4721 sayılı Türk Medeni Kanunu · İkinci Ayırım: Vesayeti Gerektiren Hâller › B. Kısıtlama › II. Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim

TMK Madde 406: Savurganlık, Bağımlılık, Kötü Yaşama Tarzı ve Kötü Yönetim Nedeniyle Kısıtlama

İkinci Kitap: Aile Hukuku › Üçüncü Kısım: Vesayet › Birinci Bölüm: Vesayet Düzeni › İkinci Ayırım: Vesayeti Gerektiren Hâller › B. Kısıtlama › II. Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim

Hazırlayan: Av. Murat Aydar15 yüksek mahkeme kararıYürürlükteki metinGüncelleme: 26.09.2026

Kısa cevap · TMK 406

Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık ya da yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır (TMK 406). Yargıtay bu maddeyi dar yorumlar: mal satmak, bahis oynamak, borçlanmak veya servet sahibi olmak tek başına yetmez; davranışın kişinin malî gücünü aşan, amaçsız ve alışkanlık hâline gelmiş bir nitelik taşıması ve kişiyi ya da ailesini darlık veya yoksulluk tehlikesine sokması gerekir. Mahkeme kalan malvarlığını, satış bedellerini ve banka hareketlerini re'sen araştırır ve kişiyi mutlaka dinler (TMK 409/1). Kısıtlama için yeterli sebep yoksa daha hafif bir önlem olarak yasal danışman atanabilir (TMK 429); eşler arasında ise hâkimin tasarruf yetkisini sınırlaması mümkündür (TMK 199). Bu sebeplerle kısıtlanan kişi, en az bir yıldır kısıtlamaya sebep olan davranışla ilgili şikâyete yol açmamışsa vesayetin kaldırılmasını isteyebilir (TMK 475).

Bu sayfada neler var? (14 bölüm)
  1. TMK 406 madde metni
  2. Değişiklik geçmişi
  3. TMK 406 Ne Düzenler? Dört Sebep ve Sonuç Şartı
  4. Savurganlık ve Kötü Yönetim Nedir? Mal Satmak Tek Başına Yeter mi?
  5. Kumar, Bahis ve Alkol Bağımlılığı Kısıtlama Sebebi mi?
  6. Usul: Kişi Mutlaka Dinlenir, Deliller Somut Olmalıdır
  7. Kısıtlama Yerine Yasal Danışman veya Tasarruf Sınırlaması
  8. 406 Kısıtlısının İşlemleri, İlan ve Diğer Davalar
  9. 406 Kısıtlaması Nasıl Kaldırılır? Bir Yıllık Şart (TMK 475)
  10. TMK 406 Yargıtay kararları
  11. TMK 406 ile ilgili maddeler
  12. Uygulamada dikkat edilecekler
  13. Konuyla ilgili yazılar
  14. Sıkça sorulan sorular

Temel kavramlar

Savurganlık
Kişinin parasal gücünü aşan, bilinçsiz, amaçsız ve aşırı giderler yapma eğilimi ve bunun alışkanlığa dönüşmesi (Yargıtay tanımı).
Kötü yönetim
Kişinin yararını düşünmeden malvarlığını ciddi biçimde tehlikeye düşürmesi (Yargıtay tanımı).
Darlık veya yoksulluk tehlikesi
Davranışın kişiyi ya da ailesini geçim sıkıntısına sokma tehlikesi; sebebin varlığı yanında aranan sonuç şartıdır.
Sınırlı ehliyetsizlik
TMK 406'ya göre kısıtlanan kişi genellikle ayırt etme gücüne sahiptir; yasal temsilcinin rızası olmadan borç altına giremez, ama kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarını kendisi kullanır (TMK 16).
Yasal danışman
Kısıtlama için yeterli sebep bulunmayan ama korunması gereken ergin için belirli önemli işlerde görüşü alınacak kişi (TMK 429).
Bir yıllık şart
Bu sebeplerle kısıtlanan kişinin vesayetin kaldırılmasını isteyebilmesi için en az bir yıldır ilgili şikâyete meydan vermemiş olması (TMK 475).

Bir bakışta TMK 406

KonuKuralDayanak
SebeplerSavurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, malvarlığını kötü yönetme.TMK m. 406
Sonuç şartıKendisini veya ailesini darlık veya yoksulluk tehlikesine sokma ve bu yüzden devamlı korunma ihtiyacı ya da başkalarının güvenliğini tehdit.TMK m. 406; 18. HD 17.03.2016
Savurganlık tanımıParasal gücü aşan, bilinçsiz, amaçsız ve aşırı gider eğiliminin alışkanlığa dönüşmesi.18. HD 17.03.2016; 2. HD 14.01.2013
Mal satışıTek bir taşınmazın satışı veya yakına devri tek başına yeterli değildir.HGK 05.10.2012; 18. HD 17.03.2016
AraştırmaKalan malvarlığı, satış bedelleri, gerçek değerler, banka ve icra kayıtları re'sen incelenir.2. HD 26.10.2021; 8. HD 17.12.2018
Rapor olumsuzsaAkıl sağlığı raporu kısıtlamayı gerektirmese de dilekçedeki kötü yönetim iddiası araştırılır.18. HD 18.04.2016
Bahis ve kumarBahis oynamak tek başına yetmez; iddia yalnız başvuranın beyanıyla ispatlanamaz.18. HD 10.03.2016; 2. HD 16.04.2026
Alkol bağımlılığıSağlık kurulu raporu alınır; darlık ve yoksulluk tehlikesi ile malvarlığı ayrıca araştırılır.18. HD 15.02.2016
DinlemeKişi dinlenilmeden bu sebeplerle kısıtlanamaz.TMK m. 409/1
405'ten farkı406 kısıtlaması sınırlı ehliyetsizlik doğurur; akıl hastalığı varsa ayrıca TMK 405 değerlendirilir.2. HD 01.10.2013
Yasal danışmanRapor müşavir öneriyorsa yasal danışman değerlendirilir; terditli talep mutlaka karara bağlanır.TMK m. 429; 8. HD 23.01.2018; 8. HD 22.01.2018
Servet ve okuma yazmaOkuma yazma bilmemek ve malvarlığının çokluğu fiil ehliyetinin sınırlanması için yetmez.8. HD 20.02.2018
Eşler arasındaHâkim, eşin belirli malvarlığı değerleri üzerindeki tasarrufunu diğer eşin rızasına bağlayabilir.TMK m. 199; 18. HD 10.03.2016
İlanİlan edilmemiş 406 kısıtlaması iyiniyetli üçüncü kişileri bağlamaz.TMK m. 410/2; 12. HD 11.05.2015
KaldırmaEn az bir yıl şikâyete meydan vermeme; rapor ve tanıklarla araştırma, yalnız kolluk araştırması yetmez.TMK m. 475; 18. HD 08.02.2016

TMK 406 madde metni

Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

İkinci Kitap: Aile Hukuku › Üçüncü Kısım: Vesayet › Birinci Bölüm: Vesayet Düzeni · İkinci Ayırım: Vesayeti Gerektiren Hâller › B. Kısıtlama › II. Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim

Kısıtlama — Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim — Madde 406

  1. Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.

Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr.

Değişiklik geçmişi

TarihKaynakDeğişiklik
22.11.20014721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002)TMK 406 ve kaldırmaya ilişkin TMK 475 ilk metinleriyle kabul edildi ve o tarihten bu yana değiştirilmedi.

TMK 406 Ne Düzenler? Dört Sebep ve Sonuç Şartı

Medeni Kanun, akıl hastalığı dışında da ergin bir kişinin kısıtlanmasına imkân verir. TMK 406, kişinin kendi davranışlarıyla kendisini veya ailesini zor duruma düşürdüğü hâlleri düzenler:

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 406 — Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.

Sebep ve sonuç birlikte aranır. Maddede dört sebep sayılır: savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı ve malvarlığını kötü yönetme. Bu sebeplerden birinin varlığı yetmez; davranışın kişiyi veya ailesini darlık ya da yoksulluk tehlikesine sokması ve bu yüzden kişinin devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç hâle gelmesi ya da başkalarının güvenliğini tehdit etmesi gerekir. Yargıtay 18. Hukuk Dairesi bu şartları sayarak savurganlığı "kendi parasal gücünü aşan, bilinçsiz, amaçsız ve aşırı derecede giderler yapma eğilimi ve bunun alışkanlığa dönüşmesi", kötü yönetimi ise "yararını düşünmeden malvarlığını ciddi olarak tehlikeye düşürme" olarak tanımlar (Yargıtay 18. HD, 17.03.2016, E. 2016/1529, K. 2016/4628).

Mülkiyet özgürlüğü ile denge. Malik, hukuk düzeninin sınırları içinde malı üzerinde dilediği gibi tasarruf edebilir (TMK 683). Bu nedenle bir kişinin malını satması, bir yakınına devretmesi veya çevresinin beğenmediği bir harcama yapması kendiliğinden kısıtlama sebebi sayılmaz. Hukuk Genel Kurulu, kısıtlanması istenen kişinin tek taşınmazını satmış olmasının tek başına vesayeti gerektirmediğini kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 05.10.2012, E. 2012/2-474, K. 2012/677).

TMK 405'ten farkı. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığına dayalı kısıtlamada (TMK 405) kişinin çoğu zaman ayırt etme gücü de yoktur. TMK 406'ya göre kısıtlanan kişi ise genellikle ayırt etme gücüne sahiptir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, TMK 406'ya dayalı kısıtlamanın kişiyi "sınırlı ehliyetsiz" konuma getirdiğini, TMK 405'e dayalı kısıtlamanın ise tam ehliyetsizliğin tespiti anlamına geldiğini ve iki kısıtlamanın farklı hukuki sonuçlar doğurduğunu belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 01.10.2013, E. 2012/25237, K. 2013/22394). Ayırt etme gücüne sahip kısıtlı, yasal temsilcisinin rızası olmadan kendi işlemleriyle borç altına giremez; karşılıksız kazanmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada bu rıza gerekmez (TMK 16).

Savurganlık ve Kötü Yönetim Nedir? Mal Satmak Tek Başına Yeter mi?

Yargıtay'ın ölçütü. Savurganlık sebebiyle kısıtlama için kişinin malî gücünü hesaba katmadan ve geleceğini düşünmeden gereksiz harcamalar yapması, malvarlığını bu yolla elden çıkarmış olması ve bunun kendisini veya ailesini darlık ve yoksulluk tehlikesine sokması gerekir; bunlar yoksa kişi savurgan sayılamaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu ölçütle, kendisinden yaşça küçük biriyle evlenen ve bir taşınmazını tapuda değerini düşük göstererek satan kişi hakkındaki kısıtlama kararını bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 14.01.2013, E. 2012/26192, K. 2013/335).

Yakınlara devir. Kısıtlanması istenen kişinin taşınmazını çocuğuna ve torununa devretmesi ve bunun nedenini açıklayabilmesi karşısında Yargıtay 18. Hukuk Dairesi savurganlık ve kötü yönetimin ispatlanmadığını, başka delil de bulunmadığından talebin reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 18. HD, 17.03.2016, E. 2016/1529, K. 2016/4628). Ailesi içinde malvarlığını paylaştıran yaşlı bir kişinin bu tercihi, tek başına kötü yönetim sayılmaz.

Mahkeme neyi araştırır? Satılan malların yanında geride kalan malvarlığı, satış bedelleri ile taşınmazların gerçek değeri ve banka hesaplarında olağanüstü harcama bulunup bulunmadığı denetime elverişli biçimde belirlenmelidir. Yargıtay, kişinin bazı harcamalar yapmış olmasına karşın geride kalan malvarlığı gözetildiğinde darlık ve yoksulluk tehlikesinin araştırılmadığı dosyada verilen kısıtlama kararını bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 26.10.2021, E. 2021/5985, K. 2021/7772). Gerekçede kişinin ispatlanan hangi fiilleri nedeniyle malvarlığını kötü yönettiğinin gösterilmesi, elden çıkarıldığı iddia edilen taşınmazların tapu kayıtları ile akit tablolarının ve varsa icra dosyalarının getirilmesi ve kişinin açıklamasının alınması gerekir (Yargıtay 8. HD, 17.12.2018, E. 2018/14381, K. 2018/20278).

Akıl sağlığı raporu olumsuz çıksa bile. Kısıtlama istemi hem TMK 405'e hem TMK 406'ya dayanıyorsa, sağlık kurulu raporu akıl hastalığı bulunmadığını söylese de mahkeme malvarlığının kötü yönetildiği iddiasını ayrıca araştırmak zorundadır (Yargıtay 18. HD, 18.04.2016, E. 2015/10875, K. 2016/6066; Yargıtay 8. HD, 13.02.2018, E. 2017/8214, K. 2018/2114). Buna karşılık iki kez bozulan bir dosyada, kişinin bilişsel işlevlerinin normal olduğu, satışların rayice yakın bedelle yapıldığı, kredilerin taşınmaz edinimi için çekildiği ve harcamaların kişinin gücünü aşmadığı anlaşılınca ilk derece mahkemesinin verdiği ret kararı onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 01.11.2024, E. 2024/5290, K. 2024/8133).

Kumar, Bahis ve Alkol Bağımlılığı Kısıtlama Sebebi mi?

