Kısa cevap · TMK 502
Vasiyet yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip olmak ve on beş yaşını doldurmak yeterlidir; miras sözleşmesi yapabilmek için ise ayırt etme gücünün yanında ergin olmak ve kısıtlı bulunmamak gerekir (TMK 502, 503). Yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama etkisi altında yapılan ölüme bağlı tasarruf geçersizdir; ancak mirasbırakan etkiden kurtulduğu günden başlayarak bir yıl içinde tasarruftan dönmezse tasarruf geçerli sayılır. Kişinin veya malın belirtilmesindeki açık yanılma, gerçek arzu kesin olarak belirlenebiliyorsa düzeltilir (TMK 504). Ehliyet, tasarrufun yapıldığı andaki duruma göre değerlendirilir. Yargıtay'a göre ehliyetsizlik iddiasında tanık beyanlarıyla yetinilmez; tıbbi kayıtlar toplanarak Adli Tıp Kurumundan rapor alınır ve önce ehliyet, sonra irade sakatlığı, en son tenkis incelenir. Korkutma ve aldatma iddiaları vasiyet anına ilişkin somut delillerle ispatlanmalıdır. On sekiz yaşından küçük bir kişinin yaptığı mirastan feragat sözleşmesi yok hükmündedir; tapu bilgisinin yanlış yazılması ise vasiyeti tek başına düşürmez.
Bu sayfada neler var? (13 bölüm)
- TMK 502 madde metni
- Değişiklik geçmişi
- Vasiyet Yapabilmek İçin Ne Gerekir? Ayırt Etme Gücü ve 15 Yaş (TMK 502)
- Miras Sözleşmesinde Ehliyet: Erginlik ve Kısıtlı Olmamak (TMK 503)
- Ehliyetsizlik Nasıl İspatlanır? Adli Tıp Raporu, Tıbbi Kayıtlar ve Tanıklar
- Yanılma, Aldatma, Korkutma ve Zorlama: İrade Sakatlığı (TMK 504/1)
- Açık Yanılma: Vasiyetnamede Yanlış Yazılan Kişi veya Mal Nasıl Düzeltilir? (TMK 504/2)
- Ehliyetsizlik veya İrade Sakatlığı Nedeniyle İptal Davası ve Süreleri (TMK 557, 559)
- TMK 502 Yargıtay kararları
- TMK 502 ile ilgili maddeler
- Uygulamada dikkat edilecekler
- Konuyla ilgili yazılar
- Sıkça sorulan sorular
Temel kavramlar
- Ölüme bağlı tasarruf
- Mirasbırakanın ölümünden sonra hüküm doğuracak irade açıklaması; vasiyetname ve miras sözleşmesi olmak üzere iki türlüdür.
- Ayırt etme gücü
- Akla uygun biçimde davranabilme yeteneği; yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı veya sarhoşluk gibi sebeplerle ortadan kalkabilir (TMK 13). Kişiye ve işleme göre değişen nispi bir kavramdır.
- Tasarruf ehliyeti
- Ölüme bağlı tasarruf yapabilme ehliyeti; vasiyet için ayırt etme gücü ve 15 yaş, miras sözleşmesi için ayrıca erginlik ve kısıtlı olmamak aranır (TMK 502-503).
- İrade sakatlığı
- Tasarrufun yanılma, aldatma (hile), korkutma (ikrah) veya zorlama etkisi altında yapılması; tasarrufu geçersiz kılar ve iptal davasıyla ileri sürülür (TMK 504, 557/2).
- Açık yanılma
- Vasiyetnamede kişinin veya malın belirtilmesinde yapılan ve gerçek arzu kesin belirlenebildiğinde düzeltilebilen yanlışlık (TMK 504/2).
- Favor testamenti
- Ölüme bağlı tasarrufun mümkün olduğu ölçüde ayakta tutulması ve mirasbırakanın gerçek iradesine göre yorumlanması ilkesi.
Bir bakışta TMK 502
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Vasiyet ehliyeti | Ayırt etme gücüne sahip olmak ve 15 yaşını doldurmak yeterlidir; erginlik aranmaz. | TMK m. 502 |
| Kısıtlının vasiyeti | Kanun vasiyet için kısıtlı olmamayı aramaz; ayırt etme gücü olan kısıtlı vasiyet yapabilir. | TMK m. 502, 503, 16/1 |
| Miras sözleşmesi ehliyeti | Ayırt etme gücü, erginlik ve kısıtlı olmamak birlikte aranır; 17 yaşında yapılan feragat sözleşmesi yok hükmündedir. | TMK m. 503; 16. HD 29.06.2018 |
| Ehliyetin zamanı | Ehliyet tasarrufun yapıldığı anda aranır; iptal sebebi ehliyetin bulunmadığı sırada yapılmış olmaktır. | TMK m. 557/1 |
| Ehliyetin ispatı | Tıbbi kayıtlar toplanır ve Adli Tıp Kurumundan rapor alınır; tanık beyanları tek başına belirleyici değildir. | 7. HD 12.05.2025; 7. HD 07.03.2023 |
| İnceleme sırası | Önce ehliyetsizlik, sonra irade sakatlığı, en son tenkis istemi incelenir. | 1. HD 08.01.2020 |
| Doktor raporu | Vasiyetnameye ekli sağlık raporu, Adli Tıp Kurumunun aksi yöndeki raporu karşısında vasiyeti kurtarmayabilir. | 7. HD 26.12.2023 |
| Korkutma | Tehdit ciddi, ağır, derhal gerçekleşecek nitelikte, haksız ve işlemle illiyet bağı içinde olmalıdır; vasiyet anı için ispat gerekir. | TMK m. 504/1; HGK 10.06.2020 |
| Aldatma | Hile iddiası somut tanık ve belgeyle ispatlanmalıdır; delil sunmayan davacının iddiası dinlenmez. | 7. HD 21.05.2025 |
| Bir yıllık dönme süresi | Mirasbırakan etkiden kurtulduktan sonra bir yıl içinde dönmezse tasarruf geçerli sayılır; ölüme kadar değiştirilmeyen vasiyet baskı iddiasını zayıflatır. | TMK m. 504/1; 3. HD 30.03.2021 |
| Açık yanılma | Kişi veya malın belirtilmesindeki açık yanlışlık, gerçek arzu kesin belirlenirse düzeltilir; tapu kayıtları araştırılır. | TMK m. 504/2; 3. HD 17.12.2018 |
| İptal davası | Ehliyetsizlik ve irade sakatlığı iptal davasıyla ileri sürülür; hâkim ileri sürülen iptal sebebiyle bağlıdır. | TMK m. 557; 7. HD 07.03.2023 |
| Süre | Öğrenmeden başlayarak bir yıl, her hâlde açılmadan itibaren iyiniyetli davalıya karşı on, iyiniyetli olmayana karşı yirmi yıl; def'i her zaman ileri sürülebilir. | TMK m. 559 |
TMK 502 madde metni
Üçüncü Kitap: Miras Hukuku › Birinci Kısım: Mirasçılar › İkinci Bölüm: Ölüme Bağlı Tasarruflar › Birinci Ayırım: Tasarruf Ehliyeti · A. Ehliyet (502 vasiyette · 503 miras sözleşmesinde) · B. İrade sakatlığı (504)
Tasarruf ehliyeti ve irade sakatlığı: vasiyette ve miras sözleşmesinde ehliyet, yanılma, aldatma, korkutma, zorlama ve açık yanılma (m. 502-504) — Madde 502
- Vasiyet yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip ve onbeş yaşını doldurmuş olmak gerekir.
Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Kaynak | Değişiklik |
|---|---|---|
| 22.11.2001 | 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002) | TMK 502, 503 ve 504 bu tarihte kabul edilmiş, 01.01.2002'de yürürlüğe girmiş ve o tarihten bu yana değiştirilmemiştir. 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinde açık yanılmanın düzeltilmesi kuralı 451. maddede yer alıyordu; mirasbırakanın 01.01.2002'den önceki ölümlerinde eski hükümler uygulanır (4722 sayılı Kanun m. 17). |
Vasiyet Yapabilmek İçin Ne Gerekir? Ayırt Etme Gücü ve 15 Yaş (TMK 502)
İki şart yeterlidir. Vasiyet için erginlik aranmaz; ayırt etme gücüne sahip ve on beş yaşını doldurmuş bir kişi vasiyetname düzenleyebilir. Ayırt etme gücü, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk veya benzeri sebeplerle akla uygun davranma yeteneğinden yoksun olmamaktır (TMK 13); ayırt etme gücü bulunmayan kişinin işlemleri hukuki sonuç doğurmaz (TMK 15). Kanun ayırt etme gücünü kural olarak herkeste var saydığından, vasiyetçinin ehliyetsiz olduğunu ileri süren taraf bunu ispatlamalıdır (TMK 6).
Kısıtlılık vasiyete engel değildir. Miras sözleşmesinden farklı olarak TMK 502 kısıtlı olmamayı aramaz. Vasiyet, yasal temsilci aracılığıyla yapılamayan ve kişiye sıkı sıkıya bağlı bir işlemdir; ayırt etme gücüne sahip kısıtlılar kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarını yasal temsilcinin rızası olmadan kullanabilir (TMK 16/1). Bu nedenle ayırt etme gücü bulunan kısıtlı, vasisinin izni olmadan vasiyet yapabilir; belirleyici olan kısıtlılık kararı değil, vasiyetin yapıldığı andaki ayırt etme gücüdür. Kısıtlılığın diğer sonuçları için TMK 408 şerhine, kısıtlama sebepleri için TMK 405 şerhine bakınız.
Ehliyet vasiyet anında aranır. İptal sebebi, tasarrufun mirasbırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapılmasıdır (TMK 557/1). Vasiyetten sonra ehliyetin kaybedilmesi, geçerli olarak yapılmış vasiyeti etkilemez; ehliyetsiz dönemde yapılmış bir vasiyet de ehliyetin sonradan kazanılmasıyla kendiliğinden geçerli hâle gelmez. Resmî vasiyetnamede tanıklar mirasbırakanı tasarrufa ehil gördüklerini vasiyetnameye yazar (TMK 534/2, 535/2); bu beyan ve vasiyetnameye eklenen sağlık raporları önemli delil olmakla birlikte ehliyet tartışmasını kesin olarak bitirmez.
Miras Sözleşmesinde Ehliyet: Erginlik ve Kısıtlı Olmamak (TMK 503)
Daha ağır şartlar. Miras sözleşmesi mirasbırakanı bağlayan ve tek taraflı olarak kolayca dönülemeyen bir işlem olduğundan kanun, vasiyetten daha ağır şartlar arar: mirasbırakan ayırt etme gücüne sahip, ergin ve kısıtlı olmamalıdır. Miras sözleşmesi resmî vasiyetname şeklinde yapılır ve taraflar sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalar (TMK 545). Vesayet altındaki bir kişi adına miras sözleşmesi yapılması ise vesayet makamının yanında denetim makamının iznine de bağlıdır (TMK 463/5).
Mirastan feragat da miras sözleşmesidir. Mirasbırakanın bir mirasçısıyla yaptığı mirastan feragat sözleşmesi (TMK 528) bir miras sözleşmesi olduğundan aynı ehliyet şartlarına tabidir. Yargıtay, nüfus kaydına göre 17 yaşındayken babasıyla noterde karşılıklı mirastan feragat sözleşmesi yapan kişinin bu sözleşmesini yok hükmünde saymış ve babadan kalan taşınmazlarda miras payı bulunduğunu kabul etmiştir (Yargıtay (Kapatılan) 16. HD, 29.06.2018, E. 2016/6413, K. 2018/4434); bozmaya uyularak verilen kabul kararı da onanmıştır (Yargıtay (Kapatılan) 16. HD, 01.06.2021, E. 2019/270, K. 2021/4537).
