Kısa cevap · FSEK 10
FSEK 10, katkıların ayrıştırılamadığı eserleri düzenler. Birden fazla kişinin iştirakiyle vücuda getirilen eser ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa eserin sahibi, onu vücuda getirenlerin birliğidir ve birliğe adi şirket hakkındaki hükümler uygulanır. Madde üç önemli kural daha koyar: eser sahiplerinden biri haklı sebep olmaksızın müsaade etmezse izni mahkeme verebilir; birlik menfaatlerine tecavüz hâlinde her eser sahibi tek başına hareket edebilir; teknik hizmetler ve teferruata ait yardımlar ise iştirake esas teşkil etmez.
Bu sayfada neler var? (11 bölüm)
- FSEK 10 madde metni
- Değişiklik geçmişi
- "Ayrılmaz Bütün" Ne Zaman Oluşur ve Sonucu Nedir?
- Birlik Hâlinde Hangi Davayı Tek Başına Açabilirim?
- Diğer Eser Sahibi İzin Vermezse Ne Yapılır?
- Teknik Destek Veren Kişi Eser Sahibi Olur mu?
- Birlikte Eserde Hakları Kim Kullanır?
- FSEK 10 Yargıtay kararları
- FSEK 10 ile ilgili maddeler
- Uygulamada dikkat edilecekler
- Sıkça sorulan sorular
Temel kavramlar
- Birlik
- Ayrılmaz bütün teşkil eden eseri vücuda getirenlerin oluşturduğu topluluk. Eserin sahibi bu birliktir (FSEK 10/1).
- Adi şirket hükümleri
- Birliğe uygulanacak rejim (FSEK 10/2). Yargıtay, eser sahipleri arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu belirterek usule ilişkin sonuçlar çıkarmıştır.
- Ayrılmaz bütün
- Katkıların birbirinden ayrıştırılamaması. Ayrıştırılabiliyorsa FSEK 9, ayrıştırılamıyorsa FSEK 10 uygulanır.
- Mahkeme müsaadesi
- Eser sahiplerinden birinin muhik bir sebep olmaksızın müsaade etmemesi hâlinde mahkemece verilebilen izin (FSEK 10/2).
- Tek başına hareket
- Birlik menfaatlerine tecavüz edildiğinde her eser sahibinin diğerlerinin katılımı veya izni gerekmeden harekete geçebilmesi (FSEK 10/2).
- Teknik hizmet ve teferruata ait yardım
- Eserin vücuda getirilmesinde yapılan yardımlar. İştirake esas teşkil etmez; eser sahipliği doğurmaz (FSEK 10/3).
- Bir araya getiren kişi
- Eser sahiplerini bir araya getiren gerçek veya tüzel kişi. Aksi öngörülmedikçe birlikte eser üzerindeki hakları bu kişi kullanır (FSEK 10/4).
- Sinema eseri istisnası
- FSEK 10/4'ün son cümlesi sinema eseri ile ilgili hakları saklı tutar; bu eserlerde FSEK 8/3 ve Ek m. 2 rejimi uygulanır.
- Aktif dava ehliyeti
- Davayı açma yetkisi. Tecavüzün önlenmesi tek başına istenebilirken tazminat için diğer eser sahiplerinin katılımı veya izni aranır.
