Kısa cevap · TMK 517
Mirasbırakan bir kişiyi mirasçı atamadan ona terekedeki belirli bir malı, bir intifa hakkını, bir parayı veya bir iradı bırakabilir; bu kişi mirasçı değil vasiyet alacaklısıdır (TMK 517). Vasiyet edilen mal ölümle kendiliğinden ona geçmez; vasiyet alacaklısı vasiyeti yerine getirme görevlisinden, yoksa yasal veya atanmış mirasçılardan malın teslimini ister (TMK 600). Mal mirasın açıldığı andaki durumuyla teslim edilir ve yarar ile hasar o anda vasiyet alacaklısına geçer (TMK 518). Mal terekede yoksa, örneğin mirasbırakan onu sağlığında geçerli biçimde satmışsa, yükümlüler borçtan kurtulur (TMK 517/3, 544/2); ancak Yargıtay'a göre muvazaalı ve geçersiz bir satış vasiyeti ortadan kaldırmaz. Tenfiz davası için vasiyetnamenin açılmış olması ve iptal süresinin geçmesi ya da iptal davasının reddedilmesi gerekir; hükümsüzlük def'i yalnız onu ileri süren mirasçıyı korur. Vasiyet alacaklısının dava hakkı kazandırmayı öğrenmesinden başlayarak on yılda zamanaşımına uğrar ve bu süre ancak süresinde ileri sürülen zamanaşımı def'iyle dikkate alınır (TMK 602).
Bu sayfada neler var? (13 bölüm)
- TMK 517 madde metni
- Değişiklik geçmişi
- Belirli Mal Bırakma Nedir? Konusu ve Vasiyet Alacaklısının Durumu (TMK 517)
- Vasiyet Edilen Mal Terekede Yoksa veya Sağlıkta Satılmışsa (TMK 517/3, 544/2)
- Teslim Borcu: Mirasın Açıldığı Andaki Durum, Yarar ve Hasar (TMK 518)
- Vasiyetin Tereke ile İlgisi: Tenkis, Yükümlünün Ölümü veya Reddi (TMK 519)
- Vasiyetin Tenfizi Davası: Şartlar, Taraflar ve Savunmalar (TMK 600)
- Vasiyet Alacağında On Yıllık Zamanaşımı (TMK 602)
- TMK 517 Yargıtay kararları
- TMK 517 ile ilgili maddeler
- Uygulamada dikkat edilecekler
- Konuyla ilgili yazılar
- Sıkça sorulan sorular
Temel kavramlar
- Belirli mal bırakma (vasiyet)
- Mirasbırakanın bir kişiyi mirasçı atamadan ona terekedeki belirli bir malı, bir hakkı veya bir edimi ölüme bağlı tasarrufla bırakması (TMK 517).
- Vasiyet alacaklısı
- Kendisine belirli mal bırakılan kişi; mirasçı değil cüz'i haleftir ve yükümlülere karşı kişisel bir istem hakkına sahiptir (TMK 600).
- Vasiyet yükümlüsü
- Vasiyeti yerine getirmekle yükümlü olan vasiyeti yerine getirme görevlisi, yasal veya atanmış mirasçı ya da kendisine alt vasiyet yüklenen vasiyet alacaklısı.
- Vasiyetin tenfizi davası
- Vasiyet alacaklısının vasiyet edilen malın teslimi veya hakkın devri için yükümlülere karşı açtığı dava (TMK 600/3).
- Hükümsüzlük def'i
- İptal davası açma hakkı olan mirasçının vasiyetnamenin hükümsüzlüğünü dava açmadan savunma yoluyla her zaman ileri sürmesi (TMK 559/2).
- Vasiyetten dönme
- Mirasbırakanın yeni bir vasiyetname, yok etme veya vasiyet edilen mal üzerinde vasiyetle bağdaşmayan geçerli bir tasarrufla vasiyeti ortadan kaldırması (TMK 542-544).
Bir bakışta TMK 517
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Konusu | Belirli bir malın mülkiyeti, intifa hakkı, bir edim, irat veya borçtan kurtarma bırakılabilir; lehtar yasal mirasçı da olabilir. | TMK m. 517/1-2; HGK 04.11.2009 |
| Hukuki durum | Vasiyet alacaklısı külli değil cüz'i haleftir; mal ölümle kendiliğinden ona geçmez. | TMK m. 600; 3. HD 26.04.2016 |
| Mal terekede yoksa | Tasarruftan aksi anlaşılmadıkça yükümlüler borçtan kurtulur. | TMK m. 517/3 |
| Sağlıkta satış | Vasiyetle bağdaşmayan sonraki tasarruf vasiyeti kaldırır; ancak tasarruf geçerli olmalıdır. | TMK m. 544/2; HGK 04.11.2009 |
| Muvazaalı satış | Vasiyet alacaklısı muvazaa nedeniyle tapu iptali isteyebilir; tescil vasiyetçi adına yapılır. | 3. HD 28.05.2013 |
| İhtarname | Noter ihtarnamesiyle vasiyetten dönülemez; dönme vasiyetname şekliyle yapılır. | TMK m. 542; 3. HD 08.06.2015 |
| Teslim | Mal mirasın açıldığı andaki durumuyla teslim edilir; yarar ve hasar o anda geçer. | TMK m. 518/1 |
| Tenkis | Terekeyi, yükümlüye yapılan kazandırmayı veya saklı payı aşan vasiyetler orantılı olarak tenkis edilebilir. | TMK m. 519/1 |
| Yükümlü düşerse | Yükümlü mirası reddetse, önce ölse veya yoksun kalsa da vasiyet yürürlükte kalır. | TMK m. 519/2 |
| Tenfiz davası şartı | Vasiyetname açılmış olmalı; iptal süresi geçmeli veya iptal davası reddedilip kesinleşmelidir. | 3. HD 12.12.2011; 3. HD 19.11.2012 |
| Davalılar | Dava vasiyeti yerine getirme görevlisine, yoksa yasal veya atanmış mirasçılara açılır. | TMK m. 600/1; 7. HD 25.04.2024 |
| Hükümsüzlük def'i | Yalnız onu ileri süren mirasçıyı korur; diğerleri yönünden dava kabul edilir. | TMK m. 559/2; 14. HD 21.01.2019 |
| Zamanaşımı | Kazandırmanın öğrenilmesinden itibaren on yıl; süresinde ileri sürülen def'iyle dikkate alınır. | TMK m. 602; 7. HD 26.03.2024, 07.11.2024 |
| Belge | Vasiyet alacaklısına sulh mahkemesince vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren belge verilir. | TMK m. 598/2; 8. HD 13.03.2014 |
TMK 517 madde metni
Üçüncü Kitap: Miras Hukuku › Birinci Kısım: Mirasçılar › İkinci Bölüm: Ölüme Bağlı Tasarruflar › Üçüncü Ayırım: Ölüme Bağlı Tasarrufların Çeşitleri · D. Belirli mal bırakma (517 konusu · 518 teslim borcu · 519 tereke ile ilgisi)
Belirli mal bırakma (vasiyet): konusu, vasiyet edilen malın satılması, teslim borcu, tenkis, tenfiz davası ve zamanaşımı (m. 517-519) — Madde 517
- (1)Mirasbırakan, bir kimseye onu mirasçı atamaksızın belirli bir mal bırakma yoluyla kazandırmada bulunabilir.
