5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu · C) Mali haklar

FSEK Madde 24: Temsil Hakkı

Üçüncü Bölüm: Fikrî Haklar › C) Mali haklar

Hazırlayan: Av. Murat Aydar4 yüksek mahkeme kararıYürürlükteki metinGüncelleme: 23.09.2026

Kısa cevap · FSEK 24

FSEK 24, eserin canlı veya araçla sunumunu düzenler: bir eserden doğrudan doğruya yahut işaret, ses veya resim nakline yarayan aletlerle <strong>umumi mahallerde</strong> okumak, çalmak, oynamak ve göstermek gibi temsil suretiyle faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. İkinci fıkra, temsilin yapıldığı yerden başka bir yere teknik vasıtayla naklini de eser sahibine bırakır. Üçüncü fıkra ise izin rejimini kurar: temsil hakkı, eser sahibinin veya meslek birliğine üye olması hâlinde yetki belgesindeki yetkiler çerçevesinde meslek birliğinin yazılı izni olmadan başkalarınca kullanılamaz; FSEK 33 ve 43 hükümleri saklıdır.

Bu sayfada neler var? (10 bölüm)
  1. FSEK 24 madde metni
  2. Değişiklik geçmişi
  3. Doğrudan ve Dolaylı Temsil Nedir?
  4. İşyerinde Müzik İçin Kimden İzin Alınır?
  5. İşyerinde Televizyon Açmak Suç mu?
  6. Sahne Eserlerinde Temsil ve Sessiz Kalmanın Sınırı
  7. FSEK 24 Yargıtay kararları
  8. FSEK 24 ile ilgili maddeler
  9. Uygulamada dikkat edilecekler
  10. Sıkça sorulan sorular

Temel kavramlar

Temsil hakkı
Eserden doğrudan doğruya yahut işaret, ses veya resim nakline yarayan aletlerle umumi mahallerde okumak, çalmak, oynamak ve göstermek gibi temsil suretiyle faydalanma hakkı (FSEK 24/1).
Doğrudan temsil
Eserin canlı olarak sunulması: okumak, çalmak, oynamak, göstermek.
Dolaylı temsil
Eserin işaret, ses veya resim nakline yarayan aletlerle umumi mahalde sunulması. Yargıtay, otelde televizyon üzerinden müzik iletimini FSEK 24/1 kapsamında dolaylı temsil saymıştır.
Umumi mahal
Aralarında şahsi bağlantı bulunmayan, umum sayılan kişilerin bulunduğu yer. Otel, kafe, restoran, alışveriş merkezi gibi yerler bu kapsamdadır.
Temsilin nakli
Temsilin umuma arz edildiği mahalden başka bir yere herhangi bir teknik vasıtayla nakli. Bu da eser sahibine aittir (FSEK 24/2).
Yazılı izin şartı
Temsil hakkının, eser sahibinin veya meslek birliğinin yazılı izni olmadan başkalarınca kullanılamaması (FSEK 24/3).
Yetki belgesi
Eser sahibinin meslek birliğine verdiği ve birliğin hangi yetkileri kullanabileceğini gösteren belge (FSEK 24/3).
Saklı hükümler
FSEK 33 (eğitim ve öğretim kurumlarında temsil serbestisi) ile FSEK 43 (yayın ve iletim esasları). FSEK 24/3 bu hükümleri saklı tutar.

