Kısa cevap · TMK 408
Yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin, kısıtlanmasını ve kendisine vasi atanmasını isteyebilir (TMK 408). Bu kısıtlamanın dayanağı kişinin kendi iradesidir: akıl hastalığı aranmaz, ama istek tek başına yetmez; sebep ve işlerini yönetememe ispatlanmalıdır. Kişinin davayı bizzat açması gerekmez, yakınının açtığı davada isteğini bildirmesi yeterlidir. Mahkeme kişiyi dinlemeden karar veremez (TMK 409/1); kişi kısıtlanmayı kabul etmezse istek üzerine kısıtlama kararı verilemez. Kısıtlanan kişi ayırt etme gücüne sahip olduğundan sınırlı ehliyetsizdir ve vasisinin rızası olmadan borç altına giremez. Vesayet, kısıtlamayı gerektiren sebep ortadan kalkınca kaldırılır (TMK 476). Kısıtlanmadan yardım almak isteyen kişiye kendi isteği üzerine kayyım da atanabilir; bu, fiil ehliyetini etkilemez (TMK 428, 458).
Bu sayfada neler var? (15 bölüm)
- TMK 408 madde metni
- Değişiklik geçmişi
- TMK 408 Ne Düzenler? Kendi İsteğiyle Kısıtlanmanın Dört Şartı
- Yaşlılık, Engellilik, Ağır Hastalık, Deneyimsizlik: Yargıtay Hangi Durumları 408 Kapsamında Gördü?
- Davayı Kim Açar, Hangi Mahkemeye? Kişinin Dinlenmesi Zorunluluğu (TMK 409/1)
- Yaşlı Anne veya Baba İstemezse Vasi Atanır mı? İsteğin Yokluğu ve İstekten Dönme
- Vasi Kim Olur? Kendi İsteğiyle Kısıtlanan Kişi Neleri Yapabilir, Neleri Yapamaz?
- Evde Bakım Yardımı ve Hasta Bakıcı İçin Vasi Şart mı? Vekaletname, Kayyım ve Yasal Danışman
- Kendi İsteğiyle Kayyım Atanması (TMK 428): Kısıtlanmadan Yardım Almak
- Kendi İsteğiyle Konulan Vesayet Nasıl Kaldırılır? TMK 476 ve Kanun Yolları
- TMK 408 Yargıtay kararları
- TMK 408 ile ilgili maddeler
- Uygulamada dikkat edilecekler
- Konuyla ilgili yazılar
- Sıkça sorulan sorular
Temel kavramlar
- İsteğe bağlı kısıtlama
- Kişinin kendi isteğine dayanan kısıtlama; kanun bunu "istek üzerine" kısıtlama (TMK 408) ve "isteğe bağlı kısıtlama sebepleri" (TMK 428) diye anar.
- Dört sebep
- Yaşlılık, engellilik, deneyimsizlik ve ağır hastalık; akıl hastalığı veya akıl zayıflığı aranmaz (bunlar TMK 405'in konusudur).
- İspat
- İstek yetmez; kişinin bu sebeplerden biri nedeniyle işlerini gerektiği gibi yönetemediği sağlık raporu, tanık ve diğer delillerle ispatlanmalıdır.
- Dinleme
- Bir kimse dinlenilmeden isteği sebebiyle kısıtlanamaz (TMK 409/1); dinleme, isteğin gerçekten var olduğunun asıl delilidir.
- Sınırlı ehliyetsizlik
- Ayırt etme gücüne sahip kısıtlının durumu: vasisinin rızası olmadan borç altına giremez, karşılıksız kazanma ve kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar serbesttir (TMK 16).
- İstek üzerine kayyım
- İsteğe bağlı kısıtlama sebeplerinden biri bulunan ergine kendi isteğiyle atanan kayyım; kişinin fiil ehliyetini etkilemez (TMK 428, 458).
- Vesayetin kaldırılması
- Kendi isteğiyle kısıtlanan kişide, kısıtlamayı gerektiren sebebin ortadan kalkmasına bağlıdır (TMK 476).
Bir bakışta TMK 408
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Sebepler | Yaşlılık, engellilik, deneyimsizlik veya ağır hastalık; akıl hastalığı aranmaz. | TMK m. 408 |
| Sonuç şartı | Kişi bu sebeple işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat etmelidir; istek tek başına yetmez. | TMK m. 408; 2. HD 21.11.2011 |
| Başvuru | Kişi davayı kendisi açabilir; yakınının davasında isteğini bildirmesi de yeterlidir. | 2. HD 21.11.2011 |
| Geç başvuru | Yıllardır aynı durumda olup daha önce kısıtlanmayı istememiş olmak ret sebebi değildir. | 2. HD 05.09.2012 |
| Dinleme | Kişi dinlenmeden isteği sebebiyle kısıtlanamaz; dosya üzerinden karar verilemez. | TMK m. 409/1; 2. HD 21.07.2010; 18. HD 13.06.2013 |
| Gelemeyen kişi | Hâkim kişiyi bulunduğu yerde dinler; beyan hiç alınamıyorsa temsil kayyımı atanır. | TMK m. 426/1; 18. HD 23.06.2014 |
| İstek yoksa | Kişi kısıtlanmayı kabul etmezse istek üzerine kısıtlama kararı verilemez; 405, 406 veya yasal danışmanlık ayrıca incelenir. | 18. HD 29.04.2014; 8. HD 19.09.2017; 8. HD 26.03.2019 |
| İstekten dönme | Kısıtlama kişinin isteğine dayandığından kişi karar kesinleşmeden isteğinden dönebilir. | 18. HD 16.12.2015 |
| Rapor | Yalnız akıl sağlığı raporu yetmez; bedensel durum raporu alınır ve kişi dinlenir. | 18. HD 29.04.2014; 18. HD 07.05.2013 |
| 405 ile ayrım | Akıl hastalığı olmayan engelli kişi 405'e göre değil, isterse 408'e göre kısıtlanır. | 8. HD 25.11.2019; 18. HD 18.03.2014 |
| Vasi seçimi | Kişinin gösterdiği kimse, haklı sebep yoksa vasi atanır; aksi hâlde eş ve yakın hısımlar önceliklidir. | TMK m. 414, 415 |
| Ehliyet | Kısıtlı vasinin rızası olmadan borç altına giremez; evlenme izne bağlı, vasiyet serbest, miras sözleşmesi yasak. | TMK m. 16, 127, 502, 503 |
| Üçüncü kişiler | Kısıtlama ilandan önce iyiniyetli üçüncü kişileri etkilemez; karardan önceki işlemler kural olarak geçerlidir. | TMK m. 410; 11. HD 08.04.2014 |
| İstek üzerine kayyım | Kişi kısıtlanmadan malvarlığının yönetimi için kayyım isteyebilir; fiil ehliyeti etkilenmez. | TMK m. 428, 458; 5. HD 15.09.2022 |
| Kaldırma | Verilmiş kısıtlamanın kaldırılmasında sebebin ortadan kalktığı araştırılır ve rapor alınır; dosya üzerinden karar verilemez. | TMK m. 476; 8. HD 26.01.2017; 18. HD 17.12.2012 |
| Kanun yolu | İki haftalık süre içinde istinaf; bölge adliye mahkemesinin kararı temyiz edilemez. | HMK m. 345, 362/1-ç, 382/2-b-19, 387 |
TMK 408 madde metni
İkinci Kitap: Aile Hukuku › Üçüncü Kısım: Vesayet › Birinci Bölüm: Vesayet Düzeni · İkinci Ayırım: Vesayeti Gerektiren Hâller › B. Kısıtlama › IV. İstek üzerine
Kısıtlama — İstek üzerine (kendi isteğiyle kısıtlanma ve vasi atanması) — Madde 408
- ("engelliliği" ibaresi: 25/4/2013-6462/1 md.)Yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin kısıtlanmasını isteyebilir.
Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Kaynak | Değişiklik |
|---|---|---|
| 22.11.2001 | 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002) | TMK 408 ilk metninde "Yaşlılığı, sakatlığı, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin kısıtlanmasını isteyebilir." hükmünü içeriyordu. İstek üzerine kayyım atanmasını düzenleyen TMK 428 ve kendi isteğiyle kısıtlanan kişinin vesayetinin kaldırılmasını düzenleyen TMK 476 o tarihten bu yana değişmemiştir. |
| 25.04.2013 | 6462 sayılı Kanun m. 1/52-c (RG 03.05.2013, S. 28636) | Kanun ve kanun hükmünde kararnamelerdeki engelli bireylere yönelik ibareleri değiştiren 6462 sayılı Kanunla TMK 408'deki "sakatlığı" ibaresi "engelliliği" olarak değiştirildi; değişiklik yayımı tarihinde yürürlüğe girdi. Aynı Kanun, TMK 313, 340, 417 ve 674'teki benzer ibareleri de değiştirdi. Maddenin anlamı ve koşulları değişmemiştir; 2013 öncesi Yargıtay kararları eski ifadeyle aktarım yapar. |
6462 sayılı Kanundan önceki metin (2002-2013)
Madde 408 — Yaşlılığı, sakatlığı, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin kısıtlanmasını isteyebilir.
TMK 408 Ne Düzenler? Kendi İsteğiyle Kısıtlanmanın Dört Şartı
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı (TMK 405) ile savurganlık, bağımlılık ve kötü yönetim (TMK 406) sebepleri, kişinin isteği aranmadan uygulanır. TMK 408 ise kişinin kendi iradesine dayanır: ayırt etme gücü yerinde olan ama yaşlılık, engellilik, ağır hastalık veya deneyimsizlik nedeniyle işlerini yürütmekte zorlanan ergin, kendisine vasi atanmasını isteyebilir. Uygulamada "kendi isteğiyle vasi atanması", "isteğe bağlı kısıtlama" veya "istek üzerine kısıtlama" diye anılan kurum budur. Cezaevindeki hükümlü için 2024'ten bu yana benzer bir isteğe bağlı düzen ayrıca TMK 407'de yer alır.
Dört şart. Madde ve Yargıtay kararları birlikte okunduğunda kısıtlama için şunlar aranır: (1) kişi ergin olmalıdır (TMK 11); (2) yaşlılık, engellilik, deneyimsizlik veya ağır hastalıktan en az biri bulunmalıdır; (3) kişi bu sebeple işlerini gerektiği gibi yönetememelidir; (4) kişi kısıtlanmayı istemelidir. Sayılan sebeplerin varlığı tek başına yetmez; sebep ile işlerini yönetememe arasındaki bağ ispatlanmalıdır.
