Kısa cevap · TMK 575
Miras, mirasbırakanın ölümüyle açılır; mirasbırakanın sağlığında yaptığı mirasla ilgili kazandırmalar ve paylaştırmalar terekenin ölüm anındaki durumuna göre değerlendirilir (TMK 575). Bu nedenle mirasbırakan hayattayken tenkis davası açılamaz ve süreler işlemez; mirasçılık ölüm tarihindeki kanuna göre belirlenir, tereke ölüm günündeki değerlerle hesaplanır. Ölümden sonra ölenin hesabına yatan ve mirasçılarca çekilmeyen aylıkları ödeyen kurum, Yargıtay'a göre mirasçılardan değil bankadan geri isteyebilir. Miras, malvarlığının tamamı için mirasbırakanın son yerleşim yerinde açılır; öldüğü yer değil sürekli yaşadığı yer esastır (TMK 576, 19, 589). İptal, tenkis, paylaşma, miras sebebiyle istihkak davaları ile terekenin kesin paylaşılmasına kadar mirasçılara karşı açılan bütün davalarda bu yer mahkemesi kesin yetkilidir (HMK 11). Son yerleşim yeri nüfus ve adres kayıtları, gerekirse kolluk araştırmasıyla belirlenir; mirasbırakan yurt dışında yaşıyorsa Türkiye'deki son yerleşim yeri, o da yoksa terekedeki malların bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir (MÖHUK 43). Mirasın reddinde ise Yargıtay'a göre kesin yetki yoktur.
Bu sayfada neler var? (11 bölüm)
- TMK 575 madde metni
- Değişiklik geçmişi
- Miras Ne Zaman Açılır? Ölüm Anı ve Değerlendirme Anı (TMK 575)
- Miras Nerede Açılır? Öldüğü Yer mi, Yaşadığı Yer mi? (TMK 576)
- Yurt Dışında Yaşayan Mirasbırakan: Hangi Mahkeme, Hangi Hukuk? (MÖHUK 20 ve 43)
- Miras Davaları Hangi Mahkemede Açılır? HMK 11 ve Kesin Yetki
- TMK 575 Yargıtay kararları
- TMK 575 ile ilgili maddeler
- Uygulamada dikkat edilecekler
- Konuyla ilgili yazılar
- Sıkça sorulan sorular
Temel kavramlar
- Mirasın açılması
- Mirasbırakanın ölümüyle terekenin mirasçılara geçmesi; mirasçılık ve mirasın geçişi ölüm tarihinde yürürlükte olan kanuna göre belirlenir (TMK 575; 4722 s.K. m. 17).
- Değerlendirme anı
- Sağlıkta yapılan kazandırma ve paylaştırmaların, terekenin ölüm anındaki durumuna göre hesaba katılması (TMK 575).
- Son yerleşim yeri
- Mirasbırakanın ölümünden önce sürekli kalma niyetiyle oturduğu yer; kimsenin aynı anda birden çok yerleşim yeri olamaz (TMK 19). Miras burada açılır (TMK 576).
- Kesin yetki
- Yetki sözleşmesiyle değiştirilemeyen (HMK 18/1), mahkemenin davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırdığı ve tarafların her zaman ileri sürebildiği yetki (HMK 19/1).
- Adi istihkak
- Mirasçılık sıfatı tartışılmadan, tereke malını elinde bulunduran diğer mirasçılara karşı pay veya malın istenmesi.
- Yargı yeri belirleme
- Kesin yetki hâllerinde iki mahkeme de yetkisizlik kararı verip bunlar kesinleşirse davaya bakacak mahkemenin bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenmesi (HMK 21/1-ç, 22/2).
Bir bakışta TMK 575
| Konu | Kural | Dayanak |
|---|---|---|
| Açılma anı | Miras mirasbırakanın ölümüyle açılır. | TMK m. 575 |
| Mirasbırakan sağken | Tenkis davası açılamaz, hiçbir süre işlemez. | HGK 26.05.2022 |
| Uygulanacak kanun | Mirasçılık ve mirasın geçişi ölüm tarihindeki kanuna göre belirlenir. | 4722 s.K. m. 17 |
| Değerlendirme | Tereke ve kazandırmalar ölüm günündeki durum ve değerlere göre hesaplanır. | TMK m. 575, 507; 7. HD 23.05.2022 |
| Ölümden sonra yatan aylık | Mirasçılar çekmemişse onlardan istenemez; ödeyen kurum bankadan iade isteyebilir. | 3. HD 09.05.2022 |
| Açılma yeri | Malvarlığının tamamı için tek yer: son yerleşim yeri; ölüm yeri değil. | TMK m. 576/1, 19, 589 |
| Son yerleşim yerinin tespiti | Önce nüfus ve adres kayıtları, gerekirse vasiyetnamedeki beyan ve kolluk araştırması. | 3. HD 14.03.2016; 5. HD 22.09.2025 |
| Kesin yetkili davalar | Paylaşma, paylaşma sözleşmesinin geçersizliği, iptal, tenkis, miras sebebiyle istihkak, tereke yönetimi; kesin paylaşmaya kadar mirasçılara karşı tüm davalar. | TMK m. 576/2; HMK m. 11/1 |
| İstihkak ve mirasçılık belgesi | İstihkak malın yazım anındaki yerinde de; mirasçılık belgesi davası mirasçıların oturduğu yerde de açılabilir. | HMK m. 11/2-3 |
| Muris muvazaası (tapu iptali) | Terditli tenkis istense de taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. | HMK m. 12/1; 1. HD 03.12.2013 |
| Yurt dışında yaşayan | Türkiye'deki son yerleşim yeri, yoksa terekedeki malların bulunduğu yer mahkemesi. | MÖHUK m. 43; 5. HD 21.04.2025 |
| Ketmi verese | Diğer mirasçılara karşı pay davası HMK 11 kapsamındadır. | 7. HD 16.09.2024 |
| Mirasın reddi | Kesin yetki yoktur; mirasçının oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir. | 7. HD 06.09.2022; HMK m. 384 |
TMK 575 madde metni
Üçüncü Kitap: Miras Hukuku › İkinci Kısım: Mirasın Geçmesi › Birinci Bölüm: Mirasın Açılması · A. Açılma ve değerlendirme anı (575) · B. Açılma yeri ve yetkili mahkeme (576)
Mirasın açılması: açılma ve değerlendirme anı, açılma yeri, mirasbırakanın son yerleşim yeri ve miras davalarında yetkili mahkeme (m. 575-576) — Madde 575
- Miras, mirasbırakanın ölümüyle açılır. Mirasbırakanın sağlığında yapmış olduğu mirasla ilgili kazandırmalar ve paylaştırmalar, terekenin ölüm anındaki durumuna göre değerlendirilir.
Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr.
Değişiklik geçmişi
| Tarih | Kaynak | Değişiklik |
|---|---|---|
| 22.11.2001 | 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002) | TMK 575-576 bu tarihte kabul edilmiş, 01.01.2002'de yürürlüğe girmiş ve o tarihten bu yana değiştirilmemiştir. Miras davalarındaki kesin yetki ayrıca 6100 sayılı HMK'nın 11. maddesinde düzenlenmiştir. |
Miras Ne Zaman Açılır? Ölüm Anı ve Değerlendirme Anı (TMK 575)
Ölümle açılır. Miras, mirasbırakanın öldüğü anda açılır ve mirasçılar mirası bu anda kanun gereği bir bütün olarak kazanır (TMK 599). Mirasbırakan hayattayken mirasçılık yalnız bir beklentidir; bu nedenle saklı paya dayanan tenkis davası ölümden önce açılamaz. Hukuk Genel Kurulu, mirasbırakan hayatta olduğu sürece tenkis davası açılamayacağını ve hiçbir sürenin işlemeye başlamayacağını açıkça belirtmiştir (Yargıtay HGK, 26.05.2022, E. 2019/178, K. 2022/738). Kimin mirasçı olacağı ve mirasın nasıl geçeceği de ölüm tarihinde yürürlükte olan kanuna göre belirlenir: 01.01.2002'den önce ölenler için 743 sayılı Kanun, sonra ölenler için 4721 sayılı Kanun uygulanır (4722 s.K. m. 17; Yargıtay 3. HD, 01.07.2013, E. 2013/9138, K. 2013/11282).
Değerlendirme ölüm anına göre. Mirasbırakanın sağlığında mirasçılarına yaptığı kazandırmalar ve paylaştırmalar, terekenin ölüm anındaki durumuna göre hesaba katılır. Saklı payın ve tasarruf edilebilir kısmın hesabında da terekenin ölüm günündeki durumu esas alınır (TMK 507). Yargıtay, bir taşınmazın değerinin ölüm tarihine göre değil başka bir davada sonraki bir yıla göre belirlenen değer üzerinden hesaba katılmasını ve ölüm günü terekede bulunan bir payın hesaptan dışlanmasını bozma sebebi saymış; buna karşılık ölüm tarihinde artık terekede bulunmayan vasiyet konusu taşınmazın hesaba alınmamasını doğru bulmuştur (Yargıtay 7. HD, 23.05.2022, E. 2021/6297, K. 2022/3610). Tenkis hesabının ayrıntıları için TMK 563-569 sayfasına bakınız.
Ölümden sonra hesaba yatan aylıklar. Ölüm anından sonra ölenin banka hesabına yatırılan emekli aylığı gibi ödemeler terekeye ait değildir. Yargıtay, mirasçılar bu paraları çekmemişse onlardan geri istenemeyeceğini, paranın hâlen ölenin hesabında durduğunu ve ödeyen kurumun ölümü bildirerek bankadan iadesini isteyebileceğini kabul etmiştir (Yargıtay 3. HD, 09.05.2022, E. 2022/2690, K. 2022/4299). 2025'te ise ödeyen kurumun bankaya karşı açtığı davayı “paranın mirasçılardan istenmesi gerekir” gerekçesiyle reddeden karar, aynı ilke doğrultusunda kanun yararına bozulmuştur (Yargıtay 3. HD, 03.03.2025, E. 2025/830, K. 2025/1266). Kararlar, yersiz ödemelerin geri alınmasına ilişkin 5510 sayılı Kanunun 96. maddesini ve sebepsiz zenginleşmeye ilişkin TBK 77'yi de hatırlatmıştır; mirasçılar ölümden sonra yatan parayı çekmişse bu hükümlere göre iade sorumluluğu gündeme gelebilir.
Miras Nerede Açılır? Öldüğü Yer mi, Yaşadığı Yer mi? (TMK 576)
Mirasbırakanın tasarruflarının iptali veya tenkisi, mirasın paylaştırılması ve miras sebebiyle istihkak davaları bu yerleşim yeri mahkemesinde görülür.
Tek açılma yeri: yaşadığı yer. Mirasbırakanın malları farklı şehirlerde bulunsa bile miras, malvarlığının tamamı için tek bir yerde, mirasbırakanın yerleşim yerinde açılır. Yerleşim yeri, bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir ve kimsenin aynı anda birden çok yerleşim yeri olamaz (TMK 19). Belirleyici olan ölüm yeri değildir: mirasbırakan yerleşim yerinden başka bir yerde ölmüşse o yerin sulh hâkimi ölümü yerleşim yeri sulh hâkimine bildirir, oradaki mallar için gerekli önlemleri alır ve dosyayı, varsa vasiyetnameyi yerleşim yeri sulh hâkimine gönderir (TMK 589). Tereke mallarının korunması ve teslimi gibi önlemler (TMK 589) ile vasiyetnamenin açılması (TMK 596) da mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimince yürütülür.
Son yerleşim yeri nasıl tespit edilir? Yargıtay'a göre yerleşim yerinin tespitinde öncelikle nüfus kayıtları esas alınır; adres beyanları aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir. Mirasbırakanın ölümünden yıllar önce düzenlediği vasiyetnamede yazan adrese dayanılarak verilen yetkisizlik kararı, nüfus ve adres kayıtları araştırılmadığı için bozulmuştur (Yargıtay 3. HD, 14.03.2016, E. 2016/4544, K. 2016/3756). Kayıtta yerleşim yeri adresi görünmüyorsa nüfusa kayıtlı olunan yer tek başına belirleyici değildir: Yargıtay, adres kayıt sistemindeki adresi, vasiyetnamedeki kendi beyanı ve kolluk araştırmasıyla tespit edilen yeri son yerleşim yeri saymıştır (Yargıtay 5. HD, 22.09.2025, E. 2025/7696, K. 2025/11696; tereke teslimi istemi için aynı yönde Yargıtay 5. HD, 10.03.2022, E. 2022/1578, K. 2022/4165). Aynı miras için daha önce verilmiş bir yargı yeri belirleme kararındaki son yerleşim yeri tespiti, sonraki terekenin tespiti ve tenkis davasında da esas alınmıştır (Yargıtay 5. HD, 02.02.2026, E. 2025/10674, K. 2026/1062).
Yurt Dışında Yaşayan Mirasbırakan: Hangi Mahkeme, Hangi Hukuk? (MÖHUK 20 ve 43)
Yetkili mahkeme. Yabancılık unsuru taşıyan miraslarda davalar ölenin Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesinde, son yerleşim yeri Türkiye'de değilse terekeye dâhil malların bulunduğu yer mahkemesinde görülür (MÖHUK 43). Yargıtay, yurt dışında yaşayan mirasbırakanın adres kayıtlarında Türkiye'de bir köy adresinin de bulunduğu dosyada, vasiyetnamenin tenfizi davası için taşınmazın bulunduğu yeri değil Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesini yetkili saymıştır (Yargıtay 5. HD, 21.04.2025, E. 2025/1288, K. 2025/5648). Yurt dışında yaşayan ve Türkiye'de yerleşim yeri bulunmayan mirasbırakanın vasiyetnamesinin açılması için ise nüfusa kayıtlı olduğu yerin sulh hukuk mahkemesi yargı yeri olarak belirlenmiştir (Yargıtay 5. HD, 13.02.2023, E. 2022/14547, K. 2023/977). Yurt dışında ölmek tek başına sonucu değiştirmez; belirleyici olan son yerleşim yeridir.
Uygulanacak hukuk. Miras kural olarak ölenin millî hukukuna tabidir; Türkiye'de bulunan taşınmazlar hakkında Türk hukuku uygulanır. Mirasın açılma sebepleri, kazanılması ve paylaşılmasına ilişkin hükümler ise terekenin bulunduğu ülke hukukuna tabidir (MÖHUK 20). Yetkili mahkemenin belirlenmesi ile uygulanacak hukukun belirlenmesi ayrı sorulardır.
Miras Davaları Hangi Mahkemede Açılır? HMK 11 ve Kesin Yetki
Kesin yetkili davalar. HMK 11/1'e göre şu davalarda ölen kişinin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir: terekenin paylaşılması, yapılan paylaşma sözleşmesinin geçersizliği, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisi, miras sebebiyle istihkak davaları ile mirasçılar arasında terekenin yönetiminden kaynaklanan davalar; ayrıca terekenin kesin paylaşımına kadar mirasçılara karşı açılacak tüm davalar. Terekedeki bir mal hakkındaki istihkak davası, malın terekenin yazımı ve tespiti sırasında bulunduğu yerde de açılabilir (HMK 11/2). Mirasçılık belgesinin iptali ve yeni belge verilmesi davalarında mirasçıların her birinin oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir (HMK 11/3); belgenin nasıl alındığı için veraset ilamı rehberimize bakabilirsiniz.
Kesin yetkinin sonuçları. Kesin yetki hâllerinde yetki sözleşmesi yapılamaz (HMK 18/1); mahkeme yetkili olup olmadığını davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırır, taraflar da yetkisizliği her zaman ileri sürebilir (HMK 19/1). İki mahkeme de yetkisizlik kararı verir ve kararlar kesinleşirse yargı yeri bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir (HMK 21/1-ç, 22/2). Yargıtay, mirasta denkleştirme istemli bir davada, dosyanın gönderildiği mahkeme davayı genel yetki kurallarına tabi bir alacak davası saymış olsa da mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesini yargı yeri olarak belirlemiştir (Yargıtay 5. HD, 03.03.2025, E. 2024/10629, K. 2025/2728). Görev ayrı bir sorudur: paylaşma ve ortaklığın giderilmesi davalarına sulh hukuk mahkemesi (HMK 4/1-b), iptal, tenkis ve istihkak davalarına kural olarak asliye hukuk mahkemesi (HMK 2) bakar. Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davası ise, terditli olarak tenkis de istense, taşınmaz üzerindeki ayni hakkı değiştirebilecek bir dava olduğundan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görülür (HMK 12/1); Yargıtay bu davada mirasbırakanın yerleşim yeri gerekçesiyle verilen yetkisizlik kararını bozmuştur (Yargıtay 1. HD, 03.12.2013, E. 2013/15639, K. 2013/17187).
Ketmi verese davası da kapsamda. Mirasçılık belgesinde gösterilmediği için paylaşmaya katılmayan ve sonradan mirasçı olarak tespit edilen kişi, tereke malını elinde bulunduran diğer mirasçılara karşı payını istemişti. İlk derece ve bölge adliye mahkemesi bu davanın HMK 11 kapsamında olmadığını kabul etmişse de Yargıtay, mirasçıların eksiksiz katılımı olmadan geçerli bir paylaşmadan söz edilemeyeceğini, davanın terekenin kesin paylaşılmasına kadar mirasçılara karşı açılan bir adi istihkak davası olduğunu ve son yerleşim yeri mahkemesinin yetkili bulunduğunu belirterek kararı bozmuştur (Yargıtay 7. HD, 16.09.2024, E. 2024/2464, K. 2024/3839).
Mirasın reddinde kesin yetki yok. Yargıtay, bölge adliye mahkemeleri arasındaki farklı uygulamayı gidererek mirasın reddinin tespiti isteminin HMK 11 ve TMK 576'da sayılan davalar arasında bulunmadığını, çekişmesiz yargı işi olarak talepte bulunanın oturduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğunu (HMK 384) kabul etmiştir (Yargıtay 7. HD, 06.09.2022, E. 2021/7018, K. 2022/4871). Süresinde yapılan ret beyanı, mirasın açıldığı yerin sulh mahkemesindeki özel kütüğe yazılır (TMK 609). Ret beyanının nasıl yapılacağı için reddi miras rehberimize bakabilirsiniz.
Tenkis ve iptal davalarında taraflar ve süreler için TMK 560-562 ve TMK 557-559 sayfalarına bakınız.
TMK 575 Yargıtay kararları
Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 9 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve konularına göre gruplandı. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.
Karar seçimi hakkında
Sayfaya 9 Yargıtay kararı kart olarak alınmıştır: açılma ve değerlendirme anı (7. Hukuk Dairesi 2022; 3. Hukuk Dairesi 2022), son yerleşim yerinin belirlenmesi (3. Hukuk Dairesi 2016; 5. Hukuk Dairesi 2023 ve 2025 iki karar) ve miras davalarında yetkili mahkeme (5. Hukuk Dairesi 2025; 7. Hukuk Dairesi 2024 ve 2022). Metinde ayrıca 6 karar anılmıştır. Kararların tamamı tam metinden okunmuş ve OY BİRLİĞİYLE verilmiştir; oy çokluğu içeren Hukuk Genel Kurulu 2006, 2019, 2020, 2021 ve 2022 kararları ile 7. Hukuk Dairesi 2026 kararı kullanılmamıştır. 7. Hukuk Dairesi 2024 kararında alt mahkemelerin gerekçesi bozulmuş, kartta Dairenin kendi sonucu aktarılmıştır. Mirasın reddinde yetki TMK 605-609 sayfasında ayrıca ele alınacaktır. Kişi, kurum, şirket, noter, ülke ve yer bilgileri ile tutarlar aktarılmamıştır.
Açılma ve değerlendirme anı
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Tereke ve kazandırmalar mirasın açıldığı tarihteki değerlere göre hesaplanır; başka davada sonraki bir yıla göre belirlenen değer kullanılamaz, ölüm günü terekede olan pay dışlanamaz
Olay: Mirasçılar, mirasbırakanın 2007'de noterde düzenlettiği vasiyetnamenin ehliyetsizlik, irade fesadı ve şekil eksikliği nedeniyle iptalini, olmazsa tenkisini istemiştir. Mahkeme Yargıtay'ın bozma kararına uyduktan sonra iptal istemini reddetmiş, tenkis istemini kabul etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bir taşınmazın değeri, başka bir davada ölüm tarihinden sonraki bir yıla göre belirlenen değer üzerinden hesaba katılmış; mirasbırakana ait ve vasiyetnameye konu olmayan bir taşınmaz payı ise temlik dışı tereke hesabına alınmamıştır.
Karar: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, mirasçılığın ölüm tarihinde yürürlükte olan kanuna göre belirlendiğini, saklı payların zedelenip zedelenmediğinin temlik içi ve temlik dışı terekenin tümü eksiksiz bilindiğinde anlaşılabileceğini ve terekenin mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ölüm tarihinde terekede bulunmayan vasiyet konusu taşınmazın temlik içi terekeye alınmamasını doğru bulmuş; ancak ölüm günü terekede bulunan payın hesaba katılmamasını ve bir taşınmazın ölüm tarihi yerine başka davadaki sonraki değerinin kullanılmasını hatalı bulmuştur. Sabit tenkis oranının doğru hesaplanması ve davalıya tercihinin yeniden sorulması gerektiğini belirterek hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
“Tereke bu şekilde tesbit edildikten sonra mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre değerlendirilmesi yapılarak parasal olarak miktarının tespiti gerekir”
Ne anlama geliyor?
Miras hesabında taşınmazların bugünkü değeri değil, mirasbırakanın öldüğü günkü değeri esas alınır; bilirkişi raporundaki değerleme tarihini kontrol edin.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Gerekçedeki değer ve saklı pay için yapılan madde numarası atıfları sayfada tekrarlanmamıştır. Kişi, yer bilgileri ve tutarlar aktarılmamıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Miras ölümle açılır; ölümden sonra ölenin hesabına yatırılan ve mirasçılarca çekilmeyen aylıklar mirasçılardan istenemez, ödeyen kurum bankadan iadesini isteyebilir
Olay: Sosyal güvenlik kurumu, sigortalının ölümünden sonra onun banka hesabına yatırdığı iki aylığın mirasçılardan tahsili için icra takibi başlatmış, mirasçıların itirazı üzerine itirazın iptalini istemiştir. Mirasçıların ölümden sonra yatan aylıklar dışındaki bakiyeyi çektiği, ölümden sonra yatan aylıkların ise hesapta durduğu anlaşılmıştır. Mahkeme davayı reddetmiş; Adalet Bakanlığı, mirasçıların hesap üzerinde tasarruf yetkisi bulunduğunu ve sebepsiz zenginleştiklerini ileri sürerek kararın kanun yararına bozulmasını istemiştir.
Karar: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, TMK 575'i, yersiz ödemelerin geri alınmasına ilişkin 5510 sayılı Kanunun 96. maddesini ve sebepsiz zenginleşmeye ilişkin TBK 77'yi hatırlatmıştır. Mirasın ölüm tarihinde açıldığını, ölümden sonra yatırılan aylıkların mirasçılarca çekilmediğinin sabit olduğunu, mirasçıların uhdesine giren bir para bulunmadığını, kurumun yatırdığı paranın hâlen ölenin hesabında durduğunu ve kurumun ölümü bildirerek bankadan iadesini isteyebileceğini belirtmiştir. Davayı reddeden kararın açıkça yasaya aykırı olmadığını kabul ederek kanun yararına bozma istemini oy birliğiyle reddetmiştir.
“kurumun murisin vefat ettiğini bildirmek suretiyle paranın bankadan iadesini isteyebileceği”
Ne anlama geliyor?
Ölen yakınınızın hesabına ölümden sonra aylık yattıysa bu parayı çekmeyin; kurum iadeyi bankadan isteyebilir, çekerseniz iade sorumluluğu doğabilir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir (kanun yararına temyiz). Aynı ilke doğrultusunda, ödeyen kurumun bankaya karşı açtığı davayı reddeden karar kanun yararına bozulmuştur: 3. HD 03.03.2025, E. 2025/830, K. 2025/1266. Kişi, kurum bilgileri ve tutarlar aktarılmamıştır.
Son yerleşim yerinin belirlenmesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Vasiyetnamenin iptali ve tenkisi davasında mirasbırakanın yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir; yerleşim yerinin tespitinde öncelikle nüfus kayıtları esas alınır, vasiyetnamede yazılı eski adres yeterli değildir
Olay: Mirasçılar, mirasbırakanın 2002'de noterde düzenlettiği vasiyetnamenin ehliyetsizlik ve irade fesadı nedeniyle iptalini, olmazsa tenkisini istemiştir. Davalı, mirasbırakanın yerleşim yerinin ve vasiyete konu taşınmazların başka bir ilde bulunduğunu ileri sürerek yetki itirazında bulunmuştur. Mahkeme, vasiyetnamede yazılı adrese dayanarak mirasbırakanın son yerleşim yerinin o il olduğunu kabul etmiş ve yetkisizlik kararı vermiştir. Mirasbırakan, vasiyetnamenin düzenlenmesinden yaklaşık on üç yıl sonra ölmüştür.
Karar: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, vasiyetnamenin iptali ve tenkisi davasına mirasbırakanın yerleşim yeri mahkemesinde bakılacağını, bu yetkinin kesin olduğunu ve dava şartı olarak yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetileceğini belirtmiştir. Bir kimsenin aynı anda birden çok yerleşim yeri olamayacağını, yerleşim yerinin tespitinde öncelikle nüfus kayıtlarının esas alınması gerektiğini ve adres beyanlarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu açıklamıştır. Mahkemenin nüfus müdürlüğünden yerleşim yeri adresini ve ölüm kaydına esas belgeyi sormadan, vasiyetnamenin açılması dosyasını getirtmeden karar vermesini eksik inceleme sayarak hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
“Yerleşim yerinin tespitinde ise öncelikle nüfus kayıtları esas alınmalıdır”
Ne anlama geliyor?
Vasiyetnamede veya eski bir belgede yazan adres, ölüm tarihindeki yerleşim yerini göstermeyebilir; yetki tartışmasında nüfus ve adres kayıtlarını getirtin.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir (bozma). Kişi, noter ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Kayıtta yerleşim yeri adresi görünmeyen mirasbırakanın son yerleşim yeri adres kayıt sistemi, vasiyetnamedeki kendi beyanı ve kolluk araştırmasıyla belirlenir; nüfusa kayıtlı olduğu yer tek başına belirleyici değildir
Olay: Vasiyetnamenin açılması için başvurulan sulh hukuk mahkemesi, nüfus kaydında mirasbırakanın yerleşim yeri adresinin görünmediğini ve başka bir ildeki köy nüfusuna kayıtlı olduğunu belirterek yetkisizlik kararı vermiştir. Dosyanın gönderildiği mahkeme ise mirasbırakanın ölüm tarihinde orada yaşamadığını; noterde düzenlenen vasiyetnamedeki kendi beyanına ve kolluk araştırmasına göre son yerleşim yerinin ilk mahkemenin bulunduğu yer olduğunu belirterek yetkisizlik kararı vermiştir.
Karar: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, yerleşim yerinin sürekli kalma niyetiyle oturulan yer olduğunu (TMK 19) ve vasiyetnamenin mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimince açılacağını (TMK 596) hatırlatmıştır. Mirasbırakanın adres kayıt sistemine kayıtlı adresinin ve kolluk araştırmasıyla tespit edilen son yerleşim yerinin ilk mahkemenin bulunduğu yer olduğunu belirterek o sulh hukuk mahkemesini yargı yeri olarak oy birliğiyle ve kesin olarak belirlemiştir.
“Vasiyetname, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın tesliminden başlayarak bir ay içinde mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimi tarafından açılır ve ilgililere okunur”
Ne anlama geliyor?
Mirasbırakanın nüfus kaydı ile gerçekte yaşadığı yer farklıysa, son yerleşim yerini gösteren adres kaydı, vasiyetname beyanı veya kolluk araştırması isteyin.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve kesin olarak verilmiştir (yargı yeri belirleme); alıntı Dairenin aktardığı kanun metnidir. Kişi, noter ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Yurt dışında yaşayan ve Türkiye'de yerleşim yeri bulunmayan mirasbırakanın vasiyetnamesinin açılmasında, nüfusa kayıtlı olduğu yerin sulh hukuk mahkemesi yargı yeri olarak belirlenmiştir
Olay: Yurt dışında yaşayan mirasbırakanın vasiyetnamesinin açılması istenmiştir. Başvurulan sulh hukuk mahkemesi, mirasbırakanın yerleşim yerinin yurt dışında olduğunu, Türkiye'deki ikametgâhının belli olmadığını ve başka bir ilçenin nüfusuna kayıtlı bulunduğunu belirterek yetkisizlik kararı vermiştir. Nüfus kaydının bulunduğu yerin sulh hukuk mahkemesi ise vasiyet edilen taşınmazın ilk mahkemenin bulunduğu yerde olduğunu belirterek yetkisizlik kararı vermiştir.
Karar: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, TMK 19 ile vasiyetnamenin mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hâkimince açılacağını öngören TMK 596'yı hatırlatmıştır. Mirasbırakanın yerleşim yerinin yurt dışında olduğunu, bunun vasiyetnamedeki beyanı ve kolluk araştırmasıyla da doğrulandığını, nüfus kaydının ise ikinci mahkemenin bulunduğu ilçede olduğunu belirterek uyuşmazlığın nüfus kaydının bulunduğu yerin sulh hukuk mahkemesince çözümlenmesine ve bu mahkemenin yargı yeri olarak belirlenmesine oy birliğiyle ve kesin olarak karar vermiştir.
“vasiyetnamede de anılan adreste oturduğunu beyan ettiği ve kolluk araştırması neticesinde de ilgili adresin mirasbırakanın son yerleşim yeri olduğunun tespit edildiği”
Ne anlama geliyor?
Yurt dışında yaşayan yakınınızın vasiyetnamesini açtırmak için nüfusa kayıtlı olduğu yerin sulh hukuk mahkemesine başvurabilirsiniz.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve kesin olarak verilmiştir (yargı yeri belirleme). Daire bu dosyada taşınmazın bulunduğu yeri değil nüfus kaydının bulunduğu yeri esas almıştır. Ülke, kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Yurt dışında yaşayan mirasbırakanın mirasına ilişkin davalar Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesinde, bu da yoksa terekeye dâhil malların bulunduğu yer mahkemesinde görülür (MÖHUK 43)
Olay: Yurt dışında yaşayan mirasbırakanın 1993'te Türkiye'de noterde düzenlettiği vasiyetnamenin tenfizi ile tapu iptali ve tescil istemiyle dava açılmıştır. Davanın açıldığı mahkeme, adres kayıtlarında yurt dışı adresinin yanında Türkiye'de bir köy adresinin de bulunduğunu, bu nedenle mirasbırakanın Türkiye'deki son yerleşim yerinin başka bir ilçe olduğunu belirterek yetkisizlik kararı vermiştir. Dosyanın gönderildiği mahkeme ise son yerleşim yerinin yurt dışında olduğunu, bu nedenle tenfize konu taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğunu belirterek yetkisizlik kararı vermiştir.
Karar: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, HMK 11/1-a ile 5718 sayılı Kanunun 43. maddesini hatırlatmıştır: mirasa ilişkin davalar ölenin Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesinde, son yerleşim yeri Türkiye'de değilse terekeye dâhil malların bulunduğu yer mahkemesinde görülür. Dosya kapsamına göre mirasbırakanın Türkiye'deki son yerleşim yerinin ilk mahkemenin tespit ettiği ilçe olduğunu belirterek o yerin asliye hukuk mahkemesini yargı yeri olarak oy birliğiyle ve kesin olarak belirlemiştir.
“Mirasa ilişkin davalar ölenin Türkiye'deki son yerleşim yeri mahkemesinde, son yerleşim yerinin Türkiye'de olmaması hâlinde terekeye dâhil malların bulunduğu yer mahkemesinde görülür”
Ne anlama geliyor?
Yurt dışında yaşarken ölen yakınınız için önce Türkiye'deki son yerleşim yerini tespit edin; taşınmazın bulunduğu yer ancak bu yoksa yetkilidir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve kesin olarak verilmiştir (yargı yeri belirleme); alıntı Dairenin aktardığı kanun metnidir. Ülke, kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Miras davalarında yetkili mahkeme
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi
Mirasta denkleştirme davası mirastan doğan bir davadır; HMK 11 uyarınca mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir, iki mahkeme yetkisizlik kararı verirse yargı yeri Yargıtayca belirlenir
Olay: Mirasçı, mirasbırakanın diğer mirasçının yönlendirmesiyle bir taşınmazını sattığını, satış bedelinin mirasbırakan yoğun bakımdayken davalının kendi hesabına aktarıldığını ileri sürerek miras payına düşen kısmı istemiştir. Davanın açıldığı mahkeme, mirasta denkleştirme davalarında son yerleşim yeri mahkemesinin kesin yetkili olduğunu ve mirasbırakanın merkezi nüfus kaydındaki adresinin başka bir şehirde bulunduğunu belirterek yetkisizlik kararı vermiştir. Dosyanın gönderildiği mahkeme ise davanın miras hukukundan değil adi istihkaktan kaynaklanan bir alacak istemi olduğunu, HMK 11'in uygulanmayacağını belirterek yetkisizlik kararı vermiştir.
Karar: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, uyuşmazlığın TMK 669 uyarınca mirasta denkleştirme istemine ilişkin olduğunu belirtmiş; HMK 11/1'in (a) ve (b) bentlerini aktararak mirastan doğan davalarda ölen kişinin son yerleşim yeri mahkemesinin kesin yetkili olduğunu vurgulamıştır. Dosya kapsamına göre mirasbırakanın son yerleşim yerinin ilk mahkemenin tespit ettiği merkezi nüfus kaydındaki adres olduğunu belirterek o yer mahkemesini yargı yeri olarak oy birliğiyle ve kesin olarak belirlemiştir.
“mirastan doğan davalarda ölen kişinin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkili mahkeme olarak düzenlenmiştir”
Ne anlama geliyor?
Denkleştirme, tenkis veya miras payı davasını mirasbırakanın öldüğü tarihteki yerleşim yeri mahkemesinde açın; başka yerde açılan dava yetkisizlik kararıyla gecikir.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve kesin olarak verilmiştir (yargı yeri belirleme). Kişi, yer bilgileri ve tutarlar aktarılmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Ketmi verese: mirasçılık belgesinde gösterilmeyen mirasçının tereke malını elinde bulunduran diğer mirasçılara karşı açtığı pay davası adi istihkak davasıdır; terekenin kesin paylaşılmasına kadar mirasçılara karşı açılan davalardan olduğu için son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir
Olay: Davacı, mirasbırakanın mirasçısı olduğu hâlde mirasçılık belgesinde gösterilmediğini, terekedeki şirket paylarının bu belgeye dayanılarak diğer mirasçılara geçirildiğini ileri sürerek miras payı oranında pay defterine kaydını, olmazsa payın karar tarihindeki bedelini istemiştir. Davacı daha önce mirasçılık belgesinin iptali davası yoluyla mirasçı olarak tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesi, ketmi verese nedeniyle açılan davanın HMK 11'de sayılan davalardan olmadığını, genel yetki kurallarının uygulanacağını belirterek yetkisizlik kararı vermiş; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.
Karar: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, miras ortaklığının paylaşmaya kadar süren geçici bir ortaklık olduğunu, bütün mirasçıların eksiksiz katılımı olmadan geçerli bir paylaşmadan söz edilemeyeceğini ve davacının mirasbırakanın ölümüyle mirası bir bütün olarak kazandığını (TMK 599) belirtmiştir. Mirasçılıkta üstün hak iddiası bulunmadığından davanın adi istihkak davası olduğunu, terekenin kesin paylaşılmasına kadar mirasçılara karşı açılan davalar kapsamında kaldığını ve HMK 11 uyarınca mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğunu belirterek bölge adliye mahkemesi kararını kaldırmış ve yetkisizlik kararını oy birliğiyle bozmuştur.
“davada yetkili Mahkeme ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 11 inci maddesi kapsamında mirasbırakanın son yerleşim yeri Mahkemeleridir”
Ne anlama geliyor?
Mirasçılık belgesinde adınız yoksa, belgeyi iptal ettirdikten sonra diğer mirasçılara karşı pay davasını mirasbırakanın son yerleşim yerinde açın.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve kesin olarak verilmiştir; bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılmış, ilk derece kararı bozulmuştur. Kişi, aile, şirket ve yer bilgileri aktarılmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Mirasın reddinin tespiti istemi HMK 11 ve TMK 576'da sayılan davalardan değildir; ret beyanının yapılacağı mahkeme yönünden kesin yetki yoktur, mirasçının oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir
Olay: Bölge adliye mahkemelerinin bir kısmı mirasın gerçek reddinin tespiti istemlerinde mirasbırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesinin kesin yetkili olduğunu, bir kısmı ise kesin yetki bulunmadığını ve mahkemenin kendiliğinden yetkisizlik kararı veremeyeceğini kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi hukuk daireleri başkanlar kurulu, kesin nitelikteki bu kararlar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesini istemiştir.
Karar: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, mirasın reddinin tespiti isteminin çekişmesiz yargı işi olduğunu ve kanunda aksine hüküm bulunmadıkça talepte bulunanın veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesinin yetkili olduğunu (HMK 384) belirtmiştir. HMK 11 ve TMK 576'da kesin yetkili mahkemenin belirlendiği davalar arasında mirasın reddinin tespitinin sayılmadığını, ret beyanının mirasın açıldığı yer sulh mahkemesine yapılacağına dair bir hüküm bulunmadığını, TMK 609'daki özel kütük hükmünün ret beyanının yapılacağı mahkemeyi değil kütüğü tutan mahkemeyi gösterdiğini açıklayarak uyuşmazlığı oy birliğiyle bu yönde gidermiştir.
“ret beyanının yapılacağı mahkeme yönünden kesin yetkinin söz konusu olmadığı, ret beyanında bulunan mirasçının, oturduğu yer mahkemesinin de yetkili mahkeme olduğu”
Ne anlama geliyor?
Mirası reddetmek için mirasbırakanın yaşadığı şehre gitmeniz gerekmez; oturduğunuz yerin sulh hukuk mahkemesine de başvurabilirsiniz.
Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir; bölge adliye mahkemesi daireleri arasındaki uyuşmazlığı 5235 sayılı Kanunun 35. maddesi uyarınca gideren karardır. Mahkeme adları aktarılmamıştır.
TMK 575 ile ilgili maddeler
- TMK m. 580 — Sağ olma şartı: önce ve sonra ölen mirasçı, aynı anda ölüm, anne karnındaki çocuk, önce ölen vasiyet alacaklısı ve doğmamış torunlar (TMK 580-583)
- TMK m. 577 — Mirastan yoksunluk: öldüren mirasçı olamaz, ceza mahkûmiyeti şart değil, sınırlı sebepler, af, altsoya etkisi ve mirasçılık belgesi (TMK 577-579)
- TMK m. 495 — Yasal mirasçılar ve zümre sistemi: altsoy, ana-baba, büyük ana-baba, halefiyet ve evlilik dışı çocuk (TMK 495-498)
- TMK m. 505 — Saklı pay ve tasarruf edilebilir kısım: oranlar, kardeşler (2007), net tereke ve hesaplama (TMK 505-509)
- TMK m. 557 — Ölüme bağlı tasarrufun iptali: sınırlı iptal sebepleri, dava hakkı, kısmi iptal, bir-on-yirmi yıllık süreler ve def'i (TMK 557-559)
- TMK m. 560 — Tenkis davası: kimler açabilir (kardeş ve yeğen açamaz), paylaştırma kuralı, saklı paylı lehtar, yetkili mahkeme ve alacaklıların hakkı (TMK 560-562)
- TMK m. 563 — Tenkis nasıl yapılır: tenkise tabi bağışlar ve son bir yıl kuralı, sabit tenkis oranı, bölünmez malda tercih hakkı, karar günü değeri ve faiz (TMK 563-569)
- TMK m. 570 — Tenkis davası süresi: bir yıl ne zaman başlar, on yıl, açılma kararının kesinleşmesi, iptalden tenkise ıslah, tenkiste sıra ve tenkis def'i (TMK 570-571)
Uygulamada dikkat edilecekler
Pratik notlar
- 1.Mirasbırakan hayattayken tenkis davası açmayın; saklı paya dayanan haklar ve süreler ölümle doğar.
- 2.Miras hesabında bilirkişinin terekeyi ölüm günündeki durum ve değerlerle hesapladığını kontrol edin.
- 3.Ölen yakınınızın hesabına ölümden sonra aylık veya başka bir ödeme yattıysa bu parayı çekmeyin; ödeyen kurum iadeyi bankadan isteyebilir.
- 4.İptal, tenkis, paylaşma, denkleştirme ve miras sebebiyle istihkak davalarını mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesinde açın; bu yetki kesindir, sözleşmeyle değiştirilemez.
- 5.Son yerleşim yeri tartışmalıysa nüfus ve adres kayıtlarını, vasiyetnamedeki beyanı ve gerekirse kolluk araştırmasını delil olarak isteyin; öldüğü yer tek başına belirleyici değildir.
- 6.Mirasbırakan yurt dışında yaşıyorsa Türkiye'deki son yerleşim yerini, o da yoksa terekedeki malların bulunduğu yeri tespit edin.
- 7.Mirası reddetmek için oturduğunuz yerin sulh hukuk mahkemesine de başvurabilirsiniz; üç aylık ret süresini kaçırmayın.
Konuyla ilgili yazılar
Sıkça Sorulan Sorular
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.