- (2)Belirli mal bırakma, ölüme bağlı tasarrufla bir kimseye terekedeki bir malın mülkiyetinin veya terekenin tamamı ya da bir kısmı üzerinde intifa hakkının kazandırılmasına yönelik olabileceği gibi; bir kimse lehine tereke değeri üzerinden bir edimin yerine getirilmesinin, bir iradın bağlanmasının veya bir kimsenin bir borçtan kurtarılmasının, mirasçılar veya belirli mal bırakılanlara yükletilmesi suretiyle de olabilir.
- (3)Bırakılan belirli mal terekede bulunmadığı takdirde, tasarruftan aksi anlaşılmadıkça, ölüme bağlı tasarrufu yerine getirmekle yükümlü olanlar borçtan kurtulurlar.
Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr. Fıkra numaraları okumayı kolaylaştırmak için eklenmiştir.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Kaynak | Değişiklik |
|---|---|---|
| 22.11.2001 | 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002) | TMK 517-519 bu tarihte kabul edilmiş, 01.01.2002'de yürürlüğe girmiş ve o tarihten bu yana değiştirilmemiştir. Mirasçılar ve mirasın geçişi mirasbırakanın ölüm tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir (4722 sayılı Kanun m. 17); 01.01.2002'den önceki ölümlerde vasiyet alacaklısının dava hakkına ilişkin süre 743 sayılı Kanuna göre değerlendirilir. |
Belirli Mal Bırakma Nedir? Konusu ve Vasiyet Alacaklısının Durumu (TMK 517)
Belirli mal bırakma, ölüme bağlı tasarrufla bir kimseye terekedeki bir malın mülkiyetinin veya terekenin tamamı ya da bir kısmı üzerinde intifa hakkının kazandırılmasına yönelik olabileceği gibi; bir kimse lehine tereke değeri üzerinden bir edimin yerine getirilmesinin, bir iradın bağlanmasının veya bir kimsenin bir borçtan kurtarılmasının, mirasçılar veya belirli mal bırakılanlara yükletilmesi suretiyle de olabilir.
Bırakılan belirli mal terekede bulunmadığı takdirde, tasarruftan aksi anlaşılmadıkça, ölüme bağlı tasarrufu yerine getirmekle yükümlü olanlar borçtan kurtulurlar.
Mirasçı değil alacaklı. Belirli mal bırakmada mirasbırakan terekenin tamamını veya bir oranını değil, belirli bir malı veya hakkı bırakır; bu yönüyle mirasçı atamadan ayrılır. Lehine vasiyet yapılan kişi mirasbırakanın külli değil cüz'i halefidir; vasiyet edilen mal miras açıldığında kendiliğinden ona geçmez, vasiyeti yerine getirmekle yükümlü olanlara karşı kişisel bir istem hakkı kazanır (Yargıtay 3. HD, 26.04.2016, E. 2015/8642, K. 2016/6577; TMK 600). Vasiyet üçüncü bir kişiye yapılabileceği gibi yasal mirasçılardan birine de yapılabilir (Yargıtay HGK, 04.11.2009, E. 2009/2-455, K. 2009/464).
Neler vasiyet edilebilir? Terekedeki bir taşınmazın veya taşınırın mülkiyeti, terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde intifa hakkı, tereke değerinden bir paranın ödenmesi, bir irat bağlanması ya da bir kimsenin borcundan kurtarılması vasiyetin konusu olabilir (TMK 517/2). 3. Hukuk Dairesi de vasiyetin konusunun bir mal olabileceği gibi bir alacak hakkı, borçtan kurtarma veya intifa hakkı tanınması olabileceğini belirtmiştir (Yargıtay 3. HD, 08.06.2015, E. 2015/6890, K. 2015/10407). Vasiyeti yerine getirme yükü mirasçılara yüklenebileceği gibi, kendisine belirli mal bırakılan bir kişiye de başka biri lehine yerine getirmek üzere yüklenebilir.
Hangi belge? Vasiyet alacaklısı mirasçılık belgesi alamaz; vasiyetnameye bir ay içinde itiraz edilmezse sulh mahkemesinden vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren belge alabilir (TMK 598/2). 8. Hukuk Dairesi, belirli bir taşınmaz için “atanmış mirasçı belgesi” isteyen kişinin talebinin gerçekte vasiyet alacaklısı belgesi istemi olduğunu, hukuki nitelendirmenin hâkime ait olduğunu belirterek istemin reddini bozmuştur (Yargıtay 8. HD, 13.03.2014, E. 2013/5301, K. 2014/4239; ayrıca Yargıtay 14. HD, 09.03.2015, E. 2015/2695, K. 2015/2563).
Vasiyet Edilen Mal Terekede Yoksa veya Sağlıkta Satılmışsa (TMK 517/3, 544/2)
Kural: yükümlüler borçtan kurtulur. Vasiyet edilen mal miras açıldığında terekede bulunmuyorsa, tasarruftan aksi anlaşılmadıkça vasiyeti yerine getirmekle yükümlü olanlar borçtan kurtulur (TMK 517/3). Ayrıca belirli mal bırakma vasiyeti, vasiyetnamede aksi belirtilmedikçe, mirasbırakanın sonradan o mal üzerinde vasiyetle bağdaşmayan başka bir tasarrufta bulunmasıyla ortadan kalkar (TMK 544/2). Bu kural mirasçı atamada uygulanmaz; 3. Hukuk Dairesi bunu, atanmış mirasçının terekenin aktifi ne olursa olsun mirasçı kalmasıyla açıklamıştır (Yargıtay 3. HD, 26.04.2016, E. 2015/8642, K. 2016/6577).
Geçersiz satış vasiyeti kaldırmaz. Hukuk Genel Kurulu, vasiyetten sonra yapılan tasarrufun vasiyeti ortadan kaldırabilmesi için geçerli olması gerektiğini belirtmiştir. Mirasbırakanın vekili aracılığıyla vasiyet edilen taşınmazları satış göstererek devrettiği, ancak bu satışların muris muvazaası nedeniyle iptal edilerek taşınmazların terekeye döndüğü dosyada vasiyetin geçerli kaldığını ve tenfiz isteminin kabulü gerektiğini kabul etmiştir (Yargıtay HGK, 04.11.2009, E. 2009/2-455, K. 2009/464). 3. Hukuk Dairesi de muvazaa davası sürerken açılan tenfiz davasında, satışın iptaline ilişkin kararın kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 3. HD, 26.04.2016, E. 2015/8642, K. 2016/6577).