Bahis oynamak tek başına yetmez. Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, eşinin bahis oynadığını ileri süren kişinin başvurusunda verilen kısıtlama kararını bozmuş; bahis oyunları oynamanın tek başına kısıtlama sebebi olmadığını, kişinin savurgan yaşadığına veya ailesini darlık ve yoksulluğa düşürdüğüne dair delil bulunmadığını belirtmiştir. Daire ayrıca eşlerden biri evlilik birliğinden doğan malî yükümlülüklerini yerine getirmiyorsa veya ailenin ekonomik varlığının korunması gerekiyorsa, diğer eşin istemi üzerine hâkimin bu eşin tasarruf yetkisini sınırlayabileceğini hatırlatmıştır (Yargıtay 18. HD, 10.03.2016, E. 2015/9087, K. 2016/4221; TMK 199).

İddia somut delille ispatlanmalıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2026'da, kişinin kumar alışkanlığı nedeniyle kendisini ve ailesini darlık ve yoksulluğa düşürme tehlikesine sokabileceğine ilişkin olarak başvuranın beyanı dışında dosyada bilgi ve belge bulunmadığını belirterek kısıtlama kararını bozmuştur (Yargıtay 2. HD, 16.04.2026, E. 2026/2964, K. 2026/4261). Banka hareketleri, borç ve icra kayıtları, satılan mallar ve tanık anlatımları bu tür dosyalarda belirleyicidir. Eşinin kumar alışkanlığı nedeniyle boşanmayı düşünenler için kumar oynayan eşten boşanma rehberi ayrıca yol gösterir.

Bahis harcamaları ve yasal danışman. Kısıtlama her zaman tek seçenek değildir. Bahis harcamaları ve ödenmeyen kamu borcu nedeniyle kısıtlama istenen bir dosyada ilk derece mahkemesi, bozmadan sonra alınan bilirkişi raporuna dayanarak savurganlık ve kötü yönetimin (maddi şart) bulunduğunu, ancak vesayetin ağır müdahalesini gerektirecek yoğunlukta olmadığını; orantılılık ilkesi gereği kişiye yasal danışman atanmasının yeterli olduğunu kabul etmiş, karar Yargıtay'ca onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 13.09.2023, E. 2023/5386, K. 2023/3911).

Alkol ve uyuşturucu bağımlılığı. Bağımlılık iddiasında mahkeme önce bağımlılığın varlığını tıbbi olarak tespit ettirmelidir. Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, eşinin alkol bağımlılığı nedeniyle açılan davada sağlık kurulu raporu alınması, bağımlılık varsa kişinin kendisini ve ailesini darlık ve yoksulluk tehlikesine sokup sokmadığının ve bu yüzden korunmaya muhtaç olup olmadığının malvarlığı re'sen araştırılarak belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 18. HD, 15.02.2016, E. 2015/23049, K. 2016/2391). Bağımlılık nedeniyle toplum için tehlike oluşturan ergin, kişisel korunması başka şekilde sağlanamıyorsa tedavisi için elverişli bir kuruma da yerleştirilebilir; bu, kısıtlamadan ayrı bir koruma önlemidir (TMK 432).

Usul: Kişi Mutlaka Dinlenir, Deliller Somut Olmalıdır

Dinleme zorunludur. Bir kimse dinlenilmeden savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimi veya isteği sebebiyle kısıtlanamaz (TMK 409/1). Akıl hastalığından farklı olarak burada kanun hâkime takdir yetkisi tanımaz. Yargıtay, dinleme zorunluluğunun bulunduğu bir kısıtlama dosyasında kişinin yargılama sırasında dinlenmediğini ve kısıtlanmak isteyip istemediğinin sorulmadığını belirterek kararı bozmuştur (Yargıtay 8. HD, 25.01.2018, E. 2017/7986, K. 2018/1389).

Re'sen araştırma. Vesayet işleri kamu düzenine ilişkindir; hâkim taraflarca gösterilen delillerle sınırlı kalmaz, tapu, banka, icra ve kolluk kayıtlarını kendiliğinden getirtir ve gerekirse mali bilirkişi incelemesi yaptırır. Resmî sağlık kurulu raporu kanunen yalnız akıl hastalığı veya akıl zayıflığı için zorunludur (TMK 409/2); ancak bağımlılık iddiasında bağımlılığın tespiti için rapor istenmektedir (Yargıtay 18. HD, 15.02.2016, E. 2015/23049, K. 2016/2391). Savurganlık ve kötü yönetim ise hukuki bir değerlendirmedir ve bu konudaki delilleri tartışmak mahkemeye aittir.

Gerekçe. Kısıtlama kararı, kişinin hangi somut ve ispatlanmış davranışları nedeniyle savurgan sayıldığını veya malvarlığını kötü yönettiğini göstermelidir (Yargıtay 8. HD, 17.12.2018, E. 2018/14381, K. 2018/20278). Hüküm ile gerekçe arasında çelişki de bozma sebebidir: Yargıtay, TMK 406 kısıtlısının vesayetin kaldırılması istemi üzerine hüküm fıkrasında TMK 405'e göre yeniden kısıtlama kararı verilip gerekçede TMK 406'ya dayanılan kararı bozmuştur (Yargıtay 8. HD, 18.06.2019, E. 2019/3307, K. 2019/6124).

Görev, yetki ve kanun yolu. İstem, kısıtlanması istenen kişinin yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesinde görülür; karara karşı iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir ve vesayet işlerinde bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir. Kanun yolu ve ilan kuralları için TMK 405 şerhine bakabilirsiniz.

Kısıtlama Yerine Yasal Danışman veya Tasarruf Sınırlaması

Yasal danışman. Kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla beraber korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanması gerekli görülen ergin kişiye; dava açma ve sulh olma, taşınmaz alım satımı ve üzerinde ayni hak kurulması, kıymetli evrak işlemleri, olağan yönetim dışındaki yapı işleri, ödünç verme ve alma, ana parayı alma, bağışlama, kambiyo taahhüdü ve kefalet gibi işlerde görüşü alınmak üzere yasal danışman atanır (TMK 429). Yasal danışman, vasiden farklı olarak kişiyi temsil etmez; kişi bu işleri danışmanın görüşüyle yapar.

Rapor müşavir öneriyorsa. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, heyet raporunun vasi atanmasını gerekli görmeyip bir müşavir atanmasını önerdiği dosyada, yalnız duruşmadaki gözleme dayanarak talebi reddeden kararı bozmuş ve yasal danışman atanması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, 23.01.2018, E. 2017/7782, K. 2018/1169).