İstek yetmez, ispat gerekir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, gözlerinin görmediği ileri sürülen kişinin duruşmada kısıtlanmak istediğini söylediği bir dosyada, isteğin tek başına yeterli olmadığını; kişinin 408'deki durumda bulunduğunu ve bu nedenle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini de ispat etmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 21.11.2011, E. 2011/6557, K. 2011/19218; aynı yönde Yargıtay 2. HD, 26.12.2011, E. 2011/12332, K. 2011/23616). Koşulların gerçekleşmediği bir dosyada ise ret kararı onanmıştır (Yargıtay 2. HD, 27.05.2010, E. 2009/21682, K. 2010/10403).
Hastalık kendi başına sebep değildir. Kanunda sayılan vesayet sebepleri arasında "hastalık" yoktur; ağır hastalık ancak 408'in koşulları gerçekleşirse isteğe bağlı kısıtlama sebebi olur (Yargıtay 18. HD, 07.05.2013, E. 2013/3531, K. 2013/7714). Bu nedenle yalnız engellilik oranını gösteren bir rapor, kişinin isteği ve işlerini yönetemediğinin ispatı olmadan vasi atanması için yetmez.
Geç başvuru engel değildir. Engellilik veya hastalık uzun süredir devam ediyor olabilir. Yargıtay, kaza sonucu yıllardır yürüyemeyen kişinin daha önce kısıtlanmayı istememiş olmasının isteğin reddi için yasal bir sebep olmadığını belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 05.09.2012, E. 2012/1035, K. 2012/20344).
Akıl hastalığı aranmaz. 408'e göre kısıtlanan kişi kural olarak ayırt etme gücüne sahiptir (TMK 13). Kişide akıl hastalığı veya akıl zayıflığı varsa uygulanacak hüküm 405'tir ve kısıtlama ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine verilir (TMK 409/2). Yargıtay, akıl hastalığı bulunmayan engelli kişilerin 405'e göre kısıtlanmasını bu nedenle hatalı bulmaktadır.
Yaşlılık, Engellilik, Ağır Hastalık, Deneyimsizlik: Yargıtay Hangi Durumları 408 Kapsamında Gördü?
Kanun dört sebebi sayar ama tanımlamaz. Yargıtay kararlarındaki olaylar, hangi durumların 408 yönünden değerlendirildiğini somut olarak gösterir. Ortak nokta, kişinin akli yönden yeterli olmasına karşın bedensel durumu, hastalığı veya yaşı nedeniyle günlük ve resmî işlerini başkasının yardımı olmadan yürütememesidir.
- Bedensel engellilik: kaza sonucu yürüyemeyen, tekerlekli sandalyeye bağlı ve fiziki olarak başkasının yardımına ihtiyaç duyan kişi (Yargıtay 2. HD, 05.09.2012, E. 2012/1035, K. 2012/20344); gözleri görmediği için yüzde 92 engelli olan kişi (Yargıtay 8. HD, 25.11.2019, E. 2019/5784, K. 2019/10444); doğuştan yüzde 60 bedensel engelli olup engelliliği ve deneyimsizliği nedeniyle kendi isteğiyle kısıtlanan kişi (Yargıtay 11. HD, 08.04.2014, E. 2013/17406, K. 2014/6850); yatağa bağımlı ve yüzde 96 oranında özürlü kişi (Yargıtay 18. HD, 29.04.2014, E. 2014/2557, K. 2014/7974).
- Ağır hastalık: diyabet nedeniyle bacağı dizaltından kesilmiş, yüzde 80 vücut fonksiyon kaybı bulunan ve kısıtlanmak istediğini açıkça söyleyen ileri yaştaki kişi (Yargıtay 18. HD, 25.03.2013, E. 2013/3280, K. 2013/4576); epilepsi ve kalp rahatsızlığı nedeniyle bakıma ihtiyacı olduğunu söyleyen kişi (Yargıtay 8. HD, 15.01.2018, E. 2017/8000, K. 2018/366); ileri derecede solunum yetmezliği bulunan ve kendi işlerini göremediğini beyan eden kişi (Yargıtay 18. HD, 10.10.2013, E. 2013/11384, K. 2013/13313).
- Yaşlılık: senilite tanısı konulan ileri yaştaki kişi (Yargıtay 18. HD, 11.09.2014, E. 2014/11130, K. 2014/12522); beyin damar olayı geçirmiş, akli yönden yeterli ama fiziksel rahatsızlığı nedeniyle sürekli yardıma muhtaç ileri yaştaki kişi (Yargıtay 18. HD, 28.03.2013, E. 2013/1504, K. 2013/4919); oturumdaki beyanı ve adli tıp raporu birlikte değerlendirildiğinde kısıtlanmayı istemekte haklı bulunan 1929 doğumlu kişi (Yargıtay 2. HD, 09.02.2011, E. 2010/11947, K. 2011/1970).
- Deneyimsizlik: seksen bir yaşında, okuma yazma bilmeyen ve yaşlılığı ile deneyimsizliği nedeniyle mallarını idare edemediği ileri sürülen kişi (Yargıtay 18. HD, 18.11.2014, E. 2014/9878, K. 2014/16532).
405 ile 408'in ayrımı. Akıl hastalığı olmayan bir kişinin 405'e göre kısıtlanması Yargıtay'ca hatalı bulunmaktadır. Yalnız görme engeli bulunan kişinin 405'e göre kısıtlanması sonradan maddi hata olarak düzeltilmiş (Yargıtay 8. HD, 25.11.2019, E. 2019/5784, K. 2019/10444); psikiyatrik açıdan vasi gerekmediği, ancak ağır hareket bozukluğu nedeniyle vasi gerektiği bildirilen genç bir erginde de 405 yerine 408'e göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir (Yargıtay 18. HD, 18.03.2014, E. 2013/20185, K. 2014/4990). 405'e göre verilmiş kısıtlama, akıl hastalığı bulunmadığı anlaşıldığı için kaldırılırken kişinin fiziksel rahatsızlığı nedeniyle sürekli yardıma muhtaç olduğu ve vasi istediği anlaşılıyorsa, bu kez 408'e göre kısıtlama kararı verilmesi gerekir (Yargıtay 18. HD, 28.03.2013, E. 2013/1504, K. 2013/4919).
Hangi rapor? Resmî sağlık kurulu raporu şartı kanunda yalnız akıl hastalığı ve akıl zayıflığı için öngörülmüştür (TMK 409/2); 408'de ise kişinin durumu her türlü delille ispatlanabilir ve sağlık raporları bu ispatın temel aracıdır. Yargıtay, yatağa bağımlı kişi için yalnız akıl hastalığı yönünden alınan raporla yetinilemeyeceğini, bedensel durumu hakkında Adli Tıp Kurumundan rapor alınması ve kişinin dinlenmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 18. HD, 29.04.2014, E. 2014/2557, K. 2014/7974). Tersine, akıl sağlığı değerlendirmesi içermeyen bir engelli sağlık kurulu raporu da 405'e göre kısıtlamaya dayanak yapılamaz (Yargıtay 8. HD, 25.01.2018, E. 2017/7986, K. 2018/1389). Raporda "vasi gerekmez" yazması da kişinin beyanı ve ağır hastalığı karşısında 408 yönünden değerlendirme yapılmasını engellemez (Yargıtay 18. HD, 10.10.2013, E. 2013/11384, K. 2013/13313; Yargıtay 18. HD, 25.03.2013, E. 2013/3280, K. 2013/4576).
Davayı Kim Açar, Hangi Mahkemeye? Kişinin Dinlenmesi Zorunluluğu (TMK 409/1)
Görevli ve yetkili mahkeme. Vesayet makamı sulh hukuk mahkemesidir; yetki kişinin yerleşim yerindeki vesayet dairelerine aittir (TMK 397, 411; ayrıntı için vesayet organları ve yerleşim yeri şerhleri). Vesayet işleri çekişmesiz yargı işidir (HMK 382/2-b-19); niteliğine uygun düştüğü ölçüde basit yargılama usulü uygulanır ve mahkeme kendiliğinden araştırma yapar (HMK 385).
Başvuruyu kim yapar? Kişi davayı kendisi açabilir, ama bu şart değildir. Yargıtay'a göre kişinin bizzat dava açması gerekmez; bir yakınının açtığı davada kısıtlanmak istediğini bildirmesi de yeterlidir. Bu nedenle davanın "aktif husumet yokluğu" gerekçesiyle reddi hatalıdır (Yargıtay 2. HD, 21.11.2011, E. 2011/6557, K. 2011/19218). Yargıtay'a yansıyan dosyaların çoğunda dava çocuk, eş veya bakımı üstlenen bir yakın tarafından açılmış, kişi duruşmada isteğini açıklamıştır.
Dinleme zorunludur. TMK 409/1'e göre bir kimse dinlenilmeden savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimi veya isteği sebebiyle kısıtlanamaz (maddenin tam metni için TMK 405 şerhi). İsteğe bağlı kısıtlamada dinleme, isteğin gerçekten var olup olmadığını ortaya koyan asıl delildir. Yargıtay, kişi dinlenmeden ve kısıtlanmak isteyip istemediği sorulmadan verilen kararları bozmaktadır (Yargıtay 2. HD, 21.07.2010, E. 2010/3790, K. 2010/14976; Yargıtay 8. HD, 20.02.2018, E. 2017/3030, K. 2018/2528); kanun yollarına başvurulmadan kesinleşen böyle bir karar kanun yararına bozulmuştur (Yargıtay 8. HD, 01.10.2018, E. 2018/13203, K. 2018/16570). Duruşma günü kişiye tebliğ edilmeden yokluğunda karar verilmesi de aynı sonucu doğurur (Yargıtay 2. HD, 20.01.2010, E. 2009/10526, K. 2010/1212).
