Kısa cevap · TMK 323
Velayeti kendisinde olmayan veya çocuk kendisine bırakılmayan ana ya da baba, çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteyebilir (TMK 323). Bu hak hem ebeveynin hem de çocuğun hakkıdır; Anayasa da her çocuğun, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma hakkını güvenceye alır. Ana ve babanın her biri diğerinin çocukla ilişkisini zedelememekle yükümlüdür. Çocuğun huzuru tehlikeye girerse, hak bu yükümlülüğe aykırı kullanılırsa, ebeveyn çocukla ciddi olarak ilgilenmezse veya başka önemli sebepler varsa kişisel ilişki reddedilir ya da kaldırılır (TMK 324). Düzenlemeye uymayan velayet sahibine velayetin değiştirilebileceği kararda ihtar edilir; kararın zorla yerine getirilmesi ve disiplin hapsi Çocuk Koruma Kanununda düzenlenmiştir. Olağanüstü hâllerde büyükanne, büyükbaba gibi hısımlar da kişisel ilişki isteyebilir (TMK 325). Davada çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir; bir düzenleme yapılıncaya kadar velayet sahibinin rızası dışında kişisel ilişki kurulamaz (TMK 326).
Bu sayfada neler var? (14 bölüm)
- TMK 323 madde metni
- Değişiklik geçmişi
- TMK 323-326 Ne Düzenler? Madde Metni ve Kişisel İlişki Hakkı
- Uygun Kişisel İlişki Nasıl Belirlenir? Süre, Yatılı Görüşme ve Kademeli Düzen
- Kişisel İlişkiyi Zedeleme Yasağı: Çocuğu Göstermemenin Sonuçları
- Kişisel İlişki Ne Zaman Sınırlanır veya Kaldırılır? (TMK 324/2)
- Büyükanne, Büyükbaba ve Diğer Hısımlarla Kişisel İlişki (TMK 325)
- Kişisel İlişki Davası Nerede ve Nasıl Açılır? (TMK 326)
- TMK 323 Yargıtay kararları
- TMK 323 Anayasa Mahkemesi kararları
- TMK 323 ile ilgili maddeler
- Uygulamada dikkat edilecekler
- Konuyla ilgili yazılar
- Sıkça sorulan sorular
Temel kavramlar
- Kişisel ilişki
- Velayeti kendisinde olmayan veya çocuk kendisine bırakılmayan ebeveyn ya da olağanüstü hâllerde bir hısım ile çocuk arasındaki görüşme, birlikte vakit geçirme ve iletişim düzeni.
- Uygun kişisel ilişki
- TMK 323'ün ölçütü: çocuğun yaşı, sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararı, ebeveynlik duygularının tatmini ve infaz edilebilirlik birlikte gözetilerek kurulan düzen.
- Yatılı ve yatısız kişisel ilişki
- Çocuğun geceyi hak sahibinin yanında geçirdiği düzen yatılı, aynı gün içinde teslim alınıp geri verildiği düzen yatısızdır.
- Kademeli kişisel ilişki
- Çocuk büyüdükçe süresi uzayan veya belirli bir yaştan sonra yatılıya dönüşen düzen; eşiğin gerekçesi raporla açıklanmalıdır.
- Refakatli görüşme
- Kişisel ilişkinin uzman, velayet sahibi veya güvenilen bir kişi eşliğinde yapılması; çocuğun korunması için başvurulan bir sınırlamadır.
- Teslim emri
- Adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğünün kişisel ilişki kararına uymayan yükümlüye gönderdiği ve sonraki dönemlerde de geçerli olan emir (5395 s.K. m. 41/C).
- Disiplin hapsi
- Teslim emrine aykırı davranan veya emrin yerine getirilmesini engelleyen kişiye şikâyet üzerine verilen hapis; kişisel ilişkide üç günden on güne kadardır (5395 s.K. m. 41/F).
- Danışmanlık tedbiri
- Kişisel ilişkinin çocuğun üstün yararına uygun yürütülmesi için çocuk, hak sahibi veya yükümlü hakkında aile mahkemesince verilebilen destek tedbiri.
- Olağanüstü hâl
- TMK 325: üçüncü kişinin çocukla kişisel ilişki isteyebilmesi için aranan durum; aracı ebeveynin ölümü tipik örnektir.
- Çocuğun üstün yararı
- Çocukla ilgili her kararda gözetilen temel ilke; çocuğun o anki isteği değil, bütün hayatı dikkate alınır.
- İdrak çağı
- Çocuğun kendisini ilgilendiren konuda görüş bildirebilecek olgunluğa ulaşması; bu çağdaki çocuğun görüşü alınır, üstün yararı gerektirirse aksine karar verilebilir.
Bir bakışta TMK 323
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Hak sahibi | Velayeti kendisinde olmayan veya çocuk kendisine bırakılmayan ana ve baba. | TMK m. 323; TMK m. 336/2 |
| Hakkın niteliği | Hem çocuğun hem ana ve babanın hakkıdır; ancak çocuğun yüksek yararı gerektirirse kısıtlanır. | Anayasa m. 41/3; 2. HD 11.06.2026 |
| Uygunluk ölçütü | Çocuğun yaşı, sağlık, eğitim ve ahlak yararı, ebeveynlik duygularının tatmini ve infaz edilebilirlik. | TMK m. 182/3; 2. HD 13.05.2026 |
| Kademeli düzen | Yaşa bağlı yatısız-yatılı geçişin eşiği ve riskin nasıl ortadan kalkacağı raporla açıklanmalıdır. | 2. HD 01.04.2026 |
| Protokoldeki görüş günleri | Anlaşmalı boşanmada kararlaştırılan düzen de değişen koşullara göre yeniden düzenlenebilir. | 2. HD 26.03.2024 |
| Cezaevindeki ebeveyn | Kişisel ilişki kurulabilir; gün ve saatler kurumun takdirine bırakılamaz. | 2. HD 02.06.2026 |
| Telefonla görüşme | Engelleme delili yoksa velayet sahibine telefon görüşmesi sağlama yükümlülüğü yüklenmez. | 2. HD 08.04.2026 |
| Zedeleme yasağı | Her iki ebeveyn de diğerinin ilişkisini zedelemekten ve çocuğun yetiştirilmesini engellemekten kaçınır. | TMK m. 324/1 |
| Velayet ihtarı | Kararda, düzenlemeye uyulmazsa velayetin değiştirilebileceği ihtar edilir; eksikse Yargıtay ekler. | TMK m. 182/2, 324/3; 2. HD 30.03.2023 |
| Zorla yerine getirme | Adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne başvurulur, teslim emri gönderilir. | 5395 s.K. m. 41/C |
| Disiplin hapsi | Kişisel ilişki emrine aykırılıkta üç-on gün; çocuğu geri getirmeyen hak sahibine üç aya kadar; şikâyet süresi bir ay. | 5395 s.K. m. 41/F |
| Şikâyet ve itiraz | Müdürlük işlemine bir hafta içinde şikâyet; karara iki hafta içinde itiraz; itiraz kararı kesin. | 5395 s.K. m. 41/E |
| Kaldırma sebepleri | Huzurun tehlikeye girmesi, yükümlülüğe aykırılık, ciddi ilgisizlik, diğer önemli sebepler. | TMK m. 324/2 |
| Tamamen kaldırma | Çok ciddi sebep ve risk gerekir; önce yatısız, refakatli gibi ara çözümler değerlendirilir. | AYM R.D. (2024, oy çokluğu) |
| Ceza dosyasının etkisi | Takipsizlik veya beraat hâkimi bağlamaz; iddia aile mahkemesince ayrıca incelenir. | 2. HD 20.02.2025 |
| Hâkimin koruma yükümlülüğü | Ağır tehlike iddiası araştırılmadan kurulan kişisel ilişki Devletin sorumluluğunu doğurabilir. | HGK 27.12.2023 (oy çokluğu) |
| Üçüncü kişiler | Olağanüstü hâl ve çocuğun menfaati varsa özellikle hısımlara tanınır; ebeveyn sınırlamaları kıyasen uygulanır. | TMK m. 325 |
| Torun davasında olağanüstü hâl | Aracı ebeveynin ölümü olağanüstü hâldir; küslük ve ayrı ilde yaşama yetmez. | 2. HD 30.09.2021; 2. HD 21.03.2024 (onama) |
| Torunla görüşmenin süresi | Ebeveyn genişliğinde olamaz ama yeterli olmalıdır; yatılı da kurulabilir. | 2. HD 10.09.2025; 2. HD 14.10.2024 |
| Yetki | Genel yetkili mahkemenin yanında çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir; boşanma ve evlilik birliğinin korunması yetki kuralları saklıdır. | TMK m. 326/1-2; 5. HD 18.03.2025 |
| Düzenleme yapılıncaya kadar | Velayet sahibinin rızası dışında kişisel ilişki kurulamaz; tedbir istenmelidir. | TMK m. 326/3 |
| Kesinleşme | Aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmeden yerine getirilemez; tedbir kararları ayrıca uygulanır. | HMK m. 350/2, 367/2; 5395 s.K. m. 41/C |
TMK 323 madde metni
İkinci Kitap: Aile Hukuku › İkinci Kısım: Hısımlık › Birinci Bölüm: Soybağının Kurulması · Beşinci Ayırım: Soybağının Hükümleri › C. Çocuk ile kişisel ilişki
Çocuk ile kişisel ilişki: Ana ve baba ile — Kural — Madde 323
- Ana ve babadan her biri, velâyeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir.
Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Kaynak | Değişiklik |
|---|---|---|
| 22.11.2001 | 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002) | TMK 323-326 ilk metinleriyle kabul edildi. TMK 323, 325 ve 326 o tarihten bu yana değiştirilmemiştir. TMK 324 ilk metninde iki fıkradan oluşuyordu: zedeleme yasağı ile reddetme ve kaldırma sebepleri. |
| 07.05.2010 | 5982 sayılı Anayasa Değişikliği Kanunu m. 4 | TMK'da değil Anayasa'da yapılan bu değişiklikle Anayasa'nın 41. maddesine, her çocuğun yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahip olduğunu öngören üçüncü fıkra eklendi. Kişisel ilişki hakkı böylece anayasal güvenceye kavuştu. |
| 24.11.2021 | 7343 sayılı Kanun m. 38 (RG 30.11.2021, S. 31674) | TMK 324'e üçüncü fıkra eklendi: velayet kendisine bırakılan ana veya baba kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir; bu husus kişisel ilişki kurulmasına dair kararda taraflara ihtar edilir. Aynı Kanunun 37. maddesi TMK 182'ye boşanma kararları için aynı ihtarı öngören ikinci fıkrayı ekledi. Kanun ayrıca çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarının yerine getirilmesini İcra ve İflas Kanunundan çıkararak Çocuk Koruma Kanununun 41/A ve devamı maddelerine taşıdı. |
TMK 323-326 Ne Düzenler? Madde Metni ve Kişisel İlişki Hakkı
Soybağının hükümleri arasında yer alan "C. Çocuk ile kişisel ilişki" bölümü dört maddeden oluşur: TMK 323 ana ve babanın kişisel ilişki hakkını, TMK 324 bu hakkın sınırlarını, TMK 325 üçüncü kişilerle kişisel ilişkiyi, TMK 326 ise yetkili mahkemeyi ve bir düzenleme yapılıncaya kadar uygulanacak kuralı belirler. Boşanma kararında kişisel ilişkinin nasıl kurulacağı ayrıca TMK 182'de düzenlenmiştir; iki düzenleme birlikte uygulanır.
Madde 324 — Ana ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür.
Kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girer veya ana ve baba bu haklarını birinci fıkrada öngörülen yükümlülüklerine aykırı olarak kullanırlar veya çocuk ile ciddî olarak ilgilenmezler ya da diğer önemli sebepler varsa, kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kendilerinden alınabilir.
(Ek üçüncü fıkra:24/11/2021-7343/38 md.) Velayet kendisine bırakılan ana veya baba, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir. Bu husus kişisel ilişki kurulmasına dair kararda taraflara ihtar edilir.
Madde 325 — Olağanüstü hâller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde çocuk ile kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere, özellikle hısımlarına da tanınabilir.
Ana ve baba için öngörülen sınırlamalar üçüncü kişiler için kıyas yoluyla uygulanır.
Madde 326 — Kişisel ilişki kurulmasıyla ilgili bütün düzenlemelerde çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir.
Boşanmaya ve evlilik birliğinin korunmasına ilişkin yetki kuralları saklıdır.
Çocuk ile kişisel ilişkiye yönelik bir düzenleme yapılıncaya kadar, velâyet hakkına sahip veya çocuk kendisine bırakılmış kişinin rızası dışında kişisel ilişki kurulamaz.
Hak kime tanınır? TMK 323 hakkı, velayeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk bakımından ana ve babaya tanır. İlk hâl, velayetin diğer ebeveyne ait olduğu durumlardır: boşanmada velayet çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir (TMK 336/3), ortak hayata son verilmişse hâkim velayeti eşlerden birine verebilir (TMK 336/2), evlilik dışında doğan çocukta ise velayet kanun gereği annenindir (TMK 337/1). İkinci hâl, velayet ortak olduğu hâlde çocuğun fiilen bir ebeveynin yanında kaldığı durumlardır: evlilik sürerken ana ve baba velayeti birlikte kullanır (TMK 336/1); eşler ayrı yaşıyorsa hâkim, ana ve baba ile çocuklar arasındaki ilişkileri düzenleyen hükümlere göre gereken önlemleri alır (TMK 197/4). Yargıtay'ın ifadesiyle velayeti kullanma yetkisi sona erse bile bu taraf çocuğun anası ya da babası olmaya devam eder (Yargıtay 2. HD, 01.04.2026, E. 2026/516, K. 2026/3532).
