4721 sayılı Türk Medeni Kanunu · Birinci Ayırım: Koruma Önlemleri › A. Genel olarak (589) · B. Defter tutma (590) · C. Mühürleme (591)

TMK Madde 589-591: Koruma Önlemleri — Terekenin Tespiti, Defter Tutma ve Mühürleme

Üçüncü Kitap: Miras Hukuku › İkinci Kısım: Mirasın Geçmesi › İkinci Bölüm: Mirasın Geçmesinin Sonuçları › Birinci Ayırım: Koruma Önlemleri › A. Genel olarak (589) · B. Defter tutma (590) · C. Mühürleme (591)

Hazırlayan: Av. Murat Aydar17 yüksek mahkeme kararıYürürlükteki metinGüncelleme: 27.09.2026

Kısa cevap · TMK 589

Mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, istem üzerine veya kendiliğinden terekenin korunması ve hak sahiplerine geçmesi için gereken bütün önlemleri alır (TMK 589). Bu önlemler özellikle terekenin yazımı (defter tutma), mühürleme, resmen yönetim ve vasiyetnamelerin açılmasıdır. Mirasçılar arasında vesayet altında biri varsa, mirasçılardan biri uzun süredir bulunamıyorsa ya da bir mirasçı veya ilgili ölümden itibaren bir ay içinde isterse sulh hâkimi terekenin defterini tutar (TMK 590); gereken mallar mühürlenir, ancak mirasbırakanla birlikte oturanların zorunlu eşyası ve oturdukları bölüm mühür dışında kalır (TMK 591). Yargıtay'a göre koruma amaçlı terekenin tespiti süreye bağlı değildir: 590'daki bir aylık süre hak düşürücü sayılmaz, tespit tereke paylaşılmadıkça istenebilir. Tespit delil niteliğindedir; mülkiyet, mirasçılık veya vasiyet hakkında karar verilmez. Koruma önlemlerine karşı istinaf yolu açıktır ve bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir.

Bu sayfada neler var? (14 bölüm)
  1. TMK 589 madde metni
  2. Değişiklik geçmişi
  3. Sulh Hâkimi Tereke İçin Hangi Önlemleri Alır? (TMK 589)
  4. Terekenin Tespiti Davası Ne Zamana Kadar Açılır? Bir Aylık Süre Tartışması
  5. Tereke Tespiti Kararı Neyi Kanıtlar? Mahkemenin Yetkisi ve Araştırma Görevi
  6. Terekenin Defteri Hangi Hâllerde Tutulur? Koruma Defteri ile Resmî Defter Farkı (TMK 590)
  7. Ölen Kişinin Evi Mühürlenir mi? Mühürleme ve Birlikte Oturanların Hakkı (TMK 591)
  8. Ölen Kişinin Kiralık Kasası ve Banka Hesapları Nasıl Tespit Edilir?
  9. Terekenin Tespiti Nereye, Nasıl İstenir? Görev, Yetki, Duruşma ve Kanun Yolu
  10. TMK 589 Yargıtay kararları
  11. TMK 589 ile ilgili maddeler
  12. Uygulamada dikkat edilecekler
  13. Konuyla ilgili yazılar
  14. Sıkça sorulan sorular

Temel kavramlar

Tereke
Mirasbırakanın ölümüyle mirasçılarına geçen mal, hak ve borçlarının bütünü.
Koruma önlemi
Sulh hâkiminin terekenin korunması ve hak sahiplerine geçmesi için aldığı önlem; yazım, mühürleme, resmen yönetim ve vasiyetnamenin açılması bunların başlıcalarıdır (TMK 589).
Terekenin tespiti
Koruma önlemi olarak ölüm tarihindeki tereke unsurlarının belirlenmesi; Yargıtay'a göre delil tespiti niteliğindedir.
Defter tutma (yazım)
Tereke mal ve haklarının sulh hâkimince deftere geçirilmesi (TMK 590); mirası kabul veya redde esas resmî defterden farklıdır.
Resmî defter
Mirası reddetme hakkı olan mirasçının bir ay içinde isteyebileceği, aktif ve pasiflerin ilanla belirlendiği defter (TMK 619-621).
Mühürleme
Tereke mallarının mühür altına alınarak korunması; yazımdan önce de yapılabilir (TMK 591).
Yediemin
Tespit edilen eşyanın korunmak üzere teslim edildiği güvenilir kişi.
Adi istihkak davası
Mülkiyet iddiasına dayanarak malın kendisine teslimini isteyen kişinin, malı haksız olarak elinde bulundurana karşı açtığı dava.

Bir bakışta TMK 589

KonuKuralDayanak
Yetkili makamMirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi; istem üzerine veya kendiliğinden.TMK m. 589/1; HMK m. 382/2-c, 383
Önlemlerin kapsamıYazım, mühürleme, resmen yönetim, vasiyetnamenin açılması; liste sınırlı değildir.TMK m. 589/2
GiderlerBaşvuran öder, ileride terekeden alınır; hâkim kendiliğinden karar verdiyse Devlet öder.TMK m. 589/3
Başka yerde ölümÖlüm yeri sulh hâkimi bildirir, oradaki mallar için önlem alır, dosyayı ve vasiyetnameyi gönderir.TMK m. 589/4
SüreKoruma amaçlı tespit süreye bağlı değil; 590'daki bir ay hak düşürücü değildir, paylaşmaya kadar istenebilir.2. HD 15.04.2013; 14. HD 01.07.2015
Defter zorunluluğuVesayet altında mirasçı, uzun süredir bulunamayan mirasçı veya bir ay içinde istem hâlinde defter tutulur.TMK m. 590
Ret süresiKoruma amaçlı yazım yapılmışsa mirası ret süresi, yazımın bittiğinin bildirilmesiyle başlar.TMK m. 607
MühürlemeBirlikte oturanların zorunlu eşyası ve oturdukları bölüm mühür dışında kalır.TMK m. 591/2; 2. HD 18.01.2012
Alacaklının istemiAlacaklı tespit isteyebilir; onun istemiyle mühürleme güvence altına alınan miktarla sınırlıdır.TMK m. 591/3; 14. HD 21.11.2016
Tespitin niteliğiDelil tespitidir, istihkak değildir; mülkiyet, mirasçılık ve vasiyet hakkında karar verilmez.14. HD 18.01.2016; 14. HD 29.09.2020
Hüküm fıkrasıTereke unsurları hükümde tek tek gösterilmelidir.HMK m. 297/2; 14. HD 25.03.2021
Kesin yetkiTespitte mirasbırakanın yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir; ortaklığın giderilmesiyle birlikte görülmez.14. HD 03.04.2017
Ortak kiralık kasaKasa ortağı davaya katılır; içerik aksi ispatlanmadıkça yarı yarıya kabul edilir.14. HD 06.07.2015; 7. HD 25.11.2021
Kanun yoluİstinaf açıktır; bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir, temyiz edilemez.7. HD 08.11.2021; 7. HD 13.05.2026

TMK 589 madde metni

Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

Üçüncü Kitap: Miras Hukuku › İkinci Kısım: Mirasın Geçmesi › İkinci Bölüm: Mirasın Geçmesinin Sonuçları · Birinci Ayırım: Koruma Önlemleri › A. Genel olarak (589) · B. Defter tutma (590) · C. Mühürleme (591)

Koruma önlemleri: sulh hâkiminin tereke için alacağı önlemler, terekenin tespiti ve defterinin tutulması, mühürleme (m. 589-591) — Madde 589

  1. (1)Mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, istem üzerine veya re'sen tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak üzere gerekli olan bütün önlemleri alır.
  2. (2)Bu önlemler, özellikle kanunda belirtilen hâllerde terekede bulunan mal ve hakların yazımına, terekenin mühürlenmesine, terekenin resmen yönetilmesine ve vasiyetnamelerin açılmasına ilişkindir.
  3. (3)Önlemlerle ilgili giderler, ileride terekeden alınmak üzere, başvuran kişi tarafından; önleme hâkimin re'sen karar verdiği hâllerde Devlet tarafından karşılanır.
  4. (4)Mirasbırakan, yerleşim yerinden başka bir yerde ölmüş ise, o yerin sulh hâkimi bu ölümü yerleşim yeri sulh hâkimine gecikmeksizin bildirir ve mirasbırakanın ölüm yerinde bulunan mallarının korunması için gerekli önlemleri alarak bununla ilgili dosyayı ve varsa vasiyetnameyi yerleşim yeri sulh hâkimine gönderir.

Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr. Fıkra numaraları okumayı kolaylaştırmak için eklenmiştir.

Değişiklik geçmişi

TarihKaynakDeğişiklik
22.11.20014721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002)TMK 589-591 bu tarihte kabul edilmiş, 01.01.2002'de yürürlüğe girmiş ve o tarihten bu yana değiştirilmemiştir. 743 sayılı Kanunda aynı ayrımın başlığı ihtiyati tedbirler iken, yeni Kanunda koruma önlemleri olarak değiştirilmiştir.

