldırmadığını gösterir. Kişi, yer ve taşınmaz bilgileri aktarılmamıştır.
2002 öncesi ve sonrası dönemlerin ayrılması
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Mal ayrılığı döneminde tapusuz edinilen arsa için 2002 sonrasında yapılan ve kişisel maldan karşılandığı ispatlanamayan ödeme edinilmiş maldan sayılır; arsanın tapudaki edinme tarihindeki değerine göre ödemenin oranı bulunarak o kısım için katılma alacağı belirlenir
Olay: Davacı kadın, evlilik içinde edinilen ve erkek adına kayıtlı bir taşınmaz için öncelikle katılma alacağı, olmazsa katkı payı istemiştir. Arsa 1997'de zilyetlik sözleşmesiyle tapusuz olarak alınmış ve üzerine aynı yıl bina yapılmıştır. 2003'te belediyenin gecekondu hak sahiplerine arsa satışı kararı üzerine erkek belediyeye bedel ödemiş ve arsa tapuda adına tescil edilmiştir. Alt derece mahkemeleri taşınmazın tamamen mal ayrılığı döneminde edinildiğini ve katkının ispatlanamadığını kabul ederek davayı reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, katılma alacağının kanundan doğduğunu ve katkı şartı aranmadığını; belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia edenin bunu ispatlayacağını, hangisine ait olduğu ispat edilemeyen malların paylı mülkiyette sayılacağını ve bir eşin bütün mallarının aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal sayılacağını (TMK 222) hatırlatmıştır. Arsanın mal ayrılığı döneminde zilyetlik sözleşmesiyle tapusuz olarak alınmış olmasına karşın, 2003'te belediye kararı üzerine yapılan ödemeyle tapuda davalı adına tescil edildiğini; bu ödemenin kişisel maldan karşılandığı iddia ve ispat edilemediğinden edinilmiş maldan karşılandığının kabulü gerektiğini belirtmiştir. Arsanın tapudaki edinme tarihindeki değeri belirlenerek belediyeye yapılan ödemenin oranının bulunması ve bu ödeme yönünden davacının katılma alacağının belirlenmesi gerekirken eksik araştırmayla karar verilmesini hatalı bularak bölge adliye mahkemesi kararını kaldırmış ve ilk derece mahkemesi kararını katılma alacağı yönünden oy birliğiyle bozmuştur.
Karardan alıntı (aç)(kapat)
“O halde, Mahkeme, taşınmazın arsasının tapuda edinme tarihindeki (11.03.2003) değeri belirlenerek taşınmazın arsası için Belediye'ye yapılan ödemenin oranı bulunarak Belediye'ye yapılan ödeme yönünden taşınmazın arsası yönünden davacının katılma alacağının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor?
Tapusu 2002 sonrası parayla alınan kısım için katılma alacağı doğar.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir; bölge adliye mahkemesi kararı KALDIRILMIŞ, ilk derece mahkemesi kararı katılma alacağı yönünden BOZULMUŞTUR. Binanın mal ayrılığı döneminde yapıldığı ve bu kısım için katkının ispatlanamadığı yönündeki kabul bozma kapsamı dışında kalmıştır. Kişi, yer ve tutar bilgileri aktarılmamıştır.
Zamanaşımı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Katılma alacağına boşanmadan doğan dava hakları için öngörülen TMK 178'deki bir yıllık süre uygulanmaz; katılma alacağı kanundan doğan bir alacak olduğundan TMK 5 yoluyla TBK 146'daki on yıllık zamanaşımına tabidir
Olay: Eşler 1990 yılında evlenmiş, 2005 yılında açılan boşanma davası 2008 yılında kesinleşmiştir. Kadın eş, 2002 sonrasında kooperatif ödemeleriyle edinilen bir taşınmaz nedeniyle katılma alacağını 2011 yılında ıslahla istemiştir. Özel Daire, katılma alacağının TMK 178 uyarınca bir yıllık zamanaşımına tabi olduğu gerekçesiyle hükmü bozmuş; ilk derece mahkemesi on yıllık zamanaşımının uygulanacağını belirterek direnmiştir.