Ehliyetsizlik Nasıl İspatlanır? Adli Tıp Raporu, Tıbbi Kayıtlar ve Tanıklar
Adli Tıp raporu belirleyicidir. Ayırt etme gücü kişiye ve işleme göre değişen nispi bir kavram olduğundan ve biyolojik nedenlerin yanında bilinç ve irade gibi psikolojik unsurlara da bağlı bulunduğundan, Yargıtay ehliyetsizlik iddiasında tarafların bütün delillerinin toplanmasını, tanıklardan somut bilgi alınmasını, doktor raporları, hasta gözlem kâğıtları ve filmlerin getirtilmesini ve dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesini istemektedir. Bazı davacıların mirasbırakanın akıl sağlığının yerinde olduğunu söylemesi, iddiadan açıkça vazgeçmeyen diğer davacıları bağlamaz (Yargıtay 7. HD, 12.05.2025, E. 2024/4386, K. 2025/2526). Adli Tıp Kurumu fiil ehliyetinin tespitinde en geçerli delil ve en yetkili kuruluş sayılır; tanık beyanları bu konuda tek başına belirleyici olamaz (Yargıtay 7. HD, 07.03.2023, E. 2022/445, K. 2023/1362; aynı yönde bölge adliye mahkemesi gerekçesi onanan Yargıtay 7. HD, 03.10.2024, E. 2023/5859, K. 2024/4298).
Rapor iki yönde de sonuç doğurur. Vasiyetnameye eklenen doktor raporuna ve tanıkların ehliyeti doğrulayan beyanlarına rağmen, Adli Tıp Kurumu raporuna göre vasiyetname tarihinde fiil ehliyeti bulunmadığı belirlenen mirasbırakanın vasiyetnamesinin iptali onanmıştır (Yargıtay 7. HD, 26.12.2023, E. 2022/3950, K. 2023/6548). Buna karşılık Alzheimer veya yaşlılık iddiası bulunan dosyalarda Adli Tıp raporu vasiyet tarihinde ehliyetin var olduğunu gösteriyorsa iptal istemi reddedilmektedir (Yargıtay 7. HD, 07.03.2023, E. 2022/445, K. 2023/1362; Yargıtay 7. HD, 21.12.2023, E. 2022/5891, K. 2023/6458).
İnceleme sırası. Ehliyetsizlik ve irade sakatlığına dayanan, olmazsa tenkis istenen davalarda mahkeme önce ehliyetsizlik iddiasını incelemeli; ehliyetsizlik saptanırsa vasiyetnameyi iptal etmeli, ehliyet varsa irade sakatlığı iddiasını, o da kabul görmezse tenkis istemini değerlendirmelidir (Yargıtay 1. HD, 08.01.2020, E. 2016/14410, K. 2020/84). Ehliyetsizlik iddiası incelenmeden doğrudan tenkis hesabına geçilmesi bozma sebebidir (Yargıtay 1. HD, 23.09.2020, E. 2018/5313, K. 2020/4371; Yargıtay 1. HD, 02.07.2020, E. 2018/1737, K. 2020/3415).
Yanılma, Aldatma, Korkutma ve Zorlama: İrade Sakatlığı (TMK 504/1)
Ölüme bağlı tasarrufta kişinin veya şeyin belirtilmesinde açık yanılma hâlinde mirasbırakanın gerçek arzusu kesin olarak tespit edilebilirse, tasarruf bu arzuya göre düzeltilir.
Dört sakatlık hâli. Yanılmada mirasbırakan kendiliğinden yanlış bir kanıya düşer; aldatmada (hile) bu yanlış kanı başkası tarafından kasten uyandırılır veya sürdürülür; korkutmada (manevi ikrah) tehditle korku yaratılır; zorlamada (maddi ikrah) örneğin el tutularak imza attırılır. Hukuk Genel Kurulu, korkutmanın iptal sebebi olabilmesi için tehdidin ciddi olmasını, ağır ve derhal gerçekleşecek bir tehlike oluşturmasını, mirasbırakana veya yakınlarına yönelmesini, haksız olmasını ve tehdit ile tasarruf arasında illiyet bağı bulunmasını aramıştır. Mirasbırakanın bakılmayacağı ve doktora götürülmeyeceği korkusuyla vasiyet yaptığı iddiasında tanık beyanları hastalıktan önceki ve vasiyetten sonraki döneme ilişkin kaldığından korkutma ispatlanamamış, iptal kararı bozulmuştur (Yargıtay HGK, 10.06.2020, E. 2017/3101, K. 2020/392).
İspat yükü iptal isteyendedir. Aldatma iddiasına dayanan, ancak tutanak tanıkları dışındaki tanıklarından vazgeçen ve hileye ilişkin delil sunmayan davacıların iptal istemi reddedilmiş ve karar onanmıştır (Yargıtay 7. HD, 21.05.2025, E. 2024/4427, K. 2025/2735). Ehliyetsizlik ve irade sakatlığı birlikte ileri sürülmüşse mahkeme irade sakatlığı iddiası hakkında da gerekçe göstermek zorundadır; bu yön incelenmeden verilen karar bozulmuştur (Yargıtay 7. HD, 12.05.2025, E. 2024/4386, K. 2025/2526).
Bir yıllık dönme süresi. Sakatlık etkisi ortadan kalktıktan sonra mirasbırakan bir yıl içinde tasarruftan dönmezse tasarruf geçerli sayılır. Yargıtay, vasiyet tarihinde ve sonrasında iradeyi bozan bir baskının sürdüğü kanıtlanamayan dosyada, mirasbırakanın çocuklarından ayrı yaşamasına rağmen vasiyetinden ölümüne kadar dönmediğine de dikkat çekmiştir (Yargıtay 3. HD, 30.03.2021, E. 2020/12405, K. 2021/3344). Vasiyetten sonraki dört yıl boyunca dönülmeyen ve vasiyet konusu taşınmazın lehtara satıldığı bir dosyada da mirasbırakanın vasiyetinde ısrar ettiği kabul edilmiştir (Yargıtay 7. HD, 05.02.2024, E. 2022/7174, K. 2024/573).
