5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu · A) Hayatta vaki tasarruflar — V – Tekeffül: 1. Hakkın mevcut olmaması

FSEK Madde 53: Hakkın Mevcut Olmaması Hâlinde Garanti

Dördüncü Bölüm: Sözleşme ve Tasarruflar › A) Hayatta vaki tasarruflar — V – Tekeffül: 1. Hakkın mevcut olmaması

Hazırlayan: Av. Murat Aydar3 yüksek mahkeme kararıYürürlükteki metinGüncelleme: 23.09.2026

Kısa cevap · FSEK 53

FSEK 53, telif sözleşmesinde devralanı koruyan iki garanti hükmünün ilkidir. Mali bir hakkı başkasına devreden veya kullanma ruhsatını veren kimse, iktisap edene karşı hakkın mevcudiyetini Borçlar Kanunu'nun alacağın devrinde garantiye ilişkin hükümlerince zamindir; yani tazmin etmekle yükümlüdür. İkinci fıkra ise haksız fiillerden ve sebepsiz mal iktisabından doğan talepleri saklı tutar. Hüküm, hakkın var olmaması hâline ilişkindir; hakkın var olduğu ama devredenin yetkili olmadığı hâl ise FSEK 54'te düzenlenir. Maddenin atıf yaptığı Borçlar Kanunu hükümleri mülga 818 sayılı Kanun'a aittir; bugün 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun karşılık gelen hükümleri uygulanır.

Bu sayfada neler var? (9 bölüm)
  1. FSEK 53 madde metni
  2. Değişiklik geçmişi
  3. Devredilen Hak Hiç Yoksa Devralan Ne Yapabilir?
  4. FSEK 53 ile FSEK 54 Arasındaki Fark
  5. Maddedeki Borçlar Kanunu Atfı Bugün Nasıl Okunur?
  6. FSEK 53 Yargıtay kararları
  7. FSEK 53 ile ilgili maddeler
  8. Uygulamada dikkat edilecekler
  9. Sıkça sorulan sorular

Temel kavramlar

Tekeffül (garanti)
Kanun metnindeki bölüm başlığı. Devredenin, devrettiği hakkın varlığını devralana karşı tazmin etmekle yükümlü olması; FSEK 53-54 bu başlık altında düzenlenmiştir.
Hakkın mevcut olmaması
Devir konusu mali hakkın hiç doğmamış, sona ermiş veya kanunen mevcut olmaması. FSEK 53'ün konusu budur.
Salahiyetin mevcut olmaması
Hak vardır ama devreden onu devretmeye yetkili değildir. Bu hâl FSEK 54'te düzenlenir.
Borçlar Kanunu'na yollama
Garanti sorumluluğunun kapsamının genel borçlar hukuku hükümlerine göre belirlenmesi; atıf mülga 818 sayılı Kanun'a yapılmıştır.
Saklı talepler
Haksız fiillerden ve sebepsiz mal iktisabından doğan taleplerin garanti sorumluluğunun yanında ayrıca ileri sürülebilmesi (FSEK 53/2).
Mevcut olmayan hakkın devri
Tasarruf anında mevcut olmayan mali hakların devri geçersizdir; devralan bu hâlde FSEK 53'e dayanabilir.
Sürenin sona ermesi
Koruma süresi sona erdiğinde devralanın sahibi olduğu mali haklar da sona erer; sonraki dönem bakımından hak mevcut değildir.
Sonradan tanınan hak
Eserin yapıldığı tarihte var olmayan bir hakkın devri hukuken mümkün değildir; bu hâlde de devralan garanti talebinde bulunabilir.