Hak çocuğun mu, ebeveynin mi? Her ikisinin. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, ana ve babası ayrı olan çocuğun ebeveynleriyle düzenli kişisel ilişki kurmasını ve sürdürmesini çocuk için bir hak olduğu gibi ana ve baba için de hak sayar ve bu ilişkinin ancak çocuğun yüksek yararı gerektirdiğinde TMK 324 uyarınca kısıtlanabileceğini veya kaldırılabileceğini vurgular (Yargıtay 2. HD, 11.06.2026, E. 2026/3045, K. 2026/6482). Anayasa'nın 41. maddesine 2010'da eklenen üçüncü fıkra bu hakkı anayasal güvenceye kavuşturmuştur:
Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir.
Anayasa Mahkemesi bu fıkradan devlete pozitif bir yükümlülük çıkarır: çocuğun üstün yararı gözetilerek yasal bir altyapı kurulmalı ve çocuğun gelişimini olumsuz etkileyebilecek hususları en aza indiren yöntemlerle kişisel ilişkinin sağlanması için tedbir alınmalıdır (AYM, M.Ş.N. (2), B. No: 2018/27095, 04.07.2022). Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin 9. maddesi ve 6066 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan Çocuklarla Kişisel İlişki Kurulmasına Dair Avrupa Sözleşmesi de ebeveynlerinden ayrı yaşayan çocuğun, yararına aykırı olmadıkça her ikisiyle düzenli ilişki sürdürmesini güvenceye alır.
Kişisel ilişki nerede düzenlenir? Dört yol vardır:
- Boşanma veya ayrılık davasında: mahkeme hükümle birlikte velayeti ve kişisel ilişkiyi düzenler (TMK 182); dava sürerken çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re'sen alır (TMK 169).
- Evlilik birliğinin korunmasında ve ayrı yaşamada: hâkim ergin olmayan çocuklar için gereken önlemleri alır (TMK 197/4).
- Bağımsız kişisel ilişki davasında: özellikle evlilik dışında doğan ve babayla soybağı tanıma ya da babalık hükmüyle kurulan çocuk için baba TMK 323'e dayanarak dava açar.
- Değiştirme davasında: kurulmuş bir kişisel ilişkinin genişletilmesi, daraltılması veya kaldırılması istenir. Yargıtay, kişisel ilişkinin değişen koşullara göre her zaman yeniden değerlendirilebileceğini kabul eder (Yargıtay 2. HD, 26.03.2024, E. 2023/9549, K. 2024/2079).
Uygun Kişisel İlişki Nasıl Belirlenir? Süre, Yatılı Görüşme ve Kademeli Düzen
Kanun kişisel ilişkinin gününü, saatini ya da yatılı olup olmayacağını belirlemez; yalnızca "uygun" olmasını ister. Uygunluğun ölçüsü çocuğun üstün yararıdır. Velayeti kendisine verilmeyen eşle kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur (TMK 182/3; bazı Yargıtay kararları bu kuralı 2021 değişikliğinden önceki numarasıyla 182/2 olarak anar). Yargıtay ölçüyü şöyle somutlaştırır: çocuğun yüksek yararı, yaşı, anne ve babalık duygusunun tatmini ve kararın infaz edilebilir nitelikte olması birlikte değerlendirilerek çocuğun kişisel gelişimine en uygun düzenleme seçilir (Yargıtay 2. HD, 13.05.2026, E. 2026/2729, K. 2026/5556). Kişisel ilişkinin amacı da kararlarda açıkça yazılıdır: çocuğundan ayrı kalan ana veya baba çocuğun yetişmesine katkıda bulunur, gelişimini izler ve iki taraf birbirine yabancılaşmaz (Yargıtay 2. HD, 01.04.2026, E. 2026/516, K. 2026/3532).
Süre yetersizse karar bozulur. Yargıtay, kişisel ilişkinin ebeveynlik duygularını tatmine elverişli ve çocuğun o ebeveynin sevgi ve şefkatini tatmasına yeterli olmasını arar. Anne refakatinde, ayda iki kez birer saatlik yatısız görüşmeyi bu nedenle yetersiz bulmuş (Yargıtay 2. HD, 03.04.2024, E. 2024/1022, K. 2024/2374); anlaşmalı boşanmada kararlaştırılan kısa süreli görüşmenin, çocuğun babayla yatılı kalmasına engel bulunmadığı anlaşılınca yatılı ve daha geniş bir düzene çevrilmesi gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay 2. HD, 26.03.2024, E. 2023/9549, K. 2024/2079).
Yatılı kişisel ilişki kaç yaşında başlar? Kanunda yatılı kişisel ilişki için bir yaş sınırı yoktur. Uygulamada küçük yaştaki çocuklar için önce yatısız, belirli bir yaştan sonra yatılı ilişki öngören kademeli düzenler kurulabilmektedir. Yargıtay ise yaş eşiğinin gerekçelendirilmesini arar: anneyle yatılı kalmanın riskli olduğunu söyleyip beş yaşından sonra yatılı ilişki öneren, riskin o yaşta neden ortadan kalktığını açıklamayan ve hâkimin yerine adeta hüküm kuran bir sosyal inceleme raporuna dayanılarak kurulan kademeli düzen bozulmuştur (Yargıtay 2. HD, 01.04.2026, E. 2026/516, K. 2026/3532).
Refakatli görüşme bir sınırlamadır. Kişisel ilişkinin velayet sahibinin, uzmanın veya güvenilen bir kişinin eşliğinde yapılması, çocuğun korunması gerektiğinde başvurulan bir ara çözümdür. Gerekçesiz refakat ise kişisel ilişkinin amacını boşa çıkarır; Yargıtay üçüncü kişilerle kişisel ilişkide bile annenin ya da onun belirleyeceği kişinin refakatinde görüşmeyi doğru bulmamıştır (Yargıtay 2. HD, 10.09.2025, E. 2025/3498, K. 2025/7042).
Cezaevindeki ebeveyn. Ebeveynin ceza infaz kurumunda bulunması kişisel ilişkiyi kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Yargıtay, görüşme gün ve saatlerinin tamamen kurumun belirleyeceği açık görüş günlerine bırakılmasını bozma sebebi saymıştır; hafta içine veya okul saatlerine denk gelen bir gün çocuğun yararını zedeler. Mahkeme açık görüş günlerini kurumdan sorup, gerekirse çocuğu dinleyerek günleri hükümde açıkça göstermelidir (Yargıtay 2. HD, 02.06.2026, E. 2026/3097, K. 2026/5943).
Telefonla ve görüntülü görüşme. Kanunda telefonla veya görüntülü iletişim ayrıca düzenlenmemiştir. Yargıtay, velayet sahibinin çocuğun telefonla görüşmesine engel olduğuna dair delil bulunmayan bir dosyada, yatılı kişisel ilişkiye ek olarak belirli akşamlarda telefon görüşmesi öngören kararı bozmuştur: kişisel ilişki hakkı olan ebeveyn çocuğuyla zaten telefonla iletişim kurabilir; velayet sahibi, görüşme günlerinde çocuğu hazır etmek dışında bir yükümlülük altına sokulamaz ve böyle bir düzenlemenin takibi ve infazı mümkün değildir (Yargıtay 2. HD, 08.04.2026, E. 2026/1120, K. 2026/3824). Karar, engellemenin ispatlanmadığı somut olaya dayanır.
Mesafe. Tarafların farklı şehirlerde yaşaması kişisel ilişkinin biçimini etkiler. Yargıtay, torunla kişisel ilişkide ayda iki yatılı hafta sonunu mesafe, çocuğun yaşı ve eğitim düzeni karşısında fazla bulmuş, ayda bir kez ve yaz tatilinde bir hafta yatılı düzeni uygun görmüştür (Yargıtay 2. HD, 31.03.2026, E. 2026/1493, K. 2026/3438).
Çocuğun görüşü. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin 12. maddesi ile Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3. ve 6. maddeleri uyarınca idrak çağındaki çocuğun görüşü alınır ve görüşüne gereken önem verilir; ancak çocuğun üstün yararı gerektirirse görüşünün aksine karar verilebilir (Yargıtay 2. HD, 13.05.2026, E. 2026/2729, K. 2026/5556; Yargıtay 2. HD, 22.01.2026, E. 2025/8847, K. 2026/800).
| Biçim | Ne zaman gündeme gelir? | Örnek karar |
|---|---|---|
| Yatılı (hafta sonu, bayram, yarıyıl ve yaz tatili) | Çocuğun yatılı kalmasına engel bulunmadığında Yargıtay yatılı düzeni aramıştır. | 2. HD 26.03.2024 |
| Yatısız | Somut risk, uyum süreci veya çocuğun küçük yaşı. | 2. HD 10.02.2026; 2. HD 11.12.2025 |
| Kademeli | Yaşa göre genişleyen düzen; eşik raporla gerekçelendirilmeli. | 2. HD 01.04.2026 |
| Uzman veya refakatçi eşliğinde | Ciddi risk iddiası, uzun kopukluk veya dava sürerken ilişkinin korunması. | 2. HD 13.05.2026 (tedbir) |
| Ceza infaz kurumunda | Ebeveyn tutuklu veya hükümlüyse; gün ve saat hükümde açık olmalı. | 2. HD 02.06.2026 |
| Telefonla veya görüntülü | Kanunda düzenlenmemiş; engelleme delili yoksa hükme bağlanmamıştır. | 2. HD 08.04.2026 |
Kişisel İlişkiyi Zedeleme Yasağı: Çocuğu Göstermemenin Sonuçları
TMK 324/1 iki yönlü bir yükümlülük getirir: ana ve babanın her biri, diğerinin çocukla kişisel ilişkisini zedelemekten ve çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınır. İlk yükümlülük daha çok velayet sahibini, ikincisi daha çok kişisel ilişki hakkı olanı ilgilendirir; ama ikisi de her iki ebeveyn için geçerlidir. Çocuğu kararlaştırılan günlerde teslim etmemek, görüşme saatlerinde adreste bulunmamak veya çocuğu diğer ebeveyne karşı yönlendirmek birinci yükümlülüğe; kişisel ilişki sırasında çocuğun okuluna, tedavisine ya da velayet sahibinin kararlarına müdahale etmek ikincisine aykırıdır.
Yükümlülüğe aykırılığın sonuçları şunlardır:
| Yol | Kime karşı | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Kararın zorla yerine getirilmesi | Çocuğu getirmeyen yükümlü | Müdürlüğe başvuru, teslim emri, danışmanlık tedbiri | 5395 s.K. m. 41/C |
| Disiplin hapsi | Teslim emrine aykırı davranan veya emrin yerine getirilmesini engelleyen | Bir ay içinde şikâyet üzerine üç günden on güne kadar | 5395 s.K. m. 41/F-2 |
| Disiplin hapsi | Süre bitiminde çocuğu belirlenen yere getirmeyen hak sahibi | Bir ay içinde şikâyet üzerine üç aya kadar | 5395 s.K. m. 41/F-3 |
| Velayetin değiştirilmesi | Düzenlemenin gereklerini yerine getirmeyen velayet sahibi | Çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet diğer ebeveyne verilebilir | TMK m. 324/3, 182/2 |
| Kişisel ilişkinin kaldırılması | Hakkını yükümlülüklerine aykırı kullanan ebeveyn | Kişisel ilişki reddedilir veya kaldırılır | TMK m. 324/2 |
Kararın yerine getirilmesi. 7343 sayılı Kanunla çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarının yerine getirilmesi İcra ve İflas Kanunundan çıkarılarak Çocuk Koruma Kanununa taşınmıştır. Kişisel ilişki kararı rızayla uygulanmazsa hak sahibi adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne başvurur. Müdürlük yükümlüyle irtibata geçer; irtibat kurulamaz, yükümlü çocuğu getirmeyeceğini söyler veya getirmezse derhâl teslim emri gönderir. Emir, ilam veya tedbir kararı kapsamındaki sonraki dönemlerde de geçerlidir; her görüşme için yeniden emir çıkarılmaz (5395 s.K. m. 41/C/3). Bu işlemler harçtan istisnadır (m. 41/H).
Sistem hak sahibine de yükümlülük yükler. Hak sahibi, emrin tebliğinden sonra her teslim saatinden en az kırk sekiz saat önce çocuğu almaya geleceğini müdürlüğe bildirmek zorundadır (m. 41/C/7). Bildirim yaptığı hâlde haklı mazeret olmaksızın art arda iki kez veya bir yılda üç kez gelmezse dosya işlemden kaldırılır ve teslim emri hükümsüz hâle gelir (m. 41/C/12). Buna karşılık yükümlü en az bir yıl boyunca emre usulüne uygun uyar ve sonrası için taahhütte bulunursa müdürlük, uzman görüşünü alarak dosyayı işlemden kaldırabilir (m. 41/C/13). Müdürlüğün önerisiyle aile mahkemesi çocuk, hak sahibi veya yükümlü hakkında danışmanlık tedbiri uygulayabilir; yükümlünün teslim emrine ilk aykırılığında müdürlük bu tedbiri mahkemeden ister (m. 41/C/8). 6284 sayılı Kanun uyarınca verilmiş gizlilik veya başka bir tedbir kararı varsa teslim işlemleri bu kararlar gözetilerek yapılır (m. 41/C/11).