Sulh Hâkimi Tereke İçin Hangi Önlemleri Alır? (TMK 589)

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 589 — Mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi, istem üzerine veya re'sen tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine geçmesini sağlamak üzere gerekli olan bütün önlemleri alır.
Bu önlemler, özellikle kanunda belirtilen hâllerde terekede bulunan mal ve hakların yazımına, terekenin mühürlenmesine, terekenin resmen yönetilmesine ve vasiyetnamelerin açılmasına ilişkindir.
Önlemlerle ilgili giderler, ileride terekeden alınmak üzere, başvuran kişi tarafından; önleme hâkimin re'sen karar verdiği hâllerde Devlet tarafından karşılanır.
Mirasbırakan, yerleşim yerinden başka bir yerde ölmüş ise, o yerin sulh hâkimi bu ölümü yerleşim yeri sulh hâkimine gecikmeksizin bildirir ve mirasbırakanın ölüm yerinde bulunan mallarının korunması için gerekli önlemleri alarak bununla ilgili dosyayı ve varsa vasiyetnameyi yerleşim yeri sulh hâkimine gönderir.

Kim karar verir? Ölümle birlikte tereke mirasçılara kendiliğinden geçer; ancak mallar dağılabilir, bir mirasçı eşyayı veya parayı elinde tutabilir, alacaklılar ve vasiyet alacaklıları hak kaybına uğrayabilir. Kanun bu tehlikeye karşı mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimini görevlendirir. Mirasın açıldığı yer ve son yerleşim yerinin nasıl belirlendiği için TMK 576 sayfasına bakınız. HMK 382/2-c, tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine ulaşmasını sağlamak için önlem alınmasını çekişmesiz yargı işleri arasında sayar ve bu işlere kural olarak sulh hukuk mahkemesi bakar (HMK 383). Uygulamada bu dosyalar tereke dosyası, mahkeme de tereke hâkimliği diye anılır.

İstem veya kendiliğinden. Mirasçılar, alacaklılar ve vasiyet alacaklıları başvurabileceği gibi hâkim kendiliğinden de harekete geçebilir. Yargıtay'a gelen bir dosyada süreç, ölümle ilgili soruşturmayı yürüten Cumhuriyet başsavcılığının, ölen kişinin üzerinden çıkan eşyanın terekeye alınması istemiyle başlamış; mahkeme eşyayı teslim almış ve ölene ait kiralık kasayı keşifle açmıştır (Yargıtay 14. HD, 06.07.2015, E. 2015/2206, K. 2015/7509).

Önlemler sayılanlarla sınırlı değildir. Madde özellikle yazım, mühürleme, resmen yönetim ve vasiyetnamelerin açılmasını sayar; resmen yönetim TMK 592-594'te, vasiyetnamenin açılması TMK 595-597'de ayrıca düzenlenmiştir. Yargıtay'a göre mahkemenin işi, terekeye ait bildirilen malları deftere geçirmek, korunması mümkün olmayanları satıp paraya çevirmek, para ve dövizi tereke adına bankaya yatırmak, altın gibi ziynet eşyasını mahkeme kasasına almak, diğer eşyayı ilgilisine veya üçüncü bir kişiye yediemin sıfatıyla teslim etmek ve tespit edilenleri kararda göstermektir (Yargıtay 14. HD, 18.01.2016, E. 2015/11477, K. 2016/475). Uygulama Tüzüğüne göre önlemi gerektiren durum ortadan kalkınca sulh hâkimi önlemlere son verir ve terekeyi hak sahiplerine teslim eder (Tüzük m. 32).

Tedbir niteliği. 743 sayılı Kanunda bu ayrımın başlığı ihtiyati tedbirler idi. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, bölge adliye mahkemeleri arasındaki görüş aykırılığını giderirken TMK 589'daki koruma önlemlerinin HMK'nın onuncu kısmındaki geçici hukuki korumalar niteliğinde olduğunu, bu nedenle bu önlemlere ilişkin kararlara karşı istinaf yolunun açık bulunduğunu belirtmiştir (Yargıtay 7. HD, 08.11.2021, E. 2021/2799, K. 2021/2802).

Giderler. Önlemin giderini başvuran öder; bu gider ileride terekeden alınır. Önleme hâkim kendiliğinden karar vermişse gideri Devlet karşılar (TMK 589/3).

Mirasbırakan başka bir yerde öldüyse. Ölümün gerçekleştiği yerin sulh hâkimi ölümü yerleşim yeri sulh hâkimine gecikmeksizin bildirir, ölüm yerindeki mallar için önlem alır ve dosyayı, varsa vasiyetnameyle birlikte yerleşim yeri sulh hâkimine gönderir. Yargıtay, önlem alma isteğinin yetki veya başka bir sebeple reddedilmesinin tereke mallarının kaybına ve hak sahiplerine geçmemesine yol açabileceğini vurgulamıştır (Yargıtay 14. HD, 26.04.2018, E. 2017/3408, K. 2018/3463).

Terekenin Tespiti Davası Ne Zamana Kadar Açılır? Bir Aylık Süre Tartışması

Sorun. TMK 590/3, mirasçılardan veya ilgililerden birinin ölüm tarihinden itibaren bir ay içinde istemde bulunması hâlinde terekenin defterinin tutulacağını söyler. Birçok sulh hukuk mahkemesi bu süreyi hak düşürücü sayarak bir aydan sonra yapılan tespit istemlerini reddetmiştir. Yargıtay bu kararları istikrarlı biçimde bozmuştur.

Yargıtay'ın ilkesi. Koruma önlemi olarak terekenin tespiti, ölüm tarihindeki tereke unsurlarını belirlemek, olası uyuşmazlıklarda başvuru kaynağı oluşturmak ve terekenin ölüm anındaki durumunu öğrenmeyi sağlamak için yapılır. Bu tespitin maddi hukuk bakımından haklara ve borçlara etkisi olmadığından kural olarak süreye bağlı değildir; önlemin alınması olanaksız veya yararsız hâle gelmedikçe tereke paylaşılmadığı sürece istenebilir. TMK 590/3'teki bir aylık süre mirasçılar ve ilgililer bakımından hak düşürücü değildir; defter tutma işleminin gecikmeksizin tamamlanacağını söyleyen son fıkrayla birlikte, hâkime bir ay içinde yapılan başvuruları kabul etme zorunluluğu getiren bir düzenlemedir (Yargıtay 2. HD, 15.04.2013, E. 2012/13200, K. 2013/10516; aynı ilke Yargıtay 14. HD, 26.11.2018, E. 2016/3699, K. 2018/8222). 2. Hukuk Dairesi bir başka kararında bu sürenin defter tutma işlemlerinin tamamlanmasına yönelik olduğunu, amacın işlerin çabuk bitirilmesi ve hakların uzun süre askıda kalmaması olduğunu belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 27.12.2012, E. 2011/21357, K. 2012/31887).

Onlarca yıl sonra da istenebilir. 1974'te ölen mirasbırakanın terekesinin tespiti 2014'te istendiğinde bile Yargıtay, 590'daki sürenin düzenleyici olduğunu ve koruma önlemlerinin mirasın kazanılması veya mirasçılık sıfatı üzerinde maddi etkisi bulunmadığından paylaşmaya kadar her zaman istenebileceğini belirterek ret kararını bozmuştur (Yargıtay 14. HD, 01.07.2015, E. 2015/2218, K. 2015/7374). Mahkemenin süreyi mirasçılık belgesinin alındığı tarihten başlatarak istemi reddetmesi de bozulmuştur (Yargıtay 14. HD, 23.03.2017, E. 2015/18247, K. 2017/2270).

Eski uygulama. 2. Hukuk Dairesi 2012 başındaki bir kararında, bir ay içinde yapılmayan defter tutma istemi yönünden verilen ret kararına ilişkin temyiz itirazlarını yerinde görmemiş; ancak aynı kararda mirasbırakanın daha önce kısıtlanmış olmasının tespit isteminin reddine gerekçe olamayacağını, mahkemenin terekeyi tespit edip mirasçılara teslim etmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 01.03.2012, E. 2010/20845, K. 2012/4327). 2012 sonundan itibaren Yargıtay, bir aylık sürenin tespit ve defter istemleri için hak düşürücü olmadığını kararlı biçimde kabul etmiştir.

Sınır. Tespit, önlemin alınması olanaksız veya yararsız hâle geldiğinde, özellikle tereke paylaşıldıktan sonra istenemez. Mirası kabul veya redde esas olacak resmî defter ise ayrı bir kurumdur ve mirasın reddine ilişkin usule uyularak bir ay içinde sulh hâkiminden istenir (TMK 619); bu iki istem aşağıda karşılaştırılmıştır.