Bir bakışta FSEK 53

KonuKuralDayanak
KonuDevredilen mali hakkın veya ruhsatın mevcut olmaması hâlinde devredenin sorumluluğu.FSEK m. 53/1
SorumluMali hakkı devreden veya kullanma ruhsatını veren kimse.FSEK m. 53/1
Alacaklıİktisap eden, yani devralan veya ruhsat alan.FSEK m. 53/1
KapsamSorumluluk Borçlar Kanunu'nun alacağın devrinde garantiye ilişkin hükümlerine göre belirlenir.FSEK m. 53/1
Saklı taleplerHaksız fiillerden ve sebepsiz mal iktisabından doğan talepler saklıdır.FSEK m. 53/2
FSEK 54 ile ayrımFSEK 53 hakkın yokluğuna, FSEK 54 devredenin yetkisizliğine ilişkindir.FSEK m. 53, 54
Atfın durumuMetindeki Borçlar Kanunu atfı mülga 818 sayılı Kanun'a yapılmıştır; bugün 6098 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.6101 s.K.
Mevcut olmayan hakTasarruf anında mevcut olmayan mali hakların devri geçersizdir.HGK 2022/1638
Yapım tarihi ölçütüEserin yapıldığı tarihte var olmayan bir hakkın devri hukuken mümkün değildir.11. HD 2025/4186
Süre dolmasıKoruma süresi sona erdiğinde devralanın mali hakları da sona erer.11. HD 2011/9022
ŞekilGaranti sorumluluğunun doğması için önce FSEK 52'ye uygun bir devir işleminin bulunması gerekir.FSEK m. 52

FSEK 53 madde metni

Resmî metin5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu

Dördüncü Bölüm: Sözleşme ve Tasarruflar · A) Hayatta vaki tasarruflar — V – Tekeffül: 1. Hakkın mevcut olmaması

Hakkın mevcut olmaması — Madde 53

  1. (1)Atıf yapılan hükümler mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'na aittir; bugün 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun alacağın devrinde garantiye ilişkin hükümleri uygulanır.Mali bir hakkı başkasına devreden veya kullanma ruhsatını veren kimse, iktisap edene karşı hakkın mevcudiyetini Borçlar Kanununun 169 ve 171 inci maddeleri hükmünce zamindir.
  2. (2)Haksız fiillerden ve sebepsiz mal iktisabından doğan talepler mahfuzdur.

Kaynak: 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, mevzuat.gov.tr. Fıkra numaraları okumayı kolaylaştırmak için eklenmiştir.

Değişiklik geçmişi

TarihKaynakDeğişiklik
13.12.19515846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (kabul 05.12.1951, RG 13.12.1951, S. 7981)Madde bugünkü metniyle kabul edildi ve o tarihten bu yana hiç değişmedi. Buna karşılık atıf yaptığı 818 sayılı Borçlar Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır; bugün 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun alacağın devrinde garantiye ilişkin hükümleri uygulanır. Metin güncellenmediği için atıf tarihsel kalmıştır.

Devredilen Hak Hiç Yoksa Devralan Ne Yapabilir?

Telif sözleşmesinin en can sıkıcı sürprizi, devralınan hakkın hiç var olmadığının sonradan anlaşılmasıdır. FSEK 53 bu riski devredene yükler: mali bir hakkı başkasına devreden veya kullanma ruhsatını veren kimse, iktisap edene karşı hakkın mevcudiyetini Borçlar Kanunu hükümlerince zamindir.

"Zamin olmak", tazmin etmekle yükümlü olmak anlamına gelir. Sorumluluğun kapsamı FSEK'te değil genel borçlar hukukunda belirlenir: madde, alacağın devrinde garantiye ilişkin hükümlere yollama yapar.

Uygulamada "hak mevcut değildir" sonucu üç yoldan doğar:

  • Hak hiç doğmamıştır. Devir tarihinde kanunen böyle bir mali hak yoktur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin onadığı bir kararda tam bu tespit yapılmıştır: eserin yapıldığı tarihte var olmayan bir hakkın devri hukuken mümkün değildir ve farazi olarak kabul edilen devir sözleşmesinin yasa değişikliğiyle tanınan bağlantılı hakkı içerdiği kabul edilemez (Yargıtay 11. HD, 17.06.2025, E. 2024/6596, K. 2025/4186).
  • Hak devredene ait değil, başkasında aslen doğmuştur. Hukuk Genel Kurulu, icracı sanatçının haklarının yapımcının eser sahipliğinden bağımsız olarak aslen kazanıldığını ve tasarruf anında mevcut olmayan mali hakların devrinin geçersiz olduğunu belirtmiştir (Yargıtay HGK, 01.12.2022, E. 2020/350, K. 2022/1638).
  • Hak sona ermiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, koruma süresi sona erdikten sonra devralan kişinin sahibi bulunduğu mali hakların sona ereceğini saptamıştır (Yargıtay 11. HD, 19.07.2011, E. 2011/5205, K. 2011/9022).