Şikâyet ve disiplin hapsi. Müdürlüğün işlem ve kararlarına karşı öğrenme veya tebliğden itibaren bir hafta içinde müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesine şikâyet yoluna gidilebilir; şikâyet üzerine verilen karara iki hafta içinde itiraz edilebilir ve itiraz üzerine verilen karar kesindir (m. 41/E). Teslim emrine aykırı hareket eden veya emrin gereğinin yerine getirilmesini engelleyen kişi, bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine üç günden on güne kadar disiplin hapsiyle cezalandırılır (m. 41/F/2). Kişisel ilişki için çocuğu teslim alan hak sahibi süre bitiminde çocuğu belirlenen yere getirmezse üç aya kadar disiplin hapsiyle cezalandırılır ve müdürlük hakkında suç duyurusunda bulunur (m. 41/F/3, 41/C/4). Şikâyetten vazgeçilirse dava ve bütün sonuçlarıyla ceza düşer; kesinleşen disiplin hapsi iki yıl geçtikten sonra yerine getirilemez (m. 41/F/6-7).
Velayetin değiştirilmesi ihtarı. Kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmeyen velayet sahibi bakımından velayetin değiştirilebileceği kararda taraflara ihtar edilir (TMK 324/3). Yargıtay bu ihtarın bulunmamasını bozma sebebi sayar; ancak yeniden yargılama gerekmediğinden kararı ihtarı ekleyerek düzeltir ve onar (Yargıtay 2. HD, 30.03.2023, E. 2022/10758, K. 2023/1504). Boşanma kararlarındaki aynı ihtar için TMK 182 şerhine, değişikliğin şartları için velayet değiştirme davası yazımıza bakabilirsiniz.
Devletin pozitif yükümlülüğü. Anayasa Mahkemesi, 2021 değişikliğinden önceki icra sistemi içinde kişisel ilişkiye dair ara kararların icra emriyle yerine getirilemediği, annenin görüşme günlerinde adreste bulunmadığı ve anne hakkında başlatılan ilk icra ceza yargılamasının sonuç vermediği bir dosyada, fiilen hayata geçirilecek uygun tedbirler alınmadığı için aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir (AYM, M.Ş.N. (2), B. No: 2018/27095, 04.07.2022).
Kişisel ilişki güvencesi velayet sahibinin seyahatini kısıtlamaz. Yargıtay, kişisel ilişki günlerine denk gelen dönemlerde çocukların anneyle yurt dışına çıkışının babanın rızasına bağlanmasını isteyen davada hukuki yarar bulunmadığını kabul etmiştir; kişisel ilişkiye engel olmanın sonuçları kanunda zaten düzenlenmiştir (Yargıtay 2. HD, 20.11.2025, E. 2025/5404, K. 2025/9980). Çocuğun başka şehre taşınması ise ayrı bir sorundur ve velayeti annede olan çocuğun şehir dışına çıkarılması yazımızda ele alınmıştır.
Çocuk görüşmek istemiyorsa. Çocuğun diğer ebeveyni reddetmesi kişisel ilişkiyi kendiliğinden sona erdirmez. Yargıtay, babalık hükmünden yıllar sonra kişisel ilişki isteyen babaya karşı yoğun tepki gösteren çocuk bakımından ilişkinin hiç kurulmamasının ebeveyne yabancılaşmayı derinleştirebileceğini belirtmiş; yatısız bir düzenin ve danışmanlık tedbirinin üçlü uzman heyetinin raporuyla değerlendirilmesini istemiştir (Yargıtay 2. HD, 11.12.2025, E. 2025/8016, K. 2025/11092). Velayet sahibinin çocuğu diğer ebeveyne karşı yönlendirmesi ise zedeleme yasağına aykırıdır.
Ceza hukuku. Velayet sahibinin çocuğu göstermemesine karşı öngörülen yaptırımlar yukarıdaki tabloda yer alanlardır. TCK 234/1'deki çocuk kaçırma ve alıkoyma suçunun faili ise velayet yetkisi elinden alınmış ana veya baba ile üçüncü derece dahil kan hısımlarıdır; bu nedenle velayet sahibinin çocuğu teslim etmemesi o fıkraya girmez. Uygulamadaki adımlar için çocuk teslimi ve kişisel ilişki icrası yazımıza bakabilirsiniz.
Kişisel İlişki Ne Zaman Sınırlanır veya Kaldırılır? (TMK 324/2)
TMK 324/2, kişisel ilişkinin reddedilmesini veya kaldırılmasını dört sebebe bağlar:
- Çocuğun huzurunun tehlikeye girmesi: örneğin çocuğun tedavisine engel olunması veya güvenliğini tehlikeye atan davranışlar.
- Hakkın TMK 324/1'deki yükümlülüklere aykırı kullanılması: kişisel ilişki sırasında çocuğun eğitimini veya yetiştirilmesini engellemek, velayet sahibiyle ilişkisini zedelemek.
- Çocukla ciddi olarak ilgilenmeme: görüşme hakkını uzun süre kullanmamak ve çocuğun hayatına katılmamak.
- Diğer önemli sebepler: hâkimin takdirine bırakılan genel sebep.
Kanun "reddedilebilir veya kendilerinden alınabilir" der; sebep bulunsa bile hâkim önce daha hafif çözümleri tartar. Hukuk Genel Kurulunun ifadesiyle kişisel ilişki hakkı çocuğun yüksek yararıyla sınırlıdır; bu nedenle talep reddedilebilir veya kişisel ilişki anne ya da babadan alınabilir (Yargıtay HGK, 27.12.2023, E. 2023/858, K. 2023/1399). Anayasa Mahkemesi ise tamamen kaldırmayı çok ciddi sebeplerin ve çocukla ilgili ciddi risklerin varlığına bağlar. Uzman raporları yalnız yatılı ve uzun süreli ilişkinin uygun olmadığını söylerken ilişkiyi tümden kaldıran ilk derece kararında da, bu kararı kaldırıp raporları ve alternatif tedbirleri tartışmadan eski düzeni koruyan istinaf kararında da yeterli gerekçe bulunmadığını belirterek ihlal kararı vermiştir (AYM, R.D., B. No: 2022/57445, 30.04.2024).
Ara çözümler. Tamamen kaldırma ile olduğu gibi devam arasında geniş bir alan vardır: süreyi kısaltmak, yatılı ilişkiyi yatısıza çevirmek (Yargıtay 2. HD, 10.02.2026, E. 2025/6644, K. 2026/1407), görüşmeyi uzman refakatine bağlamak ve danışmanlık tedbiri uygulamak (Yargıtay 2. HD, 11.12.2025, E. 2025/8016, K. 2025/11092). Yargıtay, yargılama sürerken ilişkinin tamamen kopmaması için tedbiren kaldırma yerine uzman refakatinde ve yatısız kişisel ilişki kurulmasını istemiştir (Yargıtay 2. HD, 13.05.2026, E. 2026/674, K. 2026/5569).
İspat ve uzman raporu. Kaldırma veya sınırlama isteyen taraf sebebi ispatlamalıdır; ispatlanamayan iddia ve çocuğun isteksizliği tek başına yeterli değildir (Yargıtay 2. HD, 22.01.2026, E. 2025/8847, K. 2026/800; Yargıtay 2. HD, 11.12.2025, E. 2025/8007, K. 2025/11113). Rapor iki ebeveyn ve çocukla görüşülerek hazırlanmalıdır: yalnız anne ve çocuğun beyanına dayanan tek taraflı sosyal inceleme raporu, ilişkiyi yatısız ve refakatli hâle getirmeye yetmemiştir (Yargıtay 2. HD, 11.06.2026, E. 2026/3045, K. 2026/6482). Yargıtay psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan heyetten rapor alınmasını ister; boşanma dosyasında annenin ailesiyle yaşadığı evin çocuk için risk taşıdığını bildiren durum değerlendirme raporu dikkate alınmadan anne ile çocuk arasında kurulan yatılı ilişki, raporun gerektiğinde böyle bir heyetçe değerlendirilmesi için bozulmuştur (Yargıtay 2. HD, 27.04.2026, E. 2025/9088, K. 2026/4602). Hâkim raporlarla bağlı değildir; yalnız çocuğun üstün yararına göre karar verir (Yargıtay 2. HD, 20.02.2025, E. 2024/10298, K. 2025/1774).
Ceza soruşturmasının sonucu. Kişisel ilişkinin kaldırılması davasında ceza yargılamasındaki takipsizlik veya beraat kararı hâkimi bağlamaz; çocuğa yönelik ağır bir iddia, ceza dosyasının sonucundan bağımsız olarak aile mahkemesince incelenir. Hâkim, kişisel ilişkinin yol açtığı tehlikenin ağırlığı ile çocuğun ebeveynini görememesinin doğuracağı eksikliği tartar (Yargıtay 2. HD, 20.02.2025, E. 2024/10298, K. 2025/1774). Öte yandan somut risk bulunmayan bir dosyada şikâyetin takipsizlikle sonuçlanması, kişisel ilişkinin sürdürülmesini destekleyen bir unsur olarak değerlendirilmiştir (Yargıtay 2. HD, 22.01.2026, E. 2025/8847, K. 2026/800).
Çocuğun korkusu ve reddi. Yaşanan olaylar nedeniyle babadan korktuklarını ve görüşmek istemediklerini söyleyen idrak çağındaki çocukların görüşü uzman raporuyla da desteklenince Yargıtay, ilişkinin uzman eşliğinde kısa görüşmeye indirilmesini yetersiz bulmuş ve kaldırılması gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay 2. HD, 13.05.2026, E. 2026/2729, K. 2026/5556). Babanın çocuğun tedavisine karşı çıkarak ilaçlarını kullanmasına engel olduğu ve çocuğun elinde silahla fotoğrafını çekerek anneye gönderdiği dosyada da kaldırma isteğinin kabulü gerektiği belirtilmiştir (Yargıtay 2. HD, 18.06.2026, E. 2026/3731, K. 2026/6854). Buna karşılık çocuğun isteksizliğinin ebeveynler arasındaki uyuşmazlıktan etkilenmiş olabileceği ve kaldırma sebebinin ispatlanamadığı dosyada kişisel ilişki çocuğun tercihine rağmen sürdürülmüştür (Yargıtay 2. HD, 11.12.2025, E. 2025/8007, K. 2025/11113).
Hâkimin koruma yükümlülüğü ve Devletin sorumluluğu. Hukuk Genel Kurulu, dava dilekçesinde çocuğa yönelik ağır şiddet iddiası bulunduğu hâlde araştırma yapmadan ve koruma tedbiri almadan yatılı kişisel ilişki kuran hâkimin kusurlu olduğunu ve Devletin HMK 46 uyarınca tazminatla sorumlu tutulabileceğini oy çokluğuyla kabul etmiş; destekten yoksun kalma tazminatını ise bu sorumluluğun dışında tutmuştur (Yargıtay HGK, 27.12.2023, E. 2023/858, K. 2023/1399). Özel Dairenin buna karşı verdiği direnme kararı, ilk derece sıfatıyla yargılama yapan dairenin Hukuk Genel Kurulu bozmasına direnemeyeceği gerekçesiyle usulden bozulmuştur (Yargıtay HGK, 25.12.2025, E. 2025/165, K. 2025/940).
6284 sayılı Kanun tedbirleri. Şiddet uygulayanlar hakkında verilebilecek önleyici tedbirler arasında, çocuklarla ilgili daha önce verilmiş kişisel ilişki kararının refakatçi eşliğinde yapılması, sınırlanması ya da tümüyle kaldırılması da vardır (6284 s.K. m. 5/1-ç). Anayasa Mahkemesi, babanın çocuklarını yıllardır göremediğinden yakındığı bir dosyada, kesinleşmiş kişisel ilişki kararlarına rağmen yıllar önceki tek bir olaya dayanılarak sürdürülen tedbirleri ilgili ve yeterli gerekçeden yoksun bulmuştur (AYM, A.M., B. No: 2022/88206, 12.06.2025).
Biyolojik aile ve evlat edinme süreci. Yargıtay, iki günlükken evlat edinme amacıyla geçici bakım sözleşmesi yapılan aileye teslim edilen, yaklaşık on yıldır bu aileyle yaşayan ve biyolojik ailesini tanımayan çocuk bakımından, biyolojik anne ve babanın kusuru bulunmasa bile kişisel ilişki isteğinin çocuğun huzurunu tehlikeye sokacağı gerekçesiyle reddi gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay 2. HD, 05.03.2024, E. 2022/10450, K. 2024/1471). Evlat edinmenin sonuçları için TMK 305-320 şerhine bakabilirsiniz.