Dosya üzerinden karar verilemez. Bazı mahkemeler, alınan rapora dayanarak duruşma açmadan davayı reddetmiştir. Yargıtay, dosya üzerinden karar verme imkânının (HMK 320/1) ilgiliye tebligat zorunluluğunu kaldırmadığını, kişinin beyanı alınmadan ve kısıtlama nedeni ispatlanmadan karar verilemeyeceğini belirtmiştir (Yargıtay 18. HD, 13.06.2013, E. 2013/8829, K. 2013/10363). Hukuki dinlenilme hakkına (HMK 27) ve Anayasa'nın 36. maddesine dayanan aynı sonuç; yaşlı ve yatalak annesi için vasi isteyen çocuğun (Yargıtay 18. HD, 17.03.2014, E. 2013/20119, K. 2014/4847), annesinin taşınmazlarının hastalığından yararlanılarak satın alınmasından endişe eden ve davası kolluk tutanağındaki menfaat çatışması tespitine dayanılarak reddedilen çocuğun (Yargıtay 18. HD, 04.03.2014, E. 2013/18056, K. 2014/3913), seksen bir yaşındaki büyükannesi için vasi veya yasal danışman isteyen torunun (Yargıtay 18. HD, 18.11.2014, E. 2014/9878, K. 2014/16532) ve babasının yaşlılığı ile akıl zayıflığını ileri süren davacının (Yargıtay 18. HD, 11.05.2015, E. 2015/6518, K. 2015/7932) davalarında da tekrarlanmıştır.
Kişi mahkemeye gelemiyorsa. Yatalak veya ağır hasta kişi duruşmaya getirilemiyorsa hâkim kişiyi bulunduğu yerde dinlemelidir. Beyan alınması hiç mümkün değilse dava reddedilmemeli; hastalığı nedeniyle ivedi işini göremeyen ergin için temsil kayyımı atanması (TMK 426/1) değerlendirilmelidir (Yargıtay 18. HD, 23.06.2014, E. 2014/5449, K. 2014/11140).
Hukuki niteleme hâkime aittir. Dilekçede yalnız "vasi atanması" istenmesi veya yanlış madde gösterilmesi sonucu değiştirmez. Olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelemeyi yapmak hâkime aittir; mahkeme dilekçedeki anlatıma göre davanın 405, 406 veya 408'den hangisine girdiğini kendisi belirler (Yargıtay 18. HD, 13.06.2013, E. 2013/8829, K. 2013/10363; Yargıtay 8. HD, 26.03.2019, E. 2018/12126, K. 2019/3197). Dilekçede 408 de ileri sürülmüşse mahkeme bu yönden araştırma yapmalı ve kişiyi dinlemelidir (Yargıtay 18. HD, 13.05.2014, E. 2014/4971, K. 2014/8797).
Yaşlı Anne veya Baba İstemezse Vasi Atanır mı? İsteğin Yokluğu ve İstekten Dönme
408'in dayanağı kişinin iradesidir; yakınların isteği, kişinin isteğinin yerine geçmez.
Kişi kısıtlanmayı kabul etmezse. Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, yaşlılık ve hastalık nedeniyle kısıtlanması istenen kişinin duruşmada kendi işlerini görebilecek gücü olduğunu ve kısıtlanmayı kabul etmediğini söylediği, raporda da akıl hastalığı saptanmadığı bir dosyada davanın reddi gerektiğini belirterek kabul kararını bozmuştur (Yargıtay 18. HD, 29.04.2014, E. 2014/1963, K. 2014/8002). Yargıtay 8. Hukuk Dairesi de kişinin kısıtlanma talebi bulunmadığı, akıl sağlığının yeterli olduğu ve malvarlığının bir kısmının devrinin darlık tehlikesi yaratmadığı bir dosyada 405, 406 ve 408'in koşullarının oluşmadığını belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, 19.09.2017, E. 2017/2884, K. 2017/11059).
Yakınların başvurabileceği diğer yollar. Yaşlı bir yakınının malvarlığından endişe eden aile üyeleri, kişi istemiyorsa 408'e dayanamaz. Bu durumda mahkeme dilekçedeki anlatıma göre 405 (akıl hastalığı veya akıl zayıflığı ve resmî sağlık kurulu raporu) ve 406 (savurganlık veya kötü yönetim) yönünden inceleme yapar; kısıtlama için yeterli sebep yoksa yasal danışman atanmasının (TMK 429) gerekip gerekmediğini araştırır. Yargıtay, yalnız akıl sağlığı raporuyla yetinilip mal satışı iddialarının 406 yönünden araştırılmamasını bozma sebebi saymaktadır (Yargıtay 8. HD, 26.03.2019, E. 2018/12126, K. 2019/3197; Yargıtay 8. HD, 25.01.2018, E. 2017/7932, K. 2018/1394). Kişinin kısıtlanma talebi bulunmasa bile, işitme engeli gibi bir durum nedeniyle korunma ihtiyacı varsa yasal danışmanlık değerlendirilmelidir (Yargıtay 8. HD, 19.12.2017, E. 2017/7052, K. 2017/17159). Bu sebeplerin ayrıntısı için TMK 405 ve TMK 406 şerhlerine bakabilirsiniz.
Kişinin kabul beyanı. Kişi başka bir sebeple açılan davada kısıtlanmayı kabul ettiğini söylerse, mahkeme bu beyanı da gözeterek karar vermelidir (Yargıtay 8. HD, 25.01.2018, E. 2017/8913, K. 2018/1439).
İstekten dönme. Kısıtlama kişinin isteğine dayandığından kişi bu isteğinden dönebilir. Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, duruşmada kısıtlanmak istediğini söyleyen ve 408'e göre kısıtlanan kişinin kararı, kısıtlanmasını gerektiren bir sebep bulunmadığını ileri sürerek temyiz etmesi üzerine kısıtlının bu isteğinden her zaman geri dönebileceğini belirtmiş ve kısıtlama isteğinin reddine karar verilmek üzere hükmü bozmuştur (Yargıtay 18. HD, 16.12.2015, E. 2015/5155, K. 2015/18611). Bu dönüş karar kesinleşmeden, temyiz aşamasında gerçekleşmiştir. Kesinleşmiş bir kısıtlamanın kaldırılması ise TMK 476'ya tabidir (aşağıda).
Vasi Kim Olur? Kendi İsteğiyle Kısıtlanan Kişi Neleri Yapabilir, Neleri Yapamaz?
Vasiyi kişi gösterebilir. Haklı sebepler engel olmadıkça vesayet makamı, vesayet altına alınacak kişinin ya da ana veya babasının gösterdiği kimseyi vasi olarak atar (TMK 415). Bu kural, kendi isteğiyle kısıtlanan kişiye güvendiği kişiyi seçme imkânı verir. Aday gösterilmemişse, haklı sebepler engel olmadıkça ve vasilik koşullarını taşımaları kaydıyla öncelik eşe veya yakın hısımlardan birine tanınır; yerleşim yerlerinin yakınlığı ve kişisel ilişkiler göz önünde tutulur (TMK 414). Yargıtay, isteği kabul ederken vesayet makamının bu önceliği gözeteceğini hatırlatmıştır (Yargıtay 2. HD, 05.09.2012, E. 2012/1035, K. 2012/20344). Epilepsi hastası kişinin bakımını üstlenen kişinin vasi olmasını istediği ve yasal danışman istemediği dosyada da 408'e göre vasi atanması gerektiği belirtilmiştir (Yargıtay 8. HD, 15.01.2018, E. 2017/8000, K. 2018/366).
Kısıtlanan kişinin ehliyeti. Fiil ehliyeti için ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan ergin olmak gerekir (TMK 10); kısıtlıların fiil ehliyeti yoktur (TMK 14). 408'e göre kısıtlanan kişi ayırt etme gücüne sahip olduğu için sınırlı ehliyetsizdir: yasal temsilcisinin rızası olmadıkça kendi işlemleriyle borç altına giremez, ancak karşılıksız kazanmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada rıza gerekmez; haksız fiillerinden de sorumludur (TMK 16).
- Evlenme: kısıtlı, yasal temsilcisinin izni olmadıkça evlenemez; haklı sebep olmadan izin vermeyen temsilci dinlendikten sonra hâkim evlenmeye izin verebilir (TMK 127-128; evlenme ehliyeti şerhi).
- Vasiyet ve miras sözleşmesi: vasiyet için ayırt etme gücüne sahip ve on beş yaşını doldurmuş olmak yeterlidir (TMK 502); miras sözleşmesi yapabilmek için ise kısıtlı bulunmamak gerekir (TMK 503).
- İzne bağlı işlemler: taşınmaz alım satımı, ödünç verme ve alma, dava açma ve sulh gibi işlemler vesayet makamının iznine (TMK 462); ölünceye kadar bakma sözleşmesi, mirasın kabulü veya reddi ve vasiyle sözleşme yapılması gibi işlemler ayrıca denetim makamının iznine bağlıdır (TMK 463). Vesayet altındaki kişi vesayet makamının izni olmadıkça yerleşim yerini de değiştiremez (TMK 412/1).
- Önceden verilmiş vekaletnameler: vekalet sözleşmesi, sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça vekalet verenin ehliyetini kaybetmesiyle kendiliğinden sona erer (TBK 513/1); kısıtlama kararından önce verilmiş vekaletnamelerin durumu bu hüküm çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Üçüncü kişilere etkisi ve ilan. Kısıtlama kararı kesinleşince kısıtlının yerleşim yeri ile nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilan olunur; kısıtlama iyiniyetli üçüncü kişileri ilandan önce etkilemez (TMK 410; ayrıntı için TMK 405 şerhi). Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, kendi isteğiyle kısıtlanan bedensel engelli kişinin ayırt etme gücüne sahip olduğunu, isteğe bağlı kısıtlamanın üçüncü kişilere karşı sonuç doğurması için kararın ilan edilmesi gerektiğini vurgulamış; kısıtlama kararından önce imzalanan şirket sözleşmesinin, vesayet davasının daha önce açılmış olmasına dayanılarak ehliyetsizlik gerekçesiyle geçersiz sayılmasını yerinde bulmamıştır (Yargıtay 11. HD, 08.04.2014, E. 2013/17406, K. 2014/6850).
Kısıtlanmayan kişinin işlemleri geçerlidir. 408'deki sebeplerin varlığı, kişi kısıtlanmadıkça onu ehliyetsiz yapmaz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin onadığı bir kararda bölge adliye mahkemesi, şeker ve tansiyon hastalığına bağlı felç iddiasının sözleşme tarihindeki fiil ehliyetini etkilemeyeceğini, bu durumun ancak 408'e göre isteğe bağlı kısıtlama sebebi olabileceğini belirtmiştir (Yargıtay 11. HD, 01.11.2022, E. 2021/4811, K. 2022/7678). Ayırt etme gücünün hiç bulunmadığı durumlar ise ayrıdır; ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri, kanunda gösterilen ayrık durumlar dışında hukuki sonuç doğurmaz (TMK 15).