Vasiyet alacaklısı muvazaa davası açabilir. Lehine belirli mal vasiyet edilen kişinin, vasiyetçinin sonradan yaptığı satışın muvazaa nedeniyle iptalini istemekte hukuki yararı vardır. Ancak bu davada taşınmaz doğrudan vasiyet alacaklısı adına değil vasiyetçi adına tescil edilir; vasiyet alacaklısı ardından vasiyetnamenin açılıp kesinleşmesiyle yasal mirasçılara karşı tenfiz isteyebilir (Yargıtay 3. HD, 28.05.2013, E. 2013/7594, K. 2013/8560).
Dönme ancak kanuni şekille. Mirasbırakan yeni bir vasiyetname yaparak veya vasiyetnameyi yok ederek vasiyetten dönebilir (TMK 542, 543). 3. Hukuk Dairesi, mirasbırakanın lehtara gönderdiği noter ihtarnamesinin vasiyetname sayılamayacağını ve bununla vasiyetten dönülmüş olmayacağını belirtmiştir (Yargıtay 3. HD, 08.06.2015, E. 2015/6890, K. 2015/10407).
Mal henüz mirasbırakan adına değilse. Vasiyet edilen taşınmaz payının bir kısmı mirasbırakana annesinden intikal edecek pay olup hâlâ anne adına kayıtlıysa, vasiyet alacaklısı önce bu payın mirasbırakan adına tescilini sağlamalı, sonra vasiyet gereğince kendi adına tescil istemelidir (Yargıtay 3. HD, 26.10.2015, E. 2015/13860, K. 2015/16578).
Teslim Borcu: Mirasın Açıldığı Andaki Durum, Yarar ve Hasar (TMK 518)
Tasarrufu yerine getirme ile yükümlü olan kimse, mirasın açılmasından sonra bırakılan belirli mala yaptığı harcamalar ve mala verdiği zararlardan dolayı, vekâletsiz iş görenin haklarına sahip ve borçlarıyla yükümlü olur.
Ölüm anı esas alınır. Vasiyet edilen mal, vasiyetnamenin yazıldığı tarihteki değil mirasbırakanın öldüğü andaki durumuyla teslim edilir. Mirasın açılmasıyla malın yararı da hasarı da vasiyet alacaklısına geçer; mal bu andan sonra yükümlünün kusuru olmaksızın zarar görürse bu zarar vasiyet alacaklısına aittir. Yükümlü mirasın açılmasından sonra mala masraf yapmışsa veya mala zarar vermişse, aralarındaki ilişki vekâletsiz iş görme hükümlerine göre çözülür (TMK 518/2).
Alacak ne zaman istenebilir? Vasiyet alacağı, tasarruftan aksi anlaşılmıyorsa vasiyet yükümlüsünün mirası kabul etmesi veya mirası ret hakkının düşmesiyle muaccel olur (TMK 600/2). 3. Hukuk Dairesi, vasiyet alacaklısının bu hakkını vasiyetname açılıp okunmadan kullanamayacağını belirtmiştir (Yargıtay 3. HD, 12.12.2011, E. 2011/20464, K. 2011/20444).
Vasiyetin Tereke ile İlgisi: Tenkis, Yükümlünün Ölümü veya Reddi (TMK 519)
Tasarrufu yerine getirme yükümlüsü, mirasçılığı veya kendisine bırakılan kazandırmayı reddetmiş ya da mirasbırakandan önce ölmüş veya mirastan yoksun kalmış olsa bile tasarruf yürürlükte kalır; yerine getirme borcu, bu durumlardan yararlananlara geçer.
Yasal veya atanmış mirasçı, mirası reddetmiş olsa bile lehine yapılmış bir tasarrufun yerine getirilmesini isteyebilir.
Vasiyetler terekeyi aşarsa. Vasiyetlerin toplamı terekeyi, kendisine alt vasiyet yüklenen kişiye bırakılan kazandırmayı veya mirasçıların saklı paylarını aşıyorsa, fazla kısım için orantılı indirim (tenkis) istenebilir (TMK 519/1). Saklı payların hesabı için TMK 505-509 şerhine bakılabilir. Mirasbırakanın alacaklılarının hakları vasiyet alacaklılarının haklarından, vasiyet alacaklılarının hakları da mirasçıların alacaklılarının haklarından önce gelir (TMK 603/1); borçlu bir terekede mirasbırakanın alacaklıları vasiyet alacaklılarından önce karşılanır.
Yükümlünün durumu vasiyeti düşürmez. Vasiyeti yerine getirmekle yükümlü mirasçı mirası reddetse, mirasbırakandan önce ölse veya mirastan yoksun kalsa bile vasiyet ayakta kalır; yerine getirme borcu bu durumdan yararlanan kişilere geçer (TMK 519/2). Mirası reddeden yasal veya atanmış mirasçı da kendi lehine yapılmış bir vasiyetin yerine getirilmesini isteyebilir (TMK 519/3); mirası reddetmek vasiyet alacağını ortadan kaldırmaz.
Vasiyetin Tenfizi Davası: Şartlar, Taraflar ve Savunmalar (TMK 600)
Dava hakkı. Vasiyet alacaklısı, vasiyeti yerine getirme görevlisi varsa ona, yoksa yasal veya atanmış mirasçılara karşı kişisel bir istem hakkına sahiptir; yükümlülüğü yerine getirilmezse vasiyet edilen malın teslimini veya hakkın devrini, vasiyet bir davranışsa zararın giderilmesini dava edebilir (TMK 600). Uygulamada bu dava vasiyetin tenfizi davası olarak adlandırılır ve taşınmazlarda tapu iptali ve tescil istemiyle birlikte açılır.
Kime karşı? Dava vasiyet edenin mirasçılarına yöneltilir; mirasçı olmayan kişiler aleyhine tenfiz hükmü kurulamaz (Yargıtay 7. HD, 25.04.2024, E. 2024/673, K. 2024/2204). Başka bir vasiyetnamede vasiyet alacaklısı olan ve yasal mirasçı sıfatı bulunmayan kişiye yöneltilen dava husumet yönünden bozulmuştur (Yargıtay 3. HD, 25.11.2015, E. 2015/11116, K. 2015/18838). Taşınmazların tapu kayıtları sonradan değişmişse hüküm güncel kayıtlara göre kurulmalıdır (Yargıtay 7. HD, 25.04.2024, E. 2024/673, K. 2024/2204).