Büyükanne, Büyükbaba ve Diğer Hısımlarla Kişisel İlişki (TMK 325)
TMK 325, ana ve baba dışındaki kişilere kişisel ilişki hakkını iki şarta bağlar: olağanüstü hâllerin varlığı ve kişisel ilişkinin çocuğun menfaatine uygun düşmesi. Hak "özellikle hısımlara" tanınır; davaları çoğunlukla büyükanne ve büyükbabalar açar, teyze gibi başka hısımların davaları da görülür (Yargıtay 2. HD, 25.12.2025, E. 2025/8593, K. 2025/11990). Ana ve baba için öngörülen sınırlamalar üçüncü kişilere kıyas yoluyla uygulanır (TMK 325/2); zedeleme yasağı ve kaldırma sebepleri burada da geçerlidir.
Olağanüstü hâl ne demek? Yargıtay, büyükanne ve büyükbaba torunlarını kendi çocuklarının kişisel ilişki süresinde görebildiği sürece bu şartın gerçekleşmediğini kabul eder. Babaanne ile oğlunun küs olması ve ayrı illerde yaşaması olağanüstü hâl sayılmamış; babaannenin torununu babaya tanınan süre içinde görebileceği belirtilmiştir (Yargıtay 2. HD, 21.03.2024, E. 2024/439, K. 2024/2019, onama). Aracı ebeveynin ölümü ise olağanüstü hâlin tipik örneğidir; taraflar arasındaki icra takibi gibi uyuşmazlıklar da torunla ilişkinin önüne geçemez (Yargıtay 2. HD, 30.09.2021, E. 2021/7489, K. 2021/6746).
Anne ve baba evliyse. Evlilik sürerken ana ve baba velayeti birlikte kullandığından (TMK 336/1), büyükanne ve büyükbabanın davası ikisine birlikte yöneltilmelidir; yalnız anneye karşı açılan dava eksik husumet nedeniyle usulden reddedilemez, baba davaya katılarak taraf teşkili sağlanır (Yargıtay 2. HD, 12.01.2021, E. 2020/6690, K. 2021/82). Evli anne ve babanın torunla bağı fiilen kopardığı bir dosyada kişisel ilişki kurulmuş (Yargıtay 2. HD, 02.07.2024, E. 2024/3105, K. 2024/5197, onama), görüşmelerin sürdüğü bir dosyada ise istek reddedilmiştir (Yargıtay 2. HD, 03.04.2024, E. 2024/971, K. 2024/2375, onama).
Süre. Üçüncü kişilere tanınan süre ana ve babaya tanınan genişlikte olamaz ve velayet görevini engellememelidir; ama torun sevgisini tatmaya ve aile bağını güçlendirmeye de yetmelidir. Yargıtay, annenin velayet görevini engelleyecek uzunlukta ve annenin refakatinde kurulan ilişkiyi ayda bir gündüz görüşmesine çevirmiş (Yargıtay 2. HD, 10.09.2025, E. 2025/3498, K. 2025/7042); babası ölmüş çocukla babaanne arasında ise yalnız gündüz saatleriyle sınırlı ilişkiyi yetersiz bularak ayda bir yatılı hafta sonu, bayram günü ve yaz tatilinde bir hafta kurmuştur (Yargıtay 2. HD, 14.10.2024, E. 2024/4358, K. 2024/7329). Farklı şehirde yaşayan babaanne için ayda iki yatılı hafta sonu ebeveyn genişliğinde görülmüş, ayda bir kez ve yazın bir hafta yatılı düzen kurulmuştur (Yargıtay 2. HD, 31.03.2026, E. 2026/1493, K. 2026/3438).
Çocuğun görüşü ve davalı. Babanın öldüğü bir dosyada Yargıtay, kişisel ilişki kurulmamasının bağları zayıflatabileceğini ve çocukların isteksizliğinin taraflar arasındaki uyuşmazlıktan etkilenmiş olabileceğini gözeterek, tercihlerine rağmen davanın kabulü gerektiğine karar vermiştir (Yargıtay 2. HD, 20.11.2025, E. 2025/5315, K. 2025/9978). Ana ve babası ölen çocukta dava vasiye yöneltilir; vasi olan halaya karşı teyzenin açtığı dava bu şekilde görülmüştür (Yargıtay 2. HD, 25.12.2025, E. 2025/8593, K. 2025/11990). Ayrıntılı rehber için torunla kişisel ilişki davası yazımıza bakabilirsiniz.
Kişisel İlişki Davası Nerede ve Nasıl Açılır? (TMK 326)
Görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde davaya asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar (4787 s.K. m. 2 ve 4).
Yetki. Genel kurala göre dava davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılır (HMK 6). TMK 326/1 buna ek olarak kişisel ilişkiyle ilgili bütün düzenlemelerde çocuğun oturduğu yer mahkemesini de yetkili kılar; "de" bağlacı bu yetkinin genel yetkinin yanına eklendiğini gösterir. Velayet altındaki çocuğun yerleşim yeri, ana ve babanın ortak yerleşim yeri yoksa çocuğun kendisine bırakıldığı ebeveynin yerleşim yeridir (TMK 21/1). Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, davacının kendi yerleşim yerinde açtığı TMK 325 davasında iki aile mahkemesinin yetkisizlik kararı vermesi üzerine, velayet sahibi davalı anne ile çocuğun yerleşim yerindeki mahkemeyi yargı yeri olarak belirlemiştir (Yargıtay 5. HD, 18.03.2025, E. 2024/11504, K. 2025/3660).
Boşanma içinde kişisel ilişki. Kişisel ilişki boşanma, ayrılık veya evlilik birliğinin korunması davası içinde düzenleniyorsa bu davaların yetki kuralları saklıdır (TMK 326/2). Boşanma davasında yetkili mahkeme eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK 168).
Karar verilinceye kadar. Bir düzenleme yapılıncaya kadar velayet hakkına sahip veya çocuk kendisine bırakılmış kişinin rızası dışında kişisel ilişki kurulamaz (TMK 326/3). Çocuğu göremeyen ebeveyn bu nedenle çocuğu kendiliğinden alamaz; boşanma davasında geçici önlem, ayrı açılan davada tedbiren kişisel ilişki istemelidir. Boşanma davasında hâkim çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re'sen alır (TMK 169). Yargıtay, uzun süren bir yargılamada kişisel ilişkinin tedbiren tamamen kaldırılmasını bozmuş, ilişkinin kopmaması için uzman refakatinde ve yatısız tedbiren kişisel ilişki kurulması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 13.05.2026, E. 2026/674, K. 2026/5569).
Kesinleşme. Kişiler hukuku ve aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez (HMK 350/2, 367/2). Yeni kişisel ilişki düzeni kanun yolları tamamlanmadan uygulanamayacağından dava sürecinde verilen tedbir kararları önem taşır; Çocuk Koruma Kanunundaki icra düzeni "ilam veya tedbir kararları" için birlikte işler (5395 s.K. m. 41/C).
İnceleme yöntemi. Velayet ve kişisel ilişki kamu düzenine ilişkin olduğundan hâkim re'sen araştırma yapar. İdrak çağındaki çocuk dinlenir, sosyal inceleme raporu alınır; ciddi iddialarda psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan heyetten, her iki ebeveyn ve çocukla görüşülerek rapor alınması istenir (Yargıtay 2. HD, 11.06.2026, E. 2026/3045, K. 2026/6482; Yargıtay 2. HD, 20.02.2025, E. 2024/10298, K. 2025/1774). Taraflardan birinin ehliyetinden şüphe edilirse vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediği önce araştırılır ve bekletici sorun yapılır (Yargıtay 2. HD, 13.05.2026, E. 2026/674, K. 2026/5569).
Kanun yolu. Kişisel ilişki kurulması, genişletilmesi, sınırlanması ve kaldırılması davalarında verilen bölge adliye mahkemesi kararları Yargıtay'da temyiz edilmektedir; bu sayfadaki Yargıtay kararlarının çoğu bu yolla verilmiştir. Velayetin bir ebeveynden alınıp diğerine verilmesi ise çekişmesiz yargı işi sayıldığından bölge adliye mahkemesi kararı kesindir; iki konu aynı dosyada görülmüşse Yargıtay kişisel ilişki kısmını inceler.
TMK 323 Yargıtay kararları
Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 23 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve konularına göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları bulundukları grubun başında yer alır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.
Karar seçimi hakkında
Kişisel ilişki uygulaması büyük ölçüde Yargıtay 2. Hukuk Dairesi içtihadıyla şekillenir. Sayfaya 23 Yargıtay ve 3 Anayasa Mahkemesi kararı kart olarak alınmıştır: uygun kişisel ilişkinin kurulması (2. Hukuk Dairesinin 2024 tarihli iki ve 2026 tarihli üç kararı), zedeleme yasağı ve velayet ihtarı (2. Hukuk Dairesinin 2023 tarihli bir ve 2025 tarihli iki kararı), sınırlama ve kaldırma (2. Hukuk Dairesinin 2025 tarihli bir ve 2026 tarihli altı kararı), hâkimin koruma yükümlülüğü (Hukuk Genel Kurulu 2023), üçüncü kişilerle kişisel ilişki (2. Hukuk Dairesinin 2021 tarihli iki, 2024 tarihli iki, 2025 ve 2026 tarihli birer kararı), yetki (5. Hukuk Dairesi 2025) ile Anayasa Mahkemesinin 2022, 2024 ve 2025 tarihli bireysel başvuru kararları. Kararların tamamı tam metinden okunmuştur. Yargıtay kartlarının 22'si OY BİRLİĞİYLE; Hukuk Genel Kurulunun 27.12.2023 tarihli kararı OY ÇOKLUĞUYLA verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin R.D. ve A.M. kararları OY ÇOKLUĞUYLA, M.Ş.N. (2) kararı OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. ATIF NOTLARI: Onama kararlarında alıntılanan gerekçe alt mahkemeye aitse kartta belirtilmiştir. Bazı 2. Hukuk Dairesi kararları, çocuğun sağlık, eğitim ve ahlak yararını esas alan kuralı 2021 öncesi numarasıyla TMK 182/2 olarak anar; sayfada güncel numara (182/3) kullanılmıştır. Hassas olgular hukuki sonucu anlatacak ölçüde ve nötr biçimde aktarılmış, Anayasa Mahkemesi bireysel başvurularında başvurucu adları baş harfle yazılmıştır.
Uygun kişisel ilişkinin kurulması (TMK 323)
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Yaşa göre kademeli kurulan kişisel ilişki, riskin eşikte neden ortadan kalktığını açıklamayan ve hâkimin yerine hüküm kurar nitelikteki bir sosyal inceleme raporuna dayandırılamaz
Olay: Baba, anne ile ortak çocuk arasında kurulan kişisel ilişkinin kaldırılmasını istemiştir. İlk derece mahkemesi kaldırma isteğini reddetmiş, ancak sosyal inceleme raporunun sonuç bölümünü aynen benimseyerek kişisel ilişkiyi çocuk beş yaşına gelinceye kadar yatısız, sonrasında yatılı olacak şekilde yeniden düzenlemiştir. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, karar anne tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kişisel ilişkinin çocuğundan ayrı kalan ana veya babanın çocuğun yetişmesine katkısını ve iki tarafın birbirine yabancılaşmamasını sağladığını, ancak çocuğun üstün yararına aykırıysa kısıtlanabileceğini ve kaldırılabileceğini hatırlatmıştır. Raporun, anneyle yatılı kalmanın riskli olduğunu belirttikten sonra bu riskin beş yaşında nasıl ortadan kalkacağını açıklamadan yatılı ilişki önerdiğini, bilirkişinin adeta hüküm kurar şekilde hâkimin takdir yetkisine müdahale ettiğini tespit etmiştir. Tarafların sosyal çevresi ayrıntılı araştırılarak yeni rapor alınması gerektiği gerekçesiyle kararı oy birliğiyle bozmuştur.
“Kişisel ilişki hakkı sayesinde çocuğundan ayrı kalan ana veya baba çocuğun yetişmesine katkıda bulunabilir, çocuğun gelişimi hakkında bilgi sahibi olabilir, çocuk ile ilişkilerini sürdürebilir. Bu sayede velâyet ilişkisi sona erse bile iki tarafın birbirlerine yabancılaşması önlenebilir.”
Ne anlama geliyor?
Kademeli düzen kurulabilir; ama yaş eşiği ve riskin nasıl azalacağı gerekçelendirilmelidir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Anlaşmalı boşanmada kararlaştırılan kişisel ilişki de değişen koşullara göre yeniden düzenlenebilir; yatılı kalmasına engel bulunmayan çocuk ile baba arasında daha geniş ve yatılı kişisel ilişki kurulmalıdır
Olay: Anlaşmalı boşanmada velayet anneye bırakılmış, baba ile çocuk arasında çocuğun yaşına göre kademeli ve kısa süreli bir kişisel ilişki kararlaştırılmıştı. Baba kişisel ilişkinin artırılmasını ve yatılı olmasını istemiş; ilk derece mahkemesi hafta sonu, bayram, yarıyıl ve yaz tatilini kapsayan yatılı bir düzen kurmuştur. Bölge adliye mahkemesi, anlaşmalı boşanmadaki uzlaşmanın tek taraflı iradeyle değiştirilemeyeceği gerekçesiyle davayı reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, sosyal inceleme raporunda çocuğun babayla yatılı kalmasına engel bulunmadığının ve bunun çocuğun üstün yararına olacağının belirtildiğini, tanık anlatımlarından baba ile çocuk arasındaki sevgi bağının güçlü olduğunun anlaşıldığını tespit etmiştir. Velayeti annede bulunan çocuğun anne şefkatine olduğu gibi baba şefkatine de muhtaç olduğunu, boşanmada kurulan ilişkinin yeterli olmadığını belirterek, kişisel ilişkinin değişen koşullara göre her zaman yeniden değerlendirilebileceği gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararını oy birliğiyle bozmuştur.