Bir bakışta FSEK 10
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Temel kural | Ayrılmaz bütün teşkil eden eserin sahibi, onu vücuda getirenlerin birliğidir. | FSEK m. 10/1 |
| Uygulanacak rejim | Birliğe adi şirket hakkındaki hükümler uygulanır. | FSEK m. 10/2; 11. HD 2019/2414 |
| Mahkeme müsaadesi | Eser sahiplerinden biri muhik sebep olmaksızın müsaade etmezse izin mahkemece verilebilir. | FSEK m. 10/2 |
| Tecavüzde tek başına | Birlik menfaatlerine tecavüz hâlinde her eser sahibi tek başına hareket edebilir; diğerlerinin izni gerekmez. | FSEK m. 10/2; 11. HD 2025/6361 |
| Tazminatta birlikte | Tek başına tazminat talep etme yetkisi bulunmaz; diğer eser sahibinin izni veya davaya dahil edilmesi gerekir. | 11. HD 2019/2414; 11. HD 2025/6361 |
| Dava şartı | Eksiklik verilen kesin süre içinde giderilmezse talep usulden reddedilir. | 11. HD 2025/6361 (ilk derece tespiti, onandı) |
| Üç kat bedel | Tek başına eser sahibi sıfatını taşımayan davacı bakımından FSEK 68 uygulanmaz. | 11. HD 2018/768 (ilk derece tespiti, onandı) |
| Teknik yardım | Teknik hizmetler ve teferruata ait yardımlar iştirake esas teşkil etmez. | FSEK m. 10/3 |
| Hakları kullanan kişi | Aksi öngörülmedikçe haklar eser sahiplerini bir araya getiren gerçek veya tüzel kişi tarafından kullanılır. | FSEK m. 10/4 |
| Sinema eseri | FSEK 10/4 sinema eseri ile ilgili hakları saklı tutar; orada FSEK 8/3 ve Ek m. 2 rejimi geçerlidir. | FSEK m. 10/4; 8/3 |
| Bütüne ilişkin uyuşmazlık | Katkılar ayrı ayrı eser sayılsa da eserin tümü yönünden uyuşmazlıkta FSEK 10'a göre hareket edilir. | 11. HD 2015/2192 |
| Koruma süresi | FSEK 10/1'deki hâllerde süre eser sahiplerinden son sağ kalanının ölüm tarihinden sonra başlar. | FSEK m. 26 son fıkra; 27/1 |
| Manevi haklar | Adın belirtilmesi gibi manevi haklar her eser sahibine ait kalır; devredilemez. | FSEK m. 15; 11. HD 2015/2192 |
FSEK 10 madde metni
İkinci Bölüm: Eser Sahibi · C) Eser sahipleri arasındaki birlik
Eser sahipleri arasındaki birlik — Madde 10
- (1)Birden fazla kimsenin iştirakiyle vücuda getirilen eser ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa, eserin sahibi, onu vücuda getirenlerin birliğidir.
- (2)Birliğe adi şirket hakkındaki hükümler uygulanır. Eser sahiplerinden biri, birlikte yapılacak bir muameleye muhik bir sebep olmaksızın müsaade etmezse, bu müsaade mahkemece verilebilir. Eser sahiplerinden her biri, birlik menfaatlerine tecavüz edildiği takdirde tek başına hareket edebilir.
- (3)Bir eserin vücuda getirilmesinde yapılan teknik hizmetler veya teferruata ait yardımlar, iştirake esas teşkil etmez.
- (4)(Ek: 21/2/2001 - 4630/6 md.)Birden fazla kimsenin iştiraki ile vücuda getirilen eser, ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa bir sözleşmede veya hizmet şartlarında veya eser meydana getirildiğinde yürürlükte olan herhangi bir yasada aksi öngörülmediği takdirde birlikte eser üzerindeki haklar eser sahiplerini bir araya getiren gerçek veya tüzel kişi tarafından kullanılır. Sinema eseri ile ilgili haklar saklıdır.