Evde Bakım Yardımı ve Hasta Bakıcı İçin Vasi Şart mı? Vekaletname, Kayyım ve Yasal Danışman
Yaşlı veya engelli bir yakınına bakan kişiler, bakım ödemeleri, banka ve resmî işlemler için çoğu zaman vasi atanması gerektiğini düşünür. Oysa vasi atanması kişinin fiil ehliyetini sınırlayan en ağır araçtır ve her durumda gerekmez.
Evde bakım yardımı. Evde Bakım Yardımı Yönetmeliğine (RG 26.05.2023, S. 32202) göre başvuruyu engelli bireyin kendisi, bakım vermeyi talep eden kişi, akrabası veya vasisi yapabilir (m. 6/2). Mahkemeden alınacak vesayet altına alınma ve vasi atanması kararı veya tevzi formu ise, 18 yaşını tamamlamış olup akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini görememesi, korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gerekmesi veya başkalarının güvenliğini tehlikeye sokması nedenleriyle kısıtlanması gereken engelli birey için istenir (m. 7/1-d). Bu ifade TMK 405'teki kısıtlama sebeplerine karşılık gelir; yalnız bedensel engeli bulunan ve iradesini açıklayabilen kişi için yönetmelik vasi kararı aramaz. Güncel uygulama için başvurunun yapılacağı il müdürlüğü veya sosyal hizmet merkezinden bilgi alınmalıdır.
Yargıtay'a yansıyan bakım dosyaları. Hasta bakıcı ödemesi alınabilmesi için yatağa bağımlı üvey annesine vasi atanmasını isteyen kişinin davasında Yargıtay, yalnız psikiyatri raporuna dayanan ret kararını bozmuş ve istemin 408 çerçevesinde, bedensel durum hakkında rapor alınıp kişi dinlenerek değerlendirilmesini istemiştir (Yargıtay 18. HD, 29.04.2014, E. 2014/2557, K. 2014/7974). Bakımını üstlenen kişinin vasi olmasını isteyen epilepsi hastası kişi için de 408'e göre vasi atanması gerektiği belirtilmiştir (Yargıtay 8. HD, 15.01.2018, E. 2017/8000, K. 2018/366).
Daha hafif araçlar. Kişinin korunması için kısıtlamadan daha hafif yollar da vardır; seçim kişinin durumuna ve isteğine göre yapılmalıdır:
- Vekaletname: fiil ehliyeti bulunan kişi, banka, resmî daire veya belirli işler için güvendiği birine vekalet vererek işlerini gördürebilir; bu yol kişinin ehliyetini sınırlamaz.
- İstek üzerine kayyım (TMK 428): isteğe bağlı kısıtlama sebeplerinden biri bulunan ergine kendi isteğiyle kayyım atanabilir; kayyım atanması kişinin fiil ehliyetini etkilemez (TMK 458/1).
- Yasal danışman (TMK 429): kısıtlama için yeterli sebep bulunmayan ama korunması gereken ergin için dava açma, taşınmaz satışı, ödünç, bağışlama ve kefalet gibi sayılı işlerde görüşü alınacak bir yasal danışman atanabilir. Ayrıntı için TMK 406 şerhindeki yasal danışmanlık bölümüne bakabilirsiniz.
- Temsil kayyımı (TMK 426/1): hastalığı veya başka bir yerde bulunması nedeniyle ivedi bir işini göremeyen ve temsilci atayamayan ergin için tek işe odaklı çözümdür.
Mahkeme önce kısıtlamanın gerekip gerekmediğini, yeterli sebep yoksa yasal danışmanlığı araştırır (Yargıtay 8. HD, 26.03.2019, E. 2018/12126, K. 2019/3197). Senilite tanısı konulan ve raporda dinlenmesinde fayda olduğu bildirilen kişiye dinlenmeden yasal danışman atanması da bozma sebebi sayılmıştır (Yargıtay 18. HD, 11.09.2014, E. 2014/11130, K. 2014/12522); vasinin atanması usulüne ilişkin kurallar yasal danışman atanmasında da uygulanır (TMK 431/1).
Kendi İsteğiyle Kayyım Atanması (TMK 428): Kısıtlanmadan Yardım Almak
TMK 408'in sebepleri, kişinin kısıtlanmadan yardım almasının da dayanağıdır. Kanunun kayyımlık hükümleri arasında "Yönetim" başlığı altında, "İstek üzerine" kenar başlığıyla yer alan madde şöyledir:
Vasilikten farkı. Kayyım belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanır (TMK 403/2). Bir kimseye kayyım atanması onun fiil ehliyetini etkilemez; kayyımın görev süresi ve ücreti vesayet makamınca belirlenir (TMK 458). Malvarlığının yönetimi ve gözetimiyle görevlendirilen kayyım yalnız o malvarlığının yönetimi ve korunması için gerekli işleri yapabilir; bunun dışındaki işler için temsil olunanın özel yetkisi, o bu yetkiyi verecek durumda değilse vesayet makamının izni gerekir (TMK 460). Böylece kişi, 408'e göre kısıtlanmadan malvarlığının yönetimini bir kayyıma bırakabilir.
Usul, ilan ve sona erme. Vasinin atanması usulüne ilişkin kurallar kayyım atanmasında da uygulanır; kayyım atanmasına ilişkin karar ise ancak vesayet makamı gerekli görürse ilan olunur (TMK 431). Yönetim kayyımlığı, kayyımın atanmasını gerektiren sebebin ortadan kalkması veya kayyımın görevden alınmasıyla sona erer (TMK 477/2).
Yerleşim yeri ve yetki. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, TMK 428 uyarınca kayyım atanan kişi başka bir yerdeki özel bakım merkezine yerleşmiş olsa da vesayet makamı TMK 412/1 uyarınca yerleşim yeri değişikliğine izin vermedikçe dosyanın takibinde kayyımı atayan mahkemenin yetkili kalacağına karar vermiştir. Uyuşmazlık, kayyımın kişi adına yatırılan parayı çekebilmek için izin istemesinden doğmuştur (Yargıtay 5. HD, 15.09.2022, E. 2022/8073, K. 2022/12023).
Hangisi seçilmeli? Kişi yalnız belirli bir malvarlığının yönetimi (kira tahsili, banka hesabı, bir taşınmazın bakımı gibi) için yardıma ihtiyaç duyuyor ve kendi işlemlerini yapma serbestisini korumak istiyorsa 428 uygun olabilir. İşlerinin tamamında temsil edilmek istiyorsa 408'e göre kısıtlama ve vasi atanması gündeme gelir.
Kendi İsteğiyle Konulan Vesayet Nasıl Kaldırılır? TMK 476 ve Kanun Yolları
Kendi isteğiyle kısıtlanan kişinin vesayetten çıkması için kanun özel bir kural koymuştur:
Kim ister, nasıl karar verilir? Kısıtlılar üzerindeki vesayet yetkili vesayet makamının kararıyla sona erer; vesayeti gerektiren sebep ortadan kalkınca vesayet makamı vesayetin sona ermesine karar verir; kısıtlı ve ilgililerden her biri vesayetin kaldırılmasını isteyebilir (TMK 472). Kısıtlama ilan edilmişse kaldırılması da ilan olunur, ancak fiil ehliyetinin yeniden kazanılması ilanın yapılmasına bağlı değildir (TMK 473).
"Artık istemiyorum" yeterli mi? Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 408'e göre verilmiş bir kısıtlamayı yaklaşık bir yıl sonra, kısıtlının kısıtlanmayı istemediği sürece kısıtlanamayacağı gerekçesiyle ek kararla kaldıran mahkeme kararını bozmuştur. Daireye göre kısıtlanma nedenleri gözetilerek 476 uyarınca araştırma yapılmalı, kısıtlama nedeninin ortadan kalktığına ilişkin sağlık raporu alınmalı ve sonuca göre karar verilmelidir (Yargıtay 8. HD, 26.01.2017, E. 2017/920, K. 2017/766). Bu karar, kısıtlama kesinleşmeden temyiz aşamasında istekten dönülmesini kabul eden 18. Hukuk Dairesi kararıyla (Yargıtay 18. HD, 16.12.2015, E. 2015/5155, K. 2015/18611) birlikte okunduğunda şu ayrım ortaya çıkar: kısıtlama kararına karşı kanun yolunda istekten dönülürse kısıtlama isteği reddedilir; verilmiş bir kısıtlamanın sonradan kaldırılması ise 476'ya göre sebebin ortadan kalkmasına bağlıdır.
Kaldırma davasında usul. Kaldırma istemi de dosya üzerinden reddedilemez. Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, delillerin bildirilmesi ve değerlendirilmesi zorunluluğu karşısında dosya üzerinden karar verilemeyeceğini, duruşma açılarak kısıtlının delillerinin toplanması ve hem isteğe bağlı kısıtlama hem de 405 yönünden değerlendirme yapılması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 18. HD, 17.12.2012, E. 2012/13613, K. 2012/14737). Akıl hastalığı olmayan kişinin baştan yanlış olarak 405'e göre kısıtlandığı ve vasinin öncelikle vesayetin kaldırılmasını istediği dosyada ise mahkemenin yalnız madde numarasını 408 olarak düzeltmekle yetinmesi bozma sebebi sayılmış, isteğe bağlı vesayetin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir (Yargıtay 8. HD, 25.11.2019, E. 2019/5784, K. 2019/10444).
Kanun yolu. Vesayet işleri çekişmesiz yargı işidir (HMK 382/2-b-19). Sulh hukuk mahkemesinin kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir; süre iki haftadır (HMK 345). Hukuki yararı bulunan ilgililer de kararı öğrendikleri tarihten itibaren iki hafta içinde istinafa başvurabilir (HMK 387). Bölge adliye mahkemelerinin çekişmesiz yargı işlerinde verdiği kararlar temyiz edilemez (HMK 362/1-ç). Bu nedenle Yargıtay'ın 408 içtihadı büyük ölçüde istinaf sisteminden önceki döneme aittir; sonraki yıllarda Yargıtay'a yansıyan dosyalar daha çok kanun yararına bozma (Yargıtay 8. HD, 01.10.2018, E. 2018/13203, K. 2018/16570), yargı yeri belirleme (Yargıtay 5. HD, 15.09.2022, E. 2022/8073, K. 2022/12023) veya başka davalarda ehliyet tartışması (Yargıtay 11. HD, 01.11.2022, E. 2021/4811, K. 2022/7678) niteliğindedir.
TMK 408 Yargıtay kararları
Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 21 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve konularına göre gruplandı. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.