Bir bakışta FSEK 24

KonuKuralDayanak
Temel kuralUmumi mahallerde temsil suretiyle faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir.FSEK m. 24/1
İki biçimDoğrudan doğruya veya işaret, ses ya da resim nakline yarayan aletlerle.FSEK m. 24/1
NakilTemsilin yapıldığı yerden başka bir yere teknik vasıtayla nakli de eser sahibine aittir.FSEK m. 24/2
İzinTemsil hakkı, eser sahibinin veya meslek birliğinin yazılı izni olmadan başkalarınca kullanılamaz.FSEK m. 24/3
Saklı hükümlerFSEK 33 ve 43'teki hükümler saklıdır.FSEK m. 24/3
Dolaylı temsilOtelde televizyon üzerinden musiki eserlerinin müşterilere iletilmesi FSEK 24/1 kapsamında dolaylı temsildir.CGK 2020/508
Umum kavramıAralarında şahsi bağlantı bulunmayan müşteriler umum sayılır; kişisel kullanım alanı dışına çıkılmış olur.CGK 2020/508
Ceza sorumluluğuYayın içeriğine müdahale yetkisi bulunmayan işletmecide kast yoksa suçun manevi unsuru oluşmaz.CGK 2020/508; 7. CD 2021/16660
Hukuki sorumlulukCeza sorumluluğu bulunmasa bile tazmin anlamında sorumluluk gündeme gelebilir.7. CD 2021/16660
Umuma açık mahal izniGirişi ücretli veya ücretsiz umuma açık mahaller, hak sahiplerinden veya meslek birliklerinden FSEK 52'ye uygun sözleşmeyle izin alır.FSEK m. 41; 7. CD 2021/16660
Ortak eserde temsilMüşterek eserde tek bir sahip eseri gösterime sunamaz; diğerlerinden izin alınmalı veya müştereken sahneye konulmalıdır.11. HD 2015/2192 (ilk derece tespiti, onandı)
Sessiz kalmaSessiz kalma yoluyla hak kaybı geçmiş kullanımları kapatabilir; ancak arabuluculuğa başvuru men iradesini ortaya koyar ve sonraki dönem için men'e karar verilmelidir.11. HD 2026/2074
Hakların bağımsızlığıTemsil izni çoğaltma, yayma veya umuma iletim iznini içermez.FSEK m. 20/1

FSEK 24 madde metni

Resmî metin5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu

Üçüncü Bölüm: Fikrî Haklar · C) Mali haklar

Temsil hakkı — Madde 24

  1. (1)Bir eserden, doğrudan doğruya yahut işaret, ses veya resim nakline yarıyan aletlerle umumi mahallerde okumak, çalmak, oynamak ve göstermek gibi temsil suretiyle faydalanma hakkı munhasıran eser sahibine aittir.
  2. (2)Temsilin umuma arzedilmek üzere vukubulduğu mahalden başka bir yere herhangi bir teknik vasıta ile nakli de eser sahibine aittir.
  3. (3)(Ek: 1/11/1983 - 2936/4 md.)Temsil hakkı; eser sahibinin veya meslek birliğine üye olması halinde, yetki belgesinde belirttiği yetkiler çerçevesinde meslek birliğinin yazılı izni olmadan, diğer gerçek ve tüzelkişilerce kullanılamaz. Ancak, 33 üncü ve 43 üncü maddelerdeki hükümler saklıdır.

Kaynak: 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, mevzuat.gov.tr. Fıkra numaraları okumayı kolaylaştırmak için eklenmiştir.

Değişiklik geçmişi

TarihKaynakDeğişiklik
01.11.19832936 sayılı Kanun m. 4 (RG 03.11.1983, S. 18211)Maddeye üçüncü fıkra eklendi: temsil hakkının eser sahibinin veya meslek birliğine üye olması hâlinde yetki belgesinde belirttiği yetkiler çerçevesinde meslek birliğinin yazılı izni olmadan diğer gerçek ve tüzel kişilerce kullanılamayacağı; FSEK 33 ve 43'teki hükümlerin saklı olduğu düzenlendi.
21.02.20014630 sayılı Kanun (RG 03.03.2001, S. 24335 Mükerrer)Birinci fıkrada yer alan "onun asıl veya işlenmelerini" ibaresi yürürlükten kaldırılarak metinden çıkarıldı. Bugünkü resmî metinde bu ibarenin yerinde parantez içi boşluk yer alır.

Doğrudan ve Dolaylı Temsil Nedir?

FSEK 24/1 temsili iki biçimde tanımlar ve her ikisini de eser sahibinin hakkı sayar:

  • Doğrudan doğruya temsil: Eserin canlı sunumu — okumak, çalmak, oynamak, göstermek. Bir konser, tiyatro oyunu veya şiir dinletisi bu kapsamdadır.
  • Dolaylı temsil: Eserin "işaret, ses veya resim nakline yarayan aletlerle" umumi mahallerde sunulması. İşyerinde müzik çalmak, televizyon açmak veya projeksiyonla film göstermek bu kapsamda değerlendirilir.