Kaynak: 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, mevzuat.gov.tr. Fıkra numaraları okumayı kolaylaştırmak için eklenmiştir.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Kaynak | Değişiklik |
|---|---|---|
| 21.02.2001 | 4630 sayılı Kanun m. 6 (RG 03.03.2001, S. 24335 Mükerrer) | Maddeye dördüncü fıkra eklendi. Ayrılmaz bütün teşkil eden eserlerde, bir sözleşmede veya hizmet şartlarında veya eser meydana getirildiğinde yürürlükte olan herhangi bir yasada aksi öngörülmediği takdirde hakların, eser sahiplerini bir araya getiren gerçek veya tüzel kişi tarafından kullanılacağı düzenlendi. Fıkranın son cümlesi sinema eseri ile ilgili hakları saklı tutar; aynı Kanunla FSEK 8/3'te sinema eserlerinde birlikte eser sahipliği ayrıca düzenlenmiştir. |
| 13.12.1951 | 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (kabul 05.12.1951, RG 13.12.1951, S. 7981) | Maddenin ilk üç fıkrası bugünkü metniyle kabul edildi ve o tarihten bu yana değişmedi: birliğin eser sahipliği, adi şirket hükümlerinin uygulanması, mahkeme müsaadesi, tecavüzde tek başına hareket yetkisi ve teknik yardımların iştirake esas teşkil etmemesi. |
"Ayrılmaz Bütün" Ne Zaman Oluşur ve Sonucu Nedir?
FSEK 9 ile FSEK 10 arasındaki tercih tek bir soruya bağlıdır: katkılar birbirinden ayrıştırılabiliyor mu? Ayrıştırılamıyorsa eserin sahibi tek tek kişiler değil, onu vücuda getirenlerin birliğidir ve birliğe adi şirket hakkındaki hükümler uygulanır.
Uygulamada bu ölçüt en çok dijital ürünlerde tartışılır. Bir internet sitesi uyuşmazlığında mahkeme, sitenin veri tabanının eser niteliğinde olduğunu ve sayfaların tasarımı, resimleri, grafikleri ile haberlerin yerleşim düzeni ve renklerinden oluşan toplu görünümün ayrıca grafik eser niteliği taşıdığını belirlemiştir. Ancak sitenin davacı ve davalının çalışmalarıyla ayrılmaz bir bütün teşkil etmesi nedeniyle her iki tarafın eserde birlikte ve adi ortaklık çerçevesinde hak sahibi olduğunu kabul etmiştir (Yargıtay 11. HD, 05.02.2018, E. 2016/6829, K. 2018/768).
Bu tespitin en ağır sonucu tazminat kaleminde görülmüştür: davacı tek başına eser sahibi sıfatını taşımadığından FSEK 68 uygulanamayacağı belirtilmiş; mahkeme üç kat bedel yerine, kullanım için davacının izni gerektiği ve kullanım hâlinde bedel ödenmesi gerektiği gerekçesiyle rayiç bedelin yarısına hükmetmiştir. Karar temyizde onanmıştır.
Bir ayrım daha önemlidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, tarafların kendi bağımsız eserleri üzerinde ayrıca eser sahipliği sıfatları bulunsa bile eserin tümü yönünden bir uyuşmazlık çıktığında FSEK 10'a göre hareket edileceğini belirtmiştir (Yargıtay 11. HD, 18.02.2015, E. 2014/16885, K. 2015/2192). Yani FSEK 9 kapsamındaki bir eserde bile, bütüne ilişkin tasarruf söz konusu olduğunda FSEK 10'un mekanizması devreye girebilir.
Birlik Hâlinde Hangi Davayı Tek Başına Açabilirim?
FSEK 10/2 bir yetki verir: eser sahiplerinden her biri, birlik menfaatlerine tecavüz edildiği takdirde tek başına hareket edebilir. Bu yetkinin sınırı içtihatla çizilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ayrımı şöyle kurar (Yargıtay 11. HD, 28.03.2019, E. 2017/3587, K. 2019/2414): eser sahipleri arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğunda her birinin tek başına esere vaki tecavüzün önlenmesini talep etme hakkı olmakla birlikte, tek başına tazminat talep etme ya da diğer bir eser sahibi için eser sahipliğinin tespitini talep etme hakkı bulunmamaktadır.