Açık Yanılma: Vasiyetnamede Yanlış Yazılan Kişi veya Mal Nasıl Düzeltilir? (TMK 504/2)
Vasiyet mümkün olduğunca ayakta tutulur. Ölüme bağlı tasarruflar mirasbırakanın ölümünden sonra hüküm doğurduğundan anlamları ancak yorumla belirlenebilir. Yargıtay, tasarrufları iptal etmek yerine mümkün olduğunca ayakta tutmanın mirasbırakanın iradesine daha uygun düştüğünü ve bu ilkenin TMK 504/2, 515/2 ve 519/2 gibi hükümlerde yansıdığını belirtmektedir. Vasiyetnamede iki taşınmazın ada numaralarının yanlış yazıldığı, ancak malik ve diğer bilgilerin gerçek taşınmazlarla örtüştüğü ileri sürülen tenfiz davasında, mahkemenin taşınmazların ilk oluşumundan itibaren resmî akit tablolarıyla birlikte tedavüllü tapu kayıtlarını getirterek mirasbırakanın gerçek iradesini araştırması gerektiği belirtilmiştir (Yargıtay 3. HD, 17.12.2018, E. 2018/7112, K. 2018/12816).
Yer adı yanlışlığı. Vasiyetnamede bir köyde gösterilen parsellerin komşu köyde bulunduğu ve mirasbırakandan intikal ettiği anlaşılan dosyada Yargıtay, köy adında açık yanılma bulunup bulunmadığının ve gerçek arzunun tenfiz davasında inceleneceğini, vasiyetnamenin uygulanamayacağı gerekçesiyle istemin reddedilemeyeceğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 22.09.2008, E. 2008/11888, K. 2008/12308). Düzeltme ancak yanılma açık ve gerçek arzu kesin olarak belirlenebiliyorsa mümkündür; aksi hâlde belirsiz kalan tasarruf yerine getirilemez.
Ehliyetsizlik veya İrade Sakatlığı Nedeniyle İptal Davası ve Süreleri (TMK 557, 559)
1. Tasarruf mirasbırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapılmışsa,
2. Tasarruf yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmışsa,
3. Tasarrufun içeriği, bağlandığı koşullar veya yüklemeler hukuka veya ahlâka aykırı ise,
4. Tasarruf kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmışsa.
Sakatlık iptal davasıyla ileri sürülür. TMK 504 tasarrufu geçersiz sayar; bu geçersizlik mirasçılar veya vasiyet alacaklıları tarafından TMK 557'deki iptal davasıyla ileri sürülür. İptal sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır ve hâkim davacının dayandığı iptal sebebiyle bağlıdır; yalnız ehliyetsizliğe dayanan davada somut vakıa gösterilmeden ileri sürülen şekil eksikliği incelenmez (Yargıtay 7. HD, 07.03.2023, E. 2022/445, K. 2023/1362). İptal istemi yerinde görülmezse ikinci kademede istenen tenkis incelenir; saklı pay için sağ kalan eşin ve yasal mirasçıların paylarına bakınız.
Hükümsüzlük, def'i yoluyla her zaman ileri sürülebilir.
Süreler hak düşürücüdür. Bir yıllık süre davacının tasarrufu, iptal sebebini ve hak sahibi olduğunu öğrenmesiyle başlar; vasiyetnamelerde her hâlde açılma tarihinden itibaren iyiniyetli davalıya karşı on, iyiniyetli olmayana karşı yirmi yıl içinde dava açılmalıdır. Kendisine karşı vasiyetnamenin yerine getirilmesi istenen mirasçı ise hükümsüzlüğü def'i yoluyla her zaman ileri sürebilir.
TMK 502 Yargıtay kararları
Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 10 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve konularına göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları bulundukları grubun başında yer alır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.
Karar seçimi hakkında
Sayfaya 10 Yargıtay kararı kart olarak alınmıştır: ehliyetin ispatı (7. Hukuk Dairesi 2023 ve 2025; 1. Hukuk Dairesi 2020), miras sözleşmesinde ehliyet ((Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi 2018), irade sakatlığı (Hukuk Genel Kurulu 2020; 3. Hukuk Dairesi 2021; 7. Hukuk Dairesi 2025) ve açık yanılma (3. Hukuk Dairesi 2018; 2. Hukuk Dairesi 2008). Metinde ayrıca aynı yöndeki kararlar anılmıştır. Kararların tamamı tam metinden okunmuş ve OY BİRLİĞİYLE verilmiştir; oy çokluğuyla verilen veya karşı oy içeren kararlar kullanılmamıştır. ATIF NOTLARI: onama kararlarında aktarılan gerekçe ilk derece veya bölge adliye mahkemesine aittir; 16. Hukuk Dairesi kararında ehliyet kuralı için TMK 528 gösterilmiştir. Şekle aykırılık ve hak düşürücü süreye ilişkin Hukuk Genel Kurulu kararları ilgili maddelerin şerhine ayrılmıştır. Kişi, yer, kurum bilgileri ve tutarlar aktarılmamıştır.
