4721 sayılı Türk Medeni Kanunu · B. Miras sözleşmesi › I. Şekli (545) · II. Ortadan kaldırılması: 1. Sağlararasında a. Sözleşme veya vasiyetname ile (546), b. Sözleşmeden dönme yolu ile (547) · 2. Mirasbırakandan önce ölme (548) · C. Tasarruf edilebilir kısmın daralması (549)

TMK Madde 545-549: Miras Sözleşmesinin Şekli, Ortadan Kaldırılması, Sözleşmeden Dönme, Önce Ölme ve Tasarruf Edilebilir Kısmın Daralması

Üçüncü Kitap: Miras Hukuku › Birinci Kısım: Mirasçılar › İkinci Bölüm: Ölüme Bağlı Tasarruflar › Dördüncü Ayırım: Ölüme Bağlı Tasarrufların Şekilleri › B. Miras sözleşmesi › I. Şekli (545) · II. Ortadan kaldırılması: 1. Sağlararasında a. Sözleşme veya vasiyetname ile (546), b. Sözleşmeden dönme yolu ile (547) · 2. Mirasbırakandan önce ölme (548) · C. Tasarruf edilebilir kısmın daralması (549)

Hazırlayan: Av. Murat Aydar12 yüksek mahkeme kararıYürürlükteki metinGüncelleme: 26.09.2026

Kısa cevap · TMK 545

Miras sözleşmesi ancak resmî vasiyetname şeklinde, yani noter gibi bir resmî memurun önünde, iki tanığın katılımıyla ve tarafların arzularını aynı zamanda bildirip birlikte imzalamasıyla geçerli olur (TMK 545). Ölünceye kadar bakma sözleşmesi de mirasçı atanmasını içermese bile bu şekilde yapılmak zorundadır (TBK 612); Yargıtay resmî şekilde yapılmayan bakım sözleşmesine dayanılarak tapu iptali ve tescile karar verilemeyeceğini, tanıklık yasağına uyulmayan sözleşmenin geçersiz olduğunu kabul etmektedir. Miras sözleşmesi tarafların yazılı anlaşmasıyla her zaman kaldırılabilir; mirasbırakan ise sözleşmeyi ancak lehtarın mirasçılıktan çıkarma sebebi oluşturan davranışı üzerine ve vasiyet şekliyle tek taraflı kaldırabilir (TMK 546). Karşılık ödenmezse borçlar hukuku kurallarına göre sözleşmeden dönülebilir (TMK 547); lehtar mirasbırakandan önce ölürse sözleşme kendiliğinden kalkar (TMK 548). Tasarruf edilebilir kısmın sonradan daralması ölüme bağlı kazandırmayı geçersiz kılmaz, yalnız tenkise yol açar (TMK 549).

Bu sayfada neler var? (13 bölüm)
  1. TMK 545 madde metni
  2. Değişiklik geçmişi
  3. Miras Sözleşmesi Nasıl Yapılır? Noter, İki Tanık ve Birlikte Beyan (TMK 545)
  4. Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Neden Noterde veya Tapuda Yapılır? (TBK 612 ve TMK 545)
  5. Miras Sözleşmesi Nasıl Ortadan Kaldırılır? Yazılı Anlaşma ve Tek Taraflı Kaldırma (TMK 546)
  6. Karşılık Ödenmezse Ne Olur? Miras Sözleşmesinden Dönme (TMK 547)
  7. Lehtar Mirasbırakandan Önce Ölürse Miras Sözleşmesi Ne Olur? (TMK 548)
  8. Sonradan Saklı Paylı Mirasçı Çıkarsa: Tasarruf Edilebilir Kısmın Daralması (TMK 549)
  9. TMK 545 Yargıtay kararları
  10. TMK 545 ile ilgili maddeler
  11. Uygulamada dikkat edilecekler
  12. Konuyla ilgili yazılar
  13. Sıkça sorulan sorular

Temel kavramlar

Miras sözleşmesi
Mirasbırakanın bir kişiyle yaptığı ve ölüme bağlı tasarrufunu kendisi için bağlayıcı hâle getiren iki taraflı sözleşme; mirasçı atama veya belirli mal bırakma (olumlu) ya da mirastan feragat (olumsuz) içerebilir.
Resmî vasiyetname şekli
Sulh hâkimi, noter veya kanunla yetkilendirilmiş bir görevlinin iki tanığın katılımıyla yaptığı düzenleme (TMK 532-536).
Aynı zamanda beyan
Miras sözleşmesinin taraflarının arzularını resmî memura birlikte bildirmesi ve sözleşmeyi memur ile iki tanığın önünde imzalaması (TMK 545/2).
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi
Bakım borçlusunun bakım alacaklısına ölünceye kadar bakmayı, bakım alacaklısının da ona bir malvarlığını devretmeyi üstlendiği sözleşme (TBK 611); miras sözleşmesi şeklinde yapılır (TBK 612).
Tahvil (dönüştürme)
Bir işlem türü olarak şekil yönünden geçersiz kalan tasarrufun, şartlarını taşıdığı başka bir işlem olarak ayakta tutulması; örneğin ortak vasiyetnamenin miras sözleşmesi sayılması.
Yazılı anlaşmayla kaldırma
Miras sözleşmesinin taraflarının yazılı olarak anlaşıp sözleşmeyi her zaman sona erdirebilmesi (TMK 546/1).
Tek taraflı kaldırma
Lehtarın sözleşmeden sonra mirasbırakana karşı mirasçılıktan çıkarma sebebi oluşturan davranışı üzerine mirasbırakanın sözleşmeyi vasiyet şekliyle kaldırması (TMK 546/2-3).
Sağlararası edim
Miras sözleşmesi karşılığında taraflardan birinin sağlıkta yerine getireceği ödeme, mal devri veya bakım gibi edimler (TMK 547).
Sözleşmeden dönme
Temerrüt hâlinde, gerekiyorsa uygun süre verildikten sonra sözleşmeyi sona erdirme; taraflar ifa ettiklerini geri isteyebilir (TBK 123-125).
Tasarruf edilebilir kısım
Mirasbırakanın saklı paylar dışında kalan ve ölüme bağlı tasarrufla serbestçe bırakabileceği kısım (TMK 505, 549).

Bir bakışta TMK 545

KonuKuralDayanak
ŞekilResmî vasiyetname şekli: resmî memur ve iki tanık.TMK m. 545/1, 532
Birlikte beyanTaraflar arzularını memura aynı zamanda bildirir, memur ve iki tanık önünde imzalar.TMK m. 545/2
Mirasbırakan bizzatMirasbırakanın vekille yaptığı feragat sözleşmesi geçersiz sayılmıştır.TMK m. 503; 2. HD 14.05.2007
Tanık şerhiTanıkların TMK 534 beyanını yazıp imzalaması gerekir; aksi hâlde iptal.2. HD 10.11.2009
Tanıklık yasağıTMK 536 bakma sözleşmesinde de uygulanır; bakım alacaklısının eşi tanık olamaz.7. HD 18.09.2024 (onama)
Ortak vasiyetnameBirbirine bağımlı ortak vasiyetname geçersiz olabilir; miras sözleşmesine tahvil mümkündür.3. HD 17.02.2014
Bakma sözleşmesiMirasçı atama içermese de miras sözleşmesi şeklinde yapılır.TBK m. 612/1
Bakım kurumuDevletçe tanınmış bakım kurumuyla yapılan sözleşmede yazılı şekil yeterlidir.TBK m. 612/2
Yetkili memurTaşınmaz devrini içeren bakma sözleşmesinde sulh hâkimi, noter, tapu sicil müdürü veya memurları.HGK 06.02.2008 (1952 İBK)
Şekilsiz bakma sözleşmesiTapu iptali ve tescile dayanak olmaz; bakımın karşılığı ayrıca incelenir.HGK 06.02.2008; 7. HD 19.09.2024
Tapusuz taşınmazÖlüme kadar uygulanan şekilsiz bakma sözleşmesine mirasçıların itirazı iyiniyetle bağdaşmaz.16. HD 16.02.2015
Mirasçıların savunmasıBakım borcu ifa edilmedi savunması dinlenmez; fesih bakım alacaklısının sağlığında kullanılır.7. HD 18.12.2023
Ortadan kaldırmaTarafların yazılı anlaşmasıyla her zaman.TMK m. 546/1
Tek taraflı kaldırmaLehtarın mirasçılıktan çıkarma sebebi oluşturan davranışı üzerine, vasiyet şekliyle.TMK m. 546/2-3
DönmeSağlararası edimler yerine getirilmez veya güvenceye bağlanmazsa borçlar hukuku kurallarıyla.TMK m. 547; TBK m. 123-125
İhtarnameYalnız edimlerin ifasını istemek dönme sayılmamıştır.7. HD 22.05.2025 (onama)
Önce ölmeSözleşme kendiliğinden kalkar; mirasçılar ölüm tarihindeki zenginleşmeyi geri isteyebilir.TMK m. 548
Tasarruf kısmının daralmasıKazandırma hükümsüz olmaz, yalnız tenkis edilir.TMK m. 549

TMK 545 madde metni

Resmî metin4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

Üçüncü Kitap: Miras Hukuku › Birinci Kısım: Mirasçılar › İkinci Bölüm: Ölüme Bağlı Tasarruflar › Dördüncü Ayırım: Ölüme Bağlı Tasarrufların Şekilleri · B. Miras sözleşmesi › I. Şekli (545) · II. Ortadan kaldırılması: 1. Sağlararasında a. Sözleşme veya vasiyetname ile (546), b. Sözleşmeden dönme yolu ile (547) · 2. Mirasbırakandan önce ölme (548) · C. Tasarruf edilebilir kısmın daralması (549)

Miras sözleşmesinin şekli, ortadan kaldırılması, sözleşmeden dönme ve mirasbırakandan önce ölme; tasarruf edilebilir kısmın daralması (m. 545-549) — Madde 545

  1. (1)Miras sözleşmesinin geçerli olması için resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesi gerekir.
  2. (2)Sözleşmenin tarafları, arzularını resmî memura aynı zamanda bildirirler ve düzenlenen sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalarlar.

Kaynak: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, mevzuat.gov.tr. Fıkra numaraları okumayı kolaylaştırmak için eklenmiştir.

Değişiklik geçmişi

TarihKaynakDeğişiklik
22.11.20014721 sayılı Türk Medeni Kanunu (RG 08.12.2001, S. 24607; yürürlük: 01.01.2002)TMK 545-549 bu tarihte kabul edilmiş, 01.01.2002'de yürürlüğe girmiş ve o tarihten bu yana değiştirilmemiştir.
11.01.20116098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (RG 04.02.2011, S. 27836; yürürlük: 01.07.2012)Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin miras sözleşmesi şeklinde yapılması kuralı TBK 612/1'de korunmuştur; eski 818 sayılı Borçlar Kanunu döneminde aynı kural 512. maddede yer alıyordu. TBK 612/2, Devletçe tanınmış bakım kurumlarıyla yapılan sözleşmelerde yazılı şekli yeterli saymıştır.

Miras Sözleşmesi Nasıl Yapılır? Noter, İki Tanık ve Birlikte Beyan (TMK 545)

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 545 — Miras sözleşmesinin geçerli olması için resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesi gerekir.
Sözleşmenin tarafları, arzularını resmî memura aynı zamanda bildirirler ve düzenlenen sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalarlar.

Neden resmî şekil? Vasiyetten farklı olarak miras sözleşmesi mirasbırakanı bağlar; mirasbırakan sözleşmeyle üstlendiği ölüme bağlı tasarruftan tek başına dönemez. Mirasçı atama veya belirli mal bırakma içeren olumlu miras sözleşmesi de, mirastan feragat sözleşmesi de bu şekle tabidir. Kanun, bu bağlayıcılığın ağır sonuçları nedeniyle sözleşmenin resmî vasiyetname şeklinde, yani bir resmî memur ile iki tanığın katılımıyla yapılmasını geçerlilik şartı saymıştır. Resmî memur sulh hâkimi, noter veya kanunla yetkilendirilmiş başka bir görevli olabilir (TMK 532); uygulamada miras sözleşmeleri çoğunlukla noterde düzenleme şeklinde yapılır.

Vasiyetnameden farkı: iki tarafın birlikte beyanı. Resmî vasiyetnamede yalnız mirasbırakan arzusunu memura bildirir. Miras sözleşmesinde ise sözleşmenin tarafları arzularını memura aynı zamanda bildirir ve düzenlenen sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalar (TMK 545/2). Kanunun “aynı zamanda” ifadesi, tarafların beyanlarını aynı işlem sırasında birlikte vermesini gerektirir.

  • Mirasbırakan bizzat katılmalıdır: Miras sözleşmesi yapabilmek için ayırt etme gücüne sahip, ergin ve kısıtlı olmamak gerekir (TMK 503). Mirasbırakanın bizzat katılmayıp vekil aracılığıyla yaptığı mirastan feragat sözleşmesi geçerli sayılmamıştır (Yargıtay 2. HD, 14.05.2007, E. 2007/6349, K. 2007/7938).
  • Tanıkların beyanı: Yargıtay, miras sözleşmesinde de tanıkların, tarafların belgeyi okuduklarını ve belgenin arzularını içerdiğini kendi önlerinde beyan ettiklerini ve her iki tarafı tasarrufa ehil gördüklerini sözleşmeye yazarak veya yazdırarak imzalamaları gerektiğini, bu kurallara uyulmadan düzenlenen miras sözleşmesinin iptal edileceğini belirtmiştir (Yargıtay 2. HD, 10.11.2009, E. 2009/13457, K. 2009/19315).
  • Tanık olamayacaklar: Resmî vasiyetnamedeki katılma yasakları (TMK 536) miras sözleşmesi şeklinde yapılması gereken sözleşmelerde de uygulanır. Bakım alacaklısının eşinin tanık olarak katıldığı ölünceye kadar bakma sözleşmesi bu nedenle geçersiz sayılmıştır (Yargıtay 7. HD, 18.09.2024, E. 2023/5039, K. 2024/3939).

Ortak vasiyetname ve tahvil. Türk Medeni Kanunu, birden fazla kişinin birbirine bağlı ortak vasiyetname yapmasını ayrıca düzenlememiştir. Yargıtay, birlikte tasarruf iradesiyle yapılan ve birbirine bağımlı vasiyetnamelerin ortak vasiyetname sayıldığını, biri yönünden şekil tamam olsa da diğeri yönünden eksikse geçerli sayılamayacağını; ancak işlem miras sözleşmesi olarak yorumlanabiliyorsa mirasbırakanın son arzusunu ayakta tutmak için tahvil yoluyla geçerli kabul edilebileceğini belirtmiştir (Yargıtay 3. HD, 17.02.2014, E. 2013/18224, K. 2014/2251). Birbirini bağlayacak biçimde tasarruf etmek isteyen eşler için güvenli yol, noterde miras sözleşmesi yapmaktır.

Şekle aykırılığın sonucu. Kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılan ölüme bağlı tasarruf iptal davasıyla ortadan kaldırılabilir (TMK 557/4). Yargıtay da şekle aykırılığın yaptırımının kesin hükümsüzlük değil iptal edilebilirlik olduğunu vurgulamıştır (Yargıtay 3. HD, 17.02.2014, E. 2013/18224, K. 2014/2251).

⚠️Dikkat
Miras sözleşmesini noterde, iki tanığın katılımıyla ve tarafların aynı oturumda birlikte beyanıyla yapın. Mirasbırakan bizzat katılmalı; tanıklar mirasbırakanın eşi, üstsoyu, altsoyu, kardeşi veya bunların eşleri olmamalıdır.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Neden Noterde veya Tapuda Yapılır? (TBK 612 ve TMK 545)

TBK 612: “Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, mirasçı atanmasını içermese bile, miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçerli olmaz. Sözleşme, Devletçe tanınmış bir bakım kurumu tarafından yetkili makamların belirlediği koşullara uyularak yapılmışsa, geçerliliği için yazılı şekil yeterlidir.”

Bağlantı. Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde bakım borçlusu bakım alacaklısına ölünceye kadar bakmayı, bakım alacaklısı da bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretmeyi üstlenir (TBK 611/1). TBK 612/1 bu sözleşmenin miras sözleşmesi şeklinde yapılmasını şart koştuğundan TMK 545 bakma sözleşmelerinde de uygulanır: sözleşme resmî memur önünde, iki tanıkla ve tarafların birlikte beyanıyla yapılmalıdır. Bakım borçlusu ayrıca mirasçı atanmışsa sözleşmeye miras sözleşmesine ilişkin hükümler uygulanır (TBK 611/2).

Kim düzenler? Hukuk Genel Kurulu'nun benimsediği Özel Daire gerekçesine göre, 1952 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca taşınmaz devrini içeren bakma sözleşmesini sulh hâkimi, noter ve tapu sicil müdürü veya memurları düzenleyebilir (Yargıtay HGK, 06.02.2008, E. 2008/14-70, K. 2008/104). Tapu Kanunu da resmî senetlerde kanunların tanık bulundurulmasını zorunlu kıldığı hükümleri saklı tutmuştur (2644 sayılı Tapu Kanunu m. 26); bu nedenle tapuda yapılan bakma sözleşmesinde de iki tanık ve katılma yasakları gözetilmelidir. Yargıtay, tapu müdürlüğünde düzenlenen ve tanıklardan biri bakım alacaklısının eşi olan sözleşmeyi geçersiz saymıştır (Yargıtay 7. HD, 18.09.2024, E. 2023/5039, K. 2024/3939).

Şekle aykırı sözleşmenin sonucu. Resmî şekilde yapılmayan bakma sözleşmesine dayanılarak tapu iptali ve tescile karar verilemez; bakım veren kişinin fiilen yaptığı bakımın karşılığına ilişkin ikinci kademe istemi ise ayrıca incelenmelidir (Yargıtay HGK, 06.02.2008, E. 2008/14-70, K. 2008/104). Aile içinde imzalanan “miras taksimi ve ölünceye kadar bakma” belgesine dayanan tapu iptali ve tescil istemi de şekle uygun bir sözleşme bulunmadığı için reddedilmelidir (Yargıtay 7. HD, 19.09.2024, E. 2023/5611, K. 2024/3993). Mirasbırakanın imzası bulunmayan ve bakımın da ispatlanamadığı bakım senedi mülkiyet iddiasına dayanak olamamış (Yargıtay 1. HD, 28.09.2021, E. 2021/2668, K. 2021/4775); sözlü bakım anlaşmasına dayanarak mirasbırakanın parasını elinde tutan kişinin bu parayı mirasçılara iade etmesi gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 3. HD, 25.10.2023, E. 2023/1091, K. 2023/2908).

Tapusuz taşınmazlarda farklı sonuç. Kapatılan 16. Hukuk Dairesi, kadastro davalarında, tapusuz taşınmazlar için resmî şekilde yapılmamış bakma sözleşmesine taraflar bakım alacaklısının ölümüne kadar uymuşsa mirasçıların geçersizlik iddiasının iyiniyet kurallarıyla bağdaşmayacağını ve tapusuz taşınmazda mülkiyetin teslimle devredilebileceğini kabul etmiştir (Yargıtay (Kapatılan) 16. HD, 16.02.2015, E. 2014/6047, K. 2015/1053; Yargıtay (Kapatılan) 16. HD, 28.01.2014, E. 2013/13958, K. 2014/271). Tapu müdürlüğünde işlem gören bir taşınmaza ilişkin güncel kararda ise Yargıtay, sözleşmenin ifa edildiği ve şekil eksikliğinin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu yönündeki itirazları bozma sebebi görmemiştir (Yargıtay 7. HD, 18.09.2024, E. 2023/5039, K. 2024/3939).

Geçerli sözleşmede mirasçıların durumu. Noterde iki tanığın önünde usulüne uygun yapılan sözleşmede bakımı üstlenen kişi, bakım alacaklısının ölümünden sonra mirasçılara karşı tapu iptali ve tescil isteyebilir (Yargıtay 7. HD, 02.06.2026, E. 2025/4862, K. 2026/2864). Bakım borcunun yerine getirilmediği iddiasıyla sözleşmenin feshini istemek bakım alacaklısının sağlığında kullanması gereken bir hak olduğundan mirasçıların bu yöndeki savunması dinlenmez (Yargıtay 7. HD, 18.12.2023, E. 2022/4574, K. 2023/6313); sözleşmenin mal kaçırmak amacıyla muvazaalı yapıldığı ise her zaman ileri sürülebilir (Yargıtay 7. HD, 13.10.2021, E. 2021/355, K. 2021/1867).

💡İpucu
Bakma sözleşmesini noterde veya tapu müdürlüğünde, iki tanığın katılımıyla yaptırın ve tanıkları taraflarla akrabalık veya evlilik bağı bulunmayan kişilerden seçin. Bakımın fiilen verildiğini sağlık, ödeme ve günlük bakım belgeleriyle kayıt altına alın.

Miras Sözleşmesi Nasıl Ortadan Kaldırılır? Yazılı Anlaşma ve Tek Taraflı Kaldırma (TMK 546)

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 546 — Miras sözleşmesi, tarafların yazılı anlaşmasıyla her zaman ortadan kaldırılabilir.
Miras sözleşmesiyle mirasçı atanan veya kendisine belirli mal bırakılan kişinin, mirasbırakana karşı miras sözleşmesinin yapılmasından sonra mirasçılıktan çıkarma sebebi oluşturan davranışta bulunduğu ortaya çıkarsa; mirasbırakan, miras sözleşmesini tek taraflı olarak ortadan kaldırabilir.
Tek taraflı ortadan kaldırma, vasiyetnameler için kanunda öngörülen şekillerden biriyle yapılır.

Tarafların anlaşmasıyla. Miras sözleşmesi, taraflarının yazılı anlaşmasıyla her zaman ortadan kaldırılabilir (TMK 546/1). Kanun sözleşmenin kurulması için resmî şekil ararken ortadan kaldırılması için yazılı anlaşmayı yeterli görmüştür; uygulamada ispat güvencesi için bu anlaşma da çoğunlukla noterde yapılır. Mirasbırakan ile feragat eden mirasçının noterde yaptığı “mirastan feragat sözleşmesinin feshi” sözleşmesine karşı, feragatten yararlanacak mirasçıların muvazaa ve aldatma iddiasıyla açtığı iptal davası, iddialar ispatlanamadığı için reddedilmiş ve karar onanmıştır (Yargıtay 7. HD, 16.09.2024, E. 2023/4188, K. 2024/3844).

Tek taraflı ortadan kaldırma. Mirasbırakan kural olarak miras sözleşmesinden tek başına dönemez. İstisna TMK 546/2'dedir: miras sözleşmesiyle mirasçı atanan veya kendisine belirli mal bırakılan kişi, sözleşmenin yapılmasından sonra mirasbırakana karşı mirasçılıktan çıkarma sebebi oluşturan bir davranışta bulunursa, mirasbırakan sözleşmeyi tek taraflı kaldırabilir. Davranışın niteliği TMK 510'daki çıkarma sebeplerine göre değerlendirilir: ağır bir suç işlenmesi veya aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde yerine getirilmemesi. Tek taraflı kaldırma, vasiyetnameler için öngörülen şekillerden biriyle, yani resmî vasiyetname, el yazılı vasiyetname veya koşulları varsa sözlü vasiyet ile yapılır (TMK 546/3).

Sonraki tasarruflar. Miras sözleşmesi mirasbırakanın sağlığında malları üzerinde tasarruf etmesini engellemez; ancak sözleşmedeki yükümlülüğü ile bağdaşmayan ölüme bağlı tasarruflarına veya bağışlamalarına itiraz edilebilir (TMK 527/2). Yargıtay, mirasbırakanın art arda birbiriyle uyuşmayan iki miras sözleşmesi yapması hâlinde ikinci sözleşmeye bu kapsamda itiraz edilebileceğini ve somut olaya göre miras sözleşmesinin ortadan kaldırılmasına veya sona ermesine ilişkin TMK 546 ve devamı hükümlerinin de irdelenmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 7. HD, 22.10.2024, E. 2024/860, K. 2024/4724). Tek taraflı bir tasarruf olan vasiyetten dönme ise ayrı kurallara tabidir (TMK 542-544).

⚠️Dikkat
Miras sözleşmesini karşı tarafla birlikte kaldırmak istiyorsanız bunu mutlaka yazılı yapın ve karşılık ödenmişse iadesini de aynı belgede düzenleyin. Tek taraflı kaldırma yalnız kanundaki ağır sebeplerle ve vasiyet şekliyle mümkündür; dayandığınız davranışı belgede açıkça yazın.

Karşılık Ödenmezse Ne Olur? Miras Sözleşmesinden Dönme (TMK 547)

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 547 — Miras sözleşmesi gereğince sağlararası edimleri isteme hakkı bulunan taraf, bu edimlerin sözleşmeye uygun olarak yerine getirilmemesi veya güvenceye bağlanmaması hâlinde borçlar hukuku kuralları uyarınca sözleşmeden dönebilir.

Kim dönebilir? Miras sözleşmeleri çoğu zaman karşılıklıdır: mirastan feragat eden mirasçıya para veya mal verilmesi, mirasçı atanan kişinin mirasbırakana bakması ya da ona ödeme yapması kararlaştırılabilir. Bu sağlararası edimleri isteme hakkı bulunan taraf, edimler sözleşmeye uygun olarak yerine getirilmez veya güvenceye bağlanmazsa borçlar hukuku kurallarına göre sözleşmeden dönebilir. Karşılıklı sözleşmelerde temerrüde düşen borçluya kural olarak uygun bir süre verilir; süre içinde ifa edilmezse alacaklı dönme hakkını kullandığını hemen bildirerek sözleşmeden dönebilir ve taraflar daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilir (TBK 123-125).

Ödeme istemek dönme değildir. Dönme açık bir irade beyanı gerektirir. Karşılık alarak mirastan feragat eden kişinin noter ihtarnamesiyle yalnız edimlerin yerine getirilmesini istemesi sözleşmeden dönme sayılmamış; edimlerin yerine getirildiği ve bir iptal sebebi bulunmadığı gerekçesiyle dönmenin tespiti davası reddedilmiş ve karar onanmıştır (Yargıtay 7. HD, 22.05.2025, E. 2025/814, K. 2025/2784).

Zamanlama. Yargıtay, feragat eden mirasçının mirasbırakan sağken karşılığın yerine getirilmediği iddiasıyla dava açmadığı bir dosyada, mirasbırakanın ölümünden sonra sözleşmenin tarafı olmayan mirasçıya karşı feragat sözleşmesinin iptaline karar verilmesini doğru bulmamıştır (Yargıtay 7. HD, 18.12.2023, E. 2022/4574, K. 2023/6313). Anne ve babasının ölümünden yıllar sonra gönderdiği ihtarnamelerle karşılığın ödenmediğini ve sözleşmeden döndüğünü bildiren mirasçının muvazaa davası da, karşılığı aldığı kabul edildiğinden mirasçı sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ve karar onanmıştır (Yargıtay 1. HD, 24.11.2025, E. 2024/5751, K. 2025/5341).

Karşılıklı mirastan feragatin altsoya etkisi, hükümden düşmesi ve tereke alacaklılarının hakları TMK 527-530 sayfasında ayrıca açıklanmıştır.

⚠️Dikkat
Karşılığı ödenmeyen bir miras sözleşmesinden dönmek istiyorsanız, mirasbırakan hayattayken noter aracılığıyla uygun bir süre verin ve süre sonunda sözleşmeden döndüğünüzü açıkça bildirin. Karşılığı ödeyen taraf da ödeme belgelerini saklamalıdır.

Lehtar Mirasbırakandan Önce Ölürse Miras Sözleşmesi Ne Olur? (TMK 548)

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 548 — Mirasçı atanan veya kendisine belirli mal bırakılan kişi mirasbırakanın ölümünde sağ değilse, miras sözleşmesi kendiliğinden ortadan kalkar.
Mirasbırakandan önce ölen kişinin mirasçıları, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, ölüme bağlı tasarrufta bulunandan, miras sözleşmesi uyarınca elde ettiği ölüm tarihindeki zenginleşmeyi geri isteyebilirler.

Kendiliğinden sona erme. Miras sözleşmesiyle mirasçı atanan veya kendisine belirli mal bırakılan kişi mirasbırakanın ölümünde sağ değilse sözleşme kendiliğinden ortadan kalkar (TMK 548/1). Bunun için dava açılması veya bildirim yapılması gerekmez; lehtarın sözleşmeden doğan beklentisi onun mirasçılarına geçmez. Ancak mallar sağlıkta devredilmişse, sözleşmede başka türlü bir kural yoksa sözleşmeden doğan hak ve borçlar atanmış mirasçının mirasçılarına geçer (TMK 572/3). Mirasbırakan bu ihtimale karşı, atadığı mirasçının kendisinden önce ölmesi hâlinde onun yerine geçecek bir yedek mirasçı veya yedek vasiyet alacaklısı belirleyebilir (TMK 520).

Karşılığın geri istenmesi. Önce ölen lehtar, sözleşme karşılığında mirasbırakana sağlığında ödeme yapmış veya bakım gibi edimlerde bulunmuş olabilir. Bu durumda önce ölen kişinin mirasçıları, aksi kararlaştırılmamışsa, mirasbırakandan onun miras sözleşmesi uyarınca elde ettiği ölüm tarihindeki zenginleşmeyi geri isteyebilir (TMK 548/2). Talep, verilen edimin tamamına değil, mirasbırakanın o tarihte elinde bulunan zenginleşmeye yöneliktir; taraflar sözleşmede bu ihtimal için farklı bir düzenleme yapabilir.

Bakma sözleşmesinde bakım borçlusunun ölümü. Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde bakım borçlusunun ölümü ayrıca TBK 618'de düzenlenmiştir: bakım alacaklısı bir yıl içinde sözleşmenin feshini isteyebilir ve bu durumda bakım borçlusunun iflası hâlinde iflas masasından isteyebileceği miktara eşit bir paranın kendisine ödenmesini onun mirasçılarından isteyebilir.

Sonradan Saklı Paylı Mirasçı Çıkarsa: Tasarruf Edilebilir Kısmın Daralması (TMK 549)

⚖️Yasal Düzenleme
Madde 549 — Miras sözleşmesi veya vasiyetnameyle yapılan ölüme bağlı kazandırmalar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmın sonradan daralması yüzünden hükümsüz olmaz; sadece tenkis edilebilir.

Hükümsüzlük yok, tenkis var. Altsoyu, ana ve babası veya eşi bulunan mirasbırakan ancak saklı paylar dışında kalan kısımda ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir (TMK 505-506). Yapıldığı sırada bu sınır içinde kalan bir vasiyet veya miras sözleşmesi, tasarruf edilebilir kısım sonradan daralırsa geçersiz olmaz; yalnız saklı payı zedelenen mirasçıların istemiyle tenkis edilebilir (TMK 549, TMK 560). Örneğin vasiyetnameyi yaptığında eşi ve çocuğu bulunmayan mirasbırakan sonradan evlenir veya çocuk sahibi olursa, saklı paylı mirasçılar ortaya çıktığı için tasarruf edebileceği kısım daralır; önceki tasarruf ayakta kalır, ancak saklı payı zedelenen mirasçı tenkis davası açabilir.

💡İpucu
Evlenme, çocuk sahibi olma veya evlat edinme gibi aile durumunuzdaki değişikliklerden sonra vasiyetnamenizi ve miras sözleşmenizi gözden geçirin; tenkis davalarını önlemek için tasarruflarınızı yeni saklı paylara göre güncelleyin.

TMK 545 Yargıtay kararları

Bu bölümde, maddenin uygulamada nasıl yorumlandığını gösteren 12 Yargıtay kararı yer alıyor. Kararların tamamı resmî tam metinleri okunarak seçildi ve konularına göre gruplandı; Hukuk Genel Kurulu kararları bulundukları grubun başında yer alır. Künyeye tıklayarak kararın tam metnine ulaşabilirsiniz.

Karar seçimi hakkında

Sayfaya 12 Yargıtay kararı kart olarak alınmıştır: şekil (7. Hukuk Dairesi 2024; 3. Hukuk Dairesi 2014), ölünceye kadar bakma sözleşmesinin şekli (Hukuk Genel Kurulu 2008; 7. Hukuk Dairesi 2023, 2024 ve 2026; 1. Hukuk Dairesi 2021; 3. Hukuk Dairesi 2023; kapatılan 16. Hukuk Dairesi 2015), ortadan kaldırma (7. Hukuk Dairesi 2024) ve sözleşmeden dönme (7. Hukuk Dairesi 2025; 1. Hukuk Dairesi 2025). Metinde ayrıca 5 karar anılmıştır. Kararların tamamı tam metinden okunmuş ve OY BİRLİĞİYLE verilmiştir; oy çokluğu veya karşı oy içeren Hukuk Genel Kurulu 2014 (iki karar), 2019, 2021, 2022 ve 2024 (iki karar), 8. Hukuk Dairesi 2014, 14. Hukuk Dairesi 2019 ve 3. Hukuk Dairesi 2013 ve 2014 kararları kullanılmamıştır. TMK 548 ve 549'u doğrudan uygulayan oy birliğiyle verilmiş bir Yargıtay kararı bulunamadığından bu bölümler kanun metnine dayanılarak açıklanmıştır. ATIF NOTLARI: Onama kararlarında gerekçe alt mahkemeye aittir ve kartlarda belirtilmiştir. Kişi, kurum, yer bilgileri ve tutarlar aktarılmamıştır.

Şekil

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Ölünceye kadar bakma sözleşmesine TBK 612 yoluyla TMK 545 ve resmî vasiyetnamedeki tanıklık yasakları uygulanır; bakım alacaklısının eşinin tanık olduğu sözleşme geçersizdir

Olay: Bakım alacaklısı, tapu müdürlüğünde yapılan ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle bir bağımsız bölümü oğluna devretmiştir. Daha sonra bakım borcunun yerine getirilmediğini, ayrıca sözleşmede tanık olarak kendi eşinin yer aldığını ileri sürerek sözleşmenin iptalini ve taşınmazın adına tescilini istemiştir. İlk derece mahkemesi, mirasbırakanın eşinin resmî vasiyetnamenin düzenlenmesine tanık olarak katılamayacağını düzenleyen TMK 536'ya dayanarak davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi TBK 612 ve TMK 545'in emredici olduğunu belirterek istinaf başvurusunu reddetmiştir.

Karar: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, TBK 612/1'in bakma sözleşmesi için miras sözleşmesi şeklini aradığını ve bu yolla miras sözleşmesinin şeklini düzenleyen TMK 545'e atıf yaptığını, dolayısıyla resmî vasiyetnamenin düzenlenmesine katılma yasaklarının (TMK 536) bakma sözleşmesinde de uygulanacağını belirtmiştir. Tanıklardan birinin bakım alacaklısının eşi olduğunu, tanıklık yasağına uyulmadığı için sözleşmenin geçersizliğinde şüphe bulunmadığını belirtmiş; sözleşmenin ifa edildiği ve şekil eksikliğinin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu yönündeki itirazları bozma sebebi görmeyerek kararı oy birliğiyle onamıştır.

“tanıklık yasağına uyulmaması sebebiyle dava konusu sözleşmenin geçersizliği konusunda herhangi bir şüphe bulunmamaktadır”

Ne anlama geliyor?

Bakım sözleşmesinde tanıkları taraflarla akrabalık veya evlilik bağı bulunmayan kişilerden seçin; bakım alacaklısının eşinin tanıklık yaptığı sözleşme yıllar sonra geçersiz sayılmıştır.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ONAMA kararıdır ve kesindir; alıntı Dairenin kendi değerlendirmesindendir. Karar metninin son satırında tarih sehven 2023 olarak yazılmıştır; künye karar numarası ve Yargıtay kaydındaki tarihe göre verilmiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Birbirine bağımlı ortak vasiyetname, biri yönünden şekil eksikse geçerli sayılamaz; ancak işlem miras sözleşmesi olarak yorumlanabiliyorsa tahvil yoluyla ayakta tutulabilir

Olay: Mirasbırakanın tüm malvarlığını davalıya bırakan el yazılı vasiyetname, mirasbırakan ile hâlen hayatta olan kardeşi tarafından birlikte imzalanmıştır. Mirasçılar belgenin mirasbırakanın son arzusunu yansıtmadığını ve şekil şartlarını taşımadığını ileri sürerek iptal istemiş, ilk derece mahkemesi yazının mirasbırakana ait olduğunu belirleyerek davayı reddetmiştir.

Karar: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, birden fazla kişinin malvarlıkları üzerinde birlikte tasarruf etme iradesiyle yaptığı ve birbirine bağımlı vasiyetnamelerin ortak vasiyetname sayıldığını, biri bakımından şekil tamam olsa da diğeri bakımından eksik kalan böyle bir vasiyetnamenin geçerli sayılamayacağını açıklamıştır. Tasarrufun miras sözleşmesi ve benzeri kurumlar çerçevesinde yorumlanabildiği durumlarda ise son arzuyu ayakta tutmak için tahvil yoluyla geçerli sayılabileceğini, şekle aykırılığın yaptırımının kesin hükümsüzlük değil iptal edilebilirlik olduğunu belirtmiş; işlemin niteliği bu ilkelere göre incelenmeden verilen ret kararını oy birliğiyle bozmuştur.

“yapılan ölüme bağlı tasarrufu miras sözleşmesi ve sair kurumlar çerçevesinde yorumlamanın mümkün olduğu durumlarda ise murisin son arzularını ayakta tutmak ve tahvil suretiyle yapılan hukuki işlemin geçerli olduğundan söz edilebilir”

Ne anlama geliyor?

Birlikte imzalanan ortak vasiyetname geçersiz sayılabilir; birbirini bağlayacak biçimde tasarruf etmek isteyenler noterde miras sözleşmesi yapmalıdır.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Mirasbırakan 743 sayılı Kanun döneminde ölmüştür. Daire, ortak vasiyetnamenin miras sözleşmesi olarak geçerli sayıldığı 2. HD 02.03.1990, E. 1989/9067, K. 1990/2434 kararına atıf yapmıştır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Bakma sözleşmesinin şekli

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Resmî şekilde düzenlenmeyen ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayanılarak tapu iptali ve tescile karar verilemez; bakım masrafı ve ücreti istemi ayrıca incelenmelidir

Olay: Davacı, mirasbırakanla yaptığı ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle bir dairenin kendisine bırakıldığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil, bu mümkün olmazsa bakım masrafı ve ücreti istemiştir. Mirasçı, sözleşmenin resmî şekilde yapılmadığını savunmuş ve karşı davada elatmanın önlenmesi ile ecrimisil istemiştir. İlk derece mahkemesi tescil istemini kabul etmiş ve Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir.

Karar: Hukuk Genel Kurulu, Özel Dairenin bozma gerekçesini benimseyerek direnme kararını bozmuştur. Benimsenen gerekçeye göre ölünceye kadar bakma sözleşmeleri Borçlar Kanunu ve TMK 545 uyarınca resmî şekilde düzenlenmelidir; 1952 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca taşınmaz devrini içeren bu sözleşmeyi düzenlemeye sulh hâkimi, noter ve tapu sicil müdürü veya memurları yetkilidir. Resmî şekilde yapılmayan sözleşmeye dayanılarak tapu iptali ve tescile karar verilemez; ancak davacının bir süre mirasbırakana baktığı anlaşıldığından ikinci kademede istenen bakım masrafı ve ücreti ile karşı davadaki istemler deliller toplanarak incelenmelidir. Karar oy birliğiyle verilmiştir.

“sözleşme resmi şekilde düzenlenmediğinden bu sözleşmeye değer verilerek tapu iptal ve tescil hükmü kurulması doğru olmamıştır”

Ne anlama geliyor?

Resmî şekilde yapılmamış bakım sözleşmesiyle taşınmazın mülkiyeti istenemez; fiilen verilen bakımın karşılığına ilişkin istem ise ayrıca incelenir.

Not: Hukuk Genel Kurulu kararı OY BİRLİĞİYLE verilmiştir; alıntı, HGK'nın benimsediği Özel Daire (14. HD 02.02.2007, E. 2006/15384, K. 2007/823) bozma gerekçesindendir. Özel Daire 10.12.1952 tarihli ve 4/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına dayanmıştır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Taraflar arasında kanuni şekle uygun bir bakma sözleşmesi yoksa bakım borcunun yerine getirilmediğine dayanan tapu iptali ve tescil istemi bu nedenle reddedilmelidir

Olay: Bakım alacaklısı, çocuklarıyla imzaladığı “miras taksimi ve ölünceye kadar bakma sözleşmesi” başlıklı belgeye dayanarak, satılmaması ve kendisine bakılması kaydıyla bir taşınmazını çocuklarından birine devretmiştir. Bu çocuk taşınmazı üçüncü kişiye satınca bakım alacaklısı, bakım borcunun yerine getirilmediğini ve satışın muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil, olmazsa taşınmazın bedelini istemiştir. İlk derece mahkemesi bakım borcunun kusurla ihlal edildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, istinaf başvurusu da reddedilmiştir.

Karar: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin miras sözleşmesi şeklinde, yani resmî şekilde yapılmadıkça geçersiz olduğunu (TBK 612, TMK 545) ve taraflar arasında bu şekle uygun bir sözleşme bulunmadığını belirtmiştir. Sözleşmedeki edimlerin yerine getirilmediğine dayanan tapu iptali ve tescil isteminin geçerli bir sözleşme bulunmadığı için reddedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasını doğru bulmayarak bölge adliye mahkemesi kararını kaldırmış ve ilk derece kararını oy birliğiyle bozmuştur.

“Taraflar arasında yasa ile belirlenen şekle uygun bir ölünceye kadar bakma sözleşmesi yoktur.”

Ne anlama geliyor?

Bakım sözleşmesine dayanarak tapu iptali istenebilmesi için sözleşmenin resmî şekilde yapılmış olması gerekir; aile içinde imzalanan adi belge bu sonucu doğurmaz.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

Mirasbırakanın imzası bulunmayan, resmî şekle uymayan ve bakımın da ispatlanamadığı bakım senedi mülkiyet iddiasına dayanak olamaz

Olay: Kadastro öncesi sebebe dayalı tapu iptali ve tescil davasında davacılar, taşınmazların ortak mirasbırakandan kaldığını ve paylaşılmadığını ileri sürmüş; davalılar, bir taşınmazın mirasbırakan tarafından bakım senediyle kendi murislerine devredildiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi bu taşınmaz yönünden davayı reddetmiştir.

Karar: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin miras sözleşmesi şeklinde, miras sözleşmesinin de TMK 545 uyarınca resmî vasiyetname şeklinde yapılması gerektiğini, resmî vasiyetnamenin TMK 532 uyarınca sulh hâkimi, noter veya kanunla yetkilendirilmiş görevli tarafından iki tanıkla düzenleneceğini açıklamıştır. Dayanılan senette mirasbırakanın imzası bulunmadığını, senedin resmî şekle uymadığını ve bakımın da ispatlanamadığını belirterek bu taşınmazda davacıların paylarının verilmesi gerektiği gerekçesiyle ret kararını oy birliğiyle bozmuştur.

“Somut olayda bakım akdi başlığı altında düzenlenen sözleşmenin resmi şekil şartına uyularak düzenlenmediği gibi davalı tarafça murisin bakıp gözetildiği ispatlanamamıştır.”

Ne anlama geliyor?

Aile içinde düzenlenen, mirasbırakanın imzasını bile taşımayan bakım senedi, taşınmazın bakım karşılığı devredildiğini ispatlamaya yetmez.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir; diğer taşınmaz yönünden hüküm onanmıştır. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Sözlü bakım anlaşması geçerli bir ölünceye kadar bakma sözleşmesi değildir; vekâletle çekilen parayı bakımın karşılığı sayarak elde tutan kişi parayı mirasçılara iade etmelidir

Olay: Mirasbırakana yıllarca bakan ve evinin bir katında ücretsiz oturan davalı, mirasbırakanın ölümünden kısa süre önce aldığı vekâletnameyle onun banka hesabındaki parayı çekmiştir. Mirasçılar bu paranın iadesini istemiş; davalı, mirasbırakanla aralarında ölünceye kadar bakma sözleşmesi bulunduğunu ve paranın bakımın karşılığı olduğunu savunmuştur.

Karar: İlk derece mahkemesi, bakma sözleşmesinin resmî şekilde yapılmasının geçerlilik şartı olduğunu, taraflar arasındaki sözlü anlaşmanın geçerli bir bakım sözleşmesi olmadığını ve vekilin vekâlet gereği aldığını vekâlet verene teslim etmekle yükümlü olduğunu (TBK 508) belirterek davayı kabul etmiş; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, geçerli bir bakım sözleşmesi bulunmadığını ve davalının vekâlet görevini kötüye kullanarak parayı teslim etmediğini vurgulayarak kararı oy birliğiyle onamıştır.

“TBK'nın 611 vd. maddelerine göre ortada geçerli bir bakım sözleşmesinin olmadığı, taraflar arasındaki sözlü anlaşmanın gerçek manada bir bakım sözleşmesi olmadığı”

Ne anlama geliyor?

“Bana bakarsan sana şunu veririm” şeklindeki sözlü anlaşma geçerli bir bakım sözleşmesi değildir; bakan kişi vekâletle aldığı parayı mirasçılara iade etmek zorunda kalabilir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ONAMA kararıdır; alıntı ilk derece mahkemesinin gerekçesindendir. Davalının, edimler ifa edildikten sonra şekil eksikliğinin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu itirazı sonucu değiştirmemiştir. Tutarlar ile kişi, kurum ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi

Tapusuz taşınmazlarda, resmî şekilde yapılmamış bakma sözleşmesine taraflar bakım alacaklısının ölümüne kadar uymuşsa mirasçıların geçersizlik iddiası iyiniyet kurallarıyla bağdaşmaz

Olay: Kadastroda davalı adına tespit edilen tapusuz taşınmazlar için mirasçılar miras hakkına ve zilyetliğe dayanarak dava açmıştır. Davalı taraf, mirasbırakanın bu taşınmazları resmî şekilde düzenlenmeyen bir köy senediyle ölünceye kadar bakma karşılığında devrettiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi davayı kabul ederek taşınmazları paylar oranında tescil etmiştir.

Karar: Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin miras sözleşmesi şeklinde yapılmasının geçerlilik şartı olduğunu kabul etmekle birlikte, şekle aykırı sözleşmeye taraflar bakım alacaklısının ölümüne kadar uymuş ve gereğini yerine getirmişse mirasçıların geçersizlik iddiasının iyiniyet kurallarıyla bağdaşmayacağını belirtmiştir. Tapusuz taşınmazlarda mülkiyetin şekle bağlı olmaksızın teslimle devredilebileceğini, mirasbırakana ölene kadar bakıldığını ve zilyetliğin devredildiğini belirterek senet kapsamındaki taşınmazlar yönünden kararı oy birliğiyle bozmuştur.

“taraflar bu sözleşmeye uyup gereğini yerine getirmiş oldukları takdirde artık mirasçıların bu sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürerek iptalini istemeleri iyi niyet kurallarıyla bağdaşmamaktadır”

Ne anlama geliyor?

Tapusuz arazide köy senediyle yapılmış ve bakım alacaklısı ölünceye kadar uygulanmış bakım anlaşmasına, mirasçıların sonradan şekil eksikliği itirazı sonuç vermeyebilir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE verilmiştir; bazı parseller yönünden hüküm onanmıştır. Karar kadastro sırasında tapusuz taşınmazlarla ilgilidir; tapu müdürlüğünde yapılan bir sözleşmeye ilişkin 7. HD 18.09.2024 kararında şekil eksikliğine dayanan geçersizlik kabul edilmiştir. Aynı yönde: 16. HD 28.01.2014, E. 2013/13958, K. 2014/271. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Noterde iki tanığın huzurunda imzalanan düzenleme şeklindeki bakma sözleşmesi şekil şartlarını taşır; bakımı üstlenen eş mirasçılara karşı tescil isteyebilir

Olay: Mirasbırakan, noterde düzenleme şeklinde yapılan sözleşmeyle kendisine ölünceye kadar bakması karşılığında bir bağımsız bölümdeki payını eşine devretmeyi üstlenmiştir. Mirasbırakanın ölümünden sonra eş, bakım borcunu yerine getirdiğini ileri sürerek mirasçılara karşı tapu iptali ve tescil istemiştir. Davalı; zamanaşımı itirazında bulunmuş, sözleşmede “sağlığımda” ifadesi bulunduğunu, belgenin vasiyetname biçiminde düzenlendiğini ve tanıkların beyan şerhi ile imzalarının bulunmadığını ileri sürerek sözleşmenin geçersiz olduğunu savunmuştur.

Karar: İlk derece mahkemesi, bakma sözleşmesinin mirasçı atanmasını içermese de miras sözleşmesi şeklinde yapılması gerektiğini, sözleşmenin noterde ve iki tanığın huzurunda imzalandığını ve yapılan incelemede şekil şartlarının tam olduğunu belirterek davayı kabul etmiş; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, sözleşmenin şekil şartlarını taşımadığı yönündeki temyiz itirazlarını yerinde görmeyerek kararı oy birliğiyle onamıştır.

“sözleşmenin noterde ve iki tanığın huzurunda imzalandığı, yapılan incelemede şekil şartlarının tam olduğunun anlaşıldığı”

Ne anlama geliyor?

Noterde, iki tanığın önünde usulüne uygun yapılan bakım sözleşmesine dayanarak bakımı üstlenen kişi, bakım alacaklısının ölümünden sonra mirasçılara karşı tescil davası açabilir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ONAMA kararıdır ve kesindir; gerekçe ve alıntı ilk derece mahkemesine aittir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Resmî şekle uygun bakma sözleşmesinde mirasçıların bakım borcunun ifa edilmediği savunması dinlenmez; mirasbırakan sağken ileri sürülmeyen karşılık iddiasıyla ölümden sonra feragatin iptaline karar verilemez

Olay: Mirasbırakan aynı gün noterde, mirasçılarından biriyle ölünceye kadar bakım sözleşmesi, bir diğeriyle mirastan feragat sözleşmesi yapmıştır. Mirasbırakanın ölümünden sonra bakım borçlusu sözleşmeye dayanarak tescil istemiş; feragat eden mirasçı karşı davada her iki sözleşmedeki edimlerin yerine getirilmediğini ileri sürerek sözleşmelerin iptalini istemiştir. Bölge adliye mahkemesi asıl davayı reddetmiş, karşı davayı kabul etmiştir.

Karar: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, resmî şekilde yapılmayan bakım sözleşmesine dayanılarak tescil kararı verilemeyeceğini hatırlatmış, bu dosyadaki sözleşmenin ise noterde resmî şekle uygun yapıldığını belirtmiştir. Bakım borcunun yerine getirilmediği iddiasıyla sözleşmenin feshini istemenin bakım alacaklısının sağlığında kullanması gereken bir hak olduğunu, mirasçıların bu savunmasının dinlenemeyeceğini ve tescile karar verilmesi gerektiğini açıklamıştır. Feragat eden mirasçının da mirasbırakan sağken karşılığın yerine getirilmediği iddiasıyla dava açmadığını, sağlıkta birlikte açılan iptal davasının husumet nedeniyle reddedildiğini belirterek kararı oy birliğiyle bozmuştur.

“mirasbırakanın sağlığında bu sözleşmenin iptaline dair usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından ve sözleşmenin iptali için başkaca bir sebep ileri sürülmediğinden ölünceye kadar bakım sözleşmesine dayalı tescil hükmü kurulması gerekmektedir”

Ne anlama geliyor?

Bakılmadığını düşünen bakım alacaklısı sözleşmeyi kendi sağlığında sona erdirmelidir; ölümden sonra mirasçıların “bakmadı” savunması dinlenmez.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ve kesin olarak verilmiştir. Daire, HGK 06.02.2008, E. 2008/14-70, K. 2008/104 kararına atıf yapmıştır. Mirasçıların bakım savunmasının dinlenmeyeceği, sözleşmenin muvazaalı yapıldığının ise her zaman ileri sürülebileceği yönünde: 7. HD 13.10.2021, E. 2021/355, K. 2021/1867. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Ortadan kaldırma

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Mirasbırakan ile feragat edenin noterde yaptığı “mirastan feragat sözleşmesinin feshi” sözleşmesine karşı feragatten yararlanacak mirasçıların muvazaa iddiasıyla açtığı dava, ispat edilemediği için reddedilmiş ve onanmıştır

Olay: Mirasbırakan ile mirasçılarından biri noterde, karşılık kararlaştırılarak diğer mirasçılar lehine mirastan feragat sözleşmesi yapmıştır. Ertesi yıl aynı taraflar yine noterde “mirastan feragat sözleşmesinin feshi” sözleşmesi yapmıştır. Mirasbırakanın ölümünden sonra bu ikinci sözleşmeyi öğrenen ve feragatten yararlanacak olan mirasçılar, feshin kendilerini aldatmaya yönelik ve muvazaalı olduğunu, ödenen karşılığın da iade edilmediğini ileri sürerek fesih sözleşmesinin iptalini istemiştir. Davalı ise karşılığın kendisine hiç ödenmediğini savunmuştur.

Karar: İlk derece mahkemesi, fesih sözleşmesinin muvazaalı olduğuna ve davacıları aldatmaya yönelik yapıldığına ilişkin iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, uyuşmazlığı mirastan feragat sözleşmesinin feshine dair sözleşmenin iptali istemi olarak nitelendirmiş ve kararı oy birliğiyle onamıştır.

“Dava, mirastan feragat sözleşmesinin feshine dair sözleşmenin iptali istemine ilişkindir.”

Ne anlama geliyor?

Mirasbırakan ile feragat eden mirasçı feragat sözleşmesini sonradan birlikte ortadan kaldırabilir; buna karşı muvazaa iddia eden diğer mirasçılar iddialarını ispatlamalıdır.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ONAMA kararıdır ve kesindir. Mirastan feragat bir miras sözleşmesi olduğundan tarafların yazılı anlaşmasıyla ortadan kaldırılması TMK 546/1 kapsamındadır; kararda bu madde ayrıca tartışılmamıştır. Tutarlar ile kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Sözleşmeden dönme

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi

Karşılık alarak feragat eden kişinin ihtarnameyle yalnız edimlerin yerine getirilmesini istemesi sözleşmeden dönme değildir; dönmenin tespiti davası reddedilmiş ve onanmıştır

Olay: Mirasbırakan ile çocuğu noterde karşılık kararlaştırarak mirastan feragat sözleşmesi yapmıştır. Feragat eden çocuk dört ay sonra noter ihtarnamesi göndererek sözleşmedeki edimlerin yerine getirilmesini istemiştir. Mirasbırakanın ölümünden sonra, sözleşmeyi baskı altında imzaladığını ve edimler yerine getirilmediği için sözleşmeden döndüğünü ileri sürerek dönmenin tespitini istemiştir.

Karar: İlk derece mahkemesi, sözleşmedeki tasarrufların yerine getirildiğini, irade sakatlığı iddiasının tanık beyanlarıyla çürütüldüğünü, ihtarnamenin içeriğinin sözleşmeden dönme değil edimlerin yerine getirilmesi istemi olduğunu, sözleşme ile dava arasında dokuz yıl bulunduğunu ve TMK 557'deki iptal sebeplerinden birinin bulunmadığını belirterek davayı reddetmiş; bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, dönmenin değerlendirilmediği yönündeki temyiz itirazlarını yerinde görmeyerek kararı oy birliğiyle onamıştır.

“ihtarnamenin içeriğinin sözleşmedeki tasarrufların yerine getirilmesi istemine ilişkin olduğu”

Ne anlama geliyor?

Karşılığın ödenmesini istemek sözleşmeden dönmek demek değildir; dönmek isteyen taraf bunu açıkça ve tercihen mirasbırakan sağken bildirmelidir.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ONAMA kararıdır ve kesindir; gerekçe ve alıntı ilk derece mahkemesine aittir. Kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi

Anne ve babanın ölümünden sonra “karşılık ödenmedi” diyerek ihtarnameyle feragatten döndüğünü bildiren mirasçının karşılığı aldığı kabul edilince mirasçı sıfatı bulunmadığından muvazaa davası reddedilir

Olay: Anne ve babasıyla noterde yaptığı sözleşmelerle karşılık alarak onların mirasından feragat eden davacı, anne ve babanın ölümünden sonra gönderdiği ihtarnamelerle karşılığın ödenmediğini ve sözleşmeden döndüğünü bildirmiştir. Ardından anne ve babanın taşınmazlarını diğer çocuklarına satış göstererek devretmesinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil, olmazsa tenkis istemiştir.

Karar: Bölge adliye mahkemesi, mirastan feragat sözleşmelerinin noterde resmî şekilde yapıldığını, davacının karşılık alarak feragat ettiğini ve karşılığı aldığını, bu nedenle mirasçılık sıfatı bulunmadığını belirterek davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar vermiştir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, karşılığın ödenmediği ve sözleşmeden dönüldüğü yönündeki temyiz itirazlarını yerinde görmeyerek kararı oy birliğiyle onamıştır.

“mirastan feragat sözleşmesi ivazlı olup davacı tarafın ivaz bedelini almış olması nedeniyle davacının mirasçılık sıfatı bulunmadığından”

Ne anlama geliyor?

Karşılığını almış olan feragat eden, mirasbırakanın ölümünden yıllar sonra ihtarname göndererek mirasçılığa geri dönemez; mirasçı sıfatı olmadığı için muvazaa davası da açamaz.

Not: Karar OY BİRLİĞİYLE ONAMA kararıdır ve kesindir; gerekçe ve alıntı bölge adliye mahkemesine aittir. İlk derece mahkemesi ayrıca mirasbırakanların sağlığında feragatin geçersizliği veya karşılığın ödenmediği yönünde bir talepte bulunulmadığını vurgulamıştır. Tutarlar ile kişi ve yer bilgileri aktarılmamıştır.

TMK 545 ile ilgili maddeler

  • TMK m. 572 — Miras sözleşmesinden doğan davalar: sağlıkta mal devri ve resmî defter, feragat edene verilen karşılığın tenkisi ve iade edip paylaşmaya katılma (TMK 572-574)
  • TMK m. 563 — Tenkis nasıl yapılır: tenkise tabi bağışlar ve son bir yıl kuralı, sabit tenkis oranı, bölünmez malda tercih hakkı, karar günü değeri ve faiz (TMK 563-569)
  • TMK m. 560 — Tenkis davası: kimler açabilir (kardeş ve yeğen açamaz), paylaştırma kuralı, saklı paylı lehtar, yetkili mahkeme ve alacaklıların hakkı (TMK 560-562)
  • TMK m. 557 — Ölüme bağlı tasarrufun iptali: sınırlı iptal sebepleri, dava hakkı, kısmi iptal, bir-on-yirmi yıllık süreler ve def'i (TMK 557-559)
  • TMK m. 550 — Vasiyeti yerine getirme görevlisi (tenfiz memuru): atanma, ücret, yetkiler, sulh hâkiminin izni, görevden alma ve sorumluluk (TMK 550-556)
  • TMK m. 527 — Miras sözleşmesi ve mirastan feragat: şekil şartı, ivazlı-ivazsız feragatin çocuklara etkisi, kısmi feragat ve veraset ilamı (TMK 527-530)
  • TMK m. 531 — Noterde resmî vasiyetname: iki tanık, işlemde birlik, okuyamayan mirasbırakan, tanık olamayacaklar ve saklama (TMK 531-537)
  • TMK m. 542 — Vasiyetten dönme: yeni vasiyetname, yok etme, sonraki vasiyetname ve vasiyet edilen malın satılması (TMK 542-544)
  • TMK m. 510 — Mirasçılıktan çıkarma (ıskat): sebepler, ispat yükü, saklı pay, torunlar ve aciz belgesi (TMK 510-513)
  • TMK m. 502 — Vasiyet ve miras sözleşmesi ehliyeti, yanılma, aldatma, korkutma ve açık yanılma (TMK 502-504)
  • TMK m. 505 — Saklı pay ve tasarruf edilebilir kısım: oranlar, kardeşler (2007), net tereke ve hesaplama (TMK 505-509)
  • TMK m. 520 — Yedek mirasçı ve art mirasçı atama: lehtar önce ölürse, önmirasçının güvencesi, tapu şerhi ve vasiyetle vakıf kurma (TMK 520-526)
  • TMK m. 538 — El yazılı vasiyetname: baştan sona el yazısı, tarih ve imza şartı, notere bırakma ve 2002 öncesi vasiyetnamede yer sorunu (TMK 538)

Uygulamada dikkat edilecekler

Pratik notlar

  1. 1.Miras sözleşmesini noterde, iki tanıkla ve tarafların aynı oturumda birlikte beyanıyla yapın; mirasbırakan vekil göndermemeli, bizzat katılmalıdır.
  2. 2.Tanıkları taraflarla akrabalık veya evlilik bağı bulunmayan, okur yazar ve ergin kişilerden seçin; tanıkların beyan şerhini sözleşmeye yazıp imzaladığını kontrol edin.
  3. 3.Ölünceye kadar bakma sözleşmesini de noterde veya tapu müdürlüğünde iki tanıkla yaptırın; aile içinde imzalanan adi belge veya sözlü anlaşma tapu iptali ve tescile dayanak olmaz.
  4. 4.Bakım alacaklısıysanız ve size bakılmadığını düşünüyorsanız sözleşmeyi kendi sağlığınızda sona erdirme yoluna gidin (TBK 617); ölümden sonra mirasçılar bu savunmayı yapamaz.
  5. 5.Miras sözleşmesini kaldırmak istiyorsanız karşı tarafla yazılı bir anlaşma yapın ve ödenen karşılığın iadesini aynı belgede düzenleyin.
  6. 6.Karşılık ödenmezse, mirasbırakan hayattayken uygun bir süre verip sözleşmeden döndüğünüzü açıkça bildirin; yalnız ödeme istemek dönme sayılmayabilir.
  7. 7.Lehtarın sizden önce ölmesi ihtimaline karşı yedek mirasçı veya yedek vasiyet alacaklısı belirleyin ve ödenen karşılıkların akıbetini sözleşmede düzenleyin.
  8. 8.Evlenme veya çocuk sahibi olma gibi değişikliklerden sonra ölüme bağlı tasarruflarınızı yeni saklı paylara göre güncelleyin.

Konuyla ilgili yazılar

Sıkça Sorulan Sorular

Miras sözleşmesi resmî vasiyetname şeklinde yapılır (TMK 545). Uygulamada noterde, iki tanığın katılımıyla düzenlenir. Taraflar arzularını notere aynı zamanda bildirir ve düzenlenen sözleşmeyi noterin ve iki tanığın önünde imzalar. Mirasbırakanın ayırt etme gücüne sahip, ergin ve kısıtlı olmaması gerekir; Yargıtay mirasbırakanın vekil aracılığıyla yaptığı feragat sözleşmesini geçerli saymamıştır.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut bir uyuşmazlık için hukuki görüş yerine geçmez. Madde metni resmî kaynaktan alınmış, kararlar resmî tam metinleri üzerinden özetlenmiştir.