Karar seçimi hakkında
Sayfaya 21 Yargıtay kararı kart olarak alınmıştır: şartlar ve ispat (2. Hukuk Dairesinin 2011 ve 2012, 18. Hukuk Dairesinin 2013 kararları), dinleme ve usul (2. Hukuk Dairesi 2010, 8. Hukuk Dairesinin 2018 tarihli kanun yararına bozması, 18. Hukuk Dairesinin 2013 ve 2014 kararları), istek yokluğu ve istekten dönme (18. Hukuk Dairesinin 2014 ve 2015, 8. Hukuk Dairesinin 2017 ve 2019 kararları), hangi durumlar ve rapor (18. Hukuk Dairesinin 2013 ve 2014 kararları), vasi, sonuçlar ve üçüncü kişiler (8. Hukuk Dairesi 2018, 11. Hukuk Dairesinin 2014 ve 2022 kararları), kaldırma (8. Hukuk Dairesinin 2017 ve 2019, 18. Hukuk Dairesinin 2012 kararları) ve istek üzerine kayyım (5. Hukuk Dairesi 2022). Kararların tamamı tam metinden okunmuş ve OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. ATIF NOTLARI: 2016'dan sonra vesayet dosyalarında bölge adliye mahkemesi kararları kesin olduğundan kararların çoğu istinaf öncesi döneme aittir ve bir kısmı 2013 öncesi "sakatlığı" ifadeli metni aktarır. 11. Hukuk Dairesinin 2022 kararı bir onama kararıdır; aktarılan gerekçe bölge adliye mahkemesine aittir. Oy çokluğuyla verilen yasal danışmanlık kararı kullanılmamıştır. Kişi, yer, kurum ve tutar bilgileri aktarılmamıştır.
Şartlar ve ispat
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Kısıtlanmak isteyen kişinin davayı bizzat açması gerekmez, açılan davada isteğini bildirmesi yeterlidir; ancak istek tek başına yetmez, 408'deki durumda olduğunu ve bu nedenle işlerini yönetemediğini ispat etmesi gerekir
Olay: Kısıtlama istemiyle açılan davada, gözlerinin görmediği ileri sürülen kişi duruşmaya katılarak kısıtlanmak istediğini bildirmiştir. Mahkeme davayı aktif husumet yokluğu nedeniyle reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 408'e göre kısıtlama için kişinin bizzat dava açmasının şart olmadığını, açılan davada isteğini bildirmesinin yeterli olduğunu belirtmiştir. Kişinin kısıtlanmayı istemesinin ise tek başına yetmeyeceğini, 408'de sayılan durumda bulunduğunu ve bu nedenle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat etmesi gerektiğini; delillerin toplanıp gerekirse kendiliğinden araştırma yapılması gerekirken davanın husumetten reddinin bozmayı gerektirdiğini oy birliğiyle kararlaştırmıştır.
“Türk Medeni Kanununun 408. maddesine göre kısıtlama kararı verilebilmesi için, kısıtlanması istenilen kişinin kendisinin bizzat dava açmasına gerek olmayıp, açılan bir davada bu isteğini bildirmesi de yeterlidir.”
Ne anlama geliyor?
Kısıtlanmak isteyen kişi, yakınının açtığı davada isteğini söyleyerek de 408'den yararlanabilir; ama durumunu ispatlamalıdır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir; 2013 öncesi metin ("sakatlığı") aktarılmıştır. Aynı yönde: 2. HD 26.12.2011, E. 2011/12332, K. 2011/23616. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Kaza sonucu yürüyemeyen ve başkasının yardımına muhtaç kişi 408'e göre kısıtlanmayı istemekte haklıdır; yıllarca kısıtlanmayı istememiş olması isteğin reddi için sebep değildir
Olay: Geçirdiği kaza nedeniyle yürüyemeyen, tekerlekli sandalyeye bağlı ve fiziki olarak başkasının yardımına ihtiyaç duyan kişi kısıtlanmasını istemiştir. Mahkeme isteği reddetmiş, kişi kararı temyiz etmiştir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 408'i ve kişinin dinlenmeden kısıtlanamayacağını öngören 409/1'i hatırlatmış; toplanan deliller ve resmî sağlık kurulu raporuyla kişinin durumunun 408'e uygun olduğunu tespit etmiştir. Uzun yıllardır bu durumda olup daha önce kısıtlanmayı istememiş olmanın ret sebebi olmadığını, vesayet makamının vasiyi belirlerken eşin ve yakın hısımların önceliğini (TMK 414) gözeteceğini belirterek ret kararını oy birliğiyle bozmuştur.
“Davacının yirmi sekiz yıldır bu durumda olduğu halde bugüne kadar kısıtlanmasını istememiş olması isteğin reddi için yasal bir sebep değildir.”
Ne anlama geliyor?
Engellilik veya hastalık uzun süredir devam ediyor olsa da kişi istediği anda 408'e başvurabilir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir; 2013 öncesi metin aktarılmıştır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi
Hastalık tek başına bir vesayet sebebi değildir; ağır hastalık ancak 408 koşullarıyla isteğe bağlı kısıtlama sebebidir ve engellilik raporu 405 ile 409/2'deki raporun yerine geçmez
Olay: Baba, engelli oğlu için vasi atanmasını istemiştir. Mahkeme, kısıtlanması istenen kişiye tebligat yapmadan, hastalık nedeniyle kısıtlanmasına ve babasının velayeti altında bırakılmasına karar vermiştir. Kararı hem davacı hem de kısıtlanması istenen kişi temyiz etmiş, Yargıtay'da duruşma yapılmıştır.
Karar: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, vesayet işlerinin çekişmesiz yargı işi olduğunu ve dosya üzerinden karar verme imkânının ilgiliye tebligat zorunluluğunu kaldırmadığını belirtmiştir. Kanunda sayılan vesayet sebepleri arasında hastalığın bulunmadığını, ağır hastalığın ancak 408 koşulları gerçekleşirse isteğe bağlı kısıtlama sebebi olduğunu; kararın yasal dayanağının gösterilmediğini ve hükme esas alınan özür raporunun 405 ile 409/2'ye uymadığını belirterek kararı oy birliğiyle bozmuş, kısıtlanması istenen kişi yararına vekâlet ücretine hükmetmiştir.
“Türk Medeni Kanunu'nun 404 ve devamı maddelerinde vesayeti gerektiren nedenler belirlenmiş, bunlar arasında hastalık bulunmamakta, 408. madde koşullarının gerçekleşmesi halinde ağır hastalık isteğe bağlı kısıtlanma nedeni olarak düzenlenmiştir.”
Ne anlama geliyor?
Hastalık veya engellilik raporu tek başına vasi atanması için yetmez; ya 405'teki resmî rapor ya da 408'deki istek ve ispat gerekir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Aynı yönde, akıl sağlığı değerlendirmesi içermeyen engelli sağlık kurulu raporunun 405 kısıtlamasına dayanak olamayacağına: 8. HD 25.01.2018, E. 2017/7986, K. 2018/1389. Kişi bilgileri ve ücret tutarı aktarılmamıştır.
Dinleme ve usul
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
İsteğe bağlı kısıtlamada kişi dinlenmeden karar verilemez; usulünce davet edilip delilleri sorulmalıdır
Olay: Kısıtlama istemiyle açılan davada mahkeme, kısıtlanması istenen kişiyi dinlemeden karar vermiş; karar temyiz edilmiştir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yaşlılık, engellilik, deneyimsizlik veya ağır hastalık sebebiyle kısıtlanmayı isteyen kişinin TMK 409 uyarınca dinlenmeden kısıtlanamayacağını; kişinin usulünce davet edilip delillerinin sorularak değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiş ve kararı oy birliğiyle bozmuştur. Bozma sebebine göre vasinin sıfatına ilişkin itirazı incelemeye gerek görmemiştir.
“Böyle bir kimse dinlenilmeden isteği sebebiyle kısıtlanamaz (TMK.md.409).”
Ne anlama geliyor?
Mahkeme, kısıtlanacak kişiyi duruşmada dinlemeden ve delillerini sormadan karar veremez.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir; 2013 öncesi metin aktarılmıştır. Aynı yönde: 8. HD 20.02.2018, E. 2017/3030, K. 2018/2528; 2. HD 20.01.2010, E. 2009/10526, K. 2010/1212. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Kişi dinlenmeden ve kısıtlanmak isteyip istemediği sorulmadan verilen 408 kısıtlaması, kanun yollarına başvurulmadan kesinleşmiş olsa da kanun yararına bozulmuştur
Olay: Davacı, ileri yaştaki ve hasta olan kişinin kendi işlerini göremediğini ileri sürerek kısıtlanmasını ve kendisinin vasi atanmasını istemiştir. Mahkeme, kişinin beyanını almadan 408'e göre kısıtlama kararı vermiş; karar kanun yollarına başvurulmadan kesinleşmiştir.
Karar: Kararın kanun yararına bozulması istenmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, kısıtlama sebeplerinin kanunda sınırlı olarak sayıldığını ve isteğe bağlı kısıtlamada kısıtlanması istenenin dinlenmesinin zorunlu olduğunu (TMK 409/1) belirtmiştir. Kişinin yargılama sırasında dinlenmediğini ve kısıtlanmak isteyip istemediğinin sorulmadığını tespit ederek hükmü, sonuca etkili olmamak kaydıyla, oy birliğiyle kanun yararına bozmuştur.
“Mahkemece kısıtlanması istenilen dinlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, beyanı alınmaksızın karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.”
Ne anlama geliyor?
Kişinin kısıtlanmak isteyip istemediği sorulmadan verilen 408 kararı hukuka aykırıdır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiş bir kanun yararına bozma kararıdır; bozma sonuca etkili değildir. Aynı yönde: 8. HD 20.02.2018, E. 2017/3030, K. 2018/2528; 8. HD 25.01.2018, E. 2017/7986, K. 2018/1389. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi
Yaşlı babaya vasi istemi 408'e dayanır; hukuki niteleme hâkime aittir, kişiye tebligat yapılmadan ve kısıtlama nedeni ispatlanmadan dosya üzerinden karar verilemez
Olay: Davacı, babasının yaşlı olduğunu ve işlerini yapamadığını belirterek vasi atanmasını istemiştir. Mahkeme davayı 405 kapsamında değerlendirmiş, alınan rapora dayanarak kısıtlanması istenen kişiye tebligat yapmadan dosya üzerinden reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, olayları açıklamanın taraflara, hukuki nitelemenin hâkime ait olduğunu ve davanın 408'e dayandığını belirtmiştir. Vesayet işlerinin çekişmesiz yargı işi olduğunu, dosya üzerinden karar verme imkânının tebligat zorunluluğunu kaldırmadığını; kişinin beyanı alınmadan ve kısıtlama nedeni ispatlanmadan karar verilemeyeceğini belirterek kararı oy birliğiyle bozmuştur.