Karar: Hukuk Genel Kurulu uyuşmazlığın, 01.01.2002 sonrasında edinilen mallar bakımından boşanma hâlinde katılma alacağına ilişkin davalarda zamanaşımı süresinin TMK 178 uyarınca bir yıl mı, TMK 5 yollamasıyla TBK 146 uyarınca on yıl mı olduğu noktasında toplandığını belirtmiştir. TMK 178'in Kanunun boşanma bölümünde ve boşanmada tazminat ve nafaka kenar başlığı altında yer aldığını, katılma alacağının ise mal rejimi bölümünde düzenlendiğini; mal rejiminin boşanma dışındaki sebeplerle sona ermesinde on yıllık sürenin uygulandığının genel kabul gördüğünü, kanun koyucu mal rejimleri için özel bir süre öngörmek isteseydi bunu ayrıca düzenleyeceğini ve zamanaşımında kıyas yasağı nedeniyle 178'in uygulanamayacağını açıklamıştır. Katılma alacağının kanundan doğan parasal bir alacak olduğunu, TMK 5 yollamasıyla Borçlar Kanununun genel hükümlerinin uygulanacağını ve TBK 146 uyarınca on yıllık zamanaşımına tabi bulunduğunu belirtmiştir. Somut olayda ıslah tarihi itibarıyla on yıllık sürenin geçmediğini saptayarak direnme kararını yerinde bulmuş ve diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyayı Özel Daireye oy çokluğuyla göndermiştir.
“Şu halde, katılma alacağında zamanaşımı süresi TBK m. 146(eBK m. 125) uyarınca on(10) yıl olarak uygulanmalıdır”
Ne anlama geliyor?
Katılma alacağında zamanaşımı bir yıl değil, on yıldır.
Not: ⚠️ Karar OY ÇOKLUĞUYLA verilmiştir. TMK 178'deki bir yıllık sürenin uygulanacağı görüşü ÖZEL DAİRENİN (8. HD) bozma gerekçesidir; Kurul bu görüşü benimsememiştir. Kararda somut olayda süre, boşanma hükmünün kesinleştiği tarihten ıslah tarihine kadar hesaplanmıştır. Kişi, yer ve taşınmaz bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Mal ayrılığı döneminde edinilen mallardan kaynaklanan katkı payı alacağı TMK 5 yoluyla TBK 146 uyarınca on yıllık zamanaşımına tabidir ve süre boşanma hükmünün kesinleşmesinden işler; fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan kısmi dava zamanaşımını yalnız istenen kısım için keser
Olay: Eşler 1985 yılında evlenmiş, 2002 yılında açılan boşanma davası aynı yıl kesinleşmiştir. Kadın eş, mal ayrılığı döneminde edinilen taşınmazlar ve araç nedeniyle 2008 yılında, fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak alacağın küçük bir kısmını isteyen bir katkı payı davası açmış, 2015 yılında ıslahla talebini artırmıştır. Davalı, ıslahla artırılan kısım için zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Özel Dairenin bu kısmın zamanaşımına uğradığı yönündeki bozma kararına karşı ilk derece mahkemesi, davanın belirsiz alacak davası olduğu ve dilekçenin ıslah değil harç tamamlama niteliğinde bulunduğu gerekçeleriyle direnmiştir.
Karar: Hukuk Genel Kurulu, 6100 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce açılmış davanın açıldığı tarih itibarıyla kısmi dava niteliğinde olduğunu ve sonradan belirsiz alacak davası olarak nitelendirilemeyeceğini belirtmiştir. Mal ayrılığı döneminde edinilen mallardan kaynaklanan katkı payı alacağının TMK 5 yoluyla TBK 146 uyarınca on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ve sürenin boşanma hükmünün kesinleştiği tarihte işlemeye başladığı konusunda ihtilaf bulunmadığını açıklamıştır. Dava açılmakla zamanaşımının yalnız dava dilekçesindeki miktar için kesildiğini, şimdilik denilerek istenmeyen kısım için işleyen sürenin kesintiye uğramadığını; ıslah tarihi itibarıyla on yıllık sürenin dolduğunu ve davalının usulüne uygun zamanaşımı def'i karşısında ıslahla artırılan miktar yönünden istemin reddi gerektiğini belirtmiştir. Görüşmelerde ileri sürülen, bozmadan sonra yapılan ıslahın geçersiz olduğu yönündeki değişik gerekçenin Kurul çoğunluğunca benimsenmediğini kaydederek direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur.