Dava şartları. Tenfiz davasından önce vasiyetname sulh hâkimince açılmış olmalıdır (TMK 596). Açılma yapılmamışsa (Yargıtay 3. HD, 12.12.2011, E. 2011/20464, K. 2011/20444) veya açılma dosyası derdestse (Yargıtay 3. HD, 19.10.2010, E. 2010/12450, K. 2010/16866) tenfiz istenemez. Açılmadan sonra iptal süresi geçmiş ve iptal davası açılmamışsa, mirasçılara yapılması gereken tebligatların tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi doğru değildir (Yargıtay 3. HD, 19.11.2012, E. 2012/17795, K. 2012/23824). İptal davası açılmışsa, bu dava reddedilip kesinleşmeden tenfize karar verilmez (Yargıtay 3. HD, 26.04.2016, E. 2015/8642, K. 2016/6577).
Hükümsüzlük def'i kişiseldir. İptal davası açma hakkı olan mirasçı, vasiyetnamenin hükümsüzlüğünü dava açmadan def'i yoluyla her zaman ileri sürebilir (TMK 559/2). 14. Hukuk Dairesi, bu def'in yalnız onu ileri süren davalıları koruduğunu; davayı kabul eden veya def'i ileri sürmeyen davalılar yönünden davanın kabul edilip mirasçılık paylarına göre tescile karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 14. HD, 21.01.2019, E. 2016/10849, K. 2019/573).
Atanmış mirasçı tenfiz davası açmaz. Mirasın tamamı veya bir oranı bırakılmışsa lehtar atanmış mirasçıdır; sulh mahkemesinden alacağı belgeyle tescil yaptırabildiğinden tenfiz davası açmasında hukuki yarar yoktur (Yargıtay 3. HD, 10.03.2016, E. 2015/4043, K. 2016/3592; Yargıtay 7. HD, 18.01.2024, E. 2022/6760, K. 2024/309).
Vasiyet Alacağında On Yıllık Zamanaşımı (TMK 602)
Süre öğrenmeyle başlar. 7. Hukuk Dairesi, vasiyet alacaklılarının vasiyetnamenin açılması duruşmasına katılıp içeriğini öğrendiği tarihte on yıllık sürenin işlemeye başladığını; bölge adliye mahkemesinin esas aldığı, açılma kararının çok sonra gerçekleşen kesinleşme tarihinin başlangıç sayılamayacağını belirterek, yirmi yılı aşkın süre sonra açılan davayı kabul eden kararı bozmuştur (Yargıtay 7. HD, 26.03.2024, E. 2023/3697, K. 2024/1773).
Def'i olarak ve süresinde ileri sürülmelidir. Bu süre hak düşürücü değil zamanaşımı süresidir; mahkeme kendiliğinden dikkate almaz. Yargıtay, zamanaşımı def'inin cevap dilekçesiyle birlikte ileri sürülmesi gerektiğini, süresinde cevap vermeyen davalılar yönünden davanın zamanaşımından reddedilemeyeceğini belirtmiştir (Yargıtay 7. HD, 07.11.2024, E. 2024/4073, K. 2024/4997; Yargıtay 7. HD, 24.10.2024, E. 2024/3435, K. 2024/4798). 743 sayılı Kanun döneminde ölen mirasbırakanlara ilişkin bir dosyada da sürenin zamanaşımı olduğu ve yalnız def'i ileri süren davalı yönünden uygulanacağı kabul edilmiştir (Yargıtay 7. HD, 25.04.2024, E. 2024/673, K. 2024/2204).
TMK 517 Yargıtay kararları
Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 13 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve konularına göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları bulundukları grubun başında yer alır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.
Karar seçimi hakkında
Sayfaya 13 Yargıtay kararı kart olarak alınmıştır: vasiyet edilen malın satılması ve dönme (Hukuk Genel Kurulu 2009; 3. Hukuk Dairesi 2013, 2015 ve 2016), tenfiz davasının şartları ve tarafları (3. Hukuk Dairesi 2011, 2012 ve 2015; 7. Hukuk Dairesi 2024; 14. Hukuk Dairesi 2019), zamanaşımı (7. Hukuk Dairesi 2024 tarihli iki karar) ve belge (8. Hukuk Dairesi 2014). Metinde ayrıca aynı yöndeki 5 karar anılmıştır. Kararların tamamı tam metinden okunmuş ve OY BİRLİĞİYLE verilmiştir; karşı oy içeren Hukuk Genel Kurulu ve Daire kararları kullanılmamıştır. ATIF NOTLARI: 14. Hukuk Dairesinin 2019 tarihli kararı yalnız hükümsüzlük def'inin kişiselliği yönünden kullanılmış, el yazılı vasiyetnamenin şekline ilişkin değerlendirmesi TMK 538 şerhine bırakılmıştır; 743 sayılı Kanun dönemindeki ölümlere ilişkin zamanaşımı açıklamaları ilgili kartlarda belirtilmiştir. TMK 518 ve 519'a özgü yayımlanmış Yargıtay kararı bulunamadığından bu maddeler kanun metni üzerinden anlatılmıştır. Kişi, yer, kurum bilgileri ve tutarlar aktarılmamıştır.
Vasiyet edilen malın satılması
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Vasiyetten sonra yapılan ve vasiyetle bağdaşmayan tasarruf ancak geçerliyse vasiyeti ortadan kaldırır; muris muvazaası nedeniyle iptal edilip terekeye dönen taşınmazlar için vasiyet geçerlidir ve tenfiz edilmelidir
Olay: Mirasbırakan noterde düzenlediği vasiyetnameyle çok sayıda taşınmazını çocuklarından birine bırakmıştır. Daha sonra genel vekili, bu taşınmazların bir kısmını vasiyet alacaklısına ve onun oğluna satış göstererek devretmiştir. Mirasbırakanın ölümünden sonra diğer mirasçıların açtığı muris muvazaası davalarında bu satışlar iptal edilmiş ve taşınmazlar mirasçılar adına tescil edilmiştir. Vasiyet alacaklısının açtığı tenfiz davasını yerel mahkeme, mirasbırakanın sonraki tasarruflarıyla vasiyetten döndüğü gerekçesiyle reddetmiş ve Özel Dairenin bozmasına direnmiştir.
Karar: Hukuk Genel Kurulu, vasiyetin üçüncü kişiye veya yasal mirasçıya yapılabileceğini, konusunun bir mal, alacak, borçtan kurtarma veya intifa hakkı olabileceğini ve mirasbırakanın ölümüne kadar vasiyetten dönebileceğini açıklamıştır. Vasiyetle bağdaşmayan sonraki tasarrufun vasiyeti ortadan kaldırabilmesi için geçerli olması gerektiğini, muvazaa nedeniyle iptal edilen satışların bu sonucu doğuramayacağını, noterde düzenlenen ve itiraza uğramayan vasiyetnamenin geçerli olduğunu ve taşınmazların terekeye dahil bulunduğunu belirterek direnme kararını oy birliğiyle bozmuştur.