Bu hâllerin her birinde devralan, sözleşmenin karşı tarafına FSEK 53 uyarınca başvurabilir. Mali hakların devri ve ruhsat rejimi için FSEK 48, ardıl devirde muvafakat için FSEK 49 şerhlerine bakabilirsiniz.

FSEK 53 ile FSEK 54 Arasındaki Fark

Kanun garanti sorumluluğunu iki maddeye bölmüştür ve ayrım özenlidir:

  • FSEK 53 — hakkın mevcut olmaması. Ortada devredilecek bir hak yoktur. Devreden, hakkın mevcudiyetinden sorumludur.
  • FSEK 54 — salahiyetin mevcut olmaması. Hak vardır ama devreden onu devretmeye yetkili değildir. Bu hâlde iktisap eden, iyi niyetli olsa bile himaye görmez; buna karşılık yetkisiz devreden, karşı tarafın yetkisizliği bildiğini veya bilmesi gerektiğini ispat etmedikçe tasarrufun hükümsüz kalmasından doğan zararı tazminle mükelleftir. Ayrıntı için FSEK 54 şerhine bakabilirsiniz.

Ayrımın pratik önemi şudur: FSEK 54/1, yetkisizlik hâlinde iktisabın korunmayacağını açıkça söyler. Yani devralan, hak sahibine karşı "iyi niyetle devraldım" savunmasını yapamaz; yalnız devredene karşı tazminat isteyebilir. FSEK 53'te ise ortada bir hak bulunmadığından, karşı tarafa ileri sürülecek bir iktisap iddiası da yoktur.

Her iki maddede de saklı tutulan talepler aynıdır: haksız fiillerden ve sebepsiz mal iktisabından doğan talepler mahfuzdur (FSEK 53/2 ve 54/3). Bu, garanti sorumluluğunun tek yol olmadığını gösterir: devralan, şartları varsa haksız fiil veya sebepsiz zenginleşme hükümlerine de dayanabilir.

Ön koşul: geçerli bir devir işlemi. Garanti sorumluluğu, taraflar arasında bir devir işleminin bulunmasını varsayar. FSEK 52 uyarınca mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır; bu şekle uyulmamışsa tartışma garanti değil, sözleşmenin geçerliliği üzerinden yürür. Ayrıntı için FSEK 52 şerhine bakabilirsiniz.

Maddedeki Borçlar Kanunu Atfı Bugün Nasıl Okunur?

FSEK 53/1, sorumluluğun kapsamı için "Borçlar Kanununun 169 ve 171 inci maddeleri"ne yollama yapar. Bu atıf, Kanun'un kabul edildiği 1951'de yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'na ilişkindir.

818 sayılı Kanun yürürlükten kalkmış ve yerini 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu almıştır. FSEK 53'ün metni buna göre güncellenmediği için atıf tarihsel kalmıştır; bugün hüküm, 6098 sayılı Kanun'un alacağın devrinde garantiye ilişkin hükümleriyle birlikte okunur.

Bu tür "donmuş atıflar" FSEK'te birkaç yerde daha görülür ve uygulamada dikkat gerektirir:

  • FSEK 36/1, mülga 5680 sayılı Basın Kanunu'nun 15. maddesine atıf yapar. Ayrıntı için FSEK 36 şerhine bakabilirsiniz.
  • FSEK 43/3, mülga 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun'a atıf yapar. Ayrıntı için FSEK 43 şerhine bakabilirsiniz.
  • FSEK 42/5, mülga 2908 sayılı Dernekler Kanunu'nun sayılan maddelerine atıf yapar.

Uygulamada bu atıflar, yürürlükteki kanunların karşılık gelen hükümleri çerçevesinde değerlendirilir. FSEK 53 bakımından sonuç değişmez: devreden, devrettiği hakkın var olduğunu garanti eder ve bu garanti genel borçlar hukuku ölçütlerine göre işler.