“kısıtlanması istenilenin beyanı alınmadan ve kısıtlanma nedeni ispatlanmadan karar verilemeyeceğinden ayrıca dava kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle resen araştırmayı gerektirdiğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 320/1. maddesi uyarınca dosya üzerinden karar verilemez.”
Ne anlama geliyor?
Yaşlı bir yakın için açılan vasi davası duruşma yapılmadan, yalnız rapora bakılarak reddedilemez.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Aynı yönde, dosya üzerinden verilen ret kararlarını bozan: 18. HD 17.03.2014, E. 2013/20119, K. 2014/4847; 18. HD 04.03.2014, E. 2013/18056, K. 2014/3913; 18. HD 18.11.2014, E. 2014/9878, K. 2014/16532; 18. HD 11.05.2015, E. 2015/6518, K. 2015/7932. Kişi bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi
Ağır hasta kişi duruşmaya getirilemiyorsa hâkim bulunduğu yerde beyanını almalı; beyan alınması hiç mümkün değilse dava reddedilmemeli, temsil kayyımı atanmalıdır
Olay: Yatalak ve ağır hasta olup huzurevinde kalan kişi için çocuğu vasi atanmasını istemiştir. Sağlık kurulu raporunda kişinin 408'e göre vesayet altına alınması gerektiği bildirilmiş; mahkeme ise tüm çabalara rağmen kişinin beyanı alınamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, 408'in yanında hastalık nedeniyle ivedi işini göremeyen ergine temsil kayyımı atanmasını öngören TMK 426/1'i ve kayyım atanmasında vasi atanması usulünün uygulanacağını belirten TMK 431'i aktarmıştır. Kişi mahkemeye getirilemiyorsa hâkimin bizzat bulunduğu yerde beyanını alması, beyan alınması mümkün olmazsa temsil kayyımı atanması gerektiğini belirterek ret kararını oy birliğiyle bozmuştur.
Karardan alıntı (aç)(kapat)
“ilgilinin mahkeme huzurunda hazır edilerek dinlenmesi mümkün değil ise; hakimlikçe bizzat bulunduğu yerde beyanının alınması ve sonucuna göre TMK.nun 408. maddesi gereğince vesayet altına alınmasının değerlendirilmesi, beyanının alınması mümkün olmaz ise; Türk Medeni Kanunu'nun 426. maddesinde düzenlenen hastalığı nedeniyle temsil kayyımı atanması gerekirken”
Ne anlama geliyor?
Mahkemeye gelemeyen hasta için hâkim ayağına gider; o da mümkün değilse vasi yerine temsil kayyımı atanır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir; kararda 408, 2013 değişikliğinden önceki ifadeyle ("sakatlığı") aktarılmıştır. Kişi, yer ve kurum bilgileri aktarılmamıştır.
İstek yokluğu ve istekten dönme
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi
Yaşlılık ve hastalık nedeniyle kısıtlanması istenen kişi duruşmada işlerini görebildiğini ve kısıtlanmayı kabul etmediğini söylemişse 408'e göre kısıtlama kararı verilemez
Olay: Davacı, babasının yaşlılık ve hastalık nedeniyle işlerini göremeyecek durumda olduğunu ileri sürerek kısıtlanmasını ve kendisinin vasi atanmasını istemiştir. Raporda akıl hastalığı veya akıl zayıflığı saptanmamış, vasi gerekmediği bildirilmiştir; mahkeme buna rağmen 408'e göre kısıtlama kararı vermiştir. Kararı hem kısıtlanan kişi hem de vasi adayı temyiz etmiştir.
Karar: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, raporda 405 kapsamında akıl hastalığı veya akıl zayıflığı tespiti bulunmadığını, kişinin duruşmada kendi işlerini görebilecek gücü olduğunu ve kısıtlanmayı kabul etmediğini beyan ettiğini belirtmiştir. Bu durumda davanın reddi gerekirken kabul edilmesini doğru bulmayarak kararı oy birliğiyle bozmuştur.
“kendi işlerini görebilecek gücünün olduğunu, kısıtlanmayı kabul etmediğini beyan etmiştir. Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor?
Yaşlı anne veya babanın isteği yoksa 408 uygulanamaz; yakınların isteği kişinin iradesinin yerine geçmez.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi, yer ve kurum bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Kişinin kısıtlanma talebi yoksa, rapor akıl sağlığının yeterli olduğunu gösteriyorsa ve malvarlığının bir kısmının devri darlık tehlikesi yaratmıyorsa 405, 406 ve 408 koşulları oluşmaz
Olay: Davacı, babasının yaşlı ve rahatsız olduğunu, malvarlığını iyi yönetemediğini ve bir taşınmazını bedelini almadan torununa devrettiğini ileri sürerek 405, 406 ve 408 uyarınca kısıtlanmasını istemiştir. Raporda kişinin akli dengesinin yeterli olduğu ve vasi gerekmediği bildirilmiş; adına kayıtlı yedi taşınmazdan üçünü devrettiği, dördünün hâlen adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Mahkeme davayı kabul etmiştir.
Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 405, 406 ve 408'i aktarmış; raporun akıl sağlığının yeterli olduğunu gösterdiğini ve kalan malvarlığı karşısında darlık veya yoksulluğa düşme tehlikesinin ispatlanamadığını belirtmiştir. Kişinin kısıtlanma talebi de bulunmadığından üç maddenin koşullarının oluşmadığını, davanın reddi gerekirken kabulünün doğru olmadığını belirterek kararı oy birliğiyle bozmuştur.
“kısıtlı adayının kısıtlanma talebinin bulunmaması ve bütün dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Türk Medeni Kanununun 405, 406 ve 408. maddeleri koşullarını taşımayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken”
Ne anlama geliyor?
Mal satışından endişe eden yakınlar, kişi istemiyorsa 408'e dayanamaz; 405 veya 406 şartlarını ayrıca ispatlamaları gerekir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi, yer ve taşınmaz bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi
İsteğe bağlı kısıtlama kişinin iradesine dayandığından kişi bu isteğinden her zaman dönebilir; kısıtlanan kişi kararı temyiz ederek kısıtlanmak istemediğini bildirirse kısıtlama isteği reddedilmelidir
Olay: Davacı, babasının engelli olduğunu ve kendi işlerini göremediğini ileri sürerek vasi atanmasını istemiştir. Sağlık kurulu raporu vasi gerekmediğini bildirmiş, ancak kişi duruşmada yaşlılığı nedeniyle işlerini göremediğinden kısıtlanmak istediğini söylemiş ve mahkeme 408'e göre kısıtlama kararı vermiştir. Kişi, kısıtlanmasını gerektiren bir sebep bulunmadığını ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
Karar: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, 408 ile kendi isteğiyle kısıtlanan kişi üzerindeki vesayetin kaldırılmasını düzenleyen 476'yı aktarmıştır. Kısıtlama kararı ilgilinin isteğine bağlı olarak verildiğinden kısıtlının bu isteğinden her zaman geri dönebileceğini belirtmiş ve temyiz dilekçesindeki açıklama karşısında kısıtlama isteğinin reddine karar verilmek üzere hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
“Kısıtlama kararı ilgilinin isteğine bağlı olarak verildiğine göre kısıtlının her zaman için bu isteğinden geri dönmesi mümkündür.”
Ne anlama geliyor?
Kısıtlanmayı isteyen kişi fikrini değiştirirse, karar kesinleşmeden bunu bildirerek kısıtlamanın önüne geçebilir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişinin isteğinden dönmesi, kısıtlama kararı kesinleşmeden temyiz aşamasında gerçekleşmiştir. Kişi bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Yakınlar yaşlılık, akıl sağlığı ve mal satışı iddialarıyla dava açtığında mahkeme 405, 406 ve 408'i ayrı ayrı değerlendirmeli; önce kısıtlama, yeterli sebep yoksa yasal danışmanlık araştırılmalıdır
Olay: Çocukları, ileri yaştaki annelerinin yaşı ve hastalığı nedeniyle işlerini idare edemediğini, okuma yazması olmadığını ve taşınmazlarının satılması için çocuklarının tanımadığı bir kişiye vekaletname verdiğini ileri sürerek kısıtlanmasını istemiştir. Mahkeme resmî sağlık kurulu raporuna dayanarak yasal danışman atamıştır.
Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, davanın dilekçedeki anlatıma göre 405, 406 ve 408 kapsamında olduğunu ve hukuki nitelemenin hâkime ait olduğunu belirtmiştir. 405 ve 408 yönünden yapılan değerlendirmeyi yerinde bulmuş; ancak mal satışı iddiasına rağmen 406 yönünden hiçbir araştırma yapılmadığını, önce 406'ya göre kısıtlamayı gerektiren bir neden bulunup bulunmadığının, yoksa yasal danışman atanmasını gerektiren bir durum olup olmadığının incelenmesi gerektiğini belirterek kararı oy birliğiyle bozmuştur.
“mahkemece, dava dilekçesinde davacının bildirdiği hususlar doğrultusunda öncelikle vesayet sonra yasal danışmanlık gerekip gerekmediği yönünden araştırma ve inceleme yapılıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.”
Ne anlama geliyor?
Yaşlı yakınının malvarlığından endişe edenlerin davasında 408 kişinin isteğine bağlıdır; mahkeme 406'yı ve yasal danışmanlığı da incelemek zorundadır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir; 405 ve 408 yönünden temyiz itirazları reddedilmiş, bozma 406 ve yasal danışmanlık araştırmasına dayanmıştır. Aynı yönde: 8. HD 25.01.2018, E. 2017/7932, K. 2018/1394. Kişi, yer ve taşınmaz bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
İşitme engelli ergin için kendi başvurusu bulunmadığından isteğe bağlı kısıtlama yapılmasa bile, kişinin korunması için yasal danışman atanmasının gerekip gerekmediği araştırılmalıdır
Olay: Anne, dilsiz ve sağır olduğunu belirttiği çocukları için vasi atanmasını istemiştir. Mahkeme, küçük olan çocukların velayet altında bulunduğunu; ergin olan çocuğun ise işitme engelli olup akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunmadığını, isteğe bağlı vesayet için kendisinin usulüne uygun dava açmadığını ve duruşmalara katılmadığını belirterek davayı reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, akıl hastalığı veya akıl zayıflığına bağlı fiil ehliyetsizliğinin 405'e göre kısıtlama sebebi olduğunu, kısıtlama için yeterli sebep bulunmayan erginin korunması için ise TMK 429 uyarınca yasal danışman atanabileceğini belirtmiştir. Raporda vasi gerekmediği bildirilmiş olsa da her iki kulakta ileri derecede işitme kaybı nedeniyle yasal danışmanlığın değerlendirilmediğini; yargılama sırasında ergin olan diğer çocuk yönünden de önce vesayetin, sonra yasal danışmanlığın araştırılması gerektiğini belirterek kararı oy birliğiyle bozmuş, diğer temyiz itirazlarını reddetmiştir.