“Vasiyetçi, her ne kadar vasiyetnameden vasiyetname ile bağdaşmayan bir hukuki tasarrufla rücu edebilirse de, o tasarrufun hukuki sonuç doğurabilmesi; daha açık bir anlatımla vasiyetnameyi ortadan kaldırabilmesi için, sonradan yaptığı hukuki tasarrufun geçerli olması gerekir.”
Ne anlama geliyor?
Mirasbırakanın sağlığında yaptığı muvazaalı bir satış mahkemece iptal edilirse, vasiyet edilen mal yeniden vasiyet alacaklısına istenebilir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Alıntılanan ilke, Hukuk Genel Kurulunun 21.11.2001 tarihli bir kararına atıfla açıklanmıştır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Vasiyet alacaklısı cüz'i haleftir ve mal kendiliğinden ona geçmez; vasiyet edilen malın sonradan satılması ancak satış geçerliyse vasiyeti kaldırır, muvazaa davası sürerken tenfiz davasında bu davanın sonucu beklenir
Olay: Mirasbırakan anne, noterde düzenlediği vasiyetnameyle iki taşınmazını çocuklarından ikisine bırakmış, bir yıl sonra aynı taşınmazları kullanım hakkını kendisinde bırakarak bu çocuklara satış göstererek devretmiştir. Diğer çocuğun açtığı muris muvazaası davasında tapu kayıtlarının iptaline karar verilmiş, ancak karar kesinleşmemiştir. Vasiyet alacaklıları tenfiz istemiş; ilk derece mahkemesi taşınmazların mirasçılar adına tescil edilmesiyle vasiyetin hükmü kalmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, belirli mal vasiyeti alacaklısının cüz'i halef olduğunu, malın miras açılınca kendiliğinden ona geçmediğini ve TMK 600'e göre mirasçılara karşı dava hakkı bulunduğunu; tenfiz için vasiyetnamenin açılıp okunmuş ve itirazsız kalmış ya da itirazların reddedilip kesinleşmiş olması gerektiğini açıklamıştır. TMK 544/2'deki dönmenin yalnız belirli mal vasiyetinde uygulanacağını ve sonraki tasarrufun geçerli olmasını gerektirdiğini, satışın iptali kesinleşirse taşınmazların terekeye döneceğini belirterek muvazaa davasının sonucunun beklenmesi gerektiği gerekçesiyle hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
“Kendisine muayyen mal vasiyet edilen kişiler vasiyet edenin külli halefi olmayıp, cüz-i halefidir. Miras açıldığı zaman vasiyet edilen mal kendiliğinden vasiyet alacaklılarına geçmez.”
Ne anlama geliyor?
Vasiyet edilen malı sağlığında size satış gibi devreden mirasbırakanın bu işlemi iptal edilirse, vasiyete dayanarak aynı malı yeniden isteyebilirsiniz.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Vasiyet alacaklısı, vasiyetçinin sonradan yaptığı muvazaalı satışın iptalini isteyebilir; ancak tescil doğrudan kendisi adına değil vasiyetçi adına yapılır, vasiyet alacaklısı ardından mirasçılara karşı tenfiz ister
Olay: Mirasbırakan noterde düzenlediği vasiyetnameyle bir taşınmaz payını üvey çocuklarına eşit paylarla bırakmış, ancak doksan yaşındayken verdiği vekaletname ile taşınmazı vasiyet alacaklılarından birinin eşine satış göstererek devretmiştir. Diğer vasiyet alacaklıları muvazaa nedeniyle tapu iptali ve vasiyetname gereğince kendi adlarına tescil istemiş; mahkeme satışın muvazaalı olduğunu kabul ederek taşınmazın doğrudan davacılar adına tesciline karar vermiştir. Vasiyetnamenin açılmasına ilişkin karar ise bir vasiyet alacaklısına tebliğ edilmediği için kesinleşmemiştir.
Karar: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, vasiyet alacaklısının cüz'i halef olduğunu ve TMK 600'e göre mirasçılara karşı kişisel hak sahibi bulunduğunu, vasiyet edilen malın başkasına geçerli biçimde satılmasının vasiyetten dönme sayılacağını, ancak dönme için satışın geçerli olması gerektiğini açıklamıştır. Vasiyet alacaklılarının vasiyetnameden doğan kişisel hakka dayanarak muvazaalı satışın iptalini istemekte hukuki yararı bulunduğunu, satın alanın ödeme gücünün olmadığının tanıklarla sabit olduğunu belirtmiştir. Tapu kaydının iptaliyle taşınmazın vasiyetçi adına tesciline karar verilmesi gerektiğini, vasiyet alacaklılarının vasiyetname kesinleştikten sonra yasal mirasçılara karşı haklarını ileri sürebileceğini belirterek hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
“Bu durumda, lehine muayyen mal vasiyetinde bulunulan davacıların vasiyetnameden kaynaklanan kişisel hakka dayanarak vasiyetcinin sonradan yaptığı satışın muvazaa nedeniyle iptalini istemekte hukuki yararları vardır”
Ne anlama geliyor?
Vasiyet edilen malın muvazaalı satışına karşı vasiyet alacaklısı da dava açabilir, fakat mal önce terekeye döner; tescil için ayrıca tenfiz gerekir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi ve yer bilgileri ile tutarlar aktarılmamıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Mirasbırakanın lehtara gönderdiği noter ihtarnamesi vasiyetname değildir; bununla vasiyetten dönülmüş sayılmaz, vasiyet geçerli kabul edilerek tenfiz istemi incelenmelidir
Olay: Mirasbırakan noterde düzenlediği vasiyetnameyle davacı lehine belirli mal vasiyetinde bulunmuş, iki ay sonra davacıya gönderdiği noter ihtarnamesinde onun lehine yaptığı işlemlerde iradesinin sakatlandığını belirterek bunlardan döndüğünü bildirmiştir. Mirasbırakanın ölümünden sonra vasiyetname açılmış ve iptal davası açılmamıştır. Davacı tenfiz istemiş; ilk derece mahkemesi ihtarnameyle vasiyetten dönüldüğü gerekçesiyle davayı reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, vasiyetin konusunun bir mal, alacak hakkı, borçtan kurtarma veya intifa hakkı olabileceğini, mirasbırakanın ölümüne kadar vasiyetten dönebileceğini, ancak dönmenin yeni bir vasiyetname, vasiyetnamenin yok edilmesi veya vasiyetle bağdaşmayan sağlararası tasarruf gibi kanuni yollarla gerçekleşeceğini açıklamıştır. Noter ihtarnamesinin vasiyetname olarak değerlendirilemeyeceğini ve bununla vasiyetten dönülmüş sayılamayacağını belirterek, vasiyetnamenin geçerli olduğu gözetilmeden verilen ret kararını oy birliğiyle bozmuştur.
“Vasiyetin konusu, mirasbırakanın üçüncü kişiye veya yasal mirasçıya bir malın verilmesi olabileceği gibi, bir alacak hakkı, borçtan kurtarma veya bir intifa hakkı tanınması şeklinde de olabilir.”