Terditli talep mutlaka karara bağlanır. Başvuran, kısıtlama kabul edilmezse yasal danışman atanmasını da istemişse mahkeme bu talebi ayrıca değerlendirmelidir. Yetmiş yaşındaki annesinin mallarını satmaya başladığını ileri süren çocuğun başvurusunda TMK 405 ve 406 yönünden ret kararı yerinde görülmüş, ancak yasal danışmanlık talebi hakkında değerlendirme yapılmadığı için hüküm bozulmuştur (Yargıtay 8. HD, 22.01.2018, E. 2017/8856, K. 2018/1008).

Servet ve okuma yazma bilmemek yetmez. Yasal danışmanlık da fiil ehliyetinin sınırlanmasıdır ve gerçek bir koruma ihtiyacına dayanmalıdır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, malvarlığının çokluğu ve okuma yazma bilmemesi gerekçesiyle yasal danışman atanan kişi hakkındaki kararı, kolluk araştırmasında savurganlık, bağımlılık ve kötü yönetim saptanmadığı için bozmuştur (Yargıtay 8. HD, 20.02.2018, E. 2017/10055, K. 2018/2525).

Eşler arasında tasarruf sınırlaması. Sorun eşlerden birinin aile bütçesini tehlikeye sokan harcamalarıysa kısıtlamadan daha hafif bir yol vardır: ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan malî bir yükümlülüğün yerine getirilmesi gerektirdiği ölçüde, diğer eşin istemi üzerine hâkim, belirleyeceği malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak onun rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir; taşınmazlarda bu durum tapu kütüğüne şerh edilir (TMK 199).

406 Kısıtlısının İşlemleri, İlan ve Diğer Davalar

Kısıtlının işlemleri. TMK 406'ya göre kısıtlanan kişi ayırt etme gücüne sahipse vasinin rızası olmadan kendi işlemleriyle borç altına giremez; karşılıksız kazandırmaları kabul edebilir ve kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarını kendisi kullanır (TMK 16). Önemli işlemlerde vasi ayrıca vesayet makamının iznini almak zorundadır (TMK 462).

İlanın önemi. Kısıtlama kararı kesinleşince kısıtlının yerleşim yerinde ve nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilan olunur ve ilandan önce iyiniyetli üçüncü kişileri etkilemez (TMK 410). Bu kural TMK 406 kısıtlamasında özellikle önemlidir; çünkü ayırt etme gücü yerinde olan kişinin işlemleri için TMK 410/3'teki istisna uygulanmaz. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, savurganlık nedeniyle kısıtlanan kişinin karardan sonra düzenlediği bonodan, kısıtlama ilan edilmediği için iyiniyetli alacaklıya karşı sorumlu olduğuna hükmetmiştir (Yargıtay 12. HD, 11.05.2015, E. 2015/11249, K. 2015/13095).

Başka davalarda. TMK 406'ya göre kısıtlanan kişi hakkında sonradan akıl hastalığı belirtileri ortaya çıkarsa, davaya bakan mahkeme bu durumu kendisi karara bağlamaz. Yargıtay, kötü yönetim nedeniyle kısıtlanıp velayet altında bırakılan eş hakkında heyet raporu vesayeti önerdiğinde, boşanma mahkemesinin TMK 405'e göre kısıtlama için sulh hukuk mahkemesine ihbarda bulunup sonucunu beklemesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 01.10.2013, E. 2012/25237, K. 2013/22394).

406 Kısıtlaması Nasıl Kaldırılır? Bir Yıllık Şart (TMK 475)

Kısıtlı ve ilgililerden her biri vesayetin kaldırılmasını isteyebilir (TMK 472). TMK 406'ya göre kısıtlanan kişi için kanun ayrıca bir bekleme şartı koyar:

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 475 — Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kısıtlanmış olan kişinin vesayetin kaldırılmasını isteyebilmesi, en az bir yıldan beri vesayet altına alınmasını gerektiren sebeple ilgili olarak bir şikâyete meydan vermemiş olmasına bağlıdır.

Araştırma yüzeysel olamaz. Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, alkol bağımlılığı nedeniyle kısıtlanan kişinin kaldırma isteminde vasi bağımlılığın sürdüğünü bildirmiş ve mahkeme de kişinin hastaneye sevkine gerek görmüşken, rapor sonucu beklenmeden ve tanıklar dinlenmeden yalnız kolluk araştırmasına dayanılarak verilen kaldırma kararını bozmuştur (Yargıtay 18. HD, 08.02.2016, E. 2015/22724, K. 2016/1635).

Sebep sürüyorsa kısıtlılık devam eder. Savurganlık ve alkol bağımlılığı nedeniyle kısıtlanan kişinin kaldırma isteminde, tedavinin sağlanamadığı, bağımlılığın tanık ve kolluk araştırmasıyla da doğrulandığı ve bu nedenle darlık ve yoksulluk tehlikesinin sürdüğü gerekçesiyle verilen kısıtlılığın devamı kararı Yargıtay'ca onanmıştır (Yargıtay 8. HD, 17.09.2019, E. 2019/4442, K. 2019/7641). Kaldırma aşamasında başka bir kısıtlama sebebi, örneğin bir akıl hastalığı belirtisi ortaya çıkarsa mahkeme bunu da re'sen araştırır (Yargıtay 8. HD, 14.01.2019, E. 2018/15143, K. 2019/277).

İlan. Kısıtlama ilan edilmişse kaldırılması da ilan olunur; fiil ehliyetinin yeniden kazanılması ise ilanın yapılmasına bağlı değildir (TMK 473).

TMK 406 Yargıtay kararları

Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 15 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve konularına göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları bulundukları grubun başında yer alır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.

Karar seçimi hakkında

Sayfaya 15 Yargıtay kararı kart olarak alınmıştır: kısıtlamanın şartları (Hukuk Genel Kurulunun 2012, 2. Hukuk Dairesinin 2013 tarihli iki ve 18. Hukuk Dairesinin 2016 tarihli kararları), malvarlığının araştırılması (2. Hukuk Dairesi 2021, 8. Hukuk Dairesi 2018, 18. Hukuk Dairesi 2016), kumar, bahis ve alkol (18. Hukuk Dairesinin 2016 tarihli iki kararı, 2. Hukuk Dairesi 2026), yasal danışman (8. Hukuk Dairesinin 2018 tarihli üç kararı) ve kısıtlamanın kaldırılması (18. Hukuk Dairesi 2016, 8. Hukuk Dairesi 2019). Kararların tamamı tam metinden okunmuş ve OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. ATIF NOTLARI: 8. Hukuk Dairesinin 17.09.2019 tarihli kararı onama kararıdır, gerekçe ilk derece mahkemesine aittir. Hukuk Genel Kurulunun 2012 tarihli kararı Özel Daire gerekçesini benimsemiştir. Yasal danışman atayan 2023 tarihli onama kararı, yayımlanan metninde tarih ve oy satırı bulunmadığı için yalnız metinde anılmıştır. Oy çokluğuyla verilen Hukuk Genel Kurulu kararları kullanılmamıştır.