Karardan alıntı (aç)(kapat)
“Gerçekleşen bu durum karşısında, ortak çocuk ile baba arasında kişisel ilişki kurulmasının değişen koşullara göre her zaman yeniden değerlendirilebileceği de dikkate alınarak ortak çocuk ile davacı baba arasındaki kişisel ilişkinin çocuğun üstün yararı doğrultusunda yeniden düzenlenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor?
Protokoldeki görüş günleri kesin değildir; çocuğun yararı gerektirirse genişletilebilir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Aynı dosyadaki nafaka talepleri kartın konusu dışındadır; kişi ve tutar bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Ayda iki kez birer saat, yatısız ve anne refakatinde kurulan kişisel ilişki babalık duygularını tatmine ve çocuğun baba sevgisini tatmasına yeterli değildir
Olay: Anne, küçük yaştaki çocuk ile baba arasında boşanmada kurulan yatılı kişisel ilişkinin kaldırılmasını istemiştir. İlk derece mahkemesi kaldırma sebeplerinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş; bölge adliye mahkemesi ise kişisel ilişkiyi ayda iki kez ve bayramların ikinci günü birer saat, yatısız ve anne refakatinde olacak şekilde yeniden düzenlemiştir. Karar baba tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, ana ve babasından ayrılan çocuğun onlarla düzenli kişisel ilişki kurmasının hem çocuk hem ebeveyn için hak olduğunu, kişisel ilişkinin düzenlenmesinde çocuğun bedensel ve zihinsel gelişimi yanında ebeveynlik duygularının tatmininin de önemli olduğunu belirtmiştir. Kurulan sürenin ve anne refakatinin babalık duygularını tatmine elverişli olmadığını, çocuğun da baba sevgi ve şefkatini tatmasına yetmediğini açıklayarak, çocuğun üstün yararı gözetilerek daha uzun süreli kişisel ilişki kurulması gerektiği gerekçesiyle kararı oy birliğiyle bozmuştur.
Karardan alıntı (aç)(kapat)
“Somut olayda çocukla baba arasında tesis edilen kişisel ilişki süresi, kişisel ilişkinin anne refakatinde kurulması, babalık duygularını tatmine elverişli olmadığı gibi, çocuğun da baba sevgi ve şefkatini tatmasına da yeterli olmadığı, bu sebeple çocuk ile baba arasında çocuğun üstün yararı da gözetilerek daha uzun süreli kişisel ilişki düzenlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor?
Sınırlama gerekse bile ilişki, çocuğun ebeveynini gerçekten tanımasına yetecek süre taşımalıdır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Dosyadaki sağlık bilgileri ve kişi bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Cezaevindeki ebeveynle kişisel ilişki kurulabilir; ancak gün ve saatler ceza infaz kurumunun belirleyeceği açık görüş günlerine bırakılamaz, infaza elverişli biçimde açıkça gösterilmelidir
Olay: Anne, çocuk ile baba arasında kurulan kişisel ilişkinin kaldırılmasını istemiştir. Bölge adliye mahkemesi, ceza infaz kurumunda bulunan baba ile çocuk arasında bayramlarda ve ayda bir kez, kurumun belirleyeceği açık görüş gün ve saatlerinde uzman eşliğinde kişisel ilişki kurulmasına karar vermiştir. Karar anne tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, mahkeme hükümlerinin şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde açık, net ve infaza elverişli olması gerektiğini, kişisel ilişki günlerinin tamamen ceza infaz kurumunun belirleyeceği açık görüş günlerine bırakılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Kurum idaresince hafta içine veya okul saatlerine denk getirilebilecek bir görüşme gününün çocuğun üstün yararını zedeleyeceğini, açık görüş günlerinin kurumdan yeniden sorulması, gerekirse çocuğun dinlenmesi ve günlerin açıkça belirlenmesi gerektiğini açıklayarak kararı kişisel ilişki yönünden oy birliğiyle bozmuştur.
“Mahkeme hükümleri şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde açık, net ve infaza elverişli olmalıdır.”
Ne anlama geliyor?
Cezaevindeki ebeveynle görüşme de mümkündür; gün ve saat hükümde yazmalıdır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Yargıtay cezaevinde kişisel ilişki kurulmasını değil, günlerin belirsiz bırakılmasını bozma sebebi yapmıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Telefonla iletişimin engellendiğine dair delil yokken velayet sahibine belirli gün ve saatlerde telefon görüşmesi sağlama yükümlülüğü yüklenemez; böyle bir düzenleme infaza elverişsizdir
Olay: Boşanmada baba ile çocuk arasında yatılı kişisel ilişki kurulmuştu. Baba kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesini istemiş; ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi ise mevcut yatılı ilişkiye ek olarak ayda iki kez belirli bir akşam saatinde telefonla görüşme şeklinde kişisel ilişki kurulmasına karar vermiştir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, ebeveynlerden birinin diğerinin çocukla telefonla veya başka iletişim araçlarıyla görüşmesine engel olduğuna ilişkin delil bulunmadığını, bu nedenle böyle bir düzenlemeye ihtiyaç olmadığını belirtmiştir. Kişisel ilişki hakkı tanınan babanın telefonla veya benzer yollarla çocuğuyla iletişim kurma imkânına sahip olduğunu, annenin kişisel ilişki günlerinde çocuğu hazır etmek dışında bir yükümlülük altına sokulamayacağını, düzenlemeye uyulup uyulmadığının takip ve infazının da mümkün görünmediğini açıklamıştır. Davanın reddi gerektiği gerekçesiyle kararı oy birliğiyle bozmuştur.
“kendisine kişisel ilişki hakkı tanınan baba, telefonla veya benzer vasıta ve yolla çocuğu ile iletişim kurmak istiyorsa, bunu yapma imkanına sahip olduğu, annenin böyle bir yükümlülük altına sokulması doğru olmadığı gibi, bu yöndeki düzenlemeye uyulup uyulmadığının takip ve infazı da mümkün görünmediği”
Ne anlama geliyor?
Telefon görüşmesi, engelleme ispatlanmadan hüküm altına alınmaz.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Karar, iletişimin engellendiğine dair delil bulunmayan somut olaya dayanır.
Kişisel ilişkiyi zedelememe ve velayet ihtarı (TMK 324/1, 324/3)
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Kişisel ilişki kararında, düzenlemenin gerekleri yerine getirilmezse velayetin değiştirilebileceği taraflara ihtar edilmelidir; ihtar eksikliği Yargıtayca düzeltilerek giderilir
Olay: Boşanmada velayet anneye verilmiş ve baba ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulmuştu. Baba, annenin çocuğu karar dışındaki zamanlarda ve telefonla görüştürmediğini ileri sürerek kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesini istemiştir. Bölge adliye mahkemesi kişisel ilişkiyi yeniden düzenlemiş, ancak kararında velayet değişikliği ihtarına yer vermemiştir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, babanın diğer temyiz itirazlarını reddetmiş; kararda kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde TMK 182/2 ve 324/3 uyarınca çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğinin taraflara ihtar edilmemesini bozma sebebi saymıştır. Bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama gerektirmediğinden hüküm fıkrasına ihtarı ekleyerek kararı oy birliğiyle düzeltip onamıştır.
Karardan alıntı (aç)(kapat)
“Temyiz incelemesine konu Bölge Adliye Mahkemesi kararında kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi halinde 4721 sayılı Kanun'un 182 nci maddesinin ikinci ve 324 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, çocuğun menfaatlerine aykırı olmamak kaydıyla velâyetin değiştirilebileceğine karar verilebileceğinin taraflara ihtar edilmemiş olması bozmayı gerektirir.”
Ne anlama geliyor?
İhtar kararda yoksa temyizde eklenir; 324/3 yaptırımı bu ihtara dayanır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiş bir düzelterek onama kararıdır. Bölge adliye mahkemesinin telefonla iletişime ilişkin gerekçesi kartın konusu dışındadır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Kişisel ilişki günlerine denk gelen dönemlerde velayeti annede bulunan çocukların yurt dışına çıkışının babanın rızasına bağlanması istenemez; bu talepte hukuki yarar yoktur
Olay: Baba, boşanma ilamıyla kurulan kişisel ilişki zamanlarında ortak çocukların anneyle yurt dışına çıkışında kendi muvafakatinin aranmasını istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, TMK 323 ve 324 ile 7343 sayılı Kanunla eklenen 324/3 hükmünü ve Çocuk Koruma Kanununun 41/F maddesindeki disiplin hapsi yaptırımını aktararak kişisel ilişkiye engel olmanın sonuçlarının kanunda açıkça düzenlendiğini belirtmiştir. Çocukların yurt dışına çıkışının babanın rızasına bağlanmasının annenin ve çocukların seyahat özgürlüğünü kısıtlayacağını, annenin velayet hakkını kullanamaması sonucunu doğuracağını ve babanın bu talepte hukuki yararının bulunmadığını açıklayarak davanın usulden reddi gerektiği gerekçesiyle kararı oy birliğiyle bozmuştur.
Karardan alıntı (aç)(kapat)
“Velâyeti annede olan çocukların yurt dışına çıkışının babanın rızasına bağlı kılınmasının ve babanın muvafakat vermemesinin, annenin ve çocukların seyahat özgürlüğünün kısıtlanması ve annenin velâyet hakkını kullanamaması neticesini doğuracağı gibi davacı babanın bu yönde hakimin müdahalesini isteyerek talepte bulunmasında hukuki yararının da bulunmadığı açıktır.”
Ne anlama geliyor?
Kişisel ilişki güvencesi, velayet sahibinin seyahatini diğer ebeveynin iznine bağlamaz.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Dava, HMK 114/1-h uyarınca hukuki yarar yokluğundan usulden reddedilmelidir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Babasıyla görüşmek istemeyen çocuk bakımından kişisel ilişkinin hiç kurulmaması ebeveyne yabancılaşmayı derinleştirebilir; yatısız kişisel ilişki ve danışmanlık tedbiri üçlü heyet raporuyla değerlendirilmelidir
Olay: Babalık hükmüyle nüfusuna kaydedilen çocuk için baba, çocuk on yaşındayken kişisel ilişki kurulmasını istemiştir. Sosyal inceleme raporu, babanın uzun yıllar çocukla ilgilenmediğini ve çocuğun babasıyla görüşmek istemediğini belirterek kişisel ilişkinin çocuğun yararına olmayacağı görüşünü bildirmiş; ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, babanın kişisel ilişkiyi sürdürme konusunda istekli olduğunu, çocuğun ise babaya yoğun tepki gösterdiğini tespit etmiştir. Düzenli iletişim kurulamayan ebeveynle güvenli bağlanmanın bozulabileceğini, kişisel ilişki kurulmamasının ebeveyne yabancılaşma sürecini tetikleyebileceğini ve raporun bu yönleri değerlendirmediğini belirtmiştir. İki ebeveynin de çözüm odaklı davranmakta yetersiz kaldığına işaret ederek, çocuğun uyumu için yatısız kişisel ilişki ve danışmanlık tedbirinin değerlendirilmesi ve üçlü heyetten rapor alınması gerektiği gerekçesiyle kararı oy birliğiyle bozmuştur.
“çocuğun babası ile kişisel ilişkisinin kurulmamasının çocuğun ebeveyne yabancılaşma sürecini tetikleyebileceği, ebeveyne yabancılaşmanın da çocuğu duygusal, ruhsal ve manevi olmak üzere her düzeyde etkileyebileceği”
Ne anlama geliyor?
Çocuğun reddi kişisel ilişkiyi kendiliğinden bitirmez; destekli ve kademeli yol aranır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi bilgileri aktarılmamıştır.
Kişisel ilişkinin sınırlanması ve kaldırılması (TMK 324/2)
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Yalnız anne ve çocukla görüşülerek hazırlanan tek taraflı sosyal inceleme raporu kişisel ilişkiyi yatısız ve refakatli hâle getirmeye yetmez; iki ebeveyn ve çocukla görüşen uzman heyetinden rapor alınmalıdır
Olay: Velayet sahibi anne, çocuğun babayla görüşmekten korktuğunu ve babanın psikolojik şiddet uyguladığını ileri sürerek kişisel ilişkinin kaldırılmasını, olmazsa sınırlanmasını istemiştir. İlk derece mahkemesi, raporda baba ile yatılı ilişkinin çocukta travma yaratabileceği görüşüne dayanarak kişisel ilişkiyi yatısız ve güvenilen bir kişinin refakatinde kurulacak şekilde sınırlamış; bölge adliye mahkemesi babanın istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, düzenli kişisel ilişkinin hem çocuk hem ana ve baba için hak olduğunu, ancak çocuğun yüksek yararı gerektirdiğinde TMK 324 uyarınca kısıtlanabileceğini veya kaldırılabileceğini belirtmiştir. Baba hakkında sosyal inceleme raporu alınmadığını, mevcut raporun babayla görüşülmeden yalnız anne ve çocuğun beyanlarına dayanılarak hazırlandığını, babanın itirazının da değerlendirilmediğini tespit etmiştir. Psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan heyetten her iki ebeveyn ve çocukla görüşülerek rapor alınması ve idrak çağındaki çocuğun gerektiğinde bizzat dinlenmesi gerektiği gerekçesiyle kararı oy birliğiyle bozmuştur.