Ne anlama geliyor?
Vasiyetten dönmek isteyen kişi bunu noter ihtarnamesiyle değil, yeni bir vasiyetname yaparak veya vasiyetnameyi yok ederek yapmalıdır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Vasiyet edilen taşınmaz payının bir kısmı mirasbırakana annesinden intikal edecek pay olup hâlâ anne adına kayıtlıysa, vasiyet alacaklısı önce bu payın mirasbırakan adına tescilini sağlamalı, sonra tenfiz istemelidir
Olay: Mirasbırakan vasiyetnameyle bir taşınmazdaki payını davacıya bırakmıştır. Taşınmazın bir kısmı mirasbırakan adına, bir kısmı ise ondan önce ölen annesi adına kayıtlıdır. İlk derece mahkemesi vasiyetnamenin tenfizine, anne adına kayıtlı paylar da dahil olmak üzere tescile ve talep edilmeyen bir kısım payın başka mirasçılar adına tesciline karar vermiştir.
Karar: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, atanmış mirasçının hakkını mirasçılık belgesiyle, belirli mal vasiyeti alacaklısının ise yükümlülere karşı açacağı dava ile elde edeceğini hatırlatmıştır. Anne adına kayıtlı pay yönünden önce iştirak hâlindeki mülkiyetin paylı mülkiyete çevrilerek mirasbırakana düşen payın onun adına tescilinin sağlanması için davacıya süre ve yetki verilmesi gerektiğini, talep olmadan başka mirasçılar adına tescile karar verilemeyeceğini ve harç ile vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını belirterek hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
“Davacı öncelikle murise annesinden intikal edecek payın muris adına tescilini sağlamalı, daha sonra vasiyetname gereğince kendi adına tescilini talep etmelidir.”
Ne anlama geliyor?
Vasiyet edilen pay mirasbırakan adına kayıtlı değilse, tenfizden önce mirasbırakanın kendi mirasçılığının tapuya yansıtılması gerekir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi ve yer bilgileri ile tutarlar aktarılmamıştır.
Tenfiz davası
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Tenfiz için vasiyetnamenin açılmış ve iptal süresinin geçmiş olması yeterlidir; tek yasal mirasçıya okunarak açılan vasiyetnamede diğer tebligatların eksikliği gerekçesiyle dava reddedilemez
Olay: Vasiyet alacaklıları, sulh hukuk mahkemesinde açılan vasiyetname uyarınca kendilerine bırakılan taşınmazların tapularının iptali ve adlarına tescili istemiştir. Davalı tek yasal mirasçı ehliyetsizlik, yanılma, hile ve baskı iddiasıyla vasiyetnamenin hükümsüzlüğünü savunmuştur. İlk derece mahkemesi, açılma dosyasında mirasçılara TMK 597 uyarınca tebligat yapılmadığı ve yasal sürelerin dolmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, vasiyet alacaklısının mirasçı değil kişisel istem hakkı sahibi olduğunu, bu hakkın yerine getirilmesi için vasiyetnamenin açıldığının ve iptali için kanunda öngörülen sürenin geçtiğinin belirlenmesi gerektiğini açıklamıştır. Vasiyetnamenin tek yasal mirasçı olan davalıya okunarak açıldığını, bu tarihten dava tarihine kadar TMK 559'daki sürenin dolduğunu ve iptal davası açılmadığını tespit ederek davanın esasının incelenmesi gerektiği gerekçesiyle ret kararını oy birliğiyle bozmuştur.
“Bu hakkın yerine getirilmesi için; her şeyden önce TMK.nun 596. ve devamı maddeleri uyarınca vasiyetnamenin açıldığının ve iptali için yasada gösterilen sürenin geçtiğinin belirlenmesi gerekir.”
Ne anlama geliyor?
Vasiyetname açılmış ve bir yıllık iptal süresi dava açılmadan geçmişse tenfiz davası esastan incelenir; davalının savunmaları da bu incelemede değerlendirilir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Vasiyetname açılmadan tenfiz davası açılamaz; vasiyet alacağı muaccel olmadan istenemeyeceğinden dava şartı yokluğundan reddedilir
Olay: Vasiyet alacaklıları, el yazılı vasiyetnameyle kendilerine bırakılan bir traktör ile üç taşınmazın adlarına tescili için tenfiz davası açmıştır. Davalı mirasçılar vasiyetnamede düzenlendiği yerin yazılmadığını ve vasiyetin gerçekleşmeyen bir şarta bağlı olduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir; vasiyetnamenin açılması için ise hiç dava açılmamıştır.
Karar: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, vasiyetnamenin belirli mal vasiyeti niteliğinde olduğunu, TMK 600'e göre vasiyet alacaklısının mirasçı değil kişisel istem hakkı sahibi olduğunu ve bu hakkı alacak muaccel olmadan, yani vasiyetname açılıp okunmadan kullanamayacağını belirtmiştir. Vasiyetnamenin açılmasına ilişkin bir dava açılmadığından dava şartının gerçekleşmediğini, davanın bu nedenle reddi gerektiğini belirterek kabul kararını oy birliğiyle bozmuştur.
“Vasiyet alacaklısı, mirasçı değil; kişisel bir istem hakkı sahibidir. Bu hakkı, (alacak muaccel olmadan) vasiyetname açılıp okunmadan kullanamaz.”
Ne anlama geliyor?
Vasiyetnamenin tenfizini istemeden önce sulh hukuk mahkemesinde vasiyetnamenin açılmasını sağlayın.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Tenfiz davası vasiyeti yerine getirmekle yükümlü yasal mirasçılara yöneltilir; mirasçı sıfatı bulunmayan ve yalnız başka bir vasiyetnamede vasiyet alacaklısı olan kişiye yöneltilen dava husumetten reddedilmelidir
Olay: Mirasbırakan son vasiyetnamesiyle banka hesaplarındaki paraları bir kuruma bırakmıştır. Kurum, vasiyetnamenin tenfizi davasını mirasbırakanın daha önceki bir vasiyetnamesinde vasiyet alacaklısı olan ve yasal mirasçı sıfatı bulunmayan kişiye karşı açmıştır. İlk derece mahkemesi davayı bu kişi yönünden de kabul etmiştir.
Karar: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, ölüme bağlı tasarrufla mirasçılıktan çıkarma, koşul ve yükleme, mirasçı atama, belirli mal bırakma ve vakıf kurma yapılabileceğini, belirli mal bırakılan kişinin vasiyeti yerine getirmekle yükümlü olan varsa ona, yoksa yasal ve atanmış mirasçılara karşı açacağı dava ile malın teslimini isteyebileceğini açıklamıştır. Davalının yasal mirasçı olmadığını ve dava konusu vasiyetnameyle ilgili bir yararı bulunmadığını belirterek, bu davalı yönünden davanın reddi gerekirken kabul edilmesini oy birliğiyle bozmuştur.