“her iki kulaktan ileri derecede işitme kaybı bulunması nedeniyle yasal danışman atanmasının uygun olup olmayacağı yönünde herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.”
Ne anlama geliyor?
Kişi kısıtlanmak istemiyorsa bile, korunma ihtiyacı varsa daha hafif bir araç olan yasal danışmanlık gündeme gelir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. İsteğe bağlı kısıtlama yönünden ilk derece mahkemesinin gerekçesi aktarılmıştır; Daire bozmayı yasal danışmanlık araştırmasına dayandırmıştır. Kişi, yer ve kurum bilgileri aktarılmamıştır.
Hangi durumlar ve rapor
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi
Akıl hastalığı bulunmayan, ileri yaştaki, diyabet nedeniyle bacağı kesilmiş ve kısıtlanmak istediğini açıkça söyleyen kişi için 408 koşulları oluşur; davanın tümden reddi hatalıdır
Olay: Davacı, ileri yaştaki ve hasta üvey babasının kendi işlerini göremediğini belirterek kısıtlanmasını ve kendisinin vasi atanmasını istemiştir. Raporlarda akıl hastalığı tespit edilmemiş, diyabet ve dizaltı ampütasyonu nedeniyle yüzde 80 vücut fonksiyon kaybı bulunduğu ve bu hâliyle vasi gerekmediği belirtilmiştir. Kişi duruşmada bakıma muhtaç olduğunu ve kısıtlanmak istediğini açıkça söylemiş, mahkeme ise davayı reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, raporlarda akıl hastalığı bulunmadığını, ancak mahkemenin gözlemine göre de kişinin kendi başına hareket yeteneğinin olmadığını ve kısıtlanmak istediğini açıkça ifade ettiğini belirtmiştir. Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde 408 koşullarının oluştuğunu, istek üzerine kısıtlama talebinin kabulü gerekirken davanın tümden reddini doğru bulmayarak kararı oy birliğiyle bozmuştur.
“Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde Türk Medeni Kanunu'nun 408. maddesi koşullarının oluştuğu ve istek üzerine kısıtlama talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde davanın tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor?
Raporda "vasi gerekmez" yazsa bile, akıl hastalığı olmayan ama bedenen muhtaç kişi isterse 408'e göre vasi alabilir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir; 2013 öncesi metin aktarılmıştır. Kişi, yer ve kurum bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi
Yatağa bağımlı ve işlerini göremeyen kişi için yalnız akıl sağlığı raporuyla yetinilemez; bedensel durumu hakkında rapor alınmalı ve kişi dinlenmelidir
Olay: Davacı, hastalığı ve engelliliği nedeniyle bakımını üstlendiği üvey annesi için, hasta bakıcı ödemesi alınabilmesi amacıyla vasi atanmasını istemiştir. Psikiyatri raporunda kişinin akıl sağlığının yerinde olduğu, vasi gerekmediği ve vekalet verebileceği belirtilmiş, mahkeme davayı reddetmiştir. Dosyadaki diğer raporlara göre kişi yüzde 96 oranında özürlü ve yatağa bağımlıdır.
Karar: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, dosyadaki raporlara göre kişinin yatağa bağımlı olduğunu ve işlerini göremeyecek durumda bulunduğunu, istemin 408 çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Sunulan raporlar da dikkate alınarak Adli Tıp Kurumundan rapor alınması ve kişinin dinlenmesi gerekirken yalnız akıl hastalığı ve akıl zayıflığı yönünden alınan rapora dayanılmasını doğru bulmayarak kararı oy birliğiyle bozmuştur.
“kısıtlanması istenen kişinin de dinlenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken salt akıl hastalığı ve zayıflığı yönünden rapor alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor?
Bedensel olarak bağımlı kişi için açılan davada psikiyatri raporu tek başına ret gerekçesi olamaz.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir; kararda 408, 2013 değişikliğinden önceki ifadeyle ("sakatlığı") aktarılmıştır. Kişi, yer ve kurum bilgileri aktarılmamıştır.
Vasi, sonuçlar ve üçüncü kişiler
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Epilepsi ve kalp rahatsızlığı nedeniyle bakıma ihtiyacı olduğunu söyleyen ve yasal danışman değil vasi isteyen kişiye, rapor kendi işlerini görmede kısmen yeterli olduğunu gösteriyorsa 408'e göre vasi atanmalıdır
Olay: Boşandığı eşi, yüzde 70 engelli olan ve bakımını üstlendiği kişi için vasi atanmasını istemiştir. Kişi duruşmada epilepsi ve kalp hastası olduğunu, zaman zaman işlerini görmekte zorlandığını, aklen rahatsız olmadığını, yasal danışman istemediğini ve bakımı için vasi atanmasını istediğini söylemiştir. Psikiyatri raporunda kişinin kendi işlerini görmekte kısmen yeterli olduğu ve başkalarının yardımına muhtaç olabileceği belirtilmiş; mahkeme ise raporda müşavir kayyım önerildiği ve kişinin yasal danışman istemediği gerekçesiyle davayı reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 408'i aktararak kişinin duruşmada bakıma ihtiyacı olduğunu belirtip vasi atanmasını istediğini, raporda da kendi işlerini görmede kısmen yeterli olup başkalarına muhtaç olabileceğinin bildirildiğini vurgulamıştır. Bu durumda 408 doğrultusunda vasi atanması gerekirken davanın reddini doğru bulmayarak kararı oy birliğiyle bozmuştur.
“Mahkemece TMK md 408 hükmü doğrultusunda kısıtlı adayına vasi atanması gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor?
Hangi korumanın uygulanacağında kişinin iradesi önemlidir; yasal danışman istemeyen ve şartları taşıyan kişiye 408'e göre vasi atanır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi, yer ve kurum bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Kendi isteğiyle kısıtlanan bedensel engelli kişi ayırt etme gücüne sahiptir; kısıtlama kararından ve ilandan önce yaptığı işlem, vesayet davasının daha önce açılmış olmasına dayanılarak ehliyetsizlik gerekçesiyle geçersiz sayılamaz
Olay: Doğuştan yüzde 60 bedensel engelli olup akıl hastalığı bulunmayan kişi, engelliliği ve deneyimsizliği nedeniyle kendi isteğiyle 408'e göre kısıtlanmıştır. Kısıtlı ve vasisi, vesayet davası sürerken kişinin noterde imzaladığı şirket kuruluş sözleşmesinin iptalini istemiş; mahkeme, sözleşme tarihinde vesayet davasının açılmış olmasını ve kişinin ağır engelli olmasını esas alarak sözleşme yapma ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davayı kabul etmiştir.
Karar: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, kısıtlama kararında kişinin akıl hastalığı bulunmadığının ve kendi isteğiyle 408'e göre kısıtlandığının açıklandığını belirtmiştir. TMK 410 uyarınca kısıtlamanın ilandan önce iyiniyetli üçüncü kişileri etkilemediğini, isteğe bağlı kısıtlamanın üçüncü kişiler yönünden sonuç doğurması için ilanın şart olduğunu vurgulamıştır. Kişinin ayırt etme gücü bulunduğundan, kısıtlama kararı sözleşmeden sonra verilmişken vesayet davasının açılış tarihini esas alarak ehliyetsizlik sonucuna varılmasını yerinde bulmamış; hile iddialarının ayrıca incelenmesi gerektiğini belirterek kararı oy birliğiyle bozmuştur.
“isteğe bağlı kısıtlama kararının üçüncü kişiler yönünden sonuç doğurabilmesi için kararın ilan edilmesi gerektiği açıkça hüküm altına alınmıştır.”
Ne anlama geliyor?
408'e göre kısıtlanacak kişinin karar ve ilandan önceki işlemleri kural olarak geçerlidir; iptal için hile gibi başka bir sebep ispatlanmalıdır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir; TMK 410 aktarılmıştır. Hile iddiası ve ceza dosyası yönünden inceleme yapılması istenmiştir. Kişi, şirket ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Şeker, tansiyon ve felç gibi bedensel hastalıklar sözleşme tarihindeki fiil ehliyetini kendiliğinden ortadan kaldırmaz; bu durum ancak 408'e göre isteğe bağlı kısıtlama sebebi olabilir (bölge adliye mahkemesinin onanan gerekçesi)
Olay: Eş, rızası alınmadan eşinin kefil olduğu kredi sözleşmelerindeki kefaletin iptalini istemiş, eşinin rahatsızlığı nedeniyle nasıl kefil olduğunu bilmediklerini de ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesinin ihbarı üzerine kefil hakkında açılan kısıtlama davası reddedilmiştir.
Karar: Bölge adliye mahkemesi, kısıtlama için açılan davanın reddedildiğini, dilekçede sözleşme tarihinde fiil ehliyetini ortadan kaldıran bir akıl hastalığından söz edilmediğini, şeker ve tansiyon hastalığına bağlı felç iddiasının sözleşme tarihindeki fiil ehliyetini etkilemeyeceğini ve bu durumun ancak 408'e göre isteğe bağlı kısıtlama sebebi olabileceğini belirtmiştir. Kefaletlerden birini eş rızası yokluğundan geçersiz, diğerini geçerli saymıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi bu kararı oy birliğiyle onamıştır.
“bu durumun sözleşme tarihindeki fiil ehliyetini etkilemeyeceği, TMK'nın 408. maddesi gereğince isteğe bağlı kısıtlanma sebebi olabileceği”
Ne anlama geliyor?
Bedensel hastalık kişiyi kendiliğinden ehliyetsiz yapmaz; kısıtlama kararı olmadıkça işlemleri geçerlidir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiş bir ONAMA kararıdır; aktarılan gerekçe bölge adliye mahkemesine aittir, Yargıtay ayrıca gerekçe yazmamıştır. Kişi, banka ve tutar bilgileri aktarılmamıştır.