Bu kuralın uygulamadaki karşılığı 2025 tarihli bir kararda görülebilir (Yargıtay 11. HD, 20.10.2025, E. 2025/643, K. 2025/6361). Bir su arıtma tesisi projesi üzerinde davacı şirket ile dava dışı bir firmanın iştirak hâlinde eser sahipliği bulunduğu; telif tazminatı istemi bakımından davanın birlikte açılması gerekirken tek başına açıldığı belirlenmiştir. Mahkeme davacıya iki seçenek sunmuştur:
- Dava dışı firmanın noter onaylı yazılı iznini sunmak, veya
- O firma için temsilci atanması ve temsilcinin davaya dahil edilmesini sağlamak.
Bunun için iki kez kesin süre verilmiş; eksiklik giderilmediğinden HMK 94/3 ve 115/2 uyarınca dava şartı eksikliği nedeniyle ilgili talep usulden reddedilmiştir. Aynı kararda FSEK 10'un, iştiraken meydana getirilen esere tecavüz hâlinde diğer eser sahiplerinin katılımı veya izni gerekmeden her bir eser sahibine harekete geçme olanağı sağladığı da vurgulanmıştır. Karar temyizde onanmıştır.
Özet kural: durdurmak için tek başına, para istemek için birlikte. Dilekçeyi kurarken tecavüzün ref'i ve men'i taleplerini ayrı, tazminat talebini ayrı değerlendirmek gerekir.
Diğer Eser Sahibi İzin Vermezse Ne Yapılır?
Birlik, bir eser sahibinin keyfî direnişiyle kilitlenmesin diye FSEK 10/2 bir denetim mekanizması getirir: eser sahiplerinden biri, birlikte yapılacak bir muameleye muhik bir sebep olmaksızın müsaade etmezse, bu müsaade mahkemece verilebilir.
Hükmün işleyişi şu sırayı izler:
- Talep. Yapılacak muamele (yayımlama, değiştirme, mali hakkın devri gibi) diğer eser sahiplerine bildirilir ve müsaade istenir.
- Ret ve gerekçe. Reddin muhik bir sebebe dayanıp dayanmadığı değerlendirilir. Eserin mahiyetini bozacak bir kullanım veya eser sahibinin şeref ve itibarını zedeleyecek bir tarz, haklı ret sebebi olabilir (bkz. FSEK 14/3, 16/3).
- Mahkeme izni. Muhik sebep yoksa izin mahkemeden alınır ve muamele gerçekleştirilebilir.
Aynı mekanizmanın FSEK 9/2'deki karşılığı, kısımlara ayrılabilen eserlerde "diğerlerinin iştirakini isteyebilir" ifadesiyle kurulmuştur. Ayrıntı için FSEK 9 şerhine bakabilirsiniz.
İzin alınmadan yapılan tasarrufun sonucu ise ağırdır. Bir sahne uyarlaması uyuşmazlığında mahkeme, eserin bütünselliğinden kaynaklanan özelliği dolayısıyla tek bir kişinin eser sahibi sıfatıyla oyunu gösterime sunmasının mümkün olmadığını; diğer müşterek eser sahiplerinden izin alınması veya eserin müştereken sahneye konulması gerektiğini belirlemiş ve tazminata hükmetmiştir (Yargıtay 11. HD, 18.02.2015, E. 2014/16885, K. 2015/2192).
Teknik Destek Veren Kişi Eser Sahibi Olur mu?
Olmaz. FSEK 10/3 kısa ve kesindir: bir eserin vücuda getirilmesinde yapılan teknik hizmetler veya teferruata ait yardımlar, iştirake esas teşkil etmez.
Hükmün amacı, eser sahipliğini yaratıcı katkıya bağlı tutmaktır. Bir eserin ortaya çıkmasına katkı veren herkes eser sahibi sayılsaydı, birlik sınırsız genişler ve hakların kullanımı fiilen imkânsız hâle gelirdi. Bu nedenle uygulamada ayrım şöyle işler:
- İştirake esas teşkil eden katkı: Eserin hususiyetine etki eden, kendi başına eser niteliği taşıyabilecek yaratıcı katkı.