Tereke Tespiti Kararı Neyi Kanıtlar? Mahkemenin Yetkisi ve Araştırma Görevi

Delil tespiti, istihkak değil. Yargıtay'a göre tereke tespiti davaları delil tespiti niteliğindedir, istihkak davası değildir (Yargıtay 14. HD, 18.01.2016, E. 2015/11477, K. 2016/475). Tespit edilen malların terekeye ait olduğuna, tespit edilmeyenlerin de terekeye ait olmadığına delil oluşturmaz. Mirasçıların tespit edilenleri onaylaması onları tespit edilmemiş borçlardan kurtarmaz; tespit edilmemiş tereke alacaklarını istemelerine de engel olmaz. Mirasçılar, deftere yazılmış veya yazılmamış malları birbirlerine veya üçüncü kişilere karşı uyuşmazlık konusu yapabilir ve koruma amaçlı defter mirasın paylaşılmasına esas olmaz (Yargıtay 2. HD, 15.04.2013, E. 2012/13200, K. 2013/10516). HMK 388'e göre çekişmesiz yargı kararları kural olarak maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz.

Tespit dosyasında verilemeyecek kararlar. Koruma dosyası, hak uyuşmazlıklarını çözme yeri değildir. Yargıtay; atanmış mirasçılığın tespitine ve taşınmazın intikalini sağlayacak tescil yetkisine (Yargıtay 14. HD, 29.09.2020, E. 2020/1720, K. 2020/5581), henüz kesinleşmemiş vasiyete dayanarak vasiyet edildiğinin tespitine ve kaydın kapatılmasına (Yargıtay 14. HD, 02.07.2015, E. 2015/1800, K. 2015/7430), tereke menkullerinin atanmış mirasçıya teslimine (Yargıtay 14. HD, 18.12.2019, E. 2017/2137, K. 2019/8850) ve resmen yönetim şartları yokken istek dışına çıkılarak terekeden bir alacaklıya ödeme yapılmasına (Yargıtay 2. HD, 15.03.2012, E. 2010/21193, K. 2012/6029) ilişkin hükümleri kanuna aykırı bulmuştur.

Başka davalarla karıştırılamaz. Terekenin tespiti ile ortaklığın giderilmesi aynı dosyada görülemez; biri çekişmesiz, diğeri çekişmeli yargıdır, yetkili mahkemeleri ve kararlarının niteliği farklıdır (Yargıtay 14. HD, 03.04.2017, E. 2015/10189, K. 2017/2637). Tespit istemi ıslahla mirasta iade davasına dönüştürülürse sulh hukuk mahkemesi görevsizlik kararı vermelidir; bu dava asliye hukuk mahkemesinin görevindedir (Yargıtay 14. HD, 17.01.2018, E. 2016/9283, K. 2018/350). Ortaklığın giderilmesi için blog yazımıza bakabilirsiniz.

Mahkeme ne kadar araştırmalı? Mahkeme resmî kurumlardan mirasbırakanın taşınır ve taşınmaz malvarlığını sormalı, tereke mallarını elinde bulunduran veya mirasbırakana borçlu olan mirasçılara bilgi verme yükümlülüklerini hatırlatarak onlardan bilgi almalı ve Tüzüğün 33. maddesine göre ölüm anındaki mal ve hakları belirlemelidir. Mirasçıların bildirdiği yurt dışındaki banka hesaplarının, mirasbırakanın şirketlerinin ve UYAP sorgusunda çıkan diğer taşınmazların araştırılmaması (Yargıtay 14. HD, 11.06.2019, E. 2016/6394, K. 2019/5096), tarafların bildirdiği tapu ve araç kayıtlarının getirtilmemesi (Yargıtay 14. HD, 12.11.2015, E. 2015/2912, K. 2015/10217) ve fotoğrafları sunulan bir silahın araştırılmaması (Yargıtay 14. HD, 16.09.2019, E. 2016/10586, K. 2019/5233) bozma sebebi sayılmıştır.

Hüküm fıkrası. Terekenin nelerden ibaret olduğu hüküm fıkrasında tek tek gösterilmelidir; sadece terekenin tespitine karar verildiğini yazmak yetersizdir (Yargıtay 14. HD, 25.03.2021, E. 2021/715, K. 2021/2143; aynı yönde Yargıtay 14. HD, 12.11.2020, E. 2016/16041, K. 2020/7256). Mahkeme kasasındaki eşyanın yediemin olarak mirasbırakanın eşine teslim edildiği bir dosyada da terekenin hükümde gösterilmemesi bozma sebebi olmuştur (Yargıtay 14. HD, 03.03.2016, E. 2015/2668, K. 2016/2688).

Terekenin Defteri Hangi Hâllerde Tutulur? Koruma Defteri ile Resmî Defter Farkı (TMK 590)

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 590 — Aşağıdaki sebeplerden birinin gerçekleşmesi hâlinde sulh hâkimi terekenin defterinin tutulmasına karar verir:
1. Mirasçılar arasında vesayet altına alınmış olan veya alınması gereken kimse varsa,
2. Mirasçılardan biri uzun süreden beri bulunamıyorsa ve temsilcisi de yoksa,
3. Mirasçılardan veya ilgililerden biri, ölüm tarihinden başlayarak bir ay içinde istemde bulunursa,
Defter tutma işlemi gecikmeksizin tamamlanır.

Vesayet altındaki mirasçı. Mirasçılardan biri vesayet altındaysa veya vesayet altına alınması gerekiyorsa defter tutulması zorunludur. Yargıtay, mirasçılardan bazılarının vesayet altında olmasının terekenin yazımı için yasal bir sebep olduğunu; mahkemenin taşınırları tespit edip defterini tutması, gerekenleri mühürlemesi ve birlikte oturanların zorunlu eşyasını ayırması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 18.01.2012, E. 2010/13320, K. 2012/499). Velayet altında bulunmayan küçükler vesayet altına alınır (TMK 404).

Bulunamayan mirasçı. Mirasçılardan biri uzun süredir bulunamıyorsa ve bir temsilcisi de yoksa defter tutulur. Böyle bir mirasçının payı için yönetim kayyımı atanabilir (TMK 427); sağ olup olmadığı bilinmeyen mirasçının payının resmen yönetimi için TMK 586 sayfasına bakınız.

Bir ay içindeki istem. Mirasçılar yanında ilgililer de, örneğin mirasbırakanın alacaklıları, defter tutulmasını isteyebilir (Yargıtay 14. HD, 21.11.2016, E. 2016/2995, K. 2016/9646). Bu süre yukarıda açıklandığı gibi hak düşürücü sayılmamaktadır. Uygulama Tüzüğüne göre bu sebeplerden biri gerçekleşince sulh hâkimi tereke mal ve haklarının yazımı için defter tutulmasına karar verir (Tüzük m. 33/1).

Mirası ret süresine etkisi. Koruma önlemi olarak terekenin yazımı yapılmışsa, mirası ret süresi yasal ve atanmış mirasçılar için yazım işleminin sona erdiğinin sulh hâkimi tarafından kendilerine bildirilmesiyle başlar (TMK 607). Bu nedenle defter tutulan dosyalarda üç aylık ret süresi ölüm tarihinden değil bu bildirimden itibaren hesaplanır.

Koruma amaçlı tespit ve defter (TMK 589-590)Resmî defter (TMK 619-627)
AmaçTerekenin korunması ve ölüm anındaki durumun belgelenmesiMirasçının mirası kabul veya ret kararına esas olacak aktif ve pasifin belirlenmesi
Kim ister?Mirasçılar, ilgililer (alacaklı, vasiyet alacaklısı); hâkim kendiliğinden de alabilirMirası reddetme hakkı olan mirasçı
SüreYargıtay'a göre süreye bağlı değil; paylaşmaya kadar istenebilirMirasın reddine ilişkin usule uyularak bir ay içinde
İlanKanunda ilan öngörülmezAlacaklı ve borçlular bir ay arayla iki ilanla çağrılır (TMK 621)
SonuçDelil niteliğinde; hak ve borçlara etkisi yokRet, kabul, resmî tasfiye veya defter yararlanmalı kabul seçimi

İki istem birlikte görülmez. Yargıtay, süresinde istenen resmî defter ile koruma amaçlı tespit ve defter istemlerinin niteliği gereği aynı dosyada birlikte görülemeyeceğini, resmî defterin Kanun ve Tüzükte belirlenen usulle tutulması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 14. HD, 18.01.2016, E. 2015/11477, K. 2016/475).

Ölen Kişinin Evi Mühürlenir mi? Mühürleme ve Birlikte Oturanların Hakkı (TMK 591)

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 591 — Yazımı yapılan tereke mallarından gerekenler mühürlenir. Mühürlenmeyen mallar için uygun koruma önlemi alınır. Mühür altına alma yazımdan önce de yapılabilir.
Tereke mühürlenirken mirasbırakanla birlikte oturanların ihtiyaçları için gerekli eşya bir tutanakla tespit edilip güvenilir kişi olarak kendilerine bırakılır; taşınmazların onların oturmaları için zorunlu olan bölümleri, mühürlemenin dışında tutulur.
Alacaklıların istemi üzerine yapılan mühürleme, güvence altına alınan miktarla sınırlıdır. Alacaklıya güvence gösterildiği takdirde mühürleme yapılmaz, yapılmışsa kaldırılır.

Neler mühürlenir? Mühürleme, yazımı yapılan mallardan gerekenlere uygulanır; mühürlenmeyen mallar için başka uygun önlemler alınır. Mühür yazımdan önce de vurulabilir. Uygulama Tüzüğüne göre kütüphane veya pul koleksiyonu gibi tespiti uzun zaman alan taşınırlar mühürlenerek ya da kasa gibi güvenilir bir yere konularak korunur; defterin hemen tutulması mümkün değilse malların tamamının veya bir kısmının ölümün hemen sonrasında ve en geç on gün içinde mühürlenmesine karar verilebilir ve bu mallar için de ayrıca defter tutulur (Tüzük m. 33).

Birlikte oturanlar evden çıkarılmaz. Mirasbırakanla birlikte oturanların, örneğin sağ kalan eşin ve çocukların ihtiyaçları için gerekli eşya tutanakla belirlenir ve güvenilir kişi olarak kendilerine bırakılır; oturmaları için zorunlu olan bölümler mühürlenmez. Yargıtay, vesayet altında mirasçı bulunan bir dosyada mühürleme yapılırken birlikte oturanların ihtiyaç eşyasının ayrılması gerektiğini açıkça belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 18.01.2012, E. 2010/13320, K. 2012/499). Sağ kalan eşin miras payı için TMK 499 sayfasına bakınız.

Alacaklının istemiyle mühürleme. Alacaklıların istemiyle yapılan mühürleme, güvence altına alınan miktarla sınırlıdır; Tüzük bunu alacak miktarıyla sınırlı olarak ifade eder. Alacaklıya güvence gösterilirse mühürleme yapılmaz, yapılmışsa kaldırılır. Bu kural, küçük bir alacak için bütün terekenin kilitlenmesini önler.

Mühür ve mirasın reddi. Mühür ve defter mirasçıların hak sahipliğini değiştirmez. En yakın yasal mirasçıların tamamı mirası reddederse tereke sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir (TMK 612); Yargıtay bu olasılığın da koruma dosyasında gözetilmesi gerektiğine dikkat çekmiştir (Yargıtay 2. HD, 18.01.2012, E. 2010/13320, K. 2012/499).

Ölen Kişinin Kiralık Kasası ve Banka Hesapları Nasıl Tespit Edilir?

Banka kayıtları. Tereke tespitinde mahkeme bankalara yazı yazarak mirasbırakanın hesaplarını ve kiralık kasasını sorar. Mevduat hesabından yüklü miktarda para aktarıldığı ve menkullerin kaçırılma tehlikesi bulunduğu ileri sürülerek istenen tespitin süre aşımı gerekçesiyle reddi bozulmuştur (Yargıtay 14. HD, 02.04.2015, E. 2015/2572, K. 2015/3605). Yurt dışındaki hesaplar da araştırılmalıdır (Yargıtay 14. HD, 11.06.2019, E. 2016/6394, K. 2019/5096).

Kasa keşifle açılır. Mirasbırakan adına kiralık kasa bulunduğu anlaşılırsa kasa, mahkemenin keşif heyetiyle açılarak içindekiler tespit edilebilir; Yargıtay'a gelen bir dosyada kasa bu şekilde açılmıştır. Kasa başka biriyle ortak kiralanmışsa, kasa ortağının davaya katılması sağlanmalıdır: kasadaki mallar üzerinde hak iddia etmezse mallar mirasçılara teslim edilir, hak iddia ederse savunması alınıp deliller değerlendirilir (Yargıtay 14. HD, 06.07.2015, E. 2015/2206, K. 2015/7509).

Ortak kasada eşit paylar. Yargıtay, müşterek kiralık kasa hesabında payların aksi iddia edilip kanıtlanmadıkça eşit olduğunu, hesap sahiplerinden biri ölünce aksine sözleşme yoksa kasa mevcudunun eşit paylara bölüneceğini kabul etmiştir. Kasadaki altınların tamamının kendisine ait olduğunu ileri süren sağ kalan ortak bunu usulüne uygun delillerle ispatlayamadığından kasa mevcudunun yarısı terekeye dahil sayılmıştır (Yargıtay 7. HD, 25.11.2021, E. 2021/1414, K. 2021/3216).

El konulan para için dava. Tereke tespiti sırasında evde bulunan paraya el konulması üzerine sağ kalan eş, paranın kendi kira gelirlerinden oluştuğunu ileri sürerek diğer mirasçıya karşı dava açmıştır. Yargıtay, mirasçılar arasındaki bu adi istihkak davasında iddianın her türlü delille ispat edilebileceğini, banka hesap hareketleri ile tanık beyanlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 7. HD, 20.01.2026, E. 2025/2586, K. 2026/338). Aynı dosyada ilk derece mahkemesi, tereke hâkimliğine yöneltilen istemi husumet yokluğundan reddetmiştir.

Pratik sonuç. Tereke tespiti, kasadaki veya hesaptaki değerlerin kimin olduğunu kesin olarak çözmez; mülkiyet iddiası olan kişi diğer mirasçılara karşı ayrı bir dava açar. Mirasbırakanın eşyasını, parasını veya altınını elinde tuttuğunu düşündüğünüz bir mirasçıya karşı iade istemi de asliye hukuk mahkemesinde ayrıca dava edilmelidir (Yargıtay 14. HD, 17.01.2018, E. 2016/9283, K. 2018/350).

Terekenin Tespiti Nereye, Nasıl İstenir? Görev, Yetki, Duruşma ve Kanun Yolu

Görevli mahkeme. Tereke mallarının korunması için önlem alınması çekişmesiz yargı işidir (HMK 382/2-c) ve sulh hukuk mahkemesinin görevindedir (HMK 383). Çekişmesiz yargıda kural olarak basit yargılama usulü ve kendiliğinden araştırma ilkesi uygulanır (HMK 385).

Yetkili mahkeme. TMK 589'a göre mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi yetkilidir. Yargıtay, terekenin tespiti davasında mirasbırakanın yerleşim yeri mahkemesinin kesin yetkili olduğunu belirtmiştir (Yargıtay 14. HD, 03.04.2017, E. 2015/10189, K. 2017/2637). Mirasbırakan başka bir yerde öldüyse ölüm yeri sulh hâkimi de oradaki mallar için önlem alır ve dosyayı yerleşim yeri mahkemesine gönderir.

Duruşma ve deliller. Terekenin tespiti istemi dosya üzerinden karara bağlanamaz; Yargıtay, bu istemin duruşma açılmadan inceleneceğine dair yasal bir hüküm bulunmadığını, mahkemenin duruşma açıp gerekli önlemleri alması ve delilleri toplaması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 14. HD, 26.04.2018, E. 2017/3408, K. 2018/3463).

Dilekçede neler olmalı? Mirasbırakanın kimliği, ölüm tarihi ve son yerleşim yeri; başvuranın mirasçı, alacaklı veya vasiyet alacaklısı olarak sıfatı; bilinen taşınmazlar, araçlar, banka hesapları, kiralık kasa, şirket payları ve evdeki eşya; malların kimin elinde olduğu ve istenen önlemler (tespit, defter, mühür, yediemin, bankaya yatırma) açıkça yazılmalıdır. Bildirilen her kalemin araştırılması mahkemenin görevidir.

Kanun yolu: istinaf açık, temyiz kapalı. Eski uygulamada 2. Hukuk Dairesi, sulh hâkiminin tedbir niteliğindeki tespit ve defter kararlarının kesin olduğunu kabul ediyordu (Yargıtay 2. HD, 25.01.2007, E. 2006/10550, K. 2007/457). Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2021'de, koruma önlemlerine ilişkin kararlara karşı HMK 341/1 uyarınca istinaf yolunun açık olduğuna ve bölge adliye mahkemesinin kararının kesin olduğuna karar vermiştir (Yargıtay 7. HD, 08.11.2021, E. 2021/2799, K. 2021/2802). HMK 387'ye göre çekişmesiz yargı kararlarına karşı hukuki yararı bulunan ilgililer, kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde istinafa başvurabilir. Bölge adliye mahkemesinin terekenin tespiti ve korunmasına ilişkin kararına karşı temyiz yolu kapalıdır; 7. Hukuk Dairesi bu kararlara karşı verilen temyiz dilekçelerini HMK 362/1-b uyarınca reddetmektedir (Yargıtay 7. HD, 13.05.2026, E. 2025/4908, K. 2026/2669; Yargıtay 7. HD, 11.12.2025, E. 2025/1797, K. 2025/5313; temyiz dilekçesinin reddine ilişkin ek kararın onanması için Yargıtay 7. HD, 12.02.2026, E. 2026/404, K. 2026/763).

Mirasçılık belgesi ve vasiyetname. Tereke tespiti mirasçılığı belirlemez; mirasçılık belgesi sulh mahkemesinden veya noterden ayrıca alınır (TMK 598). Mirasbırakanın vasiyetnamesi ele geçerse sulh hâkimine teslim edilir ve açılır (TMK 595-596).

TMK 589 Yargıtay kararları

Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 17 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve konularına göre gruplandı. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.

Karar seçimi hakkında

Sayfaya 17 Yargıtay kararı kart olarak alınmıştır: koruma önlemlerinin niteliği ve kanun yolu (7. Hukuk Dairesi 2021 ve 2026), süre (2. Hukuk Dairesi 2013, 14. Hukuk Dairesi 2015), başvurabilecek kişiler (14. Hukuk Dairesi 2015 ve 2016), tespit kararının sınırları (14. Hukuk Dairesi 2016, 2017, 2018 ve 2020), mahkemenin araştırma ve hüküm görevi (14. Hukuk Dairesi 2018, 2019 ve 2021), defter ve mühürleme (2. Hukuk Dairesi 2012) ile kiralık kasa ve hak iddiası (14. Hukuk Dairesi 2015, 7. Hukuk Dairesi 2021 ve 2026). Metinde ayrıca 15 karar anılmıştır. Kararların tamamı tam metinden okunmuş ve OY BİRLİĞİYLE verilmiştir; karşı oy içeren 14. Hukuk Dairesi 2018 kanun yararına bozma kararı kullanılmamıştır. Çekişmesiz yargıda bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz yolu kapalı olduğundan kararların çoğu 2016 öncesi dosyalara aittir. Bazı kararlarda TMK 590 yanlışlıkla resmî defter olarak anıldığından bu nitelendirme aktarılmamıştır. Kişi, banka, adres ve tutar bilgileri aktarılmamıştır.

Koruma önlemlerinin niteliği ve kanun yolu

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

TMK 589'daki koruma önlemleri geçici hukuki koruma niteliğindedir; bu önlemlere ilişkin kararlara karşı istinaf yolu açıktır ve bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir

Olay: Bölge adliye mahkemesi hukuk daireleri başkanlar kurulu, TMK 589 uyarınca alınan koruma önlemlerine ilişkin kararlara karşı istinaf yoluna başvurulup başvurulamayacağı konusunda iki bölge adliye mahkemesi dairesinin farklı kararlar verdiğini bildirerek uyuşmazlığın giderilmesini istemiştir. Dairelerden biri istinafı açık kabul ederek esası incelemiş; diğeri tereke tespiti dosyasında verilen kararların ihtiyati tedbir niteliğinde olmadığını ve nihai hüküm sayılmadığını belirterek istinaf başvurusunu reddetmiştir.

Karar: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 743 sayılı Kanunda ihtiyati tedbirler olan ayrım başlığının TMK'da koruma önlemleri olarak değiştirildiğini, geçici hukuki korumanın ihtiyati tedbiri de kapsayan üst kavram olduğunu ve Yargıtay'ın birçok kararında koruma önlemlerini tedbir olarak gördüğünü belirtmiştir. TMK 589'daki koruma önlemlerinin HMK'nın onuncu kısmındaki geçici hukuki korumalar niteliğinde olduğunu, bu önlemlere ilişkin kararlara karşı HMK 341/1 uyarınca istinaf yolunun açık olduğunu ve bölge adliye mahkemesinin bu konudaki kararının kesin olduğunu belirterek uyuşmazlığı oy birliğiyle bu şekilde gidermiştir.

“Türk Medeni Kanununun 589. maddesinde düzenlenen koruma önlemlerinin, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 10. kısmındaki geçici hukuki korumalar niteliğinde görülmesi gerekmektedir”

Ne anlama geliyor?

Sulh hukuk mahkemesinin tereke tespiti veya koruma önlemi kararına itiraz ediyorsanız istinaf yoluna başvurabilirsiniz; bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir.

Not: 5235 sayılı Kanunun 35. maddesi uyarınca bölge adliye mahkemeleri arasındaki görüş aykırılığını gideren ve kesin olan bir karardır; OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kararda özetlenen bölge adliye mahkemesi gerekçeleri ilgili dairelere aittir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Terekenin tespiti ve korunmasına dair tedbirlere ilişkin bölge adliye mahkemesi kararı kesindir; temyiz dilekçesi reddedilir

Olay: Sulh hukuk mahkemesinin terekenin tespiti ve korunmasına dair verdiği karara karşı istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince incelenmiş; davalı, bölge adliye mahkemesinin kararını temyiz etmiştir.

Karar: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, HMK 362/1-b'ye göre özel kanunlarda sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği belirtilen davalara ilişkin bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz edilemeyeceğini hatırlatmıştır. TMK 589 uyarınca sulh hukuk mahkemesinin görev alanına giren terekenin tespiti ve korunmasına dair tedbirlere ilişkin kararın temyize elverişli olmadığını belirterek temyiz dilekçesini, bölge adliye mahkemesi kararının kesin olması nedeniyle oy birliğiyle reddetmiştir.

“terekenin tespiti ve korunmasına dair tedbirlere ilişkin verilen kararın temyize kabil olmadığı anlaşılmakla”

Ne anlama geliyor?

Tereke tespiti dosyasında son söz bölge adliye mahkemesinindir; itirazlarınızı istinaf dilekçesinde eksiksiz ileri sürün.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve kesin olarak verilmiştir. Aynı yönde 7. HD 11.12.2025, E. 2025/1797, K. 2025/5313; temyiz dilekçesinin reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi ek kararının onanması için 7. HD 12.02.2026, E. 2026/404, K. 2026/763.

Terekenin tespiti ve süre

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Koruma önlemi olarak terekenin tespiti süreye bağlı değildir; TMK 590/3'teki bir aylık süre hak düşürücü değildir, tespit paylaştırmaya kadar istenebilir

Olay: Davacı, babasının ölümünden sonra, uzun süredir görüşmediği için onun malvarlığı hakkında bilgisi olmadığını ve babasının hastalığı sırasında bazı tasarruflarda bulunduğunu öğrendiğini ileri sürerek ölüm tarihi itibarıyla terekenin tespitini istemiştir. Sulh hukuk mahkemesi, isteğin defter tutmaya ilişkin olduğunu ve TMK 590/3'teki bir aylık sürenin geçtiğini belirterek istemi reddetmiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, isteğin TMK 619'daki resmî defter değil, TMK 589 vd. uyarınca koruma önlemi olarak ölüm tarihindeki tereke unsurlarının belirlenmesi olduğunu belirtmiştir. Koruma amaçlı tespitin maddi hukuk bakımından haklara ve borçlara etkisi bulunmadığından kural olarak süreye bağlı olmadığını; TMK 590/3'teki bir aylık sürenin mirasçılar ve ilgililer için hak düşürücü olmayıp hâkime yönelik bir düzenleme olduğunu ve paylaştırmaya kadar tespit istenebileceğini açıklamıştır. Mahkemenin resmî kurumlardan bilgi isteyerek ve mirasçılara bilgi verme yükümlülüklerini hatırlatarak Tüzüğün 33. maddesi uyarınca tespit yapması gerektiğini belirterek kararı oy birliğiyle bozmuştur.

“Koruma önlemi olarak terekenin tespiti işlemi, kural olarak bir süreye bağlı olmayıp, bu önlemin alınması olanaksız veya yararsız hale gelmedikçe tereke paylaşılmadığı sürece istenebilir”

Ne anlama geliyor?

Ölümün üzerinden bir ay geçti diye terekenin tespitini istemekten vazgeçmeyin; tereke paylaşılmadıkça başvurabilirsiniz.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Aynı ilke 14. HD 26.11.2018, E. 2016/3699, K. 2018/8222; 14. HD 11.09.2018, E. 2016/527, K. 2018/5514 ve 14. HD 03.04.2017, E. 2016/5311, K. 2017/2635 kararlarında aynen tekrarlanmıştır.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi

1974'te ölen mirasbırakanın terekesinin tespiti 2014'te de istenebilir; TMK 590'daki bir aylık süre düzenleyicidir

Olay: Mirasçılar, 1974'te ölen mirasbırakandan kalan taşınır ve taşınmazların ve bankadaki mevduatın kaçırılması ve zarar görmesi ihtimaline karşı 2014'te terekenin tespitini ve defterinin tutulmasını istemiştir. Sulh hukuk mahkemesi, TMK 590 ve 619'daki bir aylık sürenin geçtiğini belirterek davayı hak düşürücü süre nedeniyle reddetmiştir.

Karar: Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, uyuşmazlığın TMK 619'daki resmî defter istemi değil, TMK 589 ve 590 kapsamında terekenin korunması amacıyla tespit ve defter tutma istemi olduğunu belirtmiştir. TMK 590'daki bir aylık sürenin hak düşürücü değil düzenleyici olduğunu, koruma önlemlerinin mirasın kazanılması veya mirasçılık sıfatı bakımından maddi bir etkisi bulunmadığından bu süre aşılsa bile paylaşmaya kadar her zaman istenebileceğini açıklayarak kararı oy birliğiyle bozmuştur.

“Türk Medeni Kanununun 590. maddesinde yer alan bir aylık süre, hak düşürücü süre olmayıp düzenleyici niteliktedir”

Ne anlama geliyor?

Mirasbırakan onlarca yıl önce ölmüş olsa bile tereke paylaşılmadıysa koruma amaçlı tespit isteyebilirsiniz.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Aynı yönde 14. HD 13.05.2015, E. 2015/1711, K. 2015/5439 ve 14. HD 07.06.2016, E. 2015/7037, K. 2016/6569. Kişi adları aktarılmamıştır.

Kimler isteyebilir?

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi

Mirasbırakandan kredi alacağı bulunan banka, terekenin tespitini ve defterinin tutulmasını isteyebilir; hukuki yararı vardır

Olay: Bir banka, kredi borcu bulunan kişinin ölmesi üzerine hak kaybına uğramamak için onun terekesinin tespitini istemiştir. Sulh hukuk mahkemesi, talebin yasal dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

Karar: Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, TMK 590'a göre mirasçılar yanında ilgililerin de defter tutulmasını isteyebileceğini, TMK 589'daki önlemlerin terekenin korunması ve tespiti kapsamında olduğunu ve TMK 590'daki bir aylık sürenin hak düşürücü değil düzenleyici olduğunu belirtmiştir. Mirasbırakandan kredi alacağı bulunan davacının terekenin tespitini ve defterinin tutulmasını istemekte hukuki yararı olduğunu açıklayarak kararı oy birliğiyle bozmuştur.

“Davacının muristen kredi borcu nedeniyle alacaklı olduğundan terekenin tespiti ve korunması için defterinin tutulmasını istemesinde hukuki yararı vardır”

Ne anlama geliyor?

Ölen borçludan alacaklıysanız, mirasçılar malları dağıtmadan önce sulh hukuk mahkemesinden terekenin tespitini isteyebilirsiniz.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Banka ve kişi adları aktarılmamıştır.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi

Vasiyet alacaklısı, vasiyet edilen malların devrinin önlenmesi için tespit ve tedbir isteyebilir; koruma dosyasında vasiyet edildiğinin tespitine ve kaydın kapatılmasına karar verilemez

Olay: Vasiyetnameyle kendisine bazı taşınmazlar ve bir kooperatif hissesi bırakılan davacı, bunların tespitini ve gerekli tedbirlerin alınmasını istemiştir. Mirasçılar vasiyetnamenin henüz kesinleşmediğini belirtmiş; sulh hukuk mahkemesi taşınmazların davacıya vasiyet edildiğinin tespitine, kaydın kapatılmasına ve terekeden el çekilmesine karar vermiştir.

Karar: Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, koruma önleminin ölüm tarihindeki tereke unsurlarını belirlemeye yönelik olduğunu ve maddi hukuk bakımından haklara etkisi bulunmadığını hatırlatmıştır. Mahkemenin yapması gereken işin vasiyete konu taşınmazların ve kooperatif hissesinin niteliklerini ve değerini belirlemek ve üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için gerekli tedbirleri almak olduğunu; vasiyet henüz kesinleşmeden vasiyet edildiğinin tespitine ve kaydın kapatılmasına karar verilemeyeceğini belirterek kararı oy birliğiyle bozmuştur.

“Henüz kesinleşmediği halde vasiyete konu taşınmazların davacı vakfa vasiyet edildiğinin tespitine, kaydın kapatılmasına ve terekeden el çekilmesine karar verilmesi doğru görülmemiş”

Ne anlama geliyor?

Vasiyet alacaklısıysanız sulh hukuk mahkemesinden vasiyet edilen malların devrini önleyecek tedbir isteyebilirsiniz; mülkiyet için vasiyetin yerine getirilmesi davası gerekir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Davacı vakfın adı, noterlik bilgileri ve taşınmazların ada/parsel bilgileri aktarılmamıştır.

Tespit kararının sınırları

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi

Tereke tespiti delil tespiti niteliğindedir, istihkak davası değildir; koruma amaçlı tespit ile TMK 619'daki resmî defter istemi birlikte görülemez

Olay: Mirasçı, mirasbırakanın ölümünden itibaren bir ay içinde mirası kabul veya redde esas olmak üzere terekenin resmî defterinin tutulmasını istemiştir. Bu dosya, koruma amaçlı tespit ve defter tutma istemiyle açılan başka bir dosyayla birleştirilmiş; sulh hukuk mahkemesi terekenin, tereke temsilcisinin raporunda belirtilen miktarda olduğunun tespitine karar vermiştir.

Karar: Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, resmî defter tutmanın TMK 619 ile Tüzüğün 40 ve 42. maddelerindeki usule tabi olduğunu belirtmiştir. Koruma amaçlı tereke tespitinin delil tespiti niteliğinde olduğunu, istihkak davası olmadığını; mahkemenin terekeye ait bildirilen malları deftere geçireceğini, korunması mümkün olmayanları satıp paraya çevireceğini, para ve dövizi bankaya yatıracağını, altın gibi ziynetleri mahkeme kasasına alacağını ve diğer eşyayı yediemine teslim edeceğini açıklamıştır. İki istemin niteliği gereği birlikte görülemeyeceğini ve süresinde istenen resmî defterin usulüne göre tutulması gerektiğini belirterek kararı oy birliğiyle bozmuştur.

“Tereke tespiti davaları delil tespiti niteliğinde olup, istihkak davası niteliğinde değildir”

Ne anlama geliyor?

Mirası reddetmeyi düşünüyorsanız TMK 619'daki resmî defteri bir ay içinde isteyin; koruma amaçlı tespit bu işlevi görmez.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Aynı nitelendirme 14. HD 25.03.2021, E. 2021/715, K. 2021/2143 ve 14. HD 03.03.2016, E. 2015/2668, K. 2016/2688 kararlarında da yer alır. Tereke temsilcisinin adı aktarılmamıştır.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi

Koruma önlemi dosyasında atanmış mirasçılığın tespitine ve taşınmazın intikalini sağlayacak tescil yetkisine karar verilemez

Olay: Vasiyetnameyle tek mirasçı olarak atanan bir vakıf, 1996'da ölen mirasbırakanın terekesinin tespitini, defterinin tutulmasını ve taşınmazdaki korumasız eşya için bekçi konulması gibi önlemlerin alınmasını istemiştir. Sulh hukuk mahkemesi, eşyanın vakfa teslim edildiğini belirterek terekeden el çekilmesine, vakfın tek mirasçı olduğunun tespitine ve taşınmazın vakıf adına tescili için yetki verilmesine karar vermiştir.

Karar: Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, talebin TMK 619'daki resmî defter değil, TMK 589 vd. uyarınca koruma önlemi olduğunu ve TMK 590/3'teki sürenin hak düşürücü olmadığını belirtmiştir. Mahkemenin terekenin tespiti ve korunmasına ilişkin tedbirlerle yetinmesi gerektiğini, atanmış mirasçılığın tespitine ve taşınmazın intikalini sağlayacak hüküm kurulamayacağını açıklamış; bu yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasının ilgili bentlerini çıkararak kararı düzeltilmiş şekliyle oy birliğiyle onamıştır.

“mahkemece terekenin tespiti ve korunmasıyla ilgili tedbirlerin almakla yetinilmesi gerekirken atanmış mirasçılığın tespitine ve terekedeki gayrimenkulün intikalini sağlayan hüküm kurulması doğru görülmemiş”

Ne anlama geliyor?

Tereke tespiti dosyasında mirasçılığınızı veya tapuda intikali sağlayamazsınız; bunun için mirasçılık belgesi ve gerekirse ayrı dava gerekir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiş düzelterek onama kararıdır. Vakfın adı ve noterlik bilgileri aktarılmamıştır. Atanmış mirasçı istemiyle açılan tespit dosyasında menkullerin teslimine karar verilemeyeceğine ilişkin aynı yönde 14. HD 18.12.2019, E. 2017/2137, K. 2019/8850.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi

Terekenin tespiti istemi ıslahla mirasta iade davasına dönüştürülürse sulh hukuk mahkemesi görevsizlik kararı vermelidir

Olay: Davacı, annesinin ölümünden sonra, annesinin vasisi olan kardeşinin annesine ait vadeli hesaptaki parayı çektiğini, evdeki çelik kasadan altınları aldığını ve dükkân kirasına el koyduğunu ileri sürerek terekenin tespitini istemiş; daha sonra ıslah dilekçesiyle davayı mirasta iade davası olarak sürdürmek ve payına düşen miktarın iadesini istemiştir. Sulh hukuk mahkemesi ıslahın uygun olmadığını belirterek terekenin tespitine ve terekeden el çekilmesine karar vermiştir.

Karar: Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, ıslahın HMK 176 vd. maddelerindeki koşullarını ve asliye hukuk mahkemesinin genel görevini hatırlatmıştır. Terekenin tespiti olarak açılan dava ıslahla mirasta iade davasına dönüştürüldüğüne göre bu davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğunu, sulh hukuk mahkemesinin görevsizlik kararı vermesi gerektiğini belirterek ıslah öncesi talep üzerinden verilen kararı oy birliğiyle bozmuştur.

“mirasta iade davasına bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken”

Ne anlama geliyor?

Bir mirasçının parayı veya altını aldığını düşünüyorsanız tespit dosyası size delil sağlar; iade için asliye hukuk mahkemesinde ayrı dava açmanız gerekir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Tutarlar, banka ve kişi bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi

Terekenin tespiti çekişmesiz yargı işidir ve mirasbırakanın yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir; ortaklığın giderilmesi davasıyla birlikte görülemez

Olay: Davacı, mirasbırakanın ölümünden sonra terekenin tespitini ve terekedeki malların taksimini, mümkün olmazsa satış suretiyle ortaklığın giderilmesini aynı davada istemiştir. Sulh hukuk mahkemesi terekenin tespitine ve bir kısım taşınmazların ortaklığının satış suretiyle giderilmesine karar vermiştir.

Karar: Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, ortaklığın giderilmesi davasının çekişmeli, terekenin tespiti isteminin ise çekişmesiz yargı işi olduğunu belirtmiştir. Ortaklığın giderilmesinde taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin, terekenin tespitinde ise mirasbırakanın yerleşim yeri mahkemesinin kesin yetkili olduğunu; ortaklığın giderilmesi kararının nihai, tespit kararının ise tedbir niteliğinde olduğunu açıklamıştır. Dava sebepleri ve delilleri farklı iki davanın ayrılarak görülmesi gerektiğini belirterek kararı oy birliğiyle bozmuştur.

“terekenin tespiti davasında miras bırakanın yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir”

Ne anlama geliyor?

Tereke tespitini mirasbırakanın son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesinden, ortaklığın giderilmesini taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinden ayrı ayrı isteyin.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Taşınmazların bulunduğu yer aktarılmamıştır.

Mahkemenin araştırma ve hüküm görevi

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi

Terekenin tespitinde mirasbırakanın yurt dışındaki banka hesapları, şirketlerinin malvarlığı ve UYAP'ta çıkan tüm taşınmazları araştırılmalıdır

Olay: Mirasçılar, mirasbırakanın ölümünden sonra terekenin tespitini, korunmasını ve defterinin tutulmasını istemiş; yargılamada mirasbırakanın yurt dışındaki bankalarda hesapları bulunduğunu bildirmiştir. Sulh hukuk mahkemesi davayı kabul ederek tereke temsilcisinin görevden alınmasına ve terekeye yönetim memuru atanmasına karar vermiş, ancak terekenin neden ibaret olduğunu hükümde göstermemiştir.

Karar: Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, koruma amaçlı tespitin delil tespiti niteliğinde olduğunu ve ölüm anındaki taşınır ve taşınmaz mal ve hakların tespit edilip hükümde gösterilmesi gerektiğini belirtmiştir. Mirasçıların bildirdiği yurt dışındaki banka hesaplarının hiç araştırılmadığını, mirasbırakanın şirketlerinin malvarlığının incelenmediğini, UYAP sorgusunda çıkan başka taşınmazların ve yenileme kadastrosuyla oluşan parsellerin ilişkisinin belirlenmediğini açıklayarak eksik araştırma ve hükümde tespit gösterilmemesi nedeniyle kararı oy birliğiyle bozmuştur.

“mirasçılar tarafından mirasbırakanın yurtdışındaki bankalarda hesaplarının olduğunun bildirilmesine karşın bu husus hiç araştırılmamış”

Ne anlama geliyor?

Tespit dilekçenizde bildiğiniz tüm banka hesaplarını, yurt dışı hesapları, şirket paylarını ve taşınmazları sayın; mahkeme bunları araştırmak zorundadır.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Taşınmazların bulunduğu yerler ve ada/parsel bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi

Terekenin nelerden ibaret olduğu hüküm fıkrasında tek tek gösterilmelidir; genel bir tespit hükmü yetersizdir

Olay: Mirasçı, 1997'de ölen mirasbırakanın terekesinin tespitini ve defterinin tutulmasını 2010'da istemiştir. Sulh hukuk mahkemesi terekenin tespit edildiğini belirterek terekeden el çekilmesine karar vermiş, ancak terekenin nelerden ibaret olduğunu hüküm fıkrasında göstermemiştir.

Karar: Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, tereke tespitinin delil tespiti niteliğinde olduğunu ve koruma amaçlı tespitin süreye bağlı olmadığını belirtmiştir. HMK 297/2'ye göre hüküm fıkrasında her talep hakkında verilen hükmün açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiğini, bu nedenle terekenin nelerden ibaret olduğunun hüküm sonucunda ayrı ayrı gösterilmesi gerektiğini açıklayarak yetersiz ve eksik hüküm kurulduğu gerekçesiyle kararı oy birliğiyle bozmuştur.

“ölüm anı itibarıyla terekedeki (taşınır veya taşınmaz) mal ve hakların tespit edilip hükümde gösterilmesi gerekir”

Ne anlama geliyor?

Tespit kararını aldığınızda hüküm fıkrasında malların tek tek sayıldığını kontrol edin; genel bir tespit hükmü ileride delil olarak işe yaramaz.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Aynı yönde 14. HD 12.11.2020, E. 2016/16041, K. 2020/7256 (sadece davanın kabulüne ve terekenin tespitine karar verilmesi infazda tereddüt yaratır).

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi

Terekenin tespiti istemi dosya üzerinden karara bağlanamaz; duruşma açılmalı, ölüm yerindeki mallar için önlem alınmalı ve deliller toplanmalıdır

Olay: Mirasçı, mirasbırakanın ölümünden sonra terekenin tespitini ve resmî defterinin tutulmasını, mirası kabul veya ret hakkını kullanabilmek için kendisine süre verilmesini istemiştir. Sulh hukuk mahkemesi duruşma açmadan dosya üzerinden terekenin tespitine karar vermiştir. Kararda kanun yolu yanlış gösterildiğinden Daire önce temyizi süreden reddetmiş, karar düzeltme üzerine bu kararını kaldırmıştır.

Karar: Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, TMK 619 ve 607'yi hatırlatarak mirasbırakan yerleşim yerinde ölmüşse son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesinin, başka yerde ölmüşse ölüm yeri sulh hukuk mahkemesinin önlem alacağını açıklamıştır. Önlem alma isteğinin yetki veya başka bir sebeple reddinin tereke mallarının kaybına ve hak sahiplerine geçmemesine yol açabileceğini, terekenin tespiti isteminin duruşma açılmadan inceleneceğine dair yasal bir hüküm bulunmadığını belirterek duruşma açılıp önlemler alınması ve deliller toplanması gerektiğinden kararı oy birliğiyle bozmuştur.

“Terekenin tespiti isteğine ilişkin taleplerin duruşma açılmadan inceleneceğine ilişkin yasal bir hüküm yoktur”

Ne anlama geliyor?

Tereke tespiti dilekçenizin dosya üzerinden sonuçlandırılmasına itiraz edebilirsiniz; mahkeme duruşma açıp delillerinizi toplamalıdır.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir; Dairenin önceki süreden ret kararı karar düzeltme üzerine kaldırılarak verilmiştir. Kişi adları aktarılmamıştır.

Defter tutma ve mühürleme

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

Mirasçılardan biri vesayet altındaysa terekenin defterinin tutulması yasal zorunluluktur; gereken mallar mühürlenir, birlikte oturanların ihtiyaç eşyası kendilerine bırakılır

Olay: Mirasbırakanın terekesindeki taşınır malların tespiti, defterinin tutulması, yönetiminin sağlanması ve tasfiyesi istenmiştir. Dosyaya sunulan karara göre mirasçılardan bazıları vesayet altındadır; sulh hukuk mahkemesi bu durumu gözetmeden karar vermiştir.

Karar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, TMK 589 ve 590 ile Tüzüğün 33. maddesine göre mirasçılardan birinin vesayet altında olmasının terekenin yazımı için yasal sebep olduğunu belirtmiştir. Mahkemenin taşınırları tespit edip defterini tutması, gerekenleri TMK 591'e göre mühürlemesi, mühürlenmeyenler için uygun önlemleri alması ve mühürleme sırasında mirasbırakanla birlikte oturanların ihtiyaç eşyasını tutanakla belirleyerek güvenilir kişi olarak kendilerine bırakması gerektiğini açıklayarak kararı oy birliğiyle bozmuştur. Kabule göre, en yakın mirasçıların mirası reddetmesi hâlinde terekenin TMK 612 uyarınca iflas hükümlerine göre tasfiye edileceğine de dikkat çekmiştir.

“Bu hal, terekenin yazımı (defterinin tutulması) için yasal bir sebeptir”

Ne anlama geliyor?

Mirasçılar arasında vesayet altında biri varsa sulh hâkimi terekenin defterini tutmak zorundadır; evde yaşayanların zorunlu eşyası mühürlenmez.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Aynı yönde 2. HD 22.03.2007, E. 2006/13518, K. 2007/4622. Kişi adları aktarılmamıştır.

Kiralık kasa ve hak iddiası

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi

Mirasbırakanın kiralık kasası başka biriyle ortaksa, kasa ortağı tereke dosyasına katılmalı; hak iddia etmezse mallar mirasçılara teslim edilir

Olay: Ölümle ilgili soruşturmayı yürüten Cumhuriyet başsavcılığı, ölen kişinin üzerinden çıkan eşyanın terekeye alınmasını istemiştir. Sulh hukuk mahkemesi eşyayı teslim almış, bankada ölen adına bulunduğu tespit edilen kiralık kasayı keşif heyetiyle açmış ve mirasçılık belgesi getirildikten sonra tüm terekenin yasal mirasçılara teslimine karar vermiştir. Banka yazısına göre kasa, ölen ile başka bir kişi adına müşterek kiralanmıştır.

Karar: Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, davanın TMK 589 uyarınca terekenin tespiti ve mirasçılara teslimine ilişkin olduğunu belirtmiştir. Kiralık kasanın ortak kiracısının bu davada taraf olmakta hukuki yararı bulunduğunu; onun davaya katılması sağlanarak, kasadaki mallar üzerinde hak iddia etmezse malların mirasçılara teslimine, iddia ederse savunması alınıp deliller değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğini açıklamış ve HMK 27 uyarınca taraf teşkili sağlanmadan verilen kararı oy birliğiyle bozmuştur.

“kasadaki tereke malları üzerinde bir hak iddia etmediği takdirde malların mirasçılara teslimi”

Ne anlama geliyor?

Ölen yakınınızın kasası başkasıyla ortaksa, kasa açılırken ve içerik mirasçılara teslim edilirken kasa ortağının dosyaya katılmasını isteyin.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Banka, şube, soruşturma ve kişi bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Müşterek kiralık kasada paylar aksi ispatlanmadıkça eşittir; ortaklardan biri ölünce kasa mevcudunun yarısı terekeye girer

Olay: Davacı, bankada kiraladığı kasaya yıllar sonra eşini ortak ettiğini, kasadaki altınların tamamının kendisine ait olduğunu ileri sürmüştür. Eşinin ölümünden sonra açılan tereke tespiti dosyasında kasadaki altınlar terekeye dahil edilerek tespit edilmiş; davacı, diğer mirasçılara karşı kasanın ve altınların kendisine ait olduğunun tespitini ve teslimini istemiştir. Davalılardan ikisi davayı kabul etmiş, biri reddini savunmuştur.

Karar: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, uyuşmazlığın mirasçılar arasındaki adi istihkak davası olduğunu belirtmiştir. Müşterek kiralık kasa hesabında payların aksi iddia edilip kanıtlanmadıkça eşit olduğunu, hesap sahiplerinden biri ölünce aksine sözleşme yoksa mevcudun eşit paylara bölüneceğini; davacı tamamının kendisine ait olduğunu usulüne uygun delillerle ispatlayamadığından kasa mevcudunun yarısının terekeye dahil olduğunu açıklamıştır. Bu yöndeki tespitleri doğru bulmakla birlikte, davayı kabul eden davalılar yönünden de davanın reddedilmesini ve dava değeri belirlenip harç tamamlatılmadan karar verilmesini hatalı bularak kararı oy birliğiyle bozmuştur.

“müşterek hesaptaki paylar aksi iddia edilip kanıtlanmadıkça birbirine eşittir”

Ne anlama geliyor?

Ortak kasadaki eşyanın tamamı sizinse bunu ispat etmeniz gerekir; ispat edemezseniz yarısı ölen ortağın terekesine girer.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Banka, şube ve kişi bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Tereke tespiti sırasında el konulan paranın kendisine ait olduğunu ileri süren mirasçı, diğer mirasçıya karşı açtığı adi istihkak davasında iddiasını her türlü delille ispat edebilir

Olay: Mirasbırakanın eşi, tereke tespiti dosyasında evde yapılan keşif sırasında açıkta ve kasada bulunan döviz cinsinden paraya tereke hâkimliğince el konulduğunu, paranın kendi kira gelirlerinden oluştuğunu ileri sürerek diğer mirasçıya karşı paranın kendisine ait olduğunun tespitini ve iadesini istemiştir. İlk derece mahkemesi, tereke hâkimliğine yöneltilen istemi husumet yokluğundan, diğer mirasçıya yöneltilen istemi yazılı delille ispat edilemediği gerekçesiyle reddetmiş; bölge adliye mahkemesi tanık dinlenmesine karşı taraf muvafakat etmediğinden tanık beyanlarına dayanılamayacağını belirterek istinaf başvurusunu reddetmiştir.

Karar: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, uyuşmazlığın mirasçılar arasında adi istihkak talebine ilişkin olduğunu ve davanın niteliği gereği davacının iddiasını her türlü delille ispat edebileceğini belirtmiştir. Davacının sunduğu banka hesap hareketleri ile tanık beyanlarının birlikte değerlendirilmesi gerekirken davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddini isabetsiz bularak bölge adliye mahkemesi kararını kaldırmış ve ilk derece kararını oy birliğiyle bozmuştur.

“davanın niteliği gereği, davacı iddiasını her türlü delille ispat edebilir”

Ne anlama geliyor?

Tereke tespitinde kendi paranıza veya eşyanıza el konulduysa, diğer mirasçılara karşı açacağınız davada banka kayıtları ve tanık dahil her türlü delile dayanabilirsiniz.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve kesin olarak verilmiştir. Tutarlar, adres ve kişi bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 589 ile ilgili maddeler

  • TMK m. 595 — Vasiyetnamenin açılması: sulh mahkemesine teslim, bir aylık süre, yetkili mahkeme, mirasçılara ve vasiyet alacaklısına tebliğ ve kanun yolu (TMK 595-597)
  • TMK m. 592 — Terekenin resmen yönetimi: tereke yöneticisi, görev ve temsil yetkisi, ücret, mirasçısı bilinmeyen terekede ilan ve Devlete geçiş (TMK 592-594)
  • TMK m. 575 — Mirasın açılması: ölüm anı, ölüm günü değerleri, son yerleşim yeri, yurt dışında yaşayan mirasbırakan ve miras davalarında kesin yetkili mahkeme (TMK 575-576)
  • TMK m. 584 — Gaiplik ve miras: güvence karşılığı teslim, gaip dönerse iade, ortada olmayan mirasçının payı ve Hazinenin gaiplik davası (TMK 584-588)
  • TMK m. 426 — Kayyımlık ve yasal danışmanlık: temsil kayyımı, yönetim kayyımı ve yasal danışman (TMK 426-431)
  • TMK m. 404 — Vesayeti gerektiren hâller: küçüklük (TMK 404)
  • TMK m. 499 — Sağ kalan eşin miras payı (TMK 499)

Uygulamada dikkat edilecekler

Pratik notlar

  1. 1.Mirasbırakanın son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine terekenin tespiti ve gerekli koruma önlemleri için dilekçe verin; ölümden sonra bir ay geçmiş olması tek başına ret sebebi değildir.
  2. 2.Dilekçede bildiğiniz taşınmazları, araçları, banka ve yurt dışı hesaplarını, kiralık kasayı, şirket paylarını ve evdeki değerli eşyayı sayın; malların kimde olduğunu yazın.
  3. 3.Mirası reddetmeyi düşünüyorsanız koruma amaçlı tespitle yetinmeyin; TMK 619'daki resmî defteri bir ay içinde ayrıca isteyin veya üç aylık ret süresini kaçırmayın.
  4. 4.Koruma amaçlı yazım yapıldıysa mirası ret süresinin, yazımın bittiğinin size bildirildiği tarihten başladığını unutmayın (TMK 607).
  5. 5.Tespit kararında malların hüküm fıkrasında tek tek sayıldığını kontrol edin; karara karşı iki hafta içinde istinafa başvurabilirsiniz, temyiz yolu kapalıdır.
  6. 6.Tespit mülkiyeti belirlemez: bir mirasçıdan para veya eşya geri almak ya da el konulan malın size ait olduğunu kanıtlamak için asliye hukuk mahkemesinde ayrı dava açın.

Konuyla ilgili yazılar

Sıkça Sorulan Sorular

Terekenin tespiti, mirasbırakanın ölüm tarihindeki mal, hak ve borçlarının sulh hukuk mahkemesince belirlenmesi ve korunmasıdır (TMK 589-590). Mahkeme bankalara, tapuya ve diğer kurumlara yazı yazar, mirasçılardan bilgi alır, gerekirse evde keşif yapar, parayı bankaya, altını mahkeme kasasına alır ve eşyayı yediemine bırakır. Yargıtay'a göre bu işlem delil tespiti niteliğindedir.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.