“Ana ve babası ayrı olan çocuğun ebeveynleriyle düzenli kişisel ilişki kurması ve bu ilişkiyi sürdürmesi çocuk için bir hak olduğu gibi, ana ve baba için de haktır. Kişisel ilişki sadece çocuğun yüksek yararı gerektirdiği takdirde Türk Medeni Kanunu'nun 324 üncü maddesi gereği kısıtlanabilir veya kaldırılabilir.”
Ne anlama geliyor?
Sınırlama kararı, iki tarafı da dinleyen yeterli bir uzman incelemesine dayanmalıdır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Babanın çocuğun tedavisine engel olması ve çocuğun güvenliğini tehlikeye atan davranışları, idrak çağındaki çocuğun gerekçeli reddiyle birlikte değerlendirildiğinde kişisel ilişkinin kaldırılmasını gerektirir
Olay: Anne, baba ile çocuk arasındaki kişisel ilişkinin kaldırılmasını istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş; bölge adliye mahkemesi babanın istinaf başvurusunu kabul ederek davayı reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, çocuğun üstün yararının çocuğun o anki çıkarı değil bütün hayatı göz önünde tutularak değerlendirileceğini belirtmiştir. İdrak çağındaki çocuğun babasıyla görüşmek istemediğini gerekçeleriyle anlattığını, tanık anlatımlarına göre babanın çocuğun tedavisi için gereken özeni göstermediğini ve tedaviye karşı çıkarak ilaçlarını kullanmasına engel olduğunu, çocuğun elinde silahla fotoğrafını çekip anneye gönderdiğini tespit etmiştir. Bu olguların bütün olarak değerlendirilmesi karşısında davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle kararı oy birliğiyle bozmuştur.
“Çocuğun üstün yararı kavramı çocuğun o anki çıkarı değil bütün hayatı göz önünde tutularak değerlendirilir.”
Ne anlama geliyor?
Çocuğun sağlığını ve güvenliğini tehlikeye atan davranış kaldırma sebebidir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Olgular hukuki sonucu anlatacak ölçüde aktarılmıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Yaşanan olaylar nedeniyle babadan korktuklarını ve görüşmek istemediklerini söyleyen idrak çağındaki çocukların görüşü uzman raporuyla desteklenmişse kişisel ilişki kısa ve uzman eşliğinde görüşmeye indirilmekle yetinilmez, kaldırılır
Olay: Çekişmeli boşanmada velayet anneye verilmişti. Anne kişisel ilişkinin kaldırılmasını istemiş; ilk derece mahkemesi dosyaya yansıyan ceza dosyalarını ve tanık anlatımlarını değerlendirerek kaldırma isteğini reddetmiş, ancak kişisel ilişkiyi ayda iki kez birer saatlik, uzman eşliğinde görüşmeye indirmiştir. Bölge adliye mahkemesi annenin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun yüksek yararının, yaşının, anne ve babalık duygusunun tatmininin ve kararın infaz edilebilirliğinin birlikte değerlendirileceğini, kişisel ilişkinin ancak çocuğun yüksek yararı gerektirdiğinde kısıtlanabileceğini veya kaldırılabileceğini belirtmiştir. İdrak çağındaki çocukların babayla görüşmek istemediklerini ve yaşanan olaylar nedeniyle ondan korktuklarını söylediklerini, uzman raporunda da kişisel ilişkinin kaldırılmasının uygun görüldüğünü tespit ederek kaldırma isteğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle kararı oy birliğiyle bozmuştur.
“Kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun yüksek yararı, yaşı ve anne ve babalık duygusunun tatmini ve infaz edilebilir nitelikte olması hususları birlikte değerlendirilerek çocuğun kişisel gelişimine en uygun düzenleme tercih edilmelidir.”
Ne anlama geliyor?
Çocuğun gerekçeli korkusu ve uzman görüşü birleşince kaldırma gündeme gelir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kararda çocuğun sağlık, eğitim ve ahlak yararını esas alan kural "TMK 182/2" olarak anılmıştır; 7343 sayılı Kanundan sonra bu kural 182. maddenin üçüncü fıkrasındadır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Kaldırma sebebi ispatlanamamış ve hakkındaki şikâyet takipsizlikle sonuçlanmış babanın yatılı kişisel ilişkisi, çocuğun isteksizliğine dayanılarak sınırlanamaz
Olay: Anne, babanın kişisel ilişki sırasında çocuğa eziyet ettiğine dair belirtiler gördüğünü, soruşturma başlatıldığını ve çocuğun babayla görüşmek istemediğini ileri sürerek kişisel ilişkinin kaldırılmasını, olmazsa sınırlanmasını istemiştir. İlk derece mahkemesi kaldırma isteğini reddetmiş, ancak kişisel ilişkiyi yatısız olarak yeniden düzenlemiş; bölge adliye mahkemesi babanın istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kaldırma sebeplerinin ispatlanamadığını, kişisel ilişki kurulmamasının baba ile çocuk arasındaki bağı zayıflatabileceğini belirtmiştir. Sosyal inceleme raporunda sağlıklı kişisel ilişkinin çocuğun gelişimi için gerekli görüldüğünü, velayeti babada olan ağabeyle düzenli görüşmenin kardeşlik bağı için önem taşıdığını, daha önce kurulan yatılı ilişkiyi kısıtlayacak ciddi bir risk gözlemlenmediğini ve annenin şikâyeti üzerine baba hakkında takipsizlik kararı verildiğini tespit etmiştir. Çocuğun tercihinin üstün yararına aykırıysa aksine karar verilebileceğini hatırlatarak sınırlama kararını oy birliğiyle bozmuştur.
“Somut olayda dosya kapsamından ortak çocuk ile baba arasındaki mevcut kişisel ilişkinin kaldırılmasını gerektirir sebeplerin varlığı ispatlanamadığı gibi davalı baba ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulmamasının onların arasındaki bağların zayıflamasına veya tamamen ortadan kalkmasına sebep olabileceği”
Ne anlama geliyor?
İspatlanmamış iddia ve çocuğun isteksizliği tek başına sınırlama sebebi değildir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Aynı gerekçe 2. Hukuk Dairesinin 11.12.2025 tarihli kararında da yer almıştır. Kişi bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Babanın çocuklar bakımından risk oluşturan cinsel içerikli materyal bulundurduğunun anlaşıldığı dosyada kişisel ilişki yatılı değil, yatısız kurulmalıdır
Olay: Boşanma davasında çocuklarla baba arasında yatılı kişisel ilişki kurulmuştu. Tanık olarak dinlenen çocuğun anlatımından ve anne tarafından dosyaya sunulan, babanın sakladığı kayıtlardan çocuklar bakımından risk oluşturan cinsel içerikli materyal bulunduğu anlaşılmıştır.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kişisel ilişkinin düzenlenmesinde çocuğun üstün yararının temel ilke olduğunu, çocuğun sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararının esas tutulacağını belirtmiştir. Dosyadaki anlatım ve materyaller karşısında yatılı kişisel ilişkinin kaldırılarak yatısız kişisel ilişki kurulması gerektiği gerekçesiyle kararı bu yönden oy birliğiyle bozmuştur.
“Bu haliyle çocukların üstün yararı dikkate alınarak yatılı kişisel ilişkinin kaldırılması suretiyle yatısız olacak şekilde kişisel ilişki düzenlemesi yapılması gerekirken, kişisel ilişkinin yatılı olacak şekilde düzenlenmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor?
Somut risk, kişisel ilişkiyi kaldırmadan önce biçimini değiştirmeyi gerektirebilir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Aynı karardaki tazminata ilişkin bozma sebepleri kartın konusu dışındadır. Olgular yalnızca hukuki sonucu anlatacak ölçüde aktarılmıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Babaya yöneltilen cinsel istismar iddiası kişisel ilişkinin kaldırılması davasında ayrıca incelenmelidir; ceza soruşturmasındaki takipsizlik veya beraat hâkimi bağlamaz, hâkim raporlarla da bağlı değildir
Olay: Davacı, babanın çocuğa yönelik cinsel istismarda bulunduğunu ileri sürerek kişisel ilişkinin kaldırılmasını istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kaldırma davasında kişisel ilişkinin yol açtığı tehlikenin ağırlığı ile çocuğun velayet sahibi olmayan ebeveynini görememesinin doğuracağı eksikliğin tartılması gerektiğini, çocukla ebeveyn yararı çatıştığında çocuğun yararına üstünlük tanınacağını belirtmiştir. Ceza yargılamasındaki takipsizlik veya beraat kararlarının hâkimi bağlamadığını, hâkimin raporlarla bağlı kalmaksızın yalnız çocuğun üstün yararına göre karar vermesi gerektiğini açıklamıştır. İddianın incelenmesi, psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan heyete yeniden inceleme yaptırılması ve idrak çağındaki çocuğun dinlenmesi gerektiği gerekçesiyle kararı oy birliğiyle bozmuştur.
“Mahkeme kişisel ilişkinin sebep olduğu tehlikenin ağırlığı ile velayet hakkı kendisinde olmayan ebeveynini görememesinin sebep olacağı eksiklik arasında bir değerlendirme yaparak karar verilmesi gerekir.”
Ne anlama geliyor?
Ağır bir iddia, ceza dosyasının sonucundan bağımsız olarak aile mahkemesince araştırılır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kararda iddianın doğru olup olmadığı hakkında bir tespit yapılmamış, iddianın incelenmeden hüküm kurulması bozma sebebi sayılmıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Uzun süren yargılamada baba ile çocuk arasındaki bağın tamamen kopmaması için kişisel ilişki tedbiren kaldırılmamalı, uzman refakatinde ve yatısız olarak sürdürülmelidir; taraf ehliyetinden şüphe varsa vesayet sorunu önce çözülmelidir
Olay: Birleşen davalarla yıllardır süren bir yargılamada baba ile çocuk arasındaki kişisel ilişki tedbiren kaldırılmıştı. Annenin bazı psikolojik rahatsızlıkları bulunduğu ileri sürülmüş ve bu iddia boşanma dosyasındaki sağlık kurulu raporu ve hastane belgeleriyle doğrulanmıştır.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, taraf ve dava ehliyetinin kamu düzenine ilişkin dava şartı olduğunu, bu nedenle annenin TMK 405 ve HMK 56 uyarınca vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğinin araştırılıp bekletici sorun yapılması gerektiğini belirtmiştir. Davanın açılmasından beri geçen süreyi ve çocuğun yaşını gözeterek ilişkinin tamamen kopmaması için uzman refakatinde ve yatısız tedbiren kişisel ilişki kurulması gerekirken tedbiren kaldırılmasının da doğru olmadığını açıklamış ve kararı oy birliğiyle bozmuştur.
“süreç içinde baba ile çocuk arasındaki ilişkinin tamamen kopmaması için uzman refakatinde ve yatılı olmayacak şekilde çocuk ile baba arasında tedbiren kişisel ilişki kurulması gerekirken kurulan kişisel ilişkinin tedbiren kaldırılması da doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor?
Dava sürerken de bağ korunmalıdır; tedbiren tamamen kaldırma son çaredir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Vesayet araştırmasına ilişkin bozma sebebi usule ilişkindir; sağlık ve kişi bilgileri aktarılmamıştır.
Hâkimin koruma yükümlülüğü ve Devletin sorumluluğu
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Dava dilekçesinde çocuğa yönelik ağır şiddet iddiası bulunduğu hâlde araştırma yapmadan ve koruma tedbiri almadan yatılı kişisel ilişki kuran hâkim kusurludur; Devlet HMK 46 uyarınca tazminatla sorumludur, ancak destekten yoksun kalma tazminatı bu sorumluluğun kapsamında değildir
Olay: Boşanma davası açan anne, dava dilekçesinde babanın ortak çocuğu öldürmeye teşebbüs ettiğini belirterek koruma istemişti. Davaya bakan mahkeme, babanın talebi üzerine araştırma yapmadan ve rapor almadan ara kararla yatılı kişisel ilişki kurmuş; çocuk bu kişisel ilişki sırasında babası tarafından öldürülmüştür. Anne HMK 46 uyarınca Devlet aleyhine tazminat davası açmış, davaya ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi davayı kabul etmiştir.
Karar: Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, hâkimin çocuğun esenliğinin ağır tehlike altında olduğunu fark ettiğinde delil aramaksızın koruyucu tedbir alması, kişisel ilişki hakkının çocuğun yüksek yararıyla sınırlı olduğunu gözetmesi ve boşanma davasında geçici önlemleri talep olmasa da re'sen alması gerektiğini belirtmiştir. Bu yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, kanunun açık ve amir hükümlerine aykırı davranıldığını ve HMK 46/1-c koşullarının gerçekleştiğini kabul etmiştir. Ancak Hazinenin hâkimin hukuki sorumluluğu kapsamında destekten yoksun kalma tazminatından sorumlu tutulamayacağını, annenin karara itiraz etmeden çocuğu teslim etmesinin de gözetilerek uygun bir maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini açıklayarak kararı değişik gerekçeyle bozmuştur.