- Teknik hizmet veya teferruata ait yardım: Eserin üretim sürecini kolaylaştıran, yön veren değil uygulayan nitelikteki katkı — dizgi, çizim temize çekme, malzeme temini, araç gereç desteği gibi.
Bu ayrım eser sahipliği çekişmelerinde sık sık ileri sürülür ve her olayda somut olarak değerlendirilir. Nitekim bir mimari proje uyuşmazlığında yüklenicinin ve çalışanlarının projeye yardımcı olmasının bu kapsamda kaldığı ileri sürülmüş; ancak bu görüş Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir (bkz. FSEK 8 şerhi). Dolayısıyla hükme dayanan tarafın, katkının neden yaratıcı nitelikte olmadığını somut biçimde ortaya koyması gerekir.
Birlikte Eserde Hakları Kim Kullanır?
2001'de 4630 sayılı Kanunla eklenen FSEK 10/4, birliğin işleyişindeki en pratik sorunu çözer. Hükme göre eser ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa; bir sözleşmede veya hizmet şartlarında veya eser meydana getirildiğinde yürürlükte olan herhangi bir yasada aksi öngörülmediği takdirde, birlikte eser üzerindeki haklar eser sahiplerini bir araya getiren gerçek veya tüzel kişi tarafından kullanılır.
Fıkranın üç unsuru önemlidir:
- Tamamlayıcı niteliktedir. Sözleşme, hizmet şartları veya kanun aksini öngörüyorsa uygulanmaz. Bu nedenle ortak projelerde hakların kimin tarafından kullanılacağı sözleşmeyle belirlenmelidir.
- Kullanma yetkisi verir, sahiplik değiştirmez. Fıkra "haklar ... kullanılır" der; eser sahipliği yine FSEK 8'e göre belirlenir ve manevi haklar eser sahiplerinde kalır.
- Sinema eseri saklıdır. Fıkranın son cümlesi sinema eseri ile ilgili hakları saklı tutar. Sinema eserlerinde FSEK 8/3'teki birlikte eser sahipliği ve FSEK Ek m. 2'deki 12.06.1995 sınırı geçerlidir; ayrıntı için FSEK 5 şerhine bakabilirsiniz.
Koruma süresi bakımından da birliğin kendine özgü kuralı vardır. FSEK 27/1 uyarınca koruma süresi, eser sahibinin birden fazla olması durumunda hayatta kalan son eser sahibinin ölümünden itibaren yetmiş yıl geçmekle son bulur; FSEK 26'nın son fıkrası da FSEK 10/1'de zikredilen hâllerde sürenin eser sahiplerinden son sağ kalanının ölüm tarihinden sonra başlayacağını belirtir.
FSEK 10 Yargıtay kararları
Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 4 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve konularına göre gruplandı. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.
Karar seçimi hakkında
Kartlara ayrılmaz bütün ölçütünü, birliğin işleyişini veya dava açma yetkisini mahkemenin kendi gerekçesinde değerlendiren kararlar alındı. Onama ile kesinleşen kararlarda gerekçenin hangi mahkemeye ait olduğu kart notunda belirtildi.
Ayrılmaz bütün ve üç kat bedelin uygulanamaması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Katkılar ayrılmaz bütün oluşturuyorsa adi ortaklık çerçevesinde birlikte hak sahipliği doğar ve FSEK 68 uygulanmaz
Olay: Bir reklam aracılık şirketi, bir internet sitesinin tasarımını ve kodlamasını üstlendiğini, anlaşmanın tek taraflı feshinden sonra tasarımın kullanılmaya devam edildiğini ve tasarım sahibi olarak adının yazılmadığını ileri sürerek FSEK 68 uyarınca üç kat bedel ile manevi tazminat istemiştir.