Ehliyetin ispatı
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Ehliyetsizlik iddiasında tanıklar, doktor raporları ve hasta gözlem kayıtları toplanıp Adli Tıp Kurumundan rapor alınmalıdır; bazı mirasçıların akıl sağlığı yerindeydi demesi diğerlerini bağlamaz; irade sakatlığı iddiası da gerekçeyle karşılanmalıdır
Olay: Davacılar, mirasbırakanın noterde düzenlediği vasiyetnamenin şekle aykırı olduğunu, mirasbırakanın fiil ehliyeti bulunmadığı bir sırada ve irade bozukluğu altında yapıldığını ileri sürerek iptalini, olmazsa tenkisini istemiştir. Yargılama sırasında davacılardan bir kısmı mirasbırakanın akıl sağlığının yerinde olduğunu beyan etmiş; ilk derece mahkemesi bu beyanlara dayanarak ehliyet raporu alınmasına gerek görmemiş ve davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinafı reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, ayırt etme gücü bulunmayan kişinin işlemlerinin hukuki sonuç doğurmayacağını, ehliyetin tespitinde tarafların bütün delillerinin toplanması, tanıklardan somut bilgi alınması, doktor raporları, hasta gözlem kâğıtları ve filmlerin getirtilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ayırt etme gücünün nispi bir kavram olduğunu ve bu nedenle Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasının gerektiğini, davacıların ehliyetsizlik iddiasından açıkça vazgeçmediğini vurgulamıştır. Korkutmanın şartlarını da açıklayarak irade sakatlığı iddiası hakkında gerekçe gösterilmeden karar verilmesini ve tenkis hesabında terekenin eksik belirlenmesini doğru bulmamış, hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
“Hele ayırt etme gücünün nispi bir kavram olması kişiye eylem ve işleme göre değişmesi bu yönde en yetkili sağlık kurulundan, özellikle Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını da gerekli kılmaktadır.”
Ne anlama geliyor?
Ehliyetsizlik iddiasında mahkeme tanık beyanlarıyla yetinemez; tıbbi kayıtlar toplanıp Adli Tıp Kurumundan rapor alınmalıdır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve kesin olarak verilmiştir. Kararda ölüm ve vasiyetname tarihleri arasında yazım tutarsızlığı bulunduğundan tarihler aktarılmamıştır. Kişi, yer, araç ve işyeri bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Fiil ehliyetinin tespitinde en geçerli delil Adli Tıp Kurumu raporudur; tanık beyanları tek başına belirleyici olamaz; hâkim ileri sürülen iptal sebebiyle bağlıdır
Olay: Tarafların annesi 2017'de ölmüştür. Davacı, annesinin 2008'de noterde düzenlediği vasiyetnamenin Alzheimer hastalığı nedeniyle ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapıldığını ileri sürerek iptalini, ıslahla da terditli olarak tenkisini istemiş; hastalığın ilk teşhisinin 2009'da konulduğunu, ancak yıllar önce başladığını savunmuştur. Mahkeme, sosyal güvenlik kurumu ve diğer kurumlardan tıbbi kayıtları getirterek Adli Tıp Kurumundan rapor almış ve davayı reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, davanın ehliyetsizliğe dayandığını, şekil eksikliğine ilişkin somut vakıa ileri sürülmediğini ve ıslahla talebe eklenmediğini, bu nedenle incelemenin ehliyetsizlikle sınırlı olduğunu belirtmiştir. Mahkemenin tıbbi kayıtları toplayarak aldığı Adli Tıp raporunda vasiyetname tarihinde mirasbırakanın fiil ehliyetine sahip olduğunun tespit edildiğini, Adli Tıp Kurumunun bu konuda en geçerli delil ve en yetkili kuruluş olduğunu, tanık beyanlarının tek başına belirleyici olamayacağını açıklayarak kararı oy birliğiyle onamıştır.
“Adli Tıp Kurumu, fiil ehliyetinin tespiti hususunda en geçerli delil ve en yetkili sağlık kuruluşu olup, tanık beyanları bu hususta tek başına belirleyici olamaz.”
Ne anlama geliyor?
Hastalık iddiası tek başına yetmez; belirleyici olan vasiyet tarihindeki ehliyettir ve bu, tıbbi kayıtlar üzerinden Adli Tıp raporuyla belirlenir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir; onama kararı olmakla birlikte Daire kendi değerlendirmesini ayrıntılı biçimde açıklamıştır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Adli Tıp Kurumu raporuna göre vasiyetname tarihinde fiil ehliyeti bulunmayan mirasbırakanın vasiyetnamesi, vasiyetnameye ekli doktor raporuna rağmen iptal edilir
Olay: 2018'de ölen mirasbırakanın 2013'te noterde düzenlediği vasiyetnamenin ehliyetsizlik nedeniyle iptali, olmazsa tenkisi istenmiştir. Davalı, vasiyetnamenin ekindeki ve daha önce alınan hastane raporlarında mirasbırakanın fiil ehliyetine sahip olduğunun belirtildiğini, Adli Tıp Kurumunun işlemden yaklaşık iki buçuk yıl sonraki bir rapora dayandığını ve tanıkların da ehliyeti doğruladığını savunmuştur.
Karar: İlk derece mahkemesi, alınan Adli Tıp Kurumu raporuna göre mirasbırakanın vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte fiil ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle vasiyetnamenin iptaline karar vermiş; bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetmiştir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, davalının temyiz itirazlarını yerinde görmeyerek kararı oy birliğiyle onamıştır.
“aldırılan Adli Tıp Kurumu raporuna göre mirasbırakanın vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte fiil ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile vasiyetnamenin iptaline karar verilmiştir.”
Ne anlama geliyor?