Kaldırma ve 405 ile ayrım
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Kendi isteğiyle kısıtlanmış kişinin vesayeti yalnız artık istemediği gerekçesiyle kaldırılamaz; 476 uyarınca kısıtlamayı gerektiren sebebin ortadan kalktığı araştırılmalı ve sağlık raporu alınmalıdır
Olay: Ağır derecede engelli olduğu ve bazı günlük işlerinde yardıma ihtiyaç duyduğu raporla belirlenen kişi, yaşlılığı ve hastalığı nedeniyle kendi isteğiyle 408'e göre kısıtlanmıştır. Daha sonra mahkeme, kısıtlının kısıtlanmayı istemediği sürece kısıtlanamayacağı gerekçesiyle ek kararla vesayeti kaldırmış; kararı vasi temyiz etmiştir.
Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 408 ve 476'yı aktarmış ve vesayetin sona erme hâllerinin TMK 470 ve devamında düzenlendiğini belirtmiştir. Kısıtlanma nedenleri gözetilerek 475 ve 476 uyarınca araştırma yapılması, kısıtlanma nedeninin ortadan kalktığına ilişkin sağlık raporu alındıktan sonra karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle talebin kabul edilmesini doğru bulmayarak kararı oy birliğiyle bozmuştur.
“kısıtlanma nedeninin ortadan kalktığına ilişkin sağlık raporu alındıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi yerine eksik inceleme ile talebin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor?
Verilmiş bir 408 kısıtlamasının kaldırılması, yalnız "artık istemiyorum" beyanına değil, sebebin ortadan kalktığının ispatına bağlıdır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir; önceden verilmiş bir isteğe bağlı kısıtlamanın ek kararla kaldırılmasına ilişkindir. Kişi ve kurum bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi
Kendi isteğiyle kısıtlanan kişinin vesayetin kaldırılması istemi dosya üzerinden reddedilemez; duruşma açılıp deliller toplanmalı, 405 yönünden de değerlendirme yapılmalıdır
Olay: Bir mahkemenin ihbarı üzerine 405'e göre sağlık kurulu raporu alınamayan kişi hakkında, kendi talep ve kabulüyle 408'e göre kısıtlama kararı verilmiştir. Kişi daha sonra vesayetin kaldırılmasını istemiş; mahkeme kaldırmayı gerektiren bir neden bulunmadığı ve 405 raporunun alınamadığı gerekçesiyle dosya üzerinden istemi reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, 476 uyarınca kendi isteğiyle kısıtlanan kişi üzerindeki vesayetin kaldırılmasının sebebin ortadan kalkmasına bağlı olduğunu; delillerin bildirilmesi ve değerlendirilmesi zorunluluğu karşısında dosya üzerinden karar verilemeyeceğini ve hukuki dinlenilme hakkını (HMK 27) belirtmiştir. Duruşma açılıp kısıtlının gösterdiği deliller toplanarak, kamu düzeni gereği re'sen araştırma da yapılarak hem kısıtlının talebi hem 405 yönünden karar verilmesi gerektiğini belirterek kararı oy birliğiyle bozmuştur.
Karardan alıntı (aç)(kapat)
“Türk Medeni Kanunu'nun 476. maddesi uyarınca kendi isteğiyle kısıtlanmış olan kişi üzerindeki vesayetin kaldırılması, kısıtlamayı gerektiren sebebin ortadan kalkmasına bağlı olup, delillerin bildirilmesi ve değerlendirilmesi zorunluluğu karşısında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 385/1. maddesinin yollamasıyla aynı yasanın 320/1. maddesinin uygulanması olanağı bulunmamaktadır.”
Ne anlama geliyor?
Vesayetin kaldırılmasını isteyen kısıtlıya delillerini sunma ve duruşmada dinlenme imkânı tanınmalıdır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi ve mahkeme bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Yalnız görme engeli bulunan, akıl hastalığı olmayan kişinin 405'e göre kısıtlanması hatalıdır; kısıtlama baştan isteğe bağlı kısıtlama niteliğindeyse ve vasi vesayetin kaldırılmasını istemişse yalnız madde numarasının düzeltilmesiyle yetinilemez
Olay: Eşi, gözleri görmediği için yüzde 92 engelli olan kişinin kısıtlanmasını ve kendisinin vasi atanmasını istemiş; mahkeme kişiyi 405'e göre kısıtlamıştır. Vasi yıllar sonra, akıl hastalığı olmayan kişinin 405'e göre kısıtlanmasının onu mağdur ettiğini belirterek vesayetin kaldırılmasını, olmazsa kısıtlama maddesinin değiştirilmesini istemiş; mahkeme ek kararla kısıtlamayı 408'e çevirmiştir. Kararları hem kısıtlı hem vasi temyiz etmiştir.
Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, kısıtlıya tebliğ yapıldığı belgelenmediğinden temyizin süresinde olduğunu kabul etmiştir. Dava baştan beri 408 kapsamında isteğe bağlı kısıtlama istemi olduğu hâlde 405'e göre karar verilmesinin maddi hata olduğunu ve bunun ek kararla giderildiğini belirtmiş; ancak vasi öncelikle vesayetin kaldırılmasını istediğinden mahkemenin isteğe bağlı vesayetin kaldırılmasına karar vermesi gerektiğini belirterek ek kararı oy birliğiyle bozmuştur.
“mahkemece isteğe bağlı vesayetin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, maddi hatanın düzeltilmesi ile yetinilmiş olması doğru görülmemiştir.”
Ne anlama geliyor?
Akıl hastalığı bulunmayan engelli kişinin kısıtlaması 405'e değil 408'e dayanır ve kaldırma talebi bu çerçevede incelenir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kısıtlı, ilk kısıtlama kararını kısıtlanmasını gerektiren bir durum bulunmadığı gerekçesiyle temyiz etmiştir. Kişi, yer ve mahkeme bilgileri aktarılmamıştır.
İstek üzerine kayyım
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
TMK 428 uyarınca kendi isteğiyle kayyım atanan kişi bakım merkezine yerleşmiş olsa da vesayet makamı yerleşim yeri değişikliğine izin vermedikçe işlerin takibinde yetki kayyımı atayan sulh hukuk mahkemesinde kalır
Olay: Bir kişiye TMK 428 uyarınca kendi isteğiyle kayyım atanmıştır. Kayyım, kişi adına yatırılan parayı çekebilmek için izin istemiş; kayyımı atayan mahkeme izni vermiş, ancak kişinin artık başka bir yerdeki özel bakım merkezinde yaşadığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir. Dosyanın gönderildiği mahkeme de usulünce verilmiş bir yerleşim yeri değişikliği izni bulunmadığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir.
Karar: Yargı yeri belirlemeye bakan Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, TMK 19, 411, 412, 428 ve 431/1'i aktarmıştır. Kayyım atanan kişinin yerleşim yeri değişikliğine vesayet makamının TMK 412/1 uyarınca verdiği bir izin kararı bulunmadığından dosyanın takibinde kayyımı atayan mahkemenin yetkili olduğuna oy birliğiyle ve kesin olarak karar vermiştir.
“TMK’nın 412 nci maddesinin birinci fıkrasına göre verilmiş bir izin kararı olmadığından dosyanın takibi ile”
Ne anlama geliyor?
Kayyım atanan kişi başka bir yere taşınsa bile, vesayet makamı izin vermedikçe dosya eski mahkemede takip edilir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve kesin olarak verilmiştir. Kişi, yer ve kurum bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 408 ile ilgili maddeler
- TMK m. 413 — Vasinin atanması: kim vasi olur, öncelik, kaçınma, itiraz ve kesinleşme (TMK 413-425)
- TMK m. 411 — Vesayet işlerinde yetkili mahkeme ve yerleşim yerinin değişmesi (TMK 411-412)
- TMK m. 405 — Akıl hastalığı nedeniyle kısıtlama, sağlık kurulu raporu ve ilan (TMK 405, 409-410)
- TMK m. 406 — Savurganlık, kumar, alkol ve kötü yönetim nedeniyle kısıtlama (TMK 406)
- TMK m. 407 — Cezaevindeki hükümlüye vasi veya kayyım atanması (TMK 407, 471)
- TMK m. 404 — Küçüklük: velayet altında bulunmayan küçüğe vasi atanması (TMK 404)
- TMK m. 396 — Vesayet organları: vesayet makamı, denetim makamı, vasi ve kayyım (TMK 396-403)
- TMK m. 16 — Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar
- TMK m. 13 — Ayırt etme gücü
- TMK m. 14 — Fiil ehliyetsizliği
- TMK m. 124 — Evlenme ehliyeti ve engelleri (TMK 124-133)
Uygulamada dikkat edilecekler
Pratik notlar
- 1.Yaşlı veya engelli yakınınız için başvurmadan önce onun isteğini alın; 408'e göre vasi atanması kişinin kendi iradesine dayanır ve mahkeme bunu duruşmada bizzat sorar.
- 2.Dilekçeye kişinin bedensel durumunu ve günlük işlerini göremediğini gösteren sağlık raporlarını ekleyin; yalnız akıl sağlığı raporu 408 için yeterli değildir.
- 3.Kişi mahkemeye gelemeyecek durumdaysa bunu dilekçede belirtin ve hâkimin kişiyi bulunduğu yerde dinlemesini isteyin.
- 4.Kişi güvendiği birini vasi olarak gösterebilir; haklı sebep yoksa mahkeme bu kişiyi atar (TMK 415).
- 5.Yalnız belirli işler veya malvarlığının yönetimi için yardım gerekiyorsa kısıtlama yerine vekaletname, kendi isteğiyle kayyım (TMK 428) veya yasal danışmanlık seçeneklerini değerlendirin.
- 6.Evde bakım yardımı için vasi kararı yalnız akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle kısıtlanması gereken ergin için istenir; bedensel engelde önce il müdürlüğünden şartları öğrenin.
- 7.Kısıtlama kararından sonra taşınmaz satışı, kredi, dava açma gibi işlemler için vesayet makamından izin alınması gerektiğini unutmayın.
- 8.Durum düzeldiğinde vesayetin kaldırılmasını isteyin; kısıtlamayı gerektiren sebebin ortadan kalktığını gösteren sağlık raporunu hazırlayın.
Konuyla ilgili yazılar
Sıkça Sorulan Sorular
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.