Kısıtlamanın şartları

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi

Savurganlık, parasal gücü aşan, bilinçsiz, amaçsız ve aşırı gider eğiliminin alışkanlığa dönüşmesi; kötü yönetim ise malvarlığını ciddi olarak tehlikeye düşürmedir; taşınmazın çocuğa ve toruna devri bu şartları tek başına karşılamaz

Olay: Kısıtlanması istenen kişi bir taşınmazını oğluna ve torununa devretmiş ve devrin nedenini açıklamıştır. Sulh hukuk mahkemesi kişinin TMK 406 uyarınca kısıtlanmasına karar vermiş; karar kısıtlananın vekili ve vasi adayları tarafından temyiz edilmiştir.

Karar: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, TMK 406'ya göre kısıtlama için sebeplerden biri nedeniyle kişinin kendisini veya ailesini darlık ya da yoksulluk tehlikesine sokması ve bu yüzden devamlı korunmaya muhtaç olması ya da başkalarının güvenliğini tehdit etmesi gerektiğini belirtmiştir. Devirle ilgili açıklama karşısında savurganlık ve kötü yönetimin ispatlanmadığını, başka delil de bulunmadığından talebin reddedilmesi gerektiğini belirterek kısıtlama kararını oy birliğiyle bozmuştur.

“Savurganlık, kendi parasal gücünü aşan, bilinçsiz, amaçsız ve aşırı derecede giderler yapma eğilimi ve bunun alışkanlığa dönüşmesi, kötü yönetim ise, yararını düşünmeden malvarlığını ciddi olarak tehlikeye düşürme durumudur.”

Ne anlama geliyor?

Ailesine mal devreden yaşlı bir kişi, sırf bu nedenle savurgan sayılıp kısıtlanamaz.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Savurganlık için malî güç hesaba katılmadan ve gelecek düşünülmeden yapılan gereksiz harcamalarla malvarlığının elden çıkarılması ve bunun darlık ve yoksulluk tehlikesi yaratması gerekir; yaşça küçük biriyle evlenmek ve bir taşınmazı düşük bedel göstererek satmak savurganlık değildir

Olay: Kısıtlanması istenen kişi kendisinden yaşça küçük biriyle evlenmiş ve bir taşınmazını tapuda değerini düşük göstererek üçüncü bir kişiye satmıştır. Sulh hukuk mahkemesi kişinin savurganlık nedeniyle kısıtlanmasına karar vermiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, savurganlık nedeniyle kısıtlamanın şartlarını sayarak bu şartlar yoksa kimsenin savurgan sayılamayacağını, somut olaydaki evlilik ve satışın kişinin savurgan olduğunu göstermediğini belirtmiş; davanın reddi gerekirken yetersiz gerekçeyle verilen kısıtlama kararını oy birliğiyle bozmuştur.

Karardan alıntı (aç)

“Türk Medeni Kanununun 406. maddesinde yer alan savurganlık sebebiyle bir kişinin kısıtlanabilmesi için; mali gücünü hesaba katmadan ve geleceğini düşünmeden gereksiz harcamalar yapması ve mal varlığını bu yolla elden çıkarmış olması, bunun da kendisini veya ailesini darlık ve yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açmış bulunması gerekir.”

Ne anlama geliyor?

Ailenin onaylamadığı bir evlilik veya satış, kişiyi savurgan saymak için yeterli değildir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Kısıtlanması istenen kişinin tek taşınmazını satmış olması tek başına vesayet altına alınmasını gerektirmez; TMK 406'daki diğer hâller ciddi delillerle ispatlanmalıdır

Olay: Sulh hukuk mahkemesi, tek taşınmazını satan kişinin TMK 406 uyarınca vesayet altına alınmasına karar vermiş; Özel Dairenin bozmasına karşın önceki kararında direnmiştir.

Karar: Özel Daire bozma kararında, tek taşınmazın satılmasının tek başına vesayeti gerektirmediğini ve maddedeki diğer hâllerin varlığını kabule yeterli ciddi delil ve olgu bulunmadığını belirtmişti. Hukuk Genel Kurulu bu gerekçeyi benimseyerek direnme kararını oy birliğiyle bozmuştur.

“Kısıtlanması talep edilen davalının 2006 yılında tek taşınmazını satmış olması tek başına vesayet altına alınmasını gerektirmez.”

Ne anlama geliyor?

Bir malın satılması, kişinin kısıtlanması için tek başına delil değildir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir; alıntı Hukuk Genel Kurulunca benimsenen Özel Daire (2. HD 31.10.2011) bozma gerekçesindendir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

TMK 406'ya dayalı kısıtlama kişiyi sınırlı ehliyetsiz konuma getirir, TMK 405'e dayalı kısıtlama tam ehliyetsizliğin tespitidir; kötü yönetim nedeniyle kısıtlı kişi hakkında akıl hastalığı raporu varsa boşanma mahkemesi sulh hukuka ihbarda bulunup sonucu beklemelidir

Olay: Karşılıklı boşanma davasında Yargıtay'ın önceki bozması üzerine erkek sağlık kuruluna sevk edilmiş ve heyet raporu vesayet altına alınmasının uygun olduğunu bildirmiştir. Bu sırada erkek, başka bir dosyada kötü yönetim nedeniyle TMK 406 uyarınca kısıtlanmış ve babasının velayeti altında bırakılmıştır. Mahkeme yargılamaya devam ederek boşanma davaları hakkında hüküm kurmuştur.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, ergin bir kişinin kısıtlanmasının sınırlı ehliyetsizlik (TMK 406) veya tam ehliyetsizliğin tespiti (TMK 405) şeklinde olabileceğini ve bunların farklı sonuçlar doğurduğunu belirtmiştir. Akıl hastalığı nedeniyle kısıtlama hâlinde kişinin fiil ehliyetinin ortadan kalkacağını gözeterek, TMK 405'e göre kısıtlama için sulh hukuk mahkemesine ihbarda bulunulması ve sonucunun beklenmesi gerektiği gerekçesiyle hükmü oy birliğiyle bozmuştur.

“Kişinin, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebine dayalı olarak kısıtlanması (TMK md.405) ile savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim sebebine dayalı olarak (TMK md.406) kısıtlanması farklı hukuki sonuçlar doğurmaktadır.”

Ne anlama geliyor?

Kötü yönetim nedeniyle kısıtlı kişi ile akıl hastalığı nedeniyle kısıtlı kişinin hukuki durumu aynı değildir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir; dosya eski temyiz usulüne tabidir. Kişi, yer ve kurum bilgileri ile sağlık ayrıntıları aktarılmamıştır.