Vasiyetnameye doktor raporu eklenmesi ehliyet tartışmasını kesin olarak bitirmez; Adli Tıp raporu belirleyici olabilir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve kesin olarak verilmiş bir ONAMA kararıdır; alıntı İLK DERECE MAHKEMESİ kararının özetine aittir. Kişi, yer ve hastane bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi
Vasiyetnamenin iptali davasında önce ehliyetsizlik iddiası tıbbi kayıtlar ve Adli Tıp raporuyla incelenir; ehliyet varsa irade sakatlığı, o da yoksa tenkis istemi değerlendirilir
Olay: 1939 doğumlu mirasbırakan 2014'te ölmüştür. Oğullarından biri, annesinin 2006'da düzenlediği ve bir bağımsız bölümü diğer oğluna bırakan vasiyetnamenin ehliyetsizlik ve baskı nedeniyle iptalini, olmazsa tenkisini, ayrıca muvazaalı devir nedeniyle tazminat istemiştir. Mahkeme iddiaların kanıtlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, ayırt etme gücü bulunmayan kişinin işlemlerine sonuç bağlanamayacağını hatırlatarak öncelikle ehliyetsizlik iddiasının incelenmesi, sağlık kurulu raporları, hasta müşahede kayıtları ve reçetelerin istenmesi ve dosyanın Adli Tıp Kurumu Dördüncü İhtisas Kuruluna gönderilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ehliyetsizlik saptanırsa vasiyetnamenin iptal edilmesini, ehliyet varsa irade fesadı iddiasının, o da kabul görmezse tenkis isteminin incelenmesini; aslı sunulmayan protokol fotokopisine itibar edilemeyeceğini açıklayarak hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
Karardan alıntı (aç)(kapat)
“tüm dosyanın Adli Tıp Kurumu Dördüncü İhtisas Kuruluna gönderilerek mirasbırakanın 22.06.2006 vasiyetname tarihinde hukuki ehliyeti haiz olup olmadığının saptanması, ehliyetsiz olduğunun saptanması halinde vasiyetnamenin iptal edilmesi, ehliyetli olduğunun saptanması halinde irade fesadı iddiası yönünden bir inceleme yapılması”
Ne anlama geliyor?
İnceleme sırası bellidir: önce ehliyet, sonra irade sakatlığı, en son tenkis.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi, yer ve taşınmaz bilgileri aktarılmamıştır.
Miras sözleşmesinde ehliyet
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi
Mirastan feragat dahil miras sözleşmeleri ancak ayırt etme gücüne sahip, ergin ve kısıtlı olmayan kişi tarafından yapılabilir; 17 yaşında yapılan feragat sözleşmesi yok hükmündedir
Olay: Davacı, babasından kalan ve paylaşılmamış taşınmazlarda miras payının adına tescilini istemiştir. Davalı kardeşler, davacının 1973'te babasıyla noterde karşılıklı mirastan feragat sözleşmesi yaptığını savunmuştur. Nüfus kaydına göre davacı sözleşme tarihinde 17 yaşındadır; mahkeme davacının 18 yaşından büyük olduğunu kabul ederek davayı reddetmiştir.
Karar: Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi, mirastan feragat sözleşmesinin miras sözleşmesinin bir çeşidi olduğunu ve resmî vasiyetname şeklinde yapılması gerektiğini, miras sözleşmesi yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip ve ergin olmanın, kısıtlı bulunmamanın gerektiğini belirtmiştir. Nüfus kaydına göre sözleşme tarihinde 17 yaşında olan davacının yaptığı sözleşmenin yok hükmünde olduğunu, bu nedenle davacının babasından gelen miras payının bulunduğunu açıklayarak hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
“söz konusu sözleşme yok hükmündedir. Hal böyle olunca; davacının, dava konusu taşınmazlarda babasından gelen miras payının bulunduğunun kabulü zorunlu olduğundan”
Ne anlama geliyor?
Reşit olmayan çocuğa mirastan feragat imzalatmak sonuç doğurmaz; bu kişi sonradan miras payını isteyebilir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kararda ehliyet kuralı için TMK 528 gösterilmiştir; kural TMK 503'te yer alır. Sözleşme 743 sayılı Kanun dönemine ilişkindir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
İrade sakatlığı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Korkutma nedeniyle iptal için tehdidin ciddi, ağır ve derhal gerçekleşecek nitelikte, haksız ve tasarrufla illiyet bağı içinde olması gerekir; bakılmama korkusu iddiası vasiyet anına ilişkin delille ispatlanmalıdır
Olay: 2007'de ölen mirasbırakan, ölümünden kısa süre önce ağır bir rahatsızlık geçirmiş ve noterde okuyamayan ve yazamayanlara özgü resmî vasiyetnameyle malvarlığının yarısından fazlasını ikinci eşine bırakmıştır. İlk eşinden olan çocukları, vasiyetnamenin ehliyetsizlik ve irade sakatlığı nedeniyle iptalini, olmazsa tenkisini istemiştir. Yerel mahkeme, mirasbırakanın bakılmayacağı ve doktora götürülmeyeceği korkusuyla vasiyet yapmaya zorlandığı kanaatiyle vasiyetnameyi manevi korkutma nedeniyle iptal etmiş ve Özel Dairenin bozmasına direnmiştir.
Karar: Hukuk Genel Kurulu, vasiyetnamenin iptal sebeplerinin TMK 557'de sınırlı olarak sayıldığını, korkutmanın maddi ve manevi olmak üzere iki türlü olduğunu ve her iki türde de ikrahın ciddi olması, ağır ve derhal gerçekleşecek bir tehlike oluşturması, mirasbırakana veya yakınlarına yönelmesi, haksız olması ve işlemle illiyet bağı bulunması gerektiğini belirtmiştir. Mirasbırakanın ehliyetli olduğunun Adli Tıp raporuyla sabit olduğunu, tanık beyanlarının hastalıktan önceki ve vasiyetnameden sonraki döneme ilişkin kaldığını, vasiyetname sırasında korkutma altında bulunulduğunun ispatlanamadığını açıklayarak tenkis isteminin incelenmesi gerektiği gerekçesiyle direnme kararını oy birliğiyle bozmuştur.
“Tüm dosya içeriğine göre miras bırakanın vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte iradeyi bozucu bir sebebin etkisi altında bulunduğu, düzenlemeden sonra da bu etkinin sürdüğü kanıtlanabilmiş değildir.”
Ne anlama geliyor?