Ceza Genel Kurulu, bir otelde televizyon aracılığıyla iki musiki eserinin müşterilere iletilmesi olayında dolaylı temsili açıkça uygulamıştır (Yargıtay CGK, 08.12.2020, E. 2018/397, K. 2020/508). Kurulun kurduğu maddi tablo şöyledir: hak sahiplerinden FSEK 41 ve 52 doğrultusunda yazılı izin alınmaksızın, kişisel kullanım alanı dışına çıkılarak, aralarında şahsi bağlantı bulunmayan ve bu nedenle umum sayılan müşterilere kurulu sistem üzerinden FSEK 24/1'deki dolaylı temsil ve FSEK 25/2'deki umuma iletim gerçekleşmiştir; böylece FSEK 71/1'deki mali haklara tecavüz suçunun maddi unsurları oluşmuştur.

Buradan iki ölçüt çıkar. Birincisi umumi mahal: aralarında şahsi bağlantı bulunmayan kişilerin bulunduğu yer. İkincisi kişisel kullanım alanının dışına çıkma: evde müzik dinlemek ile işyerinde müşterilere dinletmek aynı şey değildir.

Maddenin ikinci fıkrası kapsamı bir adım daha genişletir: temsilin umuma arz edilmek üzere vuku bulduğu mahalden başka bir yere herhangi bir teknik vasıta ile nakli de eser sahibine aittir. Yani bir salondaki temsili başka bir salona aktarmak ayrı bir kullanım sayılır.

İşyerinde Müzik İçin Kimden İzin Alınır?

FSEK 24/3, 1983'te eklenen fıkradır ve izin rejimini kurar: temsil hakkı; eser sahibinin veya meslek birliğine üye olması hâlinde yetki belgesinde belirttiği yetkiler çerçevesinde meslek birliğinin yazılı izni olmadan, diğer gerçek ve tüzel kişilerce kullanılamaz.

Bu fıkra FSEK 41 ile birlikte okunur. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, FSEK 41/1'i şöyle aktarır: girişi ücretli veya ücretsiz umuma açık mahaller; eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların kullanım ve/veya iletimine ilişkin FSEK 52'ye uygun sözleşme yaparak hak sahiplerinden veya üyesi oldukları meslek birliklerinden izin alır ve sözleşmelerde yazılı mali hak ödemelerini yaparlar (Yargıtay 7. CD, 07.12.2021, E. 2021/17209, K. 2021/16660). Aynı kararda Daire, meslek birliklerine umuma açık yerlerde eserlerin umuma iletilmesi hakkı yönünden yıllık tarifeler belirleme hakkının da düzenlendiğini belirtmiştir.

Fıkranın sonundaki kayıt iki istisnayı saklı tutar:

  • FSEK 33: Eğitim ve öğretim kurumlarında, yüz yüze eğitim ve öğretim amacıyla doğrudan veya dolaylı kâr amacı güdülmeksizin ve giriş ücreti alınmaksızın yapılan temsiller.
  • FSEK 43: Radyo-televizyon, uydu ve kablolu yayın kuruluşları ile benzeri kuruluşların yayın ve iletimlerine ilişkin esaslar. Bu kuruluşlar sahneye konmuş eserlerde hak sahiplerinden önceden izin almak, diğer eserlerde ise ilgili meslek birlikleriyle FSEK 52'ye uygun sözleşme yapmak zorundadır.

Pratikte izin şu sırayla aranır: eserin hangi meslek birliğine yetki verildiğini tespit etmek, o birlikle FSEK 52'ye uygun yazılı sözleşme yapmak ve tarifeye göre ödemeyi gerçekleştirmek. Tek bir kullanımda söz yazarı, besteci, icracı sanatçı ve fonogram yapımcısı ayrı birliklere yetki vermiş olabilir; ayrıntı için FSEK 3 ve FSEK 1/B şerhlerine bakabilirsiniz.

İşyerinde Televizyon Açmak Suç mu?

Bu, temsil hakkının en tartışmalı uygulama alanıdır ve yanıt hukuk ile ceza sorumluluğunu ayırmayı gerektirir.