Karar: Mahkeme, sitenin veri tabanının eser niteliğinde olduğunu; ayrıca sayfaların tasarımı, resimleri, grafikleri, haberlerin yerleşim düzenleri ve renkleriyle oluşan toplu görünümün özellik arz etmesi ve tasarımı hazırlayanın hususiyetini taşıması nedeniyle çalışmanın ayrıca grafik eser niteliği taşıdığını belirlemiştir. Buna karşılık sitenin davacı ve davalının çalışmalarıyla ayrılmaz bir bütün teşkil etmesi nedeniyle her iki tarafın eserde birlikte ve adi ortaklık çerçevesinde hak sahibi olduğunu, davacının tek başına eser sahibi sıfatını taşımaması nedeniyle FSEK 68'in uygulanamayacağını kabul etmiştir. Sitenin kullanımı için davacının izni gerektiği ve kullanım hâlinde bedel ödenmesi gerektiği gerekçesiyle rayiç bedelin yarısına hükmetmiş, koşulları oluşmayan manevi tazminat talebini reddetmiştir. Karar temyizde onanmıştır.
“bu sitenin davacı ve davalı yanın çalışmaları ile ayrılmaz bir bütün teşkil etmesi nedeniyle her iki yanın eserde birlikte ve adi ortaklık çerçevesinde hak sahibi olduğu, davacı yanın tek başına eser sahibi sıfatını taşımaması nedeniyle FSEK m. 68'in uygulanamayacağı”
Ne anlama geliyor?
Ortak geliştirilen dijital ürünlerde "tek başına eser sahibiyim" iddiası üç kat bedel talebini riske atar. Katkı sınırları sözleşmeyle baştan ayrılmalıdır.
Not: Eser niteliği ve hak sahipliğine ilişkin tespitler yerel mahkeme kararının gerekçesindedir; karar temyizde onanmıştır.
Adi ortaklık ve dava açma yetkisi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Birlik hâlinde tecavüzün önlenmesi tek başına istenebilir; tazminat ve başkasının eser sahipliğinin tespiti istenemez
Olay: Bir ilköğretim ders kitabı, çalışma kitabı ve öğretmen kılavuzu üç yazar tarafından hazırlanmıştır. Kitapların sonradan başka bir kişi adına onaylandığı iddiasıyla açılan davada yazarlardan yalnız ikisi davacıdır. Yerel mahkeme, üç kişinin birlikte eser sahibi olduğunun tespitine ve davacılar lehine pay oranında ücret ile cezai şart ödenmesine karar vermiştir.
Karar: Daire, FSEK 9 ile FSEK 10'un birinci ve ikinci fıkralarını aktardıktan sonra birlikte eser sahipliğinde eser sahipleri arasında adi ortaklık sözleşmesi hükümlerinin uygulanacağını belirlemiştir. Bu çerçevede eser sahiplerinden her birinin tek başına esere vaki tecavüzün önlenmesini talep etme hakkı olmakla birlikte, tek başına tazminat talep etme ya da diğer bir eser sahibi için eser sahipliğinin tespitini talep etme hakkı bulunmadığını kabul etmiştir. Mahkemece davacıların aktif dava ehliyeti konusunda olumlu olumsuz bir değerlendirme yapılmadan işin esasına girilmesini ve dava dışı yazarın taraf olmadığı davada onun da eser sahipliğinin tespitine karar verilmesini isabetsiz bularak bölge adliye mahkemesi kararını resen bozmuştur.
Karardan alıntı (aç)(kapat)
“birlikte eser sahipliği durumunda, eser sahipleri arasında adi ortaklık sözleşmesi hükümlerinin uygulanacağı, eser sahiplerinden her birinin tek başına esere vaki tecavüzün önlenmesini talep etme hakkı olmakla birlikte, tek başına tazminat talep etme ya da dava dışı kişilerin de eser sahipliğinin tespitini talep hakkı bulunmadığı”
Ne anlama geliyor?