“Kanunun 600.maddesi gereği kendisine belirli bir mal vasiyet edilen kimse, bu vasiyeti yerine getirmekle yükümlü olan varsa ona, yoksa yasal ve seçilmiş mirasçılara karşı açacağı istihkak davası ile malın kendisine teslimini isteyebilir.”
Ne anlama geliyor?
Tenfiz davasında doğru davalı mirasçılardır; başka bir vasiyet alacaklısına karşı açılan dava sonuç vermez.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kurum, kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Tenfiz davasında vasiyet edenin mirasçısı olmayan davalılar aleyhine hüküm kurulamaz; tapu kayıtları kapanmışsa hüküm güncel kayda göre kurulmalıdır
Olay: Mirasbırakan 1988 tarihli vasiyetnameyle çeşitli taşınmazlardaki paylarını davacıların murisine bırakmıştır. Davacılar vasiyetnamenin tenfizini istemiş, davalılardan biri zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Mahkeme, önceki bozma kararına uyarak zamanaşımı def'ini ileri süren davalı yönünden davayı reddetmiş, diğer davalılar yönünden kabul etmiştir.
Karar: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, TMK 600'e göre vasiyet alacaklısının vasiyet edenin mirasçılarından tenfizi isteyebileceğini ve bu istem için mirasçılara husumet yöneltebileceğini, bu nedenle mirasbırakanın mirasçısı olmayan davalılar aleyhine hüküm kurulmasının doğru olmadığını belirtmiştir. Ayrıca dava konusu iki taşınmazın tapu kayıtlarının pasif hâle geldiğini, kapanmış kayıtlarla kurulan hükmün infaz edilemeyeceğini belirterek güncel kayıtlar getirtilmeden verilen kararı oy birliğiyle bozmuştur. Kararda aktarılan önceki bozma kararına göre 743 sayılı Kanun dönemindeki ölümlerde vasiyet alacaklısının dava hakkına ilişkin süre zamanaşımıdır ve yalnız def'i ileri süren davalı yönünden uygulanır.
“4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 600 üncü maddesine göre vasiyet alacaklısı vasiyet edenin mirasçılarından vasiyetnamenin tenfizini isteyebileceği ve bu isteme yönelik olarak vasiyet edenin mirasçılarına husumet yönelterek tapu iptali ve tescil isteminde bulunabileceğinden”
Ne anlama geliyor?
Tenfiz davasını yalnız mirasçılara karşı açın ve dava konusu taşınmazların güncel tapu kayıtlarını dosyaya getirtin.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Zamanaşımına ilişkin açıklama, kararda aktarılan 3. Hukuk Dairesinin 30.06.2014 tarihli bozma kararına aittir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi
Hükümsüzlük def'i kişiseldir: vasiyetnamenin hükümsüzlüğünü def'i olarak ileri süren mirasçılar yönünden dava reddedilir, davayı kabul eden veya def'i ileri sürmeyen mirasçılar yönünden payları oranında tescile karar verilir
Olay: Vasiyet alacaklısı, babasının 1999 tarihli el yazılı vasiyetnamesiyle kendisine bırakılan taşınmaz payının adına tescilini istemiştir. Davalı mirasçılardan ikisi vasiyetnamenin şekle aykırılık ve ehliyetsizlik nedeniyle hükümsüz olduğunu savunmuş, biri davayı kabul etmiş, diğerleri böyle bir savunmada bulunmamıştır. İlk derece mahkemesi vasiyetnamenin şekle aykırı olduğunu kabul ederek davayı kısmen kabul etmiştir.
Karar: Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, vasiyet alacaklısının mirasçı değil kişisel istem hakkı sahibi olduğunu, tenfiz için vasiyetnamenin açılmış ve iptal süresinin geçmiş olması gerektiğini, iptal davası açma hakkı olan mirasçının hükümsüzlüğü def'i yoluyla her zaman ileri sürebileceğini hatırlatmıştır. Vasiyetnamenin şekle aykırılığına ilişkin tespiti yerinde bulmuş; ancak def'i ileri süren davalıların savunmasının diğer davalılara sirayet etmeyeceğini, davayı kabul eden ve def'i ileri sürmeyen davalılar yönünden mirasçılık payları oranında tescile, def'i ileri sürenlerin paylarının ise onlarda bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
“TMK'nin 559/2. maddesi gereğince; iptal davası açma hakkı olan mirasçı, vasiyetnamenin hükümsüz olduğunu, def'i yoluyla her zaman ileri sürebilir.”
Ne anlama geliyor?
Tenfiz davasında vasiyetnamenin geçersizliğini savunmak isteyen her mirasçı bunu kendisi ileri sürmelidir; başka mirasçının savunmasından yararlanamaz.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. El yazılı vasiyetnamenin şekline ilişkin değerlendirme TMK 538 şerhine bırakılmıştır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Zamanaşımı
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Vasiyet alacaklısının dava hakkı için on yıllık zamanaşımı, vasiyetnamenin içeriğini açılma duruşmasında öğrendiği tarihte başlar; açılma kararının sonradan kesinleşmesi başlangıcı ertelemez
Olay: Mirasbırakan 1993 tarihli vasiyetnameyle bir arsayı davacılara ve babalarına bırakmış, 1994'te ölmüştür. Vasiyetnamenin açılması duruşmasına davacılar ve bütün yasal mirasçılar katılmış, mirasçılar vasiyetnameye itiraz etmeyeceklerini bildirmiştir. Davacılar tenfiz davasını 2016'da açmış, davalılar zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Bölge adliye mahkemesi, sürenin açılma dosyasının kesinleştiği 2018 tarihinden başlayacağını kabul ederek davayı kabul etmiştir.
Karar: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, vasiyetnamenin 1994'te açılıp okunduğu duruşmaya davacıların katıldığını, tarafların itirazlarının bulunmadığını ve iptal davası da açılmadığını, dolayısıyla davacıların vasiyetname ve içeriğini duruşmada öğrendiklerini, kanundaki on yıllık zamanaşımı süresinin bu tarihte işlemeye başladığını belirtmiştir. Davanın süre dolduktan sonra açıldığı gözetilmeden verilen kabul kararını oy birliğiyle bozmuştur.
“diğer bir anlatımla davacıların vasiyetname ve içeriğini duruşmada öğrendikleri, buna bağlı olarak kanunda öngörülen on yıllık zamanaşımı süresinin bu tarihte işlemeye başladığı”
Ne anlama geliyor?