Ceza Genel Kurulu, otelde televizyon yayını üzerinden musiki eserlerinin müşterilere iletilmesinde maddi unsurların oluştuğunu belirledikten sonra manevi unsur bakımından farklı sonuca varmıştır (Yargıtay CGK, 08.12.2020, E. 2018/397, K. 2020/508): televizyon kuruluşlarının yayın içeriğine müdahale yetkisi ve imkânı bulunmayan işletmecinin, hangi eserlerin yayınlanacağını bilemeyeceği; dolayısıyla müşterilerine o eserleri dinletme amacıyla hareket ettiğinin söylenemeyeceği belirtilmiş; kast bulunmadığı için suçun manevi unsurunun gerçekleşmediği kabul edilerek hüküm bozulmuştur.

Aynı yaklaşım bir kafe uyuşmazlığında da uygulanmıştır. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, "yayın akışı ve koşulları hususunda hiçbir tasarruf yetkisi bulunmaksızın" bir müzik eserini televizyon kanalı üzerinden yapılan yayın aracılığıyla işletmesinde müşterilerine dinletmekten ibaret eylemin hukuki ihtilaf niteliğinde olduğunu; sanığın tazmin anlamında sorumluluğundan bahsedilebilirse de cezai yönden suç kastı bulunmadığını belirterek beraat yerine mahkûmiyete karar verilmesini kanuna aykırı bulmuş ve hükmü bozmuştur (Yargıtay 7. CD, 07.12.2021, E. 2021/17209, K. 2021/16660).

İki kararın birlikte verdiği çerçeve şudur:

  • Ceza yolu: Yayın içeriğine müdahale yetkisi olmayan işletmecide kast yoktur; suç oluşmaz. Belirleyici olan, işletmecinin hangi eserin çalındığını bilerek hareket edip etmediğidir.
  • Hukuk yolu: Tazmin sorumluluğu ayrıca değerlendirilir. FSEK 41 uyarınca izin alma yükümlülüğü ortadan kalkmaz.

Pratik ayrım: kendi seçtiğiniz listeyi çalmak ile televizyonu açmak ceza sorumluluğu bakımından aynı değildir. Buna karşılık her iki hâlde de FSEK 41 kapsamında izin ve ödeme yükümlülüğü gündeme gelir.

Sahne Eserlerinde Temsil ve Sessiz Kalmanın Sınırı

Tiyatro oyunu, opera ve bale gibi sahneye konmuş eserlerde temsil hakkı davanın merkezindedir. İki karar bu alanda önemli sınırlar çizer.

Ortak eserde tek başına gösterim. Bir sahne uyarlaması uyuşmazlığında mahkeme, tarafların müşterek eser sahibi olduğu eserin bütünselliğinden kaynaklanan özelliği dolayısıyla yalnız bir kişinin eser sahibi sıfatıyla oyunu gösterime sunmasının mümkün olmadığını; diğer müşterek eser sahiplerinden izin alınması veya oyunun müştereken sahneye konulması gerektiğini belirlemiş ve tazminata hükmetmiştir. Karar temyizde onanmıştır (Yargıtay 11. HD, 18.02.2015, E. 2014/16885, K. 2015/2192).

Sessiz kalma yoluyla hak kaybı ve sınırı. 2026 tarihli bir kararda Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, bir oyunun 2008'den beri sahneye konulduğu ve eser sahibinin sağlığında buna ses çıkarmadığı bir olayda iki aşamalı bir sonuç kurmuştur (Yargıtay 11. HD, 16.04.2026, E. 2025/5503, K. 2026/2074):

  1. Davacıların arabuluculuğa başvuru tarihine kadar olan kullanımlar bakımından sessiz kalma yoluyla hak kaybı koşullarının oluştuğunun kabulü doğrudur.
  2. Buna karşılık eser sahibinin mirasçılarının arabuluculuğa başvurdukları tarihten itibaren eserden doğan hakların kullanılmasını men etme iradelerini ortaya koydukları anlaşıldığından, mahkemece bu tarihten sonraki dönem için davalının muhtemel tecavüzünün men'ine karar verilmesi gerekir.

Daire bu gerekçeyle, men talebinin de reddine ilişkin kararı bozmuştur. Kararın pratik değeri büyüktür: sessiz kalma geçmiş kullanımları kapatabilir ama geleceği kapatmaz. İrade açıkça ortaya konduğu andan — burada arabuluculuk başvurusundan — itibaren ileriye dönük men talebi kabul edilmelidir.