Korkutma iddiası genel anlatımla değil, vasiyet anındaki somut baskıyı gösteren delillerle ispatlanmalıdır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi, yer ve hastalık ayrıntıları aktarılmamıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Vasiyet anında ve sonrasında iradeyi bozan bir baskı kanıtlanamamışsa korkutma nedeniyle iptal yoluna gidilemez; mirasbırakanın ölümüne kadar vasiyetinden dönmemesi de bu sonucu destekler
Olay: Mirasbırakan 2011'de noterde düzenlediği vasiyetnameyle taşınmazlarını çocukları arasında dağıtmış ve 2013'te ölmüştür. Kurak arazilerin kendilerine bırakıldığını ileri süren çocuklar, vasiyetnamenin ehliyetsizlik ve baskı altında düzenlendiği iddiasıyla iptalini istemiştir. Mahkeme, Adli Tıp raporuyla ehliyeti kabul etmiş; ancak lehine vasiyet yapılan kızın ve eşinin mirasbırakandan sürekli para istediği, mirasbırakanın eşinden ayrılma korkusuyla para vermek zorunda kaldığı gerekçesiyle vasiyetnameyi bu davalı yönünden korkutma nedeniyle iptal etmiş; karar önce onanmıştır.
Karar: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi karar düzeltme incelemesinde korkutmanın türlerini ve şartlarını açıklamış; tanık beyanlarına göre mirasbırakanın eşiyle birlikte yaşadığını, çocuklarının kendisiyle ilgilenmediğini, vasiyetname tarihinde iradesini bozacak bir ikrahın etkisi altında bulunduğunun ve bu etkinin sonradan sürdüğünün kanıtlanamadığını belirtmiştir. Mirasbırakanın vasiyetnamesinden ölümüne kadar dönmediğine de dikkat çekerek önceki onama kararını bu davalı yönünden kaldırmış ve hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
“Kaldı ki; mirasbırakanın ölünceye kadar çocuklarından ayrı yaşamış olmasına rağmen, 24/03/2011 tarihli davaya konu vasiyetnamesinden öldüğü 06/02/2013 tarihine kadar dönmediği de görülmektedir.”
Ne anlama geliyor?
Baskıdan kurtulduktan sonra bir yıl içinde dönülmeyen vasiyet geçerli sayılır; ölüme kadar değiştirilmeyen vasiyet baskı iddiasını zayıflatır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve karar düzeltme incelemesinde verilmiştir. Kişi ve yer bilgileri ile tutarlar aktarılmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Aldatma (hile) iddiası somut delille ispatlanmalıdır; Adli Tıp raporu ehliyeti doğruluyor ve hileye ilişkin delil sunulmuyorsa vasiyetname iptal edilmez
Olay: Hiç evlenmemiş ve çocuğu olmayan mirasbırakan, okuma yazma bilmeyenlere özgü resmî vasiyetnameyle bir taşınmazını yeğenine bırakmıştır. Davacılar, mirasbırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığını, vasiyetnameye parmak bastırıldığını, kandırıldığını ve bundan pişman olduğunu söylediğini ileri sürerek vasiyetnamenin iptalini istemiştir. Davalı, taşınmazdaki evi kendi ailesinin yaptığını ve mirasbırakana yıllarca baktıklarını savunmuştur.
Karar: İlk derece mahkemesi ispatlanamayan davayı reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi, Adli Tıp Kurumu raporuna göre mirasbırakanın fiil ehliyetine sahip olduğunu, vasiyetnamenin TMK 532 ve 535'e uygun düzenlendiğini, davacıların tutanak tanıkları dışındaki tanıklarını dinletmekten vazgeçtiğini ve hileye ilişkin delil sunmadığını belirterek istinafı esastan reddetmiş; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi kararı oy birliğiyle onamıştır.
“her ne kadar davacılar hile iddiasına dayanmışlar ise de davacıların tutanak tanıkları haricindeki diğer tanıklarını dinletmekten vazgeçtikleri, hileye ilişkin herhangi bir delil sunmadıkları, bu hâli ile hile iddiasının da ispatlanamadığı”
Ne anlama geliyor?
Kandırıldı demek yetmez; hileyi gösteren tanık ve belge sunulmalıdır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve kesin olarak verilmiş bir ONAMA kararıdır; alıntılanan gerekçe BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNE aittir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Açık yanılma
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Vasiyetnamede taşınmazın ada numarası yanlış yazılmışsa mahkeme tedavüllü tapu kayıtları ve taraf delilleriyle gerçek iradeyi araştırmalı; açık yanılma kesin belirlenirse tasarruf düzeltilerek yerine getirilir
Olay: Mirasbırakan 2012 tarihli vasiyetnameyle davacılara taşınmaz ve taşınır mallar bırakmıştır. Davacılar vasiyetnamenin tenfizini istemiş; iki taşınmazın ada numaralarının vasiyetnamede yanlış yazıldığını, malik ve diğer bilgilerin gerçek taşınmazlarla örtüştüğünü ileri sürmüştür. Mahkeme bu taşınmazlar yönünden mirasbırakanın iradesinin net olmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir.
Karar: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, ölüme bağlı tasarrufların mümkün olduğunca ayakta tutulması gerektiğini ifade eden vasiyetnamenin muteber tutulması ilkesinin TMK 504/2, 515/2 ve 519/2 gibi hükümlerde yansıdığını belirtmiştir. Kişinin veya şeyin belirtilmesinde açık yanılma hâlinde gerçek arzu kesin olarak tespit edilebilirse tasarrufun düzeltileceğini hatırlatarak taşınmazların ilk oluşumundan itibaren resmî akit tablolarını da içeren tedavüllü tapu kayıtlarının getirtilmesi ve gerçek iradenin açıklığa kavuşturulması gerektiği gerekçesiyle hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
“Kural olarak, murisin ölüme bağlı tasarruflarını iptal etmekten veya hükümsüz saymaktan çok, bunları muhafaza etmek, vasiyetçinin iradesine ve isteğine daha uygun düşer.”
Ne anlama geliyor?