Birlik hâlinde dava kurgusu baştan doğru yapılmalıdır. Tazminat isteyecekseniz diğer eser sahiplerini davaya dahil edin veya izinlerini dosyaya koyun.
Dava şartı: izin veya temsilci
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Telif tazminatı için diğer eser sahibinin noter onaylı izni veya temsilci atanması gerekir; tecavüzde tek başına hareket edilebilir
Olay: Bir su arıtma tesisine ait mühendislik projesi ve tasarımlar üzerinde davacı şirket ile dava dışı bir firmanın iştirak hâlinde eser sahipliği bulunmaktadır. Davacı şirket telif tazminatı istemiyle davayı tek başına açmıştır.
Karar: Mahkeme, proje üzerinde iştirak hâlinde eser sahipliği bulunduğundan telif tazminatı isteminin birlikte açılması gerekirken davacının tek başına açtığını, davanın sözleşmeye aykırılığa dayanmadığını belirlemiştir. Davacıya, dava dışı firmanın noter onaylı yazılı iznini sunması ya da bu firma için temsilci atanması ve temsilcinin davaya dahil edilmesi için bir aylık kesin süre verilmiş, talep üzerine ek süre de tanınmış; ancak ikinci kesin süreye de uyulmadığından HMK 94/3 ve 115/2 uyarınca dava şartı eksikliğinin giderilmediği kabul edilmiştir. Mahkeme ayrıca FSEK 10'un, iştiraken meydana getirilen esere tecavüz hâlinde diğer eser sahiplerinin katılımı veya izni gerekmeden her bir eser sahibine buna karşı harekete geçebilme olanağı sağladığını belirtmiş; davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Karar istinafta esastan ret, temyizde onama ile kesinleşmiştir.
“FSEK'in 10. maddesinin iştiraken meydana getirilen esere tecavüz halinde diğer eser sahiplerinin katılımı veya izni gerekmeden her bir eser sahibine buna karşı harekete geçebilme olanağı sağladığı”
Ne anlama geliyor?
İki talep iki ayrı rejime tabidir: tecavüzün önlenmesi tek başına ileri sürülebilir, telif tazminatı için diğer eser sahibinin izni veya temsilcisi gerekir. Eksiklik kesin süre içinde giderilmezse talep usulden düşer.
Not: Aktarılan tespitler ilk derece mahkemesinin gerekçesindedir; karar istinafta esastan ret, temyizde onama ile kesinleşmiştir.
Bütüne ilişkin uyuşmazlıkta FSEK 10
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Katkılar ayrı ayrı eser sayılsa bile eserin tümü yönünden uyuşmazlıkta FSEK 10 uygulanır
Olay: Bir müzik eseri üzerinden yürütülen sanat eğitimi projesi kapsamında üç sanatçı eseri önce kitap hâline getirmiş, ardından sahneye uyarlamıştır. Sonradan eserin müzikli oyun olarak uyarlanıp gösterime sunulması üzerine diğer müşterek eser sahipleri tazminat istemiştir.
Karar: Mahkeme, tarafların müşterek eser sahibi olduğu eserin bütünselliğinden kaynaklanan özelliği dolayısıyla yalnız bir kişinin eser sahibi sıfatıyla oyunu gösterime sunmasının mümkün olmadığını, diğer müşterek eser sahiplerinden izin alınması veya oyunun müştereken sahneye konulması gerektiğini belirlemiş; adın belirtilmemesi bakımından FSEK 15'e dayanarak FSEK 70/1 uyarınca manevi tazminata, mali hakların kullanılmasına ilişkin uyuşmazlık nedeniyle FSEK 70/2 atfıyla maddi tazminata hükmetmiştir. Daire, kararı onarken tarafların müşterek eser sahibi olduklarının kesinleşmiş yargı kararıyla belirlendiğini; her birinin meydana getirdikleri bağımsız eserleri üzerinde ayrıca eser sahipliği sıfatları bulunması nedeniyle eserin tümü yönünden bir uyuşmazlık çıktığında FSEK 10'a göre hareket edileceğini vurgulamıştır.