Bu nedenle uzun süredir devam eden izinsiz temsillerde strateji şöyle kurulmalıdır: geçmiş dönem için tazminat talebi sessiz kalma savunmasıyla karşılaşabilir; ancak tecavüzün men'i talebi, iradenin ortaya konduğu tarihten sonrası bakımından ayrıca ileri sürülmelidir.

FSEK 24 Yargıtay kararları

Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 4 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve konularına göre gruplandı; Ceza Genel Kurulu kararları bulundukları grubun başında yer alır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.

Karar seçimi hakkında

Kartlara temsil hakkını mahkemenin kendi gerekçesinde değerlendiren kararlar alındı. Ceza Genel Kurulu kararında maddi ve manevi unsur değerlendirmesi ayrı ayrı aktarıldı; onama ile kesinleşen kararda gerekçenin hangi mahkemeye ait olduğu kart notunda belirtildi.

Dolaylı temsil ve ceza sorumluluğunun sınırı

Yargıtay Ceza Genel Kurulu

Otelde televizyon üzerinden müzik iletimi FSEK 24/1 kapsamında dolaylı temsildir; ancak yayın içeriğine müdahale yetkisi olmayan işletmecide kast yoktur

Olay: Bir otelde televizyon kanalları üzerinden iki musiki eserinin müşterilere iletildiği tespit edilmiş; işletmeci hakkında FSEK'e muhalefetten dava açılmıştır.

Karar: Kurul, hak sahiplerinden FSEK 41 ve 52 doğrultusunda yazılı izin alınmaksızın, kişisel kullanım alanı dışına çıkılarak, aralarında şahsi bağlantı bulunmayan ve bu nedenle umum sayılan müşterilere kurulu sistem üzerinden FSEK 24/1 kapsamında dolaylı temsil ve FSEK 25/2 kapsamında umuma iletim gerçekleştiğini; böylece FSEK 71/1'deki mali haklara tecavüz suçunun maddi unsurlarının oluştuğunu belirlemiştir. Buna karşılık televizyon kuruluşlarının yayın içeriğine müdahale yetkisi ve imkânı bulunmayan sanığın hangi eserlerin yayınlanacağını bilemeyeceği, bu nedenle müşterilerine o eserleri dinletme amacıyla hareket ettiğinin söylenemeyeceği gerekçesiyle kast bulunmadığını ve suçun manevi unsurunun gerçekleşmediğini kabul ederek hükmü bozmuştur.

Karardan alıntı (aç)

eserin canlı olmayan, başka bir ifadeyle daha önce tespit edilmiş hâlinin radyo ve televizyon yayınıyla veya telli/telsiz herhangi bir şekilde gerçekleşen iletiminin, radyo veya televizyon yahut herhangi bir cihazla belli bir yerde toplanmış aralarında şahsi bağlantı olmayan ve bu nedenle umum sayılan kişilere gösterilmesi veya dinletilmesi 5846 sayılı Kanun'un 24/1. maddesi kapsamında dolaylı temsil niteliğindedir.

Ne anlama geliyor?

İşyerinde televizyon veya müzik sistemi çalıştırmak temsil hakkının kapsamındadır. Ceza sorumluluğu için kast aranır; hukuki sorumluluk ve FSEK 41 kapsamındaki izin yükümlülüğü ise ayrıca değerlendirilir.

Kafede televizyon yayını ve kast

Yargıtay 7. Ceza Dairesi

Yayın akışında tasarruf yetkisi bulunmayan işletmecinin eylemi hukuki ihtilaf niteliğindedir; cezai kast yoktur

Olay: Bir kafe işletmecisi hakkında, işletmesinde televizyon kanalı üzerinden yapılan yayın aracılığıyla bir müzik eserini müşterilerine dinletmesi nedeniyle FSEK'e muhalefetten dava açılmış ve mahkûmiyet kararı verilmiştir.