Vasiyetnamenin açılmasına katılan vasiyet alacaklısı için on yıllık süre o gün başlar; davayı yıllar sonra açmak hakkı kaybettirir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve kesin olarak verilmiştir. Mirasbırakan 1994'te öldüğünden süre 743 sayılı Kanun döneminin kuralına göre değerlendirilmiş; kararda süre “kanunda öngörülen on yıllık zamanaşımı” olarak ifade edilmiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Zamanaşımı def'i cevap dilekçesiyle ve süresinde ileri sürülmelidir; süresinde cevap vermeyen davalılar yönünden tenfiz davası zamanaşımı gerekçesiyle reddedilemez
Olay: Mirasbırakan 1986 tarihli vasiyetnameyle çeşitli taşınmazlarını davacılara bırakmış ve 1992'de ölmüştür. Vasiyetname 1993'te açılmıştır. Davacılar 2014'te tenfiz ve tescil istemiş; mahkeme bozmaya uyduktan sonra, bazı davalıların süresinde verdiği cevap dilekçesiyle zamanaşımı def'inde bulunduğunu kabul ederek çok sayıda davalı yönünden davayı zamanaşımından reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, zamanaşımı def'inin cevap dilekçesiyle birlikte ileri sürülmesi gerektiğini; dosyada yalnız bazı davalıların süresinde verdikleri dilekçeyle zamanaşımı def'inde bulunduğunu, diğer davalılara dava dilekçesinin tebliğ edildiği hâlde süresinde cevap vererek zamanaşımı itirazında bulunmadıklarını tespit etmiştir. Def'i ileri sürmeyen davalılar yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesini doğru bulmamış ve kararı oy birliğiyle bozmuştur.
“zamanaşımı def'inin cevap dilekçesi ile birlikte ileri sürülmesi gerektiği”
Ne anlama geliyor?
Zamanaşımına dayanmak isteyen mirasçı bunu cevap dilekçesinde açıkça yazmalıdır; mahkeme bu süreyi kendiliğinden uygulamaz.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Belge
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Belirli bir taşınmaz bırakılan kişi atanmış mirasçı değil vasiyet alacaklısıdır; “atanmış mirasçı belgesi” istemi hukuki nitelendirmeyle vasiyet alacaklısı belgesi istemi sayılmalı ve bu belge verilmelidir
Olay: Yasal mirasçısı bulunmayan mirasbırakan noterde düzenlediği vasiyetnameyle bir taşınmazını davacıya bırakmıştır. Davacı taşınmazı adına intikal ettirebilmek için atanmış mirasçı belgesi istemiştir. Sulh hukuk mahkemesi vasiyetin belirli mal vasiyeti olduğunu, davacının tenfiz davası açması gerektiğini belirterek istemi reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, TMK 598/2 uyarınca mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin tasarrufa bir ay içinde itiraz edilmezse lehine tasarruf yapılan kişiye atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren belge verileceğini hatırlatmıştır. Olayları anlatmanın taraflara, hukuki nitelendirmenin hâkime ait olduğunu, davacının taşınmazın intikalini sağlamak için gerçekte vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren belge istediğini belirterek bu belgenin verilmesi gerekirken istemin reddini oy birliğiyle bozmuştur.
“olayları açıklamak taraflara hukuki nitelendirme Hakime ait olduğu dikkate alınarak davacının vasiyet sonrası kendisine kalan taşınmazların intikalini yaptırabilmek için vasiyet alacaklısı olduğunu gösterir belge istediği kuşkusuzdur.”
Ne anlama geliyor?
Belirli mal bırakılan kişi sulh mahkemesinden vasiyet alacaklısı belgesi alabilir; yanlış belge istenmesi talebin reddi için yeterli değildir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 517 ile ilgili maddeler
- TMK m. 527 — Miras sözleşmesi ve mirastan feragat: şekil şartı, ivazlı-ivazsız feragatin çocuklara etkisi, kısmi feragat ve veraset ilamı (TMK 527-530)
- TMK m. 520 — Yedek mirasçı ve art mirasçı atama: lehtar önce ölürse, önmirasçının güvencesi, tapu şerhi ve vasiyetle vakıf kurma (TMK 520-526)
- TMK m. 514 — Ölüme bağlı tasarrufların çeşitleri: koşul ve yüklemeler, mirasçı atama ve belirli mal bırakma farkı (TMK 514-516)
- TMK m. 505 — Saklı pay ve tasarruf edilebilir kısım: oranlar, kardeşler (2007), net tereke ve hesaplama (TMK 505-509)
- TMK m. 510 — Mirasçılıktan çıkarma (ıskat): sebepler, ispat yükü, saklı pay, torunlar ve aciz belgesi (TMK 510-513)
- TMK m. 502 — Vasiyet ve miras sözleşmesi ehliyeti, yanılma, aldatma, korkutma ve açık yanılma (TMK 502-504)
- TMK m. 495 — Yasal mirasçılar ve zümre sistemi: altsoy, ana-baba, büyük ana-baba, halefiyet ve evlilik dışı çocuk (TMK 495-498)
Uygulamada dikkat edilecekler
Pratik notlar
- 1.Vasiyetnamede bir kişiye belirli bir mal mı bırakıldığını yoksa mirasın tamamı veya bir oranı mı bırakıldığını belirleyin; belirli mal bırakılan kişi mirasçı değil vasiyet alacaklısıdır.
- 2.Vasiyet alacaklısıysanız önce vasiyetnamenin sulh hukuk mahkemesinde açılmasını sağlayın; açılma olmadan tenfiz davası dava şartı yokluğundan reddedilir.
- 3.Açılmadan sonra mirasçıların bir yıllık iptal süresini ve varsa iptal davasının sonucunu takip edin; iptal davası reddedilip kesinleşmeden tenfize karar verilmez.
- 4.Tenfiz davasını vasiyeti yerine getirme görevlisine, yoksa yasal veya atanmış mirasçıların tamamına karşı açın ve taşınmazların güncel tapu kayıtlarını dosyaya sunun.
- 5.Vasiyetnamenin içeriğini öğrendiğiniz tarihten başlayarak on yıl içinde dava açın; mirasçılar zamanaşımı def'ini cevap dilekçesinde ileri sürerse süre geçmiş dava reddedilir.
- 6.Mirasçıysanız ve vasiyetin geçersiz olduğunu düşünüyorsanız bunu tenfiz davasında kendi cevabınızda def'i olarak ileri sürün; başka mirasçının savunması sizi korumaz.
- 7.Vasiyet edilen mal mirasbırakan tarafından sağlığında satış gibi gösterilerek devredilmişse, satışın muvazaalı olup olmadığını araştırın; geçersiz satış vasiyeti ortadan kaldırmaz.
- 8.Vasiyetten dönmek istiyorsanız noter ihtarnamesi yetmez; yeni bir vasiyetname yapın veya vasiyetnameyi yok edin.
- 9.Terekede borç varsa önce mirasbırakanın alacaklılarının ödeneceğini, vasiyetlerin bundan sonra yerine getirileceğini hesaba katın.
Konuyla ilgili yazılar
Sıkça Sorulan Sorular
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.