“Ayrıca her çocuk ana ve babası ile kişisel ve doğrudan ilişki kurma hakkına sahip ise de bu hak çocuğun yüksek yararı ile sınırlıdır. Bu nedenle hâkim tarafından çocuk ile kişisel ilişki kurma talebi reddedilebilir, kişisel ilişki anne veya babadan alınabilir.”
Ne anlama geliyor?
Tehlike iddiası araştırılmadan kişisel ilişki kurulması Devletin sorumluluğunu doğurabilir.
Not: Karar OY ÇOKLUĞUYLA ve değişik gerekçeyle bozma olarak verilmiştir; karşı oy, hâkimin sorumlu tutulamayacağı görüşündedir. Kurulda ileri sürülen ve hâkimin sorumluluktan kurtulması gerektiğini savunan görüş çoğunlukça benimsenmemiştir. Özel Dairenin bu karara karşı verdiği direnme kararı Hukuk Genel Kurulunun 25.12.2025 tarihli, E. 2025/165, K. 2025/940 sayılı kararıyla oy çokluğuyla usulden bozulmuştur.
Üçüncü kişilerle kişisel ilişki (TMK 325)
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Babaannenin oğluyla küs olması ve ayrı illerde yaşaması olağanüstü hâl değildir; torununu babaya tanınan kişisel ilişki süresinde görebilen babaannenin davası reddedilir
Olay: Babaanne torunuyla kişisel ilişki kurulmasını istemiştir. Boşanma kararıyla baba ile çocuk arasında düzenli kişisel ilişki kurulmuştu; babaanne oğluyla küs olduğunu ve ayrı illerde yaşadıklarını ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi olağanüstü bir hâl bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Karar: Bölge adliye mahkemesi, babaanne ile babanın ayrı illerde yaşamasının ve küs olmasının TMK 325/1'deki olağanüstü hâl kavramına girmediğini, boşanma kararıyla baba ile çocuk arasında kurulan kişisel ilişkinin yeterli olduğunu ve babaannenin bu süre içinde torununu görebileceğini belirtmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu kararı usul ve kanuna uygun bularak oy birliğiyle onamıştır.
Karardan alıntı (aç)(kapat)
“Davacı babaanne ile dava dışı babanın ayrı bir illerde yaşıyor olmaları ve küs olmaları TMK'nun 325/1. maddesindeki olağanüstü hal kavramı içine girmez. Boşanma kararıyla baba ile çocuk arasında kurulan kişisel ilişki yeterli olup, davacı babaanne babaya tanınan kişisel ilişki süresi içinde torununu görme ve aile bağlarını koruma ve geliştirme imkanına sahiptir.”
Ne anlama geliyor?
Aracı ebeveynin görüş hakkı işliyorsa torun davası için olağanüstü hâl yoktur.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiş bir onama kararıdır; alıntılanan gerekçe bölge adliye mahkemesine aittir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Babanın ölümü olağanüstü hâldir; babaanne ile torun arasındaki kişisel ilişki, taraflar arasındaki icra takibi gibi uyuşmazlıklara rağmen kurulmalıdır
Olay: Çocuğun babası ölmüş, babaanne torunuyla kişisel ilişki kurulmasını istemiştir. İlk derece ve bölge adliye mahkemeleri, babaya yöneltilen bir icra takibinin ölümden sonra mirasçı sıfatıyla anneye ve çocuğa yöneltildiğini, bu nedenle kişisel ilişki kurulmamasının çocuğun menfaatine olduğunu belirterek davayı reddetmiştir. Babaannenin aynı gerekçeyle reddedilip kesinleşen önceki bir davası da bulunmaktadır.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, babanın ölümüyle olağanüstü hâlin gerçekleştiğini kabul etmiştir. Ölüm gibi olağanüstü bir durumda büyükanne ve büyükbaba ile torun arasındaki kişisel ilişkinin bir hukuk davasındaki zorunlu husumetin üzerinde değerlendirilmesi gerektiğini, aksi hâlde torun ile babaanne arasındaki ilişkinin tamamen kopacağını belirtmiştir. Çocuğun eğitimini aksatmayacak ve annenin velayet görevine engel olmayacak uygun süreli bir kişisel ilişki kurulması gerektiği gerekçesiyle kararı oybirliğiyle bozmuştur.
“vefat gibi olağanüstü bir durumun varlığı halinde büyük anne ve büyük baba ile torun arasındaki kişisel ilişki, bir hukuk davasındaki zorunlu husumetin üzerinde değerlendirilmesi gereken önemli bir durumdur.”
Ne anlama geliyor?
Ölüm köprüyü yıkar; taraflar arasındaki davalar torunla ilişkiyi engellemez.
Not: Karar OYBİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Anne ve babası evli ve sağ olan çocukla kişisel ilişki isteyen büyükanne ve büyükbabanın davasında velayeti birlikte kullanan anne ve baba birlikte davalı gösterilmelidir; eksik husumet davanın reddini değil tamamlanmasını gerektirir
Olay: Büyükanne ve büyükbaba, torunlarıyla kişisel ilişki kurulması için yalnız gelinlerine karşı dava açmıştır. Anne ile baba arasındaki boşanma davası henüz sürmektedir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş; bölge adliye mahkemesi kesinleşmiş bir velayet kararı bulunmadığı gerekçesiyle davayı dava şartı yokluğundan usulden reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, TMK 325 ile evlilik sürdükçe ana ve babanın velayeti birlikte kullandığını öngören TMK 336/1 hükmünü birlikte değerlendirmiştir. Çocuğun anne ve babası evli ve sağ olduğu hâlde davanın yalnız anneye yöneltildiğini, velayet hakkı sahiplerinden babanın da davaya katılarak taraf teşkili sağlanması ve onun delilleri de toplanarak karar verilmesi gerekirken eksik hasımla davanın usulden reddedilmesinin doğru olmadığını belirterek kararı oybirliğiyle bozmuştur.
“Velayet hakkı sahiplerinden babanın da davaya dahili ile taraf teşekkülü sonrasında onun göstereceği kanıtlar da toplanmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, eksik hasımla davanın usulden reddi yönünde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.”
Ne anlama geliyor?
Evli ebeveynlerin çocuğu için açılan torun davası iki ebeveyne birlikte yöneltilir.
Not: Karar OYBİRLİĞİYLE verilmiştir. Kararın alıntılanmayan bölümünde çocuğun adı geçmektedir; kişi bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Babaanne ile torun arasındaki kişisel ilişki annenin velayet görevini engelleyecek uzunlukta olamaz; annenin veya onun belirleyeceği kişinin refakatinde kurulması da doğru değildir
Olay: Babaanne, velayeti annede bulunan torunuyla kişisel ilişki kurulmasını istemiştir. Mahkeme kişisel ilişki kurmuş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Anne, kurulan ilişkinin süresine ve biçimine itiraz ederek kararı temyiz etmiştir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kurulacak ilişkinin babaanne bakımından torun sevgisinin tadılmasını ve özlemin giderilmesini, çocuk bakımından sevgi ortamında büyümesini ve hısımlık bağlarının kuvvetlenmesini sağlayacağını belirterek kişisel ilişki kurulmasını yerinde bulmuştur. Ancak üçüncü kişilere tanınan sürenin anne ve babaya tanınan genişlikte olamayacağını, annenin velayet görevini engelleyecek uzunlukta ve annenin ya da onun belirleyeceği kişinin refakatinde kurulan ilişkinin doğru olmadığını açıklamıştır. Hükmü ayda bir cumartesi günü, gündüz saatlerinde kişisel ilişki kurulacak şekilde düzelterek oy birliğiyle onamıştır.
Karardan alıntı (aç)(kapat)
“Üçüncü kişilerin, koşulları gerçekleştiği takdirde çocukla kişisel ilişki kurma hakkı mevcut ise de kişisel ilişki süresinin anne ve babaya tanınan genişlikte olması beklenemez. Mahkemece babaanne ile torun arasında kurulan kişisel ilişkinin annenin velayet görevini engelleyecek şekilde uzun kurulması doğru olmadığı gibi anne ya da annenin belirleyeceği üçüncü kişi refakatinde kurulması da doğru olmayıp bozmayı gerektirir.”
Ne anlama geliyor?
Torunla görüşme ebeveyn görüşmesinden dar olur ama gözetimsiz ve anlamlı olmalıdır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiş bir düzelterek onama kararıdır. Kişi bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Babası ölen çocuk ile babaanne arasında yalnız gündüz saatleriyle sınırlı kişisel ilişki yetersizdir; ayda bir yatılı hafta sonu, bayram günü ve yaz tatilinde bir hafta kişisel ilişki kurulmalıdır
Olay: Çocuğun babası hastalık nedeniyle ölmüş, anne çocukla birlikte kendi ailesinin yanına gitmiştir. Babaanne, torununu göremediğini ileri sürerek kişisel ilişki kurulmasını istemiştir. İlk derece mahkemesi çocuğun yaşına göre kademeli ve yatılı bir düzen kurmuş; bölge adliye mahkemesi bu düzeni kaldırarak ayda iki kez gündüz saatleriyle sınırlı yatısız kişisel ilişki kurmuştur.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, üçüncü kişilerin kişisel ilişki süresinin anne ve babaya tanınan genişlikte olmasının beklenemeyeceğini, ancak büyükanne ve büyükbaba ile torun arasındaki ilişkinin aile bağlarını geliştirip güçlendirecek ve torun sevgisini tatmaya elverişli olacak yeterlilikte olması gerektiğini belirtmiştir. Çocuğun yaşı dikkate alındığında uygun süreli kişisel ilişki kurulmadığını tespit ederek hükmü, ayda bir kez cumartesiden pazara yatılı, bayramın ikinci günü ve her yıl temmuz ayının ilk haftası kişisel ilişki kurulacak şekilde düzelterek oy birliğiyle onamıştır.
“büyükanne ve büyükbabalarla torunları arasındaki kişisel ilişkinin çocukların bu kişilerle olan aile bağlarını geliştirip güçlendirecek ve bu kişilerin de torun sevgisini tatmalarına elverişli olacak yeterlilikte olması gerekir.”
Ne anlama geliyor?
Aracı ebeveyn yoksa torunla yatılı görüşme de kurulabilir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiş bir düzelterek onama kararıdır; annenin temyiz itirazları reddedilmiştir. Kişi, yer ve sağlık bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Farklı şehirlerde yaşayan babaanne ile torun arasında ayda iki yatılı hafta sonu ebeveyn genişliğindedir; mesafe, yaş ve eğitim gözetilerek ayda bir kez ve yaz tatilinde bir hafta yatılı kişisel ilişki kurulmalıdır
Olay: Babaanne ile torun arasında TMK 325 uyarınca ayda iki hafta sonu, bayramlarda ve babalar gününde yatılı kişisel ilişki kurulmuştu. Çocuk annesiyle bir şehirde, babaanne başka bir şehirde yaşamaktadır. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, TMK 325 koşulları oluştuğu için kişisel ilişki kurulmasında ve ilişkinin yatılı olmasında isabetsizlik bulunmadığını kabul etmiştir. Ancak farklı şehirlerde yaşamaktan doğan coğrafi mesafe, çocuğun yaşı, eğitim ve sosyal hayatının sürekliliği ve üstün yararı birlikte gözetildiğinde ayda iki kez, ebeveyne tanınan genişlikte ilişkinin çocuğun düzenini olumsuz etkileyeceğini belirtmiştir. Ayda bir kez ve yaz tatilinde bir hafta yatılı kişisel ilişkinin çocuğun yararına ve kişisel ilişkinin amacına daha uygun düşeceği gerekçesiyle hükmü düzelterek oy birliğiyle onamıştır.
“tarafların farklı şehirlerde ikamet etmeleri nedeniyle ortaya çıkan coğrafi mesafe, çocuğun yaşı, eğitim ve sosyal hayatının sürekliliği ile üstün yararı birlikte gözetildiğinde, kişisel ilişkinin ayda iki kere, ebeveyne tanınan genişlikte olacak şekilde kurulmasının çocuğun düzenini olumsuz etkileyeceği açıktır.”
Ne anlama geliyor?
Uzak mesafede sık görüşme yerine daha seyrek ama yatılı görüşme tercih edilebilir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiş bir düzelterek onama kararıdır. Yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yetki (TMK 326)
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
TMK 325 uyarınca açılan kişisel ilişki davasında iki aile mahkemesinin yetkisizlik kararı vermesiyle doğan uyuşmazlıkta, velayet sahibi davalı anne ile çocuğun yerleşim yerindeki aile mahkemesi yargı yeri olarak belirlenmiştir
Olay: TMK 325 uyarınca kişisel ilişki kurulması için davacının kendi yerleşim yerindeki aile mahkemesinde dava açılmıştır. Bu mahkeme davanın davalının yerleşim yerinde açılması gerektiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiş; dosyanın gönderildiği, davalı anne ile çocuğun yaşadığı yerdeki aile mahkemesi ise davacının seçimlik hakkını kullanarak yetkili mahkemede dava açtığını belirterek o da yetkisizlik kararı vermiştir.