Karar: Daire, FSEK 25'teki umuma iletim hakkı ile FSEK 41 ve 43'teki izin ve tarife düzenini ayrıntılı biçimde aktarmış; girişi ücretli veya ücretsiz umuma açık mahallerde bir fonogramın, eser veya icranın umuma iletimi için işyeri sahiplerinin hak sahiplerinden veya meslek birliklerinden FSEK 52'ye uygun sözleşmeyle izin almak zorunda olduklarını belirtmiştir. Ardından TCK 21 uyarınca cezai sorumluluk için "bilme ve isteme" olarak tanımlanabilecek kastın bulunması gerektiğini vurgulamış; yayın akışı ve koşulları hususunda hiçbir tasarruf yetkisi bulunmaksızın bir müzik eserini televizyon yayını aracılığıyla müşterilere dinletmekten ibaret eylemin hukuki ihtilaf niteliğinde olduğunu, sanığın tazmin anlamında sorumluluğundan bahsedilebilirse de cezai yönden suç kastı bulunmadığını belirterek beraat yerine mahkûmiyete karar verilmesini kanuna aykırı bulmuş ve hükmü bozmuştur.

sanığın tazmini anlamda sorumluluğundan bahsedilebilir ise de, cezai yönden suç kastı bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi

Ne anlama geliyor?

Ceza yolu ile hukuk yolu ayrılmıştır: televizyon yayınından doğan kullanımda ceza sorumluluğu doğmasa bile tazminat ve izin yükümlülüğü sürebilir.

Sessiz kalma yoluyla hak kaybının sınırı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Sessiz kalma geçmiş kullanımları kapatabilir; arabuluculuğa başvuru men iradesini ortaya koyar ve sonraki dönem için men'e karar verilmelidir

Olay: Davacıların murisine ait bir oyun, davalı tarafından 2008 yılından beri sahneye konulmaktadır. Murisin sağlığında bundan haberdar olup olmadığı, izin veya icazetinin bulunup bulunmadığı ve mirasçıların bilgisi olup olmadığı tartışılmıştır. İlk derece mahkemesi sessiz kalma yoluyla hak kaybı koşullarının oluştuğu gerekçesiyle tüm talepleri, bu arada tecavüzün önlenmesi talebini de reddetmiştir.

Karar: Daire, davacıların arabuluculuğa başvuru tarihine kadar olan kullanımlar bakımından sessiz kalma yoluyla hak kaybı koşullarının oluştuğunun kabulünü doğru bulmuş; buna karşılık eser sahibinin mirasçılarının arabuluculuğa başvurdukları tarihten itibaren eserden doğan hakların kullanılmasını men etme iradelerini ortaya koydukları anlaşıldığından, mahkemece arabuluculuğa başvuru tarihinden sonraki dönem için davalının muhtemel tecavüzünün men'ine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu gerekçeyle davacıların diğer temyiz itirazlarını reddederek men talebi yönünden bölge adliye mahkemesi kararını oy birliğiyle bozmuştur.

eser sahibinin mirasçılarının arabuluculuğa başvurdukları tarihten itibaren eserden ... hakların kullanılmasını men etme iradelerini ortaya koydukları anlaşılmaktadır

Ne anlama geliyor?

Uzun süredir devam eden izinsiz temsillerde geçmiş dönem tazminatı sessiz kalma savunmasıyla karşılaşabilir; ancak iradenin ortaya konduğu tarihten sonrası için tecavüzün men'i talebi ayrıca ileri sürülmelidir.

Ortak eserde temsil

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi

Müşterek eserde tek bir sahip eseri gösterime sunamaz; diğerlerinden izin alınmalı veya müştereken sahneye konulmalıdır

Olay: Bir müzik eseri üzerinden yürütülen sanat eğitimi projesi kapsamında üç sanatçı eseri önce kitap hâline getirmiş, ardından sahneye uyarlamıştır. Eser sonradan müzikli oyun olarak uyarlanıp gösterime sunulmuştur.

Karar: Mahkeme, tarafların müşterek eser sahibi olduğu eserin bütünselliğinden kaynaklanan özelliği dolayısıyla yalnız bir kişinin eser sahibi sıfatıyla oyunu gösterime sunmasının mümkün olmadığını, diğer müşterek eser sahiplerinden izin alınması veya oyunun müştereken sahneye konulması gerektiğini belirlemiştir. Adın belirtilmemesi bakımından FSEK 15'e dayanarak FSEK 70/1 uyarınca manevi tazminata; mali hakların kullanılmasına ilişkin uyuşmazlık nedeniyle FSEK 70/2 atfıyla maddi tazminata hükmetmiştir. Daire, eserin tümü yönünden bir uyuşmazlık çıktığında FSEK 10'a göre hareket edileceğini belirterek kararı onamıştır.

eserin bütünselliğinden kaynaklanan özelliği dolayısıyla sadece ...'nın eser sahibi sıfatıyla oyunun gösterime sunulmasının mümkün olmadığı dolayısıyla, diğer müşterek eser sahibi olan davacılardan izin alınması veya müştereken sahneye konulması gerektiği

Ne anlama geliyor?