Son olarak ikinci fıkranın hatırlattığı nokta önemlidir: garanti sorumluluğunun yanında haksız fiillerden ve sebepsiz mal iktisabından doğan talepler mahfuzdur. Örneğin devreden, hakkın kendisine ait olmadığını bilerek devir yapmış ve bedel almışsa, devralan hem garanti hem sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanabilir.

FSEK 53 Yargıtay kararları

Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 3 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve konularına göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları bulundukları grubun başında yer alır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.

Karar seçimi hakkında

FSEK 53'ün garanti hükmünü doğrudan uygulayan yayımlanmış yargı kararı bulunmadığından, "hakkın mevcut olmaması" hâlinin tipik görünümlerini ortaya koyan kararlar seçildi. Kararların somut konusu not alanında belirtildi.

Hakkın mevcut olmaması hâlleri

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Tasarruf anında mevcut olmayan mali hakların devri geçersizdir; icracı sanatçı hakları yapımcının eser sahipliğinden bağımsız olarak aslen kazanılır

Olay: 12.06.1995'ten önce çekilmiş filmlerin başrol oyuncusunun mirasçıları, filmlerin sinema salonu dışındaki gösterimleri nedeniyle eser sahibi veya hakları devralan şirketten tazminat istemiştir. Davalı, hakların kendisine devredildiğini savunmuştur.

Karar: Kurul, başrol oyuncusunun filmdeki icrasına dayalı olarak FSEK 80/1-A ve Ek m. 2 uyarınca komşu hak sahibi olduğunu; bu kapsamdaki mali haklarının FSEK 82/5 gereği icralarının ilk tespit tarihlerinden itibaren yetmiş yıl süreyle koruma altında bulunduğunu belirlemiştir. İcracı sanatçının haklarının yapımcının eser sahipliğinden kaynaklanan haklardan bağımsız olarak aslen kazanıldığını; 4110 sayılı Kanunla eklenen Ek m. 2 uyarınca yetmiş yıllık koruma süresinin 12.06.1995'ten sonra alenileşen eserlere uygulandığını saptamıştır. Tasarruf anında mevcut olmayan mali hakların devrinin geçersiz olduğunu da kabul ederek direnme kararını oy birliğiyle uygun bulmuştur.

davacıların murisinin bu kapsamdaki mali hakları, FSEK'in 82/V. hükmü gereği eserlerdeki icralarının ilk tespit tarihlerinden itibaren yetmiş yıl süre ile koruma altındadır.

Ne anlama geliyor?

Yapımcıdan devralınan haklar, icracı sanatçının aslen kazandığı hakları kapsamaz. Devralan bu durumda devredene karşı FSEK 53'e dayanabilir.

Not: Kararın konusu bağlantılı haklar ve koruma sürelerinin geçiş rejimidir; buraya, FSEK 53'ün konusunu oluşturan "hakkın mevcut olmaması" hâlinin tipik bir görünümünü göstermesi nedeniyle alınmıştır.

Var olmayan hakkın devri

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Eserin yapıldığı tarihte var olmayan bir hakkın devri hukuken mümkün değildir; farazi devir sözleşmesi sonradan tanınan hakkı içermez

Olay: Bir tiyatro ve sinema sanatçısının 1995 öncesi bir filmdeki görüntüleri, hak zincirini üçüncü kişilerden bedeli mukabilinde devraldığını savunan bir kurumun reklam filminde kullanılmıştır. Kurum, telif haklarını silsile yoluyla devralan üçüncü şahıslardan satın aldığını savunmuştur.

Karar: İlk derece mahkemesi, davacının filmde icracı sanatçı olduğunu ve bu hakkın ilk defa 4110 sayılı Kanunla tanındığını belirlemiştir. Somut olayda FSEK 52 kapsamında kullanıma ilişkin yazılı bir izin veya mali hak devri bulunmadığını; eserin yapıldığı tarihte var olmayan bir hakkın devrinin hukuken mümkün olmadığını ve farazi olarak kabul edilen devir sözleşmesinin yasa değişikliğiyle tanınan bağlantılı hakkı içerdiğinin kabul edilemeyeceğini saptamıştır. İzinsiz kullanımı mali haklara tecavüz sayarak FSEK 68 uyarınca rayiç bedelin üç katı tazminata hükmetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi istinafı esastan reddetmiş ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararı oy birliğiyle onamıştır.

eserin yapıldığı tarihte var olmayan bir hakkın devrinin de hukuken mümkün olmadığı

Ne anlama geliyor?