“her birinin meydana getirdikleri bağımsız eserleri üzerinde ayrıca eser sahipliği sıfatlarının bulunması nedeniyle de eserin tümü yönünden bir uyuşmazlık çıktığında 5846 sayılı FSEK 10. maddesine göre hareket edilecek olmasına”
Ne anlama geliyor?
FSEK 9 ile FSEK 10 arasındaki sınır keskin değildir. Kendi kısmınızın sahibi olsanız bile eserin bütününe ilişkin tasarrufta birlik rejimi uygulanır.
Not: Eserin bütününe ilişkin tasarrufa ve tazminata dair tespitler yerel mahkeme kararının gerekçesindedir; FSEK 10'un uygulanacağına ilişkin değerlendirme Dairenin onama gerekçesindedir.
FSEK 10 ile ilgili maddeler
- FSEK m. 8 — Eser sahibi: genel kural ve sinema eserinde birlikte sahiplik
- FSEK m. 9 — Eser sahiplerinin birden fazla oluşu: kısımlara ayrılabilen eser
- FSEK m. 11 — Eser sahipliği karinesi
- FSEK m. 12 — Sahibi belli olmayan eserlerde yetki
- FSEK m. 15 — Adın belirtilmesi ve eser sahipliğinin tespiti
- FSEK m. 18 — Mali hakları kullanma yetkisi
- FSEK m. 26 — Koruma sürelerinin hesabı
- FSEK m. 27 — Koruma süresi: son sağ kalan eser sahibi
- FSEK m. 52 — Mali hak sözleşmelerinde yazılı şekil
- FSEK m. 66 — Tecavüzün ref'i
- FSEK m. 68 — Mali haklara tecavüzde üç kat bedel
- FSEK m. 69 — Tecavüzün men'i
- FSEK m. 70 — Maddi ve manevi tazminat
- FSEK m. 76 — Görevli mahkeme
Uygulamada dikkat edilecekler
Pratik notlar
- 1.Ortak projede hakların kimin tarafından kullanılacağını sözleşmeyle belirleyin; FSEK 10/4 yalnız aksi öngörülmediği hâlde uygulanır.
- 2.Katkıların ayrıştırılabilir olup olmadığını dosyada tespit edin; sonuç FSEK 9 ile FSEK 10 arasındaki tercihi ve talep kurgusunu değiştirir.
- 3.Tecavüzün önlenmesi talebini tek başına ileri sürebileceğinizi, tazminat için diğer eser sahiplerinin katılımının gerektiğini gözetin.
- 4.Tazminat isteyecekseniz diğer eser sahibinin noter onaylı yazılı iznini dosyaya koyun veya temsilci atanmasını sağlayın; kesin süreye uymayın diye talep usulden düşebilir.
- 5.Tek başına eser sahibi olmadığınız hâllerde FSEK 68 üzerinden üç kat bedel talebinin reddedilebileceğini hesaba katın.
- 6.Diğer eser sahibi izin vermiyorsa reddin muhik bir sebebe dayanmadığını ortaya koyarak FSEK 10/2 uyarınca mahkemeden müsaade isteyin.
- 7.Teknik yardım savunmasına dayanacaksanız katkının neden yaratıcı nitelikte olmadığını somut biçimde açıklayın; hüküm her olayda ayrı değerlendirilir.
- 8.Manevi hak taleplerini ayrı kurun: adın belirtilmesi hakkı her eser sahibinde kalır ve devredilemez.
- 9.Sinema eserlerinde FSEK 10/4'e değil FSEK 8/3 ile Ek m. 2 rejimine bakın; fıkranın son cümlesi bu hakları saklı tutar.
- 10.Koruma süresini son sağ kalan eser sahibinin ölümünden itibaren hesaplayın (FSEK 26 son fıkra, 27/1).
Sıkça Sorulan Sorular
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.