“Açılan eldeki dava ile sadece talep edilen miktar yönünden zamanaşımı kesilmiş, şimdilik denilerek istenmeyen katkı payı alacağı yönünden işleyen zamanaşımı süresi ise kesintiye uğramamıştır.”
Ne anlama geliyor?
Kısmi davada artırım da boşanmanın kesinleşmesinden itibaren on yıl içinde yapılmalı.
Not: ⚠️ Karar OY ÇOKLUĞUYLA verilmiştir; karşı oyda bozmadan sonra yapılan ıslahın geçersiz olduğu ayrı bir gerekçe olarak savunulmuştur. Kararda 24.05.2019 tarihli ve E. 2017/8, K. 2019/3 sayılı içtihadı birleştirme kararına da değinilmiştir. Kişi, yer, taşınmaz ve tutar bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 242 ile ilgili maddeler
- TMK m. 202 — Yasal mal rejimi ve mal rejimi sözleşmesi
- TMK m. 206 — Olağanüstü mal rejimi
- TMK m. 218 — Edinilmiş mallara katılma: Kapsamı
- TMK m. 231 — Artık değer, sürüm değeri ve değerlendirme anı
- TMK m. 239 — Ödeme, aile konutu ve üçüncü kişilere karşı dava
- TMK m. 177 — Boşanmada yetki, zamanaşımı ve tasfiye (m. 178-181)
Uygulamada dikkat edilecekler
Pratik notlar
- 1.Eşlerin hangi dönemde hangi mal rejimine tabi olduğunu evlenme tarihi, sözleşme tarihi ve 01.01.2002 tarihine göre belirleyin.
- 2.Sözleşmeyle mal ayrılığı seçilmişse sözleşmenin noterde yapılıp yapılmadığını kontrol edin.
- 3.Evlilik içinde mal ayrılığına geçilmişse geçiş tarihine kadarki dönemi katılma hükümlerine göre ayrıca tasfiye ettirin.
- 4.Mal ayrılığında edinilmiş mal karinesi bulunmadığını, malın kendisine ait olduğunu iddia edenin ispatlayacağını gözetin.
- 5.Kime ait olduğu ispatlanamayan malların paylı mülkiyette sayılacağını hesaba katın.
- 6.Paylı malda üstün yararınız varsa payın ödeme günündeki karşılığını vererek malın size verilmesini isteyin.
- 7.Katkı payı talebinde parasal veya para ile ölçülebilen maddi katkınızı belgeleyin.
- 8.Ev işleri ve çocuk bakımına dayanan talebin mal ayrılığı döneminde katkı payı doğurmayacağını bilin.
- 9.Düzenli geliriniz varsa sigorta kayıtları ve maaş belgeleriyle tasarruf oranında katkı karinesinden yararlanın.
- 10.Katkı payı hesabının evlenme tarihinden malın edinildiği tarihe kadarki gelirlere göre yapılmasını isteyin.
- 11.Her tasfiye konusu mal için ayrı ayrı hüküm kurulup kurulmadığını denetleyin.
- 12.Kooperatif ödemelerini dönemlere göre ayırın; 2002 öncesi ödemeler katkı payı, sonrası katılma alacağı doğurur.
- 13.Mal ayrılığı döneminde tapusuz edinilen ve 2002 sonrası bedel ödenerek tapuya kavuşan malda ödenen kısım için katılma alacağı isteyin.
- 14.Malın diğer eş adına tescilinin tek başına bağış sayılmadığını ileri sürün.
- 15.Tasfiye davasını boşanma hükmünün kesinleşmesinden başlayarak on yıl içinde açın.
- 16.Kısmi dava açtıysanız artırımı da on yıllık süre dolmadan yapın; fazlaya ilişkin hakları saklı tutmak zamanaşımını kesmez.
- 17.Karşı tarafın zamanaşımı def'ini süresi içinde ve usulüne uygun ileri sürüp sürmediğini kontrol edin.
- 18.Malı devralan üçüncü kişiye karşı TMK 241 davasının bir yıllık ve beş yıllık özel sürelere tabi olduğunu unutmayın.
Konuyla ilgili yazılar
Sıkça Sorulan Sorular
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.