Devralan, sözleşmede yazılı olsa bile var olmayan bir hakkı kazanamaz. Bu durumda kullanım tecavüz sayılır ve devralanın tek yolu devredene rücu etmektir.

Not: Alıntı, Dairenin uygun bularak onadığı ilk derece mahkemesi gerekçesindendir.

Hakkın sona ermesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Koruma süresi sona erdikten sonra devralan kişinin sahibi bulunduğu mali haklar da sona erer

Olay: Bir yapım şirketi, mali haklarını sözleşmeyle devrettiği filmlerin koruma süresi dolduktan sonra haklarının kendisine döndüğünü ve davalıların izinsiz gösterime devam ettiğini ileri sürerek tazminat istemiştir.

Karar: Daire, mali hakların devrine ilişkin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan mülga FSEK 29 uyarınca sinema eserlerinin koruma süresinin aleniyet tarihinden itibaren yirmi yıl olarak belirlendiğini; FSEK 59 uyarınca koruma süresi sona erdikten sonra devralan kişinin sahibi bulunduğu mali hakların sona ereceğini saptamıştır. 4630 sayılı Kanunla koruma süresinin yetmiş yıla çıkarıldığını ve yirmi yıllık sürenin dolmasından sonra filmlerin mali haklarının davacıya döndüğünü; dönüşün 4630 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 03.03.2001 tarihinde gerçekleştiğine göre incelemenin de bu tarihten itibaren yapılması gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.

aynı Yasa'nın 59. maddesi uyarınca koruma süresi sona erdikten sonra devralan kişinin sahibi bulunduğu mali hakların sona ereceği

Ne anlama geliyor?

Devredilen hak, süre sona erdiğinde ortadan kalkar. Devralan bakımından bu, hakkın mevcut olmaması sonucunu doğurur.

Not: Kararın konusu koruma sürelerinin hesabı ve mülga FSEK 29 ile FSEK 59'dur; buraya, devredilen hakkın sonradan sona erebileceğini göstermesi nedeniyle alınmıştır.

FSEK 53 ile ilgili maddeler

Uygulamada dikkat edilecekler

Pratik notlar

  1. 1.Devir sözleşmesine, devredenin hakkın varlığını garanti ettiğine dair açık bir kayıt koyun.
  2. 2.Devir öncesinde hakkın devir tarihinde kanunen mevcut olup olmadığını araştırın.
  3. 3.İcracı sanatçı gibi aslen hak kazanan kişilerin bulunup bulunmadığını kontrol edin.
  4. 4.Koruma süresinin devir tarihinden sonra sona erip ermediğini hesaplayın.
  5. 5.Garanti talebinizin kapsamını genel borçlar hukuku hükümlerine göre belirleyin.
  6. 6.Metindeki Borçlar Kanunu atfının mülga kanuna yapıldığını, bugün 6098 sayılı Kanun hükümlerinin uygulandığını gözetin.
  7. 7.Haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme taleplerinin saklı olduğunu; gerekirse bunlara da dayanabileceğinizi hatırlayın.
  8. 8.FSEK 53 ile FSEK 54'ü ayırın: birincisi hakkın yokluğuna, ikincisi devredenin yetkisizliğine ilişkindir.
  9. 9.Garanti sorumluluğunun doğması için önce FSEK 52'ye uygun bir devir işleminin bulunması gerektiğini gözetin.
  10. 10.Devir bedelinin ödenmiş olması hâlinde iade talebinizi de birlikte ileri sürün.

Sıkça Sorulan Sorular

Devredilen mali hakkın veya ruhsatın mevcut olmaması hâlinde devredenin sorumluluğunu düzenler. FSEK 53/1 uyarınca mali bir hakkı başkasına devreden veya kullanma ruhsatını veren kimse, iktisap edene karşı hakkın mevcudiyetini Borçlar Kanunu hükümlerince zamindir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.