Ortak eserde temsil için tüm eser sahiplerinin izni aranır. Sahne prodüksiyonlarında hak zinciri kurulurken eser sahiplerinin tamamı tespit edilmelidir.

Not: Temsile ve tazminata ilişkin tespitler yerel mahkeme kararının gerekçesindedir; FSEK 10'un uygulanacağına ilişkin değerlendirme Dairenin onama gerekçesindedir.

FSEK 24 ile ilgili maddeler

  • FSEK m. 1/BTanımlar: icracı sanatçı ve fonogram
  • FSEK m. 3Musiki eserleri
  • FSEK m. 10Eser sahipleri arasındaki birlik
  • FSEK m. 20Mali haklar ve hakların bağımsızlığı
  • FSEK m. 22Çoğaltma hakkı
  • FSEK m. 23Yayma hakkı
  • FSEK m. 25Umuma iletim hakkı
  • FSEK m. 33Eğitim ve öğretim kurumlarında temsil serbestisi
  • FSEK m. 41Umuma açık mahallerde kullanım ve tarife düzeni
  • FSEK m. 43Yayın ve iletim esasları
  • FSEK m. 52Mali hak sözleşmelerinde yazılı şekil
  • FSEK m. 68Mali haklara tecavüzde üç kat bedel
  • FSEK m. 69Tecavüzün men'i
  • FSEK m. 71Haklara tecavüz suçu

Uygulamada dikkat edilecekler

Pratik notlar

  1. 1.Umumi mahalde kullanım iddiasında iki ölçütü gösterin: yerin umuma açık olması ve kişisel kullanım alanının dışına çıkılması.
  2. 2.Dolaylı temsili ayrıca anın; işaret, ses veya resim nakline yarayan aletlerle sunum da temsil hakkı kapsamındadır.
  3. 3.İzin zincirini FSEK 24/3 ve FSEK 41 üzerinden kurun: hak sahibinden veya yetki belgesi bulunan meslek birliğinden yazılı izin alın.
  4. 4.Tek kullanımda birden çok birliğin yetkili olabileceğini gözetin: söz yazarı, besteci, icracı sanatçı ve fonogram yapımcısı ayrı birliklere yetki vermiş olabilir.
  5. 5.Eğitim ve öğretim amaçlı temsillerde FSEK 33'ün şartlarını kontrol edin; serbesti kâr amacı ve giriş ücreti bulunmaması koşullarına bağlıdır.
  6. 6.Yayın kuruluşlarıyla ilişkide FSEK 43'e bakın; sahneye konmuş eserlerde hak sahiplerinden önceden izin alınması zorunludur.
  7. 7.Ceza şikâyetinde kast unsurunu değerlendirin: yayın içeriğine müdahale yetkisi olmayan işletmecide kast bulunmadığı kabul edilmiştir.
  8. 8.Ceza sorumluluğu doğmasa bile tazmin sorumluluğunun ayrıca gündeme gelebileceğini hatırlayın.
  9. 9.Ortak eserde temsil için tüm eser sahiplerinin iznini alın veya eseri müştereken sahneye koyun.
  10. 10.Uzun süredir devam eden izinsiz temsillerde sessiz kalma savunmasına hazırlanın; geçmiş dönem için tazminat riskli olsa da iradenin ortaya konduğu tarihten sonrası için men talebini ayrıca kurun.
  11. 11.Men iradesini belgelendirin: arabuluculuk başvurusu, ihtarname ve yazışmalar tarih olarak dosyaya konmalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

FSEK 24/1 uyarınca bir eserden doğrudan doğruya yahut işaret, ses veya resim nakline yarayan aletlerle umumi mahallerde okumak, çalmak, oynamak ve göstermek gibi temsil suretiyle faydalanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. İkinci fıkra, temsilin yapıldığı mahalden başka bir yere teknik vasıtayla naklini de eser sahibine bırakır.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.