Tapu bilgisindeki yazım hatası vasiyeti düşürmez; yanılma açık ve gerçek irade kesin ise vasiyet düzeltilerek uygulanır.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi, yer ve parsel bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Vasiyetnamede taşınmazların bulunduğu köyün adı yanlış yazılmışsa açık yanılma olup olmadığı ve gerçek arzu tenfiz davasında incelenir; vasiyetnamenin uygulanamayacağı gerekçesiyle istem reddedilemez
Olay: Vasiyetnamenin şekle ve kanuna aykırılık nedeniyle iptali, olmazsa tenkisi istenmiştir. Vasiyetnamede bir köyde gösterilen parsellerin keşifte komşu köyde bulunduğu ve mirasbırakandan intikal ettiği belirlenmiş; mahkeme vasiyetnamenin uygulama yeteneği olmadığı gerekçesiyle istemi reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 743 sayılı Kanunun 451. maddesi uyarınca kişinin veya şeyin belirtilmesinde açık yanılma hâlinde mirasbırakanın gerçek arzusu kesin olarak tespit edilebilirse tasarrufun bu arzuya göre düzeltileceğini hatırlatmıştır. Köy adında açık yanılma bulunup bulunmadığının ve mirasbırakanın gerçek arzusunun tenfiz davasında tartışılacağını, mahkemenin iptal ve tenkis istemi hakkında esastan karar vermesi gerekirken vasiyetnamenin uygulanamayacağı gerekçesiyle istemi reddetmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu açıklayarak hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
“Köy isminde açık yanılma olup olmadığı, mirasbırakanın gerçek arzusu, vasiyetnamenin yorumu tenfiz davasında incelenip tartışılacak konulardır.”
Ne anlama geliyor?
Yanlış yazılan yer adı vasiyeti tek başına uygulanamaz kılmaz; gerçek irade tenfiz aşamasında belirlenir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. 743 sayılı Kanunun 451. maddesi uygulanmıştır; aynı kural bugün TMK 504/2'dedir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
TMK 502 ile ilgili maddeler
- TMK m. 517 — Belirli mal bırakma (vasiyet): tenfiz davası, vasiyet edilen malın satılması, teslim borcu ve zamanaşımı (TMK 517-519)
- TMK m. 514 — Ölüme bağlı tasarrufların çeşitleri: koşul ve yüklemeler, mirasçı atama ve belirli mal bırakma farkı (TMK 514-516)
- TMK m. 510 — Mirasçılıktan çıkarma (ıskat): sebepler, ispat yükü, saklı pay, torunlar ve aciz belgesi (TMK 510-513)
- TMK m. 505 — Saklı pay ve tasarruf edilebilir kısım: oranlar, kardeşler (2007), net tereke ve hesaplama (TMK 505-509)
- TMK m. 495 — Yasal mirasçılar ve zümre sistemi: altsoy, ana-baba, büyük ana-baba, halefiyet ve evlilik dışı çocuk (TMK 495-498)
- TMK m. 499 — Sağ kalan eşin miras payı: 1/4, 1/2, 3/4 veya tamamı; boşanma davasında ölüm ve resmî nikâh (TMK 499)
- TMK m. 500 — Evlatlık ve Devletin mirasçılığı: tek yönlü miras, öz aileden miras, halefiyet ve mirasçısız tereke (TMK 500-501)
- TMK m. 405 — Akıl hastalığı nedeniyle kısıtlama, sağlık kurulu raporu ve ilan (TMK 405, 409-410)
- TMK m. 406 — Savurganlık, kumar, alkol ve kötü yönetim nedeniyle kısıtlama (TMK 406)
Uygulamada dikkat edilecekler
Pratik notlar
- 1.Vasiyet yapacak kişi için noterde düzenlenen resmî vasiyetnameyi tercih edin; tanıkların ehliyet gözlemi ve güncel bir sağlık raporu ileride çıkabilecek tartışmada önemli delil olur.
- 2.İleri yaşta veya hastalık döneminde vasiyet yapılacaksa aynı dönemin hastane kayıtlarını ve hekim raporlarını saklayın; ehliyet tartışmasında Adli Tıp Kurumu bu kayıtlara bakar.
- 3.Ehliyetsizlik iddiasıyla dava açacaksanız mirasbırakanın tedavi gördüğü hastaneleri, reçeteleri ve sosyal güvenlik kayıtlarını dilekçede somut olarak gösterin; yalnız tanık beyanına dayanmayın.
- 4.Davacılardan birinin mirasbırakanın akıl sağlığı yerindeydi demesi diğerlerinin iddiasını ortadan kaldırmaz; iddiadan vazgeçilmedikçe Adli Tıp raporu alınmasını isteyin.
- 5.Korkutma veya aldatma iddiasında vasiyetin yapıldığı günlere ilişkin tanıkları, mesajları ve olayları gösterin; hastalık öncesi veya sonrası döneme ilişkin genel anlatımlar yetmez.
- 6.Mirasbırakan baskıdan kurtulduktan sonra bir yıl içinde vasiyetinden dönmemişse vasiyet geçerli sayılır; iddianızı bu süreyi de hesaba katarak kurun.
- 7.18 yaşından küçükken imzalatılmış mirastan feragat sözleşmesine dayanarak miras payınız reddediliyorsa sözleşmenin yok hükmünde olduğunu ileri sürün.
- 8.Vasiyetnamede tapu bilgisi, ada, parsel veya köy adı yanlış yazılmışsa vasiyetin düştüğünü varsaymayın; tedavüllü tapu kayıtlarıyla gerçek iradeyi ortaya koyarak tenfiz isteyin.
- 9.İptal davasını, vasiyetnameyi ve iptal sebebini öğrendiğiniz tarihten başlayarak bir yıl içinde açın; iptal mümkün olmazsa saklı payınız için tenkisi ikinci kademede isteyin.
Konuyla ilgili yazılar
Sıkça Sorulan Sorular
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.