Karar: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresindeki mahkemeler arasındaki yetki uyuşmazlığını HMK 21 ve 22 ile 5235 sayılı Kanunun 36/3 hükmü uyarınca incelemiştir. Velayet altındaki çocuğun yerleşim yerini düzenleyen TMK 21/1 ile çocuğun oturduğu yer mahkemesini de yetkili kılan TMK 326/1'i aktararak, velayet yetkisini kullanan davalı anne ile çocuğun yerleşim yerindeki aile mahkemesini yargı yeri olarak belirlemiş ve kararı oy birliğiyle, kesin olarak vermiştir.
Ne anlama geliyor?
Kişisel ilişki davası çocuğun yaşadığı yerde açılırsa yetki tartışması çıkmaz.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve kesin olarak verilmiştir. Tek cümlelik gerekçesi yer adı içerdiğinden alıntı yapılmamış; yer bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 323 Anayasa Mahkemesi kararları
Anayasa Mahkemesi (İkinci Bölüm)
Kişisel ilişkiye dair mahkeme kararlarına rağmen görüşmelerin fiilen sağlanması için uygun ve caydırıcı tedbirlerin alınmaması, Anayasa'nın 20. ve 41. maddelerindeki aile hayatına saygı hakkını ihlal eder
Olay: Boşanma davası sürerken baba ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulmasına dair ara kararlar verilmişti. Anne görüşme günlerinde adreste bulunmamış ve adres değişikliklerini görüşmeden çok kısa süre önce bildirmiştir. O dönemdeki icra sistemi içinde ara kararlar için icra emri gönderilemediğinden anne hakkında başlatılan ilk icra ceza yargılaması sonuç vermemiş; baba, anne hakkında sonradan verilen tazyik hapsi kararı kesinleştikten sonra çocuğuyla fiilen görüşebilmiştir.
Karar: Anayasa Mahkemesi, Anayasa'nın 20. ve 41. maddelerinin ebeveynin çocuğuyla bütünleşmesi için tedbir alınmasını isteme hakkını ve kamusal makamların bu tedbirleri alma yükümlülüğünü içerdiğini, velayet ve kişisel ilişki kararlarının icrasına ilişkin sorunların aile hayatına saygı hakkı bağlamında önemli bir dava grubu olduğunu belirtmiştir. Kişisel ilişkiye dair ara kararların icra dairesi aracılığıyla yerine getirilemediğini ve icra ceza yargılamasında koruma sağlanamadığını tespit ederek, karşı tarafın eylemleri karşısında fiilen hayata geçirilecek uygun tedbirlerin alınmaması nedeniyle hakkın ihlal edildiğine karar vermiştir.
“Bu kapsamda çocuğun üstün yararı gözetilmek suretiyle devletin yasal bir alt yapı kurma yükümlülüğü bulunduğunu ve çocuğun gelişimini olumsuz yönde etkileyebilecek hususları en aza indiren yöntemlerle kişisel ilişki sağlanması yönünde tedbirler alınması gerektiğini belirtmek gerekir.”
Ne anlama geliyor?
Kişisel ilişki kararının kâğıt üzerinde kalması da hak ihlalidir; devlet uygulanmasını sağlamalıdır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kararda gizlilik kararı bulunduğundan başvurucu baş harfle anılmıştır. Karar, 7343 sayılı Kanundan önceki icra sistemine ilişkindir.
Anayasa Mahkemesi (Birinci Bölüm)
Kişisel ilişkinin tamamen kaldırılması çok ciddi sebep ve risk gerektirir; ilişkiyi gerekçesiz biçimde tümden kaldıran ilk derece kararı da, raporları ve alternatif tedbirleri tartışmadan eski düzeni aynen koruyan istinaf kararı da aile hayatına saygı hakkını ihlal eder
Olay: Anne, çocuk ile baba arasındaki kişisel ilişkinin kaldırılmasını istemiştir. Çocuk babasıyla görüşmek istemediğini söylemiş; uzman raporları yatılı ve uzun süreli ilişkinin uygun olmayacağını belirtmiş, kişisel ilişkinin tamamen kaldırılmasını ise önermemiştir. İlk derece mahkemesi kişisel ilişkiyi tamamen kaldırmış; bölge adliye mahkemesi bu kararı kaldırarak davayı reddetmiş ve karar Yargıtayca onanmıştır.
Karar: Anayasa Mahkemesi, çocuğun üstün yararının tespitinde derece mahkemelerinin gerekçelerini ayrıntılı biçimde ortaya koymaları ve sonuçlarını bilimsel görüş, rapor gibi yeterli ve objektif verilere dayandırmaları gerektiğini belirtmiştir. İlk derece mahkemesinin, raporlarda tamamen kaldırma önerilmediği hâlde çocuğun yararını ciddi biçimde tehdit eden riskleri ortaya koymadan bağı tamamen koparan bir karar verdiğini; istinaf merciinin ise tanık ve çocuk beyanları ile raporlara neden itibar etmediğini açıklamadan ve alternatif tedbirleri değerlendirmeden eski düzeni koruduğunu tespit etmiştir. Yeterli ve ilgili gerekçe gösterilmediği için aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.
“Ancak çok ciddi sebeplerin ve çocukla ilgili ciddi risklerin varlığı hâlinde kişisel ilişkinin tamamen kaldırılması gerektiği gözönüne alındığında ilk derece mahkemesi kararında çocuğun üstün yararı bakımından ciddi tehdit oluşturacak nitelikte risklerin varlığının ortaya konulmadığı anlaşılmıştır.”
Ne anlama geliyor?
Kaldırma da, kaldırmanın reddi de somut gerekçe ve ara çözümlerin tartışılmasını gerektirir.
Not: İhlal kararı iki üyenin karşı oyuyla OY ÇOKLUĞUYLA, kabul edilebilirlik kararı OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Çocuk karar tarihinde ergin olduğundan yeniden yargılamada hukuki yarar görülmemiş, manevi tazminata hükmedilmiştir; tutar aktarılmamıştır.
Anayasa Mahkemesi (Birinci Bölüm)
Kesinleşmiş kişisel ilişki kararlarına rağmen yıllar önceki tek bir olaya dayanılarak art arda sürdürülen 6284 sayılı Kanun tedbirleri, kişisel ilişkiye etkileri değerlendirilmeden verildiğinde aile hayatına saygı hakkını ihlal eder
Olay: Baba hakkında, evlilik döneminde çocuklardan birine yönelik bir olay nedeniyle kasten yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilmişti. Bu olaydan sonra görülen boşanma davasında baba ile çocuklar arasında kişisel ilişki kurulmuş, annenin kaldırma isteği uzman raporlarına dayanılarak reddedilmiş ve karar kesinleşmişti. Buna rağmen anne lehine 6284 sayılı Kanun kapsamında yıllar boyunca art arda tedbir kararları verilmiş; babanın son tedbir kararına itirazı yalnız eski olaya dayanılarak reddedilmiştir.
Karar: Anayasa Mahkemesi, 6284 sayılı Kanunun hâkime geniş takdir yetkisi verdiğini ve acil aşamada gerekçe bakımından esnek bir yaklaşım benimsenebileceğini, ancak aciliyetin ortadan kalktığı itiraz aşamasında ve uzun süredir devam eden tedbirlerde yeni bir şiddet olgusunun bulunup bulunmadığının daha ayrıntılı incelenmesi gerektiğini belirtmiştir. Sonraki kesinleşmiş kişisel ilişki kararları gözetilmeden yalnız eski olaya dayanılmasının tedbirlerin kişisel ilişkiye etkisinin değerlendirilmediğini gösterdiğini tespit ederek aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine karar vermiş ve yeniden yargılama yapılmasına hükmetmiştir.
Karardan alıntı (aç)(kapat)
“Dolayısıyla 2017 yılındaki bir olaya dayanılarak, sonraki kesinleşmiş mahkeme kararları gözetilmeden yeni tedbir kararlarına hükmedilmesi söz konusu tedbir kararlarının çocuklar ve başvurucu arasında tesis edilen kişisel ilişkinin uygulanmasına olan etkisinin değerlendirilmediğini ve aile hayatına saygı hakkının gerekleri konusunda ilgili ve yeterli bir gerekçenin ortaya konulmadığını göstermektedir.”
Ne anlama geliyor?
Koruma tedbiri kişisel ilişkiyi süresiz askıya almanın gerekçesiz aracı olamaz.
Not: İhlal kararı iki üyenin karşı oyuyla OY ÇOKLUĞUYLA verilmiştir. Kişi bilgileri aktarılmamış, başvurucu baş harfle anılmıştır.
TMK 323 ile ilgili maddeler
- TMK m. 182 — Boşanmada çocuklar ve kişisel ilişki
- TMK m. 167 — Boşanma davası, yetki ve geçici önlemler (TMK 168-169)
- TMK m. 195 — Evlilik birliğinin korunması ve ayrı yaşama (TMK 197)
- TMK m. 295 — Tanıma
- TMK m. 301 — Babalık davası
- TMK m. 305 — Evlat edinme
- TMK m. 321 — Çocuğun soyadı ve karşılıklı yükümlülükler
- TMK m. 327 — Çocuğun bakım giderleri ve iştirak nafakası
- TMK m. 336 — Velayetin kime ait olduğu
- Anayasa m. 41 — Ailenin korunması ve çocuk hakları
- 5395 s.K. m. 41/C — Kişisel ilişki kararlarının yerine getirilmesi
Uygulamada dikkat edilecekler
Pratik notlar
- 1.İstediğiniz kişisel ilişki düzenini hafta sonu, bayram, yarıyıl ve yaz tatili için gün, saat, teslim ve iade yeriyle ayrı ayrı yazın; infazda tereddüt doğuran hüküm bozulabilir.
- 2.Mahkeme kararı veya tedbir olmadan çocuğu velayet sahibinin rızası dışında yanınıza almayın; TMK 326/3 buna izin vermez.
- 3.Dava sürerken çocukla görüşebilmek için boşanma davasında geçici önlem, ayrı davada tedbiren kişisel ilişki isteyin; aile hukukuna ilişkin hüküm kesinleşmeden uygulanmaz.
- 4.Karar uygulanmıyorsa ilam veya tedbir kararıyla adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne başvurun; teslim emrinden sonra her görüşmeden en az 48 saat önce geleceğinizi bildirin.
- 5.Bildirim yaptığınız hâlde haklı mazeretsiz art arda iki kez veya bir yılda üç kez gitmezseniz dosya işlemden kaldırılır ve teslim emri hükümsüz olur.
- 6.Teslim emrine aykırılık için bir ay içinde şikâyette bulunun; müdürlük işlemlerine karşı şikâyet süresinin bir hafta olduğunu unutmayın.
- 7.Şikâyet üzerine verilen karara itiraz süresi kanunda iki haftadır; yönetmelik bir hafta dediğinden hak kaybına uğramamak için bir hafta içinde itiraz edin.
- 8.Kararda velayet değişikliği ihtarı yoksa bunu kanun yolunda ayrıca ileri sürün; Yargıtay eksik ihtarı düzelterek ekliyor.
- 9.Kaldırma istiyorsanız sebebi somut delille ispatlayın; ceza soruşturması sürse de aile mahkemesinden üçlü uzman heyeti raporu ve çocuğun dinlenmesini isteyin.
- 10.Tamamen kaldırma yerine yatısız, uzman eşliğinde veya danışmanlık tedbiriyle desteklenen ara çözümleri de talep edin; mahkemenin alternatifleri tartışması beklenir.
- 11.Çocuk görüşmek istemiyorsa sebebini uzman raporuyla ortaya koyun; yönlendirme varsa bu durum zedeleme yasağına aykırılık olarak değerlendirilebilir.
- 12.Büyükanne veya büyükbaba olarak dava açmadan önce çocuğunuzun kişisel ilişki süresinde torununuzu görüp göremediğinizi değerlendirin; görebiliyorsanız dava reddedilebilir.
- 13.Anne ve baba evliyse torun davasını ikisine birlikte yöneltin; ana ve baba ölmüşse çocuğun vasisini davalı gösterin.
- 14.Davayı çocuğun oturduğu yer mahkemesinde açmak yetki tartışmasını önler; boşanma davası sürüyorsa kişisel ilişkiyi o dosyada isteyin.
- 15.Ebeveyn cezaevindeyse kurumdan açık görüş günlerinin sorulmasını ve hükümde gün ile saatin açıkça yazılmasını isteyin.
Konuyla ilgili yazılar
- Boşanma Sonrası Velayet Hakkı ve Kişisel İlişki Kurma Günleri Kapsamlı Rehberi 2026
- Çocuk Teslim Edilmiyor Ne Yapmalı? Çocuk Teslimi Süreci
- Torunla Kişisel İlişki Davası: Büyükanne ve Büyükbaba Hakkı
- Velayet Değiştirme Davası Nasıl Açılır? Şartlar ve Süreç
- Velayeti Annede Olan Çocuk Şehir Dışına Çıkabilir mi?
- Ortak Velayet Nedir? Şartları ve Çocuk Kimde Kalır?
- Velayetin Kaldırılması Davası: Şartları, Süreci ve Sonuçları
Sıkça Sorulan Sorular
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.