Malvarlığının araştırılması

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Kötü yönetim nedeniyle kısıtlamada yapılan harcamalar kadar geride kalan malvarlığı, satış bedelleri, taşınmazların gerçek değeri ve banka hesap hareketleri denetime elverişli biçimde araştırılmalıdır

Olay: Sulh hukuk mahkemesi, kişinin yaşı, yaptığı taşınmaz satışları ve çektiği krediler nedeniyle malvarlığını kötü yönettiği ve kendisini ile ailesini darlık ve yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açtığı gerekçesiyle TMK 406 uyarınca kısıtlanmasına karar vermiştir. Kişinin satılan taşınmazlar dışında başka taşınmazları da bulunmaktadır.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kişinin bir kısım harcama yapmış olsa da geride kalan malvarlığı gözetildiğinde tasarrufların darlık ve yoksulluk tehlikesine yol açıp açmadığının araştırılmadığını, satış bedelleri, mevcut taşınmazların gerçek değerleri ve banka kayıtlarında olağanüstü harcama bulunup bulunmadığının Yargıtay denetimine imkân verecek şekilde belirlenmediğini belirterek kısıtlama kararını oy birliğiyle bozmuştur.

“kısıtlı adayı bir kısım harcama yapmışsa da, geride kalan malvarlığı da göz önünde bulundurulduğunda tasarrufların kendisini veya ailesini darlık ve yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açıp açmadığına yönelik yeterli araştırma yapılmadığı”

Ne anlama geliyor?

Mahkeme yalnız satılan mallara değil, kişinin elinde kalan malvarlığına da bakar.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Aynı dosyanın bozma sonrası seyrinde verilen ret kararı 2. HD 01.11.2024, E. 2024/5290, K. 2024/8133 ile onanmıştır. Kişi bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Kötü yönetim ve savurganlık nedeniyle kısıtlama kararında kişinin ispatlanan hangi fiilleri nedeniyle bu sonuca varıldığı gösterilmeli; taşınmaz kayıtları, akit tabloları ve icra dosyaları getirilip kişinin açıklaması alınmalıdır

Olay: Yakını, kısıtlanması istenen kişinin yeniden evlendiğini ve mülklerinin sattırıldığını ileri sürmüştür. Bozma üzerine sulh hukuk mahkemesi, kişinin malvarlığını kötü yönettiği ve savurgan olduğu gerekçesiyle kısıtlamaya karar vermiş; karar kısıtlı adayı tarafından temyiz edilmiştir.

Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, kararda kişinin ispatlanan hangi fiillerinden dolayı malvarlığını kötü yönettiğinin ve savurganca davrandığının kabul edildiğinin anlaşılamadığını belirtmiştir. Elden çıkarıldığı iddia edilen taşınmazların kayıt ve akit tablolarının, varsa icra takip dosyalarının getirilmesi ve kişinin açıklaması alındıktan sonra bütün delillerin değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmü oy birliğiyle bozmuştur.

“kısıtlı adayının konuya ilişkin beyanı alındıktan sonra, dosyadaki bütün delillerin değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesidir”

Ne anlama geliyor?

Kısıtlama kararı genel ifadelerle değil, ispatlanmış somut davranışlarla gerekçelendirilmelidir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişisel ve ailevi ayrıntılar aktarılmamıştır.

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi

Adli Tıp Kurumu raporu akıl sağlığı yönünden vasi atanmasını gerekli görmese de dilekçede malvarlığının kötü yönetildiği ileri sürülmüşse mahkeme TMK 406 yönünden re'sen araştırma yapmalıdır

Olay: Bir kişi, ileri yaştaki annesinin malvarlığını kötü yönetmesi nedeniyle de vasi atanmasını istemiştir. Adli Tıp Kurumu raporu vasi atanmasının gerekmediğini bildirince mahkeme başka delil toplamadan talebi reddetmiştir.

Karar: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, vesayet hükümlerinin kamu düzenine ilişkin olduğunu ve re'sen araştırma yapılabileceğini belirterek, malvarlığının kötü yönetildiği iddiası hakkında TMK 406 yönünden re'sen ve tarafların gösterecekleri delillerin toplanması gerekirken eksik incelemeyle verilen ret kararını oy birliğiyle bozmuştur.

Karardan alıntı (aç)

“Vesayet hakkındaki hükümlerin kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece re'sen araştırma yapılabileceği de gözetilerek, Türk Medeni Kanunu'nun 406. maddesinde yer alan hususlar yönünden de re'sen ve tarafların gösterecekleri delillerin toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi yerine eksik inceleme ile davanın reddi doğru görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor?

Akıl sağlığı yerinde çıksa bile malların kötü yönetildiği iddiası ayrıca incelenir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi bilgileri aktarılmamıştır.

Kumar, bahis ve alkol

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi

Bahis oyunları oynamak tek başına kısıtlama sebebi değildir; eşin malî yükümlülüklerini yerine getirmemesi karşısında diğer eş TMK 199 uyarınca tasarruf yetkisinin sınırlanmasını isteyebilir

Olay: Bir kişi, eşinin TMK 406 uyarınca kısıtlanmasını ve kendisinin vasi atanmasını istemiş; sulh hukuk mahkemesi talebi kabul etmiştir. Kısıtlanan eş kararı temyiz etmiştir.

Karar: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, TMK 406'nın şartlarını sayarak bahis oyunları oynamanın tek başına kısıtlama sebebi olmadığını, kişinin savurgan yaşadığına veya malvarlığını kötü yönetip ailesini darlık ve yoksulluğa düşürdüğüne dair delil bulunmadığını belirtmiştir. Eşlerden birinin malî yükümlülüklerini yerine getirmemesi hâlinde diğer eşin istemi üzerine hâkimin tasarruf yetkisini sınırlayabileceğini (TMK 199) hatırlatarak kısıtlama kararını oy birliğiyle bozmuştur.

“Bahis oyunları oynamak tek başına kısıtlama sebebi teşkil etmez.”

Ne anlama geliyor?

Bahis oynayan eş için önce daha hafif önlemler düşünülür; kısıtlama için ağır ve ispatlı bir tablo gerekir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Kumar alışkanlığı nedeniyle darlık ve yoksulluk tehlikesi iddiası yalnız başvuranın beyanıyla ispatlanamaz; TMK 406'nın şartları kesin kanaat oluşturacak şekilde araştırılmalıdır

Olay: Sulh hukuk mahkemesi, kişinin kumar alışkanlığı olduğu ve bu suretle kendisini ve ailesini darlık ve yoksulluğa düşürme tehlikesine sebep olabileceği gerekçesiyle TMK 406 uyarınca kısıtlanmasına karar vermiş; karar kısıtlı adayı tarafından temyiz edilmiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bu iddialara ilişkin olarak başvuran vasi adayının beyanı dışında dosyada başka bir bilgi ve belge bulunmadığını, TMK 406'daki şartların oluşup oluşmadığı konusunda kesin kanaat oluşturacak yeterli bir araştırma yapılmadığını belirterek kısıtlama kararını oy birliğiyle bozmuştur.

“Şöyle ki, kısıtlı adayının kumar alışkanlığı olduğu ve bu suretle kendisini ve ailesini darlık ve yoksulluğa düşürme tehlikesine sebep olabileceğine yönelik davacı/vasi adayının beyanı dışında, dosya kapsamında başka bir bilgi ve belgenin yer almadığı anlaşılmaktadır.”

Ne anlama geliyor?

Kumar iddiası banka kayıtları, borçlar ve tanıklar gibi somut delillerle desteklenmelidir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi

Alkol bağımlılığı nedeniyle kısıtlamada bağımlılık sağlık kurulu raporuyla tespit edilmeli; bağımlılık varsa kişinin kendisini ve ailesini darlık ve yoksulluğa düşürme tehlikesi ve korunmaya muhtaçlığı malvarlığı re'sen araştırılarak belirlenmelidir

Olay: Bir kişi, eşinin alkol bağımlılığı nedeniyle TMK 406 uyarınca kısıtlanmasını istemiş; sulh hukuk mahkemesi talebi kabul etmiş ve karar kısıtlı adayı tarafından temyiz edilmiştir.

Karar: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, kısıtlı adayının alkol bağımlılığı konusunda sağlık kurulu raporu alınması, bağımlılık anlaşılırsa bunun kişiyi ve ailesini darlık ve yoksulluk tehlikesine sokup sokmadığının ve kişinin bu yüzden korunmaya muhtaç olup olmadığının malvarlığı re'sen araştırılarak belirlenmesi gerektiğini belirterek eksik incelemeyle verilen kararı oy birliğiyle bozmuştur.

Karardan alıntı (aç)

“Bahsedilen düzenleme karşısında mahkemece kısıtlı adayının alkol bağımlılığı konusunda sağlık kurulu raporu alınması, kısıtlı adayında alkol bağımlılığı olduğunun anlaşılması halinde kendisini ve ailesini yoksulluk ve darlığa düşürme tehlikesine yol açıp açmadığının bu yüzden korunmaya muhtaç bulunup bulunmadığının, kısıtlı adayının malvarlığı re'sen araştırılmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor?

Bağımlılık iddiası tıbbi raporla, ekonomik sonuçları da malvarlığı araştırmasıyla ispatlanır.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi bilgileri aktarılmamıştır.

Yasal danışman

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Heyet raporu vasi atanmasını gerekli görmeyip müşavir atanmasını önermişse mahkeme yalnız duruşmadaki gözlemine dayanarak talebi reddedemez; yasal danışman atanması değerlendirilmelidir

Olay: Kişinin savurganlığı ve malvarlığını kötü yönetmesi nedeniyle kısıtlanması istenmiştir. Heyet raporu hafif bilişsel bozukluk bulunduğunu, vasi atanmasının gerekmediğini ama müşavir atanması gerektiğini bildirmiş; kişi duruşmada kısıtlanmak istemediğini söylemiş ve mahkeme, gözlemine dayanarak talebi reddetmiştir.

Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, TMK 406 ve 429'u aktararak heyet raporunda müşavir atanmasının gerekli görüldüğünü, bu durumda kişiye yasal danışman atanması gerekirken mahkemenin yaptığı gözleme dayanarak hüküm kurmasının hatalı olduğunu belirterek kararı oy birliğiyle bozmuştur.

“mahkemece yapılan gözleme istinaden yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozma nedeni yapılmıştır.”

Ne anlama geliyor?

Vasi gerekmese bile rapor destek öneriyorsa mahkeme yasal danışman atanmasını değerlendirir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi ve kurum bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Okuma yazma bilmemek ve malvarlığının çokluğu tek başına fiil ehliyetinin sınırlanmasını gerektirmez; savurganlık, bağımlılık ve kötü yönetim saptanmamışsa yasal danışman da atanamaz

Olay: Kişinin akıl sağlığı ve malvarlığını kötü yönetmesi nedeniyle kısıtlanması, birleşen davada kayyım veya yasal danışman atanması istenmiştir. Kolluk araştırmasında savurganlık, alkol veya uyuşturucu bağımlılığı ve kötü yönetim bulunmadığı bildirilmiş; mahkeme kısıtlama için yeterli sebep bulunmadığını ama malvarlığının çokluğu ve okuma yazma bilmemesi nedeniyle yasal danışman atanmasına karar vermiştir.

Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, kısıtlama sebeplerinin kanunda sınırlı olarak sayıldığını, TMK 429'un ancak koruma ihtiyacı bulunan kişiye uygulanabileceğini belirtmiştir. Okuma yazma bilmemenin ve malvarlığının çokluğunun tek başına fiil ehliyetinin sınırlanmasını gerektirmediğini, kayyım atanmasının şartlarının da oluşmadığını, davanın reddi gerekirken yasal danışman atanmasının doğru olmadığını belirterek kararı oy birliğiyle bozmuştur.

“bir kişinin okuma yazma bilmemesi ve malvarlığının çokluğu tek başına fiil ehliyetinin kısıtlanmasını gerektirmediği gibi, kayyım atanması için de kanunun aradığı şartların oluşmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yasal danışman atanması doğru görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor?

Zengin olmak veya okuma yazma bilmemek, kişinin işlemlerine sınır getirmek için yeterli değildir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi, yer ve kurum bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Kısıtlama talebi reddedilse bile başvuranın terditli olarak istediği yasal danışman atanması ayrıca araştırılıp karara bağlanmalıdır

Olay: Bir kişi, yetmiş yaşındaki annesinin yaşı ve çevresinin etkisiyle mallarını satmaya ve devretmeye başladığını ileri sürerek kısıtlanmasını, bu uygun görülmezse yasal danışman atanmasını istemiştir. Mahkeme TMK 405 ve 406 şartlarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, yasal danışmanlık talebini değerlendirmemiştir.

Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, kısıtlama talebinin reddine yönelik itirazları yerinde görmemiş; ancak vesayet hükümlerinin kamu düzenine ilişkin olduğunu, terditli yasal danışman talebi hakkında hiçbir değerlendirme yapılmadığını belirterek hükmü bu yönden oy birliğiyle bozmuştur.

“yasal danışmanlık gerekip gerekmediği yönünden araştırma ve inceleme yapılıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozma nedeni yapılmıştır.”

Ne anlama geliyor?

Dilekçede kısıtlama yanında yasal danışman da istenirse mahkeme ikisine de cevap vermek zorundadır.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi bilgileri aktarılmamıştır.

Kısıtlamanın kaldırılması

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi

Alkol bağımlılığı nedeniyle kısıtlanan kişinin kaldırma isteminde, bağımlılığın sürdüğü bildirilmiş ve hastaneye sevk gerekli görülmüşse rapor sonucu beklenmeli ve tanıklar dinlenmelidir; yalnız kolluk araştırması yetmez

Olay: Alkol bağımlılığı nedeniyle kısıtlanan kişinin vesayetin kaldırılması istemi üzerine vasi, bağımlılığın sürdüğünü bildirmiş; mahkeme de kişinin rapor için hastaneye sevkine gerek görmüş, ancak yalnız kolluk araştırmasına dayanarak kaldırma kararı vermiştir.

Karar: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, TMK 406 ve 475'i aktararak rapor sonuçlarının beklenmesi, tanıkların dinlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken salt kolluk araştırmasıyla yetinilmesinin yetersiz araştırma olduğunu belirterek kaldırma kararını oy birliğiyle bozmuştur.

“rapor sonuçlarının beklenmesi, tanıkların dinlenmesi ve sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken salt kolluk araştırması yaptırılarak yetersiz araştırma ve eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.”

Ne anlama geliyor?

Kısıtlamanın kaldırılması da en az kısıtlama kadar dikkatli bir araştırmayı gerektirir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

Savurganlık ve alkol bağımlılığı nedeniyle kısıtlanan kişinin bağımlılığı sürüyor ve darlık ve yoksulluk tehlikesi devam ediyorsa kısıtlılığın devamına karar verilir; vasinin şahsına itiraz ise önce vesayet, sonra denetim makamında incelenir

Olay: Kısıtlı, artık alkol almadığını ve vasinin kendisine yardımcı olmadığını ileri sürerek kısıtlamanın kaldırılmasını istemiştir. Bozma sonrası yapılan yargılamada bağımlılık tedavisinin sağlanamadığı, tanık anlatımları ve kolluk araştırmasına göre alkol kullanımının sürdüğü ve kişinin darlık ve yoksulluk tehlikesi içinde olduğu anlaşılmış, mahkeme kısıtlılığın devamına karar vermiştir.

Karar: İlk derece mahkemesi, TMK 406'daki sebeplerin devam ettiği ve kısıtlılığın sona ermesini gerektiren bir durum bulunmadığı gerekçesiyle talebi reddetmiştir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, bozma ilamı doğrultusunda işlem yapıldığını belirterek hükmü onamış; vasinin şahsına yönelik itirazların TMK 422 ve 488 uyarınca önce vesayet makamında, yerinde görülmezse denetim makamında kesin olarak incelenmesi için dosyayı mahkemesine göndermiştir (oy birliği).

“kısıtlılık sebeplerinin devam ettiği kanaatine varılmakla kısıtlılık halinin devamına dair karar verilmiştir”

Ne anlama geliyor?

Bağımlılık ve ekonomik tehlike sürüyorsa kısıtlama kaldırılmaz; vasiden şikâyet ayrı bir yolla incelenir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiş bir onama kararıdır; kısıtlılığın devamına ilişkin gerekçe ve alıntı ilk derece mahkemesine aittir. Kişi, yer ve kurum bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 406 ile ilgili maddeler

  • TMK m. 405 — Akıl hastalığı nedeniyle kısıtlama, sağlık kurulu raporu ve ilan (TMK 405, 409-410)
  • TMK m. 407 — Cezaevindeki hükümlüye vasi veya kayyım atanması (TMK 407, 471)
  • TMK m. 408 — Kendi isteğiyle kısıtlanma ve vasi atanması: yaşlılık, engellilik, ağır hastalık (TMK 408, 428, 476)
  • TMK m. 404 — Küçüklük: velayet altında bulunmayan küçüğe vasi atanması (TMK 404)
  • TMK m. 396 — Vesayet organları: vesayet makamı, denetim makamı, vasi ve kayyım (TMK 396-403)
  • TMK m. 198 — Tasarruf yetkisinin sınırlanması (TMK 198-201)
  • TMK m. 16 — Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar
  • TMK m. 14 — Fiil ehliyetsizliği
  • TMK m. 15 — Ayırt etme gücünün bulunmaması

Uygulamada dikkat edilecekler

Pratik notlar

  1. 1.Bir yakınınızın mallarını elden çıkardığını düşünüyorsanız satış tarihlerini, bedelleri, tapu kayıtlarını, banka hareketlerini ve varsa borç ve icra kayıtlarını toplayın; mahkeme geride kalan malvarlığına da bakacaktır.
  2. 2.Tek bir satış, yakınlara yapılan devir veya ailenin onaylamadığı bir evlilik tek başına kısıtlama sebebi değildir; davranışın kişiyi darlık veya yoksulluk tehlikesine soktuğunu gösterin.
  3. 3.Kumar veya bahis iddiasını yalnız kendi beyanınıza dayandırmayın; hesap dökümleri, borç kayıtları ve tanıklarla destekleyin.
  4. 4.Alkol veya uyuşturucu bağımlılığı iddiasında sağlık kurulu raporu alınacağını, ekonomik sonuçların da ayrıca araştırılacağını bilin.
  5. 5.Dilekçede kısıtlama yanında "olmazsa yasal danışman atanması" talebini de açıkça yazın; mahkeme bu talebi ayrıca karara bağlamak zorundadır.
  6. 6.Sorun eşin harcamalarıysa kısıtlama yerine aile mahkemesinden eşin belirli mallar üzerindeki tasarruf yetkisinin sınırlanmasını isteyebilirsiniz (TMK 199).
  7. 7.Kısıtlanan kişiyseniz, kısıtlamaya sebep olan davranışla ilgili en az bir yıl şikâyete yol açmadığınızı gösterebildiğinizde vesayetin kaldırılmasını isteyebilirsiniz.

Konuyla ilgili yazılar

Sıkça Sorulan Sorular

Atanabilir; ancak kişinin malî gücünü aşan, amaçsız ve alışkanlık hâline gelmiş harcamalarla kendisini veya ailesini darlık ya da yoksulluk tehlikesine soktuğu ve bu yüzden devamlı korunmaya muhtaç olduğu ispatlanmalıdır (TMK 406). Yargıtay tek bir taşınmazın satılmasını, yakınlara devri veya ailenin onaylamadığı bir evliliği tek başına savurganlık saymaz. Kişi mutlaka dinlenir ve malvarlığı re